Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

İdlib'den Türkiye sınırına göç eden ve sayıları 200 bini aşan ( Bugün itibarı ile bir milyonu bulan ) Suriyeliler için yeni çadır kentler kurmaya hazırlanan Türk Kızılay'ının Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık Türkiye kendi içinde 5 milyon mülteciye baktığı gibi Suriye’nin kuzeyinde de 4 milyon insana destek vermeye çalıştığı açıkladı.

Görüntünün olası içeriği: yazı
3 Kasım 2002  seçimleri ile   AKP iktidara geldiğinde  Türkiye'nin dış borcu  130 milyar dolardı .
2020 de bu gün Türkiye'nin dış borcu  453 milyar dolar .
 * * *
2002 De  Türkiyenin nüfusu   65.6 Milyon iken .
2020 De  Türkiyenin nüfusu  83.9 Milyon oldu .
* * *
2002 De Türkiye'de işsiz sayısı 2 milyondu .
2020 De  Türkiye'de işsiz sayısı  4.5 Milyon oldu .
* * *
2002 De  Yıllık 1.3 Milyar  tl.  olan sosyal yardım .
2014 De  Yıllık 26  Milyar  tl.  ye çıkmış , Tam  20 katı .
 
* * *
Bu gün Türkiye'nin  beşte biri (% 20 ) sosyal yardımlarla geçiniyor .
Belediyelerden aylık  gıda yardımı alanların sayısı her geçen gün artıyor ,
 
 
Belediyelerin Yıllık kömür yardımı her geçen yıl artarak devam ediyor .
Bir çok Belediye sabahları bazı noktalarda çalışanlara ve özellikle öğrencilere ücretsiz çorba dağıtıyor .
* * *
TÜİK Gerçeği değil , talimatla enflasyon hesabı yaparak istenilen  rakamı açıklıyor .
Merkez bankası başkanı faizi istedikleri seviyeye düşürmediği için görevden alınıyor .
Emeklilerimiz Halk ekmek kuyruğunda , çarşıda pazarda beleş hela arıyor ,
 
Gençlerin geç evlendiklerine kafayı yorduğunuz kadar , keşke  2.324 tl. ile nasıl ev geçindirebileceklerine'de kafayı yorsaydınız ,  zira ülkede çalışan nüfusun % 40 asgari ücretle geçinmeye çalışıyor .
 
Güvenli bölgede (!)  suriyelilere  300-350 metre kare ev yapmayı planlayacağınıza  asgari ücretle bir ay geçinmeyi deneyip , vatandaşların her birinin nasıl bir ekonomi profesörü olduğunu görseydiniz .
 
" Suriyelilerin Türk ekonomisine katkısı var " diyor bakan Süleyman Soylu ,  o halde harcadığınızı söylediğiniz 40 milyar dolardan fazla parayı nereye harcadınız ?
 
" Vatan sevgisini suriyeli çocuğun gözlerinden öğreneceksiniz "  demek yerine   keşke  " vatan sevgisinin  karşılıksız olduğunu Ömer Halisdemir'den öğreneceksiniz "  deseydiniz .
 
Binali Yıldırım'ın aradığı yeni Ömer Halisdemir'ler   el üstünde tuttuğunuz suriyelilerden çıkmayacak , bilesiniz .
 
* * *
Türkiye'nin kefen parası Merkez bankasının olağan üstü durumlar için ayırdığı "İhtiyat akçesi " hazineye aktarılıyor .
2020 De asgari ücretin 2.324 tl olduğu ülkede TBMM başkanı  " millet vekilleri bu  maaşla geçinemiyor "  diyor.
 
* * *
Cumhur başkanının  81.250 tl maaş aldığı ülkede ,
SSK / Bağ kur emeklisi % 6.49 , Memur emeklisi ve çalışanı % 5.49 zam veriliyor .
 
* * *
Cumhuriyetin ilanından bu güne ne kadar yapılan Fabrika , Tesis , Santral , Şeker fabrikası , Sigara fabrikaları , Sümerbank , Limanlar , Bakır işletmeleri , Linyit , aliminyum işletmeleri   vb.  satılıyor .
 
2020 De  resmi kayıtlarda dahi her dört gencimizden biri bu gün işsiz iken ,
Damat bakan  2019 Yılında  2.5 milyon istihdam sözü verdi , yerine getirildimi ?  
 
* * *
Din kardeşimiz dedikleri suriyelilere harcadıkları 40 milyar dolardan fazla para ortada iken .
"Gerekirse bir 40 milyar dolar daha harcarız" deyip onlara kaynak sorunu yaşatmazken , 
 
Bayramlarda  ülkesine Tatile gidebilen , sonra elini kolunu sallaya sallaya geri dönebilen din kardeşleri .
 
Denizin ortasına masa kurup , nargile keyfi yapan din kardeşleri ,
 
Camilerde , vergi dairelerinde  asla bir tekini dahi göremediğimiz din kardeşleri .
* * *
Ülkede durum bu iken ,
Gerçek şu ;
Suriye'nin nüfusu : 18.270.000 kişi.
Bu demektir'ki ; 
Resmi kayıtlardaki Beş milyon Suriyeliyi Türkiyede , Dört milyon Suriyeliyi Suriyede yıllardır besliyoruz ,
 
Her iki suriyeliden birini Türkiye besliyor , 
 
Yani ; Suriyeli  18.270.000 insanın  yarısını biz besliyoruz  , hemde tek başımıza,  NEDEN ?
 
Meselenin din kardeşliği olmadığı aşikar ,
 
Dünyada 1,5 Milyar müslüman var ,  Suriyelilerin tek din kardeşi bizmiyiz ?
 
Dünyada başka örneği varmıdır , kendi vatandaşları her geçen gün artan hayat pahalılığı ile mücadele ederken, her geçen gün yaşam kalitesi geriye giderken ,  üç kuruş ucuza almak için pazara hava karardıktan sonra giderken , bir başka ülkenin nüfusunun tam yarısını , belkide daha fazlasını yıllarca beslesin ?
 
Ülkemiz çok zenginde vatandaş olarak bizmi bilmiyoruz ?
 
2002 Den  2020 ye  deniz bitti , ülke   market poşetlerinden medet umar hale geldi ,  anormal trafik cezaları ile  tulumbaya su taşımaya çalışıyorlar ,
 
Damat bakan buyurmuştu ;
Şubat  Ocak'tan iyi  olacaktı olmadı , Mart Şubattan  iyi  olacaktı olmadı , Nisan  Marttan iyi  olacaktı olmadı ,  İnanmayan çarşıya - pazara çıksın, Çıkabilirse .
 
Ülkede enseye tokat   giden bir kesim var;  Suriyeliler .  
Adamların tek bir amacı var ,  Üremek , sadece ÜREMEK . . .
 
Kaç yerden yardım alıyorlar , sağlık hizmeti bedava  hemde öncelikli hasta olarak , istediği üniversite ye sınavsız giriyorlar ,  Ekmek elden-su gölden ,  Pardon pardon  Ekmek Türkiye'den , su Türkiye'den  .
 
Sağlık bakanının söylediği ;  2017 itibarı ile bir suriyelinin Türkiyeye aylık maliyeti  301 dolar,  yani bu gün itibarı ile aylık  1800 tl.
 
* * *
VE , DENİZ BİTTİ  ;
En son Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı satışa çıkartıldı.  sanki yıl sonu indirimi ,  sanki T.C. pasaportunda kampanya  var , Önceden bir milyon dolarlık yatırım yapana T.C. pasaportu verilirken bu rakam şimdi 250.000 dolara düşürüldü .  Reklam panolarında boy gösteriyor Türkiye Cumhuriyeti pasaportu .  Vah'ki ne vah . . .
 
Ülkede 250. bin dolarlık mülk alana T.C. Pasaportu Hediye .
Hal böyle iken , 2002 den bu güne  en sonunda Vatandaşlığa kadar satılmadık bir şeyimiz kalmamışken ,
 
Daha ne kadar beslemeyi düşünüyorsunuz suriyeli din kardeşlerinizi ?
 
Ülkede satacak bir şey kalmadı'da ,  O bakımdan . . .
 
Bizde satacak bir şey kalmadı ama ,
  
Sekiz yıldır iç savaş ile cebelleşen Suriye bize  Zeytinyağı - Hububat - Soğan - Patates satabiliyor .
 
Ne dersiniz ?
 
Ülkeye soktuğunuz Beş milyon Suriyeliyi , ülkelerinde beslediğiniz dört milyon Suriyeliyi  Suriyeden paramızla  satın aldığınız  gıda ile beslemenin adına ne denir ? 
 
Ben söyleyeyim ,  Din kardeşliği . . .
 
Öyle olmasa ;
 
Cumhurbaşkanı ;  " Suriyelilere kırk milyar dolar harcadık , gerekirse bir kırk milyar dolar daha harcarız "  dermiydi ?
 
Besbelli , şahsi hesabından harcıyor . . .
 
 
 
 
Kime ait bu sözler ?
 
(E) Orgeneral Çetin Doğan ;   " Darbelerden en çok askerler zarar görüyor ,  darbelerden faydalananlar ise hep başkalarıdır " .  buyurmuş.
https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/rahmi-turan/karmakarisik-3-5523573/  
 
* * *
Paşanın dediği gibi darbelerden kimler faydalandılar , kimlerdir o başkaları  bilmiyoruz ama , biz   Kısaca bakalım  hangi darbeden sonra hangi askerler (!)  hangi zararı (!)  görmüş ?
 
 
De haydi buyurun ;
 
 
12 Eylül 1980  darbesinin ardından  fazla değil sadece 17 ay sonra 12.2.1982 de  ilk zararı acaba  hangi  askerler  görmüş ? ,  O askerler zararın  adına'da ; " Makam tazminatı " zararı  demişler ,  Gülhane askeri tıp akademisinin (GATA)  açılışında   askeri tabiplere  hitaben  "önce asker, sonra doktorsunuz "  diyen , " bir sağdan bir soldan astık " diyen ,   17 yaşında  yaşı büyütülerek astırdığı Erdal Eren için  " asmayalımda besleyelimmi ? "  diyen ,  " bir başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz " diyen  ,  rütbeyi cübbe ile örten zihniyetin ürünü  netekim kenan'ın  güzelliği ile ,  zarar ; biirr .
 
Sonra ;
Sonra İkinci zararı 9.8.1993 de yaşamışlar vede bu zararın adınada  " Kadrosuzluk tazminatı " zararı  demişler ,  fedakarlığa bakarmısınız ?  bu ne fedakarlık , ağlamak istiyorum ,  zarar ; ikiii ,
 
Sonra ;
Sonra'mı  ?  Bakmışlar'ki bu zararlar bayağı keyif veriyor , bayağı tatlı , tam gaz zarara devam demişler , mademki askerler darbe yaptı, mademki darbelerden en çok zararı askerler görüyor , hepsi elini taşın altına koymuş sadece zarara ortak olmak için ,  kendim  için bir şey istiyorsam  namerdim valla  modu , kolay değil  mesele memleket meselesi , mesele askerin zarar görme meselesi ,  haliyle akan sular durur ,
 
Malum   zarar bayağı yağlı , bayağı etli hatta hatta birinci sınıf antrikot   ,  onlarda  araya  sıkıştırıvermişler  28.Şubat 1997 post modern darbesini , hani şu   tankların Etimesgut sokaklarında boy gösterdiği , rahmetli Erbakan'ın şıpır şıpır terlediği şura ,
Bu kez  2.8.1998 de  yani 28 şubat kararlarından sadece 17 ay sonra  bir zarar daha görmüş  askerler (!) , zararın adınada   " Komutanlık tazminatı "  zararı demişler ,  Hükümet , kendilerine muhtıra veren askerlere bir güzellik daha yapıyor   ,   yapacak bir şey yok ,  malum  deve dikeni  seviyor ,  ettimi sana  zarar  ;  üüççç ,
 
Sonra'mı ? 
Sonrası çorap söküğü gibi gelmiş  o  askerlere (!),  Eee nede olsa zarar görmeye alışmış bünyeler  kolay değil ,  haydi demişler el birliği ile bir zarar daha icat edelim , 12. 2 . 2000 de icat edilen zararın adını  "Temsil tazminatı "  zararı koymuşlar ,  kolay değil  en tepeden en aşağıya bütün askeri (!) temsil etmek ,   zarar  ; dörrttt ,
 
Ya, sonra ?
Bakmışlar'ki kavun tatlı  zarara devam  demişler ,  nasıl olsa hangi iktidar gelirse gelsin   tüm askerin (!)  istediği bütün  zararlarını karşılıyor , haydi el birliği ile bir daha zarar edelim buyurmuşlar  hükümete , arayı hiç soğutmadan , vee  adını bu kez  " Görev tazminatı "  zararı koymuşlar,  tarih 10.4.2001  ( bu zararın bir güzelliğide geriye dönük 1 ocak 2001 den geçerli olması , elbette kadayıf kaymaksız olmaz değilmi erenler ? )  zarar sen ne güzelsin  ,    ahanda  zarar ;  beşşş ,
 
Ya sonra ?
 
Tabiki hiç kolay değil bu kadar zararın altından kalkmak ,  zarar bütün tsk personelinin adına (!)  çekilince ,  haydi bir zarar daha çekip final yapalım demişler , öyle ya  kadayıf kaymakla yenir  ve  final  zararının adını " Komkarsu  tazminatı  "  zararı olarak  kaydetmişler  literatüre vede hanelerine .   zarar  ; altııı ,
 
Altı çeşit (rakamla 6 )  tazminatı ( pardon zararı ! ) sadece subaylara uygun gören  hökümetlerimiz besbelli'ki  tsk'yı sadece subaylardan ibaret sanmış ,   öyle ya , Gen.Kur'dan meclise gönderilen her  A4 kağıdındaki  talepler  anında yasalaşmış  adeta ,  heç ama heç sorma gereği duymamış   hökümetlerimiz  ; " Ey subay !  tsk'da senden gayrı kimse yokmudur ? "  diye ,
 
* * *
Bütün bunca zararı TSK'nın her kademedeki personeli (!) adına  bizlerin yerinede  çeken ,  ölüsünden dirisine gelmiş geçmiş tüm  gen.kur.bşk'larından -  yarbay rütbesindeki  tüm subaylara kadar  tamamına bir Assubay emeklisi olarak  çok teşekkür ediyorum ,
 
Niye'mi ?
 
" Aile " olmamıza (!)  rağmen bizim içinde çektiğiniz altı çeşit  zarar  azımsanacak gibi değil ,  bu kadar yüke canmı dayanır ?
 
Ne mutlu  bizeki , bizler yerine altı çeşit tazminatı , ( pardon  zararı )  tek başına üslenen  böyle  böyük  bir  ailenin ferdiyiz  . . .
 
Darbelerden  zarar gördük diye diye  altı çeşit tazminatı / zararı heybelerine doldurdular ,  sonrada çıkıp bunu gazeteciye bir güzel anlattılar  " Darbelerden en çok zararı askerler gördü "  diyerek ,  peki Yedik'mi ?
 
Allah muhafaza , ya birde " darbelerden hiç zarar görmedik  ,  nemalandık "  deselerdi sonuç ne olurdu düşünmek bile istemiyorum ,
 
Bu fedakarlığa  hadi gelde  gözlerin yaşarmasın ,
 
Eyy  darbeler , sen nelere kadirsin , 
 
Bak ,  kimler senin yüzünden ne zararlar  görmüş .
 
Vah'ki vah . . .
 
Allah bu ülkeyi darbelerden 6 çeşit  zarar (!)  gören askerlerden korusun . . .
 
* * *
 
TBMM. nin  Libya'ya asker gönderme kararı almasının ardından savunma bakanı  Hulisi Akar  " Libyalıların mağduriyetine göz yumamazdık "  demiş .  
Sayın bakan,   bu konu gerçi sizin  görev alanınıza girmiyor (!)  amma ,   yinede söyleyeyim ;
 
Libyalıların mağduriyetine göz  yummamakta gösterdiğiniz hassasiyeti  keşke   bir kerede  Memleketin / Dünyanın çeşitli yerlerine ölmeye gönderdiğiniz Assubayların mağduriyetine gösterseydiniz  . . . 
 
Hani savunma bakanısınız'ya  , O  bakımdan . . .
 
Assubaylardan ÖLMELERİNİ  isteyen ses ile ,  DOYMAMASINI  isteyen ses ne yazıkki aynı gırtlaktan çıkıyor .
 
Ve, sonra  o gırtlak makam değiştiriyor,  başlıyor türküye ,
 
" TSK; Subay - Assubay bir bütündür , biz bir aileyiz " ! ! !
 
Duyunca bu  türküyü  , insanın halaya kalkası geliyor ,  Tey , Tey , Tey  ! ! !
 
Amma velakin ;
 
Ağada gırtlak  larç olunca vede doyma hissi körelmişse  ne halt etsin maaşın % 85 i ,  ne halt etsin altı çeşit tazminat ? ,
 
Bu güne kadar hiç birinin gıkı çıkmadığına göre , 
 
Belliki hazım zorluğu çekilmiyor . . .
 
* * *
 
De haydi darbelerden ZARAR görenlerle  hep birlikte halaya ,
 
Tey !  Tey !  Tey . . . ! ! !
 

* Cumhurbaşkanının  8 Haziran 2018 de Kayseri komando tugayında bu topluma verdiği sözler neden yerine getirilmedi biliyormusunuz ?,

* "Asker havyar dahi istese verilecek" diyen Cumhurbaşkanı, neden bu sözünü yerine getirmedi , biliyormusunuz ?

* " Bizim sözümüz senettir , Assubaylarımızın sorununu hallediyoruz , " diyen müstafi başbakan Ahmet Davutoğlu'nun  başbakanlığı döneminde  Malatya - Konya mitinglerinde verdiği sözler neden bu güne kadar yerine getirilmedi, biliyormusunuz ?

* " Bize yeni Ömer Halisdemir'ler lazım" diyen  eski başbakan Binali Yıldırım neden  Ömerlerin hakkını veremedi biliyormusunuz ?

* Şehit Assubayın evinden, " Maliye ile aramızda az bir tıkanıklık kaldı, bu tıkanıklığı aşınca müjdeyi bizzat size ben vereceğim "   diyen eski savunma bakanı  Fikri Işık  bu güne kadar neden o müjdeyi veremedi biliyormusunuz ?

* "Aileleri kendilerinden sonra maaş alsınlar diye intihar ediyorlar" deme gafletinde bulunan , "Mesaj alındı "  diyen eski savunma bakanı İsmet Yılmaz neden görevdeyken  aldığı o mesajın gereğini yerine getiremedi biliyormusunuz ? 

* Yıllar önce Etiler ordu evinde Assubay'lara hitaben " bu sorunu halledeceğim " diye  gözümüzün içine baka baka söz vermesine  rağmen , savunma komisyonunda hala masal anlatan  şimdiki savunma bakanı Hulisi Akar  neden bu güne kadar bu sözünü yerine getirmedi, biliyormusunuz ?

* Yıllardır bu sorunu bilmelerine rağmen "Size verirsek başkalarıda ister , bütçe imkanları kısıtlı  " gazelinin arkasına sığınan hükümet  neden sözlerini yerine getirmedi, biliyormusunuz ?

* * * 

İŞTE TAMDA BU YÜZDEN ;

Sen kalkıp'ta ,

Başımıza bela ettiğiniz  içimize soktuğunuz beş milyon suriyeliye  47.8  milyar dolardan fazla para harcarsanız , yetmezmiş gibi  dört  milyon suriyeliyi'de ülkelerinde yıllardır beslemeye devam ederseniz,

Suriyede bir milyon kişiye yetecek  konut yapmaya kalkarsanız,

* Arnavutluğa  500 konut yapmaya kalkarsanız ,

Tüm dünyada yapılan insani yardımın 5 te 1 inden fazlasını (%22) tek başınıza yaparsanız ,

Suriyede 2011 de başlayan iç savaşta bu güne kadar  13 milyar 666 milyon dolar kalkınma yardımında bulunursanız,

Somali - Barış pınarı harekatına karşı çıkan Filistin - Afganistan - Bosna Hersek - Kırgızistan - Makedonya - Kazakistan - Azarbaycan - Nijer - Somaliye  750  milyon dolar , Afganistana  634 milyon dolar ,  Akdenizde  rumlardan yana tavır alan Mısıra  dahi  454  milyon dolar  yardım yaparsanız ,

* Bu kadar büyüğüne hiç gerek yokken Çamlıcaya 100 milyon dolara  63.000  kişilik cami yaparsanız ,

* Cubiti'ye  dostluk barajı adı altında hibe olarak baraj yaparsanız ,

* Diyanet aracılığı ile dünyanın çeşitli ülkelerine 103 cami yaparsanız ,

* Suriyede  270  caminin onarımını yaparsanız ,

* Mosova'da  170 milyon dolara cami yaparsanız,

* ABD'ye 100 milyon dolara cami yaparsanız ,

* Arnavutluğa 56 milyon dolara cami yaparsanız ,

*Almanyaya 45 milyon dolara cami yaparsanız,

* Kırgızistana 35 milyon dolara cami yaparsanız ,

* Kuzey kıbrısa 30 milyon dolara cami yaparsanız ,

* İngiltereye 26 milyon dolara cami yaparsanız ,

* Cibuti'ye  12.6 milyon dolara cami yaparsanız ,

* Cibuti'ye cami açılışına  744.000 tl ye özel uçakla giderseniz ,

* Kazakistana 10.46 milyon dolara cami yaparsanız ,

* Belarus'a 7 milyon dolara cami yaparsanız ,

* Filipinlere 1 milyon dolara cami yaparsanız ,

* Haiti'ye 0.13 milyon dolara cami yaparsanız ,

* Tayland'ya  Bang Uthit camisini restorasyonuna milyonlar harcarsanız ,

* Macaristan'da Gül baba türbesinin restorasyonuna milyonlar harcarsanız ,

* Etiyopya'da Kral Necaşi Eshame türbesinin restorasyonuna dünyanın parasını harcarsanız ,

* Sırbistan'da Damat Ali Paşa türbesinin restorasyonuna milyonlar harcarsanız ,

* Sudan'da Sevakin Adasını komple inşa edip, zemin sondajı, şehir planlamacısı , jeoloji - jeofizik mühendisleri , haritacılar , mimarlar , 50 den fazla uzman gönderip milyonlar harcarsanız ,

* * *

İtibar  itibar diyerek başkentin göbeğine  1150 odalı saray  yaparsanız , 

* Marmarise 300 odalı yazlık saray  yaparsanız , 

* Ahlata 10 dönüm üzerine kışlık saray  yaparsanız , 

* 11 tane uçak , 21 tane makam aracı , üstüne birde yüzen saray  yaparsanız ,

* Bütün bunların üstüne başkentin göbeğine  750 milyon doları  İ. Melihin  dinazorlarına  gömerseniz ,

* TAV  Firmasına  Atatürk havaalanı'nın kira sözleşmesi bitmeden kapatılmasından dolayı kar kayıplarını karşılamak için  389 milyon Euro öderseniz ,

Onlarca şirketin milyonlarca  dolar vergi borcunu silerseniz ,

Sadece Telekom'un özelleştirilmesinde dahi milyarlarca dolar zarar ederseniz ,

* Sadece dört mercedes için seksen milyon verirseniz ,

* Geçme garantili köprülere, oto yollara - uçma garantili hava alanlarına -  müşteri (!)  garantili şehir hastanelerine milyon dolarları gömerseniz ,

* * *

Önceliğiniz bunlar olursa elbette bu topraklar için canını veren insanlara sıra gelmez, sonra  adıda  bütçe meselesi olur,

Bu kadar parayı dünyanın çeşitli ülkelerine  bol kepçe  harcayan ülkem , sadece 50 milyon dolar için Tank palet fabrikasını katarlılara satabiliyor  ve kendininde  asla inanmadığı bu durumuda  asker kökenli savunma bakanı  milli savunma komisyonunda sözüm ona savunmaya çalışıyor ,

Yazıklar olsun  .

* * *

Alman Bertelsmann vakfının AB ve OECD ülkeleri arasında hazırladığı "Sosyal adalet" endeksinde  Türkiye  41  ülke arasında  40 ıncı olmuş (!) ,  Şaşırdık'mı ? 

Listenin  ilk sırasında ise  Cumhurbaşkanının  "Battı" dediği İzlanda ve İskandinav ülkeleri yer almış ,

Ne tesadüf ,

Tamda sosyal adalet diyorduk'ki  , bunlar ortaya çıkıverdi ,

Demekki neymiş ?

Ayranımız yok içmeye . . .

* * *

500 Milyon doları bulan bu harcamaların ışığında sormak farz oldu ,

Sahi ,  Önceliğiniz kim , önceliğiniz ney  sayın Cumhurbaşkanı ? ? ?

 

Daha öncede  yazmıştım  sarayda kimlerin ağırlandığını.

http://www.emekliassubaylar.org/k2-kategoriler/item/3126-81-milyonun-cumhurbaskani-degilmisiniz  

* * *

Bu güne kadar sarayda ağırlanan  ; 

Davulcusu - Zurnacısı - Şarkıcısı - Türkücüsü - Feslisi - Taksicisi - Kamyoncusu -  Kadrolu konuklar Muhtarı - Magazincisi -  Sporcusu - Modacısı - Artisti -  Topçusu - Popçusu -  En kıymetlileri Mültecisi -  Yargı mensubu - Akademisyeni - Banka dekontu ile askerlik yapanı - Çürük raporu ile hiç yapmayanı .  say sayabildiğin kadar .

* * *

Şimdi bunlara bir yenisi daha eklendi ; Demet Akalın - Okan Kurt. 

Demet Akalın'ın  Vergi / Sgk  ve de piyasaya olan borçları nedeni ile  danışıklı dövüş resmen boşandığı , ama  halen  aynı evde yaşadığı   eski kocası Okan Kurt  kabul  edilmiş  huzura  .  

Hangi sıfatla ?  
 

Türkiye Cumhuriyetinin en tepe  makamına hangi sıfatla kabul  edildi bu adam ?

Bu adamın  şarkıcı Demet Akalının boşandığı eski kocası olması dışında ne özelliği var ?

  

Sonradan öğreniyoruz'ki  Demet hanım  bu makama  boşandığı kocasının (!) cep telefonunda  "Tavla " oynamasından oldukça rahatsızmış ve  şikayet etmiş  vede  bunun üzerine Cumhurbaşkanı'da  Okan Kurt'un telefonundan o proğramı silmiş.  böylece Demet Akalın'da devasa (!)  bir sorundan  kurtulmuş ,

Cumhurbaşkanının  seksen iki milyon vatandaşın her biri ile  nasıl tek tek ilgilendiğine bir örnek  herhalde (!) , telefondan tavla proğramını silmek (!)

Demet Akalın'ın böylesi devasa bir sorununu çözen sayın Cumhurbaşkanı belliki  ülkemin her bir ferdi ile tek tek ilgileniyor ,  sorunları olan  her bir  vatandaşımızı can kulağı ile dinliyor vede  anında çözümler  üretiyor . 

Kiminin cep telefonundan  "Tavla "  proğramını silerek  olmayan aile huzurunu koruyor ,  kiminin  gömlek cebindeki sigarayı alıp çöpe atarak  ,  arabasında  sigara içen  vatandaşların arabada sigara içmesine mani olarak ,  öyleya   vatandaşın sağlığı bu , hiç bir şeye benzemez .

Önemli olan Demet Akalın'ın boşandığı, ama birlikte yaşadığı Okan Kurt'un  cep telefonundaki "tavla" proğramının silinip , Demet hanımın sorununun çözüme kavuşması idi  ve bu sorun en tepe noktada   çözümlenmiş oldu .

" Nikah dışı evliliklere tavır koymamız lazım " diyen sayın Cumhurbaşkanı,  Huzurunuza kabul ettiğiniz Demet Akalın'ın da boşadığı herifi ile aynı evde birlikte yaşadığından haberdarmısınız ?

* * *

Cumhurbaşkanının  ısrarla külliye dediği  ,  gerçekte  1150  odalı devasa  saray için ;   "burası benim değil,milletin" diyorya ,  

Biz Assubaylar  sakın üzerimize alınmayalım ,  sakın  kendimize pay çıkartmayalım  bu sözlerden ,  zira kast ettiği o millete  Assubaylar dahil değil , öyle olmasa bu güne kadar Saraya sesimizi duyuramamamız ,  bu güne kadar  davet edilmememiz , 19 ay önce verdiği sözün  yerine getirilmemesi mümkünmüydü ? 

Demekki  bu toplumun sorunları  Demet Akalın'ın eski herifinin tavla sorunundan öncelikli değil ,

Eline tutuşturulan şarkı sözlerini okumaktan başka  hiç bir meziyeti olmayan Demet  Akalın boşandığı herifinin elinden tutup  elini kolunu salaya sallaya Türkiye Cumhuriyetinin bir numarasının huzuruna çıkabildiğine göre ,

Demekki ;

Demet Akalın'ın boşadığı  herifinin Cep telefonundaki  "tavla" oyunu çok önemli,  çok . . .

Dicle'nin kenarında kurdun kaptığı koyunu sahiplenen Reisi-cumhur , Demet'in danışıklı boşadığı  herifinin  cep telefonundaki "Tavla" oyununa gösterdiği ilginin binde birini   Bir tek sana göstermedi  Assubayım .

Ülkenin dört bir yanı kan gölü iken , huzura kabul edilenler    boşadığı herifinin tavla oynamasından şikayetçi  olanlar . 

Medyatikler için  huzura kabul işte bu kadar kolay , sanırsın komşuya beş çayına gidiyorlar ,

* * *

Değilmi'ki Assubaysın  ,  adının Ömer Halisdemir olmasının ne önemi var  Assubayım ?

Sen  öleceksin'ki  , Demet Akalın ve türevleri huzura  kabul edilsin . . .

Sen öleceksin'ki , "Kimin eli kimin cebinde " proğramları hız kesmeden devam etsin . . .

Sen  öleceksin'ki , Binali Yıldırım  "Bize yeni Ömer Halisdemir'ler lazım "  desin . . .

Sen öleceksin'ki ,  Cücükleri askerlik yapmayanlar Musallada tabutuna yaslanıp Şehitliği kutsasın . . .

Seni ölmeye gönderenler  , senin İnsanca yaşamanı İstemezler Assubayım ,

Onlar nalıncı keseri gibidir   sadece almayı bilirler , lugatlarında vermek yoktur ,

* * *

Sen öleceksin'ki  ,  " Bir dahaki iftarda takla atacağım. Nasıl olsa mesleğimiz soytarılık " diyen , "Evet yalama oldum doğru,

Göt kılıyım  "  diyen Şafak Sezer  ve muadilleri  huzura kabul edilsin . . . 

Sayın Cumhurbaşkanı ,

 

Ülkede  uzun yıllar süren koalisyon dönemlerinden sonra  2002  genel seçimlerinde tek başına iktidar oldunuz  ve o yıllarda her ortamda sık sık dilinizden düşürmediğiniz söylem  şu idi ;

 

" Biz, Ezilenlerin , yok sayılanların , ötekileştirilenlerin , garip gurebanın  , fakir fukaranın  , zencilerin iktidarıyız " . 

 

Biz bu sözlerinizi unutmuş değiliz , ama siz çoktan unutmuşa benziyorsunuz  .

 

* * *

 

Belli'ki saraydaki  astronomik maaşlı onlarca danışman ülke gerçeklerinden zati-alinizi haberdar etmiyor  yada edemiyor (!) , demem o'ki , 17 -18 yıl önce söylediklerinizi sizde unutmuşsunuz ,

 

Siz inanmasanızda  ; İşte Yaklaşık on sekiz yıllık iktidarınızın ülkeyi getirdiği nokta ,

 

* * * 

 

İstanbul Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümü üçüncü sınıf öğrencisi
Sibel Ünli  ;  "' Gidecek yerim yok , yaşamaya değer hayatım da "'  notunu bırakarak intihar etmiş.....
Bıraktığı notta :
Yemekhane kartımda  sadece 1 liram kalmış, yemek alacak param yok ".

 

* * *

 

Yemek kartında sadece bir lira kaldığı için , gidecek yeri , çalışacak iş bulamadığı için canına kıyan üniversite öğrencisinin var olduğu ülkemde ,  " beş  milyon üç yüz bin  suriyeliyi ülkemde , üç milyon suriyeliyi ülkesinde  8 yıldır besliyoruz "  diyen  sarayın sözcüsü  İbrahim Kalın  acaba bu haberden haberdarmıdır , haberi varsa acaba hiç utanmışmıdır ? "

 

* * *

 

Din kardeşlerimiz dediğiniz , ülkemi sadece Devlet üretme çiftliği olarak  , kuluçka makinası olarak kullanan ,  , çıkarttıkları yasa dışı olaylar özellikle basından gizlenenlere  (!)  kendi vatandaşlarına asla sahip çıkmadığı kadar bunlara sahip  çıkan en tepeden en aşağıya tüm sorumlular  bilesiniz'ki  çaresizlikten canına kıyan "Sibel "ünli" nin vebali asla yakanızı bırakmayacaktır .

 

İnandığımız dinin peygamberi  demiş “ Komşusu açken, tok yatan bizden değildir”  diye ,  Bu sözleri düstur edinmediyseniz  ne demeye ülke yönetimine talip oldunuz ?

O halde Devlet niye var , kimin  için var?

 

Bir ülke düşünün'ki ;  Vatandaşları kendini suriyeli kadar değerli olmadığına inansın ,

 

Bir ülke düşünün'ki ; Çaresizlikten insanlar canına kıysın ,

 

Bir ülke düşünün'ki ; İnsanları  "yarın ne olacak"  kaygısı ile  yatağa  girsin ,

 

Bir ülke düşünün'ki ; Yurttaşları  bazı  TV. kanallarını  izleyince kendini İsviçre'de - Kanada'da - İsveç'te , bir başka TV.kanalını izleyince kendini Telabyatta - Resulayn'da  -  Haseke'de - Rakka'da yaşadığını sansın . 

 

Yazılı - görsel medyamız bile bu kadar ayrıştırıldı ,  Neden ?

* * * 

 

Ülkesi için askerlik yapmış , yıllarca vergisini ödemiş  şimdilerde işsizlikten Prim borcunu ve genel sağlık sigortasını ödeyemeyen beş milyon vatandaşımızın 1 ocak 2020 den itibaren sağlık hizmeti alamadığı  ülkemde , gerçek sayılarını  sizin dahi bilmediğiniz  suriyeliler  bu  hizmetten sekiz yıldır  bedava yararlanıyor'sa  ,  Sayıları meçhul Afganlılar  bütün ülkeye yayılmışsa ,  Afrikadan başkentin göbeğine binlerce aile gelmişse / getirilmişse (!) ,  

Daha açık gerçeği ,  Sınırlarımız yol geçen hanına dönmüşse ,

 

* * *

 

Yetmezmiş gibi doğuramayanlara'da ücretsiz tüp bebek tedavisi veriliyorsa  , 17 Yıllık iktidarınızda 16 milyon 832 bin yurttaşımız sosyal yardımlarla geçinmeye çalışıyorsa   " Biz ensar'ız " sözünüz   kendi vatandaşınıza değil , sadece suriyeliler için geçerlidir  sayın Cumhurbaşkanı .

 

Eminim'ki çok yakında Libyadan da yeni din kardeşleri getirmeye başlarsınız ,

 

* * *

 

Bir yanda açlıktan işsizlikten canına kıyan öğrenci - öte yanda  prim borcu yüzünden sağlık  hizmeti  alamayan  beş milyon bu ülkenin vatandaşı ,  diğer yanda yeni doğmuş cücüğüne tek taş yüzük takacak kadar şatafat düşkünü süslümanlar yaratıldı bu ülkede .

 

18 Yılda gelir dağılımındaki adaletsizlik  , 2002 de sarfettiğiniz sözleri çürütüyor ,

* * *

Ülke gerçeklerini  size ulaştırmayan / ulaştıramayan  danışmanlarınızı gözden geçirmenizi bir vatandaş olarak şiddetle öneririm ,

 

Ve , bu işe ;

 

" Mehdi gelecek , bizde bunun hazırlığını yapıyoruz "  diyen askeri  baş danışmanınız Adnan Tanrıverdi'den başlamanızı öneririm .

 

Sayın Cumhurbaşkanı , İnanın bana . . .

 

Ülke gerçekleri saraydan göründüğü gibi değil ,  dürbünün ters tarafından bakıyorsunuz  ülkeye  tam 18  yıldır .

 

18 Yılda Ülkemin geleceği  olan gençleri canına kıyacak kadar karamsar  yaptınız , 

 

Yapmayın  . . .

Ne demişti   Albert Camus : 

 

"  Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın ! " Daha ne desin . . .

 

2019'un bitmesine saatler kaldı , 31 Aralık saatler 24.00'ü  gösterdiğinde  efendilerin  , sahiplerin  hanesine yeni  cukkalar yazılacak  ve sonra sadece tazminatı  benim maaşımın iki katından fazla olan bu ağalar   2020'de de  bizlere "aile  türküsü" söylemeye devam edecek cümbür cemaat, sonra  yeni yılda  bir gurup Assubaya yemek ısmarlamak  , ardından da  gaz almak  için bir kez daha teşrif edecekler Etiler ordu evine ,
Aslında  o masada söylemek istedikleri, vermek istedikleri  mesaj  " Bakın , kıymetinizi bilin  sizinle aynı masaya  dahi  oturuyoruz  daha ne istiyorsunuz , size ne kadar değer veriyoruz görmüyor musunuz ?  sesinizi fazla çıkartmayın  ,  ! ! !  "   mesaj tam da bu .
 
Ya biz ?  
Biz  bir yıl daha uyutulduk , bir yıl daha kandırıldık , bir yıl daha aldatıldık , bir yıl daha yok sayıldık ,
 
2020 Yılı  bereketi ile geldi ,  kırk bir kere meaşallah meaşallah ,  hani yetmişinden sonra sarayda iş bulan biri demişti ya "Rabbim verdikçe veriyor"  diye , işte sizinki tam da bu .
  
Kime ?
 
Elbette ;  Bir ömürdür adalet arayan , kandırılan , her defasında  "Aileyiz" gazı  verilen ,  sen aslansın sen kaplansın diyerek sırtı sıvazlanan ,  özlük haklarında adı hiç olmayan ,  nimete gelince sen kimsin ? , külfete gelince göreve - ölmeye sıra gelince önden buyur edilen ,  öte yandan mıçtığı helasına varıncaya kadar ayrılıp cüzzamlı muamelesi yapılan  Assubaylara değil .
 
Ya kime ?,
 
Etiler ordu evinde  bu topluma gaz vermek için , sanki bu toplumun sorunlarını hiç bilmiyormuş gibi , sanki yıllarca bu toplumun en tepesindeki isim değilmiş gibi ,  sanki Mars'tan dünyaya yeni gelmiş gibi  28 ay ara ile iki kere toplantı yapıp sözüm ona dinliyormuş gibi davranıp , el elin eşeğini türkü söyleyerek ararmış  havasında dinleyerek  sonra da ,  "bizim siyasetle işimiz olmaz, bu sorunu halledeceğim"  aşısını Assubayların damarlarına itina ile zerk edenlere .
 
Öyle değilse, neyin nesi bu toplantılar ,  Amerika yeniden  keşfediliyor da biz mi bilmiyoruz ? ,  " Biliyorum " dediğiniz sorunlar  yüzlerce sayfa değil , hepi topu bir A4'e  sığacak kadar ,   
 
 
2020'nin bereketi üstlerine olsun , olsun ki  ağalar bu topluma yeni yeni aileyiz masalları anlatabilsinler ,
 
Malum, Etiler ordu evine ikinci toplantıya Maile teşrif etmişler idi , öyle ya inandırıcı olmak lazım ,  öncelikle bu toplumun  kendilerinin ciddiye alındığına inanması lazım , bu konuda son derece yetenekliler , 
 
Şüphesiz ki ;
Muhtemel üçüncü toplantıya çok daha hazırlıklı çok daha ikna kabiliyetleri gelişmiş ,  2020'nin ilk yarısında heybelerine doldurdukları tazminat adı altında cukkaların verdiği yüksek moral motivasyonu ile teşrif edecekler ,
 
Önceki gen.kur.bşk'nı ,  şimdiki savunma bakanı sayın Akar'ın  1 Ocak 2020'de heybesine doldurduğu 8639.90 tl makam+temsil tazminatının verdiği  keyif  ile , üstüne bir de  65 yaşına kadar  alacağı / aldığı   1368 tl kadrosuzluk tazminatı ekmek kadayıfının üstünün kaymağını tamamlamış oluyor,
 
Beraberinde teşrif eden kuvvet komutanlarının  2020  bir Ocak'a heybelerine atacakları cukka da azımsanmayacak kadar çok ,  meaşallah meaşallah ,  5759.90 tl makam+temsil tazminatı , üstüne  65 yaşına kadar alacağı / aldığı 1368 tl  kadrosuzluk tazminatı  kadayıfın kaymağını oluşturuyor ,  diğerlerini yazmıyorum ,
 
Şunu biliyorum ki ;
1 Ocak 2020'de Bir tuğgeneralin sadece aldığı   Makam+Temsil + Kadrosuzluk tazminatının toplamı , bugün birinci dereceden emekli olmuş bir Assubayın maaşından  fazla ,  işte gırtlakları yırtılırcasına "Aileyiz-biriz-bütünüz" masalını ısrarla söylemelerinin  altında yatan gerçekler tam da bu , taktik yıllardır  hiç değişmedi .   Assubayım Cambaza bak ! , boncuk şimdi kıçındaki lambayı yakacak . 
 
Bu toplum  1951'den beri cambaza baktırılıyor , biz cambaza bakarken ağalar malı çiğnemeden yutuyor ,
 
* * *
 
Bir de 2020'nin ikinci yarısı var ,
 
Hele hele Bir de bunun  2021 Yılı var ki sorma gitsin ,
 
Gen.kur.bşk'nının  2021   bir Ocak'ta alacağı sadece makam+temsil tazminatının  miktarı 9255 tl.  
Sadece bu  bile ; ikinci, üçüncü dereceden  emekli olan üç Assubayın maaşına denk neredeyse.
Belki de bu farkı düşündüklerinden olsa gerek kendini genel müdüre , Assubayı çaycıya benzetme  içgüdüsü ,
 
Oysa ;
TSK'da  1951'den beri adaleti tesis etmeyen sizden öncekiler ve sırası ile sizler  sessiz kalmaya devam ederek sadece günü kurtarır ,  iyileşecek yarayı kangren edersiniz .
 
Sayın Akar ,
 
Eğer samimi iseniz  bulunduğunuz makam ,  Sn.Cumhurbaşkanının  8 Haziran 2018 Kayseri komando tugayındaki verdiği sözü kendilerine hatırlatacak makamdır , bundan gayrısı  Sunay Akın'dan  çocuklara masaldan öteye gitmeyecektir ve   biz o yaşı çoktan geçtik .
 
  " Subay - Assubay et ve tırnak gibidir , ayrım yapılması imkansızdır " , buyuruyorsunuz gözümüzün içine baka baka , madem  öyle ise hiç bir sorun yok demektir , o halde ne demeye ordu evine gelip bu sorunu halledeceğim diyorsunuz ? kendi sözünüzle çelişmiyorsunuz ?
 
* * * 
 
Unuttunuz mu yoksa ;
 
 
15 Temmuz'da Çaycıya benzettikleriniz  özel kuvvetler komutanlığında ülkenin tarihini değiştirdiği saatlerde  ,
 
Genel müdüre benzettiklerinizin  bir kısmı İstanbul'da düğünde ters kelepçe ile , bir kısmı da  makamlarında paketlenmekle meşguldüler . . .
 
Gırtlağınızdan geçebiliyorsa gönül rahatlığı ile bu rakamlar ,    içiniz rahatsa , 
Ve de ,
Böyle bir tablodan sizin değil de bizim yüzümüz kızarıyorsa zaten işin çılkı çıkmıştır,koyverin gitsin
 
 
Bir yandan ; " Yukarı değil aşağı bakmalısınız  , Örneğin orta, lise arkadaşlarınızın hangi meslekleri yaptığını, ne kadar maaş aldığını araştırın "  diye buyuran  Komutan'la  ,  öte yandan  Assubayların lisans eğitimini engelleyen komutan  ne yazık ki aynı adamdır .
 
 
Önce  Assubaydan lisans eğitimini engelleyeceksin ,  sonra    MYO  emsal eğitimli diğer vatandaşların kazancı ile  kıyaslayacaksın ,  bu nasıl bir mantıktır ?  O zaman sormazlar mı adama  Ömer Halisdemir de Assubay MYO. mezunu idi ,  niye o  öldü de  başka bir iş yapan emsal eğitimli  sivil birisi ölmedi ? Bu nasıl bir düşüncedir ?  Sen  emsal eğitimli hangi sivile sonunda  ölüm olan bir emri verebilirsin ?  Ucunda ölüm olan bir mesleği hangi mantıkla emsal eğitimli ile bir tutarsınız ? ,  kaldı ki  örnek verdiğiniz emsal eğitimliden  yıllardır bir kademe geriden  göreve başlatırken ,  
 
İnsan ister istemez sorma gereği duyuyor ;
 
Bu kadar absürt düşünmenizin sebebi   Mürtedde boğazınıza takılan kemerin  bir müddet beyne oksijen gitmesine mani olmuş olmasından mıdır  acaba ?   Öyle'ya ,  7/24 görev yapan , bile bile ölüme giden  Assubayla  orta - lise arkadaşımızın ne kadar maaş aldığını kıyasladığınıza göre .
Aynı  kıyaslamayı biz de sizin  emsal arkadaşlarınızla   yaparsak üzülen taraf siz olursunuz ,
 
Mesela biz de  size şöyle sorsak ;
 
" Orta okulda birlikte çelik çomak oynadığınız ayni tahsile tabi sivil arkadaşlarınızdan bu gün hangisi  ALTI  çeşit tazminat alıyor sayın Akar ? " , 
 
Böyle bir örnek verdiğinize göre  49 Yıl hizmet ettiğinizi söylediğiniz TSK'da kimler ne iş yapar,  belli ki hiç ama hiç tanımamışsınız ,  Yazık o  49  yıla , hem de çok yazık .
 
Bilmem haberiniz var mı ?,
Assubaydan lisans eğitimini engellediğiniz ülkede ; 
Takı tasarımı - kuyumculuk - Su ürünleri , Ebelik , Bitki koruma , Moda tasarımı , Yiyecek-içecek işletmeciliği , Çizgi film tasarımı , Dijital oyun ,  Kanatlı hayvan yetiştiriciliği ,  Tarla bitkileri , Mücevher tasarımı  ve onlarca bölüm lisans eğitimi veriyor ,   Bu durumdan hiç mi rahatsız olmuyorsunuz ? Yoksa  korkunuz eğitimli Assubay mı  ?
 
Peki ,  Assubayın   lisans eğitimini engelleyen   sizler,
İki yıl -  Üç yıl okuduğunuz Harp okulundan  nasıl oldu da bir gecede  lisans mezunu sayıldınız ?
 
İşte sizin aile dediğiniz kurumun hali ; 
 
* Ayrıcalıklı yaşam size - yoksulluk  bize ,
* 6 Çeşit tazminat size - gazoz kapağı  bize ,
* Yetki size - sorumluluk bize ,
* Saltanat size - ırgatlık bize ,
* Şehzadelik size - kapı kulluğu bize ,
* Hayat size - şehitlik bize ,
* Masal anlatmak size - dinlemek bize ,
* Ağalık size - marabalık bize ,
* Ballı kaymak size - kuru ekmek bize ,
* Maaşın %85 i size - % 50 si bize ,
* Helikopter ile piknik size -  4 yumurtaya 6 ay hapis bize ,
* Beyaz adamlık size - kunta kintelik bize ,
 
Hadi şimdi afiyet olsun  altı çeşit tazminat ,  ailenin (!)  beyazlarına .
 
* * *
(Not. Rakamlar için sn ; Fahrettin Bağrı'ya teşekkür ederim .)

Hani , sabah akşam  "TSK; Subay - Assubay bir bütündür, biz bir aileyiz "  gazı pompalıyorlar'ya ,  

Hani , bizi ninnilerle uyutuyorlar'ya ,

Hani , bizi et'le - tırnağa benzetiyorlar'ya ,
Hani , damarlarımıza uyuşturucu zerk eder gibi " birlik - bütünlük "  narkozu zerk ediyorlar'ya ,
Hani , gaz almak için cenazelerimize görev icabı geliyorlar'ya ,
Hani , şehit Assubayın arkasından " kahraman silah arkadaşımız " diyorlar'ya ,
Hani , dirisine vermedikleri değeri , ölüsüne veriyorlarmış gibi yapıyorlar'ya ,
Hani , elimizdeki ekonomik imkanlar sınırlı diyorlar'ya ,
Hani , size verirsek başkalarıda ister  diyorlar'ya ,
Hani , çalışmalar devam ediyor,  az kaldı  diyorlar'ya ,
Hani ,  "biz istedik, hükümet vermedi" diyorlar'ya ,
Hani , herkes Assubaylarımızın  öneminin ve değerinin farkında diyorlar'ya ,
Hani , Assubaylar için " teknik , idari ,komuta konusundaki rolleri yadsınamaz , hiç bir şekilde gözardı edilemez " diyorlar'ya ,
Hani , Subayı , Assubayı , uzman erbaşı ve kuvvet komutanlıklarıyla bir bütün   diyorlar'ya ,
Hani , bütünün bir parçası Assubaylar  olmazsa olmaz  diyorlar'ya ,
Hani , işleri düşünce " şefim- hocam- ağabey " diyorlar'ya ,
Hani , kahramanı Assubay yapmışız , haini general  diyorlar'ya ,
Hani , "artık sizin muhatabınız biz değiliz, hükümettir "  diyorlar'ya ,
Hani , Pilot açığını kapatmak için "F-16 ları assubaylara verin " diyorlar'ya ,
Hani , "Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır "  diyorlar'ya ,
Hani , işleri düşünce kendilerinin yerine Ömerleri ölüme gönderiyorlar, sonrada kahraman ilan ediyorlar'ya ,
Hani , tazminatlar konusunda haklılar onunda muhatabı biz değiliz siyasi iktidar  diyorlar'ya ,
Hani , ordu evlerine gelip  " bizim siyasetle işimiz olmaz, bu sorunu halledeceğim "   diyorlar'ya ,
Hani ,TSK ;  "subay - assubay bir bütündür, biz bir aileyiz"  diyorlar'ya ,
Han , kendilerinin gitmediği dağ başına assubayı   "komutan "  diye gönderiyorlar'ya ,
Hani , mevzu Assubay olunca TSK'nın itibarından bahsediyorlar'ya ,
Hani , " tüm assubaylarımızı emsallerinin seviyesine çıkarıyoruz , MYO mezunu assubaylar 9/2 , lisans mezunu assubaylar 8/1 den göreve başlatılacak"  diyorlar'ya ,
Hani , Başbakan sıfatı ile Malatya - Konya mitinglerinde  assubaylara hitaben  "bizim sözümüz senettir"  diyorlar'ya ,
Hani , Şehit assubayın evinden  "müjdeyi bizzat ben vereceğim " diyorlar'ya ,
Hani , " Assubayların  yaptığı görev çok önemli , tazminatlar ve göreve başlangıç dereceleri konusunda mutlaka çalışma yapacağız" diyorlar'ya ,
Hani , Tee  serhat Kars'dan  " mesaj alındı " diyorlar'ya ,
Hani , "assubaylar için bu defa iş tamam "  diyorlar'ya ,
Hani " assubay intiharları bulaşıcı "  diyorlar'ya ,
* * *
Hani , hani ;
44 yıl sonra 2019 da dahi savunma komisyonunda  gözümüzün içine baka baka  "cek - cak"lı cümleler kuruyorlar'ya ,
Vallahide, billahide, tillahide  doğruyu söylemiyorlar  ,
 
Niyemi ?
 
Efendiler ,
1976 yılında 21 yaşında gencecik bir Assubaydım  siz ,  masalcılardan ilk masalı dinlemeye başladığımda , 
 
Bu gün  65 yaşımdayım  , 17 yaşında bir torunum var ve  siz  masalcılar hala aynı masalı anlatıyorsanız  ,
 
Devam ediyor dediğiniz  çalışmalar  44  yıldır neticelenmemişse  , 
 
Kendinize istediğinizde  teke'den süt sağabiliyor , güneş batıdan doğuyor , dereler tersine akabiliyorsa ,
 
Bu zaman içinde kendinize  hangi tazminatları  kotardığınız   kabak gibi ortadaysa ,
  
" Çalışmalar devam ediyor "  sözünü ilk duyduğum yıl doğan çocuklar bu gün  44  yaşına geldiyse  ve bu güne kadar bir arpa boyu yol  kat edilmediyse ,
 
Bunun tek bir açıklaması vardır.
 
Efendiler , bu topluma   " doğruyu söylemiyorsunuz "  diyorum .
 
Evet  evet  ,
 
Doğruyu  söylemiyorsunuz . 
Artık biz söylemekten utanıyoruz ,
 
Et kokarsa tuzlanır , Ya tuz kokarsa ?
 
Ve , siz tuzu kokuttunuz ,
Yalan söylüyorsunuz desem suç olur   . . .

Genkur. bşk' lığında devam eden çalışmalar (!)  MSB' lığındada devam ediyor(muş) , peki ne zaman sonuçlanacak , balık kavağa çıkıncamı ?

* * *
Vaz geçin hacı abi ,

Assubay toplumuna asla dürüst olmayıp dürüst gibi davranmaktan vazgeçin ,
Aileyiz masalını dilinizden düşürmeyip , Tsk'nın % 70 ini ötekileştirip yok saymaktan , cüzzamlı muamelesi yapmaktan vaz geçin ,

Tsk'yı züğürt ağanın  " Haraptar " köyünü yönetir  gibi yönetmekten vaz geçin , ne siz Şener Şen'siniz ,  nede biz Erdal Özyağcılar'ız , nede TSK sizin köyünüzdür ,
MS komisyonunda gözümüzün içine baka baka " çalışmalar devam ediyor " masalından vaz geçin ,

Aile'yiz gazeli okuyup , öte yandan çaycı yakıştırması yapmaktan vazgeçin ,

Bir yanda Mürtet'de boğazınıza takılan kemerin izlerini gösteren fotoğraflar kabak gibi ortada iken ,  öte yandan kapatılan askeri mahkemeler yerine tel örgüler ardında  sudan sebeplerle  yüksek disiplin kurulu vasıtası ile insanların ekmeği ile oynamaktan vazgeçin,

Bizleri silah arkadaşı değilde rakip görmekten vazgeçin ,
Nimette - külfette adil olmamaktan vaz geçin ,
Başınız sıkışınca, işiniz düşünce Assubayın sırtını sıvazlamaktan , gazını almaktan vaz geçin ,
Tsk'da hiyerarşi bozulur korkusu ile bizleri maddiyatla terbiye etme düşüncenizden vaz geçin ,
Günümüz Bilgi - teknoloji çağında  kabağın dahi 6 ayda yetişmediği ortamda  6 ayda assubay yetiştirme ısrarınızdan vaz geçin ,
Assubayların lisans eğitimini engelleyen karnınızdaki birinin kuyruğu diğerine değmeyen  kırk tilkiden vaz geçin ,
Zabitin dirisinin ölüsünün  çeşit çeşit tazminat aldığı ortamda bize bütçe imkanları, memleketin içinde bulunduğu durum, size verirsek başkalarıda ister gazelinden vaz geçin ,

Verdiğiniz kıçı kırık tabancaların değişiminde dahi ayrım yapmaktan vazgeçin ,
İçinizde  halen yaşayan  "netekim kenanın"  zihniyetini beslemekten vaz geçin ,
Verilen sözlerin yerine getirilmemesi  iradesizliğinden vaz geçin ,
En önemlisi de  vakit geldiğinde kul hakkı ile musallaya yatma arzunuzdan vaz geçin ,
El birliğiyle yok ettiğiniz aidiyet duygusunun ruhuna el fatiha demekten vazgeçin ,
"Bu iş para için yapılmaz" deyip öte yandan altı çeşit tazminatı cukkalamaktan vaz geçin ,
Dağlara taşlara " güçlü ordu güçlü  Türkiye " yazınca  sözle bunun  gerçekleşmeyeceğini anlamama ısrarından vaz geçin ,
1951 den beri  adı kanunda siz zatiallleriniz yardımcısı denilen bu topluma üç maymunu oynamaktan vazgeçin ,
Şehit assubay cenazelerinde en ön safta yer alıp timsah gözyaşı döküp  zerre olmayan hakkınızı helal etmek riyakarlığınızdan vaz geçin ,

Evinde karısından bir bardak su isteyemeyenlerin , Birliklerde kendini padişah sanıp  mobing den canına kıyan onlarca assubayın  vebali  altında kalmaktan vaz geçin ,

"Her olayda suçlu mutlaka bir assubay " dır önyargınızdan  vaz geçin ,
Oyak'a azınlığın çoğunluğa tahakkümünden vaz geçin ,
68 yıldır nalıncı keseri olmaktan vaz geçin ,
Söylem ve eyleminizdeki tutarsızlığınızdan  vaz geçin ,
Bu topluma karnınızdan konuşmaktan  vaz geçin ,
Kendi imkanları ile gizli saklı lisans eğitimi alan Assubaylar sınava girmesin diye özellikle sınav günlerine  tatbikat planlamaktan vaz geçin ,
"Siz ve biz  et'le - tırnak gibiyiz"  diyerek kendinizinde inanmadığı sözler söylemekten  vaz geçin ,
Lafla peynir gemisinin yürümediği  1951 den beri aşikar, bu ısrarınızdan vaz geçin ,
" kamuda en eşitlikçi yer tsk'dır" gazeli okumaktan  vaz geçin ,
Bütün bunların üzerine  milli savunma komisyonunda insanların gözünün içine baka baka ninni söylemekten , sonu  cek - cak  ile biten cümleler  kurmaktan  vaz geçin ,
Seyircisi Assubaylar olan ,  1951 den beri kapalı gişe oynayan  orta oyunundan vaz geçin ,
* * *
Vaz geçin hacı abi , 
Ayrıştırıcı - ötekileştirici değil birleştirici olun , Peygamber ocağına bu kötülüğü yapmaktan vaz geçin ,
Makam, yıldız  egosunun adaletin önüne geçmesinden vaz geçin ,
Tüm  kurumun  değilde, sadece şahsi çıkarlarınızı gözetmekten vaz geçin ,
Umut tacirliğinden , ilizyon'dan , abraka-dabra'dan vaz geçin , 
Herşeyden önce umreye gittiğiniz kutsal toprakların  yüzü suyu hürmetine  bu topluma 68 yıldır doğru söylememekten vaz geçin ,
Yüz sürdüğünüz Kabede   kul hakkı yediğinizi idrak edip ,  Peygamber ocağında Hz. Ali  adaletini sağlayamadığınızı , verdiğiniz sözü yerine getirememenin ezikliğini yaşayarak  hiç olmazsa  çalışmalar devam ediyor gazelinden vaz geçin ,
Bu kafayla sadece kul hakkıyla gidersiniz ,  bilesiniz'ki  sadece onun affı yoktur ,
Biz sizi biliriz , siz bizi ,
TSK. Tarihinde bize karşı  asla dürüst olamadınız , hiç olmazsa kendinize karşı  olun , 
Balığın kavağa çıkma ihtimali hiç yok , çalışmalar devam ediyor diye zorlamayın kendinizi ,
3 Aralık 2019 da Eskişehir'de bir gurup emekli Assubay arkadaşımızın  bu toplum adına yaptığı basın açıklamasından kendinize pay çıkarmadıysanız , yüzünüz kızarmadıysa vede bu topluma şehla bakmaya devam edecekseniz  hepten vaz geçin ,
Tuzu kokuttunuz tuzu , vaz  geçin ,
Mesele birlik - bütünlükse ,
Sırf  bu topluma karşı olmak için şeytanla aynı çuvala girmekten vaz geçin , 
Vaz geçin hacı abi  . . . 
 

* 81 Yılda bir ilk ; Seksen iki milyon vatandaşın ortak değeri olması gereken  ,  bu ülkenin kurucu lideri Atatürk'ün  10 kasımda anıt kabirde anma törenlerini provoke  ederek'mi ? ,

 * Atatürk'e , İnönü'ye  " iki ayyaş " deyip , "Keşke yunan galip gelseydi " diyeni hastanede ziyaret ederek'mi ? ,
 
* Çamlıcaya 110 milyon dolara camii yaptırıp , 50 Milyon dolar için Tank palet fabrikasını katar'lılara satarak'mı ?  ,
 
* 2006 Yılında yerli tohumu yasaklayıp , çiftçi yi hibrit tohuma mecbur ederek ,  yerli tohum satan çiftçiye 20.000 tl ceza vererek'mi ? ,
 
* Ülkedeki şeker fabrikalarını satıp yerlerine yeni cezaevleri yaparak'mı ? ,
 
* Atanan bakanların  ve yedi sülalesi ücretsiz sağlık hizmeti alacakken  , ben bir aspirin yazdırmak için üç çeşit katkı payı vererek'mi ? ,
 
* Dört milyon suriyeliyi ülkemde üç milyon suriyeliyi ülkesinde besleyip , memleketin çeşitli illerinde  açlıktan yokluktan canına kıyan  vatandaşları  görmezden gelerek'mi ? ,
 
* Türk vatandaşları yoksulluktan intihar ederken yüzbinlerce ton gıdayı  suriyelilere hibe ederek'mi ?  ,
 
* İçimize yerleştirdikleri sayıları belli olmayan " suriyelileri ülkelerine geri göndermeyeceğiz " diyerek'mi ? ,
 
* Ülkemde yaşayan suriyeli sayısını 12 Avrupa ülkesinin nüfusundan fazla yaparak'mı ? ,
 
* Kendi vatandaşına suriyeli kadar değeri olmadığına inandırarak'mı ? ,
 
* Ülkemde Faturalarımı ödeyemiyorum diyerek kendini yakan ,  çocuklarını ısıtamadığı için kendini asan anne varken , devletin parası ile muhtarları ispanyaya tatile , umre ziyaretine  göndererek'mi?  ,
 
* Türkiyede ticaret yapan suriyelilerin yıllık kazancını  3.6 milyar dolara (!)  çıkartarak'mı ? ,
 
* Kendini "Milliyetçi muhafazakar parti olarak tanımlayan partinin (MHP)  suriyelilere vatandaşlık verilmesine destek olarak'mı ? ,
 
* Kayseri müftülüğü aracılığı ile  20 tır gıda vs. yardımı  kendi yoksul , yardıma muhtaç vatandaşları dururken suriyeye göndererek'mi ? ,
 
* Kendi tarihi binasında oturan iller bankası genel müdürlüğünü yıkıp yerine camii yapıp , bankayı  kiraya çıkartarak'mı ? ,
 
* Geçme garantili köprüler  -  yollar , uçma garantili hava alanı , hasta (müşteri !)  garantili hastaneler  yaparak'mı ? ,
 
* 8 Milyon 623 bin vatandaşını yeşil kart sahibi olacak kadar dar gelirli yaparak'mı ? ,
 
* Battı denilen iskandinav ülkelerinin emeklisi emekli maaşı ile dünyayı gezerken , memleketimin emeklisi  üç kuruş ucuz olsun diye sabahın köründe  halk ekmek bayisi önünde sıraya girerek'mi ? ,
 
* 8 Milyondan fazla kişinin  antideprasan kullanmasına sebep olarak'mı ? ,
 
* 2002 de 130 milyar dolar olan dış borcu 2019 da 453 milyar dolara çıkartarak'mı ? ,
 
* Bu güne kadar 21 milyon vatandaşı icraya düşürerek'mi ? ,
 
* Ülkede 17 yılda  yaklaşık 17 Milyon yardıma muhtaç insan yaratarak'mı ?  ,
 
* Son 17 yılda  21 milyon işsiz yaratarak'mı ? ,
 
* Kamu kurumlarından T.C yi kaldırarak'mı ? ,
 
* Okullarda andımızın okunmasını  yasaklayarak'mı ? ,
 
* Cumhuriyetin ilanından bu güne kadar yapılan ne varsa tamamını satarak'mı ? ,
 
* Bir zamanlar  kendi kendine yeten ülkeyi , saman dahil her şeyi ile dışa bağımlı yaparak'mı ? ,
 
* Ülkemi dünya sağlık sıralamasında  53. sıraya gerileterek'mi ? ,
 
* Üniversite mezunu işsizlerin sayısı 15 yılda 10 kat artırarak'mı ?  ,
 
* Ülkeyi işsizlikte dünya üçüncüsü yaparak'mı ? ,
 
* % 27.4 ile  Cumhuriyet tarihinin genç işsiz rekorunu kırarak'mı ? ,
 
* Son iki yılda doğalgaz fiyatını % 62 artırarak'mı ? ,
 
* Kişi başı sağlık harcamalarını  2030 tl'ye çıkartarak'mı ? ,
 
* OECD'nin daha iyi yaşam endeksinde ülkemi sondan üçüncü yaparak'mı ? ,
 
* Ülkem emeklisinin %48 ini çalışmak zorunda bırakarak'mı ? ,
 
* EYT  İçin  " asla yokum deyip , suriyeliler için 40 milyar dolar harcadık , yine harcarız "  diyerek'mi ? ,
 
* Tüpçüye Ziraat bankasından bir kalemde 700 milyon dolar krediye "olur" verip, Tank-palet fabrikası modernizasyonu için gerekli 50 milyon doları sorun ederek'mi ? ,
 * Kaz dağlarında altın arama adı altında ülkenin en büyük çevre katliamına göz yumarak'mı ? ,
 
* Son sekiz yılda ülkemi mülteci cennetine çevirerek'mi ? ,
 
* Binbir çeşit vergiler yüzünden her gün yüzlerce küçük esnaf kepenk kapatırken ,iş yeri açan suriyelilerden vergi almayarak'mı ? ,
 
* 17 Yıllık iktidarları  boyunca ibreti alem için tek bir fabrika açmayarak'mı ? ,
 
* Dünya mutluluk sıralamasında 156 ülke arasında ülkemi 79. sıraya gerileterek'mi ? ,
 
* "Türklük şuuru lazım ,  milletimiz ölüyor suriyelileri Türklerin sırtından indirin artık vatanlarına dönsünler , hiç birine vatandaşlık verilmesin " diyerek   son günlerdeki intiharlara tepki gösteren eski akp'li vekili  partiden  ihraç ederek'mi ? ,
 
* 17 Yıl önce müslüman değilde sanki ineğe tapıyormuşuz gibi    Kahramanmaraş Belediye Başkanı Hayret Güngör’ün Trabzon ile ilgili söylediği, “Trabzon’u biz Müslüman Yaptık” diyerek'mi ? ,
 
* Gümüşhane'deki   12 bin yıllık doğa harikası dipsiz gölü Roma lejyonunun definesini aramak adına  yok ederek'mi ? , 
                                        
* Açlık sınırının  2150 lira olduğu ülkemde , "bin liranın altında emekli maaşı yok" diyerek'mi ? ,
 
* " Emekli maaşları insani düzeyde hayat sürebilecek seviyeye çıkarttık "  deyip aklımızla dalga geçerek'mi ? ,
 
* Cumhur başkanı maaşı ile (81.250 tl ) asgari ücret (2020 tl ) arasındaki farkı   40  kat yaparak'mı ? ,
 
 *  11 Tane uçak + 21 tane makam aracı için ülkenin itibarı deyip , yoksulluktan canına kıyanları görmezden gelerek'mi ? ,
 
En önemliside ;
 
17 Yıllık tek başına iktidarın 2019 sonunda ülkenin halinin bu günkü özetini yapmış sayın Cumhurbaşkanı  ,  
 
Tarih ; 2002  RTE ;  " Benim vatandaşım çöpten rızık topluyorsa , pazarlardan atık topluyorsa , meydanlar  ' açız' diye bağırıyorsa ,ev kirasını elektiriği  suyu ödeyemiyorsa , %25 i  açlık sınırının  , % 50 si yoksulluk sınırının altındaysa ülkeyi bu hale mevcut hükümet getirmiştir" .
 
( Sayın Cumhurbaşkanı  farkında olmadan aslında 17 yıllık tek başına iktidarının özetini yapmış ) ,
 
Akp iktidarının  2002 den 2019 a  kadar son 17 yılda  50.378 kişi hayatına son vermiş , her sene ortalama  2963 vatandaş canına kıymış , 
 
 Bir  lokma bir hırka felsefesinden yola çıkarak yeni doğmuş cücüğüne  tek taş yüzük takacak kadar evrimleşen görgüsüz süslümanlar  yaratıp , öte yandan   bir lira hela parası vermemek için çarşıda pazarda beleş hela arayan emekliler  yaratarak'mı ? ? ? , 
 
Ve ;
 
RTE ; " Akp'in kitabında Türklük yok" diyerek'mi  ,   A.Gül  ; "Türklük şart değil " diyerek'mi  ,  A. Davutoğlu ; " Türklük anayasadan çıkartılacak"  diyerek'mi  ,   Y. Aktay ; "Türk diye bir ırk yok " diyerek'mi ,   A.  Babuşçu ; " AKP  ile  Türk olmaktan kurtulduk " diyerek'mi  ,   M. Metiner ; " Kahrolsun Türkçülük " diyerek'mi ,   M. Şimşek ; "Arap kökümüze dönmeliyiz "  diyerek'mi ? ?  ?
 
İyiki yerli ve milliyiz ,
 
Ya , bide olmasaydık ?

Kendi maaşını   2020 de  % 9 zamla  81.250 tl yapacak olan sayın Cumhurbaşkanı  sığınmacılara  bu güne kadar harcadıkları  kırk milyar dolar yetmezmiş gibi şimdide güvenli bölge de 100- 150 m2 bahçesi olan 250-300 m2 lik evler yapmayı planlıyor ,  böylesi devasa bir proje için avrupadan - dünyadan  umduğunu bulamayan sayın cumhurbaşkanı bu işide Türkiyenin tek başına yapacağının alt yapısını hazırlıyor ,

Sebep ?,

" İşte Türk milleti budur, görün"  demek içinmiş ,  öyle görünüyorki, Batının sadece sırtımızı sıvazlaması karşılığında bir kırk milyar dolar daha cebimizden çıkacak ,  bu uğurda seslendirmeye başladıkları yeni vergi paketi yolda,

Sorum şu ;

Herhangi bir Avrupa ülkesine mülteci olarak giden bir Türk'e , geri dönmesi için gittiği ülke Türkiyede   250-300m2 lik ev verirmi ?

 

Türkiyede her üç haneden biri  kiracı iken , önceliğin  kendi vatandaşını ev sahibi yapmak olmalı iken  bu nasıl bir suriyeli aşkıdır'ki kendi vatandaşınız onlar kadar değerli olmadığına inansın ,   en iyisi oldu olacak güvenli bölgeye (!) yapmayı düşündüğünüz 250-300m2 lik evlere  biz gidelim onlar ülkede kalsın ,

 

Sözcü İbrahim Kalın beyan ediyor ;

 "4 milyona yakın Suriyeliye ev sahipliği yaparken, 3 milyon Suriyeliye de kendi ülkelerinde yardım ediyoruz" .

  

Yedi milyon  suriyeliye 8 yıldır harcanan paranın bütçeye getirdiği yükü açıklayamayanlar ,  emeklinin üç kuruş maaşının,  verdikleri  üç kuruş bayram ikramiyesinin bütçeye yük olduğunu yüksek sesle dillendirebilmektedirler,  yazıklar olsun .

Türkiye'de yaşadığından şüphe duyduğum Türkiye istatistik kurumu yetkililerinin sokaktaki gerçek enflasyondan bi haber olarak açıkladığı rakamlarla memuruna emeklisine % 4+4 ü  , işçisine  % 3+3 ü layık görenlerin belliki çarşı - pazara yolları hiç düşmemiş,

Belliki üç kuruş daha ucuza alma düşüncesi ile  pazara gitmek için havanın kararmasını bekleyen vatandaşlarla hiç karşılaşmamış ,

 

Bu şartlarda maliye bakanının ; " Akp sayesinde Türkiyede her hanenin geliri tam 3 kat arttı " demesi aklımızla dalga geçmenin bir başka yolu olsa gerek ,  belliki bakan aslında kendi hanesini kast ediyor ,

 

Türkiyeye gelen suriyeliler  savaştan kaçan değil , emperyalistlerin planı dahilinde Türkiyeye getirilenlerdir , uzun vadede Türkiyenin demografik yapısının değiştirilmesinin yapı taşlarıdır , bunun en büyük kanıtı  yedi yılda yarım milyondan fazla yeni doğan suriyelilerdir ve bu rakam Türkiyenin bir çok ilinin nüfusundan fazladır ,

 

Din kardeşiyiz  edebiyatından vazgeçin , mesele çok daha vahimdir,  

Arap ülkesi Lübnan'ın Ürdün'ün  dahi entegre olamazlar diye ülkelerine geri gönderdikleri suriyelileri geri göndermeme sevdasının anlaşılması mümkün değildir ,

Çin'den 3,5 milyar dolar borç alan ülkenin bu şartlarda suriyelilerin tamamını  geri göndermeme ısrarını  anlamak mümkün değildir , 

Güvenlik sorunu kalmamışki , dini bayramlarda ülkesine tatile gidebilen suriyelilerin geri alınmasını anlamak mümkün değildir ,

Merkez bankasındaki "kara gün akçesi"nin dahi kullanıldığı ortamda güvenli bölgeye tek başımıza suriyelilere  250 -300 m2 evler yapma isteğini anlamamız hiç ama hiç  mümkün değildir .

 

Rusya  yıllardır hayali olan sıcak denizlere inip Suriyede en büyük üssünü kurdu ,

Amerika suriyedeki petrol bölgelerini ele geçirdi ,

Çin'in Suriyeye balistik füzeler dahil sattığı silahlar ortada , asla bölgeyi boş bırakmayacak ,

 

Ya biz ?,

Bizde kırk milyar dolarımızdan olduk , birde o kadar daha harcamaya gönüllü olacağız,  bumu  barış pınarı harekatının bize getirisi , ya verdiğimiz o kadar şehit ?

 

Ve biz  bu ortamda ;

Ocak 2020 de 81.250 tl maaş alacak olan sayın cumhurbaşkanından  8 haziran 2018 de kayseri komando tugayında bu topluma vermiş olduğu sözü yerine getirmesini bekliyoruz .

 

Bu güne kadar suriyeliye harcadığınız  ve  dahada  harcamayı düşündüğünüz paranın birçok proje  ve  Assubayların taleplerinin kaç katı olduğunun hesabınıda siz yapın sayın Cumhurbaşkanı ,

 

Dünya mutsuz ülkeler sıralamasında  ülkemin  79. sıraya gerilemesinde 17 yıllık iktidarınızın emekleri (!) asla yadsınamaz ,

Emeklilik üzerine yürütülen araştırmada, Türkiye 37 ülke arasında sondan üçüncü sırada yer alıyorsa 17 yıllık emekleriniz (!) asla inkar edilemez ,

 

Ve bu şartlarda hala önceliğiniz suriyeliler olduğuna göre ,

Çok yakındır ;

Suriyelilere kaynak bulmak adına soluduğumuz havadan vergi alınması , 

Az kaldı , Ha gayret . . .

 

 

 

Page 1 of 14
genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

[B]18 MART ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ'NIN 105. YILI ULUSUMUZA KUTLU OLSUN[/B] 18 MART ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ !.. Bugün atalarımızın "Çanakkale geçilmez" destanını yazdığı günün yıl dönümüdür. Emperyalistlere karşı verilen ve yüz binlerce şehidimizin kanı ile sulanan topraklardan Laik,Demokratik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'mizin temelleri atılmıştır ! ...
Çarşamba, 18 Mart 2020
OYAK İLETİŞİMDEN oyakın EMS sisteminde maaş alanlara promosyon için yönetim harekete geçmelidir dedim ,,, sizlerde başvuru yapabilirsiniz
Salı, 17 Mart 2020
K.K.Komutanlığı Coranavirüs sebebiyle askeri tesislerde her türlü etkinliği yasaklamıştır Diğer kuvvetlerde ayni kararı alacaktır; Bilgilerinize
Cuma, 13 Mart 2020
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ