EMEKLİ ASSUBAYLAR

EMEKLİ ASSUBAYLAR

BİR DAMLA UMUT BİRİKTİRDİK

 

Önümüze konanlara kader dememek için bir araya geldik,

Kendi ipimizi kesmek adına.

Ulufe değil, insan adaleti adına.

Neye göre;

B.M. insan hakları evrensel beyannamesine göre

Anayasaya göre,

Adaletin terazisindeki kitaba göre.

 

İçimizden kardeşlik ve sadakat duygusu ile inandığımız

arkadaşlarımızı seçtik ve onlara görevlerini fısıldadık.

Kimimiz davaya bilendi, kimimiz de çıkara, nüfusa, ranta.

Bu gün bu yüzden ki bu haldeyiz.

 

Yeni yönetime çok iş düşüyor. hızlı ve güçlü olacaklar.

Oldular da..

Daha bir ay dolmadan da MSB. müsteşarına misafir oldular.

Doğru olan çözümü anlattılar.

 

Top şimdi hükümette.

 

Bunun devamındaki ilişki ve samimiyet ile karşılıklı temaslar inanıyoruz ki sürecek.

Asla taviz verilmeden, oyalamalara gelmeden.

Hükümet sıkıştırılacak.

Yeni yönetimin güçlü iradesinin olduğunu ve aynen dik durulacağını da biliyor, umuyoruz.

 

Kamuoyuna güçlü, birleşik, Türkiyede kitlesel  kalabalığa sahip  bir STK. görüntüsünü

kuvvetle vermeliyiz.

 

Sayfaları,  siteleri, sosyal medyadaki blogları çoğaltmalı,paylaşım ve destek te bulunmalıyız.

 

Hedefimiz ve gündemimiz hep mali haklarımız ile 4 yıllık lisans öğrenim statüsü ve

yeni komutanlık tanımını içeren A-subaylığa yönelik olmalı.

Kamu oyu olmalıyız.

Yönetime de en can suyu desteğimiz böyle  olmalı.

 

Sadece her şeyimizi toplumla paylaşalım,

doğrucu olalım yeter.

Tabandan kopmayalım.

Saygımızı sevgimizi çoğaltalım.

 

Bunu yaparsak, cebimize hakkımız olan ama utanmazca

gasp edilen ücretleri ve maaşları da mutlaka koyarız.

 

Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 

 

 

 

Kulağıma gelen duyumlara göre Sayın Dürgen başkanlığındaki çiçeği burnunda

yeni TEMAD yönetim kurulumuz bir çalıştay buluşması organizesi hazırlığı içinde.

Muhtemelen de bu buluşma  Yılbaşı sonrası.

Davanın temsil tavanı olan yönetim kurulu ile tabanı  olan il ve ilçe başkanlıkları  bünyesindeki üyeler içinden temsile yetkili görülen  akli,donanımlı, kişiler ile  geniş konsensüslü   bir buluşma gerçekleştirilecek.


Bu buluşmaya üye olan olmayan, ihraçlı, küskün  eski –yeni yönetime destek,

muhalif olmuş, olmamış birilerince de  muhalif ve hain ilan edilmiş 

her karşıt ve kavgalı yetkin insan  çağırılacak.

 

Davet;  davanın selameti adına,

birleştirici, uzlaşıcı, barış ve kardeşlik havasını sağlayıcı bir ortak kimlikle

yapılması planlanan bu ilk çalıştay bu güne kadar ki en büyük ve birlik

görüntülü o özlenen  resimle ortaya konulacak.

 

“  Hepimiz aynı geminin içindeyiz.

Artık bundan sonra ayrılık gayrılık, hasımlık, öfke kavga olmasın “

Mesajı  güçlü biçimde verilecek.

Umuyorum, bu anlamda ciddi, öngörüleri, fikir ve önermeleri güçlü,davaya katkı

ve birikimi ile çözüm yollarında yordam sunacak kaliteli,sağduyulu, meselelerde

dışa tavana ,çatıya dönük arkadaşlarımız bu davete çağırılacak.

Böyle olacağını da umuyor ve bekliyorum.

 

Çalışan 96 bin;   emekli 140 bin;   toplamda yaklaşık çeyrek milyonluk bir dava

toplumunun tek yasal ve hukuki temsilcisi olan bu dava derneği, artık güçlü ve

sorumlu adımlar atmak zorundadır.

 Öfkeden, kavgadan, içsel kinden, çıkardan, bel altından beslenmemelidir.

 

Yapılması planlanan bu çalıştaya kimlerin katılması gerektiği konusunu sanıyorum bu anlamda, bu yeni algıda Sayın Genel Başkan ve ekibi ince eleyerek sık dokuyarak tespit edeceklerdir.

Buna da hiç şüphemiz yok

 

Benim, bu noktada;

yapılması planlanan çalıştayın,  uyumuna, üretimine, başarısına, dair tek talebim de şu olacaktır.

Ahmet Keser ve yönetimi ile bazı kendini bilmez arkadaşlarımız;

6 yıl boyunca bu mazlum toplumunun içinde çok günahlar işlemişlerdir.

Kendilerinden önceki yönetimin Başkanı olan Sayın  Mustafa EROL dan başlayarak,

kendi  yönetim kurulu arkadaşlarından devamla,

En başta;

Yıllarını, yaşamını, kimsenin ortada olmadığı o yokluk ve sıkıntılı dönemlerde ortaya koyarak bu günkü adalet toplumunu kuran, buluşturan, çoğaltan duayenimiz,Sayın Ersen GÜRPINAR a,

Bu toplumun en akli ve eğitimli dava ağabeyi olan Sayın Mehmet KAYALI ya;

Assubay toplumunun en değerli büyüklerinden, yılmaz dava savunucularından olan rahmetli abimiz

Adilhan ŞANLI ya ,

Olmazsa olmazımız Sayın Orhan SELIŞIK abimize ,

İstanbulun tek mücadele derneği ve o mümtaz 30 yıllık derneğin bir avuç kahramanlarına,

başındaki Sayın KOLDAMCA ya;

ve ismini saymakla bitiremeyeceğimiz sadece adaletimiz için yüreklerini ortaya koyanlara ;

büyük ahlaksızlık, iftira, ve itham ile aile şereflerine saldıran aşağılamalarda bulunmuşlardır.

Bu toplum Subayın nazarında ve karşısında aynı cumhuriyetin anayasası ve hukuku ile insan

haklarınca tam 70 yıldır ezilen,sömürülen, onur ve haysiyeti ile milyarlarca lira alın teri

utanmazca çalınan bir mübarek mazlum toplumudur.

Yukarıdaki insanlarda bu toplumun,yunusları, kaygusuzları, nazımları, denizleri ve  spartaküsleri dir.

Velev ki bu yanlışı ve saygısızlığı yapan arkadaşlarımız bu önemli buluşmaya gelecekler ise,

En azından,

bu değerli büyüklerimize Sövüp sayanlara, ahlaksızca saldıranlara, eş ve evlatlarını dahi  

aşağılayanlara, bu mümtaz değerlilerimizi  general yalakası, TEMAD düşmanı,  vatan haini, fetöcü, pkk lı ilan edip halkın önüne kurban olarak yem yapanlara…

Bu toplantıdan önce kişilerde hatalarını anlamışlar ve samimi iseler  mazeretsiz özür diletilmeli, bu büyüklerimizin  elleri bu yanlışı yapanlara öptürülmelidir.

Küçük büyüğünden af dilemelidir.

Bu dava en önce yüreklerimizdeki kırgınlığın, öfkenin, dışarı atılması ile ancak yeniden başlatılabilir.

Yürekten gelen saf özürle…..

Assubayın saygı ve görgüsü de bunu gerektirir.

Bunu reddedenin de ne o çalıştay da ne de o buluşmada yeri olmamalıdır.

 

Büyüklerimizin ellerini öpüp özür dilemekten daha değerli olan bir onur varmıdır ki..

var ise hangi onurumuzdur ki….

Sayın Dürgen bunu yapmalıdır.

 

Ya sonrası derseniz…..

İnanın çorap söküğü gibi gelecektir.

Yeter ki sımsıkı kenetlenelim.

Hala,İnadına ASSUBAY olduğumuzu kurda kuşa, ite çakala gösterelim.

Ülkemizin şu zor günlerinde birlik ve dayanışma mesajını verelim.

Eşimizi, evladımızı onurlandıralım.

Bu sınıfı artık yeter….

Gururlandıralım.

 

Saygımla

Adnan Fuat ÖZDEMİR 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim






 

 


1951 de son şeklini alan bir meslekler  üstü emanet bedenler,

ölü canlar  toplumuyuz.

Tam 66 yıl oldu.  Bir gün olsun mutlu olmadık.

Hiç müjdeli bir sabaha uyanmadık.

Hiç adam yerine konmadık.

Tam 66 kere bu ülkede hem yasalar, hem de medeniyet değişti.

Teknoloji gelişti. Kafalar ,fikirler, yasalar, kanunlar yenilendi.

Her şeye herkese dokunuldu.

Toplasan bir mahallelik nüfusa sahip romanlara  bile; 

Mecliste sabahlara kadar ne kavgalar verildi. 

Vatan terk eden Suriyelilere  bile evliya muamelesi reva görüldü.

Bir tek ASSUBAY lar görülmedi, duyulmadı, 

Karınca kadar bile canlı yerine konulmadı.

 

Ne var ki uykusundan uyanış canlının mayasıdır.

İsyanı da atardamarı….

Bu gün artık bu toplum kendini yeniden buldu, keşfetti.

Asıl cevherin kendisi  olduğunu anladı.

Bu gün artık saf, salak ve mülayim değiliz.

İç hizmette tarif edilen  keloğlan, keleş oğlan da değiliz.

Sus pus, garip,gureba, aklı ermez, fikri bilmez de değiliz.

Hele ki mazlum hiç değiliz.

Sadaka bekler gibi saygı ile hak ve adalet hiç beklemiyoruz.

İnsan adaletimize, utanç ücretlerimize “baş üstüne “ hiç demiyoruz.

Biz çağın, medeniyetin, yeni dünyanın ve düzenin yeni ASSUBAYLARI yız.

Davamıza set ve engel olanlara “emre itaatsizlikte “ısrarlıyız.

Neye nasıl ne kadar layık olduğumuzu artık çok iyi biliyoruz.

Artık sadakat, mutlak itaat  yok.   Bilinç ve akıl var.

Artık biz de bu vatanın ve milletin  nezdinde

Zeki müren gibi gönüllerde  birer  “ paşayız.”

Tam 66 yıldır çalınan haysiyet ve onurun bu gün

inatla,dim dik  savunucusuyuz..

Artık kendimizi   beğenmiyoruz.  Ulufe niyetine, aşağılanarak verilenleri 

artık kendimize yakıştırmıyoruz.

 

Mesela adımızı.

Çok eskiden gedikli idik.  Sonra başefendi, sonra başçavuş daha sonra 

astsubay olduk. artık   a-subay olmak istiyoruz.

 

Önce çalınan,soyulan cüzdanımızın adaletini  istiyoruz.

Emeğin karşılığını, Onurlu makamları, komutanlıkları,

sorumlulukları,  biz de istiyoruz.

Çok eskiden yan ödememiz yoktu. iş riskimizde,

adam gibi katsayımızda, derecemiz de…

 

Şimdi artık komutanlık tazminatı da istiyoruz,

makam  tazminatı da. Eşit başlangıç derecesi de,

Adam gibi  Avrupa standardında, statüsünde

Yeni bir personel kanunu,

Subayına verdiğini Assubayından esirgemeyecek

İnsana yakışan maaş ve ücret istiyoruz.

 

Bu gün insanlık marsvan projesi ile güneş sisteminin dışına taşınırken,

Afrikada orman korucuları üniversiteden mezun olur iken

Biz ASSUBAYLAR  artık askeri fakülte mezunu olmak istiyoruz.

Bizler eskiden Generallere koruma ve emir Assubayı idik.

Şimdi o Generalin kendisi olmak istiyoruz.

Eskiden kol ve gövdemizle, işe koşulurduk,

Beyin kısmımıza kilit vurulurdu.

Şimdi beyin takımı olmak,  

Komuta ve karar gurubunun içinde olmak  istiyoruz.

Eskiden ekmekten ,aştan, subaya layık görülen maaştan  mahrum edilir,

velev ki verilirse “ bunlar isyan eder,baş edilmez “  denilip  adaletimizle 

tehdit edilir, onurumuzdan mahrum bırakılırdık.

Şimdi  ekmek ve meslek  adaleti ile onurunun tam kalbinde  olmak istiyoruz.

 

Eskiden  Askeri Ceza Kanunu, İç Hizmet Kanunu bize göre,

bize inat, bize  kısas yazılır, çizilir, uygulanırdı.

Bilimum  hakim,savcı, subay, lisansını ,tezini,terfisini, makamını, konforunu,

saadetini, emeklilik hayalini  bizimle uğraşarak, bizleri kodese tıkarak,

nasıp cezası uygulatarak  bir ömür lokmamızı çiğneyerek  tamamlardı..

Mahkemeler savcılar,iddianameler, içtihatlar,  bize dair yazılır, hazırlanırdı.

Şimdi o faşist, teokratik askeri yasaları utanç mezarlarına gömmek,medeniyetin

adalet ve hukuk sistemini yeniden,BİZLER  yazmak, kanunlaştırmak   istiyoruz.

Eskiden hep mazlum askerin başçavuşu idik. her türlü beladan , kazadan, acıdan,

kahırdan  ottan çöpten  boktan, pislikten  baş sorumlu idik.

Kahraman memed ile aristokrat subayın arasında basamak idik.

Artık  bu ordunun karar ve komuta merkezinde  yepyeni bir komuta gurubu,

lider gurubu, insiyatif gurubu, emir komuta gurubu olmak istiyoruz.

TSK nın yeni mühendisleri olmak istiyoruz.

TSK nın  teknik ve lojistik kuvvesi olmak istiyoruz.

TSK nın omurgası, çatısı, kolonu, direği, harcı, betonu olmak istiyoruz.

Çalınan başta maaş ve  ücretlerimiz olmak üzere her yetim hakkımızın

o çalanlardan geri alınmasını istiyoruz.

 

Kendimizi artık tanıyoruz.

Kimliğimizi geri istiyoruz.

Artık A-SUBAY olmak istiyoruz.

 

Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR 

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

 


 

" geniş bir konsensüs, büyük uzlaşma, güçlü,  teknik,  iş bitirici inanmış bir kadro,  hızlı ve planlı girişimler. "

Bir dava oluşumunda ve yapısında bunlar  yoksa davada hiç bir şey yoktur.

Cesur,akil,uzman,bilen,üreten her assubay aşığı davanın içinde olmalıdır.

Olacaktır.


Bu dava;adalet,insanlık adına köhnemiş duvarlarına harç koyan,

tuğla dizen yürekli ve cesur insanların oluşumu ile yürütülmelidir.

Yürütülecektir.


Bu dava bizlerin onur kavgasıdır. Adamlık inadı dır. 

Herkesin az çok  eli yanmalıdır.

Yanacaktır.


Yeni yönetimde irademiz ve aklımız ile  vizyonumuz

"ya hepimiz insan olacağız,ya da hepimiz yine kul olup susacağız"olmalıdır.

Olacaktır.


Bu dava yüksek hedeflerin davasıdır.

 İnatla, çalışarak, boğuşarak, üreterek, koşarak, bıkmayarak……

İsteyerek, inanarak kazanılmalıdır.

Kazanılacaktır.


Bu dava;  davayı içeriye değil,hırsımıza, egomuza, çıkarımıza, taşıyarak değil,

 Binlerce masumun, mazlumun onur ve haysiyetinin geri alınması adına  

yukarıya, en yukarıya bayrak açılarak sürdürülmelidir.

Sürdürülecektir.

 

Tüm  cesur yüreklerle omuz omuza  eş ve evlatlarımıza verdiğimiz sözle ve yeminle billahi  sürdürülecektir.

Bu dava;  TEMAD'ı  ulu çınar görenlerle;

gölgesindeki tüm ASSUBAYLARI ve ezilmişleri   yoksulluğun utancından kurtarmaya ahdetmiş mazlumlarca,

onları  tek yürek,tek vücut, tek irade  yapabilecek zihniyete ve adalet anlayışına sahip yönetimdeki tüm lider kadrosunca verilmelidir.

Verilecektir.


Bu dava temad içinde, temad ın çatısı altında büyüyen birleşen tüm emekçilerle,

Sadece  ekmek ve insan adaleti için,

sonra da hukuksuzluğa karşı evrensel hukuk için,

Atatürk cumhuriyeti ve devrimleri adına, kuvayı vatan için,

Omuz omuza  yan yana sırt sırta ,yıkılmadan, usanmadan

kıç baş eğilmeden oynamadan, kıvırtmadan,adam gibi  verilmelidir.

Verilecektir.

 

Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor


 

Assubaylar ve emeklileri olarak haklarımızı alırken çatışmacı ve ayrıştırıcı söz yazı ve eylemlerle değil

taktiksel hatalaradüşmeden,birleştirici, hukukun üstünlüğüne saygılı, muhataplarla diyalog halinde,

geniş katılımlı, bütünleyici stratejiler ile yapılacağı inancındayım.

Astsubay mesleğini ilke edinmiş olanlar; Mesleki bilgi birikimi ile yüksek donanıma sahip kişilerdir,

Bu insanlar fırsat verildiğinde daha yüksek verim ile çalışmak için kişisel gelişimlerini artırmak için çaba sarf ederler,

Aile ve toplum ilişkilerine önem verirler, iyi bir eş, iyi bir babadır. Bu nedenle toplumda saygın kişilerdir,

Emekli olduktan sonra bile önemli ve kritik işlerde aranan nitelikli insan kaynağını oluştururlar, toplumla daima iç içedirler,

Cumhuriyete, demokrasiye, insan haklarına, Atatürk ilke ve inkılaplarına gönülden bağlı insanlardır,

Ülkesinin bağımsızlığı ve özgürlüğü içincanını esirgemekten asla çekinmezler, gerekirse ölümü bile göze alırlar,

Bilime ve akla uygun çağın gereklerine göre hareket ederler. Koordineli, stratejik, geniş düşünce yeteneğine göre

hareket eden iş anlayışlarına sahiptirler,

Sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin, sendikaların aktif, katılımcı üyeleridir.

Toplumsal çalışmalarda üzerlerine düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirirler,

Türk silahlı Kuvvetleri ve onun manevi şahsiyetine daima saygı duyarlar, görev sürelerince emirleri altında

bulunan astlarına karşı evlatlarına gösterdikleri özen ve sevgi içerisinde hareket ederler,

Yurt dışı görevlerde ve çalışmalarında ülkesini en iyi şekilde temsil etmek ve onurlandırmak için çaba sarf ederler.

Başka ülkelerin vatandaşlarına karşı hoş görülü ve saygılıdırlar,

Bedeni yeterliklerini ve sağlıklarını korumakta göstermiş oldukları özen ile toplum ve halk sağlığında öncü kişilerdir,

Çevreye karşı duyarlı, bulundukları her yeri ağaçlandırmakta özen gösterirler, yeşili severler,

Yaşadıkları kentlerde; sanata, spora, kültüre önem verirler, aktif çalışırlar, profesyonel olanlar ülkemizi yurt içi ve

yurt dışı müsabakalarda en iyi şekilde temsil etmeye çalışırlar,

Çocuklarını sanata, spora ve kültüre karşı eğitirler,

Ekonomide ülkem kazanırsa bende kazanırım anlayışına sahip insanlardır.

Tasarrufa önem verir, üretim için küçük ölçekli yatırımcı, kooperatifçi, esnaf, teşvik edicidir.

Global dünyanın ekonomik anlamda çarklarını bilir ve uygulama yeteneğine sahiptirler,

Teknolojiyi takip eder, yeni icatlar üretir, ürettiğinin yurt kalkınmasına fayda yaratması için uğraşır,

Yetiştirdikleri evlatları, ülkede söz sahibi makam ve mevkilerde görev alırlar, bu evlatlar ki babalarından aldıkları

terbiye ve vatan sevgisi ile ülkesi için en iyi şekilde hizmet ederler,

Özel eğitim merkezlerinde, üniversitelerde hocalık yaparak yeni nesillerin eğitilmesinde katkı sağlarlar,

Assubay mesleğini ilke edinenler; Vatanseverdirler, yüksek karaktere sahip yüce Türk milletinin evlatlarıdırlar.


Hamdi ÖYKE 16 Aralık 2017 Beylikdüzü - İstanbul

 

Hamdi Öyke'nin Profil Fotoğrafı, Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gözlük ve yakın çekim

 

Yeni yönetim kurulumuz ile çiçeği burnunda Genel Başkanın 15 günlük  oryantasyon ve alışma,ısınma

süreci artık bitmiş olmalı.

 Ben ilk günden bu güne hiç dinlenmeden soluksuz olarak çalışmaya başladıklarına da eminim.

Bu toplum samimi olarak elinden gelen tüm desteğive krediyi özveri ile Sayın Genel  Başkana 

biliyorum ki  tereddütsüz  sunacaktır.

 Sayın Dürgen ve Yönetim kurulu eskilerin üzerine bir sünger çekerek, ortam gerginliğini yumuşatarak

itidal içinde yeni bir dönem sayfası açmak istiyorlar.

 

Geçmişle kavga etmek yerine, herkesin kaynaşacağı, küskünlüklerin kucaklaşmaya dönüşeceği

yeni bir Assubay dünyası kurmanın yol ve yordamının alt yapısını oturtmaya çalışıyorlar.

 

Bu onların en doğal  hakkıdır.

 

Bu da olması gereken yeni dönemin bir uyum  haritası.

Çünkü iş çok.  

Enkaz çok. 

Sil baştan sistem kurmak çok zor.

Bu anlamda da Genel Merkezin yeniden yapılandırılması gerekecek.

 

Yeniden kapıların üstüne isimlikler yazılacak. Tozlu masalar temizlenecek.Boş dolaplar doldurulacak.

Ciddi bir görev dağılımı ve sekreteryası ile çalışma ofisleri oluşturulacak.

 TEMAD genel merkez ve şubeler yeniden dizayn edilecek.

Tahmin ediyorum ki bomboş bir kasa teslim alındı. Mali zorluklar yaşanacak. Yeniden yapılanma için

masraf gerekecek.

Yeni yönetim zorlanacak.


Ama demokrasilerde çare tükenmez.

Bu toplum kendi aşısını kendi bulacak. Yapacak. Aşı da illaki tutacak.

Mikroplar temizlenecek. 

Dürüst,samimi, birbirine yaşça saygılı ,sevgili bir dava kulübü bu sefer yalansız çıkarsız, kinsiz kavgasız tesis edilecek.

 

Bu anlamda şubelerin de işi çok zor. Genel merkezi besleyecekler, destekleyecekler. Yanında olacaklar.

Bel altı, ufak hesaplara girmeyecekler.

Keser dönemini toprağa gömecekler.

Asla da körü körüne biatkar olmayacaklar.

Eğriye eğri diyecekler.

İradeli olacaklar.

Bilgi belge ,önerme üretecekler.


Şimdi geliyorum asıl kesime, kısıma.

Tabana.

Taban yani 220 bin çalışan ve emekli Assubay ne bekliyor ne istiyorlar.?

Önce adalet istiyorlar…

Hangi adalet derseniz…

Önce kendi içlerindekini

Çalınan kayıp edilen 6 yılın adaletini…

Bu davanın mukaddesatına inanmış binlerce mazlum emeklinin ,eşinin, evladının kenara

biriktirdiğiüç kuruşlarını Temada bağış yaptığı,helal ettiği tam 2 trilyon liranın  nelere, nerelere

harcandığının akibetinin adaletini…

6 yıllık yönetimin hesaplarını, harcamalarını, belgelerini, karşılığını, bedelini görmek istiyorlar.

 

Eski yönetimin kuruşuna kadar her harcamasının tek tek incelenip bu topluma sonucunun

açıklanmasını istiyorlar.

Ekmek davası adına neler yapılmış, hangi kapılar çalınmış, neler talep edilmiş,

bunların son durumunun açıklanmasını da istiyorlar.

Kooperatif, vakıf, gayrimenkul adına yenilen tüm haltların ve işletilen tezgahların da

açıklanmasını istiyorlar.

En incesine kadar, detayına kadar.

Bay Keserin nerelerden ne amaçla, hangi vasıfla  

kaç lira maaş, ücret,aylık ücret  ve huzur hakkı aldığını da öğrenmek istiyorlar.

Temadın özellikle son 3 yıllık tüm harcamalarını da, kasa da kaç lira olduğunu da,

Yeni yönetimin eskiden ne devir aldığını da..

Şeffaflık, dürüstlük, adalet adına, mazlum hakları adına bilmek istiyorlar.

Yeni yönetimin de aynı adalet duygusu ile çalışmasını ve bu toplumun

artık ne olursa olsun şeffafça  her şeyden bilgilendirmesini istiyorlar.

Bu onların hakkı….

Başka ne bekliyorlar derseniz….?

Bir de 15 gününü dolduran yeni yönetimden bir hamle, bir çıkış, bir eylem bekliyorlar.

İlk adımı….

Sabahın ayaz alacakaranlığında “ vira destur “ deyip kırık, bozuk ,yaşlı takasının ipini çözüp

kıyıdan karanlık sulara  açılan tekne mürettebatı gibi.

Umut közüne bir nefes üflenmesini, ilk ateşi yakmanızı istiyorlar.


Diyorlar ki………

“ Pruvanız rüzgarla dolsun ”

 Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR


 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 


 

Yıllar birbirini takip etti..

Umutların,umutsuzluga dönüştügü  yılları yaşadık birlikte.

Yaşatanlar! Koskoca sınıfı bu noktaya taşıyan kimdi ?

Koltuk uğruna kırk yıllık arkadaşlarını yolda bırakanlar! Son üç dönemde kimler geldi kimler geçti unutulmaz.

SEBEP SİZSİNİZ bay Ahmet.

Baş tacı olabilecekken,idaalllerin topluma hizmet olması gerekirken menfaatler ön plana çıkınca Makam sahibi olacakken adamlık yok oldu gitti.!

 

TEMAD derneğimizi teslimiyetini  kaybetmiş bir dernek (STK) haline getirmedeki başarınız ! tartışılmaz.

Sevginin kardeşlik olduğu bu dönemlerde tam aksine sınıfımızı birbirine düşman,kavgalı, mahkemelik noktasına taşıdınız.

Yükselirken kırdın döktün,genelkurmay dahil tüm birimlerle kavgalı bir yol izledin.

Kimseyi dinlemedin,yönetim kurulundaki karşı görüşteki yol arkadaşlarını yolda bıraktın.Yola çıktığın arkadaşlarını yolda buldukların ile değiştirdin.

Ve yolunu kaybettin hem de arkadaşlarını,dostlarını.

Hani bir söz vardır ! ‘’Ayni fikirde olmamak düşmanlık zannedilmediği zaman ADAM oluruz."

Adam demişken eşeğini bile boyatıp insanlara ZEBRA diye yutturabilirsin AMMA;artık siz hangi kılığa girersen gir adam olduğuna inandırmanız zor !

 

Hiç bir şeyi kaybetmedik dense de tam koca 6 yılı kaybettik. Hiç bir şeyi de kazanamadık.

 

Kişisel egonun egemen olduğu başarısız bir yönetimle  bu güzide derneğimizi de tam 6 yıllık tüm siyasal ve sosyal gelişmelerin gerisine düşürdük. 

 

Çok fazla acil gündemlere müdahil olamadık.

Assubay toplumunu koruyup kollayamadık.

Siyasete ve Hükümete tavır ve tepki gösteremedik.

Ağır dernek olamadık.

Ahmet’in ihtirasları ve köşe dönme hayallerine tam 250 bin kişi kurban edildik.

 

Soyulduk.

Aldatıldık.

Ceza ile dövüldük.

Adamlarınca aşağılandık.

 

 

Koyun yerine,hain destekçisi yerine  konulduk. 

Bu çılgın aklı seyrettik.

Utanmaz yüzüne bir Assubay tokatı  olsun atamadık.

Taa ki 30 Kasım günü kendi tokadı kendi suratında patladığın güne kadar. 

 

Peki ne olacak şimdi?....

Devir teslim denilen al gülüm ver gülüm, al takke ver külah tarzı devir teslim muhabbeti ile  bunca masuma işlenen günahlar denize mi dökülecek?

 

Ya kanatılan yürekler, giden asude ömürler, kırgın ve küs ölüveren o masum yüzler, aldatılan, gönlü ve umudu köreltilenler, küstürülenler!!! 

 

Ya acıtılan onurlar, hakaretler, aşağılamalar, küfürler, ya onca ihraçlar.....

 

Har vurulan savrulan, tüketilen  yetim bağışları onca paralar. 

 

YA KANDIRILAN EMEKLİLER.

 

YA   BİNLERCE İNSANIN UMUDUNDAN TÖRPÜLENEN,NEMALANAN O  ŞAHSİ  TİCARİ KAZANÇLAR, NEMALAR, MAAŞLAR, LÜKS VE İHTİŞAMLI YAŞAMLAR. 

 

Ne olacak şimdi? Gidecek mi elini kolunu sallayarak bu topluma kan kusturan bu ahmet keser!

 

Sorulmayacak mı bir hesap? Vermeyecek mi bir cevap?

 

Bu toplum adaletinin hesabını kendi içindeki çıkarcılara ve nankörlere sormayacak mı?..

 

Ben adaletimi istiyorum. Kısasa kısas yaşamak istiyorum. Sınıfını ve davasını satandan hesap istiyorum.!!

 

Var mı bu sistemde ihanete adalet?..

 

Adalete ihanet…

Ve şimdi yuhalarla gittin, AHLAR peşinden gelecek unutma.

 

En tehlikeli insanlar biliniyor ki kendini bilge sanan yarı cahillerdir.

ÇOK AH ALDIN ÇOK.ÖDE ÖDE BİTİREMEYECEKSİN !

Kalıbının adamı ve konumunun adamı oldun mu ne dersin ?

Çünkü ben seni ALLAH'A havale ettim. Bana değil ona hesap vereceksin.

Bu yazı bu konuda son yazıdır ismini dahi duymak istemiyorum.

Saygı ile.


Atilla ABAYLI


Assubaylar bu ülkeye ve ordusuna sadakatini teri,canı ve kanı ile kanıtlamışlar ANCAK;  Bizlerin teri,kanı şaşal suyu vatan uğruna feda ettiğimiz ve hiçbir değerin geri getiremeyeceği canımız yok sayılmıştır. 

İletişim çağında sitemizin yaktığı mücadele ateşi etrafında yeniden örgütlenen  assubaylar haksızlığa karşı durarak emeklerinin, alın terlerinin, akıttığı kanlarının karşılığında "imtiyaz değil adalet istiyoruz" diyerek verdikleri mücadelede   Ahmet KESER ve ekibini umut olarak görmüşler ve  başkan seçerek mücadele tarihinin en büyük desteğini vermişlerdir. 

Ne yazık ki bu desteği kişisel hesaplarına heba eden Ahmet KESER kendini bulunmaz hint kumaşı bizleri de kurşun asker olarak görmüş TEMAD TÜZÜĞÜ'ndeki görevlerini, verdiği vaatleri unutmuş kelimenin tam anlamı ile TEMAD'ı babasının çifliği olarak görmüş, birlikte yola çıktığı yol arkadaşlarını yolda bulduğu ruh ikizleri ile değiştirmiştir.

Assubay sevdalılarının yapıcı eleştirilerine birilerine yaslanmadan ayakta duramayan görevden tanıdığımız zayıf karakterli biat kültürünü benimseyen nemacı yalakalarla başarısızlığı gizlemek, gündemi değiştirmek amacı ile öneren,eleştiren  mücadele gönüllülerine  hakaret ve iftiralarda bulunarak birliğimizi dinamitlemişlerdir.  Bu yüzden birçok mücadele gönüllüsü küserek,lanet olsun diyerek mücadelesini TEMAD dışında sürdürmek zorunda kalmıştır. 

Dernekler elbette ticari faaliyetler yaparak kendilerini güçlendirir; ancak KESER Assubay ve TEMAD adını kullanarak assubay ve ailelerini  adeta istismar ederek kendisine  kişisel ikbalini sağlamayı amaçlamıştır.

Dağ başındaki tarla hissesinin  çok yüksek fiatlarla gelecek sağlayacak arsa diye satılması,milyonluk daire satışlarına komisyonculuk yapılması, yandaşlara TEMAD imkanlarının sunularak resmi TEMAD sitesinde reklamlarının yayınlanması , AB kadın istihdam fonundan kredi almak için kurulan kooperatifte assubay eş ve kızlarının bırakın tek kuruş kazandırmayı borçlandırılıp umutlarını yok edilmesi,Tazminatlar ve 9/2 basit sorundur TEMAD A.Ş ile TORKU ve OYAK'ı geçeceğiz assubaylar ihya edilecek diyerek ucu açık bir macera olan VAKIF kurulma çalışmaları, genelkurmay ve hükümet tarafından muhatap alınmayacak duruma gelen TEMAD'ın itibar kaybı gibi birçok olumsuzluk ve aymazlıkla assubayların haksızlıklarının katmerlenmesine sebep olmuşlardır.

İstikrar bozulmasın düzelir umuduyla kendisine oy verenleri KOYUN olarak görmesi birçok meslektaşına kabul edilemez hain feto destekçisi yakıştırması bardağı taşıran damla olmuştur.

30 KASIM Olağan büyük genel kurulda yediğin hurmalar bir gün gelir seni tırmalar dedikleri gibi kendi kişiliğini yansıtan hezeyanlar gösteren KESER ne kadar acıdır ki yuhalararak başkanlığa ve saltanatına veda etmiştir. 

Genel kurul büyük bir bilinç ve sağduyu il assubayların kaderini elinde tutmaya onları temsil etmeğe aday olan Sn.Hamza DÜRGEN ve ekibine bu yetkiyi vererek başkan seçmiştir.

TEMAD ve mücadelemizin aldığı yara büyüktür. Sn.Dürgen ve arkadaşlarının işi elbette zordur,toplumun beklentileri fazladır ama sağduyulu,kararlı bilgili ve en önemlisi üyesine saygılı şubeleri ile ortak kararlara imza atan bir yönetimin başarılı olmaması imkansızdır. 

Bizler, Sn.Hamza DÜRGEN ve ekibine eleştiri hakkımızı saklı tutarak her türlü desteği vereceğiz ve kendilerine bu kutsal görevde başarılar kolaylıklar diliyoruz, ALLAH UTANDIRMASIN.

YAŞASIN  ADALET , YAŞASIN TÜRK ORDUSUNUN KAHRAMAN ASSUBAYLARI  VE ONLARIN  HAKLI MÜCADELESİ. 

 

Saygılarımızla 

SİTE VE E.ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU 

 

 

 

SAYIN BAKANIM;

 

 

TSK .LERİ 15 TEMMUZDA TARİHİNİN EN ACI VE TALİHSİZ   DARBE KALKIŞMASINA TANIK OLMUŞ VE KAPANMASI UZUN YILLAR SÜRECEK BİR YARA ALMIŞTIR.

 

1960 DAN BERİ DEVAM EDEN VESAYETÇİ –STATÜKOL    SUBAYLIK VE GENERALLİK SİSTEMİ  YILLAR İÇİNDE KENDİ STATÜKOL ANLAYIŞINI VE KUDRET ERKİNİ KORUYUP EBEDİ KILMAK ADINA  SAYISIZ DARBE, MUHTIRA TARZI DEMOKRASİ DIŞI GİRİŞİMLERE KALKIŞMIŞ VE PARLAMENTER CUMHURİYETİN ÜZERİNDE BİR DEMOKLES KILICI  OLARAK HEP VAR OLMUŞTUR.

 

15 TEMMUZDA İSE  SADECE AKTÖRLER  DEĞİŞMİŞTİR.

 

NASIL PRUSYAVARİ VESAYETÇİ  KOMUTA YAPISI  KUVAYI MİLLİYE RUHUNDAN DOĞAN  ATATÜRKÇÜLÜĞÜ 1950 LERDEN BERİ KILIF OLARAK KULLANMIŞSA;

PEYGAMBER OCAĞI BU MÜBAREK ORDUYU BİR GENERALLER İMPARATORLUĞUNA DÖNÜŞTÜRMÜŞSE,

 İSLAMI KILIF YAPAN BİR YOBAZ DİN YAPISI DA AYNI YOLDAN YILLARCA KENE GİBİ İÇTEN İÇE TSK YI KULLANMIŞTIR.

 

KORUNMASI VE SARILINMASI GEREKENİN DE SADECE VE SADECE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK RUHU OLDUĞUNU GAFLET VE DELALET İÇİNDEKİLER UMUYORUZ Kİ  BU GÜN EN SONUNDA GÖRMÜŞTÜR.

 

CUMHURİYETE İHANETİN BEDELİ HER ZAMAN AĞIRDIR. KİMSE DE BU BEDELDEN KAÇAMAMIŞTIR. TSK YA BU DENLİ BÜYÜK ZARAR VE BEDEL ÖDETENLER DE BUNDAN KURTULAMAYACAKLARDIR.

ASTSUBAY TOPLUMU BUNA YÜREKTEN İNANMAKTADIR.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRKE VE ONUN CUMHURİYETİNE ÖLESİYE BAĞLI OLDUKLARI KADAR.

ASLINDA İÇİ OYULAN, ÇÜRÜTÜLMEYE ÇALIŞILAN TSK NIN LİDER VE KOMUTA YAPISININ BİRLİK VE BÜTÜNLÜĞÜ RUHU OLMUŞTUR.

ASTSUBAY TOPLUMU AÇ VE YOKSUL BIRAKILMIŞTIR. EKMEK ADALETİ ÇALINMIŞTIR. BU GÜN NE UTANÇ VERİCİ BİR GÖRÜNTÜDÜR Kİ, ÖMRÜ VATAN İÇİN TERÖRLE BOĞUŞAN BU KAHRAMANLARIN EMEKLİLERİ   ŞİMDİ İ  HALEN ASGARİ ÜCRETLE EN KÖTÜ KOŞULLARDA EN PİS VE KÖTÜ İŞLERDE, ÜÇ PARALIK İNSANLARIN EMRİ ALTINDA PİYASADA ÇALIŞMAKTA ,YAŞAM SAVAŞI VERMEKTEDİRLER.

SUBAY EMEKLİSİ GÖLDE BALIK TUTARKEN, TORUNUNA YAŞ GÜNÜ HEDİYESİ ALIRKEN, TURLARA KATILIP ENSE KARARTIRKEN…..

HEM DE EMEKLİ OLMAMAKTA DİRENEN KADROSUZ ALBAYA 60 BİN LİRALIK BALLI TEŞVİK PRİMLERİNİN  VERİLDİĞİ ŞU GÜNLERDE……

BU CUMHURİYETİN KURUMLARI, SİYASET, ERKLERİ, YASA YAPICILARI, ULUFE DAĞITICILARI ÇOK İYİ BİLMELİ Kİ;

 BİZLER UZAK DİYARLARDAN,OKYANUS ÖTELERİNDEN  GETİRİLEN KARA KÖLELER  DEĞİLİZ…

PRANGAMIZ VATAN….

ALNIMIZDAKİ YAZGI TÜRKOĞLU TÜRK……

 

BİZLER DE HERKES GİBİ  ANADOLUNUN KANINDAN CANINDAN YÜREĞİNDEN GELEN YAĞIZLARIZ,YİĞİTLERİZ,ŞUHEDALARIZ.

BU VATANIN EN HELAL SÜT EMMİŞLERİYİZ.

 

TÜM ŞEHİTLİKLER NAMUSUMUZ VE ANDIMIZDIR. SUBAYIN NAZARINDA, NE KADAR NEYİ HAK ETTİĞİMİZE O MEZARLARIN TAŞLARINI ALLAH RIZASI ADINA LÜTFEN SAYIP BİR BAKINIZ.

 

SAYIN BAKANIM….

 

BU  ACILARIN YILLARDIR YAŞANMASININ TEK SEBEBİ  TSK NIN % 65 İNİ BARINDIRAN ASSUBAY KOMUTA VE LİDER KADROSUNUN 50 YILDIR EKONOMİK, MALİ, SOSYAL VE İNSANİ YÖNDEN İNANILMAZ DERECEDE SÖMÜRÜLMESİ VE AŞAĞILANMASI POLİTİKASIDIR.

BİZ HANGİ CEZANIN VE İHANETİN BEDELİYİZ Kİ BİR EMSAL SUBAY EMEKLİSİNİN MAAŞININ YARISINA REVAYIZ.

NESBİMİZ Mİ BOZUK, SOYUMUZ MU ….

TAM 60 YILDIR İNSAN GİBİ, ÖMER ADALETİ VE SABRI İLE MÜCADELE VERİYORUZ.

 

BU ORDUNUN ANA OMURGASI ASSUBAYLARDIR.

 

ONLARI HER KİM Kİ O ÖMER ADALETİ İLE MÜLKLENDİRİRSE  BİLİNMELİ Kİ, TSK YI DÜNYANIN EN GÜÇLÜ VE EN SAĞLAM İÇİNE NİFAK SOKULAMAZ  ORDUSU YAPACAKTIR.

 

FORMÜL DE İRADE DE BUDUR.

 

BU FORMÜLÜN AÇILIMI DA ÇOK BASİT VE İNSANİDİR.

HZ. ALİNİN DEDİĞİ DE , KURANIN İLK SURESİ  OLAN BAKARANIN DEDİĞİ DE “OKU “ EMRİNDEDİR.

ASSUBAYLARA  M.S. ÜNİVERSİTESİNDE 4 YILLIK LİSANS DENGİ EĞİTİM VE ÖĞRENİM KANUNU HAKKINI LÜTFEN VERİNİZ.

HER TÜRK EVLADINA AYNI ÖĞRENİM HAKKINI YASA İLE TANIYINIZ.

BAŞARANLARI SUBAY GERİDE KALANLARI DA ASTSUBAY YAPINIZ.

HER ANADOLU EVLADININ BİR GÜN ORDULAR YÖNETECEK MUKTEDİRDE  VE CESARETTE  OLMA  HAYALİNİN  ÖNÜNÜ AÇINIZ.

SUBAY İLE ASSUBAYIN, ÇALIŞANI VE  EMEKLİLERİ  ARASINDAKİ MAAŞ VE ÜCRET UTANCI FARKINI BİTİRİNİZ.

ASSUBAYLARI DA 4 YILLIK ASKERİ FAKÜLTE STATÜSÜNE KAVUŞTURUP 8/1 DEN BAŞLATINIZ.

 

ÜÇ ANA KALEM TAZMİNATI ÇALIŞAN VE EMEKLİ ASSUBAYLARA DA VERDİRİNİZ.

 

TÜM EMEKLİ ASSUBAYLARIN  1. DERECEDEN MAAŞ İNTİBAKLARINI  YAPINIZ.

ÇALIŞMA YAŞAMINDA ALDIKLARI ASKERİ KABAHAT VE CEZALARA DAİR SİCİL NASIP KAYIPLARINI KALDIRTINIZ. HERKESİ EMEKLİSİ DAHİL EMSALİNİN DERECESİNE GETİRTİNİZ.

ASSUBAYI AFFETMEK ÇOK MU AĞIR…..

APONUN BİLE BİR ZAMANLAR AFFININ KONUŞULDUĞU BİR MEMLEKETTE.

 

ASSUBAYLARI ARTIK EKSİK DERECE REZİLLİĞİNDEN,TAZMİNAT AŞAĞILANMASINDAN, MAAŞ UTANCINDAN, MAKAMSIZLIK, YETKİSİZLİK, KOMUTASIZLIK UTANCINDAN KURTARINIZ.

EMEKLİSİNE SUBAY EMEKLİSİNİN % 45 İ KADAR  MAAŞI LAYIK GÖREN ALÇAKÇA  GERİCİ BAKIŞI, ZİHNİYETİ VE  KALIBI YIKINIZ.

KINALI KUZUYA KINASININ HAKKINI VERİNİZ.

SİZ BU YÜZDEN BAKANSINIZ.  BU YÜZDEN ADALETİ ADİLCE DAĞITMALISINIZ.

LÜTFEN  BU TOPLUMA ŞEREFİNİ İADE EDİNİZ.

TSK NIN UĞRADIĞI BU HAKSIZLIKLAR VE YIPRANMIŞLIK;

BU SINIFA 4 YILLIK AKADEMİK EĞİTİM VE ÖĞRENİMİN VERİLMEYİŞİNİN, ASSUBAYLARIN HEP AKIL,BİLGİ, BECERİ İLE İRADENİN DIŞINDA TUTULMASININ, BEYİN TAKIMI, KOMUTA VE KARAR İLE TAKTİK İNSİYATİFTE PLANLAMADA KULLANILMAYIŞININ NETİCESİDİR VE BU GÜN GELİNEN ACI NOKTA DA BUNUN SONUCUDUR.

 

SAYIN BAKANIM,

TSK NIN %65 ÇEKİRDEK LİDER KADROSU ASSUBAY  SINIFIDIR.

TSK NIN BU GÜN EN BÜYÜK MESELESİ DE ASTSUBAY MESELESİDİR.

BU MESELE HALLOLMADAN TSK İÇİNDE  ASLA BİRLİK VE DİRLİK RUHU HUZUR BULMAYACAKTIR.

 

BU SINIF 1951 YILINDAN BU GÜNE KADAR 4752 SAYILI KANUNLA TANIMLANAN  SUBAY YARDIMCISI BİR SINIFTIR.

AMA ÖRGÜN HİÇ BİR EĞİTİM VE ÖĞRENİM DONANIMI BU SINIFA BİLİNÇLİ OLARAK SAĞLANMAMIŞTIR.

 

15 KASIM 2016 GÜNÜ BAKANLAR KURULU KARARI İLE;

 TSK YA LİDER VE KOMUTA GURUBU YETİŞTİRMEK ÜZERE MSB. ÜNİVERSİTESİ SİVİL AKADEMİK BİR YAPIDA KURULARAK KANUNLA YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR.

ASSUBAY TOPLUMU ÇOK GECİKİLMİŞTE OLSA ANAYASADAN VE İNSAN HAKLARINDAN DOĞAN  4 YILLIK FAKÜLTE  LİSANS DENGİ ÖĞRENİM HAKKINI YILLARDIR HER PLATFORMDA VERDİĞİ MÜCADELE İLE  SAVUNMAKTADIR.

İNANIYORUZ Kİ, ASTSUBAY TOPLUMU VE SINIFI ÇALIŞANI VE EMEKLİSİ İLE BU BÜYÜK DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜMÜ DE  MİLLETİNİN BAĞRINDAKİ  HAK ETTİĞİ YERİ İLE MUTLAKA  KAZANACAKTIR.

BU ANLAMDA ASSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULLARININ 2 YILDAN 4 YILA YÜKSELTİLMESİ KONUSUNU, ANAYASAYA VE HUKUKA UYGUN OLARAK YAZILI BİR TALEP OLARAK  İLETMEK ADINA,

KISA ADI TEMAD OLAN TÜRKİYE  EMEKLİ ASSUBAYLAR DERNEĞİ GENEL BAŞKANI OLARAK YÖNETİM KURULUM VE BİR MİLYONLUK ÇALIŞAN VE EMEKLİ AİLEM ADINA SİZLERE İLETME ONURLU GÖREVİ ŞAHSIMA TEVCİH EDİLMİŞTİR.

ÜZERİMDEKİ BU EMANETİ DE SİZE ARZ ETMEK VAZİFEMDİR.

 

SAYGIMLA

 

TEMAD GENEL BAŞKANI.


(NOT: BU TASLAK BİR METİNDİR. TARAFIMCA KALEME ALINMIŞTIR. HİÇ BİR TEMAD GENEL BAŞKANI DA ZATEN  BUNU GÖNDEREMEYECEĞİ İÇİN ÖYLESİNE LAF OLSUN TORBA ZEYTİNLE, GEZİ TOZU İLE DOLSUN DİYE YAZILMIŞTIR)



 

2013 Yılında  bir  Kuvvet  K.lığımız   Askeri Personel kanununda şu şekilde bir değişiklik talep etmişti.

 

 

“Astsubaylardan, hazırlık sınıfları hariç olmak üzere bitirdikleri fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarının  öğrenim süresi  iki yıl olanlar 9 uncu derecenin 2 inci kademesinden,

 üç yıl olanlar 9 uncu derecenin 3 üncü kademesinden,

dört yıl ve daha fazla olanlar 8 inci derecenin 1 inci kademesinden göreve başlarlar.”

Bu teklifin de mimarı sayın Fahrettin BAĞRI dır.

Bu olumlu ve iyi bir adımdır.

 

Temad dışında (neyin içindeler ki ) bazı gurup ve oluşumlar tarafından yakın bir tarihte ;

 MSB. Üniversitesi bünyesinde  bulunan Askeri Okullardan sadece 2 yıllık öğrenim statüsüne tabi olan Astsubay Meslek Yüksek Okulunun da 4 yıllık lisans  öğrenim statüsüne kavuşturulması konusu 2016 da resmi başvuru ile talep edilmiştir.

 

Bu konuda akli ve sağduyulu insanlarca mail, mektup, dilekçe ,tweet  kampanyaları da ayrıca düzenlenmiştir.

 

 

Subay;  Harp okulunu  bitirse de  dışarıdan  sivil fakülte kaynağından tedarik edilse de, öğrenim statüsü her iki tarafta da 4 yıl olacağı için illaki başlangıç derecesi herkes için   8/1 dir.  Bir iç adaletsizlik yoktur. 

 

Gelelim Assubaya,

 

Astsubay Meslek Yüksek Okulundan göreve başlayan Astsubayın başlangıç derecesi   9/1 dir. ( Oysa olması gereken başlangıç derecesi 9/2 olmalıdır. )

 

Sivil kaynaktan istihdam edilen Astsubayın  ise  başlangıç derecesi  personel  4 yıllık lisans mezunu olarak üniversite kaynağından tedarik edildiği için   9/3  tür. ( Oysa onun da 8/ 1 olması gereklidir.)

 

 

 Bu gün bu şekilde sağlanan kaynak istihdamı sayesinde aynı yıl göreve başlayan aynı devre iki Assubayın başlangıç derecesi arasında tam iki kademelik bir fark oluşmaktadır.

 

 

Bu da TSK da Assubaylar arasında hele ki aynı dönem ve emsal  mezunlar yani devre arkadaşları arasında tam 2 kademelik bir fark uçurumuna  sebep olur ki, bu da içeride, mali ve ekonomik kaos, kargaşa, bölünme anlamına gelir.

 

Diyeceksiniz ki, ne var canım, Askeri mektepli de dışarıdan okusun 4 yıl veya 2 yıl daha fark okuyup bitirsin üniversitesini  o da alsın derecesini,

 

 

Mesele 2 yıllık Askeri okul mezununun kendi nam ve hesabına aradaki farkı kapatma meselesi değildir.

 

Mesele anayasal eşitlik statüsüdür. Siz Dışarıdan 4 yıllık fakülte mezunlarından da Astsubay alıyorsanız, 4752 sayılı kanunu da 4 yıl yapmak zorundasınızdır.

 

Subay sınıfında başlangıç derecelerinde böyle farklılık var mı…..

Yok.

Hepsi de 8/1 den  başlıyor.

 

Çünkü Anayasa;

 Subaya meclisten kanunla, verdiğini, resmi gazete ilanı ile verdiğini,   Assubaya,  “yapabiliyorsan, gücün yetiyorsa kendi nam ve hesabınla becer “ adaleti ile tecelli ettiriyor.

 

Kanunlar la belirlenen statü iki ucu açık olmaz. Ya iki yıllıksınızdır, ya da 4 yıllık.

Bu  hem rütbe hem de hizmet yıl ve süresi ile başlangıç derecesi üzerinden emsaller arasında hukuksuzluk doğurur.  

 

Astsubay sınıfındaki insanlar bu saçma sapan karışık öğrenim statüsü sebebiyle gösterge tablosunda oluşan  aradaki bu 2 kademelik aşağılayıcı farkı kapatmak için kendi başına bir de nam ve hesapla dışarıdan üniversite bitirerek çile çekmek zorunda mıdır.?

 

Ahmet 4 yıllık üniversite mezunu idi. Sınava girdi 2018 mezunu olarak göreve başladı  Başlangıç derecesi de  9/3 oldu.

 

 

Mehmet te Astsubay  Meslek Yüksek Okulundan 2018  mezunu olarak  göreve başladı .başlangıç derecesi  ise 9/1 oldu.

Ayın 15 i oldu,  maaş günü geldi.  Bankaya gittiler.

İki devre arkadaşından Ahmet  ilk aylığını  2 kademe yukarıdan  alırken ; meslek yüksek okul mezunu Mehmet   ondan  tam 2 kademe aşağısından ilk aylığını aldı.

 

Bu  mali eşitsizlik  ileride izah edilemez. Savunulamaz.

 

Böylesi bir  mali yasal düzenleme Assubayları kendi içinde bölüp ayrıştırır.

Bir  örnek te  Sayın Fahrettin Bağrı büyüğümüzün.

 

“ Ahmetle  Mehmet üniversite mezunu.  Subay olmak için  M.S üniversitesinin sınavına katıldılar.

Ahmet Subay oldu. Mehmet ise Astsubay.

Ahmet  8/1 den başlar iken Mehmet ise Astsubay olduğu için ondan 1 kademe aşağıdan başladı.. Oysa ikisi de 4 yıllık fakülte mezunu değil mi….?

 

Mehmet te gidip   yargıtaya  dava açtı… ne olacak şimdi.?

 

Subay ile Assubayı aynı fakülte ile kıyaslarken oluşan adaletsiz bir kademelik fark,

 

Astsubay  Meslek  Yüksek Okulunu  bitiren Assubayı ,dışarıdan 4 yıllık fakülte bitirip te gelen Assubayla kıyasladığımızda ise gösterge ve kademe farkı  ne acı ki,  daha fazla olmaktadır.

 

Bir örnekte jandarmaya verelim.

 

Jandarma Genel komutanlığı İçişleri bakanlığına devredilmiştir.

Yeni hazırlanıp kanunlaşan yönetmeliği gereği, anlaşılıyor ki, İçişler banlığı bundan sonra  kendi Assubaylarını da 4 yıllık  jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinden yetiştirecektir.

 

Jandarma bünyesindeki Assubaylar  alacakları  4 yıllık eğitim süresi gereği  9/3 den başlatılınca MS üniversitesindeki Assubayların ortaya çıkan mali adaletsizliği nasıl halledilecek…..?

 

Yeni düzenlemelerde bu olasılıklar ve uygulamalar gayet açık mevcut,

 

Bu yüzden Assubayları 2,3,4 yıllık öğrenim statülerine göre derecelendirir isek, aynı emsal ve nasıplar arasında hem rütbe, hem de hizmet yılı eşitliğine uymayan hukuksuzluk oluşur.

 

BU ANLAMDA ,HEM BAŞLANGIÇ DERECESİ HEM DE TAZMİNATLARIN TAHSİSİ ADINA  İZLENECEK TEK DOĞRU GİRİŞİM, VE  TEK HEDEF 4 YILLIK ASTSUBAY FAKÜLTESİ KANUNU OLMALIDIR.

 

Tüzel tek temsilci olan Temad bu anlamda vakit geçirmeden MSB. lığına elinde bir kanun  tasarısı dosya klasörü   ile hemen gitmelidir.

 

Bakınız,

 

Önce 1973 te 3 yıla,  sonra da 1978 de 4 yıla çıkarılan  Harp Okulu Kanunu değişikliği ile Subayların yeni öğrenim statüsü   resmi gazetede yayımlandığı gün , 

 

Bırakın çalışan Subayları, evindeki, emekli subaylardan lise mezunu statüsünde olanlar bile ertesi gün 4 yıllık fakülte mezunu yani, harp okul mezunu sayıldılar.

 

Örnek mi Bir önceki genel Kurmay başkanı olan Sayın Necdet ÖZEL,

 

 

1978 deki  harp okulu kanunu ile de 1978 de harp okulları bir yıl daha uzatıldı, o yıl  mezun vermediler.

 

Emeklileri başta olmak üzere  tüm subay cenahı çoluk çocuk sabahlara kadar horon teptiler, halay çektiler.

 

“ÇOK YAŞA CUMHURİYET “dediler.

 

Bilelim ve bilinçle tepki verelim ki…..

 

1923  Sadece Subaya Cumhuriyet değildir.

 

Assubayın Cumhuriyeti de asla MUZ CUMHURİYETİ değildir.

 

Bu kanunla  bizim de Başlangıç derecemiz  4 yıllık fakülte öğrenimi statüsü nedeni ile, artık  9/1 değil,  tüm Assubaylar  için  9/3 olacaktır.

 

Tazminatlar rütbeye değil de, 1. Dereceye göre düzenlenecek olsa bile tüm Assubaylar ile emeklileri Subay gibi ayrımsız ana tazminat kalemlerine görevde iken  hak kazanacaktır.

 

 

ASTSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULU DA  SUBAYIN İHTİLALLE KAZANDIĞI  4 YILLIK LİSANS STATÜSÜNE  ARADAN GEÇEN 40 YILLIK GECİKMEYE RAĞMEN BU GÜN  ARTIK KAVUŞMALIDIR.

 

Yaşamın adaleti için eğitimin adaletinden yola çıkılmalıdır.

 

Doğru formül de, hesap ta, sonuç ta budur.

 

 

Saygımla

Adnan Fuat ÖZDEMİR

 

 

genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Assubaylar günü kutlu olsun. Huzurun adaletin hakim olacağı nice kutlamalar diliyoruz. http://www.emekliassubaylar.org/k2-kategoriler/item/3408-assubaylar-gunu-ku tlu-olsun
Pazar, 17 Ekim 2021
Ersen Gürpınar
Bugün KRT televizyonu haber proğramında haklarımızla ilgili aşağıdaki mesajım yayınlandı haklarımızı verilen sözleri heryerde hatırlatmakta yarar var özellikle de Cumhurbaşkanı dahil tüm yazar,toplumun saygı duyduğu kanaat önderleri ve ilgililerin takip edip paylaşım yaptığı Twitter bunun için bir fırsattır. Bilgilerinize [B] "Bir emirle ölüme gönderilen k...
Çarşamba, 13 Ekim 2021
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) kurucularından değerli büyüğümüz Sn. Mehmet DARAGENLİ'nin vefat ettiğini büyük bir üzüntü ile öğrendik. Ailesine, yakınlarına ve Assubay toplumuna baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Ișıklar içinde uyusun yüreği güzel insan.
Pazartesi, 04 Ekim 2021
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ