×

Uyarı

JUser: :_load: 932 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.

BU GRAFİK DİYOR Kİ

Yukarıdaki grafikte yıllara göre gösterilen kırık çizgi, OYAK’ın üyelerine dağıttığı paranın TÜFE’ye göre orantısıdır. Grafiğin dikey ekseninde olan rakamlara bakınca da nemaların enflasyon katlarını göstermek için çizilmiş eşit aralıklarını görürüz.

Bu grafiğe bakarak OYAK hakkında çok yorum yapabiliriz. OYAK 1991 yılından 1996 yılına kadar üyelerine enflasyon kadar bir getiri sunmuştur. 1996’dan 2002’ye kadar ise banka faiz oranlarını baz alan bir nema süreci takip edilmiştir. 2003’den  2010’a kadar ise üyelerine enflasyona göre, en az iki kat en fazla da yedi kata yakın bir yıllık getiri sunmuştur. 2011 getirileri de yine enflasyonun biraz üzerinde bir getiriyle sonuçlanmıştır. Bu da gösteriyor ki OYAK yeni bir nemalandırma yönetimi sürecine girmiştir.

Soru 1. OYAK, ne yapmıştır da 2003-2010 aralığında verimliliğini sıra dışı bir şekilde arttırmıştır?
  • Cevap;

a) Üyelerinin birikimleri sayesinde 2001 krizini fırsata çevirmiştir. Pozisyon değişikliği yaparak yaşanan devalüasyonlardan büyük kârlar elde etmiştir. Bu kârları daha sonraki yıllara yönetim politikası uygulayarak yaymıştır. Oysa ki aynı yıl da krizi fırsata çeviren birtakım kuruluşlar (meslek odaları) tespit edilip cezalandırılmıştır. OYAK 28 Şubat süreci devam ettiğinden ekonomik kriz fırsatçılığı konusunda yargılanmamıştır.

b) Düşeş veya ayrıcılıklı bir durumdan faydalanarak bir banka sahibi olmuş ve bu bankayı öğütücü bir yönetim politikası uygulayarak üyelerine dağıtmıştır. Bu olay başlı başına alımından satımına kadar çok anlatılacak bir süreçtir. Bu bankayı alan OYAK’ın en büyük özelliği yerli sermaye olmasıydı. OYAK, Sümerbank’ı aldığında yabancıya verilmemiş olacaktı. Ancak gel gör ki bu bankayı OYAK yabancılara sattı. Hem de büyük bir yanlış öngörü ile. Sayın OYAK Genel Başkanı açıklamasında bankacılık sektörünün geleceğini hiç iyi görmedikleri için sattıklarını söylemişti. Ancak sonraki yıllarda bankalardan gelen rakamlar hiç de öyle olmadığını ve bankaların kârlarını arttırarak büyüdüklerini gösterdi. Bu bankanın satışının başka teknik veya başka nedenleri varsa da ben bilmiyorum. Ancak konjüktürel bakınca üyeler açısından iyi oldu. O sırada OYAK’a üye olan ve 50.000 TL birikimi olan biri sadece bu satıştan yaklaşık 20.000 TL para kazandı. Yani elimizi ovuşturduk. Şimdi de bir çok OYAK üyesi heyecanla Erdemir’in satılmasını bekliyor.

c) Konut ön biriktirim fonu, Bağışa dayalı emeklilik sistemi, emekli maaş sistemi gibi gelirlerin artması ile büyük bir mevduata ulaşılmış, bankalarla yapılan kredi ve üye portföyünü paylaşma anlaşmaları, Konut kredisi uygulamaları gibi örtülü bir bankacılık faaliyeti yürütülmüştür.

d) Tüm bunlar için, 28 Şubat sürecinin bir katkısı ve konjüktürel olarak yeni iktidara gelen AKP hükümetinin parti çıkarları için görmezden gelme politikası diyebiliriz. Aksi taktirde OYAK yöneticileri ve iştirakleri çok çalıştılar ve kazandırdılar demek bu rakamlar karşısında inandırıcılıktan çok uzaktır.

Soru 2. OYAK, neden 2002 yılına kadar üyelerine enflasyon oranı kadar veya biraz fazla kâr payı vermiştir?
  • a) OYAK, doksanlı yılların yüksek enflasyonlu döneminde 1996 yılına kadar nema vermemiştir. Böyle bir zorunluluğu olmadığı için üye birikimlerini en iyi niyetli tahminle çok kötü yönetmiştir. Ordu Pazarları başta olmak üzere birçok iştirakleri hep zarar etmişler ve bu zararlar üye birikimleri tarafından kapatılmıştır. Tabiri caiz ise OYAK, kendi iştirakleri tarafından hortumlanmıştır.
  • b) OYAK, üyelerinin borç taleplerine çok yavaş cevap vermiştir. Ancak belirli borç formu dolduranlara, OYAK Genel Merkezine şahsi müracaatla veya mektupla bu hizmeti görmüştür. Hâttâ çok komik bir şekilde bazı OYAK üyeleri kendilerinin OYAK kredisi kullanmadıkları için kredi kullananlara oranla daha fazla nema almaları gerektiğini kendi aralarında tartışmışlardır.
  • c) Kaynaklarının çoğunu yeni ve başarısız yatırım alanlarına ayıran OYAK, üyelerine dağıtmak için nema vermeyi ancak 1996’da akıl etmiştir. Bu durum biraz da zoraki olmuştur. Bu yıldan sonra da nema oranını belirlerken konut ön biriktirim fonu oranını baz alarak, bu fonun üç beş puan falan aşağısında bir nema belirlemesi yapmıştır. Taaa ki 2002’ye kadar… Oysa doksanlı yıllarda parasını bankaya koyan kişi enflasyonun çok üstünde faiz geliri almakta idi.
  • d) Sonuç olarak, üyeler açısından doksanlı yıllar çok büyük bir kayıp, ancak OYAK için gelecek yıllarda kullanabileceği bir büyüklük yaratma yılları olarak geçmiştir.
Soru 3. Bundan sonra OYAK üyelerini neler beklemektedir?
  • a) OYAK üyeleri için geçtiğimiz yedi yılın rüya yıllar olarak kalacağı büyük bir ihtimaldir. OYAK’ın tekrar enflasyonun biraz üzerinde, teknik faiz ilave ederek bulmuş olduğu mecburi nema seviyesine dönüş yapma ihtimali, daha da kötüsü aslında böyle bir gelir elde edemeyeceği ancak üyelerine bu nemayı mecburen ödeme zorunda kalacağı günlere dönme ihtimali yüksektir.
  • Bunun nedeni;

Son yıllarda OYAK’tan yüksek birikimlilerin emekli olarak paralarını alacak olması nedeniyle hiç de küçümsenmeyecek bir sıcak para çıkışının başlayacak olması, (Son iki yıl içinde OYAK içinde yeterli ekonomik büyüklüğe ulaştığını düşünen ve OYAK’tan istediği kâr payını alamayacağını düşünerek paralarını bırakmak istemeyenlerin oranı artacaktır. Dahası daha önce emekli sistemine de girenler çıkmaya başlayacaklarıdır. Bu durumda 250 bin üyesi olan OYAK’ın yaklaşık on bin üyesinin iki yılda paralarını alıp çıktıklarını düşünürsek ortalama 200.000TL* 10.000 Kişi= Yaklaşık 2 Milyar TL bir sıcak para çıkışı hiç de küçümsenmemelidir.) 

Özellikle demir çelik ve çimento sektörünün eskisi gibi kâr marjı yüksek ve rekabetten uzak olmaması.

Üyelerin OYAK harici kaynaklardan OYAK faizine yakın alternatif krediler üretme şanslarına daha fazla sahip olmaları. Piyasada çalışan bankaların faiz kazançlarını minimize ederek işlem ücretlerinden kar etmeye yönelmesi nedeniyle faizlerin minimize olmasının OYAK’ın cazibesini azaltması.

Düşük enflasyon nedeniyle yatırım yapanların çok olması ve rekabetin de bu ölçüde fazla olması ile ters orantılı olarak OYAK iştiraklerinin özellikle yönetici konusunda personel politikasının çağdaş olmamasıdır.

OYAK’ın ve üyelerinin gelirlerinin bundan sonra daha fazla vergilenecek olması.


  • b) OYAK üyeleri artık birikimlerinden dolayı vergi verecekleri için, gerçek gelirlerin yıllık banka mevduat gelirleri seviyesine düşme tehlikesi yüksektir. Özellikle iki binli yıllarda daha önce büyük birikimi olanların yakaladığı OYAK’ın gelir dağıtım modelindeki adil olmayan yüksek birikim, önceki üyelerde olduğu gibi sonraki üyelerde de huzursuzluk yaratacaktır. Örneğin 2005 mezunu bir astsubay kendi birikimini, 1980 mezunu bir assubayın birikimi ile kıyaslayacak ve aldığı nemalar böyle giderse, aynı yıl kadar çalışsalar bile, o astsubayın ancak yarısı kadar birikimi olacağını görecektir. Bu huzursuzluk OYAK’ın varlığını bile zorlayacak kadar derin etkiler yaratabilecektir.
  • c) Bağışa dayalı emeklilik sisteminden çıkış hakkı vermesi OYAK’ın kendisi ile tezat oluşturmuştur. Bu fona girenler; girerken, bu parayı bağışladıklarını beyan etmişlerdir. OYAK’ın bu fonu tasfiye eder gibi bir defaya mahsus çıkış izni vermesi, uzun vadeli kâr payı öngörüsü, bir yanlıştan dönülmenin itirafı gibidir. OYAK, bağışa dayalı sistemi değiştirip geliştirebilme adına üyelerine seçme hakkı veriyorsa, başka konularda da hak vermelidir. Örneğin, tüm iştiraklerin gelirlerini OYAK gelirlerinden ayrı tutmalıdır. İştirak gelirlerini hisse vererek yapılan kâr oranına göre değerlemelidir. OYAK’ın iştirakler haricinde elde ettiği kâr yönetimini üyelerine uygulanagelen şekilde dağıtması daha adil olacaktır. Bu kapsam dahilinde geriye yönelik olarak çalışılmalı, hangi yılda hangi şirket alındıysa o yılın üye isimlerine hisseler dağıtılmalıdır. Satılan şirket gelirleri de aynı mantıkla üye hesaplarına geçmelidir. Teknik ayrıntılar aynı KEY hesaplarında yapıldığı gibi halledilebilir. Böyle olduğu zaman şu an neredeyse yok denecek kadar kâr eden bir çok şirket de işlerlik kazanacaktır. Üyeler şirketleri daha bilinçli izleyeceklerdir. Böyle bir hareket OYAK’ın geleceği açısından çok ve çok önemlidir. Üyeleri için de umut verici bir adımdır. Bu adımın atılması ile mevcut üyelerin nemalarında düşüş  yaratacağı düşünülmemelidir. Nitekim iştiraklerin üye birikimlerine faydası ortalama %10 kadardır. Bu da demektir ki %10 toplam kâr payı alan üyenin kârında %1 lik bir azalış yaşanacaktır. Ancak kazanılacak olan optimum fayda ile bu rakamdan daha fazla gerçek kazanç elde edilecektir. OYAK iştiraklerinin pazar payı bile bu adaletli dağıtım sayesinde artacaktır.
  • d) OYAK’ın aşırı büyümesi ve piyasada çok şirket sahibi olması bir tehlikeyi de yanında getirmektedir. Toprak bank örneğinde olduğu gibi şeffaf bir değerleme anlayışına aykırı bir kredilendirme ve batık kurtarma döngüsü üye birikimlerini eritebilecektir. OYAK’ın büyüme yerine üye birikimlerinin bir bölümünü çabuk döndürülebilir ve kolay değerlendirilebilir yatırım araçlarına kaydırması gerekmektedir. Tüm bunları yaparken de en önemlisi yüzde yüz profesyonel kadrolarla çalışılmasında büyük önem vardır. OYAK bünyesinde hiçbir şekilde emekli asker ve birinci dereceden yakını çalıştırılmamalıdır.
  • e) OYAK’ı bekleyen en büyük tehlikelerden biri geriye yönelik değerlemeden ziyade, siyasi bakış açısıyla değerlendirilip yok edilmesini sağlayacak sonuçlar doğuracak adımların atılmasıdır.

Türkiye için OYAK hiç de küçümsenmeyecek kadar büyük bir ekonomik değerdir. Bizler için ise yıllarca çalışanların dişinden tırnağından arttırdığı paranın sonucudur. Bu büyüklüğe ulaştığı için gurur duyarken, bu büyüklüğü dengeli paylaştırmadığı için eleştiriyoruz. OYAK yönetimi bizi duymazdan gelse de biz yine soruyoruz.

Assubaylar neden OYAK yönetiminde pasifize ediliyor? Şöyle de söyleyebiliriz. Eğer bir astsubay çavuş günün birinde general olabilme hesabı yapabiliyor ise siz haklısınız. Eğer bu hesabı yaptırmıyorsanız OYAK’ı ayrı tutup bu hakkı vermelisiniz.

Neden iştiraklerin kâr payı çok düşük? Neden öz eleştiri yapmıyorsunuz? Neden ıslah çalışmalarına lüzum hissetmiyorsunuz? Neden başarısız yöneticilerinizi değiştirmiyorsunuz? Bunun cevabı da bizden. Kâra dayalı değil rütbeye dayalı istihdama öncelik veriyorsunuz. Profesyonel değilsiniz.

Bu yıl 53.sü yapılacak OYAK Genel Kuruluna yukarıda yazdığım tespit, kaygı ve dileklerimi sunuyor ve tüm arkadaşlarımla paylaşıyorum.

Saygılarımla…

Ögeyi Oylayın
(38 oy)

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yorumlar  

#9 Kemal Uğur 27-01-2013 15:36
Arkadaşlar, Assubay olmak için sınavlara mülakatlar sağlık raporlarına tabi tutulduk; seçilerek alınmak mıydı amaç yoksa amerikalıların kunta kinteleri de seçer gibi bizi öyle mi seçmek istediler ondan mı hak hukuk verilmiyor... Ama Obama gibi biz de başa geçersek her şeyi değiştireceğiz.
Alıntı
#8 Mustafa Savaş EVRAN 26-01-2013 23:16
Kastı aşan ifadelerle yanlış anlaşılmaktan hep korkarım.Ama agresifliğim ve sivri dilli oluşum beni hep bu duruma düşürür. Sevgili Elbir,oradaki gönderme birazcık "Başka kapıya"ya,daha çok da yukarıda hem burnundan kıl aldırmayıp,hem de her türlü hakkımızı gasp edenleredir. Siz değerli meslektaşlarımın bizlerin gazoz parasına kapı önüne konularak ilişiğimizin kesilmesinde nasıl bir etkileri olabilir ki o ilenmeyi hak etsinler. O sözler yalnızca UYGULAMALARI ve UTANMAZLIKLARIYLA bizleri mağdur edenleredir. Sayın METE de dahil hiç bir meslektaşım üzerine alınmasın lütfen.
Alıntı
#7 Elbirce 26-01-2013 19:01
Merhaba Erdal Bey, konu OYAK ve akçeli konu olunca her zaman daha fazla okunduğunuzu biliyorsunuz. Bu kez okunmakla kalmayıp, konunun tartışılmasına da vesile oldunuz.
Ben, 2004 yılında emekli olurken OYAK'ta 1/4 payımı bıraktım, sonraki yıllarda OYAK üyeliğinin piyasadaki yatırım enstrümanları arasında iyi bir yeri olduğunu düşündüğümden, 2004 yılında hata yaptığıma karar verip, gayrimenkul satışı yaparak üyeliğimi 4/4'e çıkardım. (Bu arada, Oyakbank satışındaki yüksek nemayı da kaçırmış oldum.)
Sn. Mete ile farklı düşünüyorum, 1961'den bugüne kimlerden kesinti yapıldıysa, herkesin bu dev holdingde kesintisi oranında payı olduğunu, parasının tümünü alarak sistemden çıkanların, BDEGS'de yapıldığı gibi, ara formüllerle sisteme tekrar entegre edilebileceklerini düşünüyorum.
OYAK, beğensek de beğenmesek de, bizleri tasarrufa teşvik etmiş ve birikim yapmamızı sağlamıştır. Daha iyi yönetilmesini, temsildeki adaletsizliklerin giderilmesini beklemek hakkımız elbette, ancak, varlığını kabul etmeyen, batmasını, yok olmasını isteyenleri anlamak mümkün değildir.
Sn. Mete'nin "başka kapıya", Sn. Mustafa Savaş Evran'ın ise "kendilerinden çıkmadıysa, çoluğunun çocuğunun bedeninden çıksın" sözlerini onaylamak, tamamen akıl ve mantık dışıdır. Öfke kontrolünü elden bırakmamak, duygularımızla değil, aklımızla hareket etmek erdemini her daim gösterebilmeliyiz. Unutmayalım, söz uçar, yazı kalır, buradaki o ifadeler öfkemiz geçince bizi utandırabilir.
Alıntı
#6 Mustafa Savaş EVRAN 26-01-2013 15:03
Sayın Mete
Ben 1989 yılında emekli oldum.O yıllarda ne kâr payı ne de başka bir şey vardı ve birikimi kurumda bırakarak üyeliği devam ettirme de yoktu. Ne vardı? Benim çalışma hayatım boyunca mecburi olarak ödediğim primlerin Dolar olarak değerlendirildiğinde 1/3, altın olarak değerlendirildiğinde 1/2'sini emekli olana gazoz parası gibi ödenerek ilişiğin kesilmesi vardı. Peki,benim birikimlerim nereye gitti? Bu sorunun cevabını da vermeniz gerekir. Ben de şimdi diyorum ki benim hakkımı kim yediyse,her kimin boğazından benim hakkım olandan tek bir kör kuruş geçtiyse haram olsun,gözüne dizine dursun. Kendilerinden çıkmadıysa,çoluğunun çocuğunun bedeninden çıksın. Sen de bencilliğine ve rantına devam et...
Alıntı
#5 Erdal Günşer 26-01-2013 14:14
Sayın Mete, herşeyden önce yazıya kafa yorup da cevap yorum yazdığınız için teşekkür ederim.
Siz kanunlar geri işlemez diyorsunuz. Olaya bu yönüyle baktığınızda haklısınız. Kanunlar geriye işlemez. Ancak 205 sayılı OYAK kanununun 33. maddesinde Yönetim Kuruluna çok büyük yetkiler verilmiştir. Genel Kurullarda alınan kararlar ise bağlayıcı ve önceki yılları kapsayıcıdır. Nitekim Genel Kurul son yıllarda aldığı kararlarla geriye yönelik uygulamalar yapmıştır. İlgili OYAK kanununda OYAK gelirlerinin üyelere yansıtılma tasarrufu Yönetim Kurulundadır. Bu Yönetim kurulu Oyakbank satılırken tüm elde edilen satış karını o anki üyelerin rezervlerine ilave etmeyi uygun görürken, bir sonraki satışta bunu yapmayabilir. Nitekim OYAK'ın malî zorluklara düşmesi veya başka borçlanmalarının finansmanını karşılamak için kullanabilir.
OYAK Bağışa dayalı sistemde bir yanlış öngörü yaptığını söyleyerek önceki üyelerinin çıkışına müsaade etmiştir. Ancak kanunların geriye işlememesi prensibine göre olması gereken ise yeni düzenlemenin sisteme yeni girecekleri bağlayacak şekilde olmasıydı. OYAK bunu yaparken şunu iddia etmiştir. Bağışa dayalı emeklilik sistemi bir kanun değil OYAK Genel Kurulu tasarrufudur. Ayrıca üyeler lehine lüzum görülmüştür. Aynı şekilde üyelerin yeni alınan, alınmış olan iştiraklerindeki payları da 205 sayılı kanun değil OYAK Genel Kurulunun tasarrufudur. Daha kolay olarak şöyle ifade edeyim. Bugün OYAK Avrupa'nın çok büyük bir firmasını satın almaya aday olsa ve bunun için 20 yıl borçlanması gerekse, bu hakkı vardır. Gereken parayı da üyelerinin nemalarından kesme hakkı da vardır. O halde geleceğe doğru veya üçüncü şahıslara yönelik ödeme yapma hakkı olan OYAK, iştiraklerle ilgili düzenlemelerini yaparken geriye doğru karar almalıdır. Aksi taktirde haksızlık çığ gibi büyüyecek ya da yanan yandığıyla kalacaktır.
İşin en üzücü tarafı, siz diyorsunuz ki, "Başka kapıya..." Lütfen böyle söylemeyin. Biz mücadelemize başlarken, "-çoğunluk olacağız da her yerden bir şeyler koparacağız." demedik. "Biz kimiz ve Ne istiyoruz?" derken kesinlikle bize ait olmayan hiç bir şeyi istemiyoruz dedik. Şu anda biz diyoruz ki, Renault, Tukaş, Çimento fabrikaları v.b. tüm iştiraklerde haklarımız ölmemelidir. 205 sayılı kanun bizim OYAK üyeliğimizin bitiş şartlarını belirtirken iştiraklerdeki paylarımızı kime devrediyor? Biz, OYAK'tan yıllık kâra göre belirlenmiş paramızı alırken bize prosedür gereği bir şeyler imzalatılıyor. Benim kabul etmiyorum deme şansımız zaten yok. Ancak iştiraklerin OYAK elinde bulunduğu sürece kendisi kamunun, kârı üyelerin ise, OYAK satınca da gelir OYAK üyelerinin ise, bunun Ticaret hayatımızdaki adı nedir? TEMAD hukukçularını da bu vesile ile konuyu araştırmaya davet ediyorum. Bu konunun eski üyelerden çok halihazırdaki üyelerin menfaatine olduğunu söylüyorum. Olaya bir de bu açıdan bakın. Erdemir'de eskilerin hissesi olmayacak ama sizin olacak. Saygılarımla...
Alıntı
#4 EMEKLİASSUBAY 26-01-2013 10:27
Üyemiz ve Yazarımız Sayın Erdal Günşer'in mesaj panosuna gönderdiği cevabî yazısı bütünlük sağlaması açısından ilgili makaleye taşınmıştır.
Bölüm Yöneticisi
-
Sayın Mete
Sizin eleştirilerinizi inanın anlamakta güçlük çektim. Öncelikle OYAK'tan emekli olduğunda Renault fabrikası başta olmak üzere bir çok büyüklüğe imza atan 2006 ve daha önceki yıl emeklilerinin bu kurumların bir gün gelip satılacağını ve elde edilen gelirin ilgili yılın kâr payına dahil edileceğini sanırım bilen yoktur. Bizler bu düşünceye karşıyız. Başka kapıya gönderdiğiniz eski emeklilerin arzuları kimsenin değil bilakis kendi birikimleridir. Onlar, kâr payı almadılar. Onlar, sadece kendilerine reva görüleni aldılar. Biliyor musunuz ki OYAK, nema vermeye 1996 yılında başlamıştır. Bir assubay o zamanlar ortalama 42 yaşında emekli oldu ise şu an çoğu hayattadır. 2006 yılında 20 yıl üzerinden emekli olan 49 yaşındadır. 1996'da emekli olan 59 yaşındadır. 1986'da emekli olan da 69 yaşındadır. Onlar paralarını aldı diyorsanız size tavsiyem yukarıdaki grafiğe bakın. Bu kişiler ölmüşse ne olacak diyorsunuz. Hukukumuz bu tür şeyleri çözümlemiştir. Bu inanın zor değildir. Ama sanırım sizin özellikle altını çizdiğiniz konu şudur. "OYAK'tan bir hisse talep etmeyin ben karşıyım", diyorsunuz. Ehhh ne diyeyim. Afiyet olsun. Ama unutmayın,adalet bir gün herkese lazım olacak. Tıpkı bugün Silivri'de yatanlara lazım olduğu gibi... OYAK'ın uygulamaları bir gün mahkeme tarafından yanlış bulunup da geriye yönelik hak iddia edenlere ödeme yapılırsa bu OYAK'ın sonu demek olacaktır. Ancak OYAK kendi bunu fark ederse bu bir reform olacaktır. Saygılarımla..
Alıntı
#3 EMEKLİASSUBAY 26-01-2013 10:20
Üyemiz Sayın "METE"nin mesaj panosuna gönderdiği yazı bütünlük sağlaması açısından ilgili makaleye taşınmıştır.
Bölüm Yöneticisi
-
SAYIN YÖNETİCİ YAPTIĞINIZ YORUM İLE İLGİLİ :

TEMAD AŞ. İLE İLGİLİ OLARAK:
EMEKLİSİ İLE 100 000 ASTSUBAY x 100 = 10 000 000 TL AYLIK GİRDİ = YILDA 120 000 000 TL EDER.

GÖNÜLLÜLÜK ESAS İSE BUNUN 50 MİLYON TL. OLACAĞINI DÜŞÜNELİM YILLIK OLARAK, YETMİYOR MU ?

OYAK İLK KURULDUĞUNDA FARKLI MI BAŞLADI FAALİYETİNE ?

ORTA ZEKADA BİR İNSANIM, ÇOK AKILLI OLDUĞUMU HİÇ BİR ZAMAN İDDİA ETMEDİM. AMA BİLMENİZİ İSTERİM Kİ İYİ NİYETİMDEN KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN.

BU ÜLKE KANUNLA YÖNETİLMİYORMU ARKADAŞLAR? HANİ BEĞENMESEK DE BİR OYAK KANUNU YOK MU? 50 KÜSÜR YILDIRDA CARİ. HİÇ KİMSENİN 40 YILDIR GIKI ÇIKMAZ İKEN OYAKBANK SATIŞI SONRASI BİRDEN HAK HUKUK DENMEYE BAŞLANDI.MANİDAR.

KANUNA RAĞMEN HAKSIZLIK YOK MUDUR? KANUNDAN KAYNAKLANAN HAKSIZLIK YOK MUDUR? ELBETTE VARDIR. DÜZELTİLMELİ Mİ? TABİKİ.

AMA BU GÜN ÇIKAN KANUN GERİYE YÜRÜMEZ. HAYAL KURMAYALIM. UYANINCA DAHA DA IZDIRAP VERİR.

AYRICA 85-90 LI YILLARDA TÜRK PARASININ ALIM GÜCÜNÜ DE GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMALIYIZ.

ASTSUBAYLARA SÖZ VERİLİP AMA BİR TÜRLÜ VERİLEMEYEN 385 TL. YILLARDIR KONUŞULUYOR. AMA VERİLDİĞİ YOK. DİYELİMKİ YARIN VERECEK OLSALAR.
GEÇMİŞE YÖNELİK BİRİLERİ 10 YILDIR BU PARAYI ALIYOR. BİZE FARKINI DA VERİN DİYEBİLİR MİYİZ? HAYIR. VERİRLER Mİ? HAYIR.

TÜM BU HUSUSLARI BİRLİKTE DÜŞÜNÜRSEK : UNUTMAYALIM ELDEKİ KUŞ DALDAKİ BAYKUŞTAN DAHA MUHTEBERDİR.
-----------------------------------------------------------
YÖNETİCİ NOTU.
Sn.Meslektaşım, lütfen sapla samanı karıştırmayalım, hizmet tazminatı ve diğer özlük hakları ile ilgili konular yürürlüğe girdiği tarihte geçerlidir. OYAK ile ilgili haklarımız kuruma katkıda bulunduğumuz tarihte başlamıştır. Hayal kurmadan önce gerçekleri görmek gerekiyor; OYAK mecburi bir üyeliktir.Siz 100.000 assubayın ortaklığından bahsediyorsunuz. Yıllardır haklarımız gasp ediliyor, kaç meslektaşımız mücadelenin içinde? 100.000 kişi bir araya gelebilseydi bu konuları tartışıyor bile olmayacaktık. Hisse senedinin geriye dönük bir uygulaması olmayacak kişinin katılım oranında aldığı hisse senedi ile mevcut şirkete (OYAK) ortaklığı sağlanacak, dileyen bu hisseleri satıp kurumla ilişiğini kesecek, dileyen gelirinden yararlanıp torunlarına devredecektir. Şirketin kurucusu ve ortağı bizleriz ama bundan yararlanmıyoruz, böyle bir hukuksuz sistem dünyanın neresinde var? Kendinizi üzmeyin bu tür kampanya ve çalışmalara katılmazsınız olur biter...
Alıntı
#2 EMEKLİASSUBAY 26-01-2013 10:15
Üyemiz Sayın "METE"nin mesaj panosuna gönderdiği yazı bütünlük sağlaması açısından ilgili makaleye taşınmıştır.
Bölüm Yöneticisi
-
SAYIN GÜNŞER YAZILARINIZI ZEVKLE OKUYORUM. KENDİNİZE MAHSUS TARZINIZ VE YORUMLARINIZ BİR HARİKA.

EMEKLİ BİRÇOK BÜYÜĞÜMÜZÜN İÇİNE UHTE OLAN BU OYAK MESELESİNDE SİZE KATILAMIYORUM. OYAK YAZILARI NEDENİ İLE DİĞER TALEPLERİMİZ VE ÖTELENEN HAKLARIMIZ GÖLGEDE KALMAKTA DİYE DÜŞÜNÜYORUM. OYAK BİZİM SORUNUMUZ AMA ÖNCELİKLİ DEĞİL. AYRICA SORUN OLUŞTURAN KISMI BİZLER İÇİN SADECE VE SADECE YÖNETİMDE YETERLİ TEMSİLİYET SORUNU. DİĞER HUSUSLAR SUBAYLARIN DA SORUNU.

EFENDİM HİSSE SENEDİ ALALIM. ARKADAŞ HAVANDA SU DÖĞMENİN MANASI VAR MI? KANUN AÇIK NEYİN HİSSE SENEDİ. ORTADA BİR SERMAYE ŞİRKETİ OLUR DA O ZAMAN OLUR. OYAK FON YÖNETİM SİSTEMİ. KURULUŞ KANUNU AÇIK. KANUNU DİYELİMKİ BU GÜN İTİBARİ İLE DEĞİŞTİRDİN; KANUNU NASIL GERİYE DOĞRU ÇALIŞTIRACAKSIN. BU GÜN İTİBARİ İLE HER ÜYENİN HESABINA YAZILI PARA MÜKTESEP HAK İHTİVA ETMEZ Mİ?

DİYELİMKİ BU GÜN İTİBARİ İLE 30 YILLIK BİRİKİMİNİ ALMIŞ, AKABİNDE HARCAMIŞ VE DİYELİM Kİ VEFAT ETMİŞ ÜYENİN PARASINI KİMDEN GERİ ALIPTA HİSSE SENEDİ OLARAK DAĞITACAKSIN?

2000 Lİ YILLARDA BİRİKİMİNİ ALIP DIŞARIDA YATIRIM YAPIP DİYELİM Kİ OYAKIN ÇOK ÇOK ÜZERİNDE PARALAR KAZANMIŞ ÜYE DE GETİRİP KAZANDIĞI İLE BİRLİKTE VEYA O YILLARDA EMEKLİ OLUP BİRİKİMİNİ ALMIŞ ÜYELER FAİZİ İLE BİRLİKTE ALDIKLARI PARAYI İADE EDECEKLER İSE HİSSE SENEDİNİ KONUŞALIM. YOK BENİM ALDIĞIM BANA SENİNKİNİ PAYLAŞALIM DENİYORSA BAŞKA KAPIYA.

TARİHİNDE BİR İLKTİR ELBETTE OYAK İÇİN BANKA ALIP SATMAK VE BUNDAN BÜYÜK BİR KAR ELDE EDİP ÜYELERİNE DAĞITMAK. AMA İÇİMİZDEKİ KISKANÇLIK O KADAR BÜYÜKKİ BANA YARAMAYANI ELE DE YAR ETMEM MANTIĞI NASIL DA ÇALIŞIYOR. TAKİ 28 ŞUBAT İLE İRTİBATLANDIRIP NEREDE İSE SIRF BU NEDENLE OYAK IN YIKILMASI İÇİN NEREDEYSE SAĞA SOLA İHBAR YAĞDIRACAĞIZ.

BİZ ASTSUBAY ARKADAŞLAR; OYAK BİZİM İÇİN ÖYLE YADA BÖYLE BİR ŞANSTIR. OYAKLA UĞRAŞAN ARKADAŞLAR KİME NİYE HİZMET EDİYORSUNUZ. ANLAMIŞ DEĞİLİM.

BAŞINDADA SÖYLEDİĞİM GİBİ OYAKLA İLGİLİ TEK SORUNUMUZ TEMSİLİYET SORUNUDUR.

MADEM HİSSE SENEDİNİ ASTSUBAY ARKADAŞLAR ÇOK SEVİYOR İSE BU HİSSE SEVDALILARINA OYAK MENKUL DEĞERLERİN ADRESİNİ VEREYİM.

AYRICA; HER PLATFORMDA MESAJ OLARAK YAZDIM. HİÇ BİR AKLI BAŞINDAKİ BÜYÜĞÜMÜZDEN CİDDİ BİR SARILMA, SAHİPLENME GÖRMEDİĞİM BİR KONUYU TEKRAR BELİRTMEK İSTİYORUM: GELİN EMEKLİSİ MUVAZZAFI HEP BİRLİKTE TEMAD. AŞ. Yİ KURALIM. 100 TL. AİDAT İLE. EMEKLİLER DAHİL ÖLMEZ KİMSE 100 TL.DEN. KENDİ ŞİRKETİMİZİ, KENDİ OYAK'IMIZI KURALIM. TÜM TEMSİLCİLERDE YÖNETİCİLERDE BİZDEN OLSUN. HİSSE SENEDİ BAZLI VE SADECE GÖNÜLLÜLER KATILSIN. DEDİĞİNİZ GİBİ ÇOK FAZLA HANTALDA OLMAZ HEM OYAK GİBİ. BALIK ETLİ OLSA YETER. AMA KİMSEDEN TIK YOK BU KONUDA . NEDEN?

ÇÜNKÜ AMACIMIZ ÜZÜM YEMEK DEĞİL BU KONUDA, BAĞCIYI NASIL DÖĞERİZ DERDİNDEYİZ. EĞER CİDDİYSEK YAZDIKLARIMIZDA BUYRUN TEMAD AŞ.YE.

KAFALARI BULANDIRMAYALIM LÜTFEN. SAYGILARIMLA
-

YÖNETİCİ NOTU :
Sn.Mete,
Siz arkadaşlarımızı bencillikle suçlarken "HİSSE SENEDİNİ KONUŞALIM. YOK BENİM ALDIĞIM BANA SENİNKİNİ PAYLAŞALIM DENİYORSA BAŞKA KAPIYA" sözü ile bencilliğin alâsını yapıyorsunuz.

Bazıları, "ben kaymaklı döneme denk geldim bir maaş da OYAK'tan alıyorum, o nedenle OYAK konusunu tâli mesele kabul edelim irdelemeyelim" derse bunu hangi değer yargısı ile haklı görebiliriz?
Hepimiz OYAK'a maaşımızın brüt %10'unu aidat olarak ödemedik mi? Örneğin 25 yıl hizmet eden arkadaşlarımızın aynı birikimlerine OYAK yıllara göre farklı nema ödemedi mi? Eh, ne yapalım onlar şansına küssünler diyebilir miyiz?
Kimse OYAKBANK satıldığında sistemde olanları kıskanmıyor. Adaletsizlikten bahsediyoruz, satıştan bir yıl önce kurumdan zorunlu ayrılanın suçu ne?OYAKBANK'ın kuruluşunda onların katkıları yok mu?
Sizden önce ya da siz ayrıldıktan sonra OYAK RENAULT satılsa "ne yapalım kısmet mi" diyeceksiniz?

OYAK'ın temellerini atanların üç kuruş nema ile kapı önüne konduğunu bilmiyor musunuz?

Katılım nispetinde hisse senedi adalettir eşitliktir, yine dileyen birikimlerini kurumda değerlendirebilir.

Burası, assubayların özgür sesi olan bir sitedir her düşünceye saygı göstermekle birlikte;
Çözümü genelin menfaatinde değil kişisel menfaatte görürseniz adil de olamazsınız, mücadelede birlik de sağlayamazsınız.

Hisse senedi konusunda bu sitede binlerce arkadaşımız mail kampanyasına katıldığına göre kimse bağcıyı dövmek niyetinde değil, ama siz elinizdeki sopa ile bağa girdiğinizin farkında değilsiniz...

OYAK'ın bugünkü seviyeye gelmesindeki en büyük etken ihtilal yasaları ile ayrıcalık sağlanmasıdır,bu ayrıcalığa rağmen bizlere negatif ayrımcılık yapıldığı için assubaylar hak ettiklerini alamadılar.
Hisse senedi aynı zamanda assubaylara temsilde çoğunluk sağlayacağı için bu ayrımcılık ve hukuksuzlukları da sonlandırılacaktır.
TEMAD'a verilecek 100 lira ile Asb.OYAK'ı kurulacağını düşünebiliyorsanız ya çok iyi niyetlisiniz ya da hesap bilmiyorsunuz!.. Dediğiniz gibi "KAFALARI BULANDIRMAYALIM",iyi günler dilerim.
Alıntı
#1 Ersen Gürpınar 25-01-2013 17:42
OYAK, bir yardımlaşma kurumu mudur yoksa şans talih kader kısmet kuruluşu mudur? Benim zamanımda, amiral gemisi OYAK RENAULT satılmadı diye kendimi şansız mı kabul etmeliyim, ya da OYAKBANK satıldığında kurumda olup "kardeşim ne yapalım siz paranızı çektiniz biz sıkıntı çektik" diyen adaletli arkadaşım kurumdan bir şekilde ayrıldıktan sonra ERDEMİR satılırsa ne düşünecektir? Yıllardır OYAK bizlerin aidatları ile kurduğu şirketlerin kârlarının tamamını birikimlerimize nema olarak aktarmadı büyük bölümünü yeni yatırımlar için kullandı (doğrusu da budur yoksa kurum büyüyemezdi) o halde tüm üyelerin kurum iştiraklerinde hakları olduğundan : HER ÜYEYE KATILIMLARI NİSPETİNDE HİSSE SENEDİ VERİLMELİDİR, yoksa her an ahlar vahlarız . Teşekkürler Sn.Günşer.
Alıntı
genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

Binnur Okkan
Kadri Okkan'ı kaybettik. Cenazesi bugün 23 ocak 2022 izmir buca şirinyer merkez camiinden ikindi namazından sohra askeri törenle defnedilecektir. Bilgilerinize. Saygılarımla. Kızı Binnur Okkan - Yönetici notu Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun, ailesine ve sevenlerine baş sağlığı ve sabır diliyoruz.
Pazar, 23 Ocak 2022
Atilla ABAYLI
TEMAD GENEL BAŞKANINA Sayın genel başkan; Evrensel sistemde gerçekler net görülmelidir. İzmirde il temsilcisi davet üzerine 23 Nisan resepsiyonuna davet edilir. Ve üç kişi eşleri ile bu davete icabet ederler. Şimdiki disiplin kurulu başkanınız ve şimdiki izmir il temsilcisi ve yönetimden biri. Ve yönetimden biri bu etkinliği facebook sayfasında paylaşır.Bu paylaşıma...
Cuma, 14 Ocak 2022
Erol ERTURAN
Herkese merhaba İyi akşamlar Arkadaşlar TEMAD ve diğer sosyal medya hesapları neden yapısal sorunları konuşmazlar ve durumu devamlı gündemde tutup sosyal medyayı hop oturup hop kaldıracak fikir cimnastiği ve oluşturacak ve yapısal sorunlarımızı sistematik bir yapıya büründürmekten maalesef imtina eder durumda olduklarını değerlendirmekteyim sorunlarımız mevzi konular...
Cuma, 07 Ocak 2022
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ