Anamızın adı Devlet,

Devlet Ananın üç çocuğuyuz, soğuk demir işi yaparız.

İşimiz zor, demir çubukları eğip büker, kaynak yapar, ölçer biçer, keseriz. Bildiğiniz demir çubuklar sanat eserine dönüşür, pencere olur, kapı olur, kim ne isterse o olur. Kimi zaman şehrin dar sokaklarında, kimi zaman kuş uçmaz kervan geçmez dağ köylerinde iş yaparız. Kimsenin gitmediği yaylalarda, mezralarda çalışırız. Soğukta ellerimiz donar demirlere yapışır, hazırlıksız gittiğimiz olur, aç kalırız. Kamyonetimiz bozulur, birileri geçsin diye saatlerce yolda bekleriz.

Üç kardeşiz demiştim. Ben ortanca kardeşim, dışarı işlerini, alım satım işlerini, imalat işlerini ben yaparım, hem zihnen hem bedenen çalışırım. Gidip demiri kamyonete yükler, kamyoneti kullanırım. Demiri küçük kardeşimle indiririz, istif ederiz. Bu arada ağabeyim üst katta konforlu klimalı odasından talimat verir;

“- Birazını da şu tarafa istifleyin”

“- Şuradaki aletleri kaldırın, geçecek yer olsun”

“-Falancanın işi bitti mi, halledin, oyalanmayın”

“-Kaynağı düzgün yapın, çapaklı olmasın, düzgün dursun”

Eline kaynak makinası değmemiştir ama bize kaynak yapma konusunda ders vermeye kalkar. Maksat varlığını, konforunu sürdürmek, “ben olmasam bu işler olmaz” demeye getirmektir.

Müşteri ile ben muhatap olurum, gidip ölçü alır, ölçüye göre çizim yapar, çizime göre demiri keserim. İşim hata götürmez. Ölçüde beş santimlik hata, yaptığınız pencerenin boşa gitmesi, demirin ve emeğin zayi olması demektir. Küçük kardeşim kaynak yapar, yetişmediği yerde ben el atarım. İşi teslim edene kadar hep risktir.

En ufak bir hatada ağabeyim beni suçlar, yaptığım onca işe karşı yaptığım küçük hata için bedel öderim. Ay başında paylaşacağımız paradan keseceğini söyler, keser de! Küçük kardeşime şirin görünmeye çalışır, ufak tefek isteklerini karşılar, bana karşı kışkırtır. O hep iyi polisi oynar, kötü polis ben olurum.

Ağabeyim gücünü Anamızdan, Devlet Ana’dan alır. Anamız hepimizin anası ama her nedense ona koşulsuz destek, hep destek, tam destek verir. Ay sonu olunca oturur, karı zararı hesap ederiz.

Önce ağabeyimin ihtiyaçlarını karşılar Devlet Anamız, kalanı beşe böler, üçü ağabeyime, biri bana, artık o gün canı ne istediyse birkaç kuruş da küçük kardeşime verir.

Bu hep böyle sürer gider… Anadır, vaz geçemezsin. Oysa dükkanın yürümesi için hepimize ihtiyaç vardır, adil olması gereken, bizi doğuran anamız asla adil olmaz. Kesinlikle anamızla ağabeyimizin önceden aralarında anlaştıklarını düşünürüm. Düşünmek değil, eminim.

Anamız bizim zaman zaman haklı isyanlarımızı bastırmak için sözler verir, ama asla o sözler tutulmaz. Tutulmayacağını biliriz, hem de çok iyi biliriz de, “anadır belki vicdanı sızlar da, bu sefer sözünü tutar” diye umut ederiz ama sonuç değişmez.

Sürekli haksızlık, sürekli haklı iken haksız duruma düşmek, sürekli maçı kazanıp mağlup ilan edilmek nefrete dönüşüyor. Kardeşiniz de olsa kızıyorsunuz.

Her şeye rağmen sürdürüyorsunuz bu hayatı. Ana diyorsunuz, baba ocağı diyorsunuz, kardeş diyorsunuz, sizden ekmek bekleyen bir aile, korunması gereken bir aile onuru var!

Varlığı birbirine endeksli, biri olmadan diğerinin olmayacağı, ancak birlikte ve adaletli bir anlayışla yürütülmesi gereken işimizde, sürekli haksızlıktan doğan kardeşler arasındaki nefret sanırım en kötüsü!

Bu arada …

Anamız, Devlet Ana, bu memleketi koruyan, her meslek emeğini ortaya koysa da askerler memleket için hem emeğini hem canını ortaya koyduğu, askerleri çok sevdiği için- ya da bize hep öyle söyler- isimlerimizi,

Ağabeyimizin adını SUBAY,

Benim adımı ASTSUBAY,

Küçük kardeşimin adını UZMAN koymuştur.

Ah Devlet Ana Ah!

Yakıştı mı sana bu adaletsizlik, yakıştı mı aramıza senin ellerinle ektiğin bu nefret tohumları?

 

Ögeyi Oylayın
(4 oy)
Son Düzenlenme Pazar, 05 Ocak 2020 15:37

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yorumlar  

#1 Ersin alpak 05-01-2020 20:26
Eline kalemine sağlık bundan daha iyi ifade edilemez durumumuz.
Alıntı
genclige-hitabe

Son Yorumlar

  • TEMAD BAŞKANI KONUŞUYOR !

    Mehmet AKALP 11.01.2020 11:47
    Topluma verdiğin sözü ve MSB ile Cumhurbaşkanının sözlerinin gerçekleşmesini sağlıyamıyacaksın ama ...
     
  • TEMAD BAŞKANI KONUŞUYOR (2)

    ALADDİN ARIGA 10.01.2020 16:09
    DEĞERLİ VE ONURLU CAMİAMIZI AYNI ÇATI ALTINDA TOPLAYAMAYAN. GERÇEK FİKİR VE SORUNLARIMIZA EĞİLMEYEN ...
     
  • TEMAD BAŞKANI KONUŞUYOR !

    Fahrettin BAĞRI 09.01.2020 18:44
    "Çünkü bu cumhuriyet kurulurken İngiliz ajanlarına ihanet eden" Şahsen ben günlerden beri bu cümlenin ...
     
  • Cumhurbaşkanlığı Makâmına Açık Dilekce

    S.IRBIK 09.01.2020 16:07
    Musa KURT isimli okurumuz, “Cumhurbaşkanlığı Makâmına Açık Dilekce” isimli makâlemize aşağıda görülen ...
     
  • HANGİSİ VATANDAŞINIZ ?

    Hakan 06.01.2020 23:30
    Canım Abiciğim çok güzel kaleme almışsın. Hele dürbünün tersinden baktıklarını belirtmen Harika ...

Son Eklenen Mesajlar

Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Gerici șeriatçı yobazlar tarafından 23 Aralık 1930'da Menemen'de katledilen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ile mahalle bekçileri Hasan ve Șevki'yi saygıyla anıyoruz. Mekanları cennet olsun.
Pazartesi, 23 Aralık 2019
Yıllardır çocuk kandırır gibi bir emirle ölüme gönderdikleri assubayları kandırdıklarını zannedenlerin şeref sözü olarak kabul ettiğimiz sözleri gerçekleşmeyince toplumda haklı olarak oluşan tepki'ye ne yazıkkı TEMAD yönetimi yanıt veremedi insiyatif alıp çare olamadılar; Bir avuç özverili meslekdaşlarımız verilen sözleri hatıratmak için yaptıkları b...
Cuma, 20 Aralık 2019
Yazmaya elimiz söylemeye dilimiz yetmiyor; Bugün yine canlarımız evlatlarımız meslekdaşlarımız şehit oldu Onlar hiçbir değerle geri gelmeyecek canlarını ülke için feda ettiler Ruhları şad olsun
Pazartesi, 09 Aralık 2019
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ