Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:23

ÖN YARGILARINIZ BATSIN

Oy ver
(39 oy)

huten

Saygıdeğer Arkadaşlarım

YİBB. Komutan'ının 3 yıl emir assubaylığını yaptım. Hakikaten saygıdeğer, zeki, önyargısız, adaletli, bilgili biri idi. Sanırım konsey tarafından bu yüzden emekli edildi.

İstanbul 1'nci ordu plan tatbikatına katılacaktık, mesajla kimlerin katılacağı ordu’ya bildirildi. O tarihlerde emir assubaylıklıkları yeni bir uygulama. Ayrıca kolordu komutanı seviyesinde birinin emir subayının assubay olduğunu tahmin etmedikleri için bana Kalender Orduevi'nde suit bir oda vermişler ama hazımsızlar! Benim başçavuş olduğumu görünce ertesi gün tamirat bahanesi ile odamı değiştirip arka taraftaki bir odada kalmamı istediler. Komutanımız buna şiddetle karşı çıktı. Kendisi ile konuyu tartışırken;

Komutanım, biz ne tahsilimizi, ne müfredat programımızı, ne statümüzü ne de tipimizi kendimiz tayin ve tespit ediyoruz! 'Emir subayı astsubay olunca tekli kordon, subay olunca üçlü kordon taksın' diye  kıyafet kararnamesini değiştirenler, 'astsubay olmak için lisans veya yüksek lisans mezunu olmalıdır' desinler, tipimiz hoşa gitmiyorsa da mülakatta istedikleri kriterleri uygulasınlar. Bu düşmanca tavır nedir?

diye sormuştum. Komutan, ön yargılara karşı çaresizliğini dile getirmiş, benim gönlümü alacak birkaç söz söylemişti.

Evet bizim kanımızın rengi yeşil! Biz Türk ordusuna değil, Yunan ordusuna hizmet ediyoruz! Müşterek tatbikat için Türk ordusunda bulunuyoruz! Onun için mi bize ön yargılı bakılıyor? Bu nasıl bir zihniyettir? Şimdi size bu konuda çarpıcı bir örnek vermek istiyorum;

1964 yılında, ilk kez K.K. Asb. Snf. Hzl. Okulları lise seviyesine çıkarıldı. Ardından diğer kuvvetlerde de bu uygulamaya geçildi. Ama,  MEB. Talim Terbiye Kurulu bizim lise ve muadili okul mezunu olduğumuzu, ancak 'bizlerin mücadelesi sonucunda' 1995 yılında kabul etti!

Bunun tek nedeni, bizlerin yüksekokula devam etmemizi engellemekti! Tüm engellere rağmen, bizler yüksekokulları bitirmeye başlayınca, derece terfi yapmamızı engellemek için bu kez zamanın Cumhurbaşkanı Anayasa mahkemesine dava açtı. Dava’da "assubayın emsali subaydır. Emsallerinin başlangıç derecesine bir derece ileve edilmesi Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır." gerekçesini ileriye sürerek maddenin tamımın iptalini talep etmişti.

Anayasa mahkemesi oyuna gelmedi. Maddenin tamamın değil sadece "üst derece verilir" ibaresini iptal etti . Bunun üzerine tüm yüksekokul mezunu assubaylar subaylarla birlikte aynı dereceden göreve başlamış kabul edildi. Hukukun guguk olduğu bir ülkede devreye bu kez AYİM girdi. “Assubayın emsali subay değil, 657 sayılı devlet memurları, kanunundaki genel idari hizmetler personelidir (yani büro memurları)" kararı ile bizleri mağdur etti.(Anayasa Mah.16.3.1976 gün 1976/15-AYİM 1.12.1978 gün ve 1978/572 sayılı kararları)

Bu durumda ya Cumhurbaşkanı yalan beyanla Anayasa mahkemesini yanılttı ya da AYİM hukuka aykırı karar verdi. İki ucu boklu değnek. Neresinden tutarsan tut !..

Sağduyu sahibi herkesin birleşeceği tek ortak nokta, EĞİTİMİN gerekliliğidir. "Yüksekokul mezunu assubayın ülke ve TSK'ya zararı mı olacak? Neden engelleniyor?" sorusuna tek yanıt; tahakküm duygusu ve üstün olma kompleksidir!...

Hava Harp Okulu'nda bulunan, HUTEN (Havacılık ve Uzay Teknolojileri Enstitüsü) bünyesinde uzaktan YÜKSEK LİSANS EĞİTİM sağlayan 'milyon dolarlara mâl olmuş' bir uygulama var. Burada Hava Kuvvetleri subayları, bilgisayarları başında, ücretsiz olarak ve görev yerlerinden ayrılmadan "hatta mesailerini bu konuda harcayarak" yüksek lisans eğitimi yapmaktadır. Bu eğitimden sadece Hava Harp Okulu'ndaki subaylar değil, neredeyse tüm Hava Kuvvetleri'ni kapsayan 14 merkezde, merkeze yakın birlik ve kurumlarda görevli subaylar yararlanmaktadır.

MAALESEF, BU PROGRAM SADECE SUBAYLARA AÇIKTIR. ASSUBAYLAR YARARLANAMAZ!

Assubayların taleplerinden olan, okullarının lisans seviyesine çıkmasını engelleyip, fakülte mezunlarının assubay olmaları uygulamasına son vermekle yetinmeyip, kendi hesabına yüksekokul bitirmesine, yüksek lisans yapmasına engel olacaksınız ama, subayınıza gerektiğinde maaş ödeyerek 'hukuk mezunu assubaylar olduğu halde', 5 yıl  maaşlı izin vererek, hukuk fakültesinde okumasını ardından da devlet desteği ile milyon dolarlara mâl olan bir sistemde yüksek lisans yapmasını sağlayacaksınız!...

Bu nasıl bir zihniyettir? Hiç kimse "yüksek lisans konularında verilen eğitim, assubayların görevleri ile ilgili değildir" gibi sığ bir mazeretin arkasına saklanmasın! Bizim vatanseverlik duygularımızı daha fazla istismar etmesin!

Bu istismar, adaletsizlik ve eşitsizlik, ordudaki sevgisizlik sarmaşığını her geçen gün büyütmeye devam edecektir! Hizmet verimliliği ve moral motivasyonunun yok olacağı bir ordu, TSK düşmanlarının yıpratmasına gerek kalmadan 'korkarız' yıpranacaktır!

Demokrasinin olmazsa olmazı, adalet ve eşitliktir. Demokrat kimliği ön plana çıkan Sn.Genelkurmay Başkanı'mızın bu ve buna benzer önyargılı adaletsizlikleri önlemesini, TSK personeli arasındaki ayrımcılığı son vererek, sosyal adaleti gerçekleştirmesini diliyorum.

Saygılarımla.

Yorumlar

0necati18-09-2011 11:39#11
DEĞERLİ ARKADAŞLARIM,
Arkadaşlarımızı n yorumlarını tek tek okuyorum, gerçekten bilgili ve samimice yazılan yazılarından dolayı kendilerini tebrik ederim,Subay,As tsubay iki kesim de bu Anadolu'nun evlatları,her subayın babası üst düzey büroklat değil bazılarının babası çoban,bazıların ın babaları işçi,(yanlış anlaşılmasın çobanı ve işçiyi hakir görmüyorum sadece eşitliği ima ediyorum,benim babam da işçi idi)ben askeri liseye girdiğimde yemek yemesıni bilmeyen kaşık tutmasını,çatal kullanmasını bilmeyen kişilerle karşılaştım, bu astsubaylarda da böyle idi,bu ayırım neden böyle oluyor biliyor musunuz,askeri liselerde,harp okullarında verilen telkinler ve güven onları bu duruma düşürüyor,ben de askeri lisede 3 yıl okudum,son sınıftan ayrılıp astsubay oldum, neden mi; çünkü benim ailemin birçok bireyi astsubay ve ben askerliği seviyordum,orad a çok şeyler gördük,Hv.K.K.lığı yapan Faruk ÇÖMERT ve Aydoğan BABAOĞLU sınıf arkadaşlarımdı. Bizi hakir görmelerinin nedeni rütbelerin omuzda veya kolda olmasından ötürü, yıllarca bizim de rütbelerimizin omuza çıkarılması için mücadele ettik ama kabul etmediler,etsel erdi kamuoyunda eşit gibi gözükecektik,so n zamanlarda şapkalarda ufacık değişiklik yapıldı,bunun eğitimle ilgisi yok,çünkü bugün eğer kaldıysa eskiden harp okulu 2 yıldı ama bugün birçok astsubayımız 4 yıllık yüksek okul mezunu,işte eğitim farkı,Temad'a defalarca flamamızdaki amlemin değiştirilmesi için yazılar yazdık ve örnek yapıp gönderdik ciddiye alınmadı. Flama çok önemlidir üzerindeki temsil de öyle. SAYGILARIMLA.
Necati Aydın
E.Hv.İstih.Kd.Bşçvş.
GAZETECİ/YAZAR
+3TEKİN197716-09-2011 17:55#10
Her sey Tarih önünde kaydediliyor..Artık oynamaz denilen taşlar birer birer sökülüp yuvarlanıyor...İsteseniz de istemeseniz de taşlar yerinden oynuyor,yuıvarl andıkça altında kalacaksınız...
+4Erdal Günşer16-09-2011 15:46#9
Eğitim Şart...
Eğitim olmayınca vatandaşlık bilinci olmuyor.
Vatandaşlık bilinci olmayınca menfaatçilik ön plana çıkıyor.
Menfaatler ön plana çıkınca insanlar birbinin üzerine çıkıyor.
İnsanlar birbirinin üzerine çıkınca da altta kalanın canı çıkıyor.
Mesele ben, sen, o meselesi değil...
Eğitim meselesi...
Yazınızda da belirttiğiniz gibi Cumhurbaşkanı olmuş biri daha önce subay olduğu için subayları kayırmaya gayret edecek kadar cahil ve vatandaşlık bilincinde değil ise daha ne denilebilir ki...
Yüreğinize sağlık...
+3Mustafa Levent16-09-2011 13:11#8
Sayın Gürpınar teşekkürler, keşke TEMAD yönetimi siz ve muhalif olarak adlandırılan fedakar arkadaşlarımız kadar bilgili ve gayretli olabilseydi.Bu haksızlıklara isyan etmemek mümkün değil...
+5Adilhan Şanlı16-09-2011 11:54#7
Degerli Agabeyim;
Bu ve benzeri yüzlerce haksızlıkları okudukça içim acıyor,yüreğim daralıyor ve "kin ve nefret duygusunun dünyanın en kötü duygusu" olduğuna yürekten inanmama karşın içimdeki öfke giderek kin ve nefret duygusuna dönüşüyor.Engeleyemiyorum ,bastıramıyorum bu duygularımı.Bu biraz da çaresizliğimden kaynaklanıyor.Ne bu buyurganlara karşı demokratik olarak mücadele etmeye ne de kendi sınıfımı uyandırıp ayağa kaldırmaya gücüm yetmiyor.Bireysel mücadelenin giderek anarşizm ve maceracılık (Goşizm)batağın a saplanacağını biliyor örgütüme yöneliyorum ki örgütlü mücadele verelim,güçlü olalım,cılız sesler yerine gümbür gümbür konuşalım.Heyhat...! Ne örgütüm kalmış ayakta bizleri savunacak, gerektiğinde gaz pedalı gerektiğinde fren olacak ne örgüt yönetimim... Bu cümleden sonrasını yazmak artık herkese kabak tadı verdiği için yazmayacağım.Ama bu sayfalara yönetimden bir göz atan varsa Mustafa Erol'a (Artık yazım kurallarını bir kenara koyup sayın falan hitabı koymuyorum isminin önüne.)şunu söylesin. Bu sınıfın bütün düşmanları bir araya gelse onun kadar bu sınıfa zararı olmazdı.Gözü aydın olsun. Yükselmeye çalışan TEMAD yıldızını kaldırımlara düşürdü.Yapacağı tek iyilik olsun bu örgütün yönetimine bir daha aday olmasın.Çünkü en güçsüz aday kendisinden yüz kez daha iyi olacaktır bizim için.
+6Hüseyin ÇETİN16-09-2011 09:08#6
Sayın Ersen GÜRPINAR yine bir gerçeği en güzel ifadeyle kaleme almışsınız, hakkınız ödenemez.
“Assubayın emsali subay değil, 657 sayılı devlet memurları, kanunundaki genel idari hizmetler personelidir (yani büro memurları)" diyenler ve bize bu gözle bakanlar emrimizde çalışan sivil memurlar 1/4 dereceye alırken bizlerden bu hakkımızı neden esirgerler anlamış değilim. Madem bizleri de büro memuru olarak görüyorlar emrimizdeki sivil memurlar gibi bize de 1/4 dereceyi versinler.
27 yıl TSK'de alnımın akıyla görev yaptım o üniformayı taşımaktan gurur duydum, ancak TSK'daki subay zihniyeti nedeniyle assubay olduğuma çok pişmanım. 1980 ihtilali mağdurları diye basında bahsedilmektedi r. Sağ - sol olayları ve 1980 ihtilali nedeniyle bir çok assubay üniversitede okumaktan korkmuştur, bu işin en büyük mağduru bizleriz, kimse görmezden gelmesin.
Ama ilahi adalet tecelli etmeye başladı, çuvaldızı bize batıranlara iğnenin ucu girmeye başladı. Yarınların daha aydınlık olacağından umudumu kesmedim. Burada onur mücadelesi veren abilerime ve arkadaşlarıma minnettarım.
+3Orhan SELIŞIK15-09-2011 23:55#5
Rahmetli Cem KARACA'nın söylediği bir şarkı vardı," Ustam giy dedi tulumları,sen işçisin işçi kal " diye günün çok popüler bir şarkısıydı sanki bu şarkı bizim için yapılmıştı. Senelerdir hep üstlerimiz de bize bu şarkıyı söylediler biz de ister istemez dinledik. Ama artık daha fazla dinlemek istemiyoruz ,halen çalışan kardeşlerimiz ve hem de kendi adımıza bugüne kadar gasp edilen haklarımızın iadesi için amansız mücadelemiz bütün şiddeti ile devam edecek ,buna inanıyorum ve şahsıma düşen her tür göreve hazır olduğumu buradan ilan ediyorum. Arkadaşımızın belirttiği konularla ben de çok muhatap oldum maalesef gerçekler bunlar, değiştirilmesi çok zor ama değiştirilemez değil.
Tüm meslekdaşlarıma sevgi ve saygılar.
+5atilla abaylı15-09-2011 21:24#4
Türk Silahlı Kuvvetleri'ni şu günlerde bu noktaya taşıyan bu UTANÇ yaklaşımlarıdır .! Kendini üstün insan sayarak astlarına tepeden bakan, bunu her zaman ve zeminde kullananları tarih çok acı şekilde yazacaktır. İşte bu bakış penceresi aramızda sevgiyi ve kardeşligi yok etmiş ve siz komutanlar sınıflar arasına NİFAK tohumları ekerek TSK'yı bu noktaya getirdiniz ! YAZIKLAR OLSUN. ..
+5Dalkılıç15-09-2011 18:38#3
İnanıyorum ki tüm bunlardan TEMAD yönetiminin haberi yok,olsaydı tepki gösterirlerdi, ama sonuçlarına sahip çıkmayı biliyorlar. İdeal bir yönetim gelirse bizlerin ve toplum önderlerinin destekleri ile mutlaka başarıyı sağlayacaklardı r, ama bu zihniyetle asla bu olmaz, TSK adaleti sağlayarak güçleneceği gerçeğini unutmasın...
+6Halil Yaz15-09-2011 18:22#2
Dost muyuz? Düşman mıyız? Köle miyiz? Eşit miyiz? Yoksa cüzzamlı mıyız? Belki insan da değiliz !.. Ne olmamızı istiyorlarsa bilelim. Asb olmak ile suç mu işlemiş olduk? Hem her branşda bütün yükü taşı ve çarkın dönmesini sağla,elini taşın altına koymayanlar senin emeğine sahip çıksınlar ,nedir bu kepazelik? Yok 3'lü kordon ,yok tekli kordon olmadı okula girerken alnımıza döğme yapılsın bari ne diyeyim...
Bu kadar kasıtlı davranış normal insanın aklına gelemez. Eşitlik,kendini geliştirme ,adalet duygularının hakim olacağı ortamlarda başarılı ,barışçıl toplum olacağı şüphesizdir.Selam ve sevgilerimle...
Halil YAZ
E.Hv.Kd.Bçvş
+4ibrahim15-09-2011 17:02#1
Değerli ağabeyim,buna benzer yüzlercesiyle karşılaştığımız haksızlıkları özetlemişsiniz, saygılar sunarım.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yapabilir. Yorum yapmak için lütfen KAYIT olun veya GİRİŞ yapın...