Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

Sahi, kimdir bu Assubaylar  ?


* * * 

Adına ister üniforma diyin ister aynı zamanda onun kefeni  diyin , bir kıyafeti vardır sivil vatandaştan ayrılan ,  2 Temmuz 1951 de çıkartılan bir kanunla  subayın yardımcısı denilmiş ,

Subay'la  Er arasında bir köprü ,  İzin - ödül - taltif vs. iyi haberlerin dışında  kalan  ceza - çarşı yasağı  vs. bütün olumsuz haberleri subayın yerine Er'ata veren kişi  olmuş , dolayısı ile  düşünmeyen, sorgulamayan Er'atın gözündeki kötü adamdır ,

Ayda  4-5 nöbet tutan , duruma göre nöbet istirahati kullanmayan / kullanamayan / kullandırtılmayan (!) bir Ademdir ,

Sekiz saat mesaiyi hiç bilmeyen  bir taşeron marabasıdır ,

Uçağın uçuş saatinden saatler önce uçak başı yapan bakım- arıza-yükleme- ikmal vs. yapan kocaman bir ekibin neferidir ,

Uçak hangarlarında ,Kademede yağlı tulumun içinde uzaktan bakınca sanayideki tamirci ustasına benzetilendir ,

Her türlü silah , araç, gereç bakım - arızasını yapan işinin ehli bir uzmandır ,

Memleketin Kuş uçmaz, kervan geçmez dağ başında bir karakola  3-5 askerin başına Komutan diye atanandır ,

Avuç içi kadar denizaltıda subayla omuz omuza çalışıp,  birlikte tüketilen oksijenin ortağıdır ,

Aynı görevlerde yanındaki subay kadar özlük haklarından eşit  yararlandırılmayan ayrıştırılandır ,

TSK'daki her şeyden sorumlu olan tek canlıdır ,

Peygamber ocağında adaletten nasibini alamayan tek ademoğludur  ,

Ayakkabısı - postalı boyasız diye ceza verilen ,  kendini ifade etmesine izin verilmeyen baştan suçu sabit görülen ülkenin  tek mahkumudur ,

Eğitimde anayasanın fırsat eşitliği ilkesi tanınmayan tek  T.C  vatandaşıdır ,

Lisans eğitimi isteyince önüne Çin seddi çekilen yurdum insanıdır ,

Okumaması için sınav tarihlerinde; görev, mesai, nöbet ,tatbikat planlanan tek öğrencidir ,

Eğitimli olmasından korkulan tek Öcüdür ,

Hiç bir savunmasından asla haklı çıkamayan hep suçlu olandır ,

Etrafı tel örgülerle çevrili çiftliğin tek marabasıdır ,

Subay olan oğlu tarafından baba mesleği gururla söylenemeyen bu sistemin bir utanılanıdır ,

67 Yıldır anlatılan masallara inanan / inandırılan iyi niyetli , temiz kalpli bir saftır ,

Baskılardan, aşağılanmalardan, hakaretlerden kafasına sıkacak kadar gururlu bir çaresizdir ,

Musallası dahi, Hacıbayram - Kocatepe diye ayrılan bir meftadır ,

Suçlu görülmesi için, gözünün üstünde kaşının olması yeterli görülen mahkumdur ,

Subay gelince, kış ortasıda olsa lojmandan çıkacağı tahaahhüt ettirilendir  bir gariptir ,

Paşanın- hanımefendinin her türlü özel işlerini yaptırdıkları bir emir kuludur ,

Assubay olduğu için evladından özür dilediği mektubu, T.B.M.M Kürsüsünden okunan babadır ,

Teskereye gün  sayar gibi emekli olacağı günü iple çeken / çektirilen bir kader mahkumudur ,

O güne kadar yaşayıp emekli olabilirse ikinci iş aramaya başlayan, rızk peşinde koşmak zorunda bırakılan üvey evlattır ,

Ömrübillah yoksullukla terbiye edilmek istenilen bir aslandır ,

Kimse görmesede  o , bu ülkenin  siyah derilisidir ,

Subaya hastalık bulaştırmaması için helası ayrılan, bulaşıcı mikrop taşıyan bir hastadır ,

Mültecinin kabul edildiği saraya sesini duyuramayan  toplumun tek Emekçisidir ,

Askeri hastanelerde farklı odalarda yatırılan cüzzamlılardır ,

67 Yıldır damarlarına  uyuşturucu gibi masal enjekte edildiğinden sürekli uyku halinde yarı uyanık, yarı baygın  gezen gezgindir ,

Yeri gelir hamala , yeri gelir çaycıya,yeri gelir Mao'nun askerlerine  benzetilen bir meslek mensuplarıdır ,

Her zaman "önce vatan" diyen kadirşinaslardır ,

Cephede - görevde hep en önde olan vatanseverlerdir ,

Emirle gözünü kırpmadan ölüme giden toplumun tek  vatan aşıklarıdır ,

Himayesindeki kendisine emanet Mehmetlerin karnının doyurulmasını sağlayan babadır ,

Bayramlarda torunlarına harçlık verememenin ezikliğini yüreğinde yaşayan dededir ,

Ucuz ekmek almak için Halk ekmek büfesi önünde kuyruğa giren biçare emeklidir ,

Devlet memurlarının defalarca , Hırsızın, namussuzun,  vergi yüzsüzlerinin , uyuşturucu baronlarının af edildiği memlekette sicil affı uygulanmayan  tek kader mahkumlarıdır ,

1951 den bu güne kandırılan ülkenin en saf vatandaşlarıdır ,

Üniversiteye adı verilen, adı bir daha zikredilmeyen unutulan çıplak bir adem oğludur ,

Tek amacı subayın omuzuna bir yıldız daha koymak olan, üstün hizmet ödülü almak olan bir yıl önceden planlı (!) tatbikat için gece gündüz  7/24 çalışan robottur ,
Evi, ailesi, çocukları hep ikinci planda kalmak zorunda olan, sayelerinde kötü aile reisidir ,

1984 den beri terör belasına en fazla şehit veren sahipsizlerdir ,

Dirisine hiç değer vermeyip, ölüsüne değer verilir gibi yapılan riyakarlık mağdurlarıdır ,

Dediklerine göre, bünyesinde "intihar" gibi bulaşıcı (!)  bir virüs taşıyan tsk'nın hasta adamıdır ,

Terörist kovalarken sınırı geçince ordudan atılan, bu sayede tsk'nın itibarını kurtaran(!) tek gönüllüsüdür ,

Hiçbir gerekçe göstermeksizin emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlatılan sebepsizlerdir ,

Subay terfi etsin diye omuzlarını basamak olarak kullandırmak zorunda(!) bırakılan bir garip merdivendir ,

Cepheye - göreve giderken sırtı sıvazlanan , gaz verilen bir İnanandır ,

Yeri gelir birilerinin Ağabeyi - hocası olan Bilgedir ,

Size sesini bir türlü duyuramayan dilsiz ahrazdır ,

Ölümünün ardından doğan altmış üç bin çocuğa adı verilen ülke kahramanıdır ,

Evindekinden  bir bardak su isteme cesareti olmayanların , kışlada kendini onun üzerinde tatmin ettiği bir şamar oğlanıdır ,

Başbakan tarafından övgü dolu sözlerle karnı doyurulan, öte yandan karnının gurultusu duyulmayan bir  Adem oğludur ,

Kısaca : Aslanın ,  kediye boğdurulduğu bir çarkın kadir kıymet bilinmez en önemli dişlisidir ,

DİCLENİN KENARINDA BİR KURDUN AŞIRDIĞI KUZUNUN SORUMLULUĞUNU ÜSLENEN  , 
ÜLKEDE YAPRAK KIPIRDASA HABERİ OLAN CUMHUR BAŞKANININ   ,  
HABERDAR OLMADIĞI (!), SAHİPLENMEDİĞİ TEK MESLEKTİR :  ASSUBAYLAR . . . 


ŞEHİDİM...

Önünde on binler saf tutsada ,  
Olmayan haklarını musallada  sana helal etsede , 
Senin kahramanlığını bilsese , 
Hiç birinin senin  TSK içinde ötekileştirildiğinden ,
yok sayıldığından , çaycıya benzetildiğinden  , 
olur olmaz hakarete uğradığından , haklarının gasp edildiğinden 
haberi yok. 
 
Ya sen  Şehit Assubayım ?
Sen , 
Başta senin haklarını gasp edenlere , seni yok sayan, 
Seni ; sırtını kalorifere yaslayıp çalışan Büro memuru kadar değerli görmeyen,  
Taziye çadırlarına gelip   olmayan haklarını helal edenlere ,  
Ordu evlerinde Verdikleri sözü dahi yerine getiremeyenlere ,
 
Ve,
Yıllardır  ha bugün- ha yarın  diye yıllardır oyalayanlara , 
Malatya - Konya mitinglerinde sözler verip yerine getirmeyenlere ,
"Mesaj alındı " diyen savunma bakanlarına ,
Müjdeci savunma bakanlarına ,
Senin başkalarına benzemediğini anlayamayan,
"Onlara verirsek başkalarıda ister" diyen hükümet yetkililerine ,
 
Ve:
Sadece senin sesini duymamakta ısrar eden Başkomutana
 
Sen hakkını helal ediyormusun ?
 

Aynı birlikte görev yapan Assubay babası ile yan yana gelmemeye çalışan , 

Babasının Assubay olduğunu söylemeye çekinen  zabit yetiştiriyorsunuz,

Bi deyin hele  nasıl Aile olacağız . . . ? ? ?

 *   *   *

 Daha öncesinden vazgeçtik , 

 2 Temmuz 1951 Assubay yasası ile adı Assubay olarak zikredilen bu

toplum o günden günümüze sürekli ötelenmiş , hep yok sayılmış , 

dahada vahimi  ölüm gösterilmiş  sıtmaya razı edilmiş ,

 

Mayıs 1970 de Demirel hükümetinin maaşlar ve özlük hakları konusunda

askeri personelide kapsayan bir yapılanmaya gitmesi, makam - komutanlık

tazminatlarının düzenlenmesi ile  Subay - Assubay arasındaki

maaş makası biraz daha açıldı,

 

İşte bu yüzdendir'ki ;

Assubayların  hak - adalet  araması  adına Mayıs 1970 bir milattır,  

Ve arkasından gelen  8-9 ocak  1975 olayları ,

 

Subaylar tarafından İç hizmet kanununu  , Askeri ceza kanununu 

Assubayların tepesinde her zaman Demoklesin kılıcı gibi kullanıldı ,

 

Hiç sorulmadı bu topluma ,"derdiniz nedir?" diye, 

Gerçi sormamakta haksızda sayılmazlar , 

Zira adamlar kendilerini İşveren , Assubayı çalışan  görüyor ,

Kendilerini Patron , Assubayı işçisi görüyor ,

 

Dahada ötesi ,

Kendilerini Ağa , Assubayı Maraba olarak görüyor ,

Ha, Züğürt ağanın  "sataram köyü ha"  demesi ,  

Ha, subayın   senin  ordudan atılmanı sağlayacak gücü elinde tutması ,

İnkar etselerde gerçekler bunun böyle olduğunu söylemiyormu ?

 

Çok değil bundan elli yıl önce  Subay - Assubay maaşları ile ,günümüz

maaşlarını kıyaslayın , o gün Assubayın maaşı  hangi rütbedeki  subay  ile emsalmiş ,

 

Birde , 

Günümüzde Assubayın maaşı ile  subay  maaşını kıyaslayın ,

Assubayın bu günkü maaşı hangi rütbedeki  subaya  tekamül ediyor ?

 

1970 den bu güne her geçen gün Maaş ve diğer özlük haklarındaki uçurum hızla

katlanırken , öte yandan  "Aileyiz - bütünüz"  söylemleri ön planda tutulmuş ,

 

Sözde aile olup , özde asla bir araya dahi gelmediğimiz , mecbur kalmadıkça iş ilişkilerinin

dışında asla birbirimizle dahi konuşmadığımız  aile , bumu sizin aile anlayışınız ?

 

Sürekli cambaza baktırılmışız ,

 

Ama hiç bahsetmemişler bu nasıl bir ailedir'ki,

Üçte biri tok ,  üçte ikisi  yarı aç yarı tok ,

Hiç bahsetmemişler, 

 

Kendimize altı çeşit tazminatı karıncanın belini incitmeden kotarırken ,

Bizlerede neden istemediklerinden ,

Bir açıklamanız varmıdır buna ?

Altı çeşit tazminat sadece subaya  :  Biz  aileyiz ,

Lojmanın çoğunluğu subaya  : Biz  aileyiz ,

Servis araçları ayrı ayrı :  Biz aileyiz ,

Kampın büyüğü,iyisi subaya : Biz  aileyiz ,

Berberimiz  dahi ayrı ayrı : Biz aileyiz ,

Asansörümüz ayrı ayrı : Biz bir aileyiz ,

Tuvaletimiz ayrı ayrı  : Biz  aileyiz ,

Tabldotumuz ayrı ayrı : Biz  aileyiz ,

Subay  Maaşının %85 i ile emekli olur ; Biz  aileyiz ,

Assubay  Maaşının %45-50 si ile emekli olur : Biz  aileyiz ,

Subay  helikopter ile pikniğe gider : Biz  aileyiz ,

Assubay sehven sınırı geçer ordudan atılır : Biz  aileyiz ,

Assubaya  75 olayları için 42 yıldır sicil affı yok : Biz  aileyiz ,

Subay içeri düşer, maaş katsayısı anında 1/3  den , 2/3 e çıkartılır : Biz   aileyiz ,

Assubaya lisans eğitimi olsun deriz,  haşa, sümme haşa : Biz  aileyiz ,

Sadece sorumluluk değil, yetkide verin deriz ,  istemezük derler  : Biz   aileyiz ,

Assubayı çaycıya benzetirsiniz : Biz   aileyiz ,

Assubayı Mao'nun askerine benzetirsiniz : Biz   aileyiz ,

Şehit Assubayın cebinden sadece 5 lira çıkar : Biz   aileyiz ,

2 Yllık eğitimede, 4 yıllık eğitimede  15 yıl mecburi hizmet koyarsınız : Biz   aileyiz ,

Oyak'da çoğunluğa göre tamsil edilmeyiz : Biz   aileyiz ,

Subay  tok,  Assubay açlık-yoksulluk sınırında yaşar . Biz  aileyiz ,

Subay  bu ülkenin beyazı, Assubay zencisidir : Biz  aileyiz ,

Manisada 722 asker yemekten zehirlenir, sadece bir Assubay tutuklanır : Biz   aileyiz ,

Subayın  rütbe bekleme süresi kısaltılır , Assubayınki uzatılır : Biz   aileyiz ,

Subay , Assubay haklarının iptali için anayasa mahkemesine dava açar : Biz   aileyiz ,

 

Sadece şu sorunun açıklamasını yapın  yeter ,

Bir zamanlar Yarbayla aynı maaşı alan kıdemli başçavuş, neden

bu gün üsteğmen ile aynı maaşı alıyor ?

Bunun mantıklı bir izahı  varmıdır ?

 

Bumu sizin aile anlayışınız ?  eğer bu ise , Hiç olamaması daha evladır inanın ,

Yoksa her zamanki masalmı ? , "biz istedik,hükümet vermedi?" ,

Dervişin fikri ne ise, zikride odur,

Dervişin fikirini, Darbeci  Evren koymuştu yıllar önce ortaya ,

"Bir başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz"  diyerek ,

 Fikir babası  Evren ise ,

 Demekki;

 Sizin zikrinidede o günden bu güne bir değişiklik yok ,

 37 Yıldır  Onun izinden gittiğinize göre ,

 

TSK: Subay -  Assubay bir bütündür, biz bir aileyiz ,  NETEKİM ?

Bir daha soralım ;

Aynı birlikte görev yapan Assubay babası ile yan yana gelmemeye çalışan , 

Babasının Assubay olduğunu söylemeye çekinen  zabit yetiştiriyorsunuz,

 

SAHİ,  BİZ GERÇEKTEN AİLEMİYİZ . . . ???

 

 

 

 

AFRİN ŞEHİDİ ASSUBAY MUSA ÖZALKAN



(15 Aralık 2013)  Tam dört yıl önce  sarf etmişti üstüne basa basa

o  özenle seçilmiş güzide sözü K.K.K.  orgeneral Yaşar Güler,

Beyinlerimize kazınmıştı o gün tüm Assubayların, 

Bir yandan silah arkadaşım dediği, 

Bir yandan aileyiz masalı söyledikleri ,

Bir yandan kredi kartlarına kadar emanet ettiği Assubaylar için,

Öte yandan,

 

"Hiç çaycı ile genel müdür bir olur mu ?" diyerek,



Asla silah arkadaşı olamayacağımızın, herkesin yerini bilmesi gerektiğinin

söylenmesinin bir başka yansıması idi seçilen cümleler ,



Bir yandan çaycılık yapan insanları yererken , diğer yandan Assubayları

bu benzetme ile kafasında nasıl canlandırdığını , onları nereye koyduğunu da

itiraf ediyordu aslında,



Oysa ,Bu toplumun  hiyerarşi ile disiplin ile  emir komuta ile asla sorunu olmadı,

öylede olmadıklarını en iyi kendileri bilirler ,



Aksi taktirde ucunda şehadet olduğunu bile bile verilen görev emrine

"Baş üstüne " deyip ölüme gitmezlerdi  değilmi sayın Akar, Sayın Güler ?



Demekki mesele hiyerarşi, disiplin meselesi değilmiş ,



Bunları çok iyi bilmenize  rağmen itiraf edemediğiniz   bir şey var,

Bu insanlar için önce vazife, görev, sorumluluk gelir,  özel hayat , aile ,

çocuk hep ikinci plandadır ,

Çok iyi bilirsiniz'ki ; Bu uğurda çok bedel ödemiş bir toplumdur  Assubaylar,



Görevini her şeyin üstünde tutan, onu namus bilen,

Bu uğurda gözünü kırpmadan canını veren son kahraman; Assubay Musa Özalkan ,



Kendi düğününe gider gibi giden ilk  Afrin şehidimiz ,



O'da bir Assubay , 

Tıpkı diğerleri gibi,  

 

Şah fırat şehidi Halit Avcı gibi , 

15 Temmuz şehidi Ömer Halisdemir gibi ,

 

Yazılamayacak kadar çok diğerleri gibi ,

 

Bir Assubayımızın :

 

"Zengin olan askerde olmaz, şehit'de" sözü kulaklarımızda iken hala  ve ,

"Zengin olsaydım asker olmazdım" sözünüz ortada iken sayın K.K.K nı ,

 

Bu demektirki , Askerliği yaşam biçimi olarak seçenlerin  tamamına yakını

dar gelirli aile çocuklarıdır ,

Hiç birinin aileden ensesi kalın olmadığı içindir'ki, hep " vatan sağ olsun"

diyenlerden olmuşlardır ,


O halde önce siz komuta kademesinin halden anlaması gerekmezmi ? ,

 

O halde önce sizin Peygamber ocağında adaleti sağlamanız gerekmezmi ?

 

Cenazesine katılıp  zerre kadar olmayan hakkınızı helal ettiğiniz ,

 

Evine gidip " Kahraman silah arkadaşımızdı" diyerek dua ettiğiniz ,

 

arkasından güzel sözler söylediğiniz , oturup helvasını yediğiniz,  


Musa Assubay eğer silah arkadaşınız ise  , çaycıya benzettiğiniz kim ? 

 

Musa Assubay  ve diğerleri çaycı ise   Afrinde ne işi var ?

 

"Onlara verirsek başkalarıda ister " diyenlerin ağzını tıkayacak

 

iki çift sözünüz yokmu ?,


" Ülkede , emirle canından vaz geçebilecek başka meslek varmı ?

 

" diye verecek cevabınız yokmu ? 


" Bu insanlar klimalı ofislerde  9.00 -18.00  çalışmıyor " 

diyecek dilinizdemi yok ?


Bunları söyleyecek diliniz yok ise , size sorulacak

 

"altı çeşit tazminatı ne yaptınızda,nasıl hak ettinizde alıyorsunuz ?" 

sorusuna cevabınız nedir ?


Sizin ,silah arkadaşlığından anladığınız bumu ?

 

Assubaya gelince  "lal "olan diliniz,

 

Kendi haklarınız içinmi bülbül gibi şakır ? ,

 

Sadece kendiniz içinmi savunma bakanını yakın markaja alırsınız ?

 

Bırakın emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlamasını ,

 

tam tersi emsal eğitimliden bir kademe ileriden göreve başlaması

gerekmezmi sizce  sayın Akar ?,


Ordu evinde verdiğiniz sözü unutmuş değiliz ,

 

"Önce vatan - önce görev" diyen bu insanlara karşı sorumlu değilmisiniz ?

 

Taziye çadırında güzel sözler bir yere kadar,

 

Sözünüzü yerine getirin yeter,

 

Şüphesiz'ki  bu vatan için şehitlik onurların en yücesidir , en kutsal makamdır ,

 


Ancak ;

 

İnanın hiç kimse sormasada  , mahşer günü helvasını yediğiniz şehitler hesap sorarlar ,

 

"Sayın genel müdürüm,  Sağlığımda benim için ne yaptın , ben sağken sen neredeydin"  ?  diye ,

 

Başka söze gerek yok,

 

İşte tsk'nın  aile anlayışı , silah arkadaşlığı anlayışı ,

 

Çaycıya benzettikleriniz Afrine  şehit olmaya ,

 

Genel müdüre benzettikleriniz şehit çadırına Helva yemeye . . .


Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, ayakta duran insanlar



 

AFRİN ŞEHİDİ ASSUBAY MUSA ÖZALKAN

(15 Aralık 2013)  Tam dört yıl önce  sarf etmişti üstüne basa basa
o  özenle seçilmiş güzide sözü K.K.K.  orgeneral Yaşar Güler,
Beyinlerimize kazınmıştı o gün tüm Assubayların, 
Bir yandan silah arkadaşım dediği, 
Bir yandan aileyiz masalı söyledikleri ,
Bir yandan kredi kartlarına kadar emanet ettiği Assubaylar için,
Öte yandan,
"Hiç çaycı ile genel müdür bir olur mu ?" diyerek,

Asla silah arkadaşı olamayacağımızın, herkesin yerini bilmesi gerektiğinin
söylenmesinin bir başka yansıması idi seçilen cümleler ,

Bir yandan çaycılık yapan insanları yererken , diğer yandan Assubayları
bu benzetme ile kafasında nasıl canlandırdığını , onları nereye koyduğunu da
itiraf ediyordu aslında,

Oysa ,Bu toplumun  hiyerarşi ile disiplin ile  emir komuta ile asla sorunu olmadı,
öylede olmadıklarını en iyi kendileri bilirler ,

Aksi taktirde ucunda şehadet olduğunu bile bile verilen görev emrine
"Baş üstüne " deyip ölüme gitmezlerdi  değilmi sayın Akar, Sayın Güler ?

Demekki mesele hiyerarşi, disiplin meselesi değilmiş ,

Bunları çok iyi bilmenize  rağmen itiraf edemediğiniz   bir şey var,
Bu insanlar için önce vazife, görev, sorumluluk gelir,  özel hayat , aile ,
çocuk hep ikinci plandadır ,
Çok iyi bilirsiniz'ki ; Bu uğurda çok bedel ödemiş bir toplumdur  Assubaylar,

Görevini her şeyin üstünde tutan, onu namus bilen,
Bu uğurda gözünü kırpmadan canını veren son kahraman; Assubay Musa Özalkan ,

Kendi düğününe gider gibi giden ilk  Afrin şehidimiz ,

O'da bir Assubay , 

Tıpkı diğerleri gibi,  

Şah fırat şehidi Halit Avcı gibi , 

15 Temmuz şehidi Ömer Halisdemir gibi ,

Yazılamayacak kadar çok diğerleri gibi ,

Bir Assubayımızın :
"Zengin olan askerde olmaz, şehit'de" sözü kulaklarımızda iken hala  ve ,

"Zengin olsaydım asker olmazdım" sözünüz ortada iken sayın K.K.K nı ,

Bu demektirki , Askerliği yaşam biçimi olarak seçenlerin  tamamına yakını
dar gelirli aile çocuklarıdır ,

Hiç birinin aileden ensesi kalın olmadığı içindir'ki, hep " vatan sağ olsun"
diyenlerden olmuşlardır ,

O halde önce siz komuta kademesinin halden anlaması gerekmezmi ? ,

O halde önce sizin Peygamber ocağında adaleti sağlamanız gerekmezmi ?

Cenazesine katılıp  zerre kadar olmayan hakkınızı helal ettiğiniz ,

Evine gidip " Kahraman silah arkadaşımızdı" diyerek dua ettiğiniz ,
arkasından güzel sözler söylediğiniz , oturup helvasını yediğiniz,  

Musa Assubay eğer silah arkadaşınız ise  , çaycıya benzettiğiniz kim ? 

Musa Assubay  ve diğerleri çaycı ise   Afrinde ne işi var ?

"Onlara verirsek başkalarıda ister " diyenlerin ağzını tıkayacak
iki çift sözünüz yokmu ?,

" Ülkede , emirle canından vaz geçebilecek başka meslek varmı ?
" diye verecek cevabınız yokmu ? 

" Bu insanlar klimalı ofislerde  9.00 -18.00  çalışmıyor " 
diyecek dilinizdemi yok ?

Bunları söyleyecek diliniz yok ise , size sorulacak
"altı çeşit tazminatı ne yaptınızda,nasıl hak ettinizde alıyorsunuz ?" 
sorusuna cevabınız nedir ?

Sizin ,silah arkadaşlığından anladığınız bumu ?

Assubaya gelince  "lal "olan diliniz,

Kendi haklarınız içinmi bülbül gibi şakır ? ,

Sadece kendiniz içinmi savunma bakanını yakın markaja alırsınız ?

Bırakın emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlamasını ,
tam tersi emsal eğitimliden bir kademe ileriden göreve başlaması
gerekmezmi sizce  sayın Akar ?,

Ordu evinde verdiğiniz sözü unutmuş değiliz ,

"Önce vatan - önce görev" diyen bu insanlara karşı sorumlu değilmisiniz ?

Taziye çadırında güzel sözler bir yere kadar,

Sözünüzü yerine getirin yeter,

Şüphesiz'ki  bu vatan için şehitlik onurların en yücesidir , en kutsal makamdır ,

Ancak ;

İnanın hiç kimse sormasada  , mahşer günü helvasını yediğiniz şehitler hesap sorarlar ,

"Sayın genel müdürüm,  Sağlığımda benim için ne yaptın , ben sağken sen neredeydin"  ?  diye ,

Başka söze gerek yok,

İşte tsk'nın  aile anlayışı , silah arkadaşlığı anlayışı ,

Çaycıya benzettikleriniz Afrine  şehit olmaya ,

Genel müdüre benzettikleriniz şehit çadırına Helva yemeye . . .

Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, ayakta duran insanlar



Gün geçmiyorki ülkede birilerine, çeşitli meslek guruplarına birtakım müjdeler verilmesin ,

Son müjde Sn. Cumhurbaşkanından yine muhtarlara geldi;
Bu şanslımı şanslı topluma bir yıl içinde verilen üçüncü müjde olsa gerek,

Önce  mini bir güzellik yapıldı  
295 tl(cik) ,  sonra SGK primleri müjdesi verildi ve  devlet tarafında ödenmeye başlandı  613 tl(cik),
Ardından üçüncü bir müjde geldi haberin dumanı üstünde,  "Muhtarlara dünya turu" , 

Yanlış meslekmi seçmişiz ne ?

Senin gecen gündüzün belli olmasın, dağda,bayırda ömrün geçsin, çocuklarının
büyüdüğünü dahi göreme , sinsi bir mayında  kolunu bacağını  bırak  sakat kal ,
alçak bir kurşunda  can ver ,yetmezmiş gibi birde başındakilerin kaprisi ile uğraş ,
Ama bir muhtar kadar değerin olmasın ,

Çok değil,Yakın geçmişte ,

Yargı mensuplarına bir güzellik yapıldı ,  2016 da
 1155 tl (cik) , ardından ocak 2017 de 2700 tl(cik) bir güzellik daha ,
Ardından Akademisyenler görüldü , bir güzellikde onlara yapıldı   1000 tl(cik) ,
Sonra sağlık çalışanları meydana çıktı , bir güzellikte onlara 800-1200 tl(cik) ,
Ve ardından emniyet mensuplarında güzellik sırası,tazminatlarda 151-452 tl + %25 ( cik) ,

Köy korucuları ses verir ülkenin doğusundan, güney doğusundan, "bizde varız" diye, 
bu sesi duyan devletimiz tabiki  mini bir güzellikte koruculara yapar , 250 tl(cik) ,
Çalışan annelerin çocukları için bakıcı parası , 1600 tl(cik) ,
Torun bakan babaanne- anneanne parası  400 tl(cik) ,
Evde hastasına bakım parası 960 tl(cik) ,
Kendi iş yerini kurmak isteyene 50.000 tl(cik cik ) ,
Yeni işe giren üniversite mezununun maaşının yarısı devletten  ..... ? tl(cik) ,

Bu arada  görevleri ülkede sadece her şartta  yılda  iki yüz bin Üremek -
çoğalmak olan  mültecilere harcanan 30 milyar dolar cabası tabii ,

Unutmadan ;

Birde bizi temsil ettiğini söyleyenlerin Mini mini(cik) tazminatları var ,
1) Temsil tazminatı mini(cik) ,
2) Görev tazminatı mini(cik) ,
3) Makam tazminatı mini(cik) ,
4) Kadrosuzluk tazminatı  mini(cik) ,
5) Komutanlık tazminatı mini(cik) ,
6) Komutanlık kursu tazminatı mini(cik) ,

Muhtarların dünya turu için kaynak yaratan hikmetinden sual sorulmayan devletim ,
Sorunsuzca  kaynak yarattığınız Yukarıdaki  meslek guruplarının tamamını   çok değil,
sadece bir haftalığına  Assubayların  yaptığı işleri yapmaya davet ediyorum,                 
En başta tabiki  6 çeşit tazminatı cebe indirenleredir teklifim ,
Varmı yapabilecek bir babayiğit ?
Hanginiz ,"Bu işin sonunda şehadet var" diye emir alabilecek 
ve o emri uygulayabilecek meslek mensubusunuz ?                 
Hanginizin sırtındaki kıyafeti , aynı zamanda kefenidir ?        ,

Muhtarlarınmı ? ,
Yargı mensuplarınınmı ? ,
Akademisyenlerinmi ? ,
Emniyet mensuplarınınmı ?  ,
Sağlık çalışanlarınınmı ? ,
Çocuk bakıcılarınınmı ? ,
Babaanne - annenanelerinmi ? ,
Güzellik uzmanlarınınmı ? ,

Yoksa  30 milyar dolar harcadığınız  üreme şampiyonu  Mültecilerinmi ? ,

HANGİNİZİN  ? ? ?.

Müşteri gelirse günde  3-5 evrak vermekten başka biri işi olmayan muhtar
kadar değer görmüyorsak, emin olun bu ayıp bizim değil ,
Biz , bunları yazmaktan utanıyoruz,  Siz hiçmi rahatsız olmuyorsunuz ?
Bu geziyi analarının ak sütü gibi hak eden Muhtarlar (!) ,
Ankara - Çukur kuyu arası çok değil  313 km ,
Dünya turuna  mesela Ömer Halisdemirin kabrinden başlayabilirsiniz , 

Kimbilir ,

Belki kulağınıza bir şeyler fısıldar . 
Assubayların sesini yıllardır duymamakta ısrar eden Devleti-ala tarafından ,
Bu kadar pozitif ayrıştırılan ;

Başta  Altı çeşit tazminatı sadece kendilerine layık görenler olmak üzere  ,
Muhtarlar, Yagı mensupları , Akademisyenler , Emniyet mensupları ,
Sağlık çalışanları , Çocuk bakıcıları , Babaanneler - Anneanneler ,
Güzellik uzmanları   vede ülkenin göz bebeği mülteciler ,

Vatan sizden hizmet bekler ,

Haydi hep birlikte Afrine , Mümbiçe ,
De haydi , bu kez önden siz buyurun ...


 
Yıllardır  Assubaylara akıntıya kürek çektiriyorlar bile bile , kasıtlı olarak ,
Oysa nehrin debisi bu güne kadar hiç değişmemiş,
Yeri geliyor "Kör" oluyorlar,
Yeri geliyor "Sağır" oluyorlar,
Yeri geliyor "Dilsiz" oluyorlar,
Son 42 yılda söylenenler başka söze gerek bırakmıyor, 
Neden mi ?
 
* * *

Buyurun o zaman bu Mazlum , çilekeş toplum için Kim , ne söylemiş ?


1-)  "Bu sorunuzu en kısa zamanda  halledeceğiz"  ...   ( Hv.k.k.lığından  2 -3 Albay ) ,


 2-) "Sorunlarınızı biliyorum, en kısa zamanda bu sorununuz halledilecek,

sakın istifa etmeyin"    ... ( Tahsin Şahinkaya ) 

 

 3-)  " Bizim sözümüz senettir, Assubaylarımızın sorunlarını hallediyoruz"  ...

(  Ahmet Davutoğlu ) 

 

4-)   " Mesaj alındı - Başlangıç dereclerindeki adaletsizlik sona erecek" ... ( İsmet Yılmaz ) ,

 

 5-)  " Bu işin takipçisi olacağım, maliye ile aramızda az bi tıkanıklık kaldı "  ... ( Fikri Işık ) 

 

 6-)  " Biz istedik hükümet vermedi " ... ( Gen.kur.bşk'lığı ) ,

 

 7-)  "Onlara verirsek başkalarıda ister" ...  ( Mevcut hükümet ),

 

 8-)  " Bütçe imkanları kısıtlı "  ... ( Mevcut hükümet )  ,

 

 9 -)   "Assubay intiharlarının araştırılmasına gerek yok" ...  (Mevcut hükümet ) ,

 

 10-) " Bu işi halledeceğim "   ... (  Hulisi Akar ) ,

 

 11-) " Asker havyar dahi istese verilecek " ...  ( R.Tayyip Erdoğan ),

 

 12-) " Assubaylar için çalışmalar devam ediyor " ... (  Mevcut hükümet ) ,

 

 13 -) "TSK; Subay - Assubay bir bütündür, biz bir aileyiz "... (Gen.kur.bşk'lığı ) ,

 

 14 -) " Artık sizin muhatabınız biz değiliz hükümettir" ...  ( Gen.kur.bşk'lığı ) ,

 

 15 -) " Hiç çaycı ile genel müdür bir olurmu ? " ... ( Yaşar Güler ) ,

 

 16 -) "Onları (Assubayları) haklı gördüğüm tek konu tazminatlar konusu, onunda muhatabı biz değiliz" ... ( Yaşar Güler ) ,

 

17 -) "Karılarının arkasına saklanan Mao'nun askerleri " ...  ( Muhsin Batur ),

 

18 -) "Bir Başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz netekim" ... ( Kenan Evren ) ,

 

19 -) " Hainleri general yapmışız, kahramanları Assubay" ... ( İlker Başbuğ ) ,

 

20 -) " Türkiyenin yetiştirdiği Vecihi Hürkuş'da bir Assubaydır "... ( Aytaç Yalman ) ,

 

21 -) " F-16 ları Assubaylara verin " ... ( Aytaç Yalman )

 

22 -) "Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır" ... (Yaşar Güler ) ,

 

23 -) " Şu Assubaylarında üç kuruş için gezmedikleri televizyon, gitmedikleri gazeteci kalmadı, bu meslek para ile değil, sevgi ile yapılır " ...(Dz.K.K.lığından bir amiral)  

 

24 -) " Assubayların yaptığı görev çok önemli, intibalkarın yapıldığı gibi tazminatların ve başlangıç dereceleri konusunda mutlaka çalışma yapacağız"... (Naci Ağbal)... 

 

25 -) "Assubaylar için bu defa iş tamam" ...(Nabi Avcı)

 

 26 -) " Bize Ömer Halisdemir'ler lazım, onun gibi yürekli aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var" ... (Binali Yıldırım ) ,

 

27 -) "Hamallık yapamaz, çaycılık yapar " ... ( Gata ) ,

 

28 -) "Assubay intiharları bulaşıcı " ... ( Tabip alb. Nahit Özmenler ) ,


Ve daha nice sözler vaatler...

 

 * * *


İşte Assubaylar hakkındaki düşünceleri, başka söze gerek varmı?
2018"de yeni sözlerde,yeni vaatlerde buluşmak üzere ...
TSK. :Subay -Assubay bir bütündür,biz bir aileyiz...
Kimsenin mezar taşında "Açlıktan öldü" yazmıyor amma,
"En seçkin insanlar, sözünün eri olmalıdır"  demiş (Augusta Comte) 
 


BAŞKA SÖZE GEREK VARMI ? . . .



SİZ ;
Ömer Halisdemir'lerin  ocağını ziyaret edeceksiniz ,
Onların Parkasını giyeceksiniz ,
Övgü dolu sözler edeceksiniz ,
Karavanasını paylaşıp, birlik bütünlük mesajları vereceksiniz ,
Siz , milletin gururu , baş tacısınız diyeceksiniz ,
Başka ?,
Başkası yok, hepsi bu ,
Öte yandan ;
O parkanın sahiplerini tanımayacaksınız  ,

Bir kez olsun dertlerini dinlemeyeceksiniz  ,
Son dört yılda o parkanın  49  sahibi canına kıymış, araştırılmasını RED edeceksiniz ,
Açlık sınırının az üstünde , yoksulluk sınırının çok altında yaşamasına göz yumacaksınız ,
Dünyanın en zor eğitimini yapan o parkanın sahiplerini, emsal eğitimliden bir kademe
geriden göreve başlatacaksınız ,
O masada karşınızda oturan subaya 6 çeşit tazminat verirken ,
Takı tasarım öğrencisinin dahi lisans eğitimi aldığı ülkede , o parkanın sahiplerinden
bu eğitimi esirgeyeceksiniz , 

Önceki iki savunma bakanının cümle alemin önünde gözümüzün için baka baka verdiği
yazılı açıklama ve sözlerin yerine getirilmesinin takipçisi olmayacaksınız ,
Selef'iniz Ahmet Davutoğlunun verdiği sözler, devlet adına değilmidir'ki,
sizler o sözleri yerine getirmeyeceksiniz , 
Sırtınızdaki parkanın sahibinden  bütün bunları  esirgeyeceksiniz ,
Yetmezmiş gibi,
O parkanın sahibini darp eden zabiti generalliğe terfi ettireceksiniz ,
Sonrada fetö'den içeri atacaksınız ,

"Askerin görevi ölmek, bunun için maaş alıyorlar,  bana ekstra bir iyilik yapmıyorlar"
  Diyen adamı partinizden milletvekili yapacaksınız ,

Onlara , kendilerini  mülteci kadar değerli olmadıklarını hissettireceksiniz , 
Sadece son bir ayda 6 defa muhtarların davet edildiği ,
Davulcunun , zurnacının , Taksicinin, Kamyoncunun, Şarkıcının, Türkücünün davet edildiği saraya ,
O parka sahiplerini bir kere olsun davet etmeyeceksiniz ,
Sonrada kalkıp ;

" Bize yeni Ömer Halisdemir'ler lazım. Onun gibi yürekli aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var. Hem bölücü terör örgütüne karşı, hem buna benzer teşebbüslere karşı gözünü kırpmadan gerekirse öldürecek, gerekirse şehit olacak. "  diyeceksiniz ,

Övgüler, güzel sözler karnımızı doyurmuyor , 
Mademki bulunduğunuz yer  Peygamber ocağıdır , 
Mademki yürütmenin başısınız ,
İster ; Hz. Ömer'in adaletini sağlayın , İster Ömer Halis Demirin ,
Sayın Başbakan,
Giydiğiniz parkanın gerçek sahiplerine Adaleti sağlayın yeter ...

Zira,
Biz  Assubaylar için ADALET ;  2002 Den beri   sadece  partinizin
ismindeki  bir kelimeden ibaret ,
15 Yıllık iktidarınızdaki tespitimiz bu ,
Yanıldığımızı söyleyebilirmisiniz  ?

Gerekirse  gözünü kırpmadan ölmeye davet ettiğiniz insanların  ve emeklilerinin
yaşarken karınlarının TOK olması yürütmenin başı olarak sizin uhdenizdedir ,
Biz ; Gerekirse ucunda ölüm olduğunu bile  bile görevimizi yerine getiriyoruz ,
Ya,  görevini yerine getirmesi gerekenler ?


Aklımız ermeye başladığında ilk ailelerimizden dinlemeye başladık masalları ,
her hikayenin sonunda mutlaka iyiler - doğrular  kazanırdı , amaç doğru 
dürüst olmak, yalan söylememek konusunda mesaj vermekti elbette ,

Sonra büyüdük, erişkin olduk ,  belki bilerek , belki bilmeyerek hasbelkader
Assubay olduk ,  çocukluğumuzun bitmesi ile birlikte son bulması gereken
masal dinlemelerimiz  Assubay olunca farklı bir boyutta yeniden karşımıza çıkıverdi ,
Belliki biz Assubaylar masal dinlemeye alışmış daha doğrusu  Alıştırılmış  bir toplumuz ,

Hep inanmışız masalcı amcalara ,

1951 den beri  hem kulaklarımıza  fısıldanmış  ninni kıvamında , hemde
damarlarımıza enjekte edilmiş aheste aheste  sesiz ve derin uyumamız için , 
hatta mümkünse hiç uyanmamamız için,

Ara ara uyanacak olduğumuzda göstermişler  aba altından
"Askeri ceza - iç hizmet kanununu" ,

Gözünün üstünde kaşın varsa yeterli sebep olmuş onun için ,
padişahta yok ondaki yetki ,

En güzel argümanları , "bilerek girdiniz",

Sen Maraba , o işveren patron , öyle belletmişler  zira mektebinde ,

İlk masalı  1977 de dinlemiştim Hv.K.K'lığından Eskişehire gelen 2-3 Albaydan ,
masalın adı ; "Bu sorunuzu en kısa zamanda  halledeceğiz" 
zamanına göre çok dinlenilmişti bu masal,  zira 1975 olaylarının ardından
anlatılan ilk masallardandı ,

Sonra Bir başka masal dinlemiştim Erhaç / Malatyada, 1979 da  en yetkili
vede etkili bir ağızdan , Masalın adı ; "Sorunlarınızı biliyorum, en kısa zamanda
bu sorununuz halledilecek" ,
Anlatan; Tahsin Şahinkaya ,

Yıllar geçtikçe masallarda  artarak devam etmeye başladı,

Birileri Malatyadan, Konyadan anlattı  başka bir masal ,   Masalın adı ; 
Bizim sözümüz senettir, Assubaylarımızın sorunlarını hallediyoruz" 
diyerek  başladı anlatmaya tatlı tatlı ,
nede olsa Assubayız , inanıyoruz her anlatılan masala ,

Sonra bir başka masal dinledik  taa Serhat Kars'tan anlatmaya başladı ,  masalın adı ; 
 Mesaj alındı "  diyerek  söze başlamıştı anlatmaya ,

Bir başkasıda başka bir masal anlattı Balıkesir'den   Bu masalın adıda kendide çok uzun ;
 Bu işin takipçisi olacağım, az bi tıkanıklık kaldı maliye ile, sorunu çözünce
müjdeyi bizzat ben vereceğim telefonla "  diyerek ,   
Şehit Assubay ailesinin evinden anlatmıştı ,

Uzun zaman bir başka masal dinlemiştik biz Assubaylar yine aynı kıvamda,
o masalda çok okunanlar - çok dinlenenler listesindeydi hatırlarsınız
o masalın adını ;  " Biz istedik hükümet vermedi ".

Bilahare başka bir masal girdi anlatıma , Allah var o'da çok dinlendi ;
"Onlara verirsek başkalarıda ister" başlıklı masal,

Uzun bir zamanda  " Bütçe imkanları kısıtlı "  masalını dinlemiştik,
masalcı amcalardan ballandıra ballandıra ,

Mademki masal dinleyen bu kadar Assubay var , tabiki anlatanlarda çoğalacak ,
Bir başkası  Başkentin orta yerinde Ordu evinde anlattı başka bir masal ,  Masalın adı ; 
Bu işi halledeceğim "  

Gelde inanma ,

Masal bu ya ,

Assubaya masal anlatan çok olunca , 2017de göz açık kapatıncaya kadar geçivermiş , 
nasıl olsa giden Assubayın ömründen,  onlara ne'ki ?

Anlatanlar etkili vede yetkili kişiler olunca bizede dinlemek  düşer elbet ,

Ömrümüzü yiyenler ,  2017 yi   heba etmiş çokmu ?

Biz Assubaylar  masal dinlemeye devam ederken , 2017 nin en ballı kaymağı 

Gerçi  pilotlarda  yerden göğe kadar haklılar , hiçte kolay değil işleri.

Önce uçağın bakımını yapacaksın,  - arızasını gidereceksin , sonra ikmalini -
yüklemesini yapacaksın, uçuşa gideceksin,  dönüşte arıza varsa arızasını
gidereceksin , gerekirse gece vardiyaya kalıp uçağı faal edeceksin, icabında
vardiya istirahati kullanmayacaksın , yağlı paslı ellerini arap sabunu ile
yıkayacaksın , hidrolik kokusunu vücut losyonu sayacaksın , gerektiğinde
evine gitmeyeceksin ,

İşte bütün bunları tek başına ! ! !   yapan pilotlara değil 10.000 tl zam, 
ne yapsalar azdır ,
Assubaylar  cambaza bakmaya devam etsin diyorlar ,
Aileyiz - bütünüz  masalı anlatanlar,

Merakımı hoş görün,

Bütün bunları yapanlar pilotlar ise ,

TSK'da istihdam edilen binlerce uçak bakım Assubayları ne iş yaparlar  ?

Eğer bu iş bir ekip işi ise , neden sadece pilotlara bu ballı kaymak ? 

Aileyiz - bütünüz "  masalının konusu bumu ?
cambaza bakanlar hep Assubaylarmı olacak ?

Bir kere daha ezberlememiz için,

2018 in  Bestseller  masalı  :"Assubaylar için çalışmalar devam ediyor " ,

Hoş geldin  2018

Paylaşma duygusunu bir ömürdür yitiren bencil  masalcılar ,
Peygamber ocağını ikiye böldünüz,

Siz ; Karnı 6 çeşit tazminatla doyanlar , 

Biz ; Karnı masallarla doyanlar ,

Nalıncı keseri ile hısım akraba olan sizler ,

Bilirmisiniz ?

Seksen beşine merdiven dayamış bir Assubay büyüğümüz dahi hala
masal dinlemeye devam ettiriliyorsa  bu ülkede ,

Ya; Bizim çocukluğumuz devam ediyor ,

Yada ; Bize masal anlatanlar çok maharetli ,  

Hangisi ?

1-) Çok değil Bundan sadece 16 ay önce , 15  Ağustos 2016 Kıbrısta bir Assubayı

darp eden alay komutanı kur.albay Mustafa Serdar Sevgili  bırakın ceza almayı ,

skandal  bir şekilde  Generalliğe terfi ettirilmişti,


Belliki bu albay gücünü 1930 da kabul edilen , ancak insan haklarına, vicdana
asla uymayan Askeri ceza kanunundan almıştı o vakit,

O zaman yaşadıklarını sonuç alma düşüncesi ile sıralı amir olan Tümen komutanına ileten mağdur
Assubaya bir paket çikolata verir , eşi ile birlikte yemesini ve ağzını tatlandırmasını tavsiye eder 
bay tümen komutanı,

Ve ,  adaletin adil dağıtılmadığı kurumda  İlahi adalet girer devreye,
Allahın sopası yokki,
15 Temmuz hain darbe girişiminden görevden alınır darpçı general,
TSK'nın kendi içinde sağlayamadığı adaleti İlahi adalet sağlar bir şekilde,

Bu olaydan tam 16 ay sonra,

2-) 22 Aralık 2017

İstanbul büyük şehir belediyesi zabıta daire başkanı Tayfun Karali personeli olan
zabıta memurunu sokak  herkesin gözü önünde,sokak ortasında darp eder;
Zabıta daire başkanı görevden alınır tepkiler üzerine ve hakkında soruşturma açılır,

Bu darp vakasında görüntü olmasaydı, basına bu kadar yansımasaydı,
bu daire başkanı sadece  zabıta memurunun şikayeti  üzerine yinede görevden
uzaklaştırılırmıydı , hakkında soruşturma açılırmıydı ?

TSK'da adaleti sağlayanların bu olaydan çıkartacakları bir ders yokmudur ?

Hani diyorlar'ya; " En eşitlikçi kurum tsk'dır "  diye,
Genel müdüre farklı, Çaycıya farklı işleyen Adalet,  Neredesin ?








genclige-hitabe

Son Yorumlar

  • OYAK TAŞINMAZLARI

    Ziya Işık 06.08.2020 00:23
    Arkadaşla konuşuyoruz istenilen parayı temin edemedik tekrar üye olmadık hisse senedi adil bir çözümdür ...
     
  • KİM HAİN,KİM KAHRAMAN ?

    Ziya Işık 29.07.2020 14:23
    Nedir bu Atatürk düşmanlığı bu nasıl vicdansızlık ve ahlaksızlıktır Utanmadan birde Atatürk'ü ...
     
  • BİZ BİR OLABİLDİK Mİ?

    Hakan 21.07.2020 13:16
    Abi yazdıklarında o kadar haklısınki anlatamam. Artık çuvaldızı kendimize batırmamız gerektiğinin ...
     
  • OYAK SİZİN ARPALIĞINIZ MI?

    Yılmaz 10.07.2020 11:04
    Arkadaşlarım bu nasıl bir rahatlık nasıl bir vurdumduymazlık görevli iken bir arkadaşa yapılan ...
     
  • OYAK 2019 NEMASI NE KADAR OLACAK?

    Erdem VEZİR 29.06.2020 12:10
    Bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim.

Son Eklenen Mesajlar

Değerli meslekdaşlarımız, Bugün gazeteci Sn.Umur TALU'nun doğum günü kutlu olsun Gazeteci olmak kolaydır ama yürekli kalemini satmayan mazlumun yanında olmak zordur. Umur bey tüm mağdurlar gibi assubayların adalet talebinde hep yanlarında ve sesimiz olmuştur minnettarız Sen çok ve sağlıklı yaşa Sn.Tulu kalemin hiç bitmesin Saygılarımızla
Cuma, 07 Ağustos 2020
KURBAN BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN Saygıdeğer Meslektaşlarımız Bayramınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz. Her şeyin gönlünüzce gerçekleşeceği SAĞLIK, MUTLULUK VE HUZUR dolu nice bayramlar geçirmenizi diler sevgi ve saygılarımızı sunarız.
Perşembe, 30 Temmuz 2020
Bugün yine yüreğimiz yandı; Kıbrıs'taki birliklerine giderken Mersin Mut ilçesinde otobüsün devrilmesi sonucu 4 vatan evladı şehit oldu Otobüs şoförlerininde öldüğü kazada ağır yaralilarimizda var Allah ölenlere rahmet yaralılara acil şifalar ailelerine sabırlar versin
Pazartesi, 27 Temmuz 2020
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ