ORDUYA BU KÖTÜLÜĞÜ YAPMAYIN

Saygıdeğer Arkadaşlarım,

Hukuksuzluk zincirine bir halka daha eklendi. Çağdışı Askeri Ceza Kanunu'nun bir bölümü olan “Askeri Disiplin Yasası”  sözde AB uyum yasaları gereği ve AİHM tazminat kararlarının önlenmesi adına yeniden  hazırlandı. Yasa çağdaş hukuk normlarına göremi hazırlandı. Bir tek assubayın veya TEMAD’ın görüşümü  alındı mı? Bu nasıl bir reformdur? Bu tamamen amir keyfiyetine dayalı antidemokratik uygulamadır?

Cezaların nevi aynen korunurken adı değiştirildi ve ordudan tart yetkisi kurullara verildi. Çağdışı dediğimiz eski yasada bile disiplin mahkemelerinde astsubay üye vardı.Birkaç küçük değişiklik yapılınca buna reform'mu diyorsunuz? Bu hukuk dehalarını kutluyorum (!)

Yasa, komisyonlarda görüşülürken çekincelerimizi belirttik. TEMAD bilgilendirmeler yaptı. Siyasilere mail kampanyası ile anlatmaya çalıştık. Demek ki anlayamamışlar ya da umurlarında olmamış! Haklarımızı savunan milletvekillerini de yeterince bilgilendiremediğimiz ve bunun giderilmesi gereken bir eksiklik olduğunu düşünüyorum. Adalet adına bize yakın olduğunu bildiğimiz MS Komisyonu üyesi emekli general Sn. Şirin Ünal bile yasa ile ilgili TBMM oturumunda yaptığı konuşmada “TSK.nin  itaat hissini sağlamlaştıran ve hukuka uygun hareket etmeye yönelik usul ve esasları belirleyen bu tasarının kanunlaşmasını diliyorum” diyerek sözlerini bitirdi.

Evet, bu yasa ile itaat hissi olmasa bile sevgisizlik sarmaşığını ve nefreti sağladınız,hukuk rormlarına uygun bir yasa fırsatını kaçırdınız; Eserinizle övünebilirsiniz...

Ülkemiz, sözde laik, demokratik hukuk devleti olduğu için mecliste tam bir demokrasi şöleni yaşadık. Kimi milletvekili zeytinyağdan, kimi ABD terör örgütleri listesinden, kimi ergenekondan bahsederek yasa ile ilgili görüşlerini dile getirdiler (!) İktidar milletvekillerinin tamamı yasayı reform niteliğinde anlamış olmalı ki muhalefet etmediler ve parmaklarını kaldırıp indirerek mecliste milletin vekili (!) olduğunu ispat ettiler. Özellikle bu iktidara oy veren arkadaşlarımız kendilerinin temsili konusunda ne kadar sevinseler azdır!

Bu yasa tazminat mahkumiyetlerinin yanı sıra hukuk sistemimizdeki adaletsizliğin dünya tarafından tesciline neden olacaktır. Umarız ana muhalefet partisi samimiyetini bu yasanın iptali için Anayasa mahkemesine dava açarak ispatlar. Aksi halde baskı ile disiplinin değil nefret sağlanacağı için bunun ayıbı ve vebali yasayı hazırlayanlar ve onaylayanların olacaktır.

Yasa görüşmeleri sırasında sorulara yanıt veren MSB daha önce Genelkurmay basın bildirisinde hükümete sunulan iyileştirme tekliflerinde açıklanan hususları milletvekillerinin soru önergelerine verdiği yanıtlarla teyit ederek gasp edilen haklarımızın iade edileceğini resmen açıklayan MSB. Sn.İsmet YILMAZ  bunların hayata geçme hazırlıklarının tamamlanmak olduğunu söylemek yerine; "Uzmana versek astsubay, assubaya versek subay istiyor" gibi mesnetsiz bir savunma ile hakların statü gereği olması gerektiğini ifade ederek  Dolmabahçe görüşmeleri kahramanı emekli paşa Büyükanıt’ın benim teğmenim başçavuştan az maaş alamaz banal zihniyetinin devam ettiğini ve  böylece  emeğe saygının hiçe sayıldığını belirtmiş oldular.

Sn.Bakanım; siz bakanlık görevini devraldığınız Sn. Vecdi Gönül (Nam-ı diğer Sabret Gönül) gibi bizi oyalamaya, masal anlatmaya çalışmayın, biz kimseden iane ve sadaka istemiyoruz, gasp edilen haklarımızı istiyoruz, söz verdiğiniz gibi bunları hayata geçirin ki adaletin sadece partinizin adında değil yüreğinizde  olduğunu gösterin.

Assubayların kimsenin maaşında gözü yok, haksızlıklara kılıf yaptığınız hiyerarşiye de saygılıyız ama emeğe saygısızlığın ve hukuksuzluğun karşısındayız.

Özlük hakları hiyerarşi ve statüye göre olmalıdır diyen hukuksuz zihniyete bizler de, o zaman  görevi maaşı yüksek olanlar yapsın ve ölüme önce onlar koşsun deme hakkımız vardır.

Sosyal ve ekonomik hakların statüye göre olması gerektiğine inananlar neden gazete ilanları ile 3000 lira maaşla profesyonel er arıyorlar? Bu adaletsizlik devam ettiği sürece ordudan kaçar gibi ayrılmalar devam edecek ve ordumuz her geçen gün kan kaybedecektir. Korkarım bu haksızlıkları bizlere reva görenler yarın orduya subay dışındaki personel yerine Japonya'dan asker robotlar ithal etmeyi düşünmelidirler!.. 

Hukuksuzlukla kendini yücelteceğini sanıp imtiyazı hak olarak görenlerle; Disiplini adalet ve karşılıklı sevgi,saygıdan ziyade baskı ve amir keyfiyeti ile sağlayacağını düşünen gafiller bu ordunun değerlerine dinamit koymaktadırlar.

Personeli göreve ve ölüme vatanseverlik duygularını istismar ederek gönderemezsiniz. Bizler, imtiyaz değil adalet, eşitlik ve insan onuruna saygı istiyoruz, bunu sağlayıncaya kadar her türlü yasal mücadelenin içinde olacağız. Bunu Genelkurmay ve iktidar birlikte  gerçekleştirin.Böylece  görevdekilerin moral motivasyonunu ,emeklinin kurumlarına olan aidiyet duygusunu yeniden kazanarak ordumuzu yüceltin. Çünkü ön yargılarla esirgediğiniz adalet bir gün size de gerekebilir...

Ögeyi Oylayın
(55 oy)

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yorumlar  

#10 ibrahim 08-02-2013 20:23
GEN.KUR.BŞK.NI,HAFTADA BİR BAŞBAKANLA,AYDA BİRDE CUMHURBAŞKANI İLE GÖRÜŞMEKTEDİR.BU GÖRÜŞMELERİN BİRİNDE ASSUBAYLARINI HATIRLAYIP,SORUNLARININ ÇÖZÜMÜ İLE İLGİLİ İKİ KELİME ETME ZAHMETİNDE BULUNSA,KRONİKLEŞEN SORUNLARIMIZIN HALLEDİLECEĞİ KANAATİNDEYİM.SAYGILARIMLA
Alıntı
#9 Hikmet AYDINCAK 05-02-2013 23:33
Bu ülkede hak, hukuk, alınteri, emek rafa kaldırılmış!
Her zaman olduğu gibi taraflı, tek yanlı yasalarla haklar GASP edilmiş.
Yalan, dolan, talan almış yürümüş....
SAFLARI sıklaştırmalıyız, SONUNA KADAR MÜCADELEYE DEVAM...
Eline sağlık Ersen Abi...
Alıntı
#8 Rafet Duran 03-02-2013 21:16
Hakkını arayan, haksızlığın giderilmesini talep eden assubaylardan hiçbirisinin, ben hiyerarşiye karşıyım, TSK.da hiyerarşi gereksizdir, kaldırılsın diyeni görmedim. Albayla aynı tazminatı ve aynı maaşı almak isteyen, ne emekli, ne muvazzaf assubayı da ne gördüm ne de işittim. Makam arabası yada kadrosuzluk tazminatı isteyen assubaya da rastlamadım. Yalnızca verilmeyen haklarını ısrarla talep edenler var. Bu Taleplerin haklılığı konusundaki gerçeği kendileri de defalarca itiraf ettiler zaten.
Durum böyleyken; Şimdi durup dururken, “Assubayla, bir subayın eşit ya da aynı maaşı alamayacağına dair hukuki gerekçe!” hangi nedenle ortaya atılmıştır? Daha önce, “Askerlik mesleğinin gereği, statü ve hiyerarşi var” deniyordu. Disiplin yasa teklifi kanunlaşmak üzereyken, birden bire, “assubayların, subaylara eşit veya yakın maaş alamayacağı” gerekçesi çıktı. Bir kere hangi subayla, hangi assubay eşit ya da yakın maaş alamaz? Mesela Asb.Kd.Başçavuş, Teğmene dahi yakın maaş alamaz mı denmek isteniyor? Disiplin Yasasının geçmesi ile bunlar daha rahat söylenebilir hale mi geldi acaba? O halde TSK.nın büyük bir çoğunluğunu oluşturan rütbeli personelin bu açıklamalar karşısında sevinçten göklere uçması gerekir herhalde. Böyle bir açıklama karşısında, moral bozukluğundan, motivasyon kaybından bahsetmek fitne ve bozgunculuğa mı girer? Assubayların hak talep etmesi, hiyerarşiyi bozup birilerini kızdırıyorsa, o zaman hiyerarşinin daha sağlam olması için “ihtiyaç duyulduğunda, hiyerarşilerinin gereğini!” daha çok yapmaya devam etsinler. Bir engel yok.
Sanıyorum bu şekilde, TSK.nın daha güçlü ve disiplinli olacağı düşünülüyordur. İkide birde hak talep ederek, ordunun içine nifak! Sokmaya, sayın komutanlarımız ve Bakanlarımızı üzmeye hiç gerek yoktur. Hak arayanları değil, alanları alkışlamak ve onlarla gurur duymak, Ülkemiz ve Ordumuz için her zaman iyi sonuç verecektir. Onları üzüntüye sokmaya hiç birimizin hakkı ve haddi olduğunu sanmıyorum. Üzüntü yaratmadan yeni yolları denememiz, sabırla ve metanetle beklememiz gerekiyor. Herkes yaşamına gerekli özeni göstermeli, daha görecek güzel günlerimiz, çıkacak güzel yasalarımız olacak...
Ersen Abi eline sağlık. Saygılar.
Alıntı
#7 Kemal Uğur 02-02-2013 22:12
Hasan ÇANKAYA kardeşim güzel şeyler yazdığın kesin ama fazla anlayamadım kusura bakma ama güzel yazmışsın kalemine sağlık velhasılı sonuç=? ama yılmak yok onlar keçi inadı diyor veya toplu olarak assubaylara gıcıklar anlayamadım yunanistanlılara deseydik şimdiye hallolmuştu.Gariptir anlamak mümkün değil subay istedimi anında eller havaya assubay mevzubahis ise eller alafora tamyol ileri assubayları teyet geçiyor. İnsanda baht olmalı assubayların %90'ı oy vermiştir. Ama umudun sunu acı oldu ne ekersn onu biçersin bundan sonra iktidar hesabı olmadığı için assubayları önemsemiyorlar ah o sandık ah o sandık yaktın bizi hakkımız olanı alcağız.
Alıntı
#6 Edip Hayte 02-02-2013 11:44
Ergenekon davasın Başbakan Erdoğan, “Ben bu davanın savcısıyım” dediği günlerden, "Bakın bunların içinde karacısı, havacısı ve denizcisi var. Şimdi bizim bu kadar firkateynlerimiz, gemilerimiz vesaire, yani neredeyse komuta kademesinde oralara gönderilecek subayımız kalmıyor, böyle şey olmaz. Zaman zaman bazı medya organları TSK'ya çok haksız saldırının içine giriyor. Bakın şu anda içeride 400'e yakın muvazzaf ve emekli subay ve astsubayımız var. Bunların hemen hemen ağırlıklı kısmı tutuklu ve mağdur veya şüpheli şeklinde zaman zaman çağrılanlar da oluyor. Bir ara bir ajan meselesi çıktı. Şimdi hele hele çok daha ağır olanı, yani örgüt kurmaktan, örgüt elemanı olmaktan, şimdi böyle bir şeyin delilleri kesinse ver hükmünü işi bitir. Ama elinde kesin deliller yokken, sen yüzlerce subayı örgüt elemanı veya örgüt kuran olarak, hele hele Genelkurmay Başkanını kalkar da bu şekilde değerlendirirsen, burası Silahlı Kuvvetlerin moral değerlerini alt-üst eder. O zaman terörle nasıl mücadele edecek bu insanlar?" “Böyle şey olmaz ya…” dediği günlere gelmiştir.
Sayın Başbakanın bu Görüşlerinin değişmesinde, Sayın Genelkurmay Başkanının ikna çabalarının olduğunu düşünüyorum. Yani Sayın Genelkurmay Başkanı isterse, Astsubayların özlük hakları konusunda da Sayın Başbakanı ikna edebilir.
Alıntı
#5 Hasan ÇANKAYA 02-02-2013 10:40
Bu güne kadar yaptığım yorumlarda İktidar-Gen.Kur ikilisinin şaşmaz bir kesinlikle aynı çizgide hareket ettiğini belirttim. Bu çizgi adeletsizlik ve eşitsizlik çizgisidir. Topluma hakim olan ekonomik çizgi ne ise (Kapitalizm) bütün kurumlarındaki ilişkide aynıdır. Şirketlerin 2012 karlarını açıkladıkları bu günlerde İş Bankası 2012 ilk 9 ayında 2,3 milyar Tl kar elde etmiştir. Bu kadar kar eden bankanın çalışanlarına baktığımızda ortalama 800-1000Tl ücretle çalışmaktadırlar. Yöneticiler ise bunun çok çok üstünde bir aylık almaktadırlar. Büyük şirketlerin Genel Müdürlerine baktığımızda ortalama 25.000TL aylık aldığı görülmektedir. Bu tabloda kimseyi rahatsız etmemektedir. Milli Savunma Bakanı da son görüşmelerde Sb.-Astsb eşit değil demiştir. Evet her şey sihirli kelime eşitlikte düğümlenmektedir. Kapitalistlerin mantığına göre patronla işçi, müdürle işçi aynı değildir. Biri Trilyonlarla oynayacak, biride asgari ücretle açlığa talim edecektir. Tabi bu durumun TSK’ya yansımasıda Subayla-Astsubay eşit değil şeklinde olacaktır. Bu arada Marksist literatürde karın, ücreti ödenmemiş emek değeri olduğunu da unutmayalım. Emeğe ne kadar az para verirsen sana o kadar çok karşılığını ödemediğin emek yani kar kalır.

Bir düşünce (Teori) ortaya attığımızda tutarlı olması için Mantığın üç temel ilkesinden hareket etmemiz gereklidir.

1- Özdeşlik (Aynılık) İlkesi:
Kendi olan ve kendinden başka herhangi bir şey olmayan anlamını içeren ilkedir. Bir şey ne ise odur. Mantık bunu özdeşlik önermesi denen “A, A’dır” ifadesiyle açıklar.

2-Çelişmezlik ilkesi:
Özdeşlik ilkesi, mantık için en temel ilke durumunda olmasına rağmen tek başına yetersizdir. Bir şeyin hem kendisi hem de başka bir şey olması ise çelişkidir. Buradan yola çıkarak çelişmezlik ilkesi; bir şeyin aynı anda hem kendisi hem de kendisinden başkası olamayacağını öne süren bir mantık ilkesidir “ A ve A olmayan” şeklinde iki alana ayırdığı için özdeşlik ilkesine yeni bir katılımda bulunmaktadır.

3-Üçüncü Halin(Durumun) Olmazlığı(Olanaksızlığı) İlkesi:
Önerme sonucu ortaya çıkan yargı ya doğrudur ya da yanlıştır. Bir şey hem doğru hem de yanlış olamaz. Bir şey ya kendisidir veya kendisi değildir ve bunun dışında bir hal düşünülemez- sembolik mantıkta AV~A(A veya değil A) biçiminde tanımlanır.

Yukarıdaki açıklamadan yola çıkarsak, İktidar-Gen.Kur ikilisi tutarlı yani mantıklı olarak hareket ettiği bizim ise kafamızın karışık olduğu açıktır.Aynı konu içersinde Gen.Kur-İktidar ikilisine mantık ilkelerine uymayan çelişik yakıştırmalarda bulunmaktayız. Ortaya sürülen teorilerde mantık ilkeleriyle hareket edersek daha doğru sonuçlara varırız. Emek mücadelesinde grilik yoktur. Ya aktır ya karadır ve herkes sınıfsal çıkarlarına uygun hareket etmektedir. Kısaca Şirin Ünallarla oyalanmamak lazım.
Alıntı
#4 Osman Ada 02-02-2013 01:37
Yeni disiplin yasasında belirttiğiniz gibi bazı değişiklikler var,assubayların ceza yetkileri arttırılmış ama disiplin kurullarında assubay olmalıydı,şahsi hürriyet yine amir keyfiyeti ile kısıtlanıyor, erleri disipline edecek geç terhis,izinden kesme gibi cezalar olmalıydı acele hazırlanmış ve top yekün baktığımızda hukuk normlarından ve disiplini sağlamaktan uzak kalmış bir yasadır.
MSB açıklamalarını anlamak kabul etmek imkansızdır. Hiyerarşi kilıfına uydurup subaya birçok tazminat ve ayrıcalığı hak görenler adaleti katlediyorlar imtiyazın egemen olduğu bir toplumda adalet sağlamak mümkün değildir buna da adında adalet olan parti göz yumuyor
Alıntı
#3 Erdal Günşer 02-02-2013 00:08
Sayın Ersen abi, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz olacak. Sanırım ufak bir hata yapıp geçmişe gidip yine bal yapmayan bir arı olan İsmet Sezgin'i anmış olduk.
Sizin yazınızı okuyunca yine isyanlarım depreşti. Diyorum ki, bu disiplin yasası TEMAD hukukçularının bile hata bula bula yetiştiremediği bu yasa aslında hiç önemli değil. Önemli olan bize sunulana, reva görülene bizim nasıl tepki verdiğimizdir.
Sayın Abiciğim, bu vesile ile bir kez daha söylüyorum ki, TEMAD sınıfta kalmıştır. Assubaylar camiası sınıfta kalmıştır.
Disiplinle ilgili kanun gündeme geldiğinde bizler böyle kanun olur mu dedik. Aldığımız cevaplara bir bakalım.
Şirin bey, paşalığının etkisiyle sitemlerimizi küfür olarak algıladı ve haklarımızı savunmamızda bu nedenle geri durduğunu dillendirdi. Şöyle bir söz vardır. Adın ne? Mülayim... Sert olsan ne yazar...
Milli Savunma Bakanımız da bizim çırpınış ve sitemlerimizden alınmış olacak ki, o da verilen sözlerinin bağlayıcı olmadığını söyledi.
Peki biz ne yaptık? TEMAD ne diyor? Efendim... Efendim..??????
-------------------------------------------------------
EDİTÖRÜN NOTU. Sn.Günşer Sn.Gürpınar günün asgari 12 saatini mücadeleye adayan biri o bakanın soyadını yorgunluktan yanlış yazması doğal biz düzenlerken farketmediğimiz için özür dileriz hemen düzeltilmiştir.
Alıntı
#2 MEHMET ALİ KILINÇ 01-02-2013 23:46
Sayın Ersen Ağabey..
Buyurun burdan yakın..
İlk yorumu okudun. Siz diyorsunuz ki "Binlerce yıllık insanlık tarihinin birikimleri var. Hukuk da bunlardan biridir ve bilimdir. Çıkan yasa çağdaş hukuka, insanlığa aykırıdır. Türk assubayları çağdaş hukuka uygun, insanca yasalarla yönetilmelidir." Devamını ben getireyim. Yasalar kişiye özel olmaz genel olur.
İlk yorumu yapan ve yazdıklarından anlaşıldığı kadarıyla her astsubayın oturamayacağı sıklıkta bir koltuğa sahip olan meslektaşımız, yasanın çağdaş olmasını, hukuka ve insanlık normlarına uygunluğunu bir yana bırakıp, bu yasalar benim işime geliyor diyor.
Bu durumdan da şu anlam çıkıyor ki yasalardan kurallardan önce bunları uygulayacak insanı yetiştireceksin anlamı çıkıyor..
Biri de derse ki kardeşim askeri disiplin yasalarında da şeri kurallar uygulansın. Vallahi bu da sürpriz olmaz.
Önce insan... önce insan... önce insan..
Alıntı
#1 Mete 01-02-2013 21:31
Ersen Baba saygılar...

Baba yasanın bazı defoları var, tamam ama çok ta kötü bir yasa değil bence. Ben halen görevdeki bir Jandarma Astsubayıyım. Memur pozisyonundada çalıştım, amir pozisyonundada çalıştım. Memur pozisyonu için eleştirilere katılıyorum. Amma amir pozisyonunda çalışırken bu yetkilerin çok az olduğunu düşünüyorum. Bizim astsubay arkadaşlar subay amirinin önünde kırk takla atarlarken astsubay amiri adam yerine bile koymamayı zorlarlar. Astsubaydan amir mi olur diyen malesef astsubaylarımız var. Ama tabur idare edecek başçavuşlarımız var. Yeni yasa astsubay üstçavuş ile yüzbaşıyı aynı kefeye koymuş. Eski yasadaki gibi verirsen ver ne olacak tevbihten kim ölmüş diyemeyecek kimse çünkü o da bir puan. Kusura bakmayın hep sorumluluk almış bir astsubay olarak kimse bana bu yasaya kötü dedirtemez.

Bu yasanın tek kötü yanı var görebildiğim kadar şimdilik, erbaş ve erlere hiçbir kayda değer bir yaptırımı yok. 2 aya kadar geç terhis cezasını ekleselerdi, her tevbih 1 gün geç terhis olsaydı. İşte o zaman tam itaat hissini yakalardık.

Saygılar...
Alıntı
genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SITE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Baş öğretmenimiz ulu önder Atatürk'ün manevi şahsında tüm öğretmenlerimizin ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN... Demokrasinin,adaletin,huzurun ve refahın hakim olduğu nice öğretmenler günü kutlamak dileklerimizle sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
Çarşamba, 24 Kasım 2021
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
BAĞIMSIZLIK SAVAŞIMIZIN KAHRAMANI VE LAİK, DEMOKRATİK CUMHURİYETİMİZİN KURUCUSU, BÜYÜK DEVRİMCİ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'Ü ARAMIZDAN AYRILIȘININ 83. YILINDA SAYGI, ÖZLEM VE ŞÜKRANLA ANIYORUZ... RUHU ŞAD, MEKANI CENNET OLSUN. 10 KASIM 1938 ! Bir devre damgasını vurmuş, dünyanın gidişatını değiştirmiş, yalnızca yaşadığı ülkede değil, mazlum ülkelerde d...
Çarşamba, 10 Kasım 2021
SITE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN. Cumhuriyetimizin 98. Kuruluș Yıldönümü kutlu olsun. Laik Demokratik Cumhuriyetimizin kurucusu Yüce Atatürk, silah arkadașları ve devletimizin bekası uğrunda canlarını veren aziz șehitlerimize minnettarız, Allah rahmet eylesin, mekanları cennet olsun. Gazilerimize de șükranlarımızı sunuyoruz...
Cuma, 29 Ekim 2021
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ