LEVENT ULUCAN

LEVENT ULUCAN

 TEMAD tarihinin gelmiş geçmiş en korkak en cahil Genel Başkanı Hamza Dürgen , Assubaylara her daim sırtını dönmüş MSB Hulusi Akar ile olağan peryodik göüşmelerinden birini daha geçen gün gerçekleştirdi ! Camiaya bir kez daha hayırlı olsun diyerek devam edelim ;

Ne demiş Başkan Hamza ? Ne cevap vermiş Bakan Hulusi ! Hep beraber okuyalım ;

'' Milli Savunma Bakanımız Sn. Hulusi AKAR ile görüştük. Görüşmemizde öncelikle; *Astsubaylara tazminat ödenmesi ve emeklilerine de yansıtılması, *Astsubayların göreve başlama derecelerinin 9/2 – 8/1 olması ve emeklilerine yansıtılması, *Birinci ve ikinci derece arasındaki maaş farkının azaltılması, *Sicil affı konusunda düzenleme yapılması, konuları görüşülmüştür. Sn. Bakanımız, *Astsubaylara tazminat ödenmesi ile kademe ilerilemesi hususlarında, Cumhurbaşkanlığı’na yasa teklifi yapıldığını, ekonomik göstergeler ve pandemi nedeniyle henüz yasalaşma imkânı olamadığı, ancak konunun Cumhurbaşkanlığı ve ilgili bakanlıklar nezdinde Hassasiyetle takip edildiğini söylemiştir.

'' Son dört kelimeye bakarmısınız '' Hassasiyetle takip edildiğini söylemiştir. '' Ne kadar tanıdık , ne kadar bildik laflar değilmi ! Bu sözcüklerin nereden bakarsanız tam 30 yıllık geçmişi var , 30 yıldır belkide daha fazladır bu sözler bize hep söylendi , bizde masal gibi dinledik , hala da dinliyoruz , Bakanlar , Başbakanlar ,Genelkurmay başkanları değişti , onları bebek misali dinleyen TEMAD Genel Başkanları değişti ama sözcükler hiç değişmedi ;

Hassasiyetle takip ediyoruz ! Bizi yani haklarımızı hassasiyetle takip eden Hulusi bakan kaç yıl kara kuvvetleri komutanlığı , kaç sene Genelkurmay başkanlığı kaç yıldır da Bakanlık yapıyor , her dönem etkisi ve yetkisi artıyor üstelik yıllardır da bize aynı sözleri veriyor buna rağmen bizler için haklarımız için hiç bir gelişme yok bizler için atılan bir adım dahi yok , sözlerinde ciddi samimi ve dürüst olsaydı biz bu hakları çoktan almıştık ! Nedir yani altı üstü bir tazminat subaylara anında verdikleri onca tazminattan sadece bir tanesi , bir de içimizi yaralayan göreve başlama derecesinin 9/2 ' si olması .,

Ama o da diğerleri gibi bizi avutuyor ,en güzel yaptıkları şey bu avutmak , kandırmak çünkü karşılarında her yalana inanan yada inanmak zorunda bırakılan , uysal , sesi soluğu çıkmayan , hakkının hukukunun ne olduğunu bilmeyen dağınık örğütsüz kendi içinde kendisini bitiren bir toplum var , Hele birde Hamza gibi Assubay kimliğini ruhunu yitirmiş kendi kişisel çıkarları peşinde koşan bir dönem daha genel başkanlık yapmak için her oyunu , her çirkinliği göze alacak kadar ölçüsüzce cesur !, muhataplar karşılarında iki laf edemiyecek kadar korkak bir o kadar cahil bir genel başkan müsvettesi olursa onlar için bulunmaz ballı kaymak .,

Durum tam anlamı ile hem onlar hemde bizim için ne kadar acı da olsa genel anlamda tamamıyla böyle , her şey bir hikaye yani zamanı ,konusu ve sonucu hiç değişmeyen bir hikaye , Neyse olayın yani şu hikaye görüşmenin bir de özel durumu var o da muhtemelen şöyle ; Hamza Başkan yalvar yakar MSB Bakanını arıyor , '' Komutanım lütfen bizi kabul edin , lütfen bir fotoğraf çektirip hemen gideriz değerli vaktinizi almayız '' Evet yalvarıyor çünkü bizlere bir şeyleri kullanmak , göstermek zorunda , şimdi haliyle Bakan da böyle işbirlikçi bir Genel Başkanı kaybetmek istemez , Gel Hamza diyor asi başkan çaylar hazır , Hamza da bildiğiniz gibi koltuğunun peşinde , seçimlere de az bir zaman kaldı , takım elbiseler ütülendi şahane bir poz , Bakan hadi güle güle diyor Assubaylara selam söylemeyi de unutmuyor gülerek Hamza Başkan da emredersiniz Komutanım diyor .,

Başka da hiç bir şey yok ! Komutanım falan , filan ezilip büzülmeler , eğilip , bükülmeler , haklarla , Assubaylar ile ilgili hiç bir konuşma , tartışma yok zaten öyle bir dertleri de yok , hem başkan olduğundan beri cebinde yıllardır dolaştırdığı aynı taslak aynı cevaplar , aynı metin var , Aile fotoğrafının altına da klişeleşmiş açıklamayı koy , tamam bitti bu iş ! Şimdi bizleri yıllardır kandıran oyalayan muhataplara değil zaten onlara binlerce yazı yazıldı , yüzlerce de ben yazdım ama bu koskoca Assubay sınıfını temsil edecek adama ! ne diyiyeyim bilmiyorum , bilmiyorum çünkü bu zavallı oraya gökten inmedi , bizler getirdik acısını da hep beraber çekiyoruz , Ama kimsenin unutmamamsı gereken şöylede bir gerçek var ;

En azından biz bu adamın ! ne mal olduğunu, etrafındakilerin ne olduğunu kime , neye hizmet ettiğini biliyoruz , anlatıyoruz , yazıyoruz ama hala bu adamdan ! minicik çıkarları için yada koltuklarını kaybetmemek için susanlar , korkanlar , Böyle hayali umut pompalayan yalan senaryolarını gerçekmiş gibi görenler , gösterenler size de sadece yazıklar olsun diyorum, binlerce kez yazıklar olsun ,

/Levent Ulucan/

 

Ayasofya 'ın ibadete açılmasını bahane eden ingiliz uşağı bir gurup saltanat kalıntısı ulu önder Mustafa Kemal'imize kahpeliğin bile hafif kalacağı türden küfürler , hakaretler yağdırdılar ,Laik Cumhuriyetin devletinin bir memuru da o kutsal mabetden açık açık Atatürk ' lanet okudu ,Emperyalist işgalci İngilizlere vatanı satıp onların gemileriyle arkasına bakmadan İngiltereye kaçan işbirlikçi Padişah kahraman , Onun ortada bıraktığı paramparça işgal edilmiş vatanı düşmanlardan '' Ya İstiklal Ya Ölüm '' şiarıyla kurtaran Mustafa Kemal hain oldu .,

Atatürk 'ün yunandan , İngilizin süngüsünden kurtardığı binlerce camiden biri olan Ayasofya 'da kılıç sallayan cahil cüheyla başkanı Atamıza karşı içinde küllenmiş kinini bir bir gözlerimizin içine baka baka kustu ! Anadolunun topraklarını Türk'lere yurt etmek için başı kel ayağı çıplak , öküzlerle cepheye mermi taşıyan ninelerin Kutuluş Savaşı Destanı için ''yenilsinler , Yunan kazansın ''diye ağzından salyalarını akıta akıta ağıtlar yakan mısırlı zibidi kahraman oldu , O ve onun gibi tüm zibidilere özğürlüklerini veren Mustafa Kemal hain oldu , O zamanlar ! Osmanlı işgal altında iken de korkularından birer zavallı gibi hepsi yabancı işgalcilerle yan yanaydı , Mustafa Kemal ' e de hep onların arkasından saldırdılar , yine birilerinin ardıdan kudurmuş itler gibi Atamıza ve onun armağanı şanlı Cumhuriyetimize saldırıyorlar ,

Şimdi yine birilerinin arkasından saldırıyorlar , sanki yenilmiş işgal kuvvetlerinin Cumhuriyete olan öfkesi gibi haince saldırıyorlar ,

Bebekler düşman süngüsünde katledilirken , genç kızlarımız yunan zabitlerinin tecavüzüne uğrarken savaş meydanlarından inlerine kaçanlar , Şimdi ortaya çıkmışlar , kılıç kuşanmışlar bu ülkenin, bu toprakların , dünyanın en büyük kahramanına edepsizce hakaretler , alçakça küfür ediyorlar ,

O kılıcı ! Cumhuriyetin kılıcını kınından çıkartırmayın , önceki çıktığında ege düşmanla doldu , Mustafa Kemal öldü diye de sevinmeyin , milyonlarca Mustafa Kemal oldu , Tükürüklerinde boğulursunuz .....

Levent ULUCAN 

 

Assubay hak ve onur mücadelesinin kalesi ve bu uğurda verilecek mücadelenin her alanında her safhasında öncü görevini üstlenmiş olan sitemiz ,

Bu yoldan hiç ödün vermeden dün olduğu gibi bugünde yoluna devam edecek Assubay hak ve Onurunun savunulduğu kale olmaya devam edecektir ,

Assubay haklarını gasp eden odaklara karşı verilen mücadeleyi bedeli ne olursa olsun kazanana kadarda bu böyle süre gelecektir ,

Bugün artık daha net bir şekilde görüyoruz ki ; Karşımızdaki muhataplar maalesef sadece siyasi iktidarlar ve Genelkurmay değildir ,

Artık Assubay ve TEMAD düşmanlığı resmi bir kimliğe bürünen muhataplar karşısında eğilip bükülen dilenci misali hayati sorunlarımıza bile ufak tefek diyebilecek kadar korkak ,

Her geçen gün hukuksuz ihraç kararları ile kendisine verilen TEMAD 'ı etkisizleştirme , küçültme görevini pervasızca uygulayan işbirlikçi konumundaki TEMAD Genel Başkanı Hamza DÜRGEN ve ekibi de Assubay haklarının önündeki en büyük engellerden bir tanesidir ,

Şartlar ne olursa olsun her zaman Assubay sınıfının yanında , Assubay düşmanlarının da karşısında olan sitemiz içimizdeki güce yalakalaşmış yapılara ve karşımızdaki bu odaklara karşı vermiş olduğu mücadeleye ara vermeden devam edecek ,

Ta ki muhataplarımızdan anamızın ak sütü gibi helal olan haklarımızı alana , Assubay kimliğini yitirmiş TEMAD tarihine kara bir leke olarak geçen Hamza DÜRGEN ve benzerlerinin bıraktıkları kiri ve kalıntıları yok edene kadar mücadelemiz aralıksız olarak sürecektir...

/Levent Ulucan/

1970 'li yıllar Assubay hak ve onur mücadelesi tarihinin en keskin olduğu dönemler , Assubaylar var olduğundan tam bu güne kadar tarihinde olmayan bir direnişi hayata geçiriyorlar , özellikle Hava Kuvvetleri birliklerinde uçuş faliyetleri adeta durma noktasına geliyor , hava üsleri derin bir sessizliğe bürünüyor , bu haklı mücadelede onları eşleri de yalnız bırakmıyor .,

Onlarda tarihin en asil en şanlı mücadelesine baş koyuyorlar , bir çok ilde Assubay eşleri sistemin bir çok engelline rağmen yürüyüşler düzenliyorlar , polis copları , tazikli sular nede bariyerler onları durdaramıyor ve ilk kez Assubaylar gazetelerde hakları için yaptıkları eylemlerde manşet oluyorlar .,

Sonra bir şovenist gaspçı bir paşa çıkıyor ; Onlara ., direnişçi ,haklarını arayan Assubaylara ''Mao'un askerleri '' diyor , Yetinmiyor '' Karılarının arkasına sığınanlar '' diye devam ediyor., Sisitem değişmiyor , yıllar geçiyor ., Yıl 1980 , tarih 12 Eylül 'ü gösterirken Türkiye karanlık bir güne daha uyanıyor ,belli periyotlarda belli güçlerin yaptığı ihtilallerin bir devamı daha Türkiye ' ye günaydın ! diyor , Onlarca idam , binlerce tutuklu , yüzbinleri bulan gözaltılar ve işkenceler içinde ihtilalin bir numaralı sorumlu diktatör paşası durup duruken darbenin en masum askeri kesimi için '' Bir Assubay benim Teğmenimden daha fazla maaş alamaz ''diyor .,

Ailenin en büyüğünden ! bir darbe bir daha yüzümüzde patlıyor ., Ve bu öz evlatların üvey evlatlara olan darbesinin ekonomik açmazları katlanarak günümüze kadar geliyor , Tarih sayfaları olanca hızıyla akmaya devam ediyor taki 2016 yılına gelip takvimler 15 Temmuzu gösterirken zaman tamda orda duruyor bir hain kalkışmanın tank sesleri alışılmadık bir biçimde paletlerini döndürürken bir Assubay çıkıyor sahneye hain cuntanın bütün planları boşa çıkıyor , onlar için film orada bitiyor , Bir kahraman Assubay darbeyi önlerken Assubay haklarının temsilcisi konumundaki bir ruh hastası , dönemin TEMAD Genel Başkanı minicik beyniyle artık kime ne mesaj veriyorsa ''Assubayların yüzde kırkı fetöcüdür '' tespitini yapıyor .,

Darbenin cuntacıları arka planda kalırken bizden diye bildiğimiz ruh hastamız zamanın TEMAD Genel Başkanı bir numaraya Assubayları hedef gösteriyor , Oralardan bu günlere geliyoruz , Assubaylık hak ve onur mücadelesi anlamında tarihinin en silik en sesiz evresine giriyor, yeni bir umutla gelenTEMAD yönetimi muhataplarla düzenli görüşüyor , çay içmeler yemekler bir fotoroman tadında dizi dizi fotoğraflarla beraber hiç bir şey değişmiyor verilen sözler arkasından yalanlar , dolanlar , kandırmacalar senaryo elli yıl önce yazıldığı hiç değişmiyor ,

Bir toplum mışıl mışıl uyutulurken birileri uyanıp birlerini de uyandırıyor , öyle bir uyanış ki önce Eskişehir sonra Ankara , İstanbul , İzmir , Edirne , Tekirdağ , Konya , Balıkesir , Ünye ismini yazamadığım bir çok il ve ilçede peş peşe eş zamanlı basın açıklamaları yapılıyor , İstanbul eylemi ülkenin en çok seyredilen tv kanalına haber oluyor , Ankara 10 millet vekilinin katılımı ve yüzlerce Assubayın haykırışı ile inliyor , İzmir basın açıklaması bir meydan mitingine dönüşüyor , Assubayların yaşadığı her yerde neredeyse eylemler yapılıyor ,kendiliğinden gelişen ve her geçen gün daha da büyüyen bir damlacıktan okyanus dalgasına dönüşen basın açıklamaları gündeme güm diye oturuyor .,

TEMAD tarihinin gelmiş geçmiş en cahil en korkak aynı zamanda kibir hastası genel başkanı TEMAD organizeli TEMAD şubelerinin katıldığı temsilciler toplantısında , toplantıya katılan bir arkadaşımızın açıklamalarından ve yayınlanan video'dan öğreniyoruz ki bu eylemlere katılan Assubaylar için 'Ermeni çetelerinden tutunda kurtuluş savaş zamanında İnğiliz ajanları ile iş birliği içinde olan hainlere benzetiyor .,

Tarih boyunca Assubay hak ve onur mücadelesinin karşısında gasp edenler hep vardı , içimizde hatta kurumsal olarak en başa oturtuğumuz özenti döneklerde hep olmuştu ., O yüzdendir ki mücadele anlamında uzun yıllar bir adım dahi atamıyoruz , içimiz ve dışımız o kadar kirli ki .,

Biz onurumuzla mücadeleye devam ederken Mao'un askerleri ingiliz ajanı , fetöcü iftiraları hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki bunların başında bir, bir patlayacaktır .,

Bu gaspçılara , yanlı gerici sisteme ve içimizdeki kimliklerini kaybetmiş sapkın başkan ve onların minik tayfalarına rağmen Assubay Onuru Hak Mücadelesini bir gün kazanacaktır , Hemde Çok Yakında ...

/Levent Ulucan/

 

ASSUBAY EYLEMLERİ / ANKARA

Eskişehir 'de başlayıp çığ gibi tüm yurda yayılan Hak ve Onur eylemleri her gün daha bir yükselerek bünyesine yeni şehirleri de katarak etkisini ve yarattığı alanı büyütmeye devam ediyor , Assubaylar sahaya iniyor ,,

Eskişehir , İstanbul , Antalya ,Kayseri , Tekirdağ , Kütahya , Edremit , Çorum ve Ankara Sesimizi duyurmak haklarımızı almak ,verilen sözlerin yerine getirilmesi için meydan meydan alanları dolduruyoruz ,

 Her ses her eylem her şehir evet çok önemli , ama muhataplarımızın Ankara 'da olması Ankara eylemini biraz daha önemli kılıyor , 18 ARALIK SAAT 14.00 'de TBMM Çankaya kapısı önünde Haklarımız ve Onurumuz için yapacağımız Basın Açıklamasına Ankara ' da yaşayan Assubay kimlik ve ruhunu yüreğinde hisseden tüm Meslektaşlarımızı yanımızda olmaya çağırıyoruz .,

Bu davada , davamızda bizleri yalnız bırakmayan , bırakmayacak sesimize nefes olacak tüm kardeşlerime , abilerime , ablalarıma , Assubaylık Onurumuzdur diyen bütün Assubaylara şimdiden en derin teşekkürlerimi sunuyorum .,

Ve Herkese Sözümüz Olsun ki Başlattığımız Mücadele Haklarımızı Alana Kadar Kesintisiz Olarak Devam Edecektir...

/Levent Ulucan/

Genelkurmay Başkanlığından tüm kuvvet komutanları birliklerine gönderilmek üzere yayınlanmış bir emir yazısı , tarih 12 Temmuz 1985 ., 

Neredeyse üzerinden günümüze 35 yıl geçmiş , ama gösterdikleri hedef ,anlatılmak istedikleri niyet hala tazeliğini koruyor , Emir yazı olarak kısa ama içerik olarak uzun yılların birikimleri var içinde her bir harf in yıla bedel gibi bir şey , öyle okuyup öyle değerlendirmek gerekiyor .,

Silahlı kuvvetlerde mesnetsiz yani dayanağı olmayan gerçeklere dayanmayan talepleri olan bir sınıf var , peki kim bu mesnetsizler ? Yazıdan anlıyoruz Assubaylar bunlar .,

Bazı sorunları var diye Genkur Başkanına mektup yazan bunun karşılığında yayınlanan emre baktığımızda ; yazının verdiği mesaj daha net ortaya çıkıyor ;

Ordunun yapısını , birliğini bozan bir gurup bunlar , belli ki Komutan ! rahatsız olmuş , yazılan mektuplardan .,

Ve üzülmüş biraz da kızmış TSK 'ın Assubay olan her yerinde her yerine uygun ikna edici bir dille bu talep edilen konuların çürütülmesi üzerine en iyi bildikleri şey olan ikna, yani oyalama ,uyutma konusunda emir vermiş , Aferin ona böylece TSK 'da ki birliği , beraberliği sağlayacak ! Mevcut mutlu ! aile kavramı bozulmadan yoluna devam edecek , olmayan sorunları sorun var diye Komutanı meşgul edenler , kafaları karıştıranlar , yaşananlar üzerine düzeni sorgulayanlar , mevcut sisteme kendi üzerinden sorular soran hiç kimse kalmayacak , zaten bunların hepsi mesnetsiz dayanaksız yalan ,dolan aslı astarı olmayan talepler , Bu emir yazısına bakar , onların kafasından okursak en kısa en net şöyle bir sonuç ortaya çıkar .,

"Assubaylar ordu içinde nakör bir sınıfı teşkil ediyor" Ve buna acilen öyle veya böyle bir çözüm bulunmalı , çözümü de zaten kendi yöntemleriyle emirde açıklamışlar .,

Bu çözüm tutmuş mu bakarsak tutmuş , çünkü Assubayların uzun zamandır sesi sedası çıkmadığına göre işler onların açısından yolunda , Zaten Assubayların hak ve hukukunu savunmak üzere kurulmuş dernek TEMAD 'ın Genel Başkanı Bay Hamza Dürgen Assubayların hayatlarının çok iyi olduğunu sorunlar var ama ufacık tefecik diye komuta kademesinin en üst düzeydeki şahıslarına en yetkili ağızdan söylemiş , yani o dönemin hatta her dönemin Genkur Başkanıyla bizim TEMAD Başkanı aynı kafada ., sorun yok olanlarda Ufak Tefek .,

Bizim başkan kendisini subay sanıyor ama mahcup biraz utanmazsa subaylarımızın daha büyük sorunları var onların sorunlarını çözmek daha elzem diyecek kadarda komutan sevdalısı birisi !! Neyse bırakalım şimdi bizim fotojenik başkanı ; gelin bakalım efendiler paşalar neymiş bu talepler evet safız ama aptal da değiliz , yeri geldi mi konuşmasını hak aramasını , onurumuzu sonuna kadar korumasını da biliriz .,

Evet cahil , korkak sizin kafanızda bir TEMAD genel Başkanı var , biz seçtik ne yazık ki onu da ondan öncekileri de şimdi gelin neymiş bu mesnetsiz talepler hatta uzatmayalım en temel olanlara bir bir bakalım , mesnetsizlik nerede , kimde ., Siz subaylar altı (6) adet tazminat alıyorsunuz maaşınızın dışında , neyin karşılığında alıyorsunuz bunları , ne yapıyorsunuz biz Assubaylara bir tanesini bile çok görürken altı tane birden almak nasıl bir vicdan nasıl bir aile nasıl bir ahlak anlayışı nasıl bir adalet kavramı .,

İş riskiniz Assubaylardan daha mı fazla daha mı çok vatan savunmasında can veriyorsunuz , adını bile bilmediğiniz dağlarda siz mi nöbet tutuyorsunuz , daha mı çok sorumluluk var üzerinizde , daha mı çok yıpranıyorsunuz bizden , daha mı fazla emek daha mı fazla alın teri akıyor yüzlerinizden .,

Emekliliğinizde gül gibi geçinirken mi dertleniyorsunuz, yoksa sizde mi Assbaylar gibi yoksulluğun sınırında mı yaşıyorsunuz , Peki .,

Mezun olup göreve başlarken kanun ve nizamların size verdiği en üst dereceden başlarken neden biz en sıradan devlet görevlilerinden bile daha geriden göreve başlıyoruz , Neden ?

Bu toprakları savunmak için ölümle burun buruna yaşayıp onlarca şehit gazi verdiğimiz için mi ? Kamplar tahsisi , lojman dağıtımına girmiyorum , OYAK konusuna hiç değinmiyorum biliyorum ne kadar yazsak anlatsak da yüzünüz hiç kızarmayacak ,vicdanınız hiç sızlamayacak saçma sapan bağlar üzerine kurduğunuz hayali aile kavramından bile hiç utanmayacak sınız , Şimdi bunların hangisi mesnetsiz ! bunları sormak sorgulamak , anamızın ak sütü gibi hakkımız olanları istemek neden mesnetsizlik .,

Varsa ortada bir mesnetsizlik o sizde var , mesnetsiz olanlar sizlersiniz , olanı biteni anlamayan, haykırışları duymayan , bu vatan için hiç düşünmeden ölüme koşanları , bizi , Assubayları görmeyen sizlersiniz , Evet bizi uyuttuğunuzu sanıyorsunuz , ninnilerle , masallarla içimize yerleştirdiğiniz kurşun asker astsubaylarla , Yok uyumuyoruz artık Çünkü Öyle acı ki yaşattıklarınız , uyuyamıyoruz .,

Biliyorum hiç utanmıyor sunuz kendinizden Ama şunu bilin ve hiç unutmayın Günü geldiğinde gasp edilen bütün haklarımızı bir bir alacağız sizden ....

LEVENT ULUCAN

 

.TEMAD TEMAD olalı böyle bir yıkım böyle bir talan böyle bir iç parçalanma görmedi ,

Bununla beraber TEMAD ' a var oluğundan beri tarihi boyunca bu kadar cahil , bilgisiz , seviyesiz içinden yetiştiği topluma bu kadar düşman ,Assubay davasına kin ve nefret kusan kibir hastası bir genel başkan gelmedi ,

Assubay hak mücadelesinde muhataplar karşısında içimizdeki yaraları , uğradığımız haksızlıkları yutup süt dökmüş kedi gibi ' Sorunlarımız ufak tefek komutanım '' cümlesiyle geçiştiren TEMAD Genel Başkanı kendi üyelerine , bu davayı kendisine dert etmiş dava adamlarını bir bir dernekten ihraç ediyor , yetinmiyor kendisi gibi düşünmeyen şube başkanlarını bir bir dernekten uzaklaştırıyor ,

İzmir/Bayraklı , Muğla ,Elazığ , Narlıdere şube başkanları ile eski Ankara/Çankaya şube başkanının ihraçlarından sonra bugünde TEMAD İstanbul İl Başkanı , Kadıköy Şube Başkanı ve Kartal şube başkanları TEMAD 'dan ihraç edildiler ,

Assubay ruhunu , kimliğini yitirmiş bir genel başkan ne acıdır ki bugün Assubayları sözüm ona temsil ediyor ,

Teslimiyetçi , korkak bir genel başkan korkularını önüne gelen kim varsa yok etmeye çalışıyor ,

Kibirden felce uğramış beyninde ki bu daha da acı bilinçli , sistematik bir biçimde TEMAD 'ı gün ve gün yok ediyor ,

Organize başkan bunları yaparken organize olmul bir ekibi de var ;

Etrafındaki kurşun askerlerden oluşmuş , soru sorma olanı biteni sorgulama cesareti birliğe yeni gelen bir erden bile düşük her önüne geleni imzalayan genel başkanı sıkıyönetim komutanı gibi gören aciz , itaatkar bir yönetim kurulu ,

Diğer tarafta yanlışlara karşı refleks göstermesi görevi olan ama etliye sütlüye karışmayan farklı hesapların peşinde koşan bir Yüksek Denetleme Kurumu .,

Bay Hamza 'ın önlerine koyduğu her ihraç doyasını vicdanlarına bile sığmadığı halde sanal bir koltuk uğruna imzalamaktan çekinmeyen yoklukları varlıklarından fazla katip hüviyetine bürünmüş Yüksek Disiplin Kurulu var .,

Bu Genel Başkan organizasyonunda ki bu organize ekip bir ,bir tek , tek bu camiaya yaptıklarından , verdikleri zarardan gönüllü olarak girdikleri bu derneğe mesleklerine , kendilerine geleceklerine olan saygının gereği bir şeyler yapmak için giren görev alan sorumluluk duyan emek veren şube yönetimlerine , başkanlarına , üyelere akıl almaz bir vicdansızlık hiç bir hukukun hatta ahlakın kabul edemeyeceği saçma sapan yalan dolan gerekçeli ihraçlarla dernek dışına çıkardıkları insanların onurları oynamanın hesabını vereceklerdir ,

Meslek hayatlarındaki güce tapan onlara özenen bu korkaklar topluluğu güç sanıp oturdukları koltuktan bir daha hiç kalkmamak üzere Assubay tarihinden silinip gideceklerdir , bundan kimsenin şüphesi olmasın ,

Bu camianın ahı kimse de kalmaz , Ne gaspçı paşalarda ne bize kör siyasilerde nede bu içimizdeki zavallı kimliksiz kalıntılar da ....

/Levent Ulucan/

 

 İyi ki Assubayız, Ne Mutlu Bu Onurlu Mesleği Yaşayanlara Yaşatanlara.,

Adını , sanını , yerini bilmediğiniz ölümün kol gezdiği dağın başındaki Karakol Komutanı Kahraman Assubay Kardeşime ,

Akdeniz'in durgun sularında seyreden aylardır sevdiklerinden sevenlerinden uzak özlemi bembeyaz köpüklü denizlerden büyük geminin makine dairesindeki kirin pasın içinde bembeyaz kalmış Assubayıma selamlar olsun ,

Bir şahin gibi masmavi gökyüzünü delen F-16 sını uçurtmanın gururunu loş hangarın içinde yağ sinmiş elleriyle gecenin bilmem kaçında gece uçuşunda uçuran Uçak Bakım Assubayım benim sana canım feda olsun ,

Bu ülkenin sessiz destanları , İsimsiz Kahramanları Assubaylık Onurunu Dağlardan Ovalardan ,Yaylalardan Denizlerin Mavisine Gökyüzünün sonsuzluguna yazanlara bin selam olsun .,

1970 - 1975 Assubay dirinişlerinde onurları için geleceklerini , her şeylerini , eşlerini kundaktaki bebeklerini bırakarak bizlere yol açan o yiğit Assubay abilerimize selam olsun ,

Ülkemizin kaderini değiştiren haine ilk kurşunu sıkan vatan için ölüme koşarak gidip ölmenin nasıl bir ölümsüzlük olduğunu bütün korkaklara gösteren Assubay Ömer' imize selam olsun ,

Memleket topraklarının dört bir yanında bu millet yaşasın , o nazlı al bayrak dalga dalga dalgalansın diye kahpe kurşunlar da bedenlerini orda bırakanlara hain tuzaklarda , mayın tarlalarında gözlerini ellerini , kollarını bırakan Şehit , Gazi Assubay yoldaşlarıma selamlar olsun ,

Dün Afrinde Zeytin Dalında , Kato da ,. Cudi 'de Düşmanla omuz omuza çarpışan Akıncı Assubay kardeşlerime bir canım var o da onların olsun ,

Haklarımızı gasp eden herşeye , herkese , güce , adaletsizliğe köleci hukuksuz yasalara , koltuk ve makam kölesi olmuşlara karşı eğilip bükülmeyen dava arkadaşlarıma selam olsun ,

Assubaylık Onurunu Yaşayan Yaşatan herkese bizden selam olsun ,

Bugün bilmeseler de , anlamasalar da kabul dahi etmeseler de bugün bizim günümüz .,

Bu güne şanlı sırmalı ay-yıldız 'a Assubaylığa bu ülkenin en güzel insanlarına bugün degil son nefesimize kadar selamlar olsun.....

/Levent Ulucan/

Henüz Genel Kurmay Başkanı Olmadan Evvel Genelkurmay 2.Başkanı Olarak Görev Yaptığı Dönmede Orgeneral Güler Şöyle Bir Açıklama Yapmıştı ,

'' Onları , Assubay'ları' Haklı Gördüğüm Tek Alan Tazminat Talepleri… Emekli olduklarında karşılaştıkları Tablo.
Tek haklı Gözüktükleri Alan O.
Onun da Muhatabı Biz Değiliz . ''....

Ne Kadar Kolay bir Açıklama Değil mi ! Koca Komutan Yönettiği Ordudan , Ordunun En Önemli Kesimini Oluşturan İnsanların Acısından Sorumlu Değil !

Assubayları Ölüme Gönderirken Emir Vermek Ne Kadar Kolay , Ne Kadar Basit .,Hiç Bir Sorumluluğu da Yok Üstelik .,

Ama Bu İnsanların Yaşamak , Adam Gibi , Onların Normlarına Yakın Bir Çizgide Yaşamalarından Hiç Sorumlu Değil , Çin Ordusunun Komutanı Sanki Yaşananların , Haksızlıkların Muhatabı Biz Değiliz Diyor ,

Evet Siz Muhatap Değilsiniz..!

Kendi Yarattığınız O Çağ dışı, Yalnızca Assubayları Yargılayan Köleci Hukuk'un Muhatabı da
Siz Değilsiniz,

Bugüne Kadar , Haksızca Alıp Zenginleştiğiniz, Tazminatların da Muhatabı
Siz Değilsiniz,

Emekliliğiniz de Neredeyse Tamamını Aldığınız Maaşınızın Sadece Yarısını Alabilen Assubay' ların Yoksulluğunun da Muhatabı da
Siz Değilsiniz !

Oyak 'da ki 3/1 Sayınızla Yönetimi İşgal Ederken de Muhatap Siz Değildiniz,
Lojman ve Kamp Paylaşımındaki Adaletsizliğin de Muhatabı Siz Değilsiniz,

Bir Günde Kendi İntibaklarınızı Tereyağından Kıl Çeker Gibi Son Noktaya Kadar Çıkartırken,

Bugüne dek Derecelerini Hak Ettiği Gibi Alamayan , Yada Kör Topal Bir Şekilde Vermeye Lütuf Ettiğiniz İçin 2/3 ' ünde Kıvranan Assubay' larında Muhatabı Siz Değilsiniz..,

Evet Paşam Bu Muhatap Olmadığınız ,
Gasp Ettiğiniz
Bu Hakları Aldığımız da
Muhatabın Kim Olduğunu O Zaman Anlayacaksınız..,

/Levent Ulucan/

CUMHURBAŞKANINA SON MEKTUP

Sayın Cumhurbaşkanım,

Evet bu size yazılmış bir mektup ama öyle bildik , size gelen diğer mektuplardan değil , onun için öyle resmileşmiş ,genelleşmiş klişe başlıklarla devam etmiyorum .,

Size yazılmış , evet şahsınıza ama yazan bir ben , yalnızca ben değilim yüz binlerce isimsiz insan var bu kalemin
ucunda .,

Yüzlerce isimsiz kahraman var , binlerce sesleri duyulmayan haykırışlar var , yüz binlerce sonbahar misali soluklaşmış nefes var ,

Yüzlerce şehit , binlerce gazi vermiş insanlar , bu vatana adanmış yarım kalan hikayeler , kısa kalmış aşklar, bölünmüş aileler ,yetim kalmış çocuklar öksüz yavrular var harflerin ucunda .,

Hepsinden bir şeyler var bu mektupta , hepsinin söyleyeceği bir kaç kelime var , sessiz bir isyan , göz bebeğinde hapsolmuş bir türlü akamayan göz yaşları , için için hep içine kanayan derin yaralar var , onlar yazıyor bu satırları zatıalinize ,

Sayın Cumhurbaşkanım temsil ettiğiniz bu ülkenin Assubayları var ,
Varlıkları her ne kadar bilinmese de herkese , hepinize güven veren birliğimizin teminatı olan ordunun omurgası Assubaylar var , Onlar yazıyor size bu mektubu , yazan eller onların kalemi , ses bizim sesimiz .,

Neden size yazıyoruz ?

Niçin bu kez size anlatacağız dertlerimizi , bu güne kadar kimse duymadı çünkü sesimizi , kimse kulak vermedi ,her şey bize kör , herkes bize sağır oldu , belki de hiç bir zaman ciddiye bile almadılar muhataplarımız bizleri,

Peki Siz bizi dinler misiniz ?

Kalbiniz yeter mi dinlemeye ,ordunun omurgası olan bu aile dışına itilmiş insanlarını anlayabilir misiniz? Devletimiz karanlık hain bir kalkışmanın eşiğinden döndü , bu dönüşümüm kahramanı Assubay Ömer Halisdemir ile ilgili duygulu kelimeleriniz , onunla ilgili konuşurken sesinizin titreyişi belki de onu anarken gözlerinizin dolu dolu olması bizlere bu hissi verdi , işte onun için yazıyoruz size .,

Çok yere yazdık ,söyledik , bazen bağırmak istedik avazımız çıktığı kadar çoğu kez boğazımızda düğümlendi sözcükler, bazen yürümek istedik hep kör yollara çıktı sonumuz ama yine de hiç duyulmadık , görülmedik , belki de biz kendimizi anlatamadık , onun içindir ki bu son mektuptur size .,

Lütfen yalnızca gözlerinizle değil kalbinizle de okuyun bu satırları , vicdanınızla takip edin paragrafları .,

Sayın Cumhurbaşkanı mesela şehit Assubay Ömer 'in göreve başlama derecesini biliyor musunuz ?

Ömür boyu klimalı odalarda sıcacık masalarında görev yapan bir memurdan daha düşük derecede ve kademeden göreve başladığına inanabilir misiniz ?

Ülkenin alev , alev yanan ateş çemberi bölgesinde , azgın denizlerinde , karanlık cephelerinde , adı izi belirsiz kaybolmuş bir dağ karakolunda görev yapan Assubay'a hakkı olan 9/2' ve 8/1  göreve başlangıç derecesi verilmez , herkese verilir de ona çok görülür ne yazık ki .,

Ve bu konuda bizlere verdiğiniz teminat olarak kabul ettiğimiz hayırlı olsun diyerek bitirdiğiniz bir sözünüz var ..! O yüzden konuyu biliyor diye düşünüyoruz ve gereğini sizden hemen yerine getirmenizi diliyoruz .,

Ve çok daha önemlisi ve hayati olan diğer bir konu ;

Şehit Ömer'e ölüm emrini veren Paşa tam yedi tane tazminat alır , Ömerler , Assubaylar bunun bir tanesini bile alamaz , bir tanesi bile çok görülür onlara , Onun içindir ki emekli olduklarında bir tek onların yarı yarıya düşer maaşları , Emir verenlerin değil ölenlerin düşer .,

Kalpleri kırıktır o yüzden üniformayı çıkardıklarında başka bir adaletsiz rüzgar çarpar suratlarına , yıllarını verdikleri o kurum bile yavaş yavaş kapıyı kapatır yüzlerine ., Lojmanlarda oturmak bir şans , bir yaz kampı piyangodur onlar için.,

OYAK 'ın sayısal çoğunluğu onlardadır , ama yönetimde onları bulamazsınız , hep başkaları karar verir Onlar için , Daha çok şey var sayın Cumhurbaşkanı , anlatacak , yazacak çok şey var , siz anlayın artık .,

Ve gereğini yerine getirin , yanlış da anlamayın öyle hiyerarşiye aykırı keyfi bir şey ya da rütbelerde eşitlik falan istemiyoruz .,

Her şey aynı olsun da istemiyoruz , yalnızca Adaleti istiyoruz., Adalet Daha Fazla Gecikmeden ...

Page 1 of 10
genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

GAZİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN TBMM'nin, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'e ''Mareşal'' rütbesi ile ''Gazi'' unvanı verişinin 99. yıl dönümü ve Gaziler Günü dünyayı sarsan Covid-19 Virüsü nedeniyle bu yıl ne yazık ki törenlerle kutlanamayacaktır. Kahraman gazilerimizin, oluşan bedensel engellerinin yanında başta devlet...
Cumartesi, 19 Eylül 2020
MHP Genel Başkan Yardımcısı M. Hidayet Vahapoğlu ile Konya Milletvekili Esin Kara tarafından hazırlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu. acaba bu teklifden haberdar mısınız.Buna karşı bir görüşme bir işlem yapıldı mı.GerekiyorsabMhp ile direk irtibata geçilip bu teklifin geri çekilmesi sa...
Perşembe, 17 Eylül 2020
ULUSUMUZUN BAȘI SAĞ OLSUN ... Van’ın Çatak ilçesinde teröristlerle meydana gelen çatışmada Jandarma Yüzbaşı Mahmut Top, Jandarma Uzman Çavuş Yusuf Uyar ve Jandarma Uzman Çavuş Sezer Uçar şehit olmuştur. Kahraman askerlerimize Tanrı'dan rahmet diliyoruz, mekanları cennet olsun, vatan size minnettardır.
Cumartesi, 12 Eylül 2020
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ