EMEKLİ ASSUBAYLAR

EMEKLİ ASSUBAYLAR

KORKUTAMAZSINIZ

Haziran 16, 2011
cesaret

Değerli Meslektaşlarım,

Birkaç saat önce facebook'tan bir mesaj iletildi. Mesajı ileten arkadaşımız "www.kamuemekcileri.org" sitesi kurcusu ve yazarı Em.Assb.Mustafa Bıyık'tı. İçeriği ise; yukarda adı geçen sitenin on kadar yazarı hakkında (Benim olduğum da söyleniyor) bilişim suçları savcılığınca soruşturma açıldığı ile ilgili idi. Birkaç dakika sonra Em.Assb.arkadaşımız Atilla Okbilek kardeşim aradı. O da kendisinin Sayın Selçuk İçer'le ilgili dava konusunda yorum yaptığı için OYAK tarafından hakkında dava açılması için savcılığa başvurmuş. Kamu emekçileri web sitesine aynı başlıkla bir yorum yazarak, bizlere hakaret ederek veya korkutarak bizleri sindiremeyeceklerini yazdım. Arkadan telefonla Mustafa Bıyık arkadaşımızı aradım. Emniyette ifade verip evine yeni dönmüştü. Suçlamanın içeriği kendisine bildirilmemiş!

Bu iki olay bizlere artık mızrağın çuvala sığmayacağını sorunlarımızı ve sıkıntılarımızı artık hukuk önünde tartışacağımız anlamına geliyor. Ben dahil hiçbir arkadaşımızın bu tür korkutma, susturma ve yıldırma taktiklerine pabuç bırakmayacağımızı OYAK yönetimi bilmelidir. Yıllarca sesimizi çıkaramadık. Konuştukça susturulduk. Görevimiz devam ediyordu ve amirlerimiz çıkarları gereği OYAK'ı koruyordu.

Artık "kafasına vur ağzından ekmeğini al" örneği insanlar olmadığımızı anlamalılar.

Bizi dinlemeliler ve mutlaka ama mutlaka görüşümüzü almalılar. Çünkü, her aybaşında kasalarına giren sıcak milyonlarca TL.nin kaynağının büyük payı bizim. Eğer sizler bu gerçeği görmemekte direnirseniz biz de yazmaya, eleştirmeye  devam edeceğiz. Canınız sıkılacak. Davalar, davalar, davalar açacaksınız. Ama baş eğdiremeyeceksiniz. Çünkü sizin sakat yasalardan aldığınız gücün çok fazlası bizim yoğunluğumuz ve haklılığımız karşısında duramayacak.

KORKUTAMAYACAKSINIZ, KORKMAYACAĞIZ...!

MİLLİ Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Antalya Şubesi’ni ziyaretinde, Ahmet Öztaş adlı emekli astsubay tarafından protesto edildi. Bakan Gönül’e emekli astsubayların sorunlarını iki yıldır çözmediğini belirten Öztaş, "Yazıklar olsun" dedi.

ahmet-oztas-protesto

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, bu sabah Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (ANSİAD) kahvaltısı ile başlattığı seçim çalışmaları kapsamında Antalya Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mevlüt Yeni tarafından Atatürk portreli plaketin armağan edildiği Bakan Gönül, basının Türkiye’nin gelişmesinde fevkalade rol oynayan bir sektör olduğunu belirterek, yasamanın denetleme vazifesinin çoğu kere basın yardımıyla yapıldığına işaret etti.

Bugün denetim deyince basın olmadan birşey yapmanın mümkün olmadığını dile getiren Bakan Gönül, "Basın olmadan dünyada ne olup bittiğini öğrenmek mümkün değil. Hatta o kadar ki medya kritik konularda resmi kanalların bile önüne geçiyor. En son tüm dünyada yankı yapan olayı bana resmen bildirilmeden evvel televizyondan öğrendim. Bana resmi bilgi sabah geldi. Neyi kastettiğimi biliyorsunuz" diye konuştu.

Arap ülkelerinde yaşanan iç savaşların Türkiye’nin savunma politikasına etkisinin sorulduğu Bakan Gönül, bu çatışma bölgelerinin ister istemez Türkiye’nin dış politikalarına etki ettiğini söyledi. Bakan Gönül, "Azerbaycan topraklarının yüzde 20’si Ermenistan tarafından işgal edilirse, Gürcistan Rusya ile çatışmaya girerse, Bosna Hersek’teki katliam, Makedonya’daki çatışmalar, Kosova’nın bağımsızlık mücadelesine kayıtsız kalamayız. Bu bakımdan ecdadımızın söylediği, ‘isterisen sulhi salah hazır ol harbe, hazır ol cenge, isterisen sulhe.’ Biz de hep sulh istediğimiz için, barış ve sükunet istediğimiz için hem savunmamız, hem de dış ilişkilerimiz bakımından fevkalade dikkatli ve hazırlıklıyız" dedi.

Bölgede mümkün mertebe çatışma istemediklerini belirten Bakan Gönül, İran ve diğer çatışma alanları için karşılıklı diplomasiden yana olduklarını dile getirdi. Bu bölgelerde halkın taleplerinin yerine getirilmesi ve huzurun bozulmamasını istediklerini belirten Gönül, Libya için "Hala orada 4 gemi, 1 denizaltımız, 6 tane F 16, 1 tanker uçağı, İtalya’da mevzilenmiş vaziyette. Ne için. İnsani yardım ve ambargo uygulaması için" diye konuştu.

SÖZLEŞMELİ ERDEN SONRA BEDELLİ

Bedelli askerlikle ilgili soruları yanıtlayan Bakan Gönül, şöyle dedi:

"1111 sayılı kanun, askerlik çağına gelmiş yeterli kişi askere müracaat ederse bedelli devreye girer diyor. Ancak 2003 yılında askerlik süresini üç ay kısalttık ve asker mevcudu yüzde 17 azaldı. Müracaatlar da yeterli olmadı. Yeterli olup olmadığına da zaten bakanlık olarak biz karar vermiyoruz. Genelkurmay’dır operasyonlardan sorumlu olan. Bugüne kadar ’yeterlidir’ demediği için müracaatlarla ilgili bedelliyi yürürlüğe koyamadık. Mevcut kanunu yürürlüğe koyamadık. Yeni bir kanun çıkarılabilir mi, olabilir. Çünkü TBMM, Hükümetin tasarrufu ile olabilir. Bunda da yeni bir kanun çıkarttık. Sözleşmeli er diye. Kanunun yönetmeliğini hazırladık, bakanlıkların görüşüne sunduk. En kısa zamanda yönetmeliği yürürlüğe koyup, sözleşmeli erleri almaya başlayacağız. Ondan sonra bedelliyi düşünmek daha kolay olacak."

KANAL İSTANBUL’DA MONTRÖ TANINMAYACAK

’Çılgın proje’ olarak adlandırılan Kanal İstanbul projesinin, boğazların kullanımına ilişkin Montrö Antlaşması’nı etkileyip etkilemediği yönündeki soruya ise Bakan Gönül, boğazların statüsünün önce Mudanya Mütarekesi ile bağlandığını belirterek,

"Boğazların idaresi Türkiye hakimiyetine veriliyor, ama Karadeniz’e kıyıdaş olan ülkelerin de Türkiye’nin keyfine bırakılmaması diye düzene bağlanıyor. Yeni açılacak kanalla tamamen düzenleme ülkemizin getireceği kurallara bağlı olacak. Çünkü tamamen milli bir proje. Tamamen bağımsız olacak, biz öyle düşünüyoruz, başka şeyler düşünenler varsa onlarla da cebelleşiriz" dedi.

BAKANA PROTESTO

Milli Savunma Bakanı Gönül, Türkiye Harp Malulü, Gaziler Derneği Antalya Şubesi’ni ziyareti sırasında, emekli astsubay Ahmet Öztaş tarafından protesto edildi. Öztaş, "İki senedir bakansınız. Yazıklar olsun. Bize yaptığınız hizmetlere iyi bakın. Buyurun okusun sayın bakanım okusun. 1’in 4’üne yükselemeyen tek astsubaylar. 15 yıl mecburİ hizmete tutulan tek astsubaylar" diye tepki gösterdi. Korumaların ve bazı polislerin sakinleştirmeye çalıştığı protestocu, astsubaylara ilişkin şikayetlerinin yer aldığı bildiriyi gazetecilere ve vatandaşlara dağıtarak uzaklaştı.

Bakan Gönül, dernek binasında gazilerle bir araya geldi. Burada Gönül’e kalpak hediye edildi.

5 LİRAYA 4 ÇEŞİT YEMEK YEDİ

Milli Savunma Bakanı Gönül, ardından Antalya Valiliği karşısında bulunan ve 4 çeşit yemek 5 TL olan halk lokantasına girdi. Bakan Gönül, partililerle birlikte lokantada öğle yemeğini yedikten sonra öğle namazı için camiye gitti.

oyak-astsubay

Saygıdeğer Meslektaşlarımız,

Son günlerde EMS ve BDES olan arkadaşlarımız 'haklı olarak' faiz hesapları yapmakta, mağduriyetlerini dile getirmektedirler. Kesinlikle katılıyoruz! ANCAK, bizler için iki husus büyük önem taşımaktadır;

  1. Kurum iştiraklerinin yönetim ve denetim kurullarında temsil edilmek.
  2. Tüm kurum varlıklarında hakkımız olduğu için, bütün üyelere 'katılımları nispetinde' hisse senedi verilmesi.

TEMAD, bu iki konuyu AİHM taşıdığını belirtmiştir. Fakat, "her üyeye katılımları nispetinde hisse senedi verilmesi" konusundaki dava dilekçesini, tüm ısrarlarımıza rağmen açıklamamakta 'nedense' ısrar etmektedir!

Temad Yönetimi "Kurum iştiraklerininin yönetim ve denetim kurullarında görevlendirilme" talebimiz ortada dururken, Temad Genel Sekreteri'ni OYAK Aslan Çimento Denetim Kurulu'na atanmasını resmen talep ederek, AİHM'deki açtığı davayı tehlikeye atmıştır. OYAK avukatları, TEMAD'ın görevlendirme yazısını mahkemeye sunsa ve "davacının talepleri yerine getirilmeye başlandı. Kadrolar boşaldıkça, assubay ataması yapılacak" dese, sizce sonuç ne olur? Kişisel hesaplarla STK temsil edilip, yönetilir mi?

Değerli meslektaşlarımız, OYAK'ın biz assubayları mağdur ettiği bir gerçektir ama, bir gerçeği daha gözardı etmememiz gerekiyor. Şayet OYAK'a mecburi üye olmasaydık, bu birikimleri yapmamız mümkün müydü? Bunun için, bazı paylaşım sitelerindeki "OYAK Lağv Edilsin" kampanyalarının kimseye yarar sağlamayacağına inanıyoruz.

Bizler, bir bankanın tasarruf mevduatına para yatırmadık, bir yardımlaşma kurumuna ortak üye olduk. Emekli olduğumuz zaman kurumun birikimlerimize 'kendi hesaplamalarına göre' nema vererek, bizi kapı önüne koyması hukuka aykırıdır. Bir çok kurumun sosyal yardım sandıkları üyelerinden bizler kadar aidat almamasına rağmen, ikinci emekli maaşı bağlamaktadırlar. Kuruma tekrar üye olamayanların % 80 i, o gün için sistemde olan emsallerinin birikimleri değeri üzerinden talep edilen parayı temin edemeyen assubaylardır. Bu nedenle, OYAK hisse senedi konusunu gündeme getirmiyor!

Tüm üyeler OYAK'a aynı şartlarda üye olmuşlardır. Bizlerin birikimleri ile kurulan iştiraklerin, gelirlerinin tamamı nema olarak hesaplarımıza yatırılmamış, büyük bölümü yeni iştiraklerin kurulmasında harcanmıştır. Bu nedenle kurum iştiraklerinde hakları olan  TÜM ÜYELERE KATILIMLARI NİSPETİNDE HİSSE SENEDİ VERİLMELİDİR. Dileyen üyeler ayrıca birikimlerini kurumda değerlendirebilirler.

Kimsenin aldığı nemada gözümüzün olduğu düşünülmesin! OYAKBANK satıldığında sistemde olan üyeler bir gecede %50 oranında nema aldılar. Peki daha önceki yıllarda OYAK'ın amiral gemisi OYAK RENAULT satılsaydı, o tarihte sistemde olanlar kazanacak kurum şimdiki kadar güçlü olmayabilecekti.  Bugün sistemde olanlardan hastalık, evlenme, mülk edinme vb. sebeplerle kurumdan ayrılmaları gerekirse 1-2 yıl sonra, örneğin; ERDEMİR satıldığında "ne yapalım, şansızlık mı" diyecekler ?..

OYAK BİR ROTTARY KURULUŞU DEĞİL BİR SOSYAL YARDIMLAŞMA KURULUŞUDUR

Bu konuları dile getirdiğimizde bazı arkadaşlarımızın bencilce "ne yapalım, biz paramızı OYAK'ta değerlendirirken sizler harcadınız" deme hakkı yoktur. Çünkü, mağdur olanlar içerisinde, bu düşüncedeki arkadaşlarımız daha assubay olmadan OYAK'a katkı sağlayanlar vardır. Bunun için en adil çözüm, hisse senedi verilmesidir. Böylece çoğunluk hissesine sahip olan assubaylar yönetim ve denetimde söz sahibi olacaklarıdır. OYAK'ı yönetenler işte bu gerçeği bildikleri için radikal kararlar almamaktadır. Lakin, biz bu hukuksuzluğa kesinlikle razı olmayacağız!

Değerli Meslektaşlarımız, Sn.İsmail TURAN'ın AYİM'deki açtığı dava "OYAK'ın, kurumdan ayrılan üyelere yaptığı ödemelerin nominal değerden değil, tüm kurum varlıklarının üzerinden hesaplanarak ödenmesi"dir ve Sn.TURAN karar düzeltme talebinde bulunmuştur. "Tüm üyelere hisse senedi verilmesi" talebi ile benzerlik taşıyan bu dava karar düzeltme talebinden sonra muhtemelen AİHM'ne taşınacaktır. Bu davanın destekçisi olarak takibini yapmaktayız.

Daha önce sizlere duyurduğumuz gibi, 'OYAK'taki haklarımız ile ilgili' OYAK'a yönelik mail kampanyası Site Yönetimi'mizin gündemindedir. Haksızlıklarımızın kader olmasına "asla" izin vermeyeceğiz! Sizlerin desteği ile adaletsizlikler birgün "mutlaka" sona erecektir!

Saygılarımızla...

meclis

23. Dönem / 5. Yasama Yılı
76. Birleşim / 10.Mart.2011- Perşembe
Soru-cevap işlemi yapılacaktır.


  • Alim IŞIK (MHP- Kütahya);

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

İkincisi de, dört yıllık üniversite mezunu olduğu hâlde 1'inci derecenin 4. kademesinden emekli olamayan tek grubun astsubaylar grubu olduğu iddiaları doğru mudur? Doğru ise bunun çözümü için bir çalışmanız var mıdır?

  • Devlet Bakanı Cevdet YILMAZ (AKP-Bingöl);

Bu astsubaylarımızın emekliliği. Bu konuda da teknik düzeyde, kurumsal düzeyde çalışmalar devam ediyor, henüz nihai bir taslak yok.

MHP İZMİR MİLLETVEKİLİ KAMİL ERDAL SİPAHİ'NİN 8.3.2011 TARİHLİ MECLİSTE YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA MECLİS TUTANAKLARINDAN (33 Sayfa)

Bu arada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin mağdur kesimi olan şerefli astsubay camiası için -emeklileri dâhil- yıllardır AKP İktidarınca sürekli söz verilip de yerine getirilmeyen hususları tekrar hatırlatırım. Şerefli astsubay camiasının sorunlarını Milliyetçi Hareket Partisi olarak tam dört yıldır dile getiriyoruz. Komisyon ve Meclis konuşmaları, soru önergeleri, kanun teklifleri verdik. Son olarak 9 Şubat 2011'de astsubaylarımızın sorunları için Meclis araştırması açılmasını teklif ettik. Sorunlarının önem ve aciliyetini dile getirdik ama onları sekiz yıldır oyalayan, her seferinde "İnşallah seçimden sonra." diye istismar eden AKP'nin oylarıyla bu önergemiz reddedildi. İnşallah bu seçim öncesinde benzer vaatlerle kimse astsubaylarımızın karşısına çıkmaz, TEMAD'lara ziyarete gitmez. Derece, kademe ilerlemesinden emekli maaşlarına, seyyanen zamma kadar hep oyalandılar, hep kandırıldılar. "Onlar için iyileştirme yaptık." diye gece elbisesi yani "mess dress" verilmesinin yazılması ise muvazzafıyla, emeklisiyle tüm astsubay camiası acı acı güldüler. İki haftadır aralarındaydım, kızgınlık, küskünlük ve öfkelerini iktidar partisine iletmeyi bir borç biliyorum.

MHP Grup Başkanvekili

Öneri: *9.02.2011 SAAT 14.00

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Gündeminin, Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler Kısmında yer alan 10/958 esas numaralı, "Astsubayların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla" Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis araştırması önergemizin görüşmelerinin Genel Kurulun 09.02.2011 Çarşamba tarihli bugünkü 62. Birleşiminde yapılması önerilmiştir.
  • BAŞKAN;

Milliyetçi Hareket Partisi grup önerisi lehinde söz isteyen Kâmil Erdal Sipahi, İzmir Milletvekili.

Buyurun Sayın Sipahi. (MHP sıralarından alkışlar)

  • Kamil Erdal SİPAHİ (MHP-İzmir);

Sayın Başkan, size ve yüce Meclise saygılar sunarım.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin emir ve komuta zincirinde yer alan asli ve en önemli unsurlardan birisi de saygıdeğer astsubaylarımızdır. Ülkeleri için şerefli meslekleri uğruna bir ömrü feda eden, en ücra yurt köşelerinde canı pahasına görev yapan, aile fertlerinin de aynı kaderi kendileriyle paylaştığı bu şerefli camianın cefakâr ve fedakâr ensuplarının çok ciddi ve birikmiş sorunları acil çözümler beklemektedir.

Şerefli astsubaylarımız kimseden ulufe istemiyor, hak ettiğini istiyor. Yılların emeğinin, fedakârlığının, canı pahasına görev yapmanın karşılığını istiyor. Birçok meslek mensubuna verilip de kendilerinden esirgenen, analarının ak sütü gibi helal olanları istiyor.

Devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü uğruna canını esirgemeyen 290 astsubay şehidimizin, yüzlerce organ kaybı ve yaralanma yaşayan astsubay gazilerimizin, yüzlerce görev şehidinin hak ettiklerini istiyor.

Ben, Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili olarak, 71 milletvekili arkadaşımla birlikte, onların sorunlarını bu Meclis araştırmasıyla, onlarca soru önergesiyle ve Meclis onuşmalarımızda, kanun tekliflerimizle dile getirmekten, onların sesi olmaktan gurur duymaktayım. Otuz altı yıllık meslek hayatımı paylaştığım silah arkadaşlarım astsubaylarımıza, emeklisiyle, muvazzafıyla, saygıdeğer aile fertleriyle en iyi dileklerimi sunuyorum, şehitlerini rahmetle anıyorum.

"Silah arkadaşım" tabiri şu andaki hüviyetim itibarıyla bazılarına tuhaf gelebilir. "Silah arkadaşlığı" kavramı Türk'ün, Türk askerinin hasletlerinin birisidir. Silah arkadaşlığı, askerlik yemini edildiği gün başlar, mezara kadar devam eder. Evet, onlar, sekiz yıllık AKP İktidarından kendilerine söz verilip de yerine getirilmeyenlerin, seçim öncesi sahte vaatlerin, yalan beyanların, "Yaptık, yapıyoruz, merak etmeyin seçimden sonra olacak." yalanlarının hesabını soruyorlar. Onlar 100 bini aşkın muvazzaf ve 117.500 emeklisiyle, aile fertleriyle birlikte 1 milyonluk şerefli bir camia, artık aldatılmayı, kandırılmayı, sahte vaatlerde bulunulup sonra yan çizilmeyi ve oyalamayı hak etmiyorlar.

9 Ekim 2010'da, aldıkları devlet terbiyesiyle ve kendilerine yakışan bir vakar ve ciddiyetle on binlercesi, sorunlarını Ankara'da bir mitingde dile getirdiler. Kimileri bu mitingden ve bu mitingin, astsubaylarımızın atalarını ziyaretiyle başlamasından rahatsızlık duymuş olabilirler. Emekli olduklarında maaşları yarı yarıya azalıyor, yüzde 50'si ek iş, yüzde 20'si işportacılık yaparak AKP'nin kendilerini açlık sınırına mahkûm etmesinin kaderini yaşıyorlar. Derece, kademe ilerlemeleri Mecliste Komisyona getiriliyor, önce kabul edip ertesi gün AKP milletvekillerince geri çekiliyor. Emekli maaşlarına 100 TL seyyanen zam yapılacağı iki yıl önce resmen açıklanıyor ama iki yıldır ses çıkmıyor. Emekli olan veya hâlen görevde olan, lise ve dengi okul mezunu olup da fakülte ve yüksekokulu bitirmemiş olanların iki yıllık yüksekokul mezunu kabul edilmeleri için kanun teklifi verdik Milliyetçi Hareket Partisi olarak. "Fakülte ve yüksekokulu mezunu olanlara iki kademe verilmesi." dedik, aynı kanun teklifine bunu da dâhil ettik. Emekli aylıklarına 100 lira ilave için kanun teklifi verdik. Hükûmete soruyoruz: Neden bunlar gündeme getirilmiyor, neden Meclisten kaçırılıyor?

Benim silah arkadaşım, değerli astsubaylarımız neler istiyor ve bekliyorlar, özetle sıralarsak:

  • Meslek yüksekokulu mezunu astsubaylar 9'un 2'nci kademesinde, lisans mezunları ise 8'e 1'inci kademesinden göreve başlatılmalıdır.
  • Yüksekokul mezunu olup da 1'inci derecenin 4'üncü kademesine yükseltilmeyen tek kamu görevlisi örneği şerefli astsubaylarımızdır.
  • Temsil ve hizmet tazminatları astsubaylara da verilmeli, Danıştayın iptal gerekçesi doğrultusunda yeni düzenlemeler yapılmalıdır. Bu konuya teferruatıyla tekrar değineceğim.
  • Üyelerin yüzde 60'ını oluşturan OYAK ve iştiraklerinin yönetim ve de denetim kurullarında astsubaylarımız ve emeklilerinin temsil edilmeleri sağlanmalıdır.
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince yasaklanan muhakemesiz şahsi hürriyeti kısıtlayan ceza sistemi değiştirilmelidir.
  • Sorumluluk ölçüsünde yetkiler artırılmalı, astsubay meslek yüksekokulları mutlaka lisans düzeyine çıkartılmalıdır. Lisansüstü ve doktora eğitimi yapan astsubaylara da başarılı her eğitim yılı için kıdem verilmelidir.
  • Sosyal tesislerden astsubaylarımızın temsili oranı ve faydalanma oranı oran olarak artırılmalıdır. Astsubaylara ait tesislerin fiziki durumları düzeltilmelidir.
  • Kalkınmada öncelikli illerde görev yapan kamu görevlilerine verilen kademe astsubaylarımıza da verilmelidir.
  • Emniyet ve asayiş hizmetleri sınıfından olup emniyet ve asayiş görevlisi emniyet ve MİT mensuplarına ödenen 100 liralık tazminatın emniyet ve asayiş görevi yapan astsubaylarımıza verilmesi de sağlanmalıdır.
  • 926 sayılı askerî personel yasasından önce sanat okulu, lise mezunu ve iki yıllık Harp Okulu mezunlarına tanınan intibak hakkı Astsubay Meslek Yüksekokulları Yasası'ndan önce mezun olan astsubaylarımıza ve emeklilerine de tanınıp bunların intibakları meslek yüksekokulu mezunu olarak yapılmalıdır.
  • Emeklilerine iki yıl önce söz verilen 100 liralık seyyanen zam en kısa sürede gerçekleştirilmelidir.
  • 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile beş yıldan fazla hizmeti olan tüm memurlara görev tazminatı verilmesi öngörülmüş olmasına rağmen görev tazminatı sadece ve sadece makam ve unvanı olan memurlara verilmiştir. Özellikle görev tazminatının Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde sadece subaylara verilip astsubayların bundan faydalandırılmaması kurum içerisinde hoşnutsuzluk, eş ve çocuklar üzerinde olumsuz etki yaratmasına neden olmuştur. Aynı kurumda çalışan, aynı meslek sahibi, savaşta ve barışta aynı kaderi paylaşanların, ülkenin her köşesinde külfette beraber oldukları gibi nimette de beraber olmaları Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve ülkenin bekası gereğidir. Bu eşitlik mutlaka ve mutlaka sağlanmalıdır.

Söz konusu tazminatın iki yıldır ha bugün ha yarın çıkacak söylentileri astsubaylarımızın motivasyonunu olumsuz yönde etkilemiştir. Görev tazminatının bir an önce çıkarılması onların sosyal yaşantıları, moral ve motivasyonu açısından artık kaçınılmaz hâle gelmiştir.

Evet, istekleri, talepleri, beklentileri özetle bunlar.

Şerefli astsubaylarımız imtiyaz ve ayrıcalık değil, adalet ve eşitlik istiyorlar. Terleri, kanları ve canlarıyla bu ülkeye ve Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlılıklarının, bir ömre mal olan hizmetlerinin bedelini yani haklarını istiyorlar.

Sayın Millî Savunma Bakanının milletvekillerine dağıttığı, astsubaylarımızla ilgili "Şu iyileştirmeleri yaptık." adı altında sunulan maddeler aslında Hükûmetin yaptıkları değil, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kendi içerisinde yerine getirip yaptığı hususlardır.

  • Ali Rıza ALABOYUN (AKP-Aksaray;

Parasını kim veriyor, parasını?

  • Kamil Erdal SİPAHİ (MHP- İzmir/Devamla);

İçinde AKP İktidarının payı ve katkısı yoktur.

  • Ali Rıza ALABOYUN (AKP-Aksaray);

Ödeneği kim veriyor?

  • Osman DURMUŞ (MHP-Kırıkkale);

Baban veriyor, baban!

  • Akif AKKUŞ (MHP-Mersin);

Baban veriyor, baban!

  • Kamil Erdal SİPAHİ (MHP-İzmir/Devamla);

Dolayısıyla konuyu, biz astsubaylarımız için şu hizmetleri, iyileştirmeleri yapmak demek, bir oyalamadır, ağza bir parmak bal sürmektir ve ciddiyet dışıdır.

Evet, örneklerine geçeyim. Neler yapılmış Millî Savunma Bakanlığımızın yazısında?

Yurt dışı yabancı dil eğitimi imkânı artırılmıştır. Genelkurmayın Yurt Dışı Kurslar Talimatı'nda değişiklik yapıldı, onun gereği. Subaylığa müracaat yılları öne çekilmiştir. Astsubay meslek yüksekokulu açıldığı için onun gereği olarak bir iç düzenlemedir. Efendim, Türk Silahlı Kuvvetleri eğitim merkezlerinden faydalanma oranları artırılmıştır. Sosyal Hizmetler Yönetmeliği gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerin kendi iç düzenlemesidir. Efendim, Kara Kuvvetlerine mensup astsubaylara Türk Silahlı Kuvvetleri özel eğitim merkezlerinden ilave kontenjan sağlanmıştır. İç düzenlemedir. 30 Ağustos Resepsiyonu ayrı orduevleri yerine tek orduevinde astsubayların katılımıyla düzenlenmiştir. Genelkurmayın bir emridir. Yurt dışı geçici ve daimî göreve seçilebilme imkânları artırılmıştır. Yurt Dışı Görev ve Kurs Talimatında Genelkurmayın yaptığı bir kendi düzenlemesidir. İç Hizmet Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle yirmi dört yılını dolduran astsubaylarımızın albaylar gibi nöbet hizmetinden çıkartılması sağlanmıştır. Bunun gibi onlarca kalem sayabilirim size sayın milletvekilleri. Bunların hiçbirisi Hükûmetin yaptığı düzenlemeler değildir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kendi iç bünyesinde yaptığı iç düzeltmelerdir, düzenlemelerdir.

Bunlardan özellikle bir tanesini vurgulamak istiyorum. Konunun ne kadar komik boyuta taşındığını sizler de kabul edeceksiniz. Türk Silahlı Kuvvetleri Kıyafet Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik ile astsubaylara gece kıyafeti, yani mesdres verilmiştir. Yani Hükûmetimiz, astsubaylarımıza gece kıyafeti verilerek iyileştirme yapmış. Artık bu bir komedi unsuru mudur, alay unsuru mudur? Ben yüce Meclisimizin takdirlerine sunuyorum.

Gönül ister ki onların ciddi olarak çözüm bekleyen sorunları yıllardır yerine getirilseydi. Ta 2005 yılından kalan elimde vesikalar var, soru önergelerine verilen cevaplar var. Sayın Millî Savunma Bakanı diyor ki: "Astsubaylarımızın bütün sorunları tarafımdan bizzat, şahsen takip edilmektedir. Onların sorunlarını çok iyi takip ediyoruz ve en kısa zamanda çözümleyeceğiz." Aradan geçen süre beş ile sekiz yıl.

Evet, ben sözlerime son verirken değerli astsubaylarımıza, sevgili silah arkadaşlarıma, emeklisiyle, muvazzaflarıyla aile fertlerine en iyi dileklerimi sunuyorum; aziz şehitlerini rahmetle, gazilerini minnetle anıyorum. Yüce Meclise saygılar sunarım. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)

  • BAŞKAN;

Teşekkür ediyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi grup önerisi aleyhinde söz isteyen Hüseyin Gülsün, Tokat Milletvekili.

Buyurun Sayın Gülsün. (AKP sıralarından alkışlar)

  • Hüseyin GÜLSÜN (AKP-Tokat);

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; astsubaylarımızla ilgili sorunların araştırılması amacıyla MHP'nin önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin çok önemli unsurlarından olan astsubaylarımız ülkemizin en ücra köşelerinde fedakârca hizmet etmekte, şehit vermekte, gazi olmaktadırlar. 200 binin üzerinde emekli ve hâlen görevli astsubaylarımızın sorunlarını çözmek, onların gerek özlük hakları ve gerekse çalışma şartlarını düzeltmek bizim asli görevimizdir. Bu bağlamda, yapılan, çalışmaları tamamlanan ve çalışmaları devam eden konuların bazılarını size arz etmek istiyorum. Tabii, benden önceki değerli konuşmacının "Bunlar Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapıldı, Genelkurmay tarafından yapıldı." demesini gerçekten yadırgıyorum. Bunların hepsi hükûmete bağlıdır, devlete bağlıdır. Devlete bağlı bir kurumdur Türk Silahlı Kuvvetleri. Herhangi bir kuruma neler yapıldıysa Türk Silahlı Kuvvetlerine de o yapılmıştır ve hükûmet tarafından yapılmıştır. Bu hükûmet AK PARTİ olabilir, başka bir hükûmet olabilir. "Bunu hükûmet yapmadı, Türk Silahlı Kuvvetleri yaptı" demek bana göre yanlış bir bakıştır.

  • Osman DURMUŞ (MHP-Kırıkkale);

Herkes kendi bütçesini kullanıyor!

  • Hüseyin GÜLSÜN (AKP-Tokat/Devamla);

Ben müsaadenizle, yapılan işlerin bazılarını açıklamak istiyorum:

  • Subaylığa müracaat yılının öne çekilmesi: Eskiden yedi-dokuz yıl hizmet yılından sonra yapılıyordu, şimdi beş-yedi hizmet yılından sonra yapılıyor.
  • Yine personelin, ocak ve şubat ayları dışında temmuz-ağustos ayları içinde de takdir hakkı olmaksızın, diğer aylarda ise ilgili kuvvet komutanının uygun görmesi üzerine emekli olabilme imkânı sağlanmıştır.
  • Kendi nam ve hesabına yüksek lisans öğrenimi yapan astsubaylara, subaylara uygulanan esaslar dâhilinde kıdem verilmesi sağlanmıştır.
  • Her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü rütbe terfi, rütbe kıdemliliği onanan astsubayların hak kazandıkları yeni aylıklarına ilişkin maaş farklarının rütbe terfi tarihinden itibaren ödenmesi sağlanmıştır.
  • Eğitim süresi dört yıla çıkan astsubay hazırlama okulu öğrencilerine harçlık ödenmesi sağlanmıştır.
  • Kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli astsubaylara 750 TL tutarındaki yol harcırahının ödenmesi sağlanmıştır. Eskiden bunlar yoktu.
  • Son altı yıllık sicil notunun ortalaması yüzde 90 ve üstünde olan subaylara birinci dereceye yükselme imkânı tanınmıştır.
  • Anadolu Üniversitesiyle protokol yapılarak lise mezunu astsubayların ön lisans eğitimine devam etme imkânı sağlanmıştır.
  • Subaylık sınavını kazanan astsubayların sınıf okulu eğitimine başlamadan önce teğmenliğe nasbedilmelerine olanak sağlanmıştır.
  • Rütbe bekleme süreleri yeniden düzenlenmiştir.
  • Astsubaydan subay olan personele albaylığa kadar yükselme imkânı verilerek rütbe normal bekleme süreleri, yaş hadleri de dâhil diğer hususlar için muvazzaf subaylar hakkındaki hükümlerin uygulanması sağlanmıştır.
  • Astsubaylara emirlerinde çalışan astlarına, birinci sicil üstü olarak sicil verme yetkisi verilmiştir.
  • Yaş haddinden emekli olan astsubaylara askerî hastanelerin B polikliniğinden faydalanma hakkı verilmiştir.
  • İç Hizmet Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik ile yirmi dört yılını dolduran astsubayların albaylar gibi nöbet hizmetinden çıkarılması sağlanmıştır.

Buna benzer başka yenilikler de yapılmıştır. Tabii çalışmaları devam eden konularla ilgili de birkaç ayrıntıyı vermek istiyorum müsaadenizle.

  • Lise mezunu emekli astsubaylara iki yıllık yüksekokul mezunu olarak intibak yapılması çalışması yapılmaktadır.
  • Görevdeki astsubayların Türk Silahlı Kuvvetleri hizmet tazminatlarının artırılması, ayrıca emekli astsubaylara ilave 100 TL artış sağlanması çalışması yapılmaktadır.
  • Ek göstergelerinin düzenlenmesi, ikinci dereceden itibaren emekli aylıklarına 158 lira iyileştirme çalışmaları yapılmaktadır.
  • Astsubay hazırlama okullarının, meslek liselerinin ilgili programları ile denkliğinin sağlanması çalışması yapılmaktadır.
  • İş yoğunluğu fazla olan askerî ataşeliklere astsubay kadrosu açılması sağlanmaya çalışılmaktadır.
  • Güven ve asayişi ihlal eden eylemler nedeniyle yakalanan, gözaltına alınan, tutuklanan veya hükümlü bulunanların sevk ve nakillerinde görev alan astsubaylara görevi nedeniyle maruz kaldıkları yaralanma, sakat kalma ve ölüm hâllerinde nakdi tazminat ödenmesi çalışması yapılmaktadır.
  • Sicil amirliği yetkisi bulunan astsubaylara ceza yetkisinin de verilmesi düşünülmektedir.

Ben bu vesileyle şerefli astsubaylarımızın her türlü iyileştirmeye layık olduklarını ifade ediyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

  • BAŞKAN;

Teşekkür ediyorum Sayın Gülsün.

Milliyetçi Hareket Partisi Grup önerisinin lehinde söz isteyen Bülent Baratalı, İzmir Milletvekili.

Buyurun Sayın Baratalı. (CHP sıralarından alkışlar)

  • Bülent BARATALI (CHP-İzmir);

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; astsubaylarla ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisince verilen grup önerisi üzerindeki CHP'nin görüşlerini dile getirmek için söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle sizleri CHP Grubu ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; astsubaylar da ordumuzun çok şerefli unsurlarının başında gelmektedir. Hangi ordunun? Türk ordusunun. Peki, Türk ordusunun -birkaç gündür bu tartışılıyor- vasıfları nelerdir?

Değerli milletvekilleri, dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir özellik Türk ordusunda bulunmaktadır. Türk ordusu Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulduktan sonra kurulmuş ve Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı büyük bir başarıyla bitirmiş olan bir ordudur yani halkın ordusudur. Dünyanın hiçbir yerinde önce meclis, sonra ordu kurulmamıştır. Bunu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün deyişlerinde de görebiliriz. 26 Ağustos 1922'de sabaha karşı Türk ordularına "Akdeniz'dir, ileri." hedefini gösteren Gazi, aynen şöyle seslenmişti: "Türkiye Büyük Millet Meclisi orduları, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!." Onun için, Türk ordusu hakkında burada veya dışarıda kelamda bulunan, sözde bulunan, eleştiride bulunanların bu ordunun halkın ordusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin ordusu olduğunu hiçbir zaman unutmamaları gerekmektedir.

Değerli milletvekilleri, cumhuriyetimizin kuruluşundan beri, Osmanlının son döneminden beri astsubaylar ordumuzda önemli görevler yapmışlardır. Küçük zabit okulları ve daha sonra kurulan astsubay okullarından mezun olanlar dün olduğu gibi bugün de şerefli görevlerini yapmaktadırlar.

Öğrenim düzeyinin yükselmesi bazı yasal düzenlemeleri zorunlu kılmış, eğitim düzeyine göre birtakım haklar verilmiş ve Anayasa'nın eşitlik ilkesi gereği emeklilik ve ücret alanında yapılan geçici düzenlemelerle haksızlığın önüne geçilmeye çalışılmıştır bugüne kadar. Benden önce konuşan AKP'li Değerli Milletvekili Arkadaşım "Yapılacaktır, edilecektir, korunacaktır." sözlerini söyledi. Sekiz buçuk yıldır iktidardasınız, "Yaptık, ettik, düzenledik." demeniz gerekirdi Sayın Milletvekili. Bunun için biz de elimizden gelen şeyleri yaptık, kanun tekliflerini verdik, önergeleri verdik, biraz sonra bunlara geçeceğim. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak neler yaptığımızı ve o grubun mensubu bir milletvekili olarak astsubaylar için, bu haksızlığın giderilmesi için neler yaptığımızı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi sitesinde de görülebileceği gibi CHP Grubu adına Türk Silahlı Kuvvetleri ve astsubayların içinde bulunduğu durumla ilgili defalarca kanun teklifleri verilmiştir. Bu grubun bir üyesi olarak bizzat benim hazırlayıp verdiğim kanun teklifleri yıllardır komisyonda görüşülmeyi beklemektedir yani biz bu sorunları sekiz senedir, 22'nci Dönemden beri Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve sizin huzurunuza getiriyoruz. Nedir bunlar? Sıralarını söyleyeyim: (2/30), (2/36), (2/40), (2/69) esas numaralı tekliflerim hâlâ daha komisyonlarda beklemektedir. Bunların bazılarının burada İç Tüzük 37'ye göre öne alınması ve gündeme alınması burada bütün üyelerin oylarıyla kabul edildi ama bugüne kadar hâlâ daha komisyonlarda beklemektedir. 2005 yılında makam ve temsil tazminatlarıyla ilgili verdiğim teklifim 2007 yılında yeniden Başkanlığa sunulmuştur. (2/40) esas numarası hâlen görüşülmeye beklemektedir. (2/69) esas numarasıyla o da görüşülmeyi beklemektedir, nasıplar ve intibaklarla ilgili teklifler.

Az önce Milliyetçi Hareket Partisinden arkadaşımın ifade ettiği gibi astsubayları, diğer ordu men-supları ile ve polis meslek yüksek okullarından mezun olan arkadaşlarımızla karşılaştırmada şunu görüyo-ruz: Polis meslek yüksek okul mezunları 9/2'den başlıyor, astsubay meslek yüksek okulları ise 9/1'den başlıyor.Harp Okulunu bitiren arkadaşlarımız 8'den başlıyor ama astsubay olup da üniversiteyi bitirenler bu hakları alamıyorlar.

Aynı konularda gerek Milliyetçi Hareket Partisinin gerek bazı AKP'li milletvekili arkadaşlarımızın verdiği teklifler de komisyonlarda görüşülmeyi beklemektedir. Benim 2007'de verdiğim teklife benzer bir teklifi 5/1/2011 tarihinde AKP Çankırı milletvekilinin de vermiş olduğunu TAMAD sayfalarından öğrenmiş bulunmaktayım. Şimdi, beklediğim ve beklenen ise, astsubay arkadaşlarımızın beklentisi ise bu teklife AKP Grubunun, kendi arkadaşlarının verdiği bu teklife destek vermesidir ve sahip çıkmasıdır. Değerli arkadaşım az önce sahip çıkılacağını söyledi, biraz sonra göreceğiz. Bu bir samimiyet testidir, bu konuda AKP'nin ne kadar samimi olduğunu biraz sonra sizlerin oylarıyla göreceğiz değerli arkadaşlarım.

Değerli arkadaşlarım, konuşmamı başta söylediğim gibi Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinden bitirmeye çalışacağım. Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinde oynanan onca oyundan sonra son günlerde AKP tarafından dökülen timsah gözyaşlarına da değinmeden geçemeyeceğim. Buradan iddia ediyorum, cumhuriyet tarihi boyunca kendi ordusuna bu kadar zarar veren, Türk Silahlı Kuvvetlerini toplumdan bu kadar uzaklaştırma gayreti içinde olan, ipe sapa gelmez uydurma gerekçelerle, yaşamı pahasına mücadele veren komutanları aylarca cezaevinde tutan, terfilerine bile karışarak hiyerarşik dengeyi bozan, sahte suikast ihbarlarıyla kozmik odalarda günlerce arama yapan ve darbe vesvesesiyle silahlı kuvvetleri halktan yabancılaştırmaya çalışan bir başka hükûmet olmamıştır. Şimdi, aynı kişiler, timsah gözyaşları içinde birden bire ordunun en büyük destekçisi olarak ekranlarda boy göstermektedir. Ne kadar trajikomik bir durumda olduğumuzu bu son iki gün iyice açığa çıkarmıştır.

Buradan tekrar AKP'yi samimiyet testine davet ediyorum.

  • Hasan ANGI (AKP-Konya);

Senin haddine değil.

  • Bülent BARATALI (CHP-İzmir/Devamla);

Dokuz yıldır iktidardasınız, cak, cukları, yapılacakları, edilecekleri bırakın. İktidarda olanlar "Yapacağız, edeceğiz.", "Cak, cuk." demez "Yaptım, bitirdim, başardım" der. İktidar  elde bulundurma erkidir. Elinizde bulundurduğunuz erki dokuz yıldır kullanmıyorsunuz, ondan sonra, Meclisin kapanmasına iki ay kala burada "Yapacağız, edeceğiz." diyorsunuz.

  • Hüseyin GÜLSÜN (AKP-Tokat);

Yapacağız.

  • Bülent BARATALI (CHP-İzmir/Devamla);

Biraz sonra göreceğiz; samimi misiniz, değil misiniz biraz sonra göreceğiz Sayın Milletvekili. Şimdi, iki yıldır ordumuz için ne yaptığınızı size soruyorum değerli arkadaşlar? Bir tane örnek istiyorum ordumuz için. Bu tekliflerimizin, on tane teklif sıraladım; Üstsubaylar konusunda büyük bir trajedi yaşanıyor. Orgeneralden kıdemli binbaşıya kadar gelen üstsubay arkadaşlarımız temsil görev tazminatı alıyorlar. Kanunda yazılmasına rağmen, binbaşılar ve onların muadili olan kademeli başçavuşlar, kıdemli başçavuşlar bundan yararlanamıyorlar. "Neden?" diye sorduğumuzda; Burada, hatırlayın, 37'ye göre getirdiğimiz zaman teklifi, şurada oturan Maliye Bakanı iki elini kaldırarak bu teklifi reddetti. Şimdi, komisyonlarda tekliflerimiz bekliyor. Eğer samimiyseniz, emekli olduklarında aktif maaşlarının yüzde 65'ine kadar kaybeden astsubay arkadaşlarımıza bu tür imkânları, bu tür olanakları verirsiniz. Onların bugüne kadar yoksun kaldığı bütün haklardan, bu fedakâr insanlardan, bu kahraman insanlardan, ordumuzun en önemli unsurlarından özür dileyerek bunu yerine getirirsiniz.

Bu düşüncelerle, verilen bu önergenin lehindeki konuşmamı bitirmeden önce -bu samimiyet testini biraz sonra zevkle izleyeceğim, herkes de görecek, astsubaylar da görecekler çünkü televizyonların başında izliyorlar- yüce Meclisi tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

  • BAŞKAN;

Teşekkür ediyorum Sayın Baratalı.

Milliyetçi Hareket Partisi grup önerisi aleyhinde söz isteyen Abdurrahman Arıcı, Antalya Milletvekili. Buyurun Sayın Arıcı. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

  • Abdurrahman ARICI (AKP-Antalya);

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; astsubaylarımızla ilgili sorunların araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci maddesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis araştırması yapılması için verilen önergenin aleyhine söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

02/07/1951 tarihli ve 5802 sayılı Astsubay Kanunu ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde astsubay statüsü belirlenmiş ve "Türkiye Cumhuriyeti ordusunun Kara, Deniz ve Hava kuvvetleriyle, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı kadrolarının ast komuta kademelerinde eğitim, sevk ve idare ile diğer idari işlerde subaya yardımcı olarak görevlendirilen askerî şahıslara 'astsubay' adı verilir." hükmü getirilmiştir. Astsubayların özlük hakları 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile düzenlenmektedir. 2003 yılında astsubay hazırlama okullarının üç yıl süren eğitim dönemleri iki yıla indirilmiş ve eğitim seviyeleri ön lisans seviyesine yükseltilerek astsubay hazırlama okullarının adı "astsubay meslek yüksekokulu" olarak değiştirilmiştir.

Astsubaylarımız, ordunun orta kademe yöneticileri, komutanlarıdır. Çeşitli kuvvet ve komutanlıklarda ilçe jandarma komutanı, jandarma bölük komutanı, karakol komutanı, takım komutanı, kısım komutanı, kademe komutanı, bot komutanı, bölük astsubaylığı, hareket eğitim astsubaylığı, idari işler astsubaylığı gibi önemli makam ve görevlerde bulunmakta, cansiparane bir görev anlayışıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemli bir unsuru olarak çalışmaktadırlar; aile fertleriyle birlikte yaklaşık 1 milyon kişiyi bulan önemli bir toplum kesimini oluşturmaktadırlar; ülkemizde herkesin ya ailesinin içinde ya da yakın çevresinde muhakkak bu görevi yapan bir tanıdığı vardır.

Değerli milletvekilleri, bizler, astsubaylarımızın sorunlarının araştırılması ve çözümleri yolunda adım atılmasının tabii ki taraftarlarıyız ancak Meclisimizin çalışma programının yoğunluğu ve yaklaşan genel seçimler nedeniyle yaklaşık bir ay sonra Meclisin seçim tatiline girecek olması bu araştırma komisyonunun kurulması ve çalışmalarını yaparak sonuçlandırmasını imkânsız kılmaktadır. Toplumumuzun önemli bir bölümünü oluşturan astsubaylarımızın sorunlarının yaklaşan genel seçimlere malzeme yapılmadan, daha fazla zaman ayrılarak geniş çaplı bir araştırma yapılması ve daha sağlıklı kararlar alabileceğine inandığım için, bu çalışmanın 24'üncü Döneme bırakılması kanaatini bildirir, yüce heyeti saygıyla selamlarım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

  • BAŞKAN;

Teşekkür ediyorum Sayın Arıcı.

  • K. Kemal ANADOL (CHP-İzmir);

Sayın Başkan, karar yeter sayısı istiyoruz.

  • BAŞKAN;

Arayacağım Sayın Anadol.

Milliyetçi Hareket Partisi grup önerisini oylarınıza sunuyorum ancak karar yeter sayısını arayacağım: "Kabul edenler" "Kabul etmeyenler"

Sayın milletvekilleri, karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati:14.32


DÖRDÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 14.43
BAŞKAN : Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER : Murat ÖZKAN (Giresun), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)
  • BAŞKAN;

Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 62'nci Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun İç Tüzük'ün 19'uncu maddesine göre verdiği önerisinin oylanmasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi öneriyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler; Kabul etmeyenler; Sayın milletvekilleri, karar yeter sayısı vardır ve öneri kabul edilmemiştir.

ADALETSİZ HAYAL KIRIKLIĞI

Bu gün (09.02.2011)mecliste saat 14.OO'daki oturumda MHP'nin Astsubayların sosyal hakları ve mağduriyetlerinin giderilmesi ile ilgili vermiş olduğu grup teklifine CHP. tam destek vererek, Astsb.lara 100TL.lik denge tazminatının verilmesini, 9/1'inden başlanan derece ve kademenin 9/2'sine çıkarılmasını. Emeki Astsb.ların Meslek yüksek okulu mezunu sayılmasını, makam tazminatlarının verilmesini ve üniversite mezunu Astsb. ve emeklilere 1/4'nün verilmsini içeren kanun teklifi Akp milletvekillerin oylarıyla red edilerek bizleri yine hayal kırıklığına uğratarak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bizleri derinden yaralamıştır.Emekli Astsb.larının mağduriyetinin bitiş tarihi belli değil…

…Gitmeyince

DEKLARASYON !

Mart 29, 2011
deklerasyon

Değerli üyelerimiz;

Bizler, büyük bir aile olarak gücümüzü ne yazık ki kullanamadık. TEMAD yönetimi, bölge toplantılarında siyasi partilerle görüşmelerinin devam ettiğini, kontenjan alacağını ve bizlerin bölgelerimizdeki milletvekili adaylarımızı seçmemizi istemiş olmasına rağmen, üyeleri ve şube yönetimleri ile paylaşmadan 'tıpkı OYAK iştiraklerine genel sekreterinin atanması gibi' bir emirvaki ile, hukuk komisyonu üyesinin milletvekili adayı olduğunu bildirmiştir! Aday olan birçok arkadaşımıza destek verilmemiş, adaylıkları koordine edilmemiştir.

Bunun yanı sıra, siyasi partilere bir DEKLARASYON verilmesi ve bu deklarasyonun ulusal bir gazetede yayınlanması için, 'ilan  ücretinin bizler tarafından sağlanacağı garantisinin verilmesine rağmen' bu önerilerimize yanıtı daha vermemiştir! Bu yönetimin, assubayların sorunlarının çözümüne katkısının olacağına ihtimal vermiyoruz ve diliyoruz ki, TEMAD yönetimlerine kişisel çıkar hesabı olmayan, özverili, bilgili ve kararlı yönetimleri seçelim. Bu büyük bir sorumluluktur !...

Değerli arkadaşlarımız, mücadele kimsenin tekelinde olmadığı için biz bu boşluğu doldurmaya devam edeceğiz. Seçimlerde, aile fertlerimizle birlikte bir milyon oyu temsil etmekteyiz. Bunun önemini mecliste grubu bulunan siyasi partilere hatırlatmak için "HAKSIZLIKLARIMIZ KADER OLMAMALI" başlıklı yazımızda belirttiğimiz deklarasyonu, adımızı ve mail adreslerimizi yazarak gönder tuşuna basmak suretiyle partilere göndereceğiz.

Bu önemli hususun yerine getirilmesi için lütfen gerekli duyarlılığı gösterelim. Bu maili, tüm arkadaşlarımız, eşlerimiz, aile fertlerimiz olarak da imzalamak mümkündür. İnternet kullanmayan arkadaşlarımızın onayını alarak onlar adına da gönderebiliriz. Aile fertlerimiz, sınıf ve rütbesi karşısına  Asb. Eşi- Asb. annesi gibi ibare yazması yeterlidir.İsmimizin yanına vatandaşlık numarasının yazılmasında yarar görüyoruz.

Herşeyin gönlünüzce olmasını diliyoruz.

SİTE YÖNETİMİ


EMEKLİ ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU'NUN MECLİSTE GRUBU BULUNAN SİYASİ PARTİLERİMİZE (ADALET VE KALKINMA PARTİSİ - CUMHURİYET HALK PARTİSİ - MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ)  DEKLARASYONUDUR

Siyasi Partimizin Saygıdeğer Yetkilileri,

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin temel direklerinden biri olan assubaylar, mesai kavramı olmadan, nöbet, tatbikat, gece eğitimi ve özel görevler ile, bir ayın asgari bir haftasını '24 saat esasına göre' tek kuruş fazla mesai ücreti almadan kışlada geçiren, şahsi hürriyeti 'AİHM kararına rağmen' amirinin iki dudağı arasında kısıtlanan, 15 yıl mecburi hizmetle yükümlendirilen, görev süresi içinde 8 -10 kez tayin gören, bir üniforması da kefen olan, sadece göreve ve ölüme gönderilirken hatırlanan, sosyal ve ekonomik haksızlıklara uğratılarak vatanseverlik duyguları istismar edilen mesleğin mensuplarıdır!

Bugün, görevi, koşulları ve sorumlulukları assubaylarla kıyaslanamayacak olan kamu görevlileri, MYO mezunu ise 9/2, lisans mezunu ise 8'nci dereceden göreve başlatılıp ¼ dereceye kadar yükselirken, bu hak sadece  assubaylardan esirgenmektedir! Bir çok KİT işçi emeklisinin aldığı maaş, assubay emeklilerinden fazladır. Özellikle, büyük çoğunluğu 3. ve 2. dereceden emekli olanlar açlık sınırında maaş almakta, adeta yaşam savaşı vererek, zor koşullarda ve sosyal durumlarına uygun olmayan işlerde çalışma mecburiyetinde kalmaktadırlar!

Ülkesine ve ordusuna sadakatini ağır görev koşullarında canı, kanı ve teri ile kanıtlamış, ordumuzun temel direklerinden olan assubaylar, yıllardır ön yargılar sonucu bir çok sosyal ve ekonomik haksızlıklara uğratılmışlardır. Bizlerin talebi; imtiyaz veya daha fazlası değil adalet, eşitlik ve insan onuruna saygıdır!..

Uğradığımız sosyal ve ekonomik haksızlıklarımız için Genelkurmay Başkanlığı dahil tüm yetkili makamlar, haklılığımızı tescil eden çözüm sözleri vermekte, milletvekili adaylarının seçim bildirgelerinde yer almakta ve bizzat MSB'ı seçim gezilerinde sözler vermekte, fakat bilahare unutulmakta, unutturulmak istenmektedir!....

Dilekçelerimiz üzerine,  bizlere destek veren milletvekillerimizin önerileri  kabul edilmemiş, 'araştırma önergeleri  haklı olduğumuz belirtilmesine rağmen!' seçimden sonraya bırakılmış, Genelkurmay ve MSB teklifleri ise işleme dahi konulmamıştır. Maliye Bakanlığı müracaatlarımıza verdiği yanıtta; assubayları, birinci dereceden maaş alan, görevi ve koşulları assubaylarla benzerliği bile olmayan kamu görevlileri ile kıyaslamaya çalışırken, 'nedense!' lise mezunu albayın, yüksek okul mezunu assubaydan üç misli fazla maaş aldığı gerçeğini gözardı etme talihsizliğini göstermiştir!...

Yüce Meclis'imizde, nisan 2009 tarihinde SGK yasası görüşülürken hükümet, komisyon ve milletvekillerimizin oyları ile kabul edilen ¼ hakkımız, 24 saat sonra "meclisin iradesine adeta ipotek konularak!" takriri müzekkere ile geri alınmıştır! Bu durumda, milli irade, hukukun üstünlüğü ve sosyal adaletten bahsetmek mümkün müdür ?..

Başbakanımız ve Genelkurmay Başkanımız tarafından verilen sözler hayata geçirilmemiştir. 26 Aralık 2008 tarihinde gerçekleştirilen Birleştirilmiş Komutanlar Toplantısı'nda alınan kararların gereği olarak, ekonomik haklarımız konusunda iyileştirmeler içeren ilgili teklifler Başbakanlığa ve MSB gönderildiği basın açıklaması ile bildirilmiş ve bu durum 23 Mart 2009 tarihinde MSB'ımız tarafından da teyit edilmiş olmasına rağmen, bu konularda hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir!

Bizler, hiyerarşiye saygılıyız. Fakat, assubayların sosyal ve ekonomik haksızlıkları hiyerarşi ile haklı gösterilemez!

Uğradığımız haksızlıklar sonucu, çalışanların moral ve hizmet verimliliği düşmüş, kurumlarına olan güvenleri kaybolmaya başlamıştır. Emeklilerimiz ise, sahipsizlik hissine kapılarak hukuka olan güvenlerini yitirmiştir. Gazilerimizi, aldıkları kurşun değil bu haksızlıklar yaralamış, şehit meslektaşlarımızın aziz ruhları incitilmiştir.

Cumhuriyetimizin kazanımları belli bir kesimin değil, onu yaşatan ve uğrunda ölmeye hazır olan herkesin olmalıdır. TSK, sadece subaylardan ibaret bir kurum değildir! Personel arasındaki ayrımcılık, milletimizin gözbebeği ordudaki sevgisizlik sarmaşığını her geçen gün büyütmektedir. Vatan ve millet sevgimizin istismarına kesinlikle izin vermeyeceğiz! Her türlü yasal mücadelemizi devam ettirme kararlılığındayız...

Siyasi partilerimiz, milli iradenin oluşmasını sağlayan, demokratik bir devlet ve toplum düzeni içinde ülkemizin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmayı amaçlayan, demokrasimizin vazgeçilmez unsunlarıdır.

Millet iradesinin yansıltıldığı ve yasama görevinin yürütüldüğü Yüce Meclis'imizde bu görevi üstlenen siyasi partilerimiz olarak,  assubayların  bu haklı taleplerini önemseyen, seçim bildirgelerinde yer verenleri, aile fertleri ile birlikte bir milyon seçmen olarak, anayasal hakkımız olan oyumuzu kullanırken, değerlendirme kriterlerimize dahil edeceğimizi ve desteğimizin bu yönde olacağını saygı ile deklare ediyoruz. Saygılarımızla.

YASAL TALEPLERİMİZ

1) 657 Sayılı Devlet Memurları Yasası'nda belirtildiği gibi; görevin özellikleri dikkate alınarak, bazı sınıflara mensup memurlar, ortak hükümlerdeki başlangıç derecelerinden daha üst derece ve kademeden göreve başlatılmaktadırlar. Buna paralel olarak da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin özlük haklarını düzenleyen 926 sayılı Askeri Personel Kanunu ile Harp Okulu veya Fakülte Yüksek Okul mezunu subayların göreve başlangıç derecesi 8/1'den, lise üstü 1 yıl tahsil yapan assubaylar da 10/1'den göreve başlatılmaktadır.

Ancak, bu adil uygulama ortada dururken, kendi nam ve hesaplarına yüksek okul bitirenler ile Asb.MYO mezunları için gözardı edilerek adalet ve eşitlik ilkesine aykırı uygulama yoluna gidilmiştir. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda birçok devlet memuru; MYO mezunu ise 9/2, lisans mezunu ise 8'nci dereceden göreve başlatılmasına rağmen, daha ağır hizmet koşulları ve sorumlulukları olan ve aynı süreli öğrenim gören assubaylar 'adalet ve eşitlik ilkesine aykırı olarak' daha alt kademeden göreve başlatılmaktadır.

MYO mezunu assubayların 9/2, lisans mezunlarının ise 8'nci dereceden göreve başlatılmasını...

Lise ve 2-3 yıllık harp okulu mezun olan subayların  4 yıllık fakülte ve harp okulu mezunları ile aynı dereceden intibaklarının yapıldığı ve ¼ karşılığı 1500  gösterge rakamına yükseltildikleri gibi; Asb.MYO.öncesi mezun olan assubayların intibaklarının Asb.MYO mezunlarının başlangıç derecesinden yapılmasını ve yüksek okul mezunu olduğu halde ¼ kademeye yükseltilmeyen tek kamu görevlisi olan assubayların da bu haktan yararlandırılmalarının teminini...

2) Birinci dereceden emekli olanlar ile 2. ve 3. dereceden emekli olanların arasındaki fark en çok 3 yıllıktır. Hatta bir ay gibi kısa hizmet süresi olmasına rağmen, Emekli Sandığı Yasası, Madde Ek-70, 1'nci Fıkra (b) bendinde yer alan grupların oranlarındaki dengesizlikler nedeniyle, %30 ile %40 arasında maaş farkı doğmasına neden olmaktadır.

Bu adaletsiz uygulamanın düzeltilmesi için Genelkurmay Başkanlığı ve M.S.B. tarafından hükümete teklif edilen, aşağıdaki değişikliğin yapılarak adalet ve eşitliğin sağlanmasının teminini...

Md.1 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun EK-70 Md.1nci fıkrasının (b) bendinde yer alan gruplar ve oranları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir

Ek göstergesi  8400 ve daha yüksek olanlarda         % 240’ına
Ek göstergesi 7600(dahil)-8400(hariç) olanlarda       %200’üne
Ek göstergesi 6400(dahil)-7600(hariç) olanlarda       %180’ine
Ek göstergesi 4800   “     -6400(hariç) olanlarda      %150’sine
Ek göstergesi 3600(dahil)-4800(hariç) olanlarda       %130’una
Ek göstergesi 2200(dahil)-3600(hariç) olanlarda       %110’una
Diğerlerinde                                                       % 80’ine

Tekabül eden miktarı emekli keseneğine ve kurum karşılıklarına tabi tutulur.

Md.2 Bu karar yayım tarihinde yürürlüğe girer. Geçmişe ait maaş farkları ödenmez.

Md.3 Bu kararı Bakanlar Kurulu yürütür.

3) TEMSİL TAZMİNATI

2000 yılında sadece general ve amirallere ödenen, 2002 yılında ise yarbay ve albaylar ile bazı kamu görevlilerine ödenmeye başlanan temsil tazminatı, yasanın özüne aykırı olarak diğer askeri personele ödenmemiştir. Bu durum maaş dengelerini bozduğu gibi, küçük rütbeli personelin açlık sınırına yakın maaş alarak hayat idamelerini güçleştirmiştir. 631 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnameye istinaden çıkarılan 2002/3546 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1'nci maddesinin iptali için açılan dava sonucunda, DANIŞTAY İdari Dava Daireleri Kurulu kararın yasaya aykırı olduğuna karar vermiştir !

KARAR GEREKÇESİ: 631 sayılı KHK 11'nci maddesi, sadece makam tazminatı alanlara değil en az 5 hizmet yılını dolduranlara da görev tazminatı ödenmesini hükme bağlamış olmasına rağmen, çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararında “en az 5 hizmet yılını dolduran memurların yer almadığı” belirtilmiştir. Kararda ayrıca bütçe olanaklarının kısıtlı olmasının, tazminat ödenmesi öngörülen personel arasında bir ayrıma gidilmesinin gerekmediği vurgulanmıştır.

TSK personeli arasında maaş hiyerarşisinin yeniden kurulması amacıyla, Kd.Binbaşı - Binbaşı, Asb.lıktan subay olan Kd.Yzb. ve 2 Kad.Kd.Başçavuş ile Kd.Başçavuş rütbeleri, 926 sayılı Askeri personel kanununun (V) sayılı makam tazminatı cetvelinde yer almaları ve 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle ilgili bazı kanunlarda değişiklik yapılması ve Temsil Tazminatı ödenmesi hakkındaki kanunun 5'nci Madde (a) fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenecek olanlara” ibaresinin çıkarılarak tamamına verilmesi bir zorunluluktur. Bu, hiyerarşik dengeyi koruyacak, karşılıklı güven ve saygı duygularını güçlendirerek adaletin gerçekleşmesini sağlayacaktır.

2002/3546 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1'nci maddesinin iptali ile ortaya çıkan hukuki boşluğun doldurulması için, çıkarılacak yeni kararnamede bu hususların dikkate alınarak, hukuksuzluğun önlenmesi ve mağduriyetin giderilmesinin teminini;

4) Ordu Yardımlaşma Kurumu'nun varlığını bugüne getiren üyelerin büyük bölümü zorunlu sebeplerle sistem dışında kalmıştır. Kuruma yeniden üye olma şanslarını muhtelif nedenlerle kullanamayanlara kolaylıklar sağlanmalı ve kurum iştiraklerinde tüm üyelerin hakları olduğu gerçeği doğrultusunda her üyeye katılımları nispetinde hisse senedi verilerek adalet gerçekleştirilmeli, dileyen üyelerin birikimlerinin kurumda değerlendirilmesi sağlanmalıdır.

5) Tam teşekküllü hastaneden sağlam raporu alarak orduya giren personelden, görev koşulları ve çeşitli nedenlerle sağlıklarını kaybedenler "TSK.'nde görev yapamaz" raporu verilerek, istekleri dışında resen emekli edilmektedirler. TSK dışında sağlık nedeniyle resen emekli edilen kamu görevlisi yoktur ve mağdurdurlar. Bu personele emsallerinin derece ve kademesini geçmemek kaydı ile derece ve kademe ilerlemesi yapmalarının veya bir derece verilerek emekli edilmelerinin sağlanmasını;

6) FİİLİ HİZMET ZAMMININ DERECELERE YANSITILMASI

Gerek 5434 sayılı kanun, gerek 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı kanunun 40'ncı maddesi ile, assubaylara her 360 günlük fiili hizmetlerine karşılık ayrıca 90 gün de fiili hizmet zammı hakkı verilmekte ve bunun pirim karşılıkları yıllık olarak görev yapılan kurumlarca Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödenmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından fiili hizmet zam hakkım, maaş bağlanma oranı ve emeklilik ikramiyesine yansıtıldığı halde aylık derecemde dikkate alınmamıştır. Fiili hizmet zammı süremin, aylık derece ve kadememin tespitinde dikkate alınarak  intibakımın tespit edilen derece ve kademeden yapılmasını ve  emekli maaşımın buna göre tahakkuk ettirilmesinin teminini...

7) Türkiye Cumhuriyeti bir Hukuk Devletidir. En yüksek makam olan Cumhurbaşkanı’nın hürriyeti bağlayıcı ceza vermeye, yani hapis cezası vermeye yetkisi yoktur! Ancak Ordu’ya yeni katılmış, mesleği hukuk olmayan bir  subayın kendi kararı ile hapis cezası verme yetkisi vardır. İddia makamı ve yargıç aynı kişidir. Olağanüstü durumlarda olağanüstü kararlar alınması gereği elbette ve özellikle de görevi savaşmak olan ordu için kabul edilebilir bir durumdur. Ancak, olağanüstü durumlarda olağanüstü mahkemeler oluşturulması gerekir. İnsan hak ve özgürlükleri olağanüstü durumlar söz konusu edilerek gözardı edilemez. Kaldı ki hapis cezası yetkisi olağanüstü durumlarda değil, olağan durumlarda ve barış konuşlanması içinde de geçerlidir. AİHM bir assubayın başvurusu üzerine "şahsi hürriyetin sadece mahkemelerce hakim kararı ile  kısıtlanabileceğine" hükmederek Türkiye'yi tazminata hükmetmesine rağmen oda hapsi cezası amirlerce verilmeye devam edilmektedir. Bu cezanın sadece savaş koşullarında verilmesi için askeri ceza yasasında gerekli düzenlemenin yapılmasını...

8) Olağanüstü hal bölgesi ve kalkınmada öncelikli illerde görev yapan 657 sayılı devlet memurların bölgede geçen 2 yıl hizmetleri karşılığında 1 kademe verilmektedir. Bu haktan askeri personelin de yararlanmasının teminini...

9) Anayasamız ve AİHS angaryayı yasaklamıştır (Angarya zorla çalıştırılmaktır).  TSK personeli 1-10 yıl arasında devlet tarafından okutulmasına rağmen, istisnasız tüm subay ve assubaylar 15 yıl mecburi hizmet yükümlülüğüne tabidirler. Şartları kendisine uygun bulmayan kişilerin zorla hizmette çalıştırılması kişinin mutsuzluğu kadar hizmetlerin verimli olmamasına neden olmaktadır. Mecburi hizmetin kaldırılması veya okul süresine bağlı olarak makul seviyelere çekilmesini...

10) Silahlı Kuvvetler'de sayısal oran 1/4 civarındadır. Yani bir subaya karşı  dört assubay mevcudu vardır. Daha açık bir deyimle Türk Silahlı Kuvvetleri'nde 100 subay varsa 400 assubay vardır. Ancak sosyal tesisler söz konusu olunca bunun tam tersidir. Ordu evlerinden  lojmana, askeri kamplara kadar tüm sosyal tesislerde hem nitelik yönünden hem sayısal olarak assubaylara sağlanan imkanlar sayılarla ters orantılıdır. Sosyal tesislerin amacına uygun ve sayılarla orantılı faydalanılmasının teminini...

11) Çağın gerisinde kalan 926 Sayılı Askeri Personel ve 211 Sayılı İç Hizmet kanunlarında gerekli düzenlemeler yapılmasını...

12) Günümüz koşullarında lisans seviyesinde öğrenim görenlerin askerliklerini er olarak yapmaları  nedeniyle onlara emir ve komuta eden assubayların hizmet verimliliğine de katkıları düşünülerek Asb.MYO lisans seviyesine çıkarılmasını...

Saygılarımızla arz ederiz.


E.ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU ÜYELERİ

Değerli meslektaşlarım.

Kendi yaptıklarımdan bahsetmekten çok hoşlanmam ama bu yazımda zaman zaman kendimden bahsettiğim durumlar olacak. Anlayış göstereceğinizi umuyorum.

alay-etmek

İletişim organları çok büyük gelişmeler kaydetti. Hem de bu durum öyle boyutlara geldi ki, bu yolla; halklar ayaklanıyor, 40 yıllık diktatörlerin saltanatları sallanıyor  hâttâ son buluyor. Bazen de, mesela İstanbul’da “haydin kar topu oynamaya çıkıyoruz” grubu bir saat gibi kısa bir süre içinde sokaklara meydanlara inerek yoğun kar yağışı altında kartopu oynamaya başlayabiliyorlar.

Mardin’de bir ilköğretim öğrencisi kuzularını koyunlarına “emiştirirken” söylediği yanık türkülerden dolayı yine bu iletişim organları vasıtasıyla kendisini bir anda İstanbul televizyon stüdyolarının vazgeçilmez bir solisti olarak görebiliyor.

İzmir’deki bir genç bir başka yerdeki bir gençle tanışıp, sanal âlem sayesinde “görücü usulüyle” izdivaç yapabiliyor, bir başkası 40 yıldır görmediği, buluşamadığı ilkokul arkadaşıyla bu sayede buluşabiliyor, görüşebiliyor.

Şimdi 50’li yaşlar civarında olan bizlerin çocuk dönemlerinde elimize kâğıt kalemi alıp, mesela sevdiğimiz bir türkünün sözlerini yazabilmek uğruna saatlerce radyoda Türk Halk Müziği Dinleyici İstekleri programını beklediğimiz zamanları hatırlayabiliyoruz. Şimdi ise aklımıza gelen yerli, yabancı ne kadar türkü, şarkı, arabesk, hafif müzik, arya, oratoryom, opera, hafif batı müziği, uzun hava, Aydın Havası ve sair müzik eseri varsa bir tuşla hem de görüntülü olarak, hâttâ canlısını bile anında izleyebilme imkânımız var.

Örnekleri çoğaltmak imkân dâhilindedir. İletişim organlarının hangi boyutlara geldiğini hepimiz görüyor ve yaşıyoruz. Şimdilerde ise mesela benim 30 yıl önce falanca yerde yaptığım, üstelik hiçbir şekilde kaydedilmediği halde ağzımdan çıkıp atmosfere karışan ve bilinmezlere doğru uçup gitmiş olan konuşmalarımı bulup çıkaracak, kayıt altına alabilecek teknolojilerin varlığından bahsediliyor. İnşallah tusunaminin vurduğu ve bu tür çılgınca buluşların anavatanı olan Japonya’daki felaketler bu teknolojiyi alıp yok etmemiştir.

Bizler, yani emekli assubay/astsubaylar, hiç olmazsa bir kısmımız karınca kararınca bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Şahsen ben üç yıla yakındır bu işlerin orta yerindeyim. Yazının başında da belirttim. Affınıza sığınıyor ve kendi yaptıklarımdan da bahsediyorum bu yazımda. Hiçbir şey yapmayanların bile kendi meslek erbabından olup kendi çapında mücadele içinde olanları küçümser tavırlarına şahitlik ettikten sonra, kendimce bir şeyler yapmaya çalıştığımı zanneden birisi olarak hiç olmazsa bu yazımda kendimi biraz öne atacağım kusuruma bakmayın.

Ben iki yıla yakın bir zamandır ulusal bir haber sitesinde yazılar yazdım. O site günlük olarak milyonların ziyaret ettiği bir sitedir. Benim yazılarım da 10 binlerce okuyucu tarafından takip edilmiştir. O yazılarımdan üç tanesi de doğrudan emekli assubay/astsubay sorunları ile ilgiliydi. Bundan başka birkaç tane yerel sitede yazılar yazıyorum, orada da haklarımız ve kimliğimiz ile ilgili yazılarım yayınlandı, yayınlanıyor. Şu ana kadar milletvekillerine beş yüz adedin üzerinde mail göndermişim. Bir o kadar da gazeteciye mail göndermişim. Telefonla onlarca milletvekili ile görüşmeler yaptım. Daha geçenlerde TBMM kürsüsünden haklarımızla ilgili çok güzel bir konuşma yapan İzmir MHP milletvekili Emekli General Sayın Erdal Sipahi de bunlara dâhildir. Kendisi de birkaç kez beni aramış ve konuşmalarının tarihini ve içeriğini benimle paylaşmıştır. Kürsüden okuduğu metinde âcizane benim de katkım vardır. Yine onlarca milletvekili ile yüz yüze görüşerek sorunlarımızı aktarma fırsatı buldum buna gayret gösterdim.

Bunlara ilave olarak Ulusal ve yerel televizyon programlarına hem yazılar yazdım, hem de programlara çıktım. Yerel gazeteleri sürekli olarak durumumuz ile alakalı olarak bilgilendirmekteyim. Bu çalışmalarımı defalarca yayınlatma fırsatım oldu.

Emekli assubay/astsubay sitelerine yüzlerce yazı gönderdim. Yüzde 99 oranında yayınlandı yazılarım.

Daha geniş anlamıyla internet ortamında binlerce paylaşım, yorum v.b. faaliyetlerde bulundum.

Bunları ben yaptım da başkaları sırt üstü yattılar mı? Elbette hayır. Benim sürekli olarak vurguladığım ve tanımladığım “BİR AVUÇ CENGÂVER” diye bir tanımlamam var. Evet, “bir avuç cengâver” deminden beri yazdığım konularda tıpkı benim yaptıklarımı yaptılar hâlâ da yapmaya gayret ediyorlar.

Gazetelerde hakkımızda ne çıkıyorsa, hangi köşe yazarı bizimle ilgili ne yazıyorsa, hangi televizyon bizimle ilgili bir program yapıyorsa bilin ki orada bir astsubay eli, astsubay ağzı vardır. Bilin ki orada bir astsubay dili, astsubay şivesi vardır. Bilin ki orada bir astsubay emeği, astsubay teri vardır. Bilin ki orada bir astsubay gönlü, astsubay yüreği vardır. Hiç kimse durup dururken rüyasına yatıp sabah olunca astsubay yazısı yazmaz.

Ama bakıyoruz ki, henüz ilk defa internet ortamına girmiş, ilk defa bir yazı okumuş, başka bir tabirle “ilk defa milli oluyor” hemen ilk gördüğü konuya balıklama dalıp onur kırıcı, haysiyeti yaralayıcı laflarla, ifadelerle arz-ı endam ediyor. “Buralarda yazıyorsunuz da ne elde ediyorsunuz?” diye soruyor. “Artistlik mektebi mi buralar?” diye kızıyor. “Meşhur mu olacaksın birader?” diye soruyor. “Gevezelikten öte bir anlamı yok bu yazdıklarınızın” diye fırça basıyor. “Yaz yaz nereye kadar? İş yapın iş!” diye çıkışıyor. Sanki babasının uşağı var. Sanki buralarda yazanlar görevlendirilmiş devlet memurları. Sanki buralarda mücadele eden “bir avuç cengâver” belli bir ücret karşılığı yazıyormuş da o arkadaş da maaşlarını karşılıyormuş gibi patronluk yapıyor aklı sıra.

Farklı kulvarlarda imiş gibi görüntü veren emekli assubay/astsubay sitelerinin ortak amacı emekliassubay/astsubayların sorunlarıyla ilgilidir. Amaç ortaktır,  amaç; her birimizin 30 yıl gibi sürelerle hizmet ettiğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerinin, dahası devletimizin bekasıdır. Amacımız; Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içinde yaşayan bütün fertlerin hak ve hukuk, sosyal adalet anlayışı ve demokratik laik sistem içinde müreffeh bir hayat sürmeyi arzu ve temin etmektir. Dahası bunu temin etmeyi sağlayacak olanlara hak ve hukukumuzun neler olduğunu hatırlatmak ve diğer bütün devlet memurları gibi bizim de haklarımızın tam olarak verilmesini sağlamaktır.

Bunu yaparken de bence sakınacağımız ve uzak duracağımız en önemli konu bu işi politikaya bulaştırmamaktır. Hepimizin bir ideolojisi vardır ama bu konu meselemizle karıştırıldığı an işimizin bittiği andır. Bundan önce yapılan birkaç politik eylemin cezasını çekiyor olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim. Konuyu açıp başkasından istemediğim bir şeyi kendim yapıyor pozisyonuna düşmek istemiyorum. Anlayanlar mutlaka anlamışlardır. Burada bizim ortak paydamız emekli assubay/astsubay oluşumuzdur. Yoksa hepimizin bir partisi vardır, hepimizin yüreğinde arslanlar yatmaktadır ve hepimizin böyle olmamızın haklı nedenleri vardır ama bunun konuşulacağı platform asla TEMAD olmamalıdır.

Bir başka konu da şudur. “Buralarda yazıyorsunuz da ne kazanıyorsunuz?” diye soran Değerli Meslektaşlarımıza da fazla gerilere gitmesini değil, sadece üç yıl öncesine kadar inip, nereden nereye geldiğimizi ırgalanamaz taşların yerlerinden nasıl oynatıldığının, kısa bir araştırmasını yapmasını salık veriyorum. Bir de şunu söylüyorum. Gördüğümüz ilk yazıya yorum yapmadan önce bir dakikalık bir düşünme eyleminden sonra harekete geçmemizi tavsiye ediyorum.

En önemli tavsiyem de TEMAD’a üye olmanızdır. Eğer TEMAD üyeliğiniz yoksa en yakın TEMAD şubesine giderek kaydınızı yaptırmanızdır.

Defalarca yazdım tekrar edeyim. TEMAD üyesi değilseniz TEMAD’ı eleştirme hakkınız olamaz. Kim “var” diyorsa yanlış söylemiş olur. Yine devamlı surette verdiğim örneği tekrar ederek bitiriyorum yazımı.

Toplanmışsınız bir aile içinde görev bölümü yapacaksınız. Biriniz elektrik faturalarını yatıracak. Diğeriniz pazara gidecek, bir diğeriniz doğalgaz aboneliğini yaptırmaya gidecek, bir başkanız kooperatif taksitini yatıracaksınız. Tam bunları konuşurken sokaktan geçip giden birisi toplantınızın salon kapısını açıyor ve itiraz ediyor. “Bir dakika, şunu şunu yanlış yaptınız, şu kişiye şu görevi yanlış verdiniz” diyerek müdahalede bulunuyor. Tavrınız ne olurdu? Herhalde ona bu iş bölümü yapma hakkını tanımazdınız değil mi? İşte bu da böyledir. TEMAD üyesi değilsiniz, aidat ödemiyorsunuz, sonra çıkıp; “TEMAD şöyle, TEMAD böyle” diyerek ağzınıza geleni söylüyorsunuz. Söylediklerinizin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur bilesiniz. Eleştirdiğiniz konularda haklı olsanız bile üye olup, yanlışları düzeltmek için elinizi taşın altına koyma gayreti gütmedikten sonra söyledikleriniz boştur, boştur, boştur.

Gelin TEMAD ailesine katılın ve bu ailenin bir ferdi olmanın tadını çıkarın.

TEMAD üyesi olsun ya da olmasın tüm meslektaşlarıma, selam, sevgi ve saygı sunuyorum.

Tayyar YILDIRIM

Değerli Meslektaşlarımız,

mail-kampanyasi

Genelkurmay Başkanlığı'nda özlük haklarımız ile ilgili çalışmaların yapıldığı bilgisine ulaştık. Ekonomik haksızlıklarımız konusundaki  aşağıdaki mail kampanyasını daha önce de uygulamıştık. Temel haksızlıklarımızı, mail kampanyası ile bir kez daha duyurmamızın büyük önemi vardır!

Bizler, assubaylar olarak; yasalara, hiyerarşiye ve komutanlarımıza saygımızı hiç bir zaman kaybetmedik. Atatürk ilke ve inkilaplarına daima bağlı kaldık. Ülkemize bağlılığımızı ve TSK.'ne sadakatimizi, canımız, kanımız ve terimizle kanıtladık. Her kurum kendi personelinin haklarını iyileştirilmek için gayret gösterip, personelini bir aile olarak görürken, ne yazık ki bizler ön yargılarla tahakküme varan haksızlıklara uğratıldık!

Bizler hiç bir zaman ayrıcalık ve imtiyaz talep etmedik. Talebimiz; adalet, eşitlik ve insan onuruna saygıdır. Yıllarca haksızlıklarımızın giderilmesi için "kol kırılır yen içinde kalır" diye beklerken, kanadımız kırıldı. Bu haksızlıklar, orduda sevgisizlik sarmaşığını büyütüp, ulu çınar ordumuzun içten içe çürümesine neden olmaktadır. TSK.'ni yıpratmayı amaç edinen çevrelerin bizim sorunlarımızı istismar etmelerine izin vermedik, vermeyeceğiz! Ancak, bu haksızlıklar muvazzaf personelin moral ve hizmet verimliliğini düşürürken, biz emeklilerin de kurumumuza olan bağlılık ve saygımızı zedelediği gerçeğinin görülmesini istiyoruz!

Site Yönetimi olarak hazırladığımız aşağıdaki metni; Genelkurmay, MSB ve Kuvvet Komutanlıkları'na, 'bilgi için de' Başbakanlık'a gönderilecektir. Bu metni göndermeniz sadece birkaç dakikanızı alacaktır. Lütfen gerekli ilgiyi gösterip, internet imkanı olmayan arkadaşlarımızın 'onaylarını alarak', Onlar adına da gönderilmesini sağlayınız. Gönderilecek mail sayısı bizim gücümüzün ve kararlılığımızın göstergesi olacaktır.

İlginize teşekkür ederiz.

Not:
  • Maili gönderebilmek için lütfen tüm alanları eksiksiz doldurunuz. Dileyen arkadaşlarımızın isimlerinin yanına vatandaşlık numaralarını da eklemelerinde yarar görülmektedir.
  • K.K.K.lığının ulaşabileceğimiz mail adresi olmadığından sitesindeki bilgi edindirme formuna aşağıdaki metni kopyalayıp yapıştırabilirsiniz.
  • Dileyen arkadaşlarımız faks numaralarına metnin çıktısını alıp fakslayabilir.

FAKS NO MAİL ADRESİ
Başbakanlık
0312.4251375          
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Genelkurmay
0312.4281679 Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
MSB.

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
K. K. K
0312.4116861 
Sitesindeki  bilgi edinme formu
Dz.K.K.
0312.4173065 
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.dzkk@tsk.mil.tr
Hv.K.K.
0312.4192208 
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.beb@hvkk.tsk.tr
J.Gn.K 0312.4189208 
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

İLGİLİ MAKAMLARA GÖNDERİLECEK DİLEKÇEMİZ

Ülkesine ve ordusuna sadakatini ağır görev koşullarında canı, kanı ve teri ile kanıtlamış, ordunun temel direklerinden biri olan astsubaylar, yıllardır önyargılar sonucu bir çok sosyal ve ekonomik haksızlıklara uğratılmışlardır. Bizlerin talebi; imtiyaz veya daha fazlası değil adalet, eşitlik ve insan onuruna saygıdır.

Ekonomik konularda yaşamımızı zorlaştıran mağduriyetler yaşıyoruz. Ekonomik haklarımızla ilgili bugüne kadar yapılan müracaatlarımıza, bu konuda iyileştirmelerin yapılacağı Genelkurmay basın bildirisinde ve Sn.Genelkurmay Başkanı'mızın açıklamalarında belirtilmiştir. Ekonomik sorunlarımızın çözümü için gerekli adımın atıldığı, MSB.lığı tarafından gerekli çalışmaların Başbakanlığa gönderildiği bildirilmiş, ancak, bu konularda hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir!

Bugün görev koşulları ve sorumlulukları astsubaylarla kıyaslanamayacak olan kamu görevlileri; MYO mezunu ise 9/2, lisans mezunu ise 8'nci dereceden göreve başlatılırken, astsubaylar daha alt kademeden göreve başlatılmaktadır. Bir çok KİT işçi emeklisinin aldığı maaş, astsubay emeklilerinden fazladır. Özellikle, büyük çoğunluğu 3. ve 2. dereceden emekli olanlar açlık sınırında maaş almakta, adeta yaşam savaşı vererek zor koşullarda sosyal durumlarına uygun olmayan işlerde çalışma mecburiyetinde kalmaktadırlar!

Adalet ve eşitliğin sağlanması için, ekonomik haksızlıklarımızla ilgili aşağıda arzettiğim hususların sağlanmasını  ve  komutanlıkça yapılacak "yasal düzenleme gerektirmeyen" çalışmalarla, personelin sosyal haklardan hakça yararlandırılmasının temini; saygılarımla arz ederim.


1) 657 Sayılı Devlet Memurları Yasası'nda belirtildiği gibi; görevin özellikleri dikkate alınarak, bazı sınıflara mensup memurlar, ortak hükümlerdeki başlangıç derecelerinden daha üst derece ve kademeden göreve başlatılmaktadırlar. Buna paralel olarak da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin özlük haklarını düzenleyen 926 sayılı Askeri Personel Kanunu ile Harp Okulu veya Fakülte Yüksek Okul mezunu subayların göreve başlangıç derecesi 8/1'den, lise üstü 1 yıl tahsil yapan astsubaylar da 10/1'den göreve başlatılmaktadır.

Ancak, bu adil uygulama ortada dururken, kendi nam ve hesaplarına yüksek okul bitirenler ile Asb.MYO mezunları için gözardı edilerek adalet ve eşitlik ilkesine aykırı uygulama yoluna gidilmiştir. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda birçok devlet memuru; MYO mezunu ise 9/2, lisans mezunu ise 8'nci dereceden göreve başlatılmasına rağmen, daha ağır hizmet koşulları ve sorumlulukları olan ve aynı süreli öğrenim gören astsubaylar 'adalet ve eşitlik ilkesine aykırı olarak' daha alt kademeden göreve başlatılmaktadır.

MYO mezunu astsubayların 9/2, lisans mezunlarının ise 8'nci dereceden göreve başlatılmasını;

Subaylık kaynağı lise veya 2-3 yıllık harp okulu mezun olanların, 4 yıllık fakülte ve harp okulu mezunu olarak intibaklarının yapıldığı ve ¼ karşılığı 1500 ek gösterge rakamına yükseltildikleri gibi, astsubayların da kaynağı olan Asb. MYO. öncesi mezun olanların intibaklarının Asb.MYO mezunlarının başlangıç derecesinden yapılması ve yüksek okul mezunu olduğu halde ¼ kademeye yükseltilmeyen tek kamu görevlisi olan astsubayların da bu haktan yararlandırılmalarının teminini;

2) Birinci dereceden emekli olanlar ile 2 ve 3. dereceden emekli olanların arasındaki fark en çok 3 yıllıktır. Hatta bir ay gibi kısa hizmet süresi olmasına rağmen, Emekli Sandığı Yasası, Madde Ek-70, 1'nci Fıkra (b) bendinde yer alan grupların oranlarındaki dengesizlikler nedeniyle, %30 ile %40 arasında maaş farkı doğmasına neden olmaktadır.

Bu adaletsiz uygulamanın düzeltilmesi için Genel Kurmay Başkanlığı ve M.S.B. tarafından hükümete teklif edilen, aşağıdaki değişikliğin yapılarak adalet ve eşitliğin sağlanmasının teminini; 

Md.1 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun EK-70 Md.1nci fıkrasının (b) bendinde yer alan gruplar ve oranları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir

Ek göstergesi  8400 ve daha yüksek olanlarda       % 240’ına
Ek göstergesi 7600(dahil)-8400(hariç) olanlarda     %200’üne
Ek göstergesi 6400(dahil)-7600(hariç) olanlarda     %180’ine
Ek göstergesi 4800   “     -6400(hariç) olanlarda     %150’sine
Ek göstergesi3600(dahil)-4800(hariç)olanlarda       %130’una
Ek göstergesi2200(dahil)-3600(hariç) olanlarda      %110’una
Diğerlerinde                   % 80’ine

Tekabül eden miktarı emekli keseneğine ve kurum karşılıklarına tabi tutulur.

Md.2 Bu karar yayım tarihinde yürürlüğe girer. Geçmişe ait maaş farkları ödenmez.

Md.3 Bu kararı Bakanlar Kurulu yürütür.

3) TEMSİL TAZMİNATI

2000 yılında sadece general ve amirallere ödenen, 2002 yılında ise yarbay ve albaylara ve bazı kamu görevlilerine ödenmeye başlanan temsil tazminatı, yasanın özüne aykırı olarak diğer askeri personele ödenmemiştir. Bu durum maaş dengelerini bozduğu gibi, küçük rütbeli personelin açlık sınırına yakın maaş alarak hayat idamelerini güçleştirmiştir. 631 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnameye istinaden çıkarılan 2002/3546 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1'nci maddesinin iptali için açılan dava sonucunda, DANIŞTAY İdari Dava Daireleri Kurulu kararın yasaya aykırı olduğuna karar vermiştir.

KARAR GEREKÇESİ: 631 sayılı KHK 11'nci maddesi, sadece makam tazminatı alanlara değil en az 5 hizmet yılını dolduranlara da görev tazminatı ödenmesini hükme bağlamış olmasına rağmen, çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararında “en az 5 hizmet yılını dolduran memurların yer almadığı” belirtilmiştir. Kararda ayrıca bütçe olanaklarının kısıtlı olmasının, tazminat ödenmesi öngörülen personel arasında bir ayrıma gidilmesinin gerekmediği vurgulanmıştır.

TSK personeli arasında maaş hiyerarşisinin yeniden kurulması amacıyla, Kd.Binbaşı - Binbaşı, Asb.lıktan subay olan Kd.Yzb. ve Yüzbaşı, 2 Kad.Kd.Başçavuş ve Kd.Başçavuş rütbeleri, 926 sayılı Askeri personel kanununun (V) sayılı makam tazminatı cetvelinde yer almaları ve 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle ilgili bazı kanunlarda değişiklik yapılması ve Temsil Tazminatı ödenmesi hakkındaki kanunun 5'nci Madde (a) fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenecek olanlara” ibaresinin çıkarılarak tamamına verilmesi bir zorunluluktur. Bu, hiyerarşik dengeyi koruyacak, karşılıklı güven ve saygı duygularını güçlendirerek adaletin gerçekleşmesini sağlayacaktır.

2002/3546 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1'nci maddesinin iptali ile ortaya çıkan hukuki boşluğun doldurulması için, çıkarılacak yeni kararnamede bu hususların dikkate alınarak, hukuksuzluğun önlenmesi ve mağduriyetin giderilmesinin teminini;

4) Ordu Yardımlaşma Kurumu'nun varlığını bugüne getiren üyelerin büyük bölümü zorunlu sebeblerle sistem dışında kalmıştır. Kuruma yeniden üye olma şanslarını muhtelif nedenlerle kullanamayanlara kolaylıklar sağlanmalı ve kurum iştiraklerinde tüm üyelerin hakları olduğu gerçeği doğrultusunda her üyeye katılımları nispetinde hisse senedi verilerek adalet gerçekleştirilmeli; Dileyen üyelerin birikimlerinin kurumda değerlendirilmesi sağlanmalıdır.

5) Tam teşekküllü hastahaneden sağlam raporu alarak orduya giren personelden, görev koşulları ve çeşitli nedenlerle sağlıklarını kaybedenler "TSK.'nde görev yapamaz" raporu verilerek, istekleri dışında resen emekli edilmektedirler. TSK dışında sağlık nedeniyle resen emekli edilen kamu görevlisi yoktur ve mağdurdurlar. Bu personele emsallerinin derece ve kademesini geçmemek kaydı ile derece ve kademe ilerlemesi yapmalarının veya bir derece verilerek emekli edilmelerinin sağlanmasını;

6) FİİLİ HİZMET ZAMMININ DERECELERE YANSITILMASI

Gerek 5434 sayılı kanun, gerek 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı kanunun 40 ncı maddesi ile, astsubaylara her 360 günlük fiili hizmetlerine karşılık ayrıca 90 gün de fiili hizmet zammı hakkı verilmekte ve bunun pirim karşılıkları yıllık olarak görev yapılan kurumlarca Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödenmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından fiili hizmet zam hakkım, maaş bağlanma oranı ve emeklilik ikramiyesine yansıtıldığı halde aylık derecemde dikkate alınmamıştır. Fiili hizmet zammı süremin, aylık derece ve kadememin tespitinde dikkate alınarak  intibakımın tespit edilen derece ve kademeden yapılmasını ve  emekli maaşımın buna göre tahakkuk ettirilmesinin teminini;

Saygılarımla arz ederim....

Adı ve Soyadı :
Sınıf ve Rütbe :
Mail adresi      :

basin-aciklamasiANKARA (İHA) - Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği üyesi bir grup, özlük haklarını istemek için eylem yaptı. TBMM önünde toplanan yaklaşık 50 kişilik grup, özlük haklarını istemek için eylem yaptı. Eylemci astsubaylar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a 'Bize sahip çık. Özlük haklarımızı ver' diye çağrıda bulundu. Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Genel Başkanı Mustafa Erol, ayrımcılık yapılmasını istemediklerini ancak taleplerinin yerine getirilmesini istediklerini ifade etti. Erol, "Bizler subaylarla yan yana hatta daha ağır şartlarda görev yaptık. Subaylara emekli olunca ödenen tazminatlar bizlere niçin ödenmiyor. Biz de bu ülkenin üniversitesini bitirdik. Üniversite mezunu tüm devlet memurları 1/4 kademesine kadar yükselirken sadece astsubaylara bu hakkın verilmemesi ikinci sınıf vatandaş yerine konulmak değil de nedir. Biz hakkımızın verilmesini istiyoruz. Bizim özlük haklarımız verilsin" dedi.

BİRLİKTE DE HAYKIRIR!

komutan-esleri

Adalet, eşitlik, insan onuruna yakışır yaşam koşulları için assubaylar yıllardır evrensel hukuk kurallarına olan inancı ile mücadele ediyor.

"Ayrıcalık değil Adalet istiyoruz" diyor.

Yargı etki altında, teklinler var diyor!

Mecliste görüşülen assubaylarla ilgili iyileştirmeler, herkes işine geleni bahane ederek (iki yüzlüce) adaletsiz bir şekilde oylamada reddilerek erteleniyor. Daha önceleri de değişiklik tekliflerinde hükümetler "Genkur’dan bu konuda görüş olumlu olmadığı için bir şey yapamıyoruz" derdi. Şimdi mecliste oylamada reddedildi. Tabii ki assubayların beklentisi haksızlıkların giderilmesi için Genkur’un değişikliği kendisinin teklif etmesidir.  Asb’larca malum bir güdüm vardır ama kimden şüphesi de vardır.

"Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi ’nin ön giriş kapısına gelen aileler alkışlar eşliğinde “Adalet istiyoruz”, “Türkiye laiktir laik kalacak”, “AKP güdümlü yargıya hayır ” sloganları atarak kısa süreliğine yolu trafiğe kapattı."

Emekli assubaylar en verimli çağında emekli olduklarında maaşlarının yarısını aldıkları için huzurlu bir hayatları olmamakta. Emekli olduğunu zannederken yeni bir iş bulup çalışmak zorunda kalmaktadır. Yani iş değiştirmiş olmaktadır. Her emeklinin huzurlu ve rahat yaşaması hakkıdır.

"Emekli kocamın rahat ve huzurlu bir hayat yaşamasını istiyoruz."

Anayasal hakları verilmeyen, ekonomik yönden tükenmiş olan emekli assubaylar toplumda hızla itibarsızlaşmaktadır. Bu çalışan muvazzaf personeli de olumsuz etkilemektedir. Kendisini esas kabul edilmediğini öteki olduğunu mecbur olunmasa orada olamayacağını düşünen çalışanlar, dolayısıyla mecbur olmasa bu mesleği yapmayacağını düşünmektedir. Manevi olarak da tükenmekte, yaratıcılık, verimlilik ve bağlılık zaafı yaratılmaktadır.

"Maddi manevi tükenmiş durumdayız. Elbette güçlü duruyoruz ve arkasındayız. Hiç kolay bir süreç değil, çeken bilir. Ateş düştüğü yeri yakıyor. En büyük acı bu derece adaletsizlik.”

Açılan davalar alınan görüş, telkinler ve haksız gerekçelerle aleyhte kararlarla sonuçlanıyor. Hukuk bağımsız olarak işletilmiyor. Davalar hukuka olan güveni bitirirken, maalesef AİHM'e taşınmak zorunda kalıyor.

"Bizim endişemiz hukukun işlememesi." 

Em assubaylar Ülkesine ve halkına olan inancını hiç kaybetmemelerine rağmen, bu ülkeyi idare edenlerle ilgili inançsızlıklarında haklı oldukları her defasında aldıkları sonuçlarla yüzlerine çarpılmıştır.

“Bizim eşlerimiz vatansever, saygın insanlar. Bu yapılamaz. Bu kişiler kaçak değil. Medyanın bağımsız olduğunu da görmemiz lazım. Lütfen bu ülkeye olan inancımızı tazeleyin” diye konuştu.

Assubaylarla ilgili ön yargılı, kendinden başkasını düşünmeyen sistem içerisinde kendiliğinden bir sonuç beklemiyoruz. Evrensel hukuk içerisinde mücadelenin esas olduğunu biliyoruz.

"Biz bundan bir sonuç bekliyoruz mu hayır çünkü maalesef önyargıyı biliyoruz.”

Emekli assubaylar yıllardır defalarca basın açıklaması, mitingler yapmış fakat yetkililerce görülmemiş, duyulmamış yok hükmünde değerlendirilmiştir. Kendi değerlerinde kendilerinden menkuldür. Tarih unutmayacaktır.

"Artık biz de bu haksızlığa karşı sokağa döküleceğiz."

Assubaylar hiç kimseden merhamet dilemediği gibi, keyif bağışlamasını da, icazetini de istememiştir. Sadece hak, hukuk, adaletin kendilerine de eşit şekilde işletilmesini istemektedir.

"Hiç kimseden merhamet dilemiyor, beklemiyoruz."

Haksızlığa uğradığını düşünen tutuklu asker eşlerinin feryadını tam da bu sebeplerden dolayı yüreğimizde hissediyoruz.

Adil bir yargılama ve hukukun işletilmesinin dışındaki bu konularda görevde iken olduğu gibi suçu olanların elbette yargıya hesap vermesi gerektiğini de belirterek yanların da olduğumuzu bilmelerini bekliyoruz.

Haklarımızı vermeyenlerle, belge sızdıran, suç belgeleri yaratanların kişisel hırs ve ihtirasları için her şeyi yapabilenlerin aynı yerden beslendiklerine inanıyor bu haksızlık ve hukuksuzluğa karşı birlikte mücadeleye davet ediyoruz.

Artık susmayalım!

                                          Kemal CERİT 

                                          Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Kaynak: http://www.politikars.com/haber/16555/komutan-esleri-artik-susmayacagiz.aspx#ixzz1E836aAIf

NOT.Yukarıda siyah büyük puntolarla olan yazılar basında subay eşlerinin eylemi haberlerinden alınmıştır


  • Hayatta gelebileceğimiz en iyi yerde miyiz? HAYIR!
  • Daha iyisini hak ettiğimize inanıyor muyuz? EVET!
  • Şimdiye kadar yaptıklarımız yapabileceklerimizin en iyileri mi? HAYIR!
  • Aklımız, başarmak için yeterli mi? EVET!
  • Bizler bugüne kadar yaptıklarımız ile yetinmeli miyiz? HAYIR!
rep

Emeklimiz, çalışanımız diyoruz ya hepimiz, "haklarımız" diye, yarıdan çoğumuz yüksek tahsilliyiz. Peki neden alamıyoruz bu haklarımızı?

Bilgimiz mi eksik?

Beynimiz mi çalışmıyor?

Almasını mı bilmiyoruz?

Bizler hepsini biliyoruz, hakkımızı alacağız. Sosyal adaletsizliğe dur diyeceğiz. Bizler çaresizlik zincirini kıracağız, kendi kendimize söylenmeyeceğiz, sorumluluk alacağız. Genelkurmay'dan medet ummayacağız, sorunlarımızı kendimiz çözeceğiz. Açılmayan kapıyı kırk kez çalmayacağız, diğer kırk kapıyı bir kez çalacağız.

Subaylar emeklilerine sahip çıkıyor. Astsubaylar, Emekli Astsubaylardan (TEMAD’dan) çözüm bekliyor. O zaman Emekli Astsubaylar, Astsubayların sorunlarını çözmek için üzerine düşeni yapacaklar. Çalışanlarımız - Emeklilerimiz gücümüzü birleştireceğiz.

  • BİR ARAYA GELMEK BAŞLANGIÇTIR.
  • BİR ARADA DURABİLMEK İLERLEMEKTİR.
  • BİRLİKTE ÇALIŞMAK BAŞARMAKTIR.  

12 HAZİRAN 2011’de “Ankara’dan E.Astsb.(……..),  İzmir’den E.Astsb. (………), Antalya, İstanbul, Balıkesir ve Eskişehir ’den E.Astsb. (………), ya da diğer şehirlerden en az 12 E.Astsb. Milletvekili olarak Astsubaylar’ı temsil edecekler” haberini okuyacağız. Hepimiz bilinçli kişileriz, üzerimize düşeni yapacağız. TBMM’de Astsubaylar, Astsubaylar tarafından temsil edilecekler, çalışanımıza köle, emeklimize son kullanma tarihi geçenler dedirtmeyeceğiz. TBMM’nin en önemli görevlerinden biri, ülkemizin huzurlu bir ortamda olmasını sağlayacak gerekli şartların oluşturulmasına zemin hazırlamaktır, ama Astsubaylarla ilgili yapılan çalışmalar ortadadır, çalışanımız-emeklimiz huzursuzuz.

Seçme ve seçilmede, toplumlardan ve meslek guruplarından eşit temsilciler yer almalıdır. Öyle ise 550 milletvekilinden yaklaşık 10’un üzerinde Astsubay, TBMM’nde olmalıyız.

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” anlayışının yerine getirilmesi ve onur savaşımız için bir araya gelerek tek bilek olmalıyız, kendimizi temsil etmeliyiz. Gücümüzü birleştirmek, tek başına çözülemeyen sorunlarımızın çözüm yoludur.

Ya tozu dumana katarız, ya da tozu dumanı yutarız.

Başarmak için;

Tüm Astsubay ve aileleri TEMAD çatısı altında birleşmeliyiz. Çalışan meslektaşlarımız gelişmeleri iletişim araçlarından takip etmelidirler.

Nasıl? Kimlerle? Bu soruların cevabını sizlerle ileriki zamanlarda paylaşacağım.

BEN SADECE BİR KİŞİYİM.

AMA GENE DE BİRİYİM.

HER ŞEYİ YAPAMAM AMA, GENE DE BİRŞEYLER YAPABİLİRİM.

O YAPABİLECEĞİM BİR ŞEYLERİ ASLA REDDETMEYECEĞİM.

Hamza DÜRGEN
E.Hv.Kd.Bşçvş.

genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
24 TEMMUZ 1923 LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASININ 99. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN... Bu antlaşma, Türk Ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış, büyük bir yok etme eyleminin yıkılışını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasal zafer yapıtıdır! Mustafa Kemal ATATÜRK Değerli Meslektaşlar...
Pazar, 24 Temmuz 2022
SITE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
KIBRIS BARIŞ HAREKÂTININ 47. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN... Değerli Arkadaşlarımız 20 Temmuz 1974 yılında Türk Ulusu ile bütünleşmiş, O’nun bir parçası olan Kıbrıs Türk Ulusu’na adadaki Rum tarafınca yıllardır yapılan zulüm ve katliamların dayanılmaz şekilde artması nedeniyle bunları önlemek için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Zürih ve Londra anlaşmaları i...
Çarşamba, 20 Temmuz 2022
SITE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
KURBAN BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN Saygıdeğer Meslektaşlarımız Bayramınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz. Her şeyin gönlünüzce gerçekleşeceği SAĞLIK, MUTLULUK VE HUZUR dolu nice bayramlar geçirmenizi diler sevgi ve saygılarımızı sunarız.
Cumartesi, 09 Temmuz 2022
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ