×

Uyarı

JUser: :_load: 932 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.

JUser: :_load: 2207 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.

Demokrasi demokrasi deriz de barajlardan bir türlü vazgeçmeyiz. Türk Silahlı Kuvvetleri de Profesyonelleşme, profesyonelleşme der durur. Ancak radikal değişimleri bir türlü yapamaz. Acaba hep zülfiyare dokunmaktan mı  korkar?

Ya da daha detaylandırırsak, şu profesyonelleşme denilen şey hemen bir kurmayın önüne atılır da öyle mi hazırlanır bilinmez. Ama bildiğimiz şey profesyonelleşme konusunda tek yapılan bol bol uzman erbaş almak. Mesleki şartlar iyileşmedikçe, insanlar kendi mesleği ile barışık olmadıkça gerçek profesyonelleşme olmaz.

Profesyonel ordularda, insanların önüne aşılabilir hedefler koymak lazımdır. Ümitler vermek, bu ümitleri verirken artık insanların doğru bilgiye çabucak ulaştıkları gerçeğini de kabul ederek doğru yönlendirmek lazımdır. Profesyonelleşmek için daha önce çekilmiş olan setleri kaldırmak gerek. Sonuçta ekmek bile lokma lokma yeniyor.

Eğer TSK profesyonelleşecek ise mevcut profesyonel ordumuzun yaşadığı olumlu veya olumsuz tecrübelerden istifade edilmelidir. Ordumuzun en büyük profesyonel meslek grubu olan Assubayların en büyük şikayeti hiyerarşinin kendilerini izole etmesidir. O halde Assubaylardan başlayarak profesyonelleşmeliyiz.

Subay yetiştiren okulların ana kaynağı Harp Okullarıdır.  Bu durum tekilci ve hakim sınıf yaratmaktadır. Oysa iyi bir komuta kademesine sahip olmak için objektif bir değerlemeden geçmek gerekir.

Subaylarımızın ana kaynağını; Harp Okulları, Assubaylar ve diğer fakülteler oluşturmaktadır. Bu kaynaklardan Harp okullarının sayısı indirgenmeli, astsubay ve Fakülte kaynaklı subay sayısı arttırılmalıdır.

Assubayların yönetim kademesinde temsil edilmesine yönelik çalışmalar bulunmaktadır. Ancak bu çalışmalar tamamen sübjektif kriterlere bağlı ve yasalarla güvence altında değildir. Hatta dahası yetkisiz, ama komutan odasına yakın odaya bir astsubay yerleştirip “oldu da bitti maşallah” diyerek bir on yıl geçti. Bu bağlamda eleştirmek kolay. Peki ne yapmalıyız? Yüksek Mühendis/Yüksek İdare adı altında Astsubay kadrosu oluşturulmalı, Alay ve eşidi yapılanmalarda bir Yüksek Mühendis Astsubay, bir de Yüksek İdare Astsubay kadrosu oluşturulmalıdır. Bu kadro komuta yönetim kademesinde danışmanlık görevi yapmalıdır.

Subay yetiştiren Harp Okulları öğrenci kaynağı olarak;  Üniversite Giriş Sınavı ve Askeri Meslek Yüksek Okullarından kontenjan dahilinde almalıdır. Askeri meslek Yüksek okulu mezunlarının en başarılı ilk yüzde yirmisi Harp okullarının üçüncü sınıfından itibaren derse başlatılmalıdır. Diğerleri Astsubay olarak atanmalıdır. Personel temininde kalitenin devam etmesi açısından Askeri okullarda genel eleminasyon psikolog rehberlik eşliğinde daha detaylı yapılmalıdır. Örneğin genel yapısı askerliğe elverişli olmadığı tespit edilenler veya başarı kaydedemeyenler bu çağlarda meslekten uzaklaşmaları sağlanmalıdır.

Profesyonel Ordu Personel Kaynakları Şeması

image01

Assubaylık üç dikey hiyerarşik kategoriye ayrılmalıdır;
  1. Yüksek Mühendis Assubaylar / Yüksek İdare Assubaylar
  2. Mühendis Assubaylar / İdare Assubaylar
  3. Sınıf Assubayları
Yüksek Assubaylar aşağıdaki şartlara haiz olmalıdır.
  • Lisans mezunu
  • Kd.Bçvş. rütbesinde
  • Objektif seçim (Sınav+Sicil)
  • Kadroları Alay veya eşidi birlik sayısına göre mühendis ve idare olarak iki kadro belirlenmeli
  • Görevi: Komuta katına personelin sosyo ekonomik durumlarının ve çalışma şartlarının kanunlar nezdinde iyileştirilmesi için yapılması gerekenleri derleyip toparlamak ve danışmanlık yapmak. Bu konuda personelden gelen gayri resmi veya resmi başvuruları değerlendirerek komutana teklif sunmak.
  • Rütbesi “Kara Yüksek Mühendis Assubay Kıdemli Başçavuş” Veya “Hava Yüksek İdare Astsubay Kıdemli Başçavuş”  gibi…
Mühendis/İdare Assubaylar aşağıdaki şartlara haiz olmalıdır.
  • Lisans mezunu.Branşlara göre Mühendislik veya işletme bölümü bitirme şartı aranmalıdır. Bu personelin bu eğitimi görmesi için üniversiteler ile kontenjan ve müfredat anlaşması yapılmalıdır. Özellikle haberleşme, makine, elektronik, yapı, endüstri, gıda, ulaşım mühendislikleri ve işletme, iktisat, hukuk, eğitim, yabancı dil fakülteleri (lisans eğitimini tamamlayınca rütbe olarak derece ve kademe yükselme yılı kadar kıdem yükseltilmesi)
  • Görevleri: Atölye şefliği, Bölüm amirliği, Levazım amirliği, Vardiya amirliği, branş öğretmenliği, Yabancı dil Öğretmenliği, Sosyal tesis müdürlükleri, Karargah idari işler müdürlükleri, Personel İdari işler Müdürlükleri, Maliye, Levazım büro amirlikleri, Takım Komutanlıkları, Hukuk komisyonları
  • Rütbesi “Kara Mühendis Assubay Kıdemli Başçavuş”  Veya “Hava İdare Astsubay Kıdemli Başçavuş” gibi…
  • Sorumlulukları : İhtiva ettikleri görevler kapsamında asgari bölük komutanına karşı sorumludurlar. Bu göreve yükselen assubaylar ilk üç yıl asistanlık yapmalıdır.
  • Özlük hakları: Rütbesindeki bir assubayın özlük haklarına ilave olarak Komutanlık Tazminatı alırlar. Her yıl Mühendis ve İdare Astsubayların sınava girenlerinin yüzde beşi açılmış olan subaylığa geçme sınavından başarılı sayılarak Üsteğmen rütbesinden göreve başlarlar. Bu sınavlara 35 yaşına kadar girilebilebilir. Bu meslek grubunun Sendikaya üye olma hakları vardır.
  • Amaç: Assubayların kendi aralarında yürüttükleri usta çırak saygı sevgi ilişkisine dayalı hiyerarşinin daha maddi hale getirilmesi gerekir. Mesleki bilgi ve kapasitenin artması yönünde isteğin cazip kılınması yönünde maddi ve manevi kazanımları olan bir sistem gereklidir. Bu nedenle böyle bir yapılanmaya gerek vardır. Personelin akademik eğitim alma isteğini arttırır.
Sınıf Assubayları aşağıdaki şartlara haiz olmalıdır.
  • Askeri Meslek Yüksek Okulu’nu başarı ile bitirmiş olmaları gerekir.
  • Görevi: Şu an ki muharip ve yardımcı sınıf branşlardaki görevlerini icra ederler.
  • Rütbesi “Kara Muhabere Assubay Çavuş” Veya “Hava İkmal Kıdemli Çavuş”  gibi…
  • Sorumlulukları: Kendi brimlerinde ilgili komutanlık emrinde çalışırlar. Çalışma tertiplerini Mühendis Astsubay veya İdare Astsubay hiyerarşisinde düzenlerler. Sorumlu oldukları cihaz ve ekipman ve görevler vardır. Nöbet ve vardiya görevleri vardır. Çalıştıkları kadrolara vekaleten Uzman Erbaş veya Sivil Memur da atanabilir. İhtiva ettikleri görevler kapsamında asgari bölüm amirlerine karşı sorumludurlar.
  • Özlük hakları: Rütbeye dayalı olarak özlük haklarını alırlar. Assubay görevlerde çalıştırılan sivil memur ve Uzman erbaşlar kendi statülerinde özlük hakkı alırlar. Uzman Çavuşlar belirli bir süre sonunda istekleri halinde, Komutan, Yüksek İdare ve Mühendislerin sicili ile assubaylık yeterliliğini kazananlar Assubay olarak nasbedilirler. Akademik kariyerlerini tamamlayanlar da otomatik olarak hak ettikleri intibaklara atanırlar. Sivil Memurlar rütbeye haiz olmadıkları için kesinlikle bu hiyerarşinin dışında tutulur. Zaten Sivil memurların kendi sendikal organizasyonları vardır. Ayrıca 657 sayılı kanuna tabiidirler. Sınıf Assubaylarının Sendikaya üye olma, sendika temsilcisi olma hakları vardır.
  • Amaç: Assubayların kendi aralarında yürüttükleri usta çırak saygı sevgi ilişkisine dayalı hiyerarşinin daha maddi hale getirilmesi gerekir. Mesleki bilgi ve kapasitenin artması yönünde isteğin cazip kılınması yönünde maddi ve manevi kazanımları olan bir sistem gereklidir. Bu nedenle böyle bir yapılanmaya gerek vardır. Personelin akademik eğitim alma isteğini arttırır.
Uzman Çavuş Sistemi

Uzman çavuş sistemi, Türk silahlı kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu alanlarda en az lise mezunu kişilerden oluşturulmuş profesyonel asker kadrosudur. Lise mezunu olmayan fakat ustalık belgesi olanlar da bu branşlara direk atanabilirler.

Subay ve Assubaylar gibi emeklilik şartlarına haizdirler. Her yıl uzman çavuşların yüzde yirmisi Astsubay kadrolarında görev yapmak için yükseltilmelidir. 35 yaşına kadar Assubaylık sınavlarına girebilirler. Assubay olarak Kd.Çvş. Rütbesinden göreve başlarlar. Lisans eğitimlerini tamamlamaları halinde de Mühendis ve İdare kadrolarına direk geçebilir aynı zamanda tıpkı Assubaylar gibi Subay sınavlarına girmeye hak kazanırlar. Uzman Çavuşların Sendikaya üye olma, sendika temsilcisi olma hakları vardır.

Uzman Onbaşı Sistemi

Uzman Onbaşı Bulundukları branşlarda TSK lerinin standartlarında onbaşılık şartlarına haiz Uzman erlerin gireceği sınavlardan geçerek askerlik işini bir yaşam stili, bir meslek olarak görmek isteyenlerin bulunduğu rütbedir. Güvenlik sertifikasına sahip olanlar ve kalfalık belgesi olanlar ihtiyaca göre direk Uzman onbaşı olabilirler. Onbaşılık rütbesinde bekleme süresi 24 aydır. Uzman çavuşluk sınavına girmezlerse veya girip başarı gösteremezler ise terhis edilirler.

Uzman Er sistemi

Uzman Er askerlik sanatını öğrenip yaşam biçimi yapmak isteyen her Türk gencinin müracaat edeceği bir sistemdir. Süresi 12 ay yükümlü+12+12 aydır. Bu süre zarfında Onbaşı olamayan veya olmak istemeyenler terhis edileceklerdir. Bir kişi iki defadan fazla uzatma yapamayacaktır. İhtiyaç fazlası erler  yükümlülük sonunda terhis edilecektir. Uzman Er olarak kalmak isteyenlerin imzalayacakları sözleşme en fazla iki dönem uzatılabilecektir. Bu sisteme giriş için aranan şart teknik olmaktan ziyade, geceli gündüzlü kışla da geçen askerlik yaşam stiline uyum sağlamaktır.

Evlilik, kışla dışında yaşama isteği gibi nedenlerden oluşabilecek iş kayıpları idarenin tek taraflı sözleşmeyi feshetmesi için yeterli olacaktır. Çalıştıkları süre sosyal güvenlik şartlarını kapsamaktadır.

Yükümlü Er ve Erbaşlar

Yükümlülükteki temel amaç Askerlik mesleğinin temelini öğrenmektir. Daha sonra gerekli görülen profesyonel birliklere ihtiyaca göre dağıtım yapılarak, stajyer olarak yükümlülük görevlerini tamamlamaktır. Terhis esnasında kendilerine verilen yedek görev emirleri, yetenekleri kapsamında hazırlanıp yedeklik kontrolüne ve tatbikat görevine çağırılmalıdırlar.

image02 

Profesyonelleşmek sadece profesyonel kişilerle çalışmak değildir. Profesyonelleşmek demek maksimum fayda gözetmek demektir. Maksimum fayda çağımızda teknolojiyi en iyi kullanmak ile gerçekleşir. Yüksek fiziki yeterlilik askerlik mesleği için artık birinci sırada gelen bir özellik değildir. Bu kapsamda TSK içinde fiziksel engelliler de görev alabilmelidir. Özellikle santrallerde,  sosyal tesislerde toplumumuzun bu kesimi için de çok görev alanı vardır.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Teknoloji ile işbirliğinde en önemli görev komuta heyetine düşmektedir. Özellikle personel eğitiminin akademik seviye ile sağlanması karşılıklı faydaya dayalı bir anlayış geliştirilmesi gerekir. Üniversiteler, araştırma kuruluşları, sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapılmalıdır.

Yedeksubaylık çok daha dar kapsamda değerlendirilmelidir. Çünkü Türk Silahlı Kuvvetlerinin zaten Lisans mezunu olan, yıllarını Türk Silahlı Kuvvetlerine vermiş bir çok Astsubayının Asteğmenin astı olması gerçeği acıtıcıdır. Bu rütbe temininde güçlük çekilen bazı branşlara indirgenmelidir. Doktor, Bilişim mühendisleri gibi…

Asıl görevi merkeze koyabilmek adına kafa karıştırıcı, halkın tepkisini çeken alanlardan uzaklaşılmalı, vesayete dayanan, kurumsal eşitlik ilkesine uymayan ticari ve siyasi yapılanmalardan uzak durulmalıdır. Geçmişte kurulmuş olan bu tür yapılanmalara son verilmeli, bunu bir kazanım olarak görmenin bir vesayet anlayışı ile çıkar ilişkisi içinde olanların dayanışması olduğu unutulmamalıdır. Bu kapsamda OYAK rehabilite edilmeli, tamamen yardımlaşma sandığı kadarı TSK komuta kademesi içinde kalmalıdır. Aidatlar adaletli toplanmalı ve hak sahiplerine adaletli ödenmelidir. OYAK tüm mesaisini buna harcamalıdır. Diğer iştiraklerin hepsinden vazgeçilerek, fon yönetimi ile üyelerin katılımı ve hakları daha hakkaniyetli ve reel yönetilmelidir. Geriye dönüp bakıldığında zaten iştirak gelirlerinin çok az ve suistimale açık olduğu görülecektir. Askeri birliklerdeki kolaylaştırıcı sosyal ve alışveriş merkezleri bu saydığımız konulara dahil edilmemelidir.

Türk Silahlı Kuvvetleri Türkiye Cumhuriyetinin ve onun ilkelerinin Silahlı Kuvvetleridir. Bu özelliklerini kaybedince tamamen belirli bir iktidarın muhafız ordusu haline gelir.

SENDİKAL ORGANİZASYON

Asker şahısların rütbe ve statüleri çeşitlilik gösterse de, toplumsal beklentileri aynıdır.

Bu maksatla askeri birliklerin içine rütbe ve statüye dayalı sendika sokmak bomba sokmak gibi bir şeydir. Nitekim uygulayıcı ülkeler de bu görüşle yola çıkmış ve “Profesyonel Asker Sendikası” adı altında toplanmışlardır. Bizlerin sendikalardan beklentilerimiz diğer kamu görevlilerinin sendikal beklentileri ile doğru orantılıdır.

Eğitim personeli, Sağlık personeli ve 657 sayılı Devlet Memurları Sendika şemsiyesi altındadır. Biz 926 sayılı kanuna bağlı personelin de bu şemsiyenin altına girmesini istiyoruz. Ancak nasıl 657 sayılı kanunda bazı personele sendikal kısıtlama getirilmiş ise yine, 926 sayılı kanun kapsamına da benzer kısıtlama getirilebilir. Bu kısıtlama İlgili Profesyonel Asker Görev dağılımının Yönetim kadrosuna getirilmelidir.

Günümüzde sendikacılık bir takım ithamlar altındadır. Bu ithamları inceleyip önemli bir konu olan Devletin Güvenliği görevini üstlenenlerin sendikasını bir takım marjinal veya siyasi grupların odak merkezi yapmamak adına tedbirler almak gereklidir. Bu kapsamda Askerin Sendikası da disiplinli olmak zorundadır. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yaşatılacak olan sendikal faaliyet tek bir sendika ile sınırlandırılması gerekmektedir. Olağanüstü durumlar ve savaş hallerinde sendikanın işlevi kanun koyucu tarafından kısıtlanabilmelidir. Sendika çatısı altında yapılacak her türlü kanunlara aykırı girişim konusunda yönetici ve temsilcilerin azledilmesi ve yasal sonuçların şahıslara yansıtılması, sendikal organizasyonun bu olaylardan zarar görmemesi sağlanmalıdır. Asker sendikalarının grev hakkı barış zamanında olmak kaydıyla ve ekonomik gerekçelerden doğan anlaşmazlıklarla sınırlanmalıdır. Ancak sosyal ve iş güçlüğü konusunda kanunlar çerçevesinde bağımsız iş mahkemelerinde taraf olabilmelidir.

Yukarıdaki yazdığım yazı profesyonel ordu modelinin personel rejimine benim yaklaşımımdır. Kimseyi veya bir grubu temsil etmiyorum.

Saygılarımla…

TAS-SEN’imiz bir doğum sancısı ile vukuu buluyor. Çok yakın zamanda yasal girişimlerimizi yaparak Anayasanın bizlere verdiği sendika kurma hakkını elde edeceğiz. Bu esnada tabii ki her şey kendiliğinden olmuyor. Bir çeşme veya pınar bulmadık. Tüm çalışmalar el yordamıyla güçlükle de olsa yürütülüyor. Yaşanan güçlükleri bir Allah biliyor bir de yaşayanlar… Keşke TEMAD Genel Başkanı ve Yönetimi de bir omuz verseydi de her şey daha kolay olsaydı.

Bu bağlamda gönüllü öncüleri olmaktan gurur duyduğumuz Asker Sendikalarının, arkasına yaslanacak, oturup “hooohhh” diyecek bir zamanı olmayacaktır. Sendikal organizasyonun kurulması ile devletimizin gözbebeği Silahlı Kuvvetlerimiz de bir takım şaibelerle karşı karşıya kalmayacaktır.

Peki tüm bu meşakkatler neden? Sendika ağası olup baş köşeye geçip kasılmak için mi? Önemli adam olmak için mi? Sarı sendika olup tüyü bitmemiş yetimin hakkına göz koymak için mi? Baki olan kubbede hak yolunda bir adımdır Sendika sevdalılığı… Sendika çalışma hayatını düzenleyen etkenlerin en önemlisidir. Emeğin veya işgücünün temsilidir. “Emekliler bunun neresindedir?” Diye soranlara bir soru da biz  soralım. Patronların sendikası yok mu? Günümüzde emekli de artık bir zamanlar emeğini verdiği devlete veya sigorta olduğu kurumlara karşı sendikalaşmaktadır. Çünkü hayat devam ettikçe işgücü ve emek savunuculuğu devam eder. Cebinde sefer görev emri duran, kendisine savaş zamanında verilecek görev için hazır olması istenen her Türk vatandaşı, bu ülkeye kaynak sağlayan her tür örgüt (Ev hanımları dahil) sendikal hakka sahiptir. Sendikanın olmadığı yerde köleleşme ve sömürü olur.

Bu bağlamda sendikanın en büyük ve ana görevlerinden biri TMK’nın yeniden yapılanması olmalıdır. Assubaylar bir kurumun insan deposu olarak görülmemelidir. Assubaylar branşları olan ve o branşlarında uzmanlaşmış bireylerdir. Her subay gibi Assubayın da rütbesi vardır. Mevcut TMK ile Subayların aldıkları rütbeleri beraberinde yetki ve makam getirirken, Assubayların aldıkları rütbeler maalesef bir ağacın yaşını gösteren halkalardan başka bir şeye benzememektedir.

Sendikalaşmak demek ağacın gölgesinde toplanmak demek değildir. Sendikalaşmak demek, profesyonelleşmek, verimliliğin sorgulanması, ortak faydaların arttırılması için çaba göstermek demektir.

Kısacası Asker Sendikalarının yapacağı çok iş var. Sendika bir profesyonel askerin anasının ak sütü kadar helaldir. Sendikaya karşı çıkan meslektaşlarımız beyhude endişe taşımaktadırlar. Çünkü sendika ile TEMAD hiçbir zaman kıyaslanamaz. Hatta gün gelecek TEMAD, TESUD, EMUZDER, EMUJAD yönetimleri sendikaların işlevselliğini destekleyen, tecrübelerinden faydalanılan kurumlar olarak daha da etkin olacaklardır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyonu, profesyonelleşme gibi konular TEMAD’ın,  TESUD’un, EMUZDER’in, EMUJAD’ın tecrübesinde ve Sendika’nın talebinde saklıdır.

Profesyonelleşme yolunda giden Türk Silahlı Kuvvetlerinin izleyeceği yolu, kendi profesyonelleri göstermelidir. Aksi taktirde maalesef bir Lejyoner Ordusu oluruz. Seksenli doksanlı yıllarda siyasilerin arka bahçesi haline gelen Kamu İktisadi Teşebbüslerine yapılan en büyük haksızlık, çalışanlara ve yöneticilere rağmen yapılan uygulamalardır.

Sendikal hareketin çığ gibi büyüyerek, tüm çalışan ve emekli Profesyonel Askerlerce kucaklanacağına olan inancım tamdır. Ankara’da 1 Kasım 2014 tarihinde gerçekleştirilen TAS-SEN çalıştayına destek veren Sivil Memur, Uzman Jandarma Erbaş ve Uzmanlar derneklerinin temsilcilerine bu tarihi güne katkı sağladıkları için derin bir şükran ve minnet borçluyuz. Bizler hep kendi içimizde yoğruluyormuş gibi görünsek de aslında Türk Silahlı Kuvvetlerinin tüm emekçilerinin sorunlarını bilen, onlarla iç içe mesai yapmış kişiler olarak, o meslek mensuplarının Emekli Assubaylara bıraktığı bir misyon vardır. Türk Silahlı Kuvvetleri emekçilerinin sayı çokluğu itibarıyla ana unsuru olan Emekli Assubaylar bu misyonu üstlenip gereğini yapmak zorundadır.

Biz, TAS-SEN gönüllüleri olarak bu hareketin büyümesinden, bizden daha maharetli eller tarafından daha yükseklere taşınmasından zevk duyarız. “Ben” yok. Biz varız. 

Saygılarımla…

 

Asubay haklarının ha verildi ha verilecek diye, yalan dolan açıklamalarla geçmiş olan 2014 yılı da bitti.

Açlık ve yoksulluk sınırı altında bir yaşama mahkûm edilen pek çok emektar asubayımız, arzuladığı haklarına kavuşamadan, mücadeleyle dolu bir yaşam sürerek, ebediyete göçüp gittiler bu fani dünyadan. Kendilerini rahmetle, saygı ve minnet ile anıyoruz.

Galiba 2015 de aynı olacak.

63 yılda, 47 Milli Savunma Bakanının değişmesine rağmen, asubayların haklarında bir değişiklik olmadığını yazar Selçuk İçer yeterince açık yazdı.

Dolayısıyla, idare yönüyle, 2015’e pek umut bağlamaya gerek de yok.

Şimdi 2014 yılını genel bir değerlendirelim:

Asubayların 1960’lı yıllarda başlattığı ve bir domino etkisi şeklinde halen devam eden adalet arayışı değişik yollardan, değişik kollardan bu yıl da sürdü. Haklar alınamasa bile asubaylar iki yeni şeyin doğuşunu kamuoyuna duyurdular.

TAS-SEN ve AS Parti

Eğer Türk Silahlı Kuvvetleri, 1970’li yıllardan önce, köşe yazarları yoluyla basına yansıyan, asubayların taleplerini içte çözebilmiş olsaydı, 1970 ve 75’deki tarihi olaylar olmaz, insanlar bir arada olmaya devam ederken, farklı bir mücadeleye gerek bile duymazdı.

Geçmişte başlayıp halen bir domino etkisi şeklinde, içinde bulunduğu döneme göre yöntem değiştirerek devam eden, son on yıllık dönemdeki mücadelemizde Türkiye Emekli As(T)subaylar Derneği (TEMAD) bizler için toplanma yeriydi. Fakat önce TEMAD’ın tabandaki değişimi fark ederek kendisini değiştirmesi, yenilemesi gerekiyordu. Tüm gücümüz ile oraya yoğunlaştık. Bu değişikliğin, yenilenmenin gerekliliğine dair iddiamız şuydu: TEMAD toplumda, asubaylarca yeterince tanınmıyor, asubayların dertlerini yeterince anlatamıyor, camianın büyüklüğü oranında merkez binası yok, çözüme dair çalışmaları, projeleri istenilen seviyede değil, üye sayısını çoğaltıcı faaliyetlerinin yetersiz, olduğu idi.

Ve sonuçta ana gruptan kopan Yeni Oluşum Grubu uzantısı yolu ile bir dönem gecikmeli olarak, 2011 yılında TEMAD’da kadro değişikliği sağlandı.

Bu, tabanın büyük bir başarısıydı.

Taban, tavanı değiştirmiş ve takipteydi.

Acaba yeni ekip yukarıda kısaca değindiğimiz hususları gerçekleştirebilecek mi, diye insanlar TEMAD faaliyetlerini yakın izlemeye aldı.

***

Başlangıç çok iyiydi.

Genelkurmay Başkanlığınca TEMAD’ın yeni yöneticilerinin ağırlanması, karşılıklı samimi sözler verilmesi iyi bir başlangıç olmuştu. Ancak ne olduysa Nisan 2012 zammından sonra Genelkurmay Başkanlığı ile TEMAD arasında bağ koptu ve halen öylece duruyor. Sonrasında ise yönetimden kopuşlar yaşandı ve TEMAD olağan üstü genel kurula gitmek zorunda kaldı. Yönetimden ayrılan asubaylarımız ile yazar Dede Ersel Aksu’nun yaptığı röportajda, yönetimsel aksaklıklar, istifa edenlerce dile getiriliyordu.

Genelkurmay Başkanlığı ile kopan diyalogdan sonra, basın ve yayında oldukça yer alan TEMAD yönetimi, belli bir süre sonra ise eskisi gibi yer almamaya başladı, basın ve yayında.

Daha sonra ise TEMAD yönetiminde, bir içe dönük mücadeleyi görüyoruz.

Kimi il başkanları istifa etti, ettirildi.

Kimi asubayların ise dernekten ihraçları söz konusu oldu, halen de devam ediyor.

Ne gariptir ki, TEMAD kimi üyelerini ihraç ederken,  Genelkurmay Başkanlığınca da kimi emekli asubayların -ki buna TEMAD Genel Başkanı Ahmet Keser dâhil olmak üzere- Orduevlerine girişlerine yasaklar getiriliyordu.

***

Asubayların mücadelesi öylesine zor ki, hem hakkın olan adaleti arayacaksın, fakat öyle arayacaksın ki, ülke güvenliğini sağlamakta olan kuruma da halel getirmeyeceksin, orası hep sağlam duracak. Mümkün olduğunca her ikisini dengede tutmak.

Esasında haklarda bir denge sağlanmaya çalışıldığı, karşılıklı duyarlılıkları ifade edildiği görünüyorken, kim bilir, belki de Nisan 2012 zammı TEMAD ve Genelkurmay görüşmelerini, dengeyi sabote etmek için özellikle uygulandı ve de birilerince yanlış yönlendirildi?

***

Zaman çok hızlı işliyordu ve bu nisan zammından sonra her şey değişti.

Biz bu değişimde şunu aradık;

TEMAD ile görüşülürken, diğer taraftan, 2011 yılı sonunda imzalanmış olan ve Nisan 2012’de yürürlüğe sokulan o zamdan sonra; TEMAD, Genelkurmay ile görüşmek için nasıl bir çaba verdi. Veya Genelkurmay Başkanlığı, 220 bin kişilik Pes Grubunun kurulmasına sebep olan bu zammı açıklamak için TEMAD ile görüştü mü?

Bazı şeyler halen gri.

***

Gelelim tabanın mücadelesine;

Tabanı oluşturan asubaylar halen intibaklarına kavuşamadı, tazminatları verilmedi.

Açlık ve yoksulluk sınırında bir yaşama mahkûm halde, yaşam mücadelesi veriyor.

Genelkurmaya ve Hükumete serzenişler had safhada.

Suskun hale gelmiş olan TEMAD’dan bir hareket göremeyen kimi emekli asubaylarımız bir araya gelerek eylemler yapmakta, bakanlara, başbakana ulaşmak için yoğun çaba sarf etmekte.

Kimi asubaylarımız, TEMAD’ın kendilerini yeterince temsil edemediğini, seslerini anlamlı şekilde duyuramadığını, harcamaları teftişe tabi olsa bile internet sayfası yolu ile kendilerine duyurulmadığı için şeffaf bir yönetime sahip olmadıklarını, gidişat hakkında yeterince bilgilendirilmediklerini, dernekten ihraçların yersiz ve gereksiz olduğunu, ifade etmektedirler.

Galiba bu serzenişlerdendir ki, ilk olarak TAS-SEN meydana geldi.

Toplumsal mücadele tıkanıklığa hiç gelmiyor.

Hele günümüz bilgi çağı toplumunda bir yere destek veren topluluğun hissiyatını çok yakın takip etmek, hızlı, etkin ve tatminkâr dönüşler yaparak ilgi odaklılığının sürdürülmesi gerekiyor. Aksi halde, gidenin dönüşü kolay olmadığı gibi beklentileri sarsan bir yer için yeniden ilgi oluşturmak hiç de kolay olmasa gerek.

***

Yılın en güzel haberi AS Partinin kuruluş duyurusu,

Asubayların eğitim seviyesinin geçmişteki –ki halen sınav zamanı eğitim, tatbikat, görev planlandığını zaman zaman duyuyoruz- yasaklara rağmen, kendi çabalarıyla yükselmiş olduğunu, ordumuzun her işinin temelinde asubayımızın olduğu, en çetin şartlar altında Mehmetçik ile omuz omuza çalıştığını, büyük yasal sorumlulukları yetkisiz olarak yerine getirdiğini, yazılarımızda ele alageldik, bugüne değin.

Bu denli sorumlulukları yerine getirmiş, toplumla iç içe bulunmuş insanların siyasi açılımlarının da olması beklenmekteydi.

Israrla sürdürülen akılcı mücadelelerin sonuçları zaman içerisinde görülmeye başlıyor.

Hedefler, idealler en büyük motive aracı, insan için.

Yazmaya ilk başladığım 2005 yılında naçizane hedef koyduğum 10 yıl sonrası, bugünlere denk gelir şekilde bir asubayımız tarafından doğal bir şekilde kuruluş çalışması duyurulan AS Parti, her şeyin üzerinde toplumsal bir çalışmadır. Ve bununla birlikte, iki yazıdır AS Partiyi yazmaya başladık.

AS Parti, kuruluş için yeter sayıya ulaşmış, kimi il ve ilçe başkanlarını duyurmuş, Ocak 2015’de kuruluş başvurusu için etkin bir yapılanma süreci içerisinde olduğu görülmekte.

Böylesi bir medeni girişiminden dolayı meslektaşımız, As Parti Kurucu Genel Başkan adayı Cavit Kayıkcı başta olmak üzere, kurucu katılımcıları, Kurucu Başkan adaylarını, partiye gönül verenleri yürekten kutluyoruz.

***

İdareye kalırsa bir 63 sene değil, 630 yıl da geçse, 47 değil 470 bakan da değişse, beklediği adalete asubayımız, kavuşamaz. Bu nedenle asubayı yine asubayın ortaya koyduğu iradesinin başarıya ulaştıracağı görülmektedir.

Yeni yılın tüm camiamıza, milletimize birlik, beraberlik içinde dayanışmalara, başarılara, sağlık ve mutluluklara vesile olmasını diliyorum.

Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Bu mücadelenin bir çok önderi vardır, ilk önce bu arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunmalıyız. Gerçek demokrasilerde sınıfların onlarca STK 'na üye olurken bizdeki rakamların çok az olması toplumsal konuların duyurulmasında önemli engeldir.

"BU ÇOCUKLARA BİR VERİRSEK İKİ İSTERLER" sözünü söyleyen kafa yapısı demek ki kendisini işveren, biz assubayları işçi gördügü kesin! Kendileri bu ülkenin gerçek sahipleri, bizleri köleler gören zihniyetinin açık göstergesidir.

Her yasanın şekil vericileri, milyonları bulan bu sınıfı 21. yüzyılın 1982 anayasasının prangaları ile eziyorsa, NE VERİRSEK ONUNLA YETİNECEKSİNİZ anlayışını idame ettiriyorsa bu son bulmalıdır.

Assubayların hiyerarşi ve statü sorunları yoktur. Bu yaklaşımı bu önemli vurguyu devamlı yapıyoruz. Tek talebimiz; hukuksuzlukların, keyfi uygulamaların sona ererek, sadece  adaletin sağlanmasıdır.

Bunun gerçekleşmesi, görevdeki personelin moral ve hizmet motivasyonunu arttırıp, emekli personelin aidiyet duygusunun yeniden tesisini sağlayacaktır.

Hiç bir hukuksuzluk hiyerarşi kılıfı ile haklı gösterilemez!

Değerli arkadaşlarım,

Yaşadıgımız dönem artık hakların alınma şekileri itibari ile farklıdır. Bu konuda sistem değişmiştir.!

ÖZGÜRLÜK SANA GELMEZ, SEN ONA YÜRÜYECEKSİN ARKADAŞ...

Astsubay bu milletin emrindedir. Hakları kimsenin iki dudağı arasında olamaz.

Hiyerarşi, vatan savunması gibi söylemlerden artık bıktık.

Assubaylar görevine uygun saygınlık ve şefkat aramaktadır.

Bunu TAS Sendikası başaracaktır.

Siz istediğiniz zaman değil, her zaman hakkımızı söke söke alacağız.

Keşke lafını sevmem. Daha ilk günleri idi sendika yolculugunun, Sayın Temad Başkanı'mız aranmış, her yol denenmiş, randevu talep edilmiş yanıt alınamamıştır. 30 Ekim günü tekrar randevu talebi yanıt bulmuş fakat bir saat kırk beş dakika genel merkez bekleme salonunda sadece bir kaç adım mesafedeki başkan kabul buyurmamıştır. Başka bir acı da genel merkezdeki hiç kimse bir hoş geldiniz yaklaşımında bulunmamıştır.

Keşke bu yola birlikte çıkılsaydı, nedenlerini koltuk aşkı ile assubay sevdası arasına sıkışmış kafalarda aramak gerekir!

BU BİR SINIFSAL HAK VE EMEK MÜCADELESİDİR.

BU TÜM DEMOKRASİYİ BENİMSEMİŞ TOPLUMLARIN İŞLEVİDİR

TÜRK ASSUBAYININ, SENİN ARKADAŞLARININ BAŞLATTIĞI AVRUPAYA ENTEGRE EDENLERE ÖZEL KALEMŞÖRLERİN İLE NE YAPTIN BAŞKAN?

 **HAİN VE GENELKURMAY AJANI DİYE SÖZDE BİATÇILARINI ÜZERLERİNE  SALDIRTTIN.**

İzledigimiz yol  evrensel hukuk ve anayasal yoldur. Her yapılan bu mazlum sınıfın kazanımları içindir. Ücret emeğin karşılığıdır.

"Devlet, çalışanlarının yaptıkları işe uygun, adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır" der...

Çıktıgımız yolda sabır ile yol alıyoruz. Roma'daki yaşananları hissedebiliyor musunuz?

  • Yapılan oylamada Türkiye Astsubay Sendikası (TAS-SEN) Büyük alkışlarla ve coşku ile Euromil Asker Organizasyonuna kabul edildi. Güney Kıbrıs Başkanı toplantıyı terk ederek protesto etti. Diğer ülke temsilcileri bu tutumu kınayarak ve tek tek gelerek Türk ekibini tebrik ettiler.  TAS-SEN ayrıca Montenegro (Karadağ), Slovenya, Makedonya ülkelerinin bulunduğu Balkan Grubuna liderlik edecek.

Toplantıda görevdeki ve emekli Assubaylar’ın sorunları, Astsubay İntiharları, Mali ve Sosyal haklardaki eşitsizlikler, İnsan Hakları İhlalleri, Orduevleri yasakları olmak üzere hemen hemen tüm sorunları tek tek anlatıldı.

Toplantıda ayrıca konferans veren, Avrupa Parlamentosu üyesi Ana GOMES  ile görüşen Genel Başkan Ahmet ZENGİN, Assubaylar’ın sorunlarının Euromil tarafından AB de gündeme geleceğini ve yakında Nato ve Avrupa komisyonunun dikkatlerinin bu alana  çekileceğini ifade ettiler.

Allah utandırmasın. Saygı ve sevgilerimle...

Atilla ABAYLI *İZMİR

TAS-SEN MİSYONU

Mart 03, 2014

Değerli Assubay Meslektaşlarımız,

TSK'yı ayakta tutan, üreten, ideallar uğruna terini, kanını, canını feda eden assubayların yaşadıkları haksızlıkları, baskıları hepimiz yaşayarak öğrendik,  biliyoruz. Bizleri derinden yaralayan ise, bu haksızlıkların kendi kurumumuz tarafından yapılmış olmasıdır!

Yıllardır bu sorunların sona ermesini bekledik. Ne yazık ki NATO'nun en büyük güçlerinden olan TSK, subaylarına her türlü maddi, manevi kazanımları sunarken, bizlerden adaleti bile esirgemiştir!

Bu konuda yıllardır TEMAD öncülüğünde mücadelemiz devam ettirilmektedir. Ünlü düşünür Einstein "ön yargıyı ortadan kaldırmak atomu parçalamaktan daha zordur" demiş. Biz bu zoru başarmak, mücadelemizi farklı bir kulvarda yürütmek için Türkiye Assubayları Sendikası'nı kurmuş bulunuyoruz. Sendikamız TEMAD'a muhalif bir sendika olmayıp, zaman zaman birlikte güçlerimizi birleştireceğimiz bir sivil toplum örgütüdür.

TEMAD dışında da mücadeleye destek veren arkadaşlarımız ve oluşumlar var. Örneğin; 1970' li yılların mücadele ateşini yeniden yakarak mücadeleye bayraktarlık yapan www.emekliassubaylar.org websitesi...

Bunun için lütfen 'ön yargısız' bizlerin çalışmalarını izleyin. Elbette sonunda desteklemek veya desteklememek sizin tasarrufunuzda olan bir değerlendirmedir.

Site üyelerinin ve sitenin basın bölümü olan Assubaylar Güç Birliği Platformu'nun başardıklarını her zaman minnettarlıkla anıyoruz. Şimdi "TEMAD dışında bir kuruluş" diyerek bunları dışlamamız mümkün mü? Elbette mümkün değil. İşte sendikamız da böyle bir misyonu üstlenecek. Üstelik, uluslararası bir kuruluş olan EURO-MİL üyesi olarak mücadelemize uluslararası bir güç katacaktır.

Sendikamız yasal prosedürleri tamamlamış, diğer kuruluş ve örgütlenme çalışmalarına hız vermiştir. En kısa zaman içinde, sizlere çok umutlu çalışmalarımızı ve bunların sonuçlarını vereceğimize inanıyoruz.

Biz, haksızlıklarımızı ne yazık ki yeterince anlatamadık! Bizi bir çok kurum ve kişi, bir eli yağda bir eli balda görmektedir. Her emek kutsaldır ama, örneğin; mahalle bekçileri, ziraat teknisyenleri, ev ekonomistleri, meclis stenoğrafları gibi meslek gruplarından daha önemsiz görülerek, bunlardan daha alt derece ve kademeden göreve başlatılma adaletsizliğimizi bilmiyorlar. Kendimizi hukuki gerekçeleri ile kamuoyu ve ilgililere aktaracağız. İnanıyoruzki, farklı bir kulvardaki bu çalışmamız mücadelemize büyük bir ivme katacaktır.

Bize uygulanan sosyal, ekonomik ve insani haksızlıklar, görevdeki arkadaşlarımıza sicil, tayin, ceza baskısı ile yapılan mobbingler sonucu bir çok kardeşimiz en yüce değer olan canlarına kıymışlardır. Biz bu ölümlerle bile haksızlıklarımızı anlatamayınca, TEMAD Gn.Mrk. "ÖLÜM ORUCU" kararı almıştır.  TAS-SEN olarak yapılacak her türlü eyleme destek veriyoruz. Karşı olduğumuz, hiç bir değerin geri getiremeyeceği, canlara mal olabilecek ya da çok ağır sonuçları olacak "ölüm orucu"dur! Keşke çadır eylemi ve açlık grevi kararı alınmış olsaydı. Bu eylemlerin başlamasına müteakip, yetkililerin konuya sağduyu ile yaklaşmalarını ve hiçbir kardeşimizin burnunun kanamamasını diliyoruz.

Atilla ABAYLI

Hukukun Üstünlüğüne  İnanıyoruz!

Bu güzelim ülkede zaman zaman demokrasinin erdemi tartışılsada değişen ve bilinçli bir topluluk oluşarak önlerine gerilen setleri yıkmasını bilmiştir tarihte. Çıktığımız yol açıktır. Hantal yapılardan kurtularak demokrasiyi özümsiyen HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE inanan ÜSTÜNLERİN HUKUKUNU yıkacak bilinçli bir sınıftır assubaylar.

Sendika yoluna çıkarken karşımıza çıkacak her türlü engellemeleri aşacak bir bilgi ve güvene  sahip bir gurubumuz var.

Bu güne dek sendika kurulumları ile yapılan her türlü engellemeler yargı kararı ile son bulmuştur.

4688 sayılı kanunun 15 nci maddesinin bir hükmünün kalmadığı görülmektedir.

Bu maddeye tabi iş kollarından hangisi sendika kurarsa kapatılması karşılığında hukuk yolları çalışanlar lehinede  açılmış görülmektedir.

4688 sayılı kanunun 15/f maddesinde ismi geçen SİLAHLI KUVVETLER MENSUPLARININ da SENDİKA kurma zamanı gelmiştir. Ve ''TÜRKİYE ASSUBAY SENDİKASI'' TAS  04 ŞUBAT 2014 günü kurularak vede 12 şubat 2014 günüde AVRUPA ASKER SENDİKALARI EUROMİL e üye olarak kabul edilmiştir.

Sendikamız TEMAD ın bir alternatifi ve KARŞITI değildir.

Kurulacak sendika TSK lerini yıpratmaya yönelik bir girişim olarak algılanmamalıdır. TSK lerinde SENDİKAL faaliyetlerin önünün açılması için atılmış bir adımdır. DİYALOG yollarını açık tutmak ve taban ile tavan arasında bir köprü oluşturmak için atılmış bir adımdır.

Kurduğumuz sendikaya emekli ve muaazaf arkadaşlarımız, maaş alan eş ve çocuklarıda katılabilecektir.

Arkadaşlarımızı bu konuda duyarlı olmaya ve sendikal yaşama geçişte katılımları ile destek vermeye çağıracağız. Bazı eksikliler ve ilgili kurumlar ile yazışmalar devam etmektedir.

Sendikamızın merkezi İstanbul olarak belirlenmiştir.

Bu yol bizlere giydirilen çaresizlik gömleklerini yırtacagımız yoldur!

Bizler bir ekibiz. Dolayısıyla bizim bunun içini doldurmamız lazım. İnandığımız bir dava var. Bir hedefimiz var. Bir idealimiz var.

Yani kuru bir kalabalık falan değil bir ideallerin insanlarıyız bizler.

Bir takım değerlerimiz ve bu ülkeye gençliğimizi vererek hizmet etmiş bir TSK assubayları olarak yıllanmış ön yargıların ve 1982 anayasının köleleri olmama adına;

Bu atılımı yapacak gücümüz, ekibimiz, davasına inanmış insanlarımız hazır.

BUYURUN SİZLERİDE ARAMIZDA GÖRELİM DİYE ÇAĞRI YAPACAĞIMIZ GÜNLER GELİYOR.

 

TÜRKİYE ASSUBAY SENDİKASI

TAS-SEN, EUROMİL (Avrupa Askeri Birlikler Örgütü) Üyesi Olarak yol almaktadır.

Avrupa Askeri Birlikler Örgütü (EUROMIL) Avrupa'daki tüm rütbeli askeri personelin sosyal ve mesleki çıkarlarını teşvik etmektedir. Organizasyon Avrupa çapında, ortak konularda ve profesyonel askeri birlikler arasındaki işbirliği için çalışan  bir forumdur. EUROMIL çeşitli uluslardan 40 adet askeri dernek ve sendikanın şemsiye örgütüdür.

Euromil’in Kazanımları Neler Olacak?

Görevdeki tüm assubaylar sendikal haklar kazanacak. Haklarının pazarlığında masada olacak. Muazzaf assubayların gerektiğinde grev ve iş bırakma hakları olacak. Emekli assubayların haklarının, görevdeki meslektaşları ile aynı seviyeye getirilmesinde, aradaki ekonomik makasın kapanmasında söz hakları olacaktır.

TAS-Sen Camiasına Hayırlı Olsun

Özellikle kurucu genel başkanımız Sn. Ahmet Zengin'in ve değerli üyelerimizin yoğun çabası ile bu başarıya imza atılmıştır. TAS-Sen, Euromil’e kabul edilerek gücüne güç katmış ve Assubayların sorunlarını AB ve Avrupa Parlamentosuna taşıma fırsatı yakalamıştır. TAS-Sen kurulduğu günden itibaren Assubayların her türlü sorununu büyük bir açık yüreklilikle dile getirmiş ve bu konuda önemli çalışmalar yapmıştır. Özellikle çalışkan ve samimi ekibi ile bu yola çıkan TAS-Sen, Euromil’e de girerek büyük bir başarı sağlamıştır. Görünen o ki TAS-Sen daha çok başarılara imza atmaya devam edecek.

Saygılarımla...

 

Atilla ABAYLI
TAS-SEN

Kolay değildir yıllarca beklemek.

Kolay değildir yıllarca kıyıda öylesine bağlı yelkenliyi denizlere çıkaracak kaptanı bulmak!

O günlerin hayalleri ile umut ile sessizce koydaki tek ağacın gölgesinde hem ufuklara ve de yelkenliyi umutsuzca izlemek...

Emekli olduğumda Bodrum ımsık hava alanında ilk sivil deneyimimi yaşadım. Hava alanının sahibi varlıklı bir bey allah rahmet eylesin İbrahim Fuat IMSIK. Gümbetteki dev yazlığında kalıyorum. Akşam olunca dev villasında koskoca masalarda o günün tüm şöhretleri ve zengin kesimi ile yemekteyiz. Gazetecisinden tutun da o günlerin bakanları var bu sofralarda.

Beni en fazla etkileyen SADUN BORO olmuştu. O yıllarda 1988 tüm insanlar tarafından bilinen deniz aşığı Boro bey... Deniz, yelken, kaptan ve rüzgar tabii ki balık konularını dinlemek bir keyifti..

Biz assubaylar da kıyıda kaptanını bekleyen yelkenliler gibi ta ki 2006 yılına dek suskun, çaresizlik gömleklerini giymiş koydaki tek gölgeli ağaca yaslanmış kaptanını bekliyen insanlardık.

www.emekliassubaylar.org  sitesi, bu yelkenliye ilk startı veren sayın ERSEN GÜRPINAR ve bir kaç arkadaşı idi.

Yıllar yılları takip etti bu günlere geldik. Yazan, çizen, konuları özümsemiş hak ve hukukunu anayasal çercevede assubay toplumuna yakışır şekilde sabırla yol alan bir noktaya geldik.

Sayın TEMAD genel başkanımız AHMET KESER  seçildiğinde bayram yaptık.

İŞTE, KIYIDAN AÇIK DENİZLERE BERABER YOL ALACAĞIMIZ KAPTANIMIZ DA HAZIRDI.

Rüzgar öylesine güçlü ki tüm sınıfımızdaki heyacanının tavan yaptıgı günler. Her birimiz AHMET KESER olmuştuk. Mutlu, umutlu ve büyük beklentiler içinde idik.

Yaşadıklarımızı ve bu günlere gelinen noktadaki analizi siz saygıdeğer arkadaşlarıma bırakıyorum.

Deniz tehlikelidir!

Rüzgar durdu şimdi.

OKYANUSTA RÜZGARSIZ YELKENLİ GİBİYİZ!

Yelkenli bir gemi düşünün ve elinde pusulası olan, denizleri iyi tanıyan, güçlü, akıllı bir kaptanı olan… Tayfaları olan…  Kaptanı olmayan bir gemi uçsuz bucaksız, fırtınalı denizlerde kaybolmaya batmaya mahkumdur.

Bu bir ekip işidir biliyoruz. Kaptan tek başına koskaca gemiyi, yelkenliyi nasıl yönetir? Yelkenlinin her bir yanında başta, kıçta, iskelede, sancakta, direkte insanlar vardır.

Kaptan ''iskele alabanda, yelkenler fora'' komutu ile ekip ne ve neler yapacağını bilenlerden oluşmalıdır.

Bu yelkenlide hep birlikteyiz!

Umuda birlikte yelken açtık...

Yıllar öncesinden defalarca dile getirilen bir konuyu çok aylar öncesinden planlı bir şekilde bir çok hukuk adamı ile görüşerek ve bu ülkenin siyasi otoriterilerinin ''ULUSLAR ARASI''  imzaladıkları evrensel işlevlikteki bir SENDİKA konusunu dile getirerek ilk adımlar atıldı. Daha yolun başındayız, neler ile karşılaşacağımızı, nasıl aşacağımızı biliyoruz.

Bu ay avrupa asker sendikaları merkezi EURO-MİL 12 ŞUBAT günü TEAS ismini verdigimiz (TÜRKİYE EMEKLİ ASSUBAY SENDİKASI ) BRÜKSEL * BELÇİKA ayağını resmileştirmiş olacağız.

Şu günlerde sadece izlemenizi bekliyoruz sizlerden, o kadar.

Ülkemizde içinde bulunduğumuz sistem, Assubayları açlık sınırına mahkum etmiş, görevdeki üniformalı meslektaşlarımızı ise insan hak ve onuruna yakışmayan birtakım haksız uygulamalar ile  karşı karşıyadır.

Darbeler yapılmış subay ve emeklileri, mevcut kanunlarla garanti ve koruma altına alımıştır. Oyak başka bir çarpık kuruluş ve sitemdir. Generallere emekli olurken müthiş tazminatlar İş % 60 hisse sahibi Assubaya gelirken dalga geçilmiştir. Daha binlerce hukuksuz ve insan onuruna yakışmayan uygulamalar ile Astsubay ve emeklileri sefalete sürüklenmiştir.

Bu mümtaz camia ile daha fazla oyun oynatmayacağız. Dişe diş mücadele edeceğiz ve bu durumu dünya geneline duyuracağız.

Bizlerin haklarını görmediniz, tenis topu gibi bizimle oynadınız, haklarımızı istediğimizde, yüce askerlik mesleğini emir Komuta zinciri, hiyerarşi gibi duygularımızla oynadınız.

Yıllarca ordumuzun sırtımızda yükünü çektik. Gelecek arkadaşlarımıza onurlu bir düzen bırakma uğraşındayız.

Eleştirenlere teşekkür ederiz. Biz bir gurup inanmış ekibiz.

TEMAD bizim gözbebeğimizdir, ayrımız, ayrılığımız yoktur.

Atilla ABAYLI

SENDİKA VE HAMALLIK

Şubat 10, 2014

Hamalların teşkilatlandığı Tahtakale’nin dar sokaklarından aldığınız yükleri siz taşıyamazsınız. Bazen yanımda oğlumla ticaret yaptığım dönemlerde, sırtımızdaki yükleri Süleymaniye camiinin otoparkındaki aracıma ikimiz çıkarırdık. Daha ağır yükleri omzuma ben, alırken oğlum Gökhan ufak poşet ve çantaları taşırdı. Bizi seyreden bir esnaf bana seslendi ”Hamal, İşin bitince bana gel” Yüklemeyi bitirdim ve bir çay içmek hevesiyle, dükkanının önündeki küçük tabureye oturdum.

  • Hemşerim nerenin hamalısın?

Güldüm.

  • Ne gülüyorsun hamal dediğin ciddi olur.

Oğlum sinirlendi.

  • Babam hamal değil! Ben üniversitede okuyorum. Kendi işimizi yapıyoruz.
  • O halde rahat hamallık yaparsın, alışkınsın.
  • Gel o zaman buradaki hamallık sistemini sana anlatayım dedi.

Sevinmiştim. Oğlum belki de  benim ömrümce anlatamayacağım dersi o esnaftan alacaktı. Fakat ben de öğrendiklerimle Sendikalı olmanın faydasını o gün öğrenmiştim.

Bak evlat buradaki bir hamalın günlüğü 100-150 liradır. Öyle her önüne gelen burada hamallık yapamaz. Hamal olmanın hava parası burada 5000 liradan başlar.

Burada hamallığın teşkilatını; Siirt’ten İstanbula gelen Zaro Ağa kurdu. Bir ilke imza attı.

Hamallar Zaro Ağayı kendilerinin başı sayarlar, 157 yaşında öldüğünde tüm hamallar bir hafta yas tuttular.

Hamallıkta katı bir teşkilatlanma var. Çalışmaları olabildiğine sert kurallarla ve sistemli olarak gerçekleşiyor. Bir hamalın çalışma saati sabah 09:00'da başlıyor, 18.00'e kadar sürüyor. Öğle yemeği için bir saatlik paydos var. O saatte hamallar kesinlikle yük taşımıyorlar. Yük olsa bile taşıma işine ara veriyorlar. Yani bir devlet kurumundaki mesai  burada da geçerli. Hamalların çalışıp çalışmadığını denetleyen ayrı görevliler bulunuyor. Herhangi bir hamalın yüz kızartıcı bir suç işlemesi halinde görevine ya son veriliyor ya da geçici olarak bir süre iş yaptırılmıyor. Bu olaya "yolsuz etmek" adı verilir. Bu yolsuz etme cezası bazen bir gün, bazen bir hafta bile sürebiliyor.

Parselleme

Düzeninden taviz vermeyen bir sistemle işleyen hamallık teşkilatı İstanbul'da bölge bölge parsellere ayrılmış durumda. Mesela; hamallar kendi aralarında Tahtakale bölgesini üç bölüğe ayırmışlar. Bölükler, Asma altı, İpçiler, Kazcılar hamal bölüklerinden oluşuyor. Bir bölük diğerinin sınırları içinde mal taşıyamıyor, mal indirip—bindiremiyor. Bir hamal bir hamal grubunun bölgesinde mal taşıyamadığı gibi, bir vatandaş da bir hamal bölgesinde kendi malını taşıyamıyor. Bir esnaf dükkanına gelen malı arabadan kendisi indiremiyor. Bununla da kalmıyor; hamal mafyası yüzünden bir iş hanının bir katından bir katına dahi bir malı taşıyamıyorsun. Hamallar elinden alarak malını taşıyorlar. Parayı da istersen ödeme!

Bölgelerin hamallarının yanı sıra iş hanlarının içinde ayrı hamal grupları var. Bir bölgeden bir bölgeye bir yük taşınacağı sırada mallar şu sıralamadan geçmek zorunda, tabii vatandaşa taşıttırılmadan: Önce malın çıkacağı iş hanından bir grup hamal malı iş hanının dışına çıkarır, dışarıya çıkarılan malı bir başka hamal grubu kamyona yükler, eğer mal bir başka bölgeye gidecekse, yükün indirilmesi de o bölgenin hamalı tarafından yapılır. Daha sonra indirilen mal oradaki iş hanının içindeki hamallar tarafından esnafın iş yerine götürülüyor. Böylesine yapılan hesaplar, masum görülen hamallığın aslında gerçek yüzünü ortaya koyuyor. Tabii tek sorumlu bu mesleği mafyalaştıran kötü niyetli insanlar.

Hamalların bölgeleri parsellediklerini dile getiren Yeşil direk esnafı çok şikayetçi:

"Kendi dükkanımıza kendi malımızı taşıyamıyoruz. Adamlar çete olmuşlar. Güya seçimle kahyalar seçiliyor ama bu seçimler göstermelik. Esnafa kıyağı kim geçiyorsa o seçiliyor. Bazen de malını taşıttırmak zorundasın, o zaman da taşımıyorlar ya da çok fazla para istiyorlar. Malını taşıttırmayanları dövüyorlar bile."

Oğlumun gözü fal taşı gibi açılmıştı.

  • “Vay be burada hamal olmak da kolay değilmiş baba” dedi.

Üniversiteyi başarıyla bitirdi. Şimdi ikincisini bitirmek üzere. O günden sonra adeta bir Arap atına dönmüştü.

Astsubay olarak meslekte yıllarca çalıştık. Şerefimizle emekli olduk. Açlık sınırının altında emekli maaşımız.

Meslekteki kardeşlerimizin de sorunları, haklı talepleri, şikayetleri var. Bizim galiba başaramadığımız sorunları birlikte aşmak sadece sendikalaşmaya bağlı.

Temad’da bizim sevdamız, ısrarla söylüyoruz. Ancak görevdeki ve emekli  kardeşlerimiz bizden çözüm adımlar beklemekteler. Bunu kim atarsa atsın. Allah Assubaylar için bir tuğla koyandan razı olsun.

Bir hamal  örgütlü çalışırken ve bunu başarırken, biz neden başaramayalım?

Yıllarca ordumuzun sırtımızda  yükünü çektik. Şimdi 4x100 bayrak yarışında, bayrağı teslim ettiğimiz kardeşlerimizde koşmaktalar. Onlara iyi ve yaşanabilir bir dünya teslim etme peşindeyiz.

Eleştirenlere teşekkür ederiz. Biz  bir gurup inanmış ekibiz.

Avucumuzdaki kalemi kendi hür vicdanımızla yazarız. Onu başkasına yazdırmayız.

Bizi kullanacak, beynimizi satın alacak da, daha anasından doğmadı.

TEMAD bizim gözbebeğimizdir, ayrımız, ayrılığımız yoktur.

 Şeytan da boş durmuyor,
ŞEYAN AZAPTA GEREK,
İNSAN SURETİNE BÜRÜNMÜŞ ŞEYTANIN ADI DA”TAGUT”TUR.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
“Hüküm vermek yalnızca Allah’a aittir.” [Yusuf: 40]
İŞLENMEMİŞ GÜNAHIN HESABINI ALLAH DA SORMAZ.

Sendikanız hayırlı olsun!...

 

Ahmet ZENGİN


1930 Yıllarında TSK'nın düzenli orduya geçişi ile başlıyan bir sürecin sonunda bugün gelinen nokta;

  • "Benim teğmenim 30 yıllakta olsa bir assubaydan az maaş alamaz" utanç mantığı!
  • Bir Amiralin "namütenahi haklar içinde kaybolduk, yüzümüzü astlarımıza dönemedik" itirafı!
  • Bir başka generalin "bir verirsek iki isterler" işveren yaklaşımı!

Bunlar gibi 'üstün insan psikolojisi ile' defalarca demokrasiye yapılan mudehaleler sonrasında elde edilen haklar ve 1982 anayasası ile yüzbinlerce assubayın kaderini iki dudak arasına almış bir sistem!

Yıl 2014. Takvim yaprakları bir birini takip ediyor...

  • ARTIK DUR!
  • ARTIK YETER!
  • 21.YÜZYILDA KÖLE DÜZENİNİN SONU GELMEDİMİ?
TÜRKİYE ASSUBAY SENDİKASI ** TEAS *

Ülkemizin içinde bulunduğu sistem; assubayları açlık sınırına mahkum etmiş, görevdeki meslektaşlarımızı ise insan hak ve onuruna yakışmayan bir takım haksız uygulamalar ile meşakkatte en ön sırada olurken, paylaşımda ve adil sosyal haklarda görmemezlikten gelinmesi sonucunu doğurmuştur. Subayı birinci sınıf ve üstün zümre, emekli subayı Türk Silahlı Kuvvetler'inin vakıfları aracılığı ile Roketsan - MKE - Aselsan - Havelsan - Tai - Mehmetcik Vakfı vb. gibi vakıflara yerleştirip, onlara altın tepside bir hayat sunarken assubayların emeklisini açlığa mahkum etmiştir.

Bu sistemi yıkacağız!


EUROMIL ve TEAS HAKKINDA BİLGİLER
  • Euro-mil  nedir?

Avrupa Askeri Birlikler Örgütü (EUROMIL) Avrupa'daki tüm rütbeli askeri personelin sosyal ve mesleki çıkarlarını teşvik etmektedir. Organizasyon Avrupa çapında, ortak konularda ve profesyonel askeri birlikler arasındaki işbirliği için çalışan  bir forumdur.

EUROMIL çeşitli uluslardan 40 adet askeri dernek ve sendikanın şemsiye örgütüdür.

1972 yılında kurulan organizasyon, batıda İrlanda, doğuda Rusya Federasyonu, kuzeyde Finlandiya'dan güneyde Kıbrıs'a kadar 27 ülkeyi kapsar ve EUROMIL bu yönüyle gerçekten Avrupalı bir organizasyondur.

EUROMIL bilgi ve deneyimlerini Brüksel'deki uluslararası sekreteryası aracılığıyla sunarak, üye derneklerin yaşadığı sorunlarda çözümü kolaylaştırır.

Organizasyon, Avrupa çapındaki askerlerin insan hakları, temel özgürlükler ve sosyal-mesleki çıkarlarını savunarak, bunları korumak ve ilerletmek için çaba gösterir.

EUROMIL, askerlerin eşit haklardan faydalanmasını ve tedavi gerektiğinde yanında olmayı taahhüt eder.

EUROMIL, özellikle sendika kurmayı, bağımsız askeri derneklerin bu sendikalara katılmasını, yetkililerin bunlarla düzenli bir diyalog içinde olmasını ve kadın askerlerin haklarını savunmayı ilke edinmiştir.

EUROMIL, asker, askeri sivil memurların atama ve sosyal haklarındaki mevcut tüm kısıtlamaları kaldırmak için hükümetler düzeyinde çalışır.

EUROMIL, AB sosyal ve iş mevzuatı içine askeri personelin dahil olmasını destekler.

EUROMIL,  dini ve politik olarak bağımsız politikalar izler.

Askeri birliklerin komuta zincirine tamamen saygılıdır. Başkaldırma ve isyana destek olmaz!

Derneklerin stratejik veya operasyonel  konularına yorum yapmak niyetinde değildir!

  • Türkiye bu kuruluşa üye olurken nasıl bir kazanım elde edilecek?

Görevdeki tüm assubaylar sendikal haklar kazanacak. Haklarının pazarlığında masada olacak. Muazzaf assubayların gerektiğinde grev ve iş bırakma hakları olacak.

Emekli assubayların haklarının, görevdeki meslektaşları ile aynı seviyeye getirilmesinde, aradaki ekonomik makasın kapanmasında söz hakları olacaktır.

  • Ülkemizin önceden imzaladığı ve yaptırımı olan uluslararasi asker sendikaları ve bilgiler nedir?

4688 sayılı Sendikalar Kanunu’ nun 15/J maddesinde T.S.K. mensuplarının sendikalara üye olamayacakları belirtilmiştir. Ancak Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar, Astsubay ve uzmanlara da sendika kurma ve üye olma hakkı tanıyor. Genel Kurul'una 1932 yılında üye olduğumuz ve sendikalılaşma-örgütlenme özgürlüğü tanıyan sözleşmesine 1949 yılında imza attığımız ILO yani Uluslararası Çalışma Örgütü bunun en bariz örneğidir.

Anayasamızın 90. maddesinde uluslararası antlaşmaların kanun hükmünde olduğu belirtilmiştir. Yani ILO sözleşmesi ülkemiz adına uyulması gereken bir kanundur.

Yine Anayasamızın 51/C maddesinde, önceden izin almadan sendika kurma ve bu sendikalara serbestçe üye olma hakkı kamu görevlisine tanınmıştır.

Taraf olduğumuz bir diğer antlaşma olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ nin 11/1. maddesinde sendika kurma özgürlüğü tanınmış, 11/2. maddesinde kolluk güçlerinin (Astsubay ve Uzmanların) sendika kurabileceği belirtilmiştir.

Ayrıca Türkiye’nin imza attığı BM Evrensel Beyannamesi, BM İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Korumaya Dair Sözleşme gibi bir çok antlaşmada örgütlenme özgürlüğüne yer verilmiştir.

  • Sendikamız ilk 'emekli' olarak görülüyor. Sonraki aşama nedir?

Kuruluş aşamasında öncelik emeklilerdir. Çünkü, Kamusen, Emekli Sen'i kurmuştur. Polisler bu konuda mücadele vermektedir. Bu konuda kanuni bir sıkıntı yoktur.

Asıl amacımız görevdeki meslekteşlarımızın sendikal hakkı kazandırmaktır.

Nihai ve son amacımız bir siyasal partidir.

  • Kimler üye olabilir?

Emekli assubaylar, onların eşleri ve çocukları üye olabilirler.

  • Üyelik şartları nedir?

Belirlenecek aidatı ödemek, toplantılara ve eylemlere katılmak.

  • Üye olunacak yer ve yerler nerededir?

İstanbul Genel Merkezi ve illerdeki şube başkanlıklarıdır.

  • Temad Genel Merkez Yönetimi ile bu konu görüşüldü mü?

Temad Başkanını  telefonla aradık. Ancak iletişim kuramadık! Mail olarak yazdık ve bilgilendirdik. Resmi işler bittiğinde toplantı isteyeceğiz.

Biz, Temad'ın karşısında ve alternatifi değiliz. Biz işbirliği ve diyaloğun yararlarına inanırız. Bazı odaklar tarafından 'ısrarla' çıkarılan dedikodu ve söylemler bizi üzer. Ancak unutulmamalıdır ki; iddia sahipleri, iddialarını 'kanun önünde' ispatla yükümlüdür.

Siyasal hareketimizde kimseden icazet almayız. TEAS-SEN bağımsız ve bağlantısız bir örgüttür.

Temad ise Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı bir dernektir!

  • Kuruluş ve ön işlemlerden sonra Genelkurmay Başkanlığı ile konu hakkında bir görüşme planınız varmı?

Evet MSB, Genelkurmay ve diğer kuvvet komutanlıklarından görüşme talep edeceğiz ve bu yolları titizlikle açık tutacağız. Eylemden önce tüm iyi niyet ve diyalog yollarını deneyecğiz.

  • Tüzük hazırlığınız ne durumda?

Hukukcumuz ve avukat assubay kardeşlerimiz ile kurucular kurulumuz bu konu hakkında çalışmaktadır.

  • Euro-Mil Başkanı ile görüştüğünüzü ve yazıştığınızı biliyoruz. TEAS-SEN, Avrupa Asker Sendikası'na ne zaman kabul edilecek?

EUROMIL 12.Şubat.2014 tarihli Genel Kurulu'nda başvurumuz görüşülecek. Sn. Bşk. Emmanuel JACOB mailimize cevap verdi ve çalışmalar başladı.

  • Temad ve TEAS, neden bir bütün olarak hareket etmiyor?

Tekrar edilirse; Temad Genelkurmay Başkanlığı ile ipleri koparmıştır. Yeni çıkacak personel kanunu hakkında olumsuzluklar var. Haklar konusunda huzursuzluklar devam ediyor.

Temad'ın kurumsal kimliğiyle başımızın üzerinde yeri vardır. Fakat kurumdaki kişisel egolar, bireysel tutum ve davranışlar bir camiaya mal edilemez. Her yiğidin bir yoğur yiyişi vardır!

Şu anda Sn.Ahmet KESER görevdedir ve başkandır. Genel Kurul, icraatları için O'na 14 ay süreyle yetki verdi. Süre sonundaki yapılacak seçimlerdeki iradeye bakacağız. Başarılı çalışmalarında her zaman desteğimiz sürecek.

Biz de bu camianın ayrılmaz bir parçasıyız.

Bazı değerli kardeşlerimiz bizi Temad'ın karşısındaymış gibi gösterme eğilimindeler. Bu tamamen yanlış ve haksızdır!

İşlenmemiş günahın hesabını Allah da sormaz!

Bize sabrederlerse güzel günleri birlikte yaşayacağız.

İtilip kalkılarak değil, insanca ve onurluca..

Saygılarımızla...

TEAS-SEN
Atilla ABAYLI

Herkes kendinden sorumlu. Ben vicdan muhasebesi yaptığımda inanıyorum ki; Kendi çapımda kimse benim kadar TEMAD genelmerkez  yönetimine destek vermedi. Kimse benim kadar yönetime saldırılara göğüs germedi. Kimse benim kadar bu davaya inanmadı. Bunları hiç bir zaman övünç vesilesi yapmadım. Şimdi gerekti söylüyorum; Dün bizlerin mücadeleye katkı çalışmaları ile isimlerini duyulanlar,  bugün olumsuzlukları eleştiriyoruz diye ahkam kesip akıl vermek istiyor. Kendilerine verilen görevle asıyor, kesiyor, haddimizi bildirmeye kalkıyor. Emeğe saygı ve katkı yok! Keşke site yönetimi açıklasada haklarımızı savunan mail kampanyalarına, komutanlara yazılan mektubu kimler iki dakika ayırdı, bilsek. İnanırım ki bu kişilerin katkısı yoktur. Tek yaptıkları polemiklerle kendi egolarını tatmin ederek gündem değiştirmek, gündemde olmak, kendilerini önemsetmek. Bunlara söyleyecek sözüm bile olamaz. Çünkü kişiler saygıları ve mücadeleye destekleri ile anılırlar. Dün Ahmet Keser'in aday olduğu genelkurula giderken Mustafa Erol'un şarkısını söyleyenler, seçim sonucundan sonra "Hepimiz Ahmet KESER'iz" diyorlar! Yarın inanıyorum ki "Çok yaşa Ali, Veli" derlerse şaşırmayın.

Kardeşim, dava arkadaşım Ersen Gürpınar'ın söylediği gibi "mücadele hislerle değil, akıl ve mantıkla yapılır". Mevcut yönetimin mücadele misyonu bitme noktasına gelmiştir. Genelkurmay ve kuvvet komutanlıkları kendileri ile görüşmüyorlar. Peki haklarımızı kiminle konuşup, koruyacağız. Bunları dile getirirsek, yol haritamız için önerilerde bulunursak, neden suç olsun?

Genelkurmay bizi dinlemezse, onlarla irtibatımız kopuk olursa, çözümü nasıl sağlarız? Hükümetle sağlayacağız deniyorsa  şu an hükümette 4 adet 3 yıl önce verilen teklifler olduğunu bilmekteyiz. Hadi buyrun elinizi kolunuzu bağlayan, meclise, başbakanlığa girmenizi engelliyen yok. Yasaların çıkmasını sağlayınız. Ancak, personel yasası da, disiplin yasası yan ödeme kararnamesi gibi süprizlerle çıkarsa ne yapacağız? Sadaka gibi verilen 100 lirayı "biz çıkarttık" diye övünecekmisiniz?

Sendika farklı bir olgudur. Mücadelede değişik bir alternatiftir. Kurulmadan faaliyeti proğramı, misyonu bilinmeden bu yargısız infaz niye? Üstelik bunu ahkam kesen ama mücadele çalışmalarında olmayanlarn yapması ne kadar acı, ne kadar düşündürücüdür?

ARTIK DUR DEMELİYİZ, YETER..

Bu sistemi yıkacağız

Darbeler yapılmış, subay ve emeklileri mevcut kanunlarla hakları garanti ve koruma altına alımış, imtiyazlı bir meslek yaratılmıştır. Oyak başka bir çarpık kuruluş ve sitemdedir. Generallere emekli olurken müthiş tazminatlar, iş, %60 hisse sahibi, Assubaya gelirken birikmiş aidatlara üç kuruş nema verilerek haklarının bulunduğu kurumla ilişiği kesilerek adeta dalga geçilmiştir. Daha binlerce hukuksuz ve insan onuruna yakışmayan uygulamalar ile Astsubay ve emeklileri sefalete sürüklenmiştir.

BİR KİŞİ HAYIR DİYEBİLİRMİ, YALANMI ?

Assubaylar daha göreve ilk adımı attıkları zaman ekonomik kayıplara uğrayıp, psikolojik olarak ezikliği hissettiren, göreve mahalle bekçisinden, ziraat teknisyeni, ev ekonomistinden, diğer memurlardan daha alt kademeden göreve başlıyorsa, doksan şubemizden kaçı bunu konuşuyor, fikir üretiyor? Lokallerle mutluyuz, gezilerle mutluyuz. Üzülen birşeyler yapmaya çalışan şube sayımız kaç? Allah aşkına, bir elin parmak sayısından az bile değilmi?

Arkadaşlar yazıyor, didiniyor, soruyor, sorguluyor. Sn. Başkan "ben sosyal medyayı muhatap almam" diyor. Başkan Yardımcısı, "yazın, yazın elinize ne gececek?" diyor ama işine gelince "şu twitti atalım, şu telefonları edelim" diyorlar. Toplum merak ediyorsa başkan açıklama yapmazmı? Başkan sadece kongrelerdemi konuşur? Ayrıca Genel Merkezde diğer yöneticilerde konuşma, yazma, fikir söyleme yasağımı var?

"Bu satırlar yalanmı? Allah aşkına söyleyin, yalvarırcasına seslere kulak verin" diyoruz ses yok!

Ülkemizde içinde bulunduğumuz sistem, Assubayları açlık sınırına mahkum etmiş, görevdeki meslektaşlarımızı ise insan hak ve onuruna yakışmayan bir takım haksız uygulamalar ile meşakkatte en ön sırada olurlarken, paylaşımda ve adil sosyal haklarda görmemezlikten gelmiştir. Görevde subayı birinci sınıf ve üstün ırk, emeklilikte  subayı Türk Silahlı Kuvvetler Vakıfları aracılığı ile Roketsan - MKE - Aselsan - Havelsan - Tai - Mehmetcik vakfı, Türk Hava kurumu vb. vakıflara yerleştirip onlara altın tepside bir hayat sunarken assubayının emeklisini açlığa ve yaşları sosyal yapıları ile uyuşmayan işlerde çalışmaya mahkum etmiştir.

Kimse laf üretmesin, kimse ahkam kesmesin, kimse gözünün körlüğünü görmeden başkasında çapak aramasın. Bizim tek amacımız var; mücadeleye destek, çalışmak ve başarmak. Bunu yapacakların yanındayız, hiç bir ikbal hiçbir kişisel egomuz olmadan.

Gelin birlikte diyoruz ses yok!

Sn.Keser ve ekibi mücadele rüzgarını fırtınaya çevirdi. Onlardan mücize beklemek haksızık olur. Ancak "içlerindeki sorunu hallederek mücadeleye daha güçlü odaklanmalıdır" diye yazıldığı zaman "Temad'a ültimaton verdiler" diye ortaya çıkanlar, ağzımıza sürülen bir parmak balla yetinceklermi, ne diyecekler?

İstanbul İl Başkanı (şimdi temsilci oldu) "assubaylara şiddeti basın açıklaması ile protesto edeceğim" diyor, Gn.Mrk. alelacele basın açıklaması yapıyor. Mücadeleyi yeniden başlatan bu site "gönül dostlarımıza şilt verelim. Vefa gösterelim" diyor genelmerkez alelacele Umur Talu'yu ziyaret ediyor. "Bir çok yerde eylem yapılsın. Paramız var, gazete ilanı" diyoruz, ses yok! Şimdi arkadaşlar mücadeleye güç katmak için "sendika" diyorlar. Kalıbımı basarım, eylem yaparlar. Demekki "sendikanın şimdiden faydası olmaya başladı" diyebiliriz.

EVET TEK AMACIMIZ MÜCADELEYE DESTEK, ÇALIŞMAK VE BAŞARMAKTIR.

BÖLMEK, PARÇALAMAK GİBİ YAKLAŞIM  SÖZ KONUSU OLAMAZ.

Yargısız infaz yapmıyalım, LÜTFEN..

Sevgiler saygılar esenlikler dilerim  

 

Atilla ABAYLI -İZMİR

Sayfa 1 / 2
genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
24 TEMMUZ 1923 LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASININ 99. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN... Bu antlaşma, Türk Ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış, büyük bir yok etme eyleminin yıkılışını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasal zafer yapıtıdır! Mustafa Kemal ATATÜRK Değerli Meslektaşlar...
Pazar, 24 Temmuz 2022
SITE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
KIBRIS BARIŞ HAREKÂTININ 47. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN... Değerli Arkadaşlarımız 20 Temmuz 1974 yılında Türk Ulusu ile bütünleşmiş, O’nun bir parçası olan Kıbrıs Türk Ulusu’na adadaki Rum tarafınca yıllardır yapılan zulüm ve katliamların dayanılmaz şekilde artması nedeniyle bunları önlemek için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Zürih ve Londra anlaşmaları i...
Çarşamba, 20 Temmuz 2022
SITE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
KURBAN BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN Saygıdeğer Meslektaşlarımız Bayramınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz. Her şeyin gönlünüzce gerçekleşeceği SAĞLIK, MUTLULUK VE HUZUR dolu nice bayramlar geçirmenizi diler sevgi ve saygılarımızı sunarız.
Cumartesi, 09 Temmuz 2022
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ