Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

Sadece pilotlar değil astsubaylar da dönmeli’  15.10.2016 Milliyet (Tunca Bengin)

 

 Hava Kuvvetleri uçuş okullarında uzun yıllar komutanlık ve öğretmenlik yapan emekli bir general, 

 

" Şimdi bunlara da dönmeleri için son 10 yılı kapsayan bir çağrı yapıldığını anlatan general, 

“Bunlar önemli gelişmeler ama sonunu çözmeye yetmez, aynı çağrının astsubaylara da yapılması gerekir” dedi. 

Niyesini de şu gerekçeye dayandırdı:
“Uçakların uçurulmasında pilotlar çok önemli ama bir de onu uçuşa hazırlayan teknisyen astsubaylar var ". 

 FETÖ son yıllarda pilotlar gibi üslerdeki deneyimli birçok astsubayın da ordudan atılmalarını sağladı ya da erken yaşta emekli olmaya zorladı. Sonrasında da bu kritik görevlere kendi adamlarını yerleştirdi" . 

 

 Sistemi kilitleyebilirler’ 


" Üslerdeki bu astsubayların Hava Kuvvetleri’ndeki sistemin önemli elemanları olduğunu belirten general bunun nedenlerini de şöyle sıraladı:
Uçağın bakımını yapan ufak bir hata yapsa uçak hemen arıza verir ve o uçak kalkmaz. Pilotunuz var ama uçak hazır değil. Yakıt almamış, lastikleri kontrol edilmemiş, uçuş öncesi bakımları yapılmamış uçağı uçuramazsınız ki.
Uçakların bomba, füze yükleyen silahçıları vardır. O adamlar o silahların bakımını, sistem kontrolünü de yaparlar. Onlar da astsubaydır ve pilot gibi çok kıymetlidir".

 

 " Diyelim ki haberleşme sistemiyle ‘Uçakları uçurmayın, uçak faaliyetini asgariye indirin’ diye bir talimat gelse bu adamlar Hava Kuvvetleri’nin faaliyetini bir anda yüzde 50-60’lara indirebilirler. Uçağa bakar, çalıştırır, şu şu arızaları var der. Öyle bir güç ki bu, onu ele geçirenler pilotlar kadar etkili olurlar " .

 

 Çıraklıktan ustalığa

Generalin bir şekilde Silahlı Kuvvetler’den ilişiği kesilmiş deneyimli teknisyen astsubaylara dönüş yolu açılması için öne sürdüğü bir başka gerekçe ise şuydu:  
“Bu astsubaylarda üç kademeli 
eğitim vardır. Birinci kademede çırak olurlar, üçüncü ehliyet seviyesi deriz biz buna. Yani okulu bitirirken üç seviyesinde mezun olur. Bu adam tek başına iş yapmaz, mutlaka birisinin nezaretinde çalışır. 3 yıl civarındaki akademik ve uygulamalı bir eğitim sonrasında da beş seviyesine, yani kalfalık düzeyine çıkar. Bunun ardından da son seviye olan yedi ya da ustalık için bir başka eğitim süreci daha vardır.
Yani okuldan yetiştirdin, bu adam hemen uçakların bakımını yapsın derseniz yapamaz. Yaparsa da hata yapar. 

 

" O nedenle, bu adamlar pilotlar gibi kıymetlidir. Lisan bilirler, iyi eğitim almışlardır. Hava Kuvvetleri onlar için para ve zaman harcamıştır...”

 

                       * * * * *           * * * * *          * * * * *           * * * * * 

 Yukarıdaki bu sözlerin sahibi kim ?

 

Emekli bir general,

Yıllarca Hv.K.K.lığı uçuş okullarında öğretmenlik , komutanlık yapmış pilot bir general .

Assubayın kıymetinin  bilinmesi gerektiğini , Assubay olmazsa hava kuvvetlerinin olamayacağının  itirafı gibi sözler, 

Çok iyi bildikleri bir şey var,  Pilot + Uçak  teknisyeni Assubay .  Bu ikisi bir bütündür, bir elmanın iki yarısı gibi, 

Birisi olmadan , diğeri hiç bir işe yaramaz, Hiç bir işe ...

Ve o pilotun canı da , Uçağın geri dönmesi de O Assubaya  bağlıdır,  O uçağı uçurmak, uçurmamak da ,

Hv.Assubay Meslek Yüksek Okulu  Uçak eğitim/ bakım Hangarları duvarında  yakın tarihe kadar bir yazı vardı Assubayın ne denli önemli olduğunu vurgulayan,

 

 "Bir hava kuvvetinin temeli bir uçak ve onun Makinistidir" diye,

 

 Bu yazıyı dahi değiştirme gereği duydular, 

 "Bir hava kuvvetinin temeli bir uçak ve onun pilotudur" diye ,

 Oysa burada anlatılmak istenilen sadece bütünlüktü, sandılar ki , Hv.K.leri sadece pilotlardan müteşekkil,

Eğer öyle ise generalin yukarıdaki sözlerini nereye koyacaksınız ? 

Sizler bu iki olmazsa olmazı , sadece ikisi bir araya gelince bir bütün olabilen bu ikiliyi tek taraflı ayırma / kayırma gafletinde bulundunuz, hem de yarım asırdır, 

Sadece bir tarafa yonttunuz nalıncı keseri gibi, her şeyin ezici büyük çoğunluğu  benim olsun dediniz,

Ne özlük haklarında , ne sosyal yaşamda, ne iş ortamında Adalet sağladınız, sadece  "ben" dediniz,

 

Elmanın yarısı ile ilgili yasalar hangi zaman diliminde olursa olsun bir gecede yıldırım hızı ile meclisten geçerken, diğer yarısı elli yıldır adalet bekliyor,

 "Pilot gibi çok kıymetlidir"  dediğiniz Assubaylar Yoksulluk sınırının altında, açlık sınırının az üstünde  hayata karşı yaşam mücadelesi veriyorlar,

 Altmışına merdiven dayamış olanlar namerde  muhtaç olmamak için ikinci iş kovalıyorlar

Ya Elmanın diğer yarısı ne alemde ?

 

Aile dediğiniz kurumda ;

 

Yarım asırdır Assubay Ömer Halisdemir'lerin adaletini sağlamayanlar, Hz. Ömer'in adaletini nasıl sağlayacaklar ?

 

Paşaya sormak lazım, "Muvazzafken de aynı düşüncede miydiniz  , yoksa aynı düşüncede olup ta itiraf mı edemediniz " ?

 

HANGİSİ ?..

 

* (Bu konu ile ilgili benzer yazı 10 Eylül 2016 / Ne güzel memleket) 

 

 

BU RESİM.
iki-resimin-anlattiklari-1

 Çok şey anlatır sadece  bir kaç  resim,

Bütünlüğü , birlikteliği , birbirine güvenmeyi ,
En önemlisi birinin olmaması halinde diğerinin de olamayacağı ,
Kısaca bir elmanın iki yarısıdır bu resim , Verilen görevin icrasında ,
Olmazsa olmazıdır birbirinin , ikisi de  birbirine güvenerek sırtını dönebilmelidir ,
Vazife bunu gerektirir ,
Birisi gökyüzünde iken , diğeri yerde onun yuvaya dönüşünü bekler sabırla ,
Diğeri, onun yaptığı bakıma, giderdiği arızaya inanmak,güvenmek zorundadır,
Aksi halde geri dönüş mümkün olmayabilir ,
Kısaca canı  emanettir uçanın,  uçurana ,

Ya karşılığı ?

Dün olduğu gibi bu gün de aynıdır, değişmemiştir ,
Değiştirmeye de niyetleri yoktur ,
Anında topu hükümete atıverirler konu Assubay olunca ,
Çok kolay bir cümledir , "biz istedik,hükümet vermedi, onlara verirsek diğerleri de ister " ,
Ama kendilerine 6 çeşit tazminatı ülkenin hangi şartlarında , nasıl aldıklarını açıklayamazlar bir türlü ,
Hangi ortamda verdiniz yedinci tazminatı  birilerini emekli etmek için ?
Çok iyi bildikleri, ama inkar ettikleri bir şey vardır, o da yukarıdaki resmin nasıl bir elmanın iki yarısı olduğu gerçeği ,
Birinin olmaması durumunda, diğerinin bir hiç olduğu gerçeğin ta kendisidir ,
Siz kabul etseniz de  etmeseniz de gerçek budur ...
Birini ; ülke şartlarına göre çok iyi şartlarda yaşatırken, 
Diğerini Açlık, Yoksulluk sınırında yaşatmak ne ile izah edilir ?
Bu mudur sizin birlik, bütünlüğünüz ?

YA BU RESİM ?
Ne demeli bilmiyorum ?
Assubay sorunlarını  dinleyen komuta kademesi muhataplarına sırtını dönerek kimden, hangi sorunu dinleyebilecek ?
Bu mudur sorunları dinlemenin yolu ? ,
Ben bunu, bize verilen değer olarak anlarım, yanılıyor muyum ? ,
Sizin deyiminizle "madem bir bütünüz" , madem "bir aileyiz" ,

Kaldı ki ;  "Assubay sorunları"  diye bir sorun için toplantı yapmak, çözüm için   "çalışmalar devam ediyor "  demek,
Bizim  "Aile " olmadığımızın da kanıtı değil midir ?
Sorun sadece Assubaylarınsa ; Biz nasıl bir aileyiz ?
Assubay ordu evinde , Assubaylarla toplantı yapıp,  onları dinleyip ,"çalışmalar devam ediyor"  demek, sorunun salt Assubaylar için olduğunun belgesi değil midir ?

Bu güne kadar gerek Gen.Kur'da, gerek subay ordu evlerinde subay sorunları,özlük hakları için hiç toplantı yaptınız mı?
Bu toplantıların yapılması dahi yeterince her şeyi anlatmıyor mu ?

Biz  ; Açlık, yoksulluktan bahsederken , sizin emekliniz  "ağız tadı ile gazoz içememekten bahsediyor"

Siz ; emekli olduğunuzda, yazın hangi kamp'a, kışın hangi kamp'a gideceğinizin hesabını yapıp, Sağlıklı yaşam için sabah sporuna çıktığınız saatlerde,
Emekli Assubaylar Halk ekmek büfesinin önünde belediye ekmeği için çoktaannn  kuyruğa girmiş oluyorlar ,

İşte İki resim , İşte düşüncelerim ,

Bir daha sorayım ;  Subay, Assubay bir bütündür ,biz bir aileyiz ,  

ÖYLE Mİ ?..

2013 Yılı Ortalarında

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın tüm deniz birlik ve kurumları amirlerinin ve komutanlarının katıldığı VİDEO KONFERANSI’nda özlük hakları ile ilgili son bölümde, komutanın ;

 

Şu Assubayların da üç kuruş için gezmedikleri televizyon, gitmedikleri gazeteci kalmadı.  " Bu meslek para ile değil, sevgi ile yapılır”  değerlendirmesinde bulunmuş...  İdi ,

 

                                                                        ***      ***      ***      ***      ***      ***      ***      ***

 

Bu ne tesadüftür ki ; 2013 yılı Biz Assubaylarla bir hayli ilgili geçmiş, aynı  yıl  ikinci başkan bizleri  "Çaycı" ya benzetirken, Deniz kuvvetlerinin  bir büyük Amirali  bu benzetmeyi başka bir boyuta taşımış.

Bu mesleğin Para ile değil, sevgi ile yapılacağını buyurmuş, 

 

Bence yerden göğe kadar haklı'da,

 

Nasıl haklı olmasın ki ...

TSK'da ; Yedi çeşit tazminat alanlar, Ömür boyu lojmanda oturanlar , Farklı polikilinikler'de muayene olanlar, Devletin makam arabası ile sadece kendilerini değil, ailesini de gezdirenler, Tuvaletini, Berberini, Tabldotunu, Asansörünü, Camisini(yakın tarihe kadar) ,Lojmanını, Kampını, Ordu evini ,Servis aracını,( Aile servis araçlarında dahi eşler kocalarının rütbeleri ile oturmak isterler) Ayıranlar  Biz Assubaylar değil miyiz ?

Her yıl Yaz - Kış kampına gidenler bizler değil miyiz ?

 

Emekli olunca ; Havelsan'a, Aselsan'a, Aspilsan'a,  Roketsan'a, Tai'ye , Tei'ye , T.h.k'na, Oyak'a, ve sayamadığım kadar çok Oyak iştiraklerine Ballı maaşla ikinci işe başlayanlar ,

Bununla da yetinmeyip aile fertlerimizi buralara yerleştirenler biz Assubaylar değil miyiz ? 

Ülke şartlarına göre müreffeh bir hayat sürenler bizler değil miyiz ?

 

Hem bu kadar ayırcalıklı yaşayacağız ,hem yedi çeşit tazminat alacağız, hem de O kanal senin,bu kanal benim, O gazeteci senin, bu gazeteci benim dolaşacağız...

 

El insaf ,  El insaf.

 

* Dağ bayır terörist kovalayan biz değiliz, 

* Tuzaklanmış evlerde mayınlanmış arazide şehit olan biz değiliz, 

* Uçağı , Helikopteri 7/24 faal tutan biz değiliz, 

* Kademede yağlı tulumun içindeki asla biz değiliz, 

* Askerin karnını doyuran biz değiliz,  

* Gemide,Denizaltında aynı görevi yapan biz değiliz , 

* Zimmetlenen her şeyin sorumlusu asla biz değiliz. 

* Ömründe 1 -2  defa lojmana girebilen  biz değiliz, 1 -2 defa kampa gidebilen biz değiliz.  

* Adil (!)  Askeri Mahkemelerde yargılanıp,her defasında suçlanan asla biz değiliz, 

* Gece yarısı itirazlara rağmen  emirle cephaneliğe sokulan,orada hücrelerimize kadar parçalanan asla biz değiliz, 

* Terörist kovalarken sınırı geçince kaçırıldı diye ordudan atılan biz değiliz,

* Sosyal medyada "general" yerine sehven "keneral" yazdığı için ordudan atılan biz hiç değiliz, 

* Hamile eşinin yanında pazar yerinde ensesinden vurulan vallahi de billahi de biz değiliz , 

* Lojmanda oturamadığı için ,kiralık evinin önünde pusuya düşürülüp  şehit edilen biz değiliz,

* Sabahları halk ekmek büfesi önünde ekmek bekleyen biz değiliz,

* Maaşının % 50'si  ile emekli olan biz değiliz,

* Eğitimin dört yıla çıkartılmasını isteyen biz hiç değiliz...

 

15 Temmuz gecesi Şehit olacağını bile bile Emir ile darbeci Paşayı alnının ortasından vurup, darbenin seyrini değiştiren, ülkeyi bir kaostan kurtaran da , Şehit olan da biz değiliz.

 

Daha ne istiyoruz biz Assubaylar bilemedim ki ?

 

Bu iş sevgi ile yapılır , Para ile değil,

 

İşte , biz Assubayların aldığı 7 (yazı ile;yedi) Çeşit Sevgi Tazminatı.

 

1-) Temsil Tazminatı ,
2-) Görev Tazminatı ,
3-) Makam Tazminatı ,
4-) Kadrosuzluk Tazminatı ,
5-) Komutanlık Tazminatı ,
6-) Komutanlık kursu Tazminatı ,
7-) Erken emeklilik Tazminatı ,



Biz, Assubaylara sesleniyorum ;

Bu kadar sevgi Tazminatını alıp bir daha o kanal senin, bu kanal benim , o gazeteci senin, bu gazeteci benim  dolaşmayın , Bu meslek  Sevgi ile yapılır, para ile değil ...

Yazıyı çok ulvi bir  Hadis ile bitireyim.  

Komşusu açken Tok yatan  bizden değildir...   

Bilmem  Bilir misiniz ? 


Eski Gen.Kur. 2'nci Başkanı , Yeni Jandarma Genel Komutanı söylemiş , 

" Çukurca'da Ölüm,Kalım savaşı veriliyor ! " (Gazeteler).
Tam da zamanı şu sorunun,

Çukurca'da ölüm-kalım savaşı verenler kimler ?

3 Yıl önce bir gazeteciye içinizdekini itiraf ederek,

Bir gecede tamamını dört yıllık harp okulu mezunu yapılanlar mı ?

Yoksa ; Bilmem kaç farklı eğitimlinin tamamını   bir gecede  8 /1 inde eşitledikleriniz mi ?

Yoksa ; altı çeşit tazminatla yetinmeyip, yedinci tazminatla emekli ettikleriniz mi ?

Veya  ; Çalışma hayatı boyunca lojmanda oturup, her yıl kamplara gidenler mi ?

Kısaca ; Sizin tabirinizle  "Genel Müdüre"  benzettikleriniz mi ? 

          ***      ***      ***

YOKSA ;
Bir emir ile ölüme gönderdikleriniz, ama ,
Yazın klimalı , kışın kaloriferli ofiste çalışan eşit eğitimlinin bir kademe gerisinden işe başlattıklarınız mı ?

Veya ; En az sizin kadar  yedi çeşit tazminatı "Hak" etmesine rağmen tek bir tazminatı dahi layık görmedikleriniz mi ?

Veya ; Halen koruduğunuz makamı borçlu olduklarınız mı ?

Yeri gelir banka hesaplarınızı, Yeri gelir canınızı emanet ettikleriniz mi ?

Sizin tabirinizle kısacası ;

Çaycı'ya benzettikleriniz mi ? 

HANGİSİ ?..


bordo bereliler ile ilgili görsel sonucu


Satır içi resim 2

 

ADALET :

***   TARİH : 2014 (( Kışlada Nöbetçi Assubay kendisine 4 yumurta kırdırdığı için devleti 0.91 tl. (91 krş) zarara uğratmaktan Askeri mahkemece 6 ay hapis cezasına çarptırılıyor... gazete .))


***   Şimdi bir de gazeteci Sevilay Yükselir'in 5 Ağustos 1992 tarihli aşağıdaki köşe yazısını okuyalım , 
Sonrada Adaletin ; Kime , Nasıl , Neye göre uygulandığını veya UYGULANMADIĞINI görelim ...

**** Tarih; 1 Ağustos 1992 Yer; Kara Kuvvetleri Komutanlığı-Ankara

Saat; 16.48 
Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı ve eşi Adana'ya, 6. Kolordu Komutanlığı'na bir seyahat gerçekleştirecekler.
İşte bu seyahatle ilgili komutanlığın özel kalem müdürlüğünden 6. Kolordu'ya 2 sayfalık bir faks çekiliyor.
Ancak söz konusu bu faksta komutan ve eşinin saat kaçta kolorduya varacağı filan değil,"Sn. K.K.K'nın takıldığı hususlar" başlığı altında komutan ve eşinin ağız tadı ve keyifleri ile ilgili bütün ama bütün detaylar aktarılıyor karşı tarafa.
Son derece enteresan bu faks dolayısıyla biz de mesela öğreniyoruz ki dönemin kara kuvvetleri komutanı kahvaltıda muhakkak rafadan yumurta istermiş ama bu yumurtanın pişirilme süresi 3 dakika 15 saniyeyi geçmemeliymiş! Ayrıca yine aynı faks dolayısıyla bilgi sahibi oluyoruz ki paşamızın aksine saygıdeğer eşleri hanımefendinin yumurtanın pişirilme yöntemindeki tercihi çok farklıymış! (Yengemizin yumurtası kesinlikle katı olacakmış ama bu katılık katiyen kayısının katılığını filan geçmeyecekmiş!) 
Bunun dışında her ikisi de sabah sofrasında muhakkak közde pişirilmiş acısız sivribiber, bol kızarmış ekmek, eritme peynir (markası Pınar olacakmış!) görmek isterlermiş.

Ha bu arada, paşamın ve karısının kahvaltı sonrası alacakları Türk kahvesinin ölçeklerinin belirtilmesi de ihmal edilmemiş. (Mesela paşam bir buçuk kaşık kahveye 1/4, eşi ise 1 kaşık kahveye 1 şeker katılmış kahve içerlermiş.) 
Bu kadarla sınırlı değil tabii aktarılan detaylar.
Daha öğleni var. Akşamı var. Arası var, değil mi?

Öyle ya paşa ve eşinin midelerine dair zevkleri kahvaltıdan sonra göz ardı edilecek değil ya koskoca kolordu tarafından!
Mesela en çok deniz ürünlerini tercih ederlermiş ama terbiye edilmiş etlerden de büyük tat alırlarmış. Eşinin aksine komutan hamur işi tatlıları sevmezmiş. Onun tercihi genellikle sütlü tatlılardan yanaymış. Kazandibi, sütlaç ve dondurma gibi.
Meyveler ve sebzeler konusunda da bütün alternatifler sıralanmış.
Çift; ayva, yer elması ve elma tercih ederlermiş ama mesela elmanın muhakkak Amasya ve sert olanından olmasına özen gösterilmesi gerekirmiş.

Arada bir, çok iyi yıkanmış ve kabuğu çok ince soyulmuş salatalıktan da keyif alırlarmış.
Yanı sıra lahana kökü, haşlanmış mısırı da ihmal etmemek gerekirmiş.
Komutanımız puro içermiş. Markası da kesinlikle Panten Megnum diye bişi olmalıymış.
Anlayacağınız her detay tek tek bildirilmiş yani kolorduya!

Viskisinin, rakının markasına kadar (Buz ve su kullanıyormuş paşam. Yani sek içmiyormuş. Ayrıca rakının export olmasına da dikkat ediyormuş!)
Paşanın ve karısının içtikleri "Nes Cafe"nin de bütün değerlemeleri aynı şekilde aktarılmış.
Marka Gold Lüx olacakmış. Ve yarım kesme şekere, bir buçuk kahve katılacakmış. (Sütlü arzulayıp arzulamadıkları ise her servis öncesi sorulacakmış muhakkak!) 

Aktarılanlardan anladığımız kadarıyla sağlıklarına oldukça dikkat eden çiftin bir de şöyle bir özellikleri varmış:
Mesela greyfurt, portakal ve havuç suyunu ayrı ayrı da isteyebilirlermiş, üçünü bir arada da!
Bu detaya çok çok dikkat edilmesi gerekirmiş hani...
İstirahat edecekleri odadaki detaylar da tek tek aktarılmış Adana'ya...
Bir kere odada; 
Sade gazoz (Çok soğuk olacak!) 
Buzdolabında meyve 
Kabuksuz Antep fıstığı, leblebi ve badem... 
Kabukları soyulmuş şekilde Foça fındığı her biri ayrı ayrı tabaklarda olmak üzere bulundurulacakmış.

Ayrıca... 
Johnson marka kolonya... 
Lee Man Cleef after shave! 
Rejoice şampuan 
Reward sabun 
Bir de...
Oda çok sıcak olmayacakmış... TV'nin bütün kanalları ise ayna gibi seyredilebilecek ayara getirilecekmiş!
Ve en önemlisi ise... 
"Komutan ve eşinin odasında tek bir kıl parçası bile olmayacakmış!"
Mazallah bulursa...
Kimsenin gözünün yaşına bakmaz, yakarmış!  .....

                     ***      ***      ***      ***

Devleti 91 kuruş zarara uğrattığı için  anında bunun hesabını Assubaydan soran yüce  askeri adalet, tam 24 yıl geçti bu yazının üzerinden...

Tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunma adına ve devleti  91 kuruş  zarara uğratmaktan   Assubaya anında  6 ay hapis vermekte gösterdiğiniz hassasiyeti  yukarıdaki yazıdan sonra da  yazının muhataplarına da  gösterdiniz mi  ?

Toplumda en büyük güveni her şeyin sonunda adil bir mahkemenin bulunabileceği inancı sağlar.

 KİMSE AYRICALIK İSTEMİYOR SADECE ADALET , HERKES İÇİN ADALET ... 



DENEME

Eylül 20, 2016
DENEME 

MEKTUP.

 

Başbakan Binali Yıldırım’ın göndermiş olduğu el yazılı mektup, Ankara'da askeri servis araçlarına yönelik bombalı saldırıda şehit olan Astsubay Başçavuş Mehmet Kutlu'nun eşi Seda Kutlu'ya takdim edildi. (Basın)

 

Başbakan Binali Yıldırım’ın kendi el yazısı ile yazdığı mektupta, 

"Aziz şehidimizin kıymetli emaneti değerli Kardeşim, bölücü terör örgütüne karşı vatanı ve milleti için gözünü kırpmadan şehadet şerbetini içen ve Rabbimizin ‘Onlar ölü değildirler fakat siz bilemezsiniz’ (Bakara süresi 154. ayet) müjdesine mazhar olan şehidimize milletçe minnettarız ve kahramanımızı asla unutmayacağız. Sizler bize şehidimizin emanetisiniz, size daime sahip çıkacağımızdan asla endişeniz olmasın" ifadeleri yer aldı.

 

 Bu da benim mektubum.

 

 Sayın  Başbakanım ,

 

Siz ;  Seçilmişlerin  "Kahraman" ilan ettiği, milletçe minnettarlığınızı  ve asla unutmayacağınızı belirttiğiniz  Adı, ister Assubay Mehmet Kutlu olsun , ister Ömer Halisdemir, isterse bir başka ad.

Bu ve bunlar gibi binlerce Muvazzafı, emeklisi  tarafınızdan "atanmış"  bazı  kimselerin gözünde hala  "çaycı" yakıştırması  ile örnekleniyorsa , 

 

Ya; sizin,  kahramanlık anlayışınız farklı, ya da tarafınızdan atananların...

 

Neredeyse  tamamının 15 Temmuz sonrası halen bulundukları makamda olmalarını  ;

Bir türlü içlerine sindiremedikleri, özlük haklarını yarım asırdır öteledikleri, kamplarını dahi bir zamanlar tel örgülerle ayırdıkları , bir emirle hiç tereddüt etmeden şehadete yürüyen Assubaylara borçlu olduklarının hakkını asla teslim etmezler. 

Kahramanlıkla onurlandırdığınız  Assubayların  Açlık sınırının az üstünde ,  Yoksulluk sınırının çok altında yaşam mücadelesi verdiğini de herhalde biliyorsunuzdur !

Önceki savunma bakanının sık sık basına verdiği sözler kulağımızda, tam üç yıl geçti o sözlerin üzerinden,  sözler  bir zaman sonra unutulsa da, " Google "  unutmuyor, kim, ne zaman neler söylemiş çıkıveriyor insan oğlunun karşısına.

 

 Sayın Başbakanım,

Komuta ettiğiniz TSK'ya (talepleri doğrultusunda) Çıkarttığınız  "disiplin kanunu"nu bir inceleyin, kimlere ne yetkileri ,nasıl vermişsiniz bir bakın!  O  kanun ki ; bu güne kadar onlarca Assubayın canından vaz geçmesinin sebebidir.

Sınırsız yetkilerle donatılanların, tel örgüler içinde yasayı nasıl uyguladığını , İnsan hayatının iki dudak arasında nasıl harcandığını  görün.

 

Başka bir kamu kurumunda ;  Herhangi bir müdüre ,  "Seni genel müdür yapamadık, al sana genel müdür tazminatı emekli ol " diyor musunuz ?

Veya ; Bir kamu hastanesine emekli olan bir hekime " seni baş hekim yapamadık,al sana baş hekim tazminatı emekli ol " diyor musunuz ?

Veya ; Bir Kaymakam'a , "seni vali yapamadık, al sana vali tazminatı" diyor musunuz ?

Bu örnekler o kadar çoğaltılabilir ki...

 

O halde, Emekli ettiğiniz bir albaya  niçin "seni general yapamadık, al sana general tazminatı"  diyorsunuz ?

 

Peki ; Yakın tarihte kadro fazlası var diyerek birtakım albaylara yüklüce para vererek emekliye sevk etmek ne oluyor ?

Teğmen olarak  harp okulundan mezun olan bir subayın neredeyse yüzde yüzünün albaylığının garanti olduğu bir sistemde, uzun vadede yığılma olacağını hesap edemeyenlere ne demeli ?

Subaylarda  rütbeler arası bekleme süresini kısaltanlar , Assubaylarda bu süreyi uzattılar, neden acaba ?

 

14 Yıllık hükümetiniz döneminde,  "Kahraman" diye payelendirdiğinin biz Assubayların dışında  siz ve sizden önceki hükümetler kimlere ne haklar vermişsiniz ? 

 

Assubaylar için "şimdi bu yükün altına giremem " diyen  Hükümetiniz   Subaylar için kaç çeşit yükün altına giriyormuş bir hatırlayalım.

Assubaya verirsek başkaları da ister derken bu tablodan haberiniz var mıydı  bilmiyorum .


1-) Temsil Tazminatı ,
2-) Görev Tazminatı ,
3-) Makam Tazminatı ,
4-) Kadrosuzluk Tazminatı ,
5-) Komutanlık Tazminatı ,
6-) Komutanlık kursu Tazminatı ,
7-) Erken emeklilik Tazminatı ,

 

     ***      ***      ***      ***

 

Sadece Assubay'a verilen sözler tutulmadı nedense !..

Bir emirle ölüme gönderilen assubaylar hâlâ klimalı ofislerdeki memurlardan daha alt kademeden göreve başlıyor, bir tek tazminat alamıyor. 
Assubay'a sıra gelene kadar,  son bir kaç  yılda kimler ne almış bir başka tablo daha.

 


*** Yargı mensupları. : 1.155 tl.
*** Akademisyenler. : 1.000 tl.
*** Sağlık çalışanları. : 800-1.200 tl.
*** Emniyet mensupları. :151 -452 tl. + tazminat ; % 25 .
*** Muhtarlar. : 295 tl.
*** Köy korucuları. : 250 tl.

 

Sormak isterim ; Yukarıdaki meslek guruplarından hangisinin görevi Assubay'ın görevinden daha ağırdır, hangisi daha zor şartlarda çalışıyor ?

Hangi meslek gurubunun görevi, Assubay Ömer Halisdemir'inki kadar feragat gerektirir ? Canından vaz geçiyor bir emirle, daha ötesi var mı ?..

 

Bildiğiniz başka bir meslek gurubu daha var mıdır, mesaisi subayın iki dudağı arasında olan ?

"Mesai ikinci emir"  sözünü bilir misiniz ? 

 

Bu insanlar asla sabah dokuz , akşam beş saatleri arasında çalışma ile evlerine gitmezler / gidemezler .

Ayda 3 - 4 nöbet tutarlar 24  saat ,

Her gün fazla mesai yaparlar karşılıksız, 

 

Derseniz ki eğer ; " askerin mesaisi 24 saattir"  ona! da eyvallah , ancak ,

İşte o zaman sorarım Sayın Başbakanım,

 

Er'den  Mareşal'a  kadar hepsinin ortak adı   "asker" ise, bu ayrım niye ?

 

Yedi çeşit tazminat verdiklerinize ne diyeceksiniz ?

Eğitim mi, çalışma mı, görev mi,  vazife aşkı mı , yoksa  vatan sevgisi mi , Hangisi ? ,Eğer bunlar  ise ,

 

15 Temmuz gecesi Rüştü'nü fazlası ile ispat etmedi mi  Assubay toplumu bu ülkeye ? ,

O mel'un gecenin kırılma noktasında yine bir Assubay var  bilirsiniz ,

 

Siz demiştiniz ;   " Bize yeni Ömer Halisdemir'ler lazım. Onun gibi yürekli aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var. Hem bölücü terör örgütüne karşı, hem buna benzer teşebbüslere karşı gözünü kırpmadan gerekirse öldürecek, gerekirse şehit olacak. "  Diye ,

 

Bu güne kadar kabrini yarım milyonu aşkın insanımızın ziyaret ettiği Assubay Ömer Halisdemir ve diğer Assubaylara  ve dahi Emekli Assubaylara verilen sözler hâlâ havada kalmışken ,

 

Eski genel kurmay başkanının ;  " Hainleri General yapmışız, Kahramanları Assubay" sözü Gün gibi ortada iken ,

 

Başka söze gerek yok Sayın Başbakanım , 

 

"Minnettarlık , Kahramanlık, Övgü" sözleri  iyi  güzel de , lakin karnımızı doyurmuyor ,

Yukarıdaki tablolara bir bakın, sonra da partinizin adını bir kere daha hatırlayın ,

 

Adalet , gerçekten Adalet olacaksa ,

 

Ancak o zaman  sizin musallada hakkınızı helal ettiğiniz şehit  Assubay da  size hakkını helal eder,  bilesiniz...


Mehmet ÖZTÜRK 


*) Subay ; Yaklaşık : 39.553 kişi (Mayıs 2016 ) . ( 29.946 kişi. Eylül 2016 )
***) Assubay ;Yaklaşık : 96.593  kişi (Mayıs 2016 )  . ( 67.646 kişi. Eylül 2016 )

*) Subay ; Neredeyse tamamı askerlik hayatı boyunca lojmanda oturur.
***) Assubay ; Tüm askerlik hayatları boyunca 1 veya 2 kere lojmanda otururlar .

*) Subay ; Tamamı her yıl kamplara gider.
***) Assubay ; 30 yılda  2/3 defa kampa ya gider ya gidemez .

*) Subay ; Aynı sistem emekliliğinde'de devam eder .
***) Assubay ; Emekliliğinde hayatı boyunca 1-2 defa ya gider,ya gidemez.

*) Subay ; Hastanelerde ayrıcalıklı polikiliniklerde tedavi olur.
***) Assubay ; Hastanelerde sabahın köründe sıraya girmek zorundadır, uzman doktor için.

*) Subay ; Özel odalarda yatarlar .
***) Assubay ; Er koğuşu dahil her odada yatarlar , sb. odası boş olsa dahi orada yatırmazlar.

*) Subay ; Hiç intihar edenini duymadık .
***) Assubay ; Şehit sayısından fazla intihar edenlerdendir .

*) Subay ; İntiharlar bulaşıcı der .
***) Assubay ; Bu bulaşıcılık neden sadece Assubaylaradır diye cevap alamaz.

*) Subay ; Emir verir gece yarısı cephaneliğe sokar, patlama olur 25 şehit .
***) Assubay ; Şehit olur yinede suçlanmaktan kurtulamaz .

*) Subay ; Emri verenler tutuklanmaz,görevi başındadır .
***) Assubay ; Hak arayan Şehit yakınları mahkemeye hakaretten çoktan yargılanmışlardır bile.

*) Subay ; 6 + 1  Çeşit tazminat alır .
***) Assubay ; Tek bir çeşit tazminat dahi almazlar .

*) Subay ; O kadar tazminatı tek bir şart olmaksızın alırlar ,
***) Assubay ; Tazminat söylentisinde dahi , nabız yoklanandır. 90 sicil vs. diye.

*)Subay ; Başına çuval geçirilir , ülke itibarını soran yok .
***) Assubay ; Sınırı geçip kaçırılır, ülke ,tsk itibarından ordudan atılır .

*) Subay ; Darp eder,itibar hak getire, terfi eder paşa olur ,
***) Assubay ; 4 Yumurta kırdırdı diye 6 ay hapis cezası alır.

*) Subay ; Zorla emekli etmek için 60.000 tl'ye varan para teklif edilir .
***) Assubay ; Çıplak maaş ile emekli edilir .

*) Subay ; Emeklilik hayatı ,sporla, gezi ile , balık avlamakla , kamp'la geçer .
***) Assubay ; Emeklilik hayatı ikinci iş kovalamakla geçer .

*) Subay ; Muvazzaf maaşının % 85 i ile emekli olur .
***) Assubay ; Muvazzaf maaşının % 50 si ile emekli olur .

*) Subay ; Emekli olur, büyük çoğunluğu yerleşiverir askeri kurumlara ballı maaşla .
***) Assubay ; Emekli olur mecburiyetten çalışmaya başlar  ekmek parası için.

*) Subay ; Sadece buyurandır , emir verir ,sınırsız yetkileri vardır, zerre kadar sorumluluk üstlenmez .
***) Assubay ; Hiç bir yetkisi yoktur , her konudan, her işten sorumlu tutulur .

*) Subay ; Tamamı bir gecede 4 yıllık fakülte mezunu yapılır .
***) Assubay ; Aynı adalet sağlanmayandır .

*) Subay ; 4 yıl harp okulu okur, mecburi hizmeti 10 yıldır .
***) Assubay 2 yıllık MYO. okur onunda mecburi hizmeti 10 yıldır .

*) Subay ; Lise mezunu'da, 4 yıllık fakülte mezunu'da 8/1 de eşitlenir .
***) Assubay ; 9/2 si yapılmadan adalet sağlanmaz .

*) Subay ; Sözleşmeli er arar ilanlarla seviyeyi ilk okul mezununa kadar düşürür, eğitimli asker istemez .
***) Assubay ; 2 Yıllık MYO. nun 4 yıllık fakülte olmasını talep eder, eğitim seviyesi yükselsin diye .

*) Subay ; Assubay intiharlarını araştırma önergesinin red edilmesini sağlar iktidar vasıtası ile .
***) Assubay ; şehitten fazla intiharlar gün gibi ortada durur .

*) Subay ; Bir yandan aileyiz der , bir yandan Assubaya çaycı benzetmesi yapar .
***) Assubay ; Sırtında 40 kilo yükle dağlarda terörist kovalar.

*)Subay ; Assubayı çaycıya benzetir ,
***) Assubay ; Uçak,gemi,tank,top,telsiz,uçaksavar,füze bataryası, iaşe, yemek, vs. tamamının uzmanı,sorumlusudur.

*) Subay ; Yaşı dolmasına rağmen emekli olmamak için adeta direnir .
***) Assubay ; Gününü doldurunca kaçarcasına emekli olur .

*) Subay ; Beş bin küsür emekli maaşı alır .
***) Assubay ) Şah fıratta şehit olur cebinden 5 lira 75 kuruş çıkar .

*)Subay ;Başkentin ortasında kavga eder , hiç bir şey olmaz .
***) Assubay ; Kendi aralarında kavda eder, ordudan atılır .

*) Subay ;Harp okulundan mezun olur, Devlet erkanı maile törendedir .
***) Assubay ; MYO'dan mezun olur , bu zevatın hiç birini göremezsin.

*) Subay ; Rahmetli olur , Kocatepe camiinden kaldırılır .
***) Assubay ; Şehit olur hacıbayram camiinden kaldırılır.( yakın tarihe kadar böyle idi).

*) Subay ; Oyak'ta her köşede,yönetimde vardır .
***) Assubay ; Çoğunluk üye olmasına rağmen göstermelik bir kişi ile temsil edilir.

*) Subay ; Bu güne kadar hangi hükümetten ne istedi ise alandır .
***) Assubay ; Biz istedik, hükümet vermedi diye uyutulandır .

*) Subay ; Ülke şartları ne olursa olsun, istediğini her daim alandır ,
***) Assubay ; " Ülke şartları malum, bütçe meselesi, size verirsek diğerleride ister" denilendir.

*Subay; MSB'nın ensesindedir , ne isterse alır .
***) Assubay ; Sahipsiz, kimsesiz , çaresizdir. bakandan medet umar.

*) Subay ; Anayasa mahkemesi önünde eylem yapar, adalet diye, yayınlamayan TV. kanalı kalmaz .
***) Assubay ; Başkentte eylem yapar yüz bin kişi, bir iki kanalın dışında kimse yayınlamaz.

*) Subay ; Her darbeden kendilerine çeşitli imtiyazlar ,kazanımlar elde ederler .
***) Assubay ; Yarım asırdır ha bugün ha yarın diye oyalanırlar.

*) Subay ; Aday olur vekillik için, partiler yarışır bizden aday ol diye seçilme garantili yerden.
***) Assubay ; Aday olur bir partiden, asla seçilemeyeceği yerden listeye koyarlar göstermelik .

*) Subay ; Şehit Assubay cenazelerinde en ön safta yer tutarlar, olmayan haklarını helal ederler .
***) Assubay ; Ama o Assubayların haklarının verilmemesi için ayak diretilendir.

*) Subay ; Ülke şartlarına göre çok rahat yaşarlar , emeklilikte dahil .
***) Assubay ; Yoksulluk, açlık sınırında yaşarlar, çocuklarının eğitimi için ikinci iş kovalarlar .

*) Subay ; Tabldotu, asansörü, gazinosu, tuvaleti , yediği yemek ayrıdır .
***) Assubay ; Çoğu birliklerde evinden yemek getirir, tabldota dahi gitmez, birlikte oturup yerler Allah ne verdiyse .

*) Subay ; Komutandır , amirdir , üst'tür , hakimdir, avukattır , savcıdır .
***) Assubay ; Her durumda sadece yargılanan, mahkumdur .

*) Subay ; Cübbeyi giyip , rütbeyi örtendir .
***) Assubay ; Cübbenin altındaki rütbeyi her yargılamada hissedendir .

*) Subay ; Savunma alandır , yetersiz görendir , yargılayandır ,ceza verendir , infaz edendir .
***) Assubay ; Sonu , sonucu belli mahkemenin tek suçlusudur .

*) Subay ; Aldığı hiç bir savunmayı "yeterli görmeyendir" .
***) Assubay ; Hiç bir savunması yeterli görülüp,suçsuz sayılmayandır .

*) Subay ; Silivri'ye, sincan'a, hasdal'a düşünce adalet arayandır .
***) Assubay ; 1970-1975 den beri adadığı adaleti bulamayandır .

*) Subay ; İçeri girenler için maaş katsayısını anında ,1/3 den 2/3 e çıkarttırandır .
***) Assubay ; 75 de hapis yatanlara hiç bir şey yapılmayanlardır.


İŞTE : "BİZ AİLEYİZ" DİYENLERLE BASİT BİR KARŞILAŞTIRMA.
KARARI SİZ VERİN .

 
SAHİ BİZ AİLEMİYİZ. ?

Mehmet ÖZTÜRK 




 

ASSUBAY AĞZI İLE KUŞ TUTSA NAFİLE...

Tam teşekküllü askeri hastaneden "sağlam " raporu alırsın kapı gibi ,

Her branşın imzası vardır altında, önce subay  sonra doktor olanların ,

Girersin TSK'ya büyük bir hevesle,çalışırsın ölesiye özveri ile ,

Önceliklerin hep işin olur bir ömür boyu , Ötelersin aileni çocuklarını ,

Askerlik yaşam biçimin olur mesleği kutsal bilirsin ,

Hiçbir çocuğun aynı il'de bitiremez başladığı okulu ,

Havacı olursun , Denizci olursun , Karacı olursun , Jandarma olursun ,

Dağılırsın memleketin dört bir yanına ne ideallerle ,

Kimi ; yağın,pasın,kirin içinde bir uçağı tamir etmekle uğraşır, Hidrolik kokusunu parfüm yapar kendine ,

Gecesi,gündüzü yoktur sabaha faal olacaktır uçaklar, zira as olan odur ,

Kimi ; gemidedir aylarca aynı görevi yapar evinden barkından uzak ,

Geminin faaliyetidir öncelik ,

Kimi ; Tank'la top'la bütünleşir karada'dır görevi ,

Amaç hep aynıdır, faal tutmaktır envanterdeki silah ,teçhizatı ,

Kimi ; sırtında dünyanın yükü, terörist kovalar dağ bayır aylarca evinden uzak ,

Bir kahpe kurşuna can verir ülkesi için ,

Kimi ; askerin iaşe görevindedir, karnı doyurulacaktır sana emanet Mehmetçiğin ,

Kimi ; kademede sırtında yağlı tulum, tamir eder araç gereci ,

Kimi ; hastanede doktorun yardımcısıdır, olmazsa olmazıdır ,

Beklediğin sadece adalettir ,

Değer verilmektir ,

Aileyiz sözünüzün içinin doldurulmasıdır ,

Hak'ça paylaşımdır, insanca yaşamdır , adil olmaktır herkese ,

Kılı kırk yararak verdiğiniz "sağlam" raporu ile girdiği bu kurumda ,

Yıllar sonra rahatsızlanınca ,

"Hamallık yapamaz, Çaycılık yapar "diye rapor vermek değildir doğru olan bunca yıl bu kuruma hizmet eden bir kişiye ,

Bir albay için de aynı raporu yazabilir misiniz ? Veya bir yarbaya ya da bir binbaşıya ? ,

Üç yıl önce 2'nci Başkan da bu sözü sarf etmişti , Org. Yaşar Güler , Gazeteci Balçiçek İlter'e ,

İster istemez düşünüyoruz bu tesadüf olamaz diye ,

Assubay olan babasının kısıtlı maaşı ile geldiği o makamda iken ,

Hangi duygular sizlere bu sözleri söyletiyor , raporunuza bu sözleri yazdırıyor ?

Sormak istiyorum ;

Sırtında 30 kg yükle dağ bayır terörist peşinde koşan tanıdığınız bildiğiniz kaç çaycı var ? 

Hamile eşinin yanında pazar yerinde ensesinden vurulan kaç çaycı var ? 

Lojmanda oturamadığı için dışarıdaki evinin önünde karısı işe uğurlarken kahpece şehit edilen kaç çaycı var ? 

Kahpece tuzaklanmış evlerde şehit olan kaç çaycı var ? 

Bindiğiniz uçakları, helikopterleri , gemileri ,tankları hangi çaycılar tamir ediyor ? 

Banka hesaplarımı,kredi kartlarımı ben bilmem Emir Assubayım bilir diyerek bu kadar güvendiğiniz de bir çaycı mıdır ?

Bütün bu işleri çaycılar yapıyor ise , altı çeşit tazminatı siz niye alıyorsunuz ? 

Bir takım albayları ekstra para ile emekli etmek için iki günde çıkarttırdığınız yasayı nereye koyacaksınız ? 

Sizler emekli olmamak için neredeyse ayak diretirken ...

Assubaylar gününü doldurur doldurmaz kaçarcasına neden emekli oluyorlar ? 

Neden emsallerinden bir kademe geriden başlatırsınız göreve ? 

Klimalı odalarda, masa başında çalışanlar daha mı risk altında, yoksa görevleri daha mı ağır ?

Siz kaç yıllık harp okulu mezunusunuz ve sizden öncekiler ? 

Nasıl bir gecede dört yıllık harp okulu mezunu oldunuz maile ? 

Nasıl eşitlendiniz 8/1'inde tamamınız ?

Hiç düşündünüz mü bu dünyanın altını ? 

Bilir misiniz Kul hakkını ? 

Vebal'den haberiniz var mı ? 

Ya Helallik ? 

Hani diziliyorsunuz ya sıra sıra en ön safta 

Şehit Assubayın naaşı önünde ...

İmamın sorusuna cevap veriyorsunuz hep bir ağızdan "helal olsun " diye 

Hiç içinizden geçti mi , acaba şehit bize hakkını helal ediyor mu diye ? 

Hiç düşündünüz mü, o şehit olduğu için ben yaşıyorum diye ? 

Uyuyabiliyor musunuz şehit cenazesine Kocatepe'ye gittiğiniz günün akşamı ? 

Altı çeşit tazminatı senden fazla hak ettiğinin hakkını teslim edebildin mi vicdanında ? 

Cübbenin Rütbeyi örtmediği gibi , Beyaz önlüğün de Rütbeyi örtmediği bir kez daha tescillendi.

Sonuç ;

Hamallık yapamaz , çaycılık yapar ...

İmza ; Önce  Subay , Sonra  Doktor ... 




Mehmet ÖZTÜRK 



 

Ne diyor Sayın Başbakan ?

" Bize yeni Ömer Halisdemir'ler lazım.

Onun gibi yürekli aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var.

Hem bölücü terör örgütüne karşı, hem buna benzer teşebbüslere karşı

Gözünü kırpmadan gerekirse öldürecek, gerekirse şehit olacak.

" Ne güzel övgü dolu bu sözler, biz Assubayları ziyadesiyle gururlandırıyor,

Ya sonrası ?

Sonrası Subaya ...

671 Sayılı Kararname 13. madde ile Pilotlara 3 bin - 4 bin tl. zam,

Hiç düşünmezler, hiç dile getirmezler , Bu uçaklar nasıl uçar ,nasıl uçuşa hazırlanır,

Bakım / arızaları nasıl yapılır , Bu görevi kimler nasıl, hangi şartlarda yerine getirir ,

Çalışma şartları nedir ? Bilir misiniz ?

Uçağın bir sorti uçuşu için kaç ihtisastan ne kadar personel kaç saat mesai harcar?

Siz hiç tanıdınız mı onları sayın Başbakan ?

Tırnaklarının arası yağ , pas dolmuş ,

Uçağın Hidroliğini kendine parfüm edinmiş ,

Sefer tası ile evinden getirdiği bir lokma yemeğini dahi zamanında yeme fırsatı bulamayan ,

Çocuklarının büyümesini dahi göremeyen bir zümre var o uçakların gerisinde ,

Gökyüzünde süzülürken gördüğünüz o uçakların bir de yerdeki safhası var ,

İşte o safhadaki isimsizlerden bahsediyorum ,

Aynı şeyler Kara, Deniz için de geçerli ,

Bu güne kadar tanımadığınız , belkide tanımak istemediğiniz ,

Musalla taşında sık sık bir araya geldiğiniz , olmayan hakkınızı helal ettiğiniz isimsizler ,

Kimlere , hangi tazminatları bir çırpıda vermişsiniz ?

Kimleri on dört yıldır oyalamışsınız ? Bir bakın, Tablo ortada ,

Övgüler, güzel sözler karnımızı doyurmuyor ,

İster ; Hz. Ömer'in adaletini sağlayın ,

İster Assubay Ömer Halisdemir'in ,

ADALET ;

Sadece partinizin adında kalmasın....

 

Mehmet ÖZTÜRK

genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN.. Ailenin direği fedakar koruyucuları babaların BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN. Her baba değerlidir,yürekleri sevgi doludur ancak asker babalar farklıdır. Onlar evlatlarımızın bulunamadıkları doğumunda, hastalıklarında,en önemli günlerinde yürekleri hüzünle evlatlarının, aileleri için çarparken daima bir buruk mutluluk ve sevgi doludurlar. Tüm...
Pazar, 21 Haziran 2020
ÇİMER MİLLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA GÖNDERDİĞİM DİLEKÇEDİR Başvuru Sayısı 2002852984 Başvuru Zamanı 17/06/2020 01:10:59 Başvuru Tipi Bilgi Edinme Başvuru Durumu Başvuru Yapıldı Başvuru Metni Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 25 yıl 5 ay Savaş Gemilerinde görevli olarak 2/2 derece/kademesinden Emekli Astsubay Kd..Bş.Çvş. olduğumu ve ömürün son günlerin...
Çarşamba, 17 Haziran 2020
BAŞLANGIÇ DERECESİ VE VERİLEN SÖZLER Sayın Komutanlarım ve değerli meslektaşlarım size verilen sözler ve yapılanların ne bu hükümetle nede bu M.S.B. 'I İLE YAPILABİLECEK bir faaliyet olmadığı aşikardır.Lakin iş icraata gelince sırt dönen inceleme ve geliştirme devam ediyor diyerek camiayı uyutmaya çalışanlar unutmamalıdır ki ne Kadar SAF gözükse de bu ...
Pazartesi, 08 Haziran 2020
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ