Assubay Haberleri

Bizler askerliği meslek olmaktan öte yaşam biçimi olarak seçtik; Askerlik vatan sevgisi,vatan uğruna ölmek yüreğimizin baş köşesindeki duygudur; 

Sınırlarımızda müttefik dediğimiz emperyalistlerin yarattığı tehlikeyi bertaraf etmek üzere ordumuz daha önceden olduğu gibi bu kez AFRİN bölgesini terörden temizlemek ve o bölgeleri esas sahiplerine teslim etmek için  kahraman MEHMETÇİK 'le şehitler pahasına operasyona başladı; TEMAD Gn.Mrk. koordinsinde askerlerimize destek vermek için yurdun muhtelif yerlerinden meslekdaşlarımız Kilis'e gidip onların her adımında yüreğimizin onlarla olduğunu basın açıklaması ile bildirdiler . 

Konu ile ilgil basında yer alan haberleri bilgilerinize sunuyoruz. Allah askerimizi korusun gazaları mubarek olsun güle,güle gittiler inşallah güle güle döneceklerdir; 

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği üyeleri, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yürütülen Zeytin Dalı Harekatı’na destek vermek için Kilis’e geldi.
Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Genel Başkanı Hamza Dürgen ile Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen dernek üyeleri Recep Tayyip Erdoğan Meydanı’nda toplandı.
Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Genel Başkanı Hamza Dürgen düzenlediği basın toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yıllarca hizmet etmiş, ülke, Drvlet, millet ve Bayrak sevgisi ile bu Vatan uğruna binlerce şehit ve gazi vermiş, vermeye de her zaman hazır olan, aziz Türk milletinin birer evlatları olduklarını söyledi.
Genel Başkan Hamza Dürgen, “Ordumuz, asırlar boyunca büyük kahramanlık hikâyeleri yazmış, Anadolu’yu bize yurt yapmış, Bursa’yı, Edirne’yi, İstanbul’u fethetmiş, Çanakkale’de düşmana geçit vermemiş, milli mücadelede düşmanı denize dökmüş bir ordudur.Türk Milletini, bin yıldır Anadolu’dan atmanın hayalini kuran zihniyetlerin, her türlü alçaklığını bertaraf eden, 15 Temmuz darbe girişimi İle içindeki vatan hainlerini de temizleyen Şanlı Ordumuz, Atatürk’ün çizdiği yolda, devletinin kendisine verdiği vatan savunması ve terörle mücadele görevini başarıyla sürdürmekte; küresel sistemin ülkemize ve bölgemize dayattığı bütün planları bugün de bozmaktadır.Yine bugün, Ordumuz sınırlarımıza yuvalanan teröristleri temizlemekte, masum halkımızın mal ve can güvenliğini korumakta, uykusunda şehit edilen Fatma yavrularımızın hesabını sormaktadır. Bir defa daha tekrar ediyorum, bizler bugün, TSK’nın yanında ve destekçisi olduğumuzu göstermek için buradayız. Bizler bu gün, Seyit Onbaşı’ların, Hasan Tahsin’lerin, Astsubay Ömer Halis Demir’lerin, Afrin Şehitleri’nin; dirilmiş ruhları olarak buradayız. Bizler bu gün, Başkomutandan, Sefer Görev emri istemek için buradayız. Bizler, milletimizin egemenliği ve vatanımızın bölünmez bütünlüğü için yemin ettik. Emekli Astsubaylar olarak vatanımız uğruna kendimizi siper etmek için buradayız. Türkiye Cumhuriyetinin, bölünmez bütünlüğünün, milletimizin egemenliğinin savunucuları olarak, Afrin’deki kahraman askerlerimizin mücadelesini desteklediğimiz. Kararlılıkla belirtiyor, tüm Şehitlerimize Allah’tan rahmet, Türk milletine sabır, kahraman gazilerimize acil şifalar diliyoruz” diye konuştu.
Emekli Astsubaylar ise talep gelmesi halinde cepheye gitmek için hazır olduklarını ifade ettiler.
Şehitler için yapılan duaların ardından lokma dağıtıldı. Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği tarafından Mehmetçiğe teslim edilmek üzere bir kamyon su gönderildi.

HAZIRLAYAN : Mete YANIKÇI

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 

Bitlis Valiliği'nden "Çığ düşmesi sonrasında, Batman Jandarma Komando Tabur Komutanlığı emrinde görevli 5 personel şehit olmuş, 12 personel ise hayati tehlikesi olmayacak şekilde yaralanmıştır." açıklaması yapıldı.

Bitlis kırsalının PKK'lı teröristlerden temizlemek ve onların kullandığı sığınak ve barınakların imha edilmesi için başlatılan operasyonlar devam ederken, bugün öğlen saatlerine doğru Hizan ilçesinin Kolludere Mevkine çığ düştü. Çığın bölgede operasyon yapan bir grup askerin bulunduğu bölgeye düştüğü belirtildi.

Meydana gelen çığ olayında ilk bilgilere göre 2 askerin şehit olduğu, 7 askerin yaralandığı, 3 askerin de kayıp olduğu belirtildi. Yaralı askerlerin helikopterle bölgeden alınmaya başlandığı, kayıp askerleri arama çalışmalarının sürdüğü belirtildi.

BİTLİS VALİLİĞİ'NDEN AÇIKLAMA

Bitlis Valiliği'nin internet sitesi üzerinden meydana gelen çığ olayıyla ilgili yapılan ilk açıklamada,

"Bitlis İli Hizan İlçesi İncirli köyü Giriziyaret tepe bölgesinde “Şehit Jandarma Uzman Çavuş Erdal KAVALLI operasyonu kapsamında 21 Ocak 2018 Pazar günü saat 12.20 sıralarında Batman Jandarma Komando Tabur Komutanlığı unsurlarınca icra edilen Arama – Tarama faaliyeti esnasında operasyonda görevli personel üzerine çığ düşmüştür.

Çığ düşmesi sonrasında,ilk belirlemelere göre  Batman Jandarma Komando Tabur Komutanlığı emrinde görevli;

1 assubay 1 uzman çavuş şehit olmuş üç askerimizde kaybolmuştur

Jandarma Uzman Çavuş Ümit KÖSE, Jandarma Uzman Çavuş Eyyüb ALEV, Jandarma Uzman Çavuş Kadir YAMAN, Jandarma Uzman Çavuş Mehmet Ali DİLEK, Jandarma Uzman Çavuş Bülent KILINÇ, Jandarma Uzman Onbaşı Mehmet KOYUNCU isimli (6) personel hayati tehlikesi olmayacak şekilde yaralanmıştır.

Yaralı personel helikopter ile Bitlis ve Hizan Devlet Hastanesine sevk edilerek tedavi altına alınmıştır. Bölgeye helikopter faaliyetiyle AFAD ekibi gönderilmiş olup, arama ve kurtarma faaliyetleri devam etmektedir. açıklamasında bulunulmuştur 

Şehitlerimize rahmet ailelerine ve milletimize sabırlar diliyoruz 

HAZIRLAYAN : Mete YANIKÇI

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

5 EYLÜL 2012 tarihinde ihmaller sonucu AFYON mühimat depo komutanlığında cephanlik patlaması oldu; 

İçlerinde iki assubay meslekdaşımızında olduğu 25 vatan evladı şehit olduğu patlama ile ilgili dava 

askeri mahkemelerin kapatılmasından sonra AFYON 1nci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü; 

Dava bugün sonuçlandı  E.Albay Veysel ÖZBAY ve Bnb. Ali DURAN 13 yıl 4 ay  Ütğm. Tuncay Aydın ise 

6 yıl 8 ay hapse mahkum edildiler 

Bu şehitlerimizin ruhunu ailelerin yüreğini huzura kavuşturacakmı bilinnez çünki bu ülkede ATEŞ DÜŞTÜĞÜ 

YERİ YAKIYOR  askeri muhkemeler kapatılmasaydı bu karar çıkarmıydı onu da takdirlerinize bırakıyor,

şehitlerimize birkez daha Allahtan rahmet ailelerine sabırlar diliyoruz. Dileriz yaşananlardan ders alınır,

böyle olaylar bir daha gerçekleşmez acılar yaşanmaz. 

 

HABER : Mete YANIKÇ

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANI SN. KORAMİRAL ADNAN ÖZBAL’I ZİYARET

Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Adnan ÖZBAL’ı TEMAD Yönetim Kurulu olarak ziyaret etmişlerdir; 

Ziyaretlerinde;

1. Astsubayların göreve başlama derecesinin 9/2 olması,

2. 20 fiili hizmet yılını dolduran Astsubay Başçavuşlara ve emeklilerine (sicile bağlı kalmaksızın) başarı tazminatı verilmesi,

3. Sosyal tesislerden Subay-Astsubay müşterek yararlanılması,

4. Zorunlu emeklilik yaşını (55 yaş)dolduran Astsubaylara, isteğe bağlı olarak ihtiyaç duyulan branşlarda 60 yaşına kadar çalışma hakkı verilmesi,

5. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan Emekli olan Astsubaylardan öğretmenlik yapmak isteyenlerin konusu görüşülmüştür.

  Bu konu hakkında başvurular TEMAD Gölcük şube başkanlığımızca kabul edilecektir.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Adnan ÖZBAL’a olumlu yaklaşımlarından dolayı teşekkür ederiz.


HABER . Mete YANIKÇI 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

Manisa 1. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı'nda yaşanan ve 1 askerin hayatını kaybettiği yüzlerce askerin etkilendiği besin zehirlenmesiyle ilgili Türkiye Halk Sağlığı Kurumu raporları açıklandı. Rapora göre askerlere yedirilen etlerin 27 saat dışarıda beklediği ortaya çıktı. Ayrıca, Rota firmasına bir ihale yasağı daha geldi. Şirket resmi ihalelerden de men edildi. Bakan Ağbal, bütçe görüşmeleri sırasında yasak kararının bütün kamu kurumlarını kapsadığını söyledi

 

1'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlası'sında (Batı Kışla), çok sayıda askerin zehirlendiği ve er Hüsnü Özel'in hayatını kaybettiği gıda zehirlenmesi olayıyla ilgili tamamlanan soruşturmada iddianame ortaya çıktı.

İHA'nın aktardığına göre, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında kışlaya yemek temin eden firma çalışanları ve askeri birliğin mutfak ve yemek sorumlu muvazzaf askerlerin de bulunduğu 35 kişi hakkında iddianame hazırlayarak dava açtı. 86 sayfalık iddianamede tamamı tutuksuz yargılanan 28 kişinin "taksirle ölüme ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olmak" suçundan 15 yıla kadar hapsi istenirken, 7 kişinin de "görevi ihmal" suçundan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Davaya konu olan 86 sayfalık iddianamede Adli Tıp Kurumu ve çeşitli kurumların hazırladığı raporlara yer verildi.

RAPOR ORTAYA ÇIKTI: 27 SAAT BEKLETİLMİŞ

Manisa 1. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı'nda 23 Mayıs, 16 ve 17 Haziran 2017 tarihlerinde yaşanan ve er Hüsnü Özel'in hayatını kaybettiği, yüzlerce askerin de etkilendiği besin zehirlenmeleriyle ilgili Türkiye Halk Sağlığı Kurumu'nun raporları ortaya çıktı. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada raporlar mahkemeye sunuldu. Kışlada hayatını kaybeden er Hüsnü Özel'in ölümünün besin zehirlenmesi olduğu ve ölümünden bir gün önce de hastaneye gittiği ancak "durumu iyi" teşhisiyle taburcu edildiği otopsi raporlarında yer alırken, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu'nun raporunda askeriyeye dağıtılan yemeklerde 'salmonella suşları' bakterisi tespit edildi.

Raporda Resmi Gazete'de yayınlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede de, askeriyenin kendi imkanları ve depolarıyla karşıladığı kışlanın suyunda da koliform bakteriye rastlandığı ve içme sularının yönetmeliğe uygun olmadığı açıklaması mahkeme kayıtlarına geçti. Zehirlenmeye yol açan hindi etinin sıcak suda çözdürüldükten sonra oda sıcaklığında 27 saat bekletildiği de görüntü kayıtları ile belgelendirildi.

"ASKERİN ÖLÜM ETKENİ KESİN OLARAK TESPİT EDİLEMEYEN BESİN ZEHİRLENMESİ"

Öte yandan, İzmir Adli Tıp Kurumu'nun otopsi raporunda er Hüsnü Özel'in kan kültüründe staphylococcus hominis, beyin ve sağ ile sol akciğer sürüntü kültürlerinde enterobacter cloacae ürediği belirtildi. Raporda er Hüsnü Özel'in besin zehirlenmesi dışında herhangi bir etkenle zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı ifade edilirken, askerin ölüm etkeninin kesin olarak tespit edilemeyen besin zehirlenmesi ve gelişen komplikasyon sonucu meydana geldiğinin oy birliğiyle kabul edildiği öğrenildi.

"İHMAL OLABİLİR" RAPORU

Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu tarafından oluşturulan heyetin raporunda ise er Hüsnü Özel'in ölümünün gıda enfeksiyonuna bağlı olduğu ifade edilirken, hastane acil servisinde kendisini tedavi eden doktorun ihmali olabileceği belirtildi.

Raporda, "Ölen şahsın kışlada olması, genç yaşta olması, kronik hastalığı olmayan eğitimlere katılabilecek durumda sağlık yeterliliğine sahip olduğu, yapılan muayenelerce tespit edilmiştir. Ayrıca askerlik ve askerlik sırasındaki eğitim belli bir fiziksel kapasiteye sahip olmayı gerektirir. Bu yeterliliğe sahip kimselerin dış etkenler tarafından müdahale edilmedikçe bu şekilde ani bir ölüm gerçekleşmesi mümkün değildir. Şahsın ölüm zamanı gıda zehirlenmesinin olduğu bir dönemde meydana gelmesi ve kendisinin de buna maruz kalması, ayrıca otopside kan ve doku örneklerinin mikrobiyolojik analizinde stafikokus hominus, enterobakter clocac bulunması, askerin ölümünde bir gıda enfeksiyonuna bağlı olduğu kanaat edilmiştir. Adli Tıp 1. İhtisas Kurulunun raporunda da belirtildiği gibi şahsın geçirdiği hastalıkla ölümü arasında nedensel bir bağ vardır. Ancak acilde ilk muayeneyi yapan ve biyokimyasal tahlilleri alan, tedavisini ve takibini yapan hekimin kusurlu olduğu konusunda (acilde bekletilme süresi, lenfopeni ve diğer vital bulgular göz önüne alınıp genel durum düzeldikten sonra mı bırakılmış, vital durumla taburcu arasında nasıl bir değişme olup olmadığı) şüpheler taşımaktadır. Ayrıca ölen askerin otopsi sonucunda her ne kadar gıda ve diğer insanlarda görülen bakterilerin olmayıp çevrede ve toprakta oluşabilecek mikropların kanda ve dokuda görülmesi, ayrıca akciğerde antrakoz görüntüsü olması, askerin iki defa enfeksiyon nedeniyle antibiyotikli tedavi görmesi ölen askerde bağışıklık sisteminin düşüklüğünü göstermektedir. Ayrıca alvolerin dolu olması şahısta viral solunum yolu enfeksiyonu da olduğu kanıt olarak düşünülebilir. Ancak bağışıklık düşüklüğü nedeniyle gıda zehirlenmesinin esas nedeni olmayıp, bağışıklık sistemi düşüklüğüyle birlikte bu ölümün meydana geldiği kanaatindeyim" ifadeleri yer aldı.

YEMEKLERDE BAKTERİ BULGUSU

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Ege Ordusu Gıda Kontrol Müfreze Komutanlığı'nın 29 Mayıs tarihli mikrobiyolojik gıda analiz raporunda da, askerlerin yedikten sonra besin zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırıldığı hindi etinde salmonella, E.Coli ve koliform bakterileri bulunduğu açıklandı. Yine askeriyeye dağıtılan salçalı spagettiye ait inceleme raporunda salmonella, koagülaz pozitif stafilakok, E.Coli ve koliform bakterilerinin tespit edildiği belirtildi.

İddianamede askerlerin zehirlendiği hindi etinin soğuk hava deposundan çıkarılma ve tüketilme süreçlerinin de usullere uygun olmadığı belirtildi. Askeriyenin mutfağındaki kamera kayıtları ve yemek hazırlanma süreçlerinin incelendiği raporda hindi etinin 22 Mayıs'ta soğuk hava deposundan çıkarıldığı, etin 4 derecede uygun sürede çözülmesi gerekirken, sıcak sudan geçirildiği ve oda sıcaklığı ortamında bekletildiği belirtildi. Teftiş raporunda ayrıca zehirlenmeye neden olan hindi etinin, soğuk hava deposundan çıkarıldıktan 27 saat sonra yemeğinin yapıldığı ve askerlere servis edildiği; bu durumun çözdürme ile muhafaza işlemlerine uygun olmadığı açıklandı. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda ise hindi etinin 7 saat boyunca su içerisinde bekletilip çözdürülmeye çalışıldığı ve kırmızı et ile aynı kıyma makinesinde parçalandığı ifade edildi.

Ayrıca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 35 kişi hakkında 'taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma, görevi ihmal' suçlamasıyla açılan davada tamamı tutuksuz sanıklar, 8 ila 15 yıl arasında ceza istemiyle yargılanıyor.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Manisa 1. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığında 23 Mayıs, 16 ve 17 Haziran 2017 tarihlerinde yaşanan besin zehirlenmelerinde Hüsnü Özel isimli bir asker hayatını kaybetmiş yaklaşık 400 asker ise etkilenmişti. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının kararıyla da firmanın 21 çalışanı gözaltına alınmıştı. Çalışanlardan 6'sı tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Tutuklu yargılanan sanıkların tamamı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

İHALELERDEN MEN

Manisa 1'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı'nda, haziran ayında yaşanan asker zehirlenmeleri ile ilgili olarak, yemek şirketi Rota A.Ş. hakkında soruşturma başlatılmış ve yemek şirketinin yöneticilerinin de aralarında olduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapılmıştı.

Şirkete kamu ihalelerinden men cezası verildiği öğrenildi. Karar Resmi Gazete'de yayımlandı.

MALİYE BAKANLIĞI'NA YEMEK HİZMETİ VERDİĞİ DÖNEMDE DE ZEHİRLENME YAŞANMIŞTI

AA'nın aktardığına göre, 2016 yılında Maliye Bakanlığı'na yemek hizmeti verdiği dönemde zehirlenme vakasının yaşandığı Rota firmasıyla ilgili Resmi Gazete'de yayımlanan resmi ihalelerden men edilmesi kararına ilişkin soruyu yanıtlayan Maliye Bakanı Naci Ağbal, bu kararın Kamu İhale Kanunu gereğince tüm kamu kurumlarını kapsadığını bildirdi.

"HİÇBİR KURUMDA İHALEYE GİREMEYECEK"

TBMM'deki bütçe görüşmeleri sırasında konuşan Bakan Ağbal, "Rota firmasıyla ilgili Resmi Gazete'de yayımlanan yasaklama kararı bütün kamu kurumlarında yasaklama anlamına geliyor. Dolayısıyla hiçbir kurumda yasak çerçevesinde ihaleye giremeyecek." bilgisini paylaştı.

Bakanlık olarak yeni bir firma ile aynı işe ilişkin yeni bir hizmet sözleşmesi imzaladıklarını duyuran Ağbal, yeni şirketle önceki şirket arasındaki hiçbir hukuki bağlantı bulunmadığını da belirtti.

HABER .  Mete YANIKÇI 

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 

KAYNAK . 

http://www.haberturk.com/manisa-da-bini-askin-asker-zehirlenmisti-yemek-sirketi-hakkinda-yeni-karar-176403

696 sayılı kanun hükmündeki kararname ile Askeri disiplin yasasında değiklikler yapıldı BASIN'da yer alan haberlere göre;

Yükümlülük veya sözleşme süresi sona ermeden Türk Silahı Kuvvetleri'nden ayırma cezası alan personel, kalan yükümlülük veya sözleşme süresince Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri nam ve hesabına verilen eğitimler, kurslar ve seminerler sonucunda elde ettikleri diploma, sertifika, uzmanlık belgesi, kurs bitirme belgesini kullanamayacak, bunlara bağlı olarak herhangi bir meslek icra edemeyecek.
 
Olağanüstü hal kapsamında çıkarılan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK), Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
 
KHK ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanunu'nda da düzenlemeye gidildi.
 
Buna göre, sözleşmeli subay ve astsubaylardan Terörle Mücadele Kanunu kapsamında malul olan isteklilerin sözleşmeleri, bilgi ve tecrübelerinin sınıfı/branşı için faydalı olması, fiziki noksanlıklarını kapatabilmeleri, mensup olduğu kuvvet komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığınca uygun görülmeleri ve istihdam edilecekleri kadronun sağlık niteliklerini taşımaları şartıyla uzatılabilecek.
 
Harp Araç ve Gereçleri ile Silah, Mühimmat ve Patlayıcı Madde Üreten Sanayi Kuruluşlarının Denetimi Hakkında Kanun'da yapılan düzenlemeyle izin konusunda değişikliğe gidildi. Mevcut uygulamada, yıllık listelerde belirlenen silahlar ile bunlara ait mühimmat ve yedek parçaların iç pazara üretici veya dağıtıcı firmalarca sunulmasına, İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığının olumlu görüşü alınarak Milli Savunma Bakanlığınca izin veriliyordu. Yapılan düzenlemenin ardından söz konusu izin, İçişleri Bakanlığının olumlu görüşü alınarak Milli Savunma Bakanlığı tarafından verilebilecek.
 
TSK DİSİPLİN KANUNU'NDA DEĞİŞİKLİK
 
KHK ile Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nda da değişiklik yapıldı. Buna göre, yükümlülük veya sözleşme süresi sona ermeden silahlı kuvvetlerden ayırma cezası alan personel, kalan yükümlülük veya sözleşme süresince Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri nam ve hesabına verilen eğitimler, kurslar ve seminerler sonucunda elde ettikleri diploma, sertifika, uzmanlık belgesi, kurs bitirme belgesini kullanamayacak, bunlara bağlı olarak herhangi bir meslek icra edemeyecek.
 
Düzenlemeyle aynı kanundaki disiplin subayının nitelik ve görevlerinin bulunduğu bölümde de düzenleme yapıldı. Düzenlemeye göre, disiplin subayı hukuk sınıfına mensup subaylar arasından atanacak. Hukuk sınıfına mensup subaylar arasından atanmış disiplin subayının bulunmaması veya görevini yapmasını engelleyici sebeplerin bulunması halinde, disiplin subaylığı görevi atama veya görevlendirme suretiyle diğer sınıflara mensup subaylar tarafından yapılacak.
 
Atama yapılmaması hallerinde disiplin subayı, teşkilatında disiplin kurulu kurulan komutan veya askeri kurum amiri ile Milli Savunma Bakanı tarafından kıtada en az bir yıl hizmet görmüş ve taksirli suçlar dışında bir suçtan hükümlü bulunmayan subaylar arasından görevlendirilecek. İhtiyaç duyulması halinde bir subay veya astsubay disiplin subayı yardımcısı olarak görevlendirilebilecek veya atanabilecek.
 
Bir başka düzenleme sonucu da disiplin subayı, inceleme sonucunda bir suçun işlendiğinin tespit edilmesi halinde dosyanın bir sureti ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilecek.

Kahramanlıklarının yanı sıra insani duygularını ile tüm dünyanın takdirini kazanan ve AYLA filimi ile ölümsüzleşen;

Assubayların gururu Süleyman Dilbirliği Assubay hakkın rahmetine kavuşmuştur.

Güle,güle git yiğit ve merhametli insan ruhun şad mekanın cennet olsun

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine yönelik her saldırı, bu iklimi bozmaya yönelik her söz, ister içeriden olsun isterse dışarıdan her tutum, her adım doğrudan bizi canevimizden vurmayı hedefliyor. Ha ülkemizin ortasına bir atom bombası atmışsınız ha milletimizin birliğine, beraberliğine yönelik bir fitneyi ateşlemişsiniz. Bizim gözümüzde ikisi arasında fark yoktur." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi Kara Astsubay Meslek Yüksek Okulu Komutanlığı'nda düzenlenen "1518 Muvazzaf Astsubay Adayının Mezuniyet Töreni"ne katıldı.

Erdoğan, uluslararası siyaset, ekonomi ve savunma sanayisinde büyük hamleler yapılması gereken bir dönemden geçildiğini bildirdi. Türkiye'nin potansiyelinin büyüklüğü ve hedefleri karşısında, mevcudu korumakla arzulanılan seviyeye ulaşılamayacağını vurgulayan Erdoğan, "Onun için her alanda, kimin ne dediğine bakmaksızın sürekli ileriye doğru adımlar atacağız. Dünyanın en güçlü ekonomilerinden birine, dünyanın en güçlü ordularından birine sahip olmadan bize durmak, dinlenmek yok." ifadesini kullandı.

Erdoğan, "ecdadın Türkiye'yi, dönemin en kudretli güçlerini yene yene, ülke topraklarını kanıyla yoğura yoğura vatan olarak miras bıraktığını" belirterek, "Biz de bu vatan topraklarını alın terimizle ve elbette gerektiğinde kanımızla yoğurarak torunlarımıza emanet edeceğiz." dedi.

Dünyanın, haklı olmanın tek başına yetmediği, hakkını alabilmek için güçlü olmanın da gerektiği bir düzenle yönetildiğine dikkat çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Orman kanunları, sadece hiçbir otoritenin olmadığı ücra köşelerde değil, güç zehirlenmesine uğramış kurumların, devletlerin bulunduğu yerlerde de geçerli olabiliyor. Mağdurların ve mazlumların gözyaşları, acıları, feryatları üzerine kurulan zulüm düzenlerinin hiçbir zaman kalıcı olmadığını biliyoruz, ancak her şey harap olduktan, insanlık bir daha kapatamayacağı yaralar aldıktan sonra gelen adaleti, adalet olarak kabul etmek mümkün değildir. Biz, mağdurları ve mazlumları mümkünse hemen, değilse olabilecek en kısa sürede huzura, güvene, refaha kavuşturmanın mücadelesini veriyoruz. Bu mücadeleyi başarıya ulaştırabilmemiz için önce kendimizi sağlama almamız, güçlü şekilde ayakta kalmamız gerekiyor."

- "Başka yolumuz, başka çaremiz yok"

"Kendisi himmete muhtaç dede. Nerde kaldı gayrıya himmet ede." sözünü hatırlatan Erdoğan, "Şayet dostlarımıza, kardeşlerimize, kalbini ve ellerini bize açmış herkese yardım edeceksek evvela kendimizi derleyip toparlayacağız. Milletin birliğini, ülkesinin bütünlüğünü sağlamayan bir devletin, bırakın başkalarına kendisine bile faydası olmaz. Çevremizde bunun pek çok örneğini görüyoruz. Bunun için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Başka yolumuz, başka çaremiz yok." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye'nin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine yönelik her saldırı, bu iklimi bozmaya yönelik her söz, ister içeriden olsun isterse dışarıdan her tutum, her adım doğrudan bizi canevimizden vurmayı hedefliyor demektir. Ha ülkemizin ortasına bir atom bombası atmışsınız ha ülkemizin birliğine, beraberliğine yönelik bir fitneyi ateşlemişsiniz. Bizim gözümüzde ikisinin arasında fark yoktur. Bunun için biz sınırlarımızın güvenliğine, sınır ötesindeki çıkarlarımızın korunmasına ne kadar önem veriyorsak birliğimize, beraberliğimize, içinde bulunduğumuz kardeşliğimize o kadar önem veriyoruz."

- "Hepsinin foyası ortaya çıktı"

Birilerinin, milletin içine fitne sokmanın gayreti içinde olabileceğini, geçmişte FETÖ'den PKK'ya pek çok örgütün, diğer hain eylemlerin yanı sıra bu yöntemi denediklerini belirten Erdoğan, hepsinin de foyasının ortaya çıktığına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu:

"Milletimizden ve devletimizden hak ettikleri şamarı yiyip yerlerine oturdular. Şimdi başka birileri farklı görünümler altında aynı misyonu üstlenmeye çalışıyor. İnşallah onlar da başarılı olamayacak. Bugüne kadar bu milletle, bu milletin değerleriyle, bu milletin sinir uçlarıyla oynayıp da iflah olan kimse hatırlamıyorum.

Milletimizin hangi kökenden, hangi mezhepten, hangi görüşten olursa olsun mutabık kaldığı, bizim Rabia’mız olarak ifade ettiğimiz şu dört ilke geleceğimizin en büyük güvencesidir, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Biz 80 milyonuyla tek milletiz. Bizi kimse ayıramayacak. İki, rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız her şehidimizin ta kendisidir. Var mı böyle bir bayrak? Tek bayrak. Bizi paçavralar ilgilendirmiyor. Kimse de bunlarla karşımıza çıkmasın. Üç, 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Bu vatan toprakları üzerinde kimse operasyon düşünmesin, aklından böyle bir şey geçirmesin. İşte o zaman Tendürek'te F-16 oluruz, Cudi'de F-16 oluruz. Bestler Deresi'nde F-16 olur, bombalarla onların üzerine yağarız."

- "Dağları yırtar, enginlere sığmaz olur"

Tek terörist kalmayıncaya dek teröristlerle ve terörizmle mücadelenin sürdürüleceğinin altını çizen Erdoğan, "Dört, tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devlet asla kabul etmiyoruz. Böyle bir şey aramıza kimse sokamaz. Bir meseleyi Türk milleti böylesine topyekun sahiplenmişse artık önünde kimse duramaz. Bu millet söz konusu vatanı, ezanı ve bayrağı olduğunda, özgürlüğüne kastedildiği zaman İstiklal Marşımızda ifade edildiği gibi kükremiş sel gibi bendini çiğner aşar, dağları yırtar, enginlere sığmaz olur." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Mısır'da terör örgütü DEAŞ tarafından düzenlenen terör eylemi nedeniyle derin üzüntü duyduğunu belirtti. Erdoğan, "Kalleş saldırıda şehit olan tüm kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa temenni ediyorum. Mübarek cuma günü ibadetlerini yerine getiren kardeşlerimizi hedef alan bu kalleş saldırı, DEAŞ terörünün insanlık dışı, İslam dışı yüzünü bir kez daha göstermiştir. Türkiye, kardeş Mısır halkının yanındadır, acısını paylaşmaktadır." dedi.

Erdoğan, mezun olan astsubaylara çalışmalarında başarı dilerken, yüksek okul yönetimine ve ailelere de tebriklerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören alanına gelişinde "Milli Savunma Üniversitesi Kara Astsubay Okulu öğrencileri, merhaba" diyerek öğrencileri selamladı.

Törene, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ile Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da katıldı.

HAZIRLAYAN : Mete YANIKÇI

KAYNAK . Haber7.com

 

Ali Kaya, Özcan İldeniz ile Veysel Ateş'in tahliyesine karar verildi

Van 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, yeniden yargılama taleplerini kabul ettiği Şemdinli Davası tutuklu sanıkları Astsubay Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile PKK itirafçısı Veysel Ateş’in, adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.

 

Şemdinli'de 2015 yılında Umut Kitabevi’ne bomba atılmasıyla ilgili davada mahkûm edilen sanıkların avukatları, dönemin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca (HSYK) açığa alınan savcı Ferhat Sarıkaya’nın davaya dönük itiraflarının ardından, yargılamanın yenilenmesi amacıyla Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurmuştu.

Hürriyet’ten Oya Armutçu’nun haberine göre yeniden yargılama talebini kabul eden mahkeme, sanıkların tahliyesine karar verdi. Sanıkların tahliye edilmesi için cezaevine yazı da gönderildi.

Ne olmuştu?

Umut Kitabevi’ne, 9 Kasım 2005’te bomba atıldı. Saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Çevrede bulunanlar 2 kişiyi yakaladı. Yakalananların üzerinden çıkan kimliklerle Astsubay Ali Kaya ve Özcan İldeniz olduğu anlaşıldı. 2 kişiye ait olduğu belirtilen ve kitabevinin önünde park etmiş araçta, 3 kalaşnikof tüfek, bomba malzemeleri ile polis ve asker yelekleri bulundu.

Saldırıyla ilgili Van 3’üncü Ağır Mahkemesi’nde 19 Haziran 2006’da açılan davada, astsubaylar Ali Kaya, Özcan İldeniz ve PKK itirafçısı Veysel Ateş’e “adam öldürmek”, “çete kurmak” ve “adam öldürmeye teşebbüs” suçlarından 39 yıl 5 ay 10’ar gün hapis cezası verildi.

Yargıtay davayı bozmuştu

Sanık avukatlarının itirazı üzerine Yargıtay davayı bozdu. Van 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde tekrar görülen davada, mahkeme heyeti görevsizlik kararı vererek dosyayı Van Askeri Mahkemesi’ne gönderdi. Askeri mahkemedeki ilk duruşmada, sanıkların tahliyesine karar verildi.

22 Ocak 2010’da, dosya bu kez Hakkâri Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Avukatların itirazıyla dosya Uyuşmazlık Mahkemesi’nde gitti. Mahkeme, 2 Mayıs 2011’de verdiği kararında, anayasa değişikliği nedeniyle davanın Van 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’de görülmesine karar verdi.

Van 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 10 Ocak 2012’de açıkladığı kararında, sanıklara 39 yıl 10 ay 27’şer gün hapis cezası verildi. Yargıtay kararı tekrar bozarken, sanık avukatları da, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından dönemin Van Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Sarıkaya’nın açıklamaları üzerine, karara itiraz etti. İtirazı değerlendiren mahkeme yeniden yargılama kararını kabul ederek, bugünkü tahliye kararlarını verdi.

KAYNAK . http://www.pes24.com/gundem/semdinli-sanigi-jandarma-astsubaylar-tahliye-edildi/5263

HAZIRLAYAN : Mete YANIKÇI 


 

Devletimiz ve milletimizce gazilerimize hak ettikleri değerin verilmesi dileklerimizle....

-

‘2 üniversite diplomam var devlet beni fotokopici yaptı’

‘Unutmayın’ adlı kitabı ile gazilerin durumunu gözler önüne seren Koray Gürbüz isyanını haykırdı: Ben gazi olduğumda 2 üniversite diplomam vardı, devlet bana fotokopi işi verdi.

 

Ankara'da yaşayan evli ve bir çocuk babası 45 yaşındaki Koray Gürbüz, 1995 yılında jandarma astsubay olarak görev yaptığı Şırnak'ın Gabar Dağı bölgesinde PKK ile çıkan çatışmada yaralandı. Tedavisinin ardından bir süre sonra yeniden görevine dönen Koray Gürbüz, bu kez 1998 yılında Siirt/Karadağlar mevkiinde teröristlerle girdiği çatışmada vurularak yaralandı. Bu çatışma sonucu, böbreği, dalağı, safrakesesi ve karaciğerinin yarısı alınan Koray Gürbüz, iki yıl hastanede yattı. 2000 yılında malulen emekli olan ve “Gazi” unvanı alan, TSK Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası ile Devlet Üstün Hizmet Madalyası sahibi Koray Gürbüz, daha sonra hem eğitimini geliştirdi, hem de şehit ve gazilerin yaşadığı hayat hikâyelerini kaleme aldı.

İLK KİTABINI 2003'TE ÇIKARDI

1998 yılında girdiği çatışmada yaralanması sonucu sol kolunu kullanamayan bu yüzden sağ elle yazı yazmayı sonradan öğrenen Koray Gürbüz, ilk kitabını 2003 yılında çıkardığını söyledi. Halen Bilkent Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak görev yapan Koray Gürbüz, ikinci kitabında ise Güneydoğu'da terörle mücadele sırasında kendisi gibi “Gazi” olan askerlerin hikâyelerine yer verdi. 47 gazinin hikâyesinin yer aldığı ve 4 yılda hazırlanan “Unutmayın” adlı kitabı 19 Eylül “Gaziler Günü”nde yayınlanan Koray Gürbüz, kitabını ve gazi olduktan sonra yaşadıklarını SÖZCÜ'ye anlattı.

ONURLU YAŞAM HAKKIMIZ

Gürbüz, “Bizlere vasıfsız işler vermekten vazgeçin. Gaziler onurlu bir yaşamı hak ediyor. Ben gazi olduğumda 2 üniversite diplomam vardı. Devlet bana Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nda fotokopi işi verdi. Ancak 3 gün dayanabildim. Çok zoruma gitti, istifa ettim. Böylece hakkımı da yitirdim'' dedi. Gürbüz şöyle konuştu:

BU SÜRECİ KİMSE BİLMİYOR

Devlet 40 yıldır terörle mücadele ediyor. Gazilerin ne sıkıntısı var, neler yaşıyorlar, bilen yok. Haberlerde ‘10 asker yaralandı' diyorlar. Bu haber insanların kolunu, bacağını ve gözünü kaybettiği anlamına geliyor. Ömrünün sonuna kadar bakıma muhtaç hale gelme ihtimalini taşıyor. Bu süreci kimse bilmiyor. Gazilerin asıl dertleri unutulmak. Gözünü kırpmadan ölüme yürüyenleri, devletin koruyup gözetmesi lazım.

MADALYALI ÇAYCI VAR

Gazi olan Anadolu çocuklarının çoğunun eğitimi yok. Devletin, işin ötesinde bu insanları eğitmesi, donanım sahibi yapması lazım. İlkokul ya da lise mezunu gazileri okutup üniversite mezunu yapması, sonra da onları işe yerleştirmesi lazım. Bu insanları çaycı, hademe yapmak olayı çözmüyor. Gaziler vasıfsız olmayı hak etmiyor. Türkiye'de şu anda 4 bin 500 gazi var. Türkiye Cumhuriyeti'nin, gazilerine devlet üstün hizmet madalyası verip, sonra da onu çaycı yapması kabul edilebilir bir durum değil.

BİZ FİGÜR DEĞİLİZ

Gaziler sadece tören günleri hatırlanan bir figür olmamalı. Bugüne kadar hiç bir devlet yetkilisi bizi arayıp derdimizi, tasamızı sormadı. Ben isterdim ki bir devlet yetkilisi arasın, gazilerin sorunlarını görüşmek istesin. TBMM'de bir tane gazi ya da, bir tane birinci dereceden şehit yakını olan milletvekili yok. Ama Meclis'e ‘Gazi Meclis' diyoruz.

SADECE YILMAZ ÖZDİL

Bu kitapla bir şeylerin değişeceğini düşünüyorum. Gazilerin yaşadıklarını yazdım. Kitap 2 günde tükendi. Benimle ilgilenen sadece ve sadece SÖZCÜ Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil oldu. Kitabın adına kadar ilgi gösterdi. Onun kadar şehit ve gazi yakınlarını dinleyen, düşünen başka bir kişi de görmedim.

GAZİLER ARASINDA AYRIM YAPILIYOR

Güneydoğu gazilerinin verdikleri mücadelenin unutulduğunu düşündükleri için kitabın isminin ‘Unutmayın' olduğunu açıklayan Koray Gürbüz, gaziler arasında ayrımcılık yapıldığını öne sürdü. Gürbüz, şöyle konuştu: “Güneydoğu'da yaralanan gazilere, ‘vazife malulü' deniliyor. Şehitlere ise ‘vazife ölümü' deniliyor. 15 Temmuz gazilerindeyse durum farklı. Mesela, 15 Temmuz gazilerine ‘gazi', şehitlerine ‘şehit' deniliyor. O yüzden ben ayrım yapıldığını düşünüyorum. Haklar bakımından bakıldığı zaman da, baya bir ayrımcılık var. 15 Temmuz gazilerinin hakları tabii ki verilsin, sonuna kadar verilsin ama ona ‘gazi' deniliyorsa Güneydoğu gazilerine de ‘gazi' denilsin. Biliyorsunuz Güneydoğu'da yaralanıp sakat kalmayıp ‘gazi'lik unvanı almayan birçok arkadaşımız var. Halen vücutlarında kurşunlarla yaşıyorlar. Onlara da hakları verilsin.”

GEREKLİ SAYGIYI GÖREMİYORUZ

Kitabında yer alan gazilerin ortak özelliklerini anlatan Koray Gürbüz, “Bu 47 gazinin ortak özelliği şu: Hepsi, bizim gariban Anadolu çocuğu dediğimiz fakir ailelerin çocukları. Genç yaşta çalışmışlar ve askere gitmişler. Askerde gazi olmuşlar.  İlginçtir ki hepsi çok savaşmışlar, kurşunların üstüne koşa koşa gitmişler. Ölümü göze alarak gazi olmuşlar. Ben onların gazi olduktan sonraki yaşantılarını ele aldım. Çünkü gazi olduktan sonra büyük sorunlar yaşamışlar. Verdikleri mücadelenin boşa gittiğini düşünüyorlar. Çünkü iki bacağını veren bir gazi, protezini, ortezini tam olarak alamıyor. Veya tekerlekli sandalyeye mahkûm olan bir gazi ihtiyacını görecek, istediği tekerlekli sandalyeyi alamıyor. Bu konularda biraz kırgınlık var. Ben her şeyden önce gazilerin vermiş oldukları mücadelenin unutulmaması gerektiğini düşünüyorum. Onurlu ve saygın bir şekilde yaşayabilmesi için onlara gerekli saygının gösterilmesini istiyorum” diye konuştu.

genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
24 TEMMUZ 1923 LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASININ 99. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN... Bu antlaşma, Türk Ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış, büyük bir yok etme eyleminin yıkılışını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasal zafer yapıtıdır! Mustafa Kemal ATATÜRK Değerli Meslektaşlar...
Pazar, 24 Temmuz 2022
SITE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
KIBRIS BARIŞ HAREKÂTININ 47. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN... Değerli Arkadaşlarımız 20 Temmuz 1974 yılında Türk Ulusu ile bütünleşmiş, O’nun bir parçası olan Kıbrıs Türk Ulusu’na adadaki Rum tarafınca yıllardır yapılan zulüm ve katliamların dayanılmaz şekilde artması nedeniyle bunları önlemek için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Zürih ve Londra anlaşmaları i...
Çarşamba, 20 Temmuz 2022
SITE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
KURBAN BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN Saygıdeğer Meslektaşlarımız Bayramınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz. Her şeyin gönlünüzce gerçekleşeceği SAĞLIK, MUTLULUK VE HUZUR dolu nice bayramlar geçirmenizi diler sevgi ve saygılarımızı sunarız.
Cumartesi, 09 Temmuz 2022
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ