Fahrettin Bağrı

Fahrettin Bağrı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Kanunu’na Bir Ek Madde eklenmesine ilişkin kanun teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. ...........

.......... Milletvekili

GENEL GEREKÇE

Milletin vicdanında açtığı derin acı uzun yıllar hissedilen 27 Mayıs 1960 askeri darbesi, demokrasiye ve milli iradeye yönelik bir suikast olarak gerçekleşmiş; milletin özgürleşme iradesine olduğu kadar kalkınma çabasına da engel olmuş bir tertiptir. Bu anlamda 27 Mayıs 1960 tarihi, hukukun araçsallaştırıldığı, millî iradenin tepesinde bir kılıç gibi sallandığı bir dönemin miladıdır. Bununla birlikte milletten aldığı bir yetki bulunmaksızın yargı erkini kullanan Yüksek Adalet Divanı’nın verdiği, doğal hâkim ilkesi başta olmak üzere evrensel hukuk prensiplerine ve o tarihte yürürlükte bulunan Anayasa hükümlerine açıkça aykırılık teşkil eden kararlar ne yazık ki hâlen hukuk sistemimizde varlıklarını ve bazı etkilerini sürdürmektedirler. Anayasa hükümlerine açıkça aykırılık teşkil eden kararlardan “Af” ile ilgili olanlar hakkında verilecek bazı örnekler konunun daha net anlaşılmasını sağlayacaktır.

ÖRNEK-1
KANUN NO: 113 : Af Kanunu

Kabul Tarihi : 26/10/1960

Millî Birlik Komitesi Başkanlığına,

Bakanlar Kurulunca Millî Birlik Komitesine arzı 18 .10 .1960 tarihinde kararlaştırılan «Af Kanunu tasarısı» gerekçesiyle birlikte ilişik olarak sunulmuştur. Gereğinin yapılmasını rica ederim.

Devlet Başkanı ve Başbakan

Org. Cemal Gürsel

GEREKÇE : 27. 5 . 1960 tarihinde başarılan İnkılâp hareketi neticesinde memleketin siyasi ve içtimai bünyesinde husule gelen olağanüstü değişiklikler ve milletçe maruz kalınan büyük bir tehlikenin ve fevkalâde bir vaziyetin atlatılmış olması gibi haller ve bilhassa 1950 yılından bu yana geçen günlerin hatıralarını taşıyan ve onu idame ettirecek olan vakıaları o devir ile birlikte arkada bırakıp milletçe girdiğimiz yeni inkişaf yolunda yapacağımız hamlelerin muvaffakiyeti için bu devrede işlenmiş olan suçların bâzı istisnalarla affı cihetine gidilmesi lüzumlu ve zaruri görülmüştür.

MADDE 2. — 27 ve 28 Mayıs 1960 günlerinde İnkılâp hareketleri lehine fiilen katılan askerî şahısların bu tarihlerde işledikleri taksirli suçlarından dolayı haklarında takibat yapılmaz ve mahkûm olanlar, fer'î ve mütemmim cezaları ile ceza mahkûmiyetlerinin neticelerine de şâmil olmak üzere affedilmiştir.

ÖRNEK-2
Af kanunu tasarısı

MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisine arzı Bakanlar Kurulunca 23.12.1967 tarihinde kararlaştırılan, «Af kanunu tasarısı» ve gerekçesi ilişik olarak sunulmuştur. Gereğinin yapılmasını rica ederim. 23.12.1967

Süleyman Demirel
Başbakan

GEREKÇE : 20 - 21 Mayıs 1963 olaylarından dolayı mahkum edilmiş olanların siyasi suçlu niteliğinde bulunmaları göz önüne alınarak, şümulü memleket gerçeklerine uygun olarak hazırlanmış ve Yüce Meclisler tarafından kabul edilmiş bulunan 780 sayılı Af Kanunu ile kademeli olarak afları derpiş edilmişti. 780 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifinin gerekçesi - Oylamalar sonucunda söz konusu mahkûmların % 97 si aftan faydalanmış ve yalnız 20 - 21 Mayıs olaylarıyla ilgili olanlardan «24» kişi ceza evlerinde kalmıştır. — Olayla ilgili olanların büyük kütlesini teşkil edenler aftan faydalanarak ceza evlerinden çıkmış, yalnız «24» kişi ceza evlerinde kalmıştır. Bu «24» kişinin ceza evlerinde kalmalarının hukuk bakımından bir sebebi ve değeri kalmamıştır.

— Halen hükümlü olarak ceza evlerinde bulunanlardan «3» Albay, «2»Yarbay ve 1 Binbaşı emekli maaşı almakta olup, diğer «18» kişiden «1» tanesi harb okulu öğrencisi olmak üzere Teğmen-Yüzbaşı seviyesinde bulunan ve emekli maaşı almayan kimselerdir. Hiçbir gelirleri olmayan bu «18» kişinin maddi ve mânevi bakımdan tam bir çöküntü içerisinde bulunduklarını yapılan incelemeyle öğrenmiş bulunuyoruz. Öyle ki, bu maddi ve mânevi çöküntü yüzünden birkaç aile yuvası da yıkılmıştır.

— Hepsi de aydın olan bu kişilerin cezalarının kalan kısımları da affedilmek suretiyle memlekete kazandırılmaları hiç şüphe yok ki, vicdanlarımızı rahatlatacaktır. Bu konuda hem iktidar ve hem de muhalefet partilerinin bizimle aynı düşüncede olduklarına inanıyoruz.

AF KANUNU

(Resmî Gazete ile yayımı: 28.12.1967 - Sayı; 12788)

Kanun No. : 977 Kabul tarihi 26.12.1967

MADDE 1— 20 - 21 Mayıs 1963 olaylarından dolayı mahkûm edilmiş olup da, 780 sayılı Af Kanununun 4 ncü maddesinin (a) ve (b) bendlerinden faydalanmış olanlar, fer'i ve mütemmim cezaları ile ceza mahkumiyetlerinin neticelerine de şâmil olmak üzere affedilmişlerdir. 780 sayılı Af Kanununun 16 ncı maddesi hükmü, birinci fıkra hükmünden istifade edenler hakkında da uygulanır. 1076 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi hükmü saklıdır.

ÖRNEK-3

Kanun No: 50
Kabul Tarihi: 10/5/1962

Millet Meclisi Başkanlığına;

Türkiye Büyük Millet Meclisine arzı Bakanlar Kurulunca 18.4.1962 tarihinde kararlaştırılan (Asker kişiler tarafından 22-23 Şubat 1962 olayları dolayısıyla veya daha evvel bu olaylara esas teşkil edebilecek mahiyette işlenen fiil ve hareketler için ceza kovuşturulması yapılmaması hakkında kanun tasarısı) gerekçesi ile birlikte ilişik olarak sunulmuştur. Gereğinin yapılmasını rica ederim. 19.4.1962
İsmet İnönü

Başbakan

GEREKÇE : 27 Mayıs devriminden bu yana memleketimizde normal Demokratik Rejimi bütün icaplarıyla ve bütün teminat müesseseleriyle gerçekleştirmek ve yerleştirmek yolunda büyük gayretler gösterilmiştir. Yeni Anayasanın ve Seçim Kanununun kabulü, hür seçimlerin yapılması bu yolda katledilmiş olan büyük mesafenin belli başlı merhalelerini teşkil eder. 22-23 Şubat olaylarının mâsum vatandaş kanı dökülmeden önlenmesinde, teşebbüsten derhal vazgeçildiği takdirde idari ve inzibati tedbirler dışında her hangi bir ceza kovuşturması yapılmaması yolundaki karar ve davranışın büyük bir rol oynadığı da herkesçe bilinen bir gerçektir. Bir intikal devri sarsıntılarının düğüm noktasını ve son tezahürünü teşkil eden 22-23 Şubat olaylarıyla ilgili fiil ve hareketler ile bu olaylara esas teşkil edebilecek mahiyette bulunan ve asker kişiler tarafından işlenmiş olan fiil ve hareketler için ceza kovuşturması yapılmamasında cemiyetin yüksek menfaatleri vardır. Bu suretle bir intikal devrinin Silâhlı Kuvvetlerimize de sirayet eden sarsıntılarının izalesi ve Devlet hayatımızın normal mecrasında güvenle devam etmesi için gerekli zemin tesis edilmiş olacaktır. Gerekçede arz edilen ana fikir ve verilen örneklerden Türk Silahlı Kuvvetlerinde Aleyhte Nasıp Düzeltme konusuna geldiğimizde karşımıza çıkan tabloya baktığımızda; Askeri Mahkemelerce hükümleşmiş ceza alanlar, bu cezalardan dolayı nasıpları aleyhte düzeltildi ve yıllarca nasıplarının götürüldüğü tarihte değil de 926 sayılı Kanun'un 33 ve 81 inci madde hükümlerine göre daima bir sonraki 30 Ağustos’ta “Derece Yükselmesi” veya “Kademe İlerlemesi” yaptılar.

Dolayısıyla bu durumda olan Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli bu cezayı ömürleri boyunca çektiler ve hatta öldükten sonra yasal mirasçıları da bu cezayı çektiler, çekmeye de devam ediyorlar. “Hukuk devleti, insan haklarına saygı gösteren ve bu hakları koruyucu, adil bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmeye kendini zorunlu sayan ve bütün faaliyetlerinde hukuka ve anayasaya uyan bir devlet olmak” demektir. Siyasi iktidarlar bu olumsuzluklara çare olmak adına zaman zaman mevcut Kanun’da düzenleme ve değişiklikler yapmak amacıyla Kanunlar çıkardılar. Ancak, çıkarılan bu Kanunlar da bu meseleyi çözmedi. Kanun Teklifimizle, uzun yıllar süren bu konudaki mağduriyetlerin giderilmesi ve başta Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan muvazzaf personel olmak üzere, emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı alan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile onların dul ve yetim aylığı alanların faydalanması amaçlanmıştır.

MADDE GEREKÇELERİ:

MADDE 1- Madde ile, Askeri Mahkemelerce hükümleşmiş ceza alanlardan, cezaları tedbire veya para cezasına çevrilenler hariç olmak üzere bu cezalardan dolayı nasıpları aleyhte düzeltilenlerin bir defaya mahsus ve yüz kızartıcı suçlar hariç olmak üzere verilen cezaların tüm yönleriyle af edilerek, nasıplarının lehte düzeltilerek emsallerine götürülmesi ve bu nasıp düzeltmeden dolayı Derece Yükselmesi/Kademe İlerlemesi işlemlerinin yapılması amaçlanmıştır.
MADDE 2- Yürürlük maddesidir.

MADDE 3- Yürütme maddesidir.

926 SAYILI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNUNA EK BİR MADDE EKLENMESİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 27/7/1967 tarih ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na aşağıdaki madde eklenmiştir. Ek Madde 38- Çeşitli suçlardan dolayı (Yüz kızartıcı suçlar hariç olmak üzere) Askeri Mahkemelerce hükümleşmiş ceza alanlardan, cezaları tedbire veya para cezasına çevrilenler hariç olmak üzere, bu cezalardan dolayı nasıpları aleyhte düzeltilenlerin, bir defaya mahsus olmak üzere verilen cezalar tüm yönleriyle af edilmiştir. Bu cezalardan dolayı nasıpları aleyhte düzeltilenlerin nasıpları lehte düzeltilerek emsallerine götürülür.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli subay, astsubay ve uzman jandarmalardan haklarında aleyhte nasıp düzeltmesi yapılanlara, bu maddenin birinci fıkrası gereğince lehte nasıp düzeltmesinden dolayı işlem yapılanlara, bulundukları Derece/Kademelerine bir kademe ilave edilmek suretiyle intibakları yapılır.

Aylık Gösterge Tablolarında bulunduğu derecenin üçüncü kademesinde olanlar bir üst derecenin birinci kademesine yükseltilirler.

Bu maddenin uygulanması nedeniyle geriye yönelik olarak herhangi bir ödeme yapılmaz. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu görevleri üzerinden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı alan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile onların dul ve yetim aylığı alanları için de uygulanır.
Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan bu intibaklardan dolayı geriye dönük ödeme yapılmaz.
MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

 

TEMAD GENEL BAŞKANLIĞI

MUVAZZAF ASTSUBAYLARA KIDEMLİ ASTSUBAY TAZMİNATI VERİLMESİ VE

EMEKLİLERİNE DE YANSITILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

GENEL GEREKÇE

YORUM: Kanun Teklifinin ismi bu şekilde olmaz. <<TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNUNDA BAZI DEĞİŞİKLİKLER YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ>> ve bunun gibi ifadeler kullanılır. Kanun Teklifi formatını kullanmışsanız mevzuat hükümlerine uygun ifadeler kullanmalısınız...

Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının emir ve komuta zincirinde alt komuta kademeleri ile teknik bilgi, beceri ve uzmanlık gerektiren alanlarda, üst komuta personeli yerine vekâleten veya görevlendirmelerle görev yapan astsubaylar ordumuzun ve güvenlik güçlerimizin en önemli unsurlardan biridir. Yurt içinde en ücra köşelerde, yurt dışında birçok ülkede fedakârca görev yapan, astsubayların, aile fertleri de kendileriyle aynı kaderi kendileriyle paylaşmaktadır.

Zaman içerisinde üst komuta kademelerinde ve üst subay rütbelerine haiz personele emeklilerini de yansıyacak şekilde birçok kez yapılan maaş ve tazminat iyileştirmeleri, astsubaylar için yapılmamış, bu da onların aleyhine bir durum yaratmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerinden Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli olan astsubay emeklileri ile vazife malulü ve adi malul olarak emekli olanlar maddi sıkıntı çekmekte ve ekonomik sıkıntıları acil çözüm beklemektedir.

YORUM: <<Zaman içerisinde üst komuta kademelerinde ve üst subay rütbelerine haiz personele emeklilerini de yansıyacak şekilde birçok kez yapılan maaş ve tazminat iyileştirmeleri, astsubaylar için yapılmamış>>
As
ssubayların maaşlarında da iyileştirme yapıldı. Ancak emekliliklerine de yansıyan herhangi bir tazminat tahakkuk ettirilmediği için hem muvazzaflıkta hem de emekli olduklarında aylıkları düşük kaldı.


Hiçbir muvazzaf astsubay çalışırken herhangi bir tazminattan yararlanamazken, emeklilikte de maaşları yarı oranında azaldığından bu mağduriyetleri artarak devam etmektedir. Astsubaylar emekli olduklarında çalışırken aldıkları maaşlarının ancak %50-55’ini alabilmektedirler. Bu durum astsubayların yaşam standartlarının düşmesine ve tasarruflarını tüketmelerine neden olmaktadır.

Bu Kanun teklifi ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının omurgasını teşkil eden astsubayların meslekteki hizmet sürelerinin takdir edilmesi, kıdemli rütbedekilerin onore edilmesi, emeklilik hakkı kazanmış olan astsubaylar için göreve devamın cazip hale getirilmesi, tecrübeli ve branşında uzman personelden uzun süre yaralanma imkanı getirilmesi, ile çalışırken aldıkları maaşının neredeyse ancak yarısını almaları nedeniyle emeklilikte ciddi ekonomik sıkıntı yaşayan emekli astsubayların yaşadıkları sıkıntıların bir nebze de olsa giderilmesi amaçlanmıştır.

YORUM: <<Hiçbir muvazzaf astsubay çalışırken herhangi bir tazminattan yararlanamazken>>
Muvazzaf asssubaylar da bazı tazminatları alıyorlar. Örneğin YAN ÖDEME KARARNAMESİ’nden kaynaklanan tazminatlar, Yabancı Dil Tazminatı, 
Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminatı, Hizmet Tazminatı (TSK Tazminatı) v.b.


MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1-

a. Aynı eğitim seviyesine sahip olmalarına rağmen, bazı meslek gruplarından daha geri (ön lisans mezunları 9/1, Lisans mezunları 9/3) derece/kademelerde mesleğe başlayan astsubayların başlangıçta alacakları bir kademe ile ekonomik açıdan yaşadıkları sıkıntılara bir nebze engel olmak, erken emekliliğin önüne geçilerek yetişmiş personelden daha fazla istifade edilmesi, moral ve motivasyonlarının artarak görev yapmaları amaçlanmıştır

YORUM: Öğrenim durumları ne olursa olsun tüm assubaylar 9 uncu derecenin birinci kademesinden göreve başlıyorlar. Ancak; Astsubay nespedildikten sonra 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri personel Kanununun 79 uncu maddesinin 3 üncü paragrafına göre işlem yapılıyor.

İlgili maddeyi ve 3 üncü paragrafı görelim izninizle;
b) En az bekleme süreleri:
Madde 79-(Değişik: 28/5/2003-4861/3 md.) 
Kendi nam ve hesabına fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarını bitirdikten sonra muvazzaf astsubay olmak için başvuranlardan, temel askerlik eğitimini başarıyla bitirip muvazzaf astsubay nasbedilenlerin, hazırlık sınıfı ve sınıfta kalmalar hariç olmaküzere astsubay meslek yüksek okullarından yıl itibariyle fazla olan öğrenim süreleri, kıdemlerinden sayılır ve bunların hangi rütbelerde ne kadar eksik bekletilecekleri yönetmelikte gösterilir.


b. Özellikle, 1960’lı-1970’li yıllarda üniversitelerde eğitim almak bu kadar yaygınlaşmamış ve üniversitelerde açık öğretim imkânları yok iken emekli olan astsubaylar ile daha sonraki dönemlerde ülkemizde yoğun bir şekilde İç Güvenlik Harekâtı uygulanması, son yıllarda ülkemizin gelişmesine paralel olarak yurt dışında da astsubaylık mesleğinin getirdiği mesai mevhumu gözetmeden yapılan yoğun çalışma temposu nedeniyle ön lisans ve lisans imkânı bulamadan emekli olan, astsubay emeklilerinin, aldıkları emekli maaşı ile yıllardır yaşadığı sıkıntıların bir nebze de olsa giderilmesi ile ayrıca tazminatın geçmişe yürütülmemesi ile de bütçe üzerinde oluşabilecek ağır ek yük önlenmek istenmiştir.

MADDE 2- Yürürlük maddesidir.

MADDE 3- Yürütme maddesidir.


TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 21’nci Ek Maddesine – (Ek: 2/7/1951-5802/1 md.; Değişik: 18/6/2003 - 4902/30 md.)

a. İkinci fıkra olarak; “Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı’na mensup ve aşağıdaki rütbelere sahip astsubaylara orgeneral aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda Kıdemli Astsubay tazminatı ödenir.”

KIDEMLİ ASTSUBAY TAZMİNATI

Rütbe Unvanı Tazminat Oranı

Asb. II. Kad.Kd.Bçvş. 60

Asb. Kad.Kd.Bçvş. 55

Asb. Kd.Bçvş. 50

YORUM: <<aşağıdaki rütbelere sahip astsubaylara orgeneral aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda Kıdemli Astsubay tazminatı ödenir.”
Bu cümle şu şekilde olmalı; “aşağıdaki rütbelere sahip astsubaylara orgeneral aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının %60-55-50’si Kıdemli Astsubay tazminatı olarak ödenir.
N O T: %60’ı 945,00 TL. - %55’i 866,00 TL. - %50’si de 787,00 TL. eder.


b. Üçüncü fıkra olarak; “Bu tazminatlar emeklilerine de yansıtılır. Ancak bu tazminatlar için geçmişe yönelik maaş ve maaş farkı ödenmez” ibareleri eklenmiştir.

YORUM: Buradaki ifadeye göre bu tazminat emeklilerine de yansıtılamaz. Cümle <<Bu rütbe ve görevlerde çalıştıktan sonra emekliye ayrılanların,yukarıdaki fıkraya göre bulunacak miktarın tamamı hayatta bulundukları sürece her ay T.C. Emekli Sandığınca ödenir. T.C. Emekli Sandığı bu ödemeleri üç aylık devreler halinde faturası karşılığında Hazineden tahsil eder.
Bu tazminat ölenlerin eşlerine ödenmeye devam olunur.>> şeklinde olması gerekir...


MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

MUVAZZAF ASTSUBAYLARIN GÖREVE BAŞLAMA DERECELERİNİN 9/2- 8/1 OLMASI VE EMEKLİLERİNE DE YANSITILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

YORUM: “Kanun Teklifi Formatında” yazılan bu isim hatalı. <<TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ>> şeklinde olmalı...

GENEL GEREKÇE

926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 137’nci maddesinin c) fıkrasının üçüncü bendindeki (Ek: 28/5/2003-4861/9 md.) düzenleme ile “Astsubay meslek yüksek okulu mezunları ve kendi nam ve hesabına fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okulunu bitirerek temel askerlik eğitiminde başarılı olup astsubay çavuşluğa nasbedilenler, EK - VIII/A sayılı cetvele göre 9 uncu derecenin birinci kademesinden göreve” başlamaktadırlar. Ancak ön lisans mezunu birçok farklı meslek grubuna mensup devlet memurları 9’ncu derecenin ikinci kademesinden, lisans mezunları ise 8’nci derecenin birinci kademesinden göreve başlamaktadırlar.

Yukarıda ifade edilen derece/kademe uygulaması, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığında görev yaparak askerliğin ağır yükünü çeken, ordumuzun omurgası astsubayları üzmektedir. Bu uygulamanın; ordumuzun nitelikli insan gücüne sahip olma hedefini olumsuz etkilediği, bilgi birikimine sahip teknik ve alt kademe komuta kademelerinde görev yapan personelin büyük oranda erkenden emekli olmasına neden olduğu, muharebe yeteneğinin ve özgüveninin sarsılmasına neden olduğu, TSK değerlerinde ve disiplininde aşınmalara yol açtığı ortadadır.

Hâlbuki Anayasamız ve kanun önünde eşitlik ilkesi gereği, aynı eğitime sahip kişiler arasında, aynı özlük haklarının verilmesinin gerektiği ortadadır, bu uygulama nedeniyle astsubaylar meslek hayatları boyunca ve emekliliklerine de yansıyacak şekilde hak kaybına uğramaktadır.

Astsubay Meslek Yüksek Okulları 694 sayılı KHK ile hazırlık sınıfı dâhil 3 yıla çıkarılmıştır. (Liseden sonra 3 yıl öğrenim). 926 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerle Subay ve Astsubay kaynaklarının eğitim durumu (fakülte ve yüksek okul mezunları şeklinde) aynı olmuştur.

Bu Kanun teklifi ile astsubayların aynı eğitim seviyesine sahip, diğer memurlarla mesleğe başlama derece/kademeleri eşit hale getirilerek bir mağduriyetin giderilmesi amaçlanmıştır.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- Aynı eğitim seviyesine sahip olmalarına rağmen, bazı meslek gruplarından daha geri (ön lisans mezunları 9/1, Lisans mezunları 9/3) derece/kademelerde mesleğe başlayan astsubayların başlangıçta alacakları bir kademe ile ekonomik açıdan yaşadıkları sıkıntılara bir nebze engel olmak, erken emekliliğin önüne geçilerek yetişmiş personelden daha fazla istifade edilmesi, moral ve motivasyonlarının artarak görev yapmaları amaçlanmıştır

YORUM: Göreve başlama derecesi ile ilgili ayrıntıları yukarıda belirtmiştim...

MADDE 2- Yürürlük maddesidir.

MADDE 3- Yürütme maddesidir.

926 SAYILI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNUNDA

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 137’nci maddesinin c) fıkrasının üçüncü bendindeki “EK - VIII/A sayılı cetvele göre 9 uncu derecenin birinci kademesinden göreve başlarlar” ibaresi, EK - VIII/A sayılı cetvele göre ön lisans mezunları 9’uncu derecenin ikinci kademesinden, lisans mezunları 8’inci derecenin birinci kademesinden göreve başlarlar, bu intibaklar emeklilerine de yansıtılır. Ancak bu intibaklar için geçmişe yönelik maaş ve maaş farkı ödenmez” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

YORUM: 9 Ocak 2016 tarih ve 6656 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine eklenen GEÇİCİ MADDE-38 ile muvazzaf ve emekli assubayların intibakları yapıldı ve Cetveller arası geçişler gerçekleştirildi. Buna göre; EK-VIII sayılı Cetvele tabi olan assubaylar EK-VIII/A sayılı Cetvele, EK-VIII/B sayılı Cetvele tabi olan assubaylar da EK-VIII/C sayılı Cetvele intibak ettirildiler.
Dolayısıyla bu değişiklik teklifinde sadece “EK - VIII/A sayılı cetvele göre” ifadesini kullanırsanız EK-VIII/C sayılı Cetvele tabi olan assubaylar ve emeklilerine hiçbir işlem yapılamaz.
Ayrıca <<bu intibaklar emeklilerine de yansıtılır.>> şeklindeki cümle yetersiz. Bu cümle ile emeklilere hiçbir şey yansıtılamaz... Bilgilerinize. Sağlıklar diliyorum...

​S O N U Ç: Sözümü TEMAD'ın TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NE EN SON SUNULAN KANUN TEKLİFİYLE İLGİLİ DUYURUNUN (2021/4) adeta balon gibi sönen son maddesi ile tamamlamak istiyorum izninizle;


6. Astsubayların göreve başlama derecesinin 9/2 - 8/1 olması ile astsubaylara tazminat ödenmesi ve bu düzenlemelerin emeklilerine de yansıtılması konusunda en son 2021 yılı Ocak ayında güncelleyerek Bakanlık yetkililerine sunduğumuz (aşağıdaki) taleplerimizle ilgili azim ve kararlılığımız bu konularda da yasal düzenleme yapılıncaya kadar sürecektir.


Bu cümlenin yorumu da siz okuyucularıma aittir. Sağlıklar diliyorum...


Fahrettin BAĞRI
(Em.) Maliye Assubayı
YENİ AYLIK KATSAYISI, YENİ BALLI TAZMİNATLAR
Maaş katsayılarını gösteren 2021 yılı mali ve sosyal haklar Genelgesi yayımlandı.
01 OCAK 2021 - 30 HAZİRAN 2021
=============================
Aylık Katsayı : 0,165786

Belirlenen bu Aylık Katsayılarına göre TSK'da "BALLI BALLI" tazminatları alanların (Muvazzaf/Emekli) durumuna tekrar bakalım izninizle;


2021'NİN İLK YARISI İÇİN:
======================

general/amiraller için tahakkuk ettirilecek Makam+Temsil Tazminatı miktarları:

(01 Ocak 2021 - 30 Haziran 2021)
------------------------------------------------

Genelkurmay Başkanı= 9947,20 TL.
Kuvvet Komutanı= 6631,40 TL.
Orgeneral/Oramiral = 5802,50 TL.
Korgeneral/Koramiral = 4807,80 TL.
Tümgeneral/Tümamiral = 4310,40 TL.
Tuğgeneral/Tuğamiral = 3978,90 TL.

Kd.alby - albay ve yarbaylar için tahakkuk ettirilecek Makam+Görev Tazminatı miktarları:
(01 Ocak 2021 - 30 Haziran 2021)
----------------------------------------------

Kd.albay = 2652,60 TL.
albay = 2155,20 TL.
yarbay = 1657,90 TL.


KADROSUZLUK TAZMİNATI:
-----------------------------------------

(01 Ocak 2021 - 30 Haziran 2021)
Orgeneral Aylığı (Ek gösterge dahil) 1500 + 8000 = 9500 x (0,165786) = 1575,00 TL üzerinden;
Orgeneral- Oramiral için : 1575,00 X %100 = 1575,00 TL.
Korgeneral- Koramiral için : 1575,00 X %90 = 1417,50 TL.
Tümgeneral-Tümamiral için : 1575,00 X %80 = 1260,00 TL.
Tuğgeneral-Tuğamiral için : 1575,00 X %75 = 1185,20 TL.
Albaylar için : 1575,00 X %70 = 1102,50 TL. Tutarında

kadrosuzluk tazminatı 65 yaşına kadar ödenmektedir.

S O N U Ç: Yorum yok. Ne söylesek kar etmiyor. Allah sizi bildiği gibi yapsın, ne diyem.!

Fahrettin BAĞRI
(Em.) Maliye Astsubayı


OYAK fikri şüphesiz ki bir günde ortaya çıkmadı. OYAK Kanunu çıkmadan 8 gün önce çıkarılan 180 sayılı Kanun'un GEREKÇE bölümüne bakalım ve neler olduğunu görelim;

KANUN NO: 180: 42 sayılı Kanun gereğince emekli olan subaylara mesken yaptırılması hakkında Kanun
Kabul Tarihi : 26/12/1960
Millî Birlik Komitesi Başkanlığına 42 sayılı Kanun gereğince emekliye ayrılan subaylara mesken yaptırılması hakkında Taşar Dündar tarafından verilmiş olan 2/104 sayılı Kanun teklifini kabul ediyorum. Gereken muamelenin ifasına müsaade buyurulmasını rica ederim. Tunçkanat Haydar

GEREKÇE
42 sayılı Kanunun geçici 1 nci maddesine göre emekliye ayrılmış, bulunan subayların büyük bir kısmı istikbale muzaf ailelerinin refahına imkân verecek tasavvur ve gayelerle meşbu oldukları tabiîdir. Hiç şüphe yok ki, bu gayenin en mühimi yorucu ve yıpratıcı bir hizmetten sonra mütevazı bir yuvaya sahibolmak ve ömürlerinin geri kalan kısımlarını aile efradı ile birlikte ve huzur içinde geçirmektir.

Nitekim, Yüksek M.B.K.'since de bu zevatın hizmet müddetlerine ve rütbelerine göre emekli maaşı ve ikramiye verilmek suretiyle maddeten tatmin olunmaları yoluna gidilmiş; ancak zamanın şartlarına göre ellerine geçen bu meblâğlarla diledikleri şekilde içtimai mevkilerine ve cemiyet içindeki sosyal seviyelerine uygun birer mesken edinme çarelerine başvurdukları halde buna imkân bulamadıkları müşahede olunmuştur.

Hükümetin sosyal sahada almakta olduğu tedbirler meyanında mesken dâvasını da bir nizama bağlamak arzu ve prensibine uyularak emekli subayların kendi paraları ve borçlanmak suretiyle toplu bir halde iskân edilmelerinin ve dolayısiyle mülk olarak birer ev veya daire sahibi olmaları çarelerinin bu prensip esaslarına göre mütalâa olunması pek tabiîdir. Bu işin fennî, sıhhi ve ekonomik olarak tahakkuk ettirilebilmesi Hükümetin müzaharet ve murakabesi ile mümkün olabilecektir.

Bu itibarla Türkiye Emlâk Kredi Bankasının mesken inşası hakkındaki mevzuat ve imkânlarından faydalanılmak suretiyle yurdun muhtelif yerlerinde emekli subaylar için mesken inşası mümkün olabilecektir. Bu sitelerin maksada uygun olarak kısa zamanda ve az borçlanma ile ikmal edilebilmeleri için Devlet daire ve İktisadi Devlet Teşekküllerinin mümkün olan yardımlarından koordineli bir şekilde istifade edilmesi de lüzumlu görülmektedir. Bu maksatla, ekli kanun tasarısı hazırlanmıştır. Mevzunun ehemmiyetine binaen yukarda mevzuubahis sürat, ve az borçlanmaya ait yardım tedbirlerinin alınmasının Bakanlar Kuruluna tevdii uygun görülmüş ve bu maksatla mezkûr kanun tasarısı hazırlanmıştır.

Y O R U M: BU KANUNDA ASTSUBAY YOK AMA 8 GÜN SONRA ÇIKARILACAK 205 SAYILI OYAK KANUNU İLE ASTSUBAYLARDAN KESİLEN PARALARA NE KADAR İHTİYAÇ OLDUĞU ORTAYA ÇIKACAK...!!!


180 SAYILI KANUN'UN <<Millî Birlik Komitesi GENEL KURUL TOPLANTISI>> TUTANAKLARINDAN BAZI BÖLÜMLER; ============================================ «Tunçkanat Haydar'ın 42 sayılı Ka­nun gereğince emekli olan subaylara mesken yap­tırılması hakkında kanun teklifi ve İktisat Ko­misyonu raporu (2/104)
BAŞKAN— Söz; Tunçkanat Haydar'ın. Bu­yurun.

TUNÇKANAT HAYDAR— Efendim, 42 sa­yılı Kanun ile emekliye ayrılmış olan subayla­rın maddi refahını temin maksadı ile kendilerine malûmunuz olan ikramiyeleri vermiştik. Bu paralar kendilerini istenilen şekilde yaşama­larını temin etmemektedir. Bu bakımdan ken­dilerine bâzı yardımların yapılması icabediyor. Bunun için Devlet Su işlerinin vasıtalarının Millî Müdafaa Bakanlığına verilmesi sureti ile bu işlerinde yardım yapılmasını istiyoruz. Baş­ka türlü hareket edilecek olursa bunlar pahalı­ya çıkacaktır. Bunun için Bakanlar Kurulu yar­dım tedbiri almakta yetkili kılınmaktadır. Bu yardımlar yapılmakta ve yapılmış bulunmaktadır. Kanunlaştırılması için rapor huzuru­nuza gelmiştir.

KARAVELÎOĞLU KÂMİL— Meselenin iç yüzüne biraz vâkıfım. Emekli subaylara ev te­min etmek istenilen evlerden kalorifersizler 30 bin, kaloriferliler 35 bin liradır. Bugünkü pi­yasa içinde bu fiyata yapmıya imkân yoktur. Nasıl temin edilecektir? Şuna Devlet Su İşleri yardım ediyor, Karayolları yardım ediyor. Or­man Umum Müdürlüğü yardım ediyor. Bunlara her müessese yardım ediyor. Bu yardımların ka­nuni olması lâzımdır. Huzurunuzdaki kanun da bu hususu sağlıyacak ve verilen bir sözü yerine getirmiş olacaktır.

KÜÇÜK SAMİ— Bu kanunda tamamen ihtiyacı karşılayacak bir nokta görmüyorum. Aldığım haberlere göre İstanbul'da 35 bin liraya yaptırılan daireleri şimdiden 80 bin liraya satmış bulunmaktadırlar. Bu kanuna bir madde koymak suretiyle muayyen bir süre satmalarını engellememiz lâzımdır.

TUNÇKANAT HAYDAR— Efendim, Ga­zeteciler Cemiyetinin Fay fabrikası karşısında yaptırdığı binalar vardır. Bu binaları 10 sene satamaz diye hüküm vardı. Bu hüküm olduğu halde başkasına devredenler olmuş. Bu şekilde devreden iki kişi ile konuştum.

KÜÇÜK SAMİ— Biz böyle bir hükmü koy­mak suretiyle hüsnüniyetimizi belirtelim. BAŞKAN— Ben de aynı şeyleri duydum. O zaman yaptığımız yardım hakikaten bir ticari yardım olur ve bizim için de üzüntü olur. Esa­sen gazetelere dikkat buyurulursa ufak tefek tenkidler çıkıyor. Fakat "Millî Birliğe" sevgi ve güvenleri oldukları için yazmıyorlar. Biliyorsu­nuz bu gibi şeyler eskiden çok tenkid mevzuu olurdu.

KARAVELİOĞLU KÂMİL— Şimdi bu 30 bin liraya yapılan binaları 60-70 bin liraya satacaklardır. Bedelini de taksitle ödiyecekler. Sami Beyin teklifi yerindedir. Bunu temin et­mek lâzımdır.

ADNAN BAŞER — Yapılan meskenler on sene satılamaz denir. On sene bittikten sonra satarlar giderler. Ekseriya bu müddetler on se­ne olmaktadır.

S O N U Ç: Astsubaylar "Haklı Taleplerimiz" ve "Gaspedilen Haklarımız" dediklerini siyasi ve askeri otoritenin kafasına tam olarak yerleştirmek istiyorsa, geçmişte nelerin olup bittiğini belgeleriyle birlikte ortaya koymak zorundadır. Bunları ortaya koymak yetmez, ısrarla anlamaları da sağlanmalıdır... Sağlıklar diliyorum.

Fahrettin BAĞRI
(Em.) Maliye Astsubayı

OYAK TAŞINMAZLARI

Ağustos 05, 2020
OYAK TESİSLERİ SADECE MEVCUT ÜYELERİN DEĞİLDİR

OYAK Kanunu’nda 1996 yılında yapılan bazı değişikliklerle EMS sistemi teşkil edilmiş ve yürürlüğe konmuştur. Kanun Tasarısının birleştirilen Kanun Teklifinin gerekçesinde özellikle <<Üyelerin aidatları ile kurulan tesislerin gelirlerinin kendilerine yeterince yansımadan emekliye ayrılmak zorunda kaldıklarından>> bahsedilmiştir. OYAK’ın kuruluşundan günümüze kadar elde edilen mevcut tüm taşınmazlarında kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üye aidatı kesilen bilâistisna her üyenin hakkı vardır. Şimdi aynı mahiyetteki Kanun Tasarısı ve Kanun Teklifinin “GEREKÇE” bölümlerini görelim izninizle;

KANUN NO:4148 : Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Kabul Tarihi : 26/06/1996

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Millî Savunma Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 11.4.1996 tarihinde kararlaştırılan "Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" ile gerekçesi ilişikte gönderilmiştir. Gereğini arz ederim.
Mesut Yılmaz
Başbakan

GENEL GEREKÇE
3.1.1961 tarihli ve 205 sayılı Kanun ile üyelerine Kanunda belirtilen sosyal yardımları sağlamak amacıyla teşkil edilen Ordu Yardımlaşma Kurumunun kuruluşunda, emeklilik yardımı, toplu ödeme sistemine göre oluşturulmuştur. Bu nedenle, üye emekliye ayrıldığında tasarruf primleri ile bu primlere isabet eden Kurum gelirlerinin topluca ödenmesi suretiyle üyenin Kurumla ilişiği kesilmektedir.

Kurum, üye birikimlerini sınaî ve ticarî yatırımlara yönelterek bu alanlardan elde ettiği gelirleri üyelere kâr payı olarak yansıtırken, özellikle son yıllarda emekliye ayrılan üyeler, Kurum gelirlerinden yeterince pay alamadıklarını, aidatları ile kurulan tesislerin gelirlerinin kendilerine yeterince yansımadan emekliye ayrılmak zorunda kaldıklarını, oysa Kurum ile ilişkilerinin kesilmeyerek, bu gelirlerden hayatboyu yararlanmak istediklerini haklı olarak sürekli şekilde dile getirmektedirler.
=========================================

Aynı dönem içinde Gençlik ve Spor Bakanlığı da yapmış olan Sn.Yücel Seçkiner’in aynı konuda vermiş olduğu Kanun Teklifi Kanun Tasarısı ile birleştirilmiştir. Sn.Seçkiner de verdiği Kanun Teklifinin gerekçesinde <<Üyelerin aidatları ile kurulan tesislerin gelirlerinin kendilerine yeterince yansımadan emekliye ayrılmak zorunda kaldıklarından>> bahsetmiştir...


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun teklifim ekte sunulmuştur. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.
Yücel Seçkiner
Ankara

GENEL GEREKÇE
Öte yandan Kurum, enflasyon nedeniyle üye birikimlerini sınaî ve ticarî yatırımlara yönelterek bu alanlardan elde ettiği gelirleri üyelere kâr payı olarak yansıtırken, özellikle son yıllarda emekliye ayrılan üyeler, Kurum gelirlerinden yeterince pay alamadıklarını, aidatları ile kurulan tesislerin gelirlerinin kendilerine yeterince yansımadan emekliye ayrılmak zorunda kaldıklarını haklı olarak sürekli şekilde dile getirmektedirler.

S O N U Ç: Son günlerde gündemden düşmeyen OYAK konusunda zaman zaman gündeme gelen ve tartışmalara neden olan konu hakkındaki siyasi otoritenin de haklı olarak nitelendirdiği gerekçelerle de OYAK taşınmazlarının sadece mevcut üyelere ait olmadığı aşikardır. Sağlıklar diliyorum...

Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı

Bir önceki makalemde sözlerime "Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin tabi olduğu 926 sayılı Kanun'un BİRİNCİ Maddesinin birinci fıkrası <<Bu Kanun, Türk Silâhlı Kuvvetlerine mensup subaylar ve astsubaylara uygulanır.>>" diyerek başlamıştım. İlgili Kanun Maddesini bir kez daha görelim izninizle;

 

TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU

Kanun Numarası: 926

Kabul Tarihi: 27/7/1967

I –Kapsam:

Madde 1–(Değişik birinci fıkra: 25/7/2016-KHK-669/21 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6756/21 md.)Bu Kanun, Türk Silâhlı Kuvvetlerine mensup subaylar ve astsubaylara uygulanır.

Türk Silâhlı Kuvvetlerinde görevli diğer asker ve sivil kişiler kendi özel kanunlarına tabidirler.

 Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli hakkında "Özlük Hakları" ile ilgili çıkarılan Kanunlar ve KHK'lerdeki <<GENEL GEREKÇE ve MADDE GEREKÇELERİ>>nde konulara ilişkin ifadeler çok isabetli, amaca uygun ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin geneline uygun olmasına rağmen pek çoğunda astsubaylar hiç yer almadı.

 Bu makaleyi/belgeseli yazmamdaki amacım, önemli Kanunların <<GENEL GEREKÇE ve MADDE GEREKÇELERİ>>'nde geçen ifadeleri tek makalede toplayıp yayınlamaya çalışacağım. Yayınladığım bilgi ve belgeler TBMM resmi sitesinden alınmıştır. Belgesel niteliğinde olacak bu çalışmayı bölümler halinde hazırlayacağım. "Bismillah" diyerek başlayalım, bakalım karşımıza neler çıkacak?


----------------------------------------
LLİ BİRLİK KOMİTESİ ÜYELERİ
------------------------------------------------
1. 
Orgeneral Cemal GÜRSEL,

2. Kurmay Yarbay Refet AKSOYOĞLU,
3. Kurmay Yarbay Mucip ATAKLI,
4. Kurmay Yüzbaşı Emanullah ÇELEBİ,
5. Kurmay Binbaşı Vehbi ERSÜ,
6. Kurmay Binbaşı Suphi GÜRSOYTRAK,

7. Kurmay Yarbay Suphi KARAMAN,
8. Kurmay Binbaşı Kadri KAPLAN,

9. Kurmay Yüzbaşı Kamil KARAVELİOĞLU,
10. Kurmay Albay Osman KÖKSAL,
11. Kurmay Albay Fikret KUYTAK,
12. Kurmay Albay Sami KÜÇÜK,
13. Kurmay Yarbay Sefcai OKAN,
14. Orgeneral Fahri ÖZDİLEK,
15. Kurmay Binbaşı Mehmet ÖZGÜNEŞ,
16. Kurmay Binbaşı Selahattin ÖZGÜR,
17. Kurmay Binbaşı Şükran ÖZKAYA,
18. Kurmay Albay Haydar TUNÇKANAT,
19. Tuğgeneral Sıtkı ULAY,
20. Kurmay Binbaşı Ahmet YILDIZ,
21. Kurmay Albay Muzaffer YURDAKULER,
22. Korgeneral Cemal MADANOĞLU,
23. Binbaşı Fazıl AKKOYUNLU,
24. Yüzbaşı Rıfat BAYKAL,
25. Yüzbaşı Ahmet ER,
26. Kurmay Binbaşı Orhan ERKANLI,
27. Kurmay Yüzbaşı Numan ESİN,
28. Kurmay Yarbay Orhan KABİBAY,
29. Kurmay Yarbay Kadri KAPLAN,
30. Binbaşı Muzaffer KARAN,
31. Binbaşı Münir KÖSEOĞLU,
32. Kurmay Yüzbaşı Muzaffer ÖZDAĞ,
33. Yüzbaşı İrfan SOLMAZER,
34. Binbaşı Şefik SOYUYÜCE,
35. Binbaşı Dündar TAŞER,
36. Kurmay Albay Alparslan TÜRKEŞ,
37. Tuğgeneral İrfan BAŞTUĞ.
38. Jandarma Yüzbaşı Ahmet ER

=======================================

ASTSUBAYLARIN "BAŞ BELASI", SUBAYLARIN İSE "CAN SİMİDİ" OLAN MADDE-137 (c) İÇİN ELLİ YIL ÖNCE DE AYNI ŞEYİ DÜŞÜNÜYORLARDI <<TAMAMEN TABLOLARI ALT ÜST ETMEKTEDİRLER>>

TARİHİN DERİNLİKLERİNDEN GÜNÜMÜZE
ELLİ YIL ÖNCESİNE AİT TBMM GENEL KURUL TUTANAĞINDAN ALINMIŞTIR;

Sayın Başkanlığa;
926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun bâzı maddelerini değiştiren ve bu kanuna bâzı maddeler ekliyen kanun tasarısının, 137 nci maddeyi değiştiren 4 ncü maddenin (c) fıkrasının (astsubaylar hakkındaki gösterge tablosu, ek 8 sayılı cetvel) in aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz. Saygılarımızla.


31.7.1970 tarihli 1323 sayılı Kanun Tasarısı üzerinde TBMM Genel Kurulda yapılan görüşmelerden;

Sayın Başkanlığa,
926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun bâzı maddelerini değiştiren ve bu kanuna bâzı maddeler ekleyen kanun tasarısının, 137 nci maddeyi değiştiren 4 ncü maddenin (c) fıkrasının (astsubaylar hakkındaki gösterge tablosu, EK-VIII sayılı cetvel) in aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz. Saygılarımızla.
Ankara Balıkesir Hatay Nevşehir Konya Sivas Kayseri Hatay

Mustafa Maden//Osman Tan//Halil Akgöl//Hüsamettin Başer Baha Müderrisoğlu//Enver Akova//Şevket Doğan//Ali Yılmaz

BAŞKAN — Muhterem arkadaşlarım, madde üzerinde verilmiş bulunan üç önergeyi de okuttum.Şimdi, teker teker okutup Yüce Meclisin oyuna sunacağım.
(Konya Milletvekili ihsan Kabadayı'nın 1 nci önergesi tekrar okundu)
BAŞKAN — Komisyon olarak katılıyor musunuz?
PLÂN KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MUSTAFA KEMAL YILMAZ (Ankara) — Sayın Başkan,katılmamıza imkân yok. Şu bakımdan; tamamen tabloları alt üst etmektedir. Bu bakımdan mümkün değil.
BAŞKAN — Hükümet?
MÎLLÎ SAVUNMA BAKANI AHMET TOPALOĞLU (Adana) — Katılmıyoruz.
BAŞKAN — Hükümet ve Komisyon katılmıyor.
Değişiklik önergesini Yüce Heyetin oyuna sunuyorum. Kabul edenler... Kabul etmiyenler...Kabul edilmemiştir.

Y O R U M ve S O N U Ç: ""PLÂN KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MUSTAFA KEMAL YILMAZ (Ankara)— Sayın Başkan, katılmamıza imkân yok. Şu bakımdan; tamamen tabloları alt üst etmektedir. Bu bakımdan mümkün değil.""

***tamamen tabloları alt üst etmektedir.***
KİM ALT ÜST EDİYOR? Astsubaylarla ilgili tablo değişikliği önergesi. Yani; o günlerden bugünlere kadar Astsubayların adeta "BAŞININ BELASI" olan Madde-137 (c) bendi tabiki.

========================================
27 Mayıs 1960 darbesinde "Anayasayı TAĞYİR ve İLGA'ya (Bozma ve ortadan kaldırma) ve Anayasa ile müesses T.B.M.M.'ni cebren iskata teşebbüs etmek suçunu" işleyenler için AF KANUNU (50 sayılı Kanun) çıkarılırken, "Yan Ödeme" Kararnamesi ile büyük haksızlığa uğrayan astsubayların ve eşlerinin yaptığı protesto ve yürüyüş (70-75 olayları) sonrası aldıkları inanılmaz cezalar hakkındaki makalemi bir sonraya bırakarak OYAK konusundan bahsedeceğim izninizle;

OYAK fikri şüphesiz ki bir günde ortaya çıkmadı. OYAK Kanunu çıkmadan 8 gün önce çıkarılan 180 sayılı Kanun'un GEREKÇE bölümüne bakalım ve neler olduğunu görelim;

Millî Birlik Komitesi Başkanlığına
42 sayılı Kanun gereğince emekliye ayrılan subaylara mesken yaptırılması hakkında Taşar Dündar tarafından verilmiş olan 2/104 sayılı Kanun teklifini kabul ediyorum. Gereken muamelenin ifasına müsaade buyurulmasını rica ederim.
Tunçkanat Haydar

GEREKÇE
42 sayılı Kanunun geçici 1 nci maddesine göre emekliye ayrılmış, bulunan subayların büyük bir kısmı istikbale muzaf ailelerinin refahına imkân verecek tasavvur ve gayelerle meşbu oldukları tabiîdir. Hiç şüphe yok ki, bu gayenin en mühimi yorucu ve yıpratıcı bir hizmetten sonra mütevazı bir yuvaya sahilbolmak ve ömürlerinin geri kalan kısımlarını aile efradı ile birlikte ve huzur içinde geçirmektir. Nitekim, Yüksek M.B.K.'since de bu zevatın hizmet müddetlerine ve rütbelerine göre emekli maaşı ve ikramiye verilmek suretiyle maddeten tatmin olunmaları yoluna gidilmiş; ancak zamanın şartlarına göre ellerine geçen bu meblâğlarla diledikleri şekilde içtimai mevkilerine ve cemiyet içindeki sosyal seviyelerine uygun birer mesken edinme çarelerine başvurdukları halde buna imkân bulamadıkları müşahede olunmuştur.

Hükümetin sosyal sahada almakta olduğu tedbirler meyanmda mesken dâvasını da bir nizama bağlamak arzu ve prensibine uyularaik emekli subayların kendi paraları ve borçlanmak suretiyle toplu bir halde iskân edilmelerinin ve dolayısiyle mülk olarak birer ev veya daire sahibi olmaları çarelerinin bu prensip esaslarına göre mütalâa olunması pek tabiîdir. Bu işin fennî, sıhhi ve ekonomik olarak tahakkuk ettirilebilmesi Hükümetin müzaharet ve murakabesi ile mümkün olabilecektir.

Bu itibarla Türkiye Emlâk Kredi Bankasının mesken inşası hakkındaki mevzuat ve imkânlarından faydalanılmak suretiyle yurdun muhtelif yerlerinde emekli subaylar için mesken inşası mümkün olabilecektir. Bu sitelerin maksada uygun olarak kısa zamanda ve az borçlanma ile ikmal edilebilmeleri için Devlet daire ve İktisadi Devlet Teşekküllerinin mümkün olan yardımlarından koordineli bir şekilde istifade edilmesi de lüzumlu görülmektedir. Bu maksatla, ekli kanun tasarısı hazırlanmıştır. Mevzunun ehemmiyetine binaen yukarda mevzuubahis sürat, ve az borçlanmaya ait yardım tedbirlerinin alınmasının Bakanlar Kuruluna tevdii uygun görülmüş ve bu maksatla mezkûr kanun tasarısı hazırlanmıştır.

Y O R U M: BU KANUNDA ASTSUBAY YOK AMA 8 GÜN SONRA ÇIKARILACAK 205 SAYILI OYAK KANUNU İLE ASTSUBAYLARDAN KESİLEN PARALARA NE KADAR İHTİYAÇ OLDUĞU ORTAYA ÇIKACAK...!!!
BU KANUNDAN KISA BİR MÜDDET SONRA DA (8 gün sonra) <<OYAK>> KANUNU ÇIKIYOR...

===========================================================
Harp Okulu Komutanı Albay Talat Aydemir ve arkadaşları 22 Şubat 1962 sabahı birliklerini harekete geçirdiler. Ayaklanma bir gün bir gece sürdü ve isyancı subaylar 23 Şubat sabahı Genelkurmay'a teslim oldular. İsyana katılan birlikler yavaş yavaş kışlalarına döndü. Millet Meclisi Başkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisine arzı Bakanlar Kurulunca 18.4.1962 tarihinde kararlaştırılan (Asker kişiler tarafından 22-23 Şubat 1962 olayları dolayısiyle veya daha evvel bu olaylara esas teşkil edebilecek mahiyette işlenen fiil ve hareketler için ceza kovuşturulması yapılmaması hakkında kanun tasarısı) gerekçesi ile birlikte ilişik olarak sunulmuştur. Gereğinin yapılmasını rica ederim. 19.4.1962
Başbakan
İsmet İnönû

GEREKÇE
27 Mayıs devriminden bu yana memleketimizde normal Demokratik Rejimi bütün icaplariyle ve bütün teminat müesseseleriyle gerçekleştirmek ve yerleştirmek yolunda büyük gayretler gösterilmiştir. Yeni Anayasanın ve Seçim Kanununun kabulü, hür seçimlerin yapılması bu yolda katedilmiş olan büyük mesafenin bellibaslı merhalelerini teşkil eder. Şartların zaruri ve meşru olarak ortaya çıkardığı bir ihtilâl rejiminden normal demokratik rejime geçiş yolunda çeşitli güçlüklerin yenilmesi kolay olmamıştır. Normal demokratik rejime geçiş yolunda karşılaşılan güçlükler ve sarsıntılar 15 Ekim seçimlerinden sonra da zaman zaman kendisini göstermiştir. 22-23 Şubat olaylarının hangi şartlar altında zuhur ettiği ve nasıl sonuçlandığı herkesçe bilinmektedir.

Demokratik rejim ve memleket için vahim sonuçlar doğurması mümkün bulunan olaylar, Devlet kuvvetlerinin basireti, yüksek vazife duygusu ve vatanseverliğiyle önlenebilmiştir. 22-23 Şubat olaylarının mâsum vatandaş kanı dökülmeden önlenmesinde, teşebbüsten derhal vazgeçildiği takdirde idari ve inzibati tedbirler dışında her hangi bir ceza kovuşturması yapılmaması yolundaki karar ve davranışın büyük bir rol oynadığı da herkesçe bilinen bir gerçektir. Bir intikal devri sarsıntılarının düğüm noktasını ve son tezahürünü teşkil eden 22-23 Şubat olaylariyle ilgili fiil ve hareketler ile bu olaylara esas teşkil edebilecek mahiyette bulunan ve asker kişiler tarafından işlenmiş olan fiil ve hareketler için ceza kovuşturması yapılmamasında cemiyetin yüksek menfaatleri vardır. Bu suretle bir intikal devrinin Silâhlı Kuvvetlerimize de sirayet eden sarsıntılarının izalesi ve Devlet hayatımızın normal mecrasında güvenle devam etmesi için gerekli zemin tesis edilmiş olacaktır. Kanun tasarısının birinci maddesi bu maksatla sevk edilmiştir. Kanunun ikinci maddesinde Ceza Hukukunun mütearifesi olsa dahi birinci madde hükmünün verilmiş inzibati kararlarla, yapılmış idari işlemlere şümulü olmadığının açıklanmasında fayda görülmüştür. Kanunun üçüncü ve dördüncü maddeleri yürürlük tarihi ile, kanunu yürütecek makamı göstermektedir.
N O T: BU KANUN'UN KABUL TARİHİ: 10.5.1962'DİR.
=============================================
DARBE KANUNLARINDAN BİR ÖRNEK DAHA
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa ek 2.8.1960 tarih ve 42 sayılı Kanuna geçici bir madde eklenmesine dair Kanun (Resmî Gazete ile ilâm: 17.11.1960-Sayı: 10657) Kanun No.: 126 Kabul tarihi: 14.11.1960
MADDE 1— 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa ek 2.8.1960 tarih ve 42 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici 5 nci madde eklenmiştir:
GEÇİCİ MADDE 5— 13 Kasım 1960 tarihinde Millî Birlik Komitesi üyeliğinden affedilerek emekliye sevk edilen ilişik listede isimleri yazılı subaylara hizmet müddetlerine bakılmaksızın 7244 sayılı Kanunun 1 nci maddesine ait cetvelin 3 ncü derecesi üzerinden fiilî ve itibari hizmet müddetleri 25 yıldan az olanlara 25 yıl hizmet etmiş gibi itibar olunarak 42 sayılı Kanunun 1 nci maddesi esasları dâhilinde emekli aylığı bağlanır. Bu subaylara ayrıca yukardaki fıkra gereğince tesbit edilen emekli aylıklarına esas olan aylıklarının 2 yıllık toplamı ikramiye olarak verilir.
MADDE 2— Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3— Bu kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.
Akkoyunlu Fazıl - Baykal Rifat - Er Ahmet - Erkanlı Orhan - Esin Numan - Kabibay Orhan - Kaplan Mustafa - Karan Muzaffer - Köseoğlu Münir - Özdağ Muzaffer - Solmazer İrfan -
Soyuyüce Şefik - Taşar Dündar - Türkeş Alparslan
======================================
GEREKÇEDE YAZILANLARI VE ÇOK DAHA FAZLASINI YAPAN ASTSUBAYLAR HAKKINDA BİR ŞEY YOK
T. C. M. B. K. Yüksek Başkanlığına 4335 sayılı Kanunun 1 nci madde (B) fıkrasının tadili ile bu kanuna geçici bir madde eklenmesi hakkındaki kanun teklifim ile gerekçesi ilişikte sunulmuştur. Teklifin kanunlaşması için gereğinin yapılmasını arz ederim. 13.12.1960 M.B.K. Üyesi Selâhattin Özgür 23 Aralık 1942 tarih ve 4335 sayılı Subay yüksek mühendis, askerî yüksek mühendis ve askerî mühendislere verilecek ihtisas ücreti hakkındaki Kanunun 1 nci maddesinin (B) bendinin değiştirilmesi hakkında kanun teklifi

GEREKÇE
4273 sayılı Subaylar heyetine mahsus terfi Kanununun madde 1 inde mevcut muharip sınıflardan deniz güverte ve deniz makina olarak tavsif olunan iki muharip sınıfından makina subaylarının meslekî formasyonları bu kanunun neşri tarihinden sonra değiştirilmiş olup bu sınıfa mensubolan subaylara «Gemi makinaları işletme mühendisi» unvan ve diplomaları verilmiştir. Bu unvanın Teknik Üniversite Senatosu tarafından tahsil statülerinin tetkiki ile T.C. dâhilinde mühendis yetiştiren okulların meslekî yeterlik ve imza salâhiyetlerine intibak ettirilmeleri sureti ile kararlaştırılması üzerine durumları Maarif Şûrası tarafından onaylandığı için Millî Savunma Vekâleti tarafından kendilerine mühendis diplomaları tevzi olunmuş bulunmaktadır.

Halen bu sınıf mensubu subaylar, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun şümulüne dâhil bulunan kişilerdir. îlmî ve resmî unvanları bakımından 6235 sayılı T.M.M.O.B. Kanununun şümulüne girdikleri halde askerî statülerinin 4273 sayılı Terfi Kanununda deniz makina subayı olarak bulunmasından dolayı bu subaylara 4335 sayılı Kanunla subay yüksek mühendis, askerî yüksek mühendis, ve askerî mühendislere verilen ihtisas ücreti verilememekledir. Bu durum ise Deniz Kuvvetlerimizde ve Ordumuzda mühendis formasyonunu haiz bir kısım subayların bu haktan faydalanmasını bir kısmının ise faydalanmaması gibi bir hukuki eşitsizlik meydana getirmektedir. Deniz Kuvvetlerimizin pek çeşitli teknik görevlerinde gerek harb gemilerindeki ağır meslek şartları ve gerekse farbrikalarımızın pek çok yüksek mühendis ve mühendis kadrolarında başarı ile görev alan bu sınıf mensubu mühendis subaylar yukarda açıklanan sebeplerden dolayı mağdur oldukları gibi aynı zamanda tahsillerine ilâveten görmüş bulundukları elektronik, elektrik, motor, hava savunma gibi kurslarda edindikleri, çeşitli teknik bilgiler ve aldıkları görevlerde edindikleri tecrübe sebebi ile hiçbir sivil mühendisin başaramayacağı ihtisas kadrolarında mesleke hizmet etmektedirler. Bu mağduriyetin ortadan kaldırılması bütçemize malî bir külfet tahmil etmiyeceği gibi bu subaylarımızın süratle sivil sektöre intikali suretiyle husule gelen boşlukları da önleyecektır.

S O N U Ç: 3795'den olmasa bile UNVAN konusunu bu şekilde hallettiler...
===========================================================
Astsubayların “Özlük Hakları” ile ilgili Kanunlar da çıkardılar tabi. Çıkarmadılar dersek yalan olur. Ama gel gör ki; eksik – hatalı ve tartışmaya açık Kanunlar çıktı ya Önerge ile geri alındılar, ya AYM’ye gitti ya da yanlış Kanun maddesini düzelten başka bir Kanun çıktı. İşte Örnekler;
Kanun No: 1908

Kabul Tarihi: 10/06/1975

GENEL GEREKÇE

Diğer taraftan; tasarı ile derece ve kademe farkları konusu düzenlenmekte, aylıklara katsayı sistemi uygulanmak suretiyle esneklik kazandırılmakta ve 22.7.1964 tarihinden beri assubay başçavuşlara yapılmakta olan ödemelerdeki tereddütler ortadan kaldırılmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ

b) Assubay rütbeleri: 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 77 nci maddesinin assubaylar için getirdiği yeni rütbeler esas alınmakta ve evvelce gözden kaçmış bulunan «Başçavuş» rütbesi de cetvele ithal olunmaktadır.

Madde 2 — Bu madde ile kanuna geçici bir madde eklenmekte ve 500 sayılı Kanunun 1 nci maddesine ilişik cetveldeki başçavuşlarla ilgili ve tereddütlere yol açan konu bakımından hüküm getirilmektedir.

22.7.1964 gün ve 500 sayılı Kanunun hazırlanması sırasında, personel aylıklarını düzenleyen cetveldeki assubay rütbelerinden «Başçavuş» rütbesi zuhulen «Çvş» şeklinde yazıldığından, başçavuşlara uygulanacak aylık konusu uygulamada tereddütlere yol açmaktadır. Gerek 211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri îç Hizmet Kanununun 3/6 ve gerekse 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 77 nci maddesinde; assubayların rütbeleri gösterilmekte ve bunlar arasında «Başçavuş» rütbesi de sayılmaktadır. Kaldı ki assubay rütbelerinden çavuş rütbesi de cetvelde gösterilmekte ve böylelikle amacın «Başçavuş» rütbesi olduğu her türlü izahtan vareste bulunmaktadır. Bu nedenle; anılan kişilere aylıkları ödenmiş bulunduğundan; uygulamadaki tereddüt ve ihtilâtları ortadan kaldırmak için bu geçici madde düzenlenmektedir.

 NOT: <<Zuhulen>>: “Dalgınlık sebebiyle yanılma”

<İzahtan Vareste>: “İzah edilmesi gereksiz olan” demektir.

 GEÇİCİ MADDE 2–22.7.1964 tarihinde yürürlüğe giren 14.7.1964 tarih ve 500 sayılı kanunun 1 nci maddesi esaslarına göre assubay başçavuşlara yapılmış ödemeler geri alınmaz.

Y O R U M: Asb.Çvş.’dan Kd.Bçvş.’a kadar tüm astsubaylara <<Başçavuş>> dendiği için bu rütbe arada kaynayıp gitmiş..!!

============================================

Uzun yıllar boyunca yasak olsa da kendi nam ve hesabına fakülte ve yüksekokul bitirenler var tabi. Bunların da durumları görüşülürken yanlış anlaşılmalara meydan verecek cümlelerle kurulmuş bir ÖNERGE veriliyor. Kabul edilen bu önerge zamanın C.Başkanı Korutürk tarafından iptal istemiyle AYM’ye gidiyor ve iptal ediliyor.

TBMM Genel Kurulda 1923 sayılı Kanun Tasarısı görüşülürken 7 M/V tarafından verilen ÖNERGE kabul ediliyor.

Kabul edilen ÖNERGE’nin metni şöyle;

Madde 137- (c) Astsubaylar hakkındaki Gösterge Tablosu EK-VIII sayılı cetvelde gösterilmiştir. Görevde iken yükseköğrenimi bitiren astsubayların intibakı; aynı yükseköğrenimi bitirenler için tespit edilen <<giriş derece ve kademesine bir derece ilave edilmek suretiyle bulunacak>> derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilir.

Anayasa Mahkemesinde görüşülen davanın özü şöyle;

**ÖZÜ: GÖREVDE İKEN YÜKSEK ÖĞRENİMİ BİTİREN ASTSUBAYLARA, AYNI YÜKSEKÖĞRETİMİ BİTİREN SUBAYLARA GÖRE BİR DERECE İLERLEMESİ SAĞLAYAN YASAL DÜZENLEME, ANAYASADA YER ALAN EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRIDIR. HÜKMÜN İPTALİ GEREKİR.**

Y O R U M: Bu ÖNERGE’yi veren 7 M/V’nin dilini eşşşek arısı soksun. Tabi, konu #astsubay olunca hata, yanılma, noksan, yanlış yapmak garanti nasıl olsa…!!!

ÖNERGE metni aşağıdaki şekilde olsaydı iptal istemini gerektiren bir konu olmayacak ve dava açılmayıp kabul edildiği şekilde gidecekti, o tarihten sonra 9/2–8/1 konusu da çözüme kavuşmuş olacaktı…

“Madde 137- (c) Astsubaylar hakkındaki Gösterge Tablosu EK-VIII sayılı cetvelde gösterilmiştir. Görevde iken yükseköğrenimi bitiren astsubayların intibakı; aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tespit edilen derece ve kademeden hizmete başlamış kabul edilir.”
=======================================================

ELEKTRİKLER KESİLDİ DERSİME ÇALIŞAMADIM ÖĞRETMENİM
16 Nisan 2008 TBMM Genel Kurul'da görüşülmekte olan bir Kanun Tasarısına, TSK Personelinin aylıklarına esas olmak üzere 1 inci derecenin 4 üncü kademesine kadar ilerlemesine dair 5 milletvekilinin imzası bulunan bir önergenin verildiğini ve kabul edildiğini, ertesi gün de (17 Nisan 2008) farklı 5 milletvekilinin önergesi ile düzeltme yapılmasının özetini aktarmıştım.

Ayrıntıları bilinmeyen bu konu ne zaman açılsa hemen şu sözler sarf edilir; "Bunlar var ya bunlar.! Kabul edilmiş 1 Kanun maddesini ertesi gün iptal ettiler v.b." sözler...

Şimdi, durum gerçekten böyle mi acaba? Ayrıntıları NET olarak gördüğümüzde durumun hiç de öyle olmadığı ortaya çıkıyor. 16 Nisan 2008'de komisyonlarda hiç kimsenin aklına gelmeyen bir konu, Sigorta/SGK ile ilgili Kanun Tasarısı TBMM Genel Kurul'da görüşülürken hangi dağda kurt ölmüşse 5 milletvekilinin aklına, astsubaydan subay olanlar ve astsubaylar geliveriyor ve aşağıda özet olarak verdiğim "Önergeyi" sunuyorlar...

"Ek 77 nci maddesinin birinci fıkrasının; (b) bendinde yer alan ibaresinden sonra gelmek üzere "birinci derecenin dördüncü kademesine kadar yükseltilir." ibaresi eklenmiştir."

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ NECDET ÜNÜVAR (Adana) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Bursa) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçenin okunmasını istiyorum.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:
Yapılan önerge ile astsubayların birinci dereceye yükseltilmesi ve bu maddeye göre yapılan derecelerdeki yükselmelerinin Pasaport Kanunundaki hükümden de yararlanmaları imkânı getirilmektedir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.
==============================================
Y O R U M: Önergeyi verenlerin araştırmadıkları ve bilmedikleri konular şunlardı;
a) Gerekçe kısmında "önerge ile astsubayların birinci dereceye yükseltilmesi" deniyor. Oysa ki; astsubayların 1 inci dereceye yükselmelerine imkan tanıyan 3815 sayılı, 9.3.1992 tarihli ve Başbakan rahmetli Süleyman DEMİREL imzalı Kanun ile gerçekleştirilmişti.

b) 926 sayılı TSK Personel Kanunu'ndaki tüm Aylık Gösterge Tablolarının 1 inci satırlarında 4 üncü kademe yoktu, en son 1/3 vardı.


c) 926 sayılı TSK Personel Kanunu'ndaki tüm Aylık Gösterge Tablolarının 1 inci satırları 31/12/2011'den geçerli olmak üzere değiştirildi.
ASKERLİK KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR KANUN

Kanun No. 6318 Kabul Tarihi: 22/5/2012
MADDE 57 – 926 sayılı Kanuna ekli EK-VI, EK-VII, EK-VIII, EK-VIII/A, EK-VIII/B ve EK-VIII/C sayılı cetvellerin 1 inci derece satırları ile EK-IX sayılı cetvel aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
EK-VIII SAYILI CETVEL ASTSUBAYLAR (ÜSTÇAVUŞ VE KIDEMLİ ÜSTÇAVUŞLUKTA ÜÇER YILLIK RÜTBE BEKLEME SÜRESİNE TABİ OLANLAR) İÇİN AYLIK GÖSTERGE TABLOSU

Dereceler /////// Rütbeler // 1 // 2 // 3 // 4 //
--------------- ------------- ---------------------------
1.Derece II.Kad.Kd.Bçvş. // 1320 // 1380 // 1440 // 1500

Şimdi, bu Kanuna (6318) ait MADDE GEREKÇELERİ'nde geçen ifadelere bakalım izninizle;
MADDE-53 Madde ile, diğer kamu personelinde olduğu gibi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görevli personelin de 1 inci derecenin 4 üncü kademsine kadar yükselebilmeleri amaçlanmıştır.
MADDE-54 Madde ile, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin 1 inci derecenin 4 üncü kademesine yükselmelerine imkan tanınması amacıyla gösterge tabloları yeniden düzenlenmiştir.

NOT: Lütfen DİKKAT.! Sene 2012

Böylece 1/4 hikayesinin "Elektrikler kesildi dersime çalışamadım öğretmenim" kısmına gelmiş bulunuyoruz. Genel Kurul'da kabul edilen ama Resmi Gazetede henüz yayınlanarak yürürlüğe girmeden yapılan hatanın farkına varılıyor ve ertesi gün (17 Nisan 2008) farklı 5 milletvekili tarafından durumu düzelten bir "Önerge" başkanlığa sunuluyor ve kabul ediliyor...

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Bursa) – Sayın Başkanım, önergeye katılıyoruz. Astsubayların birinci derecenin dördüncü kademesine yükseltilmesiyle ilgili düzenleme, dördüncü kademe olmadığı için üçüncü kademe olarak değiştirilmeyi içeriyor. Bu anlamda önergeye katıldığımızı ifade ediyorum. Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe: Yapılmış olan düzenlemede astsubayların birinci dereceye yükseltilmesi amaçlanmıştır. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda ekli astsubaylarla ilgili gösterge tablosunda dördüncü kademenin olmaması nedeniyle bu değişikliğe ihtiyaç duyulmuştur.

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

S O N U Ç: Böyle konular açıldığında hep söylediğim şeyi tekrar söyleyeceğim izninizle; Son 2 yıl öncesine kadar (Her dönemdeki) sivil otorite, TSK PERSONELİ konusunda yeterli bilgi, inisiyatif ve karar alma konusunda irade gösterecek donanıma sahip değildi. Çünkü bu bilgi boyutunun dışarıya sızmasına Genkur. izin vermiyor vermediği gibi, her başvuruyu bir başkaldırı şeklinde kendine saldırı olarak algılıyor ve buna dayalı reaksiyon gösterip yıpratma ve itibarsızlaştırma pozisyonuna geçiyordu. Çünkü yetkisini paylaşmak ve statü bağlamında yanına yaklaşılmasına müsade etmiyordu.

Dolayısıyla uzun yıllar boyunca konu TSK personeli ve özellikle ast rütbelilerin "Özlük Hakları" olduğunda siyasiler hep şunu söylediler: "Aman.! Bizi bu ARAPSAÇINA dönmüş konunun içine sokmayın, o konuları askerler kendileri hallediyor" v.b. ifadelerle geçiştirdiler. Şimdilerde durum daha farklı tabi.
Elektrikler kesilmedi, dersime çalıştım ve sizlere bu konunun tüm ayrıntılarını aktarmaya çalıştım. Sağlıklar dilerim...
Fahrettin BAĞRI

(E) Maliye Astsubayı
=====================
Başbakan Tansu ÇİLLER imzalı ve 2.9.1993 tarihli 499 sayılı KHK'nin "Kadrosuzluk Tazminatı" ile ilgili bölümünün GENEL GEREKÇE ve MADDE GEREKÇELERİ'nde neler varmış sırasıyla görelim izninizle;
Öncelikle 926 TSK Personel Kanunu'daki bu konu ile ilgili olan Ek Madde 5'e bakalım;

TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU
Kanun Numarası: 926
Kabul Tarihi: 27/7/1967

Ek Madde 5– (Mülga: 27/6//1989 - KHK - 375/23 md; Yeniden düzenleme: 9/8/1993-KHK - 499/23 md.) 49 uncu maddenin (d) bendi gereğince aynı rütbede hizmete devam ettirilen general ve amirallerden ve rütbe bekleme süresini dolduran albaylardan kendi isteği üzerine emekliye ayrılanlara da 49 uncu maddenin (f) bendi esaslarına uygun olarak kadrosuzluk tazminatı ödenir.

Şimdi de 499 Sayılı KHK'nin ilgili bölümlerine bakalım;

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

"926 Sayılı Türk Siahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3563 sayılı
Harp Akademiler Kanunu ......................... v.s. , v.s
Gereğin arz ederim“ (2.9.1993)
Prof.Dr.Tansu ÇİLLER
Başbakan

GENEL GEREKÇE

e) İhtiyacın üzerinde oluşan albay birikimlerinin kontrol altında tutulması:

Albay rütbeşindeki birikimlerin kontrol altında tutulabilmesi maksadıyla, kıdemli albay olma süresinin 3 yıldan 2 yıla indirilmesi ve albaylıkta rütbe bekleme süresini tamlayıp istekle emekliye ayrılanlara kadrosuzluk tazminat verilebilmesi için Kanunun 140 ncı ve EK-5 nci maddelerinde düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ
Madde 23— Önceki yıllarda Silâhlı Kuvvetlerin subay ihtiyacını karşılamak için harp okullarından fazla sayıda subay mezun edilmesi ve diğer etkenler,albay rütbesinde bazı sınıflarda fazla birikime neden olmuştur. Gerek Silâhlı Kuvvelerin yeniden yapılanması çalışmaları ve gerekse terfide barajın kadro sistemine dayandırılması çalışmaları çerçevesinde, albay rütbesindeki fazla birikimin eritilmesi önem kazanmaktadır.

Bu personel görevde iken aldığı maaş ile emekli maaşı arasındaki farkın fazla olmasından dolayı, kadrosuzluk tazminatını alabilmek için Silâhlı Kuvvetlerden kadrosuzluk nedeniyle ayrılıncaya kadar beklemektedir.

Albay rütbesindeki birikimi kontrol altında tutabilmek için çeşitli tedbirler alınmaktadır. Bu meyanda albay rütbesindeki birikimi önlemek ve personelin sırf kadrosuzluk teminatını almak için beklemesinin önüne geçmek için, rütbe bekleme süresini tamamlayan albaylardan o yıl kadrosuzluktan emeklilik için değerlendirmeye alımyanların, istekleri halinde kadrosuzluktan emekliye sevk edilmelerine imkân sağlanmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir.

Bu nedenle 926 sayılı Kanunun mülga Ek—5 inci maddesi yeniden düzenlenerek, albay rütbesindeki personelin emekliye ayrılmalarının teşvik edilmesi amaçlamıştır. Ayrıca terfi ettirilmeyip görev süresi uzatılan general/amirallerden terfî ettirilmediği için istifa etmeyi tercih edenlere de kadrosuzluktan emekliye sevk edilen emsalleri gibi kadrosuzluk tazminatı verilmesi öngörülerek hakkaniyetin sağlanması amaçlanmıştır.

S O N U Ç: Tüm bunları ben söylemiyorum, Kanunun GENEL GEREKÇE ve MADDE GEREKÇELERİ bölümünde ne yazıyorsa size onları aktardım. Sağlıklar dilerim...
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı

================
KANUN NO:977 : Af Kanunu

Kabul Tarihi : 26/12/1967

MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisine arzı Bakanlar Kurulunca 23.12.1967 tarihinde kararlaştırılan, «Af Kanunu tasarısı» ve gerekçesi ilişik olarak sunulmuştur. Gereğinin, yapılmasını rica ederim.

Süleyman Demirel

Başbakan

GEREKÇE

20-21 Mayıs 1963 olaylarından dolayı mahküm edilmiş olanlann siyasi suçlu niteliğinde bulunmaları göz önüne alınarak, şumulü memleket gerçeklerine uygun olarak hazırlanmış ve Yüce Meclisler tarafından kabul edilmiş bulunan 780 sayılı Af Kanunu ile kademeli olarak afları derpiş edilmişti.

Böylece, 20-21 Mayıs 1963 olaylarından dolayı mahkûm edilmiş olup da, 780 sayılı Af Kanununun 4 üncü maddesinin (c) bendindeki genel afdan yararlanamamış olanların, bu bende mütenazır olarak, feri ve mütemmim cezalan ile ceza mahkûmiyetlerinin neticelerine de şâmil olmak üzere affedilmeleri sağlanmıştır.

C. Senatosu Hatay Üyesi Mustafa Deliveli'nin, 780 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde değişiklik yapılması hakkında Kanun teklifi (2/550) 26 Haziran 1967

Cumhuriyet Senatosu Başkanlığına

780 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde değişiklik yapılmasına dair hazırlamış olduğum kanun teklifi ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur. Gereğine müsaadelerinizi saygılarımla arz ederim.

C. Senatosu Hatay Üyesi

Mustafa Deliveli

780 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifinin gerekçesi;

GEREKÇE

MADDE 2.— Olayla ilgili olanların büyük kütlesini teşkil edenler aftan faydalanarak ceza evlerinden çıkmış, yalnız «24» kişi ceza evlerinde kalmıştır. Bu «24» kişinin ceza evlerinde kalmalarının hukuk bakımından bir sebebi ve değeri kalmamıştır.

MADDE 3.— Halen hükümlü olarak ceza evlerinde bulunanlardan «3» Albay, «2»Yarbay ve 1 Binbaşı emekli maaşı almakta olup, diğer «18» kişiden «1» tanesi harb okulu öğrencisi olmak üzere Teğmen-Yüzbaşı seviyesinde bulunan ve emekli maaşı almayan kimselerdir. Hiçbir gelirleri olmayan bu «18» kişinin maddi ve mânevi bakımdan tam bir çöküntü içerisinde bulunduklarını yapılan incelemeyle öğrenmiş bulunuyoruz. Öyle ki, bu maddi ve mânevi çöküntü yüzünden birkaç aile yuvası da yıkılmıştır.

MADDE 4.— Halen cezaevlerinde bulunan «24» kişinin 3/4'ü çok genç olup, kendilerine yeni bir iş ve kariyer sağlamak mecburiyetindedirler. Bu kişilerin biran evvel hayata kavuşturulmaları, onları cemiyete tekrar kazandıracaktır. Muhakkak ki bu af, birçok aile yuvasının da yıkılmasını önliyecektir. Ayrıca, Albay ve Yarbaylardan birisi büyük üç ameliyat geçirmiş olup, halen üçü de hastanede bulunmaktadır.

MADDE 5.— Teklif edilen bu kanundaki «Askerî Ceza (Kanununun 31 ve 33 üncü maddeleri «A» bendleri gereğince kaybedilmiş olan hakları geri verilir» ibaresinden maksat, 780 sayılı Kanunla askerî şahıslara verilmiş bulunan hakları,aynen bunlara da vermekten ibaret olup, tekrar muvazzaf olarak orduya dönmeleri söz konusu değildir.

MADDE 6— Hepsi de aydın olan bu kişilerin cezalarının kalan kısımları da affedilmek suretiyle memlekete kazandırılmaları hiç şüphe yok ki, vicdanlarımızı rahatlatacaktır. Bu konuda hem iktidar ve hem de muhalefet partilerinin bizimle aynı düşüncede olduklarına inanıyoruz.

========================================

Cumhuriyet Senatosu Başkanlığına

21 Mayıs suçlularının affını hedef tutan bir teklif ilişiktedir. Gereğinl arz ve rica ederim. 12.12.1967

Millî Birlik Grupu Başkanı

Fahri Özdilek

N O T: Fahri Özdilek M.B.K. Üyesi (E) Orgeneral'dir.

GEREKÇE

27 Mayıs'tan sonra, Parlâmentonun açılması ile beraber, aflar konusunda aralıksız propaganda ve yoğun faaliyetler sonucu, gerek Parlâmentonun gerek Cumhurbaşkanlığının yetkileri ile bu husus tamamen gerçekleştirilmiştir. Öyle ki, kısa zamanda, yalnız siyasi mahkumlar değil, aynı siyasi konularla irtibatlı olmakla beraber mahiyet itibariyle âdi suçlu olarak olaya karışanları da kapsamak üzere, Anayasa ve kanun dışı tutum ve davranışları ile 27 Mayıs hareketine sebebolan bütün mahkûmlar affedilmiş, ayrıca, bir çok eski hakları tanınmış ve kamu görevinde çalışmaları da sağlanmıştır.

Halen 24 kişi olarak ceza evlerinde binbir ıstırap içerisinde aflarını bekliyen bu vatandaşların daha fazla ıstıraba, yoksulluğa ve ümitsizliğe itilmelerinden elde edilecek hiçbir siyasi, sosyal, psikolojik ve terbiyevî fayda yoktur, aksine büyük zararlar vardır. Kaynağı, oluşumları ve dayandıkları fikirler bakımından tamamen değişik karekterde bulunmakla beraber, ceza mahkûmiyetine esas olan fiil ve hareket sebebiyle aynı madde ile cezalandırılmış olanlardan bir grup için tamamen af yoluna gidilmesi üstelik de imkânlar sağlanması için faaliyet gösterilmişiken, diğer bir grupu acıları ile, sıkıntıları ile başbaşa bırakıp tamamen ümitsizliğe itmek adalet ve eşitlik hissini derin şekilde yaralamaktadır.

Parlâmentonun bu eşitliğe aykırı ve birçok bakımlardan sakıncalı durumu halledeceğine inanıyoruz. Teklifin esası, 780 sayılı Af Kanunundaki emsal ve esaslara paralel olarak hazırlanmıştır. Bütün üyelerin teklife iltifat etmelerini saygılarımızla dileriz.

 

Af Kanunu

(Resmî Gazete ile yayımı: 28.12.1967 - Sayı; 12788)

Kanun No. 977

Kabul tarihi: 26.12.1967

MADDE 1.— 20-21 Mayıs 1963 olaylarından dolayı mahkûm edilmiş olup da, 780 sayılı Af Kanununun 4 üncü maddesinin (a) ve (b) bendlerinden faydalanmış olanlar,fer'i ve mütemmim cezalan ile ceza mahkumiyetlerinin neticelerine de şâmil olmak üzere affedilmişlerdir. 780 sayılı Af Kanununun 16 ncı maddesi hükmü, birinci fıkra hükmünden istifade edenler hakkında da uygulanır.

===========================================================
Gerekçelerdeki ifadelerin genel kapsamlı olmasına rağmen astsubayların adının geçmediği TAZMİNATLAR konusuna gelelim izninizle;

418 sayılı KHK/22 md. ile sadece general/amirallere tahakkuk ettirilen Makam Tazminatı Kıdemli Albaylara da tahakkuk ettirilmeye başlandı. V Sayılı Makam Tazminatı Cetveline <<Kıdemli Albaylar>> ifadesi eklendi.

475 sayılı KHK/10 md. ile Makam Tazminatı Albaylara da tahakkuk ettirilmeye başlandı. GEREKÇE bölümünde de şu ifadelere yer verildi;

Madde 10- 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Kanunu değişik Ek-18 inci maddesi uyarınca Generel, Amiral ve Kıdemli Albaylara Makam Tazminatı ödenmektedir. Silahlı Kuvvetlerin önemli görevlerinde bulunan gerek görevdeki gerekse emekli albaylara Makam Tazminatı verilmemesi anılan personeli menfi yönde etkilemektedir.

Silahlı Kuvvetlerde görevli ve esas rütbesi albay olan personel arasındaki ayrıcalığın kaldırılması bakımından 926 sayılı Kanuna ekli (V) Makam Tazminatı Cetvelinin 7 nci sırasındaki "Kıdemli Albaylar" ibaresinin "Albaylar" şeklinde değiştirilmesi ve böylece albaylık rütbesinin bir bütün olarak mütalaa edilmesi ve dolayısıyla tüm albaylara kıdem şartı kaldırılarak Makam Tazminatı verilmesi amaçlanmıştır.

V Sayılı Makam Tazminatı Cetvelinde <<Kıdemli Albaylar>> yine 7 nci dırada yer aldı. 8 inci sıraya da "Albaylar" ifadesi eklendi.

Şimdi sıra geldi Yarbaylara;

Makam Tazminatının yarbaylara da tahakkuk ettirilmesi diğerlerine göre biraz uzun sürdü ama sonuçta onlar da V Sayılı Makam Tazminatı Cetvelinde 9 uncu sıradaki yerlerini almış oldular...

TBMM tutanaklarından bu konuya ait belgeleri olurken İki yılını doldurmayan albayların hatta yarbayların da Makam Tazminatı alabilmeleri için, başta CHP'li milletvekilleri olmak üzere tüm partilere mensup M/V'lerinin nasıl cansiperane konuşmalar yaptıklarına tanık oldum.

ANAP GRUBU ADINA YÜCEL SEÇKİNER (Ankara) -

Bu teklif, Millî Savunma ve Plan ve Bütçe Komisyonlarından, bütün üyelerin oybirliğiyle geçerek yüksek huzurlarınıza gelmiştir. Makam tazminatı almaya müstahak rütbe ve görevlerde bulunan bu kişilerin, hak ettikleri bu tazminatı alabilmeleri için iki yıl çalışmak zorunda olmaları, hak ve adalete ters düşmektedir. Yirmibeş yıl çalışıp emekli olmak isteyen bir albay, böyle bir engelle sınırlandırılmamalıdır.

DYP GRUBU ADINA CEMAL ŞAHİN (Çorum) -

Değerli arkadaşlarım, bir kişinin albay rütbesine gelebilmesi için, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde çok yıpratıcı olan bu görevde 25 yıl beklemesi gerekiyor. 25 yıl bekleyip albay rütbesini almak, makam tazminatı almak için yeterli olmuyor. 12 Eylül hukukunun getirildiği bir dönemde, çok büyük haksızlık olarak gördüğümüz bir sistemle, albay rütbesine terfi eden bir kişinin makam tazminatından yararlanma koşulu, 2 yıllık bekleme süresine bağlanmış. Bu, uygulamada çok büyük haksızlıklar getiriyor.

N O T: Tutanaklardaki en ilginç bölümün, on yıllık mecburi hizmetini tamamlayarak TSK'dan ayrılan ve Hukuk eğitimini de tamamladıktan sonra milletvekili olarak meclise giren Cemal Şahin'in, albayların hakları için canını dişine taktığını gördüm.!

Tevfik Diker - Manisa Milletvekili

GENEL GEREKÇE

211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 11 nci maddesi, "Makam, her amirin Silahlı Kuvvetlerde temsil ettiği mevkidir."hükmünü öngörmektedir. Aynı Kanunun 9 uncu maddesinde ise Amir; "Makam ve memuriyet itibariyle emretmek selahiyetini haiz kimsedir. Bunun emri altındakilere maiyet denir." şeklinde tanımlanmıştır.

Kanunun madde düzenlemelerinden de anlaşılacağı üzere, makamın belirlenmesinde, hiçbir zaman rütbe bazında herhangi bir ayırıma gidilmemiş,sadece amir sıfatıyla makam ve memuriyetin verdiği yetkiye dayanılarak "emretme" esası yeterli görülmüştür.

MADDE GEREKÇESİ

Önerilen düzenleme ile; daha alt rütbelerdeki subaylar da İç Hizmet Kanununa göre makam sahibi ve amir olduklarından (Subaylar arasındaki farklı maaş uygulamasının giderilebilmesi için), makam tazminatından anılan ubayların da yararlandırılması amaçlanmaktadır.

Daha sonraki yıllarda da 4505 sayılı Kanun'la Temsil Tazminatı (2000 yılı), 631 ve 375 sayılı KHK'lerle de Görev Tazminatı tahakkuk ettirilmeye başlandı...

Bilin bakalım nereye geldik? KADROSUZLUK TAZMİNATI'na

Yüzbaşılara kadar tespit edilen Kadrosuzluk Tazminatında da yer almadı astsubaylar.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA

“Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” bugünkü Resmî Gazete’de yayımlanmış ve Anayasanın 91 inci maddesi uyarınca bir sureti ekli olarak gön­derilmiştir. Gereğini arz ederim.

Bülent Ecevit

Başbakan

GENEL GEREKÇE

926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, kadrosuzluk nedeniyle yaş haddinden önce emekliye sevk edilen subaylara, or­general brüt aylığının belli oranlarında kadrosuzluk tazminatı ödenmektedir.

Türk Silâhlı Kuvvetlerinin dinamik yapısını muhafaza etmek, kadro teşkilât yapısı ile hizmet ihtiyacı uyumunu sağlayarak her rütbede yeteri kadar personeli bünyesinde bulundurmak maksadıyla kurulmuştur. Diğer yandan, Türk Silâhlı Kuvvetleri personel politikasının temelini “Halinden memnun, geleceğinden emin personel” ilkesi oluşturmaktadır. Yukarıda belirtilen zorunluluk nedeniyle genç yaşta emekliye sevk edilen personel, askerlik hayatında elde ettiği bilgi ve becerileri emeklilik döneminde kullanmadığından bir iş imkânı da bulunmamaktadır.

499 sayılı KHK'nin GENEL GEREKÇE ve MADDE GEREKÇELERİNDEN iki bölüm aktaracağım izninizle;

e) İhtiyacın üzerinde oluşan albay birikimlerinin kontrol altında tutulması;

Albay rütbesindeki birikimlerinin kontrol altında tutulabilmesi maksadıyla, kıdemli albay olma süresinin 3 yıl'dan 2 yıl'a indirilmesi ve albaylıkta rütbe bekleme süresini tamamlayıp istekle emekliye ayrılanlara Kadrosuzluk Tazminatının verilebilmesi için Kanunun 140 ıncı ve EK-5'nci maddelerinde düzemleme yapılması amaçlanmaktadır. 2/9/1993

Prof.Dr.Tansu ÇİLLER

Başbakan

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 21- Madde ile, kıdemli albay olma süresi 3 yıldan 2 yıla indirilerek, Makam Tazminatını emeklilikte de almaya hak kazanmış olan personelin Ek Göstergeden faydalanmak için albaylıkta bir yıl daha beklemesi durumu ortadan kaldırılmış, böylece erken emeklilik teşvik edilerek albay rütbesinde fazla birikimlerin önlenmesi amaçlanmıştır. 2/9/1993

Prof.Dr.Tansu ÇİLLER

Başbakan

S O N U Ç: Makam-Görev Tazminatı veya farklı isimler altanıd astsubaylara da tahakkuk ettirilmesi gereken tazminatlar için olmadık bahaneleri öne sürenlere yukarıdaki gerekçelere dayanarak talep ettiğimiz "Kadrosuzluk Tazminatı"için öne sürebilecekleri bir gerekçe aslında yok. 

Bu tazminatın gerekçeleri mutlak surette iyi anlatılmalı ve aktarılmalıdır. Tahakkuk ettirilmesi halinde hem bundan sonraki genç nesil muvazzaf astsubayların hem de yeni emekli olan 65 yaşını geçmemiş genç emekli astsubayların hak kayıpları bir nebze olsun giderilmiş olur. Sağlıklar dilerim.

===========================================================
YÜKSEK LİSANS KIDEMİ

TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU

Kanun Numarası: 926

Kabul Tarihi: 27/7/1967

III –Tarifler:

Madde 3 –Bu kanunda yer alan bazı kavramların anlamları aşağıda gösterilmiştir

s) (Ek: 17/4/1975 -1875/1 md.; Değişik: 26/3/1982 -2642/1 md.) Lisansüstü öğrenim: Milli Savunma Üniversitesi Enstitüleri, yüksek lisans (bilim uzmanlığı, yüksek mühendislik, yüksek mimarlık, master) veya doktora öğrenimleri ile tıpta,diş tabipliğinde, veterinerlikte ve eczacılıkta uzmanlık öğrenimineveya doçentlik için yapılan öğrenime bu Kanunun uygulanma-sında lisansüstü öğrenim denir.

 III –Nasıp düzeltilmesi: (Madde 36)

d) (Değişik: 5/4/2007 -5621/1md.)Kuvvet Harp Akademileri öğrenimini tamamlayıp kurmaylığı onaylanan subaylara iki yıl, bunlardan Silahlı Kuvvetler Yüksek Sevk ve İdare Akademisinden mezun olanla-ra ayrıca bir yıl olmak üzere toplam üç yıl;

Harp Akademileri Komutanlığınca düzenlenen ve iki yarı yıllık programı içeren komutanlık ve karargâh subaylığı öğrenimini bitiren subaylara bir yıl;

Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personel temin ve yetiştirme planlarında belirtilecek ihtiyaç duyulan bilim dallarında yüksek lisans öğrenimi yapanlardan; yüksek lisans eğitimi bitiriş notu, lisans eğitimi bitiriş notu, sicil notu ortalaması, mükâfatlar ve cezalar ile Türk Silâhlı Kuvvetleri Lisansüstü Öğrenim Yönetmeliğinde belirtilen diğer şartlar esas alınarak yapılacak sıralamada Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı namına ve kendi namına olmak üzere ayrı ayrı olarak bilim dalı karşılığında tahsisi yapılan kontenjanlara giren subaylara bir yıl, bunlardan doktora yapanlara bir yıl, doğrudan doktora yapanlara iki yıl, doçent olanlara ayrıca bir yıl olmak üzere toplam üç yıl;

Tıpta uzmanlık belgesi alanlara, diş tabipliğinde, veterinerlikte, eczacılıkta uzman belgesi alanlara veya doktora yapanlara iki yıl, bunlardan doçent olanlara ayrıca bir yıl olmak üzere toplam üç yıl; kıdem verilir.

2. Lisansüstü öğrenimini kendi nam ve hesabına yapanlar için askerî disiplin, tutum ve davranışları, görevindeki başarısı, meslekî bilgi ve yetenekleri, genel kültürü, ahlakî ve şahsî nitelikleri bakımından kıdem almaya layık bulunduğuna dair "Lisansüstü Öğrenim Kıdemi Nitelik Belgesi"nin müspet olarak düzenlenmiş olması gerekir.

SUBAYLAR NEDEN LİSANSÜSTÜ ÖĞRENİM YAPMIŞLAR?

Millî Savunma Komisyonu Raporu

Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Savunma Komisyonu

Esas No.: 1/1328 22/3/2007 Karar No.: 45

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Komisyonumuzun 21/3/2007 tarihli toplantısında, Hükümeti temsilen Millî Savunma Bakanı Sayın Vecdi GÖNÜL ve beraberinde Bakanlık yetkilileri ile Genelkurmay Başkanlığı temsilcilerinin katılımlarıyla görüşülmüştür.

Bu kapsamda, Kuvvet Komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı uzman personel temin ve yetiştirme planlarında belirtilen bilim dallarında lisansüstü öğrenim yapan personele,anılan maddede belirtilen diğer şartları da taşımaları halinde kıdem verilebildiğini,Mevcut düzenlemenin, daha önce lisansüstü öğrenim yaptığı daldan farklı bir dalda ilave bir lisansüstü öğrenim yapan personele bir yıl daha kıdem verilebilmesine imkân sağladığını, Personel temin ve yetiştirme planlarında, bilim dalları karşılığında ihtiyaç duyulan kontenjan belirtilmediğinden uygulanmakta olan sistemin, uzman personel ihtiyacı dışındaki personele de kıdem verilmesine yol açtığını ve personeli sadece kıdem alma düşüncesiyle yüksek lisans yapma yoluna sevk ettiğini, Bu durumun, Türk Silâhlı Kuvvetlerindeki emir komuta ilişkisinin temel unsurlarından biri olan kıdem anlayışının zedelenmesine yol açtığını,

Ayrıca, kontrolsüz olarak verilen kıdemlerden dolayı, Türk Silahlı Kuvvetleri İnsan Gücü Planında öngörülen rütbe aralıklarının olumsuz yönde etkilendiğini ve üst rütbelerde aşırı birikmenin oluştuğunu, -Mevcut bu sorunların giderilmesi amacıyla hazırlanan Tasarı ile; İkinci lisansüstü öğrenim yapanlara ilave kıdem verilmesi uygulamasına son verildiğini, Lisansüstü öğrenim nedeniyle kıdem almanın,uzman personel temin ve yetiştirme planlarında belirtilen bilim dalları karşılığında gösterilen kontenjana girme şartına bağlandığını, Bu kontenjana girebilmek için, yüksek lisans eğitimi bitiriş notu, lisans eğitimi bitiriş notu, sicil notu ortalaması, mükafatlar ve cezalar gibi ayrıntıları Türk Silahlı Kuvvetleri Lisansüstü Öğrenim Yönetmeliğinde belirtilecek objektif şartların sağlanmasının öngörüldüğünü,

İkinci lisansüstü öğrenim kıdeminin kaldırılması nedeniyle, personele verilebilecek toplam kıdem süresinin yedi yıldan altı yıla indirilmiş olduğu ifade edilmiştir.

S O N U Ç: "Personelin sadece kıdem alma düşüncesiyle yüksek lisans yapması sonucunda böyle bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmuş ama ne değişmiş? Sadece 1 (BİR) yıl eksilmiş. Yüksek lisans kıdemini yapan subaylar kıdemini almış, almaya da devam ediyor.

Kendi nam ve hesabına YÜKSEK LİSANS yapan yüzlerce astsubay var. Yüksek lisans kıdemi alıyorlar mı? Hayır...!!!

Neden astsubaylara da <<Yüksek lisans kıdemi>> vermiyorsunuz? Cebinizden mi ödeyeceksiniz sanki.!

==========================================
Belgeselimi 926 sayılı TSK Personel Kanunu'nda astsubayların "Başbelası" olarak nitelendirdiğim Madde-137 c) bendinden bir cümle ile sonlandırmak istiyorum izninizle;

III –Gösterge tabloları:

Madde 137 c) (Değişik : 28/6/2001 -4699/20 md.) Astsubaylar hakkındaki gösterge tabloları Ek-VIII sayılı cetvelde gösterilmiştir. Yükseköğrenim yapmış olan astsubayların intibakları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Genel İdare Hizmetleri Sınıfında aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tespit edilen derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilerek yapılır.

Y O R U M: Bu kadar saçmalık olur mu Allah aşkına..!! 926 sayılı Kanun ortada kabak gibi duruyorken astsubayları NEDEN 657'ye götürdünüz? Hadi, yıllar önce çareyi bu şekilde buldunuz, hala düzeltmek aklınıza gelmiyor mu?

Belgeselimizin en başında ne demiştik;

TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU

Kanun Numarası: 926

Kabul Tarihi: 27/7/1967

I –Kapsam:

Madde 1–(Değişik birinci fıkra: 25/7/2016-KHK-669/21 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6756/21 md.)Bu Kanun, Türk Silâhlı Kuvvetlerine mensup subaylar ve astsubaylara uygulanır.

Türk Silâhlı Kuvvetlerinde görevli diğer asker ve sivil kişiler kendi özel kanunlarına tabidirler.

Önemli özlük haklarında, 657'ye götürme saçmalığını NEDEN subaylar için hiç uygulamadınız?

S O N U Ç: Tamamen Türkiyem'in en yüce kurumu TBMM'den aldığım resmi tutanakları aktardım ve en anlaşılır bir şekilde de yorumlar yapmaya çalıştım. Umarım, şimdiki ve gelecekteki çalışmalara ışık tutacak ve yön verecektir. Sağlıklar dilerim...

 Fahrettin BAĞRI

(E) Maliye Astsubayı

KANUN NO: 1923
Kabul Tarihi: 03/07/1975
1923 sayılı Kanun Tasarısı Genel Kurul'da görüşülürken 7 M/V tarafından aşağıdaki ÖNERGE veriliyor. Plan Ve Bütçe Komisyonu'nun kabul etmediği bu önerge oylama sonucunda kabul ediliyor...
 
Madde 137.— (c) fıkrası: «Astsubaylar hakkındaki gösterge tablosu Ek-VIII sayılı cetvelde gösterilmiştir. Görevde iken yüksek öğrenimi bitiren astsubayların intibakı; aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tespit edilen giriş derece ve kademesine bir derece ilâve edilmek suretiyle buluna­cak derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilir.»
 
Bu ÖNERGE kabul edilmesine kabul ediliyor da sonrasında işler karışıyor. Kabul edilen bu madde hükmü, dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından İPTAL edilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesine götürülüyor ve iptal ediliyor.
 
İptal davasını açan: Cumhurbaşkanı
 
İptal davasının konusu: 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 3/7/1975 günlü ve 1923 sayılı Kanunun 37. maddesiyle değişik 137. maddesinin (c) bendinin ikinci cümlesindeki "....... görevde iken yüksek öğrenimi bitiren astsubayların intibakı; aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tesbit edilen giriş derece ve kademesine bir derece ilâve edilmek suretiyle bulunacak derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilir." kuralının Anayasa'nın 12 inci maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı düştüğü gerekçesiyle iptali istenmiştir.
 
S O N U Ç: Önerge ile kabul edilen madde metninde İPTAL istemine yol açan <<aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tesbit edilen giriş derece ve kademesine bir derece ilâve edilmek suretiyle bulunacak>> cümlesi yazılmasaydı bu madde hükmü için İPTAL davası açılmayacaktı.
 
Yani; 7 M/V tarafından verilen ÖNERGE metni şu şekilde olmalıydı aslında;
«Astsubaylar hakkındaki gösterge tablosu Ek-VIII sayılı cetvelde gösterilmiştir. Görevde iken yüksek öğrenimi bitiren astsubayların intibakı; giriş derece ve kademesine bir derece ilâve edilmek suretiyle buluna­cak derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilir.»
===========================================
 
Aradan altı yıl geçtikten sonra 2596 sayılı Kanun ile astsubayların "BAŞ BELASI" Madde-137 (c)'de yine değişiklik yapılıyor ve bu kez ortada 926 sayılı TSK Kanunu kabak gibi duruyorken 657 sayılı D.M.K.'nu araya sokuyorlar ve <<657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Genel İdare Hizmetleri sınıfında aynı yükseköğrenimi bitirenler için tespit edilen>> ibaresi yer alıyor.
 
KANUN NO: 2596 :
Kabul Tarihi : 12/02/1982
«c) Astsubaylar hakkındaki gösterge tabloları Ek-VIII sayılı cetvelde gösterilmiştir. Görevde iken yük­seköğrenimi bitiren astsubayların intibakı; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Genel İdare Hizmetleri sınıfında aynı yükseköğrenimi bitirenler için tespit edilen derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilerek yapılır.»
===========================================
 
Aradan ondokuz yıl geçtikten sonra 4699 sayılı Kanun ile astsubayların "BAŞ BELASI" Madde-137 (c)'de yine değişiklik yapılıyor. Çünkü; görevde iken kendi nam ve hesabına fakülte ve yüksekokul bitiren astsubay sayısı hızla artıyor ve artık ASTSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULLARI KANUNU'na doğru gidiş süreci de başlıyor.
 
<Görevde iken yük­seköğrenimi bitiren astsubayların intibakı;>> ibaresi; <<Yükseköğrenim yapmış olan astsubayların intibakları;>> şeklinde değiştiriliyor...
 
 
KANUN NO: 4699
Kabul Tarihi : 28/06/2001
c) (Değişik : 28/6/2001 - 4699/20 md.) Astsubaylar hakkındaki gösterge tabloları Ek-VIII sayılı cetvelde gösterilmiştir. Yükseköğrenim yapmış olan astsubayların intibakları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Genel İdare Hizmetleri Sınıfında aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tespit edilen derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilerek yapılır.
 
S O N S Ö Z: Yıllarca astsubayların yükseköğrenim hakkının asla olamayacağını düşündünüz. Hatta bu hak verildikten sonra bile astsubayların yükseköğrenim yapacaklarının sayısının buralara varacağını hesap edemediniz. Yanıldığınızı anladığınızda zaten iş işten geçmişti. Çünkü bu "BAŞ BELASI" Madde-137 (c) bendi ile o kadar çok oynadınız ki adeta "Arap Saçına" döndürdünüz. Oysa ki; ortada 926 sayılı TSK Personel Kanunu varken 657'ye gitmeyip 926 içinde çözüm bulsaydınız şimdi durum çok daha farklı olacaktı. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
 
 
* Cumhurbaşkanı Yardımcısının, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifini Komisyona Sunuşu
* 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/278), (Komisyona Geliş Tarihi: 18.10.2019)
 
Değerli arkadaşlarım, yukarıdaki kısa bilgiden sonra asıl konumuza gelelim izninizle; önce BÜTÇE konusunda teknik ayrıntılara girmeden bazı bilgiler aktaracağım ve sonrasında ne yapmamız gerektiğini anlatacağım...
 
BÜTÇE NEDİR:
Bütçe, gelecekteki belirli bir dönemde gerçekleşmesi öngörülen gelir ve giderlerin karşılıklı tahminlerini içeren cetveldir. Bütçe, devletin gelecek bir dönemdeki gelirlerini ve harcamalarını tahmin eden ve yürütme organına harcamaların yapılması, gelirlerin toplanması konusunda yetki ve izin veren bir kanundur. Devlet harcamaları ile gelirlerini ayrıntılı biçimde gösteren, belli bir dönem için harcamaların yapılmasına ve gelirlerin toplanmasına izin veren hukuksal bir belgedir.
 
BÜTÇE'DE 4 (T) FOMÜLÜ:
1. TAHMİN
2. TAHDİT
3. TEVZİN (Gelir-Gider Bölüşümü)
4. TASDİK
 
<<Bütçenin kabul edilip kanunlaşması ile gelecek yıl bütçesi ve geçmiş yılın kesin hesap kanunu kabul edilmiş olur.>>
 
Y O R U M: Bugünlerde size " (9/2-8/1), Tazminatlar v.b. taleplerimizi bütçeye koydurmaya çalışıyoruz" v.s. v.s. anlatanlara;
a) Bütçe Kanunu içinde "Dokuzun ikisi, altmışbeşin üçü, yirmialtının biri v.b. ayrıntılar yer almaz. Kime ne, ne kadar tazminat tahakkuk ettirileceği de yer almaz.
b) Gelir-Gider Dengesi yapılmış bir Bütçe Kanunu görüşmelerinde GİDER kalemlerinden birine 1 kuruşluk dahi yapacağınız ekleme tüm rakamların tekrar gözden geçirilmesine neden olur.
c) Bütçe ödenekleri arasında aktarma yapılması, kamu idareleri arasında kaynak transferlerinin ödenek aktarması yapmaya Cumhurbaşkanı yetkili kılınmıştır.
Strateji ve Bütçe Başkanlığı bütçesine "Personel Giderleri Karşılama Ödeneği"nin konulmasına ve ilgili kuruluşların bütçelerine aktarılmasında uyulacak usül ve esaslara ilişkin hükümlere yer verilir.
 
S O N U Ç: Bütün haklı talepler, dertler, sıkıntılar (9/2-8/1) konusunu NET bir şekilde açıklayıp Hayırlı olsun diyen en yetkili kişiye, Cumhurbaşkanı'na ve diğer taleplerimiz için sözler veren bağlı olduğumuz Milli Savunma Bakanı'na tekrar tekrar anlatılacak. Cumhurbaşkanı da <<....şu, .....şu, ....şu konuların en kısa zamanda gerçekleşeceğini dikkate alın ve kaynağını da şimdiden hazırlayın>> talimatı verecek ve bu iş bitecek. Bu talimatı vermezse kendi bileceği iştir. Cumhurbaşkanı aynı zamanda iktidar partisinin genel başkanıdır ve günü geldiğinde Türkiyem'de mutlak surette Cumhurbaşkanı Seçimi ve Genel Seçimler yapılacaktır. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE ASTSUBAY YETİŞTİREN OKULLARININ LİSANS DÜZEYİNE ÇIKARILMASI
 
TSK'nın en büyük meselesi #astsubaylar meselesidir, hallolmadıkça sıkıntı ve azaplar bitmeyecektir.
Üzerinde uzun yıllardır kafa yorduğumuz ve çalışmalar yaptığımız konulardan birini daha mercek altına alalım ve olması gerekenleri "Haklı Talebimiz" olarak ifade edelim.
 
Konu şu; Türk Silahlı Kuvvetlerine astsubay yetiştiren okulların Önlisans düzeyinden LİSANS seviyesine çıkarılmasıdır. Ayrıntılara geçmeden önce önemli bir nokta üzerinde biraz duralım izninizle; "Haklı Talebimizi" yaparken doğal olarak kendi kurumumuzdan, yani TSK'dan örnek/örnekler vermek zorundayız. Harp okullarındaki eğitim-öğretim yılı iki yıldan üç yıla, üç yıldan dört yıla çıkarılırken yapılan yasal düzenleme ve değişikliklerde hangi argümanlar ve gerekçeler kullanılmış ve öne sürülmüşse biz de aynısını veya onlara yakın argüman ve gerekçeleri kullanacağız.
 
(İKİ YILDAN ÜÇ YILA GEÇİŞ)
---------------------------------------------
KANUN NO:1462 : Harp Okulları Kanunu
Kabul Tarihi : 04/08/1971
 
GEREKÇE
Memleketimizin en eski ve köklü bir irfan yuvasının statüsünün bir kanunla tesbit edilmemesi rasyonel faaliyetine engel teşkil ettiği gibi zaman zaman üniversite ve yüksek okullarla muadeleti de söz konusu olmaktadır. Hergün biraz daha gelişip değişen modern harp teknolojisi takip edilmek için geniş askerî ve genel kültür verilmesi; dolayısiyle müfredatın ve öğretim süresinin bu esasa göre ayarlanması gerekmiştir. Ayrıca 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununda da Harp Okulları Kanununun hazırlanıp yürürlüğe konulması zorunluluğu belirtildiğinden arz olunan tasarı bu noksanlık ve zorunluluğun bir sonucu olmuştur. Yukarda açıklanan nedenler muvacehesinde Silâhlı Kuvvetler Harp Okulları, Lise üzerine 3 yıla dayalı askerî, fen ve sosyal bilimlerde, teknik ve akademik yüksek öğretim, eğitim yapan kuruluşlar olarak kabul edildiğinden maddenin konması lüzumlu görülmüştür.
===========================================
(ÜÇ YILDAN DÖRT YILA GEÇİŞ)
---------------------------------------------
Kanun No: 2218
Kabul Tarihi : 27/03/1979
1462 Sayılı Harp Okulları Kanununun Bazı Maddelerinin
Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bir Ek Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı
 
GENEL GEREKÇE
Çağın ve ülkemiz Silahlı Kuvvetlerimin bilim ve teknolojideki değişme ve gelişme hamlesine harp okullarının da ayak uydurması, kendisini değişim ve gelişim istikametinde yenilemesi kaçınılmaz bir davranış olmuştur. Bunu gerçekleştirebilmek, çağdaş ve modern bir askeri eğitimi uygulayabilmek amacıyla Meri Kanunun 4 ncü maddesindeki esneklikten yararlanılmış, 1974 - 1975 öğretim eğitim yılından itibaren eğitim normal süresi 4 yıla çıkarılmıştır.
 
4 yıllık eğitime geçişin doğal bir sonucu olarak tasarıya ek geçici bir madde ilave edilmiş,böylece eski statüdeki öğrencilerin müktesep hakları ile eğitim sisteminin bütünlüğü korunmuştur.
===========================================
(AKADEMİK UNVANLARA GEÇİŞ "ÖZERKLİK")
----------------------------------------------------------------
Kanun No: 4566
Kabul Tarihi: 11.5.2000
 
GENEL GEREKÇE
Tasarı ve gerekçesi incelendiğinde;
4.8.1971 tarihli ve 1462 sayılı Harp Okulları Kanunu ile Harp Okullarının, teknoloji ve bilim alanındaki hızlı ve sürekli gelişmelere uyum sağlayabilmesinin zor olduğu, günümüz teknolojisindeki hızlı gelişmeler,harp ve muharebe alanlarındaki uygulamaların yeni harp silah, araç ve gereçlerinin teminini ve kullanılmasını zorunlu hale getirdiği, Mer'iyetteki 1462 sayılı Kanun hükümleri ile harp okullarında tam anlamda, üniversitelere eşdeğer lisans eğitiminin verilemediği anlaşılmaktadır.
 
Harp okullarındaki eğitim-öğretimin üniversitelerde okutulan bilimsel dal programlarına eşdeğer olmaması nedeniyle, harp okulu mezunu subaylara verilen lisans diploması sadece askerî alanda geçerli olabilmiş; bu nedenle, harp okulları mezunları, birbuçuk yıl kadar lisans tamamlama eğitimine tâbi tutulma zorunluluğu ile karşılaşmışlardır.
Bu bakımdan, harp okullarında temel bilimler, mühendislik ve sosyal bilim dallarından birinde lisans düzeyinde eğitim verilmesini sağlayacak ve bu eğitim ve öğretimin yapılmasında, planlanmasında, programlanmasında ve düzenlenmesinde ana ilkeleri de belirleyecek şekilde yasal düzenlemeye gidilmesi artık kaçınılmaz olmuştur.
 
Belirtilen nedenlerle; anılan Kanun yerine geçmek üzere hazırlanan bu Tasarıda; günümüzün ihtiyaçlarına cevap verebilecek tarzda ayrıntılı hükümlere yer verilmekte ve aynı zamanda harp okullarına bilimsel özerklik kazandırılmaktadır.
------------------------------------------------------------------------------
Türk Silahlı Kuvvetlerine Astsubay yetiştiren okulların "EĞİTİM-ÖĞRETİM" durumuna bakalım;
 
(İKİ YILDAN ÜÇ YILA GEÇİŞ)
-----------------------------------------
KANUN NO: 1424
Kabul Tarihi: 07/07/1971
 
1424 sayılı Kanun’un MADDE GEREKÇELERİ bölümünden;
 
Madde 23 — Bu madde ile, 926 sayılı Kanunun astsubayların yetiştirilmesi ile ilgili 68 inci maddesinin (a) bendi astsubayların öğrenim düzeylerini yükseltmek ve lise, ticaret lisesi, kolej, sanat enstitüsü ve sağlık koleji mezunlarından istekli olanların astsubay yetiştirilmelerini sağlamak amacı ile değiştirilmektedir.
 
Bugün lise öğrenimi görmüş olan kişiler muvazzaflık hizmetlerini er olarak yapmaktadırlar. Bunları eğitecek astsubayların da daha az bir genel kültüre sahibolmaları düşünülemez. Ayrıca, bugün, komplike bir durum gösteren silâh, araç ve gereçlerin kullanılmasının öğretilmesi astsubaylara düşen görevlerdendir. Bu nedenle astsubay hazırlama okulları Lise öğrenimine denk bir öğrenim vermek üzere 3 yıla çıkarılmaktadır.
===========================================
Şimdi 4752 sayılı Astsubay Meslek Yüksek Okulları Kanunu'na gelelim izninizle;
 
ASTSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULLARI KANUNU
Kanun No: 4752
Kabul Tarihi: 11 Nisan 2002
 
GENEL GEREKÇE
Türk Silâhlı Kuvvetlerinde astsubaylar; subaylar ile askerlik yükümlülüğünü yerine getirmek üzere silâh altına alınan erbaş ve erler arasında ve subayların yardımcısı konumunda olup, Silâhlı Kuvvetlerin profesyonel insan gücünün önemli bir kısmını oluşturmakta ve özellikle idarî ve teknik hizmetlerde istihdam edilmektedirler.
 
Mevcut sisteme göre astsubaylar, Türk Silâhlı Kuvvetlerinin astsubay okullarında yetiştirilmektedirler. Astsubay okulları ise astsubay hazırlama okulları ve astsubay sınıf okullarından oluşmaktadır. Astsubay hazırlama okullarında, lise düzeyinde öğrenim verilmekte, bu okullardan mezun olan öğrenciler, astsubay sınıf okullarında bir yıl süreli eğitim ve öğretime tâbi tutulmakta ve müteakiben astsubay çavuş rütbesi ile hizmete başlamaktadırlar. Astsubay sınıf okullarına,astsubay hazırlama okulu mezunlarına ilâve olarak sivil lise ve dengi okul mezunları ile meslek yüksek okulu ve fakülte mezunlarından öğrenci alınmaktadır.
 
Türk Silâhlı Kuvvetlerinin profesyonel insan gücünün önemli bir kısmını oluşturan astsubayların eğitim seviyesinin yükseltilmesi, çağın gereklerine, bilim ve teknoloji alanındaki süratli değişime ayak uydurabilecek astsubay yetiştirilmesi ve istihdamı, bir zorunluluk olarak kendini göstermektedir. Bu kapsamda Türk Silâhlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına uygun alanlarda yüksek öğretim yapmış astsubay yetiştirmek için astsubay meslek yüksekokulları kurulmasına ihtiyaç duyulmuş ve bu amaçla 24.4.2002 tarihli ve 24735 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 11.4.2002 tarihli ve 4752 sayılı Astsubay Meslek Yüksekokulları Kanunu yürürlüğe konulmuştur.
 
S O N U Ç: Aradan koskoca 17 yıl geçerken köprünün altından da çok sular geçti. Astsubayların da LİSANS düzeyinde Eğitim-Öğretim almalarının zamanı gelmiştir. Milli Savunma Üniversitesi Teşkilat Şemasında <<MİLLİ SAVUNMA ÜNİVERSİTESİ ASTSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULU>> ismini değil <<MİLLİ SAVUNMA ÜNİVERSİTESİ ASTSUBAY FAKÜLTESİ>> ismini görmek istiyoruz. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
Görüntünün olası içeriği: Fahrettin Bağrı
SUBAY-ASTSUBAY TERFİİLERİ KONUSUNDA TARTIŞMALI HÜKÜMLER MEVCUT
 
9 Temmuz 2018'de;
==================
Karar Sayısı: KHK-703 (9 Temmuz 2018) Başbakan Binali YILDIRIM imzalı...
 
MADDE 127- 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun;
e) 33 üncü maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
 
Y O R U M: 926'daki Madde-33'ün (1. fıkrasına) bakalım;
IV – Terfi zamanı:
Madde 33 – Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır.
-------------------------------------------------------------------------
10 Temmuz 2018'de; 703 SAYILI KHK'NİN YAYINLANMASINDAN 1 (BİR) GÜN SONRA 3 NUMARALI C.BAŞKANLIĞI KARARNAMESİ YAYINLANDI...
==========================================
3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
10 Temmuz 2018 (30474 nolu Resmi Gazete)
 
İKİNCİ BÖLÜM
Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli
Terfi zamanı
MADDE 8- (1) Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir.
--------------------------------------------------------------------------
TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU
Kanun Numarası: 926
Kabul Tarihi: 27/7/1967
 
III – Nasıp düzeltilmesi:
Madde 36 – (Değişik: 7/7/1971 - 1424/7 md.)
e) (Ek: 17/4/1975 - 1875/3 md.) Nasıp düzeltilmek suretiyle yapılacak terfiler 33 üncü madde hükmüne tabidir.
 
"IV – Terfi zamanı:
Madde 81 – Astsubayların terfi zamanı hakkında 33 üncü madde hükmü uygulanır."
 
N O T: Hemen 926nın 33 üncü maddesine bakalım;
IV – Terfi zamanı:
Madde 33 – (Mülga: 2/7/2018 - KHK/703/127 md.)
 
926 sayılı Kanun'un 33 üncü madde hükmüne atıf yapılmış olan bu madde, 9 Temmuz 2018'de 703 sayılı KHK ile 33 üncü madde yürürlükten kaldırıldığına göre hükümsüz kalmıştır.
Her ne kadar 10 Temmuz 2018'de (1 gün sonra) 3 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Karanamesi ile "Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir." dense de; 81 inci madde yine de hükümsüzdür.
Çünkü; 3 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Karanamesinin 8 inci maddesinde sadece "Muvazzaf subaylar" ifadesi yer almıştır.
 
Madde 81'in tekrar uygulanabilir hale gelebilmesi için;
a) 926 sayılı TSK Personel Kanunu'nun 81 inci maddesi;
"IV – Terfi zamanı:"
Madde 81 – Astsubayların terfi zamanı hakkında 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Terfi Zamanı" ile ilgili 8 inci madde hükmü uygulanır." ,
 
b) 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 8 inci maddesi;
"IV - Terfi zamanı:"
MADDE 8- (1) Muvazzaf subay ve astsubayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir." ,
 
c) 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 8 inci maddesi;
"IV - Terfi zamanı:"
MADDE 8- (1) 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi personelin terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir."
 
ifadelerinden birinin (a, b, c) olması gerekirdi. Ancak böyle bir madde hükmü olmadığına göre; mahkeme kararıyla hükümleşmiş cezadan dolayı hükmün yerine getirilmesinden sonra, 926 sayılı Kanun'un 36 ıncı madde hükümlerine göre "Nasıp Düzeltmesi" hangi tarihe götürülmüşse o tarihte Derece/Kademe ilerlemesinin yapılması gerekir.
 
NOT: Kanunların durumunu ve “Nasıp Düzeltmesi” konusunu bu şekilde inceledikten sonra bu konu ile ilgili bir örnek vereyim izninizle;
-----------------------------------------------------------------------------------
Muvazzaf bir arkadaşımızın "Aleyhde Nasıp Düzeltme" ile ilgili olarak K.K.K.'lığına yazdığı dilekçesine verilen cevap;
 
2. 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 81 inci maddesinin atıfta bulunduğu 33 üncü maddesi 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak; ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin terfi zamanı düzenlenmiş ve 30 Ağustos günü esas alınmıştır.
 
HEMEN BU MADDEDEKİ ÇELİŞKİLERİ YORUMLAYALIM;
a) Bir gün ara ile çıkarılan Bakanlar Kurulu KHK'si ile yürürlükten kaldırılan madde hükmü, Cumhurbaşkanlığı 3 Nolu Kararnamesi ile daha önce "Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır." şeklinde olan cümleye; "Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir." cümlesini eklemek amacıyla mı yürürlükten kaldırıldı?
 
b) ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesi şöyle;
"Terfi zamanı
MADDE 8- (1) Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir."
 
Y O R U M: K.K.K.'lığınadan gelen cevabi yazıda "Ancak; ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin terfi zamanı düzenlenmiş ve 30 Ağustos günü esas alınmıştır."
 
Görüldüğü üzere K.K.K.'lığının cevabi yazısında "Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin terfi zamanı" ifadesi yer almış ama, ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesindeki madde hükmünde ""Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli" diye bir ifade yok. "Muvazzaf subayların terfileri" ifadesi var.
Astsubaylarla ilgili bir ifade yok. Daha önce astsubaylarla ilgili olan 81 inci maddesinin hükmü 33 üncü maddeye atıfta bulunuyordu ancak; 33 üncü madde KHK 703 ile yürürlükten kaldırıldı.
 
S O N U Ç: Bu konunun hukuki açıdan NET olarak anlaşılabilmesi için kesinlikle hukukçu arkadaşlarımızın desteği gerekiyor. Bu desteğin de TEMAD Hukuk Komisyonunca sağlanması gerekiyor. Yapılacak çok işimiz var. Gerekli çalışmayı yaptığımız konu/konular hakkında geciktirmeden yasal süreç başlatmalıyız. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
Page 1 of 5
genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

Ömer YILDIZ
merhabalar... 1988-1989 yıllarında Ağrı Patnos'ta aynı alayda çalıştığımız değerli arkadaşım Cevat Öğüt astsubayı arıyorum. Bu güne kadar tüm aramalarıma rağmen kendisine ulaşamadım. Şayet yardımcı olursanız çok sevinirim. Tlf; 05323717184
Perşembe, 18 Mart 2021
SİTE VE ASB.GÜÇBİRLİĞİ YÖNETİMİ
Türk'ün inancını,azim ve kararlığını tüm dünyaya ispatlıyarak ÇANAKKALE GEÇİLMEZ destanını yaratan Bu topraklar için tereddütsüz canını feda etmiş M.Kemal ATATÜRK ve tüm kahraman şehitlerimizin ruhları şad olsun. Bu vatan sizlere minnettardır
Perşembe, 18 Mart 2021
SİTE ASSUBAY GÜÇBİRLİĞİ YÖNETİMİ
Yine yüreğimize ateş düştü yine hiçbir değerin geri getiremeyeceği canlarını elim bir helikopter kazası ile ülke için 9 kahramanımız feda etti yaralılarımız var Allah rahmet eylesin ailelerine sabır yaralılarımıza açıl şifalar versin
Perşembe, 04 Mart 2021
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ