Ersen Gürpınar

Ersen Gürpınar

 

İntibaklar furyasında meşgul iken TEMAD Gn.Mrk. blançosu sitesinde açıkladı,

Yasak savmak için tamamen teknik olan bu blançoyu gördüğümde aklıma bir hikaye geldi ;

Atın bir tank kadar kıymetli olduğu dönemde alaydaki atlardan biri ölür,  at ölünce alay komutanı telaşlanır. Çok sert eski Osmanlı paşasının tepkisini azaltmak için veterinere "Aman oğlum iyi bir ölüm raporu hazırla" emrini verir. Veterinerin yazdığı   ölüm raporunu alan Paşa  atın ölümünü belirten tıbbi terimlerden bir şey anlamaz ve raporun altına bir not düşer

“Farsi tıbbiyenin Allah cezasını versin, beygir neden öldü onu yaz.”

TEMAD’ın bilançosu da aynı. Bu bilançoda aidatların,hazine yardımlarının,gayri menkul gelirlerinin, bizlerin mücadele adına gönderdiğimiz milyonların, varsa komisyonların (!) nereye harcandığını  hanginiz anladınız?

Peki harcamaların ne olduğunu bilmeden savunan yalaka takımı; siz bırakın ayrıntıyı harcama kalemlerinin  neler olduğunu biliyor musunuz, bilmiyor musunuz? Her iki durumda da  bu konuda neden tek kelime yazmadınız...

Yoksa yazarsanız gelir gideri sorguladığı için  ihraç edilen Gn.Bşk.Yrdc. Tamer Yılmaz gibi İhraç edilmekten böylece nemalanmaktan mahrum kalmaktan mı korktunuz ?

İntibaklar, tazminatlar,başlangıç dereceleri gibi temel ekonomik sorunlarımız için 40 yılda bir ele geçen  fırsatı değerlendirelim TEMAD yönetimi muhatapları ile görüşsün  görüşemiyorsa şubelerden bir heyet oluşturulsun teklifimize hakaretlerle yanıt verenler şimdi de  adaletsiz başlangıç dereceleri yüzünden eksik çıkan intibaklarda bile yalakalıkta sınır olmadığını kanıtlarcasına önceleri "intibaklar ayrı başlangıç dereceleri ayrıdır, sıra 9/2 ve ardından tazminatlarda”  diyerek adaletsizliğe isyanın tepkisini azaltmak ve intibaklarda muhatapları tarafından kabul edilmediği için aciz duruma düşen ağababalarını savunmak için algı  yarışmasına girdiler.

Şimdi de bu aciziyetin sonuç vermeyeceğini anlayınca da bu kez  “Adaletsizliği savunma”  gayretine düştüler. Ne diyor TEMAD destekli  sitesinin şeyhül-muhabiri; intibaklar büyük bir başarıdır öyle binlerce kişi mağdur olmamıştır yüksek okul mezunlarına bir derece verilmiş olsa 2003 sonrası mezun olan MYO ve fakülte mezunlarının bir kademe önüne geçer bu da adaletsizliğe neden olurmuş ,bu konuyu adaletsizlik diyerek milletvekillerine basın mensuplarına anlatmak intibak yasasına gölge düşürürmüş...

Mantığa bakar mısınız...

Sözde assubay olan biri  neredeyse  biat ettiği başarısız yönetimi savunmak adına bir emirle ölüme gönderilen meslektaşlarının  klimalı ofislerde görevli memurlardan daha alt kademeden göreve başlatılmasını, yüksek okul mezunlarına lise mezunları gibi bir derece verilmediğini onların 2003 yılından beri uygulanan dereceye eşitlendiğini gözardı ederek adeta haksızlığı hukuksuzluğu eşitsizliği savunuyor.Assubaylara önyargılı davranıp tahakküm uygulayan zihiniyetin adate temsilcisi ve adeta böyle dostun varsa düşman aramayın sözüne uyanlara söyleyecek söz bulmakta zorlanıyorum  ve PES mi demek lazım YUH mu demek lazım karar veremedim.

Ey kişisel hesaplarla mücadeleyi heba eden,muhatapları ile gürüşemeyip tesadüfi kazanımları sahiplenen yönetimin algıcı takımı ve TEMAD yönetiminin gaflet,delalet içinde olan yöneticileri  Bize masal anlatmayın onlarca olumsuzluktan sadece aşağıdaki sorulara yanıt verin; Tabii yüreğiniz yetiyor vicdanınız elveriyorsa....


-TEMAD’ın  aidat,gayrimenkul,bağış gelirleri, hazine yardımları ticari faaliyetlerden aldığı komisyonlar nedir nereye harcanmıştır?

-Başlangıç derecesindeki adaletsizlik yüzünden binlerce meslektaşımızın mağdur olduğu intibak konusunda kimlerle görüştünüz, 

 Bu adaletsizlikteki ısrarı kime nasıl anlattınız nasıl bir tepki ile karşılandınız, ya da sırada 9/2 var derken bunu neye dayanarak  söylüyorsunuz?

-Tazminatlar büyük bir olasılıkla sadece 1'inci derecedeki assubaylara verilecek, başka sürprizler var mı yoksa tazminatlar da intibaklar gibi binlerce kişinin mağduriyetine neden olursa bunu da başarı diye lanse etmeye devam edecek misiniz?

-Diyalog olmadan temsiliyet olmaz,  genelkurmay nizamiyesinden içeri alınmayanlar bu görüşmeleri nasıl kiminle yapacaklar ?


Bunlara adam gibi yanıt verip sorgulayabiliyorsanız açıklayın toplumu bilgilendirin,desteğimiz istiyorsanız belirtin biz bugüne kadar olduğu gibi yine hertürlü desteği veririz; 

Bunu yapamıyorsanız algı operasyonlarınızın,laf salatalarınızın, masallarınızın  Allah cezasını versin; çünkü kişisel hesaplarınızla bu mazlum zümrenin kaderi ile oynuyorsunuz...

 

Saygıdeğer Meslektaşlarım

Assubaylar, bu ülkeye ve ordusuna sadakatini teri,kanı ve canı ile kanıtlayan karşılığında sadece adalet talep eden bir mesleğin mensuplarıdır.

Her kurum kendi personelini koruyup kollarken TSK bir emirle ölüme gönderdiği assubaylarına ön yargılarla sosyal ekonomik ve insanî haksızlıklar yapmakta olduğunu artık sağır sultan biliyor. Bu adaletsizliği önlemek adına en ciddi ve çileli mücadele 1971 Astsubay eşlerinin yürüyüşü ve OCAK 1975 protesto eylemleridir. Günün antidemokratik şartlarında eyleme katılanlara büyük baskılar uygulanmış; ancak bu mücadele ateşi hiç sönmemiştir,adaletsizlikler sona erinceye kadar da sönmeyecektir.

Örgütsüz mücadelede başarı sağlamak mümkün olamaz, bu nedenle TEMAD bizlerin mücadele önderi olmuştur.

İnternetin iletişim ve örgütlenmede sağladığı imkanlarla ilk bu sitede örgütlendik,mevcut TEMAD yönetiminin yetersiz kalması nedeniyle insiyatif alarak  tüzel kişiliğimiz,ödeneğimiz,aidat ve gayrimenkul gelirlerimiz olmadan özverili arkadaşlarımızla  Cumhuriyet tarihinde ilk kez ulusal bir gazete ilanı ile haksızlıklarımızı kamuoyuna duyurup mücadele kararlılığımızı ilan ettik.Davamıza inandırdığımız yazarların desteği ile onlarca makale yanınlandı,protesto yürüyüşü, günler süren yazı dizileri  ve mail kampanyaları ile birçok taşın yerinden oynamasını sağladık.

Bizi özveri,kararlılık ve bilgili yönetimlerin temsil etmesi için bu sitede kurulan TEK YÜREK grubu ile yeniden canlanmanın ilk adımları atıldı ve bayrağı YENİ OLUŞUM grubuna devrettik. Denizler dalgalanmadan durulmaz ata sözündeki gibi bu grup kendi arasında bazı anlaşmazlıklar yaşadı 2011 yılında Sn.Ahmet KESER yönetimini bir umut olarak görerek şahsım ve arkadaşlarım adına aşağıdaki yazım ile desteklerimizi belirttik, çalışmalarımızla yanlarında olduk.  

http://www.emekliassubaylar.org/component/k2/item/219-bu-son-sansimiz

Sayın Ahmet KESER ekibinin seçilmesi üzerine yazdığım aşağıdaki linkteki yazımda özetle “TEMAD yönetimine seçilen Sn.Ahmet KESER ve ekibini kutluyorum. Sorunlarımızın çözümünde yapacakları çalışmalarda, başarılı olmaları için, maddi ve manevi desteğimiz ile 'şartsız olarak' yanlarında olacağımızı, sizler adına bir kez daha hatırlatırım!” diyen bendim.

http://www.emekliassubaylar.org/component/k2/item/226-yeni-bir-umut-yeni-bir-baslangic

 Sn.Ahmet KESER’in televizyon konuşmalarından sonra Genelkurmay açıklamasına  aşağıdaki yazı ile tepki veren,TEMAD derneğimizin icraatlarını destekleyen yine bendim.

http://www.emekliassubaylar.org/component/k2/item/355-bana-bir-masal-anlat-baba 

Sn.Keser’in şimdi etrafında ona yalakalık edenler sessiz kalırken verilen orduevi yasağına tepkimi aşağıdaki yazı ile dile getirdim.

http://www.emekliassubaylar.org/component/k2/item/410-kendimi-ihbar-ediyorum

Derneğimizin mücadeleyi daha etkili sürdürebilmesi için maddi olarak desteklenmesi gerektiğini belirterek site yönetimi adına cüzi 500 lira katkı ile aşağıdaki yazımızla maddi destek kampanyasını başlattık.

http://www.emekliassubaylar.org/component/k2/item/404-onur-seferberligi

Haksızlıklarımızı en üst noktada duyurmak adına  bir basın toplantısı yapıldıktan sonra assubayların yoğun olarak ikamet ettiği yerlerde eş zamanlı sonuç alınıncaya kadar açlık grevleri yapalım önerimiz dikkate alınmadan uygulanması imkansız ve gereksiz olan illegal örgütlerin eylem biçimi olan ÖLÜM orucuna karar verilmesine rağmen eylemlere destek için yollara döküldük, bizleri kurşun asker gibi  gören yönetime yine de itiraz etmeden sağlık ve ekonomik sorunlarımıza rağmen eylemden eyleme koştuk. Mücadele tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğin verdik.

PEKİ NE DEĞİŞTİ ?

Sosyal medyada estirdiğimiz fırtınadan sonra  sağlanan televizyon programlarında kamuoyu bir üniforması da kefen olan assubayların klimalı ofislerde görevli memurlardan daha alt kademeden göreve başlatıldığını duymadı, bunun yerine bizlerin hiçbir yarasına merhem olmayan ŞEZLONG ALBAYI-REZERVE PAŞA-GÜZÜN PAŞA-GENELKURMAY LAĞV EDİLMELİDİR tarzındaki maksadı aşan eleştiriler yüzünden genelkurmay ile diyalog sonlandırıldı. Diyalog olmadan temsiliyet olmayacağı için site yönetimi olarak TEMAD yönetimine  “Mail kampanyası” teklifinde bulunduk. Bizlere TEMAD web sayfasında bunun mümkün olamayacağı sitede yapılmasını destek vereceklerini söylediler, kampanyayı yaptık site yönetimine gelen mail suretlerinin tetkikinde  bırakın genel merkez yönetimini şubelerin birçoğunun katılmadığını gördük ve bunun değerlendirmesi üzerine bu yönetimin kişisel hesaplar ve  mevcut zihniyeti ile sorunlarımızı çözemeyeceğini anladığım için bu olumsuzluklar terk edilinceye kadar zor olan yolu seçip saldırı, hakaretleri göze alarak muhalif olmayı tercih ederek “Yönetime desteğimi askıya aldığımı“ belirten aşağıdaki yazımı yazdım. Sn.Keser şimdi sorunlarımızın duyurulmasındaki bu kampanyayı 17 bin mektupla genelkurmayı şaşına çevirdik diyerek kendi başarısı gibi lanse etmektedir...

http://www.emekliassubaylar.org/component/k2/item/685-boyle-mucadele-olur-mu

 

Değerli Meslektaşlarım

TEMAD yönetimi tüm uyarılarımıza rağmen kişisel hesaplarla hareket edip başarı önünde en büyük engeli kendileri koymuştur . 40 Yıldır devam eden sorunlarımızın ekonomik olarak en önemlilerinden 1. Başlangıç derecelerindeki adaletsizliğin giderilmesi 2. 2003 öncesi  mezunların intibaklarının yapılması 3. Görev koşulları ve sorumluluklarının karşılığı olan tazminatların ödenmesi. Bu konularda  ilk kez Sn.Genelkurmay başkanımız ve Başbakanımız çözüm sözü ve iradesini gösterdiler.

TEMAD yönetiminin bizleri temsil etmesinden değil etmemesinden şikayetçiyiz. Vaatler açıklandığı zaman  gidin muhataplarınızla görüşün görüşme imkanınız yoksa TEMAD şubelerinden bir heyet oluşturun Genelkurmayın katılmadığı hiçbir teklif yasalaşmaz, diyalog olmadan temsiliyet olmaz bu şansı heba etmeyelim uyarılarımıza  yalaka takımı hakaretlerle, iftiralarla karşılık verirken  Genelkurmayı yok sayan,rol çalmakla başarıyı sahiplenmekle suçlayan açıklamalarla şubelere müjdeye koştular, sonuçta hepimizin bildiği gibi binlerce meslektaşımızın derdine derman olsa da  intibaklar, adaletsiz başlangıç dereceleri ve yüksek okul mezunlarının yok sayılması ile beklentilerimize yanıt vermeyen bir şekilde yasalaştı.

Hatalardan ders alıp bu adaletsizliği gidermek, tazminatlarda da süprizler yaşamamak adına yeni bir mücadele statejisi belirlemek toplumu mantıklı açıklamalarla yanıtlamak yerine yine görevden tanıdığımız yandaş ve yalaka takımı ile algı operasyonları ile başarısızlığın tepkilerini önleyip zaman içinde unutturmaya çalışırken aynı zamanda  mağdur olduğu için haklı sitemlerde bulunan  arkadaşlarımızı "Biraz daha çalışsaydınız, boşuna okumuşsunuz" gibi alaycı  ifadelerle kıracak açıklamalar yaptılar. Empati yapın, geçim sıkıntısı çektiğiniz günleri hatırlayın;bir kademe yüzünden tazminatlarla birlikte her ay eksik 700-800  lira maaş alacak durumda olsaydınız siz ne düşünürdünüz?..

Meslek hayatında üç er’e komuta etmemiş, bir plan projede fikri sorulmamış üç kelimeyi yazmaktan aciz cebinde yönetici kartviziti bulunan biri  Başlangıç derecesinin intibakların mihenk taşı olduğunu unutturmaya çalışarak Neymiş efendim büyük bir başarı kazanılmış! Sanki intibaklar mahalle muhtarı ilmuhaberi ile yapılmış gibi; Başlangıç dereceleri için yasa gerekiyor, İntibaklar ayrı  başlangıç dereceleri ayrı bir konudur,  şimdi sıra TEMAD yönetimi çalışmaları ile   9/2 ve 8/1' in ve tazminatın gerçekleştirilmesindedir,  diye ısmarlama yazı ile ahkam kesiyor...

Bir diğeri kalkmış şu an mevcut muvazzafların 2003 yılından beri 9/1 ve 9/3' ten göreve başladıklarının bilincinde bile olmadan bilmem ne dağının tepesinde nöbet tutan isimsiz kahraman  assubayım senin de intibakını yaptık masalı anlatıyor. Yalakalığın bile sınırı vardır, sen önce  yüreğinde  o dağlarda görev yapan meslektaşının klimalı ofislerde görevli memurlardan daha alt kademeden göreve başlatılmanın adaletsizliğini hisset, bunun çözümü için katkı sağla  ve  sonra  yüreğin yetiyorsa patronlarına bu adaletsizliğe hatırlat...

Assubayların özgür sesi sitenin kurucularından  olmakla övünen, genel merkez tepkisinin endişesi ile  kendini tanıtan, TEMAD başkanı olmasını sağlayan sitede bayram mesajı bile yayınlamaktan çekinen biri  baş muhabir olarak yönetim destekli sitesinde  adaletsiz de olsa verilecek iki kademe ile kişisel beklentisi sağlanacak bir meslektaşın  AİHM açıp usul yönünden ret edilen davası ile ilgili "AİHM vermediğini TBMM verdi bunu TEMAD sağladı" diyerek adaletsiz başlangıç derecelerini  ve emeksiz başarıyı sahiplenen biat ettiği   yöneticilere şirin gözükmek adına   yol arkadaşlarını yolda bırakarak,  namusuna teslim edilen bilgileri yayınlayarak  savunmaya çalışıyor. Aynaya bakıp sorsun; Değer mi ?..

Eleştirilerimiz aymazlıkların kişisel hesapların önlenmesine yöneliktir, mail kampanyamız üzerine bizlerle irtibata geçen genelkurmay temsilcisi ile  kişisel görüşmelerimizle birileri gibi  kendimize rant sağlamak 67 yaşında Paris Askeri Ateşeliğini hedeflemek adına yapmadığımızı , hiçbir kişisel hesabımızın olmadığını vicdan ve sağduyu sahipleri bilmektedir.

Haklı eleştirilerimiz yayınlanıncaya kadar mücadele adamı, duayen,kanaat önderi gibi süslü iltifatlarda bulunan yönetime biat etmiş yönetim destekli yalakaların kendi kişiliklerini yansıtan haksız, mesnetsiz  hakaret ve iftiralarına  onların seviyesiz çukur ortamında  çamurlarına bulaşarak muhatap almak benim tarzım değildir. Bu ahlaksızlıklar onların yakasında ömür boyu bir utanç yaftası olarak kalacaktır...

Hepimiz belli bir yaşta belli bir birikimdeyiz, gelişmeleri vicdanımızla değerlendirmeliyiz. TEMAD yönetiminin bundan sonra alacağı tavrı izleyin, hâlâ gaflet ve delalet içinde mi bulunacak yoksa bunca adaletsizlikten sonra vidanî ve ahlakî değerlerden ders alıp görevini mi yapacak? Hep birlikte izleyeceğiz.  Bu yönetim sizi temsil ediyorsa başarılı ise destekleyin, değilse iradenizle değişimini sağlayın;  aksi halde  şikayet etmeye hakkınız olmayacaktır.  TEMAD  bu adaletsiz başarının gölgesinde sığınmaya deva ederse   lokal işletmesi birkaç küçük sosyal faaliyetle yetinen Kanarya sevenler derneği gibi dar bir çerçevede kalacaktır.

Ben yıllardır yüreğimde haksızlıklara karşı oluşan isyanımı dile getirmek için bu mücadeleye gönüllü olarak beklentisiz destekler  verdim, hatalarım olabilir ama art niyetim olmadı, Ahlaksızları, mücadeleyi kişisel amaçlarına alet edenleri Allah'a havale ediyorum.  Mücadeleye nacizane katkılarımdan dolayı da kimseden hak talep etmiyorum, bana hakkı geçenler varsa helal etsinler.

 Herşey gönlünüzce olsun; huzur ve adalet dolu günler diliyorum. Hoşçakalın .

Deneme

Ocak 01, 2016
Denemedir 

Değerli Meslektaşlarım

“Yalnız kendi menfaatini gözeten

Meslektaşın olsa da gönül bağlama

Fayda görmezse düşman kesilir sana”

Ne zaman bir olumsuzluğu,assubay adının ve  mücadelenin kişisel hesaplara kurban edilmesini eleştirsek ya da mücadelemiz için olumlu çalışmalar yapsak görevden tanıdığımız  birilerine yaslanmadan ayakta duramayan kendilerini sözüm ona TEMAD ve mücadeleye gönül vermiş  kişiler olarak tanıtmaya çalışan onur ve ahlak yoksunu olan riyakar takımı,  eleştirilerimizi TEMAD tüzel kişiliğine ve mücadelemize zarar veriyor algısı yaratarak mesnetsiz iftiralar ve hakaretlerle bizi bezdirmek,lanet olsun diyerek susturmak istiyorlar.

Bu riyakar takımının  başı maalesef  Sn.Keser'e hizmetlerinden dolayı genel başkan yardımcısı yapılan Sami Başkaya’dır.  Eylem isteyen meslektaşlarımıza "eylem diye tutturanlar gaz yemek istiyorsan aç evdeki Aygazı milletin vergisinden beleşe niye konuyorsun geri zekalı" diyerek hakaret eden ama ölüm orucunda  kebap yiyerek  çakma eylem önlüğü giyen eleştiri yapanlara hakaretlerine  YAŞ ÜYELERİNİN MEZARINA TÜKÜRECEĞİZ  tarzındaki assubaylara tepki olarak dönen söylemlerinin dozunu arttırarak sürdüren  bu ahlaksız kişi  Tefeciden kurtulmak hiçbir edebi değeri olmayan bir kitabı duygu sömürüsü yaparak assubaylara satmak, TEMAD’ın tanıtım fonundan ve diğer olanaklarından nemalanmak için yönetime yanaşmıştır.

Diyetini ödemek için mücadeleyi kişisel çıkar ve egolarına alet eden bir grup zavallıyı örgütleyerek başarısızlıkları gizlemek, kişisel hesapların sorgulanmasını engellemek adına meslektaşlarına ahlaksızca iftira ve hakaretlerle gündem değiştirme faaliyetlerini yürüterek mücadele tarihinin  en büyük maddi ve manevi desteğinin verildiği bir dönemde  yarattıkları kaos ile  en büyük umutsuzluğa ve birbirimize tahammülsüzlüğü neden olmuşlardır.

Maksadı aşan eleştiriler, hakaretlerle ve davranışlarla genelkurmay ve hükümet ile diyaloğu sonlandıran  umutsuzluk içinde beklerken mücadele gönüllülerinin gayretleri, sitenin çalışmaları ve en önemlisi  yeni Genelkurmay başkanımızın hisleri ile değil, adalet duygusu ile hareket ederek TSK yapılacak personel iyileştirmelerine  emekli assubayları da katması üzerine başbakanın ikna edilmesi ve seçim vaatleri olarak diğer birçok kamu görevlileri gibi assubayların intibak ve tazminat konularının çözüleceği sözü üzerine hepimiz adaletin gerçekleşeceği konusunda umutlandık.  

Bu konuda ilgili makamları ziyaret edip teşekkürlerimizi, varsa yasadaki olumsuzlukları gidermesi gereken TEMAD yönetimi sözüm ona genelkurmayı yok sayarak, hâttâ “Başbakanın açıklamalarını duyan genelkurmay başkanı apar topar assubayları toplayarak başarımızı sahiplenmeye fırsatçılık yapmaya kalktı -Temad'dan rol çaldı” gibi aklın, mantığın, ahlakın kabul etmediği açıklamalarla başarıyı sahiplenmek için şubelere müjde ziyaretlerine koşarak kaybolan  imaj ve prestiji sağlamaya çalışmışlar, ancak ne hikmetse  mimarı oldukları başarının (!)  içeriğinden tek kelime söz etmemişlerdir. Bunların yanlışlığını, diyalog olmadan temsiliyet olamayacağını, hakaret ederek hiçbir düşüncenin kabul edilemeyeceğini hatırlatmak suç mu?

Başarısızlığın psikolojik ezikliği altında ezilenlere hizmet etmek sırtlarının sıvanmasını sağlamak amacında olanlar için ne yazık ki suç!... 

Bu ahlaksız takımı bizleri sözde itibarsızlaştırmak çalışmalarımızı engellemek, etkisiz hale getirmek için kişiliklerinin gereği yine hakaret ve iftiralara başladılar.

HDP, teröre verdikleri  destekle hepimizin tepkisini çeken ama sonuçta yasal bir parti olduğu için reklamları gazetelerde, televizyonlarda, sosyal medyada yayınlanan bir parti olunca hepimizin sayfalarında istem dışı facebook ve google tarafından reklamları yayınlanıyor, bu reklamlardan biri de  (gerçi kimse görmemiş)  Assubayların özgür sesi www.emekliassubaylar.org  sitesinde yayınlanınca  Başkaya ve takımı  ömrünü bu ülke ve bayrağı için hizmetle geçen bu uğurdaki yemini hâlâ geçerli olan yönetimdeki arkadaşları ve özellikle beni PKK sempatizanı ilan etme haksızlığı ve ahlaksızlığına  kalkışmışlardı.  Yanıt verdik, attıkları çamur bize yapışmadı ama onların eli hala çamurlu...

Haklarımızla ilgili sesiz kalanları eleştirince  bu kez aldığı talimatla aynı konuyu assubay adını hainlere kullandırmak ithamı ile mücadeleye tek katkısı olmayan ama yalakalığı sayesinde 5 yıldızlı otellerde yönetim tarafından bizim mücadeleye destek için gönderdiğimiz paralarla ağırlanan Turgay İyialkan paylaşınca kendisine,içlerinde assubaylara hakaret mesajları arşivimizde bulunan hâlâ rant peşinde koşanların olduğu  bu nemacı  takımının bizler için kullandığı burada dile getirmekten bile hicap duyduğum küfürlerine karşılık  yazmak yerine ÖZEL’den  "bu nasıl bir vicdansızlıktır, Allah senin cezanı versin" diye yazdım.

Özelden yazdıklarımızı  etik ve yasal sorumluluğuna  rağmen yayınlamaktan çekinmeyenlerin avukatlığına soyunan kerameti kendinden menkul  kendisine tanınan 4 saatlik televizyon programında 4 kelimeyi bir araya getiremeyen sözde  mücadele gönüllüsü yumuşak görünümlü kişi  gece saat 03'te eleştiride bulunan meslektaşımızı "sen nasıl olur da benim başkanımı  eleştirirsin" diyerek tehdit edecek kadar sert havalara (!) giren  zavallı Sadakoğlu   benim Assubaylar günü kokteylindeki ve yurtdışı gezimin fotoğrafını yayınlayarak  “Sen de 5 yıldızlı otellerde zıkkımlanmadın mı, Avrupa'da gezmediğin ülke kalmamış ama TEMAD’a yardım kampanyasına verdiğin beş kuruşu dile getirip fakir edebiyatı yapıyorsun" diyecek kadar akıl dışı değerlendirmede bulunmuştur .

Ben o kokteyle yalakalar kontenjanından değil delege ve şube yöneticisi olarak şubemi temsilen katıldım. Avrupa gezilerimi de aynı şekilde TEMAD kontenjanından faydalanarak yapmadım;  durumum iyi diye sizlerin  tek kuruş katkısının olmadığı mücadeleye katkı için gönderdiğimiz paralarla birilerinin saltanatını devam ettirmesine, yalakaların nemalanmasına, eylem için Ankara'ya gelip orduevinde yer bulamadığı için sabahçı kahvelerinde bekleyenler varken eşin, dostun, onların çocuklarının 5 yıldızlı otellerde sürekli haksız sefa sürmesine sessiz mi kalmalıydık? 

Avrupa turları  bittiği için gelecek yıl kısmetse Amerika'ya gideceğim, ama  birileri gibi F. Gülen’in elin öpmeye değil kendi paramla gezmeye gideceğim !..

Ben naçizane bu mücadeleye mesleğimi riske atarak ömrümü verdim, bugün çoğunun intibak sorunu olmayan  yalancı pehlivan gibi ortada dolaşan, mücadeleyi siyasi ve kişisel çıkarları için kullananların bizi “genelkurmaya yaranıyor,şikayet ederek şirin gözükmeye çalışıyor,adını ön plana çıkarıyor” tarzındaki suçlamalarına aldırmadan katkımı sağlamaya devam edeceğim.  

Mücadeleyi kişisel ego ve çıkarlarına alet eden zavallı takımı sizlere bir kez daha sesleniyorum; ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz; yalakalık kolay, yüreğiniz yetiyorsa  mücadeleye katkı sunun, yazdıklarımızın yanlış olduğunu adam gibi ispat edin, olumsuzlukları başarısızlıkları, aymazlıkları eleştirin, 

Bizler çalışmalarımızla Yunan assubaylarının sesini duyurmuyoruz,  assubayların özgür ve gerçek sesi www.emekliassubaylar.org sitesindeki çalışmalara,  kampanyaya destek verirsem, yazarsam Ahmet KESER ne der diyerek susup sonra çakma sitelerde TEMAD bülbülü olanlar, yanlışları başkanınınızın  kişisel hesaplarını başarısızlıklarını savunup algı yaratmaya harcayacağınız zamanın bir kısmını  özverili meslektaşlarımızın katkıları ile yapılan ve sonuç alınan bu güzel çalışmalara katkı olarak harcayın; çünkü riyakarlığın sonu yok ,vebali çok ...

Bu sorun hepimizin sorunu, gemi batarsa hepimiz batarız, ama  siz hâlâ gemiyi rotadan çıkaran kaptana şiirler,övgüler yazıyorsunuz,eleştirenlere ahlaksızca saldırıyorsunuz;  gemi batınca ilk terk eden yine sizler  olacak ve yeni sahibinize koşacaksınız.  Bugün iktidarı ile sahte iltifatlarla ayakları yere basmayan kişinin de Allah geçinden versin yarın cenazesinde siz olmayacaksınız.

Şimdi söyler misiniz,  sizin seviyenize,çukurunuza  inmeden aynı hakaretleri kullanmadan bizde saklı kişisel aymazlıkları dile getirmeden Allah cezanızı versin diyorsam haksız mıyım? Yine tekrar ediyorum,  Assubay adını kişisel hesaplarına alet edip gerçekleri savunanlara saldıran ahlaksız müfteriler  bunun ayıbını ömür boyu bir yafta olarak boynunuzda taşıyacaksınız,  ama yine de   ALLAH SİZİN CEZANIZI VERSİN. 

Meslektaşlarım bu yoğun gündemde zorunlu olarak yazdığım bu yazım için kusura bakmasınlar.

Hepinize  huzur ve adalet dolu günler diyorum.



 

 

 

Saygıdeğer Meslektaşlarım

Sözün bittiği yerdeyiz...  

Yıllardır ön yargılı haksızlıklar için mücadele ediyoruz.

Hayal kırıklıkları yaşadığımız dönemler oldu “Ön yargıyı kırmak atomu parçalamaktan zordur” dedikleri gibi elbette  yasal temsilcimiz TEMAD’ın yöneticilerinden mucizeler beklemedik, ama üyelerine saygılı özverili şeffaf bir yönetim sergilemelerini bekledik üstelik bu bizim hakkımızdır. 

Yönetime seçilmek için  tüzükteki amaçları gerçekleştirmek için aday olan Sn.KESER ve ekibi TÜZÜK’teki en önemli :

“Dernek üyelerinin sorunlarının çözümü için gereken yasal ve idari girişimlerde bulunur” maddesine ek olarak ;

“Birinci önceliğimiz; yıllardan beri çözüm bekleyen özlük haklarımızı almak olacaktır.Özlük haklarının alınması için ilgili, yetkili ve etkili kurumlarla sonuç alınıncaya kadar müzakereler kararlılıkla yürütülecektir.” Vaatleri ile bizlere sorunlarımızın çözüleceği sözünü  vermediler mi?

Peki gerçekleştirdiler mi? Elbette gerçekleştirmediler;  bir tek başarıları var mı?

Eylem dediler koştuk,para dediler gönderdik destek dediler yanlarında olduk, ama onlar bizi temsil ettiklerini unuttular adeta kurşun asker gibi görmek bir yana tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğini almalarına rağmen kişisel hesaplarla en büyük hayal kırıklığını yaşattılar. 

Zararın neresinden dönülürse kârdır."  "Kendi özeleştirinizi  yaparak, TÜZÜK’teki görevlerinizi, verdiğiniz vaatleri hatırlayıp, şube başkanlarınızla birlikte toplanıp bu toplumu yeniden kucaklayan kararlı, özverili bir mücadele stratejisi belirlemek zorundasınız. Aksi halde KANARYA SEVENLER ve YEŞİLOVALILAR derneğinden farkımız olmayacaktır.” Tarzındaki dostane uyarılarımızı dikkate almak bir yana muhataplarımıza  ve assubay sevdalılarına  kadrolu tetikçileri, mücadeleden kişisel çıkar sağlayan yandaşları tarafından  ahlaksızca hakaret ve iftiralara maruz bırakıldık.

Ne umut kaldı ne mücadele  derken ; Seçimler nedeniyle başbakanın birçok kamu görevlisi gibi bizlerin de sorunlarının çözüleceği müjdesi ve yeni genelkurmay başkanımızın  TSK personeline yapılacak iyileştirme çalışmalarına hisleri ile değil akıl,mantık ve adalet duygusu ile yaklaşarak bizler için hayati öneme haiz intibaklarımız ve tazminatlarımızla ilgili siyasi otorite ile görüştüğünü, sorunların çözüleceğini bildirmesi ile tekrar umutlandık.  

Basından ve bizlerden duydukları bilgileri  işte başarı diyerek şubelere koşanlar muhataplarımıza teşekkür etmek, yasada oluşabilecek olumsuzlukları önlemek adına diyalog yerine “Genelkurmay bizden rol çalıyor, Bu iyileştirmeler yaptıklarını affettirmez,siyasi otorite karar verdi genelkurmay devre dışı,Başbakanın vaatlerini duyan genelkurmay başkanı apar topar assubayları toplayıp başarımızı sahiplenmeye çalıştı, fırsatçılık yapıyor”  tarzında mantıksız  açıklamalar yaparak yeniden tepki çekiyorlar .gibi kabul edilemez ortamı geren açıklamalar yaptılar;

Belirttiğim gibi TEMAD yönetiminin içeriğini açıklayamadıkları  bu çalışmalarla kesinlikle ilgisi yoktur, günü kurtarmak, başarıyı sahiplenmekle meşguller “Siz görüşemiyorsanız şubelerden bir heyet oluşturulsun yasadaki bir olumsuzluk için artık yeniden mücadele için ömrümüz yetmez TEMAD dağılır, birlik beraberlik son bulur, kurumumuza olan aidiyet duygumuz biter sözlerimizi duymuyorlar. Peki ne mi yapıyorlar ?

*Yurt içi turistik gezi  ortamında sözüm ona şubeleri dolaşıp masal anlatıyorlar.

*Daha önce yazdığımız ANKARA-AYAŞ’da dağ başındaki  yüz misli fiatla satılmaya çalışılan imarsız tarlaya zam yaparak haklarımızla ilgili yasaların akıbetini merak edip uykusu kaçan  üyelere bilgi vermek yerine mesajla reklam yaparak komisyonculuğa devam ediyorlar.

*Ortalık harman yerine dönmüş  yasa teklifleri ile ilgisi spekülasyonlar,endişeler,bilgi kirliliği devam ederken  genelkurmay ve hükümetini gerekirse kapısında yatmak yerine birilerini zengin etmek adına yeni ticari anlaşmalar yapıyorlar.

Bundan kısaca bahsetmek istiyorum.

Malumunuz  Trafik sigorta teminatlarında değişiklikler yapıldı ve 8 yıl geriye işleyen  yasada:

Trafik kazalarında ölen kişinin ailesi ya da bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından yoksun kaldıkları destek zararlarının tazmini sağlayan hükümler getirildi “ Yani 8 yıl geriden başlayan süreç içersinde ölenlerin mirascıları yaralanan, sakat kalanların kendileri tazminat alabilecek”

Bu yasa çıkınca yeni danışma şirketleri çıktı, hastaneleri köyleri dolaşarak ve çeşitli araçlarla mağdurlara ulaşıyor danışmanlık avukatlık hizmetini vererek belli bir komisyon ile milyarlar kazanıyorlar; TEMAD,  “Dosteli Hasar yönetim danışmanlık hizmetleri “ adında bir şirketle protokol yaptı, yapmasına da, 

Bunu tüzüğün ve etik kuralların neresine sığdırdı?

Birincisi anlaşmanın 5'inci maddesinde TEMAD’ın bu protokolden sorumluluğu sadece üyelerine duyurulmasından ibarettir ; denilmektedir;  Tercümesi:  Bizim bundan kazancımız yoktur, Kızılay menfaatine destek oluyoruz diyorlar tıpkı assubaylara yüz misli fiatla satılmak istenilen tarla hissesinden kimin ne kazandığının bilinmemesi gibi ...

İkincisi, bu bir hizmettir ,assubayları bilgilendirmek istedik diyebilirler;  iyi güzel de hani nerede kaldı mesleki dayanışma?  Onlarca avukat assubay meslektaşımız ve bu konuda hizmet veren meslektaşımızın şirketi varken bu şirketle anlaşma yapmayı  hangi değer yargısı ile kendinize hak görüyorsunuz?

Ayrıca sizin göreviniz bugüne kadar zarar ettiğiniz tüzükte olmayan  ticari faaliyette bulunmak değil  üyelerinizin sorunlarının çözümüne katkı sağlamaktır...

TEMAD icra makamı değil diyerek umursamazlığa, bizler de papatya falı bakmaya devam edeceksek sizlerin orada ne işi var? Sizi oraya zorla seçmediler, muhataplarınızla sonlandırdığınız diyaloğu sağlayamıyorsanız şubelerinizden bir heyet oluşturarak yasanın mağduriyetimize neden olmayacak şekilde çıkmasını sağlayın, aksi taktirde bunun vebalini de sorumluluğunu da kaldıramazsınız...

Bu yazım üzerine nemacılar yine saldırabilirler önemli değil, tüm meslektaşlarımın sorunlarına tercüman olduğumu ve bunun tarihi bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum.  Assubay meslektaşlarıma  ve mücadeleyi amaç edinenlere sevgi ve saygılarımla.

 

Saygıdeğer Meslektaşlarım

Anlayana sivrisinek saz anlamayana sazı yuttursan az dedik yeterli olmadı, KÖS çaldık KÖS-KÖS dinleyenlere bir kez daha anlatmaya çalışalım.

Bizim yasal temsilcimizin TEMAD olduğu konusunda kimsenin itirazı yok; TEMAD’a üye olmak,destek vermek gibi bir mecburiyetimiz de yok, hepimiz kendimize ve mesleğimize saygımızın gereği TEMAD ve mücadeleye  destek veriyoruz.

Bizlerin kişisel gayretlerinin tek amacı vardır, yıllardır ön yargılarla yapılan sosyal,ekonomik ve insani haksızlıkların sona ermesi, adaletin gerçekleştirilmesidir.

Yüreğindeki assubay sevdası ve nezaketi ile basın ve siyasilerle dostluklar kuran eylemden,eyleme koşan bir Yılmaz Demir Özçelik’in, arkadaşlarının, yazıp çizen fikir üreten arkadaşlarımızın ne beklentisi olabilir?

Mücadeleye bir ömür adamış, bu konuda çileler çekmiş biri olan bendeniz  50 üyeli şubenin başkanı olup assubay adını siyasi ve ticari çıkarıma mı kullanacağım, yoksa ayda 16 tüp harcayan(!) bir dernekte lokal işletmeciği mi yapacağım?  Teşekkürden vazgeçtik insafsızca hakaret ve iftirada bulunan nemacılar bizi kendileri ile karıştırmasın,  bizim hiçbir kişisel beklentimiz yok,olamaz.

Eleştirilerimiz, seçilmek için vaatlerde bulunan,tüzükteki amaçları gerçekleştiremeyen kısacası kişisel hesaplarla kaderimizi etkileyen başarısız,sorumsuz yöneticilere olmasına rağmen kraldan çok kralcı, birine dayanmadan ayakta duramayan görevden tanıdığımız bu riyakar takımı hemen her olumsuzluğa bir kılıf bulmak, farklı algı operasyonları yapmak için aportta bekliyorlar.

Genelkurmayı ilk ziyaret ettikleri tarihte VİP  karşılama ile kabul edilip sorunların çözümü için kendilerine sözler verildiğini biliyoruz, mücadele tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğini alan bu yönetimin başkanı  bu fırsatı iyi değerlendirememiş kişisel hesaplarla ve birilerine mesaj vermek adına   Genelkurmay’a  GÜZİN PAŞA-ŞEZLONG ALBAYI-REZERVE PAŞA-GENELKURMAY LAĞV EDİLMELİDİR tarzındaki maksadı aşan eleştiriler YAŞ ÜYELERİNİN MEZARINA TÜKÜRECEĞİZ  tarzındaki  hakaretlerle  yetinilmemiş ,besleme kalemlerine ve yardımcısına her fırsatta hakaretlerin devamı yönünde teşviklerde bulunmuş,bunun sonucu olarak  KENDİ KURUMUMUZ İLK MUHATABIMIZ VE SORUNLARIMIZIN ÇÖZÜMÜNDE KİLİT ROL OYNAYAN GENELKURMAY İLE KÖPRÜLER ATILMIŞTIR. Aynı yanlış hesaplar siyasi otorite ve diğer partilerle ilişkilerde yaşanmıştır.

Bu olumsuz tablodan sonra  üyelerini kurşun asker olarak gören yönetimin göstermelik eylemleri yasadışı örgütlerin tercih edip uygulaması imkansız ÖLÜM ORUCU eylemleri de ne yazık ki muhataplarımız ve kamuoyu nezninde ses getirmemiştir.

Hatalardan ders almak yerine eleştiriye tahammülsüzlük gösterenler gündemi değiştirmek için Gn.Başkan destekli  meslektaşlarına hakaret ve iftiralarına devam etmelerinin yanısıra hâlâ kibir,inat ve  zayıflığın sonucu olarak genelkurmayı hedef almaya devam ederek tepkilere ve kaos ortamına neden oluyorlar.

Haksızlıklarımızın kaynağı elbette genelkurmaydır, ama çözümü de genelkurmaydır, hakaret ederek hiçbir düşüncemizi anlatmamız kabul ettirmemiz mümkün olmayacaktır. 

Yeni genelkurmay başkanımız görevdeki personel için yapılması düşünülen iyileştirme tekliflerine   tüm bu olumsuzluklardan etkilenmeden hisleri ile değil akıl,mantık ve adalet duygusu ile hareket ederek  emekli assubayları da dahil etmiş ve 29 Ekim günü Etiler Orduevinde assubaylara hepimizin bildiği açıklamalarla iyileştirme çalışmalarından bahsetmiştir.

Bu çalışmaları mennuniyetle karşılayıp  teşekkür etmek teknik ayrıntılarda mağdur olmamızı önlemek için genelkurmay ve hükümet nezninde çalışma yapması gereken TEMAD  yöneticileri  kiralık kalemlerle  kabul edilemez açıklamalar yaparak  hiçbir katkıları olmayan içeriğinden habersiz oldukları vaatleri biz başardık diyerek şubelere koşarak vaatlerin içeriği hakkında hiçbir somut bilgi vermeden hikaye  anlatıyorlar.

Neymiş efendim vizyon ve stateji geliştirmişler,genelkurmay ile birçok görüşme yapmışlar, ama hayal kırıklığına uğramışlar, gitmişler anlatmışlar,gitmişler anlatmışlar ama subaylara komutanlık tazminatı çıkınca sonuç alamayınca  B planını ortaya koyup SÖYLEM-EYLEM-DİPLOMASİ  ile sosyal medyayı ayağa kaldırmışlar 17 bin kişinin katıldığı mektup göndermişler, Balçiçek İlter gazeteden kovulmuş destek kampanyası ile görevine geri getirmişler, ölüm orucu uygulamışlar,MHP CHP'nin parti programına sorunlarımızı almaya dahil etmişler  vaatlere göre 9/1 olursa 1 derece, 9/2 olursa bir derece bir kademe kazancımız olacakmış ,mış,mış,mış, büyüklere masallar...

 

Sn.Başkan geç bunları, bize bilmediğimiz bir şey anlat  sen daha hangi başlangıç derecesinin uygulanacağından, tazminatın kimlere verileceğinden haberdar değilsin haberdar olsaydın açıklardın,kapısından giremediğin genelkurmay ve görüşemediğin başbakan ile görüşebilseydin çarşaf çarşaf resimlerle reklam yapardın, toplumun sessizliği size inançlarından değil umutsuzluğundan kaynaklanıyor,  siz bu topluma hiç birşey veremediniz, vermeniz de mümkün değil .

  • Başbakanın vaatlerini duyunca genelkurmay apar,topar assubayları toplayıp başarımızı sahiplenerek fırsatçılık yapmaya çalıştı;
  • Konunun genelkurmay ile ilgisi yok siyasi otoritenin yetkisinde onlarla çözeceğiz,
  • Genelkurmay TEMAD’dan rol çalmaya çalıştı
  • Genelkurmaya minnet borçlu değiliz onların yaklaşımları geçmişteki ayıplarını  kapatmaz,işledikleri insanlık suçunu affettirmez
  • Ülkenin başbakanı  TEMAD Başkanını Amerika ve Ankaradan aramış 29 ekimde yüz yüze görüşmüş intibak ve tazminat sözü vermiş bakanı generali etkisiz hala getiriyormuş ama bizler hala bakan ve general peşinde koşuyormuşuz
  • MSB   kabus olarak geri dönmüş, İçişleri bakanı laf salatası yapıyormuş… 

 

Değerli meslektaşlarım,  riyakar takımı ve şube yönetimleri bu aymazlıklara bu banal açıklamalara sessiz kalıyor, lütfen sizler biraz empati yapın  yetkili siz olsaydınız ne düşünürdünüz ?

 

Değerli meslektaşlarım, Genelkurmay tarafından hazırlanan teklifler içerisinde bizi ilgilendiren İNTİBAKLAR VE VAZİFE TAZMİNATI konusu var.

TEMAD yönetimi bizleri gerçekten temsil edebilmiş olsaydı bunların içeriğine müdahil olur ileride karşılaşabileceğimiz telafisi  imkansız zararları önlerdi; ANCAK bunu gerçekleştirme iradesi bitmiştir.

Malumunuz olduğu üzere  görev koşulları ve sorumlulukları assubaylarla kıyaslanamayacak birçok kamu görevlisi MYO mezunu ise 9/2 lisans mezunu ise 8/1 dereceden göreve başlıyor ve bu hak assubaylardan esirgeniyor.

  • MYO mezunu assubaylar 9/2 lisans mezunları 8/1 dereceden göreve başlatılmalı, 2003 yılından önce astsubay nasp edilenlerin intibakları müktesep haklarımız saklı kalmak kaydı ile 9/2 kademeden yapılmalıdır
  • Görev tazminatı yasa gereği makam tazminatı alan personele verildiği için komutanlıklar tarafından teklif edilen VAZİFE TAZMİNATI  kıdemli başçavuş ve binbaşılara verilmelidir

Edinilen bilgilerde birçok kavram kargaşası vardır, intibakların bir derece verilerek yapılacağı;  Vazife tazminatının da 1'inci derece 3600 ek göstergeye hak kazanan Sb. ve assubaylara 6000 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu belirlenen miktarda ödenmesinin önerildiği, hükümet tarafından kapsamın daraltılması istendiğinden bu tazminatın 24 yıl hizmeti olan ¼ derecedeki personele verilmesi düşünülüyormuş!!!!!!!!

Tüm bu konuların aydınlığa kavuşturulması gerekmektedir;  9/2 derece dışındaki intibakın binlerce kişinin 1'inci dereceye yükselmesini engelleyeceği, tazminatın ¼ dereceye verilecek olmasının da şu an ¼'te olmayan  ve intibaklar sonucu 1'inci dereceye ulaşmasına rağmen assubayları kapsamayacağı anlatılmalıdır. Görevdeki meslektaşlarımız için bu iki konunun önemi olmadığı için genelkurmayda teklifi hazırlayanlar emeklilerin durumunun vehametini bilmemektedirler.

İşte bunları anlatabilmek için Sn.Ahmet KESER inadı kibiri bırakmalı  algı operasyonları  riyakarlıklarla vakit geçirenler vicdanları varsa genel merkezi uyarmalı, mevcut genel merkez yönetimi içinden askeri tesislere giriş yasağı verilmeyenlerle şubelerden oluşurulacak bir heyet genelkurmay ve hükümet nezninde çalışmalar yaparak haklılığımız anlatılmalı, süprizler önlenmelidir.  

Bu son umut son fırsat iyi değerlendirilmez ise yeni bir düzenlemeye ortalama yaşı 60 olan assubayların ömrü vefa etmez, toplumdaki birlik,beraberlik kurumumuza olan aidiyet duygusu sona erer TEMAD diye bir teşkilat kalmaz, telafisi imkansız zararlarımız olur.

Herkes aklını başına alsın .Huzur ve adalet dolu günler diliyorum.

 

“Anlayana sivrisinek saz anlamayana sazı yuttursan az”

TEMAD emekli assubayların temsilcisidir, bundan kimsenin şüphesi olamaz; farz edelim ki tüm haklarımızı TEMAD kazandı,destek vermeyenler ve derneğe üye olmayanlar bundan yararlanmayacaklar mı? Elbette yararlanacaklar; o halde üyelik ve mücadeleye destek tamamen gönüllülük esasına dayanmaktadır.

Bizler, hiçbir kişisel beklentimiz olmadan yıllardır TEMAD ve mücadeleye kendimize ve mesleğimize saygımızın gereği destek veriyoruz, onun için yönetim yalakaları yönetimin kişesel hesaplarına,aymazlıklarına başarısızlıklarına getirdiğimiz eleştirileri TEMAD’ı yıpratıyorlar algısı ile sağa sola çamur atmaya çalışmasınlar.

Bizlerin bu topluma borcu yoktur, ama temsiliyet görevi için gönüllü olanlar maddi ve manevi desteklerimizi alanların topluma borcu vardır.

Assubay toplumunu kendileri gibi balık hafızalı zanneden görevden tanıdığımız, birilerine yaslanmadan ayakta duramayan yüzlerinde mücadele maskesi olanlar özellikle sizlere hatırlatıyorum, yönetime kimseyi ne zorla seçtiler ne de orada zorla tutuyorlar kimseyi kral seçmedik. Bir de TEMAD tüzüğünü ve Sn.Ahmet KESER’in seçilmek için verdiği vaatlerden birkaçını hatırlatalım:

TÜZÜK'teki derneğin amaçlarından kısa bir bölüm:

   a. Dernek mensuplarının birlik, beraberlik, sevgi, saygı ve ilgilerini sağlayabilmek bakımından sosyal ve kültürel toplantılar, konferanslar ve seminerler düzenler.

   b. Dernek, sosyal, kültürel ve hukukî bakımdan zorluğa düşmüş üyelerine yardımda bulunur.

   c.  Dernek, üyelerinin sorunlarının çözümü için gereken yasal ve idari girişimlerde bulunur,………

Ahmet KESER’in vaatlerinden bazıları :

Birinci önceliğimiz; yıllardan beri çözüm bekleyen özlük haklarımızı almak olacaktır.

Özlük haklarının alınması için ilgili, yetkili ve etkili kurumlarla sonuç alınıncaya kadar müzakereler kararlılıkla yürütülecektir.

İkinci önceliğimiz; TEMAD, İl, İlçe Başkanlıkları ve üyelerinin de katılımını sağlayacak demokratik bir  yönetim anlayışıyla yeniden yapılandırılacaktır. Bu maksatla yapmak istediklerimizden bazıları şunlardır

 İl ve İlçe Başkanlıkları ile TEMAD yönetimi “Telekonferans sistemi” ile ortak toplantılar düzenleyerek “Katılımcı Yönetim” uygulaması yapılacaktır.

Üyelerin ihtiyaç sahibi öğrenci çocuklarına; burs ve yurt temin edilmeye çalışılacaktır. Yaşlı üyelerimizin bakımı için gerekli olan bakımevleri açılacak veya anlaşmalar sağlanacaktır

Üyelikten çıkartılanların (Yürürlükteki kanunlar gereği dernek üyesi olamayacaklar hariç ) tekrar üye olmaları sağlanacaktır,

 

Peki söyler misiniz; bu görevle seçilen tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğini alan yönetim bunların hangisini gerçekleştirdi? HİÇBİRİNİ, üstelik bay başkan “Ben sizden sorun çözmek için yetki almadım “ sözü ile başarısızlığını ve bundan sonra kendisinden başarı beklenilmemesini açıklamıştır. Öyleyse eleştirmeyelim de yalakalar gibi sürekli alkışlayalım mı? Biz kendimize mesleğimize saygımızın gereği başarıyı alkışlayıp yanlışı eleştirmeye devam edeceğiz.

Balıkesir toplantısında “Çanakkale Zafer değildir “; açıklamasından sonra rotasını çizen Genelkurmay ziyaretinde VİP törenle karşılanıp sorunların çözümü konusunda söz verilen bay KESER birilerine mesaj vermek adına PES grubu ile estirilen fırtına sonucu çıktığı televizyonlarda bizim hiçbir yaramıza merhem olmayan GÜZİN PAŞA-ŞEZLONG ALBAYI-REZERVE PAŞA-GENELKURMAY LAĞV EDİLMELİDİR değerlendirmelerinde bulunmuş, yardımcısı olan ahlaksız müfteri de YAŞ ÜYELERİNİN MEZARINA TÜKÜRECEĞİZ hakareti ile genelkurmayla köprüleri atmışlardır.   

Bizlerle ilgili yasa teklifleri,soru önergeleri vererek hep yanımızda olan MHP ve CHP'nin kapısını açmayanlar AKP'nin grup topantılarına, Kongre merkezi istişare toplantılarına ve seçimli genel kurullarına katılarak TEMAD’ın partiler üstü politikasına büyük zarar vermişler ardından da iktidar partisi tarafından da dışlanmışlardır. Seçimlerde assubayların oy gücünü siyasi partilere hissettirelim tekliflerimize ve yaptığımız SİYASİ PARTİLERE DEKLARASYON kampanyalarına katılmayanlar şimdi  çalışmalarımızla siyasi partilerin seçim beyannamelerine assubay sorunlarını yazdırdık diyebilme kolaycılığını seçmişlerdir. 

Sn.Başbakan 28 Ekim'de Malatya mitinginde birçok kamu görevlisi gibi assubayların da sorunlarını çözeceğiz vaadinde bulunup ertesi gün Sn.Genelkurmay başkanı Etiler orduevinde assubaylarla yaptığı toplantılarda “Sorunlarınız için başbakanla bizzat görüştüm taleplerinizi ilettim takipçisi olacağım eskiyi yargılamak kimseye bir şey kazandırmaz hedefimiz haksızlıkları önlemektir bunu da yapacağız” açıklamasından sonra Bay Keser hemen 10 Kasım gibi önemli bir törene bile katılmaktan vazgeçip şubelere müjde ziyaretlerine başlamış, ancak orada anlattıkları basından ve bizlerden  duydukları ile sınırlı olunca vaatlerin neleri kapsadığı, içeriğinin ne olduğu sorularını geçiştirmiş genelkurmay ile görüşemediklerini sözde önemsiz saymak adına “Konu genelkurmayla ilgili değildir siyasi otoritenin yetkisindedir onlarla görüşüceğiz” açıklaması yapmıştır.

Vaatleri duyanlar üye olun, aidatlarınızı ödeyin bağışta bulunun ki zafer gerçekleşsin demeye başladılar. Satılık kalemler ve ne özelliği varsa Bizans oyunları ile Başkanın sağ kolu olan Sami Boşkaya ise Başbakan meydanlarda açıklayınca konunun kendisinden çıktığını anlayan Genelkurmay Başkanının apar topar assubaylarla buluşarak konuyu sahiplenmeye çalışması fırsatçılıktan başka birşey değildir.Eğer öyle olmasaydı Gnkur.Bşk. bu yaptığını başbakanın açıklamasından önce yapardı   tarihi açıklamasını (!) yaparak zekasının hangi seviyede olduğunu belirtmiştir .Bir başka kiralık  kalem de Genelkurmay TEMAD yönetiminden rol çaldı diyor. Bunlara zavallı demek bile iltifattır.Böyle dost varken biz boşuna düşman aramayalım. 

Sn.Keser ,işte sen toplumun birliğine, umutlarına dinamit atan  bu adamlardan bu açıklamalardan medet umuyorsun...

Bunların saçmalıklarını doğru kabul edelim,  teşkilatları ile birlikte toplam 120 kişilik bir derneğin ahbap çavuş ilişkileri ile sizi TEMAD’ı yılın derneği seçmesini günlerce yandaşlarla birlikte paylaşırken neden topluma merak etmeyin siyasi otorite ile görüşmelerimiz sonuçlandı haklarımızı alacağız başbakan bumu seçim konuşmalarında açıklayacak demediniz, bu çalışmalar devlet sırrı mı ki toplumdan sakladınız?

Kimin hazıra konduğunu, Genelkurmayın katılmadığı hiçbir teklifin meclisten geçmeyeceğini yakın tarihte karambolden SGK yasası görüşülürken çıkan ¼ derecenin mürekkebi kurumadan genelkurmay karşı çıktığı için takriri müzekkere ile alındığını ayni konunun genelkurmayın teklifi ile gerçekleştiğini de çok iyi biliyor.

Bu arada açıklama demişken 17 Kasım 2015 tarihinde Deniz Astsubay Okullarının 125'inci kuruluş yıldönümüydü, bu gün denizci meslektaşlarımızın gurur günüydü siz o kutlamalarda katılmadınız; davet mi edilmediniz yoksa önemsemediğiniz için mi katılmadınız? Her ikisi de kabul edilemez. Bırakın katılmayı önemsiz reklam konuları TEMAD sitesinde yayınlanırken sizin bir tek kelime kutlamanız yoktu, bu nasıl bir temsiliyet?    .

Bizler, yıllardır ödeneğimiz,aidat, gayrimenkul,ticari faaliyet gelirleri hazine yardımları milyonluk üye bağışları,sekreteri, makam odaları olmadan  özveri ile mücadeleye ve TEMAD’a destek veriyoruz, birçok taşın yerinden oynamasını sağladık, bugün teşkilatlarınız yönetimlerinde olanlar TEMAD ve mücadele misyonunu bu siteden öğrendi bunları yaparken hiçbir kişisel bekletimiz olmadı, takdir de beklemedik, ama en azından bir saygıyı hak ettik. Burada yazmaktan hicap duyduğum tüm hakaretlere, asılsız suçlamalar yapanlara meslektaşlarımıza saygı adına en çok ahlaksız ve müfteri demekle yetindik, ama siz mücadelenin guguk kuşlarının sırtını sıvazladınız.

Değerli meslektaşlarım, geçenlerde okuyunca aklıma geldi, guguk kuşunu bilirsiniz en tehlikeli en sinsi kuştur,uyanıktır sadece kendini düşünür, yuva yapmaz gözüne kestirdiği yuvaya  yumurtalarını bırakır çıkan guguk kuşu yavrusu yuvanın gerçek sahibi diğer kuşları aşağıya atar yuvanın tek mirascısı olur yuvanın sahibine kendini besletir semizleşir uçacağı zaman da yuvayı dağıtır gider. İşte bizde de guguk kuşları var,TEMAD yuvasındaki umut-arkadaşlık-birlik-dayanışma yumurtalarını yuvadan attılar, sadece kendisi nemalanıyor...

Mücadelenin maddi ve manevi destek çalışmalarının hiçbir yerinde olmayan, sadece kendini düşünen bu kişileri iyi tanıyın, görevde iken menfaatleri uğruna bize verdikleri zararı emeklilikte de vermelerine izin vermeyin.

Son sözüm Sn.Keser’e 

Daha önce de belirttim, toplum sizi başımıza kral seçmedi, temsilci seçti, o göreve zorla gelmediniz zorla tutulmuyorsunuz teşkilatlar  çaresizlikten ya da dışlanmaktan çekindikleri için sizi eleştirmiyorlarsa bu sizin iyi bir yönetici olduğunuz anlamını taşımıyor, süreniz bitinceye kadar tüm olumsuzluklara rağmen size katlanmamızı gerektirmiyor. 

Ne siz emekli alay komutanısınız ne de bizler emekli alayının mensuplarıyız.Genelkurmay nizamiyesinden giremiyorsunuz, siyasi otorite ile tek bağımız Sn.Yüksel BİNİCİ, inadı bırakın;  Şansımıza hisleri ile değil akıl,mantık ve adalet duygusu ile hareket eden bir genelkurmay başkanımız var  haklarımızla ilgili teklifleri siyasi otorite tarafından daha önce olduğu gibi kuşa çevrilmemesi için görüşmelerin,teşekkür ziyaretlerinin TEMAD şubelerinden oluşturulacak bir ekiple yürütülmesine imkan sağlayın, bunca başarısızlıktan sonra bu sizin başarınız olsun.

Tekliflerin hayata geçmesini, huzur ve adalet dolu günleri yaşamamızı diliyorum .Saygılarımla.

 

Saygıdeğer Meslektaşlarım

Her zaman belirttiğimiz gibi assubaylar bu ülkeye ve ordumuza sadakatlerini teri, kanı ve canı ile kanıtlamış, karşılığında sadece adalet talep etmişlerdir.

Bizlere ön yargılarla yapılan haksızlıklar için mücaadelemizde elbette yasal temsilcimiz TEMAD yönetimidir. Bizim için umut olduğunu düşündüğümüz bu yönetime tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğini verdik. Ancak tüzükteki görevlerini verdikleri vaatleri unutan Sn.Ahmet KESER  ne yazık ki kişisel hesaplarla hiç bir başarı elde  etmediği gibi uyarılarımızı dikkate almak yerine sırtını sıvazladığı kişilerin mücadele gönüllülerine hakaret ve iftiralarda bulunmasını adeta teşvik etti. Bir yıl önceki mücadele coşkusu, umut ve birbirimize tahammülden eser kaldı mı?

Bizlerin dışında hükümet, genelkurmay, OYAK yönetimlerine maksadı aşan eleştiriler, yardımcısının ve yandaşlarının hakaretleri sonucu kurumlarla olan ilişkilerimiz askıya alındı. Bizlerle ilgili hiç bir konuya çalışmaya müdahil olamadık.

Ben sizden sorun çözmek için yetki almadım” itirafı ile hiç bir kazanım elde edilemeyeceğini itiraf eden, "siyasi partilere deklarasyon yayınlayalım, mail kampanyalarına destek verin, muhataplarımızla görüşemiyorsak TEMAD’ın normal gelirleri dışında gönderdiğimiz milyonlarca liramız olması gerekiyor, ulusal gazetelere bilboardlara ilan verip haksızlıklarımızı yazıp kamuoyu oluşturalım, hatalardan ders alıp toplumu yeniden kucaklayın" tarzındaki tekliflerimiz yanıtsız kaldı. Yönetim adeta sessizliğe büründü!

Hoca verir talkımı kendi yutar salkımı“ dedikleri gibi "bizler tüm siyasi partilere eşit mesafedeyiz" diyen Sn.Başkan bizlerle ilgili mecliste yasa teklifi, soru ve araştırma önergesi veren CHP ve MHP'nin kapısını açmaz iken AKP'nin grup toplantılarına, İstanbul Kongre Merkezi istişare toplantılarına, seçimli genel kurullarına  anonslarla katıldı. Belki iktidara yakın olup sorunlarımızı çözer diye düşünürken iktidar partisi ile de ilişkilerini kopardı. Sn. Başkan ne düşündü ise seçimlerden önce çıktığı televizyon programında Genelkurmay ve İç İşleri Bakanı'nı kabul edilemez üslupla eleştirdi. Tüm kapıları kapatan Sn. Keser amacınız nedir? Siyaset yapacaksanız yardımcınız Yüksel Binici gibi istifa edin, siyaset yapın. Yolunuz açık olsun.

Başbakanımız 28 Ekim Malatya Mitinginde bir çok memur gibi uzman ve assubayların da sorunlarının çözüleceği, intibaklarının yapılacağı sözünü verdi. Sn.Dede Ersel Aksu yazısında Genelkurmay başkanımızın 29 Ekim resepsiyonundan sonra tüm kuvvetlerin temsilcisi assubaylarla Etiler Asb.Orduevinde bir toplantı yapıp "sorunlarınızın takipçisiyim, merak etmeyin" açıklaması yaptığını yazdı.

Bu açıklamaları duyan Sn.Keser destekçileri koro halinde "işte başkan, işte başarı", "haklarımızı alacağız", "daha güçlü olmak için üye olun, aidat yatırın", "bağışta bulunun", "her konuya itiraz edenlere bu başarı kapak olsun" tarzında kendi yalanına kendi inananlar gibi parsa kapma yarışına girdiler!

Sn.Keser fırsatı ganimete çevirmek için şube başkanlarına müjde vermeye koştu ama kendisine tazminatlar, başlangıç dereceleri gibi sorulan sorulara yanıt yerine basından hepimizin duyduğu konuları aktarıp genelkurmay ilişkileri sorgulanmasın diye de “konunun Genelkurmay ile ilgili bir durumun kalmadığını konunun siyasi otoritede olduğunu” belirtmekle yetinmiştir.

Bizi temsil edenler diplomatik bir dil kullanmak ilişkileri devam ettirmek mecburiyetindedir. Hiç kimseye hakaret ederek, maksadı aşan eleştirilerde bulunarak düşüncemizi kabul ettiremeyiz. Sn.Keser, bilinçli veya bilinçsiz olarak bu hataya düştü. Bunu tamir etmek mümkündür. Kendisi görüşemiyorsa Genelkurmay ve siyasi otorite nezdinde temaslarda bulunmak yapılan çalışmalara müdahil olmak, hızlandırmak, adaletin sağlanmasına katkı sağlayanlara minnet ve teşekkürlerimizi iletmek için TEMAD şube yönetimlerinden bir komisyonun seçilmesini ve görev almasını sağlamalıdır. Bu hizmeti  esirgemesin.

Genelkurmayın katılmadığı bir teklifin kabul edileceğini düşünmek bile abesle iştigaldir. TEMAD Gn.Başkanının açıklamadığı konu ile ilgili  Genelkurmaydan Sn.Genelkurmay assubayımız Hv.Sav.Kd.Bşçvş. Harun AĞPAK‘ın tarafıma gönderdiği bilginin ilgili bölümünü sizlere sunuyorum.

29 Ekim töreninde de Sn.Gnkur.Bşk.mızın dile getirmiş olduğu hususların içeriğini sizlere arz ediyorum;
  • 2’nci dereceden emekli olanların 1’inci dereceye, 3’üncü dereceden emekli olanların 2’nci dereceye düşürülerek intibakının sağlanması
  • Yarbay, Albay ve Generallere ödenen makam (temsil) tazminatının Kd.Bçvş.lara da ödenmesi (emeklilikte dahil),
  • Asb. MYO mezunlarının 9/2, lisans mezunlarının 8’inci dereceden göreve başlamaları, eski mezunların intibaklarının MYO mezunu gibi yapılması,

ile diğer mesleki, sosyal, maddi ve konum/algısal konular titizlikle takip edildiği Genelkurmay Başkanımız tarafından 29 Ekim 2015 tarihinde Etiler Astsubay Orduevinde vurgulanmıştır. Ayrıca yukarıda belirtilen üç konunun bizzat kendisi tarafından takip edildiği, seçim öncesi başbakana iletildiği ve sonuna kadar gerçekleşmesi için mücadelesinin verileceği belirtilmiştir.

Teklifin genelkurmay tarafından hazırlanması, komutanımızın başbakan ile görüşmesi meslektaşlarımıza takipçisi olacağım sözünü vermesi bizler için bir teminattır, minnettarlığımızı sunuyorum. Adaletin gerçekleşmemesi için hiç bir sebep kalmamıştır. Yine de komisyonlarda değişikliklere uğramaması için takibi gerekiyor.

 TÜM MESLEKTAŞLARIMIZA HUZUR, REFAH VE ADALET GETİRMESİNİ DİLİYORUM. Saygılarımla...

Saygıdeğer Meslektaşlarım

Yıllardır bizi manevi olarak onurlandıracak  ASSUBAY GÜNÜ ve ASSUBAY MARŞI’mızın olmasını arzu ederek bu dileğimizi yasal temsilcimiz TEMAD yönetimlerinden ve Genelkurmaydan talep ettik. TEMAD yönetimi tarafından ilk kez 2012 yılında  17 EKİM  tarihinin Assubaylar Günü’nü (üstelik uluslararası bir etkinlik olarak) DÜNYA ASSUBAYLAR GÜNÜ olarak  kutlama kararına ilk desteği bu site ve üyeleri vermiştir.

Bu konuda maddi destek kampanyaları yaptık, üyelerimizin ekonomik ve sağlık sorunlarına rağmen katılımın kararlılığımızın göstergesi olduğunu belirterek katılmalarını teşvik ettik. Hâttâ ikinci yıl kutlamalarından önce TEMAD Gn.Mrk. kontrolunda olan 17 EKİM DÜNYA ASSUBAYLAR GÜNÜ FACEBOOK SAYFASI yönetimi sitemizde yayınlanan bir yazısı ile verdiğimiz desteğe minnettarlık duyduklarını belirterek yeni etkinlikler için desteğimizi talep etmiş ve bu talep zaten TEMAD ve Mücadeleye destek misyonunu üstenmiş olan sitemiz ve üyeleri tarafından olumlu karşılanarak her türlü destek sunulmuştur.

Sadece bizleri onurlandıran bu etkinliklere değil, haklarımızın savunulmasında rol oynayan her türlü çalışmanın destekçisi olduğumuz assubay kamuoyunun malumudur. 

TEMAD yönetiminin üyelerine teşkilatlarına danışmadan aldığı ÖLÜM ORUCU kararında bile; Sosyal ve ekonomik haklar için "Dünya’da ÖLÜM ORUCU kararı alan hiçbir STK yoktur. Bu kararın uygulanması mümkün değildir. Bununla neyi amaçlıyorsunuz?" diyen sorgulamalara  sitede mevcut yazılarımızdan görüleceği gibi  “Her şeye rağmen kararlıyız, TEMAD genel merkez yönetiminin aldığı karara katılacağız, sonuçları ve vebali bu adaletsizlikten öte vicdansızlığı yapanlara ait olacaktır.” Açıklamalarımızın yanısıra sitemiz yöneticisi ve yazarımız Sn. Hüseyin SAVCI basında yer alan haberlerle ilgili olarak  hepimizin düşüncesine tercüman olan yazısında Eylem kararını "üç kuruş için canlarına kıyacaklar" şeklinde algılayan, basit düşünen, algı yoksunu, empati özürlü, sığ düşünceli insanlar "Bu bir para sorunu değildir; Bu bir onur,bu bir haysiyet,bu bir toplumun yıllarca sesini duyuramayışına baş kaldırı sorunudur.” değerlendirmesi ile TEMAD yönetiminin yanında yer aldığımızı belirtmiştir.

Bu yönetim tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğini almasına rağmen neyi başarmıştır? Hiçbir şey başaramamıştır...

Sn.Ahmet KESER'in listesini görmeden, bilançoyu incelemeden gözü kapalı oy veren yönetici ve delegelerin varlığını görünce ben neymişim be abi havaları ile "Ben sizden sorun çözmek için yetki almadım" açıklaması ile Tüzük'teki görevlerini seçilmek için verdiği vaatleri unutarak hiçbir başarı elde etmeden saltanatına devam edeceğini belirtmiştir; Bunun Vebali olumsuzlukları, başarısızlıkları, kişisel hesapları sorgulamayan biat eden, riyakarca alkışlayanlara aittir.

Yönetimlerdeki insanlar da hata yapabilir, hatadan dönmek eleştirileri saygı ile karşılamak fazilettir.

Haklı eleştirilere tahammülü olmayan yönetim destekli ahlaksız müfterilerin meslektaşlarına hakaret ve iftiraları yüzünden mücadele umutları erezyona uğratılarak toplum birbirine tahammülsüz hale getirilmiştir. Çevrenize bir bakın, umuttan mücadeleden birbirimize tahammülden eser var mı?..

TEMAD Gn. Başkanı Ahmet KESER havuz medyasının desteği ile çıktığı televizyon programlarında  birilerine mesaj göndermek adınaGenelkurmay'a yaptığı maksadı aşan eleştirilerle Genelkurmayla diyaloğu sonlandırılmış; Ardından tek mahareti başkanın çantacısı ve sırdaşı olduğu için Gn.Bşk. yardımcısı yapılan kişinin "SEFER GÖREV EMİRLERİ'ni kabul etmiyoruz, Genelkurmayın kapısına bırakacağız, YAŞ ÜYELERİNİN MEZARINA TÜKÜRECEĞİZ"; satılmış kalemin OYAK'taki haksızlıkları eleştirmek yerine yöneticilerine "sülükler, paramızla kıç büyütün asalaklar" tarzındaki kendi kişiliklerini ortaya koyan kabul edilemez hakaretleri ile assubay toplumuna büyük bir tepki oluşmasına sebeb olmuşlardır.

Bu tepkilerin sonucu olarak hukuksuz "Disiplin yasası" ile muvazzaf meslekdaşlarımızın  meslek hayatı pamuk ipliğine bağlanmış ,assubayların geçmişte elde ettiği bir çok kazanım kaybedilmeye başlanmış, emeklilere nefes aldıracak personel yasa taslağı askıya alınarak sorunların çözümü rafa kaldırılmıştır... Birçok meslekdaşımız ve aileleri güç koşullarda yaşam savaşı vermektedir.

Şimdi bu şartlarda ayranı yok içmeye tahtıravanla gider mıçmaya dedikleri gibi Dünya'da bizden başka kimsenin kutlamadığı DÜNYA ASSUBAYLAR GÜNÜ'nü sadece Türkiye olarak kendi, kendimize kutluyacağız, öyle mi?

Hiç sanmıyorum, ne kişisel hesaplarla mesaj verilecek bir yer, ne de kutlamaları organize edecek para ve moral  kaldı...

Bunu yönetim de bildiği için sahibinin sesi kalemlere yazdırdıkları ısmarlama yazılarla  ay sonundaki seçimleri bahane ederek  "Bu yıl  Dünya Assubaylar Günü'nü  sade törenlerle masrafını da sponsorların karşılıyacağı  etkinlikler ve şubelerimizin Atatürk anıtlarına  çelenk koyması  ile kutlayalım" demeye başladılar.

SEVSİNLER SİZİN SADELİĞİNİZİ, DENİZ BİTTİ UMUT BİTTİ.

Ankara'ya on binleri getirmeniz mümkün değil, işte bu topluma verdiğiniz tek şey UMUTSUZLUK, oturun bunu kutlayın, hâttâ riyakar takımını alın Ankara DEDEMAN ya da HİLTON'da kutlama adına kendinize ziyafet verin, YAKIŞIR ...

Meslek hayatımız boyunca bu ülke ve ordumuz için canımızı feda etmeye yemin ederek, sönen bir imparatorluğun küllerinden yedi düvel ile savaşarak sınırları çizilen bu mukaddes toprakları ve bize emanet edenlerin emanetini cansiperane koruyup, evlatlarımıza devretmeyi namus borcu olarak gördük. Ulu önderimiz Atatürk’ün gençliğe hitabesinde belirttiği gibi gücümüzü damarlarımızdaki asil kandan alıyoruz.

26 Ağustos 1922 - 30 Ağustos 1922 tarihine kadar Dumlupınar’da devam eden ve Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde zaferle sonuçlanan Büyük Taarruzun coşkulu törenleri her geçen gün unuttturulmaya çalışılıyor, laik demokratik hukuk devleti her gün hançerlenerek kan kaybettirilmek isteniyor. Bizler, mesleki sorunlarımızın yanı sıra ülke sorunlarına da sahibiz, sahip olmak zorundayız.

26 Ağostos 1922 sabahı askeri deha olan Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ile çok büyük güçlüklerle Kocatepe’ye yerleştirilen toplarla başlayan taaruzun yapıldığı mevkide günün anlam ve önemini belirten konuşmasında kendisine emir assubaylığı yaptığım mümtaz şahsiyet rahmetli tümgeneral Mahmut BOĞUŞLU  “Müslümanlar için KABE ne kadar kutsalsa bu ülkenin vatandaşları ve Türkler için bulunduğumuz Kocatepe de  o kadar kutsaldır” demişlerdi.

26-30 Ağustos törenleri her yıl AFYON'DA  sivil ve askeri erkanla vatandaşların katılımı ile yapılmaktadır. Bu törenlerin icrasından önce bölge ve şehitlerin gezildiği sırada komutanlık karargahı olarak kullanılan kerpiç binanın önünde dinlediğim, basında yer aldığı için bazılarınızın bildiği anıyı sizlerle paylaşmak isterim;

Dumlupınar’da Büyük taarruzun başlamasından önceki gece Atatürk’e yemek olarak bulgur pilavı ve kızarmış tavuk getirirler. Etrafındakilere "askere de tavuk çıkarıldı mı?" diye sorar. "Hayır Paşam, sadece bulgur pilavı verebildik" yanıtını alınca gözleri dolar masadan kalkar "bu tavuğu kazana atın" der ve o gece aç yatar.

İşte komutanlık budur. Askerini ve vatanını kendi canından çok seven komutanlar bu büyük zaferi ve sonucunda ülkemizi bizlere armağan ve emanet etmişlerdir.

Bizler için çok büyük önemi olan  zafer haftasında Türkiye Emekli Subaylar Derneği TESUD “BAŞKOMUTANIN İZİNDE KOCATEPE’DEN İZMİR'E ZAFER YÜRÜYÜŞÜ” organize ederek üyelerini ve duyarlı vatandaşları davet etmişler.  Peki  yönetim riyakarları tarafından büyük başarı olarak lanse edilen  teşkilatları ile birlikte toplam 120 üyeli KAMU-DER’in yılın derneği seçtiği  TEMAD NEREDE?  Gn.Mrk. yönetimi başarısızlıklarını, kişisel hesaplarını gizlemek, yönetime yapılan eleştirileri TEMAD yıpratılıyor algısı ile gündem değiştirmek için programlanan şahsiyetsiz yalaka takımının hakaret ve iftiralarına sessiz kalıp bunların sırtını sıvazlayıp 5 yıldızlı otellerde ağırlayacağına ZAFER YÜRÜYÜŞÜ’nde görevlendirseydi TEMAD’ın adını duyarmanın yanında şehitlerimize vefa borcunu da ödeme imkanı bulurduk.

İçlerinde meslektaşlarımızın bulunduğu yüzlerce şehit verdiğimiz KIBRIS Barış Harekatını hatırlamayanlar, haftalardır Türkiye’nin yangın yerine döndüğü her gün evlatlarımızı, meslektaşlarımızı şehit verdiğimiz olaylara sessiz kalanların ZAFER HAFTASI’nı hatırlamasını elbette beklemiyorduk. Bunlar, ancak  kişisel hesaplarla sağlık ve ekonomik imkanlarını zorlayarak mücadeleye destek için ANKARA’ya koşan on binlerce fedakar meslektaşlarımızı Ankara’nın arka sokaklarında aç bilaç yürüterek birilerine mesaj vermeyi bilirler.

Onlarca uyarıları ve eleştiriler sonunda lütfetmişler 26 Ağustos tarihinde TEMAD web sayfasına terörle ilgili yasak savar tarzda bir basın açıklaması koymuşlar(!) Ne oldu beyzadem tantanalı basın açıklamalarınıza; yoksa  mesajlarınızı artık kimse dikkate almıyor mu? Bu akıl tutulmasının mimarlarını şiddetle kınıyorum. Mücadeledeki başarısızlıklarının yanısıra bizler için büyük önem arzeden olaylarda duyarsız kalan bu yönetim bizim maddi ve manevi desteklerimizi hak etmiyor. 

Bu ülkeyi biz pazardan satın almadık, her karış toprağında atalarımızın kanı var. Bu millet Atatürk’ün önderliğinde kahraman Mehmet’çiklerin kanı ve canı pahasına kazandığı Büyük ZAFER’i unutmadı, unutmayacaktır. Gaflet, delalat ve hâttâ hıyanet içinde olanların hiç şüphesi olmasın, Büyük Türk ulusu,  26 Ağustos 1922 yılında büyük taarruzla başlayan ve  30 Ağustos 1922 tarihinde zaferle sonuçlanan bayramını yine aynı  şevk ve heyecanla yürekten kutlayacak, emaneti olan bu toprakları hainlere ve destekçilerine rağmen bu ülkeyi koruyup kollayacaktır .

ZAFER BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Assubaylar günü kutlu olsun. Huzurun adaletin hakim olacağı nice kutlamalar diliyoruz. http://www.emekliassubaylar.org/k2-kategoriler/item/3408-assubaylar-gunu-ku tlu-olsun
Pazar, 17 Ekim 2021
Ersen Gürpınar
Bugün KRT televizyonu haber proğramında haklarımızla ilgili aşağıdaki mesajım yayınlandı haklarımızı verilen sözleri heryerde hatırlatmakta yarar var özellikle de Cumhurbaşkanı dahil tüm yazar,toplumun saygı duyduğu kanaat önderleri ve ilgililerin takip edip paylaşım yaptığı Twitter bunun için bir fırsattır. Bilgilerinize [B] "Bir emirle ölüme gönderilen k...
Çarşamba, 13 Ekim 2021
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) kurucularından değerli büyüğümüz Sn. Mehmet DARAGENLİ'nin vefat ettiğini büyük bir üzüntü ile öğrendik. Ailesine, yakınlarına ve Assubay toplumuna baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Ișıklar içinde uyusun yüreği güzel insan.
Pazartesi, 04 Ekim 2021
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ