×

Uyarı

JUser: :_load: 75 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.

ANTALYA TEMAD’DA MİLLİ SAVUNMA BAKANI'NI BEKLEMEK…

antalya-protesto

Bir gün önce internet mesajlarından, 12 Haziran milletvekili seçimlerde Antalya’dan AKP milletvekili adayı olan Milli Savunma Bakanı Sayın Vecdi Gönül’ün, seçim çalışması faaliyetleri dahilinde TEMAD Antalya İl Başkanlığını 03 Mayıs 2011 Salı günü saat 14:30'da ziyaret edeceğini öğrendim. Belirtilen saatte TEMAD Lokalinde hazır olmak üzere iki saat önceden yaya olarak yola çıkıp, evden derneğe kadar yürümek üzere yola koyuldum. Bizim evden Konyaaltı Caddesi üzerindeki TEMAD lokaline gitmek için Antalya Orduevi’nin önünden geçilir. Bilenler bilir, Muharip Gaziler Derneği Antalya Şubesi, Orduevinin karşısında, Orduevinin bir bölümü olan Mehmetçik Çay  Bahçesinin hemen bitişiğindedir. Şehrin en işlek caddelerinden olan, orduevinin önündeki, normalde park yasağı ve üzerinde tek yönlü trafik olan caddenin üzerine, en önde 019 numaralı bakanlık makam aracı, arkasında da on araçlık seçim konvoyu park etmiş durumda olduğunu gördüm. Etraf  siyah gözlüklü, telsiz kulaklıklı, motorlu motorsuz polis kaynıyordu. Sorduğum birinden, Milli Savunma Balkanı Vecdi Gönül’ün  Muharip Gaziler derneğini ziyaret etmekte olduğunu öğrendim. Herhalde buradaki ziyaretini tamamladıktan   sonra bizim derneğe gelirler diye düşünüp, yola devam ettim..

Antalya TEMAD’IN orduevinden çıkarıldıktan sonra dernek lokali olarak sığındığı yer bir apartmanın zemin katı. Lokalin kapalı bölümünün önünde, bir apartman dairesi sığacak genişlikte masalar konulmuş bahçesi var. Gittiğimde bahçe bir hayli insanla dolmuştu. Lokalde kabaca  yüz kişi kadar hazirun vardı diyebilirim. Bahçedeki herkes, sandalyesini konuk ziyaretçi bakan ve beraberindekiler için hazırlanan uzunca masaya doğru, sinema salonu düzeniyle çevirmiş bekliyordu.

Antalya TEMAD Başkanımız ve yönetimden  birkaç meslektaşımızı içeride kapalı bölümde ziyaretçi bakanımızı bekler buldum. Hatır sormak için selam verip yanlarına girdim; Başkan’ın  ilk sözü “Bakan’a soru sorulmayacak oldu”.  Başkan olur mu öyle şey, gelen kişi bizim oyumuza talip olmak için geliyor, içimiz çok dolu, bari içimizi dökelim diyecek oldum. “Biraz önce dışarıdaki arkadaşlarla da konuştum, kaş yapacağız derken göz çıkarmayalım, zor durumda kalabiliriz diye, soru sorulmaması konusunda mutabık kaldık. Hem merak etme ben sorulabilecek soruları içeren bir konuşma hazırladım” dedi. Elime “Sayın Bakanım” diye başlayan bir sayfalık bir konuşma metni uzattı. Uygun olanı gerçekleştirilmeyen bu konuşmanın tam metninin, Sayın Başkan’ın kendisi tarafından açıklanmasıdır. Ancak yine de hoşgörüsüne sığınarak yazının özetini sizinle paylaşmak istiyorum.

  • Assubayların özlük haklarında iyileştirme yapacağız sözlerinizin akıbetini camia olarak merak ediyoruz.
  • Emniyet mensupları için yapılan iyileştirmelerin en çok şehit veren biz astsubaylar için hiç bir şey yapılmaması sizi rahatsız etmiyor mu?
  • Geçen dönemde assubayların özlük hakkıyla ilgili olarak yapılan bir düzenlemede partiniz meclis grubunun 24 saat sonra aldığı tekriri müzekkere konusunda sizin görüşünüz nedir?
  • 9 Ekim Ankara mitingi niçin ciddiye alınmadı? Amaca ulaşmak için etrafı kırıp dökmemiz mi gerekiyor?
  • Hükümetin elinde şu anda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi var. Assubayların sorunlarıyla ilgili bir kararname çıkarmayı düşünüyor musunuz?

Doğrusu sorulacak sorular, bana fırsat verilse sormak istediğim sorularla, bir konu hariç örtüşüyordu. Peki öyle olsun dedim. Bu sorulara ek olarak kendisine, “Sayın Bakan Mart 2009 yerel seçimler arifesinde, sorulan bir soru üzerine ‘şu anda assubaylar için bir şeyler yapmak etik olmaz’ demiştiniz. Antalya sokaklarında devletin kırmızı plakalı makam aracıyla seçim kampanyasına çıkıp oy istemek hangi yasaya ve etiğe sığar?” şeklinde bir soru  sormak isterdim, ama kısmet değilmiş.

Doğrusu, belki Yılanların Öcü filminde kaymakam karşılamaya hazırlanan muhtarın yaptığı gibi, Sayın Bakanımızın ayaklarının dibinde kurban edilecek, dağdan sırtlanıp getirilmiş Kara Bayram’ın kınalı kuzusu ve Cezayir karşılama havası çalacak davul zurna eksikti diye kusur bulabilirsiniz ama, gözcüler , tertip düzen, flamalar olarak Antalya TEMAD bakan karşılamaya tam tekmil hazırlanmıştı denilebilir. Hatta sağ olsunlar, lokalin bulunduğu sokaktaki komşu esnaftan bir eksik olup olmadığı konusunda yardım teklifi geldiğine gözlerimle tanık oldum.

Saat 14:30 oldu gelen giden yok. Bu arada lokale Ahmet Öztaş  meslektaşımın geldiğini gördüm. Yanıma geldi, “Bakan Muharip Gaziler Derneği’ne girerken bakanın eline  sorunlarımızı özetleyen bir yazı verdim, polisler 45 dakika kadar beni polis arabasında tuttular, kimlik ve adres tespiti yapıp bıraktılar” dedi. Sonrasını sizler de biliyorsunuz.

Saat 15:00 oldu gelen giden yok. İnsanlar homurdanmaya başladılar. Başkan, Bakan’ın beraberinde bulunan ve bir gün önce ziyaret için randevu talep eden Antalya AKP ilgililerine, telefon üstüne telefon ederek ulaşmaya çalışıyor. Ama anlaşılabildiği karşı taraf telefonu açmıyor. Belli ki bir ters bir durum var. Burasına dikkat; başkanın telefon numarasını tanıyıp açmamış olabilirler mi şüphesiyle başka bir telefonla aynı telefon aranıyor. Evet şüpheler haklı çıkıyor, karşı taraf  bu kez telefona cevap veriyor. Yapılan telefon konuşması sonucunda Milli Savunma Bakanı, AKP Antalya milletvekili adayı Sayın Vecdi Gönül’ün yapacağı söylenen  Antalya TEMAD İl başkanlığı ziyaretinin iptal edildiğini öğreniyoruz. Böylece biz assubaylar bir kere daha yok sayılmış oluyoruz.

İlk tepki TEMAD Başkanımızdan geliyor. Son yirmi dört saat içinde, planlamayla ilgili  bir yanlış anlama olmuş olabilir mi sorusu aklına gelmiş olacak ki, ağzından “Şayet ziyaret plana alınmamış olsaydı saat 12:00'de  motorlu eskort polisi telefonla arayıp lokale nasıl ulaşılacağını tarif ettirmezdi” cümlesi dökülüyor.

Ziyaretin iptaline gerekçe olarak, artık iyice Ahmet Öztaş meslektaşımızın eylemi gösterilmeye başlandığı için lokalde bulunan meslektaşlarımız arasında her kafadan sesler çıkmaya başlıyor. Tespit edebildiğim tepkiler şunlardı.

  • “Eylem yapan kimmiş adı neymiş?”
  • “İyi yapmış helal olsun bravo...”
  • “Bu kişinin yaptığına provokatörlük denir!”
  • “Böyle adamları derneğe sokmayacaksın; bir kişi camiaya ancak bu kadar zarar verebilir.”
  • “Toplantı iptal mi edilmiş?”
  • “Adam her şeye muhalif. İnternette durmadan yazıp çizip muhaliflik yapıp duruyor. Şimdiye kadar ne elde etmiş ki?”
  • “Bakanın yaptığı büyük ayıp. Gelseydi  belki o kişi adına da özür dileyecektik kardeşim!”
  • “Özellikle Bakan konuşurken, gerekirse arkasından çekip engel olayım  diye, fırlayıp patavatsızlık edebilecek bazı kişilerin tam arkalarına  oturup tedbirimi almıştım ama bilemezdim ki böyle bir iş dernekte değil sokakta gerçekleşecekmiş.”

İşte Antalya TEMAD’da Sayın Bakanımızın gerçekleşmeyen ziyaretini beklerken olanlar özetle bunlar.

Merak ettim oturdum  “Ahmet Öztaş ve Vecdi Gönül” ibaresini Google’a yazdım. 59 binin üzerinde başlık çıktı. Doğal olarak  bu rakama içinde Vecdi Gönül adının tek olarak geçtiği haber başlıkları da dahil. Ama 260 tanesinde Ahmet Öztaş ve assubayların sorunları ibaresi geçiyor. Bu haberlerin geçtiği site ve gazetelerin hepsi üstelik camiamızın dışında olan gazete ve haber siteleri. Peki 9 Ekim Ankara Mitingi kaç başlıkta geçmiş olabilir dersiniz? Onu da araştırdım, sadece 110 başlıkta geçmiş. Bu başlıkların yarıdan fazlası da camiamızın sitelerinin mesaj panolarındaki mitinge katılım çağrıları.

Şayet dokuz yıldır her defasında söz verip yerine getirmeyen Sayın Bakanın ziyareti gerçekleşmiş olsaydı ve yine bilinen o aslı çıkmayacak sözlerden verip gitseydi ne değişecekti? Assubayların sorunları olduğu ibaresi sizce, verilen bu tepki nedeniyle basında yer bulduğu kadar yer bulabilecek miydi? Hiç sanmıyorum. Meslektaşım Ahmet Öztaş’a buradan tekrar tebrikler…

Hem Sayın Bakan’ın ziyareti gerçekleşseydi kuvvetle muhtemel, duymaya alışkın olduğumuz “Şu anda çözüm etik olmaz.” , “Tüh ya bu kadar sorunlarınız vardı da, geçen dönem niçin haberimiz olmadı, oyunuzu bana verin önümüzdeki dönem derhal gereken yapılacaktır.” gibi komik sözler söyleyecekti. Ziyaret gerçekleşmemekle bu komikliklerden biraz mahrum kaldık o kadar. Bu açığı da gevezelik ederek birazcık ben kapatmaya çalıştım. Saygılar..

05. 05 .2001 ANTALYA..

Ögeyi Oylayın
(41 oy)

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yorumlar  

#24 ibrahim 24-05-2011 14:32
ANTALYA gibi 1500-2000 emekli assubayın yaşadığı kentte, sayın ÖZTAŞ ve GÜNŞER'in yanında en az 25-30 meslektaşımızı da görmek isterdim.Saygılarımla.
Alıntı
#23 ibrahim 23-05-2011 23:11
Sayın Öztaş ve Günşer'in protesto eylemlerini sonuna kadar destekliyor,saygılar sunuyorum.
Alıntı
#22 janas 23-05-2011 19:41
Değerli büyüğüm Erdal GÜNŞER sağ olun,var olun.İşte budur.Sizi kutluyor,önünüzde saygı ile eğiliyorum.Her platformu bu şekilde değerlendirmek şart olmuştur.

Takipteyim.
Alıntı
#21 Erdal Günşer 23-05-2011 10:01
Sayın Meslektaşlarım, 21 Mayıs 2011 günü saat 15.00’da Alanya Oba Stadyumunda Sayın Vecdi Gönül’ü açılışa gelenler arasında yerimi aldım ve karşıladım. Kendisiyle tokalaştım ve “Sayın Bakanım sizi protesto ediyorum.” Dedim. Kendisi “ Et bakalım “ diyerek beni dinledi. Kendisine protesto metnini uzattım.
“Sayın Bakanım ben bir emekli assubayım. Sorunlarımızı siz çok iyi biliyorsunuz.” Dedim. Kendisi elindeki kağıda baktı ve “ benim sorunum sizden çok. Siz de beni çok iyi bilirsiniz.” Dedi. Ben “ Hayır Sayın Bakanım bizim sorunumuz sizden daha fazla.” Diyerek uzaklaşırken kendi beni çağırdı ve “gel gel nereye …” Diyerek bir süre birlikte yürüdük. Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisi Başkanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu da benimle ilgilendi. Kendisi yanıma gelerek “Protestonu öğrenebilir miyim. Bana da verir misin o kağıttan? Dedi. Ben kendisine “Buyurun Sayın Başkanım” diyerek protesto metnimi uzattım. Daha sonra tüm basına da dağıttım. Sonra da oradan ayrıldım.
,,,,,,,,,,
Sayın Milli Savunma Bakanım,
Ben emekli Assubayım. Emekli assubaylar olarak sizden bazı haklarımızın verilmesi için defalarca istekte bulunduk. Ayrıca 9 Ekim 2010 günü Ankara’da eylem yaptık.
Siz 2007 seçimlerinden önce İzmir’de bizlere hitaben haklı isteklerimiz olduğunu ve muhakkak bunların peşinde olacağınızı söylediniz. Ancak seçimden önce isteklerimizin yerine getirilmesinin etik olmayacağını ve seçimlerden sonra muhakkak ilgileneceğinizi söylediniz.
Geçen süre zarfında bizlerin lehine hiçbir gelişme yaşanmadığı gibi ötelenmeye devam edildik. En basitinden memur emeklilerinin yararlandığı 100TL iyileştirme zammından bile hariç tutulduk.
Devletin en ücra köşelerinde çalışan, tanklarının, toplarının, uçaklarının bakımından ve faal olmasından sorumlu olan, radarlarının başında 24 saat hava ve denizlerini gözetleyen, denizlerin altından dağların tepelerine kadar görebileceğiniz en son devlet memuru olan, Ali okulunun başöğretmeni Assubayları büro memurlarının altına ittiniz. Hükümetin koyduğu aflarla, çıkarılan kolaylaşıtırıcı yasalarla emekli olabilen en düşük aylıklı SSK ve BAĞKUR emeklileri ve onların dul ve yetim maaşları ile bizlerin maaşımızı kıyasladınız. Çoluk çocuğunun gözü önünde şehit edilen, bir çoğu meslek hastalığına maruz kalan bu meslek grubu zaten halkın ve basının vijdanında hak ettiği yerde değildir. Oysa Silahlı kuvvetlerin emekçileri olan assubaylar bugün ulaştığımız teknolojiyi öğrenen ve öğretenlerdir. Hepsi yüksek okul ve fakülte mezunudur.
Subay özlük haklarında defalarca iyileştirme yaptığınız halde, biz de 926 Sayılı TSK Personel kanununa tabi olmamıza rağmen hiyerarşiyi sarsıcı şekilde bizi ötelediniz. Başbakanımız bizzat “Emekli assubayların sorunlarını biliyorum ve haklılar” demesine rağmen hiçbir olumlu adım atmamıştır.
Üniversite bitirse, Yüksek lisans yapsa dahi birinci derecenin dördüncü kademesine getirilemeyen tek devlet memuru Assubayların bu mağduriyetini görmezden geldiniz.
Subayların tüm intibakları yapıldığı halde halen Assubayların intibak hakları yapılmamıştır.
Lojman paylaşımı, OYAK faaliyetleri, Mesleğe başlangıç derecelerimiz, emeklilikte maaşlarımız başta olmak üzere sorunlarımız hakkında sizi defalarca bilgilendirdik.
Sayın Bakanım siz bizim sorunlarımızla hiç ilgilenmediniz. Ancak Mütahhitlerin yabancılara daha fazla konut satmasını sağlayan istekleri için seferber oldunuz.
Ben daha önce iki kez AKP’ye oy vermiş bir emekli assubayım. Ancak bu seçimlerde sizin nezdinizde AKP’nin assubayları dışlayarak TSK’leri üzerinde hiyerarşi bozucu eylemlerini protesto ediyorum.
AKP’ye HAYIR diyorum.
Saygılarımla….

ERDAL GÜNŞER
EMEKLİ ASTSUBAY
21.05.2011
,,,,,,,,,,,,,,

Tüm bu yaşadıklarımı reklam olsun diye anlatmıyorum. Ayrıca Sayın Bakanın benim protestoma verdiği destek için kendisine teşekkür ederim. Sadece benim ağzımdan duyun istedim.
Saygılarımla...
---------------------------------------------------------
YÖNETİCİ NOTU. Sn.Günşer'e bu girişiminden dolayı teşekkür ederiz, sorunlarımızı her platformda bilinçli bir şekilde dile getirmenin çözüm yolunda buyük yararları olduğunu düşünmekteyiz.
Alıntı
#20 janas 07-05-2011 13:39
Bu bakan hiç bir zaman bizim bakanımız olmadı.Polisin GN.MD.lüğünü yapmış olmasını ve polisin askerlik yapmaması konusundaki kanunun çıkması bile M.S.Bakanı değil M.Emniyet Bakanı olduğunu gösterdi.Yani kendi hitap ettiğin kesime en ufak hizmetin olmasın ama geçmişte kısa süre hizmet ettin diye o kesime Anayasayanın eşitlik ilkesine aykırı olarak polis devleti olma görevinde azimli ol.
Bu kişi daha öncede dernek şubelerine gittide ne oldu? Ne söyledi,ne yaptı,ne kazandık.HİÇ.
Sayın büyüğüm yapılacak en güzel yolla en güzel sesi duyurdu.
Merak etmeyin bu tek işi o koltukta oturmak olan adamın bize bir faydası olmaz.Onun hitap ettiği kesim belli.

Dolayısıyla böyle saçma bir iptal olayını kimsenin kınamaya ve de Sayın ÖZTAŞ'ın protestosunu küçük görmeye gerekçe olabileceğini düşünmüyorum. Bu Bakan benim bakanım değil.Hak ve onur mücadelesi yolunda boş adamlarla ve işlerle vakit kaybınada tahammül yoktur.Olmamalıdır.

takipteyim..
Alıntı
#19 Hüseyin ÇETİN 07-05-2011 13:17
Mustafa EROL bey ve onun zihniyetindeki meslektaşlarımla TEMAD çatısı altında olamam. Sayın Ersen GÜRPINAR kabul ederse 50 kişiden birisi olurum.
Bu arada Sayın ÖZTAŞ'ı yürekten kutluyorum, onurlu bir davranıştı. Genelkurmay Bşk.lığından sonra TSK.da farklı iki kesim yaratanlardan birisi de MSB. Sayın GÖNÜL'dür. Onlar bizi ötekileştirirken biz onlara kucakmı açacacaktık, adama salak derler.
Alıntı
#18 Mesut MAVİTUNA 07-05-2011 12:51
Sayın Milli Savunma Bakanının, Antalya Milletvekili seçilebilmesi ve oy alabilmek için,Antalya Muharip ve Gaziler derneğine yaptıkları ziyaret esnasında, Emekli arkadaşımız Ahmet ÖZTAŞ bey, yıllardır yapılan ve artık tahammül sınırlarını aşan haksızlıklara karşı sesini burada duyurabilmek için, hazırladığı bir mektubu, Sayın bakana vermiş ve demokratik hakkı olan şahsi protestosunu gerçekleştirmiştir.

Demokrasinin, ilke ve kanunlarına inanılan bir ülke de yaşıyor ve çeşitli yolları deneyerek haklarımızı alamamış ve sesimizi duyuramamış isek, sesimizi duyurabilmek için de, son çare olarak bu tarz yapılan zararsız protestoların yapılmasını kabulleneceğiz.

Gerçek demokrasiye inanmış ülkelerin, Televizyonların da seyrediyoruz, adam devlet başkanının kafasından aşağı pastayı geçiriyor. Bu tür hareketi yapmak normal midir! Asla bu bir suçtur. Hiç bir zaman içinde tasvip edilmez.

Arkadaşımız ne yapmış, sadece şahsi protestosunu yapmış ve kendi yazdığı bir mektubu Sayın Bakana vermiştir. Yıllardır emeği yok sayılan bir camia da, bu yapılan protesto şahsi bile olsa çok az olmuştur. Arkadaşıma gönülden katılıyorum ve kendisini haklı olduğu bu konuda destekliyorum.

Arkadaşımızın yaptığı eylem şahsidir, Dernek adına yapılmış bir eylem değildir. Bakanın şahsına karşı hakaret içeren ve suç sayılabilecek bir harekette de bulunmamıştır. Sadece demokratik tepkisini dile getirmiştir.

Mağduriyetini, şahsi protestosu ile karar makamında yetkisi olan ve yakın bir dönemde yapılacak seçimlerde oy toplayabilmek için, gelen bir Bakana sesini duyurmak için yapmıştır.

Muhtemelen bu olaya istinaden, Sayın Bakan daha önceden randevu verdiği, Temad Antalya ziyaretini iptal etmiştir.

Bu durum neticesinde de, Dernek mensubu bazı kişilerce, bu arkadaşımıza Provakatör denmiş, Derneğe sokmayalım gibi yakışıksız düşünceler yapılmıştır.
Zaten daha önceden de, Assubayların haklarını aradığı ve doğruları haykırdığı zamanda, bazı kişilerin menfaatine dokunduğundan, dernekten de ihraç edilmiştir. Bunlar ne aymaz ve ne basit düşüncelerdir. Bunları düşünenlere yazıklar olsun


Bu kişilerin yaşam felsefesidir. Günlerini gün etmeye çalışırlar, bunlardan ne köy, ne de kasaba olur. Bunlar taş üstüne taş koymazlar, koyamazlar.
Bunlar ancak kıraathane kültürü ile taş dizerler. Bunlar tuzları kuru ve günlük yaşayanlardır. Haklarınız veriliyor densin ilk bunlar, ortaya zıplarlar. Bankanın sırasın da ilk defa bu tipleri görürsünüz. Utanmazlar, sıkılmazlar birde etrafa gülücük gönderirler.

Ancak Hak, hukuk ve kişilik için yapılan bir mücadele varsa, ki var. Bunlara söylenecek tek kelime şudur, GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ denir

Vatanı ve Milleti için, Gözünü kırpmadan canını kanını ortaya koymuş Assubaylar, bugün yoksulluk sınırında aldığı emekli maaşları ile, evlerini geçindirmeye, çocuklarını okutmaya çalıştıklarını düşünün. Düşünmezler, düşünemezler çünkü, onların tuzları kurudur.

Camia olarak hakkımız olanı alamıyorsak ve bunun mücadelesini ferdi veya toplum olarak yapıyorsak. Bundan ben değil, bizi bu duruma düşürenler ve haksızlık yapanlar utansın.

Camiasının sorunlarına katkı için, bir çivi çakan her Assubay sevdalısı dostlarıma saygılarımla
Alıntı
#17 Zekai AĞRI 07-05-2011 12:02
Benim dün yazdığım yazının amacı hiç bir kimseyi savunmak veya yermek için değildir birkaç kişinin söylemiş olduğu sözlerde kos koca antalya temadın fikri imimiş gibi gözükmesinin manasını anlayamadığımdandır. muhakkak ki yapılan protesto herkasi memnun etmiştir keşke ahmet abi bunu diğer arkadaşlara söyleseydi daha kalabalık bir toplulukla yapılabilseydi ama durumu dışardan dinleyen veya okuyanlar farklı algıladıklarını düşünüyorum. antalya temada gelince ilk defa bu kadar üyesine değer veren ve bu üyeleri bir araya gelmesini sağlayacak ortam hazırlayan üye sayısını artıran ve il bazında saygınlık yaratan bir başkanı bu kadar konulara hakim olmadan istifasını istemek bence haksızlık olur keşke bu arkadaşlarım başkanı telefonla arayıp bilgi alabilselerdi.ayrıca haklarımızı aramak sadece antalya ile sınırlandırılması da büyük haksızlık bence bunu tüm illerimizle yaparsak daha fazla ses getireceğine inanıyorum
Alıntı
#16 Özcan ÖZEL 07-05-2011 01:16
Sayın Ahmet Öztaş'ı yürekten kutluyorum. Bu bakan protestoyu çoktan hak etmişti, 2002 yılından beri Milli Savunma Bakanı olan Sayın Vecdi Gönül, Assubaylarla ilgili en ufak bir düzenleme yapmadığı gibi ne yüzle Tamad ziyareti yapmayı uygun bulmuş anlamadım. Haklarında hiç bir iyileştirme yapmadığı Assubaylardan böyle bir tepki göreceğini tahmin etmeliydi.
Alıntı
#15 Ersen Gürpınar 07-05-2011 00:50
Saygıdeğer Arkadaşlarım,
İzninizle bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Bizler yıllardır ön yargılarla tahakküme varan haksızlıklar yaşadık bunun ruhumuzda kopardığı fırtınaları hepimizi yaşıyoruz. Ben zaman,zaman benim gibi çılgınca düşünen 50 arkadaşım olsa ses getiren öyle eylemler yaparım ki yer yerinden oynar dediğim zamanlar oluyor, aynı duyguları birçok arkadaşımın da yaşadığını biliyorum.

Bize birçok siyasetçi söz verdi, taahhütte bulundu kasaba politikaları ile sözüm ona bizi oyaladılar,kandırdılar oysa kendilerini kandırdıklarının farkında değiller...
Sn.MSB konumu ve tutmadığı sözler nedeniyle en büyük tepki duyduğumuz kişilerden biridir,Antalya'dan milletvekili adayı olunca TEMAD Antalya'yı ziyaret etmesi bekleniyordu, biz de ne şekilde tepki vereceğimizi paylaştık, elbette ANTALYA yönetiminin A-B hatta C planları vardı; sn.Öztaş'ın aynı duyguları taşıması nedeniyle gösterdiği tepki ilk yorumumda da belirttim fırtınanın gelişinin işareti olduğu için bakan ziyareti iptal etti.

Sn.Kılınç'ın bilgilendirmeleri nettir. Sn.Öztaş'ın protestosuna yönetim tepki vermemiştir, çatlak sesler orada bulunan bazı arkadaşlarımızın ifadeleridir. Başkanın bakana sorulacak soruları hazırlaması bizlere yakışan bir olgunlukta ev sahipliği yapmalarını kurumsal kimlikleri nedeniyle gayet normaldır. Bana göre tek yanlış "Bakan'a soru sorulmaması" konusundaki tavsiyedir, oysa konuşmalar ve tartışmaların gidişatına göre soru sormak gerekebilirdi...
Bazı arkadaşlarımızın düşüncelerine saygı duymakla birlikte bu olaydan dolayı başkanın istifasının istenmesinin olayların yanlış değerlendirmesinden kaynaklandığını ve Sn.Antalya TEMAD Başkanın bunu hak etmediklerini düşünüyorum. Saygılarımla.
Alıntı
genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SITE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
GAZİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN TBMM'nin, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'e ''Mareşal'' rütbesi ile ''Gazi'' unvanı verişinin 101. yıl dönümü ve Gaziler Günü törenlerle kutlanacaktır. Kahraman gazilerimizin, oluşan bedensel engellerinin yanında başta devletimizin mevzuatlarından kaynaklanan birçok sıkıntısı olduğunu biliyoruz. Gazilerimize devletimizin yetkililerin...
Pazartesi, 19 Eylül 2022
fatih bektaş
UNUTMAYIN UNUTTURMAYIN 9/2 Sİ LİSE MEZUNU ASTSUBAY SINIF OKULU MEZUNU ASTSUBAYLARA DA VERİLMELİ BU HAK BÜTÜN ASTSUBAYLARIN OLMALI AYNI 2016 BÜTÜN ASTSUBAYLARI EŞİT SAYDINIZ OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ ŞİMDİ DE 9/2 Sİ EŞİT OLARAK VERİLMELİ
Cuma, 09 Eylül 2022
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
EMPERYALİSTLERİ DİZE GETİRDİĞİMİZ 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI'MIZIN 100. YILI YÜCE TÜRK MİLLETİNE KUTLU OLSUN. ORDU YOK DEDİLER KURULUR DEDİ PARA YOK DEDİLER BULUNUR DEDİ DÜŞMAN ÇOK DEDİLER YENİLİR DEDİ M.K.ATATÜRK Saygıdeğer Üyelerimiz İtilaf Devletleri tarafından son dönemlerinde bütün orduları dağıtılan, işgal edilen ve tersanelerine girilen &qu...
Salı, 30 Ağustos 2022
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ