Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

1951 Yılında Adı ; TSK'da Assubay diye adlandırılan bu mazlum zümrenin  yenemediği / yenilmesininde bu güne kadar asla istenmediği bu makus talihi  başladığında Cumhuriyet henüz  28  yaşında imiş,  


Bu gün Cumhuriyetin  94 ncü yılını kutluyoruz,

Dile kolay 28  yaşında  gencecik bir Cumhuriyetten,  94 yaşını kutlayan  bir Cumhuriyete,

66 yıldır hem var olan , hem yok sayılan bir mesleğin mensuplarıyız, 

Adımızın;

Sadece görevde ve musallada hatırlandığı bir meslek bizimkisi,

Bu güne kadar en çok şehidi veren , Bir emirle ölüme gözünü kırpmadan giden ,

Sayelerinde en çok canına kıyan , Başları sıkışınca Kahraman  dedikleri,

"Sorunlarınızı biliyoruz, çözeceğiz" demelerinin üzerinden 42 yıl geçen ,

Anlattıkları masalları dinlemeye başladığımızda doğan çocukların  bugün çoktan kırkını geçtiği bir mesleğin mensuplarıyız ,

Bir kaç yıl önce orduevlerinde söz verenleri söylemiyorum bile,

Meydanlarda söz veren Başbakanları ,

" Mesaj alındı" diyen bakanları ,

"Maliye ile aramızda Ufak bir tıkanıklık kaldı, müjdeyi bizzat ben vereceğim" diyen bakanları ,

Bu gün bulundukları yerleri bu topluma borçlu olanlarıda söylemiyorum ,

Altı yıl sonra bu ülke kısmetse Cumhuriyetin  100 nci yılını kutlayacak,  şüphem yok'ki aynı masalları dinlemeye devam edeceğiz,

Tıpkı 1951 den beri dinlediğimiz gibi.

28 Yaşında gencecik bir Cumhuriyetten ,  94  yaşında bir Cumhuriyete ,

Çalışmalar devam ediyor ,

Masala devam ...

Mehmet ÖZTÜRK 


Nedense artık hiç şaşırmıyoruz bu tür haberlere,  Çok değil   henüz  bir yıl önce bir kıyak yapılmıştı pilotlara ,

Tarih ; 17 Ağustos 2016 , 671 sayılı kararname  13. madde ile  pilotlara 3 bin - 4 bin tl  zam. yine bu köşeden yazmıştık bu konuyu,  "Övgü Assubaya, kaymak Subaya"  diyerek ,
(  http://www.emekliassubaylar.org/component/k2/item/2437-%C3%B6vg%C3%BC-assubayakaymak-subaya ) 

15 Temmuz 2016  hain darbe girişiminden ordudan atılan pilotlar yüzünden hv. kuvvetlerindeki pilot açığını kapatmak, kalanlarında mecburi hizmetini dolduranların ayrılmamalarını teşvik anlamında bir kıyak yapılmıştı  o tarihte ,    zam değil  3 bin - 4 bin tl'lik  mini bir güzellik  diyelim.

Öncesinde 15 yıl olan mecburi hizmet  10 yıla düşürülünce bundan yararlanan bir çok pilot özel sektöre  geçiş yaptı ballı maaşlarla,  Devlet önce bu pilotların özel sektöre geçmelerinin önünü açtı mecburi hizmeti düşürerek , sonra pilot açığı var diyerek  kalanlara  zam yaptı gitmemeleri için.

ne zaman'ki Dank edince kafaya bu konu al alece bir kanun çıkartıp mecburi hizmeti 15 yıla çıkarttı tekrardan,
( Eğitim  yılına bakmadan subay - assubay hepsini 15 yıla çıkartması ayrı bir konu )
http://www.emekliassubaylar.org/component/k2/item/2721-e%C4%9Fitimde-olmayan-e%C5%9Fitlik-mecburi-hizmette-nasil-e%C5%9Fit-olur-?


Öte yandan bu duruma sessiz kalmayan , uluslararası sertifikaya sahip pilot Assubaylar Hv. kuvvetlerine dönmek istediler  en uygun uçaklarda istihdam  edilmek üzere ,  Ancak mevzuat hazretleri çıktı karşılarına ;  "Assubaydan pilot olmaz"  diyerek ,  bir çırpıda unutuverdiler  bu günün emekli pilotlarının  geçmişteki pilotaj hocalarının Assubay oldukları  gerçeğini ,  Malum , maksat üzüm yemek olmayınca,

Şimdilerde bir haber;

Önceleri ayrılıp sivil havacılığa geçmeleri  için teşvik edilen , hatta o uçakların  simülatör  eğitimlerinin dahi devlet tarafından karşılandığı pilotların kuvvetlerine geri dönmeleri için vede sivil hava yollarında aldıkları maaşa yakın maaş verebilmek için yapılan çalışmalar söz konusu,

"Bir hava kuvvetinin temeli bir uçak ve onun makinistidir"   yazısını dahi zaman içerisinde değiştirerek ,  "bir hava kuvvetinin temeli bir uçak ve onun pilotudur"  diye değiştiren  zihniyete sormak isterim;

Hava kuvvetleri  salt pilotlardan ibaretse  ,  ne diye binlerce uçak bakım Assubayını  istihdam  ediyorsunuz ?

Uçtuğunuz uçakların bakımlarını - arızalarını  , her hürlü silah, mühimmat  yüklemelerini , yakıt ikmalini ,take off kontrollerini , lastik  değişimlerini ve diğer her şeyini siz pilotlarmı yapıyor ?

Siz pilotların  sadece tek bir sorti uçuşu için  kaç ihtisastan kaç uçak bakım Assubayı kaç saat mesai harcıyor ?

Pilot ve uçağın  bakım  Assubayı  ayrılmaz bir ikilidir ,  bir elmanın iki yarısıdır ,  birinin olmadığında diğerininde olamayacağıdır ,

İcra edilen her görevde ikisininde çok emeği vardır ,

Uçak bakım Assubayları ,  bu işin  mutfağındaki şef aşçılardır ,

Bu kadar maaş uçurumunun olduğu yerde huzur olmaz , özveri olmaz , inanç olmaz ,  

Canınızı emanet ettiğiniz bu insanlardır ,

Geri dönmeleri için  sadece pilotlara  astronomik rakamlarla maaş vermek , adaleti sağlamaktan öte tsk'daki kırılmayı derinleştirir. 

Pilot açığına çözüm :

Son KHK ile Hava Kuvvetleri’ndeki savaş pilot açığını kapatmanın yolu açıldı. Buna göre; TSK ihtiyacı olması durumunda 18 yılını doldurmadan emekli olan bütün pilotları göreve çağıracak. Tabi bu kapsamda maaş ve rütbe ayarlamaları da söz konusu. Bu kararın bütün sorunları çözeceğini belirten Hava Kuvvetleri uçuş okullarında uzun yıllar komutanlık ve öğretmenlik yapan emekli bir generalin bunlara ek olarak önerisi de şu: “Sivildeki maaşın tamamını veremezler ama hepinize dayalı döşeli lojman diyebilirler. Nereye vereceklerse, ellerinde lojman var zaten. Bunların İstanbul’daki evlerini aile yaşantılarını bozmamaları lazım, çocukları okullara, kolejlere gidiyordur. Yani küsmeden gelmeleri lazım. Çünkü 100 tane F16 pilotu çok önemli bir rakam. O adamların en azının 2 bin saat F16 uçuşu vardır ve bunların büyük çoğunluğu 2 hafta ile 2 ay içersinde intibak ederler.”
(Tunca Bengin 28.08.2017 Miliyet).

Sen önce pilotların sivil hava yollarına gitmelerini teşvik edercesine mecburi hizmetlerini 10 yıla düşüreceksin , sonra gidecekleri uçakların simülatör eğitimlerini dahi devlet olarak karşılayacaksın , ne zaman'ki pilot açığı ortaya çıkınca  (pilot - sandalye oranı 1 e - 1,5 olması gerekir )  geri dönmeleri için sadece maddiyatla sorunu çözmeye çalışacaksın,

 
Eğer böyle değilse,

Kararname ile  abartılı zam vererek dönmelerini sağlamak yerine davet yolu ile,  şu anki muvazzaf pilotların emsallleri şartlarında görev yapmak üzere  hava kuvvetlerine geri çağırın ,  bakalım kaç pilot geri gelecek ?

Mesela vatan - millet meselesi değil , mesele alacakları kaymak üzeri bal meselesidir ,

TSK'da  adaleti sağlamak,  gen.kur  talebiyle iktidarın görevidir ,

Assubaylar  1951  den beri adalet arıyorlar ,  

PEYNİR GEMİSİNİN LAFLA YÜRÜME DEVRİ ÇOKTAN GEÇTİ ...

 

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar ve yazı

 

KAPAK resmi ve konu ile ilgili haber : 

http://www.pes24.com/ekonomi/pilot-maaslarina-tazminat-ayari/4854


 

 

 

Mehmet Tezkan Milliyet'te yazmış :

Fethullahçı çete mağduru emekli general Ahmet Yavuz’un kitabını okudum.. Kitabın adı; İleri demokrasi hayalinden darbe gerçeğine..

Vesayet Savaşları.. Yavuz Paşa kitabın sonlarına doğru darbe girişiminde askeri cephede yaşananlara da değiniyor ,Altını çizdim notunu aldım.

Dün sabah Sözcü Gazetesi’nde Emin Özgönül’ün haberini gördüm..

Yüksek Askeri Şura kararlarından bir ay sonra 3 general, 19 albay emekli edilmiş..  Özgönül, iki albayın öyküsünü yazmış.. İçlerinden biri FETÖ mağduruymuş.. Diğeri Jandarma Genel Komutanlığı’nı darbecilerin elinden kurtarmak için çarpışan albaymış..  Rehin düşmüş.. İnfaz edilecekken darbecinin silahı tutukluk yapınca kurtulmuş.. Kara Kuvvetleri Komutanı Güler, ‘Cesaret ve Feragat Madalyası’ verilmesini istemiş..Verilmemiş..  Emekli edilmiş!

Dönelim Yavuz Paşa’nın kitabına..

Darbenin önlenmesinde herkesin payı var ama vatansever Atatürkçü subayların çok büyük payı var..  Demiş ve örnekler vermiş..“İstanbul’u kana bulayacak tankların ve zırhlı araçların çıkmasını 2. ve 5. Kolordu komutanları önledi. Maltepe’deki 2. Zırhlı Tugay ve Topkule’deki 66. Mknz. tugayda tank ve zırhlı araçların kışla dışına çıkmasını önleyenlerin o gece yaptıklarını kimse bilmiyor.”Ege Ordusu da..  Veya diğer kentlerde..  FETÖ’cü çetenin darbesini önleyen çok sayıda subay var..  Şehit olan..  Gazi olan..Yavuz Paşa kitabına şu satırları düşmüş..“Daha bunun gibi birçok olay var, yerinde müdahale var. Ancak bilinsin ve yayılsın istenmiyor. Darbeyi halk önledi mitinin sakatlanmasını istemiyorlar. TSK' da bunları anlatacak durumda değil.”

"Kuşkusuz darbenin tek kahramanı astsubay Ömer Halisdemir değil"..     Öteki kahramanlardan neden söz edilmiyor?  Tankların çıkmasını engelleyenlerden.. Helikopterlerin kalkmasının önüne geçenlerden..FETÖ’cü çeteyle çatışanlardan..Uçaklarını kaptırmayanlardan.  Neden?

15 Temmuz’un asker kahramanları kimler?

http://www.milliyet.com.tr/yazarlar/mehmet-tezkan/darbeyi-onleyen-asker-kahramanlar-2525271/

**************************                        ***************************                          *************************                  

Bay Tezkan ,

O gecenin tek kahramanı tabii ki  sadece rahmetli Assubay Ömer Halisdemir değil,  o geceye damgasını vuran, o gecenin bir çok isimsiz kahramanları var elbette, bunu kimse inkar edemez,

Sizin de belirttiğiniz gibi;

O gece Tankların sokağa çıkmaması için  geçici  arızalar  yaratanlar , Helikopterlerin kalkmaması için kasıtlı arıza yaratanlar , uçakların uçmaması için aynı yöntemi kullananlar sizce kimlerdir acaba ?

Özel kuvvetler komutanlığı  TSK'nın ve ülkenin can damarıdır,  adı da o yüzden Özel kuvvetler'dir.   İşte tam da bu yüzden Assubay Ömer Halisdemir'in yaptığı Kahramanlığın ta kendisidir.

O Kuvvetin ele geçirilmemesini canı pahasına  önlemek, ucunda şehadet olacağını bile bile bu görevi ifa etmek her babayiğidin harcı da değildir,  İşte o yüzden bu güne kadar kabrini bir milyondan fazla insanımız ziyaret etmiştir,  onun için 15 Temmuz'un sembolüdür.

Keşke Ahmet Yavuz paşaya sorsaydınız;

Uçuşa çıkamayan uçakları, helikopterleri, kışlasından çıkamayan tankları kimler, hangi rütbeli personel ,  hangi şartlarda engellemiş ?

O gecenin kırılma noktasında elbette bir Assubay vardır ve adı da Ömer Halisdemir'dir ,

işte tam da bu yüzden  İlker Başbuğ;

"Hainleri general yapmışız , kahramanları Assubay"  diyebilmiştir ,

Darbeyi  saatler öncesinden haber almalarına rağmen  İstanbul'da bir generalin kızının düğününde Halay çekerlerken yerlere yatırılıp, derdest edilenler ,

Gen.kur karargahında yerlere yatırılıp ters kelepçe takılanlar ,

Mürted'e götürülüp , boğazına kemer takılanlar  elbetteki  o gecenin kahramanları değillerdir .

Sayıları 326'dan 196'ya düşen (%40) azalan general - amiraller mi o gece darbeyi önlediler ? 

Yoksa , Önceden haberleri olmasına rağmen düğünde horon tepenler mi önledi ,  hangileri ?

Saydığınız generallerden hangisi  Ömer Halisdemir'in yaptığını yapabildi ?  

Hiç olmazsa sezarın hakkını sezara teslim etme erdemini gösterin,


Ne tesadüftür ki ;

Satır içi resim 1

Bir başka gazeteci ? ,  Cengiz semercioğlu da  Oscar'a aday filmi çekilen , Kore gazisi  Assubay  Süleyman Dilbirliği'nin hikayesini anlatan   "Ayla"  filmidir .  

Koreli küçük bir  kız çocuğuna sahip çıkan o zamanın gerçek bir kahramanı ,

Assubay  Süleyman Dilbirliği için  "onbaşı"  ifadesini kullanabilmiştir, (21.09.2017)

Mesele hiçbir rütbeyi küçümsemek değildir,

Kore gazisi  Assubay ile röportaj yapan bay Semercioğlu o gazinin rütbesini gerçekten bilmiyor muydu sizce ?

O  mel'un gecenin kahramanı başta Assubay Ömer Halisdemir ve birçok isimsiz kahramandır   ve de   darbenin kırılma noktasındaki isimdir,

Sadece doğruları yazın, 

İşinizi yapın  sadece işinizi ,  Kimsenin  Payandası olmayın ,

Birilerinin  yerlerde gezen imajı toplama gayreti Beyhudedir ...






 

İlk gelmeye başladıklarında  zamanın dış işleri bakanı  Ahmet Davutoğlunun sözleri hala kulaklarımızda ; "Bizim psikolojik sınırımız yüz bin kişidir,daha fazlasını alamayız" bu sözleri unuttukmu ? asla,


Bugün ülkemizdeki gerçek sığınmacı sayısını eminim ülkeyi yönetenler dahi tam olarak bilmiyorlardır,  bir kısmının üç milyon , bir kısmının üç buçuk milyon, bir kısmının ise dört milyondan fazla diye telafuz ettiği rakamlardan söz ediyoruz .

Avrupanın,  abd'nin   sığınmacı almamak için direndiği ,    AB ile 3,5 milyar avro karşılığı geri kabul anlaşmasının imzalandığı , bu paranında  bu güne kadar ancak % 10 unun alınabildiği aşikarken  , Japonya'nın  sadece  (1)  mülteci aldığı bir dünyada,hele hele Müslüman ! suudilerin   ve  başı sıkışınca her fırsatta yardıma koştuğumuz ve kişi başı 88.559 dolar ile dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan  katar'ın tek bir mülteci almadığı dünyada Türkiyenin bu yükü tek başına sırtlamasının sebebi nedir ?

Hiç kimse "din kardeşiyiz" lafının altına sığınmasın,  Dünyada  1,6 milyar müslüman nüfus var ve bunun bir kısmı  çok zengin petrol  ülkeleri , görünen o'ki körfezin bu para babaları  sadece kendilerine müslüman.  her seyahatleri   7- 8 uçak ve yüzlerce ton eşya ile yapılan , israfta sınır tanımayan  bu petrol ağaları tek bir mülteciye kapılarını açmamaktadırlar.

Suriyeli mültecilere kılını kıpırdatmayan Katar,  Arakan'a sadece 100.000 dolar yardım ederken , Kasırgadan zarar gören abd'ye 30 milyon dolar yardım gönderebiliyor,  bunu izah edecek birileri varmıdır ülkede ?

Ülkemizde durum nedir ?

Sayın Cumhurbaşkanının ;  "Suriyelilere tek başımıza 30 milyar dolar harcadık"  demesinin üstünden sadece iki ay geçmiş,(8 Temmuz 2017 ).
Peki , Ülkemiz tek başına bu kadar yükün altına girecek güce sahip'mi ?  hiç sanmıyorum, eğer öyle ise Çalışanına - emeklisine  % 3,5 zammı , bir başka deyişle bir kilo kıyma parasını maaş zammı diye uygun görürmü ?

Bir başka açıdan bakarsak;

Son üç yılda  Suriyeli sığınmacılar  500.000  çocuk doğurmuşlar,  her yıl ortalama 160.000 - 175.000 doğum gerçekleşiyor , bu yetmezmiş gibi çocuk sahibi olamayan sığınmacılara'da devlet  ücretsiz "tüp bebek" tedavisi sağlıyor,  sağlık için kendi vatandaşımızın katkı payı adı altında kaç çeşit para verdiği ortada iken, sığınmacıların tek kuruş para ödemeden sağlık hizmeti almasının sebebi nedir ?

Senede bu kadar çoğaldıklarını göre , ülkemizdekilerin büyük bir bölümü genç nüfus demektir, bunların gidip ülkelerinde savaşması gerekmezmi ?  sahillerde - parklarda  keyf yapan , birde etrafa taşkınlık yapanlar bunlar, olay çıkartan bunlar,

Küçük esnafımızın çeşit çeşit vergilerden beli kırılıp, kepenk kapattığı ülkede sığınmacıların hiç vergi vermeden ticaret yapmasını kim , ne ile izah edecek ?

Artık gün geçmiyor'ki televizyonlarda sığınmacıların cinayet, gasp , tecavüz, taciz , hırsızlık haberleri duyulmasın,  kendi suçlularımız bize yetmiyormu acaba ?

İşin bir başka boyutuda sağlıkta;
Neredeyse Türkiyenin  yıllardır unuttuğu  Sıtma - Şark çıbanı - Çocuk felci - Tüberküloz - Kızamık - Tifo - Bruselloz   gibi hastalıkların mültecilerle birlikte yeniden hortlaması.

Neden bunları yaşamak zorunda bırakılıyor insanımız ? , Maksadın sadece din kardeşiliği olmadığı aşikar ,  nasıl bir oyunun parçası oluyoruz milletçe ?

Daha yeni basına düşen bir haber;
Suriyede ailerinden aylık bin liraya kiralanan çocuklar, İstanbulda suriyeli dilenci mafyası tarafından dilendiriliyorlar,

Sayın Kemal Kılıçtaroğlu bir televizyon proğramında aynen şöyle dedi;

"Suriyeli sığınmacılar yakında bu ülkede kendi Mafyalarını kuracaklar" ...

Yerden göğe kadar haklı değilmi ?

Başka bir konu:

Malum  ülkemiz su fakiri bir ülke,  bu gidişle 25-30 yıl sonra  su sıkıntısı çekeceğimizi istatistikler söylüyor,  zaten millet olarak çevre bilinci olmayan bir toplumuz, yeşil alanları, ağaçlık alanları, dere yataklarını rant'a çevirmekte üstümüze yok,  bu kadar mültecinin ülkeye yüküne birde bu açıdan bakın,
Yakın gelecekte Bölgede su yüzünden savaş çıkması hiçte uzak bir ihtimal değil.

Sığınmacıların bu hızla çoğalmaları ve bu ülkede kalmaları demek,  çok değil 18-20 yıl sonra ülke nüfusunun % 10 u, 12 si demektir,
Bilmem yaklaşan tehlikenin farkındamıyız ?  misafirlikte bir yere kadardır,

Birde diğerleri var, Somalili, Afganlı , Afrika kıtasından, ve kaçak çalışan 200.000 den fazla Ermenistanlı, 

Suriyeli mültecinin Afganlı - İranlı  mülteciyi kaçırıp fidye istediği bir ülke olduk,

Hal böyle iken ,

Bir Ata sözü ile yazıyı bitirelim,

anlayana,

MİSAFİR  MİSAFİR İSTEMEZ ,  EV SAHİBİ HİÇ BİRİNİ İSTEMEZ ...

 

Otomatik alternatif metin yok.

Bu gün 5 Eylül 2017

Tam 5 yıl geçmiş Afyon cephanelik patlamasının üzerinden ,
5 Eylül 2012 Gece yarısı kamyon farı eşliğinde acemi askerlerle cephaneliğe emirle sokulan ve  bunun uygunsuz olduğu söylendiğinde,

 "Emre itaatsizlik" tehditine maruz kalan, bilahare yazılı emir istenildiğinde  "Oda hapsi"  tehditi karşısında emre uymak zorunda kalan

Assubay; Bedri Naim, Assubay; Murat Döğer ve 23 asker.

Emirle eritildiler  binlerce derece sıcaklıkta  25  Asker ,

Bedenleri 5-6 kilometreye saçıldı o gece ,  Kimi şehit ailesine  750 gram et parçası verdiler "Bu sizin şehit oğlunuz" diyerek,

O an şehit askerin annesi isyan etti, "Ben oğlumu askere 70 kilo gönderdim "  diyerek ,

Bütün bunların sorumlusu , sadece itiraza rağmen ceza tehdidi ile bu görevin yapılması emrini verenlerdir ,

Değişmeyen şey, emirle parçalanan Assubayların  sanki emri kendileri vermiş gibi sorumlu tutulmalarıdır ,

Öyle ya ,

İki Assubay kendi ölümlerinden kendileri sorumlu olsun ,

Emri verenler hiç tutuklanmadı, tutuksuz yargılanıyorlar, sadece görevi ihmalden . halen görevleri başındalar,
Mahkemede adalet arayan şehit yakınları "mahkemeye hakaretten" çoktan hüküm giydiler bile,

Ve ardından,

Assubay Bedri Naim'in eşi'de daha fazla tutunamadı bu dünyaya,

Sayın Birgül Naim,
Amansız hastalıktan hakkın rahmetine kavuştu, 22 şubat 2016 da ,

Ne acıdır ki;

5 Yıldır halen devam eden mahkeme  sürecine ömrü vefa etmedi , 

Askeri mahkemede Adaletin nasıl tecelli edeceğini göremedi, kavuştu Bedri Naim'ine,

Emri verenleri sormayın, onlar görevleri başında.

Yakında karar çıkar; 

Suçlu; Assubay Bedri Naim  ve Assubay Murat Döğer denilirse kimse şaşırmasın,

Nasıl olsa ölüler konuşamazlar,

Kimileri emirle yok edilirken, Kimileride Afyon valisinden hediye Kilim, Plaket almaktaydı o zaman ,

Şehit yakınlarıda Askeri mahkemeden adalet bekliyor tam  5 yıldır ,

Adalet dağıtacaklar  Cübbe ile rütbelerini örterek,

Komutanın,

Emir verenin,

Savunma alanın,

Yetersiz görenin,

Ceza verenin,

İnfaz edenin,

Kısaca; Hakim'in, Avukat'ın, Savcı'nın aynı bünyede hayat bulduğu sistemde Adalet dağıtacaklar,

Sanığın;  hakimden, savcıdan kıdemli olduğu bir ortamda nasıl olacaksa ?



n M
MANİSA'DA GIDA KONTROLDEN SORUMLU ASSUBAY TUTUKLANDI
 
1 )  Afyon cephanelik patlamasında suçlular bulundu ;
      Şehit Assubaylar, Bedri Nayim,  Murat Döger ,

(Eminim bu şehit Assubaylar ve diğer şehitler kendi inisiyatifi ile, hiç bir kimseden emir almadan gecenin kör karanlığında kamyon farı ışığı altında o cephaneliğe girmişlerdir ,  Assubayın Yetkisi'de !  - sorumluluğu'da kendindedir, Tabiki suçlular  asla konuşamayacak olan Assubaylardır, oysa Sadece Adalet arayan şehit yakınları mahkemeye hakaretten çoktan hüküm giydiler bile .)
2 ) Tek kurşun atılmayan Şah Fırat operasyonunda suçlu bulundu ;

      Şehit Assubay Halit Avcı ,

( Nasıl şehit olduğu dahi önceleri basına doğru açıklanmayan, sonunda tankın namlusunun çarpması sonucu şehit olduğunda karar kılınan , görevi gereği kask takması mümkün olmamasına rağmen, ısrarla kask takmadığı için şehit olduğu söylenen  şehit Assubay  Halit Avcı.  elbette öyle diyorlarsa öyledir, Üst her zaman haklı değilmidir ? )


) Sosyal medyada sehven General yerine  "Keneral"  yazdığı için ordudan atılan'da bir Assubay değilmidir ?

( Elbette bu Assubay'da suçludur, sen nasıl bir harfi yanlışlıkla yazabilirsin ?,  senin hata yapma lüksün olabilirmi ? tabiki o , "k"  harfinin cezası kapının önüne konulmaktır. bu kararı verenler yine haklıdır zira onlarda üst'tür ve haklıdır.)


) Dört yumurta için (0.91 krş)  altı ay hapis cezası alan Assubay'da suçludur,

( Sen kendini akşam yemeği için kendisi ve diğer nöbetçi sb'lar için iki kilo kavurma yaptıran nöbetçi amirimi sandın a benim garip Assubayım ? 6 ay hapis  cezasını sende çoktan hak etmişsin , kapının önüne konulmadığın için şanslısın , sen Assubaysın dört yumurtanın hesabını elbet senden soracaklar,  sende  general olsaydın  be kardesim , çoluk çocuk  skorsky  helikopter ile pikniğe gitseydin, inan kimse hesap dahi sormazdı , tabiki sende suçlusun .)


)  "Suriye sınırında kaçakçılara karşı görev yaparken alıkonulan astsubay ,

  "Suriye sınırında kaçakçılara karşı görev yaparken alıkonulan astsubayımız   az önce ülkemize getirdik. MİT’in başarılı operasyonuyla yuvasına dönmekte olan askerimize, ailesine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Astsubayımızın ülkemize dönüşü nedeniyle milletimizin gözü aydın" dedi.

 

Bu sözler kime ait ?


Tabiki dönemin Başbakanı sn. Ahmet Davutoğluna,


Kimin için sarf etmiş bu sözleri ?


Assubay Özgür Örs için ,


Ya sonra ?


Sonrası malum,


Ülkenin - Tsk'nın itibarını düşürmekten onunda ilişiği kesilivermiş Tsk. dan ,


Peki;


Aynı bölgede görev yapıp kaçırılan ve sonra kurtarılan bir subay olsaydı ne olurdu  ?


Şüphesiz Taktir , Teşekkür, üstün hizmet beratı, ne kadar taltif , ödül varsa artık ,



6 )  4 Temmuz 2003 Özel kuvvetlerin Süleymaniyedeki karargahını basan amerikan conilerinin Türk askerinin başına çuval geçirmesi hadisesi;


Bu olayda bulunanların tamamı Assubay olsaydı, aynı şey onlarında başına gelirdi şüphesiz , İtibar hazretlerinden onlarda kapının önüne konulurlardı ,içlerinde  subay'da olduğu için  konu unutturludu basında.



7 ) 14 Temmuz 2011 Silvan saldırısı ; ( 13 Askerin şehit edilmesi )


Bilirkişi raporunda, "Emir - komuta edenlerin tamamı suçlu"  denmesine rağmen, görevi kötüye kullandıkları iddiası ile tutuksuz yargılanan 4 subay Diyarbakır 7.Kolordu Askeri mahkemesince  ihmalleri olmadığı gerekçesi ile beraat ettirildi.


Yargılayan  -  Yargılanan aynı hamurdan olunca  kaçınılmaz son,  nedense hiç sürpriz değil , Bir yanda sadece kaçırılıp 4 gün sonra kurtarılmasına rağmen İtibar hazretlerinden ordudan atılan Assubay, öte yanda bilir kişi raporunda  suçları kesin olan, ama askeri mahkemede beraat eden subaylar .



)  4 Kasım 2005 Şemdinli kitap evi baskını ;


       Suçlular yine bildik rütbelilerden ,  Assubay Ali Kaya , Assubay Özcan İldeniz,


Mahkemenin kararı; 39 yıl, 10 ay, 27 gün  hapis,


Bu Assubayları o göreve gönderenler, o emri verenler neredeler ?


Ya, onları tanıdığını, iyi çocuklar olduğuna kefil olan nerede ?


Oda zırhlı makam arabası ile hayatını yaşamakla meşgul.

 

VE 


9 ) Manisa'da  1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığında yediği yemekten zehirlenen Askerler konusunda yapılan tahkikat - soruşturma neticesi çok şükür suçlu bulundu ,


Gıda kontrolden sorumlu Assubay tutuklandı, eminim o Assubayın amiri, komutanı, ona o görevi veren tüm subay kesimi rahat bir nefes almışlardır,  


Bu Assubay acaba  Gıda mühendisi'de yoksa bizmi bilmiyoruz ?


Ne kadar kolaydır her suçu bir Assubaya yıkmak,


Ona  o   görevi verenler neredeler ?


"Emir , demiri keser "  dersiniz'ya,


Demir tutuklandı,


Ya emri verenler ?


Yıllar geçsede Sistem hiç değişmiyor ,


Yoldan geçen bir assubay her zaman bulursunuz  ...

 


Sn.  Kemal Kılıçtaroğlu  söylüyor ; 


“Bir düzen düşünün, suçlayan kişi kendileri. Yargılayan kişi yine kendileri” diyen Kılıçdaroğlu, “Mahkûm eden kişi de kendileri. Yani, suçlamayı yapan, yargılayan ve mahkûm eden aynı kişi ve buna ‘Adalet’ deniliyor. Bu, adalet değildir. Böyle bir adalet olmaz” dedi. ( 4.7.2017)


Sayın Kılıçtaroğlu,  


Sizin bu söylediğinizi biz Assubaylar tam 61 yıldır söylüyoruz, 


Bir kurum düşünün,


Emir veren, savunma alan, yargılayan, mahkum eden, infaz eden ,hakim, savcı, amir, komutan, doktor,


Tekmili birden aynı bünyede buluşmuş olsun, ve bunun adınada ADALET denilsin ,


Sonrada üstüne bir güzel cila çeksinler,


"Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır"  diyerek ,


Sizin ,"Assubay intiharlarını araştırma önergeniz" neden red edildi ? bir soruşturun ,


Assubay sorunlarını anlatan, onların Adalet arayışlarının sesi olan gazeteciler bu ülkede mahkemeye verilip, meslekten el çektiriliyorlar ,


Demem o'ki ;


Ankara - İstanbul arasını Assubaylar 61 yıldır yürüyorlar,


DUYAN  , GÖREN , BİLEN  VARMI  ?






Eski savunma bakanı  İsmet Yılmaz  taa Karstan ses vermişti Assubayların yaptığı eylemin sonlandırılması için , 

"Eylemi sonlandırın mesaj alındı"  demesinin üzerinden  tam 40 ay geçmiş ,(Mart 2014)

Neticede Sayın bakan suya sabuna dokunmadan, bir ömürlük sorunu çözmeden, Çözmek istemeden  ,  "Aldım"  dediği mesajın gereğini yerine getirmeden tedbili mekanda ferahlık vardır deyip Eğitim bakanlığına transfer oluvermişti ,

Haliyle Sırtındanda , onlara göre bir kambur olan Assubay yükü bir gecede kalkmış oldu ,

Nede olsa sırtındaki yumurta küfesi değil elbet ,  at gitsin ,

Şimdi yakalayıp sorsak sayın bakana;

"Ne oldu aldığınız mesaj" diye, eminim alacağımız cevap şu olurdu;

"Tam bu sorunu halledecektim'ki  hükümet değişikliği hasıl oldu , dolayısıyla bende yeni savunma bakanına devrettim bu devasa sorunun halledilmesini" .

Sonra yeni savunma bakanı geldi,  Sayın Fikri Işık.

Kucağında bu sorunla oturdu bakanlık koltuğuna sayın ışık,

Bir müddet sessiz ve derinde kaldı ,   

Ta'ki ;

3 Mart  2017 de , Balıkesirde ziyaret ettiği Şehit Assubayın evini ziyaret ettiğinde sorulan o  hiç beklenmedik , hatta çalışılmadık yerden gelen soruya kadar,

Milli Savunma Bakanı Sn. Fikri IŞIK Balıkesir'de ŞEHİT Astsubay AİLESİ'ni ziyareti sırasında ŞEHİT Ailesinin

9-2 ve TAZMİNATLAR sorusuna, 

" Biz Okey Diyoruz, 
Maliye Bakanlığına gönderdik, 
Orda ufak bir Tıkanıklık var, 
Tıkanıklığı Aşmaya çalışıyoruz, 
En kısa zamanda çözüp bizzat sizi arayarak MÜJDEYİ bizzat ben vereceğim size "   3 Mart 2017  (Basın)

Bakanın Bu sözlerinin  ardından'da  yaklaşık  6 ay geçmiş, henüz ne bir sonuç, ne bir müjde ,

Çok şükür bu sayın bakanda Assubay sorunlarını halledemeden - HALLETMEDEN  başka bir koltuğa yatay geçiş yaptı, tıpkı kendinden önceki sayın bakan gibi ,

Şimdi yeni bir Savunma bakanımız oldu,  Sayın Nurettin Canikli ,

Bakalım Assubaylara hangi müjdeleri verecekler , 

Alıştık nasıl olsa müjdeyi bizzat vermelerine , icraatın ne önemi var ?

Unutmadan ;

Birde başka söz veren daha vardı Etiler ordu evinde tarih ; 29 Ekim 2015 ,

"Bu sorunu halledeceğim" demesinin üzerinden  tam  21 ay geçmiş ,

Yarın , bir gün oda fötr giyip aramıza katılacak,

Verdiği söz kendisine hatırlatıldığında ,

O zaman ne diyecek, çok merak ediyorum ?


Zaten Assubayın karnı Müjde ile ,  subayın karnı  6 çeşit tazminat ile doyuyor nasıl olsa,

Öyle olmasa,

S ..... tıkları helayı dahi ayırırlarmıydı ?

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, takım elbise ve yazı


15 TEMMUZ ANLATILMAK İSTENİLİYORSA , KULLANILACAK TEK FOTOĞRAF  BUDUR , GERİSİ LAF-I  GÜZAFTIR ...

O Mel'un  gecenin kırılma noktasında bir Assubay olduğunun resmidir bu ,


Bir emirle gözünü kırpmadan ölüme gidenlerin resmidir ,

Açlık, yoksullukla terbiye edilmeye çalışılanların resmidir ,

Cephede her zaman en önde olanların resmidir ,

61  Yıldır uyutulanların, kandırılanların, yok sayılanların resmidir ,

Sıvasız hanelerin umutsuz  canından bezdirilenlerin, yinede önce vatan  diyenlerin resmidir ,

İnsani ihtiyacı için dahi zabit ordu evine alınmayanların resmidir  ,

Utanmadan sıkılmadan Mao'nun askerlerine benzetilenlerin resmidir ,

Klimalı ofisteki memur kadar değeri olmayanların resmidir ,

Anayasal bir hak olan eğitiminin dahi engellenenin resmidir ,

Çaycıya benzettiklerinizin resmidir ,

Şehit olunca cebinden beş lira çıkanların resmidir ,

Babası Assubay diye tanımamazlıktan geldiklerinizin resmidir ,

TSK'nın mutsuz, umutsuz çoğunluğunun resmidir ,

Bu ülkenin üvey evlatlarının resmidir ,

Siyasisinden, Askerine verdikleri söz tutulmayanların resmidir ,

Kabrini yüz binlerin ziyaret ettiklerinin resmidir ,

Yan gelip yatmayanların resmidir ,

Şehit olup , gazi olup  Açlık - yoksulluk sınırının altında yaşayanların resmidir ,

Şehidine cennet müjdelenip bu dünyada cehennemi yaşayanların resmidir ,

Mahallenin bakkalı,kasabı,manavı, taksicisi, kamyoncusu, davulcusu,zurnacısı,şarkıcısı,türkücüsü,oyuncusu,artisti, yazarı,çizeri,okumuşu, okumamışı  kadar değeri olmayanların resmidir bu ,

Bulunduğunuz makamı, mevkiyi borçlu olduklarınızın resmidir ,

kısacası ; 

15 Temmuzu 15 Temmuz yapanın resmidir bu ,

Mürted ovasında boğazına kemer takılanların , düğünlerde yerlere yatırılıp ters keleple ile derdest edilenlerin  hala makamını borçlu olduklarının resmidir bu ,

ve,

15 Temmuz gecesinin Hasan Tahsininin resmidir ,

15 Temmuzu kutlayacaksanız ,

Başka resim aramayın ...



İşte Türkiye'nin en itibarlı meslekleri

İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Öğretim Üyesi Yr. Doç. Dr. Lütfi Sunar’ın yürüttüğü Türkiye’de Çalışma Yaşamı ve Mesleklerin İtibarı başlıklı araştırmaya göre Türkiye’deki en itibarlı meslekler belirlendi. (19 Haziran 2017)

 

Çalışmanın insan için anlamı sorusuna ise en çok “İnsanın yeteneklerini tam olarak geliştirebilmesi için, bir işte çalışması gerekir” cevabı verildi.   İşte en itibarlı 20 meslek...    http://www.hurriyet.com.tr/galeri-iste-turkiyenin-en-itibarli-meslekleri-40364624

 

20. Astsubay 
100 üzerinden skoru: 70,7

Otomatik alternatif metin yok.

 

İstanbul Üniversitesinin  "En itibarlı  20 meslek"  araştırmasında çıkan sonuç ortada ,

İlk sıralarda çeşitli meslek gurupları yer alırken , 

 

TSK'dan Generallik 6. sırada ,  Yüzbaşılık 8. sırada yer almış ankette ,

 

Aynı kurumun Bel kemiği Assubaylık son sırada yer bulabilmiş kendine,  20.  sırada ,

 

Ülkede   "en itibarlı 20 meslek gurubu" arasında 20. sıradayız ,

 

Anketin söylediği bu,

 

Peki neden ?

 

Nedeni çok açık değilmi ?

 

Bir kurum, kendi personelinin Daha iyi eğitim almasını engellerse, onların sürekli önünü kesip , yeteneklerine göre değerlendirmeyip, o topluma  "At gözlüğü" ile bakarsa,

 

Bilgi,tecrübesine bakmadan 30 yıllık Assubayın yerine yeni mezun Assubayı atarsa , rütbeye göre atama yapmazsa ,

 

Ceza sistemini Assubaya , Ödül sistemini kendine uygularsa , 

 

Manisada yüzlerce askerin gıda zehirlenmesinde sadece  Assubayı sorumlu tutarlarsa ,

 

Ülkenin Cumhur başkanından , Gen.kur.bşk'nına , Msb'nına , Millet vekillerine sesini duyuramazsa ,

 

Şahsi parası ile uçuş eğitimi alıp, sivil havacılıkta pilotluk yapanların,  15  temmuz sonrası pilot açığını kapatmak için  Hv.K ne kabulü için yaptıkları müracaatı  sadece  "Assubay kökenli"  oldukları için  Mevzuat hazretlerine takılıyor ise ,

 

Eski K.K.K'nı  Aytaç Yalman'ın;

 

" F -16 ları Assubaylara verin, çok iyi yetişmiştir Assubaylarımız, kültürlüdürler, % 80 i yüksek okul mezunudur, ve bütün ömrünü uçaklarda geçirmişlerdir ,  belli bir eğitimle bunun altındanda kalkarlar,

Türkiyenin yetiştirdiği en büyük pilot Vecihi Hürkuş'da bir Assubaydır " , sözü   kasıtlı olarak duyulmuyorsa , 

 

Eski Gen.kur.bşk'nı İlker Başbuğ'un 15 Temmuz sonrası;

 

" Hainleri general yapmışız, kahramanları Assubay" sözü hafızalarda ise ,

 

Seksen milyon yurttaşın adını beynine kazıdığı , Kabrini yarım milyonu aşkın insanımızın ziyaret ettiği, Ömer Halisdemirin'de  Bir Assubay olduğu Aşikarsa ,

 

Ve buna rağmen  Assubaylık bu ankette son sırada yer alıyorsa,

 

Birilerinin şapkasını önüne koyup düşünmeleri lazım ,

 

1951 den beri kimler neler yapmışlar - neler  yapmamışlar ?

 

Görevi başında derdest edilenlerin , düğünlerde yerlere yatırılıp ters kelepçe takılanların başlarını iki elinin arasına alıp düşünmeleri gerekir ,

 

Peygamber ocağı bu kurumu el birliği ile nasıl bu hale getirdik ?  diye

 

Kendilerini suni  parlatanların, yanına salavatla gidilenlerin, burnu düşse kibirden eğilip almayanların ,

 

6. sırada , 8. sırada yer bulabildiği bir ankette ,

 

Bu kadar olumsuzluğa rağmen , Sadece şehit olunca adı hatırlanan bir meslek olan

 

Assubaylığın  70.73 puanla  20. sırada yer bulması hiçte fena değil ,

 

Ankette Sıralamadaki yerlerini ,

 

Biz değil , Derdest edilenler düşünsün ...

 

 

 

 

 

 

 

Erdoğan: Suriye'den gelen kardeşlerimize 30 milyar dolar harcama yaptık.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan,"Devlet olarak bize hicret eden kardeşlerimize 30 milyar dolar harcama yaptık" dedi. ( 23.06.2017  Basın )

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

Bu haberin altına Yaklaşık dört ay önce  MSB'ı Fikri Işık'ın Balıkesir'de şehit Assubayın evine yaptığı ziyarette ;

Tazminatlar ve  9/2 sorusuna verdiği cevabın  tamda yeridir ...

Milli Savunma Bakanı Sn. Fikri IŞIK Balıkesir'de ŞEHİT Astsubay AİLESİ'ni ziyareti sırasındaŞEHİT Ailesinin

9-2 ve TAZMİNATLAR sorusuna ;

" Biz Okey Diyoruz, 
Maliye Bakanlığına gönderdik, 
Orda ufak bir Tıkanıklık var, 
Tıkanıklığı Aşmaya çalışıyoruz, 
En kısa zamanda çözüp bizzat sizi arayarak MÜJDEYİ bizzat ben vereceğim size "  (Basın) 3.3.2017
 

Kaç tane Savunma bakanı değişti ?

Kimisi Malatyadan seslendi; "Mesaj alındı" diye ,

Kimisi Başkentten sesini duyurdu; çalışmaların devam ettiğini ,

Kimisi Balıkesirden ses verdi ; "Müjdeyi bizzat ben vereceğim"  diye ,


Kendi Ordusunun  61  yıldır kanayan yarasını çözmemek için adeta ayak direten , yorgunu yokuşa süren, 

"Size verirsek başkalarıda ister" diyebilen, 

AMA;

O,  Başkalarına  kesenin ağzını sorgusuz sualsiz açan DEVLET ,

Bu ülkede sadece ve sadece  Assubayları görmezden gelebilmektedir ,

Bu güne kadar  2002 den bu yana kimlere hangi  güzellikler yapıldı  ?

Bir kere daha hatırlayalım;

Yargı mensupları , Akademisyenler , Emniyet mensupları , Sağlık çalışanları ,  Korucular , Muhtarlar , Güzellik uzmanları ,

Çalışan anne için bakıcı parası , Torun bakan babaanne parası , Evinde hastasına bakana bakım parası ,

VE ;

Her geçen gün sırtımızda büyüyen kambur ; SURİYELİLER ,

Her yıl yaklaşık iki yüz bin çoğalan  SURİYELİLER ,

Sn. Başbakanın ; "Suriyelilere bu güne kadar 25 milyar dolar harcadık" demesinin üstünden sadece  7,5  ay geçmiş , (5 kasım 2016)

Sadece 7,5 ay sonra sn. Cumhur başkanının açıklaması ;

"Devlet olarak bize hicret eden kardeşlerimize 30 milyar dolar harcama yaptık" 

Son 7,5 Ayda Suriyelilere harcanan para ; 5 milyar dolar ,

Kim harcamış ?  DEVLET ...

Toplumun her kesimine sorunsuz kaynak bulan ,

İstediğine İğne deliğinden Deveyi geçiren DEVLET ,

Sadece ve sadece Assubaya gelince kaynak bulamayan, Maliye bakanlığında tıkanıp kalan  DEVLET .

Güzel ülkemin bekası için canını vermekten gözünü kırpmayan, yeri geldiğinde taşı başına yastık yapan , aylarca evinin yolunu unutan, çocuklarının büyüdüğünü göremeyen Assubaya sıra gelince tıkanıp kalan, Kılı kırk yaran  DEVLET .

Çalışmalar devam ediyor masalı ile uyutulan, Yinede vatan aşkını en önde tutan Assubayını Musallada hatırlayan DEVLET .

Ülkesine baş kaldıranları çeşitli tazminatlara boğan ,  

Mutlu azınlığı yedi çeşit tazminata gark eden , Assubayını Yok sayan DEVLET ,

Terör örgütünün elinden kurtarılınca, meydanlarda "Milletimizin gözü aydın, Assubayımız artık ülkesinde,ailesinin yanında çok şükür"  deyip , Üç gün sonra "Ülkenin, tsk'nın itibarını zedelemekten o Assubayı kapının önüne koyan  DEVLET ,

Şehit Assubayının cebinden çıkan  sadece 5   liradan hiç hicap duymayan  DEVLET ,

Emsal eğitimliler arasında  dahi adil davranmayan  DEVLET ,

Bizim sözümüz senettir diyerek Konya , Malatya mitinglerinde Assubayına verdiği sözü yerine getirmeyen , Senedi karşılıksız çıkan  DEVLET ,

Adalet sağlanmadıkça , Dağlara taşlara "Güçlü ordu,güçlü Türkiye" yazmakla ordusunun güçlü olamayacağını göremeyen DEVLET ,

Yıllar içerisinde defalarca ; Hırsızları, Gaspçıları, Tecavüzcüleri , Nitelikli dolandırıcıları, Vergi kaçıranları, Kalpazanları, Uyuşturucu tacirlerini, Ülkeye hainlik edenleri AF eden, ama  1975 den beri 42 yıldır tam  42 yıldır Assubayına sicil  affını  uygulamayan  DEVLET ,

Helikopter ile pikniğe gidenlerden hesap sormayıp,  4 Yumurta için Assubayına  6 Ay hapis cezası veren DEVLET ,

Eğitim seviyesine bakmaksızın tamamını bir gecede 4 yıllık Harp okulu mezunu yapan  DEVLET ,

Ölülerin varislerine dahi Kılıç vermek için  yasa çıkaran  DEVLET ,

"Bize yeni Ömer Halisdemir'ler lazım" diyerek övgüyü Assubaya,  yedi çeşit tazminat vererek kaymağı subaya veren  DEVLET ,

Şehit Assubay cenazesinde olmayan haklarını helal eden, Ama o şehitten asla helallik alamayacak olan  DEVLET ,

"Asker havyar dahi istese verilecek" diyen, ama sadece Assubayından  analarının ak sütü gibi helal tazminatları esirgeyen DEVLET ,

Toplumun her kesimine EŞİT olması gereken, ama nüfusun 1/79 unu temsil eden  Assubay ve ailelerini görmeyen DEVLET ,

Adını Üniversiteye verdiği kahramanın karnının gurultusunu duymayan DEVLET .

Ömrünün ikici baharında rahat ettirmek yerine , ikinci iş peşinde koşmasına mecbur bırakan DEVLET .

Gözünü kırpmadan Suriyeli mültecilere  6 yılda 30 Milyar dolar harcayabilen  DEVLET ...

Suriyeli mültecilere baktığı gözle, Assubayına bakamayan DEVLET , ,

Mülteciye can feda deyip, Assubayına karanlıkta göz kırpan DEVLET ,

Assubay intiharlarının araştırılmasını  oy birliği ile RED eden  DEVLET ,

Assubayına  ülkesinde kendisini suriyeli kadar değerli olduğunu hissettirmeyen DEVLET ,

Afganlı öğrenciye 700 tl burs + ücretsiz barınma + 3 öğün yemek + şehir içi ulaşım + ücretsiz sağlık hizmeti verirken 

Kaynak sorunu yaşamayan, 

Ama ;

Assubayın özlük haklarına sıra gelince Bir türlü kaynak bulamayan  DEVLET ,

Ramazan davulcusunun, Muhtarının, Taksicinin, Kamyoncunun,  Şarkıcı - Türkücünün ! , Sporcunun , Artistin ,

Rahatlıkla ulaşabildiği ,  Fakat Yan gelip yatmayan , sadece Musallada  hatırlanan ,

Assubayın bir türlü ulaşamadığı  DEVLET ,

Oysa olması gereken ;

"Önce Can , Sonra Canan"  Değilmidir  Ey  DEVLET ?


http://www.emekliassubaylar.org/component/k2/item/2684-assubaylar-i%C3%A7in-%C3%A7ali%C5%9Fmalar

genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

SİTE VE ASB.GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETMİ
Emperyalistlerin maşası olan soysuz terör örgütü PKK tarafından kaçırılan evlatlarımız şehit edilmiştir Şehitlerimize rahmet ailelerine sabırlar diliyoruz Terör ve destekçilerine lânet olsun
Pazar, 14 Şubat 2021
Mehmet Aşkın Bayrakdar
Sevgili meslektaşlarım; 13 Şubat 2020 tarihi itibariyle Yargıtaya bir dava açmak üzere Ankarada birkaç meslektaşımız ile biraraya geliyoruz dava konusu " 1984-2000 yılları arasında Güneydoğuanadolu bölgesinde yada eski adıyla OHAL bölgesinde operasyonel birliklerde görev yapıp Örgütle Silahlı mücadelede görev alan tüm emekli ve çalışan personele "Gazilik&quo...
Cuma, 12 Şubat 2021
Cemal KAYA
Açık mektup yazdığınız kişi sizi çaycı görüyor unutmayın..kendisi fetocular tarafından derdest edilmiş bir KKK dır.. sizi küçük görür ancak düştüğü pozisyondan utanmaz.. Bir kuvvet komutanının birileri tarafından derdest edilip bırakılması onur kırıcı değilmi? terfi etmesi garip değilmi? İspanya Gn.Kr.Bşk erken aşı olduğu ortaya çıkınca istifa etti..
Cuma, 29 Ocak 2021
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ