Bu sayfayı yazdır

SAYIN GENELKURMAY BAŞKANI’NA VE MİLLİ SAVUNMA BAKANI'NA AÇIK ÇAĞRI.

msb-gnkra-cagri

 

Bir emekli generalin gözüyle!

Aylar önce “Bir devlet ve silahlı kuvvetler içeriden nasıl parçalanır” konulu bir makale kaleme almıştım. Bu makale, yurtiçi ve yurtdışındaki pek çok gazete ve dergilerde yayınlandı.

Söz konusu makalede; “Bir devleti, tereyağdan kıl çeker gibi zahmetsizce bölüp parçalamak istiyorsanız, öncelikle o devletin silahlı kuvvetlerini içeriden bölüp parçalayacaksınız” diyerek, Devlet ve Ordu düşmanlarının, Türk Ordusu içine nifak sokmak maksadıyla, başvurdukları şeytanca 13 oyuna dikkat çekmeye ve önlem alınmasını sağlamaya çalışmıştım.

Bu 13 şeytanca oyunun en önemlilerinden birisinin de “Ordunun belkemiğini oluşturan subay ve astsubaylar arasına nifak sokulması”  olduğunu vurgulamıştım.

Eğer, yandaş medya ile bazı tarikat ve cemaatlerin köşe yazarlarının arşivlerine girersek, bıkmadan usanmadan subay ve astsubaylar arasına nifak sokmaya çalıştıklarını görürüz. Bunlar, kayıtlara geçmiş olup, arşivlerde durmaktadır.

Dünyada olduğu gibi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de belkemiğini Astsubaylar oluşturmaktadır.

41 yıllık askerlik hayatımda, Astsubayların yoğun olduğu birliklerde omuz omuza çalışmış emekli bir komutan olarak, şunu açıkça ve gururla söyleyebilirim ki; “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bütün mensupları gibi, Astsubaylar da, bu Ordu’nun çok çalışkan, fedakâr ve cefakâr evlatlarıdır. Gerektiğinde, gözlerini kırpmadan şahadet mertebesine ulaşmanın görev ve sorumluluklarını ruhlarında taşımaktadırlar.

Ancak, bu kardeşlerimizin özlük hakları, son derece yetersiz olup acilen iyileştirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Gerçi, Astsubaylarımız bu konuyu problem haline getirip Türk Ordusu’nun içine nifak sokulmasına izin ve fırsat vermemişlerdir ve vermeyeceklerdir. Onların vatanseverlikleri ve silah arkadaşlığı ruhu, nifak sokmaya çalışanların heveslerini kursaklarında bırakacak yüceliktedir. Ama anadan doğma Cumhuriyet ve Ordu düşmanlarının istismarına da açık kapı bırakılmamalıdır diye düşünüyorum. 

Örneğin:

  • Astsubaylarımızın tamamı yüksek okul veya fakülte mezunudur. İçlerinde, mastır ve doktorasını yapanlar oldukça fazladır. Buna rağmen, diğer memurların hak ettikleri maaş derecesi ve kademesine ulaşamamaktadırlar. 
  • Mezuniyetlerinden sonra, aynı eğitime sahip bazı memurlar 8nci maaş derecesinden göreve başlarken, Astsubaylarımız ise 9ncu dereceden göreve başlamaktadırlar. 
  • Astsubay mevcutlarına göre lojman miktarları yetersizdir. 
  • Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bütün mensupları gibi Astsubaylarımız da, askerlikte hizmet 24 saattir prensibine uygun olarak mesai mefhumu gözetmeden çalışmakta, resmi tatil ve bayram demeden görevlerini yapmakta, nöbetlerini tutmakta, teröristlerle çarpışmakta, görev gereği yapılan tayinler nedeniyle sıkça şehir ve ev değiştirmek zorunda kalmaktadırlar. Eş ve çocukları da aynı mahrumiyete katlanmaktadırlar. Onların özlük haklarının iyileştirilmesi bir lütuf değil gecikmiş bir hakkın teslimi olacaktır diye düşünüyorum.
Netice olarak; Sayın Genelkurmay Başkanınız ile Milli Savunma Bakanımızın, Astsubaylarımızın özlük haklarını ayrıntılarıyla gözden geçirmelerini, iyileştirmelerini, Anadan doğma Cumhuriyet ve Ordu düşmanlarının Türk Ordusu içine nifak sokma gayretlerine açık kapı bırakmamalarını diliyor, selam ve saygılar sunuyorum.

E.General Hikmet YAVAŞ (İZMİR)
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
http://hikmetyavas.wordpress.com/

Ögeyi Oylayın
(193 oy)

Son ekleyen KONUK YAZAR