LEVENT ULUCAN

LEVENT ULUCAN

Millet Vekili sayın Murat Bakan `'ın mecliste okuduğu ,

Bir Assubay arkadaşımızın kızına yazdığı mektup

gerek Türkiye gerekse Astsubaylar içinde buruk bir gündem yarattı ,

Yazılanlar ,

Hepimizin yaşadığı , bize yaşatılan , reva görülen hayatın ailemize çocuklarımıza olan yansımalarıydı ,

Hepimizin boğazında kelimelerin düğümlenip çocuklarımıza anlatmaktan

Daha doğrusu bir türlü anlatamadığımız gasp ve haksızlıklar zinciri hangimizin yüreğini yaralamadı ki ,

İste o yaralar , bir babanın , bir Assubay`'ın yüreğini öyle dağlamış,

Öyle çaresiz bırakmış ki ,

Çaresizliğini kızına mektupla anlatıyor ,

Özür diliyor kızından ,

Ona yaşattığı herşeyden özür diliyor ,

Özür dileme Assubay kardeşim ,

sen özür dileyecek hiç bir şey yapmadın ,

Sen onurun ve gururumla bu ülkenin en asil en zor görevini yaptın ,

Edirne den Kars`a , Sinop dan Hatay`a her karış toprağına alın terini gerektiğinde de kanını akıttın ,

Vatanın aydınlık yüzü , korkusuz özgürlük neferliğini yaptın ,

Bayrak sana emanetti onu hep gönderde dalgalanırdın ,

Yıllarca memleketini ,

Aylarca eşini

Haftalarca çocuklarını göremedin ,

Annen baban yüzüne , gülüşüne hasret kaldı ,

Ne bir evin ne bir ocağın oldu çoğu zaman ,

Bazen kolunu bazen bacaklarını bıraktın mayın tarlalarında ,

Bazen de kahpe bir kurşun canını aldı kopardı sevdiklerinden ,

Hiç eksik olmadı cenazen camilerden ,

Bir o zaman iki kelimelik haber oldun gazetelerde ,

Ahlar vahlarla unutulup gittin ,

Ne paşalar ,ne bakanlar ne başbakan anlamadı seni ,

Sesini , sessiz çığlığını bir an olsun duymadılar ,

Forslu siyah arabalarıyla makamlarına geri dönerlerken ,

Sen Özür Dileme Arkadaşım ,

Bırak bir özür varsa o onların boynunda kalsın ,

O özürü bile anlamayanlar utansın ,

Varsın Görmesin ,

anlamasın Onlar.

Sen Sarıl Kızına Gururla , Şefkatle

Sırmalı Ay-Yıldız Gibi

Gururun ve Onurunla ...


/Levent Ulucan/



HATIRAN YETER

Haziran 25, 2016

HATIRAN YETER....

Bir Gün

Bırakıp Gitsek de ,

Çıksak O Nizamiyeden

Son Kez

Giymesek de Bir Daha O Üniformayı

Çıkarıp Rafa Kaldırsak

Üzerindeki Sırmalı Ay-Yıldızı

Öyle Yapayalnız Kalsan da Bir Başına

Yıllar Geçse de Üzerinden ,

Olsun

Hatıran yeter ,


Çok Üzüldük Çok Kırıldık

Seninle

Beraber Büyüdük Aslında

Tel Örgüler İçinde

Bir Zaman

Dağın Başındaki Bir Jandarma Karakolunda

Yada

Akdenizde Seyreden Bir Denizaltında

Belkide

Alaca Karanlıkta Bir Uçak Hangarında

Görmediler

Ne Seni Ne Beni Ne Anladılar

Ne Sesimizi Duydular

Çok Üzüldük Çok Kırıldık Senle Beraber

Ama Olsun

Hatıran yeter ,


Vatana Verilmiş Bir Sözümüz

Al Bayrağa ,

Ayına Yıldızına Bitmeyen Sevdamız Vardı ,

Seni Yaşatacak

O Kadar Çok Șey Vardı ki

Varsın Olsun

Anlamasınlar Bizi

Gözlerine Çok Gelsin

Haklarımız

İste Gidiyoruz

Hatıran yeter ,


Sırmalı Ay-Yıldızım

Üzülme , Kırılma

Bakma Artık

Arkana

Senin Asaletin Yeter .....


/Levent Ulucan/



Verilen sözlere ,Atılan yalanlara ,
Haklarımızı gasp edenlere ,
Sesimizi Duyurmak ,
Bizi görmeyenlere varlığımızı hissettirmek için yazılar yazıyor zaman zaman meydanlara çıkıyoruz ,
Her gün Şahadete uğurladığımız silah arkadaşlarımıza , Şehitlerimize rahmet
Gazilerimize Şükran sunmak için bir bir alanlara çıkıyoruz ,

Peki kim bu meydanlara çıkanlar ?
Kimler bu haklarının peşinde olanlar ,
Sen , ben , biz emekli Assubaylar

Karşımızda kim olur, kimler olmalı ?
Bizleri oluşturdukları ailenin dışında görenler ,
Söz verenler ama yerine getirmeyenler ,
Oyalayanlar , kandıranlar ciddiye almayanlar ,
Bizleri yalnızlığa , yoksulluğa mahkum edenler

Bunları anlıyor , kim olduklarını biliyoruz ,
Ama ne acıdır ki karşımızda birleri daha var ,bizim örgütümüz , derneğimiz Temad Genel Merkezi var ,

Yapması gerekeni yapmayan , haklarımızın savunucusu olması gerekirken varlık nedenlerinden kaymış , uçmuş bir dernek daha doğrusu derneği elinde oyuncak gibi kullanan bir genel başkan var ,
Assubay kimliğini yitirmiş iş adamı özentisi bir genel başkan ,

Temad'ı hayali bir ticaret şirketine çeviren , rant satış , komisyon gezi , turla 3 paralık işlerin merkezinde çeviren bir Ahmet Keser var ,
Davayı savunan hakların peşinde olanlara en büyük engelleme onun tarafından geliyor ,
Onun ve ona biat etmiş 3, 5 kişiden geliyor,
Bu engellemelerine de iğrenç bir bahaneyi alet ediyorlar ,

Açılışlara , gezilere yemeklere ranta koşar adım gidenler hak mücadelesine terörü ve şehitleri bahane ederek mücadeleye set çekmek istiyorlar ,
Avrupa'nın her yerine karış karış tur düzenleyen Temad genel merkezinin iş adamı ,
Açılıştan açılışa koşan rant peşindeki genel başkanına kimse "ayıptır yazıktır" diyemiyor ,
"Şehitlerimiz var" diyemiyor ,
Gezi üstüne gezi düzenliyorlar ,
Her gün yeni bir şirketin aracılığını yapıyorlar ,

 3 , 5 kuruş kazanmak için , hem de bizlerden , kendi üyelerinden emekliliğinde 2 kuruş için ikinci bir işte çalışmak zorunda kalan Assubaylardan...

 Ama ne gariptir ki !

Yoksulluk sınırında yaşayan Assubaylara 900 bin Türk lirası karşılığında ev satma utanmazlığına kalkan Ahmet Keser'e dur bakalım diyen yok ,
Dile kolay 900 bine ev satıyorlar , maaş ortalaması 1900 lira olan emekli Assubaylara , hiç sıkılmadan şube şube gezip müteahhitin pazarlamasını ,
Dağın başındaki arsayı bizlere 3 kuruş rant sağlamak için satışlara aracılık yapıyorlar ,
200 bin çalışan-emekli Assubayın temcilciyiz her türlü malı satarız havasında Temad'ı kullanıyorlar..,

Kimse "Bu mudur Temad'ın görevi?" diye soramıyor , sorgulayamıyor ,

100 şube , 100 şube başkanı var ağzını açan yok ,
Kuzu gibi , kimi korkusundan , kimi koltuğundan olmamak için susuyorlar !
Hiç birisi bizim görevimiz rant , ticaret para , pul , ikbal , satış , komisyon diyemiyor ,
Tazminatları , başlangıç derecelerini , hakları ağzına alan yok ,
Elimizden kayıp giden hakların peşinde olması gerekenleri hiç bir yerde göremiyoruz ,

Unutulmuş , hakları gasp edilmiş Assubayların para pul peşindeki genel başkanına hiç kimse asli görevini hatırlatamıyor ,

Varsa yoksa , Ticaret , Kar , Rant ..,

Geride kalan içi boşaltılmış bir dernek TEMAD
Ve onun unutulmuş mağdur , suskun üyeleri ASSUBAYLAR
Bazı değerleri , yaşananları , yaşadıklarımızı hatırlamanız ,

Ordu ilinde yapılan özlük haklarımız ve şehitlerimize saygımız için yapılan basın açıklamasının ardından ateş hattındaki bir Assubay kardeşimizin yazdığı ve ASSUBAY İNİSİYATİFİ sayfasında yayınladığımız mektubu siz değerli okuyucularımızın görüşlerine sunuyoruz.,

Yazdıklarından umarız ki herkes biraz ders çıkarır , birileri

Biraz ibret alır ,
Birleri de oturduğu koltuğun ne anlama geldiğini biraz olsun anlar ..
 /Levent Ulucan/

 NE SUÇUMUZ VAR ABİ

Abi, seninle Mardin ilinde beraberdik. Defalarca operasyonlara katıldık. Kimliğimi şimdilik saklı tutmak istiyorum.
Halen Güney Doğuda ateş hattındayım. Sanal alemden '' Şehitleri anmak, Gazileri yad etmek ve Astsubayların hakları için'' düzenlemiş olduğun basın açıklamanı dinledim. Duygulanmamak mümkün değil.
Senden sonra çocuk sayısını üçledim. ellerinden öper küçük bir kızım var. Küçük demişsem de şu anda 6. sınıfa gitmektedir.

Sabahları eşim beni korku dolu gözlerle uğurlarken, inan eşimin yüzüne bakamıyorum. Hatta eşime, nazlı canım (küçük kızımı böyle seviyorum) kapıya gelmesin diyorum, nedendir bilmiyorum, o minik kuşumu severken gözlerim yaşarıyor, duygulanıyorum. Dualarla evimizden çıkıyoruz. Kör veya kahpe bir kurşuna gitmekten korkuyoruz. Görev alanımıza geldiğimizde derin bir oh çekiyoruz.
Bizler burada saatlerce günlerce aç tok demeden PKK ile savaşıyoruz. Adı PKK ama derinlemesinde daha değişik güçlerle karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz. Yüreğimizdeki vatan sevgisi, Dalgalanan bayrağımızın ve gür çıkan ezan sesi bizi coşturmaktadır.
Biliyoruz ki, buradaki masum vatandaşlarımızın da bizlere ihtiyaçları var. O nedenle dikkatli, şefkatli bir görev ifa etmek istiyoruz. Bazen hırçınlaşıyoruz, bazen de relaks oluyoruz.

Hainler Lojmanlara saldırdıklarında, eşimizi ve çocuklarımızı ateş altına aldıklarında aklımız duruyor. Onların o an yanlarında olamama duygusu yüz kez ölmemize yetiyor da artıyor bile.

Abi,

Emir veriyorlar, ölüme gidiyoruz.
Vur diyorlar Vuruyoruz.
Karakollardan dışarı çıkmayın diyorlar çıkmıyoruz.
Yürüme git emniyetli olur diyorlar yürüyoruz.
Koş diyorlar koşuyoruz.
Arama tarama yap diyorlar, Timi alıp A/T yapıyoruz.
Büyük birlikler intikal yaparken, biz iki veya üç küçük tim ile dere yatağına giriyoruz araziyi temizleyince ağalar sırtlardan intikal yapıyorlar.
Yol emniyeti al diyorlar alıyoruz.
Keşif yap diyorlar yapıyoruz.
Ağalar güvenli geçiş yapacak diyorlar BTR (Zırhlı araç) ile koruma al, alıyoruz.

Anlayacağın yapmadığımız bir iş kalmadı.

Bazı şeyler Ağrımıza gidiyor.
Mehmetçik şehit oluyor. Kuru kuru bir vah vah.

Uzmanlarımız şehit oluyor Vah vah.
Astsubaylar şehit oluyor Vah vah.
Polisler şehit oluyor. vah vah.
Ama bir subayımız şehit olsa yer yerinden oynuyor. Bu ayrıcalıklar moralimizi bozmaktadır.
Bindiğimiz araçlarda, oturduğumuz yerlerde, tuvaletlerde bile ayrıcalık var.
Yeter diyorum. Git emekli ol diyorum kendi kendime ama mümkün değil ki,

İki çocuğum üniversitede para gönderiyorum. Nasıl geçineceğiz diye düşünüyorum. Emekli olmaktan vazgeçiyorum. İşte Giresun Çaldağ'da şehit olan Jandarma Astsubay arkadaşım neden emekli olmadı.
Hep maddi sorunlardan.

Tazminat hakkımızı elimizden aldılar. Maaşlarımızın şu anki durumunda subaylar ile aramızda uçurumlar oluştu. Biz rahat yüzü göremeyeceğiz galiba.

Dirimiz para etmiyor. Ölünce çocuklar rahat yaşasın,...!. Ya da adaletsizliği ortadan kaldırsınlar.

Biz Başbakanımızdan,
Genelkurmay Başkanımızdan adalet bekliyoruz...

BAK SEN UYANDIN.....

Bir süredir Assubay platformlarında düşündüklerimi , duygularımı , yaşadıklarımı yazıyorum ,

Yazdıklarımın bir bölümü bildiğiniz üzere Temad yönetimi ile ilgilidir ,

Ahmet Keser ; Temad genel başkanı kendisi ile ilgili ne düşündüğümü herkes bilir , her yerde de bunu açıkça belirtiyoruz, yazıyoruz .,

Assubay kimliğini , ruhunu kaybetmiş bir adam ,

Ve ne acıdır ki , bu adam emekli Assubayları temsil ediyor ,

Haklar ve onur mücadelesini sözde bu adam yönetecek ,

Nasıl yönettiğini artık hepimiz biliyoruz ,
Temad şu an tam bir ticaret ,rant ,tur , gezi merkezi ,

Dağ başındaki arsaları satan bir şirkete 3 kuruş komisyon almak için aracılık yapacak kadar gözlerini kararttılar ,

" Sayin TEMAD Uyelerimiz S.S CUMALI Kooperatifi araciligiyla 30.000 TL. satis fiyati olan hisselerimiz TEMAD uyelerimize ve yakinlarina 25.000 TL'ye satilmaktadir.Genis Bilgi www.temad.org.tr www.temad.com.tr IRTIBAT ICIN: 05326928646- 05442028586- 03124181600 "

Temad şube yönetimlerinin farklı nedenlerle ! sessiz kaldığı bu gidişata tabanda büyük bir öfke ve kuvetli bir refleks var ,

Çünkü Temad Assubayların hak ve onur mücadelesi için vardır ,

Çok hassas bir süreçten geçmekte olduğumuz bu günlerde devlet yönetiminin en başındaki insanların bize meydanlarda söz verip,

Bu sözleri yerine getirmediği , bizleri aldattığı , yalan söylediği bu dönemde üzülerek görüyoruz ki

Yaşanan gelişmeler Ahmet Keser`'in umurunda bile değil ,

Sesi sedası çıkmıyor ,

Ama bu dönemde sesini çıkaran insanlar var ,
Hak ve onur mücadelesi için bir şeyler yapmak isteyenler var ,

Eskişehir , Edremit ve İzmir de bu konular ile ilgili bağımsız gelişen basın açıklamaları yapıldı ,

İlerleyen günlerde farklı yerlerde yenileri de yapılacak ,

Bakın bu gelişen emekli Assubay hareketine emekli Assubay derneği genel başkanı Ahmet Keser küfürbaz yardımcısına İzmir de ki eylem için neler yazdırıyor ,

Mideniz bulanmasın diye yazının sadece bir bölümünü aktarıyorum ,

" İşte bu şer odaklarının güdümünde ki kişilerin GÜNDOĞDU MEYDANINDA yaptığı son rezaleti gördünüz. Günlerce çığırtkanlık yaptılar. Otobüs otobüs geliyoruz diye bir de yalanlarına yalan kattılar. Assubayları ayağa kaldırıyoruz türü iddialı laflar da ettiler.

Ne oldu ? Resme iyi bakın. Yahu kardeşim, siz daha yanınızda uyuyan köpeği bile uyandırıp ayağa kaldıramamışsınız, daha doğrusu köpek bile sizi tınmamış!!! Siz kimsiniz de kimi ayağa kaldıracaksınız.

Bahsettiğim kişilerin Ankara ' da ki uzantısı Levent Ulucan, Ankara ' da çok büyük bir eylem hazırlığı yapıyormuş..! Ağababaları GÜNDOĞDU ' yu yıktı ya, Alimallah bunlar Ankara ' da yapacakları eylemden sonra hükümeti de yıkar "

Bu ahlaksız seviyesiz yazıya yanıt verecek değilim ,

Ahmet Keser`in tam bir mafya usulü tuttuğu tetikçilere de hiç cevap vermedim ,

Yalnızca bizleri kimin temsil ettiği hangi ruh haline sahip olduklarını bilin diye alıntı yaptım ,

Ama son olarak şunu söylemek isterim ;

Bak Ahmet KESER doğru İzmir/Gündoğdu meydanındaki eylemde köpek bile bizi tınmamış ,uyanmamış ,

Ama bak sen hemen uyanmışsın , uykun kaçmış ,
Rahatsız olmuşsun ,

Küfürbaz tetikçi ne gecenin bir saatinde bunları yazdırmışsın ,

Daha çok uykun kaçacak .....

/Levent Ulucan/

BU TAZMİNAT GELECEK ...

Bu güne kadar hep kandırıldık ,
Hep oyaladılar ,
Avuttular ,

Umut aşıladılar beynimizin her hücresine
Milim , milim ,

Ama bilmiyorduk 
Ya da
Geç öğrendik umudun aslında bir işkence olduğunu ,

Hep sizden değildi ,
Biz de suçluyduk ,

Hatalıydık
Karşınızda bir güç olarak duramadık ,

Örgütsüz , Sahipsiz
Bir toplumuz
İşde ,

Siz de üstümüze basa basa 
Sesimizi
Soluğumuzu 
Kestiniz ,

Biz de abuk sabuk adamları kendimize lider diye seçerek sizlere 
Ön ayak olduk ,

Bazen
Kendi sesimizi kendimiz kestik ,

Bu kez öyle olmayacak ,
Sessiz
Sedasız 
Kalmayacağız ,

Siz 
Genelkurmay Başkanı hiç bir zaman
Söylediklerinizin
Arkasında ciddi olmadınız ,
Tıpkı
Sizden öncekiler gibi ,

Başbakan 
Siz de sözlerinizin arkasında duramadınız ,
Yalayıp yuttunuz 
Onbinlerce insanın önünde verdiğiniz
Sözleri ,

Ve 
Sen Temad Genel Başkanı
Bir kere olsun ağzına bile almadın
En temel hakkımız
Tazminatları ,

Ne yol gösterdin
Ne yol verdin ,

Yeme , içme , gezmeden
Arsa satış rant 
İşlerinden ,

Yalan dolan eylemlerden
Pekiyi Aldın ,

Ana
Bırak liderliği
Bir
Asker bile olamadın ,

Assubay kimliğini bir koltuk
Uğruna 
Onun gücü için
Kaybettin ,

Kibirin büyüdü
Temad
Minicik Kaldı ,

Arkanda Param parça bir dernek 
Birbirleriyle düşman olmuş
Onca insan bıraktın ,

Herşeye 
Hepinize rağmen 
Mücadele bu kez bitmeyecek ,

Yılmayacağız ,

Anamızın ak sütü gibi helal
Vatan kadar temiz olan
Haklarımızı alana kadar
Susmayacağız ,

Hak'dan da öte 
Bir Onur mücadelesidir bu ,

Onurumuz için direneceğiz ,

Bu Tazminatlar gelecek ,

Başlangıç derecelerimiz 9/2 olarak,

Hak ettiği yere
Hak ettiği
İnsanlara

Bu Kez Gelecek ...

/Levent Ulucan/


Ne kadar geçti seçimlerin üzerinden , 
Kaç ay oldu 
Başbakanın seçim meydanlarında verdiği sözler ,

Kaç eylem planı vardı , Siyasi İktidarın ,
Bizler kaçıncı sıradaydık ,

Ne güzel sözlerdi onlar ,
Ne kadar umutlanmıştık ,Heyecan kaplamıştı her birimizi ,

İlk kez duymuştuk bu sözleri
Başbakan olacak ilk siyasetçiden

Hemde 
Binlerce insanın önünde , gözlerinin içine bakarak ,

Defalarca kez izledik TV den ,
Yayınladık , paylaştık ,
İnandık , 
güvendik hepimiz 

Başbakan yalan mı söyleyecekti !

Nerede verdiğiniz o sözler sayın Başbakan ,
Assubay'ların tüm sorunlarını çözeceğiz dememiş miydiniz ,

Kaç ay geçti üstünden o sözlerin ,
Kaç tanesini çözdünüz ,

Zaten hepsi kaç taneydi ,

Yüzlerce sorunun , yaşadığımız onlarca haksızlıklardan
Sadece üçünü istemiştik sizden ,

Sadaka değil , 
Hakkımızdı hepsi anamızın ak sütü gibi ,

Hangi biri geldi sizden ,
Kör topal verdiğiniz , İntibaklar mı ?
Bu kadar mıydı sözünüz , iş de şimdi
İktidardasınız 

Bitti mi şimdi her şey ,

Geçenlerde bir cenazedeydiniz ,

Gencecik , Hayatının baharında kendini vatana feda etmiş 
Bir Assubay 'ın ,

Hani meydanlarda söz verdiğiniz , Assubay'ın ,

Ne düşündünüz saf tutarken ,
Kafanızdan
Yüreğinizden ne geçti ?

O verdiğiniz sözler geçti mi kafanızın bir yerinden 
Sayın Başbakan ,

Ne hissettiniz ,
Ne düşündünüz ,
Ne gördünüz Al Bayrağa sarılı Tabuta bakarken ,

Yada 
Hemen karşınızda duran 
Şehit Assubay'ın silah arkadaşlarının gözlerine 
Bakabildiniz mi ?

Onların mecliste sizin 
katipliğinizi yapanlardan daha düşük memuriyet derecelerinin
Olduğunu biliyor muydunuz ,

Ve 
Söz verdiğiniz ama hiç bir zaman tutmadıgınız 
O tazminatı ilk kez alacaklarını
söylemișlermiydi ,

Ne düşündünüz sayın Başbakan , 
O cenazeye bakarken ,

Ne gördünüz 

O sözler Vicdanınızın bir yerine takılı kaldı mı ,

Unuttunuz mu yoksa sözlerinizi
Bitti mi her şey siz
Başbakan olunca .,

Sahiden bakınca
Ne
Hissettiniz ,

Görebildiniz mi bizi .....

/Levent Ulucan/

GABAR'DA BİR ASSUBAY....

Gabar Dağı , yakın tarihe derin izler bırakan bir coğrafya , Hani dili olsa da konuşsa dediğimiz yerlerden biri

Gabar 1700-1800 metreye varan bir yükseklik , yer , yer 300 metreyi aşan uçurumlar , 50 metrelik çukurlar ,

Hırçınlığın arazi yapısını sivri bir hançer gibi kayalıklara dönüştürdüğü tam bir kabus tepesi ,

Karanlığın içinden uzayıp giden yemyeşil meșelikler ,

PKK 'nın 1 numaralı yerleşim bölgesi ,

Konuşlanmak için herşeyin fazlasından önlerine sunulmuş ,

Ulaşılmaz gördükleri toprak parçası , Evleri gördükleri yer ,

1993 , 1994 yılları Gabar Dağı operasyonları bu algıları yerle bir ediyor ,

Türk Silahlı Kuvvetleri en ulaşılmaz denilen dağın tepelerine Türk Bayrağını dalgalandırıyor ,

Hikayemiz bu dağda bu tarihlerde yaşanıyor ,

Siirt 3.Komando Tugayına bağlı 1.Tabur personeli 1500 kişilik bir hain sürüsünce gecenin kör karanlığında pusuya düşürülmüş ,

Düştükleri çemberden savaşarak çıkmaya çalışıyorlar ,

Tabur çemberi delip geçiyor , Fakat Bir tim pusu yerinde kalıyor , Çatışmanın şiddetinden anlık bir kopukluk ,

Timi eşkıyanın ortasında bırakıyor , Tabur komutanı durumu Tugaya bildiriyor ,

Kimse pusudan kurtulduğuna sevinemiyor, Tugay komutanı çaresiz , yapılacak bir şey yok , Sabahı beklemekten başka , Ama herkes çok iyi biliyor ki sabah herşey için çok geç olacak ,

Endişeli bekleyiş sürerken bir Assubay Tugay Komutanının odasına girer ,

Ve

"Komutanım beni oraya ulaştırın arkadaşlarımı size sağ , salim getireyim " der ,

Komutan ancak bir mucizenin gerçekleşmesi kadar zor ve olanaksız ,

Ancak bir o kadar cesaret ve kahramanlık isteyen bu çağrıyı ,

Assubay`'ın gözlerinde görür ,

Hayır diyemez ,

Bir helikopter pilotu zor da olsa ikna edilir , Assubay tek başına bölgeye yakın bir yere iner ,

1500 çakal sürüsünün içinde bir başına ,

Bir gölge gibi çemberin içinden sessizce süzülür , Tıpkı bir gece kartalı gibi ,

Gecenin karanlığını delen keleșlerin kıvılcımlarında , Timi bulur ,

Aynı şekilde Timi alarak ölüm çemberinden çıkarır ,

Dönemin Genelkurmay Başkanının da sıcağı sıcağına takip ettiği operasyon, olamaz denileni gerçekleştirerek başarıyla sonuçlanır ,

Kahramanlık Bazen Tarihte Gizli Saklı Dağların Eteklerinde Kalır ,

Gabar Dağında Olduğu Gibi....

/Levent Ulucan/

Türkiye 'de onlarca resmi , sivil kurum , bunlarda da çalışan farklı bir çok meslek gurupları var ,

 Her kurumda kendinin ana hatlarını oluşturan bu insanların yaşam düzeylerini geliştiren yönetim kadroları var ,

 Çünkü onlar bilir ki personelinin yaşamsal değerlerine ne kadar yakın ne kadar hassas ve adaletli olurlarsa

alacakları iş verimi de o kadar yüksek ve verimli olur ,

Aidiyet duyguları gelişir ,

Devletin bir çok kurumunda yada şirketlerde bunu görürsünüz

 Bu yaklaşımın sağlanmadığı yada yetersiz kalındığı durumlarda da

çalışanlar kendi içlerinden oluşturdukları örgütlerle eksik kalan ,

verilmeyen haklarını almak için birlikte beraberce mücadele ederler ,

 Bunları da meydanlarda , demokratik platformlarda hayatın içinde görürsünüz ,

 Bunların dışında kalan tek bir sınıf , camia bir tek meslek gurubu vardır ,

Ve çok şaşırtıcıdır ki ,

Bu insanlar bu ülkenin çalışma şartları en zor , bir o kadarda en fazla fedakarlık isteyen işini yaparlar ,

 Bağlı oldukları kurumda ülkenin en hassas en önemli kurumudur ,

Devlet bütünlüğünün yaşamasını ve var olmasını sağlayacak en önemli yapı taşıdır ,

 Kurum Silahlı Kuvvetler ,

Bu insanlarda onun omurgasını oluşturan Assubay 'lar dır ,

 Bağlı oldukları GENKUR bırakın onların yaşamsal değerlerini yükseltmeyi en temel haklarını bile vermez ,

Seslerini duymaz ,Varlıklarını görmez ,

 Adalet hiç uğramaz kendilerine ,sadece kendi sınıflarını bilir hep kendilerine haklar çıkarırlar ,

Hem çalışırken hem emeklilerinde güvenli bir hayat onları bekler ,

Mesela ;

Aldıkları onca tazminattan birini bile vermezler Assubay 'a ,

Oyak , lojman , kamp paylaşım , dağıtım adaletsizliklerini saymıyoruz bile ,

 Yalnızca bu kadar mı çile ?

 Kendi emsallerinin çok altındaki mesleklerden bile geride başlarlar çalışma hayatına ,

Büro memuru bile bu anlamda daha önceliklidir Assubaylardan ,

 Sahipsiz insanlardır yani , koruyanı kollayanı yoktur ,

 Peki ya örgüt Var bir derneğimiz aslında , TEMAD

 Sesimizi duyursun , bizlere öncülük , önderlik etsin , temsil etsin , birleştirsin ,bilgilendirsin diye

bu günler için kurulmuş tarihinin en büyük maddi ve manevi desteği verilmiş bir örgüt ,

 Ama bakıyorsunuz içi boşaltılmış ,

Varlık sebeplerinden farklı bir yapıya , oluşuma dönüştürülmüş bir oluşum tam bir şirket olmuş aslında ,

 

Yönetmek için gelenlerim çiftliği gibi olmuş ,Tam bir yeme içme gezme yeri ,

Şeffaflıktan uzak , soru sormak sorgulamak yasak ,

Eleştirmek suç ,

Her şeyin gizli kapalı yapıldığı bir yer ,

 Dağın başındaki arsaları kim olduğu belirsiz komisyoncularca üyelerine 3 kuruş rant sağlamak için

satmaya çalışan bir yönetim ,

Hergün onlarca şehit verdiğimiz bir ortamda heray Avrupa'sından Uzak doğusuna turlar düzenleyen

Assubay kimliğini yitirmiş bir genel başkan

 Ve yıllarca hala haklarını alacaklarını bunlardan bekleyen çileli mağdur insanlar ,

 Hem Sahipsiz

Hem Örgütsüz Bir Toplum ...,

 

/Levent Ulucan/

 

 

Türkiye 'de onlarca resmi , sivil kurum , bunlarda da çalışan farklı bir çok meslek gurupları var ,
 
Her kurumda kendinin ana hatlarını oluşturan bu insanların yaşam düzeylerini geliştiren yönetim kadroları var ,
 
Çünkü onlar bilir ki personelinin yaşamsal değerlerine ne kadar yakın ne kadar hassas ve adaletli olurlarsa
alacakları iş verimi de o kadar yüksek ve verimli olur ,
Aidiyet duyguları gelişir ,
Devletin bir çok kurumunda yada şirketlerde bunu görürsünüz
 
Bu yaklaşımın sağlanmadığı yada yetersiz kalındığı durumlarda da
çalışanlar kendi içlerinden oluşturdukları örgütlerle eksik kalan ,
verilmeyen haklarını almak için birlikte beraberce mücadele ederler ,
 
Bunları da meydanlarda , demokratik platformlarda hayatın içinde görürsünüz ,
 
Bunların dışında kalan tek bir sınıf , camia bir tek meslek gurubu vardır ,
Ve çok şaşırtıcıdır ki ,
Bu insanlar bu ülkenin çalışma şartları en zor , bir o kadarda en fazla fedakarlık isteyen işini yaparlar ,
 
Bağlı oldukları kurumda ülkenin en hassas en önemli kurumudur ,
Devlet bütünlüğünün yaşamasını ve var olmasını sağlayacak en önemli yapı taşıdır ,
 
Kurum Silahlı Kuvvetler ,
Bu insanlarda onun omurgasını oluşturan Assubay 'lar dır ,
 
Bağlı oldukları GENKUR bırakın onların yaşamsal değerlerini yükseltmeyi en temel haklarını bile vermez ,
Seslerini duymaz ,
Varlıklarını görmez ,
 
Adalet hiç uğramaz kendilerine ,sadece kendi sınıflarını bilir hep kendilerine haklar çıkarırlar ,
Hem çalışırken hem emeklilerinde güvenli bir hayat onları bekler ,
Mesela ;
Aldıkları onca tazminattan birini bile vermezler Assubay 'a ,
Oyak , lojman , kamp paylaşım , dağıtım adaletsizliklerini saymıyoruz bile ,
 
Yalnızca bu kadar mı çile ?
 
Kendi emsallerinin çok altındaki mesleklerden bile geride başlarlar çalışma hayatına ,
Büro memuru bile bu anlamda daha önceliklidir Assubaylardan ,
 
Sahipsiz insanlardır yani , koruyanı kollayanı yoktur ,
 
Peki ya örgüt ?
Var bir derneğimiz aslında , TEMAD
 
Sesimizi duyursun , bizlere öncülük , önderlik etsin , temsil etsin , birleştirsin ,bilgilendirsin diye
bu günler için kurulmuş tarihinin en büyük maddi ve manevi desteği verilmiş bir örgüt ,
 
Ama bakıyorsunuz içi boşaltılmış ,
Varlık sebeplerinden farklı bir yapıya , oluşuma dönüştürülmüş bir oluşum tam bir şirket olmuş aslında ,
 
Yönetmek için gelenlerim çiftliği gibi olmuş ,Tam bir yeme içme gezme yeri ,
Şeffaflıktan uzak , soru sormak sorgulamak yasak ,
Eleştirmek suç ,
Her şeyin gizli kapalı yapıldığı bir yer ,
 
Dağın başındaki arsaları kim olduğu belirsiz komisyoncularca üyelerine 3 kuruş rant sağlamak için
satmaya çalışan bir yönetim ,
Hergün onlarca şehit verdiğimiz bir ortamda heray Avrupa'sından Uzak doğusuna turlar düzenleyen
Assubay kimliğini yitirmiş bir genel başkan

Ve yıllarca hala haklarını alacaklarını bunlardan bekleyen çileli mağdur insanlar ,
 
Hem Sahipsiz
Hem Örgütsüz Bir Toplum ...,
 
/Levent Ulucan/
 

 
Türkiye 'de onlarca resmi , sivil kurum , bunlarda da çalışan farklı bir çok meslek gurupları var ,
 
Her kurumda kendinin ana hatlarını oluşturan bu insanların yaşam düzeylerini geliştiren yönetim kadroları var ,
 
Çünkü onlar bilir ki personelinin yaşamsal değerlerine ne kadar yakın ne kadar hassas ve adaletli olurlarsa
alacakları iş verimi de o kadar yüksek ve verimli olur ,
Aidiyet duyguları gelişir ,
Devletin bir çok kurumunda yada şirketlerde bunu görürsünüz
 
Bu yaklaşımın sağlanmadığı yada yetersiz kalındığı durumlarda da
çalışanlar kendi içlerinden oluşturdukları örgütlerle eksik kalan ,
verilmeyen haklarını almak için birlikte beraberce mücadele ederler ,
 
Bunları da meydanlarda , demokratik platformlarda hayatın içinde görürsünüz ,
 
Bunların dışında kalan tek bir sınıf , camia bir tek meslek gurubu vardır ,
Ve çok şaşırtıcıdır ki ,
Bu insanlar bu ülkenin çalışma şartları en zor , bir o kadarda en fazla fedakarlık isteyen işini yaparlar ,
 
Bağlı oldukları kurumda ülkenin en hassas en önemli kurumudur ,
Devlet bütünlüğünün yaşamasını ve var olmasını sağlayacak en önemli yapı taşıdır ,
 
Kurum Silahlı Kuvvetler ,
Bu insanlarda onun omurgasını oluşturan Assubay 'lar dır ,
 
Bağlı oldukları GENKUR bırakın onların yaşamsal değerlerini yükseltmeyi en temel haklarını bile vermez ,
Seslerini duymaz ,
Varlıklarını görmez ,
 
Adalet hiç uğramaz kendilerine ,sadece kendi sınıflarını bilir hep kendilerine haklar çıkarırlar ,
Hem çalışırken hem emeklilerinde güvenli bir hayat onları bekler ,
Mesela ;
Aldıkları onca tazminattan birini bile vermezler Assubay 'a ,
Oyak , lojman , kamp paylaşım , dağıtım adaletsizliklerini saymıyoruz bile ,
 
Yalnızca bu kadar mı çile ?
 
Kendi emsallerinin çok altındaki mesleklerden bile geride başlarlar çalışma hayatına ,
Büro memuru bile bu anlamda daha önceliklidir Assubaylardan ,
 
Sahipsiz insanlardır yani , koruyanı kollayanı yoktur ,
 
Peki ya örgüt ?
Var bir derneğimiz aslında , TEMAD
 
Sesimizi duyursun , bizlere öncülük , önderlik etsin , temsil etsin , birleştirsin ,bilgilendirsin diye
bu günler için kurulmuş tarihinin en büyük maddi ve manevi desteği verilmiş bir örgüt ,
 
Ama bakıyorsunuz içi boşaltılmış ,
Varlık sebeplerinden farklı bir yapıya , oluşuma dönüştürülmüş bir oluşum tam bir şirket olmuş aslında ,
 
Yönetmek için gelenlerim çiftliği gibi olmuş ,Tam bir yeme içme gezme yeri ,
Şeffaflıktan uzak , soru sormak sorgulamak yasak ,
Eleştirmek suç ,
Her şeyin gizli kapalı yapıldığı bir yer ,
 
Dağın başındaki arsaları kim olduğu belirsiz komisyoncularca üyelerine 3 kuruş rant sağlamak için
satmaya çalışan bir yönetim ,
Hergün onlarca şehit verdiğimiz bir ortamda heray Avrupa'sından Uzak doğusuna turlar düzenleyen
Assubay kimliğini yitirmiş bir genel başkan

Ve yıllarca hala haklarını alacaklarını bunlardan bekleyen çileli mağdur insanlar ,
 
Hem Sahipsiz
Hem Örgütsüz Bir Toplum ...,
 
/Levent Ulucan/
 

genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE ASSUBAY GÜÇBİRLİĞİ YÖNETİMİ
Yine yüreğimize ateş düştü yine hiçbir değerin geri getiremeyeceği canlarını elim bir helikopter kazası ile ülke için 9 kahramanımız feda etti yaralılarımız var Allah rahmet eylesin ailelerine sabır yaralılarımıza açıl şifalar versin
Perşembe, 04 Mart 2021
SİTE VE ASB.GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETMİ
Emperyalistlerin maşası olan soysuz terör örgütü PKK tarafından kaçırılan evlatlarımız şehit edilmiştir Şehitlerimize rahmet ailelerine sabırlar diliyoruz Terör ve destekçilerine lânet olsun
Pazar, 14 Şubat 2021
Mehmet Aşkın Bayrakdar
Sevgili meslektaşlarım; 13 Şubat 2020 tarihi itibariyle Yargıtaya bir dava açmak üzere Ankarada birkaç meslektaşımız ile biraraya geliyoruz dava konusu " 1984-2000 yılları arasında Güneydoğuanadolu bölgesinde yada eski adıyla OHAL bölgesinde operasyonel birliklerde görev yapıp Örgütle Silahlı mücadelede görev alan tüm emekli ve çalışan personele "Gazilik&quo...
Cuma, 12 Şubat 2021
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ