Bu sayfayı yazdır

SAYIN BAŞBAKAN'A MEKTUP

MEKTUP.

 

Başbakan Binali Yıldırım’ın göndermiş olduğu el yazılı mektup, Ankara'da askeri servis araçlarına yönelik bombalı saldırıda şehit olan Astsubay Başçavuş Mehmet Kutlu'nun eşi Seda Kutlu'ya takdim edildi. (Basın)

 

Başbakan Binali Yıldırım’ın kendi el yazısı ile yazdığı mektupta, 

"Aziz şehidimizin kıymetli emaneti değerli Kardeşim, bölücü terör örgütüne karşı vatanı ve milleti için gözünü kırpmadan şehadet şerbetini içen ve Rabbimizin ‘Onlar ölü değildirler fakat siz bilemezsiniz’ (Bakara süresi 154. ayet) müjdesine mazhar olan şehidimize milletçe minnettarız ve kahramanımızı asla unutmayacağız. Sizler bize şehidimizin emanetisiniz, size daime sahip çıkacağımızdan asla endişeniz olmasın" ifadeleri yer aldı.

 

 Bu da benim mektubum.

 

 Sayın  Başbakanım ,

 

Siz ;  Seçilmişlerin  "Kahraman" ilan ettiği, milletçe minnettarlığınızı  ve asla unutmayacağınızı belirttiğiniz  Adı, ister Assubay Mehmet Kutlu olsun , ister Ömer Halisdemir, isterse bir başka ad.

Bu ve bunlar gibi binlerce Muvazzafı, emeklisi  tarafınızdan "atanmış"  bazı  kimselerin gözünde hala  "çaycı" yakıştırması  ile örnekleniyorsa , 

 

Ya; sizin,  kahramanlık anlayışınız farklı, ya da tarafınızdan atananların...

 

Neredeyse  tamamının 15 Temmuz sonrası halen bulundukları makamda olmalarını  ;

Bir türlü içlerine sindiremedikleri, özlük haklarını yarım asırdır öteledikleri, kamplarını dahi bir zamanlar tel örgülerle ayırdıkları , bir emirle hiç tereddüt etmeden şehadete yürüyen Assubaylara borçlu olduklarının hakkını asla teslim etmezler. 

Kahramanlıkla onurlandırdığınız  Assubayların  Açlık sınırının az üstünde ,  Yoksulluk sınırının çok altında yaşam mücadelesi verdiğini de herhalde biliyorsunuzdur !

Önceki savunma bakanının sık sık basına verdiği sözler kulağımızda, tam üç yıl geçti o sözlerin üzerinden,  sözler  bir zaman sonra unutulsa da, " Google "  unutmuyor, kim, ne zaman neler söylemiş çıkıveriyor insan oğlunun karşısına.

 

 Sayın Başbakanım,

Komuta ettiğiniz TSK'ya (talepleri doğrultusunda) Çıkarttığınız  "disiplin kanunu"nu bir inceleyin, kimlere ne yetkileri ,nasıl vermişsiniz bir bakın!  O  kanun ki ; bu güne kadar onlarca Assubayın canından vaz geçmesinin sebebidir.

Sınırsız yetkilerle donatılanların, tel örgüler içinde yasayı nasıl uyguladığını , İnsan hayatının iki dudak arasında nasıl harcandığını  görün.

 

Başka bir kamu kurumunda ;  Herhangi bir müdüre ,  "Seni genel müdür yapamadık, al sana genel müdür tazminatı emekli ol " diyor musunuz ?

Veya ; Bir kamu hastanesine emekli olan bir hekime " seni baş hekim yapamadık,al sana baş hekim tazminatı emekli ol " diyor musunuz ?

Veya ; Bir Kaymakam'a , "seni vali yapamadık, al sana vali tazminatı" diyor musunuz ?

Bu örnekler o kadar çoğaltılabilir ki...

 

O halde, Emekli ettiğiniz bir albaya  niçin "seni general yapamadık, al sana general tazminatı"  diyorsunuz ?

 

Peki ; Yakın tarihte kadro fazlası var diyerek birtakım albaylara yüklüce para vererek emekliye sevk etmek ne oluyor ?

Teğmen olarak  harp okulundan mezun olan bir subayın neredeyse yüzde yüzünün albaylığının garanti olduğu bir sistemde, uzun vadede yığılma olacağını hesap edemeyenlere ne demeli ?

Subaylarda  rütbeler arası bekleme süresini kısaltanlar , Assubaylarda bu süreyi uzattılar, neden acaba ?

 

14 Yıllık hükümetiniz döneminde,  "Kahraman" diye payelendirdiğinin biz Assubayların dışında  siz ve sizden önceki hükümetler kimlere ne haklar vermişsiniz ? 

 

Assubaylar için "şimdi bu yükün altına giremem " diyen  Hükümetiniz   Subaylar için kaç çeşit yükün altına giriyormuş bir hatırlayalım.

Assubaya verirsek başkaları da ister derken bu tablodan haberiniz var mıydı  bilmiyorum .


1-) Temsil Tazminatı ,
2-) Görev Tazminatı ,
3-) Makam Tazminatı ,
4-) Kadrosuzluk Tazminatı ,
5-) Komutanlık Tazminatı ,
6-) Komutanlık kursu Tazminatı ,
7-) Erken emeklilik Tazminatı ,

 

     ***      ***      ***      ***

 

Sadece Assubay'a verilen sözler tutulmadı nedense !..

Bir emirle ölüme gönderilen assubaylar hâlâ klimalı ofislerdeki memurlardan daha alt kademeden göreve başlıyor, bir tek tazminat alamıyor. 
Assubay'a sıra gelene kadar,  son bir kaç  yılda kimler ne almış bir başka tablo daha.

 


*** Yargı mensupları. : 1.155 tl.
*** Akademisyenler. : 1.000 tl.
*** Sağlık çalışanları. : 800-1.200 tl.
*** Emniyet mensupları. :151 -452 tl. + tazminat ; % 25 .
*** Muhtarlar. : 295 tl.
*** Köy korucuları. : 250 tl.

 

Sormak isterim ; Yukarıdaki meslek guruplarından hangisinin görevi Assubay'ın görevinden daha ağırdır, hangisi daha zor şartlarda çalışıyor ?

Hangi meslek gurubunun görevi, Assubay Ömer Halisdemir'inki kadar feragat gerektirir ? Canından vaz geçiyor bir emirle, daha ötesi var mı ?..

 

Bildiğiniz başka bir meslek gurubu daha var mıdır, mesaisi subayın iki dudağı arasında olan ?

"Mesai ikinci emir"  sözünü bilir misiniz ? 

 

Bu insanlar asla sabah dokuz , akşam beş saatleri arasında çalışma ile evlerine gitmezler / gidemezler .

Ayda 3 - 4 nöbet tutarlar 24  saat ,

Her gün fazla mesai yaparlar karşılıksız, 

 

Derseniz ki eğer ; " askerin mesaisi 24 saattir"  ona! da eyvallah , ancak ,

İşte o zaman sorarım Sayın Başbakanım,

 

Er'den  Mareşal'a  kadar hepsinin ortak adı   "asker" ise, bu ayrım niye ?

 

Yedi çeşit tazminat verdiklerinize ne diyeceksiniz ?

Eğitim mi, çalışma mı, görev mi,  vazife aşkı mı , yoksa  vatan sevgisi mi , Hangisi ? ,Eğer bunlar  ise ,

 

15 Temmuz gecesi Rüştü'nü fazlası ile ispat etmedi mi  Assubay toplumu bu ülkeye ? ,

O mel'un gecenin kırılma noktasında yine bir Assubay var  bilirsiniz ,

 

Siz demiştiniz ;   " Bize yeni Ömer Halisdemir'ler lazım. Onun gibi yürekli aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var. Hem bölücü terör örgütüne karşı, hem buna benzer teşebbüslere karşı gözünü kırpmadan gerekirse öldürecek, gerekirse şehit olacak. "  Diye ,

 

Bu güne kadar kabrini yarım milyonu aşkın insanımızın ziyaret ettiği Assubay Ömer Halisdemir ve diğer Assubaylara  ve dahi Emekli Assubaylara verilen sözler hâlâ havada kalmışken ,

 

Eski genel kurmay başkanının ;  " Hainleri General yapmışız, Kahramanları Assubay" sözü Gün gibi ortada iken ,

 

Başka söze gerek yok Sayın Başbakanım , 

 

"Minnettarlık , Kahramanlık, Övgü" sözleri  iyi  güzel de , lakin karnımızı doyurmuyor ,

Yukarıdaki tablolara bir bakın, sonra da partinizin adını bir kere daha hatırlayın ,

 

Adalet , gerçekten Adalet olacaksa ,

 

Ancak o zaman  sizin musallada hakkınızı helal ettiğiniz şehit  Assubay da  size hakkını helal eder,  bilesiniz...


Mehmet ÖZTÜRK 


Ögeyi Oylayın
(224 oy)
Mehmet ÖZTÜRK

Son ekleyen Mehmet ÖZTÜRK