LEVENT ULUCAN

LEVENT ULUCAN

Assubay hak ve onur mücadelesinin kalesi ve bu uğurda verilecek mücadelenin her alanında her safhasında öncü görevini üstlenmiş olan sitemiz ,

Bu yoldan hiç ödün vermeden dün olduğu gibi bugünde yoluna devam edecek Assubay hak ve Onurunun savunulduğu kale olmaya devam edecektir ,

Assubay haklarını gasp eden odaklara karşı verilen mücadeleyi bedeli ne olursa olsun kazanana kadarda bu böyle süre gelecektir ,

Bugün artık daha net bir şekilde görüyoruz ki ; Karşımızdaki muhataplar maalesef sadece siyasi iktidarlar ve Genelkurmay değildir ,

Artık Assubay ve TEMAD düşmanlığı resmi bir kimliğe bürünen muhataplar karşısında eğilip bükülen dilenci misali hayati sorunlarımıza bile ufak tefek diyebilecek kadar korkak ,

Her geçen gün hukuksuz ihraç kararları ile kendisine verilen TEMAD 'ı etkisizleştirme , küçültme görevini pervasızca uygulayan işbirlikçi konumundaki TEMAD Genel Başkanı Hamza DÜRGEN ve ekibi de Assubay haklarının önündeki en büyük engellerden bir tanesidir ,

Şartlar ne olursa olsun her zaman Assubay sınıfının yanında , Assubay düşmanlarının da karşısında olan sitemiz içimizdeki güce yalakalaşmış yapılara ve karşımızdaki bu odaklara karşı vermiş olduğu mücadeleye ara vermeden devam edecek ,

Ta ki muhataplarımızdan anamızın ak sütü gibi helal olan haklarımızı alana , Assubay kimliğini yitirmiş TEMAD tarihine kara bir leke olarak geçen Hamza DÜRGEN ve benzerlerinin bıraktıkları kiri ve kalıntıları yok edene kadar mücadelemiz aralıksız olarak sürecektir...

/Levent Ulucan/

1970 'li yıllar Assubay hak ve onur mücadelesi tarihinin en keskin olduğu dönemler , Assubaylar var olduğundan tam bu güne kadar tarihinde olmayan bir direnişi hayata geçiriyorlar , özellikle Hava Kuvvetleri birliklerinde uçuş faliyetleri adeta durma noktasına geliyor , hava üsleri derin bir sessizliğe bürünüyor , bu haklı mücadelede onları eşleri de yalnız bırakmıyor .,

Onlarda tarihin en asil en şanlı mücadelesine baş koyuyorlar , bir çok ilde Assubay eşleri sistemin bir çok engelline rağmen yürüyüşler düzenliyorlar , polis copları , tazikli sular nede bariyerler onları durdaramıyor ve ilk kez Assubaylar gazetelerde hakları için yaptıkları eylemlerde manşet oluyorlar .,

Sonra bir şovenist gaspçı bir paşa çıkıyor ; Onlara ., direnişçi ,haklarını arayan Assubaylara ''Mao'un askerleri '' diyor , Yetinmiyor '' Karılarının arkasına sığınanlar '' diye devam ediyor., Sisitem değişmiyor , yıllar geçiyor ., Yıl 1980 , tarih 12 Eylül 'ü gösterirken Türkiye karanlık bir güne daha uyanıyor ,belli periyotlarda belli güçlerin yaptığı ihtilallerin bir devamı daha Türkiye ' ye günaydın ! diyor , Onlarca idam , binlerce tutuklu , yüzbinleri bulan gözaltılar ve işkenceler içinde ihtilalin bir numaralı sorumlu diktatör paşası durup duruken darbenin en masum askeri kesimi için '' Bir Assubay benim Teğmenimden daha fazla maaş alamaz ''diyor .,

Ailenin en büyüğünden ! bir darbe bir daha yüzümüzde patlıyor ., Ve bu öz evlatların üvey evlatlara olan darbesinin ekonomik açmazları katlanarak günümüze kadar geliyor , Tarih sayfaları olanca hızıyla akmaya devam ediyor taki 2016 yılına gelip takvimler 15 Temmuzu gösterirken zaman tamda orda duruyor bir hain kalkışmanın tank sesleri alışılmadık bir biçimde paletlerini döndürürken bir Assubay çıkıyor sahneye hain cuntanın bütün planları boşa çıkıyor , onlar için film orada bitiyor , Bir kahraman Assubay darbeyi önlerken Assubay haklarının temsilcisi konumundaki bir ruh hastası , dönemin TEMAD Genel Başkanı minicik beyniyle artık kime ne mesaj veriyorsa ''Assubayların yüzde kırkı fetöcüdür '' tespitini yapıyor .,

Darbenin cuntacıları arka planda kalırken bizden diye bildiğimiz ruh hastamız zamanın TEMAD Genel Başkanı bir numaraya Assubayları hedef gösteriyor , Oralardan bu günlere geliyoruz , Assubaylık hak ve onur mücadelesi anlamında tarihinin en silik en sesiz evresine giriyor, yeni bir umutla gelenTEMAD yönetimi muhataplarla düzenli görüşüyor , çay içmeler yemekler bir fotoroman tadında dizi dizi fotoğraflarla beraber hiç bir şey değişmiyor verilen sözler arkasından yalanlar , dolanlar , kandırmacalar senaryo elli yıl önce yazıldığı hiç değişmiyor ,

Bir toplum mışıl mışıl uyutulurken birileri uyanıp birlerini de uyandırıyor , öyle bir uyanış ki önce Eskişehir sonra Ankara , İstanbul , İzmir , Edirne , Tekirdağ , Konya , Balıkesir , Ünye ismini yazamadığım bir çok il ve ilçede peş peşe eş zamanlı basın açıklamaları yapılıyor , İstanbul eylemi ülkenin en çok seyredilen tv kanalına haber oluyor , Ankara 10 millet vekilinin katılımı ve yüzlerce Assubayın haykırışı ile inliyor , İzmir basın açıklaması bir meydan mitingine dönüşüyor , Assubayların yaşadığı her yerde neredeyse eylemler yapılıyor ,kendiliğinden gelişen ve her geçen gün daha da büyüyen bir damlacıktan okyanus dalgasına dönüşen basın açıklamaları gündeme güm diye oturuyor .,

TEMAD tarihinin gelmiş geçmiş en cahil en korkak aynı zamanda kibir hastası genel başkanı TEMAD organizeli TEMAD şubelerinin katıldığı temsilciler toplantısında , toplantıya katılan bir arkadaşımızın açıklamalarından ve yayınlanan video'dan öğreniyoruz ki bu eylemlere katılan Assubaylar için 'Ermeni çetelerinden tutunda kurtuluş savaş zamanında İnğiliz ajanları ile iş birliği içinde olan hainlere benzetiyor .,

Tarih boyunca Assubay hak ve onur mücadelesinin karşısında gasp edenler hep vardı , içimizde hatta kurumsal olarak en başa oturtuğumuz özenti döneklerde hep olmuştu ., O yüzdendir ki mücadele anlamında uzun yıllar bir adım dahi atamıyoruz , içimiz ve dışımız o kadar kirli ki .,

Biz onurumuzla mücadeleye devam ederken Mao'un askerleri ingiliz ajanı , fetöcü iftiraları hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki bunların başında bir, bir patlayacaktır .,

Bu gaspçılara , yanlı gerici sisteme ve içimizdeki kimliklerini kaybetmiş sapkın başkan ve onların minik tayfalarına rağmen Assubay Onuru Hak Mücadelesini bir gün kazanacaktır , Hemde Çok Yakında ...

/Levent Ulucan/

 

ASSUBAY EYLEMLERİ / ANKARA

Eskişehir 'de başlayıp çığ gibi tüm yurda yayılan Hak ve Onur eylemleri her gün daha bir yükselerek bünyesine yeni şehirleri de katarak etkisini ve yarattığı alanı büyütmeye devam ediyor , Assubaylar sahaya iniyor ,,

Eskişehir , İstanbul , Antalya ,Kayseri , Tekirdağ , Kütahya , Edremit , Çorum ve Ankara Sesimizi duyurmak haklarımızı almak ,verilen sözlerin yerine getirilmesi için meydan meydan alanları dolduruyoruz ,

 Her ses her eylem her şehir evet çok önemli , ama muhataplarımızın Ankara 'da olması Ankara eylemini biraz daha önemli kılıyor , 18 ARALIK SAAT 14.00 'de TBMM Çankaya kapısı önünde Haklarımız ve Onurumuz için yapacağımız Basın Açıklamasına Ankara ' da yaşayan Assubay kimlik ve ruhunu yüreğinde hisseden tüm Meslektaşlarımızı yanımızda olmaya çağırıyoruz .,

Bu davada , davamızda bizleri yalnız bırakmayan , bırakmayacak sesimize nefes olacak tüm kardeşlerime , abilerime , ablalarıma , Assubaylık Onurumuzdur diyen bütün Assubaylara şimdiden en derin teşekkürlerimi sunuyorum .,

Ve Herkese Sözümüz Olsun ki Başlattığımız Mücadele Haklarımızı Alana Kadar Kesintisiz Olarak Devam Edecektir...

/Levent Ulucan/

Genelkurmay Başkanlığından tüm kuvvet komutanları birliklerine gönderilmek üzere yayınlanmış bir emir yazısı , tarih 12 Temmuz 1985 ., 

Neredeyse üzerinden günümüze 35 yıl geçmiş , ama gösterdikleri hedef ,anlatılmak istedikleri niyet hala tazeliğini koruyor , Emir yazı olarak kısa ama içerik olarak uzun yılların birikimleri var içinde her bir harf in yıla bedel gibi bir şey , öyle okuyup öyle değerlendirmek gerekiyor .,

Silahlı kuvvetlerde mesnetsiz yani dayanağı olmayan gerçeklere dayanmayan talepleri olan bir sınıf var , peki kim bu mesnetsizler ? Yazıdan anlıyoruz Assubaylar bunlar .,

Bazı sorunları var diye Genkur Başkanına mektup yazan bunun karşılığında yayınlanan emre baktığımızda ; yazının verdiği mesaj daha net ortaya çıkıyor ;

Ordunun yapısını , birliğini bozan bir gurup bunlar , belli ki Komutan ! rahatsız olmuş , yazılan mektuplardan .,

Ve üzülmüş biraz da kızmış TSK 'ın Assubay olan her yerinde her yerine uygun ikna edici bir dille bu talep edilen konuların çürütülmesi üzerine en iyi bildikleri şey olan ikna, yani oyalama ,uyutma konusunda emir vermiş , Aferin ona böylece TSK 'da ki birliği , beraberliği sağlayacak ! Mevcut mutlu ! aile kavramı bozulmadan yoluna devam edecek , olmayan sorunları sorun var diye Komutanı meşgul edenler , kafaları karıştıranlar , yaşananlar üzerine düzeni sorgulayanlar , mevcut sisteme kendi üzerinden sorular soran hiç kimse kalmayacak , zaten bunların hepsi mesnetsiz dayanaksız yalan ,dolan aslı astarı olmayan talepler , Bu emir yazısına bakar , onların kafasından okursak en kısa en net şöyle bir sonuç ortaya çıkar .,

"Assubaylar ordu içinde nakör bir sınıfı teşkil ediyor" Ve buna acilen öyle veya böyle bir çözüm bulunmalı , çözümü de zaten kendi yöntemleriyle emirde açıklamışlar .,

Bu çözüm tutmuş mu bakarsak tutmuş , çünkü Assubayların uzun zamandır sesi sedası çıkmadığına göre işler onların açısından yolunda , Zaten Assubayların hak ve hukukunu savunmak üzere kurulmuş dernek TEMAD 'ın Genel Başkanı Bay Hamza Dürgen Assubayların hayatlarının çok iyi olduğunu sorunlar var ama ufacık tefecik diye komuta kademesinin en üst düzeydeki şahıslarına en yetkili ağızdan söylemiş , yani o dönemin hatta her dönemin Genkur Başkanıyla bizim TEMAD Başkanı aynı kafada ., sorun yok olanlarda Ufak Tefek .,

Bizim başkan kendisini subay sanıyor ama mahcup biraz utanmazsa subaylarımızın daha büyük sorunları var onların sorunlarını çözmek daha elzem diyecek kadarda komutan sevdalısı birisi !! Neyse bırakalım şimdi bizim fotojenik başkanı ; gelin bakalım efendiler paşalar neymiş bu talepler evet safız ama aptal da değiliz , yeri geldi mi konuşmasını hak aramasını , onurumuzu sonuna kadar korumasını da biliriz .,

Evet cahil , korkak sizin kafanızda bir TEMAD genel Başkanı var , biz seçtik ne yazık ki onu da ondan öncekileri de şimdi gelin neymiş bu mesnetsiz talepler hatta uzatmayalım en temel olanlara bir bir bakalım , mesnetsizlik nerede , kimde ., Siz subaylar altı (6) adet tazminat alıyorsunuz maaşınızın dışında , neyin karşılığında alıyorsunuz bunları , ne yapıyorsunuz biz Assubaylara bir tanesini bile çok görürken altı tane birden almak nasıl bir vicdan nasıl bir aile nasıl bir ahlak anlayışı nasıl bir adalet kavramı .,

İş riskiniz Assubaylardan daha mı fazla daha mı çok vatan savunmasında can veriyorsunuz , adını bile bilmediğiniz dağlarda siz mi nöbet tutuyorsunuz , daha mı çok sorumluluk var üzerinizde , daha mı çok yıpranıyorsunuz bizden , daha mı fazla emek daha mı fazla alın teri akıyor yüzlerinizden .,

Emekliliğinizde gül gibi geçinirken mi dertleniyorsunuz, yoksa sizde mi Assbaylar gibi yoksulluğun sınırında mı yaşıyorsunuz , Peki .,

Mezun olup göreve başlarken kanun ve nizamların size verdiği en üst dereceden başlarken neden biz en sıradan devlet görevlilerinden bile daha geriden göreve başlıyoruz , Neden ?

Bu toprakları savunmak için ölümle burun buruna yaşayıp onlarca şehit gazi verdiğimiz için mi ? Kamplar tahsisi , lojman dağıtımına girmiyorum , OYAK konusuna hiç değinmiyorum biliyorum ne kadar yazsak anlatsak da yüzünüz hiç kızarmayacak ,vicdanınız hiç sızlamayacak saçma sapan bağlar üzerine kurduğunuz hayali aile kavramından bile hiç utanmayacak sınız , Şimdi bunların hangisi mesnetsiz ! bunları sormak sorgulamak , anamızın ak sütü gibi hakkımız olanları istemek neden mesnetsizlik .,

Varsa ortada bir mesnetsizlik o sizde var , mesnetsiz olanlar sizlersiniz , olanı biteni anlamayan, haykırışları duymayan , bu vatan için hiç düşünmeden ölüme koşanları , bizi , Assubayları görmeyen sizlersiniz , Evet bizi uyuttuğunuzu sanıyorsunuz , ninnilerle , masallarla içimize yerleştirdiğiniz kurşun asker astsubaylarla , Yok uyumuyoruz artık Çünkü Öyle acı ki yaşattıklarınız , uyuyamıyoruz .,

Biliyorum hiç utanmıyor sunuz kendinizden Ama şunu bilin ve hiç unutmayın Günü geldiğinde gasp edilen bütün haklarımızı bir bir alacağız sizden ....

LEVENT ULUCAN

 

.TEMAD TEMAD olalı böyle bir yıkım böyle bir talan böyle bir iç parçalanma görmedi ,

Bununla beraber TEMAD ' a var oluğundan beri tarihi boyunca bu kadar cahil , bilgisiz , seviyesiz içinden yetiştiği topluma bu kadar düşman ,Assubay davasına kin ve nefret kusan kibir hastası bir genel başkan gelmedi ,

Assubay hak mücadelesinde muhataplar karşısında içimizdeki yaraları , uğradığımız haksızlıkları yutup süt dökmüş kedi gibi ' Sorunlarımız ufak tefek komutanım '' cümlesiyle geçiştiren TEMAD Genel Başkanı kendi üyelerine , bu davayı kendisine dert etmiş dava adamlarını bir bir dernekten ihraç ediyor , yetinmiyor kendisi gibi düşünmeyen şube başkanlarını bir bir dernekten uzaklaştırıyor ,

İzmir/Bayraklı , Muğla ,Elazığ , Narlıdere şube başkanları ile eski Ankara/Çankaya şube başkanının ihraçlarından sonra bugünde TEMAD İstanbul İl Başkanı , Kadıköy Şube Başkanı ve Kartal şube başkanları TEMAD 'dan ihraç edildiler ,

Assubay ruhunu , kimliğini yitirmiş bir genel başkan ne acıdır ki bugün Assubayları sözüm ona temsil ediyor ,

Teslimiyetçi , korkak bir genel başkan korkularını önüne gelen kim varsa yok etmeye çalışıyor ,

Kibirden felce uğramış beyninde ki bu daha da acı bilinçli , sistematik bir biçimde TEMAD 'ı gün ve gün yok ediyor ,

Organize başkan bunları yaparken organize olmul bir ekibi de var ;

Etrafındaki kurşun askerlerden oluşmuş , soru sorma olanı biteni sorgulama cesareti birliğe yeni gelen bir erden bile düşük her önüne geleni imzalayan genel başkanı sıkıyönetim komutanı gibi gören aciz , itaatkar bir yönetim kurulu ,

Diğer tarafta yanlışlara karşı refleks göstermesi görevi olan ama etliye sütlüye karışmayan farklı hesapların peşinde koşan bir Yüksek Denetleme Kurumu .,

Bay Hamza 'ın önlerine koyduğu her ihraç doyasını vicdanlarına bile sığmadığı halde sanal bir koltuk uğruna imzalamaktan çekinmeyen yoklukları varlıklarından fazla katip hüviyetine bürünmüş Yüksek Disiplin Kurulu var .,

Bu Genel Başkan organizasyonunda ki bu organize ekip bir ,bir tek , tek bu camiaya yaptıklarından , verdikleri zarardan gönüllü olarak girdikleri bu derneğe mesleklerine , kendilerine geleceklerine olan saygının gereği bir şeyler yapmak için giren görev alan sorumluluk duyan emek veren şube yönetimlerine , başkanlarına , üyelere akıl almaz bir vicdansızlık hiç bir hukukun hatta ahlakın kabul edemeyeceği saçma sapan yalan dolan gerekçeli ihraçlarla dernek dışına çıkardıkları insanların onurları oynamanın hesabını vereceklerdir ,

Meslek hayatlarındaki güce tapan onlara özenen bu korkaklar topluluğu güç sanıp oturdukları koltuktan bir daha hiç kalkmamak üzere Assubay tarihinden silinip gideceklerdir , bundan kimsenin şüphesi olmasın ,

Bu camianın ahı kimse de kalmaz , Ne gaspçı paşalarda ne bize kör siyasilerde nede bu içimizdeki zavallı kimliksiz kalıntılar da ....

/Levent Ulucan/

 

 İyi ki Assubayız, Ne Mutlu Bu Onurlu Mesleği Yaşayanlara Yaşatanlara.,

Adını , sanını , yerini bilmediğiniz ölümün kol gezdiği dağın başındaki Karakol Komutanı Kahraman Assubay Kardeşime ,

Akdeniz'in durgun sularında seyreden aylardır sevdiklerinden sevenlerinden uzak özlemi bembeyaz köpüklü denizlerden büyük geminin makine dairesindeki kirin pasın içinde bembeyaz kalmış Assubayıma selamlar olsun ,

Bir şahin gibi masmavi gökyüzünü delen F-16 sını uçurtmanın gururunu loş hangarın içinde yağ sinmiş elleriyle gecenin bilmem kaçında gece uçuşunda uçuran Uçak Bakım Assubayım benim sana canım feda olsun ,

Bu ülkenin sessiz destanları , İsimsiz Kahramanları Assubaylık Onurunu Dağlardan Ovalardan ,Yaylalardan Denizlerin Mavisine Gökyüzünün sonsuzluguna yazanlara bin selam olsun .,

1970 - 1975 Assubay dirinişlerinde onurları için geleceklerini , her şeylerini , eşlerini kundaktaki bebeklerini bırakarak bizlere yol açan o yiğit Assubay abilerimize selam olsun ,

Ülkemizin kaderini değiştiren haine ilk kurşunu sıkan vatan için ölüme koşarak gidip ölmenin nasıl bir ölümsüzlük olduğunu bütün korkaklara gösteren Assubay Ömer' imize selam olsun ,

Memleket topraklarının dört bir yanında bu millet yaşasın , o nazlı al bayrak dalga dalga dalgalansın diye kahpe kurşunlar da bedenlerini orda bırakanlara hain tuzaklarda , mayın tarlalarında gözlerini ellerini , kollarını bırakan Şehit , Gazi Assubay yoldaşlarıma selamlar olsun ,

Dün Afrinde Zeytin Dalında , Kato da ,. Cudi 'de Düşmanla omuz omuza çarpışan Akıncı Assubay kardeşlerime bir canım var o da onların olsun ,

Haklarımızı gasp eden herşeye , herkese , güce , adaletsizliğe köleci hukuksuz yasalara , koltuk ve makam kölesi olmuşlara karşı eğilip bükülmeyen dava arkadaşlarıma selam olsun ,

Assubaylık Onurunu Yaşayan Yaşatan herkese bizden selam olsun ,

Bugün bilmeseler de , anlamasalar da kabul dahi etmeseler de bugün bizim günümüz .,

Bu güne şanlı sırmalı ay-yıldız 'a Assubaylığa bu ülkenin en güzel insanlarına bugün degil son nefesimize kadar selamlar olsun.....

/Levent Ulucan/

Henüz Genel Kurmay Başkanı Olmadan Evvel Genelkurmay 2.Başkanı Olarak Görev Yaptığı Dönmede Orgeneral Güler Şöyle Bir Açıklama Yapmıştı ,

'' Onları , Assubay'ları' Haklı Gördüğüm Tek Alan Tazminat Talepleri… Emekli olduklarında karşılaştıkları Tablo.
Tek haklı Gözüktükleri Alan O.
Onun da Muhatabı Biz Değiliz . ''....

Ne Kadar Kolay bir Açıklama Değil mi ! Koca Komutan Yönettiği Ordudan , Ordunun En Önemli Kesimini Oluşturan İnsanların Acısından Sorumlu Değil !

Assubayları Ölüme Gönderirken Emir Vermek Ne Kadar Kolay , Ne Kadar Basit .,Hiç Bir Sorumluluğu da Yok Üstelik .,

Ama Bu İnsanların Yaşamak , Adam Gibi , Onların Normlarına Yakın Bir Çizgide Yaşamalarından Hiç Sorumlu Değil , Çin Ordusunun Komutanı Sanki Yaşananların , Haksızlıkların Muhatabı Biz Değiliz Diyor ,

Evet Siz Muhatap Değilsiniz..!

Kendi Yarattığınız O Çağ dışı, Yalnızca Assubayları Yargılayan Köleci Hukuk'un Muhatabı da
Siz Değilsiniz,

Bugüne Kadar , Haksızca Alıp Zenginleştiğiniz, Tazminatların da Muhatabı
Siz Değilsiniz,

Emekliliğiniz de Neredeyse Tamamını Aldığınız Maaşınızın Sadece Yarısını Alabilen Assubay' ların Yoksulluğunun da Muhatabı da
Siz Değilsiniz !

Oyak 'da ki 3/1 Sayınızla Yönetimi İşgal Ederken de Muhatap Siz Değildiniz,
Lojman ve Kamp Paylaşımındaki Adaletsizliğin de Muhatabı Siz Değilsiniz,

Bir Günde Kendi İntibaklarınızı Tereyağından Kıl Çeker Gibi Son Noktaya Kadar Çıkartırken,

Bugüne dek Derecelerini Hak Ettiği Gibi Alamayan , Yada Kör Topal Bir Şekilde Vermeye Lütuf Ettiğiniz İçin 2/3 ' ünde Kıvranan Assubay' larında Muhatabı Siz Değilsiniz..,

Evet Paşam Bu Muhatap Olmadığınız ,
Gasp Ettiğiniz
Bu Hakları Aldığımız da
Muhatabın Kim Olduğunu O Zaman Anlayacaksınız..,

/Levent Ulucan/

CUMHURBAŞKANINA SON MEKTUP

Sayın Cumhurbaşkanım,

Evet bu size yazılmış bir mektup ama öyle bildik , size gelen diğer mektuplardan değil , onun için öyle resmileşmiş ,genelleşmiş klişe başlıklarla devam etmiyorum .,

Size yazılmış , evet şahsınıza ama yazan bir ben , yalnızca ben değilim yüz binlerce isimsiz insan var bu kalemin
ucunda .,

Yüzlerce isimsiz kahraman var , binlerce sesleri duyulmayan haykırışlar var , yüz binlerce sonbahar misali soluklaşmış nefes var ,

Yüzlerce şehit , binlerce gazi vermiş insanlar , bu vatana adanmış yarım kalan hikayeler , kısa kalmış aşklar, bölünmüş aileler ,yetim kalmış çocuklar öksüz yavrular var harflerin ucunda .,

Hepsinden bir şeyler var bu mektupta , hepsinin söyleyeceği bir kaç kelime var , sessiz bir isyan , göz bebeğinde hapsolmuş bir türlü akamayan göz yaşları , için için hep içine kanayan derin yaralar var , onlar yazıyor bu satırları zatıalinize ,

Sayın Cumhurbaşkanım temsil ettiğiniz bu ülkenin Assubayları var ,
Varlıkları her ne kadar bilinmese de herkese , hepinize güven veren birliğimizin teminatı olan ordunun omurgası Assubaylar var , Onlar yazıyor size bu mektubu , yazan eller onların kalemi , ses bizim sesimiz .,

Neden size yazıyoruz ?

Niçin bu kez size anlatacağız dertlerimizi , bu güne kadar kimse duymadı çünkü sesimizi , kimse kulak vermedi ,her şey bize kör , herkes bize sağır oldu , belki de hiç bir zaman ciddiye bile almadılar muhataplarımız bizleri,

Peki Siz bizi dinler misiniz ?

Kalbiniz yeter mi dinlemeye ,ordunun omurgası olan bu aile dışına itilmiş insanlarını anlayabilir misiniz? Devletimiz karanlık hain bir kalkışmanın eşiğinden döndü , bu dönüşümüm kahramanı Assubay Ömer Halisdemir ile ilgili duygulu kelimeleriniz , onunla ilgili konuşurken sesinizin titreyişi belki de onu anarken gözlerinizin dolu dolu olması bizlere bu hissi verdi , işte onun için yazıyoruz size .,

Çok yere yazdık ,söyledik , bazen bağırmak istedik avazımız çıktığı kadar çoğu kez boğazımızda düğümlendi sözcükler, bazen yürümek istedik hep kör yollara çıktı sonumuz ama yine de hiç duyulmadık , görülmedik , belki de biz kendimizi anlatamadık , onun içindir ki bu son mektuptur size .,

Lütfen yalnızca gözlerinizle değil kalbinizle de okuyun bu satırları , vicdanınızla takip edin paragrafları .,

Sayın Cumhurbaşkanı mesela şehit Assubay Ömer 'in göreve başlama derecesini biliyor musunuz ?

Ömür boyu klimalı odalarda sıcacık masalarında görev yapan bir memurdan daha düşük derecede ve kademeden göreve başladığına inanabilir misiniz ?

Ülkenin alev , alev yanan ateş çemberi bölgesinde , azgın denizlerinde , karanlık cephelerinde , adı izi belirsiz kaybolmuş bir dağ karakolunda görev yapan Assubay'a hakkı olan 9/2' ve 8/1  göreve başlangıç derecesi verilmez , herkese verilir de ona çok görülür ne yazık ki .,

Ve bu konuda bizlere verdiğiniz teminat olarak kabul ettiğimiz hayırlı olsun diyerek bitirdiğiniz bir sözünüz var ..! O yüzden konuyu biliyor diye düşünüyoruz ve gereğini sizden hemen yerine getirmenizi diliyoruz .,

Ve çok daha önemlisi ve hayati olan diğer bir konu ;

Şehit Ömer'e ölüm emrini veren Paşa tam yedi tane tazminat alır , Ömerler , Assubaylar bunun bir tanesini bile alamaz , bir tanesi bile çok görülür onlara , Onun içindir ki emekli olduklarında bir tek onların yarı yarıya düşer maaşları , Emir verenlerin değil ölenlerin düşer .,

Kalpleri kırıktır o yüzden üniformayı çıkardıklarında başka bir adaletsiz rüzgar çarpar suratlarına , yıllarını verdikleri o kurum bile yavaş yavaş kapıyı kapatır yüzlerine ., Lojmanlarda oturmak bir şans , bir yaz kampı piyangodur onlar için.,

OYAK 'ın sayısal çoğunluğu onlardadır , ama yönetimde onları bulamazsınız , hep başkaları karar verir Onlar için , Daha çok şey var sayın Cumhurbaşkanı , anlatacak , yazacak çok şey var , siz anlayın artık .,

Ve gereğini yerine getirin , yanlış da anlamayın öyle hiyerarşiye aykırı keyfi bir şey ya da rütbelerde eşitlik falan istemiyoruz .,

Her şey aynı olsun da istemiyoruz , yalnızca Adaleti istiyoruz., Adalet Daha Fazla Gecikmeden ...

KALDIRIN BU ASSUBAYLIĞI

Gabar ; bilmem kaç bin metre yükseklikte sarp , dik , kuş uçmaz kervan geçmez kara bir dağ .,onca engebelerin yanında her yanını hain barut kokusu sarmış eğik bükük kayalıklar .,

Ve gecenin kör karanlığı bir isimsiz kahraman yanında bir başkaları , aynı kaderi aynı hayatı yaşayan , paylaşan sırmalı Ay-yıldızlı rütbelerini gururla taşıyanlar düşman kovalıyor , zifiri siyahın içinde göz yanındaki gözün parıltısını bile görmüyor .,

Yalnızca bir ses bir vızıltı bazen de ardı arkası kesilmeyen bir tarama yada düştüğü yerde patlayan el bombalarının kulakları sağır eden gürültüsü .,

Assubay onlar , bu gece sağ salim kaçının birliğe döneceği meçhul , kaçının bir daha daha kokusuna doyamadığı karısına kavuşacağı , kaçının bir daha çocuklarına sarılacağını , analarına , babalarına memleketlerine ne zaman dönebileceklerini sadece Allah biliyor .,

Ve güzel ülkem hep güzel kalsın diye uğrunda oralarda ölüme hiç düşünmeden , gözleri kapalı gidenlerini hiç bilmeyen , anlamayan şanlı devletim .,

Sınır boylarından , şehirlerin , kasabaların içinde köy yollarında kahpe ellerin kahpece döşediği mayınlarda elini kolunu , gözlerini , bedenlerini orada bırakanların ,bırakın milleti onların kim olduğunu bilmeyen ölüme emir veren askeri komuta , siyasi iktidar yöneticileri .,

Vatan sevdasının , bayrak aşkının çeşidi , farklılığı olmaz ama onları korumak yaşatmak için onlarca ölüm nedeni var , siz bunların hiç bir zaman ne anlama geleceğini bilmediğiniz için uzun uzadıya yazmaya da gerek yok zaten , siz koltuklarınızda güvenle oturup sağa sola talimatlar verirken bir can Afrinden memleket topraklarına şahedet için yola çıkmıştı bile .,

Peki neden bu içimizdeki sızı , neden bu anlatmak isteyipte belkide bizim anlatamadığımız , ama her defasında sizin sırtınızı döndüğünüz , gözlerinizin kör kulaklarınızın sağır olduğu o yıllardır yara üstüne yara bağlamış o anamızın ak sütü gibi isteklerimiz neydi ?

Neydi o yıllardır gasp edilen haklarımız ? Her hangi bir devlet kurumu mesela TBMM ve bir katibin çalışama odası kışın alev alev yanan kalorifer petekleri sıcaktan ceketini çıkarıyor memur arkadaşımız , yazında o bunaltıcı sıcaklarda püfür , püfür esen klimalı ofisler , ceket ve kravat yerli yerinde kahvesini içiyor aynı çalışan .,

Tevazu göstermeyeceğiz hiç birine , iş zorluğu ,iş riski ne kadar ölçme çalışma kriteri , derecesi varsa bir Assubay'ın bunlar çalışma koşullarının zorluk ve risk açısından binde biri bile değil .,

Ama ne acıdır ki o Gabar'daki Assubay bu memur arkadaşlarımızın göreve başlama derecesinin daha gerisinden vazifeye başlıyor .,

İşte bundandır ki ; Hemen 9/2 'sini istiyoruz ! verin demiyoruz dilenmiyoruz rica etmiyoruz lütfen falan demiyoruz artık bu bizim en temel hakkımız eveleyip , gevelemeyin artık sözünüz de var ,o sözünüzde orada kalsın , biz şimdi hemen 9/2 ! sini istiyoruz , bir günde bir imza ile çıkacak kanunu yıllardır neden görmezden gelip neden yürürlüğe koymadığınızın hesabını sizin vicdanlarınıza bırakarak istiyoruz .,

Tazminat istiyoruz ; adı her ne olursa olsun bu görevin getirdiği şartların oluşturduğu o artık sayısını unuttuğumuz subaylara verdiğiniz çeşit çeşit bize gelince bir tanesini bile çok gördüğünüz tazminatlardan hak ettiklerimizi istiyoruz , bu ülkede verilecek bir tazminat varsa o da Assubayların hakkıdır bunu bildiğimiz için , yıllardır haklarımızı gasp ettiğiniz için artık yalvarıp yakarmadan bu hakkımızı da hemen şimdi istiyoruz .,

Genelkurmaydan , siyasi iktidardan devleti yönetenlerden hepsinden haklarımızı istiyoruz , çalışırken adalet , emekli olduğumuzda güvenli en azından bir subay emeklisine yakın şartlarda , emeklilikte ikinci bir işe gereksinim duymadan huzurlu onurlu bir hayat istiyoruz .,

Yok olmaz diyorsanız , Yok veremeyiz mali bütçe , Yok diğerleri diğer memurlar ,çalışanlar diyorsanız , Bu yalanlara inanmıyoruz hiç bir zamanda inanmadık subaylara , işinize gelenlere nasıl verdiyseniz işte öyle istiyoruz .,

Yok , hala da yok diyorsanız kaldırın bu Assubaylığı , Kaldırın daha fazla oynamayın bizimle .....

/Levent Ulucan/

 

ASSUBAYIM BEN İTİRAZIM VAR ...!

Var olduğumuzdan beri bizi görmeyenlere , Sırmalı Ay -Yıldızın ne olduğunu , ne anlama geldiğini anlamayanlara bilmeyenlere , bilmek istemeyenlere itirazımız var .,

Anamızın Ak Sütü gibi helal olan haklarımızı bize çok görenlere itirazımız var .,

Sesimizi duymayanlara kulaklarını bizlere kapatanlara , işlerine gelmeyince aramıza duvar çekenlere itirazımız var .,

İtirazımız var kendilerine üçer , beşer tazminatlar alıp bizlere bir tanesini bile vermeyenlere , birini bile bize çok görenlere itirazımız var .,

Sıcacık ofislerinde çalışanları göreve 9/2 sinden başlatıp , dağ başında eksi 20 ler de düşmanla çatışanlara , canını , kanını oralarda bırakanlara bu dereceyi yakıştıramayanlara itirazımız var .,

Söz verip sözlerinde duymayan Başbakana , varlığımıza duyarsız Milli Savunma Bakanına , hatta tüm bakanların hepsine alayına itirazımız var .,

Tüm kurumların başkanları , müdürleri personelinin yaşam standardını hiç bir ayrım yapmaksızın daha yukarılara çıkartırtıp onlara daha iyi yarınlar vermenin çabası içinde iken bizleri hiç bir zaman düşünmeyen komuta kademesine itirazımız var .,

Zamanında lise ve 2-3 yıllık harp okulu mezunlarını 4 yıllık harp okulu mezunu kabul ederek 8/1 dereceden intibaklarını yapıp , iş biz Assubaylara gelince kör topal bir intibakla binlerce arkadaşımızı mağdur ederek sonunda da 13 yıl bizleri bekletenlere itirazımız var .,

Çeşitli Meslek guruplarının taleplerine evet deyip bizleri unutanlara itirazımız var .,

Bizleri yoksulluk sınırında süründürenlere İtirazımız var , Asubayları emekliğinde 2 kuruş için 2. bir işe mahkum eden sisteme, anlayışa , zihniyete itirazımız var .,

Köle zihniyetli , yanlı iç hizmet kanunlarına , taraflı ceza yasalarına itirazımız var , Önleri kapatılan ,okumaları engellenen eşitlik ilesine aykırı Assubay öğrenci eğitimine itirazımız var .,

Sosyal tesis , lojman , kamp paylaşımındaki adaletsizliğe itirazımız var , OYAK ta ki çarpık temsil sistemine itirazımız var .,

Emekliliklerinde maaşlarının yüzde seksen beşin alıp emekli Assubaya yüzde ellisini bile vermeyen çarpık düzene itirazımız var .,

Kendilerine 5 yıldızlı otel gibi ordu evleri yapıp , bize derme çatma orduevlerini layık görenlere itirazımız var .,

Silahlı kuvvetleri bir aile gibi gösterip bizleri bu ailenin dışına itenlere üvey evlat muamelesi yapanlara eti tırnaktan ayıranlara itirazımız var ,

Onca çıkan kanun hükmündeki kararnamelerde çeşitli meslek gruplarına haklar dağıtan ancak hiç birinde Assubayların adının bile geçmemesine itirazımız var .,

Güzellik uzmanlarına şov gibi tören düzenleyip canlı yayınla tüm isteklerini yerine getirip , bir emirle ölüme giden bizleri unutanlara itirazımız var .,

Her ay muhtarları ağırlayan , söyleşen , dertleşen ama bizleri bir kere bile dinlemeyenlere itirazımız var .,

Yıllarca bu orduya çalışıp , emeğini , terini akıtan yeri geldiğinde ailesine yabancı kalan , doğduğu topraklara bir daha hiç dönemeyen hep mağdur edilmiş ama hep mağrur olmuş yorgun , argın bir o kadar yılgın ,sahipsiz kalmış insanların emeklilik dilekçelerini imzalarken bile küs , kırgın dökülen sonbahar yaprakları misali acımsı tatdaki sarımtırak bir hüzünle gitmelerine neden olanlara itirazımız var .,

Bu ülkenin her yerinde , her karışında kanlarını bu güzel topraklara hiç düşünmeden akıtan .,

Canlarını gönderdeki Ay-Yıldıza hiç düşmeden feda eden , o gök yüzünde hep dalgalansın diye canlarından can veren .,

Bir an bile tereddütsüz yaşamlarını feda eden Assubayları görmeyenlere , sesini işitmeyenlere ., Onları hissetmeyenlere itirazımız var .,

Öyle böyle değil şarkılarda ki türkülerdeki gibi değil , içimiz yanarak , yüreklerimiz sızlayarak itirazımız var ....

/Levent Ulucan/

 

Page 1 of 9
genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN.. Ailenin direği fedakar koruyucuları babaların BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN. Her baba değerlidir,yürekleri sevgi doludur ancak asker babalar farklıdır. Onlar evlatlarımızın bulunamadıkları doğumunda, hastalıklarında,en önemli günlerinde yürekleri hüzünle evlatlarının, aileleri için çarparken daima bir buruk mutluluk ve sevgi doludurlar. Tüm...
Pazar, 21 Haziran 2020
ÇİMER MİLLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA GÖNDERDİĞİM DİLEKÇEDİR Başvuru Sayısı 2002852984 Başvuru Zamanı 17/06/2020 01:10:59 Başvuru Tipi Bilgi Edinme Başvuru Durumu Başvuru Yapıldı Başvuru Metni Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 25 yıl 5 ay Savaş Gemilerinde görevli olarak 2/2 derece/kademesinden Emekli Astsubay Kd..Bş.Çvş. olduğumu ve ömürün son günlerin...
Çarşamba, 17 Haziran 2020
BAŞLANGIÇ DERECESİ VE VERİLEN SÖZLER Sayın Komutanlarım ve değerli meslektaşlarım size verilen sözler ve yapılanların ne bu hükümetle nede bu M.S.B. 'I İLE YAPILABİLECEK bir faaliyet olmadığı aşikardır.Lakin iş icraata gelince sırt dönen inceleme ve geliştirme devam ediyor diyerek camiayı uyutmaya çalışanlar unutmamalıdır ki ne Kadar SAF gözükse de bu ...
Pazartesi, 08 Haziran 2020
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ