EMEKLİ ASSUBAYLAR

EMEKLİ ASSUBAYLAR

2018

Ocak 02, 2018
Benim mekan ve zaman kavrayışım ile inancım biraz farklıdır. Albert Einstein inandığının
aynısı biçimde  izafiyete inanırım. 
Yani zaman görecelidir. İstenirse bir gün yıllarca sürebilir. Veya bir gece hiç bitmeyebilir.
Uzayın herhangi bir bölgesinde insan ömrü yüzlerce yıl sürebilir. ağırlık sıfır olabilir.
Dünyadan uzaklaşmanızla doğrusal oranda eski ve yeni yıl da olmaz, mevsimde, gelecek te,,,
Sadece geçmiş var olacaktır.
Işık hızı ile bu gezegeni terk edip on yıl sonra tekrar buraya döndüğünüzde burada kalanlardan
tam 2 yaş genç olacaksınızdır.
Görecelilik kuramı budur. yaşlanmanız yavaşlayacaktır. yani sizin bir gününüz 30 saat olacaktır.
Bu yüzden ben;   gün, ay, yıl dönümlerine asla inanmam.
Olay sadece güneş ve dünyanın bitmeyen mikronik hiç  şaşmayan yörüngesel dönüşleridir.
aslında, perşembe de yoktur. mayıs ayı da...
Milyarlarca yıllık bir çekim düzeneği bunu bize böylesine müthiş bir ahenkle sahte isimler
ve ölçüm yasaları ile tekrarlatmakta ve yaşatmaktadır.
biri de YILBAŞI......
Neden yazıya böyle başladım derseniz.....
Aslında zaman dediğimiz kendi yaşam saatimizdir.
 
Dünyanın merkezi soğudukça merkezkaç çekim gücü düştükçe evren saatimiz ve zamanımız da 
azalacak, ama asıl zaman bitişi bizlerin son nefesi ile olacaktır.
Zaman her insan için kendi kalp atışı veya nefes sayısı ve saati kadardır.
Dolayısı ile hiç kimsenin bol zamanı yoktur.
Ne yapalım....?
Çok hızlı karar alalım. Uygulayalım.
Bir şeylerin değişimini de asla zamandediğimiz paradoksa  bırakmayalım.
Hele ki emekli toplumları. 
Hele ki Assubaylar...
Zaman artık bitiyor.
Bazı şeyleri artık inattan soğutmanın, sırtımızdan atmanın, vicdan denen yükten
kurtulmanın tam zamanı.
Haydi herkes elini karşısındakine uzatsın.
Zaman artık kalmadı.
Korkmayın bir şey olmayacak.
Kimse sizden hesap sormayacak. onurunuz kanamayacak. ruhunuz falan yaralanmayacak.
Kötü bir şey olmayacak.
Tam aksine çok ama çok oksijen ve zaman kazanılacak.
Sadece üç kas hareketi ile 
Uzatın elinizi....silin geçmişi. Güldürün tebessümünüzü 
Ne mi olacak...?
İçimizdeki kara delik kapanacak.
Assubaylık ve Albert Einstein aklı  kazanacak.
Saygımla.  
Adnan Fuat ÖZDEMİR 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

2017 BİTERKEN ..

Aralık 30, 2017

Bu sefer,

2017 biterken bir yılın değerlendirmesini ilk kez Türkiye üzerinden dışsal olarak değil de;

Temad üzerinden içsel olarak yapmak istedim.

Neden mi…?

İç barışı ve huzuru hala sağlayamadık ta ondan.

 

Ne var ki…

İçsel meselesini çözemeyen bir  STK nın  siyasete, hükümete, sisteme karşı olan davasını

kazanmasını da asla bekleyemeyiz.

Neleri becerdik, nerelere geldik. Kimleri kırdık üzdük…

Kim için……?


30 Kasım günü olağan genel kurulunu yapan emekli  Assubaylar eski başkanlarını şiddetli

bir tepki ve öfke ile layık olduğu yere yani sıradan emekli toplumunun içine gönderdiler.

Giderken de, kışkırtma ile falan değil ha; bu kendini beğenmiş kişinin o halde bile hala

toplumunu aşağılayan, köle gibi gören o vücut dili ve ağız dilinin yaydığı öfke ve nefrete 

karşı on kat daha biriken bir öfke selinin fışkırdığı bir dille yanıt vererek ;

 “ yuhalayarak “   gönderdiler.

 

Bundan da kimse nemalanmaya, mağduriyet edebiyatı yapmaya umarım kalkışmaz.

O salonun onurlu delegeleri, tahrikle değil, yürekten bir haykırışla  karunluk, tiranlık,

sultanlık dönemini de yıkıp attılar.

Sultan “ TEMAD “   dediler.

Filmi geriye sarıp belgeselden geçmişe şöyle bir yolculuk yapalım mı…. ?

Yapalım.

Ne acı ki  bu hastalıklı kişilik,  bu mazlum topluma o kadar büyük zararlar verdi ki,

onarılması da belki birkaç yıl sürecek.

 

Neler mi yapmadı…..

Önce en organizeli zamanda davaya inanmış ,on binlerce Assubayı hükümetin

savunma bakanının uzaklardan gelen bir telefon  talimatı ile bir anda ortada bıraktı.

Binlerce emekli, genç, kadın, evlat, Assubay  yıkıldı, inanamadı.

Sel olmuş, tufan tsunami olmuş o devasa dalga ,bitti. Bitirildi.

Bu Karun ,  biriken tam 2 trilyon lirayı da uyduruk ve sahte bir dünya Assubaylar günü

icat ederek har vurup harman savurarak bitirdi.

 

Genel merkezin yönetiminde, danışma kurulunda, davasında fiilen bulunması gereken

onca birikimli dava insanını “yerimde gözleri var “  ego ve korkusu ile inanılmaz yalan ve

iftira ile usulsüzce utanmazca tek bir talimatla biatındaki sözde yüksek disiplin  kurulunca  

ihraç etti.


Toplumunu ikiye böldürüp birbirlerine kırdırdı.


Bu iş içinde aynı kapıkulu askeri gibi sadece kendi koltuğunu korumak uğruna bazı  

emekli arkadaşlarımızı kullandı.  İşi bitince onları da paçavra gibi kapının önüne koydu.

Hatta bazılarını da acımasızca aynı usulle  ihraç etmekten çekinmedi.

Bazı arkadaşlarımızı da bazı özel vaatlerle ve konforlu  ağırlama ile,  akıllarını çelerek,

düzgün insanlar aleyhine yazılar yazdırdı, üzerlerine saldırttı, tehdit ettirdi.

Utanmazca, bu yolda Temad ı kullandı.

İzansızca herkesi birbirine kırdırdı.

 

2012-13 yıllarındaki  Dünya Assubaylar günü yürüyüşlerinde  mesleki  ve mali haklarımıza

dair en ufak bir pankart, konuşma, yazılı ve sözlü eylemde bulunulmasını dahi yasaklattı.

On binlerce emekliyi ellerinde Türk bayrakları ile 23 Nisan çocukları gibi yürüttü.

2013 Dikmen kapısı protestosunda  ve Abdi ipekçi büyük buluşmasında da yine ekmek

adaletimiz ve haklarımız adına en küçük bir eylem ve söylemde bulunulmasına müsaade etmedi.

 

Komik ve medyanın alaya aldığı yanlış ve zamansız saçma  bir ölüm orucu eylemi

gösterisi ile de Assubay davasını sulandırdı.

Üstüne kilo bile aldı.

 

2014 ten itibaren her şey bitirildi. Herkes susturuldu.

Temad ticarethane haline dönüştü. Deli saçması projeler ve ortaklıklar kuruldu.

Beyefendi aylık gelirini 3 e katladı.

Bu arada İstanbul İl başkanlığı şubesi içindeki tam 1300 onurlu üyesi ile kapatılıp

hain ilan edildi.

“Benden yana hakkım helaldır “ diyen arkadaşımız ta Ankara dan gelip polis zoru ile

şubeyi kapatmak için görevli arkadaşlara saldırdı.

Özellikle son 3 yılda, inanılmaz bir bitiş ve çöküş senaryosu hayata geçirildi.

İktidar partisi ile halvet edildi. Sözler, ikballer alındı.

 

 

Temadın kasası, geliri, yatırımları eksildikçe eksildi, küçüldü…

2017 Kasım devir bilançosu ile de nakitte 110 bin toplamda 400 bin liralık

bir kayba kadar gelindi.

İçi boş, sıfır metre yol alınmış, kasası tamtakır, enkaz bir Temad teslim edildi.

Kurduk dedikleri onca yatırımla Temad bu kadar borçlu hale geldi.

Umuyoruz bunlar tek tek topluma ibra edilecektir.

 

 

Bu gün Sayın Hamza Dürgen ve değerli bir yönetim denetim ve disiplin

kurulu görev başında….

İstedikleri de yeni bir beyaz sayfa açmak.

Hasretleri de herkesi dava çınarının altında buluşturmak.

Bu onların yapması gereken bir zorunluluk. Yoksa bu dava toparlanmaz.

 

Ne var ki…..

6 yıl boyunca umarsız, çıkarsız, Ahmetin kapısından beslenmeden, ondan bir çıkar

gözetmeden, Temadın güzel ve paralı dönemlerinden bir kuruş olsun dahi asla  

nemalanmadan, kendi kuruşu ile kalemini alıp, yazan çizen,   kendi üç kuruşu ile

yollara dökülen onca dava insanı çok ağır bedeller ödemişlerdir.

Mesela “hain “  olmuşlardır, “ fetöcü”  olmuşlardır, “ ajan”  ve “ provakatör”  olmuşlardır. 

Milletin önüne ,arenaya,  aslanlara yem yapılmak üzere izansızca ahlaksızca atılmışlardır.

 

Bir çok gerçek dava insanı, ne kanuna, ne de Temad tüzüğüne uymayan usul ve yöntemle de

ihraç edilmişlerdir.

Bu gün bu defterin  yeni beyaz sayfasında ne yazık ki hemen silinemeyecek bir leke,

ve pislik vardır.

Önce temizlenmelidir.

 

Nasıl derseniz…?

Önce 6 yıl payitahtan beslenip, lale devri saltanatında saz çalan arkadaşlarımız,

o izansızca insan onurları ile oynadıkları, şereflerine, haysiyetlerine saldırdıkları,

masum dava arkadaşlarından  açık  ve net ifade ile özür dileme erdemini göstermelidirler.

Bu elzem dir.

“benden yana hakkım helal “ diyerek kurnaz bir uslupla sıyrılmak değil.

 

Çünkü Keser döneminde infaz edilen bizler ihraçlı olmasak, belki de bu gün

Temadın yönetim organlarına seçilebilme başarısı göstermiş, davaya büyük katkı

ve hizmet sunmuş bireyler olabilirdik.

 

Bu haktan bile  mahrum edildik.

Gelelim bir de yapılan başka bir ahde vefasızlığa,

Kasım ayında yapılan olağan genel kurulda tüzük gereği ihraçların görüşülmesi ve

karara bağlanması gerekirken bu yapılmamıştır.

 

Eski yönetim kasıtla bunu gündeme koymamıştır.

Burada yeni seçilen Yönetim kurulumuzun da büyük ihmali olmuştur.

Bu önemli maddeyi önerge vererek gündeme aldırmamışlardır.

 Çünkü ihraçların genel kurulda gündeme alınması konusu proğramlarında gösterilmiş

ve söz verilmiştir.

 

Yine bana göre;

Sayın Ahmet Keser in genel kurulu iptal girişimine ve kayyum ataması için kendisini

veya biatlı personelini öne atarak bunu mahkemeye taşıma gayretine gerek yoktur.

Gelsin benden dilekçe istesin vereyim.

“ İhraçların gündeme alınmaması ve görüşülüp karara bağlanmaması bir suçtur

ve mağdurların başvurusu halinde  genel kurul iptali  sebebidir.”

Ama bizler bunun derdinde değiliz olmayız, olmadık ta.

 

Hala derdimiz;

mazlum sınıfının artık ekmek yemesi, iade edilmeyen insan   adaleti .

O yüzden barışmasını bilmeliyiz.

Özür dilemesini de.

Bu gün arzulanan İç barış ve kucaklaşmanın tek yolu;

Altı yıllık dönemde Ahmet Keserin  tüm günah ve yanlışlarına çıkar ve

destek olanların;   tamamen masum ve davadan başka çıkarı olmayan

insanlarımızdan varsa sarf ettikleri ahlaksız söz ve hakaret

“ derhal özür dileyip” kucaklaşmalarıdır.


Bu dava bu içsel öfkenin yatıştırılması ile çözüme çok yaklaşacaktır.

İlk adımı göstermelik değil, içtenlik ve pişmanlıkla atması gerekenlerin de

Ahmet Kesere sultanlık saltanatında  gölgelik, jandarmalık yapanlardan

gelmesi en  adil ve adaletli olan yoldur.

 

Çünkü bu arkadaşlar suçlunun ve güçlü olanın yanında yer almışlardır.

Mazlum ve savunmasız ,korunmasızın değil.

O yüzden mağrurun  mazlumdan özrü gerekir.


Yeni yönetim kurulumuzun, eski yönetime ait tüm mali bilançoları,

şirketlerin faaliyet ve hukuki yapılarını, kuruluş belgelerini, işleyişini,

işletme  ve ortaklıklarını, bu güne kadar ki harcamaları, faturaları, davaya ait

yapılanları, yapılmayanları en ince ayrıntısına kadar inceleyip toplumla

paylaşması en büyük beklentimizdir.

 

Varsa eski genel başkan hakkında yasal suç duyurusunda bulunulması da

hukukun gereği olan işlemdir.

 

İçimizdeki yanlışları ve kötü zehirli mantarları yok etmenin tam zamanı ve ortamıdır.

Adalet asla etrafından dolaşıp geçeceğimiz bir engel ve yöntem değildir.


Yeni yönetim bunu göstererek kucaklaşmayı sağlayacaktır.

Adaletle davranacak,bizleri birleştirecektir.

Genel Başkan bu kişiliğe ve karaktere çok uyumlu bir arkadaşımızdır.


Yapılması gereken,

Suçlular ve güçlüler dışarı….

Doğrular ve mazlumlar içeri dönemini başlatarak…

 

Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 

Adana’nın bağrından çıkıp, asker olacağım diyerek Ankara yollarına çıkan bir gencin başarısıdır.

O, uzun yıllar vatanına büyük bir aşkla bağlı kalarak şerefi ve onuru ile emekli olan assubaydır.

Es son görev yeri Şırnak/Silopi’den gözü yaşlı ayrılmış, üniformasını çıkararak artık ülkem için

asker olmasam da faydalı işler yapmalıyım diyerek iş hayatına atılmıştır.

Son yıllarda steak şeklinde açılan restaurantların kurulmasında tecrübeli olan, aranan isimdir.

Ekip arkadaşları ile birlikte kısa sürede İstanbul’da steak restaurantları ile döner büfeleri kurulmasında

ciddi yol almış, önde gelen kişi olmuştur.


Mütevazi kişiliği ile görenleri halen hayrete düşürür.

Başında bizzat durarak yaptığı iş yerleri faaliyetlerine devam etmekte, müşteri akınına uğramaktadır.

Eğer yolunuz bir gün Büyükçekmece’den Hadımköy otoyol bağlantı yoluna düşerse pelikan hill sitesinin

yanında bonfil et firması için yaptığı, her metre karesinde imzası olan, her yerini santim santim bildiği,

Steak Hause isimli restaurantı görebilirsiniz.

Ünlü ünsüz herkesin uğrak yeri olmuştur.

Restaurantın sunduğu yemekler ayrı bir tad. Bu aralar milyonluk büyük bir fabrika kurma telaşında,

kolay kolay iş yaparken sohbet etmez, hatta biraz da serttir.

Gevşekliği sevmez, planladığı hedeflere ulaşmak için gündüzünü, gecesini katar, hafta sonu demez çalışır,

kafa yorar,

Arkadaşlığı ise bir o kadar keyiflidir.

Bonkördür.

Herkese yardım etmek ister, sohbetine doyum olmaz. Askerlik değildir genel olarak sohbeti.

Ben rabbimin elverdiği şekilde başımı eğmeden, eğdirmeden görevimi yaptım. Şimdi bu sektörde vatanıma

ve milletime nasıl faydalı olurum derdinde. Ekmek kavgası der, birçok kişiye yardımcı olmaya çalışır.

Konuşmalarında, politika, spor, sanat vs. göremezsiniz, iş ve finans ağırlıklıdır.

Onunla konuşmak için bu konularda bilgi birikiminiz olmalıdır.

Başka da en büyük ilgi alanı TSK. sayesinde biz bu yerlere geldik.bizden sonra gelen assubay kardeşlerimizde

daha iyi yerlerde olmalıdır düşüncesiyle astsubay eğitimine önem vermesidir.

Eğer onunla tanışmak isterseniz lüks restaurantlar da aramayın, pazarda, bir çay bahçesinde görebilirsiniz.

İşte böyle birisidir, içimizden, kendisini özel sektörde de ispatlamış, nice başarılı assubaylardan birisi,

örnek aile babası, değerli dostum Mehmet, Mehmet, TSK lerinde yetişmiş nice assubaylardan birisidir.

Bugün aldığı bu terbiye ve başarının arkasında TSK.lerinin ve ailesinin payı çok büyüktür.

Eğer biz assubaylara verilen eğitim imkanları bugün artırılmış, subay adayları ile eşit şartlarda birlikte

dört yıl okutulmuş ve mezun olunursa nice Mehmet’lerin çıkması hiçte zor değildir.

Mehmet gibiler artıkça şanlı Türk ordusunun kalitesi yükselir, yine bu vatan evlatları özel sektörde

sayıları artıkça ekonomik ve istihdam alanında ülkemize katkıları çoğalır.

Özel sektörde başarılı olacak nice Mehmetler dileğiyle……


(*) Bu yazı 1989 mezunu Emekli Jandarma Assubay Mehmet Babagiray’a ithaf edilmiştir.

Hamdi Öyke Beylikdüzü – İstanbul

Hamdi Öyke'nin Profil Fotoğrafı, Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gözlük ve yakın çekim


Emekli Assubayların yaşamlarını biraz daha ekonomik hale getirmek için umutla bekler

iken kendi içimizde alternatif olarak neler yapılabilir diye şöyle bir kafa yorayım dedim.

 

Kısa bir beyin egzersizi yaptım. Bakın neler buldum.


Mesela; GSM şirketleri ile (vodafone, turkcell, avea ) bir protokol yapılarak Assubay ve

uzman erbaş emeklileri ile aileleri için özel ekonomik hat tarifeleri anlaşması yapılabilir.

 

Türkiye Belediyeler Birliği ile anlaşılarak şehit yakınları ve gaziler ile 65 yaş üstü

emeklilere uygulanan ücretsiz  ulaşım araçlarından istifade hakkı çok düşük bir

bedelle ve özel bir kartla tüm emekli assubay ve uzman erbaşlara da sağlatılabilir.

 

Kültür ve Turizm Bakanlığına başvurularak yine tüm emekli assubaylar ile uzman

erbaşlar ve aileleri ülkemizdeki tüm müzelerden ücretsiz yararlandırılabilir.

Yine aynı bakanlık kanalı ile  emekliler ve ailelerinin tüm  devlet tiyatrolarından

indirimli bir ücret karşılığı istifadesi sağlatılabilir.


Yine tüm emekli assubaylar ile uzman erbaşların ilk ve orta öğretim ile lisede  

okuyan çocuklarının parasız yatılılık ve karşılıksız burs imkanlarından direkt

olarak istifadesi için Milli Eğitim Bakanlığı ile protokol yapılabilir.

 

Aynı şekilde  üniversitede okuyan çocuklarına da yurt ve karşılıksız  burs

önceliği tanınmasını sağlanabilir.

 

Her ildeki Temad İl Başkanlıkları ; özellikle çok pahalı olan  ağız ve diş ile göz 

özel kliniklerinden ve hastanelerinden daha ekonomik ve düşük ücretle tedavi

için de bölgelerindeki tanınmış özel hastanelerle  özel anlaşmalar yapabilirler.

 

Yine  İş -Kur ile protokol yapılarak, çalışmak isteyen ve işkur a başvuran emekli

assubay ve uzman erbaşlara iş bulmada öncelik sağlatılabilir.

Emekli personelden çalışmak için istekli olanlara tüm okullarda, kamu kurumlarında

özel tesis ve işletmelerde,site avm ve rezidanslarda, bankalarda,  güvenlik amir ve

görevlisi olarak personel istihdamı için “TEMAD GÜVENLİK “  adı altında özellikle

büyük illerde örgütlenebilecek şekilde şirketleşme projesi hayata geçirilebilir.

 

“TEMAD KASKO VE ARAÇ SİGORTACILIK” şirketi daha profesyonel personel  ve

daha özel VE MÜSTAKİL işyerlerinde rekabetçi bir hizmet projesi ve reklam  

yatırımıyla çok kazançlı bir sektör haline getirilebilir.

 

“TEMAD KARGO VE TAŞIMACILIK “ adı altında kurulacak bir şirketle özellikle TSK nın

tüm mektup, koli ve taşıma hizmetleri ihale ile güvenlikli olarak yapılabilir.

 

Üyelere açık  eşit katılım paylı örneğin  aylık sabit 100 TL gibi bir katılım payı ile

gerçek bir “ TEMAD  GAYRİMENKUL “ şirketi açılarak  arsa ve bina alım satım ticareti yapılabilir.

 

TEMAD bünyesinde bir yazarlar kulübü oluşturmak, tüm günlük yazar çizer ve kitap

yazarlarımızı buluşturmak ve bu alanı teşvik etmek sureti ile etkili bir medya gücü

oluşturması sağlanabilir.

 

Eşlerimiz ve çocuklarımızdan oluşturulacak en büyük “ TEMAD KADINLAR BİRLİĞİ”

STK.sını kurmak ve dava mücadelesinin kadın gücünü devreye sokmak suretiyle siyasete,

ve tüm iktidar kurumları ile kurullarına  Assubay eşleri ile en güçlü taarruz  başlatılabilir.


TEMAD gençler kulübü kurmak; Tüm evlatlarımızı, o kulübe üye yapmak ve yönetimini de

gençlere bırakmak sureti ile,  Bu kulübün,  ATATÜRK ün hedef ve ilkeleri doğrultusunda

eylem ve faaliyette bulunması için hedef oluşturulabilir.

 

TEMAD Genel Merkezince her ay bir ilimizdeki İl Başkanlığı organizasyonunda A-Subay,

Mali haklar, Fakülte statüsü ile sosyal gelişme ve yeni TSK yapısında Yeni Assubaylar  

konulu seminerler ve çalıştaylar düzenlenebilir.


Herkesin fikrini, görüşünü, tartışmasını rahatlıkla yapabileceği, genel merkez editörlü bir

TEMAD SERBEST KÜRSÜ sosyal sayfa ve sitesi  hizmete açılabilir.

 

“ ASKER HAKLARI  BÜLTENİ “ adı altında 8-10 yapraklı gazete tarzı bir fikir gazetesi

çıkarılarak  özellikle kamu kurumlarına, yargıya, tv kurumlarına, bakanlıklara dağıtılabilir.

 

Assubay orduevleri, kamplar ve tesislerdeki tesis istifade kapasitesi ve fiziki alanlarının 

önümüzdeki  3 yıl içinde tam 2 katına çıkartılması adına MSB. ile sıkı bir diyalog ve çalışmaya girilebilir.


Assubayların özlük, yüksek öğrenim, adalet, hizmet, görev, statü gibi temel sorunlarını

tek bir kırmızı kitapçıkta toplayabilecek bir AR-GE şubesi hizmete sokularak tüm

bilgi birikim ve donanım ile dökümanları burada KOZMİK ARŞİV adı altında toparlanabilir.

 

Şimdilik aklıma gelenler bunlar.

Umarım okunur, ve daha da değişik çağdaş, değerde güzel fikirler ilave edilir.


Sizin ve sevdiklerinizin yeni yılını kutlar, Sağlık,refah,huzur,başarı ve mutluluk 

dolu nice yıllar dilerim 

Saygımla

 

Adnan Fuat ÖZDEMİR

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 

ASSUBAYLAR KAPI KULU ASKERİ Mİ ?

 

15 Temmuz kalkışmasından sonra ülkede olağan üstü hal ilan edildi.  18 ay geçti OHAL hala devam ediyor.

 

Diyeceksiniz ki en yukarıdaki başlıkla ne alakası .

 

Bir bakalım.

 

Assubay toplumu tam 16 yıldır AKP iktidarından ne bekliyor.

 

“ Özellikle ve ilk öncelikle emeklisinin gerçekten vahim durumdaki yoksulluğunun ortadan kaldırılmasını.”

 

Diğerleri ikincil aciliyetler.

Bu elzem, en hayati, adeta sözün bittiği yer.

Bittik, tükendik.

 

Emsalimiz kim.?

Bizimle aynı hizmet süresinden emekli olan Subaylar.

Bizden tam % 45 daha fazla emekli aylığı alıyorlar.

En düşük rütbedeki yarbayla kısaslıyoruz ha……

 

Çözüm ne.?

 

Çalışan Assubaya da bir tazminat kalemi bulup emeklileri de kanunla bu düzenlemenin içine almak.

Tazminatın adının bir önemi yok. Yeter ki tüm emeklilerimizi kapsasın.

 

Biz Burada işte tam bu konumdayız.

Resim bu… yırtık mı yırtık.

 

Acil talebimiz de bu.

Kaç yıldır bu hükümetle ve  genel kurmay ile boğuşuyoruz….?

Tam 16 yıldır.

 

Topu topu kaç adama.

En fazla 150 bin kişiye.

Ne vereceksiniz…?

600-750 TL. arası bir sosyal denge tazminatı.

 

 

Gelelim devlet kısmına

Hükümet ne yapacak..?

 

Milli Savunma Bakanlığı yetkin müsteşarları ve danışmanlarına 4 satırlık bir kanun teklifi

veya elinde imkanı var iken kanun hükmünde kararname teklif metni hazırlatacak.

Dört satırlık.

Bir saatlik iş.

 

Teklif meclise gidecekse ilgili Komisyona  gelecek ve iki zırzır bir mırmırla kabul edilip doğru meclise…

Velev ki komisyon marifeti ile gitmeyecekse KHK ile çıkacaksa komisyondan bakanlar

kuruluna oradan da  doğru saraya onaya.

Hepsi bu.

 

Bakalım şimdi….

 

“sizi anlıyoruz,elimizden geleni yapacağız “

 

 diye bizi yıllarca avanak apti veya şaban oğlu şaban yerine koyan hükümet bakın son

18 ayda OHAL İLE ÇIKARDIĞI KHK . LARLA neleri yapmış…..

 

-Önce yüksek Askeri şuranın yapısını sil baştan değiştirmiş.

 

-harp akademileri, askeri liseler ve assubay hazırlama okullarını komple kapatmış.

 

-Üç günde Milli Savunma üniversitesi kurmuş.

 

-Kurmaylar içinde içine özel enistitü oturtmuş.

 

-genel adı GATA olan tüm askeri hastaneleri 6 saatte sağlık bakanlığına devredivermiş.

 

-Üç saatte Askeri yargıtayı kaldırmış Hepsini adalet bakanına devretmiş.

 

-Tüm Kuvvet komutanlıklarını 12 saatte Gen.kur dan alıp MSB. na bağlamış.

 

-Sb. Asb. Atanma yetkisini MSb na bağlamış.

 

-TSK. ya personel teminini de MSB. ye bağlamış.

 

-Jandarma ve sahil güvenlik komutanlığını 7 saatte hooppp genelkurmay'dan alıp hemen

İçişleri bakanlığına devretmiş.

 

-Hemen de Akademisini kurmuş.

 

Kahraman albaylarımıza bir an önce emekli olsunlar da  karargahlarda iş arama derdi bitsin

diye kıyak emeklilik tazminatı bağlanmış…

 

Tam 20 dakikalık teklifle…

 

 

Şimdi Bakanlığımız diyecek ki….

Kardeş atıp tutma… para vardı da biz mi vermedik…

 

Devam edelim o halde .

 

Mesela daha 2 gün önce yine KHK.

 

Gemlik ilçesinin başka yere taşınması kararı verilmiş. Maliyet milyarlarca..

 

700 bin işçi taşeronluktan kurtarılıp kamuda kadrolu olmuş, maliyet milyarlarca

 

Hükümet tam 130 bin memur alımına karar vermiş.

Maliyet milyarlarca..

 

Tam 3 bin mahkum da yine ceza evlerinde yer kalmadı diye tahliye edilmiş.

10 bini de açık cezaevlerine alınmış.

 

Mahkumlar bile unutulmamış.

 

Bakın KHK larla neler yapılmış.

 

Kimlere de ne yapılamamış….

 

ASSUBAYLARA BİR TAZMİNAT KALEMİ BULUNUP TA EMEKLİ SUBAYIN YAKININDA

İNSANCA ,ADİL BİR GEÇİM VE YAŞAM SÜREBİLMESİNE İMKAN BULUNAMAMIŞ.

 

BÜTÇEMİZ YETMEMİŞ.

 

TAZMİNATA İSİM DE BULUNAMAMIŞ.

 

İSİM BABASI DA.

 

Halimiz bu.

Hükümetimiz de bu.

KHK. da bu.

Aslında mesele şu….

MSB lığı Assubaya sıra gelince dürbünü ters çevirip  bakıyor olmasın.

Ne yazık ki galiba gerçek bu….

 

Saygımla.

Adnan Fuat Özdemir


Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 

 

BİZ BUYUZ

Aralık 25, 2017

Yıllarca anlattım;

 

Sosyal medyada, sayfalarda, paylaşımlarda aşırıya kaçacak şekilde yeme, içme,

eğlenme,gezi tozu, paylaşımları yapmayalım

Buralar bizim görüntümüz, resmimiz.

 

Merak ederler bakarlar, yoksul Assubay emeklilerinin kavgasını birileri.

Ohooooo…… derler sonra.

Emekli subayın yarısı  emekli maaşı alıyoruz,

doğru.

Yoksulluk altında hak etmediğimiz bir emekli hayatı yaşıyoruz,

doğru.

Utanılası işlerde çalışıyoruz....

doğru.

“ artık yeter. torunlarımıza karne hediyesini emekli albay gibi biz de almak istiyoruz "  

diye haykırıyoruz.

Doğru.

 

 

Doğru da…..

 

Davanın kavgasını vermek adına kurduğumuz sosyal sayfa ve platformlarda ;

Vur çatlasın çal oynasın dedirten seyahat,gezi, tozu, yemek,içmek, mekan, restoran

görüntüleri vermekle acaba neyimizi tatmin ediyoruz ki…..

Devletten alamadığımız ekmeğimizin,ücret ve alın terimizin yarattığı;

 

“Benim vallahi ihtiyacım yok. çok şükür ailecek,yağlı ballıyız . Assubaylar adına ne

yapıyorsam şerefsizim ki yokluk içindeki arkadaşlarıma acıdığımdan yapıyorum

“ kompleksi " mi ……

Yoksa...

 

“ Ben yokluğu yoksulluğu assubay emeklisine yakıştırmıyorum. allaha şükür durumumuz gayet

iyi,taksilerde şoförlük yapıyorsan senin kabahatin be kardeşim, küpünü dolduramamış bir

salaksan ben ne yapayım  “  mağruriyeti ve aşağılaması mı……

 

Ben de diyorum ki……

 

Bakınız, emekli Assubaylar çalışan tüm assubayların bir boyut ilerisindeki yeni yaşamlarıdır….

Hani ölünce nasıl bir yere gideceğiz acaba diye malum cennet merakımız var ya….

İşte çalışanın emekli cenneti de ,görüp görecekleri de bizleriz.

Yalana, resime, fotoya, geziye, tozuya, gerek yok….

Bizler yoksulluk altı açlık sınıfı kenarı bir sosyal toplumuz.

 

İnsanca yaşayamıyoruz. subayın emekli hayatının yarısını dahi tadamıyoruz;

Gerçek bu…..

Kıvırtmaya, cozutmaya gerek yok.

Ay ortasını getiremiyoruz. Tatil yapamıyoruz. Et,balık alıp yiyemiyoruz; Sinemaya tiyatroya gidemiyoruz;

Çoğumuzun arabası yok çünkü vergisini dahi ödeyemiyoruz.

 

Türkiyenin sosyo ekonomik kuşağında fakir kategorisinde bir toplumuz.

 

Bu gerçeği de utanmadan saklamadan hükümete göstermeliyiz.

Kral değil, asıl biz çıplağız.

Bundan da asla ve asla utanmamalıyız.

 

Çünkü bizler onurlu insanlarız. Kanıtımızda yetiştirdiğimiz evlatlarımız.

 

Paylaştığımız sayfalara da bu adaletsizliğin,utanması gerekenlerine karşı tüm  tepkilerini, isyanını yazıp çoğaltmalıyız.

O  hani fazla cakalı, havalı, manzaralı resimleri de mümkünse koymamalıyız.

Bırakalım özelimizde kalsınlar.

 

Ancak;    başarılarımızı, çocuklarımızı, onların başarısı ve mutluluğunu inadına çoğaltmalıyız.

Çünkü onlar kaderimiz değil, başarımız.

Davamıza sosyal anlamda sahip çıkmalıyız.

Yokluk ve yoksulluğun mücadelesinde adam gibi bilinçli bir STK olabilmeliyiz.

Emek toplumları  ve örgütleri ile yan yana durmalıyız.Çünkü ortak noktamız ekmek adaleti.

 

Resim mi paylaşıp çoğaltacağız.?

Subay emeklisine pasta, Assubay emeklisine ekmek amblemli resimleri paylaşmalıyız.

Çünkü biz mağdur ve aldatılmış bir sınıfız.

 1/3 ü Karun,  2/3 ü kasıtla yokluğa mahkum edilmiş bir adaletsiz TSK da bizler birer başkaldırıyız.

 

İnsanlık ve ekmek adaletimizin durduğu yeri asla   unutmamalıyız.

 

 

Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 


BİR DAMLA UMUT BİRİKTİRDİK

 

Önümüze konanlara kader dememek için bir araya geldik,

Kendi ipimizi kesmek adına.

Ulufe değil, insan adaleti adına.

Neye göre;

B.M. insan hakları evrensel beyannamesine göre

Anayasaya göre,

Adaletin terazisindeki kitaba göre.

 

İçimizden kardeşlik ve sadakat duygusu ile inandığımız

arkadaşlarımızı seçtik ve onlara görevlerini fısıldadık.

Kimimiz davaya bilendi, kimimiz de çıkara, nüfusa, ranta.

Bu gün bu yüzden ki bu haldeyiz.

 

Yeni yönetime çok iş düşüyor. hızlı ve güçlü olacaklar.

Oldular da..

Daha bir ay dolmadan da MSB. müsteşarına misafir oldular.

Doğru olan çözümü anlattılar.

 

Top şimdi hükümette.

 

Bunun devamındaki ilişki ve samimiyet ile karşılıklı temaslar inanıyoruz ki sürecek.

Asla taviz verilmeden, oyalamalara gelmeden.

Hükümet sıkıştırılacak.

Yeni yönetimin güçlü iradesinin olduğunu ve aynen dik durulacağını da biliyor, umuyoruz.

 

Kamuoyuna güçlü, birleşik, Türkiyede kitlesel  kalabalığa sahip  bir STK. görüntüsünü

kuvvetle vermeliyiz.

 

Sayfaları,  siteleri, sosyal medyadaki blogları çoğaltmalı,paylaşım ve destek te bulunmalıyız.

 

Hedefimiz ve gündemimiz hep mali haklarımız ile 4 yıllık lisans öğrenim statüsü ve

yeni komutanlık tanımını içeren A-subaylığa yönelik olmalı.

Kamu oyu olmalıyız.

Yönetime de en can suyu desteğimiz böyle  olmalı.

 

Sadece her şeyimizi toplumla paylaşalım,

doğrucu olalım yeter.

Tabandan kopmayalım.

Saygımızı sevgimizi çoğaltalım.

 

Bunu yaparsak, cebimize hakkımız olan ama utanmazca

gasp edilen ücretleri ve maaşları da mutlaka koyarız.

 

Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 

 

 

 

Kulağıma gelen duyumlara göre Sayın Dürgen başkanlığındaki çiçeği burnunda

yeni TEMAD yönetim kurulumuz bir çalıştay buluşması organizesi hazırlığı içinde.

Muhtemelen de bu buluşma  Yılbaşı sonrası.

Davanın temsil tavanı olan yönetim kurulu ile tabanı  olan il ve ilçe başkanlıkları  bünyesindeki üyeler içinden temsile yetkili görülen  akli,donanımlı, kişiler ile  geniş konsensüslü   bir buluşma gerçekleştirilecek.


Bu buluşmaya üye olan olmayan, ihraçlı, küskün  eski –yeni yönetime destek,

muhalif olmuş, olmamış birilerince de  muhalif ve hain ilan edilmiş 

her karşıt ve kavgalı yetkin insan  çağırılacak.

 

Davet;  davanın selameti adına,

birleştirici, uzlaşıcı, barış ve kardeşlik havasını sağlayıcı bir ortak kimlikle

yapılması planlanan bu ilk çalıştay bu güne kadar ki en büyük ve birlik

görüntülü o özlenen  resimle ortaya konulacak.

 

“  Hepimiz aynı geminin içindeyiz.

Artık bundan sonra ayrılık gayrılık, hasımlık, öfke kavga olmasın “

Mesajı  güçlü biçimde verilecek.

Umuyorum, bu anlamda ciddi, öngörüleri, fikir ve önermeleri güçlü,davaya katkı

ve birikimi ile çözüm yollarında yordam sunacak kaliteli,sağduyulu, meselelerde

dışa tavana ,çatıya dönük arkadaşlarımız bu davete çağırılacak.

Böyle olacağını da umuyor ve bekliyorum.

 

Çalışan 96 bin;   emekli 140 bin;   toplamda yaklaşık çeyrek milyonluk bir dava

toplumunun tek yasal ve hukuki temsilcisi olan bu dava derneği, artık güçlü ve

sorumlu adımlar atmak zorundadır.

 Öfkeden, kavgadan, içsel kinden, çıkardan, bel altından beslenmemelidir.

 

Yapılması planlanan bu çalıştaya kimlerin katılması gerektiği konusunu sanıyorum bu anlamda, bu yeni algıda Sayın Genel Başkan ve ekibi ince eleyerek sık dokuyarak tespit edeceklerdir.

Buna da hiç şüphemiz yok

 

Benim, bu noktada;

yapılması planlanan çalıştayın,  uyumuna, üretimine, başarısına, dair tek talebim de şu olacaktır.

Ahmet Keser ve yönetimi ile bazı kendini bilmez arkadaşlarımız;

6 yıl boyunca bu mazlum toplumunun içinde çok günahlar işlemişlerdir.

Kendilerinden önceki yönetimin Başkanı olan Sayın  Mustafa EROL dan başlayarak,

kendi  yönetim kurulu arkadaşlarından devamla,

En başta;

Yıllarını, yaşamını, kimsenin ortada olmadığı o yokluk ve sıkıntılı dönemlerde ortaya koyarak bu günkü adalet toplumunu kuran, buluşturan, çoğaltan duayenimiz,Sayın Ersen GÜRPINAR a,

Bu toplumun en akli ve eğitimli dava ağabeyi olan Sayın Mehmet KAYALI ya;

Assubay toplumunun en değerli büyüklerinden, yılmaz dava savunucularından olan rahmetli abimiz

Adilhan ŞANLI ya ,

Olmazsa olmazımız Sayın Orhan SELIŞIK abimize ,

İstanbulun tek mücadele derneği ve o mümtaz 30 yıllık derneğin bir avuç kahramanlarına,

başındaki Sayın KOLDAMCA ya;

ve ismini saymakla bitiremeyeceğimiz sadece adaletimiz için yüreklerini ortaya koyanlara ;

büyük ahlaksızlık, iftira, ve itham ile aile şereflerine saldıran aşağılamalarda bulunmuşlardır.

Bu toplum Subayın nazarında ve karşısında aynı cumhuriyetin anayasası ve hukuku ile insan

haklarınca tam 70 yıldır ezilen,sömürülen, onur ve haysiyeti ile milyarlarca lira alın teri

utanmazca çalınan bir mübarek mazlum toplumudur.

Yukarıdaki insanlarda bu toplumun,yunusları, kaygusuzları, nazımları, denizleri ve  spartaküsleri dir.

Velev ki bu yanlışı ve saygısızlığı yapan arkadaşlarımız bu önemli buluşmaya gelecekler ise,

En azından,

bu değerli büyüklerimize Sövüp sayanlara, ahlaksızca saldıranlara, eş ve evlatlarını dahi  

aşağılayanlara, bu mümtaz değerlilerimizi  general yalakası, TEMAD düşmanı,  vatan haini, fetöcü, pkk lı ilan edip halkın önüne kurban olarak yem yapanlara…

Bu toplantıdan önce kişilerde hatalarını anlamışlar ve samimi iseler  mazeretsiz özür diletilmeli, bu büyüklerimizin  elleri bu yanlışı yapanlara öptürülmelidir.

Küçük büyüğünden af dilemelidir.

Bu dava en önce yüreklerimizdeki kırgınlığın, öfkenin, dışarı atılması ile ancak yeniden başlatılabilir.

Yürekten gelen saf özürle…..

Assubayın saygı ve görgüsü de bunu gerektirir.

Bunu reddedenin de ne o çalıştay da ne de o buluşmada yeri olmamalıdır.

 

Büyüklerimizin ellerini öpüp özür dilemekten daha değerli olan bir onur varmıdır ki..

var ise hangi onurumuzdur ki….

Sayın Dürgen bunu yapmalıdır.

 

Ya sonrası derseniz…..

İnanın çorap söküğü gibi gelecektir.

Yeter ki sımsıkı kenetlenelim.

Hala,İnadına ASSUBAY olduğumuzu kurda kuşa, ite çakala gösterelim.

Ülkemizin şu zor günlerinde birlik ve dayanışma mesajını verelim.

Eşimizi, evladımızı onurlandıralım.

Bu sınıfı artık yeter….

Gururlandıralım.

 

Saygımla

Adnan Fuat ÖZDEMİR 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim






 

 


1951 de son şeklini alan bir meslekler  üstü emanet bedenler,

ölü canlar  toplumuyuz.

Tam 66 yıl oldu.  Bir gün olsun mutlu olmadık.

Hiç müjdeli bir sabaha uyanmadık.

Hiç adam yerine konmadık.

Tam 66 kere bu ülkede hem yasalar, hem de medeniyet değişti.

Teknoloji gelişti. Kafalar ,fikirler, yasalar, kanunlar yenilendi.

Her şeye herkese dokunuldu.

Toplasan bir mahallelik nüfusa sahip romanlara  bile; 

Mecliste sabahlara kadar ne kavgalar verildi. 

Vatan terk eden Suriyelilere  bile evliya muamelesi reva görüldü.

Bir tek ASSUBAY lar görülmedi, duyulmadı, 

Karınca kadar bile canlı yerine konulmadı.

 

Ne var ki uykusundan uyanış canlının mayasıdır.

İsyanı da atardamarı….

Bu gün artık bu toplum kendini yeniden buldu, keşfetti.

Asıl cevherin kendisi  olduğunu anladı.

Bu gün artık saf, salak ve mülayim değiliz.

İç hizmette tarif edilen  keloğlan, keleş oğlan da değiliz.

Sus pus, garip,gureba, aklı ermez, fikri bilmez de değiliz.

Hele ki mazlum hiç değiliz.

Sadaka bekler gibi saygı ile hak ve adalet hiç beklemiyoruz.

İnsan adaletimize, utanç ücretlerimize “baş üstüne “ hiç demiyoruz.

Biz çağın, medeniyetin, yeni dünyanın ve düzenin yeni ASSUBAYLARI yız.

Davamıza set ve engel olanlara “emre itaatsizlikte “ısrarlıyız.

Neye nasıl ne kadar layık olduğumuzu artık çok iyi biliyoruz.

Artık sadakat, mutlak itaat  yok.   Bilinç ve akıl var.

Artık biz de bu vatanın ve milletin  nezdinde

Zeki müren gibi gönüllerde  birer  “ paşayız.”

Tam 66 yıldır çalınan haysiyet ve onurun bu gün

inatla,dim dik  savunucusuyuz..

Artık kendimizi   beğenmiyoruz.  Ulufe niyetine, aşağılanarak verilenleri 

artık kendimize yakıştırmıyoruz.

 

Mesela adımızı.

Çok eskiden gedikli idik.  Sonra başefendi, sonra başçavuş daha sonra 

astsubay olduk. artık   a-subay olmak istiyoruz.

 

Önce çalınan,soyulan cüzdanımızın adaletini  istiyoruz.

Emeğin karşılığını, Onurlu makamları, komutanlıkları,

sorumlulukları,  biz de istiyoruz.

Çok eskiden yan ödememiz yoktu. iş riskimizde,

adam gibi katsayımızda, derecemiz de…

 

Şimdi artık komutanlık tazminatı da istiyoruz,

makam  tazminatı da. Eşit başlangıç derecesi de,

Adam gibi  Avrupa standardında, statüsünde

Yeni bir personel kanunu,

Subayına verdiğini Assubayından esirgemeyecek

İnsana yakışan maaş ve ücret istiyoruz.

 

Bu gün insanlık marsvan projesi ile güneş sisteminin dışına taşınırken,

Afrikada orman korucuları üniversiteden mezun olur iken

Biz ASSUBAYLAR  artık askeri fakülte mezunu olmak istiyoruz.

Bizler eskiden Generallere koruma ve emir Assubayı idik.

Şimdi o Generalin kendisi olmak istiyoruz.

Eskiden kol ve gövdemizle, işe koşulurduk,

Beyin kısmımıza kilit vurulurdu.

Şimdi beyin takımı olmak,  

Komuta ve karar gurubunun içinde olmak  istiyoruz.

Eskiden ekmekten ,aştan, subaya layık görülen maaştan  mahrum edilir,

velev ki verilirse “ bunlar isyan eder,baş edilmez “  denilip  adaletimizle 

tehdit edilir, onurumuzdan mahrum bırakılırdık.

Şimdi  ekmek ve meslek  adaleti ile onurunun tam kalbinde  olmak istiyoruz.

 

Eskiden  Askeri Ceza Kanunu, İç Hizmet Kanunu bize göre,

bize inat, bize  kısas yazılır, çizilir, uygulanırdı.

Bilimum  hakim,savcı, subay, lisansını ,tezini,terfisini, makamını, konforunu,

saadetini, emeklilik hayalini  bizimle uğraşarak, bizleri kodese tıkarak,

nasıp cezası uygulatarak  bir ömür lokmamızı çiğneyerek  tamamlardı..

Mahkemeler savcılar,iddianameler, içtihatlar,  bize dair yazılır, hazırlanırdı.

Şimdi o faşist, teokratik askeri yasaları utanç mezarlarına gömmek,medeniyetin

adalet ve hukuk sistemini yeniden,BİZLER  yazmak, kanunlaştırmak   istiyoruz.

Eskiden hep mazlum askerin başçavuşu idik. her türlü beladan , kazadan, acıdan,

kahırdan  ottan çöpten  boktan, pislikten  baş sorumlu idik.

Kahraman memed ile aristokrat subayın arasında basamak idik.

Artık  bu ordunun karar ve komuta merkezinde  yepyeni bir komuta gurubu,

lider gurubu, insiyatif gurubu, emir komuta gurubu olmak istiyoruz.

TSK nın yeni mühendisleri olmak istiyoruz.

TSK nın  teknik ve lojistik kuvvesi olmak istiyoruz.

TSK nın omurgası, çatısı, kolonu, direği, harcı, betonu olmak istiyoruz.

Çalınan başta maaş ve  ücretlerimiz olmak üzere her yetim hakkımızın

o çalanlardan geri alınmasını istiyoruz.

 

Kendimizi artık tanıyoruz.

Kimliğimizi geri istiyoruz.

Artık A-SUBAY olmak istiyoruz.

 

Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR 

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

 


 

" geniş bir konsensüs, büyük uzlaşma, güçlü,  teknik,  iş bitirici inanmış bir kadro,  hızlı ve planlı girişimler. "

Bir dava oluşumunda ve yapısında bunlar  yoksa davada hiç bir şey yoktur.

Cesur,akil,uzman,bilen,üreten her assubay aşığı davanın içinde olmalıdır.

Olacaktır.


Bu dava;adalet,insanlık adına köhnemiş duvarlarına harç koyan,

tuğla dizen yürekli ve cesur insanların oluşumu ile yürütülmelidir.

Yürütülecektir.


Bu dava bizlerin onur kavgasıdır. Adamlık inadı dır. 

Herkesin az çok  eli yanmalıdır.

Yanacaktır.


Yeni yönetimde irademiz ve aklımız ile  vizyonumuz

"ya hepimiz insan olacağız,ya da hepimiz yine kul olup susacağız"olmalıdır.

Olacaktır.


Bu dava yüksek hedeflerin davasıdır.

 İnatla, çalışarak, boğuşarak, üreterek, koşarak, bıkmayarak……

İsteyerek, inanarak kazanılmalıdır.

Kazanılacaktır.


Bu dava;  davayı içeriye değil,hırsımıza, egomuza, çıkarımıza, taşıyarak değil,

 Binlerce masumun, mazlumun onur ve haysiyetinin geri alınması adına  

yukarıya, en yukarıya bayrak açılarak sürdürülmelidir.

Sürdürülecektir.

 

Tüm  cesur yüreklerle omuz omuza  eş ve evlatlarımıza verdiğimiz sözle ve yeminle billahi  sürdürülecektir.

Bu dava;  TEMAD'ı  ulu çınar görenlerle;

gölgesindeki tüm ASSUBAYLARI ve ezilmişleri   yoksulluğun utancından kurtarmaya ahdetmiş mazlumlarca,

onları  tek yürek,tek vücut, tek irade  yapabilecek zihniyete ve adalet anlayışına sahip yönetimdeki tüm lider kadrosunca verilmelidir.

Verilecektir.


Bu dava temad içinde, temad ın çatısı altında büyüyen birleşen tüm emekçilerle,

Sadece  ekmek ve insan adaleti için,

sonra da hukuksuzluğa karşı evrensel hukuk için,

Atatürk cumhuriyeti ve devrimleri adına, kuvayı vatan için,

Omuz omuza  yan yana sırt sırta ,yıkılmadan, usanmadan

kıç baş eğilmeden oynamadan, kıvırtmadan,adam gibi  verilmelidir.

Verilecektir.

 

Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor


genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

Atilla ABAYLI
TEMAD GENEL BAŞKANINA Sayın genel başkan; Evrensel sistemde gerçekler net görülmelidir. İzmirde il temsilcisi davet üzerine 23 Nisan resepsiyonuna davet edilir. Ve üç kişi eşleri ile bu davete icabet ederler. Şimdiki disiplin kurulu başkanınız ve şimdiki izmir il temsilcisi ve yönetimden biri. Ve yönetimden biri bu etkinliği facebook sayfasında paylaşır.Bu paylaşıma...
Cuma, 14 Ocak 2022
Erol ERTURAN
Herkese merhaba İyi akşamlar Arkadaşlar TEMAD ve diğer sosyal medya hesapları neden yapısal sorunları konuşmazlar ve durumu devamlı gündemde tutup sosyal medyayı hop oturup hop kaldıracak fikir cimnastiği ve oluşturacak ve yapısal sorunlarımızı sistematik bir yapıya büründürmekten maalesef imtina eder durumda olduklarını değerlendirmekteyim sorunlarımız mevzi konular...
Cuma, 07 Ocak 2022
Murat DEMİRKIRAN
Değerli Meslekdaşlarım, Yıllardır önyargılarla haksızlığa uğrayan astsubayların haklarını savunmak için ONUR MÜCADESİ dediğimiz mücadele için birçok arkadaşımız,ağabeyimiz minnet duyduğumuz katlıları ile destek oldular Bu mücadelede bizim öncümüz rehberimiz TEMAD ancak yönetimler bugüne kadar kişisel hesapları ön planda tuttukları için başarı sağlayam...
Çarşamba, 05 Ocak 2022
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ