GURUR DUYDUKLARIMIZ

GURUR DUYDUKLARIMIZ (53)

YAZAR RASİM ŞENGÜN

20 Şub 2018
316 kez
Yazan
Drama Doksat'tan gelmiş Mübadil bir ailenin en küçük çocuğu olarak İZMİR/ÖDEMİŞ'te 1948 yılında dünyaya geldi;Ödemiş meslek lisesinden sonra Hava assubay sınıf okulundan mezun olarak 1969 yılında memuriyet görevine başladı, 1992 yılında mesleğinden emekli olan ŞENGÜN evli ve ikisi doktor diğeri gıda mühendisi üç çocuk babası olarak İzmir'de yaşamaktadır Şair ve yazar olarak KOCA BİR ÖMÜR adlı şiir kitabı ile Osmanlı'nın yengilgisinden sonra büyük ızdıraplar,ayrılıkların yaşandığı Mübadele günlerini anlatan  İZDIRAP GÜNLERİ adlı romanı yayınlanmıştır  Yayınlanma çalışmaları devam eden 3 kitabı daha mevcuttur  Değerli meslekdaşımızı kutluyor  sağlık ve mutluluk dolu bir yaşamda başarılarının devamını diliyoruz      YAZARIN YENİ 3 KİTABI DAHA YAYINLANDI 

İHANET

12 Oca 2016
325 kez
Yazan
İçimizdeki değerlerden biri yazar Nihat ARMUTLU  1987 Kayseri Bünyan doğumlu  2005 yılında girdiği Jandarma Asb.Meslek Yüksek Okulundan 2007 yılında mezun oldu Bu ülke üzerinden tarihten beri emelleri olan emperyalistlerin desteklediği ihanet çetelerinin yarattığı terörle mücadele etti. Birçok kitap denemesi var. İhanet törörüne sızan bir assubayın yaşadıklarını anlatan kurgu romanı  ilk basılan eseri. Başarılarının devamını diliyoruz.     

İHANET

12 Oca 2016
236 kez
Yazan
İçimizdeki değerlerden biri yazar Nihat ARMUTLU  1987 Kayseri Bünyan doğumlu  2005 yılında girdiği Jandarma Asb.Meslek Yüksek Okulundan 2009 yılında mezun oldu Bu ülke üzerinden tarihten beri emelleri olan emperyalistlerin desteklediği ihanet çetelerinin yarattığı terörle mücadele etti Birçok kitap denemesi var İhanet törörüne sızan bir assubayın yaşadıklarını anlatan kurgu romanı  ilk basılan eseri, Başarılarının devamını diliyoruz. 

Mahmut Şengül

30 Nis 2015
389 kez
Yazan
Hava Kuvvetleri'nde en kariyerli sınıf pilotluktur. Tüm branşlar bir uçağın uçması için konumlandırılmıştır. Bir pilotunda en büyük kariyeri uçtuğu uçuş saatleridir.Hava Kuvvetleri'nde f-4 de en fazla uçuş saati olan binbaşıyı yada f-16 ile en fazla uçuş saati yapan yarbayı Hava Kuvvetleri tarihini anlatan karargah, müze, dergi vs her yerde görürsünüz ama Hava Kuvvetleri' nin uçurması en zor uçağı c-47 de tarihin en fazla uçuşunu gerçekleştirmiş assubayı Hava Kuvvetleri'nin hiç bir yerinde göremezsiniz! Kıdemli Başçavuş Mahmut Şengül'ü saygıyla anıyor, tarihe damga vuran tüm assubaylar ile onur duyuyoruz!...

Ahmet AKÇAY

03 Mar 2015
633 kez
Yazan
30-08-1945 Tarihinde Edremit’te doğdum. 1958-1962 yıllarında sırasıyla Edremit sporda ve Galatasaray genç takımında amatör futbol oynadım. Ailemin futbol oynamama müsaade etmemesi dolayısıyla futbolu bırakarak 1962 yılında Eskişehir Hava Astsubay okuluna girdim. 1964 yılında okulu bitirerek Hv. Personel Asb. Olarak İzmir’e atandım. Unutamadığım anılar içinde 86/87 sezonunda Ankara Cebeci stadında Ankaragücü-Beşiktaş müsabakasında sırtımla Beşiktaş’a gol attım ve maalesef o sezon sonunda Beşiktaş averajla şampiyonluğu kaybederek Galatasaray şampiyon oldu. 1969 yılına kadar İzmir Hava gücünde futbol oynadım 1969 yılın da açılan Hakem kursundan mezun olarak Hakemliğe başladım. 1984-1985 yılında Beynelmilel hakem olarak yurt içi ve yurt dışında birçok üst düzey müsabaka yönettim. 1992 yılında Fenerbahçe müsabakasında jübile yaparak Hakemlik hayatımı sonlandırdım. 1992- 1996 yılları arasında Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu üyeliği yaptım. 1996-2012 yıllarında aralıksız Süper Lig Gözlemciliği görevini yürüttüm. 2012 yılında 65 yaşını doldurarak gözlemcilik yaşamımı sonlandırdım. Tam artık istirahat edeceğimi düşündüğüm sırada UEFA’ nın yeni almış olduğu kararla Mentörlük (3’ ncü ve 2 nci liglerden dikkat çeken Hakemleri Süper lige kazandırabilmek için hocalık) görevini sürdürüyorum. Evli 2 çocuk babasıyım ve İzmir’de yaşıyorum.

Hasan Bora USLUER

13 Şub 2015
1691 kez
Yazan
Hasan Bora USLUER, 2002 ile 2014 yılı sonuna kadar Türk Silahlı Kuvvetlerin de Astsubay olarak görev yapmış ve zorunlu hizmet süresi hitamında görevinden istifa ederek ayrılmıştır. Kocaeli Üniversitesi, Denizcilik Meslek Yüksek Okulu, Güverte Bölümü, Uzak yol vardiya zabitliği eğitimin tamamlamış Deniz Astsubay sınıf okulunda Harita Sınıfı eğitimi görerek, 2002 yılında assubay olarak Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığına atanmıştır. Askerlik hayatı boyunca, Babası Emekli Astsubay Ahmet USLUER’den ve eğitim destekçisi Annesi Sultan USLUER’den çok etkilenmiştir. Trieste/İTALYA da, 2003-2004 yılı arasında International Maritime Organisation - Uluslararası Denizcilik Örgütü – IMO bağlısı, International Maritime Academy - Uluslararası Denizcilik Akademisi – IMA ‘da icra edilen Elektronik Kartografi, Elektronik Harita Üretimi eğitimini tamamlayan ilk Türk olmuştur. 2005 yılı itibariyle tamamlanıp hizmete sunulmuş olan ilk elektronik seyir haritası üretim ekibinde görev almıştır. 2008 yılında Kamu Yönetimi lisans eğitimini tamamlamıştır. Aynı yıl Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Lisan Okulunda ingilizce eğitimini tamamlamıştır. 2005-2009 yılları arasında Karasuyu ve Kıta Sahanlığı projelerinde Harita çizimi ve teknik danışmanlık görevlerini de ifa etmiştir. 2009 - 2011 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, Deniz Bilimleri Enstitüsü, Deniz Politikası dalında yüksek lisansını, Türk Boğazlarında Fenerler ve Sis İşaretlerinin Elektronik Seyir’e Entegrasyonu - Integration of the Lights and Fog Signals to the Electronic Navigation in the Turkish Straits, isimli tezi ile tamamlamıştır. 2011 yılında İstanbul Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Deniz Ulaştırma ve İşletme Mühendisliğinde başladığı doktora eğitimi, tez yazma aşamasında halen devam etmektedir. 2012 - 2013 arasında Uluslararası Hidrografi Örgütü – International Hydrographic Organisation tarafından akreditesi sağlanmış olan, FIG/IHO/ICA B Kategori, Uluslararası Uygulamalı Hidrografi – International Applied Hydrographic Education, eğitimini tamamlamıştır. Kısa bir süre ölçüm görevlerinde, daha sonra Hidrografik Ölçüm Ekip Komutanlığı görevlerinde bulunmuştur. Aralık 2014 tarihi itibariyle görevinden istifa ederek, Galatasaray Üniversitesi, Meslek Yüksek Okulu bünyesinde Öğretim Görevlisi olarak göreve başlamıştır. Aynı zamanda, Galatasaray Üniversitesi, Meslek Yüksek Okulu, Gemi Makineleri İşletme Bölümü, Bölüm Başkanı görevini de ifa etmektedir.

Hasip SARIGÖZ

19 Kas 2014
320 kez
Yazan
20 Nisan 1969 yılında Afyon’un Sandıklı İlçesinin Yavaşlar Kasabasında dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladıktan sonra, Sandıklı Endüstri Meslek Lisesi’nde eğitimine devam etti. Liseyi bitirdikten sonra eğitimini İzmir’de sürdürdü. 30 Ağustos 1986 tarihinde Astsubay Sınıf Okulundan Mezuniyetini müteakip, Balıkesir/Edremit, Ardahan/Göle, Kıbrıs, Kırklareli/Vize, Tunceli, Erzurum ve İstanbul illeri ile Kosova’da; İş.Mak.Opr.lüğü, Ks. K.lığı, Tk.K.lığı, ve Ş.Md.lüğü gibi çeşitli görevlerde bulundu. Ayrıca, bölücü terör örgütüne karşı yürütülen İç Güvenlik Harekâtlarına da katıldı. Halen Çanakkale’nin Gelibolu İlçesi’nde ikamet etmekte ve görevini sürdürmektedir. Üniversite mezunu olan ve İngilizce bilen Hasip SARIGÖZ, evli ve bir çocuk babasıdır. Araştırmacı yazar Hasip SARIGÖZ’ün “Türk’ün Karakterinin Deşifresi” ve “Hepsi Tesadüf mü?” adlı yayınlanmış iki tarih & araştırma kitabı bulunmaktadır. Yazarın yeni kitap çalışmaları devam etmekte olup, ayrıca, çeşitli gazete ve dergilerde Türk tarihi konusunda makaleler yayınlamaktadır. This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.://www.facebook.com/hasipsarigozTel.: 05326859794 Kitap Tanıtımı TÜRK’ÜN KARAKTERİNİN DEŞİFRESİ Bu Kitap Ne İçin Yazıldı? 3 yılı aşkın özverili bir çalışmanın ardından yayınlanan bu kitap; Türk Milleti’nin Oğuz Kağandan günümüze kadar değişmeden kalabilen ortak karakter özelliklerini incelemek, Büyük Türk Milletine, sahip olduğu yüksek değerleri hatırlatmak, Milletimizin en azından bir kısmında farkındalığı kaybolmaya başlamış olan üstün karakter özelliklerini tekrar ortaya koymak, Çocuklarımıza ve gençlerimize, ecdadımızı milli karakter özellikleri ile tanıtmak ve gençlerimizin özgüvenlerini yükseltmek, Milletimizin, zayıf karakter özelliklerinden ders almak suretiyle; her türlü zayıflığını güçlendirmeye yarayacak, Türklük şuuru ve İslam ahlakının içimizde kökleşerek yerleşmesine hizmet etmek, Dış siyasetten teröre, yüzyıllardır boğuştuğumuz büyük sorunlarımızı, ancak ve ancak, bize has yüksek milli karakter özelliklerimize uygun hareket etmek suretiyle çözebileceğimize dikkat çekmek ve bu bağlamda çözüm önerileri ortaya koymak, Türk dünyası araştırmalarına ve Türk halk biliminin geliştirilmesine bir nebze de olsa katkı sağlayabilmek maksadıyla yazılmıştır. Yaptığım çalışmaları, hiçbir çıkar ve hesap peşinde olmaksızın, milletime olan derin sevgi ve muhabbetimin bir sonucu olarak, yine milletimden aldığım büyük güçle; özellikle milletimizin tarih içerisinde oynadığı rolleri esas almak suretiyle, büyük bir emek ve özveri ile kaleme aldım. Sonuçta sizlerin de takdir edeceğinizi ümit ettiğim bu mütevazı eserim “Türk’ün Karakterinin Deşifresi”  kitabı ortaya çıkmış ve halkımızın ve özellikle de gençlerimizin beğenisine sunulmuştur. Şimdiden teşekkür eder, bilgilenilmesini, bilinçlenilmesini ve okurken iyi vakit geçirilmesini dilerim. Hasip SARIGÖZE-Posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.    : www.izlervegizler.comTel.    : 05326859794

Ali AKIN

19 Kas 2014
320 kez
Yazan
Ali Akın, 1967 yılı Ağustos ayında, PTT memuru olan babasının görev yeri Konya/Ereğli’de doğdu. Aslen Konya/Beyşehir'lidir. İlköğrenimini Beyşehir Gazi İlköğretim Okulu'nda, orta öğrenimini Beyşehir Alâeddin Ortaokulunda, lise öğrenimini Çankırı Assubay Hazırlama Okulu'nda tamamladı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Ordudonatım Okulu'ndaki eğitiminin ardından 1986 yılında Assubay olarak Türk Silâhlı Kuvvetleri'nde göreve başladı. Anadolu Üniversitesi Kara Kuvvetleri Meslek Eğitimi Bölümü'nden onur belgesiyle mezun oldu. Yurt içi ve yurt dışında Assubay olarak çeşitli görevlerde bulundu. Ali Akın, ilk şiirlerini ve hikâyelerini on dört yaşında, kaza sonucu kırdığı sınıf camını taktırabilmek için yazar. Okul müdiresi camın takılması için kendisine üç gün süre tanımıştır. Babasının duymasını istemediği bu olayı kendisi halledecektir. İhtiyacı olan parayı kazanabilmesi için tek sermayesi, duygularının kalemine taşıdığı hikâye ve şiirleridir. Hikâyelerini ve şiirlerini tel zımba ile defter sayfalarından oluşturduğu küçük kitapçıklar haline getirir. Bu kitapçıkları; kira karşılığında okul arkadaşları arasında elden ele dolaşır. Aynı gün camın parası tamamlanır. Cam yerine takılır. Artık kitapçıkları arkadaşları arasında ücretsiz olarak özgürce elden ele gezmektedir. Hikâye ve şiirleri,  2008 yılında emekli olduktan sonra çeşitli dergilerde yayınlandı. Yazarlığı Yazarlık öteden beri içimde var olan, en seçkin tutkum. Okumayı öğrendiğim ve kitaplara kavuştuğum günlerden bu yana yazarlığı; dünü, bugünü ve yarını üretebileceğim, hudutsuz ve doğurgan bir toprak olarak gördüm. Bu toprağı;  para edeceğini düşündüğüm şeylerle değil, paha biçilemez kutsal değerlerimle işledim. Yazma tutkumu gerçekleştirirken keyfetmek bir yana,  hüzünle sendelediğim anlar çoğunluktadır.  Yazar olabilmenin bedeli her neyse, seve seve ödemeye gönüllü yaşıyorum doğrusu. Okur ile eser arasında, acıyı çekinmeden söyleyen gerçek bir dostluk kurmaya çalışır, okurda;  bir takım kalıcı hisler bırakabilmeyi düşlerim. Gündelik yaşantımda olduğu gibi kitaplarımla da, insanlara menfaat maksadıyla değil, sevgi ile erişmeye çalışan bir insanım. Beni en şiddetli derecede kederlendirenler, “ kitap okumayı sevmiyorum,’’ diyen insanlar oldu hep. Yazarlığım hakkında hüküm verme yetkim yok! Okurun hükmü kadar yazarım. Ben kitaplarımı; Tanrı’nın dergâhında birer im bırakacağına iman ederek, yüreği büsbütün iyilik ülküsüyle çarpan insanlara adadım. 2011 yılında, Antoloji–2,  Aşka Söz Verdik isimli şiir kitabında iki şiiri, 2012 yılında şiir kitabı Koşumsuz Atlar, 2013 yılında, Antoloji–4, Şairler Antolojisi isimli şiir kitabında üç şiiri, 2013 yılında Yedi. Dokuz roman, 2014 yılında Yüzsüz isimli romanı yayınlandı. 2015 yılında Senin Üniversitelerin Romanı yayımlandı. 2016 yılında Yitik Yol adlı romanı yayımlandı.

Mehmet BAŞAĞ

15 Nis 2014
309 kez
Yazan
E.HV.KD. BÇVŞ. MEHMET BAŞAĞ VE TÜMBAŞ SİSTEMİ E. Hv. Kd. Bçvş. Mehmet BAŞAĞ, 1926 yılında İstiklal Madalyası sahibi bir babanın oğlu olarak Muğla’da dünyaya gelmiştir. İlk ve orta öğrenimini Muğla’da tamamlamış ve 1943 yılında Eskişehir Hava Okuluna girmiştir. İki yıllık öğrenimden sonra ATICI- BOMBARDIMANCI olarak Astsubay Çavuş nasbedilmiştir. İlk görev yeri Balıkesir’de bulunan 102. Keşif Grubudur.Daha sonra Afyon 10. Keşif Alayı ve Eskişehir 113.Keşif Filosunda görev yapmıştır. 1956 yılında yapılan bir NATO kıymetlendirmesinde 113. Filo’nun 24 uçağının cephane yüklemesin 35 dakikadan az bir sürede yaparak birinci olan Yükleme Ekibinde önemli görevler yapmıştır. 1963 yılında Bandırma’da bulunan 6. Ana Jet Üs Komutanlığına atanmıştır. Mehmet Başağ, Bandırma’da görevli iken, F-5 ve F100 uçakları ile yapılan Bomba ve Roket eğitim atışlarının ayrı sortilerde yapılması nedeniyle ortaya çıkan zaman ve yakıt kaybının önüne geçmek üzere, atışların tek sortide yapılabilmesini sağlamak amacıyla bir adaptör geliştirmeye karar vermiştir. Bu amaçla Kayseri ve Eskişehir fabrikalarında araştırmalar yapmış ve 1965 yılında, B-37 K1 Bomba adaptörü ile MA-2 Roket adaptörünü birleştirerek bu düşüncesini hayata geçirmiştir. Birlik imkânları ile imal ettiği adaptörün denenmesi konusunda, uğraş vermiş ve kabul ettirememiştir. Ailesinin anlatımı ile Bandırma 6.Ana Jet Üs Komutanı Tahsin ŞAHİNKAYA bu sistemi bizzat denemeyi kabul etmiştir. İlk denemeleri Pilot olarak, Tahsin ŞAHİNKAYA, Cezmi ARI ve Necdet HIZEL gerçekleştirmiştir. Eskişehir İkmal Bakım Merkezi Komutanlığında incelenen ve denenen sistem kabul görür ve seri üretime geçilir. Sisteme TÜRK, MEHMET ve BAŞAĞ kelimelerinin birleşiminden oluşan TÜMBAŞ adı verilerek Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmiştir. Mehmet BAŞAĞ bu icadı için hiçbir hak talep etmemiştir. Eşi Neriman BAŞAĞ hala bu başarının haklı gururunu yaşamaktadır. “Bir eser bıraktı Türkiye’ye, para olsa harcanır giderdi” demektedir. Mehmet BAŞAĞ 1969 yılında emekli olarak Memleketi Muğla’ya yerleşerek kendi imkânları ile ve fiilen çalışarak yaptığı evde yaşamaya başlamıştır. 1980 yılına kadar unutulan Mehmet BAŞAĞ ve icadı o dönemde Hava Kuvvetleri Komutanı olan Orgeneral Tahsin ŞAHİNKAYA tarafından yeniden gündeme getirilmiştir. Orgeneral ŞAHİNKAYA kendisinin de ilk denemesini yaptığı bu sistemin mucidi Mehmet BAŞAĞ’ı unutmamış ve “Üstün Hizmet Madalyası” ile ödüllendirilmesini sağlamıştır. 1980 yılında Gaziemir Hava Teknik Okulları Mezuniyet töreni ile aynı gün E. Hv. Kd. Bçvş. Mehmet BAŞAĞ’da davet edilerek, madalyası Hava Eğitim Komutanı tarafından verilir. 15 yıl gecikmeyle de olsa gerçekleşen madalya töreninde Ailesinin deyimiyle on yaş gençleşmiştir Mehmet BAŞAĞ ve icadı, 1981 yılında TRT’de mucitlerle ilgili program yapan Bülent ÖZVEREN tarafından yayına çıkarılarak tekrar gündeme getirilmiştir. E. Hv.Kd. Bçvş. Mehmet BAŞAĞ 1984 yılında vefat etmiş ve Muğla Eski Mezarlığına defnedilmiştir. Eşi Neriman BAŞAĞ ve…

Kemal Oğuz

14 Ara 2013
307 kez
Yazan
Kemal OĞUZ 1963 yılında Tokat’ın Turhal ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Turhal’da tamamladı. Jandarma Meslek Yüksek Okulunu ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Yurdun değişik bölgelerinde görev yaptığı Türk Silahlı Kuvvetlerinden 2013 yılında emekli oldu. Gençlik yıllarından beri amatör olarak devam ettirdiği yazarlık hayatını, profesyonel olarak sürdürmeye başladı. Ciddiyeti ile tanınan Türk Silahlı Kuvvetlerinin, esprili ve komik yönlerinin de olduğunu keşfetti. TSK’da görev yaptığı otuz yıl süresince, yaşadığı veya tanık olduğu komik olayları bir kitapta topladı. Reçeteli olarak satılması ile dikkat çeken kitap, edebiyat dünyasında bir ilk olma özelliğini de taşıyor.  Hepsi fıkra tadında ve ilk kez duyacağınız yaşanmış anılardan oluşan kitabın adı: Asker Gülmez Güldürür.  İşte kitaptan bir anı; Neredeyse hurda haline gelmiş çok eski bir aracın şoförüydü Süleyman. Aracı sık sık arıza yapıyor, tamir için götürdüğü Bakım Onarım Komutanı Hakan Başçavuş ise her defasında Süleyman’a kızıyordu. Aracın eski olmasını göz ardı edip arızadan hep Süleyman’ı sorumlu tutuyordu. Her defasında azar işitmekten bunalan Süleyman için, korkulu an yine gelmişti. Aracı arıza yapmıştı. Aslında aracın arızalarından Hakan Başçavuş da bıkmıştı. Ancak yine de her defasında Süleyman’a hesap soruyordu. Hatta bu kez dozu artırarak: Oğlum bu ne yaa. Arabanın her tarafı ötüyor. Bakmıyorsun arabana, kolayına kaçıp hemen bana getiriyorsun. Artık yeter, seni bu defa mahkemeye vereceğim, diye çıkıştı. Asker mahcup. Çünkü komutanının söylediklerine verecek bir cevabı yok, ama mahkemeye gitmek de büyük sıkıntı. Komutana yalvaran gözlerle bakarak: Komutanım, size söz veriyorum. Aracıma çok iyi bakacağım. Terhisime az kaldı, bu seferlik de affedin beni. Mahkemeye vermeyin, dedi. Komutanı öfkeli ve gergin bir şekilde söylendi: Hayır. Artık yeter yaa. Bir arabanın her tarafı öter mi arkadaş. Söyle bana, “Arabanın şurası ötmüyor” de, kabul. Hiçbir şey demeyeceğim sana. Var mı ötmeyen bir yeri? Asker içtenlikle ve samimi bir cevap verdi: Var komutanım, kornası ötmüyor… Bu kitabının hemen ardından, internet-cep telefonu-televizyon üçgeninde kaybolan aile içi ilişkilerden duyduğu rahatsızlığı kitaplaştırdı. Bir baba ile kızı arasında yaşanan manevi aşkın;  gülümseme, hüzün, gerilim ve gözyaşı ile harmanlanmış olduğu sıra dışı bu romanın adı ise; Dördüncü Cemre. Yeni kitap çalışmaları devam etmekte olan yazarın ayrıca çeşitli gazete, dergi ve internet sitelerinde; makale, eleştiri ve şiirleri yayımlanmıştır. Kitap Temin Adresleri: Türkiye Çapında: D&R Kitap Mağazaları İnternetten alışveriş: kitapyurdu.com  (Yazarın tanıtımına katkı için bu siteden alınması önerilir.) dr.com.tr kitapsihirbazi.com kitapstore.com acelegelsin.com Not:Kitaplarla ilgili haber, tanıtım ve yorumlara, internert arama motorlarına kitap ve yazar adı yazarak ulaşabilir; yorum, puanlama ve paylaşım yapabilirsiniz.