Genelkurmay ve TEMAD Üzerine

2011 yılı Temmuz ayında başlayan Yüksek Askeri Şûra şok kararlarla doluydu. Şûra'da değerlendirilmeye girmesi gereken, haklarında henüz hiç bir kesin yargı kararı olmamasına rağmen 14 general-amiral ile 58 albayın tutuklu bulunması nedeniyle terfide güçlükler yaşanmaktadır.

Söz konusu durumu görüşmek üzere Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL, Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN ve Genelkurmay Başkanı Org. Işık KOŞANER'in bir araya geldiği üçlü zirveden sorunun çözümüne yönelik bir sonuç alınamayınca, yürütme organı ile çalışmak istemeyen henüz görevde bir yılını doldurmamış Genelkurmay Başkanı Org. Işık KOŞANER'le birlikte Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Erdal CEYLANOĞLU, Deniz Kuvvetleri Komutanı Org. Eşref Uğur YİĞİT ve Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Hasan AKSAY’ın emekliliklerini istediği 29 Temmuz 2011’de basına yansıdı.

Bu istifa şeklindeki emekliliklerden sonra, Jandarma Genel Komutanı Org. Necdet ÖZEL, Jandarma Genel Komutanlığı kuvvet komutanlığı sayılmadığı için ilk olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı. Ardından, önce vekâleten sonra da asaleten Genelkurmay Başkanlığına getirildi.

2011 yılı Temmuz, Ağustos ayları komuta kademesi için böyle geçerken, Ekim ayı da assubaylar için önemli değişikliklerin olduğu bir dönem oldu.

Yapılan Genel Kurul sonucunda (E) Kd.Bşçvş. Ahmet KESER'in listesi: 147, (E) Kd.Bşçvş. Mustafa EROL'un listesi: 139, (E) Kd.Bşçvş. Cengiz Erten'in listesi: 13 oy alarak, dokuz yıldır görevde bulunan TEMAD yönetimi el değiştirmiş oldu.

Yeni göreve başlayan TEMAD Yönetimi, assubay sorunlarının çözümüne yönelik olarak Genelkurmay Başkanı Org. Necdet ÖZEL ile ilk görüşmesini 23 Kasım 2011’de, ikinci görüşmeyi 03 Aralık 2011’de gerçekleştirir.

Görüşmelerin içeriğine ilişkin detaylı  bilgileri, istifa eden TEMAD Genel Sekreteri Yalçın KAÇAR ve TEMAD Yönetim Kurul Üyesi Sosyal İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Naim ÖRENGÜL’in Kamu Emekçileri Org sitesi yazarı Dede Ersel AKSU’ya yaptığı açıklamalardan öğrenmiş olduk!

Yapılan görüşmede, TEMAD Genel Başkanı (E) Kd.Bşçvş. Ahmet KESER’in “Assubaylar aidiyet duygusunu yitiriyor” tespiti üzerine, Genelkurmay Başkanı Org. Özel; TEMAD seçimlerini yakından takip ettiğini, “haklarınız için genelkurmayın önüne gelip bağırıp çağırmanızı istemiyorum, içeri girin çözelim” şeklinde beyanda bulunduktan sonra, çalışan ve emekli assubaylarla ilgili tek muhatabının TEMAD olduğunu, birlikleri dolaşarak sorunları yerinde dinleyebilmeleri için her türlü imkânı vereceğini, belirtir. Sonrasında ise, assubay özlük haklarıyla ilgili olarak hafta sonu da devam eden bir çalışma, başlatır.

Buraya kadar her şey çok güzel gelişmeler.

Genelkurmay Başkanlığı 2011 yılı Aralık ayı içerisinde assubayların özlük haklarını iyileştirmek için çalışırken, genelkurmayda başka bir çalışma ya sonuçlanmış veya yürütülmektedir. O çalışma bazı kadrolardaki personeli içeren, 09 Nisan 2012’de açıklanan zamlarıdır.

Açıklandığında sosyal medyada, radyo, televizyonlarda, basında büyük sosyal patlamalara sebep olacak olan zamlar; TEMAD ile başlatılmış olan assubay sorunlarının çözümüne yönelik süreç devam ederken 28 Aralık 2011’de Bakanlar Kurulu’nda imzalanmış, 09 Nisan 2012’de Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünce yayımlanmış ve 01 Ocak 2012’den itibaren yürürlüğe girmiştir.

Zam kararının 10 Nisan’da kamuoyunda duyulmasından sonra;

Sosyal medyada 17 Nisan 2012’de “Bu Kadarına Da Pes” grubu kurulmuş, yarım asırdır hak arayışını sürdüren emekli ve çalışan assubaylar, aileleriyle birlikte sosyal medyada “Bu Kadarına Da Pes” grubu altında toplanarak 220 bin kişiye ulaşmış, tüm basın, yayın assubaylardan söz etmeye başlamıştır.

Zam kararını değerlendirmek üzere 16 Nisan 2012’de TEMAD Yönetimi olağanüstü toplantı düzenlemiş ve Genelkurmay Başkanlığına TEMAD Genel Başkanı bir mektup göndermiş,

İşte bu zam ve bu günler, Genelkurmay Başkanlığı ile TEMAD arasında yürütülmekte olan görüşmelerin de kopuş yeridir. Birileri, başlamış olan kaynaşmaya müdahalede başarılı olmuştur.

Görüşme sürecine sekte vuran bu hadise bence, Genelkurmay ve TEMAD tarafından iyi yönetilememiştir.

Bence,

Genelkurmay Başkanlığı, TEMAD ile başlatılmış olan samimi görüşmeler, verilen sözler adına, yarım asırdır adalet bekleyen, intibak bekleyen, derece kademelerinin düzeltilmesini, sicil affını bekleyen assubaylara haklarını vermeden, 28 Aralık 2011’de Bakanlar Kurulu’nca imzalanan kararı ya tamamen iptal etmeli veya ötelemeliydi.

TEMAD’dan bağımsız olarak sosyal medyada bir araya gelen insanlar büyük bir kamuoyu yaratmış, TEMAD, Genelkurmay ve Hükümet üzerinde çok büyük bir baskı oluşturmuştur.

TEMAD, kendisinden bağımsız olarak meydana gelmiş olan bu iki yüz yirmi bin kişiden oluşan heyecanlı baskı unsurunu bence iyi değerlendirememiş, hâttâ grubun içine müdahil olmuştur.

TEMAD’ın yapması gereken, sosyal medyada bir araya gelen iki yüz yirmi bin kişiye; “adaletsiz zamlardan sonra meydana gelen bu durumu Genelkurmay başkanlığı ile değerlendireceğiz” şeklinde açıklama yaparak, toplumu bilgilendirmeli ve acil olarak Genelkurmay Başkanlığından görüşme talep edip, randevu almanın üzerine gitmeliydi. Bir mektup yazdı cevap alamadıysa –ki yazılan mektubun içeriğini bilmemekteyiz- bir daha yazmalı ve içeriğini ilkinde olmasa bile ikincisinde kamuoyu ile paylaşmalıydı.

Kasım ve Aralık 2011’deki görüşmeler ile bu zamların uygun düşmediği hakkında, Genelkurmayın düşüncesinin ne olduğu öğrenilmeye çalışılmalı, öğrenilen, kamuoyu ile paylaşılmalı, yol haritası ona göre düzenlenmeliydi.

Şu an itibariyle, görüşmeler tıkanmış durumda.

Görüldüğü kadarıyla Genelkurmay, TEMAD’ı muhatap almamakta, 10 Nisan 2013 günü NTV’ye konuşturulan Genelkurmay Assubayı ve Deniz Kuvvetleri Assubayı yoluyla da bu durumu deklare etmektedir.

NTV’ye konuşan Hava Savunma Kıdemli Başçavuş  Harun AĞPAK ve Elektronik Kıdemli Başçavuş Ayhan MERCAN’dan ziyade özlük haklarıyla ilgili daha kapsamlı bilgilere sahip maliyeci sınıfından assubayların konuşmasını tercih ederdim. Kaldı ki konuşmada, program yapımcısı Ahmet ARPAT’ın sorularına gereken kapsamda cevapların da her nedense veril(e)memiş olduğunu da izledik.

Hâlihazırda taslak olarak hazırlanıp MSB’ye gönderilmiş olan Personel Kanun Teklifi incelendiğinde, assubaylar için eskisine göre iyileştirmeler bulunmakla birlikte; eskiden yarbay düzeyinde olan özlük hakları seviyesi assubaylarca talep edilirken -ki günümüzde uzayan meslek süresi dikkate alındığında albay düzeyi hedeflenmelidir- assubayların binbaşı altında tutulmaya çalışıldığı, değişik tazminat oranlarına bakıldığında kıdemli başçavuşlar, başçavuşlar kimi yerlerde istikrarsız oranlarla değerlendirildiği, bilgilendirme notlarının aksine, başlangıç derecesinin 9/2 yerine 9/1 olduğu, 76’ncı maddenin 11’nci fıkrasında yer alan ve yıllardır TSK dışındaki memurlara uygulanan “Sürekli görevle atananlardan kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde bulunanlara, bu yörelerde fiilen çalışmak suretiyle geçirilen her iki yıl için bir kademe ilerlemesi daha verilir.” hususunun söz konu bölgelerde ağır hizmet koşulları altında ailece bulunmuş, görev yapmış olan emeklilere Geçici Madde-4 ve 102’nci Madde 3’üncü fıkrasında olduğu üzere intibakının sağlanması gibi pek çok hususun gözden geçirilmesi gerektiği görülmektedir.

Profesyonel orduya geçiş çalışmalarının sürdürüldüğü günümüzde, sözleşmeli er olacaklara aylık 1.600 ile 3.000 TL arası ücretin yanısıra sözleşmelerinin sonunda; 3 yıl sonrası: 25.000 TL, 4 yıl sonrası: 31.000 TL, 5 yıl sonrası: 37.000 TL, 6 yıl sonrası. 42.800 TL, 7 yıl sonrası: 61.000 TL alacak olmalarına rağmen, yeterince talep olmadığını görmekteyiz.

Hâlbuki hizmet yılı 37 yıl olan bir assubay 3.381 TL maaş alırken, emekli olması halinde ise emekli sandığından 69.400,62 TL almaktadır.

Açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşam sürmek yedek ve muvazzaf assubaylar için zorlukları beraberinde getirmektedir. Ekonomik ve sosyal kayıplar çok büyük.

İnsanlar kırgınlık değil, birliktelik, huzur, karşılıklı güven istemektedir.

TEMAD ile Genelkurmay Başkanlığı arasındaki tıkanıklığın, kırgınlığın giderilmesi, görüşmelerin yeniden başlaması en büyük dileğimizdir.

Dileğimizdir; çünkü ne yedek ve muvazzaf assubaylar başka bir devletin assubayıdır, ne de kanun teklifi hazırlamaktan kanunen sorumlu genelkurmay başka bir devletin genelkurmayıdır.

Ögeyi Oylayın
(51 oy)

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yorumlar  

#5 selçuk 27-04-2013 13:12
Magdur,cilekes,hak gasbina ugramis,yillardir haklari gozlerine baka baka hortumlanan aziz dostlar; Anadolu'da kliselesmis bazi deyimler veya idyumlar vardir birkacina bir bakalim mi? Suratinin rabbiyesi silinmis,suratina bakanin midesi bulanir,som agzini acdi gene,suratinda meymenet yok. Daha neler neler... Bu deyimleri aksama kadar yazsam bitmez.Şimdi gelelim meselemize; assb.larin hakli isteklerine cevap verecek,"evet haklisinin, siz demeden biz vermeliydik, hata bizde,kusura bakmayin gozden kacmis!!!!!" diyecek ZEVATIN SURATLARINI BIR INCELEYIN; hem sivil, hem de asker kanat,suratlarinda bir NUR !! goruyor musunuz? Gorenler yazsin ben ozur dileyecem,saglikli kalin.
Alıntı
#4 Erdal Günşer 22-04-2013 16:45
Sayın Kaya,anlatımınız iki yılın çok kısa bir özeti. Bu özete göre Genelkurmay Başkanlığı son derece adaletsiz bir tutum sergilemiş durumdadır. Hal böyleyken de tabii ki biz assubaylar sesimizi duyurma gayretine girdik. Halen daha devam ediyoruz. Bizim hakkımızı vermeyenler ön yargılı oldukları, cesaretli olmadıkları, görevlerini layıkıyle yapmadıkları için hakkımızı vermiyorlar. Bunun içinde siyaset de vardır, Genelkurmay da…
Bir kurum kendisine verilen görevleri yapmakla memurdur. Bizlerin özlük haklarımızı düzenlemek için ise Genelkurmay Başkanlığı memur edilmiştir. Bu konuda görevini yapmaması, ya da yorumlarken belirli bir etki alanına göre taraflı hareket etmesi kabul edilir değildir. Bu gerçek yaşanmaktadır. Bu gerçeğe rağmen TEMAD ile görüşmemek, tavır sergilemek, görmezden gelmek, küsmek lüksüne sahip değillerdir. Kendi personelini adaletli yönetip bir arada tutamayan, ben bilirim deyip kulağını tıkayan, bunlar hep aynı diyen, ya da sadece zümrecilik yaparak kurumu ayakta tutmaya çalışanlara şöyle bir geriye bakın diyorum. Yemyeşil çayır gibi bir düzen mi, yoksa hurdalık gibi bir sorun yumağı mı görüyorsunuz?
Bu kuruma hizmet etmek isteyen bir komutana şiddetli ve en önemli önerim şudur. Bulunduğunuz kurumun çalışanlarını sosyal, hukuksal ve ekonomik olarak kaynaştırın. Kurumu yıpratan, kibir, husumet, dışlanmışlık, kin, boşvermişlik, bencillik, aşağılık kompleksi, gibi hepimizin günlük hayatta yakınen tanıdığımız duygularla mücadele edin. Tabii ki bu söylemesi kolay ve yapması ise yanlış uygulamalar yüzünden devrim sayılacak kadar zor olan kararlar neler olmalıdır?
- Yedek subaylığı yeniden yapılandırın. Bir astsubay başçavuşun “Komutanım” diyeceği yedek subay gerçekten görev ve bilgi olarak o assubaydan daha donanımlı olmak zorundadır. Ordunun personel kaynaklarını birleştirin. Bir astsubay subay olduğunda diğer subaylardan bile farklı bir durum ortaya çıkabiliyorsa (ve bu gerçektir) sicil numarası ile dahi ayırımcılık yapılıyorsa, çok ciddi bir sorun vardır. Bir assubayın kadrosunu oluştururken 20 yaşındaki assubayı, 20 yıllık assubayın görev yerine atıyorsan çok ciddi bir sorun vardır. Albay kadrosu nedeniyle kadrosuzluktan emekli ediyorsan ve bu konuda devletin menfaatleri için kadrosuzluktan emekliliği minimize edemiyorsan ciddi bir sorun vardır.

- OYAK’taki ve Savunma Sanayii kurumlarındaki saltanat statükosuna son verin. Buralarda elbette Türk Silahlı Kuvvetleri yakınları görev yapacak. Ama bunu kanuni bir müeyyide ile yapın. Mesela kontenjan kadrolar oluşturun. Bu kadro Tüm Türk Silahlı Kuvvetleri personelini kapsayan bir ek puan şeklinde olsun.

- Tazminatları yapılan görevlere göre objektif hesaplayın. Eğer gemide, Uçakta, radarda, terörle mücadelede, denizaltıda, görev yapılıyorsa bu tazminat erinden generaline kadar eşit olmalıdır. Hiç kimsenin hayatı diğerinden önemli değildir.

- Komutanlık tazminatları ve rütbe tazminatları birbirinden ayrılmalıdır. Madem ki rütbe vardır o halde o rütbenin de bir maaş hiyerarşisi elbet olacaktır. Ancak bu konuda insanların yaşları da baz alınmalıdır. Yirmi yaşındaki bekar teğmen ile 40 yaşındaki evli Assubayın ihtiyaçlarını dikkate almak zorundasınız. Yaptığı işlere bakmak zorundasınız. Unutmayınız ki Komutanlar devletin ombudsmanıdır. Çünkü devlet onların sağduyularına astlarını teslim etmiştir.

- Askeri ortamlarda beşeri ilişkileri geliştirin. Orduevinde, hastanede, lojmanda zümrecilik yapmaya son verin. İnsanların komutanlığını kışlanın içine hapsedin. Görev alanı dışındaki mahallerde insanları daha serbest bırakın. Görev saatlerinin dışına müdehale etmeyin. Bir astsubay, bir teğmenin düğününde göbek atabilsin. Bir genç teğmen ile bir genç astsubay arkadaş olabilsinler. Bir uzman çavuş ile bir yüzbaşı dertleşebilsin. Aynı orduevinde akşam tavla atıp, sabah kahvaltısını karşılıklı yapabilsinler. Mesaiyi kendinizin değil, devletin mesaisi olarak değerlendirin. Astlarınızı ise kendinizin değil, devletin personeli olarak görün.

Emekli assubaylar bunu talep ediyor. Bunu talep etmek ülkeden toprak talep etmekten daha çetin değil herhalde… Kimsenin altmış sekiz ya da yüz otuz sekiz madde saymasına gerek yok. Sorunlarımız Ekonomik, Hukuksal ve Sosyal kutuplaşmaya karşı yaşananların sonucudur.
BİZ BU ORDUNUN BİR FERDİ, BU MEMLEKETİN İSE BİRİNCİ SINIF İNSANI OLMAK İÇİN ASALETİMİZİ TASDİKLETMEK İSTİYORUZ.
Saygılarımla…
Alıntı
#3 Melih ÇEVİK 22-04-2013 10:35
Sayın Kaya, yazınızı dikkatle okuduğumu düşünmekteyim. 2011 yılı Temmuz ayından bu güne kadar sorunlarımızla ilgili süreci açıklamışsınız. Bence bu süreçte en can alıcı nokta Sayın Gen.Kur.Bşk.'nın yazınızdaki şu ifadesi “haklarınız için genelkurmayın önüne gelip bağırıp çağırmanızı istemiyorum, içeri girin çözelim” ve yazınızın devamından da benim anladığım üzere süreç tıkanmış durumda. Yazınızın sonundaki dileklerinize de bütün iyi duygularımla katılıyorum, fakat bu dileklerin muhatabında sizin de açıkladığınız gibi yarım asırdır ASSB hakları için en ufak bir iyi niyet görülmemektedir. Dolayısıyla bundan sonraki süreci zeytin dalı, gül, çiçekle yeniden açalım ve başlatalım diye uğraş vereceğimize; içeri alınıp sorunlarımız çözülmediğine ve hala ısrarla oyalama taktikleri de uygulandığına göre, KAST sb.yın korkusunu bir an önce yaşatmaya başlamalıyız. Aksi takdirde ONUR MÜCADELEMİZİ BAŞKA YOL VE YÖNTEMLERLE KAZANAMAYACAGIZ. Bu güne kadar izlediğimiz yolda ses getirici eylemler hariç hepsi zaten denendi ve yapıldı. Bizlere başka bir yol ve yöntem bırakılmadı. SAYGILARIMLA.
Alıntı
#2 Ersen Gürpınar 22-04-2013 09:45
TEMAD, assubayları temsilen tüzükte belirtilen amaçları gerçekleştirmekle görevlidir, bu misyonunu gereği olarak; 2011 yılında 2 kez genelkurmay ile yaptığı toplantıda haksızlıklarımızın giderileceği sözlerine rağmen 2013 yılında verilen sözlerin aksine assubayların adeta yok sayılmasını sağlayan bir yol izlenmesi üzerine assubayların eylem taleplerini sürekli olarak ötelemiş ve bu haksızlıkları kamuoyu ile paylaşmıştır .Bu, Genelkurmaya savaş açma değil aksine kuruma gösterilen saygıdır.
TEMAD yönetiminin de 1.5 yıl görev yapan aynı sorumluluğa ortak olan iki arkadaşımızın yanlış değerlendirmelere yol açacak açıklamalarda bulunması bu durumu eleştiri konusu yapması etik değildir.
Genelkurmay ile assubayları temsil eden derneğin birbirlerini yok sayması mümkün değildir. Sn.Gnkur.Başkanımızın assubayların sokağa dökülmeyin isteği hala devam ediyorsa TEMAD yöneticilerini çağırıp sorunlarımıza çözüm bulması gerekmektedir. Yeni hazırlanmakta olan personel yasası orduda adaletin sağlanarak moral motivasyonu ve aidiyet duygusunun gelişmesi için büyük fırsattır.
Alıntı
#1 Hüseyin ÇETİN 22-04-2013 01:00
Şahsen Genelkurmayın özlük haklarımız ile ilgili mağduriyetlerimize çözüm bulacağını sanmıyorum, geçmişte bazı generaller ast üstünden fazla maaş alamaz demesiyle özlük haklarımızın önüne ÇİN SEDDİ çekilmiştir. Biraz daha gerilere gidilirse esas çıban başının ihtilalci Kenan EVREN olduğunu hepimiz biliyoruz. Maaşlarımız eşit olursa subayın üstünlüğü kaybolur düşüncesi ile de bu güne kadar hep oyalandık, bu gün ise hükümet, subayı maaş zamları ile onere edip zenginleştirirken assubayları açlık sınırında yaşamaya mahkum etmektedir, amaç Silahlı Kuvvetleri bölmek gibi geliyor bana. Biz daha çok bekleriz, teklifler karınca hızıyla inceleniyor.
Alıntı
genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SITE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Baş öğretmenimiz ulu önder Atatürk'ün manevi şahsında tüm öğretmenlerimizin ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN... Demokrasinin,adaletin,huzurun ve refahın hakim olduğu nice öğretmenler günü kutlamak dileklerimizle sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
Çarşamba, 24 Kasım 2021
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
BAĞIMSIZLIK SAVAŞIMIZIN KAHRAMANI VE LAİK, DEMOKRATİK CUMHURİYETİMİZİN KURUCUSU, BÜYÜK DEVRİMCİ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'Ü ARAMIZDAN AYRILIȘININ 83. YILINDA SAYGI, ÖZLEM VE ŞÜKRANLA ANIYORUZ... RUHU ŞAD, MEKANI CENNET OLSUN. 10 KASIM 1938 ! Bir devre damgasını vurmuş, dünyanın gidişatını değiştirmiş, yalnızca yaşadığı ülkede değil, mazlum ülkelerde d...
Çarşamba, 10 Kasım 2021
SITE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN. Cumhuriyetimizin 98. Kuruluș Yıldönümü kutlu olsun. Laik Demokratik Cumhuriyetimizin kurucusu Yüce Atatürk, silah arkadașları ve devletimizin bekası uğrunda canlarını veren aziz șehitlerimize minnettarız, Allah rahmet eylesin, mekanları cennet olsun. Gazilerimize de șükranlarımızı sunuyoruz...
Cuma, 29 Ekim 2021
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ