Assubay Haberleri

3 Ağustos 2016

Kara Kuvvetleri Assubay Meslek Yüksekokulu'nda baskılar sonunda 1'inci sınıfı tekrar etmek zorunda kalan, ardından 'Kronik kazanmış uyum bozukluğu' teşhisi konularak okul ile ilişiği kesilen Zonguldaklı 23 yaşındaki Yasin Karakoca, şimdi Türkiye Taşkömürü Kurumu'nda (TTK) işçi olarak çalışıyor.

2013'de Endüstri Meslek Lisesi Makine Bölümü’nden mezun olduktan sonra Balıkesir'deki Kara Kuvvetleri Assubay Meslek Yüksekokulu'nu kazanan Yasin Karakoca, ilk yılından itibaren çeşitli baskılara maruz kaldı.

Okulu bırakması için her türlü baskının yapıldığını söyleyen Karakoca, şöyle konuştu:

"En küçük olayda disiplin kuruluna gidiyorduk.

'Botun boyalı değil' diyorlardı, ceza alıyordum. Askeri disiplin içerisindesiniz, assubay olacaksınız.

Botun boyasız olması mümkün mü? 

O kadar çok yıldırma politikası vardı ki sanki ellerinde bir liste var ve bu kişilerin assubay olması istenmiyordu.

Benim gibi birçok arkadaşım okulu ya bıraktı ya da bir şekilde atıldı.

İlk intibak eğitiminde komutan sanki bizi tanıyormuş gibi 'Sizi asker yapmayacağım'gibi sözler söyledi.

Bir şeylerin döndüğünü anlıyorduk ama isim koyamıyorduk.

Bu baskılar yüzünden 1'inci sınıfı tekrar etmek zorunda kaldım.

İkinci yılımda 1'inci sınıfı bitirdim. 

Sınıfı geçince her yılsonunda girdiğimiz periyodik muayenede bana çürük raporu verdiler.

Bölük komutanının arkadaşı olduğunu öğrendiğim doktor bana, 'Kronik uyum bozukluğu' teşhisi koydu.

Babama rapora itiraz edip okula dönmem halinde atılacağım ve tazminat ödemek zorunda kalacağım söylendi.

Bu rapor doğrultusunda okulla ilişiğim kesildi."

Karakoca, TSK'nın bir mensubu olma hayaliyle girdiği Assubay Meslek Yüksekokulu'ndan haksız şekilde atılınca 2 ay evden çıkamadığını, bir keresinde evin çatısına çıkarak intiharı düşündüğünü söyledi.

Sonra ailesini düşünüp vazgeçtiğini söyleyen Karakoca, 2015'te KPSS'ye girerek TTK'da yer üstü işçisi olarak çalışmaya başladığını anlattı.

Karakoca, "Allah korkum ve ailemi düşünmesem intihar edebilirdim.

Ailemin çok desteğini gördüm. Kaybettiğimiz itibarımızın bize iade edilmesini istiyorum.

Canımızı vatan uğruna vermek için o okulu okumak istiyorduk ama izin vermediler.

Tekrar okula alınarak çok sevdiğim askerlik mesleğini icra etmek istiyorum"dedi.

 

DHA

Hazırlayan : Mete Yanıkçı

3 Ağustos 2016

Askeri liselerin kapatılmasıyla birlikte bu okullarda okuyan öğrenciler fen ve sosyal bilimler lisesine geçemeyecek. Müfredata göre öğrenciler, imam hatip, meslek ve Anadolu liselerine puanları ve tercihlerine göre yerleştirilecek.

Kapatılan askeri liselerin öğrencileri müfredat karşılaştırılmasına göre, imam hatip, meslek ve Anadolu liselerine yerleştirilirken, fen ve sosyal bilimler lisesine geçiş yapamayacak. 

Habertürk’ün haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), kanun hükmünde kararname (KHK) ile askeri liselerin kapatılmasının ardından bu okullarda eğitim gören öğrenciler için yol haritasını belirledi.

MEB'in üzerinde çalıştığı uygulama, daha önce kapatılan polis koleji öğrencilerine uygulanan sistemle benzerlik gösteriyor.

Askeri liselerde eğitim alan 5 bine yakın öğrencinin liseye geçiş puanı bulunuyor.

Bu nedenle öğrencilerin askeri liseden alınıp normal liselere yerleştirilmesi önünde bir engel bulunmuyor.

Okullara yerleştirme işlemleri öğrencinin 8. sınıfta girdiği Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ve Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) ortak sınavlarından aldığı puana göre yapılacak.

Yerleştirmelerde öğrencilerin yapacağı tercihler de göz önünde bulundurulacak.

MEB, söz konusu öğrencilerin liselere yerleştirilmesi için askeri liselerde okutulan derslerle normal liselerde yer alan derslerin müfredatını karşılaştırdı.

Müfredattaki farklılık nedeniyle fen ve sosyal bilimler liselerini tercih edemeyecek bu öğrencilerin sadece imam hatip, meslek ve Anadolu liselerine tercih yapabilmesi kararı alındı.

İMAM HATİP YOLU

Buna göre bu yıl askeri lise sınavları yapılmadığı için 9. sınıf öğrencisi bulunmuyor.

Öğrenci yerleştirme işlemleri 10. sınıftan itibaren yapılacak.

Yapılan müfredat karşılaştırması çalışmasına göre

10. sınıftaki öğrenciler imam hatip, meslek ve Anadolu liselerine;

11 ve 12. sınıf öğrencileri ise Anadolu liselerine gidebilecek.

Askeri liselerde eğitim gören öğrencilerin ailelerine de ulaşılarak nakil hakkında ayrıca bilgilendirme yapılacak.

MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, kapatılan

İstanbul Kuleli Askeri Lisesi,

İzmir Maltepe Askeri Lisesi,

Bursa Işıklar Askeri Lisesi,

İstanbul Heybeliada Askeri Lisesi,

Ankara Bando Assubay Hazırlama Okulu'nda

yaklaşık 5 bin öğrenci bulunduğunu söyledi.

Tekin, bu öğrencilerin nakil süreçlerine ilişkin bütün çalışmaları yaptıklarını ifade etti.

Daha önce benzer bir çalışmayı polis kolejindeki öğrenciler için de yaptıklarını hatırlatan Tekin, askeri liselerdeki öğrencilerin herhangi bir mağduriyet yaşamamaları açısından tedbir aldıklarını belirtti.

Bu hafta içinde nakil işlemlerinin tamamlanacağını söyleyen Tekin, şu bilgileri verdi:

“Geçen yıl 9. sınıfta okuyup bu yıl 10. sınıfa geçen öğrencilerimiz, fen ve sosyal bilimler liseleri dışındaki bütün ortaöğretim kurumlarını tercih edebilecek.

Fen ve sosyal bilimler liseleri 9. sınıftan itibaren farklı bir program uyguluyorlar.

Dolayısıyla müfredat arasında uyumsuzluk açısından bu liseler hariç tutuldu.

Örneğin Bando Mızıka Okulu'ndaki çocuklar güzel sanatlar liselerine nakil yoluyla başvuru yapabilecek.

10. sınıfta müfredat farklılaşıyor. Meslek liselerinde, imam hatip liselerinde farklı bir müfredat uygulanıyor.

Dolayısıyla 10. sınıftan 11'e, 11'den 12'ye geçen öğrenciler, sadece puanlarına uygun Anadolu liselerine kayıt olabilecek.”

ASKERE GİDECEKLER Mİ?

Diğer yandan, harp okullarının yeni kurulan Milli Savunma Üniversitesi bünyesine alınması, mevcut öğrencilerin sivil üniversitelere kaydırılması sonrasında “Askeri okullarda geçirilen eğitim süresi askerlikten sayılacak mı?” sorusunu akıllara getirdi.

KHK'da bu durumla ilgili özel bir düzenleme yer almadı.

Ancak harp okullarından ayrılan öğrencilerin tazminat ödemeyeceği hüküm altına alındı.

Şu andaki uygulamaya göre harp okulunda 18 ay ve üzerinde öğrenim görmüş üniversite mezunları yedeğe ayrılıyor ve temel askerlik eğitimine tabi tutulmadan askerlik görevini tamamlamış sayılıyor.

Bu düzenlemede değişiklik yapılıp yapılmayacağı henüz net değil.

RÜTBE OLMAYACAK

Pazar günü yayımlanan KHK'ya göre harp okulları, askeri fakülte ve yüksekokullar ile assubay meslek yüksekokullarında öğrenimine devam eden öğrenciler, üniversite sınavının yapıldığı tarihte aldıkları yerleştirme puanları dikkate alınarak durumlarına uygun fakülte ve yüksekokullara naklen kaydedilecek.

Bu yıl mezun olacak askeri öğrencilere ise rütbe takılmayacak ve durumlarına uygun fakülte ve yüksekokullarca diploma verilecek.

ASKERLİK YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Bu düzenlemenin zorunlu askerlik hizmetine nasıl yansıyacağı merak konusu oldu.

Askerlik Kanunu'na göre harp okulları, GATA ve assubay meslek yüksekokullarından ilişiği kesilenlerin bu okullarda ay olarak okudukları sürenin üçte biri muvazzaflık hizmetinden sayılıyor.

Şu anda zorunlu askerlik hizmeti süresi 12 ay.

Üniversite mezunları için bu süre kısa dönem er olarak 6 aya düşüyor.

Örneğin okulda 12 ayı tamamlayan bir öğrenci askerlik hizmetinin 3 ayını yerine getirmiş sayılacak ve nakledildiği okulu tamamlamasının ardından geri kalan 3 aylık askerlik hizmetini tamamlayacak.

Üniversiteden mezun olamaz ise 12 ay er hizmetinin geri kalan 9 aylık bölümünü tamamlaması gerekecek.

Okulda 24 ayı tamamlayanlar ise 6 ay askerlik yapmış sayılacak ve nakledildiği sivil üniversiteden mezun olursa, askere alınmasına gerek kalmayacak.

Aynı durum harp okullarında 24 aydan fazla eğitim görmüş durumdaki 3. ve 4. sınıf öğrencileri için de geçerli.

Hazırlayan : Mete Yanıkçı

31 Temmuz 2016

HAVACI assubaylar Mehmet Çakır ile Erhan Yılmaz, Türk Silahlı Kuvvetleri'nce (TSK) 2011 yılında başlatılan 'Askeri Casusluk ve Şantaj Davası' sonunda havadan- sudan ve onur kırıcı suçlamalarla kendileri ile birlikte 2 bin 200 askeri personelin işine son verildiğini söyledi.

Çakır, "Ben ve birlikte görev yaptığım Erhan Yılmaz, '600'den fazla sevgiliniz var, neden grup seks yapıyorsunuz, neden travestilerle ilişkiye giriyorsunuz' gibi aslı astarı olmayan sorgulara maruz kaldık" dedi.

Erhan Yılmaz ise "Tatil amaçlı gittiğim Antalya'da kaldığım oteli sorarak 'Neden Ruslara casusluk yapıyorsun? Neden grup seks yapıyorsun?' gibi suçlamalarla tutulan tutanakları zorla imzalatarak görevi bırakmaya zorlandık" dedi.

Hava Assubay Yüksekokulu'ndan mezun olduktan sonra İzmir Çiğli'deki 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'nda görevliyken ordudan atıldıktan sonra girdikleri sınavla kendisinin ODTÜ Makina Mühendisliği'ni kazanıp, 2. sınıf öğrencisi olduğunu belirten Mehmet Çakır, arkadaşı Erhan Yılmaz'ın ise ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü'nü kazanarak eğitimlerine devam ettiklerini söyledi.

Çakır, "Benim ve arkadaşlarımızın tek isteği; Türk adaletinden kırılan onurumuzun itibarını geri istiyoruz ve bizleri aslı astarı olmayan sorgularla maddi ve manevi olarak cezalandıran kişilerin Yüce Türk adaleti önünde hesap vermelerini ve cezalandırılmalarını istiyoruz" dedi.

Memet Çakır ile Erhan Yılmaz, büyük hevesle girdiklerini belirttikleri Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı Hava Assubay Okulu'ndan asılsız ve onur kırıcı sorgulamalarla görevlerine son verildiğini açıkladı.

Mehmet Çakır, yaptığı açıklamada, "Okulumuzu başarı ile bitirip İzmir 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'na 2009 yılında atamamız yapıldı.

İzmir Askeri Casusluk Davası sonrasında Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki askeri personele soruşturma başlatıldı.

Sorgulamaları Hava Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı'na bağlı askeri personel gerçekleştirdi.

Üst subaylar, subaylar, assubaylar ve sivil memurlar tek tek kapalı bir ortamda 8-10 saati bulan sorgulamalar yapıldı.

Sorgulamalarda onur kırıcı, yüz kızartıcı, aslı astarı olmayan sorulara maruz kaldık.

Bir yüzbaşıya, 'Neden kardeşinle cinsel ilişkiye giriyorsun?', sorusunu yüzbaşıdan duyduk.

İzmir 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'ndan 500'e yakın personelin bu gibi suçlamalarla görevlerine son verildiğini belirten Mehmet Çakır, "Hep aynı sorularla insanlar suçlandı.

Birliğimizden 200'e yakın personelin ordudan ilişiği kesildi.

Dönemin üst komutanı, şimdi darbeden tutuklu Hasan Hüseyin Demiraslan, yine darbeden tutuklu Hava Eğitim Komutanı Akın Öztürk ve yine darbeden tutuklu Assubay Zekariya Kuzu komutanlarımızdı.

Şimdi bu insanlar darbe teşebbüsünden tutuklu olarak yargılanmaktadır" dedi.

KIRILAN ONURUMUZUN İTİBARINI GERİ İSTİYORUZ

Ordudan atılmalarının kendileri ve arkadaşları için onur kırıcı olduğunu belirten Mehmet Çakır, "Maddi ve manevi sıkıntılar yaşadık.

Toplumdan soğuduk ve uzaklaştık. Psikolojik sorunlar yaşadık.

Ama bu yaşadığımız olaylardan dersler çıkararak kendimizi topladık.

Girdiğimiz sınavlarda ben ODTÜ Makina Mühendisliği Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim.

Arkadaşım Erhan Yılmaz ise ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü'nü kazanarak eğitimimize devam ediyoruz.

Benim ve arkadaşlarımızın tek isteği, Türk adaletinden kırılan onurumuzun itibarını geri istiyoruz ve bizleri aslı- astarı olmayan sorgularla maddi ve manevi cezalandıran kişilerin Yüce Türk adaleti önünde hesap vermelerini ve cezalandırılmalarını istiyoruz" dedi.

DHA

Hazırlayan : Mete Yanıkçı

YENİ İHRAÇLAR

JANDARMADAN SONRA KUVVET KOMUTANLIKLARI'DA BAKANLIKLARA BAĞLANIYOR

TÜM ASKERİ OKULLAR KAPATILIYOR 

MİLLİ SAVUNMA ÜNİVERSİTESİ KURULUYOR

TÜM ASKERİ SAĞLIK KURULUŞLARI SAĞLIK BAKANLIĞINA DEVREDİLİYOR 


Darbe girişimi ile ilgili son dakika haberleri gelmeye devam ediyor. Resmi Gazete’de yayımlanan kararnameye göre bin 196’sı Jandarma Genel Komutanlığı’nda olmak üzere bin 389 asker Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraçedildi. . İhraç edilen askerler arasında Genelkurmay Başkanı Orgenaral Hulusi Akar'ın Yaveri Yarbay Levent Türkkan ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaveri Yarbay Ali Yazıcı de bulunuyor.

 

Resmi Gazete’de yayımlanan kararnameye göre askeri okullar kapatılırken, bin 196’sıJandarma Genel Komutanlığı’nda olmak üzere bin 389 asker Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edildi.

 

LİSTEDEKİ KRİTİK İSİMLER

-Albay Fırat Alakuş, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın emir subayı Yarbay Levent Türkkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başyaveri Albay Ali Yazıcı,Konya Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Timurcan Ermiş, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın özel kalem müdürü Albay Tevfik Gök'ün adı da listede bulunuyor.

Askeri okulların kapatılmasına GATA dahil tüm askeri hastane rehabitilasyan merkezi vs. devrine  ilişkin kararname, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Kararname ile Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde Milli Savunma Üniversitesiadıyla yeni bir üniversite kuruldu.

669 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (KHK) Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

http://im.haberturk.com/images/others/2016/07/31/20160731.pdf

 

KHK ile Harp Akademileri, askeri liseler ve astsubay hazırlama okulları kapatıldı, Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde Milli Savunma Üniversitesi adıyla yeni bir üniversitekuruldu. Milli Savunma Üniversitesi, rektörlüğe bağlı olarak, kurmay subay yetiştirmek ve lisansüstü eğitim vermek amacıyla yeni kurulan enstitülerden kara, deniz ve havaharp okullarından, astsubay meslek yüksekokullarından oluşacak.

MİLLİ SAVUNMA ÜNİVERSİTESİ’NİN DETAYLARI

Buna göre, Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde kurulan Milli Savunma Üniversitesi, rektörlüğe bağlı olarak, kurmay subay yetiştirmek ve lisansüstü eğitim vermek amacıyla yeni kurulan enstitülerden, kara, deniz ve hava harp okullarından, astsubay meslek yüksekokullarından oluşacak.

Üniversitenin rektörü, Milli Savunma Bakanının önereceği ve Başbakanın uygun göreceği üç aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçilecek. Ayrıca rektöre, görevlerinde yardımcı olmak üzere sayısı dördü geçmemek üzere Milli Savunma Bakanı tarafından rektör yardımcıları atanacak. Üniversitenin teşkilatı, Bakanlar Kurulukararıyla oluşturulacak.

Enstitü müdürleri, Milli Savunma Bakanı tarafından atanacak, enstitülerin altındaki gerekli akademik birimler, rektörün teklifi üzerine Milli Savunma Bakanlığınca oluşturulacak. Enstitülere giriş şartları ile enstitülerin kurulması, işleyişi ve diğer hususlar, Milli Savunma Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

Harp okulları ve astsubay meslek yüksekokulları, üniversite bünyesinde ve denetiminde kendi özel kanunlarına göre faaliyet gösterecek, iş ve işlemleri üniversite rektörlüğü tarafından yürütülecek. Özel kanunların bu KHK'ya aykırı hükümleri uygulanmayacak.


HAZIRLAYAN . METE YANIKÇI


 

15 Temmuz’daki hain darbe girişiminin ardından TSK’dan 149 generalin atılması nedeniyle, albay rütbesinden tuğgeneralliğe terfi edenlerin sayısı bu yıl ikiye katlandı. Atamalarda bir ilke de imza atıldı. Hava Kuvvetleri'nde tuğgeneralliğe yükselen Albay Cemal Balıkçı'nın astsubay kökenli olduğu öğrenildi. Balıkçı’nın yıllar önce astsubaylıktan subaylığa geçiş yaptığı öğrenildi.


 

Kritik YAŞ toplantısının ardından alınan kararlar Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın tarafından açıklandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayının ardından, komuta kademesinde herhangi bir değişikliğin olmadığı gözlemlenmişti. Merak edilen diğer bir konu ise TSK’da  emekliye sevk edilecek ve rütbesi yükseltilecek olan askerlerdi. TSK, gece yarısı yaptığı açıklamada, görevli general, amiral ve albaylardan bir üst rütbeye yükseltilmesine ilişkin isimleri belirledi.

Bir üst rütbeye yükseltilen yüksek rütbeli sayısı 115 olurken, 48 general ve amiral emekliye sevk edildi. 16 general ve amiral ise bir üst rütbeye yükseldi. 20 general ve amiralin ise görev süresi 1 yıl uzatıldı. 99 albay, general ve amiralliğe yükseltildi.

ÜST RÜTBEYE YÜKSELTİLEN SUBAYLARIN TAM LİSTESİ

KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
ORGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN KORGENERAL
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 KORGENERAL MUSA AVSEVER

KORGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN TÜMGENERALLER
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 TÜMGENERAL OSMAN ERBAŞ
2 TÜMGENERAL ZEKAİ AKSAKALLI
3 TÜMGENERAL YAVUZ TÜRKGENCİ
4 TÜMGENERAL ALİ SİVRİ
5 TÜMGENERAL SELÇUK BAYRAKTAROĞLU

TÜMGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN TUĞGENERALLER
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 TUĞGENERAL İRFAN ÖZSERT
2 TUĞGENERAL AYDOĞAN AYDIN
3 TUĞGENERAL YILMAZ YILDIRIM
4 TUĞGENERAL GÜRSEL YÜZ

TUĞGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN ALBAYLAR
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 P.KUR.ALB. ERDOĞAN BAYKAL
2 P.KUR.ALB. FEDAİ ÜNSAL
3 TOP.KUR.ALB. İSMAİL HAKKI KÖSEALİ
4 P.KUR.ALB. BURHAN AKTAŞ
5 TOP.KUR.ALB. ALİ UCARI
6 MU.KUR.ALB. ORHAN AKSOY
7 P.KUR.ALB. İDRİS ACARTÜRK
8 P.KUR.ALB. HANÇERİ SAYAT
9 TOP.KUR.ALB. RECEP ÖZDEMİR
10 İS.KUR.ALB. ERDAL ŞENER
11 TOP.KUR.ALB. SÜLEYMAN ERTIZMAN
12 P.KUR.ALB. ÖZGÜR TÖR
13 HV.SVN.KUR.ALB. TEVFİK ERKAN OLGAY
14 P.KUR.ALB. ÖMER FARUK BOZDEMİR
15 İS.KUR.ALB. RIDVAN YÜCEL YILDIZ
16 TOP.KUR.ALB. SIRRI YILMAZ
17 TOP.KUR.ALB. BAHTİYAR ERSAY
18 TNK.KUR.ALB. FARUK YILDIRIM
19 HV.SVN.KUR.ALB. ALİ EKİYOR
20 TNK.KUR.ALB. SEZAİ ÖZTÜRK
21 TNK.KUR.ALB. NERİM BİTLİSLİOĞLU
22 P.KUR.ALB. BARBAROS KASAR
23 HV.SVN.KUR.ALB. ERDEM MURAT TATLI
24 P.KUR.ALB. COŞKUN KAYA
25 P.ALB. ÖMER ERTUĞRUL ERBAKAN
26 P.ALB. İSMAİL GÜZELLER
27 P.ALB. OĞUZ TOZAK
28 P.ALB. ÖMER FARUK CANTENAR
29 P.ALB. MEHMET HAKAN AKYOL
30 P.ALB. EMRE TAYANÇ
31 P.ALB. SALİM AFGÜN
32 P.ALB. HASAN DEMİR
33 P.ALB. SAFFET AKÇİN
34 P.ALB. İSMAİL HAKKI VOLKAN
35 TNK.ALB. AHMET KURUMAHMUT
36 TNK.ALB. AHMET ÖMERCİKLİ
37 TNK.ALB. BÜLENT TEMİZER
38 TNK.ALB. TURAN İNAN
39 TNK.ALB. ERCAN İLHAN
40 TOP.ALB. HURŞİT AĞIRCAN
41 TOP.ALB. AYKUT TONBUL
42 TOP.ALB. ÖZGÜR NUHUT
43 TOP.ALB. MEHMET ÖZAYDIN
44 TOP.ALB. MUSTAFA YAŞAR ARSLANHAN
45 TOP.ALB. SADETTİN ALP ERGİN
46 TOP.ALB. AHMET KASA
47 HV.SVN.ALB. HASAN KAYMAZ
48 KR.PLT.ALB. İDRİS FEYZİ OKAN
49 İS.ALB. MÜCAHİT ZORLUTUNA
50 İS.ALB. ADEM HAYDAR
51 İKM.ALB. İBRAHİM ÖZBUDUN
52 İKM.ALB. ŞAHİN KILIÇASLAN
53 İKM.ALB. ÖMER KARAİMAMOĞLU
54 BKM.ALB. SELAMİ ARSLAN
55 AS.HÂK.ALB. DİNÇER URAL
56 AS.HÂK.ALB. İHSAN BÜLBÜL
57 MLY.ALB. MEHMET SALİH AKAY

DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

KORAMİRALLİĞE YÜKSELTİLEN TÜMAMİRAL
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 TÜMAMİRAL ERCÜMENT TATLIOĞLU

TÜMAMİRALLİĞE YÜKSELTİLEN TUĞAMİRAL
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 TUĞAMİRAL CİHAT YAYCI

TUĞAMİRALLİĞE YÜKSELTİLEN ALBAYLAR
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 DZ.KUR.ALB. YANKI BAĞCIOĞLU
2 DZ.KUR.ALB. BÜLENT OLCAY
3 DZ.KUR.ALB. LEVENT KERİM UÇA
4 DZ.KUR.ALB. BÜLENT TURAN
5 DZ.KUR.ALB. BERKER EMRE TOK
6 DZ.KUR.ALB. ÖNDER ÇELEBİ
7 DZ.KUR.ALB. MEHMET BAYBARS KÜÇÜKATAY
8 DZ.P.KUR.ALB. GÜRSEL ÇAYPINAR
9 DZ.ALB. AHMET TUNÇ VEYİSOĞLU
10 DZ.ALB. ÖNDER GÜRBÜZ
11 DZ.ALB. ALİ ÇEKİÇ
12 DZ.ALB. CEMAL ÖZDEN YAZICIOĞLU
13 DZ.İSTH.ALB. CEMALETTİN BOZDAĞ
14 DZ.MÜH.ALB. NECMİ YILDIRIM

HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

ORGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN KORGENERAL
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 KORGENERAL HASAN KÜÇÜKAKYÜZ

KORGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN TÜMGENERALLER
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 TÜMGENERAL MUHİTTİN FATİH SERT
2 TÜMGENERAL İSMAİL GÜNEYKAYA

TÜMGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN TUĞGENERAL
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 TUĞGENERAL GÖKSEL KAHYA

TUĞGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN ALBAYLAR
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 HV.PLT.KUR.ALB. ERDOĞAN GÜR
2 HV.PLT.KUR.ALB. İSMAİL GÜNAYDIN
3 HV.PLT.KUR.ALB. İSMAİL ÜNER
4 HV.PLT.KUR.ALB. KEMAL TURAN
5 HV.PLT.KUR.ALB. KUTLAY DEMİR
6 HV.PLT.KUR.ALB. İBRAHİM DÜLGER
7 HV.İSTH.KUR.ALB. ALİ SERİN
8 HV.UÇK.BKM.KUR.ALB. ERCAN TEKE
9 HV.SVN.KUR.ALB. HASAN BASRİ MEŞE
10 HV.İS.KUR.ALB. TURAN TOKER
11 HV.P.KUR.ALB. BÜLENT TATKAN
12 HV.PER.KUR.ALB. ÜMÜT YILDIZ
13 HV SS KUR.ALB. ERGUN ESKİCİ
14 HV.İKM.KUR.ALB. HÜSEYİN DUMAN
15 HV.MU.KUR.ALB. ALPER KETENCİOĞLU
16 HV.KONT.İHB.KUR.ALB. OĞUZ BOZKURT
17 HV.İS.KUR.ALB. OLCAY YILMAZ
18 HV.PLT.ALB. KADİRCAN KOTTAŞ
19 HV.PLT.ALB. SELÇUK AYGÜN
20 HV.SS ALB. ALPAY AYDOĞAN
21 HV.KONT.İHB.ALB. YUSUF ERGE
22 HV.İSTH.ALB. ERGUN KAHRAMAN
23 HV.UÇK.BKM.ALB. MURAT ISLIOĞLU
24 HV.UÇK.BKM.ALB. CEMAL BALIKÇI
25 HV.İS.ALB. REFİK ÖLMEZ
26 HV.MU.ALB. MURAT PEKŞEN
27 HV.İKM.ALB. MUSTAFA AKKOCA
28 HV.MÜH.ALB. ERSİN GÖSE

GÖREV SÜRESİ 1 YIL UZATILAN GENERAL VE AMİRALLERİN TAM LİSTESİ

KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
KORGENERAL
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 KORGENERAL TAHİR BEKİROĞLU

TÜMGENERALLER
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 TÜMGENERAL ŞENOL ALPARSLAN
2 TÜMGENERAL İZZET ÇETİNGÖZ

TUĞGENERALLER
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 TUĞGENERAL RIZA ÇAĞATAY ERDOĞAN
2 TUĞGENERAL CELALETTİN BACANLI
3 TUĞGENERAL NECDET TUNA
4 TUĞGENERAL MESUT BEDRİ USTA
5 TUĞGENERAL İLHAN KIRTIL
6 TUĞGENERAL ERHAN SİPAHİOĞLU
7 TUĞGENERAL METİN TOKEL
8 TUĞGENERAL ERTUĞRUL GAZİ ÖZKÜRKÇÜ
9 TUĞGENERAL SITKI VARLI
10 TUĞGENERAL ADNAN BAKSI

DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
TUĞAMİRAL
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 TUĞAMİRAL TAYYAR ERTEM

HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
KORGENERAL
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 KORGENERAL MEHMET ŞANVER
TÜMGENERAL
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 TÜMGENERAL MEHMET ÖZLÜ

TUĞGENERALLER
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 TUĞGENERAL İHSAN ÖZDAMAR
2 TUĞGENERAL REHA UFUK ER
3 TUĞGENERAL CELAL BAŞOĞLU

GÜLHANE ASKERÎ TIP AKADEMİSİ
TUĞGENERAL
SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
1 TUĞGENERAL UFUK DEMİRKILIÇ


HAZIRLAYAN.   METE YANIKÇI 

"Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı. 

OHAL kapsamında alınması gereken tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamede, "Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılan asker kişilerin, mahkumiyet kararı aranmaksızın askeri rütbe ve memuriyetleri alınır ve bu kişiler yeniden Türk Silahlı Kuvvetlerine kabul edilmezler. Bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler, bunların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, denetim kurulu tasfiye kurulu üyeliği vesair görevleri de sona ermiş sayılır." hükmüne yer verildi. 

Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı, İçişleri Bakanlığına bağlandı

OHAL Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı, İçişleri Bakanlığına bağlandı.

Bin 684 asker TSK'dan ihraç edildi

OHAL kapsamında alınması gereken tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararname ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fetullahçı Terör Örgütü'ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan Kara Kuvvetleri Komutanlığında 87 general, 726 subay, 256 astsubay, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında 32 amiral, 59 subay, 63 astsubay, Hava Kuvvetleri Komutanlığında 30 general, 314 subay, 117 astsubay olmak üzere toplam bin 684 asker, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarıldı.

OHAL kapsamında alınması gereken tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararname ile TSK'dan çıkarılan askeri personel arasında eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk, Orgeneral Adem Huduti, Korgeneral Metin İyidil, Korgeneral Yıldırım Güvenç, Korgeneral İlhan Talu, Korgeneral Salim Ulusoy, Tümgeneral Mehmet Dişli, Tümgeneral Kubilay Selçuk, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinden Tümamiral Bekir Sıtkı Cebeci ile Pilot Kurmay Yarbay Hakan Karakuş da yer alıyor. 

Birçok yayın kuruluşu kapatıldı

Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye göre, 3 haber ajansı, 16 televizyon, 23 radyo, 45 gazete, 15 dergi, 29 yayınevi ve dağıtım kanalı kapatıldı. 

Kararlar 29 Temmuz 2016 tarihi itibarıyla uygulamaya girecek

OHAL kapsamında alınması gereken tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararnameye göre yarın yapılacak Yüksek Askeri Şura'da alınacak kararlar ile yapılacak olan terfi, atama, nasıp, kadroların kullanılması, emekliye sevk ve ilişik kesme işlemleri, 29 Temmuz 2016 tarihi itibarıyla uygulanacak.

AA

HAZIRLAYAN: Mete YANIKÇI 

İçişleri Bakanlığı’nın jandarmada köklü değişiklikler öngören taslağına göre jandarma ‘askeri nitelikli’ personel, valiler jandarma komutanı sayılacak. Jandarma Genel Komutanı İçişleri Bakanı’nın memuru olacak

 

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Bakanlar Kurulu’nda görüşülerek kabul edilen yeni jandarmada köklü değişimi öngören yasa taslağının detaylarına ulaştı. Kanun hükmünde kararnameyle hayata geçirilmesi öngörülen taslakta yer alan yeni düzenlemelerin detayları şöyle:

ASKERİ NİTELİKLİ PERSONEL: ‘Jandarma; emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlayan ve diğer kanun ve nizamların verdiği görevleri yerine getiren bir kolluk kuvvetidir.’ Önceki kanundaki ‘askeri’ ifadesi çıkarıldı, polis gibi bir kolluk gücüne dönüştürüldü. Jandarma subay ve astsubaylarının kaynak ve yetiştirilmeleri ile terfi, izin, sicil ve ödül işlemleri İçişleri Bakanlığı tarafından yönetmelikle tespit edilecek. Jandarma personeli, İçişleri Bakanlığı’nın ‘askeri nitelikli personeli’ sayılacak. Jandarma personeli rütbe ve kıdem esası bakımından 926 sayılı TSK Personel Kanunu’ndan doğan rütbe haklarına sahip olacak.

İÇİŞLERİ’NE BAĞLANDI: Mevcut kanunda, ‘Jandarma Genel Komutanlığı, TSK’nın bir parçası olup, Silahlı Kuvvetler’le ilgili görevleri; eğitim ve öğrenim bakımından Genelkurmay Başkanlığı’na, emniyet ve asayiş işleriyle diğer görev ve hizmetlerin ifası yönünden İçişleri Bakanlığı’na bağlıdır’ deniliyordu. Yeni düzenlemede, ‘Jandarma Genel Komutanlığı, emniyet ve asayiş işleriyle diğer görev ve hizmetlerin ifası yönünden İçişleri Bakanlığı’na bağlıdır. Jandarma personeli için TSK askeri personel kaynağından yararlanılır’ deniliyor.

SIKIYÖNETİM, SEFERBERLİK: Kanun metninden jandarma için, ‘Askeri kanun ve nizamların gereği görevlerle Genelkurmay Başkanlığı’nca verilen görevleri yapmak’ hükmü çıkarıldı. Mevcut kanunda, ‘Jandarma birlikleri; Genelkurmay Başkanlığı’nca lüzum görülen hallerle sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde gerekli olan bölümü ile kuvvet komutanlıkları emrine girer, kalan bölümü ile Jandarma Genel Komutanlığı emrinde normal görevlerine devam eder’ deniliyordu. Bu madde çıkarıldı.

MÜLKİ AMİRİNE KARŞI SORUMLU: Emniyet ve asayiş görevi ifa eden il jandarma alay komutanlıkları ve ast kademeleri, mülki görevlerin yapılması yönünden maiyetlerinin sevk ve idaresinden; disiplin, eğitim, özlük hakları ile lojistik faaliyetlerinin yürütülmesinden mahalli mülki idare amirine karşı sorumlu olacak. Lüzum görülen hallerde İçişleri Bakanı’nca, Emniyet Teşkilatı ile Jandarma Genel Komutanlığı arasında her kademedeki personel, geçici olarak görevlendirilebilecek. İçişleri Bakanı bu yetkisini valilere devredebilecek. Jandarma Teşkilatı’nın memur, amir ve yönetici ihtiyacını karşılamak yükseköğretim kurumu Jandarma Akademisi kurulacak. Akademinin müfredatını İçişleri Bakanlığı belirleyecek.

KAYMAKAMLARA DA YETKİ VERİLDİ: ‘Tüm Jandarma Teşkilatı’nın komutanı olan Jandarma Genel Komutanı, İçişleri Bakanlığı’nın memurudur. Jandarma Genel Komutanı, general rütbesine sahip TSK personeli ya da vali unvanını almış mülki idare amirleri arasından atanır. Jandarma Genel Komutanı olarak atanan valiler, orgeneral rütbesini de almış olur’ deniliyor. Bu kişiler, rütbeye ilişkin tüm haklara sahip olacak. ‘Jandarmanın görevleriyle ilgili eylem ve işlemleri İçişleri Bakanlığı, vali ve kaymakamlar ile kendi amirleri tarafından denetlenir ve teftiş edilir’ denilerek kaymakamlara da yetki verildi.

KOMUTANIN ATANMASI: Genelkurmay Başkanı’nın teklifi, İçişleri Bakanı’nın inhası, Başbakan’ın imzalayacağı ve Cumhurbaşkanı’nın onaylayacağı müşterek kararname ile atanan Jandarma Genel Komutanı bundan böyle, İçişleri Bakanı’nın inhası, Başbakan’ın imzalayacağı ve Cumhurbaşkanı’nın onaylayacağı müşterek kararname ile atanacak. Generaller de aynı şekilde atanacak. Daire başkanları ile il jandarma komutanlarının atanmaları, yer değiştirmeleri ve geçici görevlendirmeleri İçişleri Bakanı’nca yapılacak.

NOKTA ATAMASI: İhtisaslaşma gereği olarak özel eğitim görmüş personel, İçişleri Bakanlığı’nca nokta atamasına tabi tutulacak. Nokta ataması yapılmayıp il jandarma komutanlıkları emrine atanan subay, astsubay ve uzman jandarmaların istihdam yerleri ve il içi yer değiştirmeleri, il jandarma komutanının teklifi üzerine valinin onayı ile belirlenecek.

VALİYE DEVREDER: İçişleri Bakanı, kanundaki yetkilerinden bir kısmını gerektiğinde sınırlarını yazılı olarak açıkça belirlemek şartıyla ilgisine göre müsteşar, Jandarma Genel Komutanı veya vali ve kaymakamlara devredebilecek.

FAZLA SİLAHLAR: Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay içinde Jandarma Genel Komutanlığı bünyesindeki ihtiyaç duyulmayan birlik ve tesisler, mühimmat, silah ve malzemeler, personel, İçişleri Bakanlığı’nca Emniyet Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne devredilecek.

KAYNAK :

http://www.haberturk.com/gundem/haber/1272439-iste-bakanlar-kurulunda-kabul-edilen-jandarma-duzenlemesi

HAZIRLAYAN : Mete YANIKÇI 

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak'ın mağdur sıfatıyla verdiği savcılık ifadesinin bir kısmı ortaya çıktı.

Çolak, ifadesinde, olay gecesi bazı duyumlar üzerine Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ı bilgi vermek amacıyla telefonla aradığında Genelkurmay Başkanı Emir Subayı Piyade Yarbay Levent Türkkan'ın kendisine çok rahat bir ses tonuyla "Komutanım Genelkurmay Başkanımız sizi ve özellikle Kurmay Başkanımız İhsan Uyar'ı karargaha bekliyor" dediğini söyledi.

Türkkan'ın kendisini Akar ile görüştürmeden doğrudan karargaha davet ettiğini anlatan Çolak, Genelkurmay karargahının önüne geldiklerinde Genelkurmay'ın güney nizamiyesinde emir subayı İkmal Binbaşı Yunus Can'ın kendisine "Komutanım, Genelkurmay güney nizamiyesinde yerde yatanlar var, bir sorun olabilir. Karargaha olduğumuz yerden giriş güvenlikli olmayabilir, onun için Kara Harp Okulu nizamiyesine yöneliyoruz" dediğini belirtti.

Çolak, "Harp Okulu nizamiyesi bekleme yerinde Genelkurmay'ın güney nizamiyesinde problem olabileceği düşüncesiyle Genelkurmay kışlasının diğer nizamiyelerinden giriş yapılabileceği ve bu konuda koordine edilebileceği hususunda koruma müdürüm Piyade Binbaşı Burak Akın'a emir verdim. Dönerek Genelkurmay Başkanlığının Milli Savunma Bakanlığının giriş kapısından Genelkurmay'a giriş yaptım" diye konuştu.Genelkurmay Başkanlığına giriş yaptıktan sonra ilerlerken içeride tam teçhizatlı özel kuvvet personeli görünümlü askerlerin bulunduğunu, bunun kışlanın korunmasına yönelik bir tatbikat olabileceğini değerlendirdiğini ifade eden Çolak, şöyle konuştu:

"Genelkurmay Başkanımızın komutanlık karargahının giriş kapısına gelmeden önce kural gereği koruma araçlarım ve personelim 50 metre kadar geride durdu ve kaldı. Bu husus zaten her zaman mutat olarak uygulanan bir durumdu. Bu esnada karargah etrafında ve bahçe kısımlarından çok ciddi silah sesleri geliyordu. Karanlık olduğu için göremedim ama çok ciddi silah sesleri geliyordu. Genelkurmay Başkanımızın Komutanlık karargahının giriş kapısına gelip yoğun ateş altında araçtan indiğimde Genelkurmay Başkanı Özel Kalem Müdürü Kurmay Albay Ramazan Gözel giriş kapısının iç kısmından bağırarak bana hitaben 'Komutanım süratle içeri girin' şeklinde heyecanlı şekilde bağırıyordu. O ana kadar Genelkurmay Başkanlığına dışarıdan bir saldırı olduğunu, karargah içerisindeki askerlerin dışarıya karşı karargahı koruduklarını düşündüm. Süratle önde ben arkamda Kurmay Başkanım Orgeneral İhsan Uyar ve subayım Binbaşı Yunus Can olacak şekilde içeriye girdik."

Orgeneral Çolak, Karargaha girdikten sonra içeride eli silahlı tabancalı,tüfekil Özel Kuvvetler görünümlü kişilerin üzerine 

abanarak Org.Can UYAR ve kendisini yere yatırdıkarını anlattı; 

Koruma astsubayı Piyade Başçavuş Bülent Aydın'ın olaya müdahale ederken şehit edildiğini öğrendiğini belirten Orgeneral Çolak, şoförü sivil memur Başaran Karabıçak'ın da elleri arkasından kelepçelenerek derdest edilip kışla içerisinde bir yere götürülerek ertesi güne kadar tutulduğunu anlattı.

Elleri arkadan kelepçeli haldeyken Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in odasına alındıklarını söyleyen Çolak, "Odaya girerken İkinci Başkanımızın Özel Kalem Müdürü Kurmay Albay Bünyamin Tuner'in tüm bu olayı içeride organize ettiğini gördüm. İkinci Başkanın odasına beni, emir subayım Yunus Can ile Kurmay Başkanı İhsan Uyar'ı aldılar. Burada yaklaşık 35 dakika kadar ellerimiz arkadan bağlı şekilde otururken içeriye giren ilave kişiler sert hareketlerle ve tavırlarla kelepçe taktılar. Başımız kapalı, ellerimiz ve ayaklarımız kelepçeli haldeydi. Zaman zaman kafamızı öne doğru bastırarak etrafa bakmamızı engelliyorlardı. Kurtulduktan sonra kendi revir doktorumuzdan bu hususta rapor aldık."

Sık sık ağız ve burunlarını elleriyle bastırarak, iletişim kurmalarının engellendiğini, saat 22.30 civarında "gidiyoruz" diye ikaz edilerek dışarı çıkarıldıklarını belirten Çolak, daha sonra bir helikopterle Akıncı Üssü'ne götürüldüklerini anlattı.

HAZIRLAYAN . Mete YANIKÇI

 

 

TGB Genel Başkanı Çağdaş Cengiz başkanlığındaki TGB heyeti, 15 Temmuz gecesi darbecilere en kritik müdahaleyi yapan şehit astsubay Ömer Halisdemir'in Niğde İli Bor İlçesi Çukurkuyu Beldesi'ndeki baba ocağına taziye ziyaretinde bulundu. Şehit babası Hasan Hüseyin Halisdemir'e Türk gençliğinin baş sağlığı mesajını ileten Çağdaş Cengiz "Türk gençliği, Türk milleti size ve evladınıza minnettardır. Evladınız bizim kahramanımızdır. Türk milletinin vatanı için her şeyi göze alacağının bir göstergesidir. Bir evladınızı kaybettiniz ancak milyonlarca evlat kazandınız. Türk gençliği olarak üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz.

Ömer Astsubayımızdan devraldığımız bayrağı yere düşürmeyeceğiz." Dedi. Baba Hasan Hüseyin Halisdemir ise " Sizlerle gurur duyuyorum. Evladım bu vatan için şehit oldu ama sizler gibi milyonlarca evladım var. Sizden tek isteğim vatanı ve milleti koruyun ve Türk gençliğine selamımı iletin. Hepinizi gözlerinizden öpüyorum." Dedi.

Taziye ziyaretinin ardından TGB heyeti şehit astsubay Ömer Halisdemir'in mezarını ziyaret etti. Genel Başkan Çağdaş Cengiz taziye defterine " Büyük kahramanımıza...Ömer astsubayımıza... Türk gençliğinden sonsuz şükranlar. Vatan için döktüğün kan şehidim... milletimizin birlik harcı olacak. Türkiyemizi aydınlık günlere kavuşturacağımıza huzurunda and içiyoruz. Türk gençliği, Türk milleti, vatan sana minnettardır." Yazdı.

 

 

 

 

 

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi, 15 Temmuz akşamı Gazi Orduevi'nde düğünde olduğunu, buradan Genelkurmay Başkanlığına gideceği söylenerek Akıncı Üssü'ne götürüldüğünü belirterek "Emir subayım Murat Yılmaz'a 'Sen 8 yıldan beri benimle çalışıyorsun. Sen de çetenin içindeymişsin. Yazıklar olsun sana' dedim. Timurcan Ermiş, Akıncılar Kışlasına gidinceye kadar silahı doğrultulmuş şekilde durdu. Bu esnada ben, 'Siz çetesiniz. Allah belanızı versin. Vuracaksan şimdi vur' diye sürekli bağırarak söylenmeye devam ettim. Akıncılar Kışlasının kapısına kadar bu şekilde geldik"dedi 

Org.Mendi Batı Cumhuriyet Baş savcılığı savcılarınca, mağdur sıfatıyla alınan ifadesinde, 15 Temmuz günü, daha önce beraber çalıştığı bir tümgeneralin kızının düğünü için Ankara Gazi Orduevi'nde bulunduğunu söyledi. 

Orgeneral Mendi, saat 21.00'den sonra emir astsubayının yanına geldiğini, Genelkurmay nizamiyesi giriş kapısında silah seslerinin duyulduğunu ve bir çatışma olduğunu söylediğini aktardı.

Konuyu netleştirmek için düğün salonu dışına çıktığını, Jandarma Genel Komutanlığı Harekat Merkezini aradığını ifade eden Mendi, yaşananları şöyle anlattı:

"Telefonlar kesikti. Genelkurmayı da aradım, orada da telefonlar kesikti. Cevap alamayınca Jandarma Genel Komutanlığı Harekat Başkanı Tümgeneral Arif Çetin'i telefonla aradım, durumu sordum. Arif Çetin bana, 'Komutanım, ben de ulaşamıyorum. Siber saldırı olabilir' dedi. Ben de 'Komutanlık karargahına hemen git, durumu açıklığa kavuştur ve bana bilgi ver' dedim. Bir ara ben emir subayım Piyade Yarbay Murat Yılmaz'ın koşarak yanıma geldiğini gördüm. Sivil giysiliydi. Düğüne emir subayımla değil, emir astsubayımla geldiğim için emir subayımın sivil elbise ile yanıma koşarak geldiğini görünce çok şaşırdım. Bana, Genelkurmay 2. Başkanı'nın beni Genelkurmay Karargahında beklediğini söyledi. Eşime, onu eve bırakıp Genelkurmaya geçeceğimi söyledim. Emir subayım eşime ayrı bir araba getirdi, 'Onu araba ile evine göndeririz, siz hemen arabanıza binin beraber Genelkurmaya gidiceğiz' dedi. Ben düğüne geldiğim arabama bindikten sonra birden aracın sol arka kapısı açıldı. Konya Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Timurcan Ermiş arabaya bindi. Üzerinde eğitim elbisesi ve tabanca vardı."

"KONYA'DAN NİYE BURAYA GELDİN"

Orgeneral Mendi, Tuğgeneral Ermiş'e "Benden habersiz Konya'dan niye buraya geldin?" diye sorduğunu, bu arada aracın hareket ettiğini, Ermiş'in de kendisine, "Burada ben size bir şey söylemeyeceğim. Akıncılar Kışlasında size tebliğ edilecek." diye cevap verdiğini söyledi.

Aracın ön tarafında emir subayı Yarbay Murat Yılmaz'ın bulunduğunu, şoförün er olduğunu aktaran Mendi, şunları kaydetti:

"Arabanın hızla Akıncılar Kışlasına gideceğini öğrenince ben hem Murat Yılmaz'a hem de Timurcan Ermiş'e 'Hani bu araba Genelkurmay Başkanlığına gidecekti' diye bağırdım. Ermiş, bana tekrar 'Akıncılar Kışlasında size iletilecek.' dedi. Ben işin içinde başka bir iş olduğunu anladım ve bağırarak kendilerine 'Siz eşkiya mısınız, çete misiniz?' dedim. Bunun üzerine Ermiş bana 'Sizi de aramızda görmek istiyoruz.' dedi. Ben buna şiddetle karşı cevap verdim ve 'Ben sizin adamların yanında niye olayım? Allah hepinizin belasını versin.' dedim. Bunun üzerine Timurcan Ermiş birden belindeki tabancasını çıkartıp bana doğrulttu. Ben, 'Siz de çetenin içindeymişsiniz', aracın önündeki emir subayım Murat Yılmaz'a 'Sen 8 yıldan beri benimle çalışıyorsun. Sen de çetenin içindeymişsin. Yazıklar olsun sana' dedim. Timurcan Ermiş, Akıncılar Kışlasına gidinceye kadar silahı doğrultulmuş şekilde durdu. Bu esnada ben, 'Siz çetesiniz, Allah belanızı versin. Vuracaksan şimdi vur' diye sürekli bağırarak söylenmeye devam ettim. Bir ara Timurcan Ermiş'i Konya'dan getiren minibüs bizim taksinin önüne geçti. Akıncılar Kışlasının kapısına kadar bu şekilde geldik."

"KORUMA EKİBİM BİZİ TAKİP ETTİ"

Akıncılar Kışlasının kapısında, 25-30 kişilik teğmen ya da üsteğmen rütbesinde, tulum şeklinde pilot kıyafetli ve ellerinde açıkta tabancalar bulunan askerlerin kendisini karşıladığını anlatan Mendi, bu kişilerin aracın etrafını üçerli, beşerli şekilde çevirdiklerini söyledi.

Bu arada, düğün salonundan Akıncılar'a kadar arkadan başka bir araçla koruma ekibinin kendilerini takip ettiğini anlatan Mendi, şu ifadeleri verdi: 
"Akıncılar Kışlasına gelip durduğumuzda arkamızdan gelen koruma ekibimden Jandarma Astsubay Halil Gözalıcı hemen bizim arabanın şoför mahallindeki eri, arkadaki koruma arabasına gönderdi. Kendisi de bizim aracın şoför mahalline oturdu. Bu esnada Timurcan Ermiş arabadan indi. Önümüzden giden minibüse gidip kapısı açık olan minibüsten içeride oturan birisiyle konuştu ancak kiminle konuştuğunu görmedim. Fakat içerideki bu kişi darbeyi organize eden kişilerden biri olabilir. Daha sonra arabanın etrafını çevreleyen pilotlardan birkaç kişiyle konuştu. Ancak ne konuştuklarını duymadım. Duymam da imkansızdı. Arabadan beni indirmeden demir kapılı olan bir yere arabayla girdik. Sağa dönüp bir yere doğru hareket etmeye başladık. Karanlıkta tek tük ağaç olan bir yerde durduk. Beni araçtan indirdiler. Başlangıçta ışık olan daha sonra dehliz gibi bir yolu olan bir odaya soktular. Bina müstakil binaydı ancak binada hiç cam yoktu. Düz duvardı. Binanın içinde 'sorgu merkezi' yazan bir tabela gördüm. Aralarında yaklaşık 1 metre olan yan yana 2 sandalye vardı."

"YUNANLILARA ESİR OLSAYDIM, BU MUAMELEYİ GÖRMEZDİM"

Burada yanında tulumlu, pilot kıyafetli bir üsteğmen ile iki teğmen bulunduğuna,zaman zaman dışarı çıktıklarına işaret eden Orgeneral Mendi, şöyle devam etti:

"Ancak her zaman mutlaka bir veya ikisi duruyordu. Kısa bir süre geçtikten sonra birden ayak sesleri duydum. Çok kişinin yürüdüğünü anladım. Birden bir tanesi, yüzbaşı olan, diğer teğmen ya da üsteğmen olan 6-7 kişilik bir grup içeri girdi. Bunların başındakinin yüzbaşı olduğunu anladım. Yüzlerini görsem tanırım. Yüzbaşı şu anda hatırlayamadığım, kurdukları teşkilatın adını söyleyerek, 'O kuruluşun adına sizi tutukluyorum.' dedi. Ben buna şiddetle karşı çıktım. Kendisine 'Seni PKK'dan, IŞİD'den korumak için mücadele ediyorum, 46 yıllık subayım. Sen beni tutuklayacağını hangi yetkiye dayanarak söylüyorsun.' diye şiddetle çıkıştım. Bunun üzerine yanda duranlar iki koluma bu plastik kelepçeyi taktılar. İnanılmaz kin ve nefretle kolumu, yani bileklerimi sıktı. Bu esnada ben, 'Yunanlılara esir olsaydım, bu muameleyi görmezdim.' dedim. Daha sonra yan tarafta duran iki kişi ile beraber yüzbaşı da ayaklarımı birleştirip ayaklarımı da kelepçelediler. Ben yine aynı şekilde tepki verdim. Daha sonra kafama gözlerimi de kapatacak şekilde siyah bir kukuletaya (siyah bere) benzer bir şey geçirdiler. Ben, bu bereyi ellerimle çıkarmak istedim. Ellerimi indirdiler, ağzıma da bir bant yapıştırdılar." 
Bu ekibin gittiğini, iki teğmen ve üsteğmenin burada kalmaya devam ettiğini, bereyi kafasından tekrar çıkardığını ve yüzünü açtığını anlatan Mendi, "Bunlardan önce ellerimi çok sıktıklarını söyleyince kelepçeyi hafif gevşetmişlerdi. Benim hareketlerim nedeniyle bu sefer önden olacak şekilde bağlanan ellerimi arkadan plastik kelepçe ile tekrar kelepçelediler." dedi.

Yaklaşık 30 dakika sonra yeniden ayak sesleri duymaya başladığını bildiren Mendi, birisini yanındaki sandalyeye oturttuklarını hissettiğini ve "kendisi gibi, arkadaşlardan birisini derdest edip getirdiklerini tahmin ettiğini" söyledi.

Yanına getirdikleri kişinin diğerlerine, "Benim gözlüklerim vardı, sizde mi?" diye sorduğunu, onların da "Evet" yanıtı verdiğini belirten Mendi, sesinden bu kişinin Kara Kuvvetleri Eğitim Doktrin Komutanı Orgeneral Kamil Başoğlu olduğunu anladığını ifade etti. Galip Mendi, ifadesinde şunları kaydetti: 
"Kendisine, 'Kamil, sen misin evladım?' diye söyledim. Kamil, 'Evet komutanım, benim' diye cevap verdi. Onun da ağzında bant vardı. Ancak bantlar dille ıslanınca yapışkanları çözülüyordu, bant açılıyordu. Ben kendisiyle aralıklı, zaman zaman konuşmaya başladım. Ona, 'Sana nasıl geldiler' diye sordum. Kendisinin evden üstü başı giyinik olmayacak şekilde, şort ve atletle olduğu halde alındığını, eşinin gözünün önünde kafasına bere geçirerek, ambulansa getirdiklerini ifade etti. Sabaha kadar bu şekilde sandalyede oturarak konuştuk. Biz bu şekilde konuşurken başımızda duran üsteğmen bize pek müdahalede bulunmadı. Biz, Kamil ile beraber başımızda duran üsteğmene evli olup olmadığını sorduk. Evli olduğunu söyleyince nasihatlarda bulunmaya çalıştık. Bu işin sonu olmayacağını ve derhal vazgeçmeleri gerektiğini kendisine söyledik. Benim ve Kamil'in tuvalet ihtiyacı olmuştu. Önce Kamil tuvalete gitmişti, daha sonra ben gittim. Tuvalet 50-60 metre uzaktaydı. Üsteğmen nasihatta bulunduğumuzdan etkilenmiş olacak ki döndüğümüzde arkada olan kelepçeleri önden bağladılar çünkü biz arkadan bağlanmanın çok rahatsız edici olduğunu söylemiştik. Bundan dolayı ellerimizi önden bağladılar ancak ayaklarımızı aynı şekilde tekrar bağladılar. Kamil ile sandalyede oturmaktan kafamız sağa sola kayıyor, 'En azından bir masa getirin' diye Kamil söyledi. Bunun üzerine yere, tahminime göre bir pilot montu koymuşlar, bir de bezlerden yastık yapmışlar, buraya bizi yatırdılar. Bu esnada ayaklarımızı çözdüler. Bu şekilde sabahı ettik."

 HER ŞEY NORMAL GÖRÜNÜYORDU

Orgeneral Mendi, Batı Adliyesi savcılarınca mağdur sıfatıyla alınan ifadesinde, Akıncı Kışlası'nda tutulduğu yerde, gece boyunca jetlerin inip kalktığını duyduklarını vesabah pistin yakınında olduklarını anladıklarını söyledi.

Bu sırada helikopter seslerinin, malzeme taşıyan nakliye uçaklarının seslerinin de geldiğini anlatan Mendi, şu beyanı verdi:

"Uçakların seslerini yükselttiklerini tahmin ettim. Daha sonra Hava Kuvvetleri Komutanımızdan uçakların bu şekilde seslerini yükseltebileceğini öğrendim. Bu ses yükseltmeyi sırf bize baskı olsun diye yaptıklarını anladık. 

Sabah olduğunu benim saatim fosforlu olduğu için ve kapıdan kısmen ışık sızdığını gördüğümüzde anladık. Saatin 09.00'a doğru geldiğini anladık. Bu esnada odada Kara Kuvvetleri Eğitim Doktrin Komutanı Orgeneral Kamil Başoğlu ve benden başka kimsenin olmadığını fark ettik. Yanımızda kimse olmadığı için kafamızı kapatan bereyi ellerimizle yukarıya kaldırdık. Kapıdan iki kişinin geldiğini gördük. Arkadan ışık vurduğu için yüzlerini seçemedim. Kamil de ben de tuvalet ihtiyacımız olduğunu söyledik. Bir kişi yanımıza geldi, bizi dışarı çıkardı, önce beni çıkardı. Gözlerim açıktı ve bana hiçbir müdahalede bulunmadı. Gözlerim açık şekilde tuvalete gittik. Bu kişi pilot kıyafetli değildi, sivil giyimliydi. Ben kendisine 'Dün akşamkiler nerede' diye sorduğumda bana 'Ben jandarmayım komutanım, sizleri tanıyorum' dedi."

Sürekli bomba ve makineli tüfek sesleri duyduklarını aktaran Mendi, yanlarına gelen bir kişinin, "Uçaklar bombalama yaptığı için Komutanım biraz duralım" dediğini ve koluna girerek tuvalete götürdüğünü söyledi. Bu kişinin "Size saygımız var ama bunu yapmak zorundayız" diyerek kendisini tekrar odaya getirdiğini anlatan Mendi, "Aynı şekilde Kamil de tuvalete gidip geldi. Bombalama sesleri yine geliyordu. Bomba sesleri kesilince bu kişi yine Kamil ile bana gelerek, 'Size dışarıda kahvaltı hazırladık' dedi ve bizi dışarı çıkardı, kapının eşiğine kadar getirdi. Burada bir bank vardı. Bunun üzerinde birkaç lokma yedik. İkimizi de tekrar içeri aldılar. En dış kapı demir kafesli çerçeveli bir kapıydı. Bu kapıyı da üzerime kapattılar." diye konuştu.

"SİZİ VURACAKLAR"

Odada kimse olmayınca Kamil Başoğlu ile rahat hareket etmeye başladıklarını dile getiren Mendi, şöyle devam etti:

"Ayaklarımız bağlı olmadığı için kapının aralığından dışarıyı görmeye çalışıyorduk. Sonunda kapıda koruma astsubayı olan Halil belirdi. Halil Astsubay heyecanlı bir şekilde bana, 'Komutanım duydum, sizi vuracaklar. Süratli bir şekilde derhal burayı terk etmemiz lazım' dedi. Eskişehir'den kalkan uçakların bombalaması sonucunda başımızda duran ve jandarma olduğunu iddia eden kişinin, 'Başarısız olduk' diye mırıldandığını duydum. Halil Astsubay bize 'dışarı çıkalım' diye söyleyince Kamil ve ben koşarak hızla arabanın yanına koştuk. Beni getiren arabaya bindik. Şoför mahalline Astsubay Halil geçti ve 'Komutanım, buradan uzaklaşmamız gerekiyor' diyerek aracı sürdü. Halil Astsubay cep telefonu ile en baştan beri bizi arkadan takip eden ve dışarıda bırakılan koruma aracında bulunan korumalarımdan Astsubay Jandarma Başçavuş Erdem Er'e telefondan 'Sancağı aldım, kurtardım, dışarı çıkmak için hareket ettim' diye söyledi. Buradan süratle çıkış yolu aradık. Sonra yolu bulduk ve ana yola çıktık."

Dışarıda yol güvenliğini tutan polislerin kendilerini durduğunu, kimliklerini öğrendiğinde bir emniyet amiri ve bir polis nezaretinde Kazan Emniyet Müdürlüğüne kadar götürdüklerini, emniyet müdürlüğünde görevli polislerle bir müddet sohbetettiklerini ve kendilerine çay ikram edildiğini belirten Galip Mendi, "Genelkurmay Başkanının Başbakanlıkta olduğunu öğrendikten sonra oraya gittim. Kendisini dışarı çıkararak bilgi verdim. Daha sonra eve gidip üstümü değiştirdim ve resmi üniformamı giyerek karargaha geçtim" dedi.

"ODALARIN ANAHTARINI TOPLAMIŞLAR"

Karargahta kötü bir manzarayla karşılaştığını dile getiren Mendi, şunları kaydetti:

"Bina harabe edilmiş ve odaların tamamı kullanılamaz hale gelmişti. Cesetler yerdeydi. Orada durumu netleştirdik. Karargah başkanlarını topladım ve yapılacak işleri belirledim. Kendilerine emir verdim. Bir müddet etrafı kontrol ettikten sonra buradan ayrıldım.

Bu olayların olmasına yönelik olay tarih ve saatinden önce hiçbir şey hissetmedik. Ancak olaylardan sonra öğrendiğime göre Kurmay Albay Erkan Öktem'in cuma günü yani darbeye kalkıştıkları gün bir iki saat önce karargahtaki muhtemelen arama yapacakları odaların anahtarını aldığını beyan ettiler. Bunun dışında her şey normal gözüküyordu. Bütün bu olaylar olurken bana müessir fiilde bulunulmadı. Hakaret ve tehditlerde bulunulmadı. Sadece ilk etapta ellerimi çok sıkı olacak şekilde kelepçelediler ve bunu yaparken hakir davrandılar. Beni tutukladığını söyleyen kişi kendisini benden çok üstün görüyordu. Ben bu olaydan dolayı mağdur oldum. Bunu yapanlardan davacı ve şikayetçiyim. Bunun yapan ve alet olanların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum." şeklinde ifada vermiştir  

HAZIRLAYAN. Mete YANIKÇI

 

genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
24 TEMMUZ 1923 LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASININ 99. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN... Bu antlaşma, Türk Ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış, büyük bir yok etme eyleminin yıkılışını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasal zafer yapıtıdır! Mustafa Kemal ATATÜRK Değerli Meslektaşlar...
Pazar, 24 Temmuz 2022
SITE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
KIBRIS BARIŞ HAREKÂTININ 47. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN... Değerli Arkadaşlarımız 20 Temmuz 1974 yılında Türk Ulusu ile bütünleşmiş, O’nun bir parçası olan Kıbrıs Türk Ulusu’na adadaki Rum tarafınca yıllardır yapılan zulüm ve katliamların dayanılmaz şekilde artması nedeniyle bunları önlemek için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Zürih ve Londra anlaşmaları i...
Çarşamba, 20 Temmuz 2022
SITE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
KURBAN BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN Saygıdeğer Meslektaşlarımız Bayramınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz. Her şeyin gönlünüzce gerçekleşeceği SAĞLIK, MUTLULUK VE HUZUR dolu nice bayramlar geçirmenizi diler sevgi ve saygılarımızı sunarız.
Cumartesi, 09 Temmuz 2022
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ