Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

TESUD'un  19 Eylül 2020 tarihli  kamuoyu duyurusundan bir parağraf  ;
ORDUMUZUN BU DEĞERLİ BİRBİRİNDEN AYRILMAZ (!) UNSURLARI ARASINA "NİFAK " (!) SOKMAK İSTEYEN VE "ÜLKEMİZİN ALEYHİNE " HİZMET EDEN (!) , KÖTÜ NİYETLİ KİŞİ VE GURUPLAR (!) DAİMA OLMUŞTUR ; BUNDAN SONRADA OLACAKTIR , MEVCUT KANUN TEKLİFİ ÜZERİNE (!) BUNLAR YİNE ORTAYA ÇIKMIŞLARDIR . . .  
( İçinde yukarıdaki bu cümlelerin de bulunduğu kamuoyu açıklamasını TESUD değilde TEMAD yapsaydı sonuç ne olurdu acaba takdir sizlerin )
* * *
Baştan söyleyeyim , bu oldukça uzun bir yazı olacak , sabırla okuyunuz  .  zira 1970 yılında  Assubayları Mao'nun askerlerine benzetenlerden  bu gün TSK'ne  NİFAK  !   sokmak isteyenlere benzetilen  Assubaylardan (!)  bahsedeceğiz. 5 Temmuz 1951 ve  7852 sayılı kanun ile  adına  Assubay denilen , subaya yardımcı olarak görevlendirilen  bu  zümrenin  o günden   2020 ye  serüveni ,  69 Yıldır nelere maruz kalmışlar , neler görmüş / yaşamışlar , bunca yıl nasıl aldatılmışlar tekmili birden bu yazıda .
* * *
 
Bu  " değerli birbirinden ayrılmaz ! "  unsurların  arasına Assubaylar'mı , yoksa başkaları'mı NİFAK  sokuyor ?  bakalım . 
Bize bu benzetmeyi yapanlar,
 Son elli yılda nelere imza atmışlar , bu arada hangi iktidar olursa olsun  SADECE  KENDİLERİNE  neleri tereyağından kıl çeker gibi kotarırken ,     "Darbelerden en çok askerler zarar gördü"  deme pişkinliğini de ihmal etmemişler .
"  http://www.emekliassubaylar.org/k2-kategoriler/item/3297-darbelerden-en-cok-askerler-zarar-gormus  "  öte yandan  beraberinde Assubayın sırtını sıvazlamayı , sık sık gazını  almayı da  becermişler .
  
1970 ve 1975  olaylarının bir sebep - sonuç  ilişkisi gerçeği  MIH  gibi ortadayken ,
Gerçekten TSK'ne  NİFAK !  sokmak isteyenler kim ? kim bu peygamber ocağını   69  yıldır örseleyenler  ?  aidiyet duygusunun gün be gün mum gibi erimesinin sebebi kim ? , bugün sosyal medyada Adalet adına bu tür yazılar yazılıyorsa , sorumlularıda  neden yazıldığını sorgulamayıp bizi suçluyorsa bunun adın sadece pişkinlik denir, Pişkinlik . . .
* * *
TESUD  açıklamasında isim vermeden neden Assubayları hedef aldı ? daha düne kadar  Assubaylara silah arkadaşıyız , aileyiz , biriz, bütünüz , Assubaylar olmazsa olmaz silah arkadaşımızdır  diye methiyeler dizenler  ne olduda bugün TSK ne , ülkemizin aleyhine hizmet eden kötü niyetli kişiler olarak lanse edildi ? varlığından beri bu toplum hiyerarşiden  , emir - komuta zincirinden bir milim sapmamışken  hangi ara TSK'ne  NİFAK sokanlar oldu ? Bu 180 derece dönüşün sebebi hikmetini de  dürüstçe sizden duymak isteriz .
Bi karar verin artık  , Silah arkadaşı mıyız , yoksa nifak sokucu muyuz ?
Bu kadar kolaymı TSK'nin olmazsa olmazı koskoca bir zümreye  bu yaftayı yapıştırmak ?  bilesiniz'ki bu yakıştırmalar bizim üzerimize yapışmaz ,  "en iyi savunma saldırıdır" taktiği bize uymaz .
Eleştirmeyelim, susalım istiyorsunuz , lakin Peygamber ocağında Hz. Ömer adaletinden bi habersiniz  , 
* * *
MHP milletvekili  M.Hidayet Vahapoğlu'nun 10 Eylül 2020 de  sadece binbaşılara (!)  makam- görev tazminatı verilmesini öngören kanun teklifinin ardından  sosyal medyada çeşitli Assubay guruplarında bu konu ile ilgili  yazılan yazılar,yorumlardan oldukça rahatsız olan  TESUD kamuoyuna bir duyuru yayımlar  ve ağzındaki baklayı çıkartır .
Şimdi o duyuruyu  cümle cümle açalım , açalım bakalım içinden ne çıkacak , açalım bakalım gerçekte dervişin fikri neymiş , Aileyiz diye gazel okuyanlar  gerçekte sadece kimlerin ailesiymiş ? 
Haydi buyurun o vakit ;
* * *
1 ) Konu; Emekli Binbaşıların Makam Ve Görev Tazminatları
Bizden önceki yıllardaki yönetim kurulları da dahil, Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) olarak yıllarca üzerinde çalışılan; Milli Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı nezdinde girişimlerde bulunulan, dosyalar iletilen, görüş ve öneriler sunulan; Emekli Binbaşıların görev ve makam tazminatları hakkında; MHP milletvekili Sayın Hidayet VAHAPOĞLU ve Konya milletvekili Sayın Esin KARA tarafından TBMM’ne ''Emekli Binbaşıların Makam ve Görev Tazminatı'' hakkındaki yasa önerisi sunulmuştur. Saygıdeğer milletvekillerine şükranlarımızı sunuyoruz.
Konu; Emekli Binbaşıların Makam Ve Görev Tazminatları
Bizden önceki yıllardaki yönetim kurulları da dahil, Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) olarak yıllarca üzerinde çalışılan; Milli Savunma
1 ) TESUD ,  Milli savunma bakanlığı - Gen.Kur. Başkanlığı nezninde yaptığı çalışmaların meyvesini toplamak üzere, o zaman sormazlarmı  ilki 5 yıl önce Ekim 2015 de , ikincisi Ocak 2019 da olmak üzere hem gen.kur.bşk'nı hem savunma bakanı olarak Etiler ordu evine gelip Assubaylara SÖZ veren ,  bu işi halledeceğini söyleyen Hulisi Akar başka ülkenin gen.kur.başkanı, başka ülkenin savunma bakanı'mı ?  demekki  TESUD'a farklı TEMAD'a farklı  uygulamamı  var ?  bu tasarının   savunma bakanının oluru alınmadan verildiğine inanmak olsa olsa saflıktır ,  tasarının TESUD'da pişirilip vekilin eline tutuşturulduğunu  anlamak için arif olmaya ne hacet  , TEMAD'ın gazını alıp , TESUD'a  icraat desenize şuna .
* * *
2 )  Mevcut Sosyal Güvenlik Yasası’ndaki yaş tahdidi nedeniyle 2000 li yıllardan sonra, günümüzde binbaşı rütbesinde emeklilik bulunmamaktadır.2000 li yıllardan önce emekli olan binbaşı sayısı 2600 civarındadır. Bu sayı Sosyal Güvenlik Yasası gereği bundan sonra daartmayacaktır. Sözkonusu Kanun teklifi yüce mecliste yasalaştığı takdirde, bütçeye de fazla yük getirmeden , açlık sınırının altında emekli maaşı alan  (!)   yıllardır mağdur olan meslektaşlarımızı bir nebze olsunrahatlatacağı değerlendirilmektedir.
 
2 ) Yaklaşık 2600 civarı emekli binbaşı olduğunu söyleyen , bu rakamın artmayacağını söyleyen TESUD  neden muvazzaf binbaşı sayısınıda  söylemez ?  ,  Ağustos 2020  açlık sınırı ; 2.374 tl. dir,  hangi emekli binbaşı  bu rakamın altında maaş almaktadır ? bırakın aklımızla dalga geçmeyi. oldu olacak emekli binbaşılar asgari ücret kadar maaş alıyor deseydiniz bari ,  pes . . .

* * *


3 ) Yıllarca kıt' a ve kurumlarda omuz omuza çalıştığımız; Astsubaylarımızın, sivil memurlarımızın, sözleşmeli uzman erbaş ve erlerimizin mevcut özlük haklarının iyileştirilmesini de gönülden arzu ediyoruz. 

3 ) Yıllardır  kendinizin özlük hakları için her kademede verdiğiniz mücadelenin binde birini Assubaylar için verdinizmi ,  son kanun teklifi bunun en güzel örneği değilmi ?  belliki bu kanun teklifi TESUD'da hazırlanmış meslektaşınız vekil M.Hidayet Vahapoğlu vasıtası ile meclise sunulmuş ,  aksi ise bu teklifin içinde neden binbaşılardan başka kimse yok ?  kendiniz için çaba sarf edip icraata geçerken  Assubaylar için özlük haklarının düzeltilmesi için  sadece  gönülden arzu'mu  ediyorsunuz ? bumu sizin  kıt'a ve kurumlarda omuz omuza çalıştığınız Assubaya verdiğiniz değer ?  nalıncı keseri HİCAP duyardı  yıllardır sizin bu tek yanlı tutumunuzdan .   boşuna dememişler  " el elin eşeğini türkü söyleyerek ararmış " diye .
* * *
 
4 ) Yasa teklifinin bütün siyasi parti grupları tarafından desteklenmesi ve yasalaşması en büyük arzumuzdur.
Bu amaçla ilgili makamlar ve kişiler nezdinde çalışma ve görüşmelerimiz devam etmektedir.
Yüce Meclisimizin teklifi yasalaştırarak, uzun yıllardır yaşanan mağduriyeti gidereceğine olan inancımız tamdır .
 
 
4 ) Hiç şüpheniz olmasın , neticede teklifi veren hem hükümetin küçük ortağı hem dahada önemlisi emekli subay, yani yasanın geçmesi garanti , zamanlama desen mükemmel , kadayıfın altıda üstüde kızarmış , ne önemi var Cumhurbaşkanının 8 Haziran 2018 de Kayseri komando tugayında verdiği sözlerin yerine getirilmemesinin değilmi ? bu durumda elbette cennete beraat belgesi dağıtan eski savunma bakanının altı yıl önce verdiği sözü tutmasını bekleyemeyiz , veya eski savunma bakanı Fikri Işık'ın 3 Mart 2017 de " biz okey diyoruz , maliye bakanlığına gönderdik orada ufak bir tıkanıklık var , tıkanıklığı aşmaya çalışıyoruz " en kısa zamanda çözüp bizzat sizi arayarak müjdeyi bizzat ben vereceğim size " verdiği bu sözü neden tutmadın diye soramayız değilmi ?
* * *
 
5 ) Özel kanunla kurulan kamu yararına dört asker kökenli dernek ( Türkiye Emekli Subaylar Derneği, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği , Muharip Gaziler Derneği, Harp Malulü Şehit Gazi Dul ve Yetimleri Derneği ) olarak Görev yıllarımızda olduğu gibi, birlik beraberlik içinde ortak çalışmalar yapmaktayız. TESUD dışındaki derneklerimiz mensuplarının hak arama mücadelelerini de bugüne kadar destekledik, bundan sonra da desteklemeye devam edeceğiz.
 
5 ) Görev yıllarımızda hangi birlik beraberlik içinde olduk ? TESUD Assubayları en son ne zaman destekledi, en son ne zaman yanımızda oldu , bırakın desteği ne zaman ağzınıza Assubay lafını aldınız ? en son Ankara / Ulus'taki basın açıklamamızda yanımızdaydınızda bizmi göremedik ? desteğiniz buysa aman uzak dursun .
* * *
 
6 ) Türk Silahlı Kuvvetleri kuruluşundan beri , büyük önemli , değerli bir bütünün ayrılmaz parçaları gibi, Subay, Astsubay, Uzman Erbaş ve Sözleşmeli Er, Sivil Memur, Erbaş ve Erler olmak üzere; her zaman birlik, beraberlik, saygı ve sevgi temelinde , omuz omuza çalışmış; her türlü mücadeleyi başarı ile yürütmüştür. Biz biliyoruz ki; Ordumuzun gücü bu özelliğinden gelmektedir.
 
6 ) Benzer cümleleri Nisan 2019 da savunma bakanının da ağzından duymuştuk , ne tesadüf. oysa sizler aynı birlikte görev yapan Assubay olan babası ile bir araya gelmemeye özen gösteren ruh halindesiniz, nasıl olacak birlik beraberlik ?
* * *
Gelelim zurnanın zırt dediği yere ;
 
7 ) ORDUMUZUN BU DEĞERLİ BİRBİRİNDEN AYRILMAZ (!) UNSURLARI ARASINA "NİFAK " (!) SOKMAK İSTEYEN VE "ÜLKEMİZİN ALEYHİNE " HİZMET EDEN (!) , KÖTÜ NİYETLİ KİŞİ VE GURUPLAR (!) DAİMA OLMUŞTUR ; BUNDAN SONRADA OLACAKTIR , MEVCUT KANUN TEKLİFİ ÜZERİNE (!) BUNLAR YİNE ORTAYA ÇIKMIŞLARDIR . . .
 
7 ) Bu cümlenin adresi isim vermeselerde belliki biz Assubaylarız , NİFAK SOKMAK ! , bu ne kadar ağır , ne kadar yanlış adrese söylenmiş sözdür . Kötü niyetli kişiler dedikleriniz 15 Temmuzda sizin arkanızı topladılar , bunlarmı ülkemizin aleyhine hizmet edenler ? mevcut kanun teklifi üzerine sizler utanmadıysanız diyecek bir şey yok. bize karşı hiç olmadınız , hiç olmazsa kendinize karşı dürüst olun ve AİLEYİZ - BİRİZ - BÜTÜNÜZ yalanından vaz geçin.
 
TSK'da Subay - Assubay arasına nasıl nifak sokulur , 1951 den bu yana kimler bu işin ehlidir , kimlerin buna gücü yeter , kimlerin ne çıkarı vardır bakalım .
 
Yedi yirmidört " AİLEYİZ - BİRİZ - BÜTÜNÜZ " Diyen sizlersiniz , Peki gerçektende öylemiyiz ?
 
Dinleyin o zaman ;
 
İşte size TSK'ne yıllarca NİFAK sokan ,ülkemiz aleyhine hizmet eden ,kötü niyetli Assubaylar ! bakın bunca yıl neler yapmışlar ;
 
* TSK'ni Subay ve diğerleri olarak ayrıştırmışlar ,
 
* Ordu evini , lojmanları , servis araçlarını , berberleri , tabldotları ,hastane polikliniklerini , camileri , tuvaletleri , asansörleri ayırmışlar ,
 
* Kampları tel örgülerle ayırmışlar , denizi Subay - assubay diye dubalarla , mantarlarla ayırmışlar ,
 
* Çocukları ayırmışlar çocukları , Subay çocuğu Subay çocuğu ile, assubay çocuğu assubay çocuğu ile arkadaş oldu, bu zihniyet te Assubayın ?
 
* Üniformalara Subaya kırmızı , Assubaya siyah şerit koydurmuşlar ,
 
* Birliklerde suç işleyen hapis cezası alan Subay- Assubay cezaevinde mahkum koğuşlarını dahi ayırmışlar ?
 
* Subayın rütbe bekleme süresini kısaltıp , Assubayın rütbe bekleme süresini uzatmışlar ,
 
* Ölmüş Subayın varislerine kılıç verdirmek için yasa çıkarttırırken , Assubaya beylik çakaralmaz tabancaların değişiminde 16 Şubat 2013 den sonrası diye tarih sınırlaması koydurmuşlar ? belliki 16 Şubat 2013 den önce emekli olanlar TSK'ne değilde Uganda ordusuna hizmet etmişler ?
 
* Assubaylar kendilerinin lisans eğitimine keyfe keder engel olmuşlar ?
 
* Assubaylar kendilerinin okumaması için sınav günlerine tatbikat planlamışlar ?
 
* İçişleri bakanlığı emniyet genel müdürlüğü bünyesinde istihdam edilen Çarşı ve mahalle Bekçisi  kadrosunda atananlardan   Ön lisans mezunu olanlar 9/2 den , lisans mezunu olanlar 8/1 den göreve başlarken , Ön lisans mezunu Assubaylar   hangi hakla 9 / 1 inden göreve başlatılır, bu adaletsizliğin sorumlusu kim ?, 2002 den beri bir kademe hak kaybının sorumluları kim , bu vebal kimin , Bunuda Assubaylar yapmış olabilirmi ?
 
*  Assubaylar tüm  kurumun  değilde, sadece şahsi çıkarlarını gözetmişler ,
 
* OYAK'ta üye sayısına göre adil temsiliyet olmayışın sorumluları olmuşlar ,
 
* Lise mezunu,İki yıllık , üç yıllık harp okulu  mezunlarının tamamını  lisans mezunu  saydırmışlar ,
 
* Subayı genel müdüre Assubayı  çaycıya benzetmişler ,
 
* "Assubay intiharları bulaşıcıdır " diyip bu bulaşıcılığın neden subayada bulaşmadığını izah edememişler ,
 
* Sakatlanan Assubaya "hamallık yapamaz, çaycılık yapar " diye rapor vermişler ,
 
* Nimette - külfette  hiç mi hiç adaletli olmamışlar ,
 
* Tsk'da hiyerarşi bozulur korkusu ile bizleri maddiyatla terbiye etme düşüncesinden vazgeçmemişler ,
 
* "Bu iş para için yapılmaz " diyip Subayın altı çeşit tazminat aldığı günümüzde  hükümete   " size verirsek başkalarıda ister " dedirtmişler ,
 
* Şehit Assubay cenazesinde timsah gözyaşı dökmüşler ,
 
* "Her olayda suçlu mutlaka bir assubay " dır  önyargısında olmuşlar ,
 
* Aklımızla dalga geçer gibi " kamuda en eşitlikçi yer tsk'dır" gazeli okumuşlar ,
 
* Konu Assubay olunca  yıllardır sonu  cek - cak'la  biten cümleler  kurmuşlar ,
 
* " Biz istedik,hükümet vermedi " diyerek subaya masal okumuşlar ,
 
*  " Tazminatlar konusunda haklılar onunda muhatabı biz değiliz siyasi iktidar " diyerek pası hükümete atmışlar ,
 
* Subaya  4 yumurta için 6 ay hapis cezası verip , öte yandan helikopter ile pikniğe gitmiş  bu Assubaylar,
 
* Subaya istediğinizde  teke'den süt sağabiliyor , güneş batıdan doğabiliyor, dereler tersine akabiliyorsa   kim  bu yetenekliler ?
 
* Assubay  657 mi ,  926 mı ,  hangisi,  bu aymazlığın sorumlusu yine Assubaylar değilmi ?
 
* Afyon cephanelik patlamasında suçu emir verene değilde emri uygulayana yıkmışlar ,
 
* Assubayların yıllardır adalet arayışına üç maymunu oynayıp , Silivriye - sincana - hasdala düşünce akıllarına birden adalet gelivermiş bu Assubayların ,
 
* Assubaylar lisans eğitimi dedikçe  , sözleşmeli er alımı için eğitim seviyesini ilk okul'a  kadar düşürmüşler ,
 
* Canı yanınca anayasa mahkemesi önünde  "vardiya bizde" nöbeti tutup ,  1951 den beri  adalet arayan bu topluma üç maymunu oynamışlar ,
 
* Daha düne kadar rütbeyi cübbe ile örtmüşler ,
 
* Kıbrıs'ta ast'ını darp edip  askeri şurada terfi ettirilen ,  sonrada alçak fetöden  Assubaylar içeri  girmiş ,
 
* Sap'la samanı birbirine karıştırıp " bir başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz"  demişler ,
 
*  Fötörü giyince Oyak, Aselsan, Havelsan, Aspilsan, Roketsan,Tai, Tei, Thk, gibi kurumlara   ballı maaşla  yerleşmişler ,
 
* Önce rütbe bekleme sürelerini kısaltıp, sonrada albay fazlalığı var diyerek üç yıl erken emekli etmek için 60.000 tl'ye varan ilave tazminat almışlar,
 
* Ben Komutan'ım deyip , altı çeşit  kemiksiz tazminatı cebe indirip , 36 Yıldır terörle mücadelede hiç önde olmamışlar , kim'mi ? tabiki Assubaylar .
 
* Kafasına çuval geçirilince hiç üzerine alınmayan, dut yemiş bülbül gibi suskun kalmışlar ,
 
* 27 Ayda 33 Asssubayın intiharına tek kelime edemeyen dili lal olmuşlar ,
 
* Camileri ayırmış bu Assubaylar , Hacıbayram - Kocatepe diye ,
 
* Assubay haklarının iptali için anayasa mahkemesine dava açmışlar ,
 
* Eğitim seviyesine bakılmaksızın  bir gecede tamamı lisans mezunu sayılmışlar ,
 
* Kendileri dam'a düşünce maaş katsayısını anında 3/1 den 3/2 ye çıkartmak için yasa çıkarttırmışlar ,
 
* TSK'da Aidiyet duygusunun ruhuna el fatiha dedirtirmişler ,
 
* Terörist kovalarken yanlışlıkla sınırı geçen Assubayı  Türkiyenin , TSK'nın itibarını düşürmekten ordudan atmışlar ,
 
* Karargahın orta yerinde kafasına silah dayatılanlar , Üstüne birde terfi etmişler ,
 
* Kendilerinden  gayrısına Cüzzamlı muamelesi yapmışlar ,
 
* TSK'de Assubayların adaletini sağlamadan  yedek Assubaylık diye ucube bir sistem yaratmışlar ,
 
* Bu Assubaylar varya evine maydanoz almaya devletin aracını göndermişler ,
 
Suç olmasına rağmen  Ast'ına sözlü - fiziki şiddet uygulamışlar ,
 
* Assubayalar   kendilerine İçi boşaltılmış  1 / 4 ünü verdirmişler ,
 
Yahu sizler kamplarda  Subay motellerindeki  mefruşatı / eşyayı  / buzdolabını  vs.  yenileri ile değiştirip , eskilerini Assubay motellerine gönderen adamlarsınız  daha ne demeli sizlere ?
 
Bunların tamamını Assubaylar'mı  yapmış ,  bütün bunlar TSK'ne NİFAK sokmak değilde nedir ?
* * * 
Beyefendiler bu kadar İroni yeter ,
TSK'ne NİFAK sokmak isteyenleri hiç uzaklarda aramayın , aynaya bakın görürsünüz . . .
NİFAK'ında , FİTNE'ninde , FESATLIĞIN'da adresi belli .
Karnınızda Kırk tilki dolaşıyor Assubay aleyhine , birinin kuyruğu da diğerine değmiyor .
TSK'ni  Türk Subay Kuvvetlerine çevirdiniz ,
Bir kurum düşünün ; Astın  üst'üne  zerre kadar inancı, güveni kalmamış,  bu ayıp size yeter.
Dün  Aile , Bugün Nifak  öylemi ?  yazıklar olsun zihniyetinize .


Bütün bunları sorgulamayalım'mı ,  eleştirmeyelim'mi  , yazmayalımmı ?
İşte  " Aileyiz" diye masal anlattığınız TSK'nin  gerçekleri , Bi deyin hele Kadıyı kime şikayet edelim ?
* * *
 
Önce ;
1970 Yılında Assubayları sadece "Adalet " aradığı için Mao'nun askerlerine benzettiniz .
 
Sonra ;
1979 Yılında Assubayları sadece "Adalet " aradığı için "Vatan hainliği " ile suçladınız .
 
Bir kere daha buyurun ;
Yıl 1979 7. ana jet üs.k.lığı Assubay tabldotu Erhaç / Malatya.
1975 Olaylarından sonra bırakın sorunların düzelmesini , şartlar her geçen gün daha kötüye gitmektedir , Özellikle Uçak bakım Assubaylarından ve diğer teknik personelden mecburi hizmetini doldurmuş ve emekliliğini hak etmiş olan Assubayların büyük bir kısmı emeklilik ve istifa dilekçelerini verdiler .
 
Dilekçe verenlerin sayısı bir hayli fazla olacak ki , personel zafiyetini düşünen dönemin Hv.K.K.nı Orgeneral bir kaç gün sonra Erhaç'a gelir ,
Başta, İstifa ve emeklilik dilekçesi veren Assubaylar olmak üzere , görevin aksamaması kaydı ile tüm Assubayları toplantıya çağırır .
Assubaylardan 1975 Olaylarının nedenlerini , sorunları , özlük haklarındaki adaletsizlikleri dinler ,
 
Sonra ; " Haklısınız , tüm sorunlarınızı biliyorum , en kısa zamanda bu sorunlar çözülecek size söz veriyorum (!) , dilekçelerinizi geri alın " der .(Dikkatinizi çekerim yıl 1979 )
 
İstifa ve emeklilik dilekçesi veren Assubayların büyük bir kısmı söz ister ve ;
 
" 1970 ve 1975 den beri hiçbir şeyin değişmediğini " söyleyerek dilekçelerini geri almayacaklarını ifade ederler .
 
Bu duruma haddinden fazla hiddetlenen Kuvvet komutanı oturduğu yerden kalkar ve toplantıya katılanlara hitaben ;
 
" Hava Kuvvetlerinin sizlere ihtiyacı olduğu bir dönemde çekip gidiyorsunuz , SİZLER VATAN HAİNİSİNİZ ! ! ! " der.
 
( O komutanı tanıyanlar ağzının ne kadar bozuk olduğunuda çok iyi bilirler ) ,
O toplantıda olan , bu sözleri kulakları ile duyan onlarca Assubaydan biriyim ,
İşte ; Anayasal bir hak olan İstifa ve emeklilik hakkını kullanmak isteyen Assubayın yıllarca 7 /24 çalışmasının karşılığında duyduğu söz ,
Kimmi bu komutan ?
Namı diğer 28 Tahsin , Tahsin Şahinkaya'nın ta kendisidir . . .
Lakabı neden'mi 28 Tahsin ? , onuda kendisini en az benim kadar tanıyanlar söylesin ?
Ve , sonra bugün ;
Yıl Eylül 2020 , TESUD'un o malum açıklaması ;
Yarım asırdır sadece Adalet arayan bu toplum NİFAK (!) SOKMAKLA ,ÜLKEMİZİN ALEYHİNE HİZMET ETMEKLE , KÖTÜ NİYETLİ OLMAKLA suçlandık . . . Yazıklar olsun size , gerçekten yazıklar olsun . . .
Yıllar geçsede suçlayan'da , suçlanan'da hiç değişmemiş .
* * *
 
Temmuz 1934 de   " Er  Musa  için gerekirse İngilizlerle  savaşırız " diyerek tek bir ER'ine nasıl sahip çıktığını gösteren  Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün ordusundan ,  sadece kendisine müslüman olan ve TSK'nin 3/2 sini NİFAK odağı olarak gösterenlere  geldik .
Çok şükür TSK'de bu günleride gördük . . .
 
Mahkeme salonlarında Hakimin arkasındaki duvarda neden " ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR " yazar bilirmisiniz ?
 
ADALET OLMAZSA MÜLK ER GEÇ BİRGÜN YIKILIR . . .
VE , HİÇ ŞÜPHENİZ OLMASIN Kİ ALTINDA SADECE BİZ KALMAYIZ . . .
Ne demişti  önceki TESUD başkanı ;  "Benim binbaşım ağız tadı ile bir gazoz dahi içemiyor " 
* * *
İşte şimdi  buz gibi gazoza giden yolun parke taşları döşenmeye başladı  MHP'li vekil elleriyle ,
 
6 Temmuz 2020 de Milli savunma komisyonunda 28 maddelik bir kanun teklifi görüşülür ve kabul edilir , komisyon görüşmelerinde İzmir Milletvekili M.Ali Çelebi ve arkadaşları önergeler verir, bu önergelerden biride   subay ve assubaylar ayrılmadan  makam tazminatı ile ilgili önergedir  ,  önerge sahipleri muhalefet partisinden olunca  bu önerge   AKP ve MHP oyları ile RED  edilir  (!) ,
  
O gün  RED'din altında imzası bulunanlardan biride     10 Eylül 2020 de   ( TSK'nın  belliki sadece  subaylardan ibaret olduğunu düşünen ) mhp vekili   sadece binbaşlılar için kanun teklifi veren  M.Hidayet Vahapoğludur.
Bu çelişkinin sebebi hikmeti ne olaki ?
İki ay önceki  teklife  hayır demenizin sebebi teklifin içinde  Assubaylar'da olduğundanmı  ,  yoksa  AKP ile olan ortaklığınızın devam etmesindenmi ?  Hangisi  , yoksa sizinki "uydum hazır olan imama" mantığımı  sayın vekil ?
 
Demem o'ki ;  
İşin  içinde olduğunuza göre , aynı kaynaktan geldiğinize göre  sadece binbaşılara tazminat teklifi veren  mhp'li  sn. vekil  , keşke Kd.Bnb.ların  yarbay olurken 1/2'sinden  1/3 nü transit  geçip  çalışmadan   1/4'üne nasıl yükseldiklerini'de  bu topluma izah etseniz  ,
 
Emekli binbaşıların maddi zorluklarını anlatmanın yolu Assubay'la , uzmanla kıyaslamak değildir ,  bir şeyi kıyaslıyacaksanız eğer  emekli subayın   maaşının   %85'i  ile , emekli assubayın % 45-50 si ile neden emekli olduğunu sorgulayın , Yapabilirmisiniz ?   malum  aileyiz'ya .
Veya,  aynı kurumda birinin altı çeşit tazminat aldığı , diğerinin  hiç birini almadığı gerçeğinide bir kanun teklifi ile  veya araştırma önergesi ile gündeme getirebilirmisiniz sn. vekil ?
Birkaç yıl önce Assubay intiharlarını araştırma önergesinide RED  eden partiniz ve büyük ortağınız akp değilmiydi,   partinizin neden RED ettiğini  bu topluma izah edebilirmisiniz ?  sebebi hikmeti , ortaya çıkmasından korktuğunuz tel örgüler ardındaki MOBİNG  olmasın ?    
 
Meclis iç tüzüğünde  kanun tekliflerinin kaba ve yaralayıcı sözler içermemesi gerektiği yazılı olmasına rağmen ,   kanun teklifinde Assubayların hizmet yılını dikkate almaksızın  binbaşılardan daha fazla maaş aldığı şeklinde ifadeler kullanır  ve cahilce veya kasıtlı olarak bu durumu  HİYERARŞİ  ile  NASIL ilişkilendirirsiniz  ?
 
Sayın vekil !  
Ne  TSK yeniçeri ocağıdır , nede Assubaylar yeniçeri .  Hiyerarşiyi en iyi bilen bir zümreden bahsediyorsunuz ,  bu toplum  yıllardır yasalar çerçevesinde adalet arıyor ,  içinden çıktığınız kurumun yapısını en iyi bilenlerden birisi olarak bu sese sağır kalan sizlersiniz , üç maymunu oynayan sizlersiniz , dili lal olan sizlersiniz , Büyük ortağınızın emrinden çıkmayıp , anlamadan dinlemeden RED oyu veren sizlersiniz .
Liderinizin  " CHP'den hangi teklif gelirse gelsin RED oyu vereceğiz" sözünü unutmadık .
Belliki,  Vekil ceketinizin altında zabit ceketiniz halen durmakta ,  keşke seksen üç milyonun vekili olabilseydiniz .
 
* * *
Tıpkı  sap'la samanı birbirine karıştırıp  yıllar önce  " Bir başçavuş benim teğmenimden  fazla maaş alamaz "  diyen netekim kenan  zihniyetinin  bu gün M.Hidayet Vahapoğlunun   " emekli assubay emekli binbaşıdan fazla maaş alıyor "  demesindeki benzerlik  tesadüf olabilirmi ,  ne fark var ?
Yıllar geçse'de  ne üslup  değişiyor nede zihniyet  Netekim .
 
Sn. vekil bilmezmiş gibi ,
Öte yandan  özellikle  pilot binbaşıların , mühendis olanların dış kaynaklarda  çok daha iyi şartlarda iş bulabildikleri için albaylığa kadar  yükselebileceklerini bilmelerine rağmen  kendi istekleri ile emekli olduğu gerçeği gün gibi ortada iken ,  astronomik rakamlarla iş bulanların  ( pilotlar vs.) mecburi hizmetini  doldurduğu gün  binlerce dolar maaş için tabanlarını yağlayıp gitmelerine ne demeli ?
 
Böyle değilse, son çıkan yasa ile mecburi hizmet neden 15 yıla  çıkartıldı  sn. vekil ?
 
Atılmasını gerektiren suçlar  işlemediği sürece Harp  okulundan mezun olan her teğmenin  albaylığının garanti olduğu bir sistemde  altı çeşit tazminatı bırakıp  binbaşılığında  kendi isteği ile emekli oluyorsa bırakında onuda kendileri düşünsün,   bu konuda mağdur olanlar sadece Assubaylıktan subaylığa geçip  binbaşılıktan emekli olanlardır .
 
* * *   * * *   * * *
Gelelim kendimize ;
Eyy  Assubay camiası  !
 
Siz   emekli subayların derneği TESUD'un  eski genel başkanı (E) Korgeneral  Erdoğan Karakuş'un  " Benim binbaşım ağız tadı ile bir gazoz dahi içemiyor "  sözünü  hiçmi duymadınız ?
 
Ağız tadı ile gazoz içemeyen binbaşılar için bir yazı yazmıştım 15 Mart 2019 da  okumayanlara   gelsin . (  http://www.emekliassubaylar.org/k2-kategoriler/item/3180-gazoz-tazmi-nati  )
 
Bu derneğin bu güne kadar binbaşıların'da tazminat alması için verdiği mücadelede ,  T.B.M.M 'deki görüşmelerinde   binbaşılar için olan taleplerinde  hiç  Assubaylarıda  dahil ettiklerini duydunuzmu ?    basın açıklamalarında , sosyal medya paylaşımlarında  içinde Assubay geçen bir cümleye rastladınız'mı ?, Assubay kelimesini ağızlarına hiç aldılarmı ?  hani  aileyiz'ya !
  
TSK'yı bu kadar ayrıştıranlar   1951  den beri  "aileyiz "   gazeli  söyleyenler  bu zihniyet değilmi ?,  bu güne kadar  hangi özlük haklarında  assubay adını zikretmişler ?    anlamadınızmı  hala bunların  sadece kendilerine müslüman  olduklarını ,    Görmezmisiniz   her darbeden sonra hangi kaymaklı tazminatları elde ettiklerini , binbaşılar için verilen teklifte Asssubayların da dahil edilmemesi sizce bir tesadüfmü ?  bakınız hangi darbeden  sonra  hangi tazminatları kendi hanelerine yazdırmışlar ,  bir kere daha okuyun . (  http://www.emekliassubaylar.org/k2-kategoriler/item/3297-darbelerden-en-cok-askerler-zarar-gormus  )   TESUD'un  amacı  sadece binbaşılarıda  tazminatlılar kervanına dahil etmek iken ,  biz hangi mantıkla  binbaşıların hak arayıcısı oluyoruz ?
* * *
Uzman çavuşların dernekleri UZDER / EMUZDER  gerek sosyal medyada, gerekse T.B.M.M. görüşmelerinde  kendi hakları için mücadele ederken   Tek bir cümle Assubaydan bahsettiler'mi ?  , içinde  "Assubay"  geçen bir cümle kurdularmı , bizim için de bir talepleri oldumu ?
 
O halde  ;
Her dernek kendi zümresinin özlük hakları için mücadele ederken ,  bizim bazı arkadaşlarımızın Assubayların   haklı   talebine  binbaşıları  ve  uzman çavuşları dahil etmesini anlamak mümkün değildir.
 
Biz, kendi haklarımızı hallettik de sıra  binbaşıların , uzmanlarınkine'mi geldi ? 
 
* * *
1951  den 2020  ye ,  değişmeyen zihniyet ;
 
Senelerdir aldatılan , her kademede söz verilmesine rağmen yerine getirilmeyen ,  sadece kendi işkembelerini düşünen ,  
Bize sirk çadırında  tel üzerinde yürüyen  ip cambazı boncuğun kıçındaki lambanın yanmasına bakmamızı söylerken  , öte yandan  karıncanın belini incitmeden Zati sungur mahareti ile  heybelerini dolduranların yeni bir maharetini  MHP Millet vekili M.Hidayet Vahapoğlu'nun sadece binbaşıları kapsayan kanun teklifi  sayesinde  bir kere daha görmüş olduk  ,  1951 den bu yana dervişin fikride zikride  hiç değişmedi .
 
Neyi'mi  gördük ?
TSK'nın ; Türk Subay Kuvvetleri olduğu gerçeğini ,
TSK'nın ; Subaylar ve diğerleri olduğu gerçeğini  ,
TSK'nın ; Tüm personeli ile  asla  "Aile "  olmadığı gerçeğini  ,
TSK'nın ; Nimetini yiyenler - külfetini çekenler olarak ayrıştığı gerçeğini ,
TSK'nın ; Subay - Assubay  biriz diyerek kenefin deliğini dahi ayırdığı gerçeğini ,
 
Assubay için  hak ararken binbaşıları, uzmanları dahil etmeyi  şimdi bir kere daha düşünün,
 
* * *
44 yıl önce  bir albayın assubaya hitabını hatırlatayım o halde ;
 
" Hava kuvvetleri  bir deve ve ben bir albay olarak o devede bir tüyüm, assubayım sen kimsin" ?
 
Bu kadar dışlandığımız bir sistemde , aileyiz masalı eşliğinde ,
 
Binbaşıları , uzmanları savunmaya haydi şimdi devam edin . . .
 
Edinki ;
 
Gazoz içemeyen binbaşılar  ağız tadı ile gazozlarını yudumlasınlar . . .
 
Onlar  soğuk gazozlarını yudumlarken bizlerde birazcık düşünelim , 
 
" Madem aileyiz neden yazmak zorunda kalan  hep biziz "  diye . . .
 
Siz hiç  özlük hakları için tek cümle laf eden bir albay gördünüzmü ?
 
Aileyiz  dedik'ya Assubayım  !    Yersen . . .
 
* * *
Sn. Fahretttin Bağrı'ya teşekkürlerimle.
 
 
 
13 Ağustos 2009  Başbakan R.T. Erdoğan ;  " Siyaset yalan söyleme sanatı haline geldi "
 
Dokuz yıl sonra,
 
24 Kasım 2018  Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan ;  " Siyaset yalan söyleme sanatı değildir " 
 
Hangisi doğru ?
 
Siyaset yalan söyleme sanatımıdır, değilmidir ?
 
* * *
Buyurun o zaman ;
 
* Eski savunma bakanı İsmet Yılmaz'ın  Mart 2014 de"mesaj alındı"  dediği ay  Yoksulluk sınırı : 3.742 tl.  
 
* Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Ekim 2015 de meydanlardan  söz verdiği ay yoksulluk sınırı : 4.472 tl.
 
* Savunma bakanı Hulisi Akar'ın Ekim 2015 de ordu evinde "bu işi halledeceğim " diye söz verdiği ay yoksulluk sınırı : 4.472 tl.
 
* Eski başbakan Binali Yıldırım'ın Ağustos 2016 da "Ömer Halisdemir gibi yiğitler aradığı ay yoksulluk sınırı : 4.723 tl.
 
* Eski savunma bakanı Fikri Işık'ın Mart 2017 de şehit Assubayın evinden söz verdiği ay yoksulluk sınırı : 4.823 tl.
 
* Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan'ın Haziran 2018 de Kayseride söz verdiği ay yoksulluk sınırı : 5.584 tl.
 
* Savunma bakanı Hulisi Akar'ın  Ocak 2019 da ikinci orduevi toplantısında söz verdiği ay yoksulluk sınırı : 6.542 tl.
 
 
* Ve  Ağustos 2020 yoksulluk sınırı ,7.123 tl  olmuş ,
 
Kim bu söz verenler , yerine getirmeyenler ?
 
2002 den bu yana tek başına iktidar olan AKP'nin  bakanları , başbakanları  ve cumhurbaşkanı .
 
Siyaset  gerçekten yalan söyleme sanatı'mıdır , değil'midir,  Hangisi ?
 
* * *
 
Dünya sefalet endeksinde ilk beş ülke arasında yer alan Türkiyenin ,
 
Mars'ta yaşam araştırmalarının devam ettiği günümüzde Ülkede satılan buzdolabı, çamaşır-bulaşık makinasının sayısı ile ekonomiyi, kalkınmayı , refah seviyesini ilişkilendiren  Cumhurbaşkanının Bu topluma   27  ay  önce verdiği sözü tutmasını beklemek iyi niyetten öte olsa olsa saflıktır. 
 
Yılmaz Özdil   2 eylül 2020 de köşesinde "mısır koçanı " başlıklı yazısında deniz kuvvetleri gemilerindeki subayların - assubayların  aynı havayı soluduğunu omuz omuza  çok zor şartlarda görev yaptığını yazmış . 
Özdil'in yazmadığı / belkide yazamadığı o gemilerdeki aynı havayı soluyanların bir bölümünün aynı zamanda 6 çeşit tazminat denizinde yüzdüğü  , diğerlerinin ne yazık ki denizin ortasındada  karaya oturduğu gerçeğinden yüzünüz kızarmazmı ?
 
Aynı durum Hv.K. içinde geçerli değilmidir ?
 
Uçanın altı çeşit tazminatla kanatlandığı ortamda uçuranın gazoz kapağı aldığı gerçeğininden hiçmi sıkılmazsınız ? 
 
Ha keza , Kara kuvvetlerinde, Jandarmada durum farklımı ?
 
* * *
Ve biz ; 
 
Bir İneğin 10 liraya , bir koyunun 2,25 liraya merada ot yediği ,  ama vekilin 5 liraya et yediği ülkede ,
 
Bir yandan Sms ile benden 10 lira isterlerken ,  öte yandan   salgın nedeni ile 93 ülkeye  yardım gönderip ,  bir liralık maskeyi vatandaşına dağıtamayan  ülkede ,
 
UNİCEF'e göre 41 ülkenin yer aldığı. " Refah liginde "  çocukları en yoksul olarak  41 nci sırada yer almışız , bu ayıp kimin eseri ?
 
İşte 18 Yılın sonunda günümüz Türkiyesinin gerçeği  ;
Market raflarında  çalınmasın diye alarm takılmış peynir kalıpları , zeytinyağı kutuları , bebek mamaları  boy gösteriyor ,
 
Mesele ; Ülkem bu halde iken ,  tarihinde ilk defa işsiz sayısının çalışan sayısını  geçtiği bir zamanda   "Gerekirse suriyelilere bi kırk milyar dolar daha harcarız" diyebilme meselesidir ,
 
Mesele ; 783.562  kilometre kareyi dünyanın en büyük mülteci cennetine çevirme meselesidir , 
 
Mesele ;  meslek hayatının tamamını son altı ayda sağlık çalışanlarının temposunda çalışmasına rağmen  adının dahi anılmama meselesidir ,
 
 
Kafasına atılan 200 gramlık çay paketlerini  ganimet zannedenlerin ,  dere yatağına ev yapıp sel felaketini Allahın takdiri diyenlerin , ayda bir koli gıda yardımı, günde üç beş belediye ekmeği, yılda on - on beş  çuval kömür yardımı alanların seçtiği bu hükümetten  sözünü yerine getirmesini beklemek safdillik değilde nedir ?
 
 
* * *
 
Demekki neymiş?
 
Mesele bütçe meselesi değilmiş , 
Mesele Hulisi Akar ın bu topluma nasıl baktığı meselesiymiş ,
 
Mesele : 
Sarayın bu topluma hangi gözle baktığı meselesiymiş. 
 
Mesele , suriyeliye açılan kapıların sana açılmaması meselesiymiş ,
 
Arabın zenginine topraklarımızı satan, fakirini 9 yıldır besleyen bu hükümetten topluma verdiği sözü yerine getirmesini beklemek saflık değilde nedir ?  
 
Sn.Cumhurbaşkanı 19 şubat 2017 de Gaziantep'te  iş adamlarına hitaben ; " Söz veripte yerine getirmeyen hepsini tüm ülkeye ifşa edeceğim "  demiş ,
 
 
O halde sözünü yerine getirmeyenleri ifşa etmenize  ben yardımcı olayım ,
 
 
İşte size yukarıda bu topluma söz veripte bu güne kadar sözünü yerine getirmeyenlerin sıralı tam listesi  , 
 
Haydi buyurun . . .
 
Ne demişti Sn. Cumhurbaşkanı ;  " Siyaset , yalan söyleme sanatı haline geldi " .
 
Zaten mesele tamda bu  değilmi ?
 
Cumhurbaşkanının bu sözü ışığında    " Bizim siyasetle işimiz olmaz " diyen Hulisi Akar'a sormak lazım,
 
Sayın bakan, Siyaset yalan söyleme sanatımıdır ?
 
Yoksa siyaset yalan söyleme sanatı değilmidir ?
 
Sözünüzün üzerinden  BEŞ yıl geçtide . . .
 
Hangisi . . ?
 
Ne güzel söylemiş atalarımız   "Ağacın kurdu içinde olur "  diyerek ,
Ağacın kurdu ağacı yer bitirirde ,  ya  insanın  kurdu ?
İnsanın kurdu olanlara , etliye sütlüye karışmayanlara ,  tavşan boku gibi ne kokan ne bulaşanlara , karanlıkta göz kırpanlara ,  mezarlıktan geçerken ıslık çalanlara ,
Bu yazıda Assubay camiamıza gelsin . . .
* * *
Yeri geldiğinde Baba olan , ağabey olan , öğretmen olan,   şehzade'ye  sözüm ona silah arkadaşı (!) olan , yeri geldiğinde  ağanın gitmediği dağ başında  karakola komutan olan , yeri geldiğinde kahraman olan , yeri geldiğinde  gözünü kırpmayıp musallada önce  yatan ,  yeri geldiğinde ağanın çiftliğinde maraba olan ,  yeri geldiğinde  çocuklarının büyüdüğünü dahi göremeyen ,yeri geldiğinde sen aslansın, sen kaplansın diye sırtı sıvazlanan ,  musallası  Hacıbayram - kocatepe diye ayrılan ,  yeri geldiğinde ayağındaki postalını  haftalarca çıkartamayan , TSK'da  zenci - öteki  muamelesi görenlere ,  zabitin gözünde  "Yok " hükmünde olanlara  , yeri geldiğinde Ömer olup kahraman ilan edilen , yeri geldiğinde  cephanelikte emirle bile bile ölüme gönderilen ,  ortalama  bir insan ömrü kadar zamanı adalet aramakla geçen , külfette önde nimette esamesi okunmayan ,  okumaması için özellikle sınav günleri tatbikat planlanan ,  gerçekte eğitimlisinden korkulan   Assubaya gelsin ,
Gelsin'ki ; Çuvaldızı karşımızdakine batırmadan önce iğneyi kendimize batırmamız gerektiğini bir kere daha hatırlayalım . . .
Gelsin'ki ; Riyakarların dünyasında üzerimize serpilen ölü toprağından kurtulmak isteyip istemediğimizin   kararını verelim artık . . .
* * *
İşte bu topluma meydanlarda, masa başında gözümüzün içine baka baka söz veripte yerine getirmeyenlerin  bir kere daha sıralı tam listesi ,
* Ülkenin Cumhurbaşkanının  8 Haziran 2018 de  Kayseri komando tugayında Tüm ülkenin huzurunda bu topluma verdiği sözün üzerinden iki yıl geçmesine rağmen  neden yerine getirilmediği iki yıldır sorulmuyor / sorulamıyor'sa ,
* Zamanın Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun 28 Ekim 2015 de Malatya mitinginde ,  30 Ekim 2015 de Konya mitinginde gözümüzün içine baka baka verdiği sözün neden yerine getirilmediği  yaklaşık  beş yıldır sorulmuyor /  sorulamıyor'sa ,
* Seçim zamanı oy karşılığı cennete berat belgesi dağıtan zamanın savunma bakanı İsmet Yılmaz'a  Mart  2014 de  aldığı mesajın gereğini  bakanlığı döneminde neden yerine getirmediği   beş yıldır sorulmuyor / sorulamıyor'sa ,
* Savunma bakanı   Fikri Işık'a  3 Mart 2017 de şehit Assubayın evinden verdiği sözleri neden yerine getirmediği  üç yıldır sorulmuyor / sorulamıyor'sa ,
VEE ;
* Asker kökenli , sözüm ona bu işin mutfağından gelen ,  lakabı   namı diğer seri paşa  !   olan ,  Assubayları  Savun(ma)  bakanı Hulisi Akar'ın  ilki 29 Ekim 2015 de ( dile kolay  beş yıl  geçmiş ) , ikincisi 25 Ocak 2019 da Etiler ordu evinde aynı masada karşısında oturanlara hitaben ;
Arkadaşlar  sorunlarınızı biliyorum , bizim siyasetle işimiz olmaz , bu sorunu halledeceğim  ,  Emekli astsubayların özlük haklarını iyileştirmeyi amaçlayan bir çalışma içindeyiz " , demesine rağmen bu güne kadar neden halletmediği sorulmuyor/sorulmuyor'sa,çalışmalara başlandığında doğan çocuklar bugün ilk okulu bitirme yaşına geldiği yüzlerine vurulmuyor'sa,
"TSK'da Ben yok Biz varız"diyen Assubayları savun(ma)bakanına,"BEN" ile "BİZ" arasına altı çeşit tazminatın konuşlandığı gerçeği söylenemiyor'sa,maalesef sadece kendimiz çalıp,kendimiz oynarız,  
* * * 
Peki ;
Bu sözler yerine getirilmediyse , bu zaman zarfında  biz hiç kendimizi'de  sorguladık'mı ?
Bunlar verdikleri sözleri yerine getirmediler ,  tamam'da ,
Ya , biz  ?
* Biz , bu sözü verenlerden hesap sorabildikmi ?,
* Çuvaldızı başkasına batırmadan önce iğneyi kendimize batırabildik'mi ?
* Hepimiz elimizi taşın altına koyabildik'mi ?,
* "Adam sendecilik'ten , "bananecilik'ten" , vurdumduymazlıktan  kurtulabildik'mi ?
* 1970-1975 Ruhunu bir kere daha yakalayabildik'mi ?
* Ankara / Ulusta'ki  basın açıklamasına ana muhalefet partisinin   ON  millet vekili ile destek verdiği  bir ortamda   bizler  bi  zahmet kıçımızı kaldırıp katılabildik'mi ?
*  5 Yıldır TBMM'de bu toplumun sorunlarını bıkıp usanmadan genel kurulda  dile getiren  Assubay çocuğu Millet vekili sn. Murat Bakan'ın  bu konuşmalarına gereken ilgiyi gösterebildik'mi ? , onun bizim yanımızda olduğu kadar biz onun yanında olabildik'mi ?
* Geçmişten günümüze TSK'deki adaletsizlikleri Günlerce emek vererek madde madde kanun numarasına kadar yazıp  bu konuda toplumu bilgilendiren arkadaşımızın  paylaştığı yazılarını  zahmet edip okuduk'mu ,  çok uzun yazı diyerek burun kıvırmadık'mı ?
* TSK'deki adaletsizlikleri dili döndüğünce duyurmaya çalışan bir avuç arkadaşımızın makaleleri , sosyal medyada  yediği yemeği paylaşan  kadar ilgi gördümü ?
* Bu kadar emek verilen paylaşımlar  " Hayırlı cumalar / kandiller "  mesajı kadar ilgi gördümü ?
* Yıllarca bu toplumun yaşadığı haksızlıkları köşesinde yılmadan yazan , karşılığında Gen.kur'un kendisini mahkemeye vererek susturmaya çalıştığı  Gazeteci Umur Talu'nun  " Ben size inandım, ama siz kendinize inanmıyorsunuz "  sözünden ders çıkartabildik'mi ?
* Kahvehaneye dönen dernek  lolallerinde  "okey attığımızda "  duyduğumuz heyecanı , sorunlarımızın çözümü için de duyabildik'mi ?
* Ya  içimizdeki İrlandalılar ?
* Kısacası , en son ne zaman şapkamızı önümüze koyup düşündük ?
* Biz , kendimize inanabildik'mi ?
 * * *
* Yıllardır damarlarımıza uyuşturucu zerk eder gibi  "aileyiz " palavrası zerk edip asla uyanamadığımız bir uykuya dalmamıza sebep olanlara  karşı, 
* Ordu evine tam kadro teşrif edip  gözümüzün içine baka baka gazel okumalarına  karşı ,
* Zamanında  kıçı kırık  sigarayı dahi  Subay - Assubay  diye ayıranlara karşı ,
  
* Şehit Assubay cenazelerinde timsah gözyaşı dökenlere  karşı ,
  
* Şu an bulunduğu yeri dahi  yine bir Assubaya borçlu olanlara  karşı ,
* Makamında ters kelepçe ile paketlenen genel müdürlere  karşı ,
* Mecbur kalmasalar , aynı ortamdaki havayı dahi bizimle solumak istemeyenlere karşı ,
* Bu topluma  cüzzamlı muamelesi yapanlara karşı ,
* Şehitliğe seni önden buyur edip, öte yandan mıçtığı helayı  dahi senden esirgeyenlere karşı ,
* Peygamber ocağı Türk Silahlı Kuvvetlerini , Türk Subay Kuvvetlerine çevirenlere karşı ,
En önemlisi'de ,
"Aileyiz"  yalanını söyleyip , 2020 Türkiyesinde   bizi  George  Floyd   olarak görenlere karşı  birlik olabildik'mi ?
Muvazzafı , emeklisi ile  bilmem kaç yüz bin kişilik bir aile olmaktan bahsediyoruz'da ,
Buna mukabil  tek ses olabildik'mi ?
Önce iğneyi kendimize batırabildik'mi ?
* * *
İşte tamda bu yüzden bunca söz verenler sözlerini yerine getirmediler ,
Cumhurbaşkanından , Başbakanına ,  
Savunma  bakanından , Gen.kur başkanına kadar   Her kademede tüm yetkililer  ağız birliği etmişçesine , 
" Assubayların hakkı  asla ödenmez , sizin hakkınız ödenmez "  dediler ve  bu konuda ilk defa  hep birlikte sözlerini tuttular , 
VE ;
HAKKIMIZI ÖDEMEDİLER . . . 
Hemde ;
Seksen üç milyonluk Türkiye Cumhuriyetinin  önünde söz vermelerine rağmen . . .
Nedenmi   sözlerini yerine getirmediler ?
Cevabı Umur Talu  yıllar önce zaten vermiş ,
Önce biz kendimize inanmadık da ondan . . .
* * *
Dilerim bir gün ;
Bu vurdumduymazlığımızın  bedelini iş işten geçince ,  "keşke" diyerek aynada gördüğümüz surata tükürmek zorunda kalarak ödemeyelim . . .
Mehmet ÖZTÜRK
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Geçtiğimiz günlerde  Milli Savunma komisyonundaki görüşmelerde Assubayların  göreve başlama derecesinin   9 / 2  olarak düzenlenmesi teklifi  akp ve onun   sözüm ona muhalefet partisi olan küçük ortağı mhp vekillerinin oyları ile  "red"  edildi .

 
18 Yıldır tek başına iktidarsınız , bir kerede şaşırtın bizi ,  sadece bir kere , 
18 yılda  söz veren  ama asla yerine getirilmeyen bu iktidarın Başbakanların , savunma bakanlarının  şimdiye kadar verdiği sözleri uç uca eklesek boğaza üçüncü köprü olurdu .
Geçiş garantili !  Yavuz Sultan Selim köprüsünede  gerek kalmazdı ,
 
* * *
Şaşırdıkmı ?
 
İktidarın özellikle Assubaya  hangi gözle baktığını biliyoruz , geçtiğimiz 18 yıl  tek başına iktidar olup her kademede verilen  ve  bu güne kadar havada kalan sözlerden  iyi niyet çıkarmak mümkün'mü ?
 
Bu "Red"din sebebi  hikmeti nedir ? 
 
Hulisi beyin bu  "Red " hakkında vereceği bir cevabı varmıdır ? ,  kendisinin bu hükümetin  savunma bakanı olduğu gerçeğini unutarak yoksa yine  "biz istedik,hükümet vermedi"mi diyecektir ? , 
 
Bu kararın Türkçe meali  "Etiler ordu evine bi öğlen yemeği yemeye gelmiştik,  gelmişken'de sizin gazınızı aldık" demekmidir ?
 
* * *
 
İktidarın Milli Savunma komisyonu başkanı kim ?
   
Eski savunma bakanı  İsmet Yılmaz ,   Hani şu oy karşılığı cennete  berat belgesi dağıtan İsmet Yılmaz,
 
Hani şu  Tam altı yıl önce , tee  Mart 2014 de  Kars'tan  Assubaylara hitaben "eylemi sonlandırın,mesaj alındı"  diyen İsmet Yılmaz ,
 
* * *
Benzer sözleri   Etiler ordu evine cümbür cemaat gelip ,  beleş yemek eşliğinde gözümüzün içine baka baka veren , ama asla bu güne kadar yerine getirmeyen  bir diğer savunma bakanı  kim ? Şimdiki savunma bakanı Hulisi Akar ,
 
İsmet Yılmaz'da  Hulisi Akar'da  akp'nin  Halef - selef savunma bakanı , 
 
* * *   
 
Türk tipi başkanlık !   denilen bu sistemde Hükümette hiç bir bakan  sarayın onayı olmadan  kendi başlarına bir icraat yapamayacaklarına göre , bu bakanların  biri 2014 de , diğeri  2015 ve 2019 da  bu sorunu halledeceklerine dair söz vermelerine rağmen , hiç bir engel yokken  neden komisyonda  9 / 2  red edildi ?  yoksa bu sözleri  saraydan izinsiz'mi verdiniz de şimdi komisyonda red ettiniz ?
 
Soru şu ;
Bu iki bakan ve daha önceki  söz veren savunma bakanları dahil  şüphesiz'ki saraydan onay alarak söz vermişlerdir ,  
 
Veya, her iki bakan'da sadece o gün günü kurtarmak için  söz vermişlerdir , 9 / 2 den başlayan  onlarca emsal eğitimli meslekler kabak gibi ortada iken ,  komisyonda Assubayların göreve başlama derecesi 9 / 2 neden red edildi ?
  
Komisyonda  diğer özlük hakları ile ilgili alınan kararlardan  meselenin  yedi düvele bol kepçe dağıttığınız "bütçe " meselesi olmadığı aşikar.
* * *
Geriye tek bir şey kalıyor ,
 
Demekki  Cumhurbaşkanının 8 Haziran 2018 Kayseri komando tugayında gözümüzün içine baka baka bu topluma verdiği sözlerin  gerçekle hiç bir ilgisi yokmuş ,  
 
Belli'ki  o sözlerde tıpkı diğerleri gibi  sadece günü kurtarmak için verilmiş ,
 
" Siyasilerin meydanlarda verdiği her söz gerçekleştirilecek diye bir kural yok" , diyen Binali Yıldırım haklıymış ,
Bu sözü veren Cumhurbaşkanı olsada ,
Mesele ;
 
"  Meydanlarda doğruyu söyleyip  Komisyonda şaşmanız " meselesi , İsmet Yılmaz bey ,
 
Mesele ;
 
"  Karakolda doğruyu söyleyip   mahkemede şaşmanız "   meselesi ,  Hulisi Akar bey ,
 
Mesele ;
 
8 Haziran 2018 den beri verilen sözün yerine getirilmemesi meselesi sn. Recep Tayyip Erdoğan bey ,
 
Mesele Bu . . .
 
 
 
 
 
 
Bu coğrafyanın kaderimidir , yoksa demokrasisi sık sık darbelerle kesintiye uğrayan , bunuda  birilerinin hanelerine  + cukka olarak yazdıran ülkelere has bir durummudur ,  yada  Fotörü giydikten sonra da  dünyasını  değiştirene kadar ayrıcalıklı yaşamak isteyenlerin  ve  yedi sülalesinin bazı kurumlara ballı maaşlarla yerleşmesinin sebebi hikmetimidir  ? siz karar verin .
 
* * *
Bu ne benzerlik ?
 
20.11.2013 saat 21.00 / cnn Türk  "Habere dair" proğramı. (Rıdvan Akar ) .
 
Konu :  Mısır ordusunun  Mısır ekonomisinin %40 ını nasıl elinde tuttuğunu , Bu sayede Mısırlı generallerin ve üst subayların imtiyazlı yaşamlarını !  sürdürebilmek için çok üst düzey maaş aldıklarını ,  yetmezmiş gibi emekli olduktan sonra da ! hakim oldukları sanayi dallarında  ( Salça, Makarna,  otomobil , iç çamaşırı, bowling, v.s. )    bu iştiraklerde üst düzey yönetici ! konumunda çalıştıklarını , 
 
Bundan önceki darbeciler de dahil imtiyazlarından asla ödün vermemek için hakim oldukları şirketlerin DENETLENMESİNE !  asla izin vermeyeceklerini ,bunun için gerekirse ÇARPIŞACAKLARININ !  haberini  ibretle izlemiştim .
Mısır ordusunun  bizdeki OYAK  benzeri bir kurumlarının olması , iştiraklerinin dahi neredeyse birebir örtüşmesi ,  yönetiminde  sadece emekli generallerin olması !  bu kadar tesadüf olabilirmi ?
 
* * *
Son yaptığı konut projesinde  Peşinat / taksit miktarlarının rakamlarına bakınca OYAK'ın kuruluş amacından ne kadar saptığı ,  alt rütbedeki üyelerin  birikimleri ile  sadece general/ amiral'lere hizmet eden bir kurum haline  geldiği aşikardır.
 
Alt rütbedeki personelin,  daha doğrusu Assubayların   birikimine  ihiyaç olduğundandır'ki ,  27 Mayıs 1960 darbesinden sonra çıkartılan  OYAK kanununda  ilk önce  dahil edilmeyen Assubaylar  sekiz gün sonra ,  sadece sekiz gün sonra bu kanuna dahil edilmişler,  belliki bizi çok sevdikleri birden akıllarına gelmiş ,  aslında çok sevdikleri Assubayın  kendisi değil , cebindeki üç kuruşun  ta kendisi ,
 
* * *
Bankaların faiz oranların dahi %24-25 olduğu  2019 yılı  için % 20.5 olarak açıklanan  2019 neması  kimleri !  kurtarmak için  düşük tutulduğunun belgesi gibi,
 
OYAK otomobil kampanyasında  2017 - 2020  arası sadece üç yılda aynı otomobilde % 150 fiyat artışını  %20.5 nema ile izahı nedir ? 
 
 
OYAK  BU SORULARA CEVAP VEREBİLİRMİ ?
 
* OYAK'ın  toplam üye sayısı kaçtır ?
 
* Bunların rütbelere göre dağılımı , yüzdesi  nasıldır ?
 
* Kaç general/amiral , kaç subay , kaç assubay, kaç uzman, kaç sivil memur üyesi vardır ?
 
* Bu üyelerin rütbelere göre yönetimdeki sayıları / yüzdeleri kaçtır ?
 
* Yönetimde  üye sayısına göre temsilde adalet  neden yoktur ?
 
* General/ amiral'lerin yönetimin ezici çoğunluğuna sahip olmaların sebebi hikmeti omuzundaki yıldız sayısı ile orantılımıdır ?
 
* Üye sayısının  yaklaşık yarısını temsil eden  Assubaylar neden yönetimde %1 ile temsil edilmektedir ?
 
* OYAK'ın nerelerde, hangi iştirakleri vardır ?
 
* Bu iştiraklerin yönetiminde kimler vardır ?
 
* Bu iştirakleri yönetenler  ve diğer çalışanlar ne kadar maaş almaktadırlar ?
 
* Her kademedeki OYAK çalışanlarının  üst düzey yönetimdekilerle yakınlık derecesi nedir ?
 
* Kaç general / amiralin, kaç albayın yakınları OYAK'ta çalışmaktadır , ne kadar maaş almaktadır ?
 
* OYAK çalışanlarının kaçının babası,amcası,dayısı,eniştesi, kuzeni general / amiraldir ?
 
* OYAK  her kademedeki üyelerine kuruluş amacına uygun hizmet verdiğine gerçekten inanmaktamıdır ?,
 
* OYAK'ta bu güne kadar  hangi kademede kaç Assubay isdihdam edilmiştir ?
 
OYAK'ta muvazzaf, emekli general / amiral, diğer subayların ve yedi sülalesinin  istihdam edilmesini  kendinizde HAK'mı görüyorsunuz ?
 
* MISIR da  OYAK benzeri kuruluş olması , generallerin ve üst düzey subayların  benzer iştiraklerin tamamının başında olması , emekli olduktan sonrada çok yüksek maaşla bu kurumların başında olması tesadüfmüdür , bu benzerliğin izahı varmıdır ?
 
* 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra çıkarılan OYAK kanununa önce dahil edilmeyip,   sadece 8 gün sonra Assubaylarında  dahil edilmesi gerçekte  sabah akşam buyurduğunuz gibi "subay-assubay" aile olduğumuzdanmı, yoksa  sizlere yapılan asla bizlerin sahip olamayacağı çok pahalı konutların finansmanına  katkı sağlamak içinmi  üyeliğe dahil edildik , hangisi ?
 
* * *
Buda TSK'daki  Adaletsizliğin OYAK  ayağı,  deveye sormuşlar boynun neden eğri diye,  nerem doğruki demiş, 
 
GÜNÜMÜZDE OYAK, GERÇEKTEN ORDU YARDIMLAŞMA KURUMUMUDUR ?
 
YOKSA GENERAL / AMİRALLERİN VE MAHDUMLARININ  VEDE YEDİ SÜLALESİNİN NEMALANDIĞI BİR ARPALIKMIDIR ?
 
HANGİSİ ?
 
“ SADECE EMEKLİ BAŞÇAVUŞLARIMIZA , EMEKLİ ASSUBAYLARIMIZI  MUHATAP ALAN BİR FORMÜL ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ . . .
 
 
Bu nasıl bir cümle ?
 
* * *
Kime ait bu sözler ?
 
Dile kolay ,  Peygamber ocağında  en alt rütbeden  en yüksek makam  olan gen.kur.bşk'lığına kadar yükselen , TSK'ya  49 yıl hizmet ettiğini söyleyen  , Assubay toplumunun  gazını almak için  25 Ocak 2019 tarihinde  ikinci kez  "çalışmalar devam ediyor , bu işi halledeceğim " narkozunu  Etiler ordu evinde damarlarımıza zerk eden  Assubayları  savun(ma)  bakanı  Hulisi Akar sarf etmiş bu sözleri .
 
Etiler ordu evine İlk ziyaretini 29 Ekim 2015 de gerçekleştiren ve  yaklaşık beş yıldır tek bir adım kat edilmeyen bu zaman dilimi  ne gariptirki  Atomun parçalanmasından çok daha uzun sürmüş ,   artık nasıl bir formül üzerinde çalışıyorlarsa  ,
 
Eee , kolay değil elbette üzerinde çalıştıkları formül ,  beş yıldır çözemediklerine göre ,   nede olsa konu Assubay ,  
 
 
Konu Assubay olunca , elbette yorgunu yokuşa sürecekler yıllardır olduğu gibi ,  elbette kırk dereden  su getirecekler , Her darbeyi hanelerine  "cukka"  yazdıranlar   Acaba kendilerine  altı çeşit tazminatı  kotarırken de bu kadar uzun süre formül aradılarmı'ki ?
 
Darbelerle dolu   yakın tarihimizde   her darbeden  bir imtiyaz elde ettiklerinin belgesi kabak gibi ortada iken ,   kendilerine formül konusunda ne tesadüfki hiçte sıkıntı yaşamamışlar .  TSK'nın  Assubaya  beş yıldır formül arayıcıları, 
 
 
 
* * *
 “ SADECE EMEKLİ BAŞÇAVUŞLARIMIZA , EMEKLİ ASSUBAYLARIMIZI  MUHATAP ALAN BİR FORMÜL ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ . . .
 
 
 
Bu cümlenin  subaylar için karşılığı ;
 
" SADECE  EMEKLİ YARBAYLARLARIMIZI  VE  EMEKLİ SUBAYLARIMIZI MUHATAP ALAN BİR FORMÜL ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ "   değilmidir ?
 
Bu nasıl bir cümledir ?
 
Ne demek , emekli başçavuş - emekli assubay ?  tamamına  emekli assubay  desenize .
 
Böyle bir cümle kuran sivil bir savunma bakanı olsaydı bu kadar önemsenmezdi  belki ,  ancak  bu cümleyi sarf eden çocuk yaşta girdiği peygamber ocağına  49 yıl hizmet ettiğini söyleyen  asker kökenli savunma bakanı olunca  TSK'da  Assubaylara hangi gözle baktığınında kanıtı gibi bu sözler,
 
Hulisi beyin  Bu soruna ;  29 Ekim 2015 den beri  "El , elin eşeğini türkü söyleyerek ararmış " gözü ile baktığının kanıtı değilde  nedir ?
 
Beş yıldır  arayıpta bir türlü bulamadığınız ,  bu uğurda bunca sene dirsek çürüttüğünüz, kafa yorduğunuz , içinden bir türlü çıkamadığınız  formül için size bi güzellik  yapayım  sayın bakan ,  
 
(E) Maliye Assubayı  Sn. Fahrettin Bağrı  ile   bir saat , sadece  bir saat görüşün  yeter , beş yıldır  hassasiyetle ! üzerinde çalıştığınız formülü size bir saatte izah etsin .  beş yıldır bulamadığınız formülü sizin için tek bir  A4 e sığdırsın ,  tabi  iyi niyetli iseniz , sorunu gerçekten çözmek istiyorsanız ,   
 
Diyorum'ki ; 
Acaba  beş yıldır sorunun içinden çıkamamanızın sebebi aradığınız formül ?   çalışmalarınızda  konusunda uzman Assubay temsilcide  bulunmamasından olabilirmi ? , 
Milli savunma komisyonunda  dün olduğu gibi  bugünde sizin arkanızda  sadece  subayların oturuyor olmasından olabilirmi ? ,  
Bu güne kadar TSK'da adaletin sağlanmamasının sebebi , O komisyonda Assubayları temsilen hiç bir Assubayın bulunmamasından kaynaklanıyor olabilirmi ?
 
Samimiyetiniz yada , samimiyetsizliğiniz  test ediliyor Hulisi bey .
   
Bir kere daha yazayım ,aradığınız formülün adı ,  (E)Maliye Asb. Fahrettin Bağrı'dır  ,
 
* * * 
 
Assubayları savun(ma) bakanı Hulisi bey ,
 
 “ SADECE EMEKLİ BAŞÇAVUŞLARIMIZA , EMEKLİ ASSUBAYLARIMIZI  MUHATAP ALAN BİR FORMÜL ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ . . .  Değil ,
 
Söylemeniz gereken ;
 
"MUVAZZAF - EMEKLİ TÜM ASSUBAYLARIMIZI MUHATAP ALAN BİR FORMÜL ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ "   Olacak . . . Doğru olan budur . . .
 
Aradığı formülü beş yıldır bulamayan Hulisi bey ,
 
 
Hem resmi ,  hem sivil şapkanızı önünüze koyup düşünün  Hulisi bey ,
 
Ne , gen.kur.bşk'lığnızda  , ne savunma bakanlığınızda hiç bir icraatınızı göremediğimiz Hulisi bey ,
 
"Bizim siyasetle işimiz olmaz, bu işi halledeceğim"  deyip halledemeyen Hulisi bey ,
 
El elin eşeğini türkü söyleyerek ararmış sevdasından  vaz geçmeyen  Hulisi bey ,
 
68 Yaşından  sonra  aradığı formül  adına Amerikayı yeniden keşfetmeye çalışan  Hulisi bey  ,
 
Özünde netekim kenan'ın düşüncelerinden vaz geçemeyen Hulisi bey ,
 
Assubay toplumuna Vantrolog olan Hulisi bey ,
 
Samimiyet konusunda sınıfta kalan Hulisi bey ,
 
Kokmasından  vaz geçtik , tuzu çürüten Hulisi bey ,
 
"Aileyiz" masalını Assubaylara ballandıra ballandıra  anlatan Hulisi bey ,
 
Komandodan gücünü göstermesini isteyen , ama kendi gücünü gösteremeyen Hulisi bey ,
 
Sadece altı çeşit tazminat alanların bakanı Hulisi bey ,
 
49 Yıl hizmet ettiği TSK'yı zerre kadar  tanımayan   Hulisi bey ,
 
Ya ;
Çıkıp söyleyin , " Ben bu işin üstesinden gelemem " diye ,
 
Yada ; Bırakın formül masalını, bir an önce gereğini yapın , neticede atomu parçalamıyorsunuz .
 
Biz bıktık masallarınızdan ,  lafla peynir gemisi yürümüyor Hulisi bey ,
 
Yetmedimi  zamana karşı oynadığınız  ? 
 
 
 
Dam yanıyor  Dam ! ,  
 
Öyle ya , içindekiler sizden olmayınca ne önemi var değilmi  Hulisi bey  ?
 
 
Bakan Akar'dan Astsubaylara Müjde - YouTube
 

 
HEYHAT . . !
 
Assubay camiasına etkili - yetkililerin  bu güne kadar çeşitli tarihlerde  verdikleri  ve yerine getirmedikleri sözlerin her birinin notunu tutuyoruz elbet ,  tutulmayan bu sözler   günü geldiğinde hatırlatmak için  heybemizde birikiyor .
Tıpkı ; Şehzadelerin  altı çeşit nimeti , kapı kullarının  sadece külfeti yıllardır heybelerinde biriktirdiği  gibi .
 
Bu gün  8 Haziran 2020 .
 
 
Peki,  nedir bu 8 Haziran 2020  in diğer günlerden  farkı ,  bu günü diğerlerinden daha önemli kılan nedir ?
 
* * * 
Buyurun o zaman ;

CHP Genel başkanı  Sn. Kemal Kılıçtaroğlu'nun  Assubayların sorunlarını özellikle parti proğramına almasından  ve gurup toplantılarında bu sorunu çözeceklerini üstüne basa basa tekrar tekrar  söylemesinden   kısa bir zaman sonra   takvim yaprakları 8 Haziran 2018 i  gösterirken Kayseri'den bir  ses geldi.

 
* * *
Ve o ses ,  gözümüzün içine baka baka ;
 
"  Assubaylarımızın göreve başlama kademelerini eğitim yıllarına göre bir üste çıkartıyoruz , mesela şu anda iki yıllık yüksek öğrenim mezunu bir Assubayımız  9 / 1 inden göreve başlıyordu  artık  9 / 2  den başlayacak.  
Aynı şekilde  dört yıllık yüksek öğretim mezunu olup ,  9 /3  den göreve başlayan Assubaylarımızın başlangıç derecesini  8 /1  kademesine yükseltiyoruz .  
Bu suretle tüm Assubaylarımızı  emsallerinin seviyesine çıkartıyoruz .  bu düzenlemeden göreve yeni başlayacak olanların yanı sıra mevcut ve emekli Assubaylarımızda yararlanacak ,   hayırlı olmasını diliyorum . "   dedi ,     Nokta . . .
 
O ses  noktasına virgülüne kadar tamda bunları söyledi ,  Bu kadar net  beylik sözleri  üstüne basa basa , tane tane ülkede ancak bir kişi söyleyebilir ,
* * * 
Kime ait bu sözler ?
 
Dicle'nin kenarında  kurdun kaptığı  koyunun mesuliyetini  üslenen , lakin  tam 730 gündür  Assubay toplumuna  verdiği sözün mesuliyetini   yerine getiremeyen ,  Peygamber ocağında adaleti sağlamayıp , " Asker havyar dahi istese verilecek (!) " diye talimat veren , öte yandan adaletten bahsederek "ahiretinizi tehlikeye atmayın "  diyen , suriyeli kardeşlerimize !  kırk milyar dolar harcadık  gerekirse bi kırk milyar dolar daha harcarız diyen , bu günlerde gönül seferberliğinden bahseden  , öte yandan her gün benden sms ile  on tl. isteyen ,
 
Türkiye Cumhuriyetinin  12. Cumhurbaşkanı  Sn. Recep Tayyip Erdoğan'a  ,  
 
Nerede , ne zaman söylemiş bu sözleri ?
 
Tam iki yıl önce  8 Haziran 2018 Kayseri komando tugayındaki konuşması .  tüm personelin gözünün içine baka baka söylemiş , Seksen üç milyonun önünde söylemiş .   devletin en tepesindeki ismin ,  devletin  bir numarasının bu topluma verdiği fakat  bu güne kadar yerine getirilmediği verilen sözlerin  Bu gün ,
 
ikinci sene-i devriyesi . . .  netice ? , Netice  gazoz kapağı . . .
 
VEE ;
 
Tesadüfe bakın'ki ;
Cumhurbaşkanının bu sözlerinin arkasından   20 gün sonra ,  sadece  20 gün sonra ,
 
Türkiye Cumhuriyetinin  27.  Başbakanı  Binali Yıldırım   28 Haziran  2018  de   şu açıklamayı yapıyor .
 
Seçim kampanyalarında söylenenle, sorumluluk omuzlarınıza yüklenince söylemleriniz hiç bir zaman aynı olmaz, hiç bir ülkede aynı olmaz.  bu siyasetin gereğidir, siyasetle hakikat birbiriyle örtüşmez , Şimdi siz, zannediyor musunuz ki, Avrupa’daki söylemlerin, bunu söyleyenlerin gerçek fikridir, elbette değildir "  .  vay  vay  vay . . .
 
Bu cümlelerin Türkçe meali nedir ?
 
" Eyy vatandaş , siz bakmayın meydanlarda atıp tuttuğumuza , oy uğruna her şeyin mübah olduğu bir ülkede siyaset yapıyoruz , sizde  bu sözlerimize inanıp kuzu kuzu oy veriyorsunuz , daha açıkçası  sadece seçimden seçime  söz hakkınız olan sizleri oy için kandırıyoruz " .  
Binali  Yıldırımın  söylemek istediği tamda bu değilmidir ?
 
Cumhurbaşkanının kayseri konuşması ile ,   son Başbakan  Binali Yıldırımın  sadece 20 gün ara ile söylenen sözlerini alt alta koyalım,  sonrada  Kayseri konuşmasının  730 gündür neden icraata geçmediğini anlayalım. 
En tepede de olsa verilen sözün  neden yerine  getirilmediğinin ip uçlarını  Binali Yıldırım   konuşmasında açık açık söylemiş  zaten ,
 
 
Üzücü olan şu'ki ;  bu güne kadar  etkili - yetkililerin söz verilipte yerine getirilmeyen bu durum  sadece ve sadece Assubay camiası için geçerlidir .  
Bu durum tesadüf olabilirmi ? ,    
 
Bu topluma  ;    "Size verirsek başkalarıda ister " masalı  anlatılırken ,bu günlerde dahi kimler için neler yapılacağının yasa taslaklarını takip edip  paylaşan meslektaşlarımız var  ,  iyikide  varlar .
 
* * *
Acaba diyorum ;
Cumhurbaşkanından  sadece 20 gün sonra bu sözleri sarf eden   Binali Yıldırım , Cumhurbaşkanının  o gün veripte yerine getiremeyeceği sözlerin  vebalinimi üstlendi  ? insan düşünmeden edemiyor .
 
Demekki neymiş ?
 
ÖZELLİKLE  ASSUBAYA SÖZ VEREN SİYASETÇİ OLUNCA . . .
 
Gönül seferberliği başlatan  Sn. Cumhurbaşkanı ;
 
Assubay toplumuna söz verdiğiniz gün yoksulluk sınırı  5.584 tl.  idi , bu gün bu rakam 7.942 tl. olmuş , 
 
Dicle'nin kenarında  kurdun ham yaptığı  koyunun mesuliyetini  üslenecek kadar hassas düşünüyorsanız(ki)  öylede olmalı  ,
 
ÖYLE İSE ,
 
VERDİĞİNİZ  SÖZLERİN YERİNE GETİRİLMESİNDEN'DE   MESUL DEĞİLMİSİNİZ  ?
 
Önce  atadığınız , sonra işi bitince kapının önüne koyduğunuz  senetçi  A.Davutoğlu'da  28/30 Ekim 2015 de Assubay camiasına bu güne kadar karşılığı olmayan aynı sözleri vermişti  " bizim sözümüz senettir " diyerek ,  netice ?  verdiği senet karşılıksız çıktı  ,
 
Kudretinden  sual  olunmayan   sayın muktedir ,
 
Akademisyenlerden  yargı mensuplarına , muhtarlardan emniyet mensuplarına , köy korucularından  sağlık çalışanlarına ,  TSK'ya geri dönen pilotlardan  evde torun bakan  ninelere ,  muhtarların sigorta priminden  beylik tabancasına ,  İspanya tatilinden umreye  , evinde hasta bakanlara  kadar dokunduğunu ihya eden sayın muktedir ,
 
"Zencilerin iktidarıyız" deyip , sadece TSK'nın zencilerini görmeyen sayın muktedir ,
 
Bu topraklar için gözünü kırpmadan ölüme gidenlere , vatan sevgisini suriyeli çocuğun gözünden  bize öğretmeye kalkan sayın muktedir ,
 
bu toplumu aldattınız ,  el biriliği ile bu topluma gülmeyi unutturdunuz ,
 
Siz , siyasetçiler Siyaseti   belliki Binali Yıldırımın itiraf ettiği  düşünce  ile yapıyorsunuz ,
 
Meydanlarda başka , icraatta  başka,
 
HANGİSİ  ? 
 
* * * 
Bu gün günlerden  8 Haziran  2020 ,  Bilin istedim  sayın Muktedir . . .
 
Hani  nehir kenarındaki  koyundan bile  mesuldünüz'ya ;
 
BİLESİNİZ'Kİ ;   O  KURT , DİCLENİN KENARINDAKİ  KOYUNU   ÇOKTAN  HAM  YAPTI   . . . 
 
 
Anadoluda bir söz vardır ;  " Ağanın gönlü olana kadar, Halayığın canı cıkarmış " ,  sizinki tamda bu ,
 
NE ZAMAN GÖNLÜNÜZ OLACAK  SAYIN MUKTEDİR  , NE ZAMAN  ?
 
* * *
 
Bir yıl öncede sormuşuz , ne değişti ?
İç işleri bakanının bekçilerin hakkını savunduğu  kabinede , Assubaylara yıllardır verdiği sözü yerine getiremeyen Savun(ma) bakanı  Hulisi  Akar'a ithaf olunur . . .
 
* * *
Elazığ depreminde   sözüm ona elleri ile ! toprağı kazıp  depremzedeyi kurtaran suriyeli mahmudu  kahraman ilan edenler  kanal kanal gezdirenler , akabinde  anında vatandaşlık verilmesi için gereken işlemleri başlatanlar ,  yazılı - görsel basında  , sosyal medyada suriyeli mahmud  parlatması yapanlar ,
Aynı depremde ;
Vatandaşların enkaz altından canlı olarak çıkarılması için fedakarca çalışan,  açtıkları delikten  sürünerek giren ve enkaz altındaki Ayşe Yıldız'ın sesini duyduktan sonra onu kurtarmak için 12 saat uğraşan (!)  , "seni kurtarmadan buradan çıkmayacağım "
diyen cesur bir Türk  Assubayı jandarma arama kurtarma Jak üyesi Assubay  Zehra Yıldız'a  tek kelime edemediler.
Suriyeli mahmud gibi kanal kanal gezdirmediler ,  mahmudu kucaklayan bakan tarafından tebrik dahi edilmediler ,  sabah akşam  "aile " türküsü söyleyen daha önce bağlı olduğu  Jandarma Genel Komutanlığı   teşekkür içeren tek bir kelime dahi edemedi .  niye etsin'ki ? , 
Öyle'ya,  onun vazifesi  24 saat çalışmak ,  tıpkı Ömer HALİSDEMİR  gibi emirle ölüme gitmek . 
Öyle ya ;
Suriyeli mahmud varken sende kimsin Zehra Assubayım ?
* * *
9. 12 .2019

Şırnak'ın İdil ilçesinde PKK'lı teröristlerce tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu 2 askerimiz şehit oldu. Kahraman iki askerden biri Jandarma Astsubay Esma Çevik .  Bomba imha uzmanı Astsubay Esma Çevik  tuzaklanan bombayı etkisiz hale getirirken şehit oldu.

Öyle ya ;

Suriye'li mahmud varken sende kimsin Esma Assubayım ?   , mahmudu parlatanlar senin adını dahi bilmezler .

 

* * *

Gen.kur'un , MSB'nın  sadece zabitine sahip çıkıp , kendinden gayrısını yok saydığı ortamda  İç işleri bakanlığı bekçisi için gereğini yapmış ve noktayı koymuş ;

İç işleri bakanlığı emniyet genel müdürlüğü bünyesinde istihdam edilen Çarşı ve mahalle Bekçisi  kadrosunda atananlardan   Ön lisans mezunu olanlar 9/2 den , lisans mezunu olanlar 8/1 den göreve başlayacaklar.   NOKTA .!
Bu durum ,  daha önceki farklı meslek mensuplarında aynen böyle uygulanmıştı ,  iki yıllık ön lisans mezunları 9/2 den , lisans mezunları  8/1 den göreve başlatılmıştı.
Tek bir meslek mensupları hariç ,   Assubaylık .
  
2002 Den beri bunun ayıbı üzerinizde bilirseniz .  18 yıldır bu hak kaybının mimarısınız , 
Davulla toplananlar dahil , tamamınızın bir gecede  8 / 1 inde eşitlendiği , 4 yıllık harp okulu mezunu sayıldığı ülkede  bu riyakarlığınızın lekesi  alnınızdan asla silinmeyecek bilesiniz .
Sadece bir kaç örnek .
Assubay MYO    ;   9 / 1  -   Polis MYO                             9 / 2
Assubay MYO    ;   9 / 1  -   Meclis stenoğrafı MYO      9 / 2
Assubay MYO    ;   9 / 1  -   Ev ekonomisti MYO           9 / 2
Assubay MYO    ;   9 / 1  -   Tekniker  MYO                    9 / 2
Assubay MYO    ;   9 / 1  -   Diyanet hafız  MYO            9 / 2
Assubay MYO    ;   9 / 1  -   Subay MYO                          8 / 1
Assubay Lisans ;   9 / 3  -   Tek.Öğrt. Lisans                8 / 1 
Assubay Lisans ;   9 / 3  -    İç güv. uzmanı Lisans      8 / 1
Adalet duygunuz bu kadarmı köreldi , sadece kendinize'mi müslümansınız ? bu örneklerdeki meslekler bir emirle ölüme giden Assubaylıktan çok dahamı  zor ? , nedir bu riyakarlık ,   "Aileyiz - biriz - bütünüz "  gazeli okurken  hiçmi aynaya bakmazsınız ?
"Bu sorunu halledeceğim " diye söylediğiniz masallar  hala Etiler ordu evinin duvarlarında çınlıyor ,  her kurum kendi personeline sahip çıkarken sadece sizler nalıncı keseri oldunuz ,
Sadece kendinize  müslüman olurken , öte yandan ;
9.12. 2019 da  MHP  Aydın il başkanı çakma milliyetçi , somun düşmanı Burak Pehlivan adlı şahsın  İncirliova İYİ  partili belediye başkanına hitaben  "Asker karısı gibi ağlıyor "   benzetmesine  bizi temsil edenlerden bir tepki  gelmemesi  düşündürücüdür .
* * *
EFENDİLER ;
* Pantolon kenarındaki  kırmızı - siyah  şeriti  kaldırdınız ,  
* Şapkadaki sakındırağı  değiştirdiniz ,adına REFORM dediniz  şaka gibi ,
* Kafadaki  şapkayı  değiştirdiniz ,   
* Ama  1951 den beri şapkanın altındaki ,  adına beyin denilen organın işlevini değiştiremediniz .
* Çünkü değiştirmek istemediniz . . .
* " Aileyiz " masalı sadece  siz zabitler için geçerlidir .
* Saadet zincirinizde Assubaylara yer yoktur ,
* Bomba imha uzmanı Asb. Esma Çevik  9 /1  ,   Büro yönetimi myo mezunu herhangi biri   9 / 2 
* Asb. myo mezunu Jak Assubayı   Zehra Yıldız   9 / 1  ,  myo mezunu   bekçi herhangi biri  9 / 2
* Assubay Ömer Halisdemir  9 / 1  ,  Polis  myo mezunu  herhangi bir polis ve bekçi   9 / 2
BİLİN İSTEDİM   HULİSİ BEY . . .
Ülkeye   vede   TSK'ya bir iyilik yapın ,
ŞAPKAYI DEĞİL , KAFATASININ İÇİNDE TAŞIDIĞINIZIN  ORGANIN İŞLEVİNİ  DEĞİŞTİRİN . . .
İNANIN  BU İŞ , ETİLER ORDU EVİNDE GÖZÜMÜZÜN İÇİNE BAKA BAKA MASAL ANLATMAKTAN ÇOK DAHA KOLAY . . .
 
* * *
Gerçi ilgi alanınız değil ama, ben yinede söyleleyim ,
Türk İş'in Nisan  2020 araştırması ;  Yoksulluk sınırı   7732  TL   olmuş  ,
Haberiniz varmı  Milli savun(ma) bakanı  Hulisi bey ,
Zaten en iyi bildiğiniz işi yapıyorsunuz , tıpkı sizden öncekiler gibi ,
SADECE  BİZİ  SAVUNMUYORSUNUZ  . . . 
ASSUBAYLARI  SAVUN(MA)  BAKANI  HULİSİ  BEY . . .
YOKSA , SEBEBİ HİKMETİ  SAADET ZİNCİRİNİZİN KIRILMA KORKUSUNDANMIDIR ?
MUTLU  AZINLIĞIN  BAKANI  HULİSİ  BEY  ,
NE DERSİNİZ  ? ? ?
 
MESAİ MEFHUMU OLMADAN ÖLÜMLE BURUN BURUNA GÖREV YAPIP BÜRO MEMURUNDAN ALT KADEMEDEN
GÖREVE BAŞLATILAN JAK TİM KOMUTANI ZEHRA YILDIZ ASSUBAY 
Yüsra ile annesini kurtaran Astsubay Zehra Yıldız gözyaşlarıyla o ...
 
Mehmet ÖZTÜRK 
 
 

Tarih 2 ekim 1992  ;                                                                                                                                                                                                   

ABD bundan  tam 28 yıl önce  USS Saratoga uçak gemisi tarafından akıl almaz bir şekilde , asla kaza denilemeyecek şekilde füze atışı gerçekleştiriliyor.  Ege Denizi'nde bir Türk gemisini vuruyor ,  NATO tatbikatı !  sırasında   conilerin füzeyle vurduğu  Muavenet Muhribi'nde  o gün 5 askerimiz  şehit oldu . 

                                                
* * *
Tarih  4 Temmuz 2003 ; 
Irak'ın Süleymaniye kentinde karargâh kurmuş bulunan 11 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubunun ve Türkmen mihmandarlarının Irak'taki işgal kuvvetlerinin bir parçası olan Amerikan  conileri tarafından  derdest edilip , başlarına çuval geçirilerek  60  saat göz altında tutulmaları ,  bu olayda  Kasaptaki ete soğan doğramayan  Dönemin gen.kur.başkanı Hilmi Özkök'ün  " Mukavemet etmesinler "  talimatı .
* * *
2002 Yılında başlayan , yapım aşamasında proje ortağı olmamıza ,  üstelik parasın ödememize rağmen  F-35  uçaklarını  eşkiya  tavrı ile Türkiyeye vermeyen  ABD ,
* * *
Her yıl  24 Nisanda  sözde ermeni soykırım tasarısını ısıtıp ısıtıp önümüze getiren ,  Demokles'in kılıcı gibi tepemizde her daim sallayan ,  ölümü gösterip  sıtmaya razı eden  ABD ,
Ne tesadüftür'ki  yardım  gönderdiğiniz  avrupa ülkelerinin neredeyse tamamı sözde ermeni soykırımı tasarısını kabul eden ülkeler.  
* * *
Fetö elebaşısı Fetullah Gülen adlı hainin hakkında hiç bir işlem yapmazken , First lady'si Melania Trump da Oklahoma eyaletindeki FETÖ okullarından birini ziyaret edip , övgü dolu sözler sarf eden  ABD ,
* * *
"Ver papazı, al papazı "  deyip , rahip Brunsonu  teslim edip , FETÖ papazını Türkiye'ye iade etmeyen ABD ,
Trump'tan gelen  " ekonominizi yıkarız yok ederiz "  sözlerini söyleyen  ABD ,

911 Km.  Suriye sınırında güvenli bölgenin inşasında  Türkiyeye  kazık atan ABD ,

1991 de uçuşa yasak bölge adı altında kuzey ırakta  PKK'yı besleyip büyütüp , palazlandıran ABD ,
"ABD, YPG ile girdiği angajmanlardan ötürü burada bize verdiği sözleri tutmamıştır"  dediğiniz ABD ,
  
Türkiye Cumhuriyetini değilde ,  eli kanlı terör örgütünü  müttefik olarak  gören  ve bu güne kadar  terörist  PKK'ya  50 binden fazla TIR dolusu silah ve mühimmat desteği yapan  ABD ,
* * *
Çoğu sözde ermeni soykırımını tanıyan 55 Ülkeye sağlık malzemesi gönderen Türkiye ,
  
" Müttefikimiz ! , stratejik ortağımız !  "  ABD'ye  ikinci sağlık malzemesi uçağınıda gönderdik çok şükür ,
İki bin litre dezefektan , 500 bin cerrahi maske , 4 bin koruyucu önlük , 1500 koruyucu gözlük , 400 N95 maske , 500 yüz koruma maskesi,
1984 de  doğurup  besleyip büyüttüğü ,  corona virüsün dahi   aşklarına  engel olamadığı ,  suriyede  terör örgütü PKK / YPG nin kontrolünde  olan Haseke ve  Şedadi'de   hastane ve hapishanelerdeki koronavirüse karşı kullanılmak üzere   eldiven, maske, ameliyat kitleri ve oksimetreden oluşan 1.2 milyon dolarlık malzeme gönderen ABD ,   
Türkiye'den  ABD'ye  yardım ,  ABD'den  PKK / YPG'ye ,  nasıl sistem ama ?
Kendisinin ihtiyacı olmasına rağmen doğurduğu PKK'yı   ihmal etmeyip ,besleyip  semirten ABD ,
* * *

VE ;

Erdoğan'dan Trump'a koronavirüs mektubu: Her türlü dayanışmayı sergileyeceğiz  ? ,
* * *
Bir daha soralım,
Hangi ABD'ye yardım ettiniz ?
Müttefik ! , Stratejik  ortak !  ABD'mi ?
Nato havucu ile Kore'ye Türk askeri gönderip 741 askerimizin conilerin yerine can verdiği ABD'mi ?
Türkiye Cumhuriyetini  teröristlere tercih eden ABD'mi ?
Gönderdiğiniz  tıbbi yardımlar  hangi ABD'ye gitti  ?
 
Mehmet ÖZTÜRK 

 
 
Page 1 of 15
genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

GAZİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN TBMM'nin, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'e ''Mareşal'' rütbesi ile ''Gazi'' unvanı verişinin 99. yıl dönümü ve Gaziler Günü dünyayı sarsan Covid-19 Virüsü nedeniyle bu yıl ne yazık ki törenlerle kutlanamayacaktır. Kahraman gazilerimizin, oluşan bedensel engellerinin yanında başta devlet...
Cumartesi, 19 Eylül 2020
MHP Genel Başkan Yardımcısı M. Hidayet Vahapoğlu ile Konya Milletvekili Esin Kara tarafından hazırlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu. acaba bu teklifden haberdar mısınız.Buna karşı bir görüşme bir işlem yapıldı mı.GerekiyorsabMhp ile direk irtibata geçilip bu teklifin geri çekilmesi sa...
Perşembe, 17 Eylül 2020
ULUSUMUZUN BAȘI SAĞ OLSUN ... Van’ın Çatak ilçesinde teröristlerle meydana gelen çatışmada Jandarma Yüzbaşı Mahmut Top, Jandarma Uzman Çavuş Yusuf Uyar ve Jandarma Uzman Çavuş Sezer Uçar şehit olmuştur. Kahraman askerlerimize Tanrı'dan rahmet diliyoruz, mekanları cennet olsun, vatan size minnettardır.
Cumartesi, 12 Eylül 2020
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ