videotalu.jpg

Kimler Sitede?

Misafir: 56
Üye: 4

Ziyaretçilerimiz

Bugün134
Dün1672
Tüm Zamanlar697319

MESAJ PANOSU

Mesaj Defterine Yazın


Hasan    13 Temmuz 2010 12:02
Hasan AYKURTLU (E.) HAVA Asb. Kd. Bçvş. 1973/46 BALIKESİR
Değerli büyüklerim,kıymetli arkadaşlarım.Uzun süredir yazılarınızı okumaktayım.Bu güne kadar çok işler başardınız.Sayın Ersen GÜRPINAR,Sayın İsmail TURAN ve diğer yazarlarımız.Sizlerin gayretli çalışmaları sayesinde bu günlere geldik.Başarılarınızın her daim olmasını dilerim.
Bizleri açlık sınırında yaşatan,başta Genelkurmay Başkanı,Başbakan,MSB`ı Emekli Assubayları bu günde aldattık,kandırdık diye acaba rahat uyuyabiliyorlar mı?Genelkurmay Başkanının Balıkesir Assubay Meslek Yüksek Okulunda verdiği sözleri unutabiliyorsa,Başbakan assubayların özlük hakları ile ilgili konuları bana getirin deyip yutabiliyorsa,MSB`ı sizin işlerinizi Genelkurmay Başkanı halleder diyebiliyorsa yazıklar olsun biz E. Assubayları ayakta uyutanlara,uyuttuklarını sananlara.Hakkımı helal etmiyorum.
Saygılarımla...

Edip HAYTE    12 Temmuz 2010 15:28
Sayın Genelkurmay Başkanı, "Benim bir yılımı çaldılar" demiş.

"Yeteri kadar ideallerinin peşinden gidememiş"

Ey Astsubay toplumu, kesin siz de o ideallerin içindeydiniz (!)
Sayın Genelkurmay Başkanını boş işlerle uğraştırmasalar, kesin size verdiği sözleri tutardı (!)
Şansınıza küsün!
Acaba 1 değil, bir 10 yıl daha verseler, Akıllarına gelir misiniz? Akıllarına ancak camilerin avlusunda, şehit tabutlarının önünde gelirsiniz.

Sorunların çözüm yeri siyasiler değil, Genelkurmay'dır. Siyasi merkezlere sorunlarını anlatıp, derman arayanlar, beyhude uğraşıyorlar.
"Siz, şube müdürleri, mühendisler kadar alıyorsunuz. Daha ne istiyorsunuz? Oturun oturduğunuz yerde" diyenleri, Güneydoğu'daki siperlerde 10 dakikalık pozlar vermek için değil de, Sadece bir gününü o siperlerdekilerle beraber geçirmek için götüreceksiniz. Onların yaşadıklarını hafiften hissedecekler. Bakın bir daha aynı cevabı verip, büro memurlarıyla kıyaslayabilecekler mi?

Velhasılı kelam, Başbuğ da geçti... Hem de rüzgâr gibi... O da ilaç olamadı.

veysel çetiner    11 Temmuz 2010 17:21
http://www.gun24saat.com
Sayın Umur TALU'nun bu günkü köşesine taşıdığı yazısını haber sitemde manşete haber olarak verilmiştir.
Saygılarımla.
-
HİÇBİR KİŞİYE VE ZÜMREYE İMTİYAZ TANINAMAZ.

Ölü ya da diri: İlle de adalet! (Karada, havada, denizde eşitlik talebi)

http://gun24saat.com/index.asp?gorev=haberde tay&id=2582

Mehmet Emin Atılgan    11 Temmuz 2010 16:02
http://www.astsubay77.com
Yüreğindeki Adalet,eşitlik ve insan onuru için mazlumların basındaki cesur yürekli ve sürekli sesi olan Sayın Umur Talu'ya şükranlarımla...
--

Umur Talu
Ölü ya da diri: İlle de adalet! (Karada, havada, denizde eşitlik talebi)
11 Temmuz 2010 Pazar, 11:52:58

Çok yıldızlar çok şey söylüyor ama bunları söylemiyor.
Düzeltmek için bir şey yapmadan gelip gidiyorlar.
Siz de pek bilmiyorsunuz. Bilmek istemiyorsunuz.
Zaten bilmenizi isteyen yok. Gizleyen çok.
Eski veya taslak Anayasa'nın, nice cumhuriyetçi veya demokratın da umurunda değil.

http://www.haberturk.com/yazarlar/531275-olu -ya-da-diri-ille-de-adalet-karada-havada-denizde-esitlik-tal ebi

Hamdi ÖZDEMİR    11 Temmuz 2010 12:54
YATMADIK DEVREM


Otuz sene süren,vatan hizmeti,
Her mesleğin vardır,kadri kıymeti.
Bilsek bile çekeceğiz zahmeti
Göreve gönülsüz,gitmedik devrem.

Namus bildik heran,vatan bocunu,
Hazır tuttuk teçhizatın hurcuuu.
Görevin uğruna,vücut gücünü,
Harcadık itiraz etmedik devrem.

Ayda en az üç dört,nöbeti tuttum
Her türlü soğuğu ayazı tattık.
Çoğu zaman parka,postalla yattık.
Kana kana uyku,tutmadık devrem.

Askerin basında,talime çıktık,
Yemek zamanıda geldi,acıktık.
Hedef tahtasına beş mermi çaktık.
Boşa karavana,atmadık devrem.

Bir çok kez atanma, Anavatanda,
Bir kez atanma da Yavruvatanda.
Herkes sıcak yatağında,yatanda,
Bilsinler yangelip,yatmadık devrem.

Hasretliktir yaramızı kanadan
Hep ayrı gezmişiz,bacı anadan
Yetim hakkı olan karavanadan
Kazan dışı lokma yutmadık devrem.

ÖZDEMİR Vatana bir ömür verdik,
Vatana canımız fedadır derdik.
Otuz sene sonu menzile erdik,
Gençliğimizide,tatmadık devrem.

Sevgili Devrem E.P.Kd.Bçvş.Sadettin ARAÇ kardeşimin şahsında tüm; 1970 mezunu Astsubaylara ithaf ediyorum.
.
Hamdi ÖZDEMİR
E.Ord.Kd.Bçvş. ( 1970-8 )

olgun oktay demircan    11 Temmuz 2010 09:38
sevgili site yöneticisi ve diğer arkadaşlarım.daha öncede bu key ödemesini alamamıştım birliklerimden cevap gelmesine rağmen.şimdide cevaplar dilekçe verdiğim için yapılıp gönderildi.ama iş garantiye almak istiyorum.daha nereye yazı yazmam lazım.emekliş sandığı bizi ilgilendirmiyor diyor yazısında emlak bank lt şti yede gelen yazıları göndesem net bir cevap alamıyacağımı biliyorum ne yapmam lazım.baştan sonuna kadar hesabım olmasına rağmen yinede ümidim yok bu verilecek olan paradan

özcan savtur    10 Temmuz 2010 23:46
Artık meslektaşlarım aileleri ve evlatları hangi partiye oy vereceklerini bir yıl içinde rahat rahat düşüneceklerdir, ama hangi partiye oy vermeyeceklerini hiç düşünmeyeceklerdir.

veysel çetiner    10 Temmuz 2010 01:35
http://www.gun24saat.com
ASTSUBAY DEVRİMİ SÖZDE KALDI !

Emekli Astsubaylar Feryat Ediyor'a Maliye Bakanlığı'ndan cevap

Emekli Astsubay Sayın Tayyar YILDIRIM AK Parti Halkla İlişkiler Merkezine yaptığı "Emekli Astsubaylar Feryat Ediyor" müracaat ile ilgili olarak; Maliye Bakanlığı'ndan emekli Astsubaylara verilen cevap.

http://www.gun24saat.com/index.asp?gorev=hab erdetay&id=2523

veysel çetiner    10 Temmuz 2010 01:00
http://www.gun24saat.com
HASTASI OLANLARIN BİLMESİ GEREKEN BİR BİLGİ...

Sağlık kurumları arasındaki hasta nakillerinin 112 ambulansları ile yapılması için acillere, hastalarla yakınlarını uyaran levhalar asılacak.

Levhalarda, "Sevkiniz 112 ambulanslarıyla gerçekleştirilecektir, hastaneden kendi imkanlarınızla ayrılmayın" uyarısı yer alacak.

http://www.gun24saat.com/index.asp?gorev=hab erdetay&id=2522

Mithat TÜRETKEN    09 Temmuz 2010 22:37
Değerli Meslektaşlarım,

Sevelim dedik, sevdirmediler. Sevin dedik, sevmediler. Birleşelim, güç birliği yapalım dedik, engellediler. Okuyan arkadaşlarımız yasal haklarını istedi, vermediler. Haklarımızı arama dilekçelerimizi, kırk dereden su getirerek savsakladılar. Ya saçma cevap yazarak ya da cevap verme tenezzülünde dahi bulunmadan çöpe attılar. Tahsil ve genel kültürü yükselen Assubaylara alternatif olarak, Uzman Çavuş kardeşlerimizi istihdam etmeye başladılar. İşin en acı yönü, o kardeşlerimizi de 45 yaşına gelince sokağa atma cesaretini gösterdiler. O kardeşlerimi kutlarım. Haklarını savunarak, yasalar çerçevesinde verilmeyen haklarını aldılar.

Değerli Arkadaşlarım,

TEMAD olarak her il veya ilçede şubelerimiz var. Genç arkadaşlarım haklı olarak diyorlar ki parti kuralım. Çok haklılar. Gücümüzü birleştiremediğimizden, yeni güç arayışına girmek kadar normal bir şey olamaz. Düşünülmesi gerekir. Saygı duyarım.

Ancak, TSK komuta kademesi Assubayları sevmeyen, daima dışlayan, aldatan kandıran bir konuma gelmiştir.

Örneğin, TBMM görüşmelerindeki oylamaların kimler tarafından engellendiğini bilmeyen yoktur sanırım. Onun için Genelkurmay'dan değil aş ve iş, su bile istememiz hata olur. Onlar da haklı! EMEKLİSİNİZ bizden değilsiniz diyorlar!..Yorum sizlerin.

Derneğimiz TEMAD tüm taleplerimize rağmen STK olarak eylemler yapma kararlığını gösteremiyor!

Kısaca elimizi kolumuzu bağlayan bir sistemin içinde cebelleşip durmaktan öteye bu şartlarda gitmemiz mümkün değil.

STK olamadığımız sürece hiçbir şekilde önemsenmeyeceğimizin kanısındayım diyor, saygılar sunuyorum.

Yılmaz Yurdagül    09 Temmuz 2010 16:25
DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM

EMEKLİ ASTSUBAYLAR OLARAK CESARET VE GÜCÜN TİMSALİ İKTIDARIN TÜM HAKLARIMIZI VERME KONUSUNDA ENGELLERİ ORTADAN KALDIRMASINI BEKLİYORUZ. BU AMAÇLARIMIZIN GERÇEKLEŞMESİ İÇİN GENELKURMAY BAŞKANLIĞI'NI BU GÜNE KADAR DİLE GETİRİLİP NE YAZIK Kİ YERİNE GETİRİLEMEYEN DİKKATE ALINMAYAN SORUNLARIMIZIN ÇÖZÜLMESİNDE ONUR MÜCADELEMİZE DESTEK VERMESİNİ SOSYAL VE EKONOMİK DURUMLARIMIZIN İYİLEŞİRİLMESİNDE BİRLİĞİMİZİN BÜTÜNLÜĞÜMÜZÜN ZARAR GÖRMEMESİ GENELKURMAY BAŞKANLIĞI'NIN ASLİ GÖREVİ OLMALIDIR.

SOSYAL TESİSLER (LOJMAN,KAMP, ORDUEVİ VB)MORAL VE MOTİVASYON İÇİNDİR.
HAK,HUKUK İHLAL EDİLEREK NEDEN FOÇA KAMPI ASTSUBAYLARA KAPANDI? AÇIKLAMA BEKLİYORUZ...
ENGELLEYİCİ İNANMASI ZOR KARARLAR GENELKURMAY'DAN MI ÇIKIYOR?
EŞİTLİK, HUKUK, VİCDAN NUTUKLARI ATANLAR ATATÜRK'ÜN NUTKUNU ÖRNEK ALSINLAR. İÇ HİZMET KANUNU ASTSUBAYLARIN HİYARAŞİ İÇİNDE HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİNİ SONUNA KADAR SAVUNMAK ZORUNDADIR DER. EMEKLİLER İÇİN KAMPLARA GÜNÜ BİRLİK GİRİŞ ÜCRETİ KALDIRILMALI. MAAŞ VEREN BANKALAR EMEKLİYE ÇALIŞANLAR GİBİ PROMOSYON ÖDEMELİDİR. SAYGILAR.

Mustafa Savaş EVRAN    09 Temmuz 2010 10:32
http://EMEKLİLER PARTİ KURARSA NE OLUR ?
Şükrü KIZILOT'un bu konudaki yazısı.Yorumsuz.
-
Emekliler parti kurarsa kimse şaşırmasın

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber .aspx?id=15247100&yazarid=82&tarih=2010-07-07

özcan savtur    09 Temmuz 2010 00:52
Doğru Enver kardeşim bir şey olmaz; çünkü çoğu TEMAD başkanları kendilerini görevde sanıp halen generallar karşısında el pençe duruyor, bir generalle aynı masada yemek yemeyi hüner sanıyor! Bizim toplumumuz çalışırken sicilden,tayinden,sürgünden korkuyordu, şimdi de kendisinden korkuyor...

Mustafa Dündar    08 Temmuz 2010 22:01
Tüm meslektaşlarımın Miraç Kandilini kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.
Mustafa Dündar
TEMAD Antalya İl Başkanı

erdoğan erşahince    08 Temmuz 2010 16:44
TEMAD mesaj panosunda yayınlanmak üzere aşağıdaki yazıyı gönderdim.Umarım siz de yayınlarsınız.

06 Temmuz 2010 günü TBMM Dışişleri Bakanlığı ile ilgili görüşmeler yapılırken Bağımsız Milletvekili Tayfun İçli ; BDP milletvekillerine savundukları düşünceleri ile ilgili olarak mealen "Bu memleketin her tarafında açlık, sefalet, gerikalmışlık gibi görüntüleri görmek mümkündür. Ancak bu doğu bölgelerinde biraz daha fazla olabilir.Ancak bununla mücadele etmek T.C. Devletine baş kaldırmakla olmaz. Kürtleri Bu Devletten ayıracağız diyerek onların üzerinden siyaset yapmak ırkçılıktır,kafatasçılıktır,faşist bir anlayıştır" anlamında sözler sarfetmiştir.Bunun üzerine Milletvekili Sırrı Sakık millet meclisinde "s.ktir git" diyerek hakaret etmiştir.

Diline sağlık Tayfun İçli'nin.Ancak bu arada O'na destek olunması gerekmekte olduğu kanaatindeyim. Böyle kendini bilmezlere zamanında tavır koyulmazsa ileride daha kötü sonuçlar doğabilir.
Özellikle bu konuda taraf olmak durumunda olan ve bir S.T.K. olan TEMAD'ın aslı görevi bu olmalıdır.
TEMAD derhal tavır almalıdır.
Kimin ne düşüncesi olursa olsun TEMAD bu konuda taraftır ve hareket bekliyorum.

enver gürbüz yıldırı    08 Temmuz 2010 14:09
SAYIN MESLEKTAŞIM ÖZCAN SAVTUR'UN BİLGİLERİNE...
HALA TOPLUMUMUZUN HAKLARINI ARAMAK ADINA SOKAĞA ÇIKACAKLARINA İNANIYOR MUSUNUZ? GENELDE BU İŞİ ELİMİZE YÜZÜMÜZE BULAŞTIRARAK ZAMANINDA YAPTIK...İLKİ İZMİR'DE OLMAK ÜZERE,YEDİ İL DE,BİLAHARE ANKARA'DA TÜM TÜRKİYE'DEKİ DERNEK MENSUPLARININ KATILIMI BENCE FİYASKOYDU... NEDENİ....İZMİR'DE YAPILAN YÜRÜYÜŞTE HAK ARAYAN KATILIMCILAR (MEVCUT AZ,KATILIMCININ ÖNEMLİ KISMI BAYAN KOMİSYON ÜYELERİ)AZ, HAKKI ARANANLAR İSE DERNEK LOKALİNDE, KAHVEHANELERDE OYUN OYNUYOR,BİRAHANELERDE SOHBET (!) EDİYORLARDI.(O GÜN SEKİZ SENE BAŞKANLIK,YÖNETİCİLİK YAPTIĞIM DERNEK İDARECİLİĞİNDEN İSTİFA ETTİM.) DİĞER İLLER'DE KATILIM DAHA DA AZDI...EN SON ANKARA'DA TÜM İL VE İLÇELERDEN GELEN KATILIMCI ÜÇ-DÖRT BİN CİVARINDA.... ANKARA'DAN KATILIM YÜZ KİŞİYİ GEÇMİYOR...(PROTESTO VE TALEP DEKLARASYONU TOPLANTISI NASIL OLDU İSE TÜRK BAYRAĞINA YAPILAN SALDIRIYI KINAMA TOPLANTISINA DÖNÜŞTÜ)

EN GÖRKEMLİ HAK ARAYIŞ TOPLANTILARI....TAM BİR FİYASKO...HALA BU TOPLUMUN HAK ARAMA ADINA SOKAĞA ÇIKACAĞINA İNANIYOR MUSUNUZ? İNŞALLAH O GÜNLER DE GELİR...
E.GÜRBÜZ YILDIRIM BORNOVA-BAYRAKLI-İZMİR

Halil Yaz    08 Temmuz 2010 11:37
HAYIRLI KANDİLLER. Barış, güven ve huzur ortamına her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde, Mirac Kandili'nin bütün Astsubay arkadaşlarıma,ailelerine ulusumuza hayırlı olmasını dilerim.

özcan savtur    08 Temmuz 2010 02:42
Meslektaşlarım sokaklara dökülmedikçe dernek, seçim, başkan, falan filan hepsi boş.

Ahmet ÖZDEN    07 Temmuz 2010 22:25
ÖZÜR DİLEMEK Mİ?

Sevgili meslektaşlarım.Yukarıdaki yazıyı okuyunca gerçekten benim özür dilemem gereklimidir?Diye çok düşündüm.

Benim üç yıllığına ihraç edilme nedenlerimi defalarca okudum.Özür dilenecek bir durum göremedim.
Onların yapamadığını yaptığım için kıskançlık duygusuyla geçici ihraç ettiler.

Dernekler yasasında yapılan değişiklikle herhangi bir suçtan hükümlü olanların dernek üyesi olamayacağı gibi yöneticilik te yapamayacağı açık seçik yazılı olduğu halde, bir ilin TEMAD şube başkanı başka bir ilin kongresine misafir olarak Genel merkez yöneticileriyle geliyor.

Nezaketen kendilerine konuşma hakkı tanınan Genel Başkan ve yanında getirdiği çantacı konuşmalarının büyük bir bölümünü orada olmayan şahsımı hedef alarak konuşma yapıyorlar.

\"Ahmet ÖZDEN bu toplumdan özür dilemelidir.\" diyorlar.

Toplumdan özür dilemek benim için erdem'liliktir.

Ama toplumdan özürle geçiştiremeyecek kadar ağır suçları işleyip o koltuklarda oturanların bu toplumdan ne dilemesi gerekir?
Meslekdaşlarımın takdirine sunuyorum. Saygılarımla

f.sduranoglu    07 Temmuz 2010 17:38
30 ağustos yaklaşıyor..sancak altında verilen sözler yerine gelmiyecek bu açıkça görülmektedir..mutlaka bir site açılmalı ve adı"hakkımıhelaletmiyorum"org.veya com uzantılı olabilir.hızlı birşekilde imza kampanyasına dönüştürülmelidir..kurulacak ilgi site basına yansıtılmalıdır..herkes mutlaka buraya düşüncelerini yansıtmalıdır..diye düşünüyorum..saygılarımla..
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Sn.Duranoğlu,
Sitemizde yayınlanan ve Sn.Umur TALU'nun köşesine taşıdığı GENELKURMAY BAŞKANINA AÇIK MEKTUP bu konuda duygularımızı dile getirdiğine inanıyoruz. Tepkisini dile getirmeyi arzu edenler bu metni gönderebilirler.

SİTE YÖNETİMİ    07 Temmuz 2010 15:41
Değerli Meslekdaşlarımız,

Her vesile ile söylüyoruz; "Sorunlular yüzünden sorunlarımıza yeterli derecede kanalize olamıyoruz"

Bu sitenin basın ve halkla ilişkilerini düzenliyen E.ASB.GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU'nun yazılarını sık,sık basında görüyorsunuz; Birçok taşın yerinden oynamasını sağladığını da sağduyu sahibi herkez biliyor;
Ama gündem değiştirmekle görevli laf ebeleri aldıkları görevi yerine getirmek için kendilerinin yazdığı kendilerinin okuduğu yazılarına zaman,zaman sizler haklı olarak tepki veriyorsunuz.

Türkçemizde güzel bir deyim var "AİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ"
Sizden istirhamımız bu kişilere yanıt vererek zamanınızı boşa harcamayınız; DEĞMEZ

Bu nedenle bu konuda mesaj panosuna yazılan tepkileri hoşgörünüze sığınarak yayınlamıyoruz. Anlayışınız için teşekkür eder sevgi ve saygılarımızı sunarız.

Besim Özel    07 Temmuz 2010 12:19
NEDEN KENDİ PARTİMİZİ KURMUYORUZ ?
Emekli Assubay meslektaşlarımızın bir bölümü, yıllardır uğradığımız haksızlıkları giderecek çözümler aramaktadır.Bu güne kadar pek çok öneriler getirilmiş,bir kısmı uygulanmış,büyük bir bölümü askıda kalmıştır.Bir türlü uygulanamayan,uygulansa bile fazla bir getirisi olmayan bu girişimler arasında bazı partilere girerek,bizden de Milletvekili çıkarmak gibi fikirler de mevcuttur.Kısmen faydalı olacağı belli olan bu girişimlerden daha iyisi"ASSUBAY VARLIĞINI"çağrıştıracak bir isimde kendi partimizi kurmak ve bu parti etrafında bir bütün olarak kenetlenmektir.
Hemen bütün oyları toplayarak tek başına iktidar olacağımızı söylemek hayal olur.Ancak kesin olarak inanıyorum ki;böyle bir girişimin lafını etmek bile pek çok şeyi değiştirecektir.Kanıt mı istiyorsunuz ?
Etin ithal edileceği haberi bile fiyatları hemen düşürdü.Basit bir olumsuzluk borsayı allak bullak etmeye yeterli oluyor.
Bütün emekli meslektaşlarımız birleşmeli,partisini kurarak siyasal mücadelesine başlamalıdır.
Bu bağlamda yapılacak en küçük bir girişim bile büyük yankı yapacak ve gündeme gelmemizi sağlayacaktır.Bu oluşumu sağlayacak pek çok yetenekli arkadaşlarımız vardır.Yeter ki;bunları sağlamak için gerekli olan parasal birikimi oluşturalım.
Başaracağına inanmak,başarının yarısıdır !
Selamlar,sevgiler.
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Siyaseti kişisel ikbali için hedef görmeyen özverili,bilgili,kararlı meslekdaşlarımız bir siyasi parti kurmasalar bile bizi mecliste birgün mutlaka temsil edeceklerdir.

HARUN KURUOĞLU    07 Temmuz 2010 11:53
MİT'ten ilk istihbarat askere gidiyor
Terörle mücadelede istihbaratın bir numaralı sorumlusu konumunda bulunan MİTte sessiz sedasız bir devrim yaşanıyor.

Ankarada gündemin ilk maddesi terörle mücadele. Devletin ilgili kurumları, bu mücadelede, görev alanlarının gerektirdiği faaliyetleri her zamankinden daha yoğun bir mesai ile yürütüyor. Kurumlar arasındaki koordinasyon da mücadelenin gerektirdiği hassasiyette ve etkin biçimde sürdürülüyor.
Son haftalarda, Şehit cenazeleri ne zaman bitecek sorusunun yanıtları aranırken üzerinde en çok durulan konu istihbarat oldu. İstihbaratta bir zaafiyet var mı? ABDye bu kadar bağımlı mıyız? Kurumlararası istihbarat paylaşımında sorun mu yaşanıyor?
Edindiğimiz bilgiler, istihbarat tartışmasının eksik bilgiler üzerinden sürdürüldüğünü gösteriyor. Hemen belirtmek gerekiyor ki, terörle mücadelede istihbaratın bir numaralı sorumlusu konumunda bulunan Milli İstihbarat Teşkilatında (MİT) sessiz sedasız bir devrim yaşanıyor. MİT Müsteşarlığına yeni atanan ve akademik kariyeri ile bürokratlık geçmişinin tamamını güvenlik konularında uzmanlaşarak geçiren Hakan Fidan sonuç alıcı önemli kararlara imza atıyor.

Merkezden önce bölgeye
Bunun örneklerinden biri, doğu ve güneydoğuda alınan bir istihbaratın merkeze bildirilmeden önce bölgedeki ilgili noktalara anında iletilmesi. Yani, bölgedeki askeri güvenlik birimleri başta olmak üzere işin başındaki noktalara. Fidanın talimatıyla yeni başlatılan bu uygulama, terörist faaliyeti önlemede süratin önemi düşünüldüğünde hayati bir değer taşıyor. Sivil-asker koordinasyonunda da yol kazalarını önlüyor.

Devir-teslimler eylüle
Edindiğimiz bilgilere göre Fidan; yetişmiş, deneyimli personelin en verimli biçimde kullanımı konusunda da kritik önemde bir adım atmaya hazırlanıyor. Devletteki yaz kararnamesi uygulamasının bazı kurumlar özelinde ciddi sıkıntılara yol açtığını düşünen MİT Müsteşarı, bölgedeki personelin görev devir-teslimlerini, terörün azdığı bahar-yaz aylarından sonbahara kaydırıyor. Sıcak bölgede görev yapmış, deneyimli bir personelin, PKKnın her yıl aynı aylarda eylemlerini artırdığı biline biline, buradan alınarak yerini başka birine bırakmasının yanlış olduğunu düşünen Fidanın kararına göre, teşkilattaki atamalara bağlı devir-teslimler, bundan böyle eylül ayında yapılacak.
Fidanın, MİT Müsteşarlığına getirileceğinin netleşmeye başladığı günlerde kamuoyuna yansıyan bazı yorumların iddiadan öteye gitmediği de anlaşılıyor.
Genelkurmayın; 1986 - 2001 yılları arasında TSKda görev yapan ve mecburi hizmetini tamamladıktan sonra astsubaylıktan ayrılan Fidana mesafeli olduğu öne sürülmüştü. Bu yorumlarda, Fidanın Başbakanlık Müsteşar Yardımcılığı döneminde, siyasi otorite ile sürdürdüğü çok yakın mesai de etkili olmuştu.
Aldığımız bilgilere göre, MİT ile Genelkurmay arasında herhangi bir kopukluk ve koordinasyon sorunu yaşanmıyor. Tam tersine, terörle mücadele gibi çok ciddi bir ortak paydanın söz konusu olduğu şu günlerde MİT Müsteşarı ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğun sık sık temas ettiğini, aralarında güvenli bir telefon hattı olduğunu, haftada en az bir kez görüştükleri öğrendik. MİTin tepe yönetiminin, Genelkurmay istihbaratının üst yönetimi ile koordineli mesaisi de yoğun biçimde sürüyor. Bunun sonuçlarının son operasyonlarda görüldüğü belirtiliyor.MİT Müsteşarı, teşkilatın ilk başkanlarından Şükrü Ali Ögelin devleti içeride ve dışarıda sürprizle karşı karşıya bırakmamak ana prensibiyle, akademik birikimini de yansıttığı yeni mesaisiyle teşkilata yeni bir soluk getirmiş. Kritik illere giderek brifingler de almış.
Fidanın atanmasıyla birlikte başlayan teşkilatta yeni yapılanma tartışmalarına gelince. Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın da sinyallerini verdiği bu değişikliğin, bu sıcak ortamda bugünden yarına gerçekleşmesi zor görünüyor.
MİTin, İngilterede örneğini gördüğümüz, iç istihbarat, dış istihbarat ve teknik istihbarat benzeri üçlü bir yapılanmaya evrilmesi konusundaki değerlendirme sürüyor. Avrupadaki istihbarat kurumları ile MİTin merkezi yapılanması birbirinden çok uzak. Ortadoğulu bir istihbarat teşkilatı yapısının değiştirilmesi kaçınılmaz görülüyor ancak bunun zaman alacağı anlaşılıyor.
Yeni dönemden İLK örnek:
Alınan istihbarat merkeze bildirilmeden önce bölgedeki ilgili noktalara gidiyor

İstihbarat birimlerine göre terör örgütü PKKnın yaklaşık olarak içeride 1500 dışarıda 2500 militanı bulunuyor.
PKK ne yapıyor, mücadele nasıl sürüyor?
Bu noktada, PKKnın son dönemdeki taktiği, buna karşı yürütülen mücadelenin parametreleri, kullanılan enstrümanlar ve işin diplomasi boyutuna ilişkin tabloya da bakmak lazım. İstihbarat çevrelerinin bu konudaki saptamaları ve verdiği bilgiler şöyle:
- Terör örgütünün içeride yaklaşık bin 500, dışarıda 2500 militanı bulunuyor.
- Örgüt, şartlı refleksle hareket ediyor. Devlet ne yaparsa, örgüt ne yapar biliniyor.
- Örgüt, eylem yapamazsa dağdakileri tutamıyor.
- Eylemlerinde asker, polis gibi güvenlik görevlilerini hedef alıyor. Bu kapsamda saldırılması kolay yumuşak hedefleri seçmeye çalışıyor.
- Daha çok ses getiren, sivillere yönelik saldırıları öncelikle yapmıyor.
- Propaganda konusuna rahat dönemlerinden birini yaşıyor. Televizyon kanallarını iyi kullanıyor.
- Güvenlik birimleri, örgütü, karasal tespit ve uydudan gözetleme yollarıyla izleyebiliyor. Devlet, karasal tespitte en ileri teknikleri kullanıyor ve sonuç alıyor. Uydudan gözetlemede Türkiyenin yerli kapasitesi yok. Bu konuda ABDden destek alınıyor.
- Örgüt, dağınık grupların belli merkezde toplanmasının ardından eylemleri gerçekleştiriyor. Bunun son örneklerinden biri Gediktepe saldırısı. Örgüt mensuplarının, istihbarat elemanlarını şaşırtmaya yönelik telsiz konuşmaları bunu doğruluyor.
- Örgüt, son dönemde ciddi zayiat verdi. Bunda detaylı istihbaratın rolü büyük. Son Kandil-Hakurk bombalamasında da, istihbarat teşkilatının koordinat yönlendirmesiyle çok ciddi sonuçlar alındı.
- Terör örgütünün yuvalandığı komşu ülkelerle temaslarda, tabiri caizse vidalar iyice sıkıştırıldı.
- Kuzey Irak yönetimine yapılan, etkin mücadele etmezseniz maliyetini siz de ödersiniz baskısı sonuç veriyor.
- Örgüt, İranda eylemsizlik kararı verdiğinde, Türkiyede silah kullanıyor, Türkiyede eylemi bırakırsa İranda vuruyor. Bu kapsamda İranla işbirliği en ileri düzeyde. Doğrudan Tahran yönetimine bağlı Devrim Muhafızları sınırda PEJAKa bomba yağdırıyor.
- Suriye, PKKnın çözülmesini hızlandıracak adımları atıyor. Son gözaltılar bunun örneği.
BASINDAN ALINTIDIR.


NOT:Siteye giren meslektaşlarımızın bir bölümünün (ben dahil,bilgisayar ve internet kullanma becerisini yeterince geliştirememesi nedeni ile) sadece MESAJLAR başlığına tıklayarak ekrana çıkan yazıyı okuduklarını değerlendirdiğimden bu haberi olduğu gibi gönderme ihtiyacını hissettim.

İbrahim GÜNGÖRMEZ    06 Temmuz 2010 23:22
http://Bu kadar mı basit!
Şöyle bir bakayım dedim,100.000 leri temsil eden Temad yönetimi neler yapıyor diye..İsmail YAKIŞ meslektaşım yazmış..biraz bozuk bir Türkçe ile..

"nisan 2010 tarihinde TEMAD sitesinde yayınladığınız danıştay'da ki başbakanlık karar düzeltme isteğinin de RED olunarak kesinleşen karar üzerinden oldukça zaman geçmiş. astsubaylara tam olarak ne haklar getirecek ve şu an hangi aşamda. herkesin anlayacağı basit bir dilde ifade edbilirseniz sizlerin ne kadar zorlu mücadele verdiğiniz herkes tarafından daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum"buyurmuş...
Biraz Mahmut ERDEM kokmuş sanki..
Sn.meslektaşım,siz nasıl bir "zorlu mücadele"görüyorsunuz bilemem ama,benim gibi on binler,yedi yıldır bir "M"bile göremedik..Anladığın gibi;mücadelenin "M"si...
Ha; M.E.den sağolsun hiç eksik kalmadık..Teşbihde hata olmaz;size benzer yazar..Yani yönetimin verdiği "zorlu mücadeleler"den çok sık dem vurur..
Ama her ne hikmet ise;OYAK için verilen isimler konumuz değildir!!
Varsa yoksa "mücadele"...

MÜCADELEMİZ SİZİN İÇİNDİR;KENDİMİZ İÇİN BİR ŞEY İSTİYORSAK NAMERDİZDİR!

Ama yerseniz!!!

Saygı ve sevgiler..
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Danıştay TEMAD'dan önce bir kamu avukatının başvurusu üzerine tazminatın 631 SKHK özüne aykırı olduğu için iptal ettiğinde TEMAD yönetimini uyarmıştık ama bizim davamız devam ediyor (Şimdiki yönetimden önce açılmıştır) diye konuya önem vermedi şimdi yine hukuki süreci kaçırırsak TEMAD bunun vebalini ve sorumluluğunu taşıyacaktır. Bir kez daha hatırlatıyoruz.

RIDVAN    06 Temmuz 2010 22:51
antalya temad başkanını bende kutluyorum.burada yazacak en önemli konunun antalya temad olduğunu görüyorum bu seçim tamamlanmış çok şükür
daha önemli konulardan bahsedilirse bizlerde istifade ederiz
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Değerli Meslekdaşım Antalya TEMAD seçimleri önemli ve güncel bir konu olduğu için arkadaşlarımız bu konuya yoğunlaştılar; Sitemiz formunu,mesaj panosunu ve yazarlarımızı takip ederseniz her zaman yeni bir konuyu işliyor ve tüm üyelerimizin bu bayrak yarışında katkılarını bekliyoruz. Saygılarımla


6302
Mesaj Defteri yazıları
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 »