Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

 

 

04.12.2016 Da Bir yazı yazmışsın   "Ankara'da büyük ve çok tehlikeli bir kaynama yaşanıyor"  diye,Bizler gazeteci değiliz, ama okuruz, araştırırız, sorarız, nedir, ne değildir ?  

Derdi çeken bilir diye bir söz vardır , bilmem bilir misiniz ? Sanmıyorum  bilesiniz, bilseydiniz bu yazıyı "Kopyala yapıştır" yapmaz , aldığınız  sufle'yi  bire bir yazıya dökmezdiniz,

Bu güne kadar kaç Assubay tanıdınız, kaç tanesini dinlediniz , hangi birlikleri ziyaret ettiniz, onların içlerinde hiç vakit geçirdiniz mi ?

Kimdir bu Assubaylar, TSK'daki görevleri nedir, ne iş yaparlar, hangi şartlarda ,nasıl, kaç saat çalışırlar,  yağlı-paslı ellerini , arap sabunu- talaş  karışımı ile yağmur suyunda  yıkayan bu Assubayları  tanıdınız mı ?

Bu güne kadar kaç Assubayın evini / iş yerini  ziyaret ettiniz, mesleğiniz bunu gerektirir değil mi ? Araştırma yapmadan , doğruları yazamazsınız , 

Belli ki ; Kılavuzunuz tek kaynak, söylenenleri bire bir yazmak mıdır gazetecilik? Kayıt cihazınıza ne söylendi ise bire bir yazıya dökmüşsünüz, ne deniyor bunun adına  "Kopyala yapıştır mı?"

Madem bu işi yapıyorsunuz işte size bir kaç örnek ;

Adaletli lojman dağıtımı olmadığından dışarıda oturmak zorunda kalan,kapısının önünde pusuya düşürülüp şehit edilen Assubayı bilir misiniz  veya hamile eşinin yanında pazar yerinde ensesinden vurulan Assubayı ?  Sufle aldığınız kaynağa sorun Volkan Assubayın kahramanlığını , 

Tek kelime yazabildiniz mi Assubay Ömer Halisdemir ve diğer kahramanlar için ?

1970 - 1975'i bilir misiniz , nedenlerini, niçinlerini ? 

Terörist kovalarken sınırı geçen ve teröristlerce kaçırılan Assubayın "Ülkenin ve TSK'nın itibarını düşürmekten ordudan atıldığı bir ülkede ,  başına çuval geçirilenlerin neden hâlâ görevde olduğunu yazabilir misiniz ?

Ömer Halisdemir'in bir emirle ölüme gittiği o mel'un gece , başkalarının düğün dernekte yerlere yatırılıp derdest edildiğini yazabilir misiniz ?  Mesele itibar  ise  sorabildiniz mi nasıl hâlâ görevdeler ?

Mürted'de götürülüp, boynuna kemer takılanları yazabilir misiniz ? Ülke dışına kaçanları, PKK'ya sığınanları da yazdınız mı ?

Madem gazetecisiniz, Sorabilir misiniz Müstafi Başbakana, Konya - Malatya mitinglerinde verdiği sözlerin neden yerine getirilmediğini ?

Sorabildiniz mi size sufle verenlere,  Birtakım albayları emekli etmek için ekstra para vermenin ne iş olduğunu ?

Yazdınız mı ; Afyon'da emirle ölüme gönderilenlerin suçlandığını, Adalet arayan Şehit yakınlarının "mahkemeye hakaretten çoktan dava edildiğini ?

Yazabildiniz mi ; Dört yumurta kırdırdığı için Assubaya 6 ay hapis cezası verildiğini ,  Ama ;

Aynı ülkede Bir Orgeneralin SKORSKY Helikopter ile ailece pikniğe gittiğini,

Bunlar hakkında yaz iki satır, o zaman size gazeteci derim... 

Aşağıdaki yazıyı bir okuyun, sonra Assubayları ağzınıza alın,

http://www.sabah.com.tr/yazarlar/yukselir/2011/08/05/baska-bir-emriniz-var-mi-pasam

TSK'yı öğrenmek istiyorsan;

Sahadaki , Arazideki, Dağlarda, Denizde, Uçak- Tank -Top Kademe,  Cephedekileri  dinleyeceksin, bir hafta ayağından postalını çıkartmayanları dinleyeceksin, 09- 17.00 arası hiç bir zaman çalışamayanları dinleyeceksin,

Yedi çeşit tazminat alanları dinlediğin kadar, hiç birini almayanları da dinleyeceksin,

Aileleri ile bir milyonu bulan ,Yarım yüz yıldır sadece Adalet arayan , Bu ülkeye Sevdasını kanı, canı ile her daim ödeyen bu Mazlum , Çilekeş , Cefakar zümreyi ;

" Kazan kaldıran,meydan okuyan, isyan eden "  Yeniçeri ocağına benzetmek ne sizin ne sizin gibi düşünenlerin 

Hakkı da değildir, Haddi de değildir.

Sahi, kimsin sen Müyesser Yıldız ?


 

 

 

 

yanlış haber örnekleri ile ilgili görsel sonucu

 

 

 

Biz Assubayların  yıllardır nasıl oyalandığının  , nasıl uyutulduğunun belgesi gibi bu anılar. 

Assubaylara hangi yıllarda hangi sözler verilmiş, bunlar yerine getirilmiş mi, getirilmemiş mi ?  işte tarihleri ile bizzat yaşadığım, şahit olduğum  üç anı.

Lütfen okuyunuz , Okuyunuz ki ;  TSK'nın Assubaylara hangi gözle baktığını bir kere daha görünüz, " TSK Personeli  arasında hiç bir ayrım yoktur" diyenlerin , bu sözün doğruluğuna kendilerinin de inanmadığını biliniz.

1975 Assubay olaylarının bir birikimin sonucu olduğu  , O günlerin yaşanmasına nelerin sebep olduğu herkesin malumu,

1975 Olaylarının ardından eyleme katılan çeşitli branşlardan Assubayların hapis cezasına çarptırıldığı ve sıra ile ceza evine girdikleri dönem,

Eyleme katılan Assubayları ; Mao'nun askerlerine benzetenlerin olduğu dönem ,

(Özlük haklarını Beklemeye devam 1 )

1 )  Yıl 1977 Yer; 1.Ana.jet.üs.k'lığı 113 filo Uçuş hat binası gazinosu ESKİŞEHİR .

1975 Olaylarının ardından Hv.K.K'lığından Bir kaç Albay Üsse gelir, 113. filo hat gazinosunda Assubaylarla uzun bir toplantı yaparlar, olayların ardından Assubayları dinleme gereği duyan bu ekip, Hv.K.K'lığı tarafından üsse gönderilmiştir, 

Amaç; Assubayları bizzat dinleyip,notlar alıp sonra bir rapor halinde bunu Komutana sunmaktır,

O gün toplantıya katılanlar arasında ben de vardım,tabii o zaman gençtim, kıdemli büyüklerimiz sıra ile söz alarak sorunlarımızı anlattılar, Neden 1975 yaşandı bunlar anlatıldı,

Bir yandan söz alan Assubayları dinlerlerken, bir yandan da notlar alıyorlardı Kırmızı Kapağında 1977 Muhtırası yazan Ajandalarına,

Toplantı bittiğinde Ekibin kıdemlisi Albay; " Arkadaşlar sorunlarınızı biliyoruz, bizi kuvvet komutanımız gönderdi, Komutanımızın sözü var, bu sorunlar en kısa zamanda çözülecek hiç şüpheniz olmasın"  dedikten sonra toplantı dağıldı...


(Özlük haklarını Beklemeye devam  2 )

2 ) YIL 1979 Yer ; 7. Ana.Jet.Üs.K'lığı  Assubay Tabldotu Erhaç / MALATYA.

1975 Olaylarından sonra bırakın sorunların çözülmesini,  şartlar  
her geçen gün daha da kötüye gitmektedir , Özellikle Uçak Bakım Assubaylarından ve diğer teknik personelden Mecburi hizmetini doldurmuş ve Emekliliğini hak etmiş olan  Assubayların büyük bir kısmı Emeklilik ve istifa dilekçelerini verdiler,

Dilekçe verenlerin sayısı bir hayli fazla olacak ki, Personel zafiyetini düşünen dönemin Hv.K.K'nı Orgeneral   bir kaç gün sonra Erhaç'a gelir, 
Başta ; İstifa ve emeklilik dilekçesi veren Assubaylar olmak üzere , görevin aksamaması kaydı ile tüm Assubayları toplantıya çağırır,
İki yıl önce Eskişehir'de  Albayların dinlediği  gibi  Assubaylardan dertleri, sorunları, özlük haklarındaki adaletsizliği  dinler , 
Sonra ; " Haklısınız, sorunlarınızı biliyorum, en kısa zamanda bu sorunlar çözülecek size söz veriyorum ,  dilekçelerinizi geri alın" der.
Dilekçe veren Assubayların  çok büyük bir kısmı 1975'den beri hiç bir şeyin değişmediğini söyleyerek dilekçelerini geri almayacaklarını söylediklerinde ,
Bu duruma çok hiddetlenen Kuvvet komutanı  toplantıya katılanlara hitaben,
" Hv.Kuvvetlerinin sizlere ihtiyacı olduğu bir dönemde çekip gidiyorsunuz , Sizler vatan  h.......niz ,
 ( O komutanı  tanıyanlar ağzının ne kadar bozuk olduğunu da iyi bilirler)
Bu ülkeye  7/24 hizmetin karşılığı Assubayın duyduğu söz ;  Vatan h.......niz.
(Özlük haklarını Beklemeye devam  3 ) 
(
3 ) YIL 2000 Yer ; Hv.K.K. Karargah binası

1975 Olaylarının üzerinden tam  25 yıl geçmiş, O gün doğan çocuklar Askerliğini yapmış hayata atılmış, Kız çocukları yuva kurmuş, anne olmuş,  Ama ;
Assubay  Özlük haklarında bırakın bir nebze iyileştirmeyi, o günden bu güne şartlar çok daha kötüye gitmiş,
2000 yılında dillendirilmeye başlanan Makam  tazminatı ,  Dillendirilen sözlerde İçinde Assubay Kd.Bçvç'lar da var ,
Bu konuda bazı daire başkanları rakamlar dahi telafuz ediyorlar, Hangi rütbenin kaç lira alacağı hakkında,
Sonra yasa 2001 yılı ortalarına doğru çıkıyor  ve geriye dönük Ocak ayından geçerli oldu, Toplu para dahi aldılar subaylar.
Peki telafuz edilen, rakam dahi verilen Assubayın parasını kim aldı ?  Biliyorsunuz değil mi ?

Daha fazla geriye gitmeye gerek yok,  sadece bu üç zaman diliminde nasıl oyalanmışız değil mi "TSK'da ayrım yoktur" diyenler?

Bizler o günden beri oyalanırken, siz subaylar hangi hakları cebinize koymuşsunuz ? Aile olduğumuzdan soruyorum,
İşte ; Bizzat yaşadığım  gözlerimle,kulaklarımla şahit olduğum üç anı,Bunlar yazabildiklerim , bir de yazamadıklarım var,

 O  günden bu güne ,Assubay özlük hakları hâlâ düzelecek  ...

Personel arasında ayrım yoktur diyenler,  

Yarım yüzyıl geçti , 

Kaç  nesil bu şekilde adaleti göremeden göçüp gitti   , daha kaç nesil gidecek ?

ARTIK SİZLERİ ALLAH'A DAHİ HAVALE ETMİYORUM .


 

Nano teknolojiyle üretilen, uydudan bakıldığında askerlerin görünmesini engelleyen, ultraviyole ışınlarından koruyan ve yıkandığında normallere oranla 8 kat hızlı kuruyan kumaşlarla üretilen kamuflajların yeni tasarımında en büyük farklılığı, rütbenin taşındığı alan oluşturdu.
Farklı tasarımdaki kamuflaj, TSK'da yürütülen yeni bir projenin ürünü olarak ortaya çıktı. Bir süre önce Orgeneral Akar tarafından verilen emir gereğince TSK'da kullanılmak üzere yeni kamuflaj üniformanın tasarlanmasına yönelik çalışma başlatıldı. ( Basın)


******   ******    ******    ******    ******    ******    ******

 

SİZİN GÖRMEK İSTEMEDİĞİNİZ  , KÖR - SAĞIR - DİLSİZ OLDUĞUNUZ ASLINDA BU TABLO .

                 

   TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONELİ MAAŞ ADALETSİZLİĞİ 

 ÖDENEN TAZMİNATLAR                                                  SUBAY             ASSUBAY

 1.KADROSUZLUK TAZMİNATI                                         VAR                   YOK        

 2.GÖREV TAZMİNATI                                                         VAR                   YOK        

 3.MAKAM TAZMİNATI                                                        VAR                    YOK        

 4.KADROSUZLUK TAZMİNATI                                          VAR                    YOK        

 5.KOMUTANLIK TAZMİNATI                                             VAR                    YOK        

 6.KOMUTANLIK KURSU TAZMİNATI                                VAR                    YOK        

 7.ERKEN EMEKLİLİK TAZMİNATI                                     VAR                    YOK        

MYO. GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECESİ                           8/1                      9/1         


Bu elbiseleri Assubay'lara vermenize hiç gerek yok ,

Ne uydudan görünmesini engellemenize ,
Ne de onlar için masraf etmenize
Yaklaşık Altmış yedi bin muvazzaf Assubay ,
Yüz bin emekli Assubay ,
Aileleri ile eder Bir milyon ,


Sizler ;
Gözünüzün önündeki ,
Burnunuzun ucundaki ,
Elinizin altındaki ,
Yanı başınızda ,
Emrinizin altında ,


Uçak ile, Gemi ile ,Tank,Top ile,Mehmetçik ile ,Dağda bayırda ,
7 / 24 Bütünleşen ,
Kol boyu mesafedeki koca zümreyi ,
Çıplak gözle dahi görmüyorsunuz ,
Görmek istemiyorsunuz ,
Bununla da yetinmeyip ,
Sadece sizi gören Meclisin de görmesini istemiyorsunuz ,
Hiç zahmet etmeyin ,


Önemli olan ,
Artık uydudan görünmeyecek olan sizlerin ,
Geçmişte olduğu gibi bu gün de ,
Mecliste her daim görünmesidir ...


Başkentin göbeğinde on binlerin Hak için, adalet için eylemini görmeyip  Kör-Sağır-Dilsiz'i oynayanlar ,


SİZİN YARIM ASIRDIR GÖRMEDİĞİNİZ ZÜMREYİ ,


UYDU GÖRSE NE OLUR, GÖRMESE NE OLUR ...


15.12.2013 .
Üç yıl dolmak üzere , zamanın  genelkurmay  2'nci başkanı , günümüzün Jandarma genel komutanının o Dahiyane benzetmesine ,
Gazeteci  ile yaptığı röportajda sarf ettiği sözlerin üzerinden,

Hani ; kendilerini "genel müdüre, Assubayları çaycıya " benzettikleri söyleşi,  "size çay getirenle, siz bir misiniz?" derken,

"Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla" mesajı ile Assubaylara "yerinizi bilin" diyordu üstü kapalı,

Allahın sopası yok ki ;

Biz ; Assubay emeklileri ne şartlarda yaşıyoruz, ne şartlarda ev geçindirip, çocuk okutuyoruz,bu anlamda hangi şartlarda, hangi işlerde çalışıyoruz, çalışmak zorunda kalıyoruz bilir misiniz Sayın genel müdürüm ?

Emekli Assubaylar arasında bir anket yapın veya bir toplantı,
Yüzde kaçı ikinci işte çalışmak zorunda kalıyormuş bir dinleyin, ne işlerde , ne şartlarda çalışıyorlar bir bakın YAPABİLİR MİSİNİZ , YÜREĞİNİZ BUNA YETER Mİ  ?

Birkaç örnek vereyim size ;

Bir gün bindiğiniz taksinin şoförü  emekli Assubay olabilir,

Veya piyango bileti aldığınız seyyar bayii de ,

Arabanıza benzin dolduran pompacı da 

Ziyaretine gittiğiniz sitenin güvenlik görevlisi de ,

Ekmek başına 5 kuruş kazanmak için  "halk ekmek bayii'liği yapıyorlar , sabahın beşinde kalkarak ,

Sizin yerimizi bilmek için  örnek verdiğiniz  Çaycı da ,  vs,vs,vs,  o kadar çok örnek var ki ,

Hepsi; namerde muhtaç olmamak için ikinci kere ter döküyorlar , dinlenip ikinci baharının tadını çıkartmaları gereken zamanda,
Geçenlerde de Emekli Binbaşılar "tesud'a gidip dertlerini anlatmışlar,

"İçimizde bir binbaşı arkadaşımız kahvede çaycılık yapıyor"  diye dert yanmışlar,  önce de o derneğin başkanı zamanında  "arkadaşlarının ağız tadı ile bir gazoz dahi içemediğini"  duyurmuştu basına,

Bir zaman da sizin hastaneleriniz Assubaya rapor vermişti,  "Hamallık yapamaz, çaycılık yapar" diye, bu ne tesadüftür ?,

Artık o raporun da kapsamını genişletmek zorunda kalacak o hekimler  herhalde  ,

Ben demiyorum, gazete manşetlerine baksanıza ,

Tek farkla ,

Bizler evimizi geçindirmenin derdindeyken,

Birileri Memleketin temellerine dinamit koyanlara Çay servisi yapıyorlarmış,

Gerçekten Allah'ın sopası yok ki ...


Davutoğlu: Bizim sözümüz senettir, söz verdik mi yaparız.

 

Davutoğlu'nun astsubaylara sözü ile ilgili görsel sonucu

Önceki Başbakan vermişti sözü Malatya - Konya mitinglerinde ,  hafızam beni yanıltmıyorsa eğer,
Hâlâ kulaklarımızda çınlıyor o sözler, her ne kadar şu an görevde olmasa da ; Devlette devamlılık esas olduğuna göre,  o verilen sözler şimdiki, Başbakanı da bağlar, 

Tıpkı Ordu evinde verilen sözlerin, söz sahibini bağladığı gibi,

Sadece iki örnek ;

Bir  Volkan Assubay vardı , Gen.kur.bşk'lığı  onun ne denli bir kahraman olduğunu  anlatıyordu , resmi internet sitesinden duyurulan Volkan Asssubayın hikayesini duymayan kalmamıştır . 
Mermi yağmuru altında başından yaralandığı halde görevini bırakmayıp arkadaşlarını kurtaran kahraman.

Bir  Ömer Halisdemir  Assubay vardı,
Seksen bir vilayette duymayan kalmamıştır adını, Bir emirle gözünü kırpmadan Hakka yürüyen,
Mel'un gecenin kırılma noktasının karamanı,  Kabrini yüz binlerin ziyaret ettiği Yiğit ,

Adını ; Okullara , bulvarlara  , parklara verdiğiniz ,

Heykelini diktiğiniz , 

Niğde Üniversitesi'ne adını verdiğiniz ,

2016 KPSS sınavında soru olarak adını zikrettiğiniz ,

Orta okul, Liselerde 15 Temmuz anlatılırken Ondan bahsettiğiniz  Assubay ; Ömer Halisdemir,

Ya sonrası ?

Sonrası yok , hepsi bu kadar , Bol bol övgü, güzel sözler,

Fazla söze gerek yok,

"Bizim sözümüz senettir, söz verdik mi yaparız"  diyen  Sayın Başbakan ,

Ordu evinde  "Bu sorunu halledeceğim"  diyen Sayın Gen.kur.bşk'nı,

Kendiniz için her dönemde  yedi çeşit tazminatı bir çırpıda nasıl kotardıysanız , Assubaylar için de gereğini yapın,

En azından bulunduğunuz makamı onlara olan vefa  borcunuz bilin.

Verilen sözler Senetse eğer, o senetler karşılıksız çıkmasın.



Hani  hep diyorlar ya gırtlakları yırtılırcasına  "Biz bir aileyiz ,Subay - Assubay bir bütündür" diye,  sonra da dönüp gözümüzün içine bakıyorlar hadi buna inanın diye ,

Sonra  Dağlara taşlara yazıyorlar "Güçlü ordu güçlü Türkiye" ,

Nasıl olacak o ?

Güçlü ordu ; Er'inden ,Orgeneral'ine kadar  her kademedeki , her rütbedeki asker mutlu,huzurlu ise bu dediğiniz ancak doğru olur,
Ancak o zaman verim elde edersiniz ,
Ordunun azınlığı ülke şartlarında müreffeh yaşıyor , çoğunluğu Açlık , yoksulluk sınırında yaşıyorsa orada Mutluluk sadece azınlık bir zümre ile sınırlıdır ,
Tabii mutluluktan ne anladığınıza bağlı...

Örneğin ; Sizin mutluluk anlayışınız Yedi çeşit olabilir ; 

1-) Temsil Tazminatı  mutluluğu ,
2-) Görev Tazminatı  mutluluğu ,
3-) Makam Tazminatı mutluluğu ,
4-) Kadrosuzluk Tazminatı  mutluluğu ,
5-) Komutanlık Tazminatı mutluluğu ,
6-) Komutanlık kursu Tazminatı mutluluğu ,
7-) Erken emeklilik Tazminatı  mutluluğu ,

Bunlarla dahi yetinmiyorsunuz ;

8) Ömür boyu lojman mutluluğu ,
9) Ayrı Polikilinik mutluluğu ,
10) Ayrı servis aracı mutluluğu ,
11) Ayrı Tabldot mutluluğu ,
12) Her yıl yazlık / kışlık kamp mutluluğu ,
13) Ayrı asansör / tuvalet mutluluğu ,
14) Makam arabası mutluluğu,  vs, vs.  yaz yazabildiğin kadar,

Ne gariptir ki ;  Bunca Mutluluk içinde yaşayan sizler, dönüp Assubaylara , " Bu iş para için değil, sevgi ile yapılır" diyebiliyorsunuz.

Bu kadar mutluluğu  sadece kendinize layık görüyorsunuz, sonra da aile'den , birlik bütünlükten bahsediyorsunuz,
İnanın sizden çok isterdik bu sözünüzün doğru olmasını,

Bizler temiz kalpli, iyi niyetli insanlarız, 

Siyasilerin miting meydanlarında , Askerlerin Ordu evlerinde verdiği söze inanmak isteriz, haksız mıyız ?

Fotoğraflara bir kere daha bakınca, Assubayları kimlerin temsil ettiğini  veya ETMEDİĞİNİ anlamak zor değil ,

TSK'nın bel kemiğini oluşturan , olmazsa olmazı Assubayları temsilen  MS Komisyonu'nda bir Assubayın  dahi olmaması , nasıl bir aile olduğumuzun göstergesi gibi, Resimdekiler mi  Assubayların haklarını savunacaklar ?

Son söz  MSB. koltuğunda oturan , şimdiki ve geçmiş bakanlara.

Etrafınıza bir bakın, sonra düşünün TSK; sadece subaylardan mı ibaret ?

Size tavsiyem ,

Çıkın birlikleri , Ana üsleri , Meydanları , Radarları , Kademeleri , Atölyeleri  bir gezin , Gidin bakın uçakların bakımını, arızasını kimler , ne şartlarda yapıyor , gidin bir radar üssüne radarın başında 7 /24 kim gözünü kırpmadan çalışıyor ? Yağlı tulumun içindekilere bir bakın, tanıyabilecek misiniz onları ?

Oturduğunuz koltuktan dönün arkanıza bir bakın,  İçlerinde bir tane Ömer Halisdemir  var mı ?

Sorarım size sayın bakan , arkanızda oturan eli ajandalı , Samsonite çantalı , nefeslerini her an ensenizde hissettikleriniz Assubay hakları için bu güne kadar size tek bir kelime ettiler mi ?  
İçinde  Assubay geçen bir cümle kurdular mı ? 
Assubaylar için bir tek talepte bulundular mı ?

Cevabı biz yarım asırdır biliyoruz ,  

YA SİZ ?..

milli savunma bakanlığı bütçe görüşmeleri ile ilgili görsel sonucu





Ülke siyasi tarihi 30 yılı aşkın bir süredir bir çok kere İktidarların Kamu personeline çeşitli nedenlerle uyguladığı Sicil Affı ile doludur.
Bu güne kadar gelmiş geçmiş tüm İktidarlar gerek siyasi nedenlerden, gerek oy uğruna, gerekse başka nedenlerden bunu her zaman uygulamışlardır,

Bunun yanı sıra zaman zaman çıkarttığı AF yasası ile;

** Azılı katiller, 
** Hırsızlar, 
** Gaspçılar,
** Tecavüzcüler,
** Nitelikli dolandırıcılar,
** Vergi kaçıranlar, 
** Kalpazanlar , 
** Uyuşturucu tacirleri,
** Bu ülkeye hainlik eden teröristler,
Ve  sayamadığımız kadar çeşitli suçlar zaman zaman Genel  ve Kısmi AF kapsamına alınarak bu suçu işleyenler salıverilmişlerdir.

Bir çok kamu personeli bu AF'lardan yararlanmasına rağmen, sadece Assubaylar bu yasalardan özellikle yararlandırılmamıştır

 ASSUBAYLAR ; 

TSK İçinde yıllardır var olan, Sesi hiç bir zaman duyulmayan, duyulmak istenmeyen, hâlâ da duymamazlıktan gelinip, çeşitli bahanelerle oyalanan,

önceliğin sadece görevde ve musalla taşında verildiği ASSUBAYLAR...

1975'in bir birikimin sonucu olduğunu göremeyenler, aynı tavrı bu gün de sürdürmektedirler. 
Demek ki 41 yılda hiç bir şey değişmemiş, o gün verilen sözlerin bu gün dahi havada kalması, yarım asırdır nasıl oyalandığımızın da belgesi gibidir ,

Sadece HAK aradığı için ,  İnsanca yaşam için ,  yıllardır ötelenen emeğinin karşılığını almak için  1975'in şartlarını özellikle oluşturanlar (şartların oluşmasını bekleyenleri 1980 darbesinden hatırlarız),  ne acıdır ki daha sonra  hak arayan  Assubayları 

"karılarının eteğinin altına saklanan Mao'nun askerlerine" benzetme gafletinde bulunabilmişlerdir,

Yıllar önce sizin Mao'nun askerlerine benzettikleriniz, bu ülke için Çanakkale'den beri Şehitlikleri doldurmaktadırlar .

15 Temmuz gecesi bu ülke kimin ne olduğunu çok iyi gördü.

Kimlerin  kendisini odasına kilitlediğini , 
Kimlerin  yerlere yatırılarak derdest edildiğini,
Ve kimlerin gözünü kırpmadan bu ülke için canını feda ettiğini gördü.

Sadece şehit  ve gazi sayısına bakarak, bu ülke için kimlerin  ne yaptığını,
Kimlerin 6 + 1 çeşit tazminatı sadece kendisine HAK gördüğünü,  oysa tazminatları kimlerin daha çok HAK ettiğini anlayabiliriz,

O günden bu güne sesimizi duymamakta ısrar eden basın, Anayasa mahkemesi önünde "vardiya bizde" nöbeti tutanları sabah akşam haber yapabilmişlerdir. 

Kaşla göz arasında çeşitli davalardan içeri girenler için anında maaş katsayısının 1/3'den, 2/3'e çıkartılması ayrı bir incelik olsa gerek, 
Aynı hassasiyeti 1975 olaylarında göremedik, bu aile olduğumuzdan mıdır, kim bilir ?

YIL 1975 
YER; 1.Tak.Hv.Kv.K.lığı Ceza ve Tutuk evi / ESKİŞEHİR.

Bir resim, bir isim; Assubay Ünal Torun,

1975 olaylarında inandığı hak mücadelesi için gözünü kırpmadan diğer arkadaşları gibi yapılması gerekeni yapan yüzlerce Assubaydan biri,

Bu toplumda iyi ki senin gibiler var,

İyi ki benim arkadaşım,

Meslektaşım'sın ...



3.08.2013 .CUMA SAAT :21.00 / CNN TÜRK '' HABERE DAİR '' PROGRAMI. (Rıdvan Akar)

 

  KONU  : MISIR ORDUSUNUN , MISIR EKONOMİSİNİN % 40 'INI NASIL ELİNDE TUTTUĞUNU ,
  BU SAYEDE MISIRLI GENERALLERİN VE ÜST SUBAYLARIN İMTİYAZLI YAŞAMLARINI SÜRDÜREBİLMEK İÇİN ÇOK ÜST DÜZEY MAAŞ ALDIKLARINI , 
 YETMEZMİŞ GİBİ EMEKLİ OLDUKTAN SONRA'DA HAKİM OLDUKLARI SANAYİİ DALLARINDA ( SALÇA ,MAKARNA , İÇ ÇAMAŞIRI , OTOMOBİL BOWLİNG , VS. ) ÜST  DÜZEY YÖNETİCİ KONUMUNDA ÇALIŞTIKLARINI , 
 BUNDAN ÖNCEKİ DARBECİLERDE DAHİL İMTİYAZLARINDAN ÖDÜN VERMEMEK İÇİN HAKİM OLDUKLARI ŞİRKETLERİN DENETLENMESİNE İZİN VERMEYECEKLERİNİ ,  BUNUN İÇİN GEREKİRSE ÇARPIŞACAKLARINININ HABERİNİ İBRETLE İZLEMİŞTİM.

BU HABER BİZE BİR BAŞKA ÜLKEYİ DAHA ÇAĞIRIŞTIRIYOR ,

BENZER İŞTİRAKLER , BENZER YÖNETİMLER , 

O ÜLKE ACEP NERESİ OLA'Kİ ?
1700 'LÜ YILLARIN, GEORGE WASHİNGTON ABD.'SİNDE; BEYAZ ADAM NE İSE, 
1900'LÜ YILLARIN HİTLER ALMANYA'SINDA, ÜSTÜN IRK ALMANLAR NE İSE , 
2016  YILINDA BU GEZEGENDE BİR BAŞKA ÜLKEDE DE  BAZI ATANMIŞLAR  O'DUR.
ONLAR ; 
KENDİLERİNİ  BAĞLI OLDUKLARI KURUMUN SAHİBİ,  O KURUMDAKİ DİĞER ÇALIŞANLARIN İŞVERENİ , PATRONU ,  HATTA BUNUNLA DA YETİNMEZLER O ÜLKENİN TEK SAHİBİ GÖRÜRLERMİŞ . 
ONLAR SAF KANDIR ,  ONLAR SEÇİLMİŞLERDİR ,  ONLAR  ÜSTÜNDÜR , ONLARIN REJİMLE HİÇ BİR ALAKASI YOKTUR , REJİMİN ADI NE OLURSA OLSUN , YETER Kİ AYRICALIKLI YAŞAMLARI ELLERİNDEN ALINMASIN ,  DOKUNULMASIN . DÜNYANIN HANGİ ÜLKESİNDE BU ATANMIŞLAR  VE YEDİ SÜLALESİ İÇİN BÖYLE BİR RANT KAPISI VARDIR ? 
YILLARDIR  O ÜLKEDE BUNCA YAZILANLARA RAĞMEN NEDEN  SESSİZLİKLERİNİ  KORUMUŞLAR  ?
KÖR , SAĞIR , DİLSİZ OLMUŞLAR .   ONLARIN TEK KORKULARI BİR GÜN  İKİNCİ BALLI MAAŞLI İŞ YERLERİNİN ELLERİNDEN GİTMESİ İMİŞ .
BÖYLE ÇİFTLİK DÜNYADA  BİR BAŞKA ÜLKEDE DAHA VAR. ;   MISIR ...
MISIR'DA DA , TIPKI O ÜLKEDEKİ GİBİ  ATANMIŞLARIN BU YAŞAM ŞEKLİ İLE BİRE BİR ÖRTÜŞECEK ŞEKİLDE BENZERDİR,  BU KADAR BENZERLİK TESADÜF OLABİLİR Mİ ?
HER İKİ ÜLKEDE DE  AYNI TİCARİ DEHAYA SAHİP AYRICALIKLILARIN OLMASI NE TESADÜFTÜR Kİ  ;  MISIR'LI ATANMIŞLARLA  ,  O ÜLKEDEKİ ATANMIŞLARIN TİCARİ FAALİYETLERİNE  DAHİ  YANSIMIŞ . 
O ATANMIŞLAR  YILLARDIR 'CAMBAZA BAK ' TAKTİĞİ UYGULUYOR, DİĞER ÇALIŞANLARININ  SESİNİ HİÇ DUYMUYOR , DUYMAK DAHİ İSTEMİYOR .
TÜM TİCARİ FAALİYETLERİN YÖNETİMİNDE KENDİLERİ, SADECE KENDİLERİ VE YAKINLARI  OLSUN İSTİYORLAR , DİĞER ÇALIŞANLARININ HİÇ SÖZ HAKKI OLSUN İSTEMİYORLAR .
O ÜLKEDE HERKES KENDİ ÇİFTLİĞİNİN AĞA'SI OLMUŞ .   ÇIKARLARI NOKTASINDA BİRBİRLERİNİN ALANLARINA PEK GİRMEZLERMİŞ  ,YAPILAN BUNCA EZİYETE ,ZULME , MANEVİ İŞKENCEYE RAĞMEN SESSİZ KALIRLARMIŞ  ?  
ORTA ÇAĞ KANUNLARINI ALTIN TEPSİDE HEDİYE ETMİŞ  O ÜLKENİN İKTİDARI  AYRICALIKLILARA , 
ÖYLE YETKİLERLE DONATILMIŞLAR Kİ  ;
HEM YARGI ,HEM YÜRÜTME,GÖREVİNİ YAPSIN ?  SADECE  ALTTAKİ DİĞER PERSONELİNİ EZMEK , SİNDİRMEK , SUSTURMAK İÇİN OLSUN.
SAKIN BAŞINI KALDIRMA DEMEK İÇİN , SAKIN HAKKINI ARAMA DEMEK İÇİN . 
KENDİLERİNİ ; O KURUMUN  SAHİBİ , PERSONELİNİN İŞVERENİ ,  PATRONU SANIRLARMIŞ 
BAŞKA HİÇ BİR KURUMDA OLMAYAN , OLAMAYACAK OLAN NE VARSA , O KURUMDA OLURMUŞ , KEYFİ HAKARETLER , PSİKOLOJİK BASKI, ŞİDDET, DARP O ÜLKENİN O KURUMUNDA  SIRADANMIŞ .
O ÜLKEDE ADALET ARAMAK İÇİN  SESİNİ DUYURMAYA ÇALIŞANLARIN SESİ OLMA CESARETİNİ GÖSTEREN GAZETECİYİ MAHKEMEYE VERİRLERMİŞ .  

 BU HABER BİZE  NEYİ  , HANGİ ÜLKEYİ , HANGİ KURUMU ÇAĞRIŞTIRIR  ACABA ? 

 NE TESADÜF DEĞİL Mİ ? 

 MISIR'LI GENERALLERLE ,  BİR BAŞKA ÜLKENİN GENERALLERİN BENZER TİCARET DEHASINA SAHİP OLMALARI.

 NEREDEYSE İŞTİRAKLERİNİN DAHİ MISIR İLE BU KADAR ÖRTÜŞMESİ ,

 O ÜLKEDE DE TIPKI MISIR'DAKİ GİBİ BENZER BİR SİSTEM VARMIŞ  , SİSTEMİN BAŞINDA  ÇALIŞAN , EMEKLİ  ATANMIŞLAR  VE YAKINLARI VARMIŞ  ,


 NEDENSE ;

 O ÜLKEDEKİ TİCARET FAALİYETLERİ ALANLARINI SORGULAYAMIYORMUŞSUNUZ , ZİRA ERİŞİM YASAĞI VARMIŞ . 

 NEDEN ACABA?

 BU KADAR SÖZDEN SONRA KONU AÇILMIŞKEN ACABA DİYORUM ; 

 O ÜLKENİN YETKİLİLERİ  ÇIKIP TÜM PERSONELİNE BİR İYİLİK YAPSA ,

 BU KURUMUN İŞTİRAKLERI NELERDİR ? , 

 VE HANGİLERİNİN BAŞINDA KİMLER VARDIR ? ,

 KİMLERİN KİMLERİ BU KURUMUN İŞTİRAKLERİNE BALLI MAAŞLARLA YERLEŞMİŞTİR ?,

 BU İŞTİRAKLERDEKİ GÖREVLERİ NEDİR ? ,

 NE KADAR ÜCRET ALMAKTADIRLAR ? , 

 BU İŞTİRAKLERDE ÇALIŞANLARIN KAÇ TANESİNİN YAKINI  KİMDİR ?

 ACABA BUNU O ÜLKENİN   O KURUMUNUN ALTTAKİ  ÇALIŞANLARI İLE PAYLAŞIRLAR MI ? 

 HANİ ;  

 DEMOKRASİ'Sİ GELİŞMEMİŞ ÜLKELERDE DURUM NE YAZIK Kİ HEP AYNI , (MISIR'DAN BAHSEDİYORUM ) ,
  
" RAB BENA , HEP BANA ". 

 DOYUN ARTIK  MISIR'LI  AĞALAR , BEYLER , DARBECİ  MISIR'LI PAŞALAR ARTIK YETER , GERÇEKTEN YETER !

 SONRA ÇATLAMAK DA VAR...

İŞTE ; KOMŞUMUZ  MISIR'IN DURUMU.

SORU ŞU ;

DİĞER ÜLKE ACEP  NERESİ OLA Kİ ?


Bir kaç  Fotoğraf paylaşınca  iki kelam etmek gerek

Bu fotoğraflar hakkında bir şeyler yazmak  ,
Ne yazılır , Ne söylenir bu üç fotoğraf hakkında?
Biri ülkeyi dipsiz bir kuyuya düşmekten kurtarmış 15 Temmuz gecesi,
O gecenin Hasan Tahsin'i olmuş, gözünü kırpmadan şehadete yürümüş,
Ailesine, Evlatlarına, Ülkesine bir İsim bırakmış;
Benim adım  Assubay.Kd.Bçvş. Ömer Halisdemir, demiş,
Yarım milyonu aşkın insan ziyaret etmiş kabrini bu güne kadar ,

Sağlığında hiç bir zaman hak ettiği değeri görememiş ,
Ne çeşit çeşit tazminatlar almış ,
Ne aynı eğitimli emsalleri ile, aynı derece / kademeden  göreve başlamış , 
Ne klimalı,kaloriferli odalarda çalışmış ,
Uçakları , Gemileri, Tankları, Dağları mesken tutmuş kendine ,
Çocuklarının büyüdüğünü dahi görememiş,
Hiç bir çocuğu aynı ilde okul bitirmemiş,
Hiç bir çocuğunun  veli toplantısına gidememiş,

Gün gelmiş; pazar yerinde kahpece ensesinden vurulmuş ,
Gün gelmiş; hain bir tuzağa düşürülmüş,
Gün gelmiş; kahpe bir mayın almış bedeninin yarısını,
Hiç gözünü kırpmamış vatan için can vermeye,
Bunca özveriye, bunca fedakarlığa karşı, bir kez değerli hissetmemiş kendini,
Yaşatmamışınız  onlara bu duyguyu,  hep yok saymışınız, duymamışınız sesini,

Sadece "Ben"  demişiniz,

"Aileyiz" masalı  ile avutmuşunuz  yarım asırdır, 
Sonra gidip kabrini ziyaret ettiğinizde ,Bu kahramanlara ön yargı ile yapılan haksızlığı hukuksuzluğu aklınıza getirip vicdanınız hiç sızlamadı mı?  

 

Söyleyecek iki çift lafınız oldu mu şehide, anasına babasına eşine, çocuğuna ?

Hâlâ, bulunduğunuz makamı O'na borçlu olduğunuzu itiraf edebildiniz mi mezar taşına eğilipte ?

Allah hepimize bu dünyadan Ömer Halisdemir gibi göçüp gitmeyi nasip etsin ,

Başbakan diyor ya;
" Bize yeni Ömer Halisdemir'ler lazım. Onun gibi yürekli aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var" diye,

Çok uzağa gitmenize gerek yok sayın Başbakan,

Aradığınız Ömerler TSK içinde fazlasıyla mevcut,

Hem Muvazzaf, Hem Emekli,

Onlar; 
Ne 6+1 çeşit tazminat alırlar, 
Ne ömür boyu lojmanda otururlar, 
Ne her yıl kampa giderler, 
Ne emekli olunca ballı maaşla OYAK'a yerleşirler, 
Ne emekli olmaları için para teklif edilirler, 
Ne de 
En ağır şartlarda çalışmasına rağmen emsalleri ile aynı dereceden göreve  başlarlar.
Önce onları görmeyi istemek lazım,
Sonra da onları görebilecek Göz .

Heykelini diktiğiniz,Sık sık musalla'da olmayan hakkınızı helal ettiğiniz Assubayların Muvazzafının, emeklisinin evini de ziyaret edin edebilirseniz,
Bakın bakalım  neler duyacaksınız,

Bence en iyisi hiç gitmeyin Assubayların evlerine  sayın Başbakan, sonra hatırlatırlar Malatya,Konya mitinglerinde ağzınızdan çıkan sözleri,
Sonra hatırlatırlar;   o zamanın Başbakanı, günümüzün Cumhurbaşkanının sözlerini mazallah,

Ne demişti Sayın Cumhurbaşkanı hatırlıyor musunuz ?

" Ben ; Ezilenlerin, Ötekileştirilenlerin, Yok sayılanların, Zulüm görenlerin ,Zencilerin başbakanıyım"  diye ,

Hatırladınız mı bu sözlerini, kaç yıl geçti üstünden  , bilmem kaç yıl daha geçecek ?

27 Defa Muhtarlarla bir araya gelen, Mahallenin taksi durağında çay molası verip bir derdiniz var mı diye soran , 15 Temmuz gecesi sokağa çıkıp yaralanan vatandaşları tek tek kabul edip , onlarla bir araya gelen Sayın Cumhurbaşkanı,

Nedendir bilinmez ; Bu ülke için Şehitler veren, Gaziler veren, Heykeli dikilip, Okullara adı verilen  Assubayları  bir türlü duymamaktadır.

Neden ?


Ya diğerleri : 

 

tutuklanan generaller ile ilgili görsel sonucu

tutuklanan generaller ile ilgili görsel sonucu

Onlar ve onlar gibileri yazacak, tarif edecek kelimeler yok,

Onlar ; Ayrıcalıklı yaşarlar, halktan kopukturlar, insan içine çıkmazlar, işveren, patrondurlar , sahiptirler ,Her yıl yazlık,kışlık kamplara giderler, emekli olunca ikinci işleri hazırdır,  otuz yıl lojmanda otururlar , bir kısmı ölene kadar oturur , buyurgandır, sadece emir veriler, sınırsız yetkileri vardır , hiç sorumluluk  almazlar , 

Savunma alırlar, yargılarlar, yetersiz görürler , ceza verirler , infaz ederler,

A,B,C  Polikilinikleri iyi bilirler ,


Gördünüz mü  sayın Başbakan , Kim , ne imiş ?

14 YILDIR GÖRMEDİNİZ DE ...

Bu ülkenin vatandaşıyım , 
26 yıl hizmet ettim ülkeme Assubay olarak ,
Çok zor şartlarda çalıştım bütün Assubaylar gibi ,
Biz çalıştıkça , ödülü subay aldı ,
Biz çalıştıkça ,yurt dışına subay gitti ,
Biz çalıştıkça 6 +1  çeşit tazminatı subay aldı ,
Biz çalıştıkça ömür boyu lojmanda subay oturdu ,

Biz çalıştıkça , Her yıl kamplara subay gitti ,
Biz çalıştıkça hep ötelendik, yok sayıldık ,
Denetleme altında biz günlerce evimizden uzak kaldıkça subaylar erken terfi,ödülü aldılar ,
Biz şehit oldukça onlar Hak helal ettiler, Hem de zerre kadar olmayan haklarını ,
Biz çalıştıkça ha bugün ha yarın diye 50 yıl uyutulduk ,


Belki ;
Saflığımızdan , temiz yüreğimizden, iyi niyetimizdendir kim bilir !...
Hep inandık, hep güvendik ,
Ha bugün, Ha yarın diye ,
Biz değil, kendileri söylediler "aileyiz" diye ,
Güçleri olmasına rağmen gereğini hiç yerine getirmediler ,
Nalıncı keseri dahi kıskandı,  her hakkın sadece kendilerine bu kadar yontulmasını ,
Kendileri için üç günde çıkan yasa ,
Assubaya yarım asırda çıkamadı,
Kim bilir ! Belki de aile olmak budur ,
Geldik bu güne ,
Sormak isterim,


Biz bu ülkenin Genelkurmay başkanının sözüne inanmayacaksak ,
Bu ülkenin Başbakanının gözümüzün içine baka baka meydanlarda verdiği söze inanmayacaksak ,


Kime inanacağız ?


Assubaya gelince ,kılı kırk yaran zihniyet, yorgunu yokuşa süren zihniyet değil midir bu ? ,
Çalışmalar devam ediyor derken, yeni mazeretler mi arıyorsunuz ? ,
"Size verirsek başkaları da ister " sözünüzün altında bu mu yatıyor ? ,


"Bütçeye fazla yük getirir " diyenler ,
Akademisyenlere , Yargı mensuplarına , Sağlık çalışanlarına,Emniyet mensuplarına ,Muhtarlara , Koruculara ,
Hele hele emekli olması için ilave para verdiklerinize gelince 
Büyük devletiz biz ...


Gerçekten öyle ,


Büyük devlet olmasak ,
Vatanını savunmak yerine, kolay yolu seçip ülkesini terk eden Suriyelilere
Tek başına   25  milyar dolar harcamanızla övünür müsünüz ?

suriyeli mültecilerin kampları ile ilgili görsel sonucu


 

Meydanlarda bunu sık sık dile getirir misiniz ? 

,
Suriyelilere verdiğiniz sözü yerine getirirken ,


Assubaylara verdiğiniz sözü neden unutursunuz ? ,


 


Şunu bir kez daha anladım ki ,


Bu ülke için gözünü kırpmadan canını veren, 8 saat mesai sistemini hiç yaşamayan , bir emirle gözünü kırpmadan ölüme giden , 15 Temmuz gecesi ülkeyi olası bir iç savaştan kurtaran Assubayların, Suriyeli mülteciler kadar değeri yokmuş . 


Assubayların taleplerinin, Suriyelilere harcadığınız paranın kaçta kaçı olduğunu varın siz hesap edin Sayın Başbakan...




genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN... Zorlu görev yıllarımızda evlatlarımızı doyasıya sevemeden, birçok kez sadece uyurken saçlarını okşayan,ama hayatını onlara feda edip çok mükemmel evlatlar yetiştiren başta Assubay Babalar ve yüreğinde baba sevgisi, şefkati olanların bu mutlu gününü kutlar; sağlık, başarı ve mutluluk dolu nice yıllar dileriz. Hayattan göçenlerimiz...
Pazar, 19 Haziran 2022
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZIN 103. YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN. 19 MAYIS, EMPERYALİST İŞGALE KARŞI MİLLİ DURUŞUMUZDUR! 19 Mayıs 1919; Anadolu'nun emperyalistlerce ișgaline baș kaldırarak dur diyen Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Samsun'a ayak basması ile başlayan, Erzurum ve Sivas kongreleriyle kararlaştırılan, 11 Ekim 1922 Mudanya Müt...
Perşembe, 19 Mayıs 2022
E. ASSUBAYLAR GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNET
TÜM ANNELERİMİZİN VE YÜREĞİNDE ANNE SEVGİSİ OLAN KADINLARIMIZIN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN. "Ana başta taç imiş, her derde ilaç imiş,bir evlat pir olsa da Ana'ya muhtaç imiş." Analar bizi dünyaya getiren, evlatlarımızı bize bağışlayan yüce insanlar, onlara minnettarız. Anneler gününde emekleri ve aziz hatıraları önünde saygı ile eğilirken annel...
Pazar, 08 Mayıs 2022
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ