Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

25 Kasım 2017 de Sayın Cumhurbaşkanının Balıkesir Assubay Meslek Yüksek okulu
mezuniyettöreninine katılması Cumhuriyet tarihinde bir ilktir , biz Assubaylar 
 için elbette gurur vericidir , 
Zaten olması gerekende bu değilmidir ?

Assubay kazanımlarının iptali için Anayasa mahkemesine dava açan Cumhurbaşkanı 
gördüğümüz bu ülkede elbetteki ziyaretiniz çok kıymetlidir ,

Sizin yaşınızdan fazla geçmişi olan ordunun bu profesyonel askerlerinin ocağını
ziyaretinizi önemsiyoruzve bir ömürdür görmezden gelinen,  sümen altı edilen bu yaraya
neşter vurmanızı bekliyoruz .

Bunca yıldır mezun veren TSK'nın bu mazlum toplumundan  böyle bir etkinliğin
bu güne kadar neden esirgendiğininde ayrıca sorgulanması gerekir, 
Bu anlamda içimizdeki duyguları ,bizlere bunları yaşatanlar ziyadesi ile bilirler,

Demekki, Aileyiz - Bütünüz - Biriz demeyle Aile olunmuyormuş ,

Ancak;

Bu törene katılım yarım asrı geçen Assubay sorunlarını çözmede bir başlangıç
olmayacaksa(ki) , (çözüm istenilse ağzınızdan çıkacak iki cümleye bakar ) , 
aksi takdirde  bu ziyaret sadece   AKP Balıkesir il danışma meclisi  toplantısına 
katılmak ve kısa bir  Balıkesir geziden ibaret olur,
İşte tamda bunun için yaklaşık sekiz ay önce  (15 Nisan 2017) de 
"Sayın Cumhurbaşkanına" 
başlığı ile yazdığımız , TSK'nın  Ötekileştirilenleri  Assubayların  sorunlarının kısa 
bir özeti olan bu mektubu bir kere daha yayımlamanın şart olduğuna inanıyoruz ,

Mademki Başkomutansınız , o halde buyurun  dinleyin.


***   ***   ***


Sayın Cumhurbaşkanı,

Bütün bunları neden yazdım ?

Madem'ki, Baş komutansınız , 

Ya gereğini yapar yaraya neşter vurursunuz , yada  
Sizden öncekiler  gibi  kulak arkası edersiniz ,

Takdir sizin ,

Sayın Cumhurbaşkanı ,

"Ben,  Bu ülkenin Baş komutanıyım",   diyorsunuz'ya ,

“Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa koyunu, Gelir de adl-i İlahi sorar Ömer’den onu”Misali ,

Ve'de;

Başbakanlığınız döneminde ettiğin söz;

"Bu ülkenin başbakanı olarak açıkça ifade ediyorum ki , Dicle'nin kenarında kurdun
kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır".

Bu demektir'ki;

79.814.871 Vatandaşımızın tamamının Cumhurbaşkanısınız ,
Tamamının Baş komutanısınız,

Öylede olmalı ,

İstisnasız tamamının  sorunları , sizin sorununuzdur  değilmi ?

O halde, Peygamber ocağı bu kurumda Hz. Ömer  adaletini sağlamak'ta size düşer , 

Lakin,

Bu güne kadarki uygulamalarınızda - icraatlarınızda bunu  göremedik ,

Sadece Gerek Başbakanlığınız, Gerek Cumhurbaşkanlığınızı kapsayan 15 yıllık dönemden değil ,

65 Yıllık kanayan bir yaradan bahsediyorum,

2002 Seçimlerindeki söylemleriniz bir umut oldu açıkçası, Kendi kendimize sorduk;
"Acaba gerçekten farklı olabilirmi ?"  diye ,

Meydanlarda öyle laflar ettiniz'ki;

Çoğumuz inandık,güvendik , demek'ki öylede olmuş'ki  Tek başına iktidarsınız 15 yıldır ,

Ancak ;

Şunu'da çok net gördük'ki, 

Siz'de Bu güne kadar sadece görmek istediklerinizi görmüşsünüz,
sadece duymak istediklerinizin sesini duymuşsunuz ,

Size sesini duyurmak, sorunlarını anlatmak isteyip Ulaşamayan bir camiadan bahsediyorum ,

Aileleri ile ülke nüfusunun 1/79 unu oluşturan ,

TSK'nın bel kemiği Assubaylar'dan bahsediyorum ,

Hani şu, Bir emirle ölüme giden , ama adı sanı hiç bilinmeyen, yok hükmündeki Assubaylardan,

Hani şu, Koca tepeye ara ara cenazesine gidip hak helal ettiğiniz Assubaylardan ,

Hani şu,  Ömer Halisdemirlerin meslektaşlarından ,

Bu güne kadar makamınızda kimleri kabul etmişsiniz, Halkın makamı dediğiniz yerde
kimleri ağırlayıp, kimlerin dertlerini , sorunlarını çözmüşsünüz onu tek tek yazmayacağım,

Mültecilerin  ağırlandığı  saraya , 

Bu toplumun temsilcilerinin , İleri yaştaki büyüklerinin kabul görmemesi ne acı ,

Kendimizi, ülkemizde Mülteci kadar değerli hissettirmediniz ,

Bu vebal  sizin ,  Bilesiniz ,

Şunu biliyoruz'ki;

Assubay toplumunun dışında neredeyse Makamınıza kabul edip, sorunlarına çare
bulmadığınız hiç bir toplum kalmasın , 
Sakın ola'ki bize,
Sizin bağlı olduğunuz kurum gen.kur.bşk'lığı, onların taleplerinizi  iletmesi gerek"  demeyin ,

Öyle olmadığını bizde , sizde , Gen.kur'da çok iyi biliyor ,

Aksi halde , bu ve benzeri yazılara gerek kalmazdı  ,

Üzülerek ifade etmeliyim'ki;

Gerek  2002  öncesi , gerekse 15 yıllık sizin döneminizde ne yazık'ki değişen hiç bir şey yok ,

Assubayları görmezden gelmek, adeta Devlet politikası olmuş yıllardır ,

Gen.Kur.  Bu güne kadar kendileri için ne talep etmiş ise anında yasalaşmış ,

Bu durum, Ne 15 yıllık sizin döneminizde , nede sizden önceki iktidarlar zamanında değişmiş,

Sizin döneminiz  dahil hiç bir Hükümet'te sormamış,
TSK; sadece subaylardan ibaret'mi ?  diye ,

Size ulaşmamızın  birileri tarafından engellendiğinden Zerre kadar şüphemiz yok ,

Bu toplum, Gerek hükümetler tarafından, gerekse bizi temsil ettiğini söyleyen,
bizim aile olduğumuzdan bahseden ,

Bir bütün olduğumuzdan bahsedenler tarafından çok ama çok uzun zamandır
uyutuluyor;  Gerçekten dedikleri gibi aile olabilseydik;

Amiralin biri; "  Şu Assubayların da üç kuruş için gezmedikleri televizyon, gitmedikleri
gazeteci kalmadı.  " Bu meslek para ile değil, sevgi ile yapılır”  sözünü sarf edermiydi ?

( Bu işi sevgi ile yaptığını söyleyen amiralin eminim aldığı tazminatların sayısını kendisi dahi bilmiyordur ) ,

Sadece insanca yaşam istedikleri için " Mao'nun"  askerlerine benzetirmiydi ,

Kendilerini Genel müdür görüp, Assubayını "Çaycıya" benzetirmiydi ,

Kendilerinin yedi çeşit tazminatı kotardıkları zamanda, Assubayın hiç almamasını hangi aile bağları ile açıklayabilirler ?

Ne yazık'ki ; Buna 15 yıllık iktidarınızda dahildir ,

Bu güne kadar imzaladığınız kanunlara ve çıkan onca  KHK'lere bir bakın ,

İçlerinde biz Assubayların özlük hakları ile ilgili  bir madde varmı ?

Kadro  fazlası ( kendi deyimleri ile, mesleğinde temayüz etmemiş)  albaylara
60.000 tl ye varan para verdiniz yasa ile, gitsinler diye,  bu nasıl adalet ,?

Bizi  en çok yaralayan'da ;

"Ezilenlerin - ötekileştirilenlerin- fakir fukaranın- zencilerin iktidarıyız"  deyip'te ,

Bu sözünüzü sadece Assubaylardan yana hayata geçirememiş olmanız ,

Bir tarafın Ülke şartlarına göre çok rahat yaşadığı kurumda ,

Assubayların  açlık sınırının az üstünde, yoksulluk sınırının ÇOK altında yaşadığından haberdarmısınız ?

Maksat;  Bizleri açlıkla - yoksullukla terbiye etmekse ,

Maksat ; Ne oldururum -  ne öldürürüm stratejisi ise ,

Biz , 61  yıldır dimdik ayaktayız ,

Bizi ayakta tutan " Önce vatan "  dediğimizdendir ,

Sanmayın'ki  ayrıcalık talebimiz var ,

Ülkenin hiç bir kamu kurumunda olmayan adaletsizliğin olduğu bir Kurumdan bahsediyorum ,

İstediğimiz,  sadece Gasp edilen haklarımızdır , sadece adalet ,

İstediğimiz , İnsan haklarına yakışan bir iç hizmet - askeri ceza kanunudur ,

Bir şekilde mahkemeye düştüğümüzde, adilce yargılanacağımıza inanmamızdır ,

Bu yasa ile bu mümkün değildir ,

Zira ;  Hakim'de - Savcı'da - Sicil amiri'de Aynı hamurdandır , Kadıyı kime şikayet edeyim misali ,

Kepçe ile verdiklerinizin yanında, kaşıkla dahi alamadığımız haklarımız ,

Biz; Devlete milyon dolarlara mal olan pilotlar değiliz , ancak 

O, milyon dolarlık uçakların  bakım- arızasını yapıp uçmasını sağlayanlarız ,

Pilot + teknisyen Assubay ; Bir uçağın ayrılmaz iki parçasıdır,

Biri olmadan diğeri  bir hiçtir ,

Aynı durum, Deniz  -  Kara kuvvetleri içinde geçerlidir ,

Hal böyle iken,

Neden birine olağan üstü ayrıcalıklar tanınırken, diğeri yok sayılır ?

Sayın Cumhurbaşkanı ,

15 Yıllık icraatınız döneminde kimlerle ilgili hangi iyileştirmeler yapmışsınız bir hatırlayınız ,

Yargı mensupları , Akademisyenler , Sağlık çalışanları , Emniyet mensupları Muhtarlar , 
Köy korucuları  ,
                         
Daha sonra,  Ocak 2017 de Hakim- savcılara 2.700 tl bir zam daha yaptınız ,

Arkasından İç işleri bakanı müjdeyi veriyor; "Koruculara ek tazminat verilecek"  diye ,

Sonra bir yasa çıkarttınız; Çalışan annelerin çocukları için Bakıcılara  1.600 tl verdiniz ,

Sonra bir yasa daha çıkarttınız, Torun bakan baba anne, anne annelere 400 tl verdiniz ,

Daha sonra evde hastasına bakım parası verdiniz  960 tl  ,

Kendi iş yerini kurmak isteyene 50.000 tl  hibe verdiniz   karşılıksız ,

İşe yeni giren üniversite mezununun maaşının yarısını bir yıl boyunca siz verdiniz ,

Son müjdeyi bizzat kendiniz verdiniz,

Muhtarların  613 tl. tutan  SGK  primlerine devletin ödeyecek dediniz,

Korucuların sigortalı yapılacağını söylediniz ,

Sonra,  bir güzellikte  Güzellik uzmanlarına yaptınız canlı yayında,  onlarla ilgili KHK'yi imzalayarak,

Bilmem farkındamısınız , 

Bir talimatla ,O kadar çok meslek gurubunun  sorunlarını çözüme kavuşturmuşsunuz ,

İçlerinde sadece biz Assubaylar yok ,  NEDEN ?
Bizim mesleğimiz aynı zamanda yaşam biçimimiz  olduğu için'mi ?

Sırtımızdan Parkayı , ayağımızdan Postalı günlerce çıkartamadığımız için'mi ?

Günlerce evimizin yolunu unuttuğumuz için'mi ?

Çocuklarımızın büyümesini dahi göremediğimiz için'mi ?

Hiç bir çocuğumuz  aynı İlde okulunu bitiremediği için'mi ?

Kahpe bir kurşunla , Kahpe bir mayınla Can verdiğimiz için'mi ?

Şah Fırat'ta şehit düşünce cebinden sadece  5 lira 85 Kuruş çıktığı için'mi ?

Şehitlerin kamyon kasasında taşındığı dönemde;

Devletin helikopteri ile pikniğe gidenlerin olduğu ülkede ,

Assubayın sadece 4 yumurta kırdırdığı için 6 ay hapis cezası aldığı için'mi ?

15 Temmuzun dönüm noktasında yine bir Assubay olduğu için'mi ?

Niçin ? ,

Oysa makamınız herkese eşit mesafede değil'mi ? 

Ülkede olan biten her şeyden haberdar olduğunuzu elbet biliyoruz ,
Bu sesi duymamanız mümkün değil , O halde geriye ne kalıyor ?

Sayın Cumhur başkanı ,

Hangi meslek gurubunun çalışma şartları  Assubayınkinden daha ağırdır ? 

Hangi meslek mensubu emirle ölüme gider ?

Hangi meslek gurubu, Emirle gece yarısı Afyon cephaneliğinde binlerce derecede ölüme gider ?

Hangi meslek gurubu, kendi kurumu olan  "oyak'taki gibi  adil temsil edilmez ,

Bilirmisiniz'ki; Başbakanın övgü ile miting meydanlarında  

"Milletimizin, ailesinin  gözü aydın, Assubayımız kurtarıldı"  dedikten sonra  

O Assubay tsk. tarafından ordudan atıldı ?  İtibar  hazretlerinden ,  Haberiniz var'mı ?

Ülke - tsk itibarı için bu kadar hassas davrananlar , aynı hassasiyeti 

Karargahın orta yerinde kafaya torba geçirilip, ters kelepçe vurulunca  göstermediler ,

15 Yıldır Başbakanlık , Cumhur başkanlığı yapıyorsunuz ,

Her yıl Gülhane , kara, deniz , hava harp okullarının mezuniyet törenine katıldınız ,

Hiç içinizden geçmedimi, Bu ülkenin tsk'sında Assubaylarda var, onlar nerelerde okuyor, nasıl mezun oluyor ,

bir kerede onların mezuniyet törenine katılayım,  demek .

Bilirmisiniz'ki ; Onlar emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlarlar ?  Neden ?

Assubaya bu haksızlığı yapanlar , Kendilerinin eğitim seviyelerine bakmadan bir gecede  8/1 de eşitlendiler ,

Eski ikinci başkan, yeni Jandarma genel komutanı;

"Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır"  buyurmuşlardı  ,

Sorarım size;

Subayın  emekliliği'de dahil yedi çeşit tazminat aldığı, 

Assubayın  hiç birini almadığı bir kurum   sizce nasıl "En eşitlikçi kurum" olabilir ?

Subayın maaşının % 85 i ile emekli olduğu , 

Assubayın maaşının %50 si ile emekli olduğu bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Bir tarafın  kaymak yediği, diğer tarafın sedece bedel ödediği bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?
Sakatlanınca; "hamallık yapamaz, çaycılık yapar" diye rapor verilen bir kurumun varlığından  haberdarmısınız ?

Böyle bir kurumda hangi moral - motivasyondan bahsedilebilir ?

15 Temmuz gecesi rüşdünü fazlası ile ispat eden Assubaylara  "çaycı" yakıştırması
yapılan bir kurumda

Hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Başbakanın , savunma bakanının, gen.kur.bşk'nının  verdiği sözlerin yerine getirilmediği
bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Sadece Ölüme gönderirken, göreve gönderirken  ve Şehit olduğunda adı hatırlanılan
bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Takı tasarımının, Bitki korumanın,  kanatlı hayvan yetiştiriciliği , tarla bitkileri ,
Moda tasarımının 4 yıllık lisans eğitimi gerektiği bir ülkede , 

Assubaydan Dört yıllık lisans eğitiminin dahi engellendiği bir kurumda
hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Daha düne kadar camilerimizin dahi  Hacı bayram -  Kocatepe   diye ayrıldığı
bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz  ? 

Sizin talimatınızla, Suriyeli mültecilerin dahi   8 üniversiteye sınavsız girip
ücretsiz eğitim aldığı , ama bu eğitimin 
 
Assubaydan esirgendiği bir Türkiyede hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Vergilerimizden toplanan paralardan Suriyeli mültecilere tek başımıza
25 milyar dolar harcarken , Kendi ülkenizin ordusunun ,

Bir emirle ölüme giden Assubaylarından  adaleti esirgemenizi ne ile izah edeceksiniz ?

Demek'ki ;  Mesele bütçe meselesi değilmiş ,

Mesele ,  zihniyet  meselesi ,

Mesele ,  Assubayları yok sayma meselesi ,

Bu ;  Sizden öncede böyleydi , sizin zamanınızda'da böyle ,

Ancak bilesiniz'ki ,

Bunun  bir vebali var ,  Kul hakkı var ,  Helallik almak var ,


Baş komutan olarak siz talimat verdiniz, Jandarma özel harekatı ziyaretinizde ;

"Asker havyar dahi istese verilecek"  diye ,

Havyar dahi vereceğiniz askerlere bir örnek;

"Şah-fırat şehidi Assubayın cebinden çıkan 5.85 tl,  Bu ülkede yaşayan
Muvazzaf - Emekli Assubay Toplumunun ta kendisidir ,

Bunun müsebbibi'de, gerek sizden önceki gerekse sizin döneminizin iktidarlarıdır ,

VE;  

Kendilerinden başkalarını YOK sayan ,

Tabi'ki; Geçmişten günümüze tüm Gen.kur.Bşk'larının  tamamıdır ,

İşte bunun için ,

Bize Havyar değil ,   önce adaleti sağlayın , 

Çıkarttığınız Disiplin yasası !  ile kaç Assubay canından vaz geçmiş ona bakın ,

 Assubay intiharlarını araştırma önergesi  hükümetinizin vekilleri sayesinde
ret  edilmiş , onu sorun ,

"Sözümüz senettir " diyen Başbakan, neden sözünü yerine getirmemiş ,  onu sorun ,

"Bu sorunu halledeceğim"  diyen  gen.kur.bşk'nı , neden halletmemiş,  onu sorun ,

Maliye bakanlığındaki sözüm ona tıkanıklığı aşamayan Savunma bakanına sorun ,

Mesajı alıp'ta  gereğini yerine getirmeyen eski savunma bakanına sorun,  

Madem tüm vatandaşların Baş komutanısınız ,

Madem ; Dicle'nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile sizin  
mesuliyetiniz  altındadır"  ki   öylede olmalı ,

Kurduğunuz partinin adı Adalet ile başlıyor ise madem,

Anlamının gereğini yerine getirmekte  size düşer ,

TSK'da adaleti , aidiyet duygusun sağlayın ,

Buna en çok ihtiyaç duyulan dönemdeyiz üstelik ,

Sayın Cumhur başkanı ,

"Ahiretinizi tehlikeye atmayın"  diyorsunuz'ya ,

Bu dünyada  açlıkla , yoksullukla terbiye ettiğinizi sandıklarınızın ,

Bu dünyada Adaleti göremeyenlerin ,  Kul hakkı yemeyenlerin ,

Sadece Muvazzaflık dönemi değil, Emekliliğinde'de gün yüzü görmeyenlerin ,

Çocuğunu okutmak için namerde muhtaç edilenlerin ,

Bir emirle  gözünü kırpmadan ölüme gidenlerin , 

Cebinden beş lira çıkan şehitlerin ,

Daha açıkçası ,Çileyi bu dünyada çekenlerin ,

Ahiret'ten ne korkuları olabilir'ki ?

Zencilerin iktidarıyız  demiştiniz'ya  yıllar önce ,

Bir kerede  bu ülkenin  Zencilerini  davet edin Saraya, bakın ne anlatacaklar ,

Duyacaklarınızı yüreğiniz kaldırır'mı bilmem ?

18. yüzyılda Gambia'dan  ABD'ye getirilen  98 köleden biri olan Kunta-Kinte'yi  bilirsiniz'de ,

Peki , Günümüzün  Kunta-Kintelerini  bilirmisiniz ,?

Emin olun  , Onları Görmek isterseniz görürsünüz ,

Biz Buradayız ...  

YA  SİZ ?

Mehmet ÖZTÜRK
(E) Hv. Asb.

Sn; Cumhurbaşkanı R.Tayyip ERDOĞAN,
" Ülkede 80 milyonun tamamı birinci sınıf vatandaştır”(2 Mayıs 2017 Basın )
*************************************************************************************************************************
O halde soralım ,

Sayın Cumhurbaşkanı,

Bu ülkede TSK'da görev yapan ,İster mecburi hizmetini tamamlayıp ayrılmış olsun,

İster Yaş haddi ile ayrılmış olsun,  hiç bir Assubay kendini Birinci sınıf vatandaş olarak görmez , Gördürmezler ,

Buna ;  Başta  sizin hükümetinizin subaya hediye ettiği  , adına "Disiplin kanunu" dediğiniz,  ama özünde  "Ben ne dersem o" kanunu izin vermez ,

Neden'mi ?

Bir kurum düşünün'ki;

Yargılayan - Savunma alan - Karar veren - İnfaz eden - Hakim - Savcı  Aynı hamurdan olsun ,

Bir kurum düşününki; Önce cezanı çekeceksin, sonra itiraz edeceksin,  TSK'da Bunun adı;  Adalet ...

Sonucu baştan belli mahkemelerde adalete nasıl güvenirsiniz, laf olsun diye alınan savunmanın Yeterli görüldüğü bir emsal yokken, Emir - komuta içerisinde olup , adalet dağıttığını iddia edenler , gerçekten adalet dağıtabilirlermi ?
Servis araçlarının dahi ayrı ayrı olduğu bir kurumda, kim kendini birinci sınıf vatandaş hissedecek ?

Aile servislerine kocalarının rütbeleri ile binen karılarının olduğu bir kurumda kim ,kendini  nasıl birinci sınıf hissedecek ?
Zaruri  ihtiyaç  için dahi  subay Ordu evinin kapısından içeri alınmayan Assubay kendini nasıl birinci sınıf vatandaş hissedecek ? 

Kapısında  " uzmanlar  ve   er'ler giremez"  yazılan bir hela olan kurumda kim kendini birinci sınıf vatandaş hissedecek ?

Yıllardır  sadece  kendileri için her türlü  yasayı çıkarttırıp,  66 yıldır Assubayın  adının dahi zikredilmediği bir kurumda , kim kendini birinci sınıf vatandaş hissedecek ?

Birilerinin , " Kamuda en eşitlikçi yer tsk"dır.   buyurduğu gibi gerçekten öyle ise,

Neden Tüm tsk.  mensupları  Rütbelerine göre -  yaptığı işe göre - aldığı riske göre pastadan ADİL pay almaz ?

Bir kısmı  yedi çeşit tazminat alırken, diğerleri hiç almaz ,

Birinci sınıf olanlar  Muvazzaf maaşının % 85 i ile, diğerleri % 50 si ile emekli oluyorlar ,

Sakatlanınca,  "Çaycılık yapar, Hamallık yapamaz" diye rapor verilen bir kurumda siz olsanız kendinizi birinci sınıf vatandaş hissedermiydiniz ?

Bumu, sizin herkes birinci sınıf vatandaş dediğiniz ?

Bırakın kurum içi adaletsizliği ; Emsal eğitimliden dahi  sebepsiz yere bir kademe geriden göreve başlayan Assubay, bu adaletsizlik karşısında kendini nasıl birinci sınıf vatandaş  sayar ?

Birinci sınıf vatandaş isek, neden Lisans eğitimi yapmamıza izin verilmiyor ?

Kendisini birinci sınıf vatandaş hisseden insan neden  canına kıyar ? 

Cebinde  beş lirası olan  Şehit kendini nasıl birinci sınıf  İnsan hissetsin ?

Sayın Cumhur başkanı,

Madem  seksen milyon birinci sınıf vatandaş ise  ;

Sorarım o zaman,

Toplumun bütün kesimlerinin kabul edildiği,

En son Kamyoncuların , Ramazan davulcusunun kabul edildiği  saraya, bu toplumun temsilcilerinin ulaşamamasımıdır  birinci sınıf vatandaşlık ? 

14 Yıldır neden sadece Gata ve kara, deniz , hava harp okulları mezuniyet törenlerine katıldınız ?

Neden bir kez dahi kapımızı çalmadınız ?

TSK;  sadece onlardan ibaretmi ?

Kamyon şoförünün, Ramazan davulcusunın itibar gördüğü sarayda bu toplum neden kabul görmez ?

Bu durumu Bilmemeniz mümkün değil ,  O halde ?

Bizler ne zaman birinci sınıf insanız biliyormusunuz ?

Ya  göreve giderken ,  yada Ölüme giderken ,

Zira sadece o zaman En önde oluyoruz , 

Ha,  Birde Musallada ,

Öyle olmasa, Kocatepede cenazemize sizde katılırmıydınız ?

Şehit sayılarına - Gazi sayılarına bakarsanız ne dediğim daha iyi anlaşılır ,

Bunun dışında  adımızı dahi bilmezler.

BELLİ'Kİ  SİZDE BİLMİYORSUNUZ  ...


Hiç şaşırmıyoruz artık, iktidar vekillerinin bir tanesinin  meclis kürsüsüne çıkıp cesurca ;
" Bu ülkenin insanlarının onbinlercesinin çöplerden kağıt,plastik vs. toplayarak evlerini geçindirmeye çalışırken, asgari ücretin dahi açlık sınırının altında olduğunu gerçeği ortada iken , yoksulluk sınırının beş bin tl'ye ulaştığı ülkede  Suriyeli mültecilere ülke olarak tek başımıza harcandığı söylenen 30 milyar dolar ne derece adildir, hak'tır " diye sormazlar / soramazlar .

"15 Yıllık iktidarımızda en üst ile en alt arasındaki gelir dağılımının çok daha fazla açıldığını, çok daha fazla insanımızın sosyal yardımlarla ! yaşadığını ,   çarşı pazardaki gerçek enflasyonun açıklanan enflasyon ile hiç bir ilgisinin olmadığı gerçeğini, halkımızın alım gücünün 15 yılda çok daha fazla eridiğini ,  her geçen gün çok daha fakirleştiğimizi "asla o kürsüden söylemezler / söyleyemezler , bilirler ama söyleyemezler,

Öncelik  bu ülkenin vatandaşlarında değilmidir ? diye asla soramazlar ,

" 15 Yıldır ülkeye mutluluk tablosu çiziyoruz ama akşam saatlerinde hava kararırken hiç birimiz pazara gidip vatandaşın halini görmüyoruz"  diyemezler / dedirtmezler .

Ama  neyi iyi derler ?

Alt rütbeli askerlere vurmasını çok iyi becerirler,  nasıl olsa onlara sahip çıkacak bir merci yok,  olsaydı  zaten bunlar yaşanmazdı,

Olsaydı zaten gerçekten aileyiz derdik, 

Olsaydı zaten sözde değil, özde bütünüz derdik,

Gerçek manada "Aile - Bütün"  olamadığımızdandır'ki ;

1984 Yılından beri terörle mücadele eden askerlere bu kadar dil uzatabilmektedirler ,  

İktidar vekili Şamil Tayyar TBMM. Çatısı altında  hangi yemeği kaç paraya yediklerini unutup,  "askerin ordu evinde kaç paraya yediği çorbanın lafını , karısının kuaförde saçını kaç paraya yaptırdığının " sözünü  dahi edebilmektedirler,   http://www.ensonhaber.com/samil-tayyarin-maas-isyani-2013-04-20.html  

Sayın vekil  aşağıdaki  tabloda Meclis lokantasının fiyat listesini görünce , Ordu evlerindeki yemeklerin kalitesine ve fiyat listesine bir sözünüzün olamayacağına bir kere daha inandım ,  Vekil maaşının  ortalama  sekiz - onda birine canlarını hiçe sayan bu topluma söz söyleyebilecek konumda değilsiniz,

Soldaki tablo sizin yaşantınızı , sağdaki resimde biz rütbeleri kolunda olanların yaşantısını anlatıyor,

Başka bir iktidar eski vekili;

Muhsin Kızılkaya adlı eski vekil çıkar  ortaya "  Askerin görevi ölmek,bunun için maaş alıyorlar,  bana ekstra bir iyilik yapmıyorlar"   diyebiliyor. 
Askerin 33 yıllık terörle mücadelesini yok sayarak ,  nasıl bir ekstra iyilik beklediğini açıklasada bizde anlasak , https://onedio.com/haber/-askerin-gorevi-olmek-bunun-icin-maas-aliyor-diyen-muhsin-kizilkaya-sosyal-medyanin-gundeminde-734357

Asker bu ülkede sizler için daha ne yapsın ?

Sel olur asker koşar,

Ücra bir köyde doğum olur , hasta olur Asker koşar,

Deprem olur Asker koşar,

Trafik kazası olur Asker koşar,

Hastana taze kan lazım olur Asker koşar ,

Haini bol memlekette ormanlar kundaklanır Asker koşar,

"Bana ekstra bir iyilik yapmıyorlar" diyen eski vekil,  sahi  Asker sizin için daha ne yapsın ?

Gazisine  "çakma gazi"  diye hakaret edebilen sözüm ona gazetecilerin olduğu ülkede ,  ne tesadüftür'ki "gazi"lerin yollarda "darp" edilmelerinin zamanlaması  manidardır ,  

Belediye otobüslerinde şoförün  "benim içinmi gazi oldun" lafları henüz hafızalarımızda,  unutmadık,

Bütün bunlarla mücadele edecek, bizi savunacak  kurumumuz ne yapıyor ?

Bizde dert bir değilki,

Bu yetmezmiş gibi, kendi içimizdede ayrıştırılıyoruz,

İnsana en çok dokunan'da o .

Suçu, sadece insanca yaşamayı isteyen Assubayları,
 
"Karılarının etekleri altına saklanan Mao'nun askerlerine benzetenlerle "mi aile olacağız ? 

Tek suçu,

Emekli olmak isteyen Assubayları  " Vatan hainliği " ile suçlayabilen" zihniyetmi bizleri bu düşüncedeki vekillere karşı savunacaklar ?

Altı çeşit tazminatı cebe indirip, masa başında otuz yılını tamamlayıp, emekli olmamak için ekstra binlerce lira alanlarmı bizleri bu zihniyete karşı savunacak ?

"Bir Başçavuş benim teğmenimden daha fazla maaş alamaz Netekim " diyen zihniyetin devamımı bizleri bu zihniyete karşı savunacak ?

Her türlü sınırsız yetkilerle donatılan, görevi sadece emir vermek olanlarmı bizleri  bu zihniyete karşı savunacak ?

"Assubay intiharları bulaşıcı" diyen zihniyetmi bizleri bu zihniyete karşı savunacak ?

Teknoloji , uygarlık, bilim çağında Assubaydan Lisans eğitimini esirgeyen bu zihniyetmi bizleri savunacak ?

Kendini genel müdüre , Assubayı "çaycı"ya benzeten zihniyetmi  , 

"Bu iş para ile değil, sevgi için yapılır"  deyip 6 çeşit "sevgi tazminatını ! " cebe indirenlermi bu zihniyete karşı bizi savunacak ?

Yoksa;

Lojmanını, Tabldot'unu, servis aracını, asansörünü, berberini ,

Ve dahi ,  S...... tığı helayı  ayıranlarmı bizleri bu zihniyete karşı savunacak ,

Hangisi ?

Görüntünün olası içeriği: yazı

Bir günde yaşanan 3 genç doktor intiharı, sağlık çalışanlarının ağır çalışma koşullarını gündeme taşıdı. Sağlık- Sen ve 2 bakanlık bir araya geldi ve sağlıkçıların çalışma hayatını yeniden düzenlemeye yönelik kararlar aldı. (02.11.2017 Basın )
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/calisma_yasami/857700/Uc_doktorun_canina_kiymasindan_sonra_harekete_gecildi..._Yeni_duzenleme_geliyor.html

CHP MECLİS ARAŞTIRMASI İSTEDİ

CHP’nin doktor milletvekillerinden Murat Emir, son günlerde peş peşe gelen 3 intihar vakası üzerine, hekimleri intihara sürükleyen nedenlerle ilgili Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Emir, TBMM Başkanlığı’na verdiği araştırma önergesinin gerekçesinde, hekimlerde intihar nedeniyle ölüm oranının diğer meslek gruplarına göre daha yüksek olduğunu, erkek hekimlerin toplumdaki diğer meslek gruplarındaki erkeklere oranla 2 kat, kadın hekimlerin 2-3 kat daha fazla intihar nedeniyle hayatını kaybettiği belirterek, “Çalışma sürelerinin uzun olması, yoğun iş baskısı, hekimlerden yüksek performans beklentisi ve tüm bunlara bağlı olarak yaşanan yoğun stres, intiharlara bağlı ölümleri beraberinde getirmektedir” 


                                                                   ****************                   ****************                    ****************

Aynı gün içerisinde yaşanan  üç doktor intiharı için Sağlık bakanlığı -  Çalışma bakanlığı ve Sağlık sen anında bir araya gelip, sağlıkçıların çalışma koşullarını yeniden düzenlemek için kararlar alabiliyorlar,  Elbette olması gereken bu , tabiki çok üzgünüz ,

Ancak;

Okuyun o zaman , TSK'da adına Assubay denilen İnsanoğlunun  çalışma şartları ne imiş !!!

Bu ülkede son dört yılda  49 Assubay gerek mobing'den gerek çok ağır çalışma koşullarından, gerekse sözlü ve fiziki şiddetten  canlarından vazgeçmişlerdir .

SON 4 YILDA İNTİHAR EDEN 49'UNCU ASTSUBAY!  ( 21.09.2017 )

 Basına yansıdığı kadarı ile ;

2017 yılında 4 astsubay, 
2016 yılında 8 astsubay, 
2015 yılında 13 astsubay,
2014 Yılında 7 astsubay,
2013 yılında, 17 astsubay intihar etmişti.

Adına "tsk disiplin kanunu dedikleri olağanüstü yetkilerle donatılan neredeyse hiç bir zaman haklı çıkılmayan /  çıkılamayan , bu güne kadar  "kol kırılır yen içinde kalır" mantığı ile  seslerini dahi duyuramayan , çaresizlikten canlarından vazgeçen  onlarca Assubaylar.

Ana muhalefet partisinin verdiği "Assubay intiharlarını araştırma önergesinin"dahi iktidar vekillerince "RED" edildiği Assubaylar, 

Çalışma koşullarının hiç bir meslek gurubu ile asla kıyaslanamayacağı  Assubaylar ,

Sekiz saat mesai sözünü hiç bilmeyen Assubaylar,

Siyasisinden,  gen.kur'una kendisine hep karanlıkta göz kırpılan Assubaylar ,

Mesai bitiminin hep birilerinin iki dudağı arasında olan Assubaylar ,

Emirle ölüme giden , 

Ölüsü, dirisinden daha değerli olan Assubaylar ,

Hiçbir çocuğunun aynı ilde okulunu bitiremediği Assubaylar ,

Çocuklarının büyüdüğünü dahi görmekten mahrum insanlar ; Assubaylar ,

Lojmanda oturamadığı için,evinin önünde kahpece sırtından vurulup şehit edilen Assubaylar,

Pazar yerinde eşinin yanında ensesinden vurulan Assubaylar ,

Tek suçu terörist kovalamak olan, ancak sınırı geçtiği için "itibar" hazretlerinden kapının önüne konulan Assubaylar ,

Sosyal medyada kendisine ait olduğu dahi kesin olmayan bir hesaptan  "general " yerine sehven "keneral" yazdığı için ordudan atılan Assubaylar ,

Dört yumurta için 6 ay hapis cezası alan Assubaylar ,

Tüm itirazlara rağmen  ceza baskısı ile emirle gece yarısı cephaneliğe sokulup binlerce derece ısıda eritilen, parçaları kilometrelere savrulan Assubaylar ,

Lisans eğitimi dahi kendisinden esirgenen Assubaylar ,

Taksicinin Kamyoncunun, Şarkıcının Türkücünün ,  Kırkıncı kere  Mahallenin muhtarının kabul edildiği saraya sesini duyuramayan  Assubaylar ,

Tsk. envanterindeki  aklınıza gelen her şeyin zimmetini taşıyan Assubaylar ,

Üniversite'ye adı verilen, kabrini bir milyonun üstünde insanımızın ziyaret ettiği, 

Ama; 

Açlık sınırının az üstünde, yoksulluk sınırının çok altında yaşamaya mahkum edilen Assubaylar ,

2016 kpss'de sınav sorusu olarak adı sorulan , 

Cebine  Assubay maaşının on katını koyup bir haftalığına gel bu işi yap desen kaçacak delik arayacak  bazı aklı evvellerin en ufak bir söyleşide kendi maaşını Assubay maaşı ile kıyaslanan Assubaylar ,

"Şah fırat'ta şehit olunca cebinden sadece "beş lira" çıkan Assubaylar ,

Emsal eğitimliden dahi bir kademe geriden göreve başlatılan Assubaylar ,

42 Yıldır sadece ve sadece sicil affı uygulanmayan Assubaylar ,

Çaycıya , Mao'nun askerlerine benzetilen Assubaylar ,

Sakatlanınca "Hamallık yapamaz, çaycılık yapar" diye rapor verilen Assubaylar ,

Hekimlerin çalışma sürelerinin uzun olmasından, yoğun iş baskısından dem vuranlar, bu ülkenin dağlarında sırtında  30 kilo teçhizatla ayağındaki postalı günlerce çıkartmadan görev yapanlardan bi haber galiba ,

"Mesai ikinci emir"  sözünü hiç duymamış herhalde,

Son dört yılda  49 Assubay canına kıymış  bay vekil , bilmem bu size bir şey anlatıyormu ?

Yoğun iş stresi , sonu gelmeyen mesailer , bitmeyen tatbikatlar, ağanın keyfi emirleri , sözlü - fiziksel şiddeti cabası, Mobing'in danişkası,  birilerinin her şart ve ortamda haklı olması ,

% 74 ü Türk vatandaşı olmak isteyen Suriyeli mültecilerin  tüm hızlarıyla Üremeleri için sorun olmayan  bütçe, sıra Assubaya gelince ; Size verirsek başkalarıda ister" denilen Assubaylar ,

Gözünü kırpmadan can verdiği ülkesinde  artık kendini mülteci kadar değerli olmadığına inanan Assubaylar ,

Üç doktor intiharı haberi üzerinden henüz 24 saat geçmeden  Şemdinli'den gelen  8  şehit haberi hangi meslek gurubunun ne kadar riskli olduğunu sizlere anlatamıyorsa  ,

Ve 

Aynı gün gazete manşetlerinde o   sekiz  şehit değilde,  "yerli otomobil" haberi  birinci sıra manşetten veriliyorsa   "zaten sözün bittiği yerdeyiz "  demektir ,

Bu meslek;

Dantelli çarşaflara sarılıpta, "Kefenimizle geldik"  edebiyatı yapmaya hiç benzemez  ,

Hiç bir meslek mensubu canına kıymasın ancak;

Sapla samanda  birbirine  karıştırılmasın ,

Ne yazıktır'ki,

Hiçbir gerekçe göstermeksizin Onlarca Assubay intiharını  araştırma önergesi reddedilen  bir meclise , 

Ve 

"" Aileleri,  kendilerinden sonra maaş alsınlar diye intihar ediyorlar ""   Diyebilen bir savunma bakanına sahip olduğumuz  bir ülkede yaşıyoruz.

En acısıda bu ,

Sorusu olan ?

1951 Yılında Adı ; TSK'da Assubay diye adlandırılan bu mazlum zümrenin  yenemediği / yenilmesininde bu güne kadar asla istenmediği bu makus talihi  başladığında Cumhuriyet henüz  28  yaşında imiş,  


Bu gün Cumhuriyetin  94 ncü yılını kutluyoruz,

Dile kolay 28  yaşında  gencecik bir Cumhuriyetten,  94 yaşını kutlayan  bir Cumhuriyete,

66 yıldır hem var olan , hem yok sayılan bir mesleğin mensuplarıyız, 

Adımızın;

Sadece görevde ve musallada hatırlandığı bir meslek bizimkisi,

Bu güne kadar en çok şehidi veren , Bir emirle ölüme gözünü kırpmadan giden ,

Sayelerinde en çok canına kıyan , Başları sıkışınca Kahraman  dedikleri,

"Sorunlarınızı biliyoruz, çözeceğiz" demelerinin üzerinden 42 yıl geçen ,

Anlattıkları masalları dinlemeye başladığımızda doğan çocukların  bugün çoktan kırkını geçtiği bir mesleğin mensuplarıyız ,

Bir kaç yıl önce orduevlerinde söz verenleri söylemiyorum bile,

Meydanlarda söz veren Başbakanları ,

" Mesaj alındı" diyen bakanları ,

"Maliye ile aramızda Ufak bir tıkanıklık kaldı, müjdeyi bizzat ben vereceğim" diyen bakanları ,

Bu gün bulundukları yerleri bu topluma borçlu olanlarıda söylemiyorum ,

Altı yıl sonra bu ülke kısmetse Cumhuriyetin  100 nci yılını kutlayacak,  şüphem yok'ki aynı masalları dinlemeye devam edeceğiz,

Tıpkı 1951 den beri dinlediğimiz gibi.

28 Yaşında gencecik bir Cumhuriyetten ,  94  yaşında bir Cumhuriyete ,

Çalışmalar devam ediyor ,

Masala devam ...

Mehmet ÖZTÜRK 


Nedense artık hiç şaşırmıyoruz bu tür haberlere,  Çok değil   henüz  bir yıl önce bir kıyak yapılmıştı pilotlara ,

Tarih ; 17 Ağustos 2016 , 671 sayılı kararname  13. madde ile  pilotlara 3 bin - 4 bin tl  zam. yine bu köşeden yazmıştık bu konuyu,  "Övgü Assubaya, kaymak Subaya"  diyerek ,
(  http://www.emekliassubaylar.org/component/k2/item/2437-%C3%B6vg%C3%BC-assubayakaymak-subaya ) 

15 Temmuz 2016  hain darbe girişiminden ordudan atılan pilotlar yüzünden hv. kuvvetlerindeki pilot açığını kapatmak, kalanlarında mecburi hizmetini dolduranların ayrılmamalarını teşvik anlamında bir kıyak yapılmıştı  o tarihte ,    zam değil  3 bin - 4 bin tl'lik  mini bir güzellik  diyelim.

Öncesinde 15 yıl olan mecburi hizmet  10 yıla düşürülünce bundan yararlanan bir çok pilot özel sektöre  geçiş yaptı ballı maaşlarla,  Devlet önce bu pilotların özel sektöre geçmelerinin önünü açtı mecburi hizmeti düşürerek , sonra pilot açığı var diyerek  kalanlara  zam yaptı gitmemeleri için.

ne zaman'ki Dank edince kafaya bu konu al alece bir kanun çıkartıp mecburi hizmeti 15 yıla çıkarttı tekrardan,
( Eğitim  yılına bakmadan subay - assubay hepsini 15 yıla çıkartması ayrı bir konu )
http://www.emekliassubaylar.org/component/k2/item/2721-e%C4%9Fitimde-olmayan-e%C5%9Fitlik-mecburi-hizmette-nasil-e%C5%9Fit-olur-?


Öte yandan bu duruma sessiz kalmayan , uluslararası sertifikaya sahip pilot Assubaylar Hv. kuvvetlerine dönmek istediler  en uygun uçaklarda istihdam  edilmek üzere ,  Ancak mevzuat hazretleri çıktı karşılarına ;  "Assubaydan pilot olmaz"  diyerek ,  bir çırpıda unutuverdiler  bu günün emekli pilotlarının  geçmişteki pilotaj hocalarının Assubay oldukları  gerçeğini ,  Malum , maksat üzüm yemek olmayınca,

Şimdilerde bir haber;

Önceleri ayrılıp sivil havacılığa geçmeleri  için teşvik edilen , hatta o uçakların  simülatör  eğitimlerinin dahi devlet tarafından karşılandığı pilotların kuvvetlerine geri dönmeleri için vede sivil hava yollarında aldıkları maaşa yakın maaş verebilmek için yapılan çalışmalar söz konusu,

"Bir hava kuvvetinin temeli bir uçak ve onun makinistidir"   yazısını dahi zaman içerisinde değiştirerek ,  "bir hava kuvvetinin temeli bir uçak ve onun pilotudur"  diye değiştiren  zihniyete sormak isterim;

Hava kuvvetleri  salt pilotlardan ibaretse  ,  ne diye binlerce uçak bakım Assubayını  istihdam  ediyorsunuz ?

Uçtuğunuz uçakların bakımlarını - arızalarını  , her hürlü silah, mühimmat  yüklemelerini , yakıt ikmalini ,take off kontrollerini , lastik  değişimlerini ve diğer her şeyini siz pilotlarmı yapıyor ?

Siz pilotların  sadece tek bir sorti uçuşu için  kaç ihtisastan kaç uçak bakım Assubayı kaç saat mesai harcıyor ?

Pilot ve uçağın  bakım  Assubayı  ayrılmaz bir ikilidir ,  bir elmanın iki yarısıdır ,  birinin olmadığında diğerininde olamayacağıdır ,

İcra edilen her görevde ikisininde çok emeği vardır ,

Uçak bakım Assubayları ,  bu işin  mutfağındaki şef aşçılardır ,

Bu kadar maaş uçurumunun olduğu yerde huzur olmaz , özveri olmaz , inanç olmaz ,  

Canınızı emanet ettiğiniz bu insanlardır ,

Geri dönmeleri için  sadece pilotlara  astronomik rakamlarla maaş vermek , adaleti sağlamaktan öte tsk'daki kırılmayı derinleştirir. 

Pilot açığına çözüm :

Son KHK ile Hava Kuvvetleri’ndeki savaş pilot açığını kapatmanın yolu açıldı. Buna göre; TSK ihtiyacı olması durumunda 18 yılını doldurmadan emekli olan bütün pilotları göreve çağıracak. Tabi bu kapsamda maaş ve rütbe ayarlamaları da söz konusu. Bu kararın bütün sorunları çözeceğini belirten Hava Kuvvetleri uçuş okullarında uzun yıllar komutanlık ve öğretmenlik yapan emekli bir generalin bunlara ek olarak önerisi de şu: “Sivildeki maaşın tamamını veremezler ama hepinize dayalı döşeli lojman diyebilirler. Nereye vereceklerse, ellerinde lojman var zaten. Bunların İstanbul’daki evlerini aile yaşantılarını bozmamaları lazım, çocukları okullara, kolejlere gidiyordur. Yani küsmeden gelmeleri lazım. Çünkü 100 tane F16 pilotu çok önemli bir rakam. O adamların en azının 2 bin saat F16 uçuşu vardır ve bunların büyük çoğunluğu 2 hafta ile 2 ay içersinde intibak ederler.”
(Tunca Bengin 28.08.2017 Miliyet).

Sen önce pilotların sivil hava yollarına gitmelerini teşvik edercesine mecburi hizmetlerini 10 yıla düşüreceksin , sonra gidecekleri uçakların simülatör eğitimlerini dahi devlet olarak karşılayacaksın , ne zaman'ki pilot açığı ortaya çıkınca  (pilot - sandalye oranı 1 e - 1,5 olması gerekir )  geri dönmeleri için sadece maddiyatla sorunu çözmeye çalışacaksın,

 
Eğer böyle değilse,

Kararname ile  abartılı zam vererek dönmelerini sağlamak yerine davet yolu ile,  şu anki muvazzaf pilotların emsallleri şartlarında görev yapmak üzere  hava kuvvetlerine geri çağırın ,  bakalım kaç pilot geri gelecek ?

Mesela vatan - millet meselesi değil , mesele alacakları kaymak üzeri bal meselesidir ,

TSK'da  adaleti sağlamak,  gen.kur  talebiyle iktidarın görevidir ,

Assubaylar  1951  den beri adalet arıyorlar ,  

PEYNİR GEMİSİNİN LAFLA YÜRÜME DEVRİ ÇOKTAN GEÇTİ ...

 

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar ve yazı

 

KAPAK resmi ve konu ile ilgili haber : 

http://www.pes24.com/ekonomi/pilot-maaslarina-tazminat-ayari/4854


 

 

 

Mehmet Tezkan Milliyet'te yazmış :

Fethullahçı çete mağduru emekli general Ahmet Yavuz’un kitabını okudum.. Kitabın adı; İleri demokrasi hayalinden darbe gerçeğine..

Vesayet Savaşları.. Yavuz Paşa kitabın sonlarına doğru darbe girişiminde askeri cephede yaşananlara da değiniyor ,Altını çizdim notunu aldım.

Dün sabah Sözcü Gazetesi’nde Emin Özgönül’ün haberini gördüm..

Yüksek Askeri Şura kararlarından bir ay sonra 3 general, 19 albay emekli edilmiş..  Özgönül, iki albayın öyküsünü yazmış.. İçlerinden biri FETÖ mağduruymuş.. Diğeri Jandarma Genel Komutanlığı’nı darbecilerin elinden kurtarmak için çarpışan albaymış..  Rehin düşmüş.. İnfaz edilecekken darbecinin silahı tutukluk yapınca kurtulmuş.. Kara Kuvvetleri Komutanı Güler, ‘Cesaret ve Feragat Madalyası’ verilmesini istemiş..Verilmemiş..  Emekli edilmiş!

Dönelim Yavuz Paşa’nın kitabına..

Darbenin önlenmesinde herkesin payı var ama vatansever Atatürkçü subayların çok büyük payı var..  Demiş ve örnekler vermiş..“İstanbul’u kana bulayacak tankların ve zırhlı araçların çıkmasını 2. ve 5. Kolordu komutanları önledi. Maltepe’deki 2. Zırhlı Tugay ve Topkule’deki 66. Mknz. tugayda tank ve zırhlı araçların kışla dışına çıkmasını önleyenlerin o gece yaptıklarını kimse bilmiyor.”Ege Ordusu da..  Veya diğer kentlerde..  FETÖ’cü çetenin darbesini önleyen çok sayıda subay var..  Şehit olan..  Gazi olan..Yavuz Paşa kitabına şu satırları düşmüş..“Daha bunun gibi birçok olay var, yerinde müdahale var. Ancak bilinsin ve yayılsın istenmiyor. Darbeyi halk önledi mitinin sakatlanmasını istemiyorlar. TSK' da bunları anlatacak durumda değil.”

"Kuşkusuz darbenin tek kahramanı astsubay Ömer Halisdemir değil"..     Öteki kahramanlardan neden söz edilmiyor?  Tankların çıkmasını engelleyenlerden.. Helikopterlerin kalkmasının önüne geçenlerden..FETÖ’cü çeteyle çatışanlardan..Uçaklarını kaptırmayanlardan.  Neden?

15 Temmuz’un asker kahramanları kimler?

http://www.milliyet.com.tr/yazarlar/mehmet-tezkan/darbeyi-onleyen-asker-kahramanlar-2525271/

**************************                        ***************************                          *************************                  

Bay Tezkan ,

O gecenin tek kahramanı tabii ki  sadece rahmetli Assubay Ömer Halisdemir değil,  o geceye damgasını vuran, o gecenin bir çok isimsiz kahramanları var elbette, bunu kimse inkar edemez,

Sizin de belirttiğiniz gibi;

O gece Tankların sokağa çıkmaması için  geçici  arızalar  yaratanlar , Helikopterlerin kalkmaması için kasıtlı arıza yaratanlar , uçakların uçmaması için aynı yöntemi kullananlar sizce kimlerdir acaba ?

Özel kuvvetler komutanlığı  TSK'nın ve ülkenin can damarıdır,  adı da o yüzden Özel kuvvetler'dir.   İşte tam da bu yüzden Assubay Ömer Halisdemir'in yaptığı Kahramanlığın ta kendisidir.

O Kuvvetin ele geçirilmemesini canı pahasına  önlemek, ucunda şehadet olacağını bile bile bu görevi ifa etmek her babayiğidin harcı da değildir,  İşte o yüzden bu güne kadar kabrini bir milyondan fazla insanımız ziyaret etmiştir,  onun için 15 Temmuz'un sembolüdür.

Keşke Ahmet Yavuz paşaya sorsaydınız;

Uçuşa çıkamayan uçakları, helikopterleri, kışlasından çıkamayan tankları kimler, hangi rütbeli personel ,  hangi şartlarda engellemiş ?

O gecenin kırılma noktasında elbette bir Assubay vardır ve adı da Ömer Halisdemir'dir ,

işte tam da bu yüzden  İlker Başbuğ;

"Hainleri general yapmışız , kahramanları Assubay"  diyebilmiştir ,

Darbeyi  saatler öncesinden haber almalarına rağmen  İstanbul'da bir generalin kızının düğününde Halay çekerlerken yerlere yatırılıp, derdest edilenler ,

Gen.kur karargahında yerlere yatırılıp ters kelepçe takılanlar ,

Mürted'e götürülüp , boğazına kemer takılanlar  elbetteki  o gecenin kahramanları değillerdir .

Sayıları 326'dan 196'ya düşen (%40) azalan general - amiraller mi o gece darbeyi önlediler ? 

Yoksa , Önceden haberleri olmasına rağmen düğünde horon tepenler mi önledi ,  hangileri ?

Saydığınız generallerden hangisi  Ömer Halisdemir'in yaptığını yapabildi ?  

Hiç olmazsa sezarın hakkını sezara teslim etme erdemini gösterin,


Ne tesadüftür ki ;

Satır içi resim 1

Bir başka gazeteci ? ,  Cengiz semercioğlu da  Oscar'a aday filmi çekilen , Kore gazisi  Assubay  Süleyman Dilbirliği'nin hikayesini anlatan   "Ayla"  filmidir .  

Koreli küçük bir  kız çocuğuna sahip çıkan o zamanın gerçek bir kahramanı ,

Assubay  Süleyman Dilbirliği için  "onbaşı"  ifadesini kullanabilmiştir, (21.09.2017)

Mesele hiçbir rütbeyi küçümsemek değildir,

Kore gazisi  Assubay ile röportaj yapan bay Semercioğlu o gazinin rütbesini gerçekten bilmiyor muydu sizce ?

O  mel'un gecenin kahramanı başta Assubay Ömer Halisdemir ve birçok isimsiz kahramandır   ve de   darbenin kırılma noktasındaki isimdir,

Sadece doğruları yazın, 

İşinizi yapın  sadece işinizi ,  Kimsenin  Payandası olmayın ,

Birilerinin  yerlerde gezen imajı toplama gayreti Beyhudedir ...






 

İlk gelmeye başladıklarında  zamanın dış işleri bakanı  Ahmet Davutoğlunun sözleri hala kulaklarımızda ; "Bizim psikolojik sınırımız yüz bin kişidir,daha fazlasını alamayız" bu sözleri unuttukmu ? asla,


Bugün ülkemizdeki gerçek sığınmacı sayısını eminim ülkeyi yönetenler dahi tam olarak bilmiyorlardır,  bir kısmının üç milyon , bir kısmının üç buçuk milyon, bir kısmının ise dört milyondan fazla diye telafuz ettiği rakamlardan söz ediyoruz .

Avrupanın,  abd'nin   sığınmacı almamak için direndiği ,    AB ile 3,5 milyar avro karşılığı geri kabul anlaşmasının imzalandığı , bu paranında  bu güne kadar ancak % 10 unun alınabildiği aşikarken  , Japonya'nın  sadece  (1)  mülteci aldığı bir dünyada,hele hele Müslüman ! suudilerin   ve  başı sıkışınca her fırsatta yardıma koştuğumuz ve kişi başı 88.559 dolar ile dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan  katar'ın tek bir mülteci almadığı dünyada Türkiyenin bu yükü tek başına sırtlamasının sebebi nedir ?

Hiç kimse "din kardeşiyiz" lafının altına sığınmasın,  Dünyada  1,6 milyar müslüman nüfus var ve bunun bir kısmı  çok zengin petrol  ülkeleri , görünen o'ki körfezin bu para babaları  sadece kendilerine müslüman.  her seyahatleri   7- 8 uçak ve yüzlerce ton eşya ile yapılan , israfta sınır tanımayan  bu petrol ağaları tek bir mülteciye kapılarını açmamaktadırlar.

Suriyeli mültecilere kılını kıpırdatmayan Katar,  Arakan'a sadece 100.000 dolar yardım ederken , Kasırgadan zarar gören abd'ye 30 milyon dolar yardım gönderebiliyor,  bunu izah edecek birileri varmıdır ülkede ?

Ülkemizde durum nedir ?

Sayın Cumhurbaşkanının ;  "Suriyelilere tek başımıza 30 milyar dolar harcadık"  demesinin üstünden sadece iki ay geçmiş,(8 Temmuz 2017 ).
Peki , Ülkemiz tek başına bu kadar yükün altına girecek güce sahip'mi ?  hiç sanmıyorum, eğer öyle ise Çalışanına - emeklisine  % 3,5 zammı , bir başka deyişle bir kilo kıyma parasını maaş zammı diye uygun görürmü ?

Bir başka açıdan bakarsak;

Son üç yılda  Suriyeli sığınmacılar  500.000  çocuk doğurmuşlar,  her yıl ortalama 160.000 - 175.000 doğum gerçekleşiyor , bu yetmezmiş gibi çocuk sahibi olamayan sığınmacılara'da devlet  ücretsiz "tüp bebek" tedavisi sağlıyor,  sağlık için kendi vatandaşımızın katkı payı adı altında kaç çeşit para verdiği ortada iken, sığınmacıların tek kuruş para ödemeden sağlık hizmeti almasının sebebi nedir ?

Senede bu kadar çoğaldıklarını göre , ülkemizdekilerin büyük bir bölümü genç nüfus demektir, bunların gidip ülkelerinde savaşması gerekmezmi ?  sahillerde - parklarda  keyf yapan , birde etrafa taşkınlık yapanlar bunlar, olay çıkartan bunlar,

Küçük esnafımızın çeşit çeşit vergilerden beli kırılıp, kepenk kapattığı ülkede sığınmacıların hiç vergi vermeden ticaret yapmasını kim , ne ile izah edecek ?

Artık gün geçmiyor'ki televizyonlarda sığınmacıların cinayet, gasp , tecavüz, taciz , hırsızlık haberleri duyulmasın,  kendi suçlularımız bize yetmiyormu acaba ?

İşin bir başka boyutuda sağlıkta;
Neredeyse Türkiyenin  yıllardır unuttuğu  Sıtma - Şark çıbanı - Çocuk felci - Tüberküloz - Kızamık - Tifo - Bruselloz   gibi hastalıkların mültecilerle birlikte yeniden hortlaması.

Neden bunları yaşamak zorunda bırakılıyor insanımız ? , Maksadın sadece din kardeşiliği olmadığı aşikar ,  nasıl bir oyunun parçası oluyoruz milletçe ?

Daha yeni basına düşen bir haber;
Suriyede ailerinden aylık bin liraya kiralanan çocuklar, İstanbulda suriyeli dilenci mafyası tarafından dilendiriliyorlar,

Sayın Kemal Kılıçtaroğlu bir televizyon proğramında aynen şöyle dedi;

"Suriyeli sığınmacılar yakında bu ülkede kendi Mafyalarını kuracaklar" ...

Yerden göğe kadar haklı değilmi ?

Başka bir konu:

Malum  ülkemiz su fakiri bir ülke,  bu gidişle 25-30 yıl sonra  su sıkıntısı çekeceğimizi istatistikler söylüyor,  zaten millet olarak çevre bilinci olmayan bir toplumuz, yeşil alanları, ağaçlık alanları, dere yataklarını rant'a çevirmekte üstümüze yok,  bu kadar mültecinin ülkeye yüküne birde bu açıdan bakın,
Yakın gelecekte Bölgede su yüzünden savaş çıkması hiçte uzak bir ihtimal değil.

Sığınmacıların bu hızla çoğalmaları ve bu ülkede kalmaları demek,  çok değil 18-20 yıl sonra ülke nüfusunun % 10 u, 12 si demektir,
Bilmem yaklaşan tehlikenin farkındamıyız ?  misafirlikte bir yere kadardır,

Birde diğerleri var, Somalili, Afganlı , Afrika kıtasından, ve kaçak çalışan 200.000 den fazla Ermenistanlı, 

Suriyeli mültecinin Afganlı - İranlı  mülteciyi kaçırıp fidye istediği bir ülke olduk,

Hal böyle iken ,

Bir Ata sözü ile yazıyı bitirelim,

anlayana,

MİSAFİR  MİSAFİR İSTEMEZ ,  EV SAHİBİ HİÇ BİRİNİ İSTEMEZ ...

 

Otomatik alternatif metin yok.

Bu gün 5 Eylül 2017

Tam 5 yıl geçmiş Afyon cephanelik patlamasının üzerinden ,
5 Eylül 2012 Gece yarısı kamyon farı eşliğinde acemi askerlerle cephaneliğe emirle sokulan ve  bunun uygunsuz olduğu söylendiğinde,

 "Emre itaatsizlik" tehditine maruz kalan, bilahare yazılı emir istenildiğinde  "Oda hapsi"  tehditi karşısında emre uymak zorunda kalan

Assubay; Bedri Naim, Assubay; Murat Döğer ve 23 asker.

Emirle eritildiler  binlerce derece sıcaklıkta  25  Asker ,

Bedenleri 5-6 kilometreye saçıldı o gece ,  Kimi şehit ailesine  750 gram et parçası verdiler "Bu sizin şehit oğlunuz" diyerek,

O an şehit askerin annesi isyan etti, "Ben oğlumu askere 70 kilo gönderdim "  diyerek ,

Bütün bunların sorumlusu , sadece itiraza rağmen ceza tehdidi ile bu görevin yapılması emrini verenlerdir ,

Değişmeyen şey, emirle parçalanan Assubayların  sanki emri kendileri vermiş gibi sorumlu tutulmalarıdır ,

Öyle ya ,

İki Assubay kendi ölümlerinden kendileri sorumlu olsun ,

Emri verenler hiç tutuklanmadı, tutuksuz yargılanıyorlar, sadece görevi ihmalden . halen görevleri başındalar,
Mahkemede adalet arayan şehit yakınları "mahkemeye hakaretten" çoktan hüküm giydiler bile,

Ve ardından,

Assubay Bedri Naim'in eşi'de daha fazla tutunamadı bu dünyaya,

Sayın Birgül Naim,
Amansız hastalıktan hakkın rahmetine kavuştu, 22 şubat 2016 da ,

Ne acıdır ki;

5 Yıldır halen devam eden mahkeme  sürecine ömrü vefa etmedi , 

Askeri mahkemede Adaletin nasıl tecelli edeceğini göremedi, kavuştu Bedri Naim'ine,

Emri verenleri sormayın, onlar görevleri başında.

Yakında karar çıkar; 

Suçlu; Assubay Bedri Naim  ve Assubay Murat Döğer denilirse kimse şaşırmasın,

Nasıl olsa ölüler konuşamazlar,

Kimileri emirle yok edilirken, Kimileride Afyon valisinden hediye Kilim, Plaket almaktaydı o zaman ,

Şehit yakınlarıda Askeri mahkemeden adalet bekliyor tam  5 yıldır ,

Adalet dağıtacaklar  Cübbe ile rütbelerini örterek,

Komutanın,

Emir verenin,

Savunma alanın,

Yetersiz görenin,

Ceza verenin,

İnfaz edenin,

Kısaca; Hakim'in, Avukat'ın, Savcı'nın aynı bünyede hayat bulduğu sistemde Adalet dağıtacaklar,

Sanığın;  hakimden, savcıdan kıdemli olduğu bir ortamda nasıl olacaksa ?



n M
MANİSA'DA GIDA KONTROLDEN SORUMLU ASSUBAY TUTUKLANDI
 
1 )  Afyon cephanelik patlamasında suçlular bulundu ;
      Şehit Assubaylar, Bedri Nayim,  Murat Döger ,

(Eminim bu şehit Assubaylar ve diğer şehitler kendi inisiyatifi ile, hiç bir kimseden emir almadan gecenin kör karanlığında kamyon farı ışığı altında o cephaneliğe girmişlerdir ,  Assubayın Yetkisi'de !  - sorumluluğu'da kendindedir, Tabiki suçlular  asla konuşamayacak olan Assubaylardır, oysa Sadece Adalet arayan şehit yakınları mahkemeye hakaretten çoktan hüküm giydiler bile .)
2 ) Tek kurşun atılmayan Şah Fırat operasyonunda suçlu bulundu ;

      Şehit Assubay Halit Avcı ,

( Nasıl şehit olduğu dahi önceleri basına doğru açıklanmayan, sonunda tankın namlusunun çarpması sonucu şehit olduğunda karar kılınan , görevi gereği kask takması mümkün olmamasına rağmen, ısrarla kask takmadığı için şehit olduğu söylenen  şehit Assubay  Halit Avcı.  elbette öyle diyorlarsa öyledir, Üst her zaman haklı değilmidir ? )


) Sosyal medyada sehven General yerine  "Keneral"  yazdığı için ordudan atılan'da bir Assubay değilmidir ?

( Elbette bu Assubay'da suçludur, sen nasıl bir harfi yanlışlıkla yazabilirsin ?,  senin hata yapma lüksün olabilirmi ? tabiki o , "k"  harfinin cezası kapının önüne konulmaktır. bu kararı verenler yine haklıdır zira onlarda üst'tür ve haklıdır.)


) Dört yumurta için (0.91 krş)  altı ay hapis cezası alan Assubay'da suçludur,

( Sen kendini akşam yemeği için kendisi ve diğer nöbetçi sb'lar için iki kilo kavurma yaptıran nöbetçi amirimi sandın a benim garip Assubayım ? 6 ay hapis  cezasını sende çoktan hak etmişsin , kapının önüne konulmadığın için şanslısın , sen Assubaysın dört yumurtanın hesabını elbet senden soracaklar,  sende  general olsaydın  be kardesim , çoluk çocuk  skorsky  helikopter ile pikniğe gitseydin, inan kimse hesap dahi sormazdı , tabiki sende suçlusun .)


)  "Suriye sınırında kaçakçılara karşı görev yaparken alıkonulan astsubay ,

  "Suriye sınırında kaçakçılara karşı görev yaparken alıkonulan astsubayımız   az önce ülkemize getirdik. MİT’in başarılı operasyonuyla yuvasına dönmekte olan askerimize, ailesine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Astsubayımızın ülkemize dönüşü nedeniyle milletimizin gözü aydın" dedi.

 

Bu sözler kime ait ?


Tabiki dönemin Başbakanı sn. Ahmet Davutoğluna,


Kimin için sarf etmiş bu sözleri ?


Assubay Özgür Örs için ,


Ya sonra ?


Sonrası malum,


Ülkenin - Tsk'nın itibarını düşürmekten onunda ilişiği kesilivermiş Tsk. dan ,


Peki;


Aynı bölgede görev yapıp kaçırılan ve sonra kurtarılan bir subay olsaydı ne olurdu  ?


Şüphesiz Taktir , Teşekkür, üstün hizmet beratı, ne kadar taltif , ödül varsa artık ,



6 )  4 Temmuz 2003 Özel kuvvetlerin Süleymaniyedeki karargahını basan amerikan conilerinin Türk askerinin başına çuval geçirmesi hadisesi;


Bu olayda bulunanların tamamı Assubay olsaydı, aynı şey onlarında başına gelirdi şüphesiz , İtibar hazretlerinden onlarda kapının önüne konulurlardı ,içlerinde  subay'da olduğu için  konu unutturludu basında.



7 ) 14 Temmuz 2011 Silvan saldırısı ; ( 13 Askerin şehit edilmesi )


Bilirkişi raporunda, "Emir - komuta edenlerin tamamı suçlu"  denmesine rağmen, görevi kötüye kullandıkları iddiası ile tutuksuz yargılanan 4 subay Diyarbakır 7.Kolordu Askeri mahkemesince  ihmalleri olmadığı gerekçesi ile beraat ettirildi.


Yargılayan  -  Yargılanan aynı hamurdan olunca  kaçınılmaz son,  nedense hiç sürpriz değil , Bir yanda sadece kaçırılıp 4 gün sonra kurtarılmasına rağmen İtibar hazretlerinden ordudan atılan Assubay, öte yanda bilir kişi raporunda  suçları kesin olan, ama askeri mahkemede beraat eden subaylar .



)  4 Kasım 2005 Şemdinli kitap evi baskını ;


       Suçlular yine bildik rütbelilerden ,  Assubay Ali Kaya , Assubay Özcan İldeniz,


Mahkemenin kararı; 39 yıl, 10 ay, 27 gün  hapis,


Bu Assubayları o göreve gönderenler, o emri verenler neredeler ?


Ya, onları tanıdığını, iyi çocuklar olduğuna kefil olan nerede ?


Oda zırhlı makam arabası ile hayatını yaşamakla meşgul.

 

VE 


9 ) Manisa'da  1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığında yediği yemekten zehirlenen Askerler konusunda yapılan tahkikat - soruşturma neticesi çok şükür suçlu bulundu ,


Gıda kontrolden sorumlu Assubay tutuklandı, eminim o Assubayın amiri, komutanı, ona o görevi veren tüm subay kesimi rahat bir nefes almışlardır,  


Bu Assubay acaba  Gıda mühendisi'de yoksa bizmi bilmiyoruz ?


Ne kadar kolaydır her suçu bir Assubaya yıkmak,


Ona  o   görevi verenler neredeler ?


"Emir , demiri keser "  dersiniz'ya,


Demir tutuklandı,


Ya emri verenler ?


Yıllar geçsede Sistem hiç değişmiyor ,


Yoldan geçen bir assubay her zaman bulursunuz  ...

 


Sn.  Kemal Kılıçtaroğlu  söylüyor ; 


“Bir düzen düşünün, suçlayan kişi kendileri. Yargılayan kişi yine kendileri” diyen Kılıçdaroğlu, “Mahkûm eden kişi de kendileri. Yani, suçlamayı yapan, yargılayan ve mahkûm eden aynı kişi ve buna ‘Adalet’ deniliyor. Bu, adalet değildir. Böyle bir adalet olmaz” dedi. ( 4.7.2017)


Sayın Kılıçtaroğlu,  


Sizin bu söylediğinizi biz Assubaylar tam 61 yıldır söylüyoruz, 


Bir kurum düşünün,


Emir veren, savunma alan, yargılayan, mahkum eden, infaz eden ,hakim, savcı, amir, komutan, doktor,


Tekmili birden aynı bünyede buluşmuş olsun, ve bunun adınada ADALET denilsin ,


Sonrada üstüne bir güzel cila çeksinler,


"Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır"  diyerek ,


Sizin ,"Assubay intiharlarını araştırma önergeniz" neden red edildi ? bir soruşturun ,


Assubay sorunlarını anlatan, onların Adalet arayışlarının sesi olan gazeteciler bu ülkede mahkemeye verilip, meslekten el çektiriliyorlar ,


Demem o'ki ;


Ankara - İstanbul arasını Assubaylar 61 yıldır yürüyorlar,


DUYAN  , GÖREN , BİLEN  VARMI  ?






genclige-hitabe

Son Yorumlar

  • OYAK TAŞINMAZLARI

    Ziya Işık 06.08.2020 00:23
    Arkadaşla konuşuyoruz istenilen parayı temin edemedik tekrar üye olmadık hisse senedi adil bir çözümdür ...
     
  • KİM HAİN,KİM KAHRAMAN ?

    Ziya Işık 29.07.2020 14:23
    Nedir bu Atatürk düşmanlığı bu nasıl vicdansızlık ve ahlaksızlıktır Utanmadan birde Atatürk'ü ...
     
  • BİZ BİR OLABİLDİK Mİ?

    Hakan 21.07.2020 13:16
    Abi yazdıklarında o kadar haklısınki anlatamam. Artık çuvaldızı kendimize batırmamız gerektiğinin ...
     
  • OYAK SİZİN ARPALIĞINIZ MI?

    Yılmaz 10.07.2020 11:04
    Arkadaşlarım bu nasıl bir rahatlık nasıl bir vurdumduymazlık görevli iken bir arkadaşa yapılan ...
     
  • OYAK 2019 NEMASI NE KADAR OLACAK?

    Erdem VEZİR 29.06.2020 12:10
    Bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim.

Son Eklenen Mesajlar

Değerli meslekdaşlarımız, Bugün gazeteci Sn.Umur TALU'nun doğum günü kutlu olsun Gazeteci olmak kolaydır ama yürekli kalemini satmayan mazlumun yanında olmak zordur. Umur bey tüm mağdurlar gibi assubayların adalet talebinde hep yanlarında ve sesimiz olmuştur minnettarız Sen çok ve sağlıklı yaşa Sn.Tulu kalemin hiç bitmesin Saygılarımızla
Cuma, 07 Ağustos 2020
KURBAN BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN Saygıdeğer Meslektaşlarımız Bayramınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz. Her şeyin gönlünüzce gerçekleşeceği SAĞLIK, MUTLULUK VE HUZUR dolu nice bayramlar geçirmenizi diler sevgi ve saygılarımızı sunarız.
Perşembe, 30 Temmuz 2020
Bugün yine yüreğimiz yandı; Kıbrıs'taki birliklerine giderken Mersin Mut ilçesinde otobüsün devrilmesi sonucu 4 vatan evladı şehit oldu Otobüs şoförlerininde öldüğü kazada ağır yaralilarimizda var Allah ölenlere rahmet yaralılara acil şifalar ailelerine sabırlar versin
Pazartesi, 27 Temmuz 2020
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ