Başlıksız Makâle

By Eski Tüfek 08.02.2013 Okunma Sayısı: 3649 Yorumlar (4)

 

Her yeni gün, taze bir başlangıçdır tabiat için... Ve bizler için... İyisi kötüsüyle, acısı tatlısıyla...  Hakk’ın rahmetine kavuşanlar bir yanda, ana rahminde bekleme süresini tamamlayıp dâr-ı dünya denen şu fâni sahneye merhaba diyen yenidoğanlar diğer yanda... Ezelden beri böyledir, ebede kadar da böyle dönecek bu devran. Hepimize sayılı verildiğini çoğu zaman görmezden geldiğimiz ve ömür denilen şu  tendeki can, hiç şüphe yok ki bir gün gelecek ölümü mutlaka tadacak. Son nefesimizi vermeden geriye dönüp de bakdığımızda gırtlağımızdan haram lokma geçmediğini söyleyebilyorsak şayet, işte o zaman gönül rahatlığı ile son nefesimizi verip, gözlerimizi kapatır ve huzur içinde Hak’ka yürüyebiliriz.

Değerli meklekdaşım Sayın Erol ERDEM’in 11 Mayıs 2012 tarihli ve “Astsubayların İntibak Yasasından Beklentileri Nedir?” başlıklı makâlesini okuyunca yıllardır aklımı meşgul eden bir soru, cevabını buluverdi. Makâlesinde bahsettiği konu, benim için taze bir başlangıca vesile oldu. Erol bey bu yazısında, mesleğin içinden gelen bir mağdur olarak bizzat yaşadığı haksızlıkları gündem etmiş ve bu haksızlıkların telâfi edilmesi hususundaki kendi fikirlerini sarahaten serdetmiş. Yazısında, “1992 yılından bu yana yarbay rütbesindeki subaylara ¼’ünden yani 1500 gösterge rakamından maaş ödendiğini, üstelik 1/3’ünü hiç görmeden 1/4’ne yükseltildiğini ve bu konuda hiçbir yasal düzenleme olmadığına" dikkat çekiyor.

Yazısına şöyle devam ediyor;

Astsubayların hakkı olan ¼ ‘üne karşı çıkan Genelkurmay Başkanlığı, söz konusu yarbay olunca onlara çok bonkör davranmışdır. TSK’nin 20 yıldır kanunda yeri olmamasına rağmen 1/4’ünden yarbaylara ödediği bu farklı ve haksız maaşlar geçtiğimiz günlerde Sayıştay denetimine takılmıştır. Sayıştay denetçilerinin bunun kanunsuz olduğunu söylemeleri üzerine apar topar hazırlanan 1/4’ü ile ilgili kanun teklifi astsubaylar da ilave edilerek MSB’lığına gönderilmiştir. Genelkurmay Başkanlığının, astsubaylar ile ilgili bildirisinin 6’ncı maddesinin birinci paragrafındaki adı geçen “Astsubayların 1’nci derecenin 4’üncü kademesine kadar yükselmesinin sağlanması,” ibaresinin altındaki gerçek budur.

İşte, gene bir zarf/mazruf örneği. Gene bir akıl değil fakat tilki kurnazlığı kokan tezgah. Uyku kaçıran, mide bulandıran cinsinden. 20 seneden beri durumu bilen zevatın kör bakdığı, bizlerden kimsenin farketmediği ve şeytanın bile aklına gelmeyecek bu haksızlığı ve hukuksuzluğu Sayıştay nihayet suçüstü yakalamış. Gözlerini kapatıp vicdanlarını karartarak ve daha da önemlisi Kanun’u iğdiş etmek bahasına yarbay lehine yapılan bu haksız ve hukuksuzluk tescil edilmiş. Bakalım Sayıştay’ın incelemesinden nasıl bir sonuç çıkacak.

Yarbay rütbesindeki subaylara 1992 senesinden beridir kanunsuz olarak ödenen bu konuya benzer bir hususu da ben gündem etmek istiyorum. Konu, üsteğmen terfileri ile ilgili. Özetle ifade etmek gerekirse, 926 sayılı TSK Personel Kanununda, subayların kıdemleri ilgili olarak kabul edilen Kanun maddesinde, üsteğmen/kıdemli üsteğmenler unutulmuş ya da başka bir şey(!) mevzu bahis.

Bir başka ifadeyle; 3/7/1975 ile 30/8/1981 tarihleri arasındaki tam 7 sene boyunda, bekleme süresini tamamlayan üsteğmenler, kanunsuz olarak kıdemli üsteğmenliğe terfi ettilerilmiş. Evet, duyduklarınıza inanın. Genelkurmay Başkanlığı tam yedi sene boyunca, üsteğmenleri hukuksuz olarak kıdemli üsteğmenliğe terfi ettirmiş. Çünkü 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun Rütbe kıdemini düzenleyen 140’ıncı maddesinde, üsteğmen/kıdemli üsteğmen kavramı tam 7 seneliğine yok.

Nasıl mı olmuş? İşte, buyurun;

Basliksiz-Makale-02

926 sayılı TSK Personel Kanun’una göre subay ve astsubayların rütbe kıdem terfileri, yukarıda gördüğünüz madde 140’a göre yapılır. 1923 sayılı Kanun ile 1975 senesinde yapılan değişiklikde, üsteğmen ve kıdemli üsteğmen ifadeleri yok. Bunun anlamı şudur; TSK’de üsteğmen rütbesinde subay yokdur ve dolayısıyla üsteğmen olmadığından üsteğmenlerin kıdemli üsteğmenliğe terfi etmesi de mevzu bahis olamaz. Kanun’daki bu yanlışlık ya da ne derseniz deyin, tam 7 terfi döneminde öylece kalmış. Tabii ki üsteğemler tıkır tıkır kıdemli üsteğmenliğe terfi ettirilmiş. Ta ki bu satırın hemen altında arz-ı endam eden 2642 sayılı Kanun ile 1982 tarihinde aşağıda gördüğünüz bir değişiklikle  bu durum düzeltilene kadar. (Bkz.↓).

Basliksiz-Makale-03

Unutmuşlar desek Kanundur, unutulur mu? Hatâ desek, Devlet unutur mu? Bu makâlenin müellifi unutdu deseniz, bu bir insanın unutkanlığı olur. Fakat Devlet unutur mu? Bir değil iki değil tam 7 sene devam eden bir Kanunsuzluk var ortada.  Söz konusu bu 7 sene içinde, TSK’de üsteğmenlik rütbesi yok desek, o da tutmuyor!. Yeterli şartları haiz olan üsteğmenler tıkır tıkır kıdemli üsteğmenliğer terfi ettiririldi. Peki, hangi Kanun’un hangi maddesine göre?...

Elde ettiğim bilgilerin doğru olduğunu teyit etmek için 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu Hakkı kapsamında Genelkurmay Başkanlığına bir dilekce verdim. Gönderdiğim dilekcemde aynen şöyle dedim;

  1. TSK’da subay “rütbe kıdem” terfileri ve “maaş intibakları” hangi kanunun hangi maddesine göre yapılmaktadır?
  2. 3/7/1975 ile 30/8/1981 tarihleri arasını kapsayan 7 terfi döneminde; nasıplarından itibaren 3 yılını tamamlayan ve gösterge tablosunun bir üst derecesine yükselmek için liyakatları üst makamlarca onanan üsteğmenler, kıdemli üsteğmenliğe terfi etmiş midir?
  3. Terfi etmişler ise “rütbe terfileri” ve “maaş intibakları” hangi kanunun hangi maddesine göre yapılmışdır?

21 Ocak 2013 tarihinde bana gönderilen cevapda aynen şöyle yazıyor;

... 3 Temmuz 1975-30 Ağustos 1981 döneminde yürürlükde bulunan 926 sayılı Kanun gereğince kıdemli üsteğmenliğe terfi şartlarını taşıyanlar terfi etmişlerdir.” İfadeye dikkat buyurunuz “... yürürlükde bulunan 926 sayılı Kanun gereğince kıdemli üsteğmenliğe terfi şartlarını taşıyanlar terfi etmişlerdir.

Arab-ı kıptî şecaat arz ederken sirkatin söylemiş! Yürürlükdeki Kanunda üsteğmen kavramı yok ki kıdemli üsteğmenliğre terfi edebilsin. Astsubayların rütbesini tam olarak yazmayı beceremeyen hukukcu akıldanelerinin böyle bir gaf yapmasına şaşırmamak gerek. Sorduğum suale Genelkurmay Başkanlığımızın verdiği bu kaçamak cevabın düzeyini ve ciddiyetini de siz kârilerin engin ferasetine ve takdirine havale ediyorum.

Başlıksız Makale Eki Tüfek Şükrü IRBIKÖnce derece/kademe kurnazlığı, gösterge rakam bağnazlığı, ek gösterge rakam hilesi... Sonra, sicil notu sopası ve elvan çeşitli nice tazminat tezgahları... Her biri yağ akıtan dağlar, bal akıtan dereler oldu. Kendi döşedikleri yollardan çağıldaya çağıldaya kendilerine doğru akan bu nimet ırmakları sadece apoletli zevatın ayakları altına serildi son 60 seneden beri.

Hem bir yandan astsubayların hakkını gaspetdiler hem de  öte yandan Devletin Kanun’unu iğdiş etdiler.

Hapur hupur, tıka basa, aksıra tıksıra, ölünün mabadına pamuk tıkar gibi tıkıştır yağlı ballı kallavi lokmaları geniş gırtlağına, gözlerini kaçırarak gözlerimizden. Kar, yağarken tozar ne de olsa.

Muvazzafıyla emeklisiyle biz astsubaylar ise bu hudutsuz haksızlıklara, arsızca yapılan bu adaletsizliklere bunca zamandan beri maruz kaldık, hâlen de maruz kalıyoruz.

Bunları gördük, yaşadık.

Saraydan kız kaçırır gibi yetim yarbaylarımızı 1/3’ün üzerinden binbir hülle ile uçurup 1/4'üne kondurduklarını 20 sene sonra öğrendik. Sevgili üsteğmenlerimizi tam 7 terfi döneminde hukuksuz olarak “kıdemli” yaptıklarını da tam 38 sene sonra, şimdi keşfetdik.

Yol, yürüyenin; toprak, işleyenin; pusat, kuşananın; su, içenindi. Devlet böyüklerimiz öyle diyordu.

Biz de toprağı işledik, pusatı kuşandık. Suyu da taşıdık hani. Lâkin ne toprak bizim oldu, ne pusat...

Ne de ellerimizle taşıdığımız suyu içdik.

Nefes aldığımız şu demde cümleten muttali olduk ki Kanun da onu hoyratca çiğneyeninmiş. 

Sultan, mühürsüz; dilekce, pulsuz; göl, susuz; gül, dikensiz; bülbül, bağsız; tavşan dağsız; fiil, failsiz olmaz.

Makâle de başlıksız...

Dedem rahmetli birine hiddetlendiğinde; “oğul, gazzığa nazar eyle. Dananın oynaması gazzıkdandır” derdi. Bu dedemsözünün konumuzla âlâkası var mı, bilemedim.

Çok düşündüm. Bu makâlemin konusunu tam olarak açıklayabilecek nitelikde bir başlık bulamadım!..

 brove

 

 

 

 

Şükrü IRBIK 

(E) SG Tls.Astsb. III Kad.Kd.Bçvş.

Ögeyi Oylayın
(95 oy)
Son Düzenlenme Çarşamba, 03 Ekim 2018 01:14

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yorumlar  

#4 Kazım ERKOÇ 08-02-2013 18:52
Değerli büyüğüm,
Kaleminize sağlık. Teşekkürlerimle.
Alıntı
#3 osman ATEŞ 08-02-2013 18:25
1-4 Yarbay,Sayıştay meselesini Erol ERDEM abimiz kanun çıktığı günlerde yazmıştı ve 1-4 Assubaylar için değilde yarbaylar için bir düzenleme olduğunu söylemişti.Tekrar dile getirilmesine memnun oldum aslında hiç gündemden düşürmemek lazım.Bugün sohbet ettiğim çalışan bir polis arkadaşımın 1998 mezunu olduğunu ve derece kademe olarak 1-1 de olduğunu öğrendim.Ben Bir Jandarma Assubay olarak 1988 li olmama rağmen 2-3 den emekli olabildim.Emniyetteki arkadaşım 9 aylık polis okulunu okuduktan sonra göreve başladığı 11-1 den 2 yıllık yüksek okul bitirdiği için 9-2 sine yani 7 yıl kıdem almasına karşı bizler 1 tam yıl okuyup 10-1 den başlayıp 2 yıl yüksel okul okuduktan sonra 1 yıl kıdem verip 10-2 ye yükselten zihniyete diyecek bir şey bulamıyorum. 1-4 statü farkı diye verilmezken dilimin döndüğü kadarı ve yanlışım yoksa 9-2 de statü farkı diye bizlere verilmiyordu diye bilmekteyim. Eğer bizlere 1-4 nü veriyorsa derece kademelere niye düzeltmiyor .Demek ki bize verilen bir hak değil başkalarına verilen Haksızlığı başka bir haksızlıkla düzeltme çalışmasıymış iyi günler diliyorum.
Alıntı
#2 Adnan Fuat Özdemir 08-02-2013 18:02
HİÇBİR YASAL DÜZENLEME OLMADAN 1992 YILINDAN BU GÜNE DEĞİN 1/4 DERCE VE 1500 GÖSTERGE RAKAMINDAN MAAŞ ALAN YARBAYLARIN,FARKEDİLEN BU HUKUKİ BOŞLUĞUNU KAPATMAK İÇİN FAKÜLTE MEZUNU ASSUBAYLARI TASARININ BAŞINA YAZARAK YAPILAN KANUNİ DÜZENLEMENİN HEM GENELKURMAY ADINA YAPILAN AHLAKSIZ BİR TEKLİF OLDUĞUNU, HEMDE 1/4 BAŞARISNIN MİMARİ KESİMİNİN TEMAD OLMADIĞININ DA ESBABI MUCİZESİNİ ÖĞRENMİŞ VE ANLAMIŞ OLDUK. BU TOPLUM BİR KEZ DAHA GENELKURMAYIN İÇİNDEKİ APOLETLİ CANLILARIN ZÜMRÜDÜ ANKA KUŞU OLMADIĞINI BU BELGESEL TESPİTLE GÖRMÜŞ OLDU. SAYIN DEĞERLİ BÜYÜĞÜMÜZ ERSEN GÜRPINAR NEZDİNDE SAYIN EROL ERDEM VE SAYIN ŞÜKRÜ IRBIK A MİNNETTARIM.
Alıntı
#1 Ersen Gürpınar 08-02-2013 16:31
Konu gökten zenbille inmiş olarak kabul edilen ordunun öz evlatları olunca akar,sular duruyor; Hinliğin,hukuksuzluğun,bizans oyunlarının imtiyazın alası devreye giriyor Fak.Yük.okul bitiren assubaylara verilen derecenin iptali için Anayasa mahkemesine yalan beyanla eski amiral cumhurbaşkanına dava açtırıp kısmen başarılı olanlar pes etmeyip bu kez AYİM hukuka aykırı kararı ile assubayları büro memurları statüsüne aldırdılar konu AYİM açılmışken sefer görev emri ile seferberlik tatbikatına katılan 2nci dereceden emekli binbaşıyı yedeklikte yarbaylığa terfi etti diye 1nci dereceye yükselttiler AİYM adalet dağıtmakla yükümlü değilmi? YEMİŞİM ONLARIN ADALETİNİ sonra da kalkıp ordu yıpratılıyor diye sızlanıyorlar orduyu yıpratan ana neden ordudaki personel ayrımı ve adaletsizliktirrrrrrrrrrrrr
Alıntı
genclige-hitabe

Son Yorumlar

  • DELEGENİN NAMUSU VE TEMAD'IN GELECEĞİ

    Yılmaz 05.09.2021 10:08
    Türkiyede siyaset malumunuz TEMAD bundan payını almış şubelerde lokal olmasa ne yönetici ne üye olur ...
     
  • SULTANTOP KARAKOLU

    Kadir 09.08.2021 23:20
    Ben, Beştaş Karakolundan, Harabe Karakoluna kadar tüm sınır karakollarında takviye takım komutanı ...
     
  • AS(T)SUBAY -STS

    MehmetAkif Türkay 31.07.2021 15:06
    Alkışlıyorum. Çok güzel anlatmışsınız.
     
  • YÜKSELEN GERÇEKTEN HAYAT KALİTESİ Mİ?

    Hakan Başaran 17.07.2021 17:06
    KıymetliMehmet abicim ellerine yüregine sağlık çok güzel bir yazı olmuş yine aynı lezzetle aynı keyifle ...
     
  • YÜKSELEN GERÇEKTEN HAYAT KALİTESİ Mİ?

    Mehmet AKALP 17.07.2021 16:00
    Cumhurbaşkanı verdiğim her sözü tuttum diyor yandaş basın manşet yapıyor Peki bize hayırlı olsun diye ...

Son Eklenen Mesajlar

SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI'MIZ YÜCE TÜRK MİLLETİNE KUTLU OLSUN. ORDU YOK DEDİLER KURULUR DEDİ PARA YOK DEDİLER BULUNUR DEDİ DÜŞMAN ÇOK DEDİLER YENİLİR DEDİ M.K.ATATÜRK Saygıdeğer Üyelerimiz İtilaf Devletleri tarafından son dönemlerinde bütün orduları dağıtılan, işgal edilen ve tersanelerine girilen "hasta adam" ismi verilen Osmanlı Devleti'ne...
Pazartesi, 30 Ağustos 2021
SİTE -ASSUBAY GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNET
SEVR ile düşmana peşkeş çekilen vatan toprağını kurtarmak için başlatılan İSTİKLAL SAVAŞI'nı zaferle sonlandıran Dünyadaki savaş literatürüne DESTAN olarak geçen büyük taaruzun başlangıcının yıldönümünde askeri ve siyasi deha olan gururumuz Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyoruz. Bu savaşın nasıl bir destan olduğunu anlamak için KOCAT...
Perşembe, 26 Ağustos 2021
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
24 TEMMUZ 1923 LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASININ 98. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN... Bu antlaşma, Türk Ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış, büyük bir yok etme eyleminin yıkılışını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasal zafer yapıtıdır! Mustafa Kemal ATATÜRK Değerli Meslektaşlar...
Cumartesi, 24 Temmuz 2021
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ