Ersen Gürpınar

Ersen Gürpınar

Saygıdeğer Meslektaşlarım


İçinizde mutlu olan var mı?

Ya da huzurlu  ve  refah içinde olan?


Yıllardır ön yargılı haksızlık, hukuksuzlukla mücadele ediyoruz

Yetmedi içimizdeki ayrık otları ayağımıza dolaşıyor ;

Dokunsalar ağlayacak durumdayız,

Yan baksalar saldıracağız,

Bizi bu hale getirdiler...


Çoğunluğumuz elli yaşın üzerinde

Bazılarımız maçı bitirmiş uzatmaları oynuyor

Ama içimizdeki umudu yeşertmek istiyoruz…


Bu gidişle bizim haklarımızı elbette vermezler

Neden versinler ki….


Seni temsil eden TEMAD eski başkanı kendi kurumuna cephe almış,

Maksadı aşan eleştiriler,hakaretlerle birilerine mesaj verip tribünlere oynamış,

Genelkurmayın kapısından girememiş,hükümet  muhatap almıyormuş,

Beylerin,yandaşların  umurunda mı?


Yılların mücadelesi sonucu elde edilen  kazanımlarını sahiplenmişler,

Mücadele yerine kişisel hesaplarla,kişisel ikbale yelken açan kooperatif ve 

vakıflarla mutlu olmuşlar,eleştirenlere hakaret ve iftiralarda bulunmuşlar;


Ama her gecenin bir sabahı vardır


Tarihi fırsatı değerlendiren delege tabanın sesini yansıtmış

Ahmet KESER’e kaybettiği pasaportunu verip postalamış

Keser ve nemacılardan nihayet kurtulduk,

Sn.Hamza Dürgen ve ekibi toplumu kucaklayıp yeni bir başlangıç yapılacak derken;


Genel kuruldaki kişiliklerini yansıtan davranışlar üzerine oluşan  tepkiyi azaltmak için 

delegenin iradesine saygı, birlik ve beraberlik  mesajları ve yeni yönetime bir taraftan

şans tanımalıyız ayakları ile sempati toplamak isterken diğer taraftan saman altından 

su yürütürcesine, gerçek yüzünü gösteren bay Ahmet KESER


Hezimete uğradığı  seçimlerin,krallığını engelleyen  tüzük maddelerinin iptali ve 

TEMAD’ın kayyuma  veya eski yönetime ( yani kendisine) devredilmesi talebi ile 

dava açıyor.


Elbette açsın adalet herkesin hakkı, ama insanda biraz olsun aradığı adaletin kırıntısı olmalı.


Bu toplumun umutlarını yok ederlerken;

TEMAD’ın genelkurmay ve hükümet tarafından muhatap alınmayacak duruma getirilip bunun sonucu oluşan tepki ile yılların mücadele kazanımı olacak yasaların askıya alınıp askeri disiplin yasası gibi meslektaşlarımızın meslek hayatını pamuk ipliğine bağlayan yasalar çıkarken, astsubay unvanlı komutanlık ve amirlik kadrolarının tekrar subay kadrosuna dönüştürülürken ,

Dağ başındaki tarla hissesinin  arsa diye assubaylara pazarlanırken, 

Dalga geçer gibi milyonluk dairelerin satışına aracılık edilirken,

TEMAD imkanları eşe dosta yandaşa sunulurken,  

AB fonlarından kredi almak için kurulan  kooperatifle astsubay eş ve kızlarının bırakın 

tek kuruş kazanmasını borçlandırılıp umutları ile oynanırken,

9/2 ve Tazminatları boşverin TEMAD A.Ş  ile OYAK ve TORKU’yu  geçip assubaylar

köşe olacak masalları anlatılırken,

Bizlerin milyonluk destekleri heba edilip yüzbinlerce lira borçla TEMAD devredilirken, 

En önemlisi birlik ve beraberlik ile birbirimize saygımıza dinamit atılırken; 

Daha sayayım mı?

Bu beylerin ve biat edenlerin, yandaşlarının Adalet duyguları tatilde miydi?

Ve bu güne kadar assubay hakları için birtek dava açtılar mı?


Koyun gibi dedikleri (!) assubaylar  artık yeter diyerek ,bugüne kadar sergiledikleri  

adaletsizlikleri dikkate alınıp tepki gösterilince bu kez;

“Dava açılmadı o konu yanlış anlaşıldı SEHVEN dava açılmış” gibi

toplumun zekası ile alay eden açıklamalardan sonra bakıyoruz ki;  

Bu kez daha önce İstanbul TEMAD’ın kapatılması için açılan şike davanın

kahramanı  Sebahattin Ünal  aynı gerekçelerle  açtığı  dava ile kankası 

Ahmet KESER'in saltanatının devamını talep ediyor,  inanıyoruz ki yargı gereken yanıtı verecektir.


Biz bunları hak etmiyoruz, sanmayın ki bu iş sadece bu davalarla  kalacak...


Görevden tanıdığımız sayıları ellerin parmaklarını geçmeyen ,birine yaslanmadan

ayakta duramayan malum kişiler,donanma paspascıları ,komutan şapkası

paltosu taşıyıp meslektaşlarını ispiyonlayan yalakalar, rüzgar gülleri

ilk fırsatta yine ortaya çıkacak yine kişisel menfaatleri  toplum menfaatinin 

önüne geçecek ,

Yeni umudlara limon sıkacaklar, tekrar kaos yaratılmak istenecek;


Aman dikkat  insan ömrü 500 yıl değil  artık ne sabrımız ne tahammülümüz

ne de bekleyecek zamanımız yok;

Birbirimize kenetlenerek bunlara izin vermeyeceğiz.


Ulu çınardan her gün adaleti görmeden kopan yaprakları  kara toprağa veriyoruz

Adaleti mutlaka sağlamak zorundayız ,

Yeni yönetim yeni bir başlangıçtır ;

Umutsuzluk mücadelenin en kırılgan noktasıdır,

Umudumuzu yitirmeyeceğiz içimizdeki ayrık otlarından kurtulacağız,

Yeni Sn.Dürgen ve ekibine şans ve maddi, manevi destekler vereceğiz.


Bir emirle ölüme giden, bir üniforması da kefen olan assubaylar olarak 

imtiyaz ve ayrıcalık istemiyoruz tek talebimiz adalet ;

Taleplerimizde haklıyız ve mutlaka hakkımızı alacağız.


Yeni yılın size ve sevdiklerinize refah,huzur,sağlık ve mutluluk getirmesini diler,  

saygılar sunarım.


Topluma hizmet sözü ile yönetimlere seçilip, mücadele tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğini  kişisel

çıkarlarına alet edenler,Kibir ve zorbalıkla  toplumu zorla şekillendirmeye çalıştılar .


Dürüstlüğün, eleştirmenin eziyet; Yalakalığın ahlaksızlığın meziyet olarak kabul edildiği bir ortam yaratarak 

umutsuzluğu birbirimize tahammülsüzlüğün mimarı oldular. 

Ama her gecenin bir sabahının  , sessiz atın tekmesinin de sert olduğunu  hayal kırıklığı ve yaşam boyu

unutamayacakları bir hezimeti yaşayarak anladılar.  


Sn.Hamza DÜRGEN ve ekibinin geçmişi unutmayı, toplumu yeniden kucaklayıp sönmeye yüz tutan

umutları yeniden yeşertmeyi amaçladığını yönetime yakın olanlardan duyuyoruz .

Elbette bu takdire şayan bir davranıştır. 


ANCAK ayrık otları temizlemeden tarlanıza ne ekerseniz ekin ne kadar, özen gösterirseniz gösterin

başarı sağlayamazsınız. 


1970'li yıllardaki antidemokratik ortamda bizler için meslekten atılmayı çileler çekmeyi göze alan ve

haksızlıklara ilk isyanı başlatan değerli arkadaşlarımıza, mesleğimize saygı  ve  yeni bir  mücadele ruhu için 

olmazsa olmaz kural adaleti  sağlamak zorundayız.


Mücadelenin en kırılgan noktası umutsuzluktur. 

Görevden tanıdığımız sayıları iki elin parmaklarını geçmeyen dün Ahmet KESER'e biat edip

haysiyet cellatlığı yapan bugün yaşasın Hamza Dürgen diyen ve demeye hazırlanan  bu kişilerin

yeniden umutsuzluk tohumları atmasına kesinlikle izin verilmemelidir. 


TEMAD tarihindeki en büyük ihraçlarını gerçekleştirenler, İstanbul gibi bir ilin TEMAD il başkanlığını

hukuksuz bir şekilde kapatılar.  Başarısızlıklarını, kişisel hesaplarını gizlemek adına

gündem değiştirmek için mücadele gönüllülerine ahlaksızca  hakaret ve iftiralarda bulunanları 

yok sayarak unutarak yeni bir başlangıç yapamayız.  


Adaleti sağlamayanlar kendileri için adalet isteyemezler ...

 

TEMAD tüzüğü gereği şubelerin ihraçlarına genel merkez  karar verir,Genel merkezin  verdiği

ihraçlara da Genel kurul'da itiraz edilir. 


Son genel kurulda ihraçlar gündeme gelmedi . 

Peki bu durumda ihraç edilenlerin itirazları, adaletin gerçekleşmesi gelecek genel kurula mı kaldı? 

Böyle bir hukuksuzluk,vicdansızlık,adaletsizlik olur mu? 

Elbette olamaz ve bu durumda ihraçlar yok hükmündedir, ihraçları kaldırarak  mücadeleye gönüllü

destek verecek olan arkadaşlarımıza yapılan hukuksuzluğa son vererek hakkın iadesini sağlamalıyız.


Bu arada TEMAD'ın kalesi İzmir 'deki BALÇOVA şubesindeki  keyfi uygulamaya da  derhal son verilmesini

genel merkez yönetiminden bekliyoruz.


Ben bu şubenin yönetiminde görev yaptım, şube restorasyon için bankadan çekilen krediyi hatta şu an

başkan olan muhasibe ayda 600 lira taksi parası öderken kâr ediyordu.  Olağan seçim kararı alırken de

yerimizi gençlere bırakacağız bu nedenle aday olmayacağız sözüne ben uydum başkan uymadı.

Kâr eden  borçsuz şubeyi zarar eden duruma getiren mücadeleye somut hiçbir katkısı olmayan 

Erdoğan Öztürk  Ahmet KESER'in takdirine mahzar  olmalı ki  Genel merkez kendisine törenle 

sadakat pardon  onursal üyelik ünvanı verdi...

Kirası olmayan  elektrik su ,ısıtma gibi giderleri belediye tarafından  karşılanan  ve  yüzlerce üyenin

aidatına rağmen zarar  eden eski   başkanına onursal üyelik ünvanı verilip ondan bayrağı ve aynı  

zihniyeti devralan yeni başkan korunmuşsa bu  tam  bir Ahmet KESER'e özgü davranıştır...  


Beceriksizlik yüzünden zarar eden bu şubenin zararlarını  karşılamak için olsa gerek yeni başkanın

kumarhanelerde MANO olarak adlandırılan oyundan para alma uygulamasına ve diğer olumsuzluklara

tepki gösteren üyeler TÜZÜK'te belirtilen sayıda imza toplayarak olağan üstü genel kurul talebinde bulunuyorlar;

Ancak   bay Ahmet KESER bir kalesini kaybetmemek için "İmzalar noter kanalı ile verilmesi gerekir" diye

keyfi bir kararla seçimi engelliyor, şu an üyeler bu hukuksuzluğa karşı şubeyi  boykot etmiş durumdalar. 

Ve ne kadar acıdır ki  erken seçim kararı için  imza veren  üyelere özel ulakla

"SİZLER ŞUBEYİ ŞİKAYET EDİP ERKEN SEÇİM İÇİN İMZA TOPLADINIZ İHRAÇ DOSYANIZ DİSİPLİN KURULUNA

VERİLDİ GELİN SİZ TALEBİNİZDEN BİZ İHRAÇTAN VAZGEÇELİM"   ahlaksız teklifi sunulmaktadır.  

Tüm bu ve benzeri olumsuzlukları yok sayarak mı birlik ve adalet sağlayacağız? 


Bu aymazlığın da genel merkez tarafından sonlandırılması beklenmektedir.


Temeli adalete, saygıya dayanmayan birlikteliklerin daima zayıf halkası olur.

Birlik ve beraberlik adalet ve saygı ile sağlanır  ve biz bunun gereğinin yapılacağına inanıyoruz . 

Umudun,birliğin ve mücadelede başarının elde edeceği günler diliyoruz. 

Saygılarımla.

 


Değerli Meslektaşlarım

Ahmet KESER yönetimi göreve geldiği zaman aşağıdakine benzer bir yazı yazarak kutlamış,maddi ve manevi desteğimizle yanlarında olduklarını belirterek başarılar dilemiştik.  

ANCAK ne yazık ki tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğini alanlar kişisel hesaplarla en büyük hayal kırıklığı yaratıp birbirimize olan tahammül ve saygımıza her dönemin adamı olan ahlaksız nemacı yalakalarla dinamit attılar ve layık oldukları şekilde yönetimden uzaklaştırıldılar.

Ahmet KESER  dünü unutmuş gibi bugün birlik beraberlik diyorsa bunun arkasında yine hiçbir yetki ve sorumluluk verilmemesine rağmen  KOOPERATİF ve VAKIF gibi  TEMAD ve astsubay adını kullanarak  kişisel hesaplar planladığını  tahmin etmek zor değildir ve kesinlikle izin verilmemelidir.

Saygıdeğer  Meslektaşlarım,

Mücadelenin en kırılgan noktası umutsuzluktur! Bir yazımda “henüz muhataplarımızın ön yargılarını değiştiremesek bile biz değişmeye başladık. Eleştiriyor, sorguluyoruz. Bu bir kazanımdır” dediğimi hatırlayanlar olacaktır.

Bunun sonucu olarak; bizi temsil etmek için TÜZÜK’teki görevleri ve verdikleri vaatleri gerçekleştirmek için gönüllü aday olanların bizlere saygı duymamaları, seçilmek için gösterdikleri gayreti sorunlarımız çözmek için göstermemeleri, kişisel hesaplarla hareket etmeleri ve statükodan vazgeçmemeleri yüzünden eleştirdik. Onlar, eleştirilerimizden yararlanmak yerine 'başarısızlıklarını gizlemek adına' sanal kişiler aracılığıyla ve bizzat kendileri tarafından bu mücadeleye gönül verenleri dışlamaya çalıştılar. Bizi temsil etmekten aciz kalanların tüm hesaplarını alt üst ederek bu yönetimden kurtulduk. Bu, bizlerin ve kararlılığımızın başarısıdır.

TEMAD yönetimine seçilen Sn.Hamza DÜRGEN  ve ekibini kutluyorum. Sorunlarımızın çözümünde yapacakları çalışmalarda, başarılı olmaları için, maddi ve manevi desteğimiz ile 'şartsız olarak' yanlarında olacağımızı, sizler adına bir kez daha hatırlatırım!

İyi niyetle başlayan iktidarlar ateşten gömlek giyerler.toplumun beklentileri fazla İşleri zordur! Bizler bunun bilinçindeyiz. Daha önceki yönetimde de olduğu gibi, bu arkadaşlarımızdan mucize değil, iyi niyet ve şeffalık ve yaşananlardan ders almalarını bekliyoruz unutulmamalıdır ki TARİH DERS ALMASINI BİLMEYENLER YÜZÜNDEN TEKÜRRÜR EDER . Kendilerini izleyeceğiz. Belirttiğim gibi, herütürlü  desteğimiz ile birlikte gördüğümüz aksaklıkları da eleştirmeye devam edeceğiz!

Eleştiri mükemmele açılan kapının anahtarıdır. Donanımlı liderler eleştirilerden güç alırlar.

Değerli meslektaşlarım, bizler yıllarca ön yargılarla tahakküme varan sosyal ve ekonomik haksızlıklara uğradık. "Kol kırılır, yen içinde kalır" dediğimizde bu kez kanadımız kırıldı! Oysa bizim isteklerimiz bazılarına altın tepside sunulan ayrıcalık değildir! Biz sadece ADALET-EŞİTLİK VE İNSAN ONURUNA SAYGI istiyoruz!..

 

Sitemizin ana sayfasında yayınlanan Asb.Güç Birliği Platformu'muz tarafından 'sorunlarımızı basın ve ilgililere iletmek için' hazırlanan "BİZ KİMİZ, NE İSTİYORUZ?" yazısındaki haksızlıklarımız ve bunların çözüm önerileri, bu yönetim tarafından da bilinmektedir. 

 

Yeni seçilen arkadaşlarımızın "umut" olduğunu belirtmiştim. İnanıyorum ki bu kez yanılmıyacağız!

Bu arkadaşlarımız yeni seçildiler. Teşkilatlanmaları ve programlarını hazırlamaları için kendilerine kısa bir süre izin verelim. Ardından birlikte el ele, gönül gönüle büyük bir assubay ailesi olarak mücadelemizi sürdürelim. Biz haklıyız ve assubaylar hak ettiklerini elde edeceklerdir. Arkadaşlarımızın da, bu güçlü ailenin temsilcisi olan TEMAD’a üye olmalarını ve çalışmalarımızı takip etmelerini lütfen sağlayalım.

 

Sn.Hamza DÜRGEN ve yönetim kurulu üyelerini tekrar kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.

Güneşin doğmadığı gün yoktur. Bu bayrak yarışını birlikte mutlaka kazanacağız. Saygılarımla...

Ersen GÜRPINAR 

E.Per.Kd.Bşçvş.

 

TEMAD GENEL BAŞKANININ MESAJI

HAMZA DÜRGEN 
07 Aralık 2017, Perşembe 

Değerli Meslektaşlarım,


Türkiye Emekli Astsubaylar Derneğimizin 15. Olağan Büyük Genel Kurul toplantısını 30 Kasım 2017 tarihinde, Derneğimizin kurucu üyesi Sn. Mehmet DAREGENLİ, önceki Genel Başkanlarımız Sn. Orhan ÖZKAN ve Sn. Mustafa EROL, Sn. Şube Başkanlarımız, Sn. Üst Kurul Delegelerimiz, Sn. Hanımefendiler ve Sn. Üyelerimizin katılımı ile gerçekleştirmiş bulunuyoruz.

Genel Kurulumuzca şahsıma layık görülen Genel Başkanlık görevi ve Yönetim Kurulu Üyelerimize duyulan güven için, Genel Kurulumuzun her bir üyesine ayrı ayrı şükranlarımı sunarım. Ayrıca, Genel Merkez Yönetim Kuruluna, Yüksek Denetim Kuruluna, Yüksek Disiplin Kuruluna, asil ve yedek olarak seçilen tüm arkadaşlarımı da tebrik ederim.

15. Olağan Genel Kurulumuz, Emekli Astsubaylar için yeni bir başlangıçtır. Gerek derneğimizle gerekse üyelerimizle ilgili, ülkemize ve milletimize yapacağımız hizmetlerde yeni bir döneme giriyoruz. Bu yeni dönemde, derneğimizin kuruluşundan bu yana 33 yıllık tecrübemizin ışığında, her alanda çok daha büyük hizmetler başarmanın mücadelesini vereceğiz.

Ülkemizin birliği ve vatanımızın bütünlüğünün teminatı olan TSK‘nın güçlenmesi için üzerimize düşeni yaparak, Atatürk İlke ve İnkılaplarına, Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkarak, çalışma tempomuzu daha da yükselterek, topluma hizmetin bir şeref olduğu anlayışı ile önümüzdeki aylarda; birlik ve beraberliğimizin tesisi, özlük haklarımızın iyileştirilmesi, ülkemiz ve milletimiz için zor şartlarda görev yapan gerektiğinde gözünü kırpmadan canını veren çalışan meslektaşlarımızın beklentilerinin gündeme getirilmesi, şubelerimizin beklentileri, toplumsal projelerin hayata geçirilmesi, her biri ayrı bir kahramanlık destanı yazan şehitlerimizin aileleri ve gazilerimizle daha yakından ilgilenilmesi konularında çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Değerli Şube Başkanlarım, derneğimizin her kademesindeki temsilcileri, hanımefendiler ve kıymetli üyelerimiz, çıktığımız bu yolda sizlerin her birinin, “yol arkadaşlarım” olarak desteğinizi esirgemeden, yanımda olacağınızdan hiç şüphem yoktur. Bizlerin herhangi bir eksiği olduğunda vereceğiniz mesajın, en kısa sürede dikkate alınacağı bilinciyle hareket edeceğimizi bilmenizi isterim. 30 Kasım’da, bizlere duyulan güvenin ve bizlerden beklentilerin üst seviyede olduğunun farkındayız.

Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları başta olmak üzere, Derneğimizin Kuruluşundan bugüne kadar hakkın rahmetine kavuşan meslektaşlarımızı rahmetle ve şükranla anıyor, emeği geçen herkese, siz değerli Başkanlarıma, Delegelerime, Hanımefendilere ve Üyelerimize, 15. Olağan Genel Kuruluna gösterdikleri ilgi ve şahsıma gösterdiğiniz teveccüh için, tekrar tekrar şahsım ve Yönetim Kurulum adına teşekkürlerimi sunuyorum. Saygılarımla.
 

Hamza DÜRGEN
TEMAD Genel Başkanı

Değerli Meslekdaşlarım,
Zabitanın Osmanlı'daki imtiyazını Cumhuriyet’te de sürdürmenin yanı sıra görevde rahat etmeleri için dahiyane bir çözüm üretip Astsubay mesleğini ihdas etmişler ; Nöbeti o tutacak, otu o yolduracak,boku,çöpü o döktürecek, zimmet , Mehmet onun sorumluluğunda olacak ama hakları olmayacak laik demokratik hukuk devletinin koruyucusu olan milletin ordusunda önyargılarla adalet esirgenecek …..

Nitekim gerçekleştirdiler 
Öncelikle hakları kısıtladılar ki tahakküm gerçekleşsin ardından tahsil seviyesini çağın gereklerine uydurmadılar, kendilerini geliştirmek adına yüksek tahsil yapanlara antidemokratik baskıların yanı sıra ANAYASA mahkemesini yalan yanlış bilgilerle aldatıp , AYİM hukuku guguk eden aleyhte kararlar ı ile tek teşvik olan üst dereceyi iptal ettirdiler
Biz de insanız diyen, adaletten başka talebi olmayan assubaylar 1970 Assubay eşleri yürüyüşleri ve hukuksuzluklara dikkat çekmek için yapılan OCAK 1976 işi yavaşlatma eylemlerine katıldılar; Katıldılar katılmasına da Hak aramanın Erdem olduğu bir dünyada akıl almaz baskılara uğratıldılar buna rağmen birkez daha astsubay olmadan bırakın ordunun savaşmasını askerin karnını doyuramıyacağı gerçeğini anladılar
Bu baskılar sonucu binlerce (özellikle Hv.K.) assubay hapislere,sürgünlere maruz kaldı yüzlercesi hukuksuz vicdansız bir uygulama ile ordudan ilişikleri kesildi
Tüm bunlar bizi yıldırdımı ? HAYIR Baskılar bir süre etkili olsa da iletişim çağının nimetlerinden yararlanarak Assubaylar tekrar adaletsizlikleri hukuksuzlukları ilgililere ve kamuoyuna duyurmaya başladı 
İlk kez mynet mesaj grubu ardından assubayların özgür sesi www.emekliassubaylar.org sitesi kuruldu

Örgütlendik şahlandık, sitemizde bizi gerçek anlamda temsil edecek bir yönetim kuruluncaya kadar basın dahil muhtelif platformlarda derecemizden,tazminatımızdan,hukuku guguk yapan disiplin yasasından,personel kanununa kadar tüm olumsuzlukları dile getirdik Ödeneğimiz,sekreterimiz,aidat gelirimiz,gayrimenkul kiralarımız,hazine yardımı hatta tüzel kişiliğimiz olmadığı halde basında yer almayı günler hatta haftalar süren yazı dizileri,protesto yürüyüşü, mail kampanyaları ile hukuksuzlukları dile getirdik
Sonunda bizi gerçek anlamda temsil edecek yöneticileri seçmek için sitenin TEK YÜREK grubu ile başlattığımız çalışmaların ardından meşaleyi YENİ OLUŞUM grubuna teslim ettik yaşanan kişisel hesaplar bu güzel girişimi gölgelese de Ahmet KESER başkanlığındaki yönetim hepimiz için umut oldu seçilmelerini sağladık tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğini verdik

Ne yazıkki Ahmet KESER önce yol arkadaşlarını yolda buldukları ile değiştirdi istikrar sağlansın düşüncesinde olanlar bu kişinin yeniden seçilmesini sağladı; Sağlık sorunlarımıza, maddi sıkıntılarımıza rağmen miting dediler koştuk; ÖLÜM ORUCU dediler destekledik meğer bizi bay KESER kurşun askeri zannediyormuş... 
Milyonluk bütçeler, art arda gelen televizyon röportajları bu kişinin kibire ve ben neymişim be abi modlarına girmesine neden oldu; Hiç kimse düşüncesini başkasına hakaret ederek anlatamıyacağı gerçeğine rağmen GÜZİN PAŞA-ŞEZLONG ALBAYI-REZERVE PAŞA gibi maksadı aşan değerlendirmeler ve birilerine mesaj vermek adına yapılan kişisel davranışlar yüzünden genelkurmay nizamiyesinden giremiyecek hükümet tarafından muhatap alınmıyacak duruma düştüler,uyaran eleştiren assubay sevdalılarına da ahlaksızca hakaret ve iftilarda bulundular şube kapatıp ihraçlarla muhalifleri susturmak istediler;

Yılların mücadelesi sonucu AKPARTİ’nin iktidarı kaybedip erken seçime giderken her kesim gibi assubaylara da mavi boncuk dağıtması üzerine Başbakan “Assubayların sorunları çözülecektir” 
sözünü verdi ardından Genelkurmay başkanı ETİLER ordu evinde sorunlarımızın çözüleceğini müjdeledi sitemizde yapılan mail kampanyasına 17.000 kişinin katılımından sonra genelkurmay ilgililerinin yazılı olarak başlangıç derecelerimiz,intibaklar ve tazminatlar konusununun gerçekleşeceğini bildirdiler sizlerle paylaştık Tüm bu gelişmeler üzerine haklarımız torbada keklik diyerek yine ayni tavırla genelkurmayı sözüm ona dışlıyarak şubelere parsa toplamaya gitti

-Başbakanın vaatlerini duyunca "genelkurmay apar topar assubayları toplayıp başarımızı sahiplenip fırsatçılık yapmaya çalıştı; 

-Konunun genelkurmay ile ilgisi yok siyasi otoritenin yetkisinde onlarla çözeceğiz,

-Genelkurmay TEMAD’dan rol çalmaya çalıştı

-Genelkurmaya minnet borçlu değiliz onların yaklaşımları geçmişteki ayıplarını kapatmaz,işledikleri insanlık suçunu affettirmez

-Ülkenin başbakanı TEMAD Başkanını Amerika ve Ankaradan aramış 29 ekimde yüz yüze görüşmüş intibak ve tazminat sözü vermiş bakanı generali etkisiz hala getiriyormuş ama bizler hala bakan ve general peşinde koşuyormuşuz

-MSB kabus olarak geri dönmüş, İçişleri bakanı laf salatası yapıyormuş…

Değerlendirmelerini yaparak birilerine mesaj gönderdiler ama Elbette yediğin hurmalar gün gelir seni tırmalar dedikleri gibi bu aymazlıklara tepki olarak;

* Başlangıç derecelerimiz ve tazminatlar gerçekleşmedi (Bunu bizzat başkanın kankası olup sonra menfaat çatışmasına girerek ihraç edilen Sami Başkaya itiraf etti) 
* Tepki olarak şube başkanı,kısım amiri,bölük takım komutanı kadroları tekrar subay yapıldı eski disiplin yasasını aratacak meslek hayatını pamuk ipliğine bağlayacak disiplin yasasını çıkardılar ,meslekdaşlarımıza baskılar arttırıldı 

Ama nemacı yalakalara bakarsanız mücadele tarihinin en büyük hayal kırıklığını yaşatan Ahmet KESER en başarılı başkandı kendi açılarından haklılar çünki onlar bizim mücadele adına gönderdiğimiz desteklerlerle 5 yıldızlı otellerde, ziyafet sofralarında,ticari işletme yönetimlerindeydi ,sadece kazanan onlar oldu lütfen bunları unutmayın...

Bu ayın sonunda olağan TEMAD genel seçimleri var yalakalar yine meydanda KESER’i allayıp pullamaya diğer adayları karalamaya başladılar bile;

Siyaset hayatın gerçeğidir hepimizin siyasi tercihi vardır olmalıdır ;
Şimdi Sn.Yüksel BİNİCİ –Sami İNAN’ın siyasi tercihlerini tartışıyorlar Hamza DÜRGEN’in daha önce başarısız Mustafa Erol zihniyetinde olduğu onunla işbirliği yaptığını söylüyerek adayları karalamaya çalışıyorlar ; 
Ahmet KESER’in tarihin en büyük maddi ve manevi desteğin heba ettiğini ,mücadelemiz önünde engel olduğunu,Dağ başındaki tarlanın assubay ve TEMAD adı kullanılarak arsa diye assubaylara rant için pazarladığını, milyonluk daire satışlarında komisyonculuk yaptığını,yandaşların şirketlerine imtiyaz sağlayıp TEMAD sitesinde reklamlarını yaptığını,Kadın istihdam fonundan astsubay eş ve kızları adına alınacak kredilerle kurulan kooperatifte bu kişilere bırakın kar sağlamayı bunlar borçlandırdığını ama kendisini maaşlı başkan seçtirdiğini , Şube başkanlarının kuruluşu seçimlerden sonraya erteliyelim önerisini yok sayıp yangından mal kaçırırcasına TEMAD mallarını ipotek ederek kurulacak vakıfta kendini yine başkan seçtirerek kişisel çıkar sağlıyacağını gizleyip Genelkurmay nizamiyesinden giremeyen,hükümet tarafından muhatap alınmayan Ahmet KESER'in haklarımızı takip ediyor algısını yaratmaya çalışıyorlar dikkate almaz isek TEMAD ve mücadelemizin geleceğini tehlikeye atarız 
Üstelik bunlar yaşanırken bir daha seçilme hakkı bulunmayan bu kişiyi bir onursuzu kukla başkan seçip bilahare istifa ettirip başkan seçilmesini sağlamak adına yapıyorlar

Mücadelemizi bitme noktasına getiren haklarımız önünde engel olan assubayları fetoculukla ve koyun gibi olmakla suçlayan birinin hile ile tekrar seçilmesini mi sağlayacaksın? yoksa mücadeleyi bunlar gibi menfaat için değil idealleri için gerçekten temsil edecek yöneticilerimi seçeceksin KARAR SENİN 
Sevgi ve saygılarımla...

 

Saygıdeğer Arkadaşlarım,dostlarım;

Göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir yaşamda  çekirdekten ekilen fidan gibi doğduk,büyüdük, serpildik.  Benim üniversite tahsili ve kariyeri olan gurur duyduğum  pırıl,pırıl iki kızım,aslan gibi iki damadım kalp ilacım diye sevdiğim üç erkek torunum var.
Allah evlatlarımızın acılarını bize göstermesin onlara barış,mutluluk ve huzur dolu bir yaşam nasip etsin. Biz “İşte geldik gidiyoruz şen olasın Halep şehri” dedikleri gibi yaşam maçını bitirdik uzatmaları oynuyoruz kendi adımıza hiçbir endişemiz,beklentimiz yok tüm endişemiz ülkemiz, evlatlarımız ve torunlarımızın geleceğidir.

Koskoca Osmanlı imparatorluğu din bezirganı yobazlar ve saltanat düşkünleri yüzünden düşmana peşkeş çekilecek bir hale gelince Allah’ın Türk milletine bir lutfu olan önderimiz Atatürk ile Kurtuluş savaşını başardık.

Savaş sonrası  Atatürk  Mustafa Kemal Han olarak başımıza padişah olabilir, Allah’ın ona vermediği bir yetki ile Halife kılıçını sağa,sola sallayabilirdi ...

Ama Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşları Türk Milleti'nin kenetlenmesiyle yürütülen Milli Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasının ardından dünyanın en modern yönetimi olan Cumhuriyeti bizlere armağan etti .

Cumhuriyet fazilettir,bağımsızlıktır;  Türk Ulusu'nun yaradılışına en uygun olan yönetim şeklidir.

Şehit kanları ile sulanan topraklarımızda huzur ve refah içinde  içinde yaşamaktan başka ne derdimiz olabilir?

Atatürk’ün bizlere hedef olarak gösterdiği çağdaş medeniyet seviyesinden her geçen gün uzaklaşmak bizleri geleceğimiz adına,evlatlarımız adına endişeye sürüklemektedir.

İçinizde bu duyguyu yaşamayan var mı?

Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Atatürk'ün Cumhuriyeti emanet ettiği vatansever  Türk Gençliği, Cumhuriyetin 94'üncü yaşını kutlarken, ne yazık ki bazı kesimler tarikat evlerinde Cumhuriyet düşmanı olarak yetiştirilmektedir.

Bunların ülkemize neler yapabileceği emperyalist maşası yobaz fetonun  ihanet çetesinin 15 Temmuz darbe girişimi ile ortaya çıkmıştır .

Tehlike henüz geçmedi, Cumhuriyetten rövanş almak isteyen güçler Sevr heveslileri ile birlikte Cumhuriyetin ve Yüce Atatürk’ün devrimlerinin üzerine çullanmış durumdadırlar.

“NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE “ demek bile suç olmuştur.

Bu durum karşısında vatanseverler olarak elbette duyarlı olmak zorundayız ve bu arada bizi umutlandıran çok güzel şeyler oluyor .

Ortanca torunum Asil Baki  İzmir TAKEV kolejinde okuyor, Almanca eğitim veren bir kurum bu ülkenin toprağında yaşayan ekmeğini yiyen yobazların aksine öğrenciler ATATÜRK ve Cumhuriyet sevdalısı olarak yetiştiriliyor;  geçen yıl okulda düzenlenen bir etkinlikte herkes gibi ben de duygulandım, yaşıma erkek olmama bakmadan çocuklar gibi ağladım.

Aynı okul  Cumhuriyet haftasında okulla  Dumlupınar şehitliğini ziyaret edip Anıtkabir’e gittiler.

Sıradan bir okul gezisi olarak görülebilir, ama aşağıdaki  iki resme dikkat edin, geleceğin teminatı olan bu minik yürekler yol kıyafetleri ile Ata'nın huzuruna çıkmamak için sırt çantalarında takım elbiselerini götürüp, Anıtkabir'e ATATÜRK'ün manevi huzuruna takım elbise giyerek saygı ile gururla çıktılar. Bazılarının aksine Atatürk ve Cumhuriyet sevdası ile yetişen gençlerimiz var .

Bizler de onların şahsında vatansever Cumhuriyet gençliği ile gururlandık.  

İşte bu yüzden endişelerimizin yanı sıra umutlarımızı da koruyoruz.  Evlatlarımızı bu değerlerle yetiştirdiğimiz sürece Cumhuriyet ayakta kalacak,her türlü güçlüğü aşarak Atamızın çağdaş medeniyet seviyesine bu ülkeyi taşıyacaklardır.

CUMHURİYETİN 94' ÜNCÜ YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN -YAŞASIN CUMHURİYET YAŞASIN TÜRK MİLLETİ .

 

 

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar, kalabalık ve açık hava

 


Saygıdeğer Meslektaşlarım

"Adalet toplumun,devletin temelidir; Adalet olmayan yerde hiçbir şey olmaz."

Her zaman ifade ettiğimiz gibi biz assubaylar  ülkemize ve ordumuza sadakatimizi terimiz,kanımız ve canımızla ispat ettik çok zor koşullarda büyük sorumluluklar üstlenerek ölümle burun buruna görev yaptık; karşılığında imtiyaz ve ayrıcalık değil sadece ADALET talep ettik. 

Ne yazık ki kahrolası ön yargılı zihniyet bizlerden adaleti esirgiyerek adeta vatanseverlik duygularımızı istismar edercesine haksızlık hukuksuzluklar yaptı;  özellikle de feto örgütünün TSK içindeki komuta kademesindeki alçak hainler bu hukuksuzlukları  savunarak bizlerin aidiyet duygusunu yok etmeyi ve böylece  TSK yıpratmayı amaçladılar.

TSK yeniden yapılandığı bu dönemde yaşananlardan ders alan yok haksızlık,hukuksuzluk devam ediyor.
Muhatapları ile görüşemeyen temsilcimiz TEMAD tüzükteki görev ve sorumluluklarını  unutmuş ticaret ve komisyonculukla uğraşıyor.

Sevgili peygamberimiz Hz.Muhammet HAKSIZLIKLAR KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR buyurmuşlar; bizler de kendimize mesleğimize saygımız gereği sağır sultan bile duymuş olsa da her platformda bizlere yapılan haksızlığı hukuksuzluğu anlatarak adalet talebimizi tekrarlıyoruz. 

26/29 Ağustos 2017 tarihinde parti gözetmeksizin adalet isteyen  tüm kamuoyunun davetli olduğu CHP düzenlediği ÇANAKKALE ADALET KURULTAYI'na davet edilince sevgili kardeşim Fahrettin BAĞRI ile birlikte kurultayın  POLİS-ASKERE ADALET ÇALIŞTAYI'na İzmir MV. Sn.Murat BAKAN'ın mederatörlüğünde katıldık.

Mali konularda uzman olan Sn.Fahrettin BAĞRI neredeyse bana söz bırakmayacak şekilde zamanın elverdiği ölçüde ana fikri "TSK. MESELESİ ASSUBAYLAR MESELESİDİR" eksenindeki konuşmasında başlangıç derecelerimizdeki adaletsizliK, tazminatlar,sicil affı gibi konuları sade bir dille anlattı. 

Bana ise sadece adalete vurgu yapıp temel sorunlarımıza kısaca değinmek düştü .

Çalıştayda yaptığım konuşma metnini bilgilerinize sunar, huzur ve adalet dolu günler dilerim. 

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor ve açık hava

 

ADALET KURULTAYI POLİS VE ASKERE ADALET ÇALIŞTAYINDAKİ KONUŞMA METNİ

Saygıdeğer milletvekilleri, değerli katılımcılar

Öncelikle şahsım ve astsubay meslektaşlarım adına sizlere sevgi ve saygılarımı  assubaylara yıllardır ön yargılarla yapılan adaletsizlikleri birkez daha ifade etme fırsatını verdiğiniz için de minnettarlığımızı sunuyorum.

Toplumların temeli adalettir; Adalet olmayan yerde hiçbir şey olmaz.

Öncelikle her ne olursa olsun,adaletsizliğin arkasında kim varsa,ne varsa amansız,ancaksız ve net bir dille adaletsizliği lanetliyoruz.

Değerli katılımcılar

Adında MİLLİ kelimesi olan iki bakanlığımız vardır; Milli Eğitim Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı

Geleceğimize yön veren MEB mensuplarının saygınlığı ve personel ayrımı gözetmeyen bir kurum olarak tanınmaktadır. MEB personeli arasında kesinlikle statü farklılıkları sosyal,ekonomik ve insani haklarda ön plana çıkmaz; tüm personel  hizmetli-memur-öğretmen-idareci  tahsil dumlarına göre aynı derece ve kademeden göreve başlar öğretmen evlerinde eşit hizmet alırlar.

TSK'da sıra assubaya gelince kural değişir nasıl değişir? Assubaylara ayrılar sosyal tesislerin sayıları az fiziki şartları yetersizdir. Göreve alt kademeden başlarlar, Türkiye'de Anayasa’ya aykırı hiçbir şey yokmuş gibi zamanın Amiral kökenli Cumhurbaşkanı koltuğunun altına verilen dosyadaki gerçek dışı bilgilerle  fakülte ve yüksek okulu kendi nam ve hesabına bitiren assubaylara verilen üst derecenin iptali için Anayasa Mahkemesine “assubayın emsali subaydır” gerekçesi ile iptal davası açar.  Yüksek mahkeme maddenin tamamını değil “üst derece verilir” ibaresini iptal edip assubayların emsal öğrenim gören subaylarla aynı dereceden göreve başlatılmasını  engellemek için bu kez devreye AYİM girer, hukuku guguk yapan kararı ile Assubayların emsalinin 657 sayılı devlet memuru,  üstelik büro memuru olduğu kararını verir… Sizler, üniforması kefen olan büro memuru hiç gördünüz mü? 

Milletin göz bebeği ordumuzda ise personel arasındaki ayrımcılık yüzünden TSK=Türk Subay Kuvvetleri olmuştur, bu yüzden ADALET SADECE ADALET İSTİYORUZ.

Bir üniforması da kefen olan, bir ayın 6-8 gününü 24 saat esasına göre tek kuruş fazla mesai ücreti almadan nöbet, tatbikat,gece eğitim,özel görevlerle kışlada geçiren sorumluluğuna rağmen yetkisi,sosyal,ekonomik hakları kısıtlı  TSK sırtında taşıyan meslektir assubaylık.

Astsubay olmadan bırakın ordunun savaşmasını asker karnını doyuramaz aksini iddia edenler ayni zaman diliminde assubaylara 48 saat izin versinler ordumuzun kilitlendiğini göreceklerdir.

Kuş uçmaz kervan geçmez dağlarda,azgın denizlerde birçok kişinin macera olsun diye 24 saat tahammül etmekte zorlandığı şartlarda üstelik ölümle burun buruna görev yapan assubaylar bunun karşılığında ayrıcalık ve imtiyaz değil sadece ADALET istiyor.

Assubaylar bu ülkeye ve ordusuna sadakatini teri,kanı ve canı ile kanıtlamışlardır, her kurum kendi personelini koruyup kollarken kendi kurumumuz tarafından ön yargılarla adaletsizliğe uğramak ,sadece göreve ve ölüme gönderilirken hatırlanmak istemiyoruz. Kurumumuzla gurur duymak,aile olduğumuzu hissetmek Aidiyet ve moral motivasyon duygumuzu en üst düzeye yükseltmek istiyoruz. Kısaca tek isteğimiz ADALET-ADALET-ADALET’tir...

Zamanın kısıtlı olduğunu biliyorum, 60 yılın haksızlığı hukuksuzluğu 60 dakikalık bir çalıştayda bizlere tanınan kısa süre içerisinde anlatılamaz.

Değerli meslektaşım Fahrettin BAĞRI sizlere Başlangıç derecelerimiz,tazminatlarımız ,tüm memurların yararlandığı sicil affı gibi konuları kısaca anlattı, ben de sağır sultanın duyduğu temel haksızlıklarımızı kayda geçmesi bakımından başlıkları ile arz ediyorum.

-GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECESİ

Görev koşulları ve sorumlulukları assubaylarla kıyaslanamayacak birçok memur MYO mezunu ise 9/2 lisans mezunu ise 8/1 dereceden göreve başlamaktadır. Assubayların da göreve başlangıç derecesinin aynı olması gerekmektedir.

-TAZMİNATLAR

Yasaların tarifinde ve uygulamada subay yardımcısı olan assubaylar subayların aldığı 7 tazminatın  hiçbirinden yararlanmamaktadır (Sn.Fahrettin Bağrı’nın açıklamalarında belirttiği gibi) bu adaletsizliğin önlenmesi.

-SOSYAL TESİS ADALETSİZLİĞİ

Assubaylara tahsis edilen sosyal tesisler sayıları az mevcutlar ise fiziki yetersizdir. Subay ve assubayların birlikte yararlandığı tesislerde olay mı oluyor burada medeni bir şekilde yararlanılıyor, ORDU EV’leri adına uygun olarak tüm ordu personelinin birlikte eşit yararlandığı tesisler olmalıdır.

-ADİ MALÜL OLARAK EMEKLİ EDİLENLERİN MAĞDURİYETİ

TSK tam teşekküllü hastaneden SAĞLAM raporu alarak girenlerden görevin ağırlığı,psikolojik etkisi gibi nedenlerle sağlığını kaybedenler TSK  adi malül olarak emekli edilmektedir, personelin isteği dışında resen gerçekleşen bu durum nedeniyle düşük maaşla emeklilik işlemi gerçekleşmektedir. Bu personelin de vazife malülü gibi emsallerini geçmemek kaydı ile derece kademe terfisi yapmaları ya da asgari bir üst dereceden emekli edilerek mağduriyetleri önlenmelidir.

-KALKINMADA ÖNCELİKLİ İLLERDE GÖREV YAPANLARA VERİLEN KADEME

Kalkınmada öncelikli illerde iki yıl görev yapan 657 SK tabi kamu personeline fazladan bir kademe,  aynı şekilde 6111 sayılı yasa ile 8 yıl disiplin cezası almayan memurlara bir kademe verilmektedir, bu haktan TSK personelinin yararlanamaması Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır.

-SİCİL AFFI

Devlet memurlarına bu güne kadar amir,disiplin kurulu ya da mahkemelerce verilen cezalardan dolayı sicil affı getirilmesine rağmen birçoğu amir keyfiyetine dayalı disiplin cezaları nedeniyle TSK personeline sicil affı getirilmemesi de Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır.

-DİSİPLİN YASASI

Elbette suç cezasız kalmamalı, ancak hiçbir yasada suç tarifine girmeyen amir tarafından suç kabul edilen hususlarda personelin cezalandırılması hukukun temel prensiplerine aykırıdır, ayrıca yasada birçok hukuksuzluk vardır; örneğin herhangi bir fiilden soruşturma açılan suçsuzluğu kanıtlanan beraat edenlere amir ceza verebilmektedir. TSK'dan ayrılmayı gerektiren puan sisteminde tamamen amir keyfiyetine dayalı disiplin cezaları etkili olduğundan bu yasa çağın gerekleri ve hukukun üstünlüğüne dayalı yeniden düzenlenmelidir.

MECBURİ HİZMET

Anayasamız ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslar arası sözleşmelere göre zorla çalıştırılma olan ANGARYA yasaklanmıştır. TSK bir yıl devlet hesabına okuyanla 10 yıl okuyan aynı mecburi hizmet süresine tabidir, düzenlemenin devlet hesabına okunan süre ile orantılı yapılması adalet ve eşitliği sağlayacaktır.

OYAK

OYAK her üyesinin maaşından % 10 kesinti yapmakdır; Türkiye'nin sayılı Holdingi durumunda olan kurumun eski üyeleri ile yeni üyeleri arasında mağduriyetler oluşmuştur.Kurum iştiraklerinde her üyenin hakkı olduğundan üyelere katılımları nispetinde hisse senedi verilmesi, dileyen üyenin de birikimlerini kurumda değerlendirilmesinin sağlanması adaletsizliği önleyecektir .

LİSANS EĞİTİMİ

Eğitim, hizmet verimliliğinin temelidir, öğretmenlere yüksek okul hakkı tanınmasından 20 yıl sonra assubaylara yüksek okul hakkı tanınmış, ancak ön görülen Meslek Yüksek Okulu tahsili çağın gereklerine ve fakülte mezunlarının askerliklerini er olarak yapmaları nedeniyle onlara emir komuta eden assubayların da fakülte mezunu olması şarttır. Buna rağmen Assubayların MYO mezunu olup eksik eğitimi kıta içi kurslarda tamamlaması Türkiye'nin taraf olduğu Bologna sürecinde ön görülen lisans eğitiminin dikkate alınmaması önyargıya dayanan art niyettir.  ASSUBAY OKULU EĞİTİMİNİN FAKÜLTE DÜZEYİNE ÇIKARTILMASI ZORUNLULUKTUR.

Hepinize tekrar huzur,refah ve adalet dolu günler diliyorum.  Saygılarımla.

      Ersen Gürpınar E.Per.Kd.Bşçvş.

 

Görüntünün olası içeriği: 17 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar, ağaç, çocuk ve açık hava

 

 Saygıdeğer Meslektaşlarım 

Birçok kişinin macera olsun diye 24 saat dayanamayacağı mekan ve şartlarda, üstelik ölümle burun, buruna görev yaparak ülkeye ve ordusuna sadakatini kanıtlayan biz assubaylar ön yargılarla yapılan sosyal,ekonomik ve insani haksızlıkları gidermek makus talihimizi yenmek için TEMAD çatısı altında örgütlendik, derneğimizin TÜZÜK'teki amaçlarından kısa bir bölüm:

   a. Dernek mensuplarının birlik, beraberlik, sevgi, saygı ve ilgilerini sağlayabilmek bakımından sosyal ve kültürel toplantılar,        konferanslar ve seminerler düzenler.
   b. Dernek, sosyal, kültürel ve hukukî bakımdan zorluğa düşmüş üyelerine yardımda bulunur.
   c. Dernek, üyelerinin sorunlarının çözümü için gereken yasal ve idari girişimlerde bulunur,………


Genel başkanlığa gönüllü aday olan, seçilmek için büyük gayretler sarf eden genel başkan Ahmet KESER’in vaatlerinden bazıları :

Birinci önceliğimiz; yıllardan beri çözüm bekleyen özlük haklarımızı almak olacaktır.
Özlük haklarının alınması için ilgili, yetkili ve etkili kurumlarla sonuç alınıncaya kadar müzakereler kararlılıkla yürütülecektir.
İkinci önceliğimiz; TEMAD, İl, İlçe Başkanlıkları ve üyelerinin de katılımını sağlayacak demokratik bir  yönetim anlayışıyla yeniden yapılandırılacaktır. Bu maksatla yapmak istediklerimizden bazıları şunlardır
İl ve İlçe Başkanlıkları ile TEMAD yönetimi “Telekonferans sistemi” ile ortak toplantılar düzenleyerek “Katılımcı Yönetim” uygulaması yapılacaktır.
Üyelerin ihtiyaç sahibi öğrenci çocuklarına; burs ve yurt temin edilmeye çalışılacaktır. Yaşlı üyelerimizin bakımı için gerekli olan bakımevleri açılacak veya anlaşmalar sağlanacaktır
Üyelikten çıkartılanların (Yürürlükteki kanunlar gereği dernek üyesi olamayacaklar hariç ) tekrar üye olmaları sağlanacaktır,
 

Peki söyler misiniz; bu görevle ve vaatlerle seçilen tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğini alan yönetim bunların hangisini gerçekleştirdi? HİÇBİRİNİ, üstelik bay başkan “Ben sizden sorun çözmek için yetki almadım “ sözü ile başarısızlığını ve bundan sonra kendisinden başarı beklenilmemesini açıklamıştır.

 

Tüm bunları eleştirince ruhunda riyakarlık olan bir avuç yönetim yalakasının iftira ve hakaretlerine maruz kaldık.  Ne yazık ki zaman bizi haklı çıkardı,bu yönetim haklarımız önünde engeldir, nitekim başkanın sırdaşı sağ kolu olmasına rağmen hangi hesaplar sonucu ihraç edildiği netlik kazanmayan başkan yardımcıları bile olumsuzlukları,aymazlıkları 40 yılda bir ele geçen fırsatın başkan tarafından heba edildiğini itiraf etmişlerdir.

 

Haksızlıklara sessiz kalmak haksızlık kadar suçtur, ne yazık ki  kendilerini tenzih ettiğim mücadele için çırpınan şubelerini ,üyesine destek olan şubesini kâr ettiren  bir avuç  taşra yönetimi dışında kalan şubeler bu aymazlıklara sessiz kaldıkları gibi at sahibine benzer sözüne uygun olarak şubeleri kendi çiftlikleri gibi kullanmaktan geri kalmamışlar  mahalle kahveleri kira,vergi,işletme giderlerini karşılayıp ev geçindirdikleri halde bu şubeler komik karlar ya da zarar etmektedirler. 

 

Şubelerin tüzel kişiliği yoktur ; ısrarımıza rağmen tüzükteki olumsuzluklar düzeltilmediği için şubeler sosyal yardım ve lokal işletmesi ile yetinmişler inisiyatif alan şubelerimizin ve özverili assubay sevdalılarının gayretleri ile sorunlarımız dile getirilmiş, birkaç küçük kazanımı da genelkurmay nizamiyesinden giremeyen sivil otorite ile görüşemeyen Ahmet KESER  sahiplenmiştir.

 

Mücadeleyi bırakan, ticaret ve komisyonculukla uğraşan bu yönetim OYAK ve TORKU’yu geçecek TEMAD A.Ş iddialarına rağmen ne yazık ki  üye aidatları,hazine yardımı, gayrimenkul gibi kesin gelirlere rağmen iki yıldır zarar etmektedir bunu da ellerine yüzlerine bulaştırmışlardır...

Sık,sık dile getirdiğimiz  olumsuzlukların sorgulanmasını  nemacı yalakalar önlemeye çalışmış, eleştirilerimize hiçbir zaman müspet bilgi ve belgelerle yanıt verememişlerdir.

 

Tüm bunları yazmaktan dile getirmekten dilimizde tüy bitti ; yalakalıkları  bitmedi...

 

Değerli meslektaşlarım

 

TEMAD şubelerinin genel kurulları yapılırken "lütfen hatır için değil kendinize ve mesleğinize saygınız gereği oy kullanın, bunun manevi sorumluluğu ve vebali var" uyarımıza rağmen bazı meslektaşlarımız yönetimde kim olursa olsun ben gider oyunumu oynar vakit geçiririm düşüncesi ile hareket ettiler.

 

Belirtiğimiz gibi tüzüğün kısıtlayıcı hükümlerine rağmen özveri ile mücadeleye katkı sağlayan meslektaşlarına en iyi hizmeti veren şubelerimizin yanı sıra şubeyi babasının çiftliği zanneden, imtiyazlı yönetici masalarında rakı balık keyif yaparak ahkam kesen, kişisel hesaplarla hareket eden şubelerimiz de var.

 

NARLIDERE-KONYA gibi örnek şubelerin yanı sıra birçok şubeden  şikayetler var, örneğin TEMAD BALÇOVA şubesi kira, elektrik, su masrafı gibi giderleri olmadığı halde  binlerce üyenin  aidatına rağmen kâr edemiyor, yeni seçilen başkan herhalde hırslanıp daha çok gelir elde etmek zararı kâra çevirmek  amacı ile  ŞUBEYİ DERNEK LOKALİ OLMAKTAN ZİYADE MANO ALINAN KULÜP GİBİ İŞLETMEYE KARAR VERMİŞ!..

İlk icraat olarak vakit geçirmek için arkadaşları ile oyun oynayanlardan  saat başı oyun parası uygulaması başlatmış.

Birçok üye küsüp yandaki öğretmenler lokaline gidince bu kez o lokali kaymakamlığa şikayet etmek, üyeleri de ihraçla tehdit edince meslektaşlarımız tepki olarak mahalle kahvelerine yönelmiştir. Başarıya katkısı olmayanlar birliğe verdikleri zararla övünebilirler (!)

 

Bu tür aymazlıkları önlemek için adam gibi adamları yönetimlere seçin, hata yaptığınız tercihlerle ya da japonla koltuklarına yapışan yöneticileri denetleyin.   TEMAD şubelerinin kapısında AHMET –MEHMET efendinin kahvehanesi değil  TEMAD LOKALİ  yazıyor, şubelerinize sahip çıkın sizi hak etmeyen saygı göstermeyen nema peşinde koşan genel merkeze biat eden  şubelerde olağan üstü seçimlere gidip oraların  sahiplerinin assubaylar olduğunu, şubelerin belediye meclis üyeliği, komisyonculuk ve ticaret yapmak için sıçrama tahtası olmadığını kanıtlayın, ya da Ahmet KESER’in size yakıştırdığı KOYUN  gibi olup şikayetçi olmayın tercih sizin...

Refah, huzur ve mutluluk dolu günler diliyorum.


 

Onlar TSK'nın olmazsa olmaz elemanı olsalar da ,onlar olmadan bırakın ordunun savaşmasını asker karnını doyuramazsa da,

Hainlerin darbe girişiminde demokrasi adına gözlerini kırpmadan şehit olsalar da 

Kahrolası ön yargı ile hâlâ  klimalı ofislerdeki memurlardan daha alt kademeden göreve başlatılan,

Hak ettikleri tazminatları verilmeyen Assubayların cephesinde değişen bir şey yok...

Yine ön yargı, yine tahakküm, yine adaletsizlik devam ediyor.

Sevgili Bora Dandinoğlu’nun yazısını bir kez daha hatırlatalım.

Bakarsınız kulakları ve vicdanları mühürlenmiş olanlar çoğunlukta olsa da  

yüreğinde biraz adalet kırıntısı kalmış son olaylardan sonra haksızlığın,adaletsizliğin,

ayrımcılığın ordumuza verdiği zararları görmüş sağduyu sahipleri bulunabilir. 

ADALET HERKES İÇİNDİR VE ADALET OLMAYAN YERDE HİÇBİR ŞEY OLMAZ...

                                                    ***                                 ***

Hemen hepsi fakir ailelerin çocuğu…

Diğerlerinin ergenlik sivilceleri ile tanıştıkları yaşta onlar tüfekletanıştılar.

Sadece tüfekle mi? Hasretlikle, gurbetle, kumanya ile, hiyerarşi ile, çadır hapsi ile…

***

Sınavdan zayıf not aldıklarında yanlarında Çalışır düzeltirsin şekerim

diyen anneleri olmadı, ceza veren komutanları oldu.

Kız arkadaş, flört nedir bilmediler okul hayatlarında.

Afiyet olsun diyen olmadan ilk lokmayı yiyemediler.

***

Reşit olmadan mezun oldular.

Bu vatan için gözlerini kırpmadan öleceklerine yemin edip,

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin omurgasının birer parçası oldular.

***

Kendilerinden yaşça daha büyük olan kınalı kuzulara öğretmenlik,

abilik, babalık hatta annelik yaptılar.

***

Davul zurna ile gönderdiğiniz evlatlarınıza;

Savaş sanatını da, yatak yapmayı da onlar öğrettiler.

Mayına basmamayı, etek traşı olmayı, yakın boğuşmayı, dökmeden yemek yemeyi,

el bombası atmayı, büyük abdestini icra ederken tuvalet deliğine nişan alabilmeyi,

arkadaşı öldüğünde onu nasıl taşıyacağını, yavukluya, ana babaya nasıl mektup yazılacağını …

hep onlar öğrettiler.

Memleketten parası gelmeyene ceplerinden harçlık verdiler. Hasta olanı doktora, izine gideni terminale götürdüler…

***

Sadece bu kadar mı? Hayır, bunlar devede kulak.

Bir çoğunuzun anca haberlerde gördüğü uçakların, tankların, gemilerin, silahların, araçların zimmetleri,

yani kullanım harici bütün sorumlulukları ve bakımı onlardadır.

Ki bir kısmını da zaten onlar kullanır veya komuta eder.

Geceleri bütün kışlaya, silahlara ve erlere mukayet olan 10 rütbeliden 8’i onlardır.

Evlatlarınızın kullandığı silahtan, yattığı ranzadan, yemek yediği yemekten, giydiği bottan,

girdiği tuvalete kadar her yer her şey onların kontrolündedir.

Mesai bitse de eve gitsek mantığı yoktur onlar için. Mesai işleri bitince biter.

İş bitmezse mesai de bitmez gitmezler eve.

***

Dağda terörist kovalayanların başında onlar vardır.

Şehit haberlerinin hemen hepsinde onlardan birinin adı mutlaka geçer. Gazi olanların da.

İt avında da en öndedirler çünkü.

İlk mermi sesi duyulduğunda,

bütün erler ona bakarlar,

bir şey söylese de yapsak diye.

***

Hata yapma şansı yoktur..!

Hatası kanla, ölümle sonuçlanır zira.

Yorgun, halsiz, canı sıkkın, dalgın olma, başı ağrıma gibi lüksleri yoktur.

Androidlerdir sanki…

***

Kim lan bunlar?

Bu kadar sorumluğu ağır görevi olan biri kim bilir kaç para maaş alıyordur?

Kesin villalarda oturuyorlardır. Tatillerini Havaii adalarında falan geçirir bu kişiler.

Devlet, sınırsız limitli kredi kartı da verir bunlara valla..” diyenler

***

 

Kim olacak? Astsubaylar tabii ki… Türk Silahlı Kuvvetlerinin bel kemikleri yani.

O sorumlulukları taşıyacak başkaca bir zümre mi var ordumuzda.

Maaşları da öyle gemicik kadar alacak kadar falan değil,

yoksulluk sınırının epey altında.

***

Yakın geçmişe kadar, mezun olan her subay Cumhurbaşkanı olma hayali kurarken

gizli bir güç astsubayları bir adım dahi ileri götürmemek için çalıştı durdu.

Mesela;

Çalışırken Hukuk Fakültesini bitiren bir subay anında Askeri Savcı veya Hakim olarak atanırken,

aynı okulu bitiren astsubaya Hayırlı olsun şekerim haydi eğitim alanına dediler.

***

İstekli ve yeterli olan birçok astsubay helikopter pilotu oldu bir dönem.

O güç, Subaydan başkasına pilotluk yakışmaz dedi, pilot astsubayları subay yaptılar.

***

Emekli olan bir astsubay siyasete atılmıştı. Partisi iktidara gelince de Milli Savunma Bakanı yapmak istedi onu.

O gizli güç tekrar devreye girdi,

vazgeçtiler, vazgeçirildiler.

***

Kışlada subayların yaptığı her görevi bilmek ve yapmak zorundadırlar. Yaparlar da.

Ancak çuvalla sorumluluk verildiği halde, yetki verilmez.

***

Hepsi, OYAK’ın (Ordu Yardımlaşma Kurumu) mecburi üyeleridirler. Üye olmama lüksleri yoktur.

Deli Dumrul misali maaşlarından kesinti yapan OYAK, sayıca en fazla üyesi astsubaylar olmasına rağmen

subaylara daha yakındır. Çünkü subaylar yönetir.

***

TSK personelinin en çok muzdarip olduğu konulardan biri de zimmet dir.

Birliğinin yaptığı ve yapamadığı her şeyden sorumlu olan subaylar

nedense zimmetten sorumlu değillerdir, bilin bakalım kimler sorumludur?

***

Albaylıktan emekli olan subay, ilk mezun olduğunda aldığı maaşın neredeyse iki katını alır.

Astsubay emekli olur,

ilk mezun olduğunda aldığı maaşı bir daha rüyasında bile göremez.

***

Çalışırken mağduriyetlerini dile getirme gibi lüksleri de yok gibi bir şeydir.

Eşleri ve çocukları da yaşar bu zorlukları,

onlar da askerdir bi’nevi.

Risk bölgesinde, Güneydoğu’da yem gibidir çoğu, orada burada kirada otururlar.

Lojman dışında asla yaşayamayan subaylar sayesinde lojman sayısı yetersizdir çünkü.

***

Uzun lafın kısası mağdurdur bu fedakar insanlar.

Kazasız belasız emekli olan her astsubayın heykeli dikilse yeridir bence.

***

O kadar yani…


Bora DANDİNOĞLU

 

Saygıdeğer  Meslektaşlarım,

Ben yazmaktan bu aymazların suratına vurmaktan bıktım, onlar bu utancı ve assubay toplumunun vebali taşımaktan bıkmadı.

Üstelik belgeli kişisel hesapların eleştirilerine  karşılık veremedikleri için “kopyala yapıştır” yapıyorsun diye demogoji ile karşılık veriyorlar. 

Bu gün küçük menfaatler için  peşinde oldukları Ahmet KESER’in bir yıl sonra süresi dolunca koro halinde paralelciler gibi

*Aldatıldık

*Bu nasıl bir adammış

*Assubayın kaderi ile oynadı

*Ben zaten onu kaç kez uyarmıştım… gibi Mitomanik  tavırlar sergileyecekler. 

Hakarete mesnetsiz suçlamalara maruz kalsak da kopyala yapıştır (!) yazılarımıza devam edip uyarı görevimizi yapacağız ...

Anlayana sivrisinek saz anlamayana sazı yuttursan az. 

Sözcü yazarı üstad Bekir Çoşkun'un yazısındaki “Şıh” hikayesini okuyunca hoşuma gitti, tam bize uyan bir hikaye…

 

Türkmen evine bir şıh misafir geldi, cübbeli, sarıklı, torba sakallı…
Buyur ettiler, köylülerle birlikte odaya aldılar, köylüler ne keramet edecek diye ağzının içine bakarken, şıh arada bir irkilir gibi yapıp “Hoşt” diyordu…
Köylüler bunun bir keramet olduğunu anladılar ama ne kerameti olduğunu anlayamadılar, merakla sordular:
“Ya şıh hazretleri nedir o arada hoşt dediğin?..”
Şıh:
“Bir köpek Kabe'nin duvarına işeyecek gibi niyetleniyor, onu görüyorum tabii ki, hoşt diye kovalıyorum…”
Köylülerin itikadı bir iken bin oldu…
Olanları kapının eşiğinden dinleyen evin hanım ağası sofrayı hazırladı, herkesin önüne üzerinde et olan pilav geldi…
Şıhın tabağında sadece pilav vardı…
Şıh bir süre etsiz tabağa baktıktan sonra, kapıda beliren hanım ağaya “Benim tabağımda et niye yok, bunun bir sebebi var mıdır ey hatun?” diye sordu…
Hanım ağa yaklaştı, tabağı ters çevirdi, onun etlerini pilavın altına koymuştu… pilavın altında etlerin gözükmesiyle elindeki kepçeyi şıhın kafasına indirdi:
“Ulan tabağındaki eti görmedin de, Kabe'deki iti mi gördün?…”

Kıssadan hisse :

Ey Ahmet KESER  TEMAD başkanlığının seni milletvekilliğine taşıyacağını gördün  de kişisel hesaplarını ön plana çıkarıp mücadeleyi amacından saptırıp siyasete,cemaate,ticarete bulaştırırsan  bunun senin ve mücadelenin sonu olacağını göremedinmi???? 


Özellikle il ve ilçelerdeki yöneticilere ve delege olanlara sesleniyorum.

Assubayın birliği ve umutları ile oynanmasını nasıl göremiyorsunuz..? 

Ortalık toz duman, hainlerin demokrasimize açtığı yarayı onarmak adına herkes kendince bir fikir yürütüyor,endişeler duyuyor, katkı sağlamaya çalışıyor .

EMUZDER Uzmanlar derneği,

Kurunun yanında yaş yanmasın, emri uygulamaktan başka vebali olmayan  meslektaşları mağdur olmasın diye koşturuyor. 

-Bay Ahmet KESER’in umurunda olmadığı gibi   kendi yapamadığı girişimleri yapan meslektaşlarını sırf görüştükleri general hainler içinde diye onları da darbe destekçisi olarak suçlama gafletinde bulunuyor.Sahte demokrasi kahramanları gibi  yine trübünlere oynuyor...  

-Alışmış kudurmuştan beterdir, aciziyetini gizlemek için bu kez de yalakaların yorumları ve  TEMAD sitesindeki bilgilere göre 

*TEMAD'IN DİPLOMASİSİ SAYESİNDE  2 ASTSUBAY KÖKENLİ ALBAY GENERAL OLMUŞ!!!!!

*MİLLİ SAVUNMA ÜNİVERSİTESİNİN KURULMASINI SAĞLAMIŞLAR !!!!!!! 

Bunlara inanacak kadar akıl, mantık ve değerlendirme yetisinden mahrum musunuz? 

 

Arkadaş; kişisel hesaplarınız yüzünden Gnkur sizi kabul etmiyor, diyalog olmadan temsiliyet olmaz, görüşmenin yollarını bulun önerimize TEMAD siyasi otorite ile de genelkurmayla da görüşüyor diye bizi yalanlıyordunuz. STK genelkurmayı ziyaret  talebine Genelkurmayın   “TEMAD’ı kabul etmiyoruz” dediklerini kendiniz  itiraf ettiğinize  göre kiminle görüştünüz, hangi diplomasiyi sağladınız ? Bir de utanmadan bu aymazlığı eleştirenlere TEMAD yönetimi genelkurmaydan giremediği için seviniyorsunuz suçlaması ile zeytin yağı misali üste çıkıyorsunuz … 

Farz edelim harika diplomasi ile Milli Savunma Üniversitesinin kurulmasını TEMAD sağladı, bu nasıl bir zihniyet  MS Üniversitesi assubaya bir kazanım getirmiyor ön yargı devam ediyor;  Mermer-taş işleme okulu bile 4 yıllık fakülte iken çağın gereklerine aykırı olarak astsubaylar tüm taleplerimiz göz ardı edilerek  hala MYO mezunu olarak istihdam edilecekler siz hangi başarıdan bahsediyorsunuz? 

TEMAD’ın görevi  bizi temsil edip sorun çözmek mi yoksa sadece sana ve çevrene yarayan ticaret ve komisyonculuk yapmak mı? 

Bunları göremiyor musunuz ,?

 

Yarın giden ağam gelen paşam demeğe, ben zaten uyarmıştım, ama yanımda destekçim yoktu diyerek işin içinden sıyrılacak mısın ? 

Göremiyorsanız ; küçük çıkarlar için biat etmeğe devam edecekseniz riyakarlığını kabul edin;  kendin enayiysen bari bu toplumu enayi yerine koymayın…  …..



Büyük bir olay, büyük bir başarı! Bir dakikalık bu görüşmede herhalde assubay toplumunun tüm beklentilerine yanıt bulunmuş ve büyük müjdeler alınmıştır.

Bay Ahmet Keser, Temad Başkanlığı'na aday olduğu zaman tüzükteki amaçların gerçekleştirilesi dışında topluma birçok vaatlerde bulundu. Mesela, astsubay toplumuna açıkladıkları deklerasyonun birinci maddesinde;

Birinci önceliğimiz, yıllardan beri çözüm bekleyen özlük haklarımızı almak olacaktır.
a. Özlük haklarının alınması için ilgili, yetkili ve etkili kurumlarla sonuç alınıncaya kadar müzakereler kararlılıkla yürütülecektir.
b. Gerektiğinde meslektaşlarımız ve kamuoyunun desteği alınarak kararlılık ve güç gösterisi olacak yürüyüş, gösteri ve her türlü eylemleri yapacak ve bu eylemlere sonuç alınıncaya kadar kararlılıkla devam edilecektir.

demişlerdi. Bunları gerçekleştirmek için çok çalıştı, çok cabaladı zannediyorduk değil mi?

İlk seçildikleri dönemde Genelkurmay Başkanı'nı ziyaret ettiklerinde zamanın Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel bizzat yönetim kurulundaki arkadaşların ifadesine göre “haklarınızı sokakta aramayın. Geçmişi yargılamanın kimseye faydası yok. Sorunları birlikte çözeceğiz. Bunun için, birlikleri dilediğinizde ziyaret edin. Sorunları Personel Başkanı'na iletin. O'nun çözemedikleri olursa, bana geleceksiniz” demişti.

Bu açıklama Bay Ahmet Keser’in tüm hesaplarını alt üst etti. Oysa O'nun kafasındaki tek düşünce milletvekili olmaktı! Bu düşünce mücadelede başarıların arkasından gelseydi, toplum bir vefa duygusu olarak bunu kuvvetle desteklerdi. Bu yüzden karargahtaki bazı engellemeler ipleri koparmak için  bahaneyi hazırladı. Kafasındaki düşünceleri hayata geçirmek için A.F.Özdemir arkadaşımızın değerlendirmelerinde belirtiği gibi, 2012 de MHP ile sıcak ilişki kurmayı denedi. Sonra CHP'ye gidildi. Her iki partide  özel beklentileri ve milletvekilliğine dair şartları dikkate almadı. Assubay toplumunun meselelerini kullanarak medyatik olma, bu makamdan siyasete sıçrama niyetini anlayıp uzak durdular. Bu yüzden AKP'ye yanaşmak, fırsatlar partisi haline gelen 13 yıllık iktidardan nemalanmak ve hızlı yol almak daha mantıklı idi!

Temad Başkanı ve yardımcısını AKP'den aday yapmak, hem iktidarın hem Genelkurmayın işini kolaylaştıracaktı!

Ancak bir çığ gibi büyüyen astsubay hareketi, hakların kazanılması halinde tabandaki statü farklılığı yaşayan diğer meslek grupları içinde bir başkaldırı örneği olacaktı. Üstelik, assubay camiasının büyük bölümünün Atatürkçü, laik cumhuriyete bağlı olması endişeleri arttırıyordu. Bunu önlemek adına, liderlerine bağlılığı arttıracak bir eylem türü yaratılmalı idi. Hiç kimsenin aklına gelmeyecek ÖLÜM ORUCU EYLEMİ ortaya atıldı. Ortam ve zemin oluşturuldu. Ancak hesaplar tutmadı! Eylem bir süre sonra hükümet aleyhtarı bir havaya girdi ve şalter kapattırıldı. Eylem fiyasko ile sona erdi. Ancak, bu eylem emekli assubay tabanına kahramanca bir fedakarlık girişimi olarak empoze edildi. Oysa toplumun gazını almak, yaratılan prometeus vari Temad Genel Başkanı üzerinden 2015 haziran seçimlerinde camianın oyunu almaktı. Temad Genel Başkanı ve yönetim kurulu anonslarla AKP'nin grup toplantılarına, vizyon toplantısı ve seçimli genel kurullarına  katılmaları özellikle sağlandı. Oysa Bay Ahmet Keser

Hiç kimsenin (siyasi partinin) arka bahçesi olmayız. Buna ben izin vermem. Eğer şüpheniz varsa gelir yakamıza yapışırsınız. Bizim üzerimizden öyle ucuz şeylerle insanlar çıkıyor...

dememişmiydi? Yanlış hesaplar, ucuz statejiler ve cemaatle iktidarın düşman olması hesapları altüst etti. Sonuçta astsubay toplumunun kaderi ile oyanmasına neden oldu!

Amacına hizmet etmek, birilerine mesaj vermek için Assubay toplumunun hiç bir derdine çare olmayan "Güzin Paşa", "Şezlong Albayı", "Rezerve Paşa", "Genelkurmay lağv edilmeli" tarzındaki maksadı aşan eleştirilere; Assubay toplumu için yüzkarası olan Başkan Yardımcısı'nın gündem değiştirmek amaçlı yargılandığı "Y.A.Ş. üyelerinin mezarına tüküreceğiz" hakaretleri ardından muhtemel yargılanacağı Genelkurmay Başkanı'na

Komutan olmak için önce adam olacaksın

Ben sana general olamazsın demedim, adam olamazsın dedim

Basiretsiz ve yönetimsel aciziyetsiz

Şehit cenazelerinde göstermelik tabut taşıyan aymaz, vatan evlatlarının gözünde zerre kadar kıymetin yoktur

TSK manevi şahsiyetini temsil görevin bitmiştir, yazıklar olsun

tarzındaki hakaretleri bu topluma sadece tepkiyi ve hakların askıya alınmasını Genelkurmay ile iplerin kopmasını sağlamıştır.

Genelkurmay Nizamiyesi'nden giremeyen, siyasi ve askeri otorite tarafından muhatap alınmayan Bay Ahmet KESER saltanatını devam ettirmek adına assubaylar ve Temad adından yararlanarak bir yandan ticaret ve komisyonculukla saltanatı sağlamaya çalışırken, diğer yandan kendisi ve algıcı, çalgıcı, nemacı yalakalarıyla yılların mücadelesi ve özverili arkadaşlarımızın gayretleri ile alınacak başarıları sahiplenmek adına algı operasyonlarına devam ederek genelkurmay ve hükümet ile görüşmelere devam edildiği masalını anlatıyor!

Mücadeleden nemalanan narsist, biatçı takımı sürekli olarak topluma empoze etmeğe çalıştıkları gibi, neymiş; sorunları iletmişler. Şimdi sıra, çözüm görevini  verdikleri Genelkurmay'da imiş (!) Bre gafiller, Genelkurmay ile pastahanede mi görüşüyorlar ayrıca sanki Genelkurmay düne kadar sorunları bilmiyormuydu!

Siz, hiç bir riski olmayan sigortacılıkla bile kar elde etmeyen ticari yetenekten yoksun iken, piyasının iki misli fiyatla pazarlamaya çalıştığınız yurtdışı turlarınızla, arsa diye dağ başındaki tarlayı yüz misli fiyatla pazarlayan komisyonculuğunuzla, assubay toplumuna ne faydanız var?

Geçenlerde kendi kendine Astsubay Haber Portalı Genel Yayın Yönetmeni ünvanı veren bir riyakar çanak sorularla  Ahmet KESER’le mülakat yapıyor. Yine aynı üslup, yine ayni kibirle Bay KESER, kendisinin yapması gerekeni yapan, Genelkurmay'a, bakanlara, Başbakan ve Cumhurbaşkanı'na  özveri ile bu toplumun sorunlarını ilgililere iletenleri müstehzi bir ifade ile 'sözde' hafife alıyor! Hala, eleştiri yerine Genelkurmay'ı 'sözüm ona' dışlamaya çalışarak  Genelkurmay ve siyasi otorite ile görüşememenin, muhatap alınmamanın acizliğini gizlemeğe çalışıyor!

  • Kedinin ulaşamadığı ciğere mundar dediği gibi, kendisini muhatap almayan, Cumhuriyet tarihinde ilk kez insani düşüncelerle şehit assubayın tabutunu omuzlayan Genelkurmay Başkanı'nın bu insani davranışını eleştirerek, trübünlere oynadığını düşünüyor!
  • "İzmir'den biri yüksek okul mezunu 1nci dereceye yükselememiş, 9/2 diye tutturmuş" derken 9/2 nin binlerce kişinin sorunu olduğunu, ayrıca görev koşulları ve sorumlukları asssubayların görev koşulları ve sorumluluklarıyla kıyaslanamıyacak memurlardan değersiz görülmesinin yarattığı psikolojik baskıdan haberi yok!
  • Yüreğini ortaya koyarak bakanlarla kişisel dostluklar kuran, onlara assubayın adaletsizliğine inandırıp desteğini alan Sn. Yılmaz Demir Özçelik gibi bir cesur yüreği kutlamak,  teşekkür etmek yerine, yaptığının kişisel tatmin olduğunu söyleme talihsizliğinde bulunuyor!
  • Assubayların sorunlarına inanan, destek veren eski M.E.B. şimdiki Kültür ve Turizm Bakanı Sn. Prof. Dr. Nabi Avcı’nın hükümetteki saygınlığını yok sayarak, üstelik kendisini beceriksizlikle, İç İşleri bakanını laf salatası yapmakla suçlayacak kadar aymazlık gösteriyor!
  • Temad'ın ticari faaliyetlerinde Oyak ve Torku'yu geçeceğini, böylece assubayların  9/2 ve tazminatlardan daha karlı olacağını, refaha kavuşacaklar masalınıı anlatıyor!

Bay Ahmet KESER, 

Yalakaların büyük başarı gibi sunduğu, sıradan halkın katıldığı bir iftar yemeğinde Başbakan'a ulaşmaya çalışanların arasına kaynak yaparak girmek, iki resim çektirip bir dakikada astsubay sorunlarını anlattım diyerek hiçbir yere varamazsınız. Bu ancak sizi ve göreviniz bittiğinde etrafınızda göremiyeceğiniz Minatomani Yalakaları'nı tatmin eder.

Bu toplumun masallara ihtiyacı yok, sizi başımıza kral olarak seçmedik!

Bizler, gel dediğinizde gelen kurşun askerleriniz değiliz. Milyonlarca maddi ve manevi desteği çevrenizle saltanat sürün diye değil, bizi temsil edin, sorunlarımıza çare bulun, uzmanlar derneği gibi çalışın diye verdik.

Bu aymazlıklar, bu kişisel hesaplar devam ettiği sürece Temad Genel Başkanı olarak kaldığınız her dakika bu toplumun haklarının önündeki engeldir.

Siz önce becerebilirseniz yitirdiğiniz güveni sağlayın. Asb. adı ile kurulan kooperatife kendini 4 yıllığını başkan seçerek kendi refahını sağlamış olabilirsin.  Bir çok şube başkanının "rahatım bozulmasın" diyerek sessiz kalması seni bulunmaz hint kumaşı yapmıyor.

Seçilmeden önce günde iki kez arayıp danıştığın, seçildikten sonra kişisel hesapların ortaya çıkıncaya kadar sana destek veren bir ağabeyin olarak benim sözümü dinle. Yalakaların, biatçıların ile birlikte TENAD’ı (Türkiye Emekli Nemacı Assubaylar Derneği) kur! Tüzükte kendini ömür boyu başkan, yalakalarını yönetim kurulu üyesi seçtir. Sende kurtul, bu mazlum zümre de kurtulsun!

Not: Bu yazım üzerine yine yalaka gürühu kendileri ve sanal isimleri ile saldırıya geçeceklerdir. Hiç umursamıyorum! Sizde biraz yürek, biraz ahlak, biraz vicdan varsa daha önce de belirttiğim aşağıdaki konuları sorulayın;

  • Temad’ın aidat, gayrimenkul, bağış gelirleri, hazine yardımları ticari faaliyetlerden aldığı komisyonlar nedir, nereye harcanmıştır?
  • Astsubay ve Temad adı kullanılarak pazarlanan, emsallerinden yüzde yüz pahalı turlardan ve arsa diye dağ başındaki imarsız tarlanın yüz misli fiyatla pazarlanmasından,milyonluk ev satışından kim, ne kazanmıştır?
  • "Harcamaları sordum ihraç edildim" diyen Keser’in sadık yardımcısı Taner Yılmaz ve çantacısı, sırdaşı Sami Başkaya ile Fikret Parlak neden istifa etmişlerdir?
  • Başlangıç derecesindeki adaletsizlik yüzünden binlerce meslektaşımızın mağdur olduğu intibaklar konusunda kimlerle görüşüldü?
  • Bu adaletsizlikteki ısrarı kime, nasıl anlattınız? Nasıl bir tepki ile karşılandınız? Ya da "sırada 9/2 var" derken bunu neye dayanarak  söylüyorlar?
  • Tazminatlar büyük bir olasılıkla sadece 1'inci derecedeki assubaylara verilecek. Başka sürprizler var mı? Yoksa tazminatlarda intibaklar gibi binlerce kişinin mağduriyetine neden olursa bunu da emekleri olmayan diğer konulardaki  gibi  başarı diye lanse etmeye devam edeceklermi, Diyalog olmadan temsiliyet olmaz. Genelkurmay Nizamiyesi'nden içeri alınmayanlar bu görüşmeleri nasıl, kiminle yapacaklar ?
  • Hiçbir başarı elde etmeyen, etmesi de mümkün olmayan bu yönetime hangi amaçla destek veriyorsunuz? Bu desteğinizin Temad tüzel kişiliğine ve mücadelemize zararını biliyormusunuz?

Yanıtınızı bize vermeseniz bile belirttiğim gibi biraz ahlak, biraz vicdanınız varsa aynaya bakıp kendinize verin.

Kendisine ve mesleğine saygısı gereği mücadeleyi amaç edinmiş arkadaşlarıma saygılarımla....

genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Assubaylar günü kutlu olsun. Huzurun adaletin hakim olacağı nice kutlamalar diliyoruz. http://www.emekliassubaylar.org/k2-kategoriler/item/3408-assubaylar-gunu-ku tlu-olsun
Pazar, 17 Ekim 2021
Ersen Gürpınar
Bugün KRT televizyonu haber proğramında haklarımızla ilgili aşağıdaki mesajım yayınlandı haklarımızı verilen sözleri heryerde hatırlatmakta yarar var özellikle de Cumhurbaşkanı dahil tüm yazar,toplumun saygı duyduğu kanaat önderleri ve ilgililerin takip edip paylaşım yaptığı Twitter bunun için bir fırsattır. Bilgilerinize [B] "Bir emirle ölüme gönderilen k...
Çarşamba, 13 Ekim 2021
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) kurucularından değerli büyüğümüz Sn. Mehmet DARAGENLİ'nin vefat ettiğini büyük bir üzüntü ile öğrendik. Ailesine, yakınlarına ve Assubay toplumuna baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Ișıklar içinde uyusun yüreği güzel insan.
Pazartesi, 04 Ekim 2021
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ