×

Uyarı

JUser: :_load: 932 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.

KONU OYAK DEĞİL !..

kapitalist-oyak

Yirmi birinci Yüzyıldayız. Artık demokrasi kelimesinin yerini “İleri Demokrasi” kelimesi aldı. Bu söylem bana çok kapitalist gelir. Tıpkı firmaların bir şey pazarlarken uyguladıkları yöntem gibi… Bir araba firmasının aynı marka için aynı yılda bir çok model sunması gibi… Yani “son model Turbo Dizel Demokrasi” diyesi geliyor insanın. Kapitalizmin ürünlerine uyguladığımızda örtüşen bu “İleri Demokrasi” acaba gerçekten bir kapitalizm ürünü mü?

Bence evet… İleri Demokrasi denilen şey insanların hepsini Bilgisayar hafızalı olarak kabul ediyor. Düşünün bir kez!.. Cep telefonu veya internet abonesi olduğumuzda bizlere bir sürü güzel kelimelerle kampanyalar sunuluyor. Ancak bu kampanyalar tabii ki hukuki kurallara bağlı. Bilişim teknolojileri ya da bankalar için hazırlanmış kurallar tüketicinin son derece akıllı olması halinde, ya da çaresiz olmaması, başka bir deyişle alternatif kurabilmesi halinde eşit şartlara ulaşıyor. Böyle bir avantajımız varsa bizim lehimize bir şeyler olabiliyor. İleri Demokrasi insanın kafasını karıştırıp aldatmaya çalışan yeni kapitalistlerin hukuk sisteminin adı olsa gerek.

Elektrik faturalarında kaçak bedeli var. Çevremizde kaçak elektrik kullananların oluşturduğu zararı  biz ödüyoruz. Ancak dükkanı soyulan bakkal amca ekmeği pahalı satamıyor. Tekel olmanın, ileri demokrasideki adı sanırım şöyle bir şey; Ben yaparım. Sen haklı isen daha sonra mahkeme kapısına gidersin. Karar da sadece senin zararını bağlar. Senin paranı öderim. Diğerlerinden almaya devam ederim. Eyvallah ileri demokrasinin akıllı çocukları, politik savcıları, zavallı hakimleri…

Veeee … OYAK…. İleri demokrasiye  adapte olmuş kuruluşlardan biri. Bu makalemde OYAK tarafından imzasız yayınlanmış ne idüğü belirsiz bir makaleyi kendime muhatap almak istemiyordum. Ancak bazen kaçınılmaz oluyor. O kuruluş kapitalist yöntemlerle yönetilmektedir. Her ne kadar sosyal bir yardımlaşma kurumu olduklarını söyleseler de bu böyledir. Aksi taktirde hem kapitalist hem de sosyal yardımlaşmadan söz edecek olursak çok başka bir şey ortaya çıkıyor. Suç teşkil eder diye yazamıyorum. Tabii ki bazıları benim gibi düşünenlerin düşüncelerini kabul etmeyecekler. Tabii ki onların eksenleri benimkinden farklı olacak. Çünkü ben kapitalist değilim. Zaten belirli bir kapitalim de yok… Kısacası benim gibi düşünmeyenler için “bekarın karı boşadığı” biriyim.

Ben imzasız yazılarda olduğu gibi insanların önüne kanun kitap açıp, elime de hukuk sopası  alıp yazmayacağım. Ben vicdanlara sesleniyorum.

Sayın okurlar sizlere soruyorum. OYAK’a değil sizlere soruyorum. Şu soruların cevapları hakkında sanırım  biraz bilgi sahibisinizdir!

  • OYAK ilk kez ne zaman nema vermeye başladı?
  • OYAK kurulduğundan sonra hiç sıfırı tüketti mi? Tüketti ise sebebi nedir?
  • OYAK objektif kriterlere uymadan kadrolaştı mı? Kadrolaştı ise bu kadrolaşma yüzde olarak hangi meslek mensupları ve yakınları lehine oldu?
  • OYAK ‘ın dünyada eşi benzeri olmayan yatırım ve emeklilik fonu olduğunu söyleyen  Sayın Coşkun Ulusoy değil midir? Öyleyse imzasız yazıda kopartılan bu yaygara kime?
  • Dünya’da OYAK kadar büyümüş ve devletinin en büyük  ekonomik güçlerinden biri haline gelmiş başka askeri ekonomik kuruluş var mıdır?
  • Asteğmenlerin geçici üyeliği nedeniyle yüzde beş OYAK aidat kesintileri ilgili yasaya göre geri verilmemektedir. Asteğmenlerin sayısı ve  OYAK bütçesine katkısı göz önüne alındığında bu bir imtiyaz değil midir? Asteğmenlere sağlanan imkan sadece ölüm ve maluliyet yardımıdır. Ödedikleri prime bakılınca sonuçta bu çok pahalı bir hayat sigortası değil midir?
  • Üyelerinin ilk üç yıl içinde bir şekilde üyelikten ayrılması halinde aylık yüzde on olan kesintileri ödenmemektedir. Bu kişilerin de görev başındayken hayat sigortalı olduğunu düşünürsek bu da çok pahalı bir sigorta değil midir?

    Minimum aylık aidat  200 TL olarak  düşünüldüğünde  yıllık 2.400TL, üç yıllık ise 7.200TL bir tutar maalesef iade edilmemesinin gerekçesinin daha net olarak açıklanması gerekmez mi?
  • OYAK  kendi unsuru olan Emekli Assubaylar tarafından İnsan Hakları Mahkemesine şikayet edilmiş midir? Emekli assubaylar şikayet gerekçelerinde haksız mıdır?
  • OYAK 2001 Yılındaki ekonomik krizinde büyük miktarda nakitini Dolara yatırarak krizden çok büyük kâr elde etmiş midir? Krizden aynı yoldan çok büyük kâr elde edenler listelenirken ve haklarında davalar açılırken OYAK kendi dergisinde krizden büyük kâr ettiğini açıklayıp aynı yıl üyelerinin nemalarına yatırmış mıdır? OYAK eğer gerçekten böyle bir girişimde bulunmuş ise ve bu gelir soruşturulmamış ise bu bir imtiyaz değil midir?
  • OYAK’ın BDDK’nın dört bankayı içine soktuğu dev Sümerbank’ı bünyesine katmasında bir imtiyaz olmuş mudur? Beş bankanın bir araya getirilip küçük bir ücretle OYAK’a bağlanması Meclis Araştırma Komisyonu'na neden getirilememiştir?
  • OYAK’ın bugüne kadar kaç gazeteciye açtığı dava düşmüştür? Bu davaların mahkeme masrafları ne kadardır? Kim tarafından ödenmiştir?
  • OYAK ihalelere girerken hep milli sermaye masalı ortaya atılıyor. Acaba OYAK’ın kaptığı şirketleri yüksek kârla yabancılara satması bu konuda da müthiş bir yanılgı içinde olduğumuzu göstermez mi? OYAK bu konuda iki yüzlü bir tutum sergilemedi mi? Televizyon reklamında “emrinizdeyiz.” , ihalelerde “milli sermaye” OYAK için imtiyazlı bir slogan değil mi?
  • Ortalama 150 bin mecburi mudi büyük bir rakam değil midir? Bu kadar aktif düzenli para yatıran mudisi olan kaç banka vardır?
  • Oyakbank’ın satışından elde edilen kârın üyelere dağıtım şekli adil midir? Bu dağıtım şekli nedeniyle şu an OYAK’ın Erdemir’i satmakta zorlandığını düşünüyor musunuz? Erdemir’in bugünkü hisse değeri Yaklaşık on milyar dolardır. OYAK bu işlemin altı milyar dolarını kâr olarak üyelerine dağıtırsa yirmi yıllık bir üyenin bu işlemden cebine girecek para yaklaşık en az 100.000 TL değil midir? Böylesi bir dağıtım yapıldığında tıpkı Oyakbank dağıtımında olduğu gibi bir yıl önce emekli olanların kaybı ne ile izah edilecektir? Aksi taktirde OYAK bu satışı başka bir şekilde muhasebeleştirip üyelerine aktaracağı payı azaltır veya hiç vermez ise daha önceki uygulamaları kendi hukuklarının önünde gündeme gelemez mi?
  • OYAK’ın Kamu İhale Kanunu'nun dışında kalmak için çaba harcamaktadır. Oysa 2003 Yılında çıkan kanuna rağmen Kamu ihale Kurumu ancak 2010 yılında OYAK’a dur demiştir. OYAK, Danıştay'a giderek kararın düzeltilmesini istemiştir. Ancak sonuç alamamıştır. Daha sonra torba yasa çalışmalarında da konu ile ilgili düzeltme yapılması için girişimde bulunmuştur. Bu bir imtiyazın devam etmesi isteği değil midir?
  • OYAK’ın kendini kıyasladığı PTT, Polis ve Öğretmen sandıkları konuları madem ki OYAK ile aynı o halde neden 205 sayılı kanun kapsamına alınmamışlardır? OYAK bu benzetme ile komik duruma düşmüş olmuyor mu?
  • Son beş yılda OYAK’ın ödediği Motorlu taşıtlar vergisinin 12 bin TL olduğu, söz konusu imzasız makalede belirtilmiş.  Şöyle kaba bir hesap yapalım. 1-3  Yaş arası 1300-1600 motor hacimli binek otomobil yıllık  Motorlu Taşıtlar vergisi 487 TL’dır. Bir araç için beş yılda ödenecek para 2500 TL’dır. Bu durumda OYAK’ın elinde toplam 5 adet binek araç vardır. Başka da hiçbir aracı yoktur. Bu sizce inandırıcı mıdır? Yoksa OYAK kiralık araçlarla mı çalışıyordur? Kiralık araçlarla çalışıyor ise kimden ve kaça kiralıyordur?
  • OYAK birinin ricasıyla Aslan Çimento’nun Yönetim Kuruluna TEMAD yönetiminden birini almış mıdır? Yine aynı OYAK rica ile kim bilir ne işler yapmış olamaz mı?
  • OYAK grubu şirketlerinin toplamının 2009 yılında zarar ettiklerini ve 2010 yılında ise ettikleri kârın bir önceki yılın zararını bile kapatmaktan uzak olduğunu söyleyebilir miyiz? Kısaca Ordu Pazarları'ndan beri OYAK’ın işletmecilik yapmayı beceremediğini söyleyebilir miyiz?
  • OYAK iştiraklerinin en büyük kurtarıcısının sıcak para sahibi olan her ay yatan mevduatın, bunlardan elde edilen gelirin üyelerine dağıttığı kredi geri dönüşü ve banka faizleri, üye işlemleri adına kartını dağıttığı bankaların promosyon gelirleri, fonlar veya menkul işlemler olduğunu söyleyebilir miyiz?
  • Bir zamanlar OYAK’ın hem bankacılık hem de ticari işletmecilik yapması sizce sakıncalı değil miydi? OYAK’ın da hortumlanabileceğini hiç aklınıza getirdiniz mi? Nitekim Toprakbank’ın batışı piyasa kurallarına aykırı olarak Toprak Holding’e yüksek krediler sağlaması sonucu olmadı mı? Tabii ki bu senaryolardan en basiti…
  • OYAK benzeri mecburi emeklilik sandıkları hakkında dünyadan örnekler verirken şunu da ilave edebilir miyiz? Bu kurumların aktif ticari faaliyetleri var mı? Mesela çimento fabrikaları, otomobil fabrikaları, inşaat şirketleri v.b… var mı? Aksi taktirde bizde de bazı mecburi emeklilik sandıkları var. Ölüm yardımı Sandığı, Kartal vakfı bunlardan ikisidir…
  • TESUD’un şirketleşmesi sonucunda piyasaya çıkarken en iyi partner olarak OYAK veya OYAK’ın iştiraklerinin olması uzak bir ihtimal mi? Sonuçta OYAK’ın iştiraklerinin çoğunda görev yapan emekli subaylar TESUD üyesi değil mi? Bunun bir yanlış tarafı yok, ancak TEMAD diye bir dernek var. TESUD yardım alıyor veya OYAK’ı ele geçiriyor deyip seyretmek bizim için çok büyük bir ayıp değil mi?

Diye uzar gider. Ancak şuna emin olun ki konum ne OYAK ne de başka bir kurum.  Eskinin imtiyazlıları ile şimdinin ileri demokrasisinin şirketlerinin pek farkı olmadığını söylemek istiyorum.  Yetmişli ve seksenli yıllarda kurumları yiyip bitiren rüşvet ve adam kayırma dediğimiz yanlış uygulamalar karşımıza yeni elbiseler giyinip giyinip geliyor. Ben ne OYAK’a karşıyım. Ne de serbest piyasaya… Karşı olduğum şey yok olduğu söylenen imtiyazlardır.

Kamu İktisadi Teşekkülleri'ndeki mutluluk çemberleri doksanlı yıllarda çöktü. Bazı entrikacı tüccarların elinde bir tek Türk Silahlı Kuvvetleri kaldı. Kantinine, gazinosuna, orduevine girebilmek için çevirmedikleri dolap yok. Promosyonların, indirimlerin yanı sıra şahsa özel teklifler maalesef oluyordur.  Askerlerin ticaretle olan serüvenleri bazen komuta kontrol hiyerarşisini de tabii ki etkileyebilir.

OYAK çatırdayan kocaman eski bir bina gibi. Her yanından ses geliyor. Kendi sitesinde yayınladığı makalenin altına imza atacak bir yetkili bulamamış. Arkasına aldığı emekli general ile hâlâ daha aba altından sopa gösterip susturabileceğini zannediyor. Ancak bir taraftan da hüzün duyuyorum. OYAK yok olduğunda yerini alacak kapitalistler son kaleyi de yıkmış olacaklar. İçi yumuşacık sosyal ve dışı kaskatı kapitalist bir yapının son çırpınışlarını hissediyorum.

Bana göre OYAK mecburiyete ve imtiyazlara son verse de ayakta kalabilir. Eğer üyelerine eşit paylaşım imkanı sağlarsa, piyasa kurallarına göre oynarsa, profesyonel personel ile çalışırsa başarılı olur. Hem de tam tersine, iştiraklerden elde ettiği gelirler üyelerine daha çok yansır.

Ancak bu hukukun içinde bir tek yanlış OYAK’ta değil. Ticari hayatımızda doğru gitmeyen neler var neler…

Sözümü  bitirirken TEMAD Genel Kurulunda şirketleşmeye giden adımın atılmasını  temenni ediyorum. Olmasa da olur ancak olursa çok güzel olur. Verimli bir bahçenin ekilmesi veya ekilmemesi hakkında karar vermek gibi bir şey… Başkan seçimi kadar, Tüzük değişikliği kadar önemli…

OYAK aslında bize de bir ders verdi. Ne kadar çok verirsen ver, eşit vermediğin sürece problem var demektir. Bir de eve gelen yemeğin nerden geldiğini sormak lazım kanaatimce...

Saygılarımla….

Ögeyi Oylayın
(18 oy)

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yorumlar  

#16 Erdal Günşer 09-12-2011 19:12
Son günlerin meşhur konusu OYAK olunca ben kendi yazımın altına bir yorum ekleme lüzumu hissettim.
Herşeyden önce şu OYAK'a laf söyleyenlerin kimlerin kuyusuna su taşıdığı konusunu es geçmek istiyorum. Daha önce söyleye söyleye dilimizde tüy bitti. "OYAK adil olmayan bir şekilde yönetiliyor. Her tarafından haksızlık fışkırıyor." dedik.
Şimdilerde bazı arkadaşlarımız Emekli Generalin alacağı nema üzerinden tartışma yapıyorlar. Şunu hemen söyleyeyim ki, ben OYAK'ın rütbeye özel ve aidattan fazla ayrıcalıklı nema verdiğine inanmıyorum. Böyle bir şey olamaz. Sonuçta Halep oradaysa arşın buradadır.
Ancak adaletsizlik şuradadır. Örneğin 2008 yılında üyelere nemalarının yanında ayrıca yaklaşık yüzde 30 oranında artı kâr payı verilmiştir. Bu oran ile yaklaşık 100.000 TL birikmişi olan bir üye birden 130.000 TL birikmişe ulaşmıştır. Bu OYAKBANK'ın satışı sonucu ortaya çıkmış bir durumdur.
2001 Yılında krizde OYAK dolara para yatırarak büyük kazanç elde etmiş ve bu gelirlerinin tümünü üyelerinin birikmişine yatırmıştır. Bu gelir ile 2002 yılında üyelerin neması çok yüksek olmuştur. Hal böyleyken 2001 yılında belirli bir birikimi olan ve Assubay Üçvş. yüzbaşı ve üst rütbelerde olanlar çok iyi bir emekli geliri alacaklardır. Ancak bu durum sonucunda o tarihte küçük rütbede olanların doğal olarak büyük bir birikimi olmamıştır. Ayrıca OYAK şu an muvazzafları da mevcut anlayışıyla bir baskı altına sokmuştur. Gençler OYAK'ın bir Erdemir'i bir an önce satıp hesaplarına yaklaşık 100.000 TL yatmasını bekler olmuşlardır. Yani OYAK'ın bu politikasının bir adı vardır. O da tufayı tutturma sistemi. Tufayı tutturan nemayı alır.
Ben mesaj panosunda emekli primi eleştirilerinde bulunan sayın meslektaşlarıma bu konuyu hatırlatmak isterim. Saygılarımla...
Alıntı
#15 Erdal Günşer 16-10-2011 21:36
Sayın Kılınç OYAK ile alakalı eleştirel yaklaşımın zamanı olmadığını, çünkü Atatürk karşıtı söylemlerde bulunanların hedefinde OYAK'ın olduğunu belirtmenizi doğrusu şaşkınlıkla okudum. Sayın Kılınç, OYAK, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni daha mı güçlü kılmaktadır? OYAK Atatürk çizgisinde ticaret yapıyor dersek bu kez Atatürk'e saygısızlık yapmış olmaz mıyız? Bu islami usulde et kesimi reklamı gibi durmuyor mu? Ayrıca ben şuna inanıyorum ki OYAK ne kadar bağımsızım derse desin Genelkurmay'ın etki alanı içindedir. Bugün gelinen durumda veya yarın gelebilecek durumda OYAK'ın yerini (yani sermayesinin rengini)varın siz düşünün. Ben şu kadarını söyleyeyim. Türkiye Cumhuriyeti'nde Zafer Bayramı tebriklerini ilk kez Cumhurbaşkanı kabul etti. İlk kez Milli Güvenlik Kurulu'nda Başbakan yanından Genelkurmay Başkanını uzaklaştırdı. Şu an Anayasa tartışmaları yapılıyor. Söylentiler ve çalışmalar gösteriyor ki ülkemizin temel taşları değişecek. Değişmez diye söylenen maddeler değişecek. Anayasanın değişmez denilen maddelerini koruma görevi yine anayasaya göre Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bakın bir çıt çıkıyor mu? Lütfen OYAK'ı Atatürkçü düşüncenin kalelerinden biri olarak görmeyelim. Mevcut iktidar OYAK gibi yapılanmaları sever. Çünkü ülkemizde maalesef sermayenin rengi vardır. Beğenmediğimiz 1998 irtica raporunda ortaya çıkan bu sermayenin rengi ne kadar da aşikar gözümüzün önünde duruyor. İnsanların inançlarını sömürerek kurulan iktisadi teşebbüsler en büyük kayırmacılığı ve imtiyazları uygulamaktadırlar. Belediye ihalelerinden başlayarak ticaret hayatımızı ele geçirmiş olan bu ticari yapılanma kendi aralarında yaşattıkları centilmenlik anlaşmaları ve biz-öteki tarzda imtiyaz sahaları ile yollarına devam etmektedirler. Maalesef bu yaklaşıma göre savaş kazanılmıştır. Hedef engelsiz bir şekilde anayasayı değiştirmektir. Tüm bu olayların içinde sizce OYAK'ın yeri neresi? Tabii ki sahibinin yanı... (O sahip biz değiliz.)
Alıntı
#14 janas 16-10-2011 18:03
‘’Maalesef bu durum bile OYAK stabil bir politikasının olmaması yüzündendir.’’
''BİZ NE DİYORUZ.HİSSE SENEDİ VERİLSİN.’’
SAYIN CESUR YÜREK'İN OYAK'A MUHALİF OLANLARIN BASKI ALTINA ALINDI DİYEN SON YAZISI DA, TAMAMEN PARAGÖZ İHANETÇİLERİN SÖYLEMLERİNE KENDİNİ KAPTIRMIŞ OLDUĞUNU GÖRDÜĞÜMDEN YAZI ALTINA 3 KERE UYARI VE HATIRLATMA YORUMU YAPMAMA RAĞMEN YORUMLARIM NE YAZIK Kİ YAYINLANMAYIP,SADECE LEHTE OLAN YORUMLAR YAZILDI.İŞTE SAYIN UMUR TALU'NUN DA ALET EDİLME ÇABASI İLE KARŞI KARŞIYA KALMIŞ OLMASI.


AYRICA ORTAM SAYIN M.ALİ KILINÇ BÜYÜĞÜMÜN SÖYLEDİĞİ DURUMDUR.KİMSE OYAKLA İLGİLİ YAPILACAK BİZLERİN LEHİNE BİR ÇALIŞMAYI BEKLEMESİN. MALIMIZA SAHİP ÇIKALIM.OYAK BİZİMDİR.OYAKTA YAPILACAK HER KONUNUN MÜDAHİLİ BİZ OLMALIYIZ.YOK İHANETÇİ PARAGÖZLERİN YAPTIĞI GİBİ DİLEKÇE KOMİSYONU VE ASKER DÜŞMANI 3 KURUŞLUK YAZARLARDAN HAYIR BEKLEMEYİ TERCİH EDERSEK BUGÜNLERİ ARAYACAĞIMIZI HATIRLATIRIM.


Saygılarımla.

TAKİPTEYİM.
Alıntı
#13 janas 16-10-2011 17:55
‘’OYAK aleyhinde karalayıcı ifade kullanan kişileri OYAK'ın mahkemeye verdiğinden de söz ediyorsunuz. Sayın Nas ben kanunları biliyorum. Ağzımdan sinkaf ve iftira çıkmadığı sürece hodri meydan...’’
SAYIN GÜNŞER;
BEN BUNU KORKUN, ÇEKİNİN DİYE YAZMADIM.İFTİRA ATAN,AHLAKİ YOKSUNLUKLA,YALANLA,DOLANLA KARALAMA YAPANLARIN YAPTIĞI SÖYLEMLERE ORTAK OLUNMAMASI İÇİN YAZDIM.BEN DE HUKUKU BİLİRİM VE DE HİÇ AYRILMADAN SÜREKLİ DE KULLANDIM.

‘’OYAK hakkında bir soru daha sorayım. Neden Bağışa Dayalı Emekli Gelir sisteminden çıkışı serbest bırakmış olabilir? Garanti geliri yüzde beşe düşürmesinin ardından gelebilecek tepkilere karşı bir seçenek sunmak mı?’’

HAYIR.SEBEBİ ÇOK BASİT PİYASA %7-7,5 VERİRKEN BDGS ÜYELERİNE OYAK NEREDEN %9 VERECEK? BİR ŞEKİLDE ÜYE OLMAYANLARDAN ALARAK HAKSIZLIK YAPARAK DEĞİL Mİ? YANİ PİYASADAN FAZLA KAZANAMADAN NASIL ÖDEME YAPABİLİRSİNİZ.‘’Diyelim ki öyle.’’ HAYIR ÖYLE DEĞİL.
‘’ O halde şu an Bağışa dayalı emekli gelir sisteminin sadece adı var. Çünkü öyle bir uygulama yok. Çünkü isteyen parasını alıp çıkabiliyor. O zaman bu sisteme mola verildi. Sistemin adını şöyle değiştirebiliriz .
SAYIN GÜNŞER,ADI ÜSTÜNDE İSTEYEN ÇEKİYOR,İSTEMEYEN %5'LE DEVAM EDİYOR.BİR DE YENİ GİRENLER VAR.BABAMI DA BEN ÜYE YAPTIM VE ŞU AN ÇEKMEYECEK. YANİ SİSTEM DEVAM EDİYOR.

" Ayrıca böyle bir kapıyı açarak OYAK bir fonunu en iyimser tahminle yarı yarıya tasfiye etmektedir. Yani yoğun sıcak para çıkışı olacaktır. Yani fonunun büyüklüğünden tutun da kısa dönem üye nema gelirlerine kadar bir çok şey bu durumdan etkilenecektir. Yani tamam yetki yönetim kurulunun elinde de bunu da mı sormayalım? Bize ne mi diyelim?’’
SAYIN BÜYÜĞÜM BURADA BİR KONUYU UNUTTUNUZ SANIRIM. BDGS'NİN HESAPLARI, RİSKİ AZ, GETİRİSİ YÜKSEK YATIRIM ARAÇLARINDA DEĞERLENDİRİLMEKTE (BDGS ÜYESİNİN PARASI, OYAK’IN İŞTİRAKLERİNE AKTARILMIYOR Kİ) OLUP DİĞER NEMA GELİRİNE BAĞLI OLMADIĞINDAN ETKİLENME OLAMAZ.YANİ SADECE ÜYE OLANLARIN PARASININ OLDUĞU HESAPTAN,İSTEYEN ÜYESİNİN HAKKINI VERİYORSA BUNDAN KİME NE?

‘’Ben OYAK'tan bağlantısız olarak yine şu cümlemi kuracağım. Kim bu memleketin tüyü bitmemiş yetiminin hakkını bir kalem hareketiyle hak etmeyenlerin cebine indiriyorsa, nüfuz sayesinde imtiyaz sağlıyorsa ben onları lanetliyorum.’’

TÜM BENLİĞİMLE BU SÖZÜNÜZE KATILIRKEN,YALANLA,DOLANLA,İFTİRA İLE GÜYA HAK TALEPLERİNİ YAPANLARI DA EKLİYORUM.

‘’ OYAK'ın kendi de bankacılık yapmaması gerektiğini idrak etmiş olarak satmış olamaz mı?’’
OLABİLİR DE, OLMAYABİLİR DE. KÂR DA EDİLEBİLİR, ZARAR DA EDİLEBİLİRDİ. SATILARAK ALINAN ERDEMİR’İN DURUMU DA DEĞERLENDİRİLMELİ.BELKİ ÇOK DAHA KARLI OLABİLECEĞİ DE ARTIK YATIRIMLARININ TAMAMLANMASI NEDENİYLE SÖYLENEBİLİR.

‘’Üç kuruşluk gazeteci denilen eleştirel yaklaşanlar arasında çok sevdiğimiz Sayın Umur Talu'da vardır. Kendisi bir başka deyişle Sakıncalı Piyade ilan edilmemiş midir? ‘
BU CÜMLENİZDE 3 KURUŞLUK YAZARDAN KAST ETTİĞİM ŞAHISLARIN İÇİNE CESUR YÜREK UMUR TALU’YU VARMIŞ GİBİ KATMIŞ OLMANIZ ÜZÜNTÜ VERİCİ. 3 KURUŞLUK YAZARLAR, MALUM GAZETELERDE TAMAMEN ASKER DÜŞMANI,OYAK DÜŞMANI OLAN UMUR TALU DIŞINDAKİ BİR ÇOK YAZARDIR.EĞER ÖYLE OLSAYDI, BEN O GÖZLE BAKTIĞIM YAZARA BU SİTEDE HEDİYE VERME ADINA KATKI SUNMAZDIM.

‘’Ben OYAK'ın sayfasında veya nerede olursa olsun her yazının altında yazarın adının olması gerektiğine inanıyorum.’’
İYİ DE KURUMUN SİTESİNDE HERKESİN GÖRECEĞİ YAZININ ALTINDA İSİM ARAMAK BOŞADIR.ÇÜNKÜ O SİTENİN SAHİBİ OLAN KURUM AMİRİNDEN HABERSİZ CİDDİ BİR AÇIKLAMA YAPILAMAZ.

‘’Ayrıca her OYAK yıkılsın veya kapansın diyeni yaftalayıp rejim karşıtlarının oyununa bağlamak sanırım çok büyük insafsızlık olur.’’
BU GEÇMİŞLE VE MEVCUDİYETİNİN GETİRİSİYLE KATKI SUNDUĞU 260 BİN ÜYE İLE 3 KURUŞ İKRAMİYE İLE ÜYELİKTEN ÇIKARILMIŞ ESKİ EMEKLİLERİN SAYISAL BÜYÜKLÜĞÜ (Kİ AİLELERİ İLE EN AZ 1,5 MİLYON KİŞİ) DÜŞÜNÜLMEDEN SADECE KENDİLERİNİ DÜŞÜNENEREK YAKILSIN,YIKILSIN DİYENLER İÇİN İNSAFSIZ KELİMESİ AZ GELİR,CAMİAYA İHANETTİR.
‘’Şu an emeklilerin yarıdan çoğunu 2000 yılından önce emekli olmuş olanlar oluşturmaktadır . Bu kişiler OYAK'tan hak ettikleri nema ve toplu parayı alamamışlardır.’’
ÇOK DOĞRUDUR.

‘’ Ancak şu an yeni emekli olmuş bir assubayın ikramiyesi ile mukayese edilmektedirler. ‘’

ELBETTE KIYAS ÖYLE.ANCAK ŞUNU DA HATIRLATAYIM.ŞU AN YAKILSIN,YIKILSIN DİYENLER DE 2000'DEN SONRAKİ REZERVLERİNİ OYAKTA TUTANLARDIR.ESKİ OLUP DA 3 KURUŞ KATKI ALANLARA BU HAKKI BİLE ÇOK GÖREN BİR GRUP PARAGÖZLÜKLERİ İLE KAMUOYUNDA DÜŞMAN MEDYAYI BU İŞTE KULLANMAYI GÖREV ADDETMİŞTİR. YAZIKLAR OLSUN.ESKİ EMEKLİLERİN HAKKINI YEDİRMEMEK ADINA YAPILABİLECEK HER TÜRLÜ MÜCADELE İLE BU DOYUMSUZ PARAGÖZLERE KARŞI HER TÜRLÜ MÜCADELEDE BULUNMAZSAM NAMERDİM.
Alıntı
#12 janas 16-10-2011 17:51
Sayın Erdal GÜNŞER büyüğüm.

ÖNCELİKLE YAZDIĞINIZ METİNLE,BENİM YAZDIKLARIM KARIŞMASIN DİYE BÜYÜK HARF KULLANDIM.YANLIŞ ANLAŞILMASIN.

Sanırım benim burada olma amacımı atladınız.Ben bir muvazzaf olarak ‘’HERŞEY EMEKLİ ASSUBAYLAR İÇİN’’ diyen ‘’EMEKLİSİNE SAYGI GÖSTERMEYEN KENDİ DE SAYGI BEKLEMESİN’’ Sloganını kendine bayrak yapmış biriyim. Bu nedenle de yazdığım hiçbir cümlede kasıtlı saygısızlık içeren kelimeleri kimse benden beklemesin,o tarz bir söylemin olduğunu sanan da geçmişle,bir daha OKUSUN yorumlasın.
Karşı olduğum maddelere açıktan nedenini yazdım.
Buradaki söylemin büyük kısmı da OYAK’a gerçekten her türlü iftirayı,yalanı dolanı yazarak,onlara,OYAK’a,Ticari şirketlerine zarar verirken aslında biz üyelere zarar verdiğini bilemeyen diplomalı bazı cahil meslektaşlarımınkilerle aynı olması beni üzdü.

BEN DE SİZİN AŞAĞIDAKİ METNİNİZİN UYGULANMASINI KABUL EDİYORUM.

‘’ben de bazı yazarların sadece karalamak amaçlı ve sırf TSK ürünü olduğu için OYAK'a saldırdığına katılıyorum. OYAK da bunlara prim vermesin... Biraz kendine çeki düzen versin.
1. Üyeliği serbest bıraksın
2. Üyelikten çıkardıklarına geri dönme imkanı tanısın.
3. Geçici üyelik sistemine son versin.
4. Tam bir iktisadi kuruluş gibi davransın. İşletmelerini profesyonellere devretsin.
5. Adil nemalandırmayı sağlayıcı piyasa kurallarına göre işleyen sistem kursun.
6. Yönetim kurulu arkasındaki kamu gücünü kullanabilecek kişilerden arındırılsın.’’

ANCAK, OYAK’ın BU HALİNE BİLE, ‘’MAAŞLARINI BİZ VERİYORUZ’’ DİYEN BİR ZİHNİYETİN BU PROFESYONELİKTE NE YAPACAKLARINI DÜŞÜNMEK BİLE İSTEMEM.Konu başlığınızı biliyorum ancak mevcut durum OYAK’ta en çok üyesi olan Assubay camiasının sorunudur. Yani konu başlığı olmayabilir ama konu assubayların menfaati ile doğrudan ilişkili..
Sayın büyüğüm, size aldığın kâr’ı iade et diyen o uzay adamlarının varlığını da hatırlatmanıza gerek yok.Ne yazik ki O cahilleri(diplomalı ama uygulamaya sokamayan) ben de biliyorum.Haklısınız yani.

‘’Oyakbank'ın interaktif bankacılık sisteminde müşteri portföyü modülü vardı. Bu bölümde müşterilerin meslekleri bölümü vardı. Tüm meslekler alfabetik sırasıyla dizilmiş ancak Astsubay olarak bizler alfabe dışında en altta idik. Bunu müşteri hizmetlerine benim gibi bir çok kişi bildirdi. Hâttâ bu sitenin arşivinde bile konu ile alakalı bazı yazılar vardır.’’

BU KONUYU YAKINEN BİLİYORUM.ÇÜNKÜ MÜCADELESİNDE BEN DE VARDIM/VARIM.
SİZ 1980'Lİ YILLARDA NEMA VERİLMEDİĞİNİ,1990'LI YILLARIN ORTALARINDA NEMA VERİLMEYE BAŞLADIĞINI,YÖNETİCİLERİN ELEŞTİRİLDİĞİNİ,TEPKİLERLE BRİFİNG VERİDİĞİNİ ANLATIYORSUNUZ.BUNLARIN BÜYÜK KISMINA SANIRIM MESLEKTE DEĞİL DE OKUDUKLARINIZLA YA DA BAŞKALARININ SÖYLEMLERİYLE ULAŞTINIZ. ÇÜNKÜ 1983'TE EMEKLİ OLUP REZERVİNİ 200 BİN LİRA OLARAK ALAN BİR PERSONELİN SADECE KESİNTİSİNİ ALMASI DÜŞÜNÜLEMEZ.O ANLAMDA ALINAN MİKTAR AİDAT BİRİKİMİN ÇOK ÜZERİDİR.YANİ NEMA OLMADAN NASIL ARTIŞ OLABİLİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.BEN 1983 DERKEN BABAMA AİT BİLGİLERİ AÇIKLIYORUM.

‘’Ben tarihi bir çırpıda silemem Sayın Nas... Ayrıca o yıllar emekli sandığının dörtte biri ikramiye veren OYAK'ın şimdiki durumuna bakıp alkışlayamam. Ben iktisatçıyım. Her iki durumda da bir anormallik var.’’

ELBETTE TARİHİ SİLMEYİN AMA GERÇEĞİ YANSITAN TARİHİ. BURADA ANORMALLİK VAR AMA ANORMALLİĞİ ÇÖZMEK İÇİN DE YİNE AKILLI VE HUKUK İÇİNDE MÜCADELE ŞARTTIR.BAZILARININ YAPTIĞI YIKMA GİRİŞİMLERİNE DOLAYLI OLARAK KATKI SUNMAKLA DOĞRUYA ULAŞILAMAYACAĞI DA ORTADADIR.

BEN ŞANSSIZ BİR İFADEDE BULUNMAM.
UYUYAN ADAMA ŞEHİT DEMİŞSEM VE O ŞEKİLDE HAK VERİLMİŞSE BUNUN ADI DA UYUYAN ŞEHİTTİR. ASTEĞMEN OLMASININ ANLAMI YOKTUR. AYNI SALDIRIDA KARAKOLDA KAĞIT OYNAYAN SB. ASB. DAN DA MEVZİYE GİTME ÇABASI İLE DÜŞÜP AYAĞINI KIRAN DA VARDIR. BİZ BU OLAYLARI GANİ GANİ YAŞADIK VE BURADA SADECE BİZLERE YAZIYORUM. YANİ KAHRAMANCA ÇARPIŞMA KONULARI VE ASTEĞMEN CAHİL KELİMELERİ DE BANA AİT OLMAYIP ÖYLE BİR ŞEYİ DE SÖYLEMEDİM. BEN ASTEĞMENİN SAYISINI AZIMSAMIYORUM AMA SİZ DE ŞEHİT OLAN, VEFAT EDEN, MALUL OLAN ASTEĞMEN SAYISINI AZIMSAMAYIN LÜTFEN.
Alıntı
#11 MEHMET ALİ KILINÇ 16-10-2011 14:19
Ne ilgisi var diyenler olabilir ama derseniz deyin. Milli eğitim teşkilat yasasından bir gece yarısı çıkarılan bir KHK ile sessiz sedasız Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda insan yetiştirmek" amacını değiştiren bir zihniyetin televizyonları ve gazeteleriyle, parmağıyla OYAK'ı işaret ettiği bir dönemde, bu kurumla ilgili yapılacak değişikliklerin ülkenin, ülke insanının hayrına olacağı, değişimin benim yaşam tarzım doğrultusunda olacağına hiç inancım yoktur. Bu dönemde de bu kurumla ilgili aleyhte söylenecek her söz ülke yararına değil, ülkeyi bayrağında sömürgesi olduğu devletlerin sayısını ifade eden sayıda yıldız olan ve bununla övünen sömürge ülkesi Papua Yeni Gine yapmak için and içen zihniyetin değirmenine su taşıyacaktır. Ben bu inançtayım.
Unutmadan, ülkemizde Tansaş - Migros mağzalarını bünyesinde barındıran Migros Şirketini üç yıl önce satın alan bu günkü sahibi kimdir?
Alıntı
#10 Erdal Günşer 16-10-2011 02:17
Şöyle bir tez geliştirebilirim. Bugün siyasi iktidar emekli assubaylara yönelik iyileştirmelerden imtina etmektedir. Öncelikli olarak akıllarına getirdikleri şudur. Emekli olan bir asker bugün Emekli sandığı ve OYAK'tan ortalama 150 bin TL toplu para almaktadır. O halde pek de ağlanacak durumda değildirler.
Oysa kazın ayağı öyle değildir. Şu an emeklilerin yarıdan çoğunu 2000 yılından önce emekli olmuş olanlar oluşturmaktadır. Bu kişiler OYAK'tan hak ettikleri nema ve toplu parayı alamamışlardır. Ancak şu an yeni emekli olmuş bir assubayın ikramiyesi ile mukayese edilmektedirler. Maalesef bu durum bile OYAK stabil bir politikasının olmaması yüzündendir. Saygılarımla...
Alıntı
#9 Erdal Günşer 16-10-2011 02:10
Ben OYAK'ın sayfasında veya nerede olursa olsun her yazının altında yazarın adının olması gerektiğine inanıyorum. Sayın Rutkay Aziz'in de dediği gibi "en büyük tehlike örgütlü cehalettir." Bir takım medyada maalesef imzasız yazılar yayınlanmaktadır. Bu yazılar cehalete hizmet etmektedirler. Çünkü savundukları tezlerin altı çürüktür.
Ayrıca her OYAK yıkılsın veya kapansın diyeni yaftalayıp rejim karşıtlarının oyununa bağlamak sanırım çok büyük insafsızlık olur. Bazen yollar nasıl birbirine teğet geçer. Nasıl ki kavşaklar vardır. İşte öyle bazen söylemler de teğet geçer veya kavşaklarda buluşur. Ancak ideal ve hedeflerin aynı olduğu anlamına gelmez. Ben daha çağdaş, daha modern, daha özgür bir Türkiye taraftarı bir insanım. Sosyal demokratım. Ben OYAK uygulamalarına dün karşı olmadım. Daha önce de karşıydım. Belirli bir görüşü ötekileştirmek demokrasiye yakışmaz. Ancak ben de bazı yazarların sadece karalamak amaçlı ve sırf TSK ürünü olduğu için OYAK'a saldırdığına katılıyorum. OYAK da bunlara prim vermesin... Biraz kendine çeki düzen versin.
1. Üyeliği serbest bıraksın
2. Üyelikten çıkardıklarına geri dönme imkanı tanısın.
3. Geçici üyelik sistemine son versin.
4. Tam bir iktisadi kuruluş gibi davransın. İşletmelerini profesyonellere devretsin.
5. Adil nemalandırmayı sağlayıcı piyasa kurallarına göre işleyen sistem kursun.
6. Yönetim kurulu arkasındaki kamu gücünü kullanabilecek kişilerden arındırılsın.
Saygılarımla....
Alıntı
#8 Erdal Günşer 16-10-2011 01:42
Ayrıca OYAK'ın bankacılık yapmasını eleştirmiştim. Bu konu ile alakalı gelen cevabı yanıtlamak istiyorum. Oyakbank halka arz edilmiş bir şirket değildi. Koç'un veya Sabancı'nın mevduat bankacılığı yapan bankaları halka arzları yapılmış ve sermaye piyasası kurulu tarafından denetlenen bankalardır. Çok farklı bir durum vardır. Ayrıca Oyakbank 1994 yılında kurulmuştur. Ancak 2003'te Sümerbank'ı aldıktan sonra mevduat bankacılığında söz sahibi olmuştur. Soruyorum? OYAK neden bankacılık yapmıştır? Neden vazgeçip satmıştır? Satış işleminden elde ettiği kârı işletme olarak devam etseydi kaç yılda edebilirdi? Birileri OYAK'a bankacılıktan çekil(!) mi dedi? Şu an Türkiye'nin en kârlı şirketleri bankalardır. Yani kısacası OYAK'ın kendi de bankacılık yapmaması gerektiğini idrak etmiş olarak satmış olamaz mı?
OYAK ve bankacılık hakkına bazı makaleler okudum. Etkilenmedim dersem yalan olur. Bu soruları sorsam beni vatan hainliği veya asker düşmanlığıyla yaftalayanlar olabilir mi?
Üç kuruşluk gazeteci denilen eleştirel yaklaşanlar arasında çok sevdiğimiz Sayın Umur Talu'da vardır. Kendisi bir başka deyişle Sakıncalı Piyade ilan edilmemiş midir? Saygılarımla...
Alıntı
#7 Erdal Günşer 16-10-2011 01:08
Sayın Nas,
Aslında yazdığınız yorumu ilk cümlenizde özetlemişsiniz. Madde madde cevap vermeniz durumu gösteriyor ki her maddeye yegen yegen karşısınız. Saygı duyarım.
Ben nacizane fikrimi yazdım. Amacım OYAK'a ve onun saygıdeğer üyelerine kötülük etmek değil. Ayrıca konu başlığım assubayların menfaati hiç değil. Konu başlığım sermayenin hukuku yönlendirmesinin adı olan ileri demokrasi söylemlerinin bizi ilgilendiren bölümü idi. Yine de saygı duyarım. Ancak ben sizin bu tür yorumlarınıza hazırlıklıyım. Kaldı ki bana madem o kadar düşüncelisin Oyakbank'ın satışından elde ettiğin kârı da iade et diyen de oldu.
Müsaadenizle ben görüşlerime biraz daha ilave yapayım.
Oyakbank'ın interaktif bankacılık sisteminde müşteri portföyü modülü vardı. Bu bölümde müşterilerin meslekleri bölümü vardı. Tüm meslekler alfabetik sırasıyla dizilmiş ancak Astsubay olarak bizler alfabe dışında en altta idik. Bunu müşteri hizmetlerine benim gibi bir çok kişi bildirdi. Hâttâ bu sitenin arşivinde bile konu ile alakalı bazı yazılar vardır.
Ben OYAK sıfırı tüketti mi? diye sorarken 1980'li yılların sonuna doğru OYAK'ın faaliyetlerinin ibra edilmediğini ancak kimsenin sesini çıkaramadığını söylemek istedim. Malum yıllarda birliklerde OYAK karşıtı olarak ast rütbelerde hoşnutsuzluk olmuştu. Bu nedenle OYAK'tan gelen yetkililer sinema salonlarında brifing vermek zorunda kalmışlardı.
OYAK'ın nema vermeye başlaması ise 1990'lı yılların ortalarında başlamıştır. Kısacası OYAK kurulduktan sonra yaklaşık 30 yıl nema vermemiştir. Sizin de bahsettiğiniz gibi o yıllarda bir çok personel emekli ikramiyesiyle ev alamadan emekli olmuştur. Yönetim kurulunda söz alan üniversiteden gelmiş olan üye OYAK'ın nema vermemesini çok ağır eleştirmiştir. OYAK yönetim kurulu üyelerinin eleştirileri sonucu 90'lı yılların ortasında nema vermeye başlamıştır. Konut ön biriktirim fonu 2000'li yılların başına kadar OYAK'tan çok fazla nema vermiştir. Ancak bu durum bu fona üye olmayanlar arasında hoşnutsuzluk yaratınca nemalar eşitlenmiştir. Ben tarihi bir çırpıda silemem Sayın Nas... Ayrıca o yıllar emekli sandığının dörtte biri ikramiye veren OYAK'ın şimdiki durumuna bakıp alkışlayamam. Ben iktisatçıyım. Her iki durumda da bir anormallik var.
Ayrıca Asteğmenleri ifade ettiğim paragrafta şanssız bir benzetmede de bulunmuşsunuz. Nöbette uyurken şehit olan iki asteğmen ifadesini doğrusu yadırgadım. Doğrusu böyle söze gerek yok. Assubay kahramanca çarpışa çarpışa şehit olur. Eğitimlidir. Asteğmen de cahildir uyur kalır şehit olur yaklaşımını çağrıştırdı. Belki de siz öyle söylemek istemediniz ama ben öyle anladım. Ayrıca ben Asteğmen hamisi değilim. Ancak şunu da ifade edeyim. Bence siz asteğmenlerin sayısını azımsıyorsunuz.
OYAK aleyhinde karalayıcı ifade kullanan kişileri OYAK'ın mahkemeye verdiğinden de söz ediyorsunuz. Sayın Nas ben kanunları biliyorum. Ağzımdan sinkaf ve iftira çıkmadığı sürece hodri meydan...
OYAK hakkında bir soru daha sorayım. Neden Bağışa Dayalı Emekli Gelir sisteminden çıkışı serbest bırakmış olabilir?
Garanti geliri yüzde beşe düşürmesinin ardından gelebilecek tepkilere karşı bir seçenek sunmak mı? Diyelim ki öyle. O halde şu an Bağışa dayalı emekli gelir sisteminin sadece adı var. Çünkü öyle bir uygulama yok. Çünkü isteyen parasını alıp çıkabiliyor. O zaman bu sisteme mola verildi. Sistemin adını şöyle değiştirebliriz. "Bu kez gerçekten bağışa dayalı emekli gelir sistemi" gerçekten bağışa dayalı olduğunu ancak böyle ifade edebilirler. Ayrıca böyle bir kapıyı açarak OYAK bir fonunu en iyimser tahminle yarı yarıya tasfiye etmektedir. Yani yoğun sıcak para çıkışı olacaktır. Yani fonunun büyüklüğünden tutun da kısa dönem üye nema gelirlerine kadar bir çok şey bu durumdan etkilenecektir. Yani tamam yetki yönetim kurulunun elinde de bunu da mı sormayalım? Bize ne mi diyelim?
Siz uzun uzun yazınca ben de biraz kendimi kaptırdım galiba... Neyse yine de saygı duyuyorum. Ben öyle düşünüyorum. Siz de böyle, ne yapalım. Saygı duyarım...
Ben OYAK'tan bağlantısız olarak yine şu cümlemi kuracağım. Kim bu memleketin tüyü bitmemiş yetiminin hakkını bir kalem hareketiyle hak etmeyenlerin cebine indiriyorsa, nüfuz sayesinde imtiyaz sağlıyorsa ben onları lanetliyorum. Saygılarımla...
Alıntı
genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Assubaylar günü kutlu olsun. Huzurun adaletin hakim olacağı nice kutlamalar diliyoruz. http://www.emekliassubaylar.org/k2-kategoriler/item/3408-assubaylar-gunu-ku tlu-olsun
Pazar, 17 Ekim 2021
Ersen Gürpınar
Bugün KRT televizyonu haber proğramında haklarımızla ilgili aşağıdaki mesajım yayınlandı haklarımızı verilen sözleri heryerde hatırlatmakta yarar var özellikle de Cumhurbaşkanı dahil tüm yazar,toplumun saygı duyduğu kanaat önderleri ve ilgililerin takip edip paylaşım yaptığı Twitter bunun için bir fırsattır. Bilgilerinize [B] "Bir emirle ölüme gönderilen k...
Çarşamba, 13 Ekim 2021
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) kurucularından değerli büyüğümüz Sn. Mehmet DARAGENLİ'nin vefat ettiğini büyük bir üzüntü ile öğrendik. Ailesine, yakınlarına ve Assubay toplumuna baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Ișıklar içinde uyusun yüreği güzel insan.
Pazartesi, 04 Ekim 2021
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ