EMEKLİ ASSUBAYLAR

EMEKLİ ASSUBAYLAR

EYLEM VE ÖTESİ

Aralık 15, 2019

Saygıdeğer Meslektaşlarımız,

Yıllardır yaptığımız mücadelede doğal olarak hep ekonomik haksızlıklarımızı ön plana çıkardık; ancak bizim mesleğimizin geleceği sosyal ve insanî haksızlıklarda gizli. Eylemlerde ön plana çıkardığımız konular dışında lütfen başta TEMAD yönetimi olmak üzere her meslektaşımız emek harcamalıdır.

DAĞINIĞIZ

Kimse kusura bakmasın, yazıyoruz, çiziyoruz ama asıl sorunumuzu bilmiyoruz. Başka bir deyişle düğümün hangi ilmikten çekince çözüleceğinin farkında değiliz.

Statü!

Üniversite bitirsin, yüksek lisans-doktora yapsın, devlet kapısına gidince deniyor ki “aferin, çok iyi yapmışsın, okumuş çocuksun ama sana bir şey veremem, sen assubaysın, eğitimin uygun olsa bile statün uygun değil.”

Türkiye’de iki kanun değişmez;

Biri OYAK Kanunu... 

Diğeri assubayın kahrolası statüsünü belirleyen kanun... 

Her ikisi de subayın çıkarına hizmet eder.

İki yıldır görevde olan TEMAD Yönetimi şöyle oturup, etraflıca önce kendi içimizde konuyu bilenlerle, kendi hukuk adamlarımızla “bizi ve sorunlarımızı” sonra da bilim adamları ile bir panelde, bir seminerde incelemeyi aklına getirdi mi?

DAĞINIĞIZ

Yasak savma kabilinden hazırladıkları bir kanun teklifi var TEMAD’ın, sıradan “kanun teklifi hazırlama tekniği” konusunda bilgisi olmayan birinin bile onlarca yanlış bulacağı bir teklif. Bir hukukçuya danışmak bu kadar mı zor?

DAĞINIĞIZ

Sürekli birbirimizi hedefe koyuyoruz, üye TEMAD’ı, TEMAD muhalif üyeyi, azıcık konu ile ilgisi olan, eli kalem tutanlar birbirlerini. Oysa bizler, hepimiz yaşadıklarımızın sebebi değil, mağdurlarıyız.

Söylenene değil, söyleyene bakıyoruz;

“O dediyse yanlıştır”

DAĞINIĞIZ

Ortak bir hedefte buluşamamışız, kimimiz tazminat, kimimiz derece diyor. Kimimiz başka şey, bir karmaşadır gidiyor. Ortak bir söylemimiz yok!

Sürekli maddi talepte bulunan arkadaşlar; Misal dilenciye beş lira yerine beş yüz lira verince dilenci dilencilikten kurtulur mu? O halde maddi talep yerine statümüzün değişmesi tek hedefimiz olmalıdır. Statümüz değişince maddi konular kendiliğinden çözülür.

DAĞINIĞIZ

TEMAD’a başkanlar seçtik ama “LİDER” seçemedik. Seçtiklerimiz ne yazık ki güç zehirlenmesi yaşayarak toplumu unuttu. Siyasi düşüncesi doğrultusunda kendi kariyerlerine odaklandılar.

Lider olamadılar.

SONUÇ :

SUBAY-ASSUBAYIN AYNI FAKÜLTEDEN MEZUN OLMASI, BAŞARI ORANINA GÖRE SUBAY VE ASSUBAY OLUNMASI, SUBAY OLACAKLARA AYRICA İLAVE EĞİTİM VERİLMESİ.

BİZİ HALEN ERBAŞ SINIFINDA GÖREN ZİHNİYETİN, İÇ HİZMET VE ASKERİ CEZANIN DEĞİŞTİRİLMESİ.

SUBAY AÇIĞININ SİVİL KAYNAK YERİNE ASSUBAY SINIFINDAN SAĞLANMASI,

SUBAYA TANINAN TÜM ÖZLÜK HAKLARININ BELLİ BİR ORANININ ASSUBAYA DA OTOMATİK OLARAK VERİLMESİ.

SOSYAL TESİSLERDE GENERAL SINIFI HARİÇ AYRIMIN KALDIRILMASI,!

Yukarıda da belirttiğimiz gibi konunun uzmanları ile görüşülüp, taleplerimiz kanun hazırlama tekniğine uygun geliştirilip, olgunlaştırılabilir.

Birbirimize laf sokmak yerine hazırlanacak ortak metin, siyasetçiden gazeteciye, milletvekilinden bakanlara, CUMHURBAŞKANLIĞINA bıkıp usanmadan gönderilmelidir.

BU ÜÇ KURUŞ FAZLA MAAŞ MÜCADELESİ DEĞİL, MESLEKİ ONUR, MESLEĞE YENİ BAŞLAMIŞ ASSUBAYIN HAKKINI KORUMA MÜCADELESİDİR.

Sorun bizim, çözüm biziz!

                                                   SİTE VE ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ

 

Ne zor bir meslektir Assubaylık. Vatan sevgisi ve asker olma hevesi ile girdiğimiz mesleğin ön yargılarla sevgisizlik sarmaşığı ile adaletsizliklerle kuşatıldığını anladığımı da iş işten geçmiştir.

Zaten SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUAT diyerek tüm haksızlıkları hukuksuzlukları adalet beklentisi ile bir kenara koyarak kuş uçmaz kervan geçmez dağlarda azgın denizlerde ölümle burun buruna görev yaparken bizzat kendi kendi kurumunda yaşatılan sosyal,ekonomik ve insanî haksızlıkları istesen de anlayamazsın.

Aynı sıvasız evlerin terzi Ahmet, marangoz Rıza, İşçi Hüseyin,memur Atilla’nın çocukları aynı kurumda biri diğerinden 1-2 yıl fazla tahsil yaptı diye, hattâ aynı tahsilde olsalar dahi kendini gökten zenbille inmiş zannedenlerin kibiri ile  birlikte çalıştığı, çatışmada kendisine bir yudum suyu veren sırtında taşıyan assubayı rakip ve düşman görür tüm haksızlıkların temelinde bu yatar. 

Orduya sızan TSK düşmanları bu ayrımcılığı körüklerler, nitekim 15 TEMMUZ hain darbe girişiminde tutuklanan komuta kademesindeki hainlerin assubaylara bilinçli haksızlık hukuksuzluk yaparak onların moral ,hizmet verimliliğini,adiyet duygusunu yok etmeye çalıştıkları ve böylece TSK'yı yıpratmayı amaçladıkları anlaşılmasına rağmen halâ bu zihniyetin kalıntıları nedeniyle verilen sözler vaatler taahütler yerine getirilmiyor. 

Ne istiyor assubaylar; biz tek kuruş fazla mesai almadan ayda 5-6 gün 24 saat esasına göre kışladayız, bir üniformamız kefen orduyu sırtımızda taşıyoruz Astsubay olmadan bırakın ordunun savaşmasını asker karnını doyuramaz o halde bize başkalarına altın tepside sunulduğu gibi ayrıcalık ve imtiyaz verin mi diyorlar? Elbette hayır, Assubayların tek talebi adalet. 

Her kurum kendi personelini koruyup kollarken bir emirle ölüme gönderilen assubayların klimalı ofislerde görevli memurlardan değersiz görülüp alt kademeden göreve başlatılması, subayın aldığı 6 tazminatın bir tekinin bile assubaydan esirgenmesi,fırsat eşitliğinin olmaması,  onlarca sosyal ekonomik ve insanî haksızlar yapılmasını hangi vicdan ve adalet duygusu haklı görebilir ?

Biz kurumumuza karşı değiliz haksızlıklara karşıyız, bu nedenle tek yasal temsilcimiz olarak kabul ettiğimiz TEMAD şemsiyesi altında yasal mücadelemiz için toplandık maddi ve manevi destekler sunduk ama ne yazık ki sadece kendini siyasi geleceğini ve kişisel çıkarını düşünen yönetimler yüzünden başarılı olamadık birliğimiz dağıldı umutlarımız yok oldu... 

Darbecilerin TEMAY’ı kapatmasından sonra 1984 yılında kurulan TEMAD’ı  20 yıl işlevsiz ve bölgemizde kahvehane kültürü ile faaliyet gösteren dernek olarak bildik, İletişim çağı ile birlikte TEMAD’ı en coşkulu dönemini  KESER döneminde  tanıdık, Bu durum uzun sürmedi kibir abidesi yönetimin kişisel hesapları yönetim yalakalarının gündem değiştirme gayreti ile eleştiren,öneren assubay sevdalılarına hakaretleri ile umut yerini hüsrana bıraktı; 

Normal gelirleri dışında milyonlarca lira  yardım gönderdiğimiz derneğinSn.Hamza Dürgen'e borçla ve sırtımızdaki hançerle devredilmesinden sonra  mevcut yönetimin iddialı vaatleri MSB. Tüm kuvvet komutanları ile birlikte yaptığı toplantılarda verilen sözler üzerine tekrar umutlanırken Yönetimin önceleri haklarımız için bir mücadele statejisi olarak kabul edilebilecek iktidar yanlısı açıklamaları(!)  verilen sözleri kararlılıkla takip etmemeleri, sözlerin taahhütlerin yüksek sesle hatırlatılmamasına  övündüğümüz 100 şubemizin sessizliği de eklenince umutlarımız yine harman oldu. 

Özverili mücadele gönüllüsü arkadaşlarımız çalışmalarına yeni bir halka ekliyerek haksızlıklarımız kader olmamalı sloganı ile mail kampanyası ardından basın açıklamaları ile adalet isteğimizi haykırmaya başladılar. 

İlk eylem 3 Aralık 2019 tarihinde ESKİŞEHİR'DE yapıldı, 18 Aralık'ta İSTANBUL'da ANKARA'da  yapılacak ve  bunu yenileri takip edecek, bu yürekli arkadaşlarımızı kutluyoruz. 

Kendisine ve mesleğine saygısı gereği bu protesto eylemlerini destekleyen arkadaşlarımızla sesimizi duyurmaya çalışacağız.

Zaruretten doğan bu yasal eylemleri SİTE VE EMEKLİ ASSUBAYLAR GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU olarak destekliyoruz. Basın açıklaması metninin anlaşılır ve kısa olması ve eylemlerin çok iyi koordine edilmesi çünki katılımcı sayısının kararlılığımızın göstergesi olacağının unutulmaması dileğimizdir. 

TERİMİZİN, KANIMIZIN, CANIMIZIN KARŞILIĞI HİÇBİR ŞEKİLDE ÖDENEMEZ, BİZLER İMTİYAZ DEĞİL ADALET İSTİYORUZ.  Saygılarımızla. 

*               *                        *

ARKADAŞLARIMIZIN BASIN AÇIKLAMA METNİDİR    

Saygıdeğer Basın Mensupları;
Türk Silahlı Kuvvetlerinin ana muharebe, taktik idari gücü olan ve vatan savunması yapan Astsubayların meselesi Türk Silahlı Kuvvetlerinin ana, Ülkenin Milli meselesidir, hallolmadıkça sıkıntı ve azaplar artarak sürecektir. Zaman mefhumu gözetmeden çok zor ve ağır şartlarda görev yapan bizler onyıllardır imiyaz talep etmedik tek talebimiz adalettir.

"Haklı Taleplerimizi" ve "Gaspedilen Haklarımızı" dört başlık altında değerlendireceğiz;
1. Göreve Başlama Derecesinin 9/2-8/1 olması
2. Tazminatlar Meselesi
3. Türk Silahlı Kuvvetlerine astsubay yetiştiren okulların LİSANS düzeyine çıkarılması
4. Sicil Affı

1. Sayın Cumhurbaşkanımızın 18 Ay önce "Bir de müjde vermek isterim" diyerek başladığı sözlerinde astsubayların Göreve Başlama Dereceleri konusunu net biçimde açıklamış ve sözlerini "Hayırlı Olsun" ile tamamlamıştı. Sn.Cumhurbaşkanımızın "Müjde" ile başlayıp "Hayırlı Olsun" ile bitirdiği Göreve Başlama Derecelerinin, Önlisans mezunları için dokuzuncu derecenin ikinci kademesi, lisans mezunları için sekizinci derecenin birinci kademesi olması konusunda bugüne kadar en ufak bir gelişme kaydedilmemiştir.

2. 1982 yılından başlayarak 1996 yılına kadar kademeli olarak Türk Silahlı Kuvvetlerindeki bütün General, Amiral,Kıdemli albay, albay ve yarbaylara farklı isim altında 6 adet tazminat tahakkuk ettirilmektedir. Bu tazminatlardan Makam-Görev ve Temsil Tazminatları adı geçen personele emekli olduklarında vefatları halinde de yasal mirasçılarına ödenmektedir.

Astsubaylar adı geçen altı tazminattan hiç birini alamamaktadır. Bu adaletsizliği düzeltmek için AK Parti 2015 seçimlerinde söz vermiş, ayrıca hükümet programına da almış, önceki ve mevcut Genelkurmay Başkanları ve yine eski ve yeni Milli Savunma Bakanları tarafından da Makam ve Görev Tazminatı sözü verilmesine, haklılığımız dile getirilmesine rağmen bu söz halen gerçekleşmemiştir.

3. Teknolojideki sürekli gelişme, harp silah ve araçlarının değişmesi ile birlikte savaş tekniğinin de gelişmesi göz önüne alındığında, eğitim sistemleri ve kurumlarını da teknoloji ve bilim çağına uydurmak ve yeni ihtiyaçlara göre geliştirmek gerekliliğine inanılmıştır. İçinde bulunduğumuz çağın bilgi çağı olması, gerek bilim ve teknolojide ve gerekse savunma sanayi alanında meydana gelen gelişmeler karşısında günümüzün gelişen ve değişen askerlik anlayışı ve bu alanda yapılmak istenen uygulamalar, bilimsel ve teknik alanda yetişmiş personele olan ihtiyacı ortaya çıkarmaktadır.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin profesyonel insan gücünün önemli bir kısmını oluşturan astsubayların çağın gereklerine, bilim ve teknoloji alanındaki süratli değişime ayak uydurabilecek astsubay yetiştirilmesi ve istihdamı bir zorunluluk olarak kendini göstermektedir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına uygun alanlarda LİSANS düzeyinde eğitim-öğretim yapmış astsubay yetiştirmek için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

4. Sicil Affı'nın bir defaya mahsus "yüz kızartıcı" suçlar hariç Türk Silahlı Kuvvetleri Mensupları için de uygulanması büyük bir adaletsizliği ortadan kaldıracaktır.

5. Yıllarca sürekli olarak "Çalışmalar devam ediyor" algı, söylem ve ifadeleri yerine, Sn.Cumhurbaşkanının ülke huzurunda astsubaylara vermiş olduğu sözünün derhal yerine getirilmesini talep ediyoruz. <<İMTİYAZ DEĞİL ADALET İSTİYORUZ>> Saygılarımızla.

 

 

Refazettin Çığır;

1950 Yılında Ordu-Mesudiye Erik köyünde dünyaya geldi. İlkokul eğitimini 4 sınıfa kadar bu köyde, 4 ve 5 sınıfları Samsun-Terme'nin İnesül köyünde tamamladı.

1963 yılında Deniz Astsubay Hazırlama Ortaokuluna girerek 1969 yılında mezun oldu. Deniz Kuvvetlerinin çeşitli Yüzer - uçar ve Kara birliklerinde ve Sahil Güvenlik Komutanlı-ğında görevler yaptı. 1983 Yılında subay naspedildi ve 2005 yılında emekli oldu.

Çeşitli mesleki eğitim ve kurslar yanında birçok Seminer, panel ve konferanslara katıldı. Orta – kademe ve üstü yöneticilik eğitimleri aldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Tarihçe ça-lışmalarında da görev aldı.

Tarih araştırma ve incelemelerine olan merakı ile Mesudiye yöresinin tarihi geçmişi, ar-keolojik buluntuları, şifalı bitkileri, folklorunu da kapsayan MELET ve biyografik bir çalışma olan MAVİ YILLAR isimli yayınlanmış iki kitabına ilaveten, ANEKDOTLARLA ATATÜRK -BAŞ MİMAR ATATÜRK VE CUMHURİYET-BEDEL ÖDENMİŞ ADA KIBRIS  kitaplarının yazarıdır.

Ülkü hanımla 1973 yılından beri evli ve hayata beraber yürüyor. Aslı ve Arzu adında iki kız evlat sahibi, Metin Boray, Adil Aslan adında iki erkek ve Duru adında da bir de kız torunu vardır.

Halen Kocaeli Değirmendere’de, yaz aylarında ise Çanakkale Küçükkuyu’da yaşamını sürdürmektedir. BAŞARILI MESLEKDAŞLARIMIZ GURURUMUZDUR 

Assubaylar TSK'nın beyaz kölesi değil; TSK'yı omuzlarında taşıyan en önemli  unsurdur. 
Bu kadar önemli ve zor şartlarda görev üstlenen assubaylara ön yargılarla tahakküme varan sosyal, ekonomik ve insani haksızlıklar yapılması üzerine adalet taleplerimizin yerine getirilmesi için  1971 Assubay eşleri yürüyüşleri ile başlayan haksızlığa isyanımızı 1976 yılında zamanın antidemokratik ortamına rağmen geleceğini, mesleğini tehlikeye atan  yürekli kararlı onurlu meslektaşlarımız, ağabeylerimizin işi yavaşlatma bırakma eylemleri ile kamuoyu ve yetkililere duyurmak adına onur mücadelemiz başladı, bu örgütlenmeyi sağlayan zamanın emekli assubaylar derneği  TEMAY eylemlere karşılık oluşturulan baskı ile unutuldu gitti 1980 ihtilalinde kapatıldı bilahare de 1984 yılında TEMAD adı ile yeniden kuruldu. 
 
İletişim çağında internetle tanışmadan önce sesi soluğu çıkmayan TEMAD'ı çoğumuz bilmiyordu, bilenlerimiz ise mahalle kahvelerinden farksız lokalleri ile STK olduğuna inanmadığımız bir dernek olarak düşünüyordu... 
 
İnsan onurunun parasal değeri olamaz her kurumda hiyerarşi olduğu gibi TSK'da da hiyerarşi olmazsa olmazdır, bizler hiçbir zaman hiyerarşiye karşı olmadık, kuş uçmaz kervan geçmez dağlarda azgın denizlerde ölümle burun buruna yaptığımız görevin karşılığı imtiyaz ve ayrıcalık değil sadece adalet istedik. Bu isteğimizi ya yeteri kadar etkili bir şekilde duyuramadık ya da sağır sultan bile duydu dediğimiz zamanlarda muhataplarımız duymadı, duymak istemedi, o halde  asla ve asla yürürlükteki kanunları çiğnemeden, ama, o kanunların evrensel demokrasi, evrensel hukuk kurallarına uygun hale getirilmesi için mücadele etmeli birlik ve beraberlik içinde olmalıydık. 
 
Yasal bir derneğimiz vardı.. Bu derneği koşulsuz, kayıtsız şartsız desteklemeli şemsiyesi altında toplanmalıydık 
Derneğimiz yönetimleri de  üyelerini özveri ile temsil etmeli, gerek yönetimler gerekse ona destek veren bizler mücadeleyi ve umutlarımızı yok edecek kişisel hesaplar peşinde olmamalıydı. 
 
Assubayların özgür sesi olarak kurulan bu sitede amaçlarımızı gerçekleştirmek için her geçen gün artan bir ilgi ile bir araya gelmeye başladık. TEMAD ve mücadeleye destek misyonumuz oldu, ancak ne yazık ki tüm iyi niyetimize gayretlerimize rağmen zamanın  Mustafa Erol yönetimi mücadele stratejisi olmadan haklarımızın yasal gerekçelerini ortaya koymaktan uzak göstermelik birkaç görüşme ve eylemle bizlerin desteğini yanına almadı o kadar ki yazılarımızdan şikayet den korgenerale "Onlar bizden değil komutanım" diyebildi ve bunu bizzat kendileri itiraf etti. Yaptığı tek olumlu şey bu sitenin organizasyonu ile  gönüllü meslektaşlarımızdan topladığımız paralarla  metnini yazdığımız gazete ilanını TEMAD imzası ile yayınlanmasını sağlamaktan ibaret kaldı. 
 
Mustafa Erol yönetimini değiştirmek için oluşturulan güzel birliktelik yine kişisel hesaplar yüzünden gerçekleșmedi, mevcut adaylar içerisinde Ahmet KESER ekibi genç,dinamik ve topluma umut veren mesaj ve vaatlerde bulunduğu için  seçildi toplumda umut oldu, o kadar ki mücadele tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğini aldı ama bu rüzgarla haklarımıza yelken açan TEMAD gemisi  acemi kaptanın yönetiminde karaya oturdu. Kibir ve kişisel hesaplarla umutlar yerini umutsuzluğa bıraktı; Yönetimin yanlışlarını, hatalarını eleştirenler, doğruyu göstermeye çalışanlar, eleştirilere tahammülsüz donanımsız yönetimin desteklediği görevden tanıdığımız kişisel çıkar peşinde koşan bir avuç müfterinin  mesnetsiz ahlaksız iftira ve hakaretlerine uğradı. Yönetim sorunlarımıza çözüm üretmek yerine muhatapları ile diyaloğu sonlandırdı, OYAK ve TORKU'yu geçecek ticari faaliyetlerimizle tazminatlara bile gerek duymayacak maddi imkanlar sağlayacağız vaatleri ile toplumu istismara yöneldi.  Mücadelede kanaat önderi sayılacak kişiler bu kavga ortamı içinde olmamak için mücadeleden ayrıldılar ve bu dönemi hayal kırıklığı ile kapattık. 
 
İnsan umutla yaşarmış, bu yönetimin sırtımızdaki hançerinin yarasını iyileştirmek haklarımızı almak üzere vaatlerle yönetime seçilen Hamza Dürgen kendinden o kadar emindi ki bir yıl içinde adaletsiz başlangıç derecelerini ve tazminatları kazanmadığı takdirde istifa edeceği sözünü vermesine rağmen eylemi komutanlarla resim çektirmek vaatleri yeniden sıralamak ve mevcut iktidarı destekleyen mesajlar vermekten eski yönetimler gibi muhalefet edenleri ihraç etmekten  ileriye gidemedi. 
 
Assubaylara hiçbir makam haksızsınız diyemedi. Genelkurmay iktidara, iktidar genelkurmaya topu atarak haksızlığa uğratıldığımız hususları düzeltmek yerine oyalama taktiğine devam ettiler.  Assubay ulu çınarından hergün adaleti görmeden yapraklar dökülüyor daha ne kadar bize sabretmemizi önerecekler?  
Aynı genelkurmay aynı MSB  bakanlığı varken uzman kardeşlerimiz inandılar toplumun önünde yürüyen kararlı özverili yöneticileri ile meclisin koridorlarından,bakanlıklarda nöbet tutarak kamuoyunu haklılıklarına inandırarak hepimize örnek olacak başarıları ile  hayal ettiklerinin dışındaki haklarını bile aldılar. 
Bizim derneğimiz Milli Savunma Bakanının Gnkur.Bşk. Kuvvet komutanlarında  bulunduğu toplantıda  Cumhurbaşkanının ise milyonların gözüne bakarak televizyonlarda ve Kayseri Komando Tugayında meslektaşlarımıza müjde diye verdiği sözlerinin bile hayata geçmesini temin edemedi. 
TEMAD'ın tek gururu MSB. ve komutanlarla yaptıkları toplantı, tek başarısı ise MSB.Gnkur.Bşk. ve muhtelif komutanlıklarla resim çektirmek oldu, Önerenler eleştirenler tıpkı diğer yönetimlerde olduğu gibi susturulmaya çalışılarak ihraç edildi böyle bir dernek başarılı olabilir mi?
 
Subaylar 6 tazminatı alırken, klimalı ofislerde görevli memurlar  ayni öğrenimi gören assubaylardan daha üst kademeden göreve başlatılırken, mrimizde çalışan İşçiler bizden fazla emekli maaşı alırken emekli assubaylar geçim sıkıntısı ile güvenlik görevlisi, gece bekçiliği, kuryelik, şoförlük, gibi yaşları ve sosyal durumları ile ilgisi olmayan  eşi vefat edince daha da ekonomik sıkıntıya düşen eşlerinin ise bulaşık,temizlik,çocuk bakımı işlerinde çalışmak zorunda kalmaktadırlar Bu adaletsizlikleri muhataplarımız kadar sorunlarımızı çözmek için göreve gelip vaatlerde bulunan dernek yöneticileri unutmamalıdır.
100 şubesi ile övünülen TEMAD'ın büyük bölümünü tanımadığımız sesi soluğu çıkmayan  il ve ilçe teşkilatlarının başkan ve yöneticileri  acaba beni de görevimden alırlar, lokalden,gezilerden cebimdeki yönetici kartvizitimden mahrum kalır mıyım endişesi taşımadan artık lütfen  seslerini yükseltip insiyatif almalı;Bu çözümsüzlüğe çare olacak öneri ve katkıları ile  genel merkez yönetimine taşıdığınız vebali hatırlatarak  ortak bir mücadele statejisi oluşturarak çözüme katkı sağlamalısınız. 

Sn.Dürgen her yiğidin gönlünde bir aslan yatar gönlünüzdekini gerçekleştirmenin yolu bu mazlum zümrenin haklı taleplerinin hayata geçmesi ile mümkündür, muhataplarımıza kararlılıkla ve yüksek sesle adaletin gerçekleşmesi konusunda verilen sözleri hatırlatmanız gerekiyor, aksi halde ne aidiyet duygumuz ne de TEMAD diye bir dernek kalacaktır. Saygılarımızla.          

E.ASSUBAYLAR SİTE VE GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ

 

Değerli Meslektaşlarımız

Bu site kurulduğu günden beri mücadelemize ve TEMAD’a destek misyonunu seçerek TEMAD Genel merkezine maddi ve manevi katkının yanı sıra yazı dizileri,mail kampanyaları ve bilendirmelerinin yanı sıra  Assubayların özgür sesi olmuştur.

Diğer yönetimler gibi Sn.Hamza DÜRGEN seçildiğinde de kendisine şartsız destek verilmiş; Başarıyı alkışmayı, yanlışı eleştirmeyi de kendimize mesleğimize saygımızın gereği olarak yerine getireceğimizi belirtmiştik.

Yönetimi destekleyen yazılarımızın olduğu gibi yönetimin yanlışlarını eleştiren de birçok yazımız oldu. İhraçlar konusunda da kaleme aldığımız bir yazımızda aynen aşağıdaki ifadeleri kullanmıştık

*                 *                        *

OLMADI SAYIN BAŞKAN!

Bu topluma beklentisiz hizmet eden arkadaşlarımızı, Tüzük ve Medeni Kanundan dayanak alan Dernekler Kanununa aykırı olarak ihraç etmek hakkına sahip değilsiniz.

Her siyasi ile yapılan görüşmede “100 bin muvazzaf ve 100 bin emeklisi olan assubaylar” diye söze girmenize rağmen, her gelen Genel Başkanın seçildikten sonra Sivil Toplum Örgütü lideri gibi değil de ortaçağ zihniyeti taşıyan despot kral havasına girmesi nedeniyle üye sayımız ne yazık ki 18 binleri geçemiyor. Yani temsilciliğine soyunduğunuz 200 bin kişilik toplumun ancak % 9’una ulaşabilmişsiniz. Kaldı ki bu 18 binin 17 bini pasif üye, derneğe üye olmuş, aidat ödüyor, ama ortada yok. Faal, mücadele içinde yer alan bin kişiyi geçmez.

Siz ne yapıyorsunuz?

Bu bin kişi içinden en ufak eleştiri yapan, fikir beyan eden, birey olma bilincine varmış arkadaşlarımızı hem de dernekler kanununu ve asgari etik ilkelerini hiçe sayarak dernekten ihraç ediyorsunuz.

Önce Sayın Levent ULUCAN,

Şimdi Sayın Haluk TIRAVOĞLU!

Siz, sadece bu arkadaşlarımızı değil, aynı zamanda yaptığınız açık haksızlığı gören, fark eden bir avuç faal arkadaşlarımızı da TEMAD’tan uzaklaştırıyorsunuz.

Birlikte yola çıktığınız arkadaşlarınız da birer birer istifa ediyor.

TEMAD’a umut bağlayan meslektaşlarımız adına uyarıyoruz; Lütfen asli görevinize dönünüz ve bir sivil toplum örgütü lideri gibi davranınız. Aksi takdirde dernekte 2 yıl sonra dernekten atacak adam bulamayabilirsiniz..

 (http://www.emekliassubaylar.org/k2-kategoriler/item/3107-olmadi-sn-baskan)  

 *                   *                            *                   *                       *

Demek ki cami ne kadar büyük olursa olsun imam bildiğini okuyormuş! 

Bugün şubelerimiz arasında temayüz etmiş sosyal etkinlikleri ve mücadeleye desteği ile büyük takdir toplamış İZMİR NARLIDERE şubemizin başkanı Sn.Necdet AKYÜZ’ün ve bazı arkadaşlarımızın ihraç edildiğini bazı şube başkanı ve üyelerin de savunmalarının alındığını büyük üzüntü ile öğrendik

Sn.Dürgen, siz ne yapıyorsunuz ya da ne yaptığınızı zannediyorsunuz?

Seçilirken verdiğiniz vaatler arasında   9/2 göreve başlangıç derecesinin hemen, tazminatların da en kısa sürede gerçekleşeceğini aksi halde istifa edeceğinizi belirtmenize  rağmen bir tek başarınız yok.

Ben mucize yaratamam diyebilirsiniz... Peki  astsubay sorunları ile ilgisi olmayan konularda hükümete destek mesajları verirken Sn.Cumhurbaşkanının milyonların gözüne bakarak televizyonlarda ve Kayseri Komando tugayında "Haksızlık sona eriyor, MYO mezunları 9/2 lisans mezunları 8/1'den göreve başlayacak" sözünün, MSB tazminat ve diğer haklar konusundaki sözlerinin gerçekleşmemesini neden yüksek sesle dile getirip sonuç alınmaması durumunda üyelerin de katılımı ile yasal eylemler planlamak yerine bölge toplantılarında cek-caklarla  toplumun gazını almaya çalışmayı  sürdürüyorsunuz ?

Birçok kez belirttik, farz edelim ki  mücadele gönüllülerinin kazanımı gayreti yok kendilerini tatmin ediyorlar(!)  ve  tüm haklarımızı çalışmaları ile TEMAD alıyor, peki  TEMAD üyesi olmayanlar bu haklardan yararlanmayacak mı? Elbette Hayır, o halde mecbur olmadığı halde derneğine maddi ve manevi destekte bulunan üyeleri sırf tüzükte madde var diye ihraç etmek sizin hezayanlarınızdan başka nedir?

Biz emekli assubaylar alayı siz de bizim alay komutanımız değilsiniz. Hakaret ve iftirada bulunanlar mücaadeleyi kişisel amaçlarına alet edenler varsa yargıya başvurur sonuç kişinin aleyhine olursa ayrıca ihracı  o zaman gerçekleştirirsiniz assubay kamuoyu da bunu onaylar. 

Sn.Dürgen, siz ve yönetiminiz Assubay toplumunda her geçen gün prestij kaybedip umutsuzluğu körüklüyor toplumun sabrını zorluyorsunuz, Lütfen  esas görevinize odaklanın ve vaatlerinizi gerçekleştiremezseniz verdiğiniz sözün gereği istifa edin. 

Bu mazlum zümrenin umutları ve zamanı harcıyorsunuz, her geçen gün aleyhimize  işliyor,  Adaleti ve haklarının gerçekleştiğini görmeden Assubay ulu çınarından  yapraklar dökülüyor. Bunun vebali de sorumluluğu da büyük tür. Bir kez daha uyarıyor ve hatırlatıyoruz. 

SİTE VE E.ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU 

 

Başta kuş uçmaz kervan geçmez dağlarda,azgın denizlerde, Türkiye'nin her noktasında yurt dışında, görev yapan kahraman TSK mensupları, ülkesi  için hiçbir değerin geri getiremeyeceği canlarını feda eden aziz şehitlerimizin emaneti aileleri,gazilerimiz ve meslektaşlarımız  olmak üzere hepinizin bayramını kutluyoruz, 

Bayram mutluluktur,çoşkudur,birlikteliktir sevdiklerinizle birlikte sağlık ve mutluluk dolu nice bayramlar diliyoruz. Sevgi ve Saygılarımızla. 

                                                                         ASSUBAYLAR SİTESİ VE  GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ 

Dünyanın en tehlikeli silahı ölümü göze almış insandır ve insanlar,hiçbir değerin geri getiremeyeceği canlarını ancak vatan sevgisi ve inançları uğruna feda edebilirler. 

TSK personeli bir bütündür, bir ailedir masalını yıllardır dinleriz; ancak bu ailede subaylar öz evlat assubaylar üvey evlat, uzmanlar ise adeta besleme evlat muamelesi görür, her kuruma örnek olduğu belirtilen peygamber ocağında ne yazık ki adalet yoktur. 

Örn. Bir emirle ölüme gönderilen kuş uçmaz kervan geçmez dağlarda, azgın denizlerde görev yapan assubaylar aynı tahlile tabi büro memurlarından değersiz görülüp alt kademeden göreve başlarlar, hak ettikleri tazminatları ve saygıyı ne yazık ki görmezler... 

Komutanın asli görevi bir emirle ölüme gönderdiği personelinin hakkkını hukukunu korumak olmasına rağmen ne yazık ki istisnalar dışında hiçbir komutan bunu gerçekleştirmemiştir. İlgili yasa değişmeden "Türkiye Cumhuriyetini koruyup kollamakla" görevli TSK'ya  komuta edenler sizce bu görevi başarmışlar mıdır? Başarmış olsaydılar ordumuz bugünkü durumuna kesinlike düşmezdi. 

Bugün birçok konuda fikir beyan eden; Kasaptaki ete soğan doğramayandan, Dolmabahçe mutabakatında adından sıkça söz ettirenden, Assubay hakları konusunda söz veren ama gerçekleştirmeyenlere kadar birçok  eski komutanlar günah çıkarmaktan öteye gidememişlerdir ve en büyük veballerinden biri de assubaylara yapılan haksızlık ve hukuksuzluktur. 

 OdaTv.de Genelkurmay eski başkanlarından Sn. Kıvrıkoğlu'nun açıklamalarına Sn.Nejat ESLEN  aşağıdaki açık mektubu yayınlayınca  biz de bu vesile ile komutanlara assubayların vebalini hatırlatmak istedik. 

                                     E.ASSUBAYLAR GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU 

          ***                                   ***                                     ***                                ***                                     ***                            ***

Sayın Komutanım,

Emekli Subaylar Derneği’nin Birlik dergisine konuşmuşsunuz. Takdir bize düşmez ama güzel şeyler söylemişsiniz.

Askeri liselerin kapatılmasını eleştirmişsiniz.

Tank-palet fabrikasının özelleştirilmesi için "olacak iş değil" demişsiniz.

28 Şubat’ın darbe olmadığını ifade etmişsiniz.

ABD’nin Irak harekatının Çin’i durdurma ve Kürt devleti amaçlı olduğunu belirtmişsiniz.

Takdir bize düşmez ama çok güzel anlatmışsınız.

Sizin bu söyleşiniz medyada geniş yer buldu, "Kıvrıkoğlu yıllar sonra konuştu"başlığı ile haber oldu.

NEDEN YILLAR SONRA

Burada bir gazetecilik kurnazlığı var. Neden çok daha önce konuşmadınız da şimdi konuşuyorsunuz anlamında.

Sahiden, siz zamanının kudretli Genelkurmay Başkanı;

Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, Casusluk ve benzeri kumpas davalarla Türk Silahlı Kuvvetlerine tecavüz edilirken;

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin onurlu personeline ve onların ailelerine işkence edilirken;

Yaşadığınız Fenerbahçe orduevinden silah arkadaşınız emekli orgeneral esir alınarak götürülürken;

Onurlu Türk subayı bu işkenceye dayanamayıp kafasına sıkarken;

Ordunun en mahrem yeri kozmik odaya hainler girerken neden o zaman hiç konuşmadınız da yıllar sonra konuşuyorsunuz?

O süreçte, sadece sizden değil Fenerbahçe cenahından hiç kimseden tek bir ses çıkmamıştı.

Bizim bunun nedenini bilmemiz lazım.

Tarihe not düşmek için bunu bilmemiz lazım.

Silahlı Kuvvetlerin geleceği için bunu bilmemiz lazım.

Sağlıklı bir Silahlı Kuvvetler için bunu bilmemiz lazım.

Bence bu söyleşinin soruları noksan kalmış, bu konuda düşünceleriniz de sorulmalıydı.

Bir de irtica devam ettikçe 28 Şubat da bin yıl sürecek demiştiniz; Ne oldu? 28 Şubat kaç yıl sürdü, irtica mı bitti? Yoksa siz mi yanıldınız?

Bunlar benim değil kamunun merak ettiği konular sayın komutanım.

Belki de anılarınızı yazarak bunları anlatmalısınız.

Varsa pişmanlıklarınızı...

Saygılarımla.

Nejat Eslen

Odatv.com

 

Saygıdeğer Meslektaşlarımız 

Bizler kuş uçmaz kervan geçmez dağlarda,azgın denizlerde bazıları için macera olsun diye 24 saat tahammül edemeyeceği şartlarda üstelik canımızı ortaya koyarak görev yapıyoruz ama adalet bizden esirgeniyor. 

Hangi kurum bir emirle ölüme gönderdiği assubaylarından  büroda görevli birçok memurun başlangıç derecesini esirger?

Yasalardaki tarif ve uygulamaya göre subayın yardımcısı olan kendi TMK görevlerinin yanı sıra ek görev olarak subay kadrolarında ihtihdam edilen assubaylardan subayın aldığı tazminatların bir tekini dahi çok görür ?

Maalesef kahrolası ön yargı bizi bu haksızlık ve hukuksuzluğa mahkum etmiştir. Haklı mücadelemizde yasal temsilcimiz elbette TEMAD yönetimidir; ancak mücadele kimsenin tekelinde olmadığı için özverili assubay sevdalısı arkadaşlarımız da mücadeleye büyük katkılar sunmaktadır kendilerine müteşekkiriz. Bu arada elbette mücadeleyi kişisel ego ve çıkarlarına alet edenler var bunları ibretle izliyoruz.

Son günlerde bazı arkadaşlarımız iyi niyetle siyasi ve askeri otorite ile görüşmeler yapmış açıklamalarında bazı konular kavram kargaşası yaratmıştır. Özellikle ziyaret edilen MS Komisyonu Başkanı Başlangıç derecelerimiz ve tazminatlar konusunda beklentimizin olmaması gerektiğini bu arkadaşlara ifade etmişler. Bizler  görüşülmekte olan askerlik yasasında özlük haklarımızın olabileceği beklentisinin bu yasada olmadığının ifade edildiğini düşünerek bu konuda TEMAD yönetimin açıklama yapmasını beklediğimizi belirtmiştik. İşte beklenen o açıklamayı bilgilerinize sunuyor ve imtiyaz değil adalet talebimizin gerçekleşmesini bekliyoruz 

 

TEMAD GENEL BAŞKANI SN.HAMZA DÜRGEN'İN AÇIKLAMASI 

Değerli Üyelerimiz,

TEMAD Genel Başkanlık görevini aldığımız 30 KASIM 2017 tarihinden bu güne kadar çalışmalarımızda önceliği, yıllardır beklentimiz olan “Görev Tazminatı ve Mesleğe Başlangıç Derecesi (9/2-8/1)” başta olmak üzere ilgili kurumlar ve yetkililerle en etkin bir şekilde görüşerek yürütüyoruz.

TEMAD olarak çalışmalarımız sonucunda, öncelikle Mesleğe Başlama Derecemiz (9/2-8/1) devlet gündemine alınmış olup Tazminat konusunda ilgili Bakanlığımız (MSB), konuyla ilgili bir çalışma başlatmıştır. Derneğimiz de süreci yakından takip etmektedir.

Bu güne kadar görülmüştür ki bireysel, yetkisiz kişi ve kuruluşlarla görüşülen konularda herhangi bir sonuç alınamamıştır.

Son günlerde kurumsal yapı ve kültürden uzak bazı kişiler Astsubayların sorunlarını yetkisiz ve ilgisiz birim ve kişilerle görüşerek gerçeği yansıtmayan açıklamalar yaparak, haklı taleplerimiz için verilen mücadele ruhuna olumsuzluk yüklemeye çalışmaktadırlar.

TEMAD kurulduğu günden bu güne kadar yaptığı çalışmalarla Emekli Astsubaylar ve meslektaşlarının gerçek temsilcisi olduğunu kamuoyunda göstermiş ve takdirini kazanmıştır.

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği, Türkiye genelinde 96 Şubesi ve on binlerce üyeleri ile birlikte; ilkeli, kararlı, akla ve bilme dayalı politikalarla hak arama mücadelesine devam etmektedir.

Emekli Astsubaylar Kamuoyuna Saygılarımla.

Hamza DÜRGEN  TEMAD Gn.Bşk.

Not. 29 MAYIS 2019 tarihinde sosyal medyada yayınlanmıştır

 

 

Ezenlerle ezilenlerin mücadelesi insanlık tarihi kadar eskidir.

Kimi zaman efendi-köle, kimi zaman ağa-maraba, kimi zaman işçi-işveren, kimi zaman zengin-fakir ayrımı olarak, isim ve şekil değişse de özü asla değişmeyen bir düzendir bu.

Hiç olmaması gereken bir yerde var olan ve açık haksızlık olarak yıllardır süregelen Subay-astsubay özlük hakları ayrımcılığı (hiyerarşiye kimsenin diyeceği bir şey olamaz) bir başka şeklidir.

1971 ve 1975 yıllarında saygıyla andığımız meslektaşlarımız çok ağır ve asla hak etmedikleri bedeller ödeyerek belli kazanımlar elde etmiş olsalar bile, o günden bu yana astsubay toplumu özlük hakları açısından sürekli geriye gitmiş, o gün bedel ödenip elde edilen kazanımlar ne yazık ki yavaş yavaş kaybedilmiştir.

TEMAD Yönetimlerinden tüm meslektaşlarımızın beklentisi TAMAMEN YASAL ZEMİNDE KALARAK GÜNÜMÜZÜN KOŞULLARINDA, KAMU OYU OLUŞTURARAK, SORUNLARIMIZI SİYASİ ZEMİNLERE TAŞIYARAK sorunlarımıza çare bulmalarıdır.

Aşağıda ABD zencilerinin ibret verici mücadele öyküsünü bulacaksınız. Sondaki cümleyi buraya alalım;

Tarih kendiliğinden değişmez, onu değiştirmek için yüreği tutuşmuş insanlar gerekir. Yıldız yürekli kadın Rosa Parks gibi…”

Bir kadın, ufak tefek bir zenci kadın, Amerikadaki zencilerin kaderini değiştirmiştir.

“1 Aralık 1955 Perşembe… ABD’nin Alabama eyaletinin Montgomery şehrinde Rosa Parks adında 42 yaşındaki ufak tefek siyahi bir kadın terzi şehir fuarındaki işinden akşam saat 6’da çıktı. Çok yorgundu ve tek istediği bir an önce evine ulaşmaktı. Belediye otobüsünün ortasındaki “değişken” statülü koltuklardan birine oturdu. Montgomery belediye otobüslerindeki ilk 4 sıra koltuklar beyazlara aitti. Siyahlara en arka koltuklar ayrılmıştı. Ortadaki değişken statülü koltuklarsa beyazların sıraları doluncaya kadar siyahların da oturabilecekleri koltuklardı. Beyazların sıraları dolduğunda siyahlar oturdukları bu koltukları boşaltıp daha arkaya geçmek zorundaydılar. Eğer arkada da yer yoksa ayakta durmaları, eğer ayakta duracakları yer de yoksa otobüsten inmeleri gerekiyordu.

O akşam bazı beyazlar ayakta kalınca şoför arkaya doğru yürüyerek değişken statülü koltuklardaki siyahlara “kalkın” şeklinde bir el işareti yaptı. Değişken statülü koltukların ilk sırasındaki üç siyah erkek kalkıp arkaya yöneldi. Rosa Parks’ın yanında cam kenarında oturan siyah erkek de kalktı. Rosa Parks ise cam kenarındaki koltuğa kaydı ve kayıtsızca şoförün gözlerine bakmaya başladı. Herkes büyük bir şok yaşıyordu. Şoför kızgınlıkla neden kalkmadığını sordu. Rosa Parks yerini bir başkasına vermesi gerektiğine inanmadığı söyledi. Şoför polis çağırdı, Rosa Parks tutuklandı ve 5 Aralık Pazartesi günü mahkemece kamu düzenine itaatsizlikten 14 dolar para cezasına çarptırıldı.

381 gün boyunca Montgomery’de bir tek siyah bile otobüse binmedi. İşlerine, okullarına yürüdüler. Buldukları her özel araçla belediye otobüsü bileti fiyatına siyahları taşımaya başladılar. Bazı beyaz ev kadınları da arabalarıyla destek verdi. Belediye otobüslerini işleten şirket büyük maddi zarar yaşadı. Bazı otobüsleri adeta çürüdü. Şehirde öfke yükseldi. Beyaz çeteler işe yürüyerek giden siyahlara saldırmaya başladı. Bazılarını linç ettiler. Ancak siyahlar boykota devam etti. Eylem sonunda zafere ulaştı ve 21 Aralık 1956’da Yüksek Mahkeme’nin siyahların otobüslerde istedikleri yere oturabilecekleri yönünde karar vermesiyle siyahlar otobüs boykotunu sona erdirdiler. Beyaz ırkçıların tepkisi sert oldu. Otobüslere silahlı saldırılar gerçekleştirdiler. Siyahları dövdüler. Rosa Parks 1957’de ölüm tehditleri ve beyazların ona iş vermemesi nedeniyle önce Virginia’ya, bir yıl sonra da Detroit’e taşındı. Bir yandan çalışmaya bir yandan da sivil haklar hareketinde mücadelesine devam etti. Martin

Luther King’in başını çektiği hareket giderek büyüdü ve 1964’te çıkarılan yasa ile başarıya ulaştı. Direnişin sembolü haline gelen Rosa Parks 24 Ekim 2005 günü 92 yaşında hayatını kaybetti.

Rosa Parks’ın o akşam bindiği otobüs günümüzde Detroit’teki “Henry Ford Müzesi”nde sergileniyor.

Amerikanın bir önceki başkanı bir siyahi idi.

Tarih kendiliğinden değişmez, onu değiştirmek için yüreği tutuşmuş insanlar gerekir. Yıldız yürekli kadın Rosa Parks gibi…”

Tarih ne yazık ki “5 yıldızlı otellerde ” değişmiyor.

 

Yerli yersiz eleştiririz, bu Türk Milletinin özelliğidir, sokaktan geçen sıradan bir vatandaşı çevirip sorun, Fatih Terim’den daha fazla Galatasaraylı, Ersun Yanal’dan daha fazla Fenerbahçeli, Şenol Güneş’ten daha fazla Beşiktaşlıdır ve hepsinden daha iyi taktik-teknik bilgiye sahiptir. Ve ekler; ah o takımı benim elime bir verseler!

Zaman zaman bu sitede de kimi zaman çaresizlikten, kimi zaman bir umutla, kimi zaman yönetimleri motive etmek için, kimi zaman bizce bariz bir yanlışı gördüğümüz için eleştirmişizdir. Kimi zaman da amiyane tabirle boş atıp dolu tutmuşuzdur.

Zaman zaman da çözüm odaklı somut önerilerimiz olmuştur.

Ancak ne yazık ki, yönetimlerimiz de normal vatandaşlarımız gibidir. Seçilene kadar “ortak akıl” derler, “birlikte yönetim” derler, seçildikten sonra birden bire bir sihirli değnek dokunur ve her şeyi kendileri bilmeye başlarlar. Yanlış anlaşılmasın, söz konusu olan sadece bu yönetim değil, hatta TEMAD Yönetimleri de değil, seçilip gelen hemen her kurumda bu anlayış söz konusudur.

Siz partisini bırakıp giden bir parti Genel Başkanı gördünüz mü?

Ya ite kaka koltuktan düşürülecek, ya da rahmete kavuşacak, rahmete kavuşursa da gözü açık gidecek, parti başkalarına kaldığı için.

Asıl konumuza dönelim; bütçe geldi geçti, TEMAD Yönetimi bütçenin son günlerinde bizce TBMM’ de gecelemesi gerekirken, termal otellerde geceledi, onlar seçilmiş yöneticiler, seçildiklerine göre her şeyi herkesten daha iyi biliyor olmalılar.

Termal Sonuç Bildirgesine baktığımızda, termal havuzların çok da fayda sağladığını göremiyoruz.

Bizim somut, uygulanabilir, açık bir önerimiz var:

       1. Sayın TEMAD Yönetiminden dileğimizdir, Lütfen sağduyulu olun ve bu kez önerinin kimden geldiğine değil, önerinin kendisine odaklanın.

       2. Sayın Cumhurbaşkanımızın Astsubaylara kameralar önünde, Kayseri Komando Tugayında verdiği sözler var. Bildiğimiz kadarı ile TEMAD Yönetimi Sayın Cumhurbaşkanımıza sözlerini hatırlatmaya uğraştı, ancak; görüldüğü kadarı ile başarı sağlanamadı.

       3. TEMAD Öncülük etsin, ayrı bir hesap açsın, bu hesaba herkes gücü oranında para yatırsın. Bu para ile ulusal bir gazetede gücümüz oranında yarım ya da tam sayfa ilan verilsin, ilanda Sayın Cumhurbaşkanı’nın resmi ve altında birebir orada söylediği sözler olsun.

Altına;

Sayın Cumhurbaşkanımız, Kd.Bçvş.Ömer Halis Demir’in meslektaşları sözlerinizi hatırlatıyor, takdir sizin” denilsin

Sayın TEMAD Yönetimi, lütfen önerimizi ciddiye alın!

Şu anda yapılacak en güzel ve en etkili şey bu, öncülük edin, doğru çığır açarsanız bu toplum peşinizden gelir.

Bu toplum bunu daha önce başardı, yine başarır.

Önümüzde bıçak sırtı bir seçim var, kredi kartı borçlularından küçük esnafa herkesin gönlü alınmaya çalışılıyor. Biz de küçük bir toplum değiliz.

TEMAD Üyesi bütün meslektaşlarımız, lütfen ama lütfen siz de bu konuda TEMAD Yönetimini destekleyin.

Kamuoyumuzun dikkatine saygıyla sunarız.

                 E. ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU 

genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN... Zorlu görev yıllarımızda evlatlarımızı doyasıya sevemeden, birçok kez sadece uyurken saçlarını okşayan,ama hayatını onlara feda edip çok mükemmel evlatlar yetiştiren başta Assubay Babalar ve yüreğinde baba sevgisi, şefkati olanların bu mutlu gününü kutlar; sağlık, başarı ve mutluluk dolu nice yıllar dileriz. Hayattan göçenlerimiz...
Pazar, 19 Haziran 2022
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZIN 103. YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN. 19 MAYIS, EMPERYALİST İŞGALE KARŞI MİLLİ DURUŞUMUZDUR! 19 Mayıs 1919; Anadolu'nun emperyalistlerce ișgaline baș kaldırarak dur diyen Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Samsun'a ayak basması ile başlayan, Erzurum ve Sivas kongreleriyle kararlaştırılan, 11 Ekim 1922 Mudanya Müt...
Perşembe, 19 Mayıs 2022
E. ASSUBAYLAR GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNET
TÜM ANNELERİMİZİN VE YÜREĞİNDE ANNE SEVGİSİ OLAN KADINLARIMIZIN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN. "Ana başta taç imiş, her derde ilaç imiş,bir evlat pir olsa da Ana'ya muhtaç imiş." Analar bizi dünyaya getiren, evlatlarımızı bize bağışlayan yüce insanlar, onlara minnettarız. Anneler gününde emekleri ve aziz hatıraları önünde saygı ile eğilirken annel...
Pazar, 08 Mayıs 2022
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ