
Emekli astsubay Altıntaş, Koşaner'in istifasının ardından Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturan Orgeneral Necdet Özel'e 'Asker, arkadaşını satmaz' deyince mahkemelik oldu.
Alican Uludağ
Cumhuriyet/Ankara- Orgeneral Işık Koşaner’in istifasının ardından Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturan Orgeneral Necdet Özel’e çektiği telgrafta “Necdet Paşa maşallah soyadın gibi özelmişsin. Asker, arkadaşını satmaz” diyen emekli Astsubay Osman Altıntaş’a dava açıldı. “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret” etmekle suçlanan Altıntaş’ın 2 yıla kadar hapisi isteniyor.
Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner, Kara Kuvvetleri Komutanı Erdal Ceylanoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eşref Uğur Yiğit ve Hava Kuvvetleri Komutanı Hasan Aksay, hükümet ile YAŞ’ta yaşanan terfi krizinin çözülememesi üzerine emekliliklerini isteyerek, görevlerinden ayrılmışlardı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan, bunun üzerine Jandarma Genel Komutanı Necdet Özel’i önce Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na, ardından Genelkurmay Başkanı Vekilliği’ne getirmişti. Ağustos ayındaki YAŞ toplantısında da Özel, Genelkurmay Başkanlığı’na asaleten atanmıştı.
Necdet Özel’in Genelkurmay Başkanlığı görevini kabul etmesine sinirlenen emekli astsubay Osman Altıntaş, 27 Temmuz 2011 günü Çanakkele PTT Merkezi Müdürlüğü’ne başvurarak, Orgeneral Özel’e telgraf çekti. Ankara Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianameye göre Altıntaş, telgrafında Özel’e şu ifadelerle tepki gösterdi:
“Tayyip orduya el koydu, aradığı adamı buldu, ama hülle ile gelen hülle ile gider. Necdet Paşa maşallah soyadın gibi özelmişsin. Zıplayarak çıktın. İnşallah inişin öyle olmaz. Asker arkadaşını satmaz. Hani Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları kederde, tasada, kıvançta birdi. Bu sözlere artık kim inanır. Bir Arap atasözü okudum şöyle diyor: Makam oturana şeref vermez. Makamda oturan liyakatli ise, makamı şereflendirir. Görev talep edilmez. Görevi tayin edilir. Ya Hilmi Efendi gibi uydu olursun ya da seni de silkelerler. Merak etme yolda bırakanın yoldaşı olmaz.”
Genelkurmay Başkanlığı’nın suç duyurusunda bulunması üzerine, soruşturma başlatıldı. Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısı Orhan Kılıç’ın hazırladığı iddianamede, Osman Altıntaş’ın söz konusu sözlerle Orgeneral Özel’e “hakarette bulunduğunu” kaydetti.
Özel’in “Müşteki” sıfatıyla yer aldığı iddianamede, emekli astsubay Altıntaş’ın Türk Ceza Yasası’nın 125. maddesi kapsamında “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret etmek” suçundan cezalandırılması istendi. Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görülecek davada Altıntaş, üç aydan iki yıla kadar hapisle yargılanacak. İddianamede, hakaret suçunun kamu görevlisine yönelik olması gerekçesiyle cezanın alt sınırının bir yıldan az olmaması da talep edildi.









Yorumlar
BU SÖZÜN SIK KULLANILDIĞI TSK'DA SINIF AYRIMININ EN ALÂSININ YAPILDIĞINI ''GÖZLERİMİZLE GÖRDÜK KULAKLARIMIZLA DUYDUK ,, BİZLER! BUNLARLA AVUTULANLARDAN DA/AVUNANLARDAN DA OLMADIK, bu sözlerin birşeylerin üstünü örten bir kılıf olduğunu biliyorduk,hâlâ inananlar içinse sözüm uyanın artık! Bizler sadece bir basamağız/merdiveniz onlar için basılıp geçilmesi gereken ,kullanılıp atılması gereken ,BÖYLE OLMADIĞINI GÖRECEKLER. Saygılarımla.
NOT:Sosyal yardım sandığının işlevsiz olduğunu öğrendiğimde 1998 yılıydı ve çıktım tüm baskılara rağmen,sicil notu düşürülme dahil t.edildim.Verecek cevabım vardı o sırada AÜ AÖF kartımı gösterdim siz vermeseniz de ben alacağım dedim yıl 2006'da 1/2 sinden emekliyim.
Saygılar bizden..
Bu metni bu şekilde yazabilecek ama (hani doğrular her yerde söylenmez cümlesi gibi) yazmayan bir çok büyüğüm olacağına inanıyorum. Bu konuda birilerinin maşası olduğuna da inanmam. Konu doğrudur veya yanlıştır olması değil,onun bu şekilde dile getirilmesi. ''TSK bir ailedir''Biz bir aileyizin sorgulanmasında n öte değildir.(Her şeye rağmen TSK bir ailedir) Malum yargılamalarda en az 21 Assubayın da olduğunu biliyorum.Yani bu konular sadece sb.ların sorunu da olamaz.
Her eylem yapan Mesleki hak ve menfaatler için değil bazen sadece kendi onuru için de eylem yapar.Önemli olan onur konusunun sizin kafanızda da onur olup olmadığıdır.Ancak yazılmasa da bu konuda destek verecek binlerin olduğuna eminim.''TSK bir ailedir''
Yargılamalarda Hukuki yardım sandığından harcama yapılıyormuş.Eeee ne olacaktı.Bu konu için kurulduğu söylenen bir sandık.Muvazzaf isen benim gibi para vermeseydin. Verdiysen kullanılmasına karşı gelme. Benim gibi vermediysen hiç seni ilgilendirmez. TSK dayanışma vakfının amacı bellidir.İddiaları gerçekmiş gibi buraya taşımak,bu vakıftan bu davalara da yardım yapılıyoru ima etmekte hoş değil,yargısız infazdır.Vakıf amaçları değiştirilir de bu konu da eklenirse o zaman beğenmiyorsan ve de muvazzafsan buna da bir daha katkı sunmazsın.Mecbur kalıyoruz,tehdi t ediliyoruz gibi çocukca mazeret üretecekler de sakın buralara yazmasın gülerim.(Ben yardım yapmıyorum, dimdik de ayaktayım)
Bilmem tanımam sayın Altıntaş'ı, ama konunun düşünce özgürlüğünü içeren 301'inci maddeye girip Adalet bakanlığından soruşturma izni alınması gerektiğine inanıyorum.
İnternette Gazeport gazetesinde Kışlalardaki yemek duamızı yerden yere vuran bir anlayıştaki Türbanlı olup yazar geçinen Handan ÖZ'ün ''Assubaylar da Allah'a küfrediyorlar''dediğinde yaptığım suç duyurusu 301'inci madde gerekçe gösterilip Adalet bakanlığınca soruşturma izni verilmedi. Soruyorum size siz kaç tane Assubayın Allah'a küfrettiğini gördünüz? 100 binli rakamdaki camiayı doğrudan zan altına bırakan bu konu daha basit midir? Bu nasıl bir söylem? Buna izin vermeyenler,iş 301'e getirilir de bu konuda izin verirlerse benim talebimle gönderdikleri, aslında''301 e de girmez ama ''diyerek saçmalayan 1,5 sayfalık gerekçeyi onların karşısına çıkarmazsam namerdim.
''Sayın arkadaşlar baş örtüsü yasağının derin uygulandığı günlerden birinde Hakim karşısında bir dava dolayısıyla hak arayan bir bayan baş örtüsü nedeniyle hakim tarafından mahkemeden kovulur.''(Acaba Türban mı-Baş örtüsü mü?)TSK'de baş örtüsü yasağı hiç olmamıştır.Türban yasağı olmuştur.Bu da siyasi simge olmasından. Bunu baş örtüsü şekline sokarak söylemek de başka amaçlara hizmet eder ki bu,yanlışı yanlışla düzeltme durumudur. Duruşma salonuna gelince, olayı yaşamadım ama ben hakim olsaydım, türbanlıyı,kafa sında A Partili bandanalıyı,B Partili bayraklıyı, takkeliyi, tesbihliyi, acz mendi kıyafetli ve asalıları bırakın duruşma salonuna,adliye ye sokmazdım. Her kıyafetin yeri vardır.Buralar bunun yeri olamaz.İdeoloji,siyase t her yere girerse sonuç malum.
Sonuç olarak ;
Sayın Gnkur.Bşk.nım,komutanım; bu konudaki şikayeti yeniden değerlendirir ve dışardan yapılan saldırılara karşı sağlam durmaya çalışan TSK'nin(Emekliler dahil), en azından kendi içindeki olumsuzluklarda tolore edilebilecekler i bari TSK'nın aleyhine kamuda gündemde tutmayıp, makamın ve ÖZEL olmanın büyüklüğünü göstererek '' TSK bir Ailedir'' düşüncemize olumlu bir katkı sunmasını bekliyorum. Demek de bizlerin görevi olmalıdır.
Takipteyim.
Kime veya neye hizmet ettiğinden çok daha önemlisi duygulara tercüman olmuş mudur? Olmamış mıdır? Ona bakmak gerek.
Ben şahsen bu sitenin bir köşesinde yazan biriyim. Yazılarımın bir kısmı emekli assubay sorunları ile alakalı değil. Ancak bizi bağlayan en büyük bağ Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşları olmak. Her konuyu getirip bizim sorunlarımıza bağlamak mümkün değil. İnsanın kendisi gibi düşünmeyene ya da bir konuda göstermediği özeni başka bir konuda göstermesine h3attâ birilerinin maşası olarak suçlamasına gönlüm razı olmuyor.
Varsayalım ki bu arkadaş emekli assubay birlikteliğine inanmıyor. Suç mu? Varsayalım bu arkadaş kendisinin de bahsettiği " Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kederde ve tasada bir olduğu... " örneklemesini bu mevzu için sarf etmiş olsun. Öncelikle; bu kişiyi tanıyor musunuz? Ne fikirde biri olduğunu biliyor musunuz? Emekli assubaylar ve sorunları konusunda fikirleri ne olduğunu biliyor musunuz? Düzenlemiş olduğumuz imza, fax kampanyaları ve yürüyüşe katılıp katılmadığını biliyor musunuz? Anılan arkadaş şimdi bu siteye çıksa ve bize şöyle bir yorum yapsa...
"Arkadaşlar ben emekli assubayım ve bundan gurur duyuyorum. Ancak en önemlisi Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir mensubuyum. Bu nedenle de Türk Silahlı Kuvvetleri'nde yaşanan her şey beni de ilgilendirir... Fax mesajımı da kendi özgür irademle çektim. Kimseye angaje değilim."
Şey miii diyeceğiz?.. Yokk yokk yokk sen Ergenekoncusun...
Son yorumum.
İnsanın fikri cebindeki para gibi...
Nereye harcayacağına o karar verir...
Saygılarımla...
Not:bir önceki yorumumda başörtüsü örneği verdim. Amacım bu ortama böyle bir örnek verip konuyu dallandırıp budaklandırmak değil. Sadece konu ile alakalı olarak Sayın Doğan Cüceloğlu'nun "İyi düşün doğru karar ver." kitabindan bir örnek aldım.
_______________ _______________ _______________ _______________ ___________
YÖNETİCİ NOTU. Değerli üyelerimiz mesleki sorunlarımız kadar ülke sorunları da bizim gerçeğimizdir. Düşüncelerimizi n aynı olması eşyanın tabiatına aykırıdır, bu yüzden farklı düşünmekten doğal birşey olamaz, ama bunu ifade ederken lütfen birbirimize ve fikirlerimize saygı göstermemiz gerekiyor, bu hususa tüm arkadaşlarımızı n özen göstermesinden memnuniyet duyuyoruz. Saygılarımla.
Ben herhangi bir meslektaşımın böylesine avam ve militanca bir üslupla yazılmış tepki dolu bir telgafı çekmek için şahsi iradesiyle şahsi tepkisini iletmek üzere postaneye gideceğine inanmıyorum. Kimin ya da kimlerin olabileceğini az çok tahmin etmekle birlikte maalesef bu meslektaşımızın birilerinin maşası olabileceğine olan inancım daha ağır basıyor. Ayrıca şahsi olarak kendisinin bir eylemi olsa dahi, ne yöntem ne üslup ne de amaç olarak böyle bir hareketi onaylamıyor ve desteklemiyorum . Herkese sevgiler saygılar :)
Sayın arkadaşlar baş örtüsü yasağının derin uygulandığı günlerden birinde Hakim karşısında bir dava dolayısıyla hak arayan bir bayan baş örtüsü nedeniyle hakim tarafından mahkemeden kovulur. Sizin yaptığınız da aynı şey.
Ortada bir konu var. Bu konunun özüne bakmadan şeklini eleştirmek bence yanlıştır. Bu arkadaşımız kalkıpta bu siteye yazıp bizden bir şey beklemiyor. Yayınlayan kendisi değil. Belki de kendinin böylesi bir sitenin varlığından bile haberi yok. Ayrıca olmak zorunda da değil. Nitekim bu sitenin toplam üyesi beş bin bile değil.
Ayrıca kimseyi “sadece Astsubay hakları için mücadele edeceksin.” Diye zorlayamayız. Sonuçta ait olduğumuz toplumda kendimizi ait hissettiğimiz bir çok konu veya düşünce var.
Sayın Altıntaş’ın bir emekli astsubay olması nedeniyle Genelkurmay başkanına sarf ettiği sözler nedeniyle hukukun farklı değerlendirme yapmaması halinde davanın düşeceği kanaatinde ve temennisindeyim . Saygılarımla…
Zeki ÇETİNKAYA
Emekli Assubay
Saygılar.
------------------------------------------------------------------------
YÖNETİCİ NOTU. Sn.Sezek haber bu sitede yayınlansaydı haklıydınız basında yer alan bir haberin burada duyurulup paylaşılmasının ne mahzuru olabilir?
Üç gündür bu haber üzerine yorumlar yapılıyor.Bazı arkadaşlarımız adeta gasp edilen,verilmey en,anamızın ak sütü kadar helal olan haklarımızın sorumlusu olarak Gen-Kur.Bşk.lıgını gördügü için Sayın ÖZEL'e çekilen bu telgrafı olumlu karşılıyor. Bazı arkadaşlarımız ise konunun Generaller arası bir sorun olması gerektigini bizi ilgilendirmemes i gerektigini belirtiyorlar.
Bence gözden kaçırılan nokta şurasıdır; Sayın Meslektaşımız Osman ALTINTAŞ bu telgrafı çekerken aklında bizim sorunlarımızı degil sadece "Asker arkadaşlıgının kutsallıgına" vurgu yapıyor. Ve bize hem okudugumuz askeri okullarda hem de görev yaptıgımız kıt'alarda sıralı komutanlarımızı n sık sık vurguladığı kaderde, kederde, tasada, kıvançta,toyda, dügünde silah arkadaşlıgının yüceligini ön plana çıkararak Sayın Orgeneral ÖZEL'i eleştiriyor. Arkadaşımızın çıkacagı mahkeme savcısının olaya eleştiri olarak mı hakaret olarak mı bakacagı davanın seyrini etkileyecektir.Olay klasik deyimi ile mahkemeye intikal ettigi için takdir savcınındır.Bize düşen yorum ancak "Askerin askeri satmayacagı"tezinin giderek yozlaştıgını vurgulamak olacaktır.Ayrıca;TSK'nın 90 yıllık cumhuriyet degerleri için verdigi mücadelenin belirleyicisi günümüzde belirli siyasi çizgilerin sıg politikalarına kurban edilmemelidir diye düşünüyorum.Saygılarımla.
bizlerin en üst seviyede tuttuğu hak ve taleplerimizden
çok daha üst seviyede tutup işi telgraf çekmeye kadar götürmesi camiamız için etliye sütlüye karışmayan meslektaşlarımı zın yanında faziletli ve gerekli bir girişimmidir, bilemedim ama bir yanım çok kızarken bir yanım da bir o kadar tebessüm etti.
Ama bu meslektaşımız gerçekten ne kadar ASKER ADAM bunu tam olarak anlayamadım. Zira "herkesin askerliği kendine, sana ne oluyor sen kendi camianın derdine çare ara ......." diyesim geldi için için. Üzüldüğümü söyleyemeyeceği m.. amaaaaan bana ne yavvv :/ herkes kendi suyunu kendi kaynatır :S
Herkese sevgiler saygılar :)
Sayın Emekli Assubay Altıntaş fikrini beyan etmiş. Açın her akşam Başbakan ile muhalefet liderinin birbirine söylediklerini dinleyin. Hukuk onlara çalışmaz da bu emekli assubaya çalışırsa sanırım Fransa'dan siyasi sığınma hakkı istememiz gerekecek!.. Saygılarımla...
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için