Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

Bu coğrafyanın kaderimidir , yoksa demokrasisi sık sık darbelerle kesintiye uğrayan , bunuda  birilerinin hanelerine  + cukka olarak yazdıran ülkelere has bir durummudur ,  yada  Fotörü giydikten sonra da  dünyasını  değiştirene kadar ayrıcalıklı yaşamak isteyenlerin  ve  yedi sülalesinin bazı kurumlara ballı maaşlarla yerleşmesinin sebebi hikmetimidir  ? siz karar verin .
 
* * *
Bu ne benzerlik ?
 
20.11.2013 saat 21.00 / cnn Türk  "Habere dair" proğramı. (Rıdvan Akar ) .
 
Konu :  Mısır ordusunun  Mısır ekonomisinin %40 ını nasıl elinde tuttuğunu , Bu sayede Mısırlı generallerin ve üst subayların imtiyazlı yaşamlarını !  sürdürebilmek için çok üst düzey maaş aldıklarını ,  yetmezmiş gibi emekli olduktan sonra da ! hakim oldukları sanayi dallarında  ( Salça, Makarna,  otomobil , iç çamaşırı, bowling, v.s. )    bu iştiraklerde üst düzey yönetici ! konumunda çalıştıklarını , 
 
Bundan önceki darbeciler de dahil imtiyazlarından asla ödün vermemek için hakim oldukları şirketlerin DENETLENMESİNE !  asla izin vermeyeceklerini ,bunun için gerekirse ÇARPIŞACAKLARININ !  haberini  ibretle izlemiştim .
Mısır ordusunun  bizdeki OYAK  benzeri bir kurumlarının olması , iştiraklerinin dahi neredeyse birebir örtüşmesi ,  yönetiminde  sadece emekli generallerin olması !  bu kadar tesadüf olabilirmi ?
 
* * *
Son yaptığı konut projesinde  Peşinat / taksit miktarlarının rakamlarına bakınca OYAK'ın kuruluş amacından ne kadar saptığı ,  alt rütbedeki üyelerin  birikimleri ile  sadece general/ amiral'lere hizmet eden bir kurum haline  geldiği aşikardır.
 
Alt rütbedeki personelin,  daha doğrusu Assubayların   birikimine  ihiyaç olduğundandır'ki ,  27 Mayıs 1960 darbesinden sonra çıkartılan  OYAK kanununda  ilk önce  dahil edilmeyen Assubaylar  sekiz gün sonra ,  sadece sekiz gün sonra bu kanuna dahil edilmişler,  belliki bizi çok sevdikleri birden akıllarına gelmiş ,  aslında çok sevdikleri Assubayın  kendisi değil , cebindeki üç kuruşun  ta kendisi ,
 
* * *
Bankaların faiz oranların dahi %24-25 olduğu  2019 yılı  için % 20.5 olarak açıklanan  2019 neması  kimleri !  kurtarmak için  düşük tutulduğunun belgesi gibi,
 
OYAK otomobil kampanyasında  2017 - 2020  arası sadece üç yılda aynı otomobilde % 150 fiyat artışını  %20.5 nema ile izahı nedir ? 
 
 
OYAK  BU SORULARA CEVAP VEREBİLİRMİ ?
 
* OYAK'ın  toplam üye sayısı kaçtır ?
 
* Bunların rütbelere göre dağılımı , yüzdesi  nasıldır ?
 
* Kaç general/amiral , kaç subay , kaç assubay, kaç uzman, kaç sivil memur üyesi vardır ?
 
* Bu üyelerin rütbelere göre yönetimdeki sayıları / yüzdeleri kaçtır ?
 
* Yönetimde  üye sayısına göre temsilde adalet  neden yoktur ?
 
* General/ amiral'lerin yönetimin ezici çoğunluğuna sahip olmaların sebebi hikmeti omuzundaki yıldız sayısı ile orantılımıdır ?
 
* Üye sayısının  yaklaşık yarısını temsil eden  Assubaylar neden yönetimde %1 ile temsil edilmektedir ?
 
* OYAK'ın nerelerde, hangi iştirakleri vardır ?
 
* Bu iştiraklerin yönetiminde kimler vardır ?
 
* Bu iştirakleri yönetenler  ve diğer çalışanlar ne kadar maaş almaktadırlar ?
 
* Her kademedeki OYAK çalışanlarının  üst düzey yönetimdekilerle yakınlık derecesi nedir ?
 
* Kaç general / amiralin, kaç albayın yakınları OYAK'ta çalışmaktadır , ne kadar maaş almaktadır ?
 
* OYAK çalışanlarının kaçının babası,amcası,dayısı,eniştesi, kuzeni general / amiraldir ?
 
* OYAK  her kademedeki üyelerine kuruluş amacına uygun hizmet verdiğine gerçekten inanmaktamıdır ?,
 
* OYAK'ta bu güne kadar  hangi kademede kaç Assubay isdihdam edilmiştir ?
 
OYAK'ta muvazzaf, emekli general / amiral, diğer subayların ve yedi sülalesinin  istihdam edilmesini  kendinizde HAK'mı görüyorsunuz ?
 
* MISIR da  OYAK benzeri kuruluş olması , generallerin ve üst düzey subayların  benzer iştiraklerin tamamının başında olması , emekli olduktan sonrada çok yüksek maaşla bu kurumların başında olması tesadüfmüdür , bu benzerliğin izahı varmıdır ?
 
* 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra çıkarılan OYAK kanununa önce dahil edilmeyip,   sadece 8 gün sonra Assubaylarında  dahil edilmesi gerçekte  sabah akşam buyurduğunuz gibi "subay-assubay" aile olduğumuzdanmı, yoksa  sizlere yapılan asla bizlerin sahip olamayacağı çok pahalı konutların finansmanına  katkı sağlamak içinmi  üyeliğe dahil edildik , hangisi ?
 
* * *
Buda TSK'daki  Adaletsizliğin OYAK  ayağı,  deveye sormuşlar boynun neden eğri diye,  nerem doğruki demiş, 
 
GÜNÜMÜZDE OYAK, GERÇEKTEN ORDU YARDIMLAŞMA KURUMUMUDUR ?
 
YOKSA GENERAL / AMİRALLERİN VE MAHDUMLARININ  VEDE YEDİ SÜLALESİNİN NEMALANDIĞI BİR ARPALIKMIDIR ?
 
HANGİSİ ?
 
“ SADECE EMEKLİ BAŞÇAVUŞLARIMIZA , EMEKLİ ASSUBAYLARIMIZI  MUHATAP ALAN BİR FORMÜL ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ . . .
 
 
Bu nasıl bir cümle ?
 
* * *
Kime ait bu sözler ?
 
Dile kolay ,  Peygamber ocağında  en alt rütbeden  en yüksek makam  olan gen.kur.bşk'lığına kadar yükselen , TSK'ya  49 yıl hizmet ettiğini söyleyen  , Assubay toplumunun  gazını almak için  25 Ocak 2019 tarihinde  ikinci kez  "çalışmalar devam ediyor , bu işi halledeceğim " narkozunu  Etiler ordu evinde damarlarımıza zerk eden  Assubayları  savun(ma)  bakanı  Hulisi Akar sarf etmiş bu sözleri .
 
Etiler ordu evine İlk ziyaretini 29 Ekim 2015 de gerçekleştiren ve  yaklaşık beş yıldır tek bir adım kat edilmeyen bu zaman dilimi  ne gariptirki  Atomun parçalanmasından çok daha uzun sürmüş ,   artık nasıl bir formül üzerinde çalışıyorlarsa  ,
 
Eee , kolay değil elbette üzerinde çalıştıkları formül ,  beş yıldır çözemediklerine göre ,   nede olsa konu Assubay ,  
 
 
Konu Assubay olunca , elbette yorgunu yokuşa sürecekler yıllardır olduğu gibi ,  elbette kırk dereden  su getirecekler , Her darbeyi hanelerine  "cukka"  yazdıranlar   Acaba kendilerine  altı çeşit tazminatı  kotarırken de bu kadar uzun süre formül aradılarmı'ki ?
 
Darbelerle dolu   yakın tarihimizde   her darbeden  bir imtiyaz elde ettiklerinin belgesi kabak gibi ortada iken ,   kendilerine formül konusunda ne tesadüfki hiçte sıkıntı yaşamamışlar .  TSK'nın  Assubaya  beş yıldır formül arayıcıları, 
 
 
 
* * *
 “ SADECE EMEKLİ BAŞÇAVUŞLARIMIZA , EMEKLİ ASSUBAYLARIMIZI  MUHATAP ALAN BİR FORMÜL ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ . . .
 
 
 
Bu cümlenin  subaylar için karşılığı ;
 
" SADECE  EMEKLİ YARBAYLARLARIMIZI  VE  EMEKLİ SUBAYLARIMIZI MUHATAP ALAN BİR FORMÜL ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ "   değilmidir ?
 
Bu nasıl bir cümledir ?
 
Ne demek , emekli başçavuş - emekli assubay ?  tamamına  emekli assubay  desenize .
 
Böyle bir cümle kuran sivil bir savunma bakanı olsaydı bu kadar önemsenmezdi  belki ,  ancak  bu cümleyi sarf eden çocuk yaşta girdiği peygamber ocağına  49 yıl hizmet ettiğini söyleyen  asker kökenli savunma bakanı olunca  TSK'da  Assubaylara hangi gözle baktığınında kanıtı gibi bu sözler,
 
Hulisi beyin  Bu soruna ;  29 Ekim 2015 den beri  "El , elin eşeğini türkü söyleyerek ararmış " gözü ile baktığının kanıtı değilde  nedir ?
 
Beş yıldır  arayıpta bir türlü bulamadığınız ,  bu uğurda bunca sene dirsek çürüttüğünüz, kafa yorduğunuz , içinden bir türlü çıkamadığınız  formül için size bi güzellik  yapayım  sayın bakan ,  
 
(E) Maliye Assubayı  Sn. Fahrettin Bağrı  ile   bir saat , sadece  bir saat görüşün  yeter , beş yıldır  hassasiyetle ! üzerinde çalıştığınız formülü size bir saatte izah etsin .  beş yıldır bulamadığınız formülü sizin için tek bir  A4 e sığdırsın ,  tabi  iyi niyetli iseniz , sorunu gerçekten çözmek istiyorsanız ,   
 
Diyorum'ki ; 
Acaba  beş yıldır sorunun içinden çıkamamanızın sebebi aradığınız formül ?   çalışmalarınızda  konusunda uzman Assubay temsilcide  bulunmamasından olabilirmi ? , 
Milli savunma komisyonunda  dün olduğu gibi  bugünde sizin arkanızda  sadece  subayların oturuyor olmasından olabilirmi ? ,  
Bu güne kadar TSK'da adaletin sağlanmamasının sebebi , O komisyonda Assubayları temsilen hiç bir Assubayın bulunmamasından kaynaklanıyor olabilirmi ?
 
Samimiyetiniz yada , samimiyetsizliğiniz  test ediliyor Hulisi bey .
   
Bir kere daha yazayım ,aradığınız formülün adı ,  (E)Maliye Asb. Fahrettin Bağrı'dır  ,
 
* * * 
 
Assubayları savun(ma) bakanı Hulisi bey ,
 
 “ SADECE EMEKLİ BAŞÇAVUŞLARIMIZA , EMEKLİ ASSUBAYLARIMIZI  MUHATAP ALAN BİR FORMÜL ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ . . .  Değil ,
 
Söylemeniz gereken ;
 
"MUVAZZAF - EMEKLİ TÜM ASSUBAYLARIMIZI MUHATAP ALAN BİR FORMÜL ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ "   Olacak . . . Doğru olan budur . . .
 
Aradığı formülü beş yıldır bulamayan Hulisi bey ,
 
 
Hem resmi ,  hem sivil şapkanızı önünüze koyup düşünün  Hulisi bey ,
 
Ne , gen.kur.bşk'lığnızda  , ne savunma bakanlığınızda hiç bir icraatınızı göremediğimiz Hulisi bey ,
 
"Bizim siyasetle işimiz olmaz, bu işi halledeceğim"  deyip halledemeyen Hulisi bey ,
 
El elin eşeğini türkü söyleyerek ararmış sevdasından  vaz geçmeyen  Hulisi bey ,
 
68 Yaşından  sonra  aradığı formül  adına Amerikayı yeniden keşfetmeye çalışan  Hulisi bey  ,
 
Özünde netekim kenan'ın düşüncelerinden vaz geçemeyen Hulisi bey ,
 
Assubay toplumuna Vantrolog olan Hulisi bey ,
 
Samimiyet konusunda sınıfta kalan Hulisi bey ,
 
Kokmasından  vaz geçtik , tuzu çürüten Hulisi bey ,
 
"Aileyiz" masalını Assubaylara ballandıra ballandıra  anlatan Hulisi bey ,
 
Komandodan gücünü göstermesini isteyen , ama kendi gücünü gösteremeyen Hulisi bey ,
 
Sadece altı çeşit tazminat alanların bakanı Hulisi bey ,
 
49 Yıl hizmet ettiği TSK'yı zerre kadar  tanımayan   Hulisi bey ,
 
Ya ;
Çıkıp söyleyin , " Ben bu işin üstesinden gelemem " diye ,
 
Yada ; Bırakın formül masalını, bir an önce gereğini yapın , neticede atomu parçalamıyorsunuz .
 
Biz bıktık masallarınızdan ,  lafla peynir gemisi yürümüyor Hulisi bey ,
 
Yetmedimi  zamana karşı oynadığınız  ? 
 
 
 
Dam yanıyor  Dam ! ,  
 
Öyle ya , içindekiler sizden olmayınca ne önemi var değilmi  Hulisi bey  ?
 
 
Bakan Akar'dan Astsubaylara Müjde - YouTube
 

 
HEYHAT . . !
 
Assubay camiasına etkili - yetkililerin  bu güne kadar çeşitli tarihlerde  verdikleri  ve yerine getirmedikleri sözlerin her birinin notunu tutuyoruz elbet ,  tutulmayan bu sözler   günü geldiğinde hatırlatmak için  heybemizde birikiyor .
Tıpkı ; Şehzadelerin  altı çeşit nimeti , kapı kullarının  sadece külfeti yıllardır heybelerinde biriktirdiği  gibi .
 
Bu gün  8 Haziran 2020 .
 
 
Peki,  nedir bu 8 Haziran 2020  in diğer günlerden  farkı ,  bu günü diğerlerinden daha önemli kılan nedir ?
 
* * * 
Buyurun o zaman ;

CHP Genel başkanı  Sn. Kemal Kılıçtaroğlu'nun  Assubayların sorunlarını özellikle parti proğramına almasından  ve gurup toplantılarında bu sorunu çözeceklerini üstüne basa basa tekrar tekrar  söylemesinden   kısa bir zaman sonra   takvim yaprakları 8 Haziran 2018 i  gösterirken Kayseri'den bir  ses geldi.

 
* * *
Ve o ses ,  gözümüzün içine baka baka ;
 
"  Assubaylarımızın göreve başlama kademelerini eğitim yıllarına göre bir üste çıkartıyoruz , mesela şu anda iki yıllık yüksek öğrenim mezunu bir Assubayımız  9 / 1 inden göreve başlıyordu  artık  9 / 2  den başlayacak.  
Aynı şekilde  dört yıllık yüksek öğretim mezunu olup ,  9 /3  den göreve başlayan Assubaylarımızın başlangıç derecesini  8 /1  kademesine yükseltiyoruz .  
Bu suretle tüm Assubaylarımızı  emsallerinin seviyesine çıkartıyoruz .  bu düzenlemeden göreve yeni başlayacak olanların yanı sıra mevcut ve emekli Assubaylarımızda yararlanacak ,   hayırlı olmasını diliyorum . "   dedi ,     Nokta . . .
 
O ses  noktasına virgülüne kadar tamda bunları söyledi ,  Bu kadar net  beylik sözleri  üstüne basa basa , tane tane ülkede ancak bir kişi söyleyebilir ,
* * * 
Kime ait bu sözler ?
 
Dicle'nin kenarında  kurdun kaptığı  koyunun mesuliyetini  üslenen , lakin  tam 730 gündür  Assubay toplumuna  verdiği sözün mesuliyetini   yerine getiremeyen ,  Peygamber ocağında adaleti sağlamayıp , " Asker havyar dahi istese verilecek (!) " diye talimat veren , öte yandan adaletten bahsederek "ahiretinizi tehlikeye atmayın "  diyen , suriyeli kardeşlerimize !  kırk milyar dolar harcadık  gerekirse bi kırk milyar dolar daha harcarız diyen , bu günlerde gönül seferberliğinden bahseden  , öte yandan her gün benden sms ile  on tl. isteyen ,
 
Türkiye Cumhuriyetinin  12. Cumhurbaşkanı  Sn. Recep Tayyip Erdoğan'a  ,  
 
Nerede , ne zaman söylemiş bu sözleri ?
 
Tam iki yıl önce  8 Haziran 2018 Kayseri komando tugayındaki konuşması .  tüm personelin gözünün içine baka baka söylemiş , Seksen üç milyonun önünde söylemiş .   devletin en tepesindeki ismin ,  devletin  bir numarasının bu topluma verdiği fakat  bu güne kadar yerine getirilmediği verilen sözlerin  Bu gün ,
 
ikinci sene-i devriyesi . . .  netice ? , Netice  gazoz kapağı . . .
 
VEE ;
 
Tesadüfe bakın'ki ;
Cumhurbaşkanının bu sözlerinin arkasından   20 gün sonra ,  sadece  20 gün sonra ,
 
Türkiye Cumhuriyetinin  27.  Başbakanı  Binali Yıldırım   28 Haziran  2018  de   şu açıklamayı yapıyor .
 
Seçim kampanyalarında söylenenle, sorumluluk omuzlarınıza yüklenince söylemleriniz hiç bir zaman aynı olmaz, hiç bir ülkede aynı olmaz.  bu siyasetin gereğidir, siyasetle hakikat birbiriyle örtüşmez , Şimdi siz, zannediyor musunuz ki, Avrupa’daki söylemlerin, bunu söyleyenlerin gerçek fikridir, elbette değildir "  .  vay  vay  vay . . .
 
Bu cümlelerin Türkçe meali nedir ?
 
" Eyy vatandaş , siz bakmayın meydanlarda atıp tuttuğumuza , oy uğruna her şeyin mübah olduğu bir ülkede siyaset yapıyoruz , sizde  bu sözlerimize inanıp kuzu kuzu oy veriyorsunuz , daha açıkçası  sadece seçimden seçime  söz hakkınız olan sizleri oy için kandırıyoruz " .  
Binali  Yıldırımın  söylemek istediği tamda bu değilmidir ?
 
Cumhurbaşkanının kayseri konuşması ile ,   son Başbakan  Binali Yıldırımın  sadece 20 gün ara ile söylenen sözlerini alt alta koyalım,  sonrada  Kayseri konuşmasının  730 gündür neden icraata geçmediğini anlayalım. 
En tepede de olsa verilen sözün  neden yerine  getirilmediğinin ip uçlarını  Binali Yıldırım   konuşmasında açık açık söylemiş  zaten ,
 
 
Üzücü olan şu'ki ;  bu güne kadar  etkili - yetkililerin söz verilipte yerine getirilmeyen bu durum  sadece ve sadece Assubay camiası için geçerlidir .  
Bu durum tesadüf olabilirmi ? ,    
 
Bu topluma  ;    "Size verirsek başkalarıda ister " masalı  anlatılırken ,bu günlerde dahi kimler için neler yapılacağının yasa taslaklarını takip edip  paylaşan meslektaşlarımız var  ,  iyikide  varlar .
 
* * *
Acaba diyorum ;
Cumhurbaşkanından  sadece 20 gün sonra bu sözleri sarf eden   Binali Yıldırım , Cumhurbaşkanının  o gün veripte yerine getiremeyeceği sözlerin  vebalinimi üstlendi  ? insan düşünmeden edemiyor .
 
Demekki neymiş ?
 
ÖZELLİKLE  ASSUBAYA SÖZ VEREN SİYASETÇİ OLUNCA . . .
 
Gönül seferberliği başlatan  Sn. Cumhurbaşkanı ;
 
Assubay toplumuna söz verdiğiniz gün yoksulluk sınırı  5.584 tl.  idi , bu gün bu rakam 7.942 tl. olmuş , 
 
Dicle'nin kenarında  kurdun ham yaptığı  koyunun mesuliyetini  üslenecek kadar hassas düşünüyorsanız(ki)  öylede olmalı  ,
 
ÖYLE İSE ,
 
VERDİĞİNİZ  SÖZLERİN YERİNE GETİRİLMESİNDEN'DE   MESUL DEĞİLMİSİNİZ  ?
 
Önce  atadığınız , sonra işi bitince kapının önüne koyduğunuz  senetçi  A.Davutoğlu'da  28/30 Ekim 2015 de Assubay camiasına bu güne kadar karşılığı olmayan aynı sözleri vermişti  " bizim sözümüz senettir " diyerek ,  netice ?  verdiği senet karşılıksız çıktı  ,
 
Kudretinden  sual  olunmayan   sayın muktedir ,
 
Akademisyenlerden  yargı mensuplarına , muhtarlardan emniyet mensuplarına , köy korucularından  sağlık çalışanlarına ,  TSK'ya geri dönen pilotlardan  evde torun bakan  ninelere ,  muhtarların sigorta priminden  beylik tabancasına ,  İspanya tatilinden umreye  , evinde hasta bakanlara  kadar dokunduğunu ihya eden sayın muktedir ,
 
"Zencilerin iktidarıyız" deyip , sadece TSK'nın zencilerini görmeyen sayın muktedir ,
 
Bu topraklar için gözünü kırpmadan ölüme gidenlere , vatan sevgisini suriyeli çocuğun gözünden  bize öğretmeye kalkan sayın muktedir ,
 
bu toplumu aldattınız ,  el biriliği ile bu topluma gülmeyi unutturdunuz ,
 
Siz , siyasetçiler Siyaseti   belliki Binali Yıldırımın itiraf ettiği  düşünce  ile yapıyorsunuz ,
 
Meydanlarda başka , icraatta  başka,
 
HANGİSİ  ? 
 
* * * 
Bu gün günlerden  8 Haziran  2020 ,  Bilin istedim  sayın Muktedir . . .
 
Hani  nehir kenarındaki  koyundan bile  mesuldünüz'ya ;
 
BİLESİNİZ'Kİ ;   O  KURT , DİCLENİN KENARINDAKİ  KOYUNU   ÇOKTAN  HAM  YAPTI   . . . 
 
 
Anadoluda bir söz vardır ;  " Ağanın gönlü olana kadar, Halayığın canı cıkarmış " ,  sizinki tamda bu ,
 
NE ZAMAN GÖNLÜNÜZ OLACAK  SAYIN MUKTEDİR  , NE ZAMAN  ?
 
* * *
 
Bir yıl öncede sormuşuz , ne değişti ?
İç işleri bakanının bekçilerin hakkını savunduğu  kabinede , Assubaylara yıllardır verdiği sözü yerine getiremeyen Savun(ma) bakanı  Hulisi  Akar'a ithaf olunur . . .
 
* * *
Elazığ depreminde   sözüm ona elleri ile ! toprağı kazıp  depremzedeyi kurtaran suriyeli mahmudu  kahraman ilan edenler  kanal kanal gezdirenler , akabinde  anında vatandaşlık verilmesi için gereken işlemleri başlatanlar ,  yazılı - görsel basında  , sosyal medyada suriyeli mahmud  parlatması yapanlar ,
Aynı depremde ;
Vatandaşların enkaz altından canlı olarak çıkarılması için fedakarca çalışan,  açtıkları delikten  sürünerek giren ve enkaz altındaki Ayşe Yıldız'ın sesini duyduktan sonra onu kurtarmak için 12 saat uğraşan (!)  , "seni kurtarmadan buradan çıkmayacağım "
diyen cesur bir Türk  Assubayı jandarma arama kurtarma Jak üyesi Assubay  Zehra Yıldız'a  tek kelime edemediler.
Suriyeli mahmud gibi kanal kanal gezdirmediler ,  mahmudu kucaklayan bakan tarafından tebrik dahi edilmediler ,  sabah akşam  "aile " türküsü söyleyen daha önce bağlı olduğu  Jandarma Genel Komutanlığı   teşekkür içeren tek bir kelime dahi edemedi .  niye etsin'ki ? , 
Öyle'ya,  onun vazifesi  24 saat çalışmak ,  tıpkı Ömer HALİSDEMİR  gibi emirle ölüme gitmek . 
Öyle ya ;
Suriyeli mahmud varken sende kimsin Zehra Assubayım ?
* * *
9. 12 .2019

Şırnak'ın İdil ilçesinde PKK'lı teröristlerce tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu 2 askerimiz şehit oldu. Kahraman iki askerden biri Jandarma Astsubay Esma Çevik .  Bomba imha uzmanı Astsubay Esma Çevik  tuzaklanan bombayı etkisiz hale getirirken şehit oldu.

Öyle ya ;

Suriye'li mahmud varken sende kimsin Esma Assubayım ?   , mahmudu parlatanlar senin adını dahi bilmezler .

 

* * *

Gen.kur'un , MSB'nın  sadece zabitine sahip çıkıp , kendinden gayrısını yok saydığı ortamda  İç işleri bakanlığı bekçisi için gereğini yapmış ve noktayı koymuş ;

İç işleri bakanlığı emniyet genel müdürlüğü bünyesinde istihdam edilen Çarşı ve mahalle Bekçisi  kadrosunda atananlardan   Ön lisans mezunu olanlar 9/2 den , lisans mezunu olanlar 8/1 den göreve başlayacaklar.   NOKTA .!
Bu durum ,  daha önceki farklı meslek mensuplarında aynen böyle uygulanmıştı ,  iki yıllık ön lisans mezunları 9/2 den , lisans mezunları  8/1 den göreve başlatılmıştı.
Tek bir meslek mensupları hariç ,   Assubaylık .
  
2002 Den beri bunun ayıbı üzerinizde bilirseniz .  18 yıldır bu hak kaybının mimarısınız , 
Davulla toplananlar dahil , tamamınızın bir gecede  8 / 1 inde eşitlendiği , 4 yıllık harp okulu mezunu sayıldığı ülkede  bu riyakarlığınızın lekesi  alnınızdan asla silinmeyecek bilesiniz .
Sadece bir kaç örnek .
Assubay MYO    ;   9 / 1  -   Polis MYO                             9 / 2
Assubay MYO    ;   9 / 1  -   Meclis stenoğrafı MYO      9 / 2
Assubay MYO    ;   9 / 1  -   Ev ekonomisti MYO           9 / 2
Assubay MYO    ;   9 / 1  -   Tekniker  MYO                    9 / 2
Assubay MYO    ;   9 / 1  -   Diyanet hafız  MYO            9 / 2
Assubay MYO    ;   9 / 1  -   Subay MYO                          8 / 1
Assubay Lisans ;   9 / 3  -   Tek.Öğrt. Lisans                8 / 1 
Assubay Lisans ;   9 / 3  -    İç güv. uzmanı Lisans      8 / 1
Adalet duygunuz bu kadarmı köreldi , sadece kendinize'mi müslümansınız ? bu örneklerdeki meslekler bir emirle ölüme giden Assubaylıktan çok dahamı  zor ? , nedir bu riyakarlık ,   "Aileyiz - biriz - bütünüz "  gazeli okurken  hiçmi aynaya bakmazsınız ?
"Bu sorunu halledeceğim " diye söylediğiniz masallar  hala Etiler ordu evinin duvarlarında çınlıyor ,  her kurum kendi personeline sahip çıkarken sadece sizler nalıncı keseri oldunuz ,
Sadece kendinize  müslüman olurken , öte yandan ;
9.12. 2019 da  MHP  Aydın il başkanı çakma milliyetçi , somun düşmanı Burak Pehlivan adlı şahsın  İncirliova İYİ  partili belediye başkanına hitaben  "Asker karısı gibi ağlıyor "   benzetmesine  bizi temsil edenlerden bir tepki  gelmemesi  düşündürücüdür .
* * *
EFENDİLER ;
* Pantolon kenarındaki  kırmızı - siyah  şeriti  kaldırdınız ,  
* Şapkadaki sakındırağı  değiştirdiniz ,adına REFORM dediniz  şaka gibi ,
* Kafadaki  şapkayı  değiştirdiniz ,   
* Ama  1951 den beri şapkanın altındaki ,  adına beyin denilen organın işlevini değiştiremediniz .
* Çünkü değiştirmek istemediniz . . .
* " Aileyiz " masalı sadece  siz zabitler için geçerlidir .
* Saadet zincirinizde Assubaylara yer yoktur ,
* Bomba imha uzmanı Asb. Esma Çevik  9 /1  ,   Büro yönetimi myo mezunu herhangi biri   9 / 2 
* Asb. myo mezunu Jak Assubayı   Zehra Yıldız   9 / 1  ,  myo mezunu   bekçi herhangi biri  9 / 2
* Assubay Ömer Halisdemir  9 / 1  ,  Polis  myo mezunu  herhangi bir polis ve bekçi   9 / 2
BİLİN İSTEDİM   HULİSİ BEY . . .
Ülkeye   vede   TSK'ya bir iyilik yapın ,
ŞAPKAYI DEĞİL , KAFATASININ İÇİNDE TAŞIDIĞINIZIN  ORGANIN İŞLEVİNİ  DEĞİŞTİRİN . . .
İNANIN  BU İŞ , ETİLER ORDU EVİNDE GÖZÜMÜZÜN İÇİNE BAKA BAKA MASAL ANLATMAKTAN ÇOK DAHA KOLAY . . .
 
* * *
Gerçi ilgi alanınız değil ama, ben yinede söyleleyim ,
Türk İş'in Nisan  2020 araştırması ;  Yoksulluk sınırı   7732  TL   olmuş  ,
Haberiniz varmı  Milli savun(ma) bakanı  Hulisi bey ,
Zaten en iyi bildiğiniz işi yapıyorsunuz , tıpkı sizden öncekiler gibi ,
SADECE  BİZİ  SAVUNMUYORSUNUZ  . . . 
ASSUBAYLARI  SAVUN(MA)  BAKANI  HULİSİ  BEY . . .
YOKSA , SEBEBİ HİKMETİ  SAADET ZİNCİRİNİZİN KIRILMA KORKUSUNDANMIDIR ?
MUTLU  AZINLIĞIN  BAKANI  HULİSİ  BEY  ,
NE DERSİNİZ  ? ? ?
 
MESAİ MEFHUMU OLMADAN ÖLÜMLE BURUN BURUNA GÖREV YAPIP BÜRO MEMURUNDAN ALT KADEMEDEN
GÖREVE BAŞLATILAN JAK TİM KOMUTANI ZEHRA YILDIZ ASSUBAY 
Yüsra ile annesini kurtaran Astsubay Zehra Yıldız gözyaşlarıyla o ...
 
Mehmet ÖZTÜRK 
 
 

Tarih 2 ekim 1992  ;                                                                                                                                                                                                   

ABD bundan  tam 28 yıl önce  USS Saratoga uçak gemisi tarafından akıl almaz bir şekilde , asla kaza denilemeyecek şekilde füze atışı gerçekleştiriliyor.  Ege Denizi'nde bir Türk gemisini vuruyor ,  NATO tatbikatı !  sırasında   conilerin füzeyle vurduğu  Muavenet Muhribi'nde  o gün 5 askerimiz  şehit oldu . 

                                                
* * *
Tarih  4 Temmuz 2003 ; 
Irak'ın Süleymaniye kentinde karargâh kurmuş bulunan 11 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubunun ve Türkmen mihmandarlarının Irak'taki işgal kuvvetlerinin bir parçası olan Amerikan  conileri tarafından  derdest edilip , başlarına çuval geçirilerek  60  saat göz altında tutulmaları ,  bu olayda  Kasaptaki ete soğan doğramayan  Dönemin gen.kur.başkanı Hilmi Özkök'ün  " Mukavemet etmesinler "  talimatı .
* * *
2002 Yılında başlayan , yapım aşamasında proje ortağı olmamıza ,  üstelik parasın ödememize rağmen  F-35  uçaklarını  eşkiya  tavrı ile Türkiyeye vermeyen  ABD ,
* * *
Her yıl  24 Nisanda  sözde ermeni soykırım tasarısını ısıtıp ısıtıp önümüze getiren ,  Demokles'in kılıcı gibi tepemizde her daim sallayan ,  ölümü gösterip  sıtmaya razı eden  ABD ,
Ne tesadüftür'ki  yardım  gönderdiğiniz  avrupa ülkelerinin neredeyse tamamı sözde ermeni soykırımı tasarısını kabul eden ülkeler.  
* * *
Fetö elebaşısı Fetullah Gülen adlı hainin hakkında hiç bir işlem yapmazken , First lady'si Melania Trump da Oklahoma eyaletindeki FETÖ okullarından birini ziyaret edip , övgü dolu sözler sarf eden  ABD ,
* * *
"Ver papazı, al papazı "  deyip , rahip Brunsonu  teslim edip , FETÖ papazını Türkiye'ye iade etmeyen ABD ,
Trump'tan gelen  " ekonominizi yıkarız yok ederiz "  sözlerini söyleyen  ABD ,

911 Km.  Suriye sınırında güvenli bölgenin inşasında  Türkiyeye  kazık atan ABD ,

1991 de uçuşa yasak bölge adı altında kuzey ırakta  PKK'yı besleyip büyütüp , palazlandıran ABD ,
"ABD, YPG ile girdiği angajmanlardan ötürü burada bize verdiği sözleri tutmamıştır"  dediğiniz ABD ,
  
Türkiye Cumhuriyetini değilde ,  eli kanlı terör örgütünü  müttefik olarak  gören  ve bu güne kadar  terörist  PKK'ya  50 binden fazla TIR dolusu silah ve mühimmat desteği yapan  ABD ,
* * *
Çoğu sözde ermeni soykırımını tanıyan 55 Ülkeye sağlık malzemesi gönderen Türkiye ,
  
" Müttefikimiz ! , stratejik ortağımız !  "  ABD'ye  ikinci sağlık malzemesi uçağınıda gönderdik çok şükür ,
İki bin litre dezefektan , 500 bin cerrahi maske , 4 bin koruyucu önlük , 1500 koruyucu gözlük , 400 N95 maske , 500 yüz koruma maskesi,
1984 de  doğurup  besleyip büyüttüğü ,  corona virüsün dahi   aşklarına  engel olamadığı ,  suriyede  terör örgütü PKK / YPG nin kontrolünde  olan Haseke ve  Şedadi'de   hastane ve hapishanelerdeki koronavirüse karşı kullanılmak üzere   eldiven, maske, ameliyat kitleri ve oksimetreden oluşan 1.2 milyon dolarlık malzeme gönderen ABD ,   
Türkiye'den  ABD'ye  yardım ,  ABD'den  PKK / YPG'ye ,  nasıl sistem ama ?
Kendisinin ihtiyacı olmasına rağmen doğurduğu PKK'yı   ihmal etmeyip ,besleyip  semirten ABD ,
* * *

VE ;

Erdoğan'dan Trump'a koronavirüs mektubu: Her türlü dayanışmayı sergileyeceğiz  ? ,
* * *
Bir daha soralım,
Hangi ABD'ye yardım ettiniz ?
Müttefik ! , Stratejik  ortak !  ABD'mi ?
Nato havucu ile Kore'ye Türk askeri gönderip 741 askerimizin conilerin yerine can verdiği ABD'mi ?
Türkiye Cumhuriyetini  teröristlere tercih eden ABD'mi ?
Gönderdiğiniz  tıbbi yardımlar  hangi ABD'ye gitti  ?
 
Mehmet ÖZTÜRK 

 
 
Türkiye'nin siyasi tarihi  çok uzun  süredir bir çok kere İktidarların  bazen kamu personeline ,  bazen  adi suçlulara çeşitli nedenlerle uyguladığı Af ile doludur.
Bu güne kadar gelmiş geçmiş tüm İktidarlar gerek siyasi nedenlerden , gerek oy uğruna,  gerek meclis çoğunluğunu elde tutabilmek adına , gerekse başka nedenlerden bunu her zaman uygulamışlardır,
 
İktidarlar    1985 - 1992 -1999 - 2006
tarihlerde  memurlar ve diğer kamu görevlilerinin disiplin cezalarının affedilmesine yönelik af çıkarttı ,
Bunun yanı sıra  daha yeni Nisan 2020 de  çıkarttığı af yasası ile;
 
Hırsızlar ,  
Soyguncular , 
Gaspçılar , 
Organize suç örgütü üyeleri , 
Mafya mensupları , 
Devlet malını yağmalayanlar , 
Kadın satıcısı pezevenkler  , 
Rüşvetçiler , 
Çeteciler , 
Sahtekarlar ,  
Milleti dolandıranlar ,
Adi suçlular ,
 
Hep bu af düzenlemesinden yararlanmışlardır ,  Nisan 2020 de çıkartılan son af yasası ile yaklaşık  90.000 mahkum salıverilmiştir ,  elbette bunların içinde gerçek manada  kader mahkumları vardır ( ! ) ,   ayrıca kime kader mahkumu denir ?  buda ayrı bir konu ,
 
Sen kalk tavuk keser gibi insan doğra ,  naylon faturadan içeri gir ,  Kadın  satıcılığı yap , insanları dolandır , sahtekarlık yap , sonrada kader mahkumu de  kendine ,  
Hiç biride " yediğimiz bokun mahkumuyuz" demezler  ,
 
Yukarıdaki  listedekilerin'de  bu doksan binin içinde olduğunu unutmamak lazım ,  
Daha yeni  son çıkan yasa ile  salıverilenlerin içinden biri  İzmir'in Torbalı ilçesinde arkadaşının başına taşla vurarak öldürmesini gördü  bu ülke , salıverilenlerin dışarıdaki ilk vaka'sı olarak kayıtlara geçti bile,
* * *
Bu kadar nitelikli suçları işleyenlerin  af edildiği ülkede  sadece özlük haklarındaki  adaletsizlikleri  yıllarca duymayan ağalara  seslerini duymaları için son çare olarak  1975  yılında hepi topu üç günlük mesaiye gitmeme  eyleminin  ödemesi bitmeyen faturası ,
 
Buda yetmezmiş gibi ömür boyu aldığı cezayı ödemeye devam ediyorlar ,  öldükten sonrada  ailesine aynı cezayı çektiriyorlar  ! ! !
 
Kime ?
 
Hayattaki Assubaylara , hayatını kaybedenlerin ailelerine  ,
 
TSK İçinde yıllardır var olan, Sesi hiç bir zaman duyulmayan, duyulmak istenmeyen, halada duymamazlıktan gelinip, çeşitli bahanelerle oyalanan, önceliğin sadece görevde ve musalla taşında verildiği Assubaylar .
 
1975'in bir birikimin sonucu olduğunu göremeyenler, 1970 de gelen ayak seslerine kulak tıkayanlar , 1975 e  zemin hazırlayanlar ,aynı tavrı bu günde sürdürmektedirler. demek ki 45 yılda hiç bir şey değişmemiş, o gün verilen sözlerin bu gün dahi havada kalması, yarım asırdır nasıl oyalandığımızın da belgesi gibidir ,
 
Son çıkan yasaya  bu konuda ses çıkartmayanlar "Aileyiz "  gazeli okuyanların ta kendileri ,
 
Sadece HAK aradığı için, İnsanca yaşam için, yıllardır ötelenen emeğinin karşılığını almak için 1975'in şartlarını özellikle oluşturanlar (şartların oluşmasını 1980 darbesinde  netekim kenan'dan iyi hatırlarız ) ,  
 
Assubayları "karılarının eteğinin altına saklanan Mao'nun askerlerine" benzetme gafletinde bulunanlarla ,  "Aileyiz " masalı anlatanlar  ne yazık'ki  aynı bünyede vücut bulmaktadırlar ,
 
Mezuniyet töreninde okul birincisi Assubayın selamını oturduğu koltuktan kıçını kaldırmadan alan zihniyetle , Ordu evinde  Assubayların gazını  alan zihniyet ne yazık'ki aynı bünyede yaşamaktadır ,
 
* * *
 
Siz'ki ;   TSK'da  adaleti sağlamak yerine , üç günlük mesaiye gitmeme eylemini personele ölünceye kadar ödetip ,  öldükten sonra'da  ailesine , çocuklarına  ödetmeye devam ediyorsunuz'ya  ,
 
Sizin  " Aileyiz " lafı ;
 
Anadolu'da Bozlak ,  Gazel , Türkü  ,  Uzun hava ,  Mani , Ninni , Kırık hava ,  Ağıt ,  Kahramanlık ,  Oturak ,  Anonim ,  Divan , Hoyrat , Oyun havası'ndan başka bir şey  değildir . 
 
Mehmet ÖZTÜRK 
 

Tekalif-i Milliye yayınlandığında Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu odada kalıyordu.

Görüntünün olası içeriği: iç mekan

" Biz bize yeteriz Türkiyem "  diyorsunuz'ya ,  görünen o'ki   18  yıldır biz size yetmemişiz ,

Yetmemişizki ;   
 
Sarayda yaşayıp  sıvasız hanelerden yardım istiyorsunuz , 
 
Biz  size gerçekten yetmeyiz ,
 
Niye'mi ?
 
99 Yıl önce Tekalif-i Milliye yayınlandığında  o günkü Türkiye'nin şartlarını bu gün ile kıyaslıyorsanız ,
O günün şartlarında Mustafa Kemal Atatürk'ün  kaldığı odanın mütevaziliğini , bir karyola , bir komodin'den ibaret olduğunu görmezden gelip , işgal altındaki Anadolunun  düşmandan kurtuluş mücadelesi verdiğini  yok sayıp , on sekiz yıllık tek başına iktidarın  sıfırı tüketip geldiğimiz noktada havlu atması ile kıyaslanmasını  anlamak mümkün değilde ondan biz size yetmeyiz ,
 
O tarihte  ülkenin düşman işgalinden  kurtuluşu için yoksul halktan zorunlu toplanan  silah, para,erzak, araç,gereç ne varsa  daha sonra halka  geri ödendiği gerçeğini dile getiremediğiniz için biz size yetmeyiz ,
 
Yetmemişizki ;
 
Cumhuriyetin ilanından bu güne kadarki ne kadar kazanım varsa tamamını satmanıza rağmen bugün sıfırı tüketmişsiniz ,  
Suriyeliye  bonkör davrandığınız kadar  üç  ay , sadece üç ay kendi vatandaşınıza davranamadınız ,  bir liralık maskeyi vatandaşınıza para ile satmaya kalktınız  , 
Ankara , İstanbul belediyeleri ne zamanki  halka ücretsiz maske dağıtmaya başladı , siz geri adım attınız ,  Ülkeyi nasıl yönettinizki  18 yılın sonunda  bir liralık maskeden medet umdunuz ?
 
* * *
 
Niyemi yetmeyiz ?
 
Bağış kampanyası ile bu güne kadar toplanan para , milletin orasına burasına koyan itibarlı ! iş adamının silinen vergi borçlarının  onda biri değilde ondan yetmeyiz ,
Şu zor zamanda  sözüm ona bu şahsın yaptığı bağışı  dahi vergiden düşürecek olması nedeni ile yetmeyiz ,
 
Toplanan bağışın çok büyük bir kısmının kamu bankalarının meblağının fazlalığı ile ortaya çıkan bir rakam olduğu için yetmeyiz ,  devletin parasının devlete bağışının ne anlamı olduğunu bilecek kadar aklımız olduğu için yetmeyiz ,
 
Evde kal  deyip , geçmediğimiz oto yolların , köprülerin , tünellerin , hava alanlarının  parasını bu hayırsever !  iş adamlarına ödemeye devam ettiğiniz için biz size yetmeyiz ,
 
Birgün Gazetesi’ndeki habere göre bağışla toplanan paraların neredeyse tümü Orhan Gazi Köprüsü’nden geçmeyen 5 milyon 754 bin araç için bu ay içinde bildik dört şirkete ödenecek  olduğu için biz size asla yetmeyiz ,
On tl'lik sms ile bağış toplamaya çalışırken  Ahlat'ta kışlık sarayın inşaatı tam gaz devam ettiği için yetmeyiz ,
 
" Devlet , halkın ulaşabilir olduğu yerlerde maske satacak "  diyen ticaret bakanı bu ülkede var olduğu için yetmeyiz ,
 
On sekiz yılda sattığınız fabrika , tesislere bu gün  nasıl ihtiyacınız olduğu  gerçeği  gün gibi ortada olduğu için yetmeyiz ,
 
" Kapatıp millet bahçesi yapacağız,  kek - çay beleş  olacak "  dediğiniz  Atatürk hava alanına bu gün nasıl ihtiyaç olduğunu göremediğiniz için yetmeyiz ,
 
2002 Yılında Avrupa birliğine girme sözü  ile , bir yüzük ile çıktığınız yola  işe başlayıp, 2020 de  fitre -  zekat  toplamaya  işi vardırdığınız için yetmeyiz ,
 
Büyük çekmecede, maltepede insanların kapısına dayanıp kime oy verdiklerini sorgulattığınız için yetmeyiz ,
 
K.Kılıçtaroğlu'nu şehit cenazesinde linç etmeye kalkışacak kadar ayrıştırıldığımız için yetmeyiz ,
 
İstanbul büyük şehir belediye başkanına  "pontuslu " diyecek kadar siyaseti bu hale getirdiğiniz için yetmeyiz ,
 
Diyanetin otuz ağustos hutbesinde bu ülkenin kurucu lideri Mustafa Kemal için tek laf  edemeyecek kadar ayrıştırdığınız için yetmeyiz ,
 
Yeni doğmuş cücüğüne tek taş pırlanta yüzük  takacak kadar  aykırı  tesettür sosyetesi yarattığınız için biz size yetmeyiz ,
 
Hıfzıssıhha'yı kapatmanın ne kadar yanlış olduğu gerçeğini halen idrak edemediğiniz için yetmeyiz ,
 
Bağışın gönüllülük esasına göre olması gerekirken , Kamu çalışanlarından mevkilerine  göre bağış adı altında maaşlarından para kesmek istediğiniz için yetmeyiz ,
 
Bin yüz elli  odalı sarayın giderlerinde bu zor şartlarda dahi bir kuruşluk tasarrufa gitmediğiniz için yetmeyiz ,
 
Onlarca uçak , yüzlerce otomobil , koruma'dan tasarruf edip  halka öncülük etmediğiniz için size yetmeyiz ,
 
" Kapalı olan küçük esnafa , işletmelere kullanmadığı doğal gazı , elektriği için ortalama  fatura gönderilecek " dediğiniz için size yetmeyiz ,
 
Aynı belediyeler sizdeyken nerelere ne yardım - ne bağış yapıldığı ortada iken , Şu zor günlerde muhalif belediyelerin yardım kampanyalarını engellediğiniz için yetmeyiz ,
 
Cumhuriyet dönemi için  "Doksan yıllık reklam arasıydı , sona erdi "  diyenler için yetmeyiz ,
 
Millete  "İllet - zillet "  diyecek kadar ayrıştırdığınız için yetmeyiz ,
 
Çanakkale zaferinin hutbesinde anafartalar kahramanı Mustafa Kemal'e tek söz bahsetmeyecek kadar ayrıştırdığınız için yetmeyiz ,
 
Deprem için toplanan paraların , işsizlik paralarının  on beş temmuz şehitleri için toplanan paraların akıbetini sorulmasına cevap vermediğiniz için biz size yetmeyiz ,
 
Muhalefetin  sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi  isteğini   " darbe planlaması "  olarak gören sözüm ona gazeteci Engin Ardıç  için yetmeyiz ,
 
Kendinden gayrısını  yok sayan zihniyet için yetmeyiz ,
 
Saraylarda yaşayıp ,  gece konduda yaşayandan bağış istediğiniz için biz size yetmeyiz ,
 
Sadece  akp'li belediye başkanlarını toplayıp ,  " bu krizi fırsata çevirin "  dediğiniz için biz size yetmeyiz ,
 
Seksen üç milyonun tamamının reisi-cumhuru olduğunuza bizi inandıramadığınız için biz size yetmeyiz ,
 
* * *
İşte  birde bunlar için  biz size yetmeyiz ;
 
" Akp'in kitabında Türklük yok " diyenler için ,
  
"Türkiye'nin doksan yıllık enkazını kaldırdık"  diyenler için ,
 
  "Türklük şart değil " diyenler için ,
 
  "Türklük anayasadan çıkartılacak"   diyenler  için ,
 
 "Türk diye bir ırk yok " diyenler  için ,
  " AKP  ile  Türk olmaktan kurtulduk" diyenler  için ,
 
  "Kahrolsun Türkçülük" diyenler  için ,
 
 "Arap kökümüze dönmeliyiz" diyenler  için ,
 
" Hırsız bizim hırsızımız, biz yanında yer alırız "  diyenler için ,
 
  " PKK ve Işid terör örgütü değil, politik hareketlerdir" diyenler  için ,
 
  " Öcalanın  mesajları bizimde mesajımız"  diyenler için ,
 
  " Abdullah Öcalan , olayları okuma kabiliyetine ve tecrübesine sahip "  diyenler  için ,
 
  " Sayın Öcalan " demeyi ve pkk bayrağı açmayı suç olmaktan çıkardık "  diyenler  için ,
 
  " Abdullah Öcalan , ölmeyi değil yaşatmayı seçti "  diyen gazeteci için ,
 
  " Öcalan bölgenin durumunu daha sağlıklı yorumluyor "  diyenler için ,
 
  " Öcalan , orta doğuda Türkiyenin önünü açıyor " diyen danışman için ,
 
  " Pkk terör örgütü değildir , Öcalan'a terörist demek denize göl demektir " diyen gazeteci için ,
 
  " Abdullah Öcalan dünyanın geleceğini çok iyi okuyor " diyen vekil için ,
 
  " Öcalan'ın çok geniş bir prestij alanı var, nadir insanlardan biri " diyen danışman için ,
 
  " Bebek katili denilen Öcalan bize geleceği gösterdi " diyen gazeteci için ,
 
  " Öcalan olmasaydı şu an çoktan kan gövdeyi götürmüştü "diyen gazeteci için ,
* * *
Başka nedenmi  biz  size yetmeyiz  ?
 
Tekalif-i Milliye yayınlandığında  o günkü Türkiye'nin şartlarını bu gün ile kıyaslıyorsanız ,
 
1921 Yılını  2020 yılı ile kıyaslıyorsanız ,
Biz  size  zaten yetmeyiz . . .
 
Keşke zevceniz hanımefendinin tabiri ile ülkeyi yönettiğiniz 18 yıla bizde  onun gibi  " mutmain "  olabilseydik ,
 
Bi , Atatürk'ün o günlerde yaşadığı odaya bakın ,  ülke hangi şartlarda  ,  neden Tekalif-i Milliye  emirleri  yayımlanmış  ? ,  Bide bu gün yaşadığınız saraya bakın ,  97 yılda yapılan  ne var ne yok bütün kazanımların  18 yılda satılmasına rağmen  neden  bu gün  halktan zekat , sms , bağış  isteyecek hale gelindi ,  onu düşünün ,
 
İşte , o yüzdendir'ki  ;
Sizin  itibar dediğiniz bu şatafata ,  bu debdebeye , bu savurganlığa  , bu ultra lüks  yaşama  ,   Milyonların adını dahi ilk defa duyduğu  Pataşur içerisinde Çerkez Tavuğunuza , Zencefilli Somonlu Suşi'nize , Ejder Meyveli Smoothie'nize , (Chia tohumu eşliğinde) , Efuli'nize (Liçi meyvesi eşliğinde) , Aloevera'nıza (Starex meyvesi eşliğinde) ,
 
Biz size  yetmeyiz .
 
81.250 tl . maaş alanın , 2.324 tl maaş alandan bağış istediği ülkede ,
 
8 Haziran 2018 Kayseri komando tugayındaki sözlerinizi bu güne kadar yerine getirmediyseniz ,
 
BİZ SİZE HİÇ , AMA HİÇ YETMEYİZ . . .
 
Mehmet ÖZTÜRK
 
* 8 Yıldır suriyeliye sorunsuz bakan , onlara 40 milyar doları sorunsuz  harcayan  ,
* Gerekirse  evelallah  bi 40 milyar dolar daha harcarız diyen , 
* Dünyanın çeşitli ülkelerine yaptığı camiler için 500 milyon dolar harcayan ,
* Türk vatandaşları yoksulluktan intihar ederken yüzbinlerce ton gıdayı  suriyelilere hibe eden ,
* Dünyadaki her iki suriyeliden birini besleyen ,  
* Ülkemde Faturalarımı ödeyemiyorum diyerek kendini yakan ,  çocuklarını ısıtamadığı için kendini asan anne varken , devletin parası ile muhtarları ispanyaya tatile , umre ziyaretine  gönderen ,
* 8 Milyondan fazla kişinin  geçim derdinden antideprasan kullanmasına sebep olan ,
* 18 Yılda  çeşitli vakıflara !  yüz milyonlarca lira aktaran ,
* Sarayın günlük giderinin dahi  4,5 milyon tl   olan , 
* Merkez bankasındaki  "ihtiyat " akçesini hazineye devreden , 
* Bu güne kadar 21 milyon vatandaşı icraya düşüren ,
* Son 17 yılda  21 milyon işsiz yaratan ,
*  Güvenli bölge de  suriyelilere 100 - 150 m2 bahçesi olan 250-300 m2 lik evler yapmayı planlayan ,
* Valiliklerimiz yoluyla suriyelileri yedirmeye,içirmeye, giydirmeye devam edeceğiz  diyen ,
* Kendi halkını tanzim satış kuyruklarına mahkum eden ,
* Devletin vergi gelirlerini  yıllarca sadece  betona gömen ,  18 yılda tek bir fabrika açmayan ,
* Şeker fabrikalarını satıp ,  şu dönemde  kolonya yapımı için ihtiyacımız olan etil alkol'de dışa bağımlı olan ,
* Bir yandan evde kalın dışarı çıkmayın deyip  öte yandan  seyahat etmemiz için uçak biletlerindeki kdv'yi  %18 den % 1 e düşüren ,
  
* 1928 de kurulan hıfzıssıha'yı  2011 de kapatan  ,   
* Tedbir amaçlı camileri kapatıp öte yandan  VİP cuma namazı kıldıran diyanet işleri başkanına sahip olan ,
  
* Virüs nedeni ile dünya ülkelerinin güçleri oranında halkına yardım ettiği  günlerde   zaten perişan olan kendi halkından para toplamak  için yardım kampanyası başlatan ,
  
* Senelerdir  geçmediğimiz köprülerin ,  tünellerin , uçmadığımız hava alanlarının parasını vatandaştan alan ,
* Vatandaşın orasına burasına koyan müteahhitlerden  tek kuruş isteyemeyen ,  bu sıkıntılı dönemde  kanal İstanbul  kapsamında  iki köprünün nakli için kaşla göz arası ihale yapan ,
  
* Virüs hızla yayılırken   yurt dışından çöp ithalatına tam gaz devam eden , 
* IMF'ye borç verecek durumdayız  deyip  fukara halktan para toplayan  ,
  
* Kevgire dönen sınırlarımızdan   başta afganlılar olmak üzere her milletten  girişlere  engel olmayan ,
  
* Dün  kanal İstanbul'u yapacak paramız var deyip  bu gün zekatınızı şimdiden bağışlayın diyen  ,
* SMS  ile , iban  no  ile yardım isteyen , öte yandan   İtalya'ya , İspanya'ya  virüs için yardım gönderileceğini söyleyen , 
* 18 yılda  satılacak bir şey kalmayınca sermayeyi kediye yükleyen ,
* Aslanlar gibi sekiz yıldır suriyelileri besleyen , üreyemeyenler için bedava tüp bebek tedavisine varıncaya kadar para harcayan , ama kendi  vatandaşına  üç ay bakamayan , batının bizi kıskandığını söyleyen ,
* Camilerden her akşam verilen salalar'la , edilen  dualarla  virüsten kurtulunacağına  inanan, öte yandan her geçen gün bilimden, teknolojiden adım adım uzaklaşan  ,
* Muhalif belediyelerin yardım kampanyalarına  bloke koyan ,
  
* Virüs çıkınca halka  "dua"  ile  tevekkül  edin diyen  yetkililer ,
* * * 
COVİD -19   bize Sosyal devletin ne olduğunu  Türkiyede - Avrupada bir kez daha gösterdi ,,
Bir yanda "Siz parayı dert etmeyin , sağlığınızı koruyun " diyen Avrupa ,
Öte yanda " Pamuk eller cebe "  diyen Türkiye ,
* * *
Sayın yetkililer  65 yaşımdayım ,  sokağa çıkmıyorum , ben vatandaş olarak yıllarca bu devlete vergimi verdim , sadece bu günlerde insanca yaşamak için ,
Bırakın benden  SMS  ile  İban ile bağış istemeyi  , Zekat  istemeyi ,
Siz daha sözünü verdiğiniz kolonyayı - maskeyi göndermediniz evime .
Bekliyorum . .  .
Pamuk  lazım oluncamı geleceksiniz ?
 
Mehmet ÖZTÜRK 

İdlib'den Türkiye sınırına göç eden ve sayıları 200 bini aşan ( Bugün itibarı ile bir milyonu bulan ) Suriyeliler için yeni çadır kentler kurmaya hazırlanan Türk Kızılay'ının Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık Türkiye kendi içinde 5 milyon mülteciye baktığı gibi Suriye’nin kuzeyinde de 4 milyon insana destek vermeye çalıştığı açıkladı.

Görüntünün olası içeriği: yazı
3 Kasım 2002  seçimleri ile   AKP iktidara geldiğinde  Türkiye'nin dış borcu  130 milyar dolardı .
2020 de bu gün Türkiye'nin dış borcu  453 milyar dolar .
 * * *
2002 De  Türkiyenin nüfusu   65.6 Milyon iken .
2020 De  Türkiyenin nüfusu  83.9 Milyon oldu .
* * *
2002 De Türkiye'de işsiz sayısı 2 milyondu .
2020 De  Türkiye'de işsiz sayısı  4.5 Milyon oldu .
* * *
2002 De  Yıllık 1.3 Milyar  tl.  olan sosyal yardım .
2014 De  Yıllık 26  Milyar  tl.  ye çıkmış , Tam  20 katı .
 
* * *
Bu gün Türkiye'nin  beşte biri (% 20 ) sosyal yardımlarla geçiniyor .
Belediyelerden aylık  gıda yardımı alanların sayısı her geçen gün artıyor ,
 
 
Belediyelerin Yıllık kömür yardımı her geçen yıl artarak devam ediyor .
Bir çok Belediye sabahları bazı noktalarda çalışanlara ve özellikle öğrencilere ücretsiz çorba dağıtıyor .
* * *
TÜİK Gerçeği değil , talimatla enflasyon hesabı yaparak istenilen  rakamı açıklıyor .
Merkez bankası başkanı faizi istedikleri seviyeye düşürmediği için görevden alınıyor .
Emeklilerimiz Halk ekmek kuyruğunda , çarşıda pazarda beleş hela arıyor ,
 
Gençlerin geç evlendiklerine kafayı yorduğunuz kadar , keşke  2.324 tl. ile nasıl ev geçindirebileceklerine'de kafayı yorsaydınız ,  zira ülkede çalışan nüfusun % 40 asgari ücretle geçinmeye çalışıyor .
 
Güvenli bölgede (!)  suriyelilere  300-350 metre kare ev yapmayı planlayacağınıza  asgari ücretle bir ay geçinmeyi deneyip , vatandaşların her birinin nasıl bir ekonomi profesörü olduğunu görseydiniz .
 
" Suriyelilerin Türk ekonomisine katkısı var " diyor bakan Süleyman Soylu ,  o halde harcadığınızı söylediğiniz 40 milyar dolardan fazla parayı nereye harcadınız ?
 
" Vatan sevgisini suriyeli çocuğun gözlerinden öğreneceksiniz "  demek yerine   keşke  " vatan sevgisinin  karşılıksız olduğunu Ömer Halisdemir'den öğreneceksiniz "  deseydiniz .
 
Binali Yıldırım'ın aradığı yeni Ömer Halisdemir'ler   el üstünde tuttuğunuz suriyelilerden çıkmayacak , bilesiniz .
 
* * *
Türkiye'nin kefen parası Merkez bankasının olağan üstü durumlar için ayırdığı "İhtiyat akçesi " hazineye aktarılıyor .
2020 De asgari ücretin 2.324 tl olduğu ülkede TBMM başkanı  " millet vekilleri bu  maaşla geçinemiyor "  diyor.
 
* * *
Cumhur başkanının  81.250 tl maaş aldığı ülkede ,
SSK / Bağ kur emeklisi % 6.49 , Memur emeklisi ve çalışanı % 5.49 zam veriliyor .
 
* * *
Cumhuriyetin ilanından bu güne ne kadar yapılan Fabrika , Tesis , Santral , Şeker fabrikası , Sigara fabrikaları , Sümerbank , Limanlar , Bakır işletmeleri , Linyit , aliminyum işletmeleri   vb.  satılıyor .
 
2020 De  resmi kayıtlarda dahi her dört gencimizden biri bu gün işsiz iken ,
Damat bakan  2019 Yılında  2.5 milyon istihdam sözü verdi , yerine getirildimi ?  
 
* * *
Din kardeşimiz dedikleri suriyelilere harcadıkları 40 milyar dolardan fazla para ortada iken .
"Gerekirse bir 40 milyar dolar daha harcarız" deyip onlara kaynak sorunu yaşatmazken , 
 
Bayramlarda  ülkesine Tatile gidebilen , sonra elini kolunu sallaya sallaya geri dönebilen din kardeşleri .
 
Denizin ortasına masa kurup , nargile keyfi yapan din kardeşleri ,
 
Camilerde , vergi dairelerinde  asla bir tekini dahi göremediğimiz din kardeşleri .
* * *
Ülkede durum bu iken ,
Gerçek şu ;
Suriye'nin nüfusu : 18.270.000 kişi.
Bu demektir'ki ; 
Resmi kayıtlardaki Beş milyon Suriyeliyi Türkiyede , Dört milyon Suriyeliyi Suriyede yıllardır besliyoruz ,
 
Her iki suriyeliden birini Türkiye besliyor , 
 
Yani ; Suriyeli  18.270.000 insanın  yarısını biz besliyoruz  , hemde tek başımıza,  NEDEN ?
 
Meselenin din kardeşliği olmadığı aşikar ,
 
Dünyada 1,5 Milyar müslüman var ,  Suriyelilerin tek din kardeşi bizmiyiz ?
 
Dünyada başka örneği varmıdır , kendi vatandaşları her geçen gün artan hayat pahalılığı ile mücadele ederken, her geçen gün yaşam kalitesi geriye giderken ,  üç kuruş ucuza almak için pazara hava karardıktan sonra giderken , bir başka ülkenin nüfusunun tam yarısını , belkide daha fazlasını yıllarca beslesin ?
 
Ülkemiz çok zenginde vatandaş olarak bizmi bilmiyoruz ?
 
2002 Den  2020 ye  deniz bitti , ülke   market poşetlerinden medet umar hale geldi ,  anormal trafik cezaları ile  tulumbaya su taşımaya çalışıyorlar ,
 
Damat bakan buyurmuştu ;
Şubat  Ocak'tan iyi  olacaktı olmadı , Mart Şubattan  iyi  olacaktı olmadı , Nisan  Marttan iyi  olacaktı olmadı ,  İnanmayan çarşıya - pazara çıksın, Çıkabilirse .
 
Ülkede enseye tokat   giden bir kesim var;  Suriyeliler .  
Adamların tek bir amacı var ,  Üremek , sadece ÜREMEK . . .
 
Kaç yerden yardım alıyorlar , sağlık hizmeti bedava  hemde öncelikli hasta olarak , istediği üniversite ye sınavsız giriyorlar ,  Ekmek elden-su gölden ,  Pardon pardon  Ekmek Türkiye'den , su Türkiye'den  .
 
Sağlık bakanının söylediği ;  2017 itibarı ile bir suriyelinin Türkiyeye aylık maliyeti  301 dolar,  yani bu gün itibarı ile aylık  1800 tl.
 
* * *
VE , DENİZ BİTTİ  ;
En son Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı satışa çıkartıldı.  sanki yıl sonu indirimi ,  sanki T.C. pasaportunda kampanya  var , Önceden bir milyon dolarlık yatırım yapana T.C. pasaportu verilirken bu rakam şimdi 250.000 dolara düşürüldü .  Reklam panolarında boy gösteriyor Türkiye Cumhuriyeti pasaportu .  Vah'ki ne vah . . .
 
Ülkede 250. bin dolarlık mülk alana T.C. Pasaportu Hediye .
Hal böyle iken , 2002 den bu güne  en sonunda Vatandaşlığa kadar satılmadık bir şeyimiz kalmamışken ,
 
Daha ne kadar beslemeyi düşünüyorsunuz suriyeli din kardeşlerinizi ?
 
Ülkede satacak bir şey kalmadı'da ,  O bakımdan . . .
 
Bizde satacak bir şey kalmadı ama ,
  
Sekiz yıldır iç savaş ile cebelleşen Suriye bize  Zeytinyağı - Hububat - Soğan - Patates satabiliyor .
 
Ne dersiniz ?
 
Ülkeye soktuğunuz Beş milyon Suriyeliyi , ülkelerinde beslediğiniz dört milyon Suriyeliyi  Suriyeden paramızla  satın aldığınız  gıda ile beslemenin adına ne denir ? 
 
Ben söyleyeyim ,  Din kardeşliği . . .
 
Öyle olmasa ;
 
Cumhurbaşkanı ;  " Suriyelilere kırk milyar dolar harcadık , gerekirse bir kırk milyar dolar daha harcarız "  dermiydi ?
 
Besbelli , şahsi hesabından harcıyor . . .
 
 
 
 
Kime ait bu sözler ?
 
(E) Orgeneral Çetin Doğan ;   " Darbelerden en çok askerler zarar görüyor ,  darbelerden faydalananlar ise hep başkalarıdır " .  buyurmuş.
https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/rahmi-turan/karmakarisik-3-5523573/  
 
* * *
Paşanın dediği gibi darbelerden kimler faydalandılar , kimlerdir o başkaları  bilmiyoruz ama , biz   Kısaca bakalım  hangi darbeden sonra hangi askerler (!)  hangi zararı (!)  görmüş ?
 
 
De haydi buyurun ;
 
 
12 Eylül 1980  darbesinin ardından  fazla değil sadece 17 ay sonra 12.2.1982 de  ilk zararı acaba  hangi  askerler  görmüş ? ,  O askerler zararın  adına'da ; " Makam tazminatı " zararı  demişler ,  Gülhane askeri tıp akademisinin (GATA)  açılışında   askeri tabiplere  hitaben  "önce asker, sonra doktorsunuz "  diyen , " bir sağdan bir soldan astık " diyen ,   17 yaşında  yaşı büyütülerek astırdığı Erdal Eren için  " asmayalımda besleyelimmi ? "  diyen ,  " bir başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz " diyen  ,  rütbeyi cübbe ile örten zihniyetin ürünü  netekim kenan'ın  güzelliği ile ,  zarar ; biirr .
 
Sonra ;
Sonra İkinci zararı 9.8.1993 de yaşamışlar vede bu zararın adınada  " Kadrosuzluk tazminatı " zararı  demişler ,  fedakarlığa bakarmısınız ?  bu ne fedakarlık , ağlamak istiyorum ,  zarar ; ikiii ,
 
Sonra ;
Sonra'mı  ?  Bakmışlar'ki bu zararlar bayağı keyif veriyor , bayağı tatlı , tam gaz zarara devam demişler , mademki askerler darbe yaptı, mademki darbelerden en çok zararı askerler görüyor , hepsi elini taşın altına koymuş sadece zarara ortak olmak için ,  kendim  için bir şey istiyorsam  namerdim valla  modu , kolay değil  mesele memleket meselesi , mesele askerin zarar görme meselesi ,  haliyle akan sular durur ,
 
Malum   zarar bayağı yağlı , bayağı etli hatta hatta birinci sınıf antrikot   ,  onlarda  araya  sıkıştırıvermişler  28.Şubat 1997 post modern darbesini , hani şu   tankların Etimesgut sokaklarında boy gösterdiği , rahmetli Erbakan'ın şıpır şıpır terlediği şura ,
Bu kez  2.8.1998 de  yani 28 şubat kararlarından sadece 17 ay sonra  bir zarar daha görmüş  askerler (!) , zararın adınada   " Komutanlık tazminatı "  zararı demişler ,  Hükümet , kendilerine muhtıra veren askerlere bir güzellik daha yapıyor   ,   yapacak bir şey yok ,  malum  deve dikeni  seviyor ,  ettimi sana  zarar  ;  üüççç ,
 
Sonra'mı ? 
Sonrası çorap söküğü gibi gelmiş  o  askerlere (!),  Eee nede olsa zarar görmeye alışmış bünyeler  kolay değil ,  haydi demişler el birliği ile bir zarar daha icat edelim , 12. 2 . 2000 de icat edilen zararın adını  "Temsil tazminatı "  zararı koymuşlar ,  kolay değil  en tepeden en aşağıya bütün askeri (!) temsil etmek ,   zarar  ; dörrttt ,
 
Ya, sonra ?
Bakmışlar'ki kavun tatlı  zarara devam  demişler ,  nasıl olsa hangi iktidar gelirse gelsin   tüm askerin (!)  istediği bütün  zararlarını karşılıyor , haydi el birliği ile bir daha zarar edelim buyurmuşlar  hükümete , arayı hiç soğutmadan , vee  adını bu kez  " Görev tazminatı "  zararı koymuşlar,  tarih 10.4.2001  ( bu zararın bir güzelliğide geriye dönük 1 ocak 2001 den geçerli olması , elbette kadayıf kaymaksız olmaz değilmi erenler ? )  zarar sen ne güzelsin  ,    ahanda  zarar ;  beşşş ,
 
Ya sonra ?
 
Tabiki hiç kolay değil bu kadar zararın altından kalkmak ,  zarar bütün tsk personelinin adına (!)  çekilince ,  haydi bir zarar daha çekip final yapalım demişler , öyle ya  kadayıf kaymakla yenir  ve  final  zararının adını " Komkarsu  tazminatı  "  zararı olarak  kaydetmişler  literatüre vede hanelerine .   zarar  ; altııı ,
 
Altı çeşit (rakamla 6 )  tazminatı ( pardon zararı ! ) sadece subaylara uygun gören  hökümetlerimiz besbelli'ki  tsk'yı sadece subaylardan ibaret sanmış ,   öyle ya , Gen.Kur'dan meclise gönderilen her  A4 kağıdındaki  talepler  anında yasalaşmış  adeta ,  heç ama heç sorma gereği duymamış   hökümetlerimiz  ; " Ey subay !  tsk'da senden gayrı kimse yokmudur ? "  diye ,
 
* * *
Bütün bunca zararı TSK'nın her kademedeki personeli (!) adına  bizlerin yerinede  çeken ,  ölüsünden dirisine gelmiş geçmiş tüm  gen.kur.bşk'larından -  yarbay rütbesindeki  tüm subaylara kadar  tamamına bir Assubay emeklisi olarak  çok teşekkür ediyorum ,
 
Niye'mi ?
 
" Aile " olmamıza (!)  rağmen bizim içinde çektiğiniz altı çeşit  zarar  azımsanacak gibi değil ,  bu kadar yüke canmı dayanır ?
 
Ne mutlu  bizeki , bizler yerine altı çeşit tazminatı , ( pardon  zararı )  tek başına üslenen  böyle  böyük  bir  ailenin ferdiyiz  . . .
 
Darbelerden  zarar gördük diye diye  altı çeşit tazminatı / zararı heybelerine doldurdular ,  sonrada çıkıp bunu gazeteciye bir güzel anlattılar  " Darbelerden en çok zararı askerler gördü "  diyerek ,  peki Yedik'mi ?
 
Allah muhafaza , ya birde " darbelerden hiç zarar görmedik  ,  nemalandık "  deselerdi sonuç ne olurdu düşünmek bile istemiyorum ,
 
Bu fedakarlığa  hadi gelde  gözlerin yaşarmasın ,
 
Eyy  darbeler , sen nelere kadirsin , 
 
Bak ,  kimler senin yüzünden ne zararlar  görmüş .
 
Vah'ki vah . . .
 
Allah bu ülkeyi darbelerden 6 çeşit  zarar (!)  gören askerlerden korusun . . .
 
* * *
 
TBMM. nin  Libya'ya asker gönderme kararı almasının ardından savunma bakanı  Hulisi Akar  " Libyalıların mağduriyetine göz yumamazdık "  demiş .  
Sayın bakan,   bu konu gerçi sizin  görev alanınıza girmiyor (!)  amma ,   yinede söyleyeyim ;
 
Libyalıların mağduriyetine göz  yummamakta gösterdiğiniz hassasiyeti  keşke   bir kerede  Memleketin / Dünyanın çeşitli yerlerine ölmeye gönderdiğiniz Assubayların mağduriyetine gösterseydiniz  . . . 
 
Hani savunma bakanısınız'ya  , O  bakımdan . . .
 
Assubaylardan ÖLMELERİNİ  isteyen ses ile ,  DOYMAMASINI  isteyen ses ne yazıkki aynı gırtlaktan çıkıyor .
 
Ve, sonra  o gırtlak makam değiştiriyor,  başlıyor türküye ,
 
" TSK; Subay - Assubay bir bütündür , biz bir aileyiz " ! ! !
 
Duyunca bu  türküyü  , insanın halaya kalkası geliyor ,  Tey , Tey , Tey  ! ! !
 
Amma velakin ;
 
Ağada gırtlak  larç olunca vede doyma hissi körelmişse  ne halt etsin maaşın % 85 i ,  ne halt etsin altı çeşit tazminat ? ,
 
Bu güne kadar hiç birinin gıkı çıkmadığına göre , 
 
Belliki hazım zorluğu çekilmiyor . . .
 
* * *
 
De haydi darbelerden ZARAR görenlerle  hep birlikte halaya ,
 
Tey !  Tey !  Tey . . . ! ! !
 
Page 1 of 15
genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN.. Ailenin direği fedakar koruyucuları babaların BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN. Her baba değerlidir,yürekleri sevgi doludur ancak asker babalar farklıdır. Onlar evlatlarımızın bulunamadıkları doğumunda, hastalıklarında,en önemli günlerinde yürekleri hüzünle evlatlarının, aileleri için çarparken daima bir buruk mutluluk ve sevgi doludurlar. Tüm...
Pazar, 21 Haziran 2020
ÇİMER MİLLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA GÖNDERDİĞİM DİLEKÇEDİR Başvuru Sayısı 2002852984 Başvuru Zamanı 17/06/2020 01:10:59 Başvuru Tipi Bilgi Edinme Başvuru Durumu Başvuru Yapıldı Başvuru Metni Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 25 yıl 5 ay Savaş Gemilerinde görevli olarak 2/2 derece/kademesinden Emekli Astsubay Kd..Bş.Çvş. olduğumu ve ömürün son günlerin...
Çarşamba, 17 Haziran 2020
BAŞLANGIÇ DERECESİ VE VERİLEN SÖZLER Sayın Komutanlarım ve değerli meslektaşlarım size verilen sözler ve yapılanların ne bu hükümetle nede bu M.S.B. 'I İLE YAPILABİLECEK bir faaliyet olmadığı aşikardır.Lakin iş icraata gelince sırt dönen inceleme ve geliştirme devam ediyor diyerek camiayı uyutmaya çalışanlar unutmamalıdır ki ne Kadar SAF gözükse de bu ...
Pazartesi, 08 Haziran 2020
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ