Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

Ortalama 25 yıl görev yaparsın en zor şartlarda, 

Bu süre içinde ;

5 - 6 tayin görürsün , kaplumbağa misali evin her daim sırtındadır ,

Sekiz saat mesaiyi hiç tanımazsın , acaba nasıl bir şey  saat 5 de evine gitmek ? ,

Ayda 3 - 4 nöbet tutarsın 24  saat , toplamda eder 3 yıl ,

Gece tatbikatları - gece uçuşları - gece vardiyaları  2  yıl ,

Operasyon - görev - fazla mesai - gece eğitimi  neredeyse toplam hizmetinin yarısı kadar; 10 yıl ,

Çeşitli Kurslar görürsün eğitim seviyesini - bilgi becerini yükseltmek için ,

3 - 5 - 7 seviyesi ,

Yarı ehil - Ehil - Tam ehil  durumu , 4- 5 yıl ,

Gördüğün kursların toplamı , Lisans mezunundan fazladır aslında ,

Ama, yinede esirgenir senden lisans eğitimi,

Çünkü dertleri başkadır; istemezler eğitimli Assubayı,

Aklı Kıt , Oksijen yoksunu beyinler  Assubayla kıyaslar her daim kendini , Assubayın ne iş yaptığını bilmeden,

Sanırsın'ki,  Assubay  kendisinin Kuması ,

"Gel 24  saat işimi yap" desen,  kaçacak delik ararlar ,

Bu iş ; Çarşafa sarılıp, "kefenimizle geldik" demeye benzemez ,

Dizilerdeki  çok parlatılmış kahramanlara ! ise hiç benzemez ,

Assubayın hayatı zaten  sörvayvır ,

Bu meslek yaşam biçimidir, Ailemizle- çocuklarımızla aynı havayı yaşarız,

Sizin bir tarafınızda sinekler uçuşurken, biz görev başındayızdır ,

Hayat ;

Sabah Müge Anlı'yı - İnci Ertuğrul'u ,  Öğleden sonra  Düzmece  evlendirme proğramlarını izlemeden ibaret değil ,

61 Yıldır adaletin sağlanmadığı kurumdan bahsediyorum , bir ömürdür kanayan yaradan ,

Nalıncı keseri gibi sadece kendilerine yontanlardan,


ÖRNEK'Mİ ?

1950 den günümüze ,


A.Nafiz Gürman ,  M.Nuri Yamut ,  A.Nurettin Baransel , İ.Hakkı Tunaboylu , İ.Feyzi Mengüç , M.Rüştü Erdelhun , Ragıp Gümüşpala  ,  Cevdet Sunay ,  A.Cemal Tural ,  Memduh Tağmaç , Ö.Faruk Gürler ,  Semih Sancar ,  A.Kenan Evren ,  Nurettin Ersin , M.Necdet Üruğ ,  Necip Torumtay ,  Doğan Güreş , İ.Hakkı Karadayı , Hüseyin Kıvrıkoğlu ,  Hilmi Özkök ,  Yaşar Büyükanıt , İlker Başbuğ , Işık Koşaner , Necdet Özel ,  Hulisi Akar ,


Daha geriye gitmeye gerek yok,

Yukarıdaki isimler  1950 den günümüze eski gen.kur.bşk'ları,  daha önceside var ,

İçlerinde 15 yaşında Harp okulundan mezun olan dahi var, (A.Nurettin Baransel - 1897 yılında doğmuş, 1912 yılında harp okulundan mezun olmuş !!! )


VE , YAKIN TARİHİMİZ ;

"Benim teğmenim, Assubaydan fazla maaş alamaz" diyen Kenan Everen 20 yaşında mezun olmuş Harp okulundan ,

"Hainleri general yapmışız, Kahramanları Assubay" diyen İlker Başbuğ, 19 yaşında mezun olmuş Harp okulundan ,

İ.Hakkı Karadayı,  19  yaşında mezun olmuş ,

Hüseyin Kıvrıkoğlu 20 yaşında mezun olmuş  aynı okuldan ,

"Kasaptaki ete soğan doğramam" diyen Hilmi Özkök  19 yaşında mezun olmuş Harp okulundan ,

"Vicdanım yanıyor,milletten özür dilerim" diyen  Necdet Özel  19 yaşında  mezun olmuş Harp okulundan ,

"Bu sorunu halledeceğim" diyen Hulisi Akar, 20 yaşında mezun olmuş Harp okulundan ,


İşte rakamlar,

Kaç yıl okumuşlar peki harp okullarında ?


Hepsinin ortak noktası ;

Bir gecede 4 yıllık Harp okulu mezunu sayılmışlar ,

Tamamı 6 çeşit tazminatla ödüllendirilmişler , Eğitim seviyesine bakılmaksızın ,

Varislerine dahi Kılıç vermek için yasa çıkarttırmışlar sessizce ,


İşte bunun için Assubayın Lisans eğitimini istemiyorlar ,

Oysa Muvazzaf bir Assubayın  gördüğü kurslar dahi çoğunun eğitiminden fazladır ,

 

Ağalar , Beyler , Paşalar ! 


Türk-İş'in Nisan 2017 araştırması;

 DÖRT KİŞİLİK AİLENİN AÇLIK SINIRI 1.518 TL,   YOKSULLUK SINIRI  4.945 TL   

 

Bu rakamlar bir şey anlatıyor'mu sizlere ?


Anlatmıyorsa , bir daha söyleyeyim;


Yediğiniz her lokmada Assubayın hakkı var bilesiniz ,


Ve biz,  sizlere asla hakkımızı helal etmiyoruz ...

SONRA  CAN VEREMEMEKTE VAR...


  

Sn. CUMHURBAŞKANI DÜNYA PİLOTLAR GÜNÜNDE PİLOTLARI KABUL ETMİŞ...

Şık bir restoran , leziz yemekler , kusursuz bir servis , altın çatal kaşık takımları , en kalite porselen tabaklar,  üstüne çok güzel bir tatlı , Üstüne kahve - çay  istenilen kıvamda,  Afiyet olsun .

her şey günlük güneşlik ,

Ya işin mutfağı ?

Kaç kişi kan ter içinde koşuşturur sizin yemeğiniz için ?

Ara sıcakcısı , mezecisi , ana yemekcisi  kaç kişi ? Şefi, yardımcısı, onlarında yardımcıları, yamakları,

Kimler pişirir o leziz yemekleri ,  kimler yemeniz için hazır hale getirir ? ,

Kimler masanıza servis yapar büyük bir itina ile ?

Hele hele kimler toplar ortalığı siz kalkıp gittikten sonra ?

Ertesi güne,

Yeni gelecek müşteriler için kimler sil baştan hazırlık yapar , gecesini gündüzüne katarak ?

Kimler sabahlar o mutfakta canını dişine takarak ?

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, yazı


                      *****     *****     *****     *****     *****     *****     *****     *****

Teşbihte hata olmaz , Bu benzetmeyi  Hava Kuvvetlerine uyarlayalım şimdi ,

Tarihte kaç örneği vardır, Uçtuğu uçağın bakım - arızasını - ikmalini yapan pilot ?

Bu nasıl bir zihniyettir, işin % 50 sini yok saymak ?

Siz; Sayın Cumhurbaşkanı ,

Bir pilotun Sadece bir saatlik uçuşu için hava kuvvetlerinde kaç ihtisastan kaç  uçak bakım Assubayı kaç saat mesai harcar bilirmisiniz ?

Havada süzülen uçakların Bakım - arıza hangarlarında parçalara ayrılmış halini hiç gördünüzmü ?

Gece uçuş tasarısını tamamlamak için,  formuna  " istisnai " yazıp , 3 - 4 sorti uçtuktan sonra son uçuş bitince yazdıkları onca kalem arızayı kimler, sabahlara kadar çalışarak  uçağı faal  hale getirir bilirmisiniz ?

Üstüne üstlük , personel yeterli değil diyerek, vardiya istirahati'de kullanmadan ertesi gün göreve kimler devam eder, bilirmisiniz ?
Lastik değişiminden , yakıt ikmaline , mühimmat yüklemesinden , bakım arızasına kimlerin emeği, teri var bilirmisiniz ?

Tertemiz uçuş tulumlarını giyenleri gördüğünüz kadar,

Yağlı - paslı - kirli tulumları giyenleri görün, 

Ellerinin yağını - kirini  çıkartmak için Arap sabunu-talaş karışımı ile yıkayanları  görün ,

Hava kuvvetlerinin mutfağına gidin bir kerede , 

O uçaklar nasıl  faal hale getiriliyor, bakım / arızaları  kimler tarafından nasıl , ne şartlarda yapılıyor , bir görün ,

Beni temsil ettiğini söyleyenler "Dut yemiş bülbül" gibi 65 yıldır sustuktan sonra ,

Ha bugün-Ha yarın  diye kaç nesli toprağa koyduktan sonra ,

"Sizin yaptığınız görev asla para ile ölçülemez" diyen  Tahsin Şahinkaya'nın  sözünün üstünden 38 yıl geçtikten sonra ,

"Aileyiz"  masalı artık hükümsüzdür ,


Pardon  Sayın Cumhurbaşkanı,

Bütün bunları size niye söylüyorum'ki,

Bu gerçeği bilmesi gerekenler bilmedikten sonra, 

Sizin kabul ettikleriniz  Elmanın bir yarısı ,  Ya diğer yarısı neredeler ?
Siz; Çok Yıldızlılar,

 BİR HAVA KUVVETİNİN TEMELİ, BİR UÇAK VE ONUN MAKİNİSTİDİR .

Buda gerçeğin ta kendisidir ,

Fotoğraftaki arı gibi çalışanları görüyormusunuz ?

Hepsinin emeğinin toplamı sizin Havada  sadece bir saat kalabilmeniz için ,  Sağ salim yere geri inebilmeniz için ,
Paçalarından süzülen  Yağ - Ter  karışımı , Sadece Ailenize sağlıkla kavuşabilmeniz için ,

Bu emekleri görmek istemeyen , yok sayan zihniyete Lanet olsun ! 

SİZ; 

"Bir hava kuvvetinin temeli, bir uçak ve onun pilotudur" diye İstediğiniz kadar değiştirin ,

Sadece Hangar duvarlarında değiştirirsiniz o yazıyı ,

GERÇEKLERİ'DE  DEĞİŞTİREBİLECEKMİSİNİZ ?

Görüntünün olası içeriği: açık hava

UÇAK BAKIM ASSUBAYININ OLMADIĞI YERDE  



Milli Savunma Bakanı Sn. Fikri IŞIK Balıkesir'de ŞEHİT Astsubay AİLESİ'ni ziyareti sırasındaŞEHİT Ailesinin

9-2 ve TAZMİNATLAR sorusuna, 

" Biz Okey Diyoruz, 
Maliye Bakanlığına gönderdik, 
Orda ufak bir Tıkanıklık var, 
Tıkanıklığı Aşmaya çalışıyoruz, 
En kısa zamanda çözüp bizzat sizi arayarak MÜJDEYİ bizzat ben vereceğim size "  (Basın)

milli savunma bütçesi 2017 ile ilgili görsel sonucu

Maliye Bakanı Sayın Naci AĞBAL;  
"Yapılan görevin çok önemli olduğunu intibakların yapıldığı gibi tazminatların ve Başlangıç dereceleri
konusunda mutlaka çalışma yapacaklarını " bildirdi; 
Tüm meslekdaşlarımıza sevgi ve saygılarını iletti  (Pes24.com. 14.4.2017)

İki haber arasında  kırk gün var , Tam  kırk gün ,

Bizleri ilgilendiren iki bakanın kırk gün ara ile yaptıkları konuşma işte bu ,

Hani şu  Tavuk diye bize yedirilen kanatlı canlıların yumurtadan çıkması ile sofralarımıza gelmesi  
arasındaki zaman dilimi ,
Kırk gün ,
Savunma bakanı diyor'ki  Hemde şehidin ailesinin gözünün içine baka baka,

"Biz, kendi adımıza üzerimize düşeni yaptık, çalışmalarımızı bitirdik, teklifimizi hazırlayıp Maliye bakanlığına gönderdik , sonucunu bekliyoruz " ,

O halde   Maliye bakanı ne demek istiyor ,

Aslında Assubaylar hakkında  Savunma bakanlığından bize gelen bir teklif yok,  

Ama tazminatlar ve başlangıç dereceleri hakkında bir çalışmayı Mutlaka yapacaklarmış.

Ne zaman ?  En kısa sürede , Ucu açık . Bu gün, yarın, seneye, on sene sonra,

Neticede çalışma yapılacak, umudunuzu yitirmeyin diyor  bay  bakan,

Yıl ; 1951  Assubay yasası çıkmış ,  Yıl  2017 Çalışmalar devam ediyor , tam  66  yıl ,

Bu zaman içinde kimler bir gecede dört yıllık mezun sayılmış ,  Kimler 18-19 yaşında Asteğmen nasbedilmiş , kimlere yedi çeşit tazminat HAK görülmüş , Kimlerin ölüsüne dahi kılıç vermek için yasa çıkartılmış , 
Kimler içeri girince maaş katsayısı 1/3  den 2/3 e çıkartılmış  ? hepsi malum ,
İki bakan arasındaki  sözler çelişki değilde nedir ?

Madem Savunma bakanlığından bir çalışma , maliye bakanlığına gönderildi ise , Bakan neden, 

" Savunma bakanlığından bir teklif geldi, bu konudaki sıkıntıları aşmaya çalışıyoruz"  deyip savunma bakanını doğrular bir ifade kullanmıyor'da  ,  Sanki yeni duymuş gibi   Tazminatlar ve Başlangıç dereceleri konusunda da en kısa sürede mutlaka çalışma yapacaklarını "  söylüyor.

Savunma bakanının sözlerini , Maliye bakanının sözlerini alt alta koyup  bir kere daha düşünürsek ,

Açıkça demek istiyor'ki ;

"Biz siyasiler , Assubay yasası çıktığından  beri sizleri oyalıyoruz , Bu zaman diliminin  sadece 15 yıllık bölümünün  vebali bize aittir, bizim işimiz sizleri oyalamaktır,  

Sizin haklı taleplerinizin yerine getirilmesi için bu talebin  7 çeşit tazminat alanlar tarafından teklif edilmesi ve takibi gerekir, aksi halde hiç bir şey yapamayız  -  YAPMAYIZ " ...

Ucu açık cümleler , "en kısa sürede, Ne zaman ?

Hanginize , niçin inanalım ? Zerre kadar güven vermiyorsunuz bize , 

Ne bakanlarınız , Ne Başbakanınız , nede "bu işi halledeceğim" diyen zat ,

Hanginiz sözünde durdu ?  size niye inanalım ?

Bizlere sevgi ve selamlarını ileten bay bakan ,

Allahın selamı dahi olsa, sizden gelen selamı almak İnanıyoruz'ki doğru değildir,

Sevginizde  , Selamınız'da sizin olsun ...


YOK HÜKMÜNDE'MİYİZ ?


Bir gizli el'mi var ?

Gizli bir güç'mü var ?

Ayaklarımızda görünmez bir pranga ,

Ellerimizde kelepçe ,

Ağzımız bantlı ,

Görünmez bir ateş çemberinin  içindemiyiz  ,

Biz haykırdıkça, üstümüze ölü toprağı'mı serpiliyor yoksa her iki kanattan ?

Siyasisi ayrı , Askeri ayrı ,

Neden derdimizi anlatamıyoruz ?

Neden anlamak istemiyor birileri ?

Hani benim temsilcimdin ? ,

Hani bütündük ?

Hani aileydik ? ,

Çıkarttığınız yasalarda ; "Üst, Astının hukukunu kollar" yazıyordu ,

Hani, "Komşusu açken,tok yatan bizden değildir" düsturundan geliyorduk ?

Bumu sizin Peygamber ocağı  anlayışınız ?

Neden çıkıp bir açıklama yapma cesaretiniz yok ?

Ne oldu verdiğiniz sözlere ,

Çıkıp yine deyin ,

"Biz istedik, hükümet vermedi" diye ,

Alıştık nasıl olsa masallara ,

Bu kadar çığlığı, bu kadar sesi nasıl duymazlar ? ,

Bıktırdınız, gerçekten bıktırdınız ,

Sayın Akar,

Sizin söz verdiğiniz gün doğan bebeler Çoktan koşmaya ,konuşmaya başladılar ,

Yokmu bir diyeceğiniz ?

Askerlikte söz namustur , Öyle öğretildi bize  tam 43 yıl önce ,

Ya siz, sayın Davutoğlu ,

Meydanlarda  söz verdiğiniz gün doğan bebeler 1,5 yaşına geldi ,

Ne oldu yüksek perdeden esip gürlemelerinize ,

Hani sizin sözünüz senetti ? ,

Noterden senet verecektiniz  neredeyse ,

Siz, eski savunma bakanı sayın Yılmaz ,

Rekor sizde,

Kars'tan mesajı almanızın  üzerinden tam  iki yıl geçmiş ,

O gün doğan bebeler  iki  yaşında , onlar dahi   derdini anlatır olmuş  ,

Eğitim bakanlığına yatay geçiş yapınca her şey unutulmuş'mu oluyor ?

Siz, şimdiki savunma bakanı sayın Işık ,

Sizin  söz verdiğiniz tarihte doğan bebenin kırkı çıktı Maşallah ,

Hala maliyedeki tıkanıklığı aşamadınız'mı ?


Ya , siz sayın Cumhurbaşkanı ,

Ben,  "Başkomutanım"  diyorsunuz'ya ,

Bende soruyorum,  Kimin ?

Eğer, tüm ülkenin Başkomutanı iseniz  ki  öyle olmalı ,

O zaman sorarım ,

Biz; Muvazzafı, emeklisi, aileleri ile bir milyonluk bir toplumuz ,

Gözünüzden kaçması mümkün değil ,

Hele duymamanız asla ,

O zaman geriye tek bir şey kalıyor ,

Görmek,Duymak istemiyorsunuz ,

Sayın Cumhur başkanı,

"Ezilenlerin,ötekileştirilenlerin, Zencilerin iktidarıyız"  dediğiniz günlerde doğan bebeler ,

Bu gün lise talebesi , Bunlardan biride benim torunum ,

"Ahiretinizi tehlikeye atmayın"  diyorsunuz'ya ,

Bu dünyada  açlıkla , yoksullukla terbiye ettiğinizi sandıklarınızın ,

Ahiret'ten ne korkuları olabilir'ki ?

Bu sesi duymayarak El birliği ile Cehennemi  bu dünyada zaten yaşatıyorsunuz ,

Hele hele,  

"Emeklilik dilekçelerinizi geri alın, bu sorununuz  hallolacak" diyen Tahsin Şahinkaya ,

Bilmem rahat yatıyormusun gittiğin yerde ,

Zira, çok Assubayın ahı ile gittin,  çok canlar yaktın, çok vebal aldın ,

Bu sözü verdiğinizde doğan bebeler kırk yaşına  merdiven dayadı Çok şükür ,
Sizlere daha ne söylemeli bilmiyorum,

Hep diyoruz'ya ,

Bu mesleği ya oldurun 

Ya, Kaldırın ,

Bilin'ki, bizden size helallik yok , hiç  birinize ,

Ne, bu güne kadar'ki  gelmiş geçmiş tüm hükümetlere ,

Nede, bu güne kadar Gn.Kur.Bşk'lığı yapan tüm şahıslara ,

61 Yıldır sesimizi duymadığınıza  göre ,

BELLİ'Kİ, GÖZÜNÜZDE  YOK  HÜKMÜNDEYİZ ...

YAZIKLAR OLSUN ...



Sayın Cumhurbaşkanı,

Bütün bunları neden yazdım ?

Madem ki, Baş komutansınız , 

Ya gereğini yapar yaraya neşter vurursunuz , ya da  Sizden öncekiler  gibi  kulak arkası edersiniz ,

Takdir sizin ,

Sayın Cumhurbaşkanı ,
 
"Ben,  Bu ülkenin Baş komutanıyım",   diyorsunuz ya ,

“Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa koyunu, Gelir de adl-i İlahi sorar Ömer’den onu”. Misali ,

Ve de;

Başbakanlığınız döneminde ettiğin söz;

"Bu ülkenin başbakanı olarak açıkça ifade ediyorum ki , Dicle'nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır".

Bu demektir ki;

79.814.871 Vatandaşımızın tamamının Cumhurbaşkanısınız , Tamamının Baş komutanısınız,

Öyle de olmalı ,

İstisnasız tamamının  sorunları , sizin sorununuzdur  değil mi ?

O halde, Peygamber ocağı bu kurumda Hz. Ömer  adaletini sağlamak da size düşer , 

Lakin,

Bu güne kadarki uygulamalarınızda - icraatlarınızda bunu  göremedik ,

Sadece Gerek Başbakanlığınız, Gerek Cumhurbaşkanlığınızı kapsayan 15 yıllık dönemden değil ,

65 Yıllık kanayan bir yaradan bahsediyorum,

2002 Seçimlerindeki söylemleriniz bir umut oldu açıkçası, Kendi kendimize sorduk; "Acaba gerçekten farklı olabilir mi ?"  diye ,

Meydanlarda öyle laflar ettiniz ki;

Çoğumuz inandık,güvendik , demek ki öyle de olmuş ki  Tek başına iktidarsınız 15 yıldır ,

Ancak ;

Şunu da çok net gördük ki, 

Siz de Bu güne kadar sadece görmek istediklerinizi görmüşsünüz, sadece duymak istediklerinizin sesini duymuşsunuz ,

Size sesini duyurmak, sorunlarını anlatmak isteyip Ulaşamayan bir camiadan bahsediyorum ,

Aileleri ile ülke nüfusunun 1/79'unu oluşturan ,

TSK'nın bel kemiği Assubaylar'dan bahsediyorum ,

Hani şu, Bir emirle ölüme giden , ama adı sanı hiç bilinmeyen, yok hükmündeki Assubaylardan,

Hani şu, Kocatepe'ye ara ara cenazesine gidip hak helal ettiğiniz Assubaylardan ,

Hani şu,  Ömer Halisdemirlerin meslektaşlarından ,

Bu güne kadar makamınızda kimleri kabul etmişsiniz, Halkın makamı dediğiniz yerde kimleri ağırlayıp, kimlerin dertlerini , sorunlarını çözmüşsünüz onu tek tek yazmayacağım,

Mültecilerin  ağırlandığı  saraya , 

Bu toplumun temsilcilerinin , İleri yaştaki büyüklerinin kabul görmemesi ne acı ,

Kendimizi, ülkemizde Mülteci kadar değerli hissettirmediniz ,

Bu vebal  sizin ,  Bilesiniz ,

Şunu biliyoruz ki;

Assubay toplumunun dışında neredeyse Makamınıza kabul edip, sorunlarına çare bulmadığınız  hiç bir toplum kalmasın ,

Sakın ola ki bize, "Sizin bağlı olduğunuz kurum gen.kur.bşk'lığı, onların taleplerinizi  iletmesi gerek"  demeyin ,

Öyle olmadığını biz de , siz de , Gen.kur. da çok iyi biliyor ,

Aksi halde , bu ve benzeri yazılara gerek kalmazdı  ,

Üzülerek ifade etmeliyim ki;

Gerek  2002  öncesi , gerekse 15 yıllık sizin döneminizde ne yazık ki değişen hiç bir şey yok ,

Assubayları görmezden gelmek, adeta Devlet politikası olmuş yıllardır ,

Gen.Kur.  Bu güne kadar kendileri için ne talep etmiş ise anında yasalaşmış ,

Bu durum, Ne 15 yıllık sizin döneminizde , ne de sizden önceki iktidarlar zamanında değişmiş,

Sizin döneminiz  dahil hiç bir Hükümet de sormamış, TSK; sadece subaylardan ibaret mi ?  diye ,

Size ulaşmamızın  birileri tarafından engellendiğinden Zerre kadar şüphemiz yok ,

Bu toplum, Gerek hükümetler tarafından, gerekse bizi temsil ettiğini söyleyen, bizim aile olduğumuzdan bahseden ,

Bir bütün olduğumuzdan bahsedenler tarafından çok ama çok uzun zamandır uyutuluyor  ,

Gerçekten dedikleri gibi aile olabilseydik;

Amiralin biri; "  Şu Assubayların da üç kuruş için gezmedikleri televizyon, gitmedikleri gazeteci kalmadı.  " Bu meslek para ile değil, sevgi ile yapılır”  sözünü sarf eder miydi ?

( Bu işi sevgi ile yaptığını söyleyen amiralin eminim aldığı tazminatların sayısını kendisi dahi bilmiyordur ) ,

Sadece insanca yaşam istedikleri için " Mao'nun"  askerlerine benzetir miydi ?

Kendilerini Genel müdür görüp, Assubayını "Çaycıya" benzetir miydi ?

Kendilerinin yedi çeşit tazminatı kotardıkları zamanda, Assubayın hiç almamasını hangi aile bağları ile açıklayabilirler ?

Ne yazık ki ; Buna 15 yıllık iktidarınız da dahildir ,

Bu güne kadar imzaladığınız kanunlara ve çıkan onca  KHK'lere bir bakın ,

İçlerinde biz Assubayların özlük hakları ile ilgili  bir madde var mı ?

Kadro  fazlası ( kendi deyimleri ile, mesleğinde temayüz etmemiş)  albaylara 60.000 tl' ye varan para verdiniz yasa ile, gitsinler diye,  bu nasıl adalet ,?

Bizi  en çok yaralayan da ;

"Ezilenlerin - ötekileştirilenlerin- fakir fukaranın- zencilerin iktidarıyız"  deyip de ,

Bu sözünüzü sadece Assubaylardan yana hayata geçirememiş olmanız ,

Bir tarafın Ülke şartlarına göre çok rahat yaşadığı kurumda ,

Assubayların  açlık sınırının az üstünde, yoksulluk sınırının ÇOK altında yaşadığından haberdar mısınız ?

Maksat;  Bizleri açlıkla - yoksullukla terbiye etmekse ,

Maksat ; Ne oldururum -  ne öldürürüm stratejisi ise ,

Biz , 61  yıldır dimdik ayaktayız ,

Bizi ayakta tutan " Önce vatan "  dediğimizdendir ,

Sanmayın ki  ayrıcalık talebimiz var ,

Ülkenin hiç bir kamu kurumunda olmayan adaletsizliğin olduğu bir Kurumdan bahsediyorum ,

İstediğimiz,  sadece Gasp edilen haklarımızdır , sadece adalet ,

İstediğimiz , İnsan haklarına yakışan bir iç hizmet - askeri ceza kanunudur ,

Bir şekilde mahkemeye düştüğümüzde, adilce yargılanacağımıza inanmamızdır ,

Bu yasa ile bu mümkün değildir ,

Zira ;  Hakim de - Savcı da - Sicil amiri de Aynı hamurdandır , Kadıyı kime şikayet edeyim misali ,

Kepçe ile verdiklerinizin yanında, kaşıkla dahi alamadığımız haklarımız ,

Biz; Devlete milyon dolarlara mâl olan pilotlar değiliz , ancak 

O, milyon dolarlık uçakların  bakım- arızasını yapıp uçmasını sağlayanlarız ,

Pilot + teknisyen Assubay ; Bir uçağın ayrılmaz iki parçasıdır,

Biri olmadan diğeri  bir hiçtir ,

Aynı durum, Deniz  -  Kara kuvvetleri için de geçerlidir ,

Hal böyle iken,

Neden birine olağanüstü ayrıcalıklar tanınırken, diğeri yok sayılır ?

Sayın Cumhurbaşkanı ,

15 Yıllık icraatınız döneminde kimlerle ilgili hangi iyileştirmeler yapmışsınız bir hatırlayınız ,

Yargı mensupları , Akademisyenler , Sağlık çalışanları , Emniyet mensupları , Muhtarlar , Köy korucuları  ,
 
                         
Daha sonra,  Ocak 2017'de Hakim- savcılara 2.700 tl bir zam daha yaptınız ,

Arkasından İç işleri bakanı müjdeyi veriyor; "Koruculara ek tazminat verilecek"  diye ,

Sonra bir yasa çıkarttınız; Çalışan annelerin çocukları için Bakıcılara  1.600 tl verdiniz ,

Sonra bir yasa daha çıkarttınız, Torun bakan baba anne, anne annelere 400 tl verdiniz ,

Daha sonra evde hastasına bakım parası verdiniz  960 tl  ,

Kendi iş yerini kurmak isteyene 50.000 tl  hibe verdiniz   karşılıksız ,

İşe yeni giren üniversite mezununun maaşının yarısını bir yıl boyunca siz verdiniz ,

Son müjdeyi bizzat kendiniz verdiniz,

Muhtarların  613 tl. tutan  SGK  primlerine devletin ödeyecek dediniz,

Korucuların sigortalı yapılacağını söylediniz ,

Sonra,  bir güzellik de  Güzellik uzmanlarına yaptınız canlı yayında,  onlarla ilgili KHK'yi imzalayarak,

Bilmem farkında mısınız , 

Bir talimatla ,O kadar çok meslek gurubunun  sorunlarını çözüme kavuşturmuşsunuz ,

İçlerinde sadece biz Assubaylar yok ,  NEDEN ?
 
Bizim mesleğimiz aynı zamanda yaşam biçimimiz  olduğu için mi ?

Sırtımızdan Parkayı , ayağımızdan Postalı günlerce çıkartamadığımız için mi ?

Günlerce evimizin yolunu unuttuğumuz için mi ?

Çocuklarımızın büyümesini dahi göremediğimiz için mi ?

Hiç bir çocuğumuz  aynı İlde okulunu bitiremediği için mi ?

Kahpe bir kurşunla , Kahpe bir mayınla Can verdiğimiz için mi ?

Şah Fırat'ta şehit düşünce cebinden sadece  5 lira 85 Kuruş çıktığı için mi ?

Şehitlerin kamyon kasasında taşındığı dönemde;

Devletin helikopteri ile pikniğe gidenlerin olduğu ülkede ,

Assubayın sadece 4 yumurta kırdırdığı için 6 ay hapis cezası aldığı için mi ?

15 Temmuz'un dönüm noktasında yine bir Assubay olduğu için mi ?

Niçin ? ,

Oysa makamınız herkese eşit mesafede değil mi ? 

Ülkede olan biten her şeyden haberdar olduğunuzu elbet biliyoruz ,
 
Bu sesi duymamanız mümkün değil , O halde geriye ne kalıyor ?

Sayın Cumhurbaşkanı ,

Hangi meslek gurubunun çalışma şartları  Assubayınkinden daha ağırdır ? 

Hangi meslek mensubu emirle ölüme gider ?

Hangi meslek gurubu, Emirle gece yarısı Afyon cephaneliğinde binlerce derecede ölüme gider ?

Hangi meslek gurubu, kendi kurumu olan  Oyak'taki gibi  adil temsil edilmez ,

Bilirmisiniz ki; Başbakanın övgü ile miting meydanlarında  

"Milletimizin, ailesinin  gözü aydın, Assubayımız kurtarıldı"  dedikten sonra  

O Assubay TSK. tarafından ordudan atıldı ?  İtibar  hazretlerinden ,  Haberiniz var mı ?

Ülke - TSK itibarı için bu kadar hassas davrananlar , aynı hassasiyeti 

Karargahın orta yerinde kafaya torba geçirilip, ters kelepçe vurulunca  göstermediler ,

15 Yıldır Başbakanlık , Cumhurbaşkanlığı yapıyorsunuz ,

Her yıl Gülhane , kara, deniz , hava harp okullarının mezuniyet törenine katıldınız ,

Hiç içinizden geçmedi mi, Bu ülkenin TSK'sında Assubaylar da var, onlar nerelerde okuyor, nasıl mezun oluyor ,

Bir kere de onların mezuniyet törenine katılayım,  demek .

Bilirmisiniz ki ; Onlar emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlarlar ?  Neden ?

Assubaya bu haksızlığı yapanlar , Kendilerinin eğitim seviyelerine bakmadan bir gecede  8/1'de eşitlendiler ,

Eski ikinci başkan, yeni Jandarma genel komutanı;

"Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır"  buyurmuşlardı  ,

Sorarım size;

Subayın  emekliliği de dahil yedi çeşit tazminat aldığı, 

Assubayın  hiç birini almadığı bir kurum   sizce nasıl "En eşitlikçi kurum" olabilir ?

Subayın maaşının % 85'i ile emekli olduğu , 

Assubayın maaşının %50'si ile emekli olduğu bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Bir tarafın  kaymak yediği, diğer tarafın sedece bedel ödediği bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?
 
Sakatlanınca; "hamallık yapamaz, çaycılık yapar" diye rapor verilen bir kurumun varlığından  haberdar mısınız ?

Böyle bir kurumda hangi moral - motivasyondan bahsedilebilir ?

15 Temmuz gecesi rüşdünü fazlası ile ispat eden Assubaylara  "çaycı" yakıştırması yapılan bir kurumda

Hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Başbakanın , savunma bakanının, gen.kur.bşk'nının  verdiği sözlerin yerine getirilmediği bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Sadece Ölüme gönderirken, göreve gönderirken  ve Şehit olduğunda adı hatırlanılan bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Takı tasarımının, Bitki korumanın,  kanatlı hayvan yetiştiriciliği , tarla bitkileri , Moda tasarımının 4 yıllık lisans eğitimi gerektiği bir ülkede , 

Assubaydan Dört yıllık lisans eğitiminin dahi engellendiği bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Daha düne kadar camilerimizin dahi  Hacı Bayram -  Kocatepe   diye ayrıldığı bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz  ? 

Sizin talimatınızla, Suriyeli mültecilerin dahi   8 üniversiteye sınavsız girip ücretsiz eğitim aldığı , ama bu eğitimin 
 
Assubaydan esirgendiği bir Türkiye'de hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Vergilerimizden toplanan paralardan Suriye'li mültecilere tek başımıza 25 milyar dolar harcarken , Kendi ülkenizin ordusunun ,

Bir emirle ölüme giden Assubaylarından  adaleti esirgemenizi ne ile izah edeceksiniz ?

Demek ki ;  Mesele bütçe meselesi değilmiş ,

Mesele ,  zihniyet  meselesi ,

Mesele ,  Assubayları yok sayma meselesi ,

Bu ;  Sizden önce de böyleydi , sizin zamanınızda da böyle ,

Ancak bilesiniz ki ,

Bunun  bir vebali var ,  Kul hakkı var ,  Helallik almak var ,


Baş komutan olarak siz talimat verdiniz, Jandarma özel harekatı ziyaretinizde ;

"Asker havyar dahi istese verilecek"  diye ,

Havyar dahi vereceğiniz askerlere bir örnek;

"Şah-fırat şehidi Assubayın cebinden çıkan 5.85 tl,  Bu ülkede yaşayan Muvazzaf - Emekli Assubay Toplumunun ta kendisidir ,

Bunun müsebbibi de, gerek sizden önceki gerekse sizin döneminizin iktidarlarıdır ,

VE;  

Kendilerinden başkalarını YOK sayan ,

Tabii ki; Geçmişten günümüze tüm Gen.kur.Bşk'larının  tamamıdır ,

İşte bunun için ,

Bize Havyar değil ,   önce adaleti sağlayın , 

Çıkarttığınız Disiplin yasası !  ile kaç Assubay canından vazgeçmiş ona bakın ,

Assubay intiharlarını araştırma önergesi  hükümetinizin vekilleri sayesinde ret  edilmiş , onu sorun ,

"Sözümüz senettir " diyen Başbakan, neden sözünü yerine getirmemiş ,  onu sorun ,

"Bu sorunu halledeceğim"  diyen  gen.kur.bşk'nı , neden halletmemiş,  onu sorun ,

Maliye bakanlığındaki sözüm ona tıkanıklığı aşamayan Savunma bakanına sorun ,

Mesajı alıp ta  gereğini yerine getirmeyen eski savunma bakanına sorun,  

Madem tüm vatandaşların Baş komutanısınız ,

Madem ; Dicle'nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile sizin  mesuliyetiniz  altındadır"  ki   öyle de olmalı ,

Kurduğunuz partinin adı Adalet ile başlıyor ise madem,

Anlamının gereğini yerine getirmek de  size düşer ,

TSK'da adaleti , aidiyet duygusun sağlayın ,

Buna en çok ihtiyaç duyulan dönemdeyiz üstelik ,

Sayın Cumhurbaşkanı ,

"Ahiretinizi tehlikeye atmayın"  diyorsunuz ya ,

Bu dünyada  açlıkla , yoksullukla terbiye ettiğinizi sandıklarınızın ,

Bu dünyada Adaleti göremeyenlerin ,  Kul hakkı yemeyenlerin ,

Sadece Muvazzaflık dönemi değil, Emekliliğinde de gün yüzü görmeyenlerin ,

Çocuğunu okutmak için namerde muhtaç edilenlerin ,

Bir emirle  gözünü kırpmadan ölüme gidenlerin , 

Cebinden beş lira çıkan şehitlerin ,

Daha açıkçası ,Çileyi bu dünyada çekenlerin ,

Ahiret'ten ne korkuları olabilir ki ?

Zencilerin iktidarıyız  demiştiniz ya  yıllar önce ,

Bir kere de  bu ülkenin  Zencilerini  davet edin Saraya, bakın ne anlatacaklar ,

Duyacaklarınızı yüreğiniz kaldırır mı bilmem ?

18. yüzyılda Gambia'dan  ABD'ye getirilen  98 köleden biri olan Kunta-Kinte'yi  bilirsiniz de ,

Peki , Günümüzün  Kunta-Kintelerini  bilir misiniz ,?

Emin olun  , Onları Görmek isterseniz görürsünüz ,

Biz Buradayız ...  

YA  SİZ ?..



Sayın Cumhurbaşkanı,

Bütün bunları neden yazdım ?

Madem ki, Baş komutansınız , 

Ya gereğini yapar yaraya neşter vurursunuz , ya da  Sizden öncekiler  gibi  kulak arkası edersiniz ,

Takdir sizin ,

Sayın Cumhurbaşkanı ,
 
"Ben,  Bu ülkenin Baş komutanıyım",   diyorsunuz ya ,

“Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa koyunu, Gelir de adl-i İlahi sorar Ömer’den onu”. Misali ,

Ve de;

Başbakanlığınız döneminde ettiğin söz;

"Bu ülkenin başbakanı olarak açıkça ifade ediyorum ki , Dicle'nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır".

Bu demektir ki;

79.814.871 Vatandaşımızın tamamının Cumhurbaşkanısınız , Tamamının Baş komutanısınız,

Öyle de olmalı ,

İstisnasız tamamının  sorunları , sizin sorununuzdur  değil mi ?

O halde, Peygamber ocağı bu kurumda Hz. Ömer  adaletini sağlamak da size düşer , 

Lakin,

Bu güne kadarki uygulamalarınızda - icraatlarınızda bunu  göremedik ,

Sadece Gerek Başbakanlığınız, Gerek Cumhurbaşkanlığınızı kapsayan 15 yıllık dönemden değil ,

65 Yıllık kanayan bir yaradan bahsediyorum,

2002 Seçimlerindeki söylemleriniz bir umut oldu açıkçası, Kendi kendimize sorduk; "Acaba gerçekten farklı olabilir mi ?"  diye ,

Meydanlarda öyle laflar ettiniz ki;

Çoğumuz inandık,güvendik , demek ki öyle de olmuş ki  Tek başına iktidarsınız 15 yıldır ,

Ancak ;

Şunu da çok net gördük ki, 

Siz de Bu güne kadar sadece görmek istediklerinizi görmüşsünüz, sadece duymak istediklerinizin sesini duymuşsunuz ,

Size sesini duyurmak, sorunlarını anlatmak isteyip Ulaşamayan bir camiadan bahsediyorum ,

Aileleri ile ülke nüfusunun 1/79'unu oluşturan ,

TSK'nın bel kemiği Assubaylar'dan bahsediyorum ,

Hani şu, Bir emirle ölüme giden , ama adı sanı hiç bilinmeyen, yok hükmündeki Assubaylardan,

Hani şu, Kocatepe'ye ara ara cenazesine gidip hak helal ettiğiniz Assubaylardan ,

Hani şu,  Ömer Halisdemirlerin meslektaşlarından ,

Bu güne kadar makamınızda kimleri kabul etmişsiniz, Halkın makamı dediğiniz yerde kimleri ağırlayıp, kimlerin dertlerini , sorunlarını çözmüşsünüz onu tek tek yazmayacağım,

Mültecilerin  ağırlandığı  saraya , 

Bu toplumun temsilcilerinin , İleri yaştaki büyüklerinin kabul görmemesi ne acı ,

Kendimizi, ülkemizde Mülteci kadar değerli hissettirmediniz ,

Bu vebal  sizin ,  Bilesiniz ,

Şunu biliyoruz ki;

Assubay toplumunun dışında neredeyse Makamınıza kabul edip, sorunlarına çare bulmadığınız  hiç bir toplum kalmasın ,

Sakın ola ki bize, "Sizin bağlı olduğunuz kurum gen.kur.bşk'lığı, onların taleplerinizi  iletmesi gerek"  demeyin ,

Öyle olmadığını biz de , siz de , Gen.kur. da çok iyi biliyor ,

Aksi halde , bu ve benzeri yazılara gerek kalmazdı  ,

Üzülerek ifade etmeliyim ki;

Gerek  2002  öncesi , gerekse 15 yıllık sizin döneminizde ne yazık ki değişen hiç bir şey yok ,

Assubayları görmezden gelmek, adeta Devlet politikası olmuş yıllardır ,

Gen.Kur.  Bu güne kadar kendileri için ne talep etmiş ise anında yasalaşmış ,

Bu durum, Ne 15 yıllık sizin döneminizde , ne de sizden önceki iktidarlar zamanında değişmiş,

Sizin döneminiz  dahil hiç bir Hükümet de sormamış, TSK; sadece subaylardan ibaret mi ?  diye ,

Size ulaşmamızın  birileri tarafından engellendiğinden Zerre kadar şüphemiz yok ,

Bu toplum, Gerek hükümetler tarafından, gerekse bizi temsil ettiğini söyleyen, bizim aile olduğumuzdan bahseden ,

Bir bütün olduğumuzdan bahsedenler tarafından çok ama çok uzun zamandır uyutuluyor  ,

Gerçekten dedikleri gibi aile olabilseydik;

Amiralin biri; "  Şu Assubayların da üç kuruş için gezmedikleri televizyon, gitmedikleri gazeteci kalmadı.  " Bu meslek para ile değil, sevgi ile yapılır”  sözünü sarf eder miydi ?

( Bu işi sevgi ile yaptığını söyleyen amiralin eminim aldığı tazminatların sayısını kendisi dahi bilmiyordur ) ,

Sadece insanca yaşam istedikleri için " Mao'nun"  askerlerine benzetir miydi ?

Kendilerini Genel müdür görüp, Assubayını "Çaycıya" benzetir miydi ?

Kendilerinin yedi çeşit tazminatı kotardıkları zamanda, Assubayın hiç almamasını hangi aile bağları ile açıklayabilirler ?

Ne yazık ki ; Buna 15 yıllık iktidarınız da dahildir ,

Bu güne kadar imzaladığınız kanunlara ve çıkan onca  KHK'lere bir bakın ,

İçlerinde biz Assubayların özlük hakları ile ilgili  bir madde var mı ?

Kadro  fazlası ( kendi deyimleri ile, mesleğinde temayüz etmemiş)  albaylara 60.000 tl' ye varan para verdiniz yasa ile, gitsinler diye,  bu nasıl adalet ,?

Bizi  en çok yaralayan da ;

"Ezilenlerin - ötekileştirilenlerin- fakir fukaranın- zencilerin iktidarıyız"  deyip de ,

Bu sözünüzü sadece Assubaylardan yana hayata geçirememiş olmanız ,

Bir tarafın Ülke şartlarına göre çok rahat yaşadığı kurumda ,

Assubayların  açlık sınırının az üstünde, yoksulluk sınırının ÇOK altında yaşadığından haberdar mısınız ?

Maksat;  Bizleri açlıkla - yoksullukla terbiye etmekse ,

Maksat ; Ne oldururum -  ne öldürürüm stratejisi ise ,

Biz , 61  yıldır dimdik ayaktayız ,

Bizi ayakta tutan " Önce vatan "  dediğimizdendir ,

Sanmayın ki  ayrıcalık talebimiz var ,

Ülkenin hiç bir kamu kurumunda olmayan adaletsizliğin olduğu bir Kurumdan bahsediyorum ,

İstediğimiz,  sadece Gasp edilen haklarımızdır , sadece adalet ,

İstediğimiz , İnsan haklarına yakışan bir iç hizmet - askeri ceza kanunudur ,

Bir şekilde mahkemeye düştüğümüzde, adilce yargılanacağımıza inanmamızdır ,

Bu yasa ile bu mümkün değildir ,

Zira ;  Hakim de - Savcı da - Sicil amiri de Aynı hamurdandır , Kadıyı kime şikayet edeyim misali ,

Kepçe ile verdiklerinizin yanında, kaşıkla dahi alamadığımız haklarımız ,

Biz; Devlete milyon dolarlara mâl olan pilotlar değiliz , ancak 

O, milyon dolarlık uçakların  bakım- arızasını yapıp uçmasını sağlayanlarız ,

Pilot + teknisyen Assubay ; Bir uçağın ayrılmaz iki parçasıdır,

Biri olmadan diğeri  bir hiçtir ,

Aynı durum, Deniz  -  Kara kuvvetleri için de geçerlidir ,

Hal böyle iken,

Neden birine olağanüstü ayrıcalıklar tanınırken, diğeri yok sayılır ?

Sayın Cumhurbaşkanı ,

15 Yıllık icraatınız döneminde kimlerle ilgili hangi iyileştirmeler yapmışsınız bir hatırlayınız ,

Yargı mensupları , Akademisyenler , Sağlık çalışanları , Emniyet mensupları , Muhtarlar , Köy korucuları  ,
 
                         
Daha sonra,  Ocak 2017'de Hakim- savcılara 2.700 tl bir zam daha yaptınız ,

Arkasından İç işleri bakanı müjdeyi veriyor; "Koruculara ek tazminat verilecek"  diye ,

Sonra bir yasa çıkarttınız; Çalışan annelerin çocukları için Bakıcılara  1.600 tl verdiniz ,

Sonra bir yasa daha çıkarttınız, Torun bakan baba anne, anne annelere 400 tl verdiniz ,

Daha sonra evde hastasına bakım parası verdiniz  960 tl  ,

Kendi iş yerini kurmak isteyene 50.000 tl  hibe verdiniz   karşılıksız ,

İşe yeni giren üniversite mezununun maaşının yarısını bir yıl boyunca siz verdiniz ,

Son müjdeyi bizzat kendiniz verdiniz,

Muhtarların  613 tl. tutan  SGK  primlerine devletin ödeyecek dediniz,

Korucuların sigortalı yapılacağını söylediniz ,

Sonra,  bir güzellik de  Güzellik uzmanlarına yaptınız canlı yayında,  onlarla ilgili KHK'yi imzalayarak,

Bilmem farkında mısınız , 

Bir talimatla ,O kadar çok meslek gurubunun  sorunlarını çözüme kavuşturmuşsunuz ,

İçlerinde sadece biz Assubaylar yok ,  NEDEN ?
 
Bizim mesleğimiz aynı zamanda yaşam biçimimiz  olduğu için mi ?

Sırtımızdan Parkayı , ayağımızdan Postalı günlerce çıkartamadığımız için mi ?

Günlerce evimizin yolunu unuttuğumuz için mi ?

Çocuklarımızın büyümesini dahi göremediğimiz için mi ?

Hiç bir çocuğumuz  aynı İlde okulunu bitiremediği için mi ?

Kahpe bir kurşunla , Kahpe bir mayınla Can verdiğimiz için mi ?

Şah Fırat'ta şehit düşünce cebinden sadece  5 lira 85 Kuruş çıktığı için mi ?

Şehitlerin kamyon kasasında taşındığı dönemde;

Devletin helikopteri ile pikniğe gidenlerin olduğu ülkede ,

Assubayın sadece 4 yumurta kırdırdığı için 6 ay hapis cezası aldığı için mi ?

15 Temmuz'un dönüm noktasında yine bir Assubay olduğu için mi ?

Niçin ? ,

Oysa makamınız herkese eşit mesafede değil mi ? 

Ülkede olan biten her şeyden haberdar olduğunuzu elbet biliyoruz ,
 
Bu sesi duymamanız mümkün değil , O halde geriye ne kalıyor ?

Sayın Cumhurbaşkanı ,

Hangi meslek gurubunun çalışma şartları  Assubayınkinden daha ağırdır ? 

Hangi meslek mensubu emirle ölüme gider ?

Hangi meslek gurubu, Emirle gece yarısı Afyon cephaneliğinde binlerce derecede ölüme gider ?

Hangi meslek gurubu, kendi kurumu olan  Oyak'taki gibi  adil temsil edilmez ,

Bilirmisiniz ki; Başbakanın övgü ile miting meydanlarında  

"Milletimizin, ailesinin  gözü aydın, Assubayımız kurtarıldı"  dedikten sonra  

O Assubay TSK. tarafından ordudan atıldı ?  İtibar  hazretlerinden ,  Haberiniz var mı ?

Ülke - TSK itibarı için bu kadar hassas davrananlar , aynı hassasiyeti 

Karargahın orta yerinde kafaya torba geçirilip, ters kelepçe vurulunca  göstermediler ,

15 Yıldır Başbakanlık , Cumhurbaşkanlığı yapıyorsunuz ,

Her yıl Gülhane , kara, deniz , hava harp okullarının mezuniyet törenine katıldınız ,

Hiç içinizden geçmedi mi, Bu ülkenin TSK'sında Assubaylar da var, onlar nerelerde okuyor, nasıl mezun oluyor ,

Bir kere de onların mezuniyet törenine katılayım,  demek .

Bilirmisiniz ki ; Onlar emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlarlar ?  Neden ?

Assubaya bu haksızlığı yapanlar , Kendilerinin eğitim seviyelerine bakmadan bir gecede  8/1'de eşitlendiler ,

Eski ikinci başkan, yeni Jandarma genel komutanı;

"Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır"  buyurmuşlardı  ,

Sorarım size;

Subayın  emekliliği de dahil yedi çeşit tazminat aldığı, 

Assubayın  hiç birini almadığı bir kurum   sizce nasıl "En eşitlikçi kurum" olabilir ?

Subayın maaşının % 85'i ile emekli olduğu , 

Assubayın maaşının %50'si ile emekli olduğu bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Bir tarafın  kaymak yediği, diğer tarafın sedece bedel ödediği bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?
 
Sakatlanınca; "hamallık yapamaz, çaycılık yapar" diye rapor verilen bir kurumun varlığından  haberdar mısınız ?

Böyle bir kurumda hangi moral - motivasyondan bahsedilebilir ?

15 Temmuz gecesi rüşdünü fazlası ile ispat eden Assubaylara  "çaycı" yakıştırması yapılan bir kurumda

Hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Başbakanın , savunma bakanının, gen.kur.bşk'nının  verdiği sözlerin yerine getirilmediği bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Sadece Ölüme gönderirken, göreve gönderirken  ve Şehit olduğunda adı hatırlanılan bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Takı tasarımının, Bitki korumanın,  kanatlı hayvan yetiştiriciliği , tarla bitkileri , Moda tasarımının 4 yıllık lisans eğitimi gerektiği bir ülkede , 

Assubaydan Dört yıllık lisans eğitiminin dahi engellendiği bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Daha düne kadar camilerimizin dahi  Hacı Bayram -  Kocatepe   diye ayrıldığı bir kurumda hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz  ? 

Sizin talimatınızla, Suriyeli mültecilerin dahi   8 üniversiteye sınavsız girip ücretsiz eğitim aldığı , ama bu eğitimin 
 
Assubaydan esirgendiği bir Türkiye'de hangi eşitlikten bahsedebilirsiniz ?

Vergilerimizden toplanan paralardan Suriye'li mültecilere tek başımıza 25 milyar dolar harcarken , Kendi ülkenizin ordusunun ,

Bir emirle ölüme giden Assubaylarından  adaleti esirgemenizi ne ile izah edeceksiniz ?

Demek ki ;  Mesele bütçe meselesi değilmiş ,

Mesele ,  zihniyet  meselesi ,

Mesele ,  Assubayları yok sayma meselesi ,

Bu ;  Sizden önce de böyleydi , sizin zamanınızda da böyle ,

Ancak bilesiniz ki ,

Bunun  bir vebali var ,  Kul hakkı var ,  Helallik almak var ,


Baş komutan olarak siz talimat verdiniz, Jandarma özel harekatı ziyaretinizde ;

"Asker havyar dahi istese verilecek"  diye ,

Havyar dahi vereceğiniz askerlere bir örnek;

"Şah-fırat şehidi Assubayın cebinden çıkan 5.85 tl,  Bu ülkede yaşayan Muvazzaf - Emekli Assubay Toplumunun ta kendisidir ,

Bunun müsebbibi de, gerek sizden önceki gerekse sizin döneminizin iktidarlarıdır ,

VE;  

Kendilerinden başkalarını YOK sayan ,

Tabii ki; Geçmişten günümüze tüm Gen.kur.Bşk'larının  tamamıdır ,

İşte bunun için ,

Bize Havyar değil ,   önce adaleti sağlayın , 

Çıkarttığınız Disiplin yasası !  ile kaç Assubay canından vazgeçmiş ona bakın ,

Assubay intiharlarını araştırma önergesi  hükümetinizin vekilleri sayesinde ret  edilmiş , onu sorun ,

"Sözümüz senettir " diyen Başbakan, neden sözünü yerine getirmemiş ,  onu sorun ,

"Bu sorunu halledeceğim"  diyen  gen.kur.bşk'nı , neden halletmemiş,  onu sorun ,

Maliye bakanlığındaki sözüm ona tıkanıklığı aşamayan Savunma bakanına sorun ,

Mesajı alıp ta  gereğini yerine getirmeyen eski savunma bakanına sorun,  

Madem tüm vatandaşların Baş komutanısınız ,

Madem ; Dicle'nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile sizin  mesuliyetiniz  altındadır"  ki   öyle de olmalı ,

Kurduğunuz partinin adı Adalet ile başlıyor ise madem,

Anlamının gereğini yerine getirmek de  size düşer ,

TSK'da adaleti , aidiyet duygusun sağlayın ,

Buna en çok ihtiyaç duyulan dönemdeyiz üstelik ,

Sayın Cumhurbaşkanı ,

"Ahiretinizi tehlikeye atmayın"  diyorsunuz ya ,

Bu dünyada  açlıkla , yoksullukla terbiye ettiğinizi sandıklarınızın ,

Bu dünyada Adaleti göremeyenlerin ,  Kul hakkı yemeyenlerin ,

Sadece Muvazzaflık dönemi değil, Emekliliğinde de gün yüzü görmeyenlerin ,

Çocuğunu okutmak için namerde muhtaç edilenlerin ,

Bir emirle  gözünü kırpmadan ölüme gidenlerin , 

Cebinden beş lira çıkan şehitlerin ,

Daha açıkçası ,Çileyi bu dünyada çekenlerin ,

Ahiret'ten ne korkuları olabilir ki ?

Zencilerin iktidarıyız  demiştiniz ya  yıllar önce ,

Bir kere de  bu ülkenin  Zencilerini  davet edin Saraya, bakın ne anlatacaklar ,

Duyacaklarınızı yüreğiniz kaldırır mı bilmem ?

18. yüzyılda Gambia'dan  ABD'ye getirilen  98 köleden biri olan Kunta-Kinte'yi  bilirsiniz de ,

Peki , Günümüzün  Kunta-Kintelerini  bilir misiniz ,?

Emin olun  , Onları Görmek isterseniz görürsünüz ,

Biz Buradayız ...  

YA  SİZ ?..

DEVLETE GÜVEN !

Nisan 08, 2017

Yıllarca büyük bir özveri ile hizmet ettiğimiz , hep güven duygusu beslediğimiz , 


Yeri gelince , 

Gönderdeki bayrağın inmemesi için gözümüzü  kırpmadan canımızı  feda ettiğimiz  , 

Memur zihniyeti ile  9 -17  saatlerine tabi olmadığımız ,

Karşılığında  asla onun kadar değer görmediğimiz  bir mesleğin mensubuyuz ,

Haftalarca evimizin yolunu unuttuğumuz ,

Çocuklarımızın büyümesini dahi göremediğimiz ,

Bu da yetmezmiş gibi ;

Sakatlandığımızda,  "Hamallık yapamaz, Çaycılık yapar" diye rapor verilen bir mesleğin mensubuyuz ,
Hiç bir çabamızın, gayretimizin , emeğimizin bedelinin asla ödenemeyeceği bir mesleğimiz var ,

Evimizden,barkımızdan, ailemizden uzak kaldığımız günlerin sayısı çok  ama çok fazla ,

Maddi karşılığının asla olamayacağı işlerde çalışıyoruz her birimiz , 

Kara'da - Hava'da - Deniz'de 

Sadece özveri ,

Ve , bizleri yetiştiren bu topraklara , bu Devlete  Vefa  borcu  bildiğimizden ,

Sadece helal bir lokma karşılığı ,

Yapılan görevde Risk faktörü kadar ayrıcalığı da olmalı ,

Çalışma şartlarına göre değerlendirilmeli ,

Bu; Dünyanın bütün ülke orduları için böyledir .

İstisnasız tüm personeline ,

Ancak ; Bu durum  nedense sadece bizim ülkemizde geçerli değildir ,

Aynı kurum içerisinde Personel ikiye ayrılmıştır,

1 ) Emek verenler, bedel ödeyenler ,

2 ) Kaymak yiyenler ,

Şeyh Edebali'nin dediği gibi;

"İnsanı yaşat ki, Devlet yaşasın" ,

Aynı kurumda insanlara adil davranmazsanız , emeğini yok sayarsanız ,

Bir kısmını kayırır, 

Diğer çoğunluğu  "Açlıkla-yoksullukla" terbiye etmeye kalkarsanız ,

Sadece Devlete güveni sarsarsınız ,

Aidiyet duygusunu yok edersiniz ,

Devleti yaşatmanın şartı,  İnsanı yaşatmaksa eğer ,

Devleti temsil edenlere de  "Güven"  esastır ki ,  öyle de olmalı ,

Ya, O güveni sarsmayacaksın ,

Ya da gereğini yapacaksın ,

Devleti temsil eden ;

* Önceki Başbakanın  Konya mitinginde Assubaylara verdiği sözlerin üzerinden tam  521  gün  geçti ,

* Malatya mitinginde verdiği sözlerin üzerinden  tam  525  gün geçti ,

* Önceki savunma bakanının, "Eylemi sonlandırın, mesaj alındı" sözünün  üzerinden tam  741  gün geçti ,

* Yeni savunma bakanının Balıkesir'de  şehit Assubayın evini ziyarette verdiği sözün üzerinden tam  35  gün  geçti ,

* Gen.kur.bşk'nın  Ordu evinde "Bu sorunu  halledeceğim"  demesinin üzerinden tam  526  gün geçti ,

OHAL İlan ettiğiniz  21 Temmuz  2016'dan beri   12 KHK  çıkarttınız ,

Bu cefakar toplumun sorunlarını çözmek isteseydiniz keşke ,

Gücünüz olmasına rağmen bunu yapmadınız , Yapamadınız ,

Sadece yapmak istediklerinize yaptınız, 

Televizyonda "Bize yeni Ömer Halisdemirler lazım"  deyip, Assubaya içi boş, övgüler dizerken ,

Öte yandan,

Her zamanki gibi kaymağı subaya ,  sadece subaya uygun gördünüz , sessiz ve derinden ,

17 Ağustos 2016'da çıkarttığınız  671 sayılı KHK  13. madde ile Pilotlara 3 bin tl  -  4 bin tl zam yaptınız ,

Assubaya gelince  Maliyenin tıkanıklığı ile karşılaştınız ,  Şaka gibi ,

Aklımızla dalga geçmekten vazgeçin ,

Ne yazıktır ki ;  Samimiyet , Güvenilirlik  testinden  geçemediniz ,

Ne iktidarınızla  , ne de  Genelkurmay başkanınızla ,


Devletin  yaşaması ;  İnsanı Yaşatmakla başlar  İse ,

Siz ; Devleti temsil edenler  ! 

Size güvenmeyip , Kime güveneceğiz  ? ,

Hep aldatıldık , Hep kandırıldık ,

Bilesiniz ki ,

Sayenizde Ne size , Ne Devlete ,

ZERRE KADAR GÜVENİMİZ KALMADI ...

Şeyh Edebali ;

İNSANI YAŞAT Kİ  DEVLET YAŞASIN ...



DEVLETE GÜVEN

Nisan 07, 2017

DEVLETE GÜVEN :

Yıllarca büyük bir özveri ile hizmet ettiğimiz , hep güven duygusu beslediğimiz , 

Yeri gelince , 

Gönderdeki bayrağın inmemesi için gözümüzü  kırpmadan canımızı  feda ettiğimiz  , 

Memur zihniyeti ile  9 -17  saatlerine tabi olmadığımız ,

Karşılığında  asla onun kadar değer görmediğimiz  bir mesleğin mensubuyuz ,

Haftalarca evimizin yolunu unuttuğumuz ,

Çocuklarımızın büyümesini dahi göremediğimiz ,

Buda yetmezmiş gibi ;

Sakatlandığımızda,  "Hamallık yapamaz, Çaycılık yapar" diye rapor verilen bir mesleğin mensubuyuz ,
Hiç bir çabamızın, gayretimizin , emeğimizin bedelinin asla ödenemeyeceği bir mesleğimiz var ,

Evimizden,barkımızdan, ailemizden uzak kaldığımız günlerin sayısı çok  ama çok fazla ,

Maddi karşılığının asla olamayacağı işlerde çalışıyoruz her birimiz , 

Kara'da - Hava'da - Deniz'de 

Sadece özveri ,

Ve , bizleri yetiştiren bu topraklara , bu Devlete  Vefa  borcu  bildiğimizden ,

Sadece helal bir lokma karşılığı ,

Yapılan görevde Risk faktörü kadar ayrıcalığı'da olmalı ,

Çalışma şartlarına göre değerlendirilmeli ,

Bu; Dünyanın bütün ülke orduları için böyledir .

İstisnasız tüm personeline ,

Ancak ; Bu durum  nedense sadece bizim ülkemizde geçerli değildir ,

Aynı kurum içerisinde Personel ikiye ayrılmıştır,

1 ) Emek verenler, bedel ödeyenler ,

2 ) Kaymak yiyenler ,

Şeyh Edebali'nin dediği gibi;

"İnsanı yaşat'ki, Devlet yaşasın" ,

Aynı kurumda insanlara adil davranmazsanız , emeğini yok sayarsanız ,

Bir kısmını kayırır, 

Diğer çoğunluğu  "Açlıkla-yoksullukla" terbiye etmeye kalkarsanız ,

Sadece Devlete güveni sarsarsınız ,

Aidiyet duygusunu yok edersiniz ,

Devleti yaşatmanın şartı,  İnsanı yaşatmaksa eğer ,

Devleti temsil edenlere'de  "Güven"  esastır ' ki ,  öylede olmalı ,

Ya, O güveni sarsmayacaksın ,

Ya'da gereğini yapacaksın ,

Devleti temsil eden ;

* Önceki Başbakanın  Konya mitinginde Assubaylara verdiği sözlerin üzerinden tam  521  gün  geçti ,

* Malatya mitinginde verdiği sözlerin üzerinden  tam  525  gün geçti ,

* Önceki savunma bakanının, "Eylemi sonlandırın, mesaj alındı" sözünün  üzerinden tam  741  gün geçti ,

* Yeni savunma bakanı'nın Balıkesir'de  şehit Assubayın evini ziyarette verdiği sözün üzerinden tam  35  gün  geçti ,

* Gen.kur.bşk'nın  Ordu evinde "Bu sorunu  halledeceğim"  demesinin üzerinden tam  526  gün geçti ,

OHAL İlan ettiğiniz  21 Temmuz  2016 dan beri   12 KHK  çıkarttınız ,

Bu cefakar toplumun sorunlarını çözmek isteseydiniz keşke ,

Gücünüz olmasına rağmen bunu yapmadınız , Yapamadınız ,

Sadece yapmak istediklerinize yaptınız, 

Televizyonda "Bize yeni Ömer Halisdemirler lazım"  deyip, Assubaya içi boş, övgüler dizerken ,

Öte yandan,

Her zamanki gibi kaymağı subaya ,  sadece subaya uygun gördünüz , sessiz ve derinden ,

17 Ağustos 2016 da çıkarttığınız  671 sayılı KHK  13. madde ile Pilotlara 3 bin tl  -  4 bin tl zam yaptınız ,

Assubaya gelince  Maliyenin tıkanıklığı ile karşılaştınız ,  Şaka gibi ,

Aklımızla dalga geçmekten vaz geçin ,

Ne yazıktır'ki ;  Samimiyet , Güvenilirlik  testinden  geçemediniz ,

Ne iktidarınızla  , nede  Genel kurmay başkanınızla ,


Devletin  yaşaması ;  İnsanı Yaşatmakla başlar  İse ,

Siz ; Devleti temsil edenler  ! 

Size güvenmeyip , Kime güveneceğiz  ? ,

Hep aldatıldık , Hep kandırıldık ,

Bilesiniz'ki ,

Sayenizde Ne size , Ne Devlete ,

ZERRE KADAR GÜVENİMİZ KALMADI ...

Şeyh Edebali ;

İNSANI YAŞAT'Kİ  DEVLET YAŞASIN ...






MESELE ZİHNİYET MESELESİ .....

Cumhurbaşkanı'ndan muhtarlara ve korucuları müjde 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarların  613 lira tutan SGK primlerinin devlet tarafından karşılanacağını, tüm güvenlik korucularının da

 sigortalı hale getirileceğini söyledi. (Basın).

***************************************************************************************

2002  Seçimlerinde  meydanlarda söylediklerinizi unutacak kadar hafızamızı kaybetmedik  Çok şükür ,
Buyurun, sarfettiğiniz cümlelerden bir kaçı ;
"Biz; Ezilenlerin , ötekileştirilenlerin, yok sayılanların, zulüm görenlerin ,garip-gureba'nın ,
Zencilerin İktidarıyız".

Jandarma Özel Harekat'ı ziyaretinizdeki sözleriniz de kulaklarımızda hâlâ 
"Asker, Havyar dahi istese verilecek" 

Bu sözlerinizin üstünden de çok günler geçmedi,
O zaman da dedik , "biz havyar değil , insanca yaşamak istiyoruz"  diye ,
Nedendir bilinmez ,
Nedense , sadece bizlere verilen sözler hayata geçmedi ,

Suriye'li mülteci kadar olamadık , yazıklar olsun ,

Toplumun bir kesimini,  sadece bir kesimini görmediniz,
Görmek istemediniz , 
Belki de görmenizi istemediler,
15 Yıldır sizlerin ,  biz Assubayları oyaladığı gibi ,
Bizleri temsil ettiklerini söyleyenler de tam  1951'den beri  Oyalıyor ,

Ta ki; Assubay  adı zikredildiğinden beri ,
Onun için hiç sürpriz olmadı adımızın duyulmaması,
Onun için  hiç şaşırmadık, bizleri sizin de yok saymanıza ,
Sesimizi duyurmaya çalıştık mümkün olan her ortamda ,

Müjdeci bir bakan vardı bir ay önce şehit Assubayın evinde konuşan ,
Maliyedeki ufak tıkanıklığı aşmaya çalışan ,
O da, sütre gerisine çekildi galiba ,  durum ortada ,
Kendisinden bir daha haber alınamadığına göre ,
Bir de, saçlarını değirmende ağartan , pos bıyıklı bir bakan vardı ,
O da müjdeler veriyordu sık sık ,

Netice ;
Son kaymak  Muhtarlara  ve Koruculara ,
Muhtarların sigorta primleri devletten; Kişi başı 613 lira ,
Korucuların sigorta primleri devletten; Kişi başı 613 lira ,
31.921  muhtar ,  18.296  korucu var  Ülkede ,

31.921+18296 =  50.217  kişi eder ,
50.217 *613 tl =  307.830.21  lira.  Toplam yıllık maliyet ...
Eski para ile: 30.783.021.000.000  lira .
 
Bu ülkede Muvazzaf Assubay sayısı da belli , emekli Assubay sayısıda ,
Sadece Assubayları duymadınız ,
Sesimizi duymamanızı isteyenleri de çok iyi biliyoruz ,
Onlar da biliyor ki;
Bu çığlığın duyulduğu an, gerisi çorap söküğü gibi gelecek ,
Adaletsizliklerin , Ötelenmişliklerin, yok sayılmanın , zencilerin kimlikleri su yüzüne çıkacak ,
İşte bütün korkuları o ,

Gerçekleri yaşayanlardan  dinlemeye Yüreğiniz dayanırsa,
Girin tel örgülerin arkasına , dinleyin ötekileştirilenleri ,
Dinleyin  Yok sayılanları ,
Dinleyin Zenci kimmiş ?
Hayatta kalmaya çalışan emeklilerini dinleyin ,
Dinleyin ki, Gözleriniz yuvalarından fırlayacakmış gibi olsun ,
Dinleyin ki , Sizin de ömrünüzden  ömür gitsin ,
Sıkıntılar içinde Zamansız göçüp giden Assubaylardan gittiği gibi ,
Mesele , yok sayma meselesi ,

Mesele  Bütçe meselesi  hiç değil ,

Mesele ; ZİHNİYET MESELESİ ...


ÖNCESİ

subay şapkası ile ilgili görsel sonucu



Destursuz , salavatsız yanına gidemezsin , İçinde bir şüphe; Acaba ? ,

Yıllık iznini isterken dahi çekinirsin yüz çizgilerini görünce ,

Öyle bir bakış atar ki; 

İstediğin tarihte izine çıkamazsın , zaten bin pişman olursun iznini istediğine ,

Hele bir de evinden kavgalı geldi ise sabah  mesaiye ,

O gün akşam olmaz artık ,

Gözünün üstünde kaşının olması yeterlidir  ceza vermek  için ,

Oysa yaptığı sadece istemektir ,  buyurmaktır ,

Buyurganlık genlerine işlenmiştir , ilmek ilmek ,

Mektebinde bunlar öğretilmiştir besbelli ; "Ezeceksin" !!!

Zira zor iştir önüne gelen hazır evraka imza atmak ,

Ağadır , Buyurgandır , Sahiptir , Amirdir , Tepededir ,

Kendinden gayrısı Marabadır  gözünde ,

Karınca gibi görür ,

Yasalar üstüdür , 

Canı isterse şiddet uygular , kanunen suç olmasına rağmen ,

Üstüne bir de terfi eder ,

Canı isterse hakaret serbest ona ,

Nasıl olsa hesap soran yok ,

Mahkemeye gidersin "Hak" aramak için bir umutla ,

Güvenirsin kadı'nın arkasında yazan yazıya ; "Adalet mülkün temelidir" ,

Oysa Kadı da , Amir de aynı hamurdan ,

Adalet bulmak , piyangoda büyük ikramiye ,

Adalet ne mümkün, Kadı'yı kime şikayet edeceksin ? ,

Milletin temsilcileri olanlar dahi tek yanlı ayrım yaptı bir ömürdür ,

Öyle yetkilerde donattılar ki; Padişahlar kıskanır ,

Kendilerine her istedikleri bir gecede kanunlaştı  sessiz , derinden ,

Davulla toplananlar dahi  üniversite mezunu oldu bir sabah ,

Kimisi tekaüt olana , kimisi Dünya değiştirene kadar ayrıcalıklı yaşadı Devletin konutlarında ,

Kamu araçları kullanıldı , İki kilo patates - bir maydanoz almaya ,

Tatillere gidildi o araçlarla her yaz ,

SONRASI ;

Ve geldi İkinci bahar ; Emeklilik ,

fötr şapka ile ilgili görsel sonucu

 

Başlar yeni bir hayat , intibak desen çok zor ,

Alışmışsın bağırıp çağırmaya , hep istemeye , hep buyurmaya ,

Her dediğinin anında yerine getirilmesine ,

Ne zaman ki , Fötr  şapka başına geçiyor ,

EĞER; Yerleşmedi ise ballı maaşla  malum kurumlara ,

İşte o zaman işin zor ,

Ellisinden sonra insan içine karışmaya çalışıyor ,

Uyum sorunu yaşıyor ,  ikinci bahara intibakta zorlanıyor ağam ,

Ne de olsa alışmış  buyurmaya , kendinden alttakilere ,

Mübarek sanki bir anda sudan çıkmış balık ,

Mahalle bakkalına gitse, karizma yerlerde (!) ,

Büyük marketlerde tanıyan yok, takan yok ,

Kahve kültürü desen , o hiç  yok ,

Geriye kalan,

En büyük uğraşısı beslediği  Çomar'ını   sabah -  akşam gezdirmek oluyor ,

O zaman görüyor dışarıda bambaşka ve gerçek bir dünyanın varlığını ,

Rastlarsan bir gün bir yerde  hasbelkader ,

"Ben buradayım"  dercesine gözünün içine bakıyor ,

Öncesinde "kerhen"  selamını  alanlar ,

Selam veriyor sana, Öncelik beklemeden ,

Garip bir duygu , zira alışkın değiliz ,

Tutuyor elini  ,iki elinin içine alıyor ,

Başlıyor yakaladığı yerde seninle muhabbete , gözünün içine baka baka  ,

Görevde iken  Allah'ın selamını esirgeyenler , burnu düşse eğilip almayanlar ,

Aynı servise binmeyenler ,

Helasını ayıranlar ,

Meğer , Ne kadar çok severlermiş  bizi ,

Biz mi sizi yanlış tanımışız yoksa ?

Sahi,

BUNUN ADINA NE DENİR ?

tiyatro ile ilgili görsel sonucu

 

 

 

genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN... Zorlu görev yıllarımızda evlatlarımızı doyasıya sevemeden, birçok kez sadece uyurken saçlarını okşayan,ama hayatını onlara feda edip çok mükemmel evlatlar yetiştiren başta Assubay Babalar ve yüreğinde baba sevgisi, şefkati olanların bu mutlu gününü kutlar; sağlık, başarı ve mutluluk dolu nice yıllar dileriz. Hayattan göçenlerimiz...
Pazar, 19 Haziran 2022
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZIN 103. YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN. 19 MAYIS, EMPERYALİST İŞGALE KARŞI MİLLİ DURUŞUMUZDUR! 19 Mayıs 1919; Anadolu'nun emperyalistlerce ișgaline baș kaldırarak dur diyen Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Samsun'a ayak basması ile başlayan, Erzurum ve Sivas kongreleriyle kararlaştırılan, 11 Ekim 1922 Mudanya Müt...
Perşembe, 19 Mayıs 2022
E. ASSUBAYLAR GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNET
TÜM ANNELERİMİZİN VE YÜREĞİNDE ANNE SEVGİSİ OLAN KADINLARIMIZIN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN. "Ana başta taç imiş, her derde ilaç imiş,bir evlat pir olsa da Ana'ya muhtaç imiş." Analar bizi dünyaya getiren, evlatlarımızı bize bağışlayan yüce insanlar, onlara minnettarız. Anneler gününde emekleri ve aziz hatıraları önünde saygı ile eğilirken annel...
Pazar, 08 Mayıs 2022
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ