EMEKLİ ASSUBAYLAR

EMEKLİ ASSUBAYLAR

ZAMANDA YOLCULUK

Kasım 08, 2017

2011 ekim ayı itibariyle   Astsubay sosyal sayfalarına olan  genel  katılım, destek ve ilgisi genel toplumun  sadece    % 22-24 seviyesinde İdi.

2011 kasımında yapılan Temad genel merkez yönetim kurulu seçimini yeni oluşum gurubunun  kazanması ile birlikte  oluşan umut ivmesi ve yeni yönetimin 2012 deki inanılmaz performansı  ile  sosyal platformlardaki katılım ve destek oranı  2012 yılı sonunda   pes gurubunun da  büyük çalışması ve sosyal örgütlenme başarısı ile Türkiye de hiç bir kurumun ulaşamadığı bir orana ulaştı.

Destek oranı  nerede ise tüm emekli assubayların  %   70 i seviyesine  çıktı.

Televizyonlar, gazeteler şaşıp kaldı.

Bu inanılmaz patlama temada üyeliklerde de aynı oranda hissedildi.

2011 de emekli assubayların  temad a üyelik portföyü oranı genel emekli sayısının % 15 i düzeyinde  iken tam 14 ayın sonunda , 2012  bitiminde  tam 2.5 kat arttı,   15 bin den  40 bine yükseldi.

Sadece sosyal sayfa ve platformlarda assubaylar adına açılan sayfa ve site sayısı tam 4 kat artarak 55 e ulaştı.

Bunların hepsinin yazı arşivlerinde kayıt ve oransal rakamları ben de var.

2013 yılındaki sokak  yürüyüşleri,  miting ve basın eylemleri, sokağın sesi  bu yüksek trajı ve başarmaya dair inancı korudu.

Ta ki  Abdi ipekçideki o muazzam kalabalığa hükümetin savunma bakanından ,

“ Bitirin tamam sizi gördük, işi bitireceğiz “ talimatı alınana kadar.

İşte  Savunma Bakanının ta kars ilinden  yaptığı bu çağrı    tam da  burada,   o büyük devasa katılımın, inanılmaz kitlesel desteğin kırılma anı oldu.

 Büyü bozuldu.

 

Genel   Başkan ve heyetine  dair  ne tür gizli bir pazarlık yapıldı, siyasete dair, neyin sözü verildi, genel başkan hangi parlak gelecekle  ikna edildi,

köz ve kor ateşi bir anda bir ay içinde nasıl sönüp küle döndü,  hiç bilmiyoruz.

Burası, Sayın Baykalın, gizli dolmabahçe buluşması gibi karanlıkta kaldı.

O bakanın “eylemi durdurun “ talimatı gününden sonra temadın  ekmek ve adalet davası   tamamen bitti.

Aslında biten yürekli cesaretti, korkusuz başkaldırı ve meydan okuma idi.

Gemileri yakanların duruşu idi aslında biten.

Başkan ile yönetim kendini ticari işlere verdi.

Eskiye dair her şeyin üstü ölü toprağı ile örtüldü.

O inanılmaz sosyal ağ örgütlenmesi olan, pes gurubu hareketi dahil her şey ortadan kaldırıldı.

2014 sonunda  Temadın  ve Assubay davasının  sosyal medyada takip,ilgi ve destek oranı tekrar % 40 lara geriledi. üye kayıtları nerede ise durdu.

2015 daha da vahimdi. Üyelerde inanılmaz bir öfke ve kızgınlık vardı.

TEMAD içine döndü. hiç bir dava meselesine dair en ufak bir adım atmadı.

N e yaptığını , ne yapamaya çalıştığını da en yakın şubeler bile öğrenemedi.

Birkaç iş bilmez, donanımsız kişiyle etrafına bir savunma duvarı örüp dava fişini çekti.

Assubay ekmek ve adalet davası   ihraçlı bir avuç insanın elinde ,  artık  eski etkisi kalmayan sosyal medya da diri ve sıcak tutulmaya çalışıldı.

Kaf dağındaki o zirvesi kasıtla  eritilen emekli toplumu, ilk  hazan olan son baharlarının bu kadar hızla yok edilişine dayanamadılar. Desteklerini terk edip kendi dünyalarına döndüler,

Bir çok değerli insan da bu değerli zamanları sürdürmeye daha fazla ömre vefa edemediler, cennet bahçelerine uçup gittiler.

2015 sonunda,   medyadaki takip ve destek oranı ile ilgi % 30 a üye kayıt oranı ise % 5 lere düştü.

Ne var ki üyelikten ayrılmada ise nerede ise % 10 luk bir artış meydana geldi.

Oysa her yıl TSK dan yaklaşık 3000  Assubayın emekliliğe adım atması hali vardı ki, bu yeni genç emekli kitlesi 2011 den 2016 sonuna kadar toplam emekli oranının tam %16 sı idi.    ama temada katılım bu 16 nın sadece  % 5 i idi.


2016  sonuna  gelindiğinde ise;

TEMAD'a katılım,   140 bin yaşayan  emekli astsubay ve 260 bin kişilik ailesi üzerinden  değerlendirildiğinde yıl sonu itibariyle  bu sayının sadece % 3 ü kadardı.

Ayrılan, kopan oran ise, nerede ise  % 10.du.

Bu gün Temadın üye kayıtları kontrol edildiğinde  görülecektir ki,  

faal, aktif, aidat ödeyen seçimlerde kurultaya katılmayı hak eden üye sayısı;   mevcut  delege sayısına baktığımız da sadece 18-20 bin kişi dir.

Yani 2011 seviyelerine geri dönülmüştür.

Bu da   emekli assubay toplumunun sadece  % 18  dir .

 

Sosyal platformlardan  Astsubay davasına katkı sunma oranı ise 2012 ye göre  %  60 aşağıya gelmiştir. Yani  % 70 den 15 e düşen bir soğuma, kopuş, ilgisizlik, kaçış, defteri ve sayfayı kapatış mevcuttur.

Bu gün temadın tüm emekli assubaylardan ve üyelik profilini hak eden üyelerinden yararlanma oranı da aktif ve pasifi ile toplamda sadece % 20-22 seviyesindedir.

Çöküş bu kadar fazla, tükeniş bu kadar hızlı dır.

Aynı genel başkanla gelinen  son acı bir paradoks tur.

İnanılmaz bir zirveden sonra gelen , inanılmaz bir dip le.

Kapanan sayfa ve site, ile gurup ve platform sayısı ile oranını  da  isterseniz hiç yazmayayım.

55 sosyal sayfa ve siteden ayakta kalabilen sadece 12  adet gurup,sayfa  ve site.

Gerisi kapanmak üzere örümceklere terk edilmiş haldedir.

O güzel kalemler, o şanlı sayfalar, o anlamlı vurgular, onlara ruh katan akıllar, bilinçler  kaybolup gitmiştir.

Hazan yaprakları gibi.

Sabah doğup akşam serinliğinde ışığını kaybeden  kozadan bir günlüğüne çıkmış kelebekler gibi.

Sadece yılbaşı gecesi bir günlüğüne açan yılbaşı çiçeği gibi.

Bizler ne idik,  ne çabuk, ne iştir ki, ne hale geliverdik.

Saygımla

ADNAN  FUAT  ÖZDEMİR

 

İKİ EKSEN

Kasım 06, 2017

İKİ EKSEN

İki ana meselemiz var

Her altı ayda bir kez bunu belirtiyorum.

Bu davanın eksenini   anlayamayanlar   iyice   anlasın   artık  diyerek.

Bir tanesi ;

Assubayı    aşağılayan,     emekliliğinde üniformasını parçalatan, onur ve haysiyetini yok sayan,Türk silahlı kuvvetlerinin manevi şahsiyetini alçaltan bir sorun.Açlık   sınırındaki    yoksullukla   ölünceye kadar yaşamak.

 Kime rağmen?

Türkiye Cumhuriyeti   anayasasına.

Kim  yüzünden;

Türk silahlı kuvvetlerinin   geçmişteki  dar bakış açılı komuta kademesi sebebiyle   bir türlü medeni ve entellektüel olamayan yönetim anlayışı yüzünden .

Yani hala assubayların üzerinden kafatası avcılığı yapanlar yüzünden.

Kim tarafından ,

Türkiye Cumhuriyeti nin her dönemindeki cumhurbaşkanı, başbakanı ve genel kurmay başkanı yüzünden.

Kimden ayrıştırarak,

Çalışan ve emekli subaylardan.

Hani    5. cumhurbaşkanı  sayın   Fahri Korutürk e   anayasa mahkemesinde  ASSUBAYIN EMSALİ SUBAYDIR gerekçe gösterilerek  Kendi nam ve hesabına yüksek okul bitirenlere verilen derecenin iptali için açtırdığı dava  

“   Gereği düşünüldü” İptali istenen maddenin tamamının iptaline gerek olmadığı  assubayın emsali subay olduğuna göre verilen üst derecenin iptaline …. Diyerek devam eden madem Anayasa mahkemesi assubayı mağdur etmedi devreye AYİM girerek AYiM  YASA YAPMA GİBİ BİR HAKKI BULUNMADIĞI HALDE  hukuka aykırı assubayların emsali subay değil 657 sayılı yasaya tabi Genel İdare hizmetleri (büro memuru) sınıfıdır kararı  ile hukukun değerlerin katledilmesinin TERCÜMESİ“   asla hakkınız olanı almayacaksınız.  ait olduğunuz alt sınıfı ve   devşirme  asker  realitesini hiç aklınızdan çıkarmayacaksınız. bu karar bunun   belgesi dir “   diyerek yüzümüze altmış yıldır yapıştırılan   infazın   gerçek   yaftası  misali.

Anayasa mahkemesinin  1976 yılında aldığı bu kararın ardından 1978 yılında AYİM kararı ile adaletin  yakılması  ve yok edilmesi    birincil   varlık sebebimiz dir. Bu utanç kararını hukuk tarihinden ve sayfalarından silmek    ana   meselemizdir.

TEMAD’ ın sebebi hikmeti dir,Davanın  temelidir.

Bunun kavgası yolunda,  ne kişiler ,     ne kurumlar,  ne ananeler,   ne yasalar     ne de statükolar     asla   yasal engel    değildir.

 Olması da düşünülmemelidir.

Mali haklarımız  bizim     alınterimizin  karşılığı dır.      4752 sayılı  assubay  statüsüne   bağlı olarak  oluşan   hukuki   varlığımızın   icabıdır. 

Kimsenin   ulufesi ve diyeti   değildir.

Bu hak alınacaktır.

Anayasal   açıdan ;   bir  emekli   assubay da,    bir   emekli  öğretmenin     emekli okul  müdürü kıstasında  aldığı   emekli aylığını   emekli subayın kıstası emsalinden almalıdır .  

Bu kıstas  ve oran   100 / 85 tir. 

İşte bu günkü  TEMAD ın ana varlık sebebi de bu hukuksuzluktur.

Ekmek adaletsizliği ve hırsızlığının sonlandırılmasıdır.

Assubay ın emeğinden çalınmıştır.  çalan da ,çalınanı geri vermeyen de hırsız dır.

İkinci varlık eksenimiz ise;

Birincisinden dahi vahim ve önemlidir.

o da assubaylara statüsel olarak 4 yıllık lisans mezuniyeti denkliğinin verilmesi dir.

Hani anayasanın    130-131.  de yazılı olan,

Hani,    avrupa insan hakları sözleşmesinin    26. maddesinde tarif edilen,

Hani,    insan hakları evrensel beyannamesinin     25-26.   maddesinde sözü edilen

 Hani,   BM. UNESCO  teşkilatının eğitimde ayırımcılığı yasaklayan 1-2-3-5. maddeleri gibi.

 Hani bundan tam    36   yıl önce lise mezunu subaylara  bir yasa ile tanınan    4 yıllık askeri fakülte   mezuniyeti     statüsü gibi.

 Akademik komutanlıklar gibi.

 İşte bizim ikinci  asıl büyük meselemiz ;

 Assubay    kaynak ve tedarikinin  artık  yedeksubaylar gibi 4 yıllık lisans fakültelerinden temini dir.

 Harp okulları gibi,   assubayların   iki yıllık meslek yüksek okulu statüsünün  de   artık  dört yıla çıkarılmasıdır.

4752 sayılı yasanın ;       çağa,    bilime, teknolojiye, insan zekasına ve yeteneğine uygun standarda    kavuşturulması  dır.

Aslolan hedef;    yeni   assubaylığın tanımı  olmalıdır.

 Bu yüzyılın   modern ve profesyonel ordu yapılanmasında ki  ana  hedef te; 

Askeri teşkilatlanmanın organizasyonuna dair  düşünülen    projeksiyonda,   assubaylığın   yerini ve konumunu   teknik ve lojistik   komutanlıklara dönüştürebilme    çabası   olmalıdır.

 Yeni algı ve yapı;

 TSK. nın muharip  ve lojistik    sınıflarını   birbirinden  ayırmak;

Assubay     tanımına lojistik,     idari  teknik komutanlıkları ve teşkilatları   monte edebilmek  olmalıdır.

Bu sınıfın dava ve mücadelesindeki uzun soluklu söylem de işte bu ikincisi dir.

 Zor olan kısım da budur.

 Bu  söylem ve savunma,  iyi yetişmiş     donanımlı  dava kadroları gerektirir.

 Çağdaş, ileri ufku olan yöneticiler ;

 STK  çalışması yapan      ar-ge   bölümleri  ve hukuki  çalışmalar  yürüten profesyonel danışmanlar la çalışılmalıdır.

 O yüzden bu ikinci bölüm zordur.

 Meydanlarda bağırmakla kalınmayacak, arkası akademik destek ve çalışma ile gelecek;

Anayasa ile içli dışlı olacak, avrupadan ve medeni ülke ordularından uygulamaların örnek düzenlemelerini alıp gelecek    ekipmanlar gerekir.

Bu anlamda   assubay   dava ve meselesi öyle basit ve sığ değildir.

Kampla,    lojmanla , poliklinikle, hastane ile  lojmanla   savunulacak  bir yüzeysel   mesele   hiç değildir.

Öncelikle  yurtdışındaki örnek ülkeler  tespit edilmelidir.

Modern ve profesyonel ordu teşkilat yapısı ile akademik ve eğitsel yapıyı  en ileri seviyede uygulayan    model       ülkelere varan   örneklemelere uzanılmalıdır.  rapor çalışmalar yapılmalıdır.  gidip incelenmeli, yerinde görülmelidir.

Bu ülkelerdeki assubayların ileri öğrenim seviyeleri   ile  sosyal ve kültürel donanım ve zenginlikleri araştırılmalıdır.

Mali ve ekonomik gelir standartları kıstasla belirlenmelidir.

Görev ve komutanlık    yetki ile makamları , statüleri    görev tanımları  araştırılmalıdır.

 Lisans seviyesi ,    kapasiteleri,  yüksek okul donanımlarına bakılmalıdır.

Kaynak    tedariklerine    ve gerekçelerine   ulaşılmalıdır.

 İkincil mesele    iyi   araştırılmalıdır.

Çünkü bu kısım tüm sorunları ortadan kaldıracaktır.

Siyasete, yasamaya ve   yürütmeye    gidildiğinde de;

Vekillerin eline bilgi, doküman, belge ve kıstas   raporlar  verilmelidir.

 Bilimsel çalışılmalıdır.  temad   genel  merkezi laboratuar  işlevi yürütmelidir.

Her teknik ve sosyal meselenin tüm detay ve hukuki argümanları orada olmalıdır.

Assubay sınıfının tanımı çağa uygun olarak   genişletilmelidir.

 Davamızın   ana atar ve toplardamarları da bu iki sorundur.

 Mutsuzluğumuza, ayrışmışlığımıza,  bölünmüşlüğümüze dair her ne varsa;

 Tümü de bu iki ana eksendeki çözümsüzlük tür.

Yoksulluğun adaletsizliği     +    yüksek öğrenim  eşitsizliğinin  adaletsizliği  = assubayın adaleti dir.

Yönetimler ve siyasette   artık biliyor  ve görüyor ki;

Güçlü ve akıllı    tekno ordu  oluşturmanın    ön şartı da   bu ordunun komuta kademesinde yaşamını   bu hizmete adayan herkesin ayırımsız  olarak emeklilik yaşamında da aynı   ekonomik standartta yaşaması  ve çağın en gerekli ihtiyacı olan   yüksek öğrenim kalite  standardının    assubaylara da artık zaruren uygulanmasıdır.

Bunun ötesi  havanda su dövmek tir.

 saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

 

 

 

 

 

Cumhuriyet,

Cumhur’un, yani halkın yönetimi…

Allah’tan başka kimseye kul olmamayı emreden bir dinin mensuplarını  “kul” olarak gören bir yönetimin, kendisini kutsallaştırmış, masum inananların sırtından geçinen asalak şeyhlerin, şıhların gidişatına dur diyen bir sürecin başlangıcıdır Cumhuriyet!

Kişiye; “sen bireysin, senin kimseden, kimsenin de senden farkı yok” diyen bir yönetimdir Cumhuriyet!

İnsanı Kul’a kul olmaktan kurtarıp, BİREY olma şansı veren  sistemdir Cumhuriyet!

Cenneti Anaların ayağının altına seren bir inancın mensuplarının, kadını ikinci sınıf “insan” durumuna düşüren ahmaklığına son verip, kadını layık olduğu yere yücelten bir yönetimdir Cumhuriyet!

Bu gün Suriye ile, Irak’la,  İran’la aramızdaki anlayış, yaşam,  kalite farkıdır Cumhuriyet.

Sopa korkusu ile değil, yüreğinden geldiği için ibadet etmeyi ön gören, kimseyi inancından, derisinin renginden, etnik kökeninden dolayı farklı görmeyen,  insanı sadece insan olarak gören, insana en çok yakışan bir yönetim biçimidir Cumhuriyet.

Bu Ülkeye Cumhuriyeti tüm güçlüklere rağmen armağan eden, Mustafa  Kemal Atatürk ve Arkadaşlarına minnet ve şükranlarımızı bir kere daha sunuyoruz.

Bu gün,

Cumhuriyete ve Mustafa Kemal Atatürk’e saldıranlar samimi inanç sahiplerinin sırtından geçinen asalaklardır.

Din üzerinden siyaset, din üzerinden ticaret yapanlardır.

Allah'ı aldatmaya çalışıp, Allah'la insanları korkutmaya , aldatmaya çalışanlardır.

15 Temmuz’da sözde dindarların ne kadar insanlık dışı, ne kadar vahşi, ne kadar acımasız olduğuna hep birlikte tanık olduk.

Yunan askerinin bombalamadığı Gazi Meclisi bombalayacak kadar alçalmanın hangi dine, hangi inanca, hangi insanlığa sığdığını hep birlikte düşündük!

Birey olamamış, kişiliğini başkalarının emrine sunmuş insanların ne kadar alçalabildiğini gördük, yaşadık.

“Tüm bu ahval ve şeriat altında” dahi bu cumhuriyeti korumak ve yaşatmak, kendisini “insan” olarak gören her “bireyin” kendisine, geleceğine ve gelecek nesillere  namus borcudur.

Aziz Milletimizin Cumhuriyet Bayramını bu duygularla kutluyor,

YAŞASIN CUMHURİYET diyoruz.

SİTE-ASSUBAY GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ 

 

cumhuriyet ile ilgili görsel sonucu

Temad şubeleri bulundukları bölgelerdeki sivil toplum kuruluş ve sendikaları ile demokratik derneklerle, yerel basın ile, yerel yönetimlerle, siyasi partilerle, sendikalar, emekçi örgütleri , düşünce kuruluşları ve öğrenci , gençlik federasyonları ile, kadın örgütleri, çevre ve hatta hayvan örgütleri ile iç içe, destek ve dayanışma içinde bulunmalıdır.

 

 

Bu örgütler ile  STK. yapısına geçişin sağlanabilmesi yönünde sıkı bir ortak çalışma ve bilgi alışverişinde bulunulmalı ; artık asker emeklisi görüntüsü ve haleti ruhiyesinden çıkıp tam bir sivil kuruluş ve düşünce toplumu yapısına dönüşülmelidir.

 


Derneklerimizin görevi; tüzük işletmeciliği yapmak değil, kendi insanlarımızı eğitmek, bilinçlendirmek, sosyal bir bireye dönüştürmek ve bu insanlar ile topluma insani, ekonomik, mesleki ve hukuki alanlarda açılım yapabilmektir.

 

Dernek yönetim kurullarının ayda iki kez toplanmasındaki hedef ve gaye de bu çalışmalara dair organizasyonları yapmak ve teşkilat bazında görev dağılımını sağlamaktır.

 

 

Uyduruk, saçmasapan, bu topluma bir vizyon ve hedef sunmayan, sadece milyarlarca lirayı har vurup harman savurmaya yönelik bir 17 ekim dünya assubaylar gününün 2014 ten itibaren geldiği nokta bir avuç yöneticinin anıtkabirde düştüğü sayısal zavallılıkta bu gün bizlere göstermiştir ki,

 

Akıl ve hedeften yoksun 100 şubeli ve bir milyonluk aileye sahip bu toplum  bu gün ne acı ki  acınası bir çaresizliğin ve  acziyetin iflası  noktasındadır.

 

Bu acziyette bize gösteriyor ki;

 

Bu temad;  yapısı ve mevcudiyeti acilen sil baştan yeniden kurulmalı,  bu toplumun sivil toplum kuruluşu doğrultusunda acilen eğitime tabi tutulmalı, eğitilmeli, biliçlendirilmeli ve hızlı bir sendikal yapı şeklinde örgütlenerek tabandan tavana çare akıtılmalıdır.

 

Bunu başaracak örgütsel bir kadro ise ne acı ki bu gün mevcut değildir.

 

Bu kadro planlı olarak ihraçlarla  tasviye edilmiş; mücadelemiz   dava derneği hedefinden  saptırılmıştır.

 

Bu iktidarın mevcut yönetime biçtiği bir görev ve rol dür. Amaca da ulaşılmıştır.

 

Önümüzdeki dönemde ne yapılabilir derseniz,

 


Genel Merkez Yönetimi ile Temad şubelerinin yönetim kurulları bir proğram dahilinde; toplumsal hak ve taleplerimizi, bunların yasal ve hukuki gerekçelerini, Assubay toplumunun bulunduğu yer ile olması gereken yer ilişkisine ait sosyolojik bulguları, mesleki ve insani özlük haklarımızı, oluşum gerekçelerimizi ve toplu hareket tarzımızın nasıl olması gerektiğini, bünyesinde kayıtlı tüm üyelerine bir kurs ve seminer ortamında öğretmelidir.

 

Bu amaçla da genel merkezin bir eğitsel AR-GE ofisi olmalıdır.

 

Bu çalışmaların içinde temel olarak  il başkanlıkları bulunmalıdır.

 

Kısacası temad ın bu çürümüş lokal dernek yapısı terk edilmeli, yeni sendikal yapı kurulmalı, bu yapı da mutlak suretle  üyelerine sınıfsal bilinçlenme eğitimi vermelidir.

 

 

Bizler anayasal anlamda,  çağdaş ve  akademik eğitim standardında  insan  haklarımızı zayıf, bilgisiz kuru kalabalıklarla değil, eğitimli ve donanımlı yeterli azınlıklar ile daha etkili bir şekilde alabileceğimize artık inanmak zorundayız.

 

 

Temad teşkilatlarının gerçek birer STK. gibi davranış ve eylem ortamına sokulması, üretken ve yapıcı çözüm ve reçeteler üretmesi, en önemlisi yıllarca yaşamın ölümle ayrıştığı o pamuk ipliğinde, düşmeden ayakta kalabildiğimiz o asker cesaretini bu derneğin çatısı altında da sürdürmeliyiz.

 

Hem “ biz işi en iyi bilen  yöneticiyiz “ diyenlerin, hem “ bizler sadece basit üyeleriz “ diyenlerin, hem de; “ bizler ilgilenmiyoruz temadı da  tanımıyoruz “ diyenlerin mazeretsiz ve koşulsuz bir ateş topunun içinde bir arada olmasının  zamanı aslında çoktan geçmiştir.

 

Çok geç kalınmış, çok şeyler avucumuzdan kaymış, kaybedilmiştir.

 

ÇOK TA ZAVALLI BEDELLER ÖDENMİŞTİR

Her şeyi ile bu çağdan ve insani gündeminden uzak kalmış sahipsiz bir toplumun artık 3 yılda bir yapılan uyduruk ve temelsiz seçimlerle değil:

 

baştan aşağı değişim ve dönüşümde birleşme zamanıdır aslında geçip giden,  geç kalınan ama hala umudu bulunan, istenirse yakalanabilecek olan..

 

 

TÜRKİYE EMEKLİ ASSUBAYLAR DERNEĞİ VE TEŞKİLATLARI, ÜYELERİ, SEVENLERİ, ÇEVRELERİ , KISACA BU DOKUNUN TÜM KATLARI ; 

 


yeni yol, yeni çare, yeni çalışma ve yeni irade ile topyekün yeniden dirilmeli, sıratı geçeceği köprüsünü kendisi kurmalı ve artık mazeretlere, aldırmazlıklara,  düşmeden bir güç yumağı olup davaya yürümesini öğrenmelidir.

 

2013 Abdi İpekçi ruhu diriltilmelidir.

 

Hedef bu olmalıdır.

 

 

Yıllarca hiçbir gerici maddesine dokunulmayan, artık çürümüş ve  kadük olmuş tüzüğün en kısa sürede toplanacak bir genel  tüzük kurultayı marifetiyle  hazırlanarak;

Yeni Assubay tanımı ile bu yeni tanımın TSK daki yeri ile statüsünün ,  ATATÜRK ün kurduğu bu büyük Cumhuriyetin 2023 teki  100. Yılı büyük Cumhuriyet yıldönümü vizyonuna uygun gerçeklik ve öngörülülükte yeniden Türk Ordusunda yer almasını, çağdaş ve modern bir Assubay sınıfına yeniden kavuşturulmasını bir an önce başarmak  en olmazsa olmaz vazifemizdir.

 

 

TEMAD' ın teşkilat yapısında köklü bir derinlik oluşturmadan dava adına başarı beklemek,  sadece aynı  “ SALAKO “  isimli Kemal Sunal filmini defalarca  oturup seyretmek ve bundan haz duymaktır.

 

Bu toplum bu şekilde kullanılmaktan ve şerefi ile onuruna yakıştırılan bu tabirden  bir an önce kurtarılmalıdır.

 

 

 

Saygımla

 

Adnan Fuat ÖZDEMİR


Saygıdeğer Meslektaşlarımız

 

Ankara'daki törene katılan bir meslektaşımızın izlenimlerini kelimesine dokunmadan aynen yayınlıyoruz.

Saygılarımızla.


17 Ekim 2017 günü Ankara, güneşli ve serin bir sonbahar sabahına uyanıyordu.

Anıtkabir’in kapıları ziyarete açılır açılmaz alışılmadık bir hareketliliğe sahne oluyordu, oysa bu gün herhangi bir milli bayram değildi.

Kapıların açılmasını bekleyen otobüsler konvoy halinde Anıtkabir alanına giriş yapıyor, Aslanlı yolun iki tarafına diziliyorlardı. Otobüslerden inen emekli, görevi müsaade ettiği için izin alıp gelebilen muvazzaf astsubaylar Aslanlı yolun girişindeki geniş alanı dolduruyorlar, otobüsler girişe devam ediyor, girişten itibaren sağlı sollu yürüyerek gelen astsubaylar meydandaki coşkulu kalabalığa katılıyordu.

TEMAD’ın töreni saat 1100’de olmasına rağmen meydan tamamen dolmuştu. Saat 0930 da Sayın TEMAD Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri gelip kalabalığa katıldı. Başkanın gelmesi ile meydan daha bir hareketlendi. Başkan il ve ilçelerden gelen guruplara “HOŞGELDİNİZ” diyor teker teker hepsi ile kucaklaşıyor, başkan herkesle kucaklaşabilmek için mümkün olduğunca seri hareket ediyor, bir guruptan ötekine geçiyordu. Meydan tamamen dolmuştu, buna rağmen girişler devam ediyordu.

Saat 1015’te bir yabancı ülke temsilcilerinin Ata’yı ziyaret töreni vardı, yerli ve yabancı basın oldukça kalabalık gelmişti. Türkiye ile o ülke arasında yaşanan son dönemdeki gerginlik nedeniyle bu ziyaret normalden fazla ilgi çekiyordu.

Saat 1000’da Anıtkabir görevlileri nazikçe yabancı misyonun törene başlayabilmesi için yer açılmasını istediler, tören başlangıç noktasındaki alan boşaltıldı. Yabancı misyon saat tam 1015’te Aslanlı yola çıktı.

Saat 1045’te TEMAD’ın gönderdiği bir araçla Saygıdeğer abimiz, TEMAD’ın kurucu üyesi Mehmet DAREGENLİ, elinde bastonu, fötr şapkası ve her zaman olduğu gibi güler yüzü ile araçtan indi, kendisini TEMAD Başkanı karşıladı, elini öptü. Araçtan SÜVARİ giyimli bir ağabey ve bir gazi daha indi. Kalabalık o tarafa yöneldi.

Basın olağanüstü ilgi göstermişti kalabalığa, CNN ve KanalD’nin 7 dakikalık canlı yayın yaptığı söyleniyordu. Muhabirler bir çok arkadaşımıza mikrofon uzattı. Hepsi gururla mesleklerini ve burada bulunuş amaçlarını anlattılar.

Saat tam 1100’de Tören Başlangıç noktasında Sayın TEMAD genel Başkanı, hemen arkasında Mehmet DAREGENLİ ağabeyimiz, arkasında TEMAD Başkan adayları Sayın Yüksel BİNİCİ, Hamza DÜRGEN, Sami İnan, yönetim kurulu üyeleri ve meslektaşlarımız vardı. Bir ara başkan adayları ile Sayın TEMAD Genelbaşkanı’nın samimi sohbet ettiklerini gördüm. Hepsi neşeliydi.

Saat tam 1100’de tören başladı, Mozeleye çelenk konulması safhasına katıldım, ortalardaydım ama, şeref defterinin imzalanması aşamasına izdiham nedeniyle katılamadım. Çünkü Sayın TEMAD Başkanı Mozeleye çelenk koyarken, aslanlı yola yeni girenler vardı.

Tahminimce 18000-20000 (onsekiz-yirmibin) kişi katılmıştı.

Birlikten doğan gücümüzden duyduğumuz gurur ve müthiş dayanışmanın mutluluğu ile meydandan ayrıldık.

İNANMADINIZ DEĞİL Mİ?

AMA KABUL EDİN, ÇOK GÜZEL BİR HAYALDİ,

BÖYLESİNİ HAYAL ETMEK BİLE GÜZELDİ.

Siz istediniz!

Gerçeğini anlatayım o zaman!

Saat 0930 gibi meydana ilk TEMAD Kurucu Üyesi Mehmet DAREGENLİ ağabey gelmiş. Saat 1030’da meydana vardığımızda 50-60 kişi vardı.

İlgi odağı Mehmet DAREGENLİ Ağabeydi.

Saat 1100 de FACEBOOK’taki resimlerde de görüleceği üzere 150 kişi civarında kişi toplanmıştı. Oysa Ankara’da 20.000 emekli astsubay olduğu söyleniyor.

Sayın TEMAD Genelbaşkanı saat 1110 gibi geldi, kimseyle muhatap olmadan tören başlangıç noktasındaki yerini aldı. Birkaç dakika sonra tören başladı. Alandaki tek basın mensubu (!) Ayhan Bayırlı meslektaşımızdı.

Beni TEMAD’tan ihraç eden Süleyman KALYONCUOĞLU beni görünce muhtemelen astsubaylıktan da atamadığı için üzülmüştür.

Rutin tören programını takiben alandan ayrıldık.

Başkan adaylarından sadece Sayın Sami İNAN vardı. Sayın Yüksel BİNİCİ ve Hamza DÜRGEN’i görmedim. Katılmadılar dersem hata yapmış olabilirim. Katıldılarsa da ben görmedim.

Her tören sonunda oluğu gibi, hayal kırıklıklarımızı omuzlarımıza yüklenip, tören alanından ayrıldık.

TAHT OYUNLARI

Ekim 16, 2017

Temad Genel Merkez Yönetimi henüz seçimle ilgili bir tarih açıklamadı.

Tüzüğe göre de son tarih zaten 18/19 Kasım 2017. Yeterli %51 sağlanmazsa 25/26 Kasım.

Her ne kadar parasızlık yüzünden seçimin her yıl 17 ekimde yapılır iken bu yıl kasıma sarktığı söylense de bence asıl sebep bu değil.

Asıl sebep Bir aylık kalan süreçte Hükümet kanadından bir müjdenin çıkması beklentisi.

Çıkar mı…. Çıkabilir.

Uzman erbaşlarla ilgili kanuni düzenleme bitmek üzere, bunun içine 9/2 başlangıç derecesi de büyük olasılıkla konulacak. Uzmanlıktan Assubaylığa,    Assubaylıktan da Subaylığa geçiş hızlandırılıp genişletilecek. Sınıf okuluna 2+1 modeli getirilecek. Başlangıç derecesi işi kolaylaşacak.

Genel Merkezin beklediği haber işte bu.

 

Gelelim seçime.

Ben mevcut guruplar içinde en şanslı gurubun Sayın Hamza DÜRGEN gurubu olduğunu biliyorum. Herkes te böyle biliyor.

Ama……

Bana göre Hamza Dürgen gurubu seçilmeyecek.

Olağan Genel Kurul  sabahı olmadan daha   arefe gecesi Sami İnan Yüksel Biniciye katılacak.. Yüksel Binici de Ahmet Keser gurubuna katılacak.  Sayın Binici, Genel Başkan ortak adayı olup platforma çıkacak. Zaten yüksel binicinin öyle aman aman 17 tane de adam listesi falan da  yok.

Ahmet Keser ise 2019 da AKP den Ankara bölgesi milletvekili adayı olarak siyasete yelken açacak. O döneme kadar ne olacak derseniz….

Yüksel Binicinin ekibi içinden seçilip Başkan yardımcısı sıfatı ile 3 ay kadar yönetimde görev alacak.  Sonra da  ya  görev değişikliği ile “görevlendirme ile “  Genel Başkan olacak ;  ya da hiç listeye girmeyip Akp kadrolarına katılacak. 

Benim okuduğum resim bu.

Peki ya Assubay ekmek ve adalet davası için Temad ne yapacak….?

İktidar tarafından 3 yıl önce kulağı çekilen Temadın artık mücadele misyonu yok. Olmayacak ta….

AKP kadrolu bir Askeri dernek olarak içi doldurulacak. Bedeli de Ahmet KESER vekil yapılarak  ödenmiş olacak.

Niye böyle olmalı derseniz…….

SAYIN Erdoğan kendisine bağlılık andı içmeyen hiçbir kurum ve kuruluşa bu güne kadar hak ihsan etmedi.

Muhaliflik ekmek getirmiyor. Azap ve yokluk getiriyor.

Fetö darbesi bir çıkış fırsatı olarak planlandı.

Bu yüzden sayın keser “ Assubayların % 40 ı fetöcüdür” diyerek biat açıklaması yaptı.

% 40 ı temizlenince de Assubay toplumu nişana ,bröveye hazır hale gelecek.

Planlanan algı bu.

Bu % 40 aslında keskin ve inatçı ATATÜRK aşığı Cumhuriyetçi Assubaylar.

İktidarın parlattığı çeliğindeki rüya bu.

Kuzulaşmış bir Assubay toplumu, iktidara ve saraya “ size tam bağlıyız “ diyen bir yeni yönetim anlayışı.

Bunu kim yapabilir…..?

AKP de aylarca bunun stratejik donanımını ve eğitimini almış bir zat.

Yüksel BİNİCİ.

Temizlik bittiğinde, Temad iktidara yama olduğunda, yönetim tamamen bu algıda oluşup yerine ve rayına oturduğunda kısmen bir şeyler önümüze konulacaktır.

Konulmayacak olan tek şey ise 4 yıllık Fakülte yasalı bir toplum.

O olmayacak. O bir yıl hep pandoranın kutusunda kalacak.

Uzmanlıkla assubaylık,Assubaylıkla Subaylık biraz daha iç içe hale getirilecek.

En azından Prusya modeli ordu teşkilinden uzaklaşılacak.

Ama bir şartla.

TEMAD ın Mustafa Kemal ATATÜRK ü artık Sayın Erdoğan olacak….

Proje bu.

Ben 17 senelik süreçte bu iktidardan bir 100 lira olsun koparamayan bu toplumdan bunu anladım.

Kahraman Ömer Halisdemir e rağmen.

Anlayana akıl,fikir,zeka, mantık,  saz …….

Anlamayana……

Temad, hak, adalet, ekmek,onur, insanlık falan az.

 

Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR 


 

 

 

Bilindiği üzere 2017 Ekim-Kasım aylarında TEMAD Genel Başkanlığı seçimleri yapılacaktır.

Başkan adayları ekipleri ile birlikte TEMAD Şubelerini dolaşmakta, sosyal medyada resimleri yer almaktadır.

Öncelikle bütün Başkan adaylarına başarılar dileriz.

Delegelerin sağduyusuna güveniyor, toplumumuz için en sağlıklı seçimi yapmalarını diliyor ve bekliyoruz.

Adaylar yalnızca nezaket ziyareti mi yapmaktadırlar?

Hedefleri, planları nelerdir?

Çözüm önerileri nelerdir?

Öncelikleri nelerdir?

Bu toplantılarda neler konuşulmaktadır?

Bu güne kadar iş başına gelen yönetimler basın açıklamasından, protesto yürüyüşüne, ölüm orucundan (!) gazete ilanına kadar bir dizi eylem gerçekleştirmiş, tatmin edici bir sonuç alınamamıştır.

Göreve talip olanların farklı çözümleri nedir?

ASSUBAY KAMUOYUNA ÇÖZÜMLERİNİ AÇIKLAMALARI HEM SORUMLULUKLARI HEM DE ASSUBAY KAMUOYUNUN HAKLI BEKLENTİSİDİR.

Kamuoyuna, Başkan adaylarınca bu güne kadar görebildiğimiz kadarıyla “SLOGANVARİ” söylemler dışında pek bir açıklama yapılmamıştır.

Ziyaretler esnasında yapılan görüşmelerin kapalı kapılar arkasında kalması ortalıkta bir takım söylentilerin dolaşmasına yol açmaktadır. Şeffaf olunması durumunda bu söylentiler de sona erecektir.

Eğer Başkan adayları “bize delege lazım, oy verecek olan onlar, kamu var da nasılsa oyu yok” diye düşünüyorlarsa, seçilene kadar delege, seçildikten sonra toplumun tümüne ihtiyaçları var.

Toplumsal desteği arkasına alamayan bir TEMAD Yönetimi SEMBOLİK olmanın ötesine geçemez!

Tek cümle ile ifade etmek gerekirse “TEMAD YÖNETİMLERİNİ DELEGELER SEÇER, SEÇİLEN TEMAD YÖNETİMİ TÜM ASSUBAYLARI TEMSİL EDER, GÜCÜNÜ DELEGEDEN DEĞİL TOPLUMUN TÜMÜNDEN ALIR”

Delege meslektaşlarımıza hem ahlaki, hem vicdani ciddi sorumluluk düşmektedir.Toplum adına seçimi onlar yapacaktır. Seçilmiş yönetimlerin başarı ya da başarısızlıkları onların seçimine bağlıdır. Başarısızlıktan en az yönetimler kadar DELEGELER de sorumludur. Yaptıkları seçimler kendi etik anlayışlarının ve vicdanlarının eseri olacaktır.

Mevcut Yönetimin de bir ekiple dolaşması ile ilgili olarak da bir çekincemizi toplum adına belirtmek isteriz. Teyit edilmemiş söylentilere göre Sayın KESER’in de içinde olduğu bir ekip seçime girecek, bir başkası başkan seçilecek, daha sonra başkan seçilen kişi istifa edecek, Yönetim Kurulu Sayın KESER’i başkan seçecek, böylece kanunun arkasından dolaşılmış olacaktır...

Bu söylentiler doğruysa-ki ihtimal vermiyoruz- Bu hem ahlaki  hem de  TEMAD’a yakışır bir tutum olmayacaktır. Seçilen yönetim baştan Milli Savunma Bakanlığı ile kavgalı başlamış olacaktır. Devamında neler olacağını ise her aklıselim sahibi tahmin eder.

Sorunlarımızın çözülmesi için çok zamanımız yok, emeklilerimizin yaş ortalaması 65, her birimiz 200 yıl yaşayacak değiliz.

Testi kırılmadan söyleyelim;

ÖMRÜNÜN SON DÖNEMLERİNİ YAŞAYAN EMEKLİLERİN VE GÖREVDEKİ MESLEKTAŞLARIMIZIN VEBALİ, HAKLARIMIZIN ÖNÜNE SET OLANLAR KADAR SEÇEN DELEGENİN VE SEÇİLEN YÖNETİMLERİN DE OLACAKTIR.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.



ADİLHAN...

Ekim 08, 2017

ADİLHAN……..

 

 

Herkesin bir vedası vardır….

Onun ki   de nankörlüğe….

 

Degerli Arkadaşlarım;
1969 yılında Çankırı'da,Assubay Hazırlamada öğrenci iken TEMAY'a üç kuruş para katkım olsun diye "Çekiliş biletlerini" satarak başladıgım, 1975 lerde agır bedeller ödedigim, sakıncalı oldugum, sürgünler yedigim ve 1993 yılında emeklilik dilekçemi verir-vermez başı dik, onurlubir Assubay sınıfının inşası için Tekirdag/TEMAD'ın kuruluş çalışmaları için Ankara'ya gidip gerekli evrakları zamanın başkanı Orhan Özkan Ağabeyden alarak devam eden genel olarak 46 yıllık mücadeleme bu gün son noktayı koyuyorum.

Bundan sonra gerek TEMAD ve gerekse çok önemsedigim TAS-SEN ile ilgili hiç bir fikir, görüş ve düşünce açıklamayacagım. Sayfamda bulunan bütün Assubay önadlı grup ve sayfaları kapatıyorum. Kişisel dostluklar kurdugum arkadaşlarım dışındaki bütün Assubayları sayfamdan siliyorum.

Neden bu kararı aldım? 

Özellikle son iki yıldır kendileriyle hiç bir kişisel sorunum olmadıgı halde sadece Genel Başkan ve Yönetimi eleştirdigim için her türlü rezilce, şerefsizce dedi-kodu, iftira, küfür ve hakaret eden kendilerininde sınıf mücadelesini verdiğim kişiler bu kararı almama neden oldu.

Artık karşılığı olmayan, nedeni olmayan, soysuz bu kadar sövgüyü ve hakareti kaldıracak gücüm kalmadı.

1.Ahmet Keser ve bütün heyeti 
2.Ayhan Bayırlı 
3.Sami Başkaya 
4.Turgay İyialkan 
5.Hattat Mehmet 
6.Ahmet Can 
7.Ayhan Şabadak 
8.M.Celal Sadakoglu 
9.Anamur Temad Başkanı Casus Yaşar Gedik, dışındaki bütün arkadaşlara hakkım varsa helal ediyorum. 

Yukarıda yazdıgım kişilere ise hakkımı hiç bir zaman helal etmeyecegim. Kendileri artık gurur duyabilirler, övünebilirler, kına yakabilirler. Çünkü iftira ve dedi-kodularla düşürdüler, kaldırımlara göklerdeki yıldızı.

Sadece bu sınıfın çıkarları için emek vermiş bedel ödemiş Assubaylara selam olsun.

Beni anlayacaklarını umarım.

10 Şubat 2015

Adilhan Şanlı......

 

O assubaylığının ilk gününden son nefesine kadar...

ASSUBAY DI....

ADAM DI

ADAM GİBİSİNDEN


Tam 48 yılı Assubay ekmek ve adaleti davası ile fiilen geçti.

Cezaevlerinde yattı. Yılmadı.

Tekirdağa gidip Temad şubesini kurdu.

Eylemin olduğu her yerde idi.

Eşi ve evladı yanından hiç eksik olmadı.

Beraber çile ve kahırları yaşadılar.

Yokluğu da.

“ Sesi kesilsin,sussun”  diye ailesine kadar varan ahlaksız iftiralarda bulundular.

Kurduğu Temaddan ihraç ettiler.

Hain ilan ettiler.

Kanser illetine yakalandı.

En büyük illeti zaten kendi derneği olmuştu.

Kansere gerek kalmamıştı.

Ahmet Keser ile yanındaki avanesi onun asıl kanseri olmuşlardı.

Yüreği yaralı ve kırık ayrıldı canı kadar sevdiği davasından.

Küstü  Assubay dünyasına…

Dile kolay tam 48 yıl kavga dolu bir ömürdü yaşadığı.

Beklediği ise bir serçe yürek umudu.

Dayanmadı daha fazla o mahzun yürek.

Ekim yağmurlarında gönderdik ışıklara ADİLHAN ŞANLI Ağabeyimizi.

Bir taziyeyi bile layık görmedi Genel merkez sayfasında.

Bir insani  duruşunu dahi sergileyemedi.

Ölüsüne dahi saygı göstermedi.

Kinini hiç eksiltmedi.

Utanmadı  ahmet keser ile avanesi.

Hiçbir şube de bir baş sağlığı olsun dilemedi bu kahramana .

Körolasıca kahpe ihanet utanmadı, kızarmadı, bozarmadı.

Assubaylık bir kez daha ezildi, zavallılaştı….

“bağışla be Adilhan abi bizi “  diyemedi.

Dostları vardı mezarında….

Dava kardeşleri, sevenleri…

Mazlumları…..

 

Soruyorum buradan…..

Kasımda kimin kazanmasının bir önemi var mı bu derneğin yönetiminin.

Kimlerin yöneteceğinin…..

Kimlerin seçileceğinin…

YOK……..

Bu körolasıca dernek yapısının, varlığının …

Ruhu yok…

İnsanlığı bitmiş…

Vicdanı kararmış….

Cenazesine sahip çıkamamış bir kahramanının 

Kalbini kinle doldurmuş….

Adabından kopmuş….

Sadakatinden eser kalmamış….

Nankörlüğe bulanmış….

Bir TEMAD……

Sözde bir dava kulübü…

İçi bitmiş…. İşi bitmiş…. Onuru bitmiş insanlar topluluğu….

Olsa ne….

Olmasa ne….

Davayı, hakkı adaleti ….

Alsa ne … almasa ne.

Cenazesine, kahramanına, evladına sahip çıkamayan bir Temad

VAR OLSA NE….

HİÇ OLMASA KİME NE…….

 

IŞIKLARINA GİT ADİLHAN ABİ…..

DAVA DOSTLARIN HEP SENİN YOLUNDA…..

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

 

 

SAYGIMLA.

Adnan Fuat ÖZDEMİR 

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

 


ACI KAYBIMIZ

Ekim 05, 2017

Ulu çınardan bir yaprak daha düştü; Assubay onur mücadelesinin yılmaz savaşçısı yüreği sevgi dolu yürekli insan Adilhan ŞANLI'yı kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz; Dostluğu mücadeleye katkıları hiç unutulmayacak...

Güle,güle sevgili Adilhan ruhun şad mekanın cennet olsun   

                                      E.ASSUBAYLAR SİTE VE ASSUBAY GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ

ADAM VE KOLTUK

Ekim 04, 2017

ADAM VE KOLTUK…

İşte bütün mesele burda

Yeterki bir otur, aman allah bu ne degişim ben neymişim ,hiç farkında degilmişim adamlıgımın.

Yeni bir seçim döneminin ilk hazırlıkları ve adımları bugünlerde atılıyor.Adaylar bir bir ortaya çıkıyor.

Konu yeniler değil eskilerden eskimişlerden bahsedecegim.Zat birkaç dönemdir yapışmış koltuga elle tutulur bir şeyler yapmadıgı gibi koca bir sınıfı yerle yeksan etmiş.

Digeri yaptıgı seçim hileleri ile ün salmış..

BEN NE ADAMMIŞIM YA RABBİM..

Çevrenizde,çevremizde hep bu gibi tabirleri duyarız ve kullanırız.
Adamın adamlıgı..Geniş bir acıdan,anahtar deliginden nereden
bakarsanız bakın karşıdan bir adamın, adam'mı yoksa..
kolay anlaşılmaz ilk anda..

  Bu sınıfta onların içinden nadir de olsa çıkabilen adamlar lazım!
 Çünkü marifet erkek olmakta değil, adam olmakta, kardeş. Yoksa hayvanların da erkek olanları var ama adam olanı yok, unutma! 

Ve ne yazık ki o kadar kolay değil adam olmak da. Ne yaşla, ne işle, ne de parayla alakası var adamlığın. Adam olmak bir karakter meselesi, olgunlaşmanın bir meyvesi ve bir erkeğin varabileceği en büyük asillik mertebesi! Öyle annelerin dediği gibi “koskoca adam oldun” diyerek adam olunmuyor bu devirde.
 Öyle olsa otuzlu-kırklı yaşlarına gelip hala adam olmayı başaramayan yüzlerce erkek olmazdı etrafımızda.

Anlayacağın adam olmak zor zanaat. Öyle her erkeğin harcı da değil. Ama dedim ya bir erkeğin erişebileceği en üst mertebe. O yüzden zor bulunuyor ya zaten!

  Evet her adam erkektir ama ne yazık ki her erkek adam değildir! Çünkü adam olmak erkeklik gibi cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir. Bir adamı önce karakteri ele verir! 

Erkek olmak için pipin olması yeter ama adam olmak için bir de yüreğin olması gerekir! Gerçek adamlar aslan yüreklidir, vicdan sahibidir, iyi niyetlidir!

Hile hurda ile atılan adımlar ve koltuga oturma.Her seçimde mahkeme kapıları.

BİR TARAFTA KARŞITLARI YOK ETME BECERİSİ..
  Adam dediğin zor ve rahatsız edici konulardan kaçmaz. Onlarla yüzleşir. Haksızsa özür dilemesini de bilir af dilemesini de.

Ben yine adayım demek için ne gerekir sizce ?

 Bir adam sözünün eridir. Söz ağızdan bir kez çıkar der ve arkasında durur.

 Bir erkeğinse sözleri havadır. İşin özeti erkek söz verir adam tutar!

 Dün ahte vefa derken iki gün sonra
siyah*beyaz misali fırıldak olmaz.

Yola çıktıgı arkadaşlarına ihanet etmez,adamsa  o kadar...Saldıranlara gögüs gerer,
aç kutlara yem yapmaz.Unutma o aç kurtlar bir gün senide yer !!!
Somut olarak gösterdiği hiç bir şey yokken bir insanı karalamak ancak seviyesi düşük insanların işidir...

Sayın muarem İNCE 'nin Yalova valisine son olay ile ilgili kullandıgı tabir geliyor
insanın aklına ''Vali olmusun ama ADAM olamamışsın ''...
Siz artık uyarlayıverin yaşananlara...

Saygılarımla...

Atilla ABAYLI

genclige-hitabe

Son Yorumlar

Son Eklenen Mesajlar

Binnur Okkan
Kadri Okkan'ı kaybettik. Cenazesi bugün 23 ocak 2022 izmir buca şirinyer merkez camiinden ikindi namazından sohra askeri törenle defnedilecektir. Bilgilerinize. Saygılarımla. Kızı Binnur Okkan - Yönetici notu Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun, ailesine ve sevenlerine baş sağlığı ve sabır diliyoruz.
Pazar, 23 Ocak 2022
Atilla ABAYLI
TEMAD GENEL BAŞKANINA Sayın genel başkan; Evrensel sistemde gerçekler net görülmelidir. İzmirde il temsilcisi davet üzerine 23 Nisan resepsiyonuna davet edilir. Ve üç kişi eşleri ile bu davete icabet ederler. Şimdiki disiplin kurulu başkanınız ve şimdiki izmir il temsilcisi ve yönetimden biri. Ve yönetimden biri bu etkinliği facebook sayfasında paylaşır.Bu paylaşıma...
Cuma, 14 Ocak 2022
Erol ERTURAN
Herkese merhaba İyi akşamlar Arkadaşlar TEMAD ve diğer sosyal medya hesapları neden yapısal sorunları konuşmazlar ve durumu devamlı gündemde tutup sosyal medyayı hop oturup hop kaldıracak fikir cimnastiği ve oluşturacak ve yapısal sorunlarımızı sistematik bir yapıya büründürmekten maalesef imtina eder durumda olduklarını değerlendirmekteyim sorunlarımız mevzi konular...
Cuma, 07 Ocak 2022
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ