Fahrettin Bağrı

Fahrettin Bağrı

KANUN NO: 1923
Kabul Tarihi: 03/07/1975
1923 sayılı Kanun Tasarısı Genel Kurul'da görüşülürken 7 M/V tarafından aşağıdaki ÖNERGE veriliyor. Plan Ve Bütçe Komisyonu'nun kabul etmediği bu önerge oylama sonucunda kabul ediliyor...
 
Madde 137.— (c) fıkrası: «Astsubaylar hakkındaki gösterge tablosu Ek-VIII sayılı cetvelde gösterilmiştir. Görevde iken yüksek öğrenimi bitiren astsubayların intibakı; aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tespit edilen giriş derece ve kademesine bir derece ilâve edilmek suretiyle buluna­cak derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilir.»
 
Bu ÖNERGE kabul edilmesine kabul ediliyor da sonrasında işler karışıyor. Kabul edilen bu madde hükmü, dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından İPTAL edilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesine götürülüyor ve iptal ediliyor.
 
İptal davasını açan: Cumhurbaşkanı
 
İptal davasının konusu: 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 3/7/1975 günlü ve 1923 sayılı Kanunun 37. maddesiyle değişik 137. maddesinin (c) bendinin ikinci cümlesindeki "....... görevde iken yüksek öğrenimi bitiren astsubayların intibakı; aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tesbit edilen giriş derece ve kademesine bir derece ilâve edilmek suretiyle bulunacak derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilir." kuralının Anayasa'nın 12 inci maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı düştüğü gerekçesiyle iptali istenmiştir.
 
S O N U Ç: Önerge ile kabul edilen madde metninde İPTAL istemine yol açan <<aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tesbit edilen giriş derece ve kademesine bir derece ilâve edilmek suretiyle bulunacak>> cümlesi yazılmasaydı bu madde hükmü için İPTAL davası açılmayacaktı.
 
Yani; 7 M/V tarafından verilen ÖNERGE metni şu şekilde olmalıydı aslında;
«Astsubaylar hakkındaki gösterge tablosu Ek-VIII sayılı cetvelde gösterilmiştir. Görevde iken yüksek öğrenimi bitiren astsubayların intibakı; giriş derece ve kademesine bir derece ilâve edilmek suretiyle buluna­cak derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilir.»
===========================================
 
Aradan altı yıl geçtikten sonra 2596 sayılı Kanun ile astsubayların "BAŞ BELASI" Madde-137 (c)'de yine değişiklik yapılıyor ve bu kez ortada 926 sayılı TSK Kanunu kabak gibi duruyorken 657 sayılı D.M.K.'nu araya sokuyorlar ve <<657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Genel İdare Hizmetleri sınıfında aynı yükseköğrenimi bitirenler için tespit edilen>> ibaresi yer alıyor.
 
KANUN NO: 2596 :
Kabul Tarihi : 12/02/1982
«c) Astsubaylar hakkındaki gösterge tabloları Ek-VIII sayılı cetvelde gösterilmiştir. Görevde iken yük­seköğrenimi bitiren astsubayların intibakı; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Genel İdare Hizmetleri sınıfında aynı yükseköğrenimi bitirenler için tespit edilen derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilerek yapılır.»
===========================================
 
Aradan ondokuz yıl geçtikten sonra 4699 sayılı Kanun ile astsubayların "BAŞ BELASI" Madde-137 (c)'de yine değişiklik yapılıyor. Çünkü; görevde iken kendi nam ve hesabına fakülte ve yüksekokul bitiren astsubay sayısı hızla artıyor ve artık ASTSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULLARI KANUNU'na doğru gidiş süreci de başlıyor.
 
<Görevde iken yük­seköğrenimi bitiren astsubayların intibakı;>> ibaresi; <<Yükseköğrenim yapmış olan astsubayların intibakları;>> şeklinde değiştiriliyor...
 
 
KANUN NO: 4699
Kabul Tarihi : 28/06/2001
c) (Değişik : 28/6/2001 - 4699/20 md.) Astsubaylar hakkındaki gösterge tabloları Ek-VIII sayılı cetvelde gösterilmiştir. Yükseköğrenim yapmış olan astsubayların intibakları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Genel İdare Hizmetleri Sınıfında aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tespit edilen derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilerek yapılır.
 
S O N S Ö Z: Yıllarca astsubayların yükseköğrenim hakkının asla olamayacağını düşündünüz. Hatta bu hak verildikten sonra bile astsubayların yükseköğrenim yapacaklarının sayısının buralara varacağını hesap edemediniz. Yanıldığınızı anladığınızda zaten iş işten geçmişti. Çünkü bu "BAŞ BELASI" Madde-137 (c) bendi ile o kadar çok oynadınız ki adeta "Arap Saçına" döndürdünüz. Oysa ki; ortada 926 sayılı TSK Personel Kanunu varken 657'ye gitmeyip 926 içinde çözüm bulsaydınız şimdi durum çok daha farklı olacaktı. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
 
 
* Cumhurbaşkanı Yardımcısının, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifini Komisyona Sunuşu
* 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/278), (Komisyona Geliş Tarihi: 18.10.2019)
 
Değerli arkadaşlarım, yukarıdaki kısa bilgiden sonra asıl konumuza gelelim izninizle; önce BÜTÇE konusunda teknik ayrıntılara girmeden bazı bilgiler aktaracağım ve sonrasında ne yapmamız gerektiğini anlatacağım...
 
BÜTÇE NEDİR:
Bütçe, gelecekteki belirli bir dönemde gerçekleşmesi öngörülen gelir ve giderlerin karşılıklı tahminlerini içeren cetveldir. Bütçe, devletin gelecek bir dönemdeki gelirlerini ve harcamalarını tahmin eden ve yürütme organına harcamaların yapılması, gelirlerin toplanması konusunda yetki ve izin veren bir kanundur. Devlet harcamaları ile gelirlerini ayrıntılı biçimde gösteren, belli bir dönem için harcamaların yapılmasına ve gelirlerin toplanmasına izin veren hukuksal bir belgedir.
 
BÜTÇE'DE 4 (T) FOMÜLÜ:
1. TAHMİN
2. TAHDİT
3. TEVZİN (Gelir-Gider Bölüşümü)
4. TASDİK
 
<<Bütçenin kabul edilip kanunlaşması ile gelecek yıl bütçesi ve geçmiş yılın kesin hesap kanunu kabul edilmiş olur.>>
 
Y O R U M: Bugünlerde size " (9/2-8/1), Tazminatlar v.b. taleplerimizi bütçeye koydurmaya çalışıyoruz" v.s. v.s. anlatanlara;
a) Bütçe Kanunu içinde "Dokuzun ikisi, altmışbeşin üçü, yirmialtının biri v.b. ayrıntılar yer almaz. Kime ne, ne kadar tazminat tahakkuk ettirileceği de yer almaz.
b) Gelir-Gider Dengesi yapılmış bir Bütçe Kanunu görüşmelerinde GİDER kalemlerinden birine 1 kuruşluk dahi yapacağınız ekleme tüm rakamların tekrar gözden geçirilmesine neden olur.
c) Bütçe ödenekleri arasında aktarma yapılması, kamu idareleri arasında kaynak transferlerinin ödenek aktarması yapmaya Cumhurbaşkanı yetkili kılınmıştır.
Strateji ve Bütçe Başkanlığı bütçesine "Personel Giderleri Karşılama Ödeneği"nin konulmasına ve ilgili kuruluşların bütçelerine aktarılmasında uyulacak usül ve esaslara ilişkin hükümlere yer verilir.
 
S O N U Ç: Bütün haklı talepler, dertler, sıkıntılar (9/2-8/1) konusunu NET bir şekilde açıklayıp Hayırlı olsun diyen en yetkili kişiye, Cumhurbaşkanı'na ve diğer taleplerimiz için sözler veren bağlı olduğumuz Milli Savunma Bakanı'na tekrar tekrar anlatılacak. Cumhurbaşkanı da <<....şu, .....şu, ....şu konuların en kısa zamanda gerçekleşeceğini dikkate alın ve kaynağını da şimdiden hazırlayın>> talimatı verecek ve bu iş bitecek. Bu talimatı vermezse kendi bileceği iştir. Cumhurbaşkanı aynı zamanda iktidar partisinin genel başkanıdır ve günü geldiğinde Türkiyem'de mutlak surette Cumhurbaşkanı Seçimi ve Genel Seçimler yapılacaktır. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE ASTSUBAY YETİŞTİREN OKULLARININ LİSANS DÜZEYİNE ÇIKARILMASI
 
TSK'nın en büyük meselesi #astsubaylar meselesidir, hallolmadıkça sıkıntı ve azaplar bitmeyecektir.
Üzerinde uzun yıllardır kafa yorduğumuz ve çalışmalar yaptığımız konulardan birini daha mercek altına alalım ve olması gerekenleri "Haklı Talebimiz" olarak ifade edelim.
 
Konu şu; Türk Silahlı Kuvvetlerine astsubay yetiştiren okulların Önlisans düzeyinden LİSANS seviyesine çıkarılmasıdır. Ayrıntılara geçmeden önce önemli bir nokta üzerinde biraz duralım izninizle; "Haklı Talebimizi" yaparken doğal olarak kendi kurumumuzdan, yani TSK'dan örnek/örnekler vermek zorundayız. Harp okullarındaki eğitim-öğretim yılı iki yıldan üç yıla, üç yıldan dört yıla çıkarılırken yapılan yasal düzenleme ve değişikliklerde hangi argümanlar ve gerekçeler kullanılmış ve öne sürülmüşse biz de aynısını veya onlara yakın argüman ve gerekçeleri kullanacağız.
 
(İKİ YILDAN ÜÇ YILA GEÇİŞ)
---------------------------------------------
KANUN NO:1462 : Harp Okulları Kanunu
Kabul Tarihi : 04/08/1971
 
GEREKÇE
Memleketimizin en eski ve köklü bir irfan yuvasının statüsünün bir kanunla tesbit edilmemesi rasyonel faaliyetine engel teşkil ettiği gibi zaman zaman üniversite ve yüksek okullarla muadeleti de söz konusu olmaktadır. Hergün biraz daha gelişip değişen modern harp teknolojisi takip edilmek için geniş askerî ve genel kültür verilmesi; dolayısiyle müfredatın ve öğretim süresinin bu esasa göre ayarlanması gerekmiştir. Ayrıca 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununda da Harp Okulları Kanununun hazırlanıp yürürlüğe konulması zorunluluğu belirtildiğinden arz olunan tasarı bu noksanlık ve zorunluluğun bir sonucu olmuştur. Yukarda açıklanan nedenler muvacehesinde Silâhlı Kuvvetler Harp Okulları, Lise üzerine 3 yıla dayalı askerî, fen ve sosyal bilimlerde, teknik ve akademik yüksek öğretim, eğitim yapan kuruluşlar olarak kabul edildiğinden maddenin konması lüzumlu görülmüştür.
===========================================
(ÜÇ YILDAN DÖRT YILA GEÇİŞ)
---------------------------------------------
Kanun No: 2218
Kabul Tarihi : 27/03/1979
1462 Sayılı Harp Okulları Kanununun Bazı Maddelerinin
Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bir Ek Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı
 
GENEL GEREKÇE
Çağın ve ülkemiz Silahlı Kuvvetlerimin bilim ve teknolojideki değişme ve gelişme hamlesine harp okullarının da ayak uydurması, kendisini değişim ve gelişim istikametinde yenilemesi kaçınılmaz bir davranış olmuştur. Bunu gerçekleştirebilmek, çağdaş ve modern bir askeri eğitimi uygulayabilmek amacıyla Meri Kanunun 4 ncü maddesindeki esneklikten yararlanılmış, 1974 - 1975 öğretim eğitim yılından itibaren eğitim normal süresi 4 yıla çıkarılmıştır.
 
4 yıllık eğitime geçişin doğal bir sonucu olarak tasarıya ek geçici bir madde ilave edilmiş,böylece eski statüdeki öğrencilerin müktesep hakları ile eğitim sisteminin bütünlüğü korunmuştur.
===========================================
(AKADEMİK UNVANLARA GEÇİŞ "ÖZERKLİK")
----------------------------------------------------------------
Kanun No: 4566
Kabul Tarihi: 11.5.2000
 
GENEL GEREKÇE
Tasarı ve gerekçesi incelendiğinde;
4.8.1971 tarihli ve 1462 sayılı Harp Okulları Kanunu ile Harp Okullarının, teknoloji ve bilim alanındaki hızlı ve sürekli gelişmelere uyum sağlayabilmesinin zor olduğu, günümüz teknolojisindeki hızlı gelişmeler,harp ve muharebe alanlarındaki uygulamaların yeni harp silah, araç ve gereçlerinin teminini ve kullanılmasını zorunlu hale getirdiği, Mer'iyetteki 1462 sayılı Kanun hükümleri ile harp okullarında tam anlamda, üniversitelere eşdeğer lisans eğitiminin verilemediği anlaşılmaktadır.
 
Harp okullarındaki eğitim-öğretimin üniversitelerde okutulan bilimsel dal programlarına eşdeğer olmaması nedeniyle, harp okulu mezunu subaylara verilen lisans diploması sadece askerî alanda geçerli olabilmiş; bu nedenle, harp okulları mezunları, birbuçuk yıl kadar lisans tamamlama eğitimine tâbi tutulma zorunluluğu ile karşılaşmışlardır.
Bu bakımdan, harp okullarında temel bilimler, mühendislik ve sosyal bilim dallarından birinde lisans düzeyinde eğitim verilmesini sağlayacak ve bu eğitim ve öğretimin yapılmasında, planlanmasında, programlanmasında ve düzenlenmesinde ana ilkeleri de belirleyecek şekilde yasal düzenlemeye gidilmesi artık kaçınılmaz olmuştur.
 
Belirtilen nedenlerle; anılan Kanun yerine geçmek üzere hazırlanan bu Tasarıda; günümüzün ihtiyaçlarına cevap verebilecek tarzda ayrıntılı hükümlere yer verilmekte ve aynı zamanda harp okullarına bilimsel özerklik kazandırılmaktadır.
------------------------------------------------------------------------------
Türk Silahlı Kuvvetlerine Astsubay yetiştiren okulların "EĞİTİM-ÖĞRETİM" durumuna bakalım;
 
(İKİ YILDAN ÜÇ YILA GEÇİŞ)
-----------------------------------------
KANUN NO: 1424
Kabul Tarihi: 07/07/1971
 
1424 sayılı Kanun’un MADDE GEREKÇELERİ bölümünden;
 
Madde 23 — Bu madde ile, 926 sayılı Kanunun astsubayların yetiştirilmesi ile ilgili 68 inci maddesinin (a) bendi astsubayların öğrenim düzeylerini yükseltmek ve lise, ticaret lisesi, kolej, sanat enstitüsü ve sağlık koleji mezunlarından istekli olanların astsubay yetiştirilmelerini sağlamak amacı ile değiştirilmektedir.
 
Bugün lise öğrenimi görmüş olan kişiler muvazzaflık hizmetlerini er olarak yapmaktadırlar. Bunları eğitecek astsubayların da daha az bir genel kültüre sahibolmaları düşünülemez. Ayrıca, bugün, komplike bir durum gösteren silâh, araç ve gereçlerin kullanılmasının öğretilmesi astsubaylara düşen görevlerdendir. Bu nedenle astsubay hazırlama okulları Lise öğrenimine denk bir öğrenim vermek üzere 3 yıla çıkarılmaktadır.
===========================================
Şimdi 4752 sayılı Astsubay Meslek Yüksek Okulları Kanunu'na gelelim izninizle;
 
ASTSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULLARI KANUNU
Kanun No: 4752
Kabul Tarihi: 11 Nisan 2002
 
GENEL GEREKÇE
Türk Silâhlı Kuvvetlerinde astsubaylar; subaylar ile askerlik yükümlülüğünü yerine getirmek üzere silâh altına alınan erbaş ve erler arasında ve subayların yardımcısı konumunda olup, Silâhlı Kuvvetlerin profesyonel insan gücünün önemli bir kısmını oluşturmakta ve özellikle idarî ve teknik hizmetlerde istihdam edilmektedirler.
 
Mevcut sisteme göre astsubaylar, Türk Silâhlı Kuvvetlerinin astsubay okullarında yetiştirilmektedirler. Astsubay okulları ise astsubay hazırlama okulları ve astsubay sınıf okullarından oluşmaktadır. Astsubay hazırlama okullarında, lise düzeyinde öğrenim verilmekte, bu okullardan mezun olan öğrenciler, astsubay sınıf okullarında bir yıl süreli eğitim ve öğretime tâbi tutulmakta ve müteakiben astsubay çavuş rütbesi ile hizmete başlamaktadırlar. Astsubay sınıf okullarına,astsubay hazırlama okulu mezunlarına ilâve olarak sivil lise ve dengi okul mezunları ile meslek yüksek okulu ve fakülte mezunlarından öğrenci alınmaktadır.
 
Türk Silâhlı Kuvvetlerinin profesyonel insan gücünün önemli bir kısmını oluşturan astsubayların eğitim seviyesinin yükseltilmesi, çağın gereklerine, bilim ve teknoloji alanındaki süratli değişime ayak uydurabilecek astsubay yetiştirilmesi ve istihdamı, bir zorunluluk olarak kendini göstermektedir. Bu kapsamda Türk Silâhlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına uygun alanlarda yüksek öğretim yapmış astsubay yetiştirmek için astsubay meslek yüksekokulları kurulmasına ihtiyaç duyulmuş ve bu amaçla 24.4.2002 tarihli ve 24735 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 11.4.2002 tarihli ve 4752 sayılı Astsubay Meslek Yüksekokulları Kanunu yürürlüğe konulmuştur.
 
S O N U Ç: Aradan koskoca 17 yıl geçerken köprünün altından da çok sular geçti. Astsubayların da LİSANS düzeyinde Eğitim-Öğretim almalarının zamanı gelmiştir. Milli Savunma Üniversitesi Teşkilat Şemasında <<MİLLİ SAVUNMA ÜNİVERSİTESİ ASTSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULU>> ismini değil <<MİLLİ SAVUNMA ÜNİVERSİTESİ ASTSUBAY FAKÜLTESİ>> ismini görmek istiyoruz. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
Görüntünün olası içeriği: Fahrettin Bağrı
SUBAY-ASTSUBAY TERFİİLERİ KONUSUNDA TARTIŞMALI HÜKÜMLER MEVCUT
 
9 Temmuz 2018'de;
==================
Karar Sayısı: KHK-703 (9 Temmuz 2018) Başbakan Binali YILDIRIM imzalı...
 
MADDE 127- 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun;
e) 33 üncü maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
 
Y O R U M: 926'daki Madde-33'ün (1. fıkrasına) bakalım;
IV – Terfi zamanı:
Madde 33 – Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır.
-------------------------------------------------------------------------
10 Temmuz 2018'de; 703 SAYILI KHK'NİN YAYINLANMASINDAN 1 (BİR) GÜN SONRA 3 NUMARALI C.BAŞKANLIĞI KARARNAMESİ YAYINLANDI...
==========================================
3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
10 Temmuz 2018 (30474 nolu Resmi Gazete)
 
İKİNCİ BÖLÜM
Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli
Terfi zamanı
MADDE 8- (1) Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir.
--------------------------------------------------------------------------
TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU
Kanun Numarası: 926
Kabul Tarihi: 27/7/1967
 
III – Nasıp düzeltilmesi:
Madde 36 – (Değişik: 7/7/1971 - 1424/7 md.)
e) (Ek: 17/4/1975 - 1875/3 md.) Nasıp düzeltilmek suretiyle yapılacak terfiler 33 üncü madde hükmüne tabidir.
 
"IV – Terfi zamanı:
Madde 81 – Astsubayların terfi zamanı hakkında 33 üncü madde hükmü uygulanır."
 
N O T: Hemen 926nın 33 üncü maddesine bakalım;
IV – Terfi zamanı:
Madde 33 – (Mülga: 2/7/2018 - KHK/703/127 md.)
 
926 sayılı Kanun'un 33 üncü madde hükmüne atıf yapılmış olan bu madde, 9 Temmuz 2018'de 703 sayılı KHK ile 33 üncü madde yürürlükten kaldırıldığına göre hükümsüz kalmıştır.
Her ne kadar 10 Temmuz 2018'de (1 gün sonra) 3 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Karanamesi ile "Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir." dense de; 81 inci madde yine de hükümsüzdür.
Çünkü; 3 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Karanamesinin 8 inci maddesinde sadece "Muvazzaf subaylar" ifadesi yer almıştır.
 
Madde 81'in tekrar uygulanabilir hale gelebilmesi için;
a) 926 sayılı TSK Personel Kanunu'nun 81 inci maddesi;
"IV – Terfi zamanı:"
Madde 81 – Astsubayların terfi zamanı hakkında 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Terfi Zamanı" ile ilgili 8 inci madde hükmü uygulanır." ,
 
b) 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 8 inci maddesi;
"IV - Terfi zamanı:"
MADDE 8- (1) Muvazzaf subay ve astsubayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir." ,
 
c) 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 8 inci maddesi;
"IV - Terfi zamanı:"
MADDE 8- (1) 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi personelin terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir."
 
ifadelerinden birinin (a, b, c) olması gerekirdi. Ancak böyle bir madde hükmü olmadığına göre; mahkeme kararıyla hükümleşmiş cezadan dolayı hükmün yerine getirilmesinden sonra, 926 sayılı Kanun'un 36 ıncı madde hükümlerine göre "Nasıp Düzeltmesi" hangi tarihe götürülmüşse o tarihte Derece/Kademe ilerlemesinin yapılması gerekir.
 
NOT: Kanunların durumunu ve “Nasıp Düzeltmesi” konusunu bu şekilde inceledikten sonra bu konu ile ilgili bir örnek vereyim izninizle;
-----------------------------------------------------------------------------------
Muvazzaf bir arkadaşımızın "Aleyhde Nasıp Düzeltme" ile ilgili olarak K.K.K.'lığına yazdığı dilekçesine verilen cevap;
 
2. 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 81 inci maddesinin atıfta bulunduğu 33 üncü maddesi 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak; ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin terfi zamanı düzenlenmiş ve 30 Ağustos günü esas alınmıştır.
 
HEMEN BU MADDEDEKİ ÇELİŞKİLERİ YORUMLAYALIM;
a) Bir gün ara ile çıkarılan Bakanlar Kurulu KHK'si ile yürürlükten kaldırılan madde hükmü, Cumhurbaşkanlığı 3 Nolu Kararnamesi ile daha önce "Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır." şeklinde olan cümleye; "Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir." cümlesini eklemek amacıyla mı yürürlükten kaldırıldı?
 
b) ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesi şöyle;
"Terfi zamanı
MADDE 8- (1) Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir."
 
Y O R U M: K.K.K.'lığınadan gelen cevabi yazıda "Ancak; ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin terfi zamanı düzenlenmiş ve 30 Ağustos günü esas alınmıştır."
 
Görüldüğü üzere K.K.K.'lığının cevabi yazısında "Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin terfi zamanı" ifadesi yer almış ama, ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesindeki madde hükmünde ""Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli" diye bir ifade yok. "Muvazzaf subayların terfileri" ifadesi var.
Astsubaylarla ilgili bir ifade yok. Daha önce astsubaylarla ilgili olan 81 inci maddesinin hükmü 33 üncü maddeye atıfta bulunuyordu ancak; 33 üncü madde KHK 703 ile yürürlükten kaldırıldı.
 
S O N U Ç: Bu konunun hukuki açıdan NET olarak anlaşılabilmesi için kesinlikle hukukçu arkadaşlarımızın desteği gerekiyor. Bu desteğin de TEMAD Hukuk Komisyonunca sağlanması gerekiyor. Yapılacak çok işimiz var. Gerekli çalışmayı yaptığımız konu/konular hakkında geciktirmeden yasal süreç başlatmalıyız. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
LİSE ÜSTÜ TEKNİK OKULLARI BİTİREN ASTSUBAYLAR
 
Bu konu hakkında çeşitli tarihlerde yazdığım makalelerde "UNVAN" konusunun "Gaspedilmiş Hak" olduğuna işaret ediyor ve konunun ayrıntılarını yasal gerekçeleriyle birlikte ortaya koymaya çalışıyorum. Ancak, bildiğim kadarıyla bu Kanun hükümleri gereğince "TEKNİKER" unvanı alması gereken arkadaşlarımızın gerekli girişimleri yapmadığıdır. Şimdi aynı konuya biraz daha farklı ve geniş açıdan bakalım izninizle;
 
BAZI LİSE, OKUL VE FAKÜLTE MEZUNLARINA UNVAN VERİLMESİ HAKKINDA KANUN
Kanun Numarası: 3795
Kabul Tarihi: 29/4/1992
 
Unvanlar
Madde 3–Gördükleri mesleki teknik öğretim alanlarına göre;
a) (Değişik: 2/12/2016-6764/50 md.)
Mesleki ve teknik öğretim veren ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar ile denkliği Millî Eğitim Bakanlığınca kabul edilen diğer mesleki ve teknik öğretim veren ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar ve bu okullara denk mülga okullardan mezun olanlara “teknisyen”,
b) Lise üstü iki yıl süreli yüksek teknik öğretim görenlere, "tekniker",
c) Lise üstü üç yıl süreli yüksek teknik öğretim görenlere, "yüksek tekniker",
Geçici Madde 1–Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 3üncü maddede belirtilen kurumlardan mezun olanlara da, aynı maddede öngörülen unvanlar verilir.
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yazı
 
 
HAVA TEKNİK OKULLAR KOMUTANLIĞI
 
1950 yılında havacılığın gelişen teknolojisine bağlı olarak, pilot dışındaki diğer ihtisas ve branşlarda elemanların yetiştirilmesi için çeşitli dönemlerde bazı teknik okullar açılmıştır. Bunlar Hava Muhabere Okulu, İkmal Okulu, Hava Ulaştırma Okulu ve Hava Meydan Tesis Bakım Teknik Okuludur. Bu okullar, Makinist Okulunu da içine alıp bir komutanlıkta birleştirilerek Hava Teknik Okullar Komutanlığı adını almıştır.
 
1998 yılında Hava Teknik Okullar Komutanlığının kuruluş kadrosu yeniden analiz edilerek, Komutanlığın adı “Hava Sınıf Okulları ve Teknik Eğitim Merkezi Komutanlığı” olarak değiştirilmiştir.
 
Hava Sınıf Okulları ve Teknik Eğitim Merkezi Komutanlığının ismi 2006-2007 eğitim öğretim yılından itibaren Hava Teknik Okullar Komutanlığı olarak değiştirilmiştir. Hava Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacına göre belirlenen programlarda 2 yıl süreli ön lisans eğitim ve öğretimi vererek muvazzaf hava astsubayı yetiştirilmektedir.
============================================

S O N U Ç-1: Kanun hükümleri bu kadar açık olduğu halde ve Teknik Okullardaki Eğitim-Öğretim seviyesinin de NET biçimde belli olmasına rağmen astsubaylara analarının ak sütü gibi hakettikleri UNVAN verildi mi? HAYIR...!!!
 
Şimdi de 4566 sayılı Kanunla <<HARP OKULLARINA BİLİMSEL ÖZERKLİK KAZANDIRMA GEREKÇELERİ>> ne kısaca bakalım...
 
Harp Okulları Kanunu
Kanun Numarası: 4566
Kabul Tarihi: 11/5/2000
 
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Millî Savunma Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 6.2.1998 tarihinde kararlaştırılan "Harp Okulları Kanunu Tasarısı" gerekçesi ile ilişikte gönderilmiştir. Gereğini arz ederim. 9.3.1998
Mesut Yılmaz
Başbakan
 
GENEL GEREKÇE
Harp okulları, lise eğitiminden sonra askerlikle ilgili fen ve sosyal bilimlerde; teknik ve akademik yükseköğretim ve eğitim yapan ve Türk Ordusuna sürekli olarak muvazzaf subay yetiştirmek için kurulmuş yüksek kültür ve eğitim müesseselerinden biridir.
 
Harp okulları, mevcut eğitim programları ve yapılanması itibariyle gerçek anlamda üniversitelere eşdeğer lisans eğitimi verememektedir. Harp okullarındaki eğitim-öğretimin üniversitelerde okutulan bilimsel dal programlarına eşdeğer olmaması nedeniyle, harp okulu mezunu subaylara verilen lisans diploması sadece askerî alanda geçerli olabilmiş; bu nedenle, harp okulları mezunları, birbuçuk yıl kadar lisans tamamlama eğitimine tâbi tutulma zorunluluğu ile karşılaşmışlardır.Bu bakımdan, harp okullarında temel bilimler, mühendislik ve sosyal bilim dallarından birinde lisans düzeyinde eğitim verilmesini sağlayacak ve bu eğitim ve öğretimin yapılmasında, planlanmasında, programlanmasında ve düzenlenmesinde ana ilkeleri de belirleyecek şekilde yasal düzenlemeye gidilmesi artık kaçınılmaz olmuştur.
 
Belirtilen nedenlerle; teknoloji ve bilim alanındaki son gelişmeler karşısında, mevcut Harp Okulları Kanununun artık günümüz ihtiyaçlarına cevap veremez hale geldiği düşünüldüğünden, anılan Kanun yerine geçmek üzere hazırlanan bu Tasarıda; harp okullarının amacı, bu okullarda yapılacak eğitim ve öğretimin esasları,harp okullarının teşkilâtı, görevleri, öğretim elemanlarının görevleri, akademik unvanları kazanmaları,atanmaları,çalışma esasları, yurtiçinde ve dışında görevlendirilmeleri, özlük hakları ile harp okullarına giriş şartları ve okuldan çıkarılma gibi konularda günümüzün ihtiyaçlarına cevap verebilecek tarzda ayrıntılı hükümlere yer verilmekte ve aynı zamanda harp okullarına bilimsel özerklik kazandırılmaktadır.
 
S O N U Ç-2: Durum bu kadar açıkken astsubayların "Gaspedilen Haklarından" biri olan UNVAN konusunu bir kez daha bilgilerinize sundum. En kısa zamanda gereğinin yapılması umuduyla sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
 

BEN DE YILLARDIR SORUYORUM AMA CEVAP ALAMIYORUM

Tuğamiral "Ben 2 yıllık amiralim neden emekli edildim?" diye komutanına sormuş. Komutanı da "Şura'daki yazılar o kadar hızlı geçti ki; okuyamadım" demiş.

Emekli Hakim albay da konu hakkında açıklama yaparken "Afrin'de, El Bab'da, Suriye'nin her yerinde, Güneydoğu'da canları yok pahasına kahramanca mücadele eden generallerin" demiş. BREH, BREH, BREH..!! Neredeyse "Dünyanın her yerinde" diyecekmiş.

Şimdi asıl konumuza dönelim izninizle; önce emekli edilmesindeki yasal dayanakları görelim ve sonrasında kendi sınıfımıza ait olan düşünceleri de aktaralım.

TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU 
Kanun Numarası: 926
Kabul Tarihi: 27/7/1967

III – Bekleme süreleri:
a) Barış zamanına ait normal bekleme süreleri:
Madde 30 – (Değişik: 6/5/1993 - 3909/1 md.)
Subayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir. 
(Ek cümle: 2/7/2018-KHK/703/127 md.) Bu süreler, Cumhurbaşkanı kararıyla uzatılabilir veya kısaltılabilir. 

III – General ve amiral miktarları:
Madde 49 – (Değişik: 28/6/1978 - 2159/2 md.)
General ve Amiral miktarları aşağıdaki esaslara göre saptanır.
a) (Değişik: 2/1/2017-KHK- 681/21 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7073/21 md.)

c) (Değişik: 2/1/2017-KHK- 681/21 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7073/21 md.) (b) bendindeki cetvelde gösterilen rütbe miktarlarında her rütbenin yıllık kontenjanlarının eşit olması esastır. Ancak lağv, tensik, teşkilatta vaki olabilecek değişiklik veya hizmet gerekleri nedeniyle Genelkurmay Başkanlığının görüşü alınarak Milli Savunma Bakanının teklifi ve Yüksek Askerî Şûranın kararı ile yukarıdaki cetvelde gösterilen rütbe miktarlarındaki genel toplam sayısı aynı kalmak kaydı ile tuğgeneral-tuğamiral, tümgeneral-tümamiral ve korgeneral-koramiral rütbelerinde değişiklik yapılabilir.

Değişiklik yapılan tuğgeneral-tuğamiral, tümgeneral-tümamiral ve korgeneral-koramiral rütbelerine ait yıl kontenjan miktarları buna göre yeniden düzenlenir. Ayrıca her terfi yılı için yıllık kontenjan verilmesi mümkün olmayan orgeneral-oramirallerin yıllık kontenjanlarının hangi yıllarda kullanılacağı kadro ve hizmet gerekleri esas alınarak Yüksek Askerî Şûraca saptanır.

h) (Değişik: 2/7/2018 – KHK/703/127 md.) Genelkurmay Başkanlığına atanan orgeneral-oramirallerin yaş haddi 67’dir. Genelkurmay Başkanlığına atanan orgeneral-oramiraller (b) bendinde gösterilen miktarların dışında tutulur.
===========================================

Evet, konu ile ilgili ayrıntılar TSK Peronel Kanunu'nun 30 uncu ve özellikle 49 uncu maddesinde satır satır belirtilmiş. Kanun, tüzük, yönetmelik v.b. çok iyi bildiğini söyleyen ve her fırsatta bunu kafamıza vuran general/amiraller bu kanun maddelerini okumamışlar mı acaba? Özellikle 2017 ve 2018'de çıkarılan KHK'lerle getirildi bu hükümler...

Sn.Tuğamiral, bu işte terfi etmek de var, emekli olmak da var. Çünkü Kanun hükümleri böyle emrediyor. Şimdi 65 yaşına kadar<<KADROSUZLUK TAZMİNATI>> alacaksınız. Hemen parasal karşılığına bakalım; 986,50 TL. (2019 yılı için)

Aynı zamanda ömrünüzün sonuna kadar hatta geriye bıraktıklarınızın bile almaya devam edeceği <<MAKAM-TEMSİL TAZMİNATI>>alacaksınız. Hemen bunun da parasal karşılığına bakalım; 3323,00 TL.TL. (2019 yılı için) 
T O P L A M: 986 + 3323 = 4309 TL. (Aylık hariç)

Gelelim benim sorularıma;
1. Uzun yıllar 25-30-35 yıl görev yapan astsubaylar NEDEN bir kuruş dahi tazminat almıyorlar?
2. Yaş Haddinden emekli edilen astsubaylara NEDEN <<Kadrosuzluk Tazminatı>> tahakkuk ettirilmiyor?
3. Önlisans mezunu astsubayların 9/1 olan göreve başlama dereceleri 9/2'ye, lisans mezunu olanların da 9/3 olan başlama dereceleriNEDEN 8/1'e ilerletilmiyor/yükseltilmiyor?
4. "Terfiler 30 Ağustos'ta yapılır" saçmalığı ile askeri mahkemelerce hükümleşmiş ceza alanlar yıllarca 1 yıl geç terfi ettiler. Bu cezayı ölene kadar hatta geriye bıraktıkları da çekecek.Bu insanlık ayıbını NEDEN kaldırmıyorsunuz? 
5. UNVAN hakkında çıkarılan 3795 sayılı Kanun'dan TSK Personeli faydalanamadı. Kanun'un madde hükümlerinde TSK Peroneli ile ilgili bir madde bulunmamasına rağmen konu sadece astsubayları ilgilendirdiği için mi duyarsız kaldınız?
6. Subay "Normal Rütbe Bekleme Sürelerini" alabildiğince kısaltırken, astsubay "Normal Rütbe Bekleme Sürelerini" NEDEN akıl almayacak kadar artırdınız?
7. Asb.Çvş. rütbesiyle atama gördüğüm kadroya, Kd.Bşçv. rütbesine ulaştığımda da atandım NEDEN?

S O N U Ç: Daha soracak pek çok soru var ama bu kadar kafi. Konuya farklı açıdan bakmaya çalıştım,yani;sınıfsal sorunların yanısıra kişisel görüşlerimi de aktardım. Sağlıklar dilerim...

Fahrettin BAĞRI 
(E) Maliye Astsubayı

İNCE HESAPLARIN NASIL YAPILDIĞINI MERAK EDENLERE

Oramiral Nejat TÜMER imzalı 2642 sayılı Kanun'dan bir bölüm;

926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi, Bu Kanuna Ek ve 1 Geçici Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Arz ederim. 

Nejat TÜMER

Oramiral

Dz.K.K. ve M.G. Konseyi Üyesi

 

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 5— Teklifin bu maddesiyle kanunun 30 ncu maddesindeki üsteğmen ve yüzbaşı rütbelerine ait bekleme süreleri yüzbaşı rütbesindeki fazlalığı gidermek ve takım komutanı kullanabilme imkânını artırıp üsteğmenlik süresini uzatabilme amacıyla altışar yıl olarak düzenlenmiştir.

 

N O T: 5802 sayılı <<Astsubay Kanunu>> çıkarılırken amaçlardan biri de Takım Komutanı ihtiyacını karşılamaktı.

Yaklaşık 8 yıl sonra Oramiaral imzalı 2642 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde yine değişikliğe gidildi...!!!

 

15 Aralık 1989 CUMA (Resmi Gazete) Sayı: 20373 – 3593 sayılı Kanun

 

MADDE 5 — 926 sayılı Kanunun 2642 sayılı Kanunla değişik 30 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 30— Subayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir. 

RÜTBELER /// NORMAL BEKLEME SÜRELERİ

------------------ /// --------------------------------------------

Asteğmen 1 Yıl

Teğmen 3 "

Üsteğmen 6 "

Yüzbaşı 6 "

Binbaşı 5 "

Yarbay 3 "

Albay 5 "

Tuğgeneral - Tuğamiral 3 "

Tümgeneral - Tümamiral 3 "

Korgeneral - Koramiral 3 "

Orgeneral - Oramiral 3 "

=========================================

 

Subay Rütbe Bekleme Süreleri 1993 yılında 3909 sayılı Kanun'la son şeklini aldı. Ancak, buraya geçmeden önce 3593 sayılı Kanun'un GEREKÇELER bölümündeki önemli yerlere bakmamız gerekiyor...

 

TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Millî Savunma Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 9.9.1989 tarihinde kararlaştırılan «926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Ek Geçici Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı» ile gerekçesi ilişik olarak gönderilmiştir. Gereğini arz ederim. 6.10.1989

Turgut Özal

Başbakan

 

GENEL GEREKÇE

1. Türk Silahlı Kuvvetleri teşkilatında zaman içinde meydana gelen yapısal gelişmelere bağlı olarak, kıdemler ile askerî okulların öğrenim süreleri ve rütbe bekleme sürelerinde hizmetin zorunlu kıldığı değişiklikler yapılmıştır. Nitekim 1971 yılına kadar 3 yıl olarak uygulanan general - amiral rütbe bekleme süreleri, 1971 yılından itibaren 4 yıla çıkarılmış, harp okullarının öğrenim süreleri 1970 ve öncesi neş'etli subaylara 2 yıl, 1972 - 1976 neş'etlî subaylara 3 yıl, 1978 ve sonrası neş'etli subaylara da 4 yıl olarak uygulanmıştır.

 

Askerî Iiselerdeki öğrenim süreleri ise, 1954 ve öncesi neş'etli subaylar için 3 yıl, 1955 - 1956 - 1957 neş'etli subaylar için 4 yıl, 1958 - 1982 neş'etli subaylar için 3 yıl olarak uygulanmış ancak daha sonra hazırlık sınıfı öğreniminin ilave edilmesi nedeniyle 1983 ve sonrası, harp okulu neş'etliler için bu süre yeniden 4 yıla çıkarılmıştır. Diğer yandan evvelce subaylara, nasıpların 30 Ağustos’ta birleştirilmesi amacıyla 1960 yılında Millî Birlik Komitesinin kararıyla bir yıl, daha sonra da yedek subaylık nedeniyle bozulan kıdem statüsünün düzeltilmesi amacıyla 1969 yılında gene bir yıl olmak üzere toplam 2 yıl ilave kıdem verilmiş ve1959 ve öncesi neş'etli kurmay subaylar için 4 yıl olarak uygulanan kurmaylık kıdemi, 1960 ve sonrası neş'etli kurmay subaylar için 3 yıla indirilmiştir.

 

1968 yılında Genelkurmay Başkanının yaş haddinin 68'den 67'ye indirilmiş, buna karşılık rütbe bekleme süresinin 3 yıldan 4 yıla çıkarılmış olması ve ayrıca general-amiraller bakımından belirli koşullarla aynı rütbede hizmete devam imkânının getirilmiş bulunması bahse değer diğer değişikliklerdir.

 

Yukarıda anahatları itibarıyla açıklanan ve Silahlı Kuvvetlerdeki hızlı ve sürekli gelişmeye bağlı olarak; kıdemlerde, rütbe bekleme ve askerî okulların öğrenim sürelerinde yapılan bu değişiklikler, terfi sisteminde ve dolayısıyla rütbe bekleme sürelerinde, evvelce gerçekleştirilen değişiklikler paralelinde bazı düzenlemeler yapılmasını gerektirmektedir. Zira, geçtiğimiz yıllarda askerî okulların öğrenim sürelerinin artırılmış kıdemlerin azaltılmış, general-amiral rütbeleri için uzatma imkânının getirilmiş ve Genelkurmay Başkanının yaş haddinin 68'den 67'ye indirilmiş olması, yakın gelecekte orgeneral - oramiral rütbelerine yükseleceklerle, Kuvvet Komutanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı makamlarına atanacakların görev sürelerini tamamlamadan yaş hadlerini doldurmalarına yol açacaktır. 

Nitekim sadece 1969 yılında verilen ilave kıdemden yararlanmış ve Harp Akademisi öğrenimi nedeniyle 3 yıl kıdem almış olan ve halen tuğgeneral rütbesinde bulunan 1960- 1961 neş'etli bir kurmay subay, 1959 ve öncesi neş'etli bir kurmay subaya kıyasla 2 yıl eksik kıdem aldığından, hiç yıl kaybetmeden terfi ettiği ve Genelkurmay Başkanlığı görevine atandığı takdirde bu makamda ancak iki yıl hizmet yapabilecek ve görev süresinin dolmasına iki yıl kala yaş haddi nedeniyle emekli olacalktır. Üzerinde durulan sorunun, askerî lise ve harp okullarında dörder yıl öğrenim görmüş 1983 ve sonrası neş'etli subaylarda daha da boyut kazanacağı ve bu gruba dahil subaylar için açığın beş yıla çıkacağı kesindir.

 

Bu nedenle sözü edilen sorunun, Silahlı Kuvvetlerin vurucu gücünü zayıflatmayacak ve personeli mağdur etmeyecek bir şekilde çözümlenebilmesi için, halen uygulanmakta olan rütbe bekleme süreleri gözden geçirilmiş ve ihtiyaç duyulan 5 yıllık sürenin; binbaşı, albay, tümgeneral - tümamiral, korgeneral - koramiral ve orgenerel - oramiral rütbe bekleme sürelerinde birer yıllık indirim yapılmak suretiyle kazanılabileceği belirlenmiştir.

 

Tasarıda benimsenen model, general - amiral miktarlarında herhangi bir değişiklik getirmemektedir Tasarı ile tuğgeneral - tuğamiral rütbe bekleme sürelerine dokunulmamış ve bu süre 4 yıl olarak muhafaza edilmiştir. Bunun temel nedeni, Silahlı Kuvvetlerin asıl vurucu gücünü teşkil eden birliklerin sevk ve idaresindeki istikrar ve verimliliğin korunması düşüncesidir. Bu çözüm tarzı aynı zamanda gelecekte üst komuta kademelerine yükselecek personele, general - amiralliğin bu ilk rütbesinde daha fazla tecrübe edinme imkânı sağlayacaktır. Tuğgeneral - tuğamiral rütbesi için gösterilen gerekçe; teğmen, üsteğmen ve yüzbaşı rütbeleri bakımından da geçerlidir. Bu nedenle sayılan rütbeler ile esasen bekleme süresi çok kısa olan yarbay rütbesinin bekleme süreleri değiştirilmemiştir.

 

Tasarı hazırlanırken yukarıda da belirtildiği üzere tüm rütbeler tek tek irdelenmiş olup, albaylık rütbe bekleme süresinde yapılacak bir yıllık indirimin, albay mevcutlarını kesinlikle etkilemeyeceği belirlenmiştir. Binbaşılık rütbe bekleme süresinde yapılacak indirime gelince, bir yıllık indirim, bu rütlbedeki subay miktarlarında ister istemez bir azalmaya neden olacaktır. Ancak yeni uygulamaya konulan terfide baraj sistemli ile binbaşı mevcutlarının kontrol altında tutulması mümkün olduğundan ve halen binbaşı rütbesi ile yürütülen hizmetler, yarbay rütbesiyle de yürütülebileceğinden, binbaşı miktarlarında meydana gelecek azalma, ciddî bir sakınca yaratmayacaktır.

 

Binbaşı rütbe bekleme süresinin 6 yıldan 5 yıla indirilmesinde, 1978 ve sonrası neş'etlilerle daha önceki neş'etliler arasında bir ayırım gözetilmiştir. Zira 1978 ve sonrası neş'etliler, önceki neş'etlilere göre harp okullarında bir yıl fazla öğrenime tabi tutulmuşlardır. Dolayısıyla Tasarıda benimsenen bu esasla mukayese edilen gruplar arasındaki bir yıllık fark kapatılmış olacaktır. Ayrıca bilindiği üzere 1977 yılında harp okulları mezun vermemiş ve bu durum devreler arasında boşluk yaratmıştır. Bu itibarla benimsenen bu modelle, devrelerin üst üste binmesi önlenecek ve sözü edilen boşluk da doldurulmuş olacaktır.

=========================================

 

(3909 SAYILI KANUN)

926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 30 uncu Maddesinin Değiştirilmesine ve Bu Kanunun Ek Geçici 53 üncü Maddesi ile 3593 Sayılı Kanunun Geçici Maddesinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun

 

(Yürürülükten kaldırılan 3593 sayılı Kanun'un Geçici Maddesi)

GEÇİCİ MADDE— Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, tümgeneral - tümamiral, korgeneral - koramiral ve orgeneral - oramiral rütbelerinde bulunanlar, bulundukları rütbede dört yıllık rütbe bekleme süresine tabi tutulurlar.

 

II – Bekleme süreleri:

a) Barış zamanına ait normal bekleme süreleri:

Madde 30 – (Değişik: 6/5/1993 - 3909/1 md.)

Subayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir.

 

Rütbeler /// Normal Bekleme Süreleri

------------------/// -------------------------------------

Asteğmen 8 Ay

Teğmen 3 Yıl

Üsteğmen 6 Yıl

Yüzbaşı 6 Yıl

Binbaşı 5 Yıl

Yarbay 3 Yıl

Albay 5 Yıl

Tuğgeneral - Tuğamiral 4 Yıl

Tümgeneral - Tümamiral 4 Yıl

Korgeneral - Koramiral 4 Yıl

Orgeneral - Oramiral 4 Yıl

 

(Ek fıkra: 11/2/2014-6519/32 md.) Rütbe bekleme süresini tamamlamaya bir yıl kalanlar da Yüksek Askerî Şûra değerlendirmesine alınırlar. Bunlardan terfi ettirilenler ile kadrosuzluktan emekli edilenler rütbe bekleme sürelerini tamamlamış sayılır.

(Ek cümle: 25/7/2016-KHK-668/4 md.; Aynen kabul: 8/112016-6755/4 md.) Ancak, Yüksek Askerî Şûra Başkanı tarafından bir üst rütbede hizmetine ihtiyaç duyulanlar da rütbe bekleme süresine bakılmaksızın ve 47 nci maddenin birinci fıkrasındaki sicil şartı aranmaksızın Yüksek Askerî Şûra

değerlendirmesine alınırlar.

------------------------------------------------------------------------------------------
5837: Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kabul Tarihi: 05/02/2009 Resmi Gazete Tarihi ve No: 13.02.2009 No: 27140
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
İstanbul Milletvekili Hasan Kemal Yardımcı ve 5 Milletvekilinin vermiş olduğu 2/365 esas numaralı Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifine imzam ile katılıyorum. Gereğinin yapılmasını arz ederim. 6.1.2009 Nurettin Akman Çankırı Milli Savunma Komisyonu Sözcüsü
GENEL GEREKÇE
Astsubaylar, ise yaş hadlerine kadar Türk Silâhlı Kuvvetlerinde kalabilmekte, subaylarda olduğu gibi kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilememektedirler. Bu düzenleme, bir astsubayın okuldan mezuniyetini müteakip otomatik olarak terfi ederek 12 yıl gibi kısa bir sürede başçavuş olmasına ve aynı rütbede hizmete devam edilmesi de verimliliğin azalmasına neden olmaktadır. Ayrıca bu durum, astsubayların yaklaşık %45'inin kıdemli başçavuş olmasına ve ast rütbedeki personelin, üst rütbe kadrolarında görev yapmasına neden olmaktadır. Diğer yandan, başçavuş ve kıdemli başçavuş rütbeleri, kolay ulaşılan ve normal bekleme süresi sonunda herkesin elde edebileceği bir aşama olarak algılanmaktadır. Bununla, 24 yıl olan rütbe bekleme süresi 30 yıla çıkartılarak astsubay kadrolarının mesleki gelişim ve emeklilik süresi ile uyumlu hale getirilmesi, bu çerçevede astsubayların hizmet tazminat oranları ile aylık gösterge tablolarının mali hak kaybına neden olmayacak şekilde yeniden düzenlenmesi ve astsubaylıktan subaylığa müracaat yılının yedi ilâ dokuzuncu hizmet yıllarından, beş ilâ yedinci hizmet yıllarına alınması amaçlanmıştır.
 
S O N U Ç: Neler amaçladınız NELER oldu acaba?
(1967'de Kanunlaşan TSK Personel Kanunu'nda;)
MADDE 80 — Astsubayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir:
Rütbeler /// Normal Bekleme Süreleri
--------------------- /// ------------------------------------------
Astsubay çavuş = 3 yıl
Kıdemli çavuş = 3 yıl
Üstçavuş = 3 yıl
Kıdemli üstçavuş = 3 yıl
Başçavuş = 6 yıl
Kıdemli başçavuş = 6 yıl olan Normal Rütbe Bekleme Süreleri;
En son Değişiklik ile de;
Madde 78 – (Değişik: 5/2/2009-5837/19 md.) Astsubayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir:
Rütbeler ////// Normal bekleme süreleri
-------------- /// --------------------------------
Astsubay Çavuş /// 3 yıl
" Kıdemli Çavuş /// 3 yıl
" Üstçavuş /// 6 yıl
" Kıdemli Üstçavuş /// 6 yıl
" Başçavuş /// 6 yıl
" Kıdemli Başçavuş /// 6 yıl (yaş haddi)
şeklinde adeta “Yürekler Acısı” bir hale getirilmiş oldu. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
 

Bu makalem için girizgah yapma gereği duymadım. Çünkü tam bir belgesel nitelik taşıyan bu çalışmama ait düşüncemi son kısımda "SONUÇ" olarak aktardım...

HARP OKULLARINA BİLİMSEL ÖZERKLİK KAZANDIRMA GEREKÇELERİ

 

Harp Okulları Kanunu

Kanun Numarası: 4566

Kabul Tarihi: 11/5/2000

Yayımlandığı R.Gazete: Tarih: 17/5/2000 Sayı : 24052

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Millî Savunma Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 6.2.1998 tarihinde kararlaştırılan "Harp Okulları Kanunu Tasarısı" gerekçesi ile ilişikte gönderilmiştir. Gereğini arz ederim. 9.3.1998

Mesut Yılmaz

Başbakan

 

GENEL GEREKÇE

Harp okulları, lise eğitiminden sonra askerlikle ilgili fen ve sosyal bilimlerde; teknik ve akademik yükseköğretim ve eğitim yapan ve Türk Ordusuna sürekli olarak muvazzaf subay yetiştirmek için kurulmuş yüksek kültür ve eğitim müesseselerinden biridir.

 

Teknolojideki sürekli gelişim, kendisini harp ve muharebe alanlarında da hissettirmekte, harp silâh ve vasıtalarının değişmesi ile birlikte savaş tekniği de gelişmektedir. Dolayısıyla, eğitim müesseselerini de teknoloji ve bilim çağına uydurmak ve yeni ihtiyaçlara göre geliştirmek gerektiğine inanılmaktadır, içinde bulunduğumuz çağın teknoloji ve iletişim çağı olması, gerek bilim ve teknolojide gerekse savunma sanayii alanında meydana gelen gelişmeler karşısında, günümüzün gelişen ve değişen askerlik anlayışı ve bu alanda yapılmak istenilen uygulamalar, fen ve teknik alanda kendini yetiştirmiş ve deneyime ulaşmış askerî personele olan ihtiyacı artırmaktadır.

 

Günümüzde, muharebe sahasında görev alacak muvazzaf subayların bu niteliklere sahip olabilmeleri, harp okullarının eğitim ve öğretim programlarının fen, matematik ve teknik ağırlıklı olmasını ve aynı zamanda mevcut uygulamadan farklı olarak, üniversitelere eşdeğer bilimsel dal programlarının uygulanmasını da zorunlu kılmaktadır. Bu uygulama ile, teknolojik ve bilimsel gelişmelerin takip edilerek bunlardan yararlanılmasının, keza eğitim-öğretim programlarının da yenilenmesinin mümkün olabileceği değerlendirilmektedir.

 

Halen yürürlükte bulunan 4.8.1971 tarihli ve 1462 sayılı Harp Okulları Kanunu; harp okullarının kuruluş, görevleri, giriş şartları öğretim ve eğitim süresi, okuldan çıkarılma, harp okulu öğretmenleri, öğrencilerin ihtiyaçları, öğretim üyelerinin ücretleri ve yönetmelikle düzenlenecek konular hakkında hükümler içermektedir. Söz konuşu Kanunun 2'nci maddesinde; harp okullarının görevinin, Silahlı Kuvvetlerin, taktik, teknik ve idarî faaliyetlerini yeterlikle uygulayacak, askerî disipline, bilim ve beden yeterliklerine, askerî ve genel kültüre sahip, lisans düzeyinde ve müteakip safhalarda ihtisas öğretim ve eğitimini takip edebilecek nitelikte muvazzaf subay yetiştirmek olduğu belirtilmektedir.

Ancak, bu hükme rağmen harp okulları, mevcut eğitim programlan ve yapılanması itibariyle gerçek anlamda üniversitelere eşdeğer lisans eğitimi verememektedir. Harp okullarındaki eğitim-öğretimin üniversitelerde okutulan bilimsel dal programlarına eşdeğer olmaması nedeniyle, harp okulu mezunu subaylara verilen lisans diploması sadece askerî alanda geçerli olabilmiş; bu nedenle, harp okulları mezunları, birbuçuk yıl kadar lisans tamamlama eğitimine tâbi tutulma zorunluluğu ile karşılaşmışlardır.Bu bakımdan, harp okullarında temel bilimler, mühendislik ve sosyal bilim dallarından birinde lisans düzeyinde eğitim verilmesini sağlayacak ve bu eğitim ve öğretimin yapılmasında, planlanmasında, programlanmasında ve düzenlenmesinde ana ilkeleri de belirleyecek şekilde yasal düzenlemeye gidilmesi artık kaçınılmaz olmuştur.

 

Belirtilen nedenlerle; teknoloji ve bilim alanındaki son gelişmeler karşısında, mevcut Harp Okulları Kanununun artık günümüz ihtiyaçlarına cevap veremez hale geldiği düşünüldüğünden, anılan Kanun yerine geçmek üzere hazırlanan bu Tasarıda; harp okullarının amacı, bu okullarda yapılacak eğitim ve öğretimin esasları,harp okullarının teşkilâtı, görevleri, öğretim elemanlarının görevleri, akademik unvanları kazanmaları,atanmaları,çalışma esasları, yurtiçinde ve dışında görevlendirilmeleri, özlük hakları ile harp okullarına giriş şartları ve okuldan çıkarılma gibi konularda günümüzün ihtiyaçlarına cevap verebilecek tarzda ayrıntılı hükümlere yer verilmekte ve aynı zamanda harp okullarına bilimsel özerklik kazandırılmaktadır.

============================================


BU BÖLÜMDE DE 2002'DE 4752 SAYILI ASTSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULLARI KANUNU KABUL EDİLDİKTEN BİR MÜDDET SONRA ÇIKARILAN 4861 SAYILI KANUNDAKİ AYRINTILARA BAKALIM...

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Millî Savunma Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 24.2.2003 tarihinde kararlaştırılan "Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Uzman Erbaş Kanunu, Uzman Jandarma Kanunu, Gülhane Askerî Tıp Akademisi Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu, Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve Askerlik Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" ile gerekçesi ilişikte gönderilmiştir. Gereğini arz ederim. 11.3.2003

Abdullah Gül

Başbakan

 

GENEL GEREKÇE

Türk Silâhlı Kuvvetlerinde astsubaylar; subaylar ile askerlik yükümlülüğünü yerine getirmek üzere silâh altına alınan erbaş ve erler arasında ve subayların yardımcısı konumunda olup, Silâhlı Kuvvetlerin profesyonel insan gücünün önemli bir kısmını oluşturmakta ve özellikle idarî ve teknik hizmetlerde istihdam edilmektedirler. Mevcut sisteme göre astsubaylar, Türk Silâhlı Kuvvetlerinin astsubay okullarında yetiştirilmektedirler. Astsubay okulları ise, astsubay hazırlama okulları ve astsubay sınıf okullarından oluşmaktadır. Astsubay hazırlama okullarında, lise düzeyinde öğrenim verilmekte, bu okullardan mezun olan öğrenciler, astsubay sınıf okullarında bir yıl süreli eğitim ve öğretime tâbi tutulmakta ve müteakiben astsubay çavuş rütbesi ile hizmete başlamaktadırlar. Astsubay sınıf okullarına, astsubay hazırlama okulu mezunlarına ilâve olarak sivil lise ve dengi okul mezunları ile meslek yüksek okulu ve fakülte mezunlarından öğrenci alınmaktadır.

 

Teknolojideki sürekli gelişme, kendisini harp alanlarında da hissettirmekte, harp silâh ve araçlarının değişmesi ile birlikte savaş tekniği de gelişmektedir. Dolayısıyla, eğitim sistemleri ve kurumlarını da teknoloji ve bilim çağına uydurmak ve yeni ihtiyaçlara göre geliştirmek gerektiğine inanılmaktadır. İçinde bulunduğumuz çağın bilgi çağı olması, gerek bilim ve teknolojide ve gerekse savunma sanayii alanında meydana gelen gelişmeler karşısında günümüzün gelişen ve değişen askerlik anlayışı ve bu alanda yapılmak istenen uygulamalar, bilimsel ve teknik alanda yetişmiş personele olan ihtiyacı artırmaktadır.

 

Türk Silâhlı Kuvvetlerinin profesyonel insan gücünün önemli bir kısmını oluşturan astsubayların eğitim seviyesinin yükseltilmesi, çağın gereklerine, bilim ve teknoloji alanındaki süratli değişime ayak uydurabilecek astsubay yetiştirilmesi ve istihdamı, bir zorunluluk olarak kendini göstermektedir. Bu kapsamda Türk Silâhlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına uygun alanlarda yüksek öğretim yapmış astsubay yetiştirmek için astsubay meslek yüksekokulları kurulmasına ihtiyaç duyulmuş ve bu amaçla 24.4.2002 tarihli ve 24735 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan11.4.2002 tarihli ve 4752 sayılı Astsubay Meslek Yüksekokulları Kanunu yürürlüğe konulmuştur.

 

Tasarı ile, astsubay meslek yüksekokullarının kurulmasına paralel olarak, astsubayların yeni sisteme göre nasıp, terfi, kıdem, özlük hakları, diğer hak ve yükümlülükleriyle ilgili olarak Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu,Uzman Erbaş Kanunu, Uzman Jandarma Kanunu, Gülhane Askerî Tıp Akademisi Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu, Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve Askerlik Kanununun bazı maddelerinde de değişiklik yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

 

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1- Madde ile; Türk Silâhlı Kuvvetleri için muvazzaf astsubay kaynaklan açıklanmakta ve astsubay eğitim seviyesinin asgarî iki yıllık yüksekokul seviyesine yükseltilmesi öngörülmektedir.

 

Madde 9- Madde ile; astsubay meslek yüksekokulu mezunları ile kendi nam ve hesabına fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokullarını bitirerek temel askerlik eğitiminde başarılı olup astsubay çavuşluğa nasbedilenlerin, 10 uncu derecenin ikinci kademesinden göreve başlatılması öngörülmektedir.

 

Madde 11- Madde ile; sistemde mevcut olan ancak astsubay eğitim seviyesinin en az ön lisans seviyesine yükseltilmesi sonrasında, artık temin edilmeyecek olan orta öğretim düzeyinde öğrenim görmüş astsubaylardan, subay nasbedildikten sonra yükseköğretimi bitirenlerin maaş derece ve kademe intibakı geçici madde ile düzenlenmektedir.


Millî Savunma Komisyonu Raporu (15.3.2003)

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Tasarı ve gerekçesi incelendiğinde; Türk SilâhlıKuvvetlerinde subaylar ile erbaş ve erler arasında subayların yardımcısı olarak idari ve teknik hizmetlerde istihdam edilen astsubayların halihazırda lise düzeyinde eğitim veren astsubay hazırlama okullarını takiben bir yıllık astsubay sınıf okulu eğitimini takiben göreve başladıkları, Astsubay sınıf okullarına sivil lise ve dengi okullar ile meslek yüksek okulu ve fakülte mezunlarından da öğrenci alındığı,Eğitim sistemleri ve kurumlarının da teknolojik gelişmelere ve bilimsel ihtiyaçlara paralel olarak geliştirilmesi amacıyla 11.4.2002 tarihli ve 4752 sayılı Astsubay Meslek Yüksek Okulları Kanununun yürürlüğe girdiği, Tasarı ile meslek yüksek okullarının kurulmasını takiben astsubayların yeni sisteme göre nasıp,terfi,kıdem,özlük hakları ve diğer haklarıyla ilgili olarak çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasının öngörüldüğü, Görülmektedir.

 

Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (8.5.2003 – 42’nci Birleşim)

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Türk Silâhlı Kuvvetlerinin profesyonel insan gücünün önemli bir kısmınıoluşturan astsubayların eğitim seviyesinin yükseltilmesi, çağın gereklerine, bilim ve teknoloji alanındaki süratli değişime ayak uydurabilecek astsubayların yetiştirilmesi ve istihdamı, bir zorunluluk olarak kendini göstermektedir. Bu kapsamda, Türk Silâhlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına uygun alanlarda yüksek öğretim yapmış astsubay yetiştirmek için astsubay meslek yüksek okulları kurulmasına ihtiyaç duyulmuş ve bu amaçla 4752 sayılı Astsubay Meslek Yüksek Okulları Kanunu kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.

Astsubay Meslek Yüksek Okullarının kurulmasına paralel olarak, astsubayların yeni sisteme göre nasıp,terfi,kıdem,özlük haklan, diğer hak ve yükümlülükleriyle ilgili olarak mevzuatta değişiklik yapılması, ayrıca Astsubay Meslek Yüksek Okullarından mezun olarak astsubay olanlar yanında, Türk Silâhlı Kuvvetlerinin gereksinim duyduğu yüksek öğrenim görmüş astsubay ihtiyacının karşılanması amacıyla sadece yüksek öğretim mezunları arasından olmak üzere astsubay istihdamına olanak sağlanmasına yönelik düzenlemeler yapılması gereği hasıl olmuştur.

 

Tasarı ve gerekçesi incelendiğinde:

Çerçeve 9 uncu maddesi ile düzenlenen 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 137 nci maddesinin, dördüncü fıkrasının değişik (c) bendine eklenmesi öngörülen üçüncü alt bendin ilk cümlesinin; Astsubay Meslek Yüksek Okulu mezunu ve fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okulunu bitirerek temel askerlik eğitiminde başarılı olup astsubay çavuşluğa nasbedilen astsubaylar için aylık gösterge tablosu olarak 926 sayılı Kanuna eklenen EK-VIII/A sayılı Cetvel dikkate alınarak, 9 uncu derecenin birinci kademesinden göreve başlatılabilmelerine imkân sağlayacak şekilde değiştirilmesi ve aynı bendin sonuna, uzman jandarma ve uzman erbaşlıktan astsubaylığa nasbedilenlerin, uygulamada çıkması muhtemel mağduriyetlerinin önlenmesine yönelik bir düzenlemenin dördüncü alt bent olarak metne eklenmesi suretiyle,

 

Çerçeve 10 uncu maddesi ile düzenlenen 926 sayılı Kanunun değişik 143 üncü maddesi, birinci fıkrasının (d) bendi ile aynı maddeye eklenmesi öngörülen fıkranın; astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine alınanlara ödenecek harçlık miktarının tespitinde, çerçeve 9 uncu maddede yapılan değişiklik doğrultusunda Astsubay Meslek Yüksek Okulu mezunu ve fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okulunu bitirerek temel askerlik eğitiminde başarılı olup astsubay çavuşluğa nasbedilen astsubaylar için aylık gösterge tablosu olarak 926 sayılı Kanuna eklenen EK-VIII /A sayılı Cetvelin esas alınmasına imkân sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi suretiyle,

Çerçeve 10 uncu maddeden sonra gelmek üzere; Astsubay Meslek Yüksek Okulu mezunu ve fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okulunu bitirerek temel askerlik eğitiminde başarılı oiup astsubay çavuşluğa nasbedilen astsubayların,

9 uncu derecenin birinci kademesinden göreve başlatılacak olması nedeniyle, sözkonusu astsubayların aylık gösterge tablosunu düzenleyen bir tablonun 926 sayılı Kanuna ekli

EK-VIII sayılı Cetvelden sonra gelmek üzere, EK-VIII/A sayılı Cetvel olarak eklenmesini öngören bir düzenlemenin çerçeve 11 inci madde olarak metne eklenmesi suretiyle Kabul edilmiştir.

 

HÜKÜMETİN TEKLİF ETTİĞİ METİN

MADDE 9- 926 sayılı Kanunun 3.7.1975 tarihli ve 1923 sayılı Kanun ile değişik 137 nci maddesinin dördüncü fıkrasının 28.6.2001 tarihli ve 4699 sayılı Kanun ile değişik (c) bendine aşağıdaki paragraf eklenmiştir. "Astsubay meslek yüksekokulu mezunları ve kendi nam ve hesabına fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokulunu bitirerek temel askerlik eğitiminde başarılı olup astsubay çavuşluğa nasbedilenler, EK-VIII sayılı cetvele göre 10 uncu derecenin ikinci kademesinden göreve başlarlar. Bunlar görevde oldukları süre içerisinde lisans tamamlama eğitimi yaptıkları veya en az dört yıl ve daha fazla süreli bir fakülte veya yüksekokulu bitirdikleri takdirde, mezun olduklarına dair resmî belgeyi ibraz edip müracaatını yaptığı tarihteki derece ve kademelerine iki kademe ilave edilerek intibakları yapılır. Birden fazla fakülte veya yüksekokul öğrenimi dikkate alınmaz. Bu şekilde intibakı yapılan astsubayların sonraki rütbelerinin ilk kademeleri intibak yolu ile verilen kademe miktarı kadar fazladır."

 

(Plan ve Bütçe Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)

MADDE 9- 926 sayılı Kanunun 3.7.1975 tarihli ve 1923 sayılı Kanun ile değişik 137 nci maddesinin dördüncü fıkrasının 28.6.2001 tarihli ve 4699 sayılı Kanun ile değişik (c) bendinin sonuna aşağıdaki alt bentler eklenmiştir. "Astsubay meslek yüksek okulu mezunları ve kendi nam ve hesabına fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okulunu bitirerek temel askerlik eğitiminde başarılı olup astsubay çavuşluğa nasbedilenler, EK-VIII/A sayılı cetvele göre 9 uncu derecenin birinci kademesinden göreve başlarlar.

Bunlar görevde oldukları süre içerisinde lisans tamamlama eğitimi yaptıkları veya en az dört yıl ve daha fazla süreli bir fakülte veya yüksek okulu bitirdikleri takdirde, mezun olduklarına dair resmî belgeyi ibraz edip müracaatını yaptığı tarihteki derece ve kademelerine iki kademe ilâve edilerek intibakları yapılır. Birden fazla fakülte veya yüksek okul öğrenimi dikkate alınmaz. Bu şekilde intibakı yapılan astsubayların sonraki rütbelerinin ilk kademeleri intibak yolu ile verilen kademe miktarı kadar fazladır."

------------------------------------------------------------------------------------------------------------

S O N U Ç: Yukarıda yazılanların hiçbirini ben yazmadım. Türkiyem’in Yüce Meclisinde Komisyonlarda tartışılıp son şekli verildikten sonra Genel Kurulda kabul edilen bu Kanun Tasarısı taslak metni Genelkurmay ve Kuvvet Personel Başkanlıklarınca hazırlanarak TBMM’ye gönderildi. 

<<TSK’nın en büyük meselesi #astsubaylar meselesidir, hallolmadıkça sıkıntı ve azaplar bitmeyecektir. İMTİYAZ DEĞİL ADALET İSTİYORUZ...>> diyoruz. Peki, burada yazılanlara göre bu mümkün mü? Hayır, mevcut durumda pek mümkün görünmüyor. Ancak, mücadelede süreklilik ve gelişim esastır. Kararlılığımızdan asla ödün vermeden yürüyeceğimiz bu yolda zor da olsa mesafe katetmek zorundayız. Sağlıklar dilerim...


Fahrettin BAĞRI 
(E) Maliye Astsubayı

TÜM TALEPLERİMİZİN HAKLI GEREKÇELERİ MEVCUT

TSK'nın en büyük meselesi #astsubaylar meselesidir, hallolmadıkça sıkıntı ve azaplar bitmeyecektir. <<İmtiyaz değil adalet istiyoruz>>
"Haklı Taleplerimiz" ve "Gaspedilen Haklarımız" dediklerimizi anlatırken, ilgili makamlara iletirken daima kendi kurumumuzdan yani; Türk Silahlı Kuvvetleripersonelinden örnekler vermeye ve kıyaslamalar yapmaya gayret gösterdik.
 
Aynı kurum içinde kanunlarla subaylar için gerçekleştirilen düzenleme ve değişikliklerin astsubaylar için de yapılması gerektiğini yasal dayanakları ile birlikte ortaya koyduk ve ilgili makamlara taleplerimizi ilettik, iletmeye de devam edeceğiz.
 
İşte bu önemli konulardan biri de "Lise mezunu menşeli yarbayların albaylığa terfii ettirilmeleri konusunda devletin tüm organlarının ne denli yüksek gayretler gösterdiğine tanık olacaksınız. Umarım bu çarpıcı gerçekleri öğrendikten sonra astsubayların kendi aralarında <<Eğitim-Öğretim seviyesi>> ile alakalı yaşadıkları "POLEMİKLER" de son bulur...


ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
 
Resmi Gazete tarih/sayı:18.6.1977/15970
Esas Sayısı : 1977/4
Karar Sayısı : 1977/74
Karar Günü : 12/5/1977
 
İtiraz yoluna başvuran: Askerî Yüksek îdare Mahkemesi 1. Dairesi.
İtirazın konusu: 27/7/1967 günlü, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa 31/7/1970 günlü, 1323 sayılı Kanunla Eklenen Ek 1. maddenin, Albaylığa yükselmeye ilişkin hükmü yönünden iptali istemidir.
 
1. OLAY:
Davacı, lise mezunu olarak yedeksubaylık görevini tamamladıktan sonra 16/6/1927 günlü, 1076 sayılı Yedek subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanununun 29. maddesi uyarınca muvazzaf sınıfa geçmeyi istemiş, ilgili kursları tamamlayıp "muamele memuru" olarak orduya katılmıştır.
 
926 sayılı Kanunun Ek-1 inci maddesine istinaden 31/8/1971 tarihinden sonra Kara ve Deniz Kuvvetleriyle Jandarma Genel Komutanlığı kadrolarındaki lise mezunu menşeli yarbaylardan albaylığa hiç bir personel terfi ettirilmediği halde; Hava Kuvvetleri Komutanlığı kadrosunda bulunan aynı menşeli bir kısım subayın, normal tahsil süresi iki yıl olan Hava Harp Okulunda 6801 sayılı Kanunun uygulanması sırasında bu kanun hükümlerini yerine getirmek için 6 - 7 ay süreli ikmali tahsile tabi tutulup, Harp Okulu diploması verilenlerin bilâhare sınıfları ile ilgili değişik süreli temel tekamül kursuna tabi tutulduklarından bahisle, yarbaylıkta 3 yılını doldurmaları ve diğer terfi şartlarını da haiz olmaları halinde albay rütbesine yükseltildikleri ve yine sırası gelenlerin yükseltilmeye devam olunduğunu ve böylelikle aynı kuvvette aynı kaynaktan aynı tarihte alınıp Piyade, istihkâm, muhabere, ulaştırma, levazım sınıflarından olmaları ve sınıflarının mevcut temel kurslarına gönderildiklerinden Hava Harp Okuluna gönderilmemeleri sebebiyle sınıf okullarındaki öğrenimleri kurs kabul edilen 40 subayın, albay rütbesine yükseltilmediği ve aynı Kuvvet içerisinde ikili uygulama yapıldığı da ara kararına verilen Hava Kuvvetleri Komutanlığı yazılarından anlaşılmıştır.
 
16/7/1956 tarihinde yürürlüğe giren 6801 sayılı Kanununun 5 inci maddesi "Askerî memurlardan bu kanunla subaylığa geçirilenler (Yüksek tahsilliler hariç) yarbaylığa (dahil) kadar yükselebilirler." hükmünü amir idi. Bu kanun 10 Ağustos 1967 tarihinde yürürlüğe giren 926 sayılı Kanunun 208/n madesiyle yürürlükten kaldırılmış ve 6801 sayılı Kanun hükümlerine tabî subaylar terfi bakımından 926 sayılı Kanunun terfi ile ilgili hükümlerine tabi kılınmıştır. Ancak, 1323 sayılı Kanunla getirilen Ek-1 nci madde ve Ek geçici 4 üncü maddeyle menşe ve süre itibariyle albaylığa terfileri yeniden kısıtlanmıştır.
 
Bu nedenlerle, davacının, 926 sayılı Kanuna 1323 sayılı Kanunla eklenen Ek-1 inci maddesi hükmünün lise ve dengi okul mezunu subayların albay rütbesine yükseltilmemeleri yönünden Anayasa'ya ve eşitlik ilkesine aykırılığı iddiası ciddî görülerek, T.C. Anayasa'sının 151/1, 44 sayılı Kanunun 27 nci maddeleri mucibince Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar Davanın geri bırakılmasına, konu ile ilgili görüleri dosya muhtevasının tasdikli suretlerinin Anayasa Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine 11 Ocak 1977 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
 
V. ESASIN İNCELENMESİ:
2- Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler bittikten sonra şu önerge verilmiştir : "Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu dolayısiyle değiştirge önergesi verilen maddeler üzerinde müzakere açılmasını, değiştirge önergesi verilmeyen maddelerin okunarak oylanmasını arz ve teklif ederim." Bu önerge oylanmış ve kabul edilmiştir. Tasarının görüşülmesine, bu önergenin kabulüyle İçtüzükte yer almayan bir yöntem uygulanarak başlanmış ve görüşme böylece sürdürülmüştür. Görüşme sırası itiraz konusu maddeye gelince; aynı yönteme dayanılarak ve bir değiştirge önergesi de bulunmadığından sözedilerek madde sadece okunmuş ve oylanarak kabul edilmiştir. (Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi, Cilt : 61, Birleşim 104 ve 105, Sayfa : 460 ve 475). Oysa Anayasa'nın 92. maddesi tasarı ve tekliflerin Yasama Meclislerinde görüşülmesini buyurmaktadır. Görüşülmeden kabul edilen bir metnin Yasama Meclislerinin serbestçe oluşan iradelerinin bir ürünü olarak benimsenmesine olanak yoktur. Bu ilke Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında açıklanmış ve aykırı tutumun iptal nedenini oluşturduğu kabul edilmiştir. (Örneğin, 6/5/1975 günlü 35/126 sayılı karar Resmî Gazete 11/10/1975 sayı : 15380; 19/10/1976 günlü 42/48 sayılı karar, Resmî Gazete 10/5/1977 - sayı : 15933; 15/2/1977 günlü, 50/13 sayılı karar).
 
Tasarının görüşülmesinde izlenen tutum; Cumhuriyet Senatosunun iradesini serbestçe belirlemesini engellediğinden Ek Madde-1'de yer alan ve davada uygulanacak olan (...... ve Albay ..'.....) hükmünün iptali gerekmektedir.
 
 
Albaylığa ve daha üst rütbelere yükselebilme:
Ek Madde 1 – (Ek: 31/7/1970 - 1323/13 md.)
General - Amiral (ve Albay) rütbelerine yükselebilmek için; Harbokulu, fakülte veya yüksek okul mezunu olmak şarttır. (1)
 
(1) Anayasa Mahkemesinin 12/5/1977 tarih ve E. 1977/4, K.1977/74 sayılı kararıyla maddede yer alan (...ve
Albay...) hükmü iptal edilmiştir.
 
Ek 1 inci maddedeki şartları haiz olmayan albaylara özlük hakları:
Ek Geçici Madde 4 – (Ek: 31/7/1970 - 1323/17 md.)
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun rütbe terfii hakkındaki hükümleri yürürlüğe girinceye kadar, albaylığa yükselebilmek için bu kanunun ek 1 inci maddesindeki
şartlar aranmaz.
Ek 1 inci maddedeki şartları haiz olmayanlardan albay olanlarla 1 inci fıkrada belirtilen süre içinde albay olacakların rütbeleri ve rütbelerine ait özlük hakları saklıdır.
 
13/7/1956 TARİHLİ VE 6801 SAYILI ASKERİ MEMURLARIN SUBAYLIĞA NAKİLLERİ HAKKINDA KANUNA GÖRE MUVAZZAF SUBAYLIĞA GEÇİRİLEN BAZI EMEKLİ YARBAYLARIN TERFİLERİNİN VE AYLIKLARININ DÜZELTİLMESİNE DAİR KANUN
Kanun Numarası: 3680
Kabul Tarihi: 22.11.1990
Yayımlandığı R.Gazete: Tarih : 29.11.1990 Sayı : 20710
 
Madde 1–13 Temmuz 1956 tarihli ve 6801 sayılı Kanuna göre Muvazzaf subaylığa geçirilen ve 31.7.1970 tarihinde Silahlı Kuvvetlerde subay olarak görevli bulunanlardan; yarbay rütbesinde bekleme süresini tamamlamış ve terfi şartlarını haiz olarak emekliye ayrılmış olanlar, yarbay rütbesinde bekleme süresini tamamladıkları tarihten geçerli olarak albaylığa yükseltilirler. Emekli aylıkları, emekliye ayrıldıkları tarihte
bulunanları gereken rütbe hizmet süresine göre belirlenir. Ancak, bu terfiden dolayı kendilerine yeni rütbenin maaş ve ikramiye farkları ile diğer özlük hakları verilmez.
Bunlardan ölenlerin dul ve yetimleri hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır.
Bu Kanuna göre emekli aylıkları düzeltilenlerden emekli keseneği ve kurum karşılığı farkı alınmaz.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte emekliye tabi görevlerde çalışanlara, emekli oldukları tarihte bu Kanun hükümleri uygulanır.
Madde 2–Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 3–Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
 
GEREKÇE
Silahlı kuvvetlerin subay personel gereksinmesi çeşitli kaynaklardan sağlanmaktadır. Bu kaynaklardan biri de, 1076 sayılı Yasanın 29 uncu maddesine göre Yedek Subaylardan muvazzaf subaylığa geçirilmedir. 1951 yılından sonra bu kaynak işletilerek önce muamele ve hesap memuru, 6801 sayılı Yasa ile de çeşitli sınıflara geçirilen ve daha sonra hizmet içi eğitim ve tekamül kuralarıyla yetiştirilen ve 926 sayılı yasa ile de, Harp Okulu mezunları ile birlikte terfi olanağı sağlanarak albaylığa kadar yükselme hakkını kazanan bu personelin, 926 sayılı Yasaya 14.8.1970 tarih ve 1323 sayılı yasayla eklenen Ek-1 inci madde hükmü ile albaylığa yükselmeleri önlenmiş idi. Bu personelin hizmet için eğitim ve kurslarda yetiştirildikleri, kurslarda ve hizmet sırasında Harp Okulu mezunu emsalleriyle birlikte işlem gördükleri ve özellikle kadro hizmetinde başarı ve başarısızlıklarının aynı ölçü ile saptandığı bilinmektedir.
 
Yani değişik kaynaklardan gelen subaylar hizmet için eğitimde ve kadro hizmetinde değişik işlem görmemekte olduğu gibi, değerlendirilmeleri de farklı olmamaktadır, özellikle yeni sicil sisteminde, her yıl aldıkları sicillere göre terfi sıralamasına girerken de ayırıma tabiî tutulmamaktadırlar. Ayrıca 657 sayılı Kanun ve daha sonra bu yasaya eklenen hükümlerde Devlet memurlarının 1 inci dereceye kadar yükselmelerine olanak sağlanmış iken, bu koşullar altında albaylığa yükselme hakkına sahip olmaları gereken bu personelin, yarbay rütbesinde terfilerinin dondurulması eşitsizlik ve huzursuzluk yaratmış ve açılan davalar sonucu, konuyu inceleyen yargı organları bu personelin albaylığa yükselmesini önleyen kanunu ve işlemi iptal etmiştir. Ancak, konunun bu personelin yarbaylıkta rütbelerini donduran yasa hükmünün iptali için, Anayasa Mahkemesine götürülmesi nedeniyle, Anayasa kararından önce ordudan ayrılanlar ve ayrılmayanlar arasında uygulama farkı yaratmış, Anayasa Mahkemesi kararından önce ordudan ayrılanlar terfi ettirilmeyerek, eşitsizlik yaratılmıştır.
 
Bu yasa önerisi ile bu eşitsizliğin giderilmesi ve aynı statüden aynı hizmeti yapan personel arasındaki farklı uygulamalar sonucu doğan ve Hukuk Devleti", "Hukukun Üstünlüğü" ilkelerine aykırı olan uygulamaların önlenmesi, eşitsizliğin giderilmesi sağlanmak istenilmiştir. Kanunların uygulama aşamalarını açıklayıcı bir inceleme ile ve ayrıntılarıyla, Askerî Yüksek idare Mahkemesinin konuyu Anayasa Mahkemesine götüren kararından alarak, şöyle inceleyebiliriz. "Askerî Memurluktan 6801 sayılı Kanuna istinadan subaylığa naklonunanlar:
1. Askerî liselerden mezun olduktan sonra olgunluk sınavlarında başarılı olamayanlarla, Silahlı Kuvvetler hesabına muhtelif fakülte ve yüksekokullarda öğrenimlerini bitiremeyenlerden askerî memur olanlardan.
2. 1076 sayılı Kanunun 29 uncu maddesine istinaden orduya alınıp askerî memur nasbedilenlerden oluşmaktadır. Her iki kaynaktan olanların, lise ve dengi okulu mezunu olup Silahlı Kuvvetlerde göreve başladıktan sonra muhtelif rütbe ve tarihlerde 17 ile 23 ay arasında değişen meslek içi eğitimden geçirildikleri, 6801 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre yarbay rütbesine kadar yükselme olanağına sahip iken, 926 sayılı Kanunun 1967 senesinde bu tahdidi kaldırıp, 1323 sayılı Kanuna 13.8.1971 tarihinden itibaren yeniden tahdidin konulmasına kadar, terfi şartlarını ihraz edenlerin albaylığa yükseltildikleri tereddütsüzdür. Bunlardan 926 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte EK-1 inci madde hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar, Kara Kuvvetlerinde 201, Deniz Kuvvetlerinde 59, Hava Kuvvetlerinde 48, Jandarma Genel Komutanlığında 38 yarbayın bekleme süresini tamamlayarak toplam 346 yarbayın albay rütbesine yükseltildikleri ara kararı cevaplarından anlaşılmaktadır. 926 sayılı Kanunun EK-1 inci maddesine istinaden 31.8.1971 tarihinden sonra Kara ve Deniz Kuvvetleriyle, Jandarma Genel Komutanlığı kadrolarındaki lise mezunu menşeli yarbaylardan albaylığa hiçbir personel terfi ettirilmediği halde; Hava Kuvvetleri kadrosunda bulunan aynı menşeli bir kısım subayın, normal tahsil süresi iki yıl olan Hava Harp Okulunda 6801 sayılı Kanunun uygulaması sırasında bu Kanun hükümlerini yerine getirmek için 6-7 ay süreli ikmali tahsile tabi tutulup, Harp Okulu diploması verilenlerin (ki, bunlar Hava Harp okulunda da kurs görmüşlerdir./öneri sahiplerinin notu) bilahara sınıfları ile ilgili değişik süreli temel ve tekamül kursuna tabi tutulduklarından bahisle, yarbaylıkta 3 yılını doldurmaları ve diğer terfi şartlarını da haiz olmaları halinde albay rütbesine yükseltildikleri ve yine sırası gelenlerin yükseltilmeye devam olunduğu ve böylelikle aynı kuvvetle aynı kaynaktan aynı tarihte alınıp piyade, istihkâm, muhabere, ulaştırma, levazım sınıflarından olmaları ve sınıflarının mevcut temel kurslarına gönderildiklerinden Hava Harp Okuluna gönderilmemeleri sebebiyle sınıf okullarındaki öğrenimleri kurs kabul edilen 40 subayın albay rütbesine yükseltilmediği ve aynı kuvvet içerisinde ikili uygulama yapıldığı da ara kararına verilen Hava Kuvvetleri Komutanlığı yazılarından anlaşılmıştır. Ek-1 inci madde sebebiyle halen albay rütbesine yükseltilmesi mümkün olmayanlardan; Kara Kuvvetlerinde 687, Deniz Kuvvetlerinde 2, Hava Kuvvetlerinde 40, Jandarma Genel Komutanlığında 2 olmak üzere toplam 731 subay mevcut olup, albaylığa yükseltilmeyenlerden Kara Kuvvetlerinden 576 (576 emekli yarbaydan terfi şartlarını haiz olanlar 200 kişinin altında bulunmaktadır./ öneri sahiplerinin notu). Jandarma Genel Komutanlığından 5 subayın emekliye ayrıldığı bildirilmiş, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlığından bu yolda bilgi verilmemiştir.
 
Dava ile ilgili kanun hükümleri 16.7.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6801 sayılı Kanunun 5 inci maddesi "Askerî memurlardan bu Kanunla subaylığa geçirilenler (Yüksel tahsilliler hariç) yarbaylığa (dahil) yükselebilirler." hükmünü amir idi. Bu Kanun 10 Ağustos 1967 tarihinde yürürlüğe giren 926 sayılı Kanunun 208/n maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve 6801 sayılı Kanun hükümlerine tabi subaylar terfi bakımından 926 sayılı Kanunun terfi ile ilgili hükümlerine tabi kılınmıştır. Ancak, 1323 sayılı Kanunla getirilen Ek-1 inci madde ve ek Geçici 4 üncü maddeyle menşe ve süre itibariyle albaylığa terfileri yeniden kısıtlanmıştır. Ek-1 inci maddenin gerekçesinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkındaki tasarıyla paralelliği sağlamak maksadıyla bu hükmün getirildiği, Harp Okulu, fakülte veya yüksekokul mezunu olmayan subayların muayyen bir rütbeye kadar gelebilmeleri personel reformunun icabı olduğu ve gösterge tablosunun 1 inci derecesine yükselebilmek için yüksek tahsilin şart olduğu bildirilmektedir.
 
Bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra, 657 sayılı Kanunda birçok değişiklik yapılıp 12 sayılı Kanun hükmündeki kararnamenin kabulü hakkındaki 1897 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin ortak hükümler başlığını taşıyan (B) fıkrası 1 inci bendindeki "Lise ve dengi meslekî ve teknik öğretim görenlerden öğrenim eksikliğini giderecek hizmet içi eğitimden geçerek Devlet Personel Dairesi tarafından hazırlanacak yönetmelikte belirlenecek esaslara göre yapılacak özel yükselme sınavlarında başarı gösterenler 1 inci derecenin, son kademesine kadar yükselebilirler. "Hükmüne istinaden, lise ve dengi öğrenim görenlerin 1 inci derecenin son kademesi olan 1.000 maaş göstergesine kadar yükselme imkânı sağlanmıştır. Yine 1897 sayılı Kanunun Ek Geçici 2 nci maddesi (i) fıkrası "A" bendi uyarınca başlangıç olarak alınacak derece ve kademe üzerine yukarıdaki bentler esas alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği, tespit olunacak sürelerin bir yılı için bir kademe ve her üç yıl için bir derece verilmek suretiyle bulunacak derecenin ilgili kademesine intibak ettirilir hükmüne istinaden, sivil personelin tahsil durumuna bakılmaksızın 1.3.1975tarihine kadar geçen hizmet yıllarının değerlendirilerek intibakı yapılır, lise ve dengi okul mezunlarının birinci derece son kademesine yükselmesine imkân verilip, lise mezunu olmayanlara da bir defaya mahsus olmak üzere 1 inci derece son kademesine yükselmesine imkân verilip, lise mezunu olmayanlara da bir defaya mahsus olmak üzere 1 inci derece son kademesine yükselme imkânı tanındığı halde, 657 sayılı Kanunla paralelliği sağlama maksadıyla getirildiği gerekçesinde belirtilen ve 1323 sayılı Kanunla 926 sayılı Kanuna eklenen Ek-1 inci madde, hiçbir değişikliğe uğramamıştır.
 
Subayların gösterge tablolarını tespit eden ve 1923 sayılı Kanunla değiştirilen 926 sayılı Kanunun 137 nci maddesi ile buna EkVI sayılı cetvelde yarbaylığın 1 inci derecede gösterilip azamî 1.150 gösterge rakamına çıkarıldığı düşünülebilirse de personel siyaseti ve 926 sayılı Kanunun 657 sayılı Kanunla paralelliğinden bahis edilemez. Aksine davacı yönünden 657 sayılı Kanunun gerisinde kalındığı söylenebilir. Mevzuat ve idarenin uygulama karşısında durumu 6801 sayılı Kanuna tabi subaylardan 926 sayılı Kanunun 10 Ağustos 1967'de yürürlüğe girmesinden 1323 sayılı Kanunla eklenen Ek-1 inci maddesinin uygulanmasına başlandığı 31 Ağustos 1971 tarihine kadar yükselme şartlarını haiz olanların albaylığa yükseltilip bu tarihlerden sonra Kara ve Deniz Kuvvetleri kadrolarıyla Jandarma Genel Komutanlığı kadrolarında bulunanların Harp Okulu, fakülte veya yüksekokul mezunu olmayanların itibariyle Ek-1 inci madde hükmüne istinaden albaylığa yükseltilmeleri yapılmazken; Hava Kuvvetlerinde görevli bir grup subayın 6801 sayılı Kanunun uygulanması sırasında sınıflarının temel intibak kurs yeri olmamasından, 1 sayılı Kanunun subay statüsüne geçirilmede öngördüğü "Sınıflarının temel intibak kursunu başarı ile bitirmeleri" hükmüne dayanılarak bu kursu Hava Harp Okulunda görenlerin Hava Harp Okulu ikmâli tahsili kabul edilmek suretiyle albay rütbesine yükselmelerine devam edelimesi ve aynı kuvvette aynı süreli öğrenim gören bir grup subay ile, Kara Kuvvetleriyle Deniz Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığında en az bunlar kadar ve daha fazla öğrenim yapanların ayrı ayrı işlemlere tabi tutulmaları, eşit uygulama yapılmadığını ve keza 926 sayılı Kanunun 657 sayılı Kanunla paralelliğini sağlama amacıyla getirilen Ek-1 inci maddenin kabulünden sonra, 657 sayılı Kanunun bu maddenin paralelliğindeki hükümlerinde sivil personel lehine lise ve dengi okul mezunlarının birinci derecenin son kademesi 1.000 maaş göstergesine kadar yükselme imkânı sağlanması hatta liseden az tahsilli olanların bir defaya mahsus olmak üzere 1 inci derecenin son kademesi olan 1000 maaş göstergesine intibaklarının yapılmasına olanak verecek hükümler getirilmesine rağmen, 926 sayılı Kanunun Ek-1 inci maddesi ve subayların maaş göstergeleriyle ilgili 137 madde ile buna bağlı Ek VI sayılı cetvelde davacı lehine bir değişiklik yapılmayıp, en son ulaşabileceği maaş göstergesinin 1150'de bırakılması, suretiyle, aynı ve hatta daha az tahsilli devlet memurundan maaş yönünden daha geride kalmasına sebebiyet verildiği ve bu suretle de eşitlik ilkesine aykırı hüküm getirildiği kanısına varılmış olmakla bu yoldaki itiraz ciddî görülmüştür."
 
Bu gerekçeden Askeri Yüksek idare Mahkemesinin ilke olarak bu personelin albaylığa yükselme hakkına sahip olduğunu kabul ettiği anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi 12.5.1977 günlü aşağıdaki kararla, albaylığa yükselmeyi önleyen hükmü iptal etmiştir. "önceden kabul edilen bir önergeye dayanılarak, itiraz konusu maddenin, görüşme açılmadan, yalnız okunarak oya sunulması suretiyle kabul edilmiş olması içtüzüğe ve Anayasaya aykırı bulunduğuna ve bu nedenle itiraz konusu Ek-1 inci maddede yer alan (.ve Albay..) hükmünün iptaline Halit Zebun, Abdullah Üner ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun karşı oylarıyla ve oyçokluğu ile." (2) Bu Kanunun iptalinden sonra uygulama Genelkurmay Başkanlığının 11 Temmuz 1977 gün ve Per: 4008/150-77/Per. Yont. 2, Ks. sayılı emri ile, kararın yayınlandığı 18 Haziran 1977'den önce ordudan ayrılanların bu hükümden yararlandırılmamaları suretiyle yapılmış ve Anayasaya aykırı bir yasa hükmünün iptalinden sonra da eşitsizlik sürdürülmüştür. Rütbelerinin yarbaylıkta dondurulmuş olmaları nedeniyle ya da başka nedenlerle Silahlı Kuvvetlerden ayrılma durumunda kalan ve sayıları 170-200 arasında bulunan bu emekli subayların emekli albay rütbesine yükselerek emekli aylığı almakta iken, kendilerinin yarbay rütbesinden emekli aylığı almaları tam bir eşitsizlik yaratmıştır. Bu öneri, bu eşitsizliği giderecek ve zedelenen Hukuk Devleti ilkesini onaracaktır.
 
1323 sayılı Kanunun MADDE GEREKÇELERİ bölümünden;
 
Madde 13— 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun bâzı hükümlerini değiştiren kanun tasarısının getirmiş bulunduğu hükümler göz önünde bulundurularak bu tasarıyla paralelliği temin etmek için bu ek madde getirilmiştir. Gerçekten 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun subay kaynakları ile ilgili maddesinde subay kaynaklarının Harbokulları ve fakülte ve yüksek okullar olduğu belirtilmiştir. 926 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce muhtelif tarihlerde muvazzaf subaylığa nakledilen ve bu şartlara haiz olmayan personelin 926 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden evvel olduğu gibi muayyen bir rütbeye kadar gelebilmeleri personel reformunun da bir icabı olmakta ve bu suretle gösterge tablosunun birinci derecesine yükselebilmek için yüksek tahsil şartı aranmış olmaktadır.
 
Madde 17. — 926 sayılı Kanunun kademe terfi ile ilgili maddeleri ertelenmiş bulunduğundan bu erteleme süresi zarfında kademe terfilerinin nasıl yapılacağını (göstermek için 926 sayılı Kanunun kademe terfi hakkındaki prensiplerinle uygun olarak bu madde tanzim edilmiştir. Kademe terfi hialkknıdalki esas hükümler yürürlüğe girinceye kadar kademe terfileri bu Ek Geçici madde hükümlerinin sarahatine göre yapılacaktır.

S O N U Ç: Okumadan, öğrenmeden ve ayrıntıları bilmeden önemli olan konularda fikir yürütülmez. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
DURUMA BİR KEZ DAHA BAKALIM
 
Astsubay sınıfı TSK'nın ihtiyaçları doğrultusunda teşkil edildi. Bu sınıfın kurulması için esaslı GEREKÇELER vardı.
5802 sayılı Kanun'un GEREKÇELER ve MADDE GEREKÇELERİ bölümlerinden bazı örnekler verelim;
 
1. Modern harp silâh ve araçları ile teçhiz edilen silâhlı kuvvetlerimizde, bu modern harp silâh ve araçlarını kullanacak ve erlere öğretecek muharip ve yardımcı sınıf astsubay ve takım komutanına olan ihtiyaç çok fazladır.
 
2. Evvelce küçük zabit denilen ve daha sonra gedikli erbaş olarak adlandırılan bu sınıfın statüsünde zaman zaman değişiklikler yapılmak ve hukuki du­rumlarının çeşitli kanunlarla tespiti suretiyle bu sınıfa rağbet teminine çalışılmışsa da tatbikat­ta edinilen tecrübeler bütün bunların bilhassa muharip sınıflara rağbeti sağlamak için kâfi ol­madığını göstermiştir.
 
3. Muharip astsubay ve takım komutanı ihtiyacını sağlayarak ordu hizmetlerinin mükemmelleştirilmesi ve bu elemanların durumlarının normal bir hale getirilerek çalışma azim ve şevklerinin artırılması düşüncesi ile mevcut kanun üzerinde yeniden çalışmalar yapılmasına mecburiyet du­yulmuş ve bu Kanun Tasarısı hazırlanmıştır.
 
4. Bu Kanun tasarısında (Gedikli erbaş) tâbiri kaldırılmış ve bunları subaylığa da yüksele­cekleri göz önünde tutularak (Astsubay) denilmesi uygun görülmüştür. Keza Başçavuştan sonraki (Başgedikli) rütbesi de (Kıdemli Başçavuş) olarak değiştirilmiştir.
 
5. Gedikli erbaşların evvelâ mecburi hizmetleri 12 yıl idi. 5619 sayılı Kanunla bu süre subaylar gibi 15 yıla çıkarılmışsa da astsubayların başçavuş rütbesi dâhil olduğu halde bütün rütbelerdeki bekleme sürelerini 9 yılda tamamlamış bulundukları ve bu tarihten sonra subaylığa yükselme­leri ve subaylığa yükselmeyerek kıdemli başçavuş durumunda kalanların arzu ettikleri takdirde çekilmelerini temin ve Orduda bedbin bir zümre yaratmaktan ziyade istekli kimselerin çalışmaları hedef tutulduğundan yeni kanun tasarısında mecburi hizmet süersinin de 9 yılı aşmaması yerinde görülmüştür.
 
MADDE GEREKÇELERİ
Bu Kanun ile Astsubay'ın tanımı şu şekilde yapılmış;
MADDE 1— Türkiye Cumhuriyeti Ordusu­nun Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleriyle Jandar­ma Gümrük Koruma birlikleri kadrolarının ast komuta kademelerinde eğitim, sevk ve idare ile diğer idari işlerde subaya yardımcı olarak görev­lendirilen askerî şahıslara (Astsubay) adı verilir.
 
Astsubayların rütbe ve aylıkları:
MADDE 8— Astsubayların rütbeleri ve ay­lık asıllariyle tutarları aşağıda gösterilmiştir:
 
Aylığa bağlı diğer hususlar:
MADDE 9— Astsubayların aylıkları ile buna bağlı sair özlük hakları, yollukları, açığa çıkarılmaları, açığın kaldırlması subay ve as­kerî memurlar hakkındaki hükümlere tâbidir.
=============================================
 
Buraya kadar güzel değil mi? Bu halisane düşüncelere 1967 yılında kabul edilen (27.7.1967) TSK Personel Kanunu'ndan kısa bir müddet sonra 1424 sayılı Kanunla astsubay Okulları Eğitim-Öğretim yılı 3 yıla çıkarılırken de yer verilmişti.
 
1424 sayılı Kanun'un MADDE GEREKÇELERİ bölümünden;
Madde 23— Bu madde ile, 926 sayılı Kanunun astsubayların yetiştirilmesi ile ilgili 68 inci maddesinin (a) bendi astsubayların öğremim düzeylerini yükseltmek ve lise, ticaret lisesi, kolej, sanat enstitüsü ve sağlık koleji mezunlarından istekli olanların astsubay yetiştirilmelerini sağla­mak amacı ile değiştirilmektedir.
 
Bugün lise öğrenimi görmüş olan kişiler muvazzaflık hizmetlerini er olarak yapmaktadırlar. Bunları eğitecek astsubayların da daha az bir genel kültüre sahibolmaları düşünülemez. Ayrıca, bugün, komplike bir durum gösteren silâh, araç ve gereçlerin kullanılmasının öğretilmesi astsubaylara düşen görevlerdendir. Bu nedenle astsubay hazırlama okulları Lise öğrenimine denk bir öğrenim vermek üzere 3 yıla çıkarılmaktadır.
 
Ancak aradan 4 yıl geçtikten sonra gelecekte nelerin olacağının sinyalleri iyiden iyiye güçlenmeye başlıyor...!!!
 
TSK Personel Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin üzerinden sadece 8 yıl geçmiş olmasına rağmen "Aksaklıklar ve noksanlıklar var" gerekçesi ile 926 üzerindeki düzenleme ve değişikliklere devam edildi. 1923 sayılı Kanun'un GEREKÇE bölümündeki aşağıdaki paragraf bu durumu bize NET olarak ifade ediyor zaten...
 
GENEL GEREKÇE
1967 yılında kanunlaşarak yürürlüğe giren 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 8 yıl­lık uygulaması esnasında saptanan aksaklık ve noksanlıklar muhtelif tarihlerde çıkarılan 1301,1323,1424,1800 numaralı Kanunlarla giderilmeye çalışılmıştır. Ancak, çeşitli hizmetlerin zaman içindeki akışı esnasında duyulan ihtiyaçlar personel rejimlerinde zorla­yıcı sık sık değişikliklere neden olmakta, Asker Personel Rejimi de haliyle bu değişikliklerden etkilenmek­tedir.
 
S O N U Ç: Şüphesiz ki; 68 yıl içinde çok fazla değişiklikler oldu. Özellikle TSK Personel Kanunu'nun kabulunden hemen sonra yapılan düzenleme ve değişiklikler subaylara avantajlar getirirken astsubaylarda ise mağduriyetlere neden oldu.
 
Bu mağduriyetlerin neler olduğunu yıllardan beri "Haklı Taleplerimiz" ve "Gaspedilen Taleplerimiz" vurgusu ile anlatmaya çalıştım. Anlatmaya da devam edeceğim İnşallah. Meselenin "Maddi" yani; "ÖZLÜK HAKLARI" ile ilgili olanları hakkında yazıyorum ve bilgilendirmeler yapıyorum. Çünkü en az bilinen ve sık sık güncellenmesi gereken konu bu.
 
İMTİYAZ DEĞİL ADALET İSTİYORUZ...
Herkesin ekmeğinin peşinde olduğu ve hiyerarşiye saygı duyarak çalıştığı bir ortamın olması en büyük arzumuzdur. Böyle olması için de gayret ve çabalarımızı esirgemeyeceğiz. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
Page 1 of 4
genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

sadece etkinlik değil o 2gün önceydi bugün itibariyle ARKADAŞLAR KKK EMRİYMİŞ MUV. PERSNL HARİÇ ASKERİ SOS. TESİSLERE GİRMEK de YASAKLANMIŞ HAYIRLI OLSUN
Perşembe, 19 Mart 2020
[B]18 MART ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ'NIN 105. YILI ULUSUMUZA KUTLU OLSUN[/B] 18 MART ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ !.. Bugün atalarımızın "Çanakkale geçilmez" destanını yazdığı günün yıl dönümüdür. Emperyalistlere karşı verilen ve yüz binlerce şehidimizin kanı ile sulanan topraklardan Laik,Demokratik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'mizin temelleri atılmıştır ! ...
Çarşamba, 18 Mart 2020
OYAK İLETİŞİMDEN oyakın EMS sisteminde maaş alanlara promosyon için yönetim harekete geçmelidir dedim ,,, sizlerde başvuru yapabilirsiniz
Salı, 17 Mart 2020
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ