MESAJ PANOSU
Mesaj Defterine Yazın 
Yönetici yorumu:
Sn.Üstündağ gayretleriniz için teşekkürler,mutlaka sesimizin duyurulmasında yararı olacaktır.İyi günler dilerim
Yönetici yorumu:
Saygıdeğer Üyelerimiz,
Konu forum'un ilgili bölümüne taşınmıştır, yanıt vermek isteyen arkadaşlarımızın forum bölümüne yazmaları rica olunur.Saygılarımızla.
Yönetici yorumu:
Bu gazete daha öncede Dağlıca baskınını planlayan Epe Hüseyin kod adlı hainin askerliğini asteğmen olarak yapmasına rağmen assubay olarak yazmış tepkilerimizi bildirmiştik bu tür haberlere sadece bizler tepki gösteriyoruz TEMAD hukuk komisyonu TEKZİP ve yargı yolunu bilmiyormu?
Yönetici yorumu:
Sn.Ayan arkadaşlarımızla katıldığımız son TBMM dilekçe komisyonuna bizzat posta ile gönderdiğimiz dilekçelerle haklarımızı talep ettik; Her platformda sorunlarımızı dile getiriyoruz Sitemizin basınla ilgili bölümü E.ASSUBAYLAR GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU gerekli bilgilendirmeleri yapıyor elbette arkadaşlarımızın kişisel müracaatları önemli bunun posta ile yapılması veya kurumların bilgi edindirme bölümlerini kullanması sesimizin duyurulmasında önemli faktördür.
Yönetici yorumu:
Sn.Aydınlıoğlu,
Bu site arkadaşlarımız arasında dayanışmayı sağlamak, düşüncelerini özgürce ifade etmek, TEMAD'a ve mücadelemize destek olmak amacındadır. Bu misyonununu bugüne kadar yerine getirdiğine inanıyoruz. TEMAD bizim yasal temsilcimizdir, eleştirilerimiz tüzel kişiliğe değil yöneticilerinin icraatlarınadır.Eleştiri kadar iyi ve başarılı olan icraatları olduğunda desteklemek, alkışlamak fazilettir. Özgür düşünceye saygı gereği yayın ilkelerimize uygun yayınlanan yazı ve yorumlarda katılmadığınız hususları eleştirmekte sizlerin hakkınızdır.İyi günler dilerim.
Yönetici yorumu:
Bu tür haksızlıkların yasal temsilcimiz TEMAD'ın ilgililere yüksek sesle cesurca dile getirmesini diliyoruz
Yönetici yorumu:
Sn.Gürel sorularınızın muhatabı TEMAD yönetimi olmasına rağmen kısaca yanıtlıyalım;Bir başka yerden naklinizi yaptığınız zaman ayni yılın aidatını tekrar ödemezsiniz dergiyi ücretini ödediğiniz derneğinizden alabilirsiniz. TBMM dilekçeyi kast ediyorsanız kendiniz göndereceksiniz bazı şubeler toplu gönderiyorlar. İyi günler
6302
Mesaj Defteri yazıları
NECDET TÖRE
09 Nisan 2010 22:20
SINIF ARKADAŞIMIZ DZ.ASTSB. ZİYA UZUNER (73/21223) BU GÜN (9.NİS.2010) HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞMUŞTUR, CENAZESİ YARIN (10 NİSAN 2010) ANKARA-GÖLBAŞI-TEPEYURT KÖYÜNDEN ÖĞLE NAMAZINa MÜTEAKİP DEFNEDİLECEKTİR. CAMİAMIZIN BAŞIMIZ SAĞ OLSUN.
AİLESİNE VE SEVDİKLERİNE SABIRLAR VE UZUN ÖMÜRLER DİLİYORUM.MEKANI CENNET, RUHU ŞAD OLSUN.
AİLESİNE VE SEVDİKLERİNE SABIRLAR VE UZUN ÖMÜRLER DİLİYORUM.MEKANI CENNET, RUHU ŞAD OLSUN.
İsmail DAMAR
09 Nisan 2010 17:08
http://www.haberturk.com/yazarlar/506747-ana
yasa-madde-10-herkeskanun-onunde-esittir-hicbir-kisiye-zumre
ye-imtiyaz-taninamaz
GÖNÜL DOSTUMUZA YİNE YENİDEN TEŞEKKÜRLER..
GÖNÜL DOSTUMUZA YİNE YENİDEN TEŞEKKÜRLER..
Süleyman Üstündağ
09 Nisan 2010 15:58
Değerli Meslekdaşlarım
Sorunlarımızı her platformda dile getirmeye çalışan bir arkadaşınız olarak Manisa CHP kongresinde Sn.Şahin Mengü ve Sn.Kemal ANADOL'a sitemizde yayınlanan BİZ KİMİZ NE İSTİYORUZ yazımız ile diğer sorunlarımızı içeren bir dosyayı sundum; Umarım yararlı olmuştur.Saygılarımla
Sorunlarımızı her platformda dile getirmeye çalışan bir arkadaşınız olarak Manisa CHP kongresinde Sn.Şahin Mengü ve Sn.Kemal ANADOL'a sitemizde yayınlanan BİZ KİMİZ NE İSTİYORUZ yazımız ile diğer sorunlarımızı içeren bir dosyayı sundum; Umarım yararlı olmuştur.Saygılarımla
Sn.Üstündağ gayretleriniz için teşekkürler,mutlaka sesimizin duyurulmasında yararı olacaktır.İyi günler dilerim
Hüseyin ÇETİN
09 Nisan 2010 14:02
GÖSTERMELİK KAHRAMANLIKLAR
Sayın meslektaşlarım
Ben de Sn.Sarızeybek ve Sn.Pamukoğlu'nun kahramanlıklarına inanmıyorum. Emekli olduktan sonra TV. ve diğer basın organlarına çıkıp kahramanlık yapmak çok kolay. Niçin kahramanlıklarını görevde iken gösteremediler. Bana göre bu tür insanlar emekli olduktan sonra bile rant peşindeler. Silahlı Kuvvetlerdeki isimsiz kahramanlardan bahsetmek işlerine gelmez tabi, bizlerin kahramanlıkları, fedakârlıkları onlardan çok fazladır. Maksat halkın gözünde kendilerini hep kahraman ilan etmekten başka bir şey değildir.
Ben adam gibi adam Subayı komutanı da gördüm, onlar TV. de ahkam kesmiyorlar. Onların kahramanlıkları boşuna, yanlarında biz olmadan ne operasyona çıkabilirler, ne de karargah görevlerini yapabilirler, bu görevleri yaparken bizler onların yanında Subay yardımcısıyız, ancak gasp edilen haklarımıza gelince biz Astsubayız. Sayın Ersen GÜRPINAR'ın dediği gibi EVET, ADALET BİRGÜN HERKESE GEREKECEKTİR.
Sayın meslektaşlarım
Ben de Sn.Sarızeybek ve Sn.Pamukoğlu'nun kahramanlıklarına inanmıyorum. Emekli olduktan sonra TV. ve diğer basın organlarına çıkıp kahramanlık yapmak çok kolay. Niçin kahramanlıklarını görevde iken gösteremediler. Bana göre bu tür insanlar emekli olduktan sonra bile rant peşindeler. Silahlı Kuvvetlerdeki isimsiz kahramanlardan bahsetmek işlerine gelmez tabi, bizlerin kahramanlıkları, fedakârlıkları onlardan çok fazladır. Maksat halkın gözünde kendilerini hep kahraman ilan etmekten başka bir şey değildir.
Ben adam gibi adam Subayı komutanı da gördüm, onlar TV. de ahkam kesmiyorlar. Onların kahramanlıkları boşuna, yanlarında biz olmadan ne operasyona çıkabilirler, ne de karargah görevlerini yapabilirler, bu görevleri yaparken bizler onların yanında Subay yardımcısıyız, ancak gasp edilen haklarımıza gelince biz Astsubayız. Sayın Ersen GÜRPINAR'ın dediği gibi EVET, ADALET BİRGÜN HERKESE GEREKECEKTİR.
Kubilay AKBULUT
09 Nisan 2010 12:51
Türkiye'nin kaderinde söz sahibi olmuş,demokrasi üzerindeki metezori uyguladıkları kimi zaman darbe kimi zaman psikolojik harekatla çıkarlarına aykırı bir durum oluştuğunda görevden vazife çıkararak sadece kendi sınıflarının imtiyaz ve ayrıcalıklarına uygun bir yapılanmayı benimseyenler ve bunu her durumda meşru ilan etmeye çalışanların bu ülke halkına ve ordu içindeki emekçi ve vefakar ,ordunun tüm ağırlığını sırtlamış götüren Assubay toplumunun hak ve hukukunu gasp ederlerken,göz göre göre tecavüz ederlerken adalet ve hukuktan bahsetmeyenler şimdi ne olduda adalet ve hukuk diye feryat ediyorsunuz.Bu ordunun emekçileri yaşam şartları altında ezilirken ve çağ dışı kalmış bir dizi kanunla saf dışı ve etkisiz hale getirilmeye çalışılırken hala suskun kalmaya devam ediyorsunuz.Askeri tıp öğrencilerine varıncaya kadar her türlü özlük haklarında duyarlı davranıyorsunuz.
Sayın SARIZEYBEK bu sözüm size;"ADALET VE HUKUK "diye feryat figan ediyorsunuz.
Sizin adalet ve hukuk anlayışınız sadece general ve subay sınıfı için mi?
86 yıldır sadece bunun için mi tüm cephelerde mücadele ediyorsunuz?
Evet doğrudur,ADALET BİR GÜN HERKESE GEREKEBİLİR, şimdi sıra sizde.
Umarım bundan bir ders alır adaletin sadece size değil herkese gerekebileceği gerçeğini bir kere daha düşünürsünüz.Saygılarımla...
Kubilay AKBULUT
(E)Asb.
Sayın SARIZEYBEK bu sözüm size;"ADALET VE HUKUK "diye feryat figan ediyorsunuz.
Sizin adalet ve hukuk anlayışınız sadece general ve subay sınıfı için mi?
86 yıldır sadece bunun için mi tüm cephelerde mücadele ediyorsunuz?
Evet doğrudur,ADALET BİR GÜN HERKESE GEREKEBİLİR, şimdi sıra sizde.
Umarım bundan bir ders alır adaletin sadece size değil herkese gerekebileceği gerçeğini bir kere daha düşünürsünüz.Saygılarımla...
Kubilay AKBULUT
(E)Asb.

Ersen Gürpınar
09 Nisan 2010 11:27
Değerli Arkadaşlarım
Bizleri ilgilendiren haberlere desteklerimizi veya tepkilerimizi mutlaka dile getirmeliyiz.
Sn.Atılgan'ın kalemine yüreğine sağlık. Bir efsane komutandır almış gidiyor; Sn.Sarızeybek, Sn.Pamukoğlu daha niceleri bu ünvanı hak etmiş olabilirler,peki bunların efsane ünvanı kim sağlamış, gökten zenbille mi inmiş? Her ikisinin de kitaplarında belgesellerinde, konuşmalarında bir tek Assubayın kahramanlığı yok! Vucuduna yediği 8 mermi ile bayılıncaya kadar telsizle istiklal marşını arkadaşlarına söyleyen tim komutanı Assubayın bile rütbesinden bahsetmiyor, tim komutanı denilerek subaymış imajı yaratılıyor!..
Bu vefasızlık mıdır,yoksa onlar kahramanlık yaparken Assubaylar piknik mi yapıyordu? Yanlarında Assubay olmadan karargahtan ve kariyerlerden çıkamayanlar, sevsinler sizin efsane komutanlığınızı...
EVET,ADALET BİRGÜN HERKESE GEREKECEKTİR.
Bizleri ilgilendiren haberlere desteklerimizi veya tepkilerimizi mutlaka dile getirmeliyiz.
Sn.Atılgan'ın kalemine yüreğine sağlık. Bir efsane komutandır almış gidiyor; Sn.Sarızeybek, Sn.Pamukoğlu daha niceleri bu ünvanı hak etmiş olabilirler,peki bunların efsane ünvanı kim sağlamış, gökten zenbille mi inmiş? Her ikisinin de kitaplarında belgesellerinde, konuşmalarında bir tek Assubayın kahramanlığı yok! Vucuduna yediği 8 mermi ile bayılıncaya kadar telsizle istiklal marşını arkadaşlarına söyleyen tim komutanı Assubayın bile rütbesinden bahsetmiyor, tim komutanı denilerek subaymış imajı yaratılıyor!..
Bu vefasızlık mıdır,yoksa onlar kahramanlık yaparken Assubaylar piknik mi yapıyordu? Yanlarında Assubay olmadan karargahtan ve kariyerlerden çıkamayanlar, sevsinler sizin efsane komutanlığınızı...
EVET,ADALET BİRGÜN HERKESE GEREKECEKTİR.
Mehmet Emin Atılgan
09 Nisan 2010 02:54
Saygıdeğer Arkadaşlarım,
Nedense hükmedicilerin aklına adalet,hak,hukuk gibi insanı insan yapan kavramlar,değerler genellikle yetkisiz duruma gelince yani emekli olunca veya genellikle kendilerine gerekince gelir! Aşağıdaki yorumu Sn.Sarızeybek'in Facebook'taki kendisinin yazısına yorum olarak da yazdım,sizlerle de paylaşmak istedim, saygılarımla.
-
Saygıdeğer Arkadaşlarım, Sayın Sarızeybek yazısında çok önemli noktalara işaret ediyor,bu konuda kendisine katılıyorum.
Başka bazı konularda ise hukukla ilgili birkaç cümle de benden!
-Hukuk mu; TSK diğer personeli ile (beyanatlara göre) bir bütünse Subaylara yapılan her türlü imtiyaz ve ayrımcılık neden?
-Hukuk mu;Amirin hürriyeti bağlayıcı ceza verme yetkisini AİHM hukuka aykırı bulmasına rağmen bu madde Askeri ceza kanunundan kaldırılmıyor, neden?
-Hukuk mu;OYAK'ta Assubaylara yapılan bu haksızlık ve adaletsizlik neden?
-Hukuk mu;OYAK benzeri bir kuruluşun bir başka Demokratik hukuk devletinde bir örneği daha var mı?
-Hukuk mu;Assubay meslek yüksekokulu mezunları eşidi okullar gibi 9/2'den göreve başlatılmıyor, neden?
-Hukuk mu;Hukuka bile gerek olmayacak idari düzenlenmelerle çözümlenebilecek, TSK içindeki subaylara tanınan lojman,orduevi, sosyal tesis vb. ayrımcılığı, imtiyazı neden?
-Hukuk mu;Her yüksekokul ve fakülte mezunu 1/4'üne yükselirken tek yükselemeyen-yükseltilmeyen meslek grubu Assubaylar, neden?
-Hukuk mu;1 yıl askeri öğrenciliğe 15 yıl zorunlu hizmet örneği bir başka ülkede var mı?
-Hukuk mu;Türk Dil Kurumunun imla kurallarına göre ASSUBAY yazılması gerekirken ASTSUBAY yazılması (tahakkümdür) neden?
Bunları daha da sıralayabiliriz.
Sayın Sarızeybek,yukarıdaki açıklamalarım ışığında size şimdi soruyorum :
-Hukuk mu; Assubaylara karşı yapılan bu anayasal adaletsizlikler karşısında sizce BALYOZ'U kime vurmak gerekiyor?..
Sayın Sarızeybek'in son cümlesi ile tamamlayayım.
ADALET VE HUKUK BİRGÜN HERKESE GEREKEBİLİR!..
Saygılarımla.
-
Not:Aynı yazı kendi web sitesinde de vardır.
HUKUK MU, O ZAMAN BALYOZ'U İÇİŞLERİ BAKANI'NA VURUN
http://www.facebook.com/note.php?note_id=417 922145349&id=15870522205&ref=nf
Nedense hükmedicilerin aklına adalet,hak,hukuk gibi insanı insan yapan kavramlar,değerler genellikle yetkisiz duruma gelince yani emekli olunca veya genellikle kendilerine gerekince gelir! Aşağıdaki yorumu Sn.Sarızeybek'in Facebook'taki kendisinin yazısına yorum olarak da yazdım,sizlerle de paylaşmak istedim, saygılarımla.
-
Saygıdeğer Arkadaşlarım, Sayın Sarızeybek yazısında çok önemli noktalara işaret ediyor,bu konuda kendisine katılıyorum.
Başka bazı konularda ise hukukla ilgili birkaç cümle de benden!
-Hukuk mu; TSK diğer personeli ile (beyanatlara göre) bir bütünse Subaylara yapılan her türlü imtiyaz ve ayrımcılık neden?
-Hukuk mu;Amirin hürriyeti bağlayıcı ceza verme yetkisini AİHM hukuka aykırı bulmasına rağmen bu madde Askeri ceza kanunundan kaldırılmıyor, neden?
-Hukuk mu;OYAK'ta Assubaylara yapılan bu haksızlık ve adaletsizlik neden?
-Hukuk mu;OYAK benzeri bir kuruluşun bir başka Demokratik hukuk devletinde bir örneği daha var mı?
-Hukuk mu;Assubay meslek yüksekokulu mezunları eşidi okullar gibi 9/2'den göreve başlatılmıyor, neden?
-Hukuk mu;Hukuka bile gerek olmayacak idari düzenlenmelerle çözümlenebilecek, TSK içindeki subaylara tanınan lojman,orduevi, sosyal tesis vb. ayrımcılığı, imtiyazı neden?
-Hukuk mu;Her yüksekokul ve fakülte mezunu 1/4'üne yükselirken tek yükselemeyen-yükseltilmeyen meslek grubu Assubaylar, neden?
-Hukuk mu;1 yıl askeri öğrenciliğe 15 yıl zorunlu hizmet örneği bir başka ülkede var mı?
-Hukuk mu;Türk Dil Kurumunun imla kurallarına göre ASSUBAY yazılması gerekirken ASTSUBAY yazılması (tahakkümdür) neden?
Bunları daha da sıralayabiliriz.
Sayın Sarızeybek,yukarıdaki açıklamalarım ışığında size şimdi soruyorum :
-Hukuk mu; Assubaylara karşı yapılan bu anayasal adaletsizlikler karşısında sizce BALYOZ'U kime vurmak gerekiyor?..
Sayın Sarızeybek'in son cümlesi ile tamamlayayım.
ADALET VE HUKUK BİRGÜN HERKESE GEREKEBİLİR!..
Saygılarımla.
-
Not:Aynı yazı kendi web sitesinde de vardır.
HUKUK MU, O ZAMAN BALYOZ'U İÇİŞLERİ BAKANI'NA VURUN
http://www.facebook.com/note.php?note_id=417 922145349&id=15870522205&ref=nf
Yıldırım Yılmaz
09 Nisan 2010 00:25
Uzmanlar daha dünkü teşkilat,lakin adamlar özverili, kişisel hesaptan önce mensuplarının haklarını nasıl kazanırız düşüncesi içindeler, koltuklarına 404'le yapışmamışlar !..
TEMAD yönetimi seçilmek için gösterdiği gayretin yarısını haklarımız için gösterebilseydi bugün bazı haklarımızı elde ederdik. Sayın Başkanın devre arkadaşı Assubaylıktan binbaşı bay Nurettin Akman mecliste "Asb.larla ilgili yasa tekliflerimin genel kurula bir an önce gelmesini diliyorum" diyerek yağmasa bile gürlemiş gazımızı almaya gönüllerimizi feth etmeye çalışmıştır, sayın TEMAD başkanı kendisine sorarlar mı; komisyonlarda böyle bir teklif yok, acaba bizim teklifimizi bodrum katındaki depoya mı göndermişler...
Uzmanları kutluyorum.
TEMAD yönetimi seçilmek için gösterdiği gayretin yarısını haklarımız için gösterebilseydi bugün bazı haklarımızı elde ederdik. Sayın Başkanın devre arkadaşı Assubaylıktan binbaşı bay Nurettin Akman mecliste "Asb.larla ilgili yasa tekliflerimin genel kurula bir an önce gelmesini diliyorum" diyerek yağmasa bile gürlemiş gazımızı almaya gönüllerimizi feth etmeye çalışmıştır, sayın TEMAD başkanı kendisine sorarlar mı; komisyonlarda böyle bir teklif yok, acaba bizim teklifimizi bodrum katındaki depoya mı göndermişler...
Uzmanları kutluyorum.
Mehmet AKPINAR
08 Nisan 2010 19:59
Sevgili DAMAR kardeşimin ilettiği EMUZDER yönetim açıklamasını okudunuz mu bilmem, ama mutlaka okuyun örnek olmasa da ,bilginiz olsun, onuruna gururuna düşkün insanların Emuzder'i nasıl yönettiklerini, neden seslerinin daha gür çıktığını anlayabilirsiniz. Sevgili DAMAR kardeşimin sözüyle bitirelim.
"EMEKLİ ASSUBAY ONUR MÜCADELESİNE ÖRNEK OLACAK BİR KARAR..."
Biraz iddialı bir söz ama olması gereken de aslında bu tavır.
"EMEKLİ ASSUBAY ONUR MÜCADELESİNE ÖRNEK OLACAK BİR KARAR..."
Biraz iddialı bir söz ama olması gereken de aslında bu tavır.
İsmail Damar
08 Nisan 2010 19:35
EMEKLİ ASSUBAY ONUR MÜCADELESİNE ÖRNEK OLACAK BİR KARAR...
http://www.emuzed.org.tr/manset/haber_oku.as p?id=195
http://www.emuzed.org.tr/manset/haber_oku.as p?id=195
Orhan ORHUN
08 Nisan 2010 19:24
Memur-Sen açıklaması;
Açlık sınırı : 915.06 Tl. Yoksulluk sınırı: 2.389.5 Tl.
Açlık sınırı : 915.06 Tl. Yoksulluk sınırı: 2.389.5 Tl.
MEHMET ALİ KILINÇ
08 Nisan 2010 16:56
TEMAD TÜZÜĞÜ UCUBESİ..
Değerli Meslektaşlarım;
Geride bıraktığım yıllarda edindiğim deneyimlerden biri şudur. "Yasalar, kurallar daha çok lazım olduklarında vardır."
Bir evin içinde karı koca kavga eder, koca karısını döver, gözünü morartır. Ertesi sabah kadın için iki yol vardır. Toplumumuzda sık karşılaştığımız üzere, ya "kocamdır, döver de sever de" deyip, çocuklarının hatırı için, ekonomik bağımsızlığı olmadığı için, soranlara başımı kapıya çarptım der geçer, dayak yediğinden kimsenin haberi olmaz. Veya gider adalete baş vurur. Bu olay karı koca hakları açısından ayrılmalarına yasal dayanak teşkil edebilir. Eğer kadın şikayetçi olmadığı takdirde hiçbir zaman bir mahkeme yargıcının, bir kimsenin evine gelip "Bu evde dayak olayı varmış, dayak olayı ayrılma nedenidir, bu nedenle sizi ayıracağım" dediği görülmemiştir.
İnsanlar yaşamayınca, gerek duymayınca, her şey yolunda gittiği sürece çoğu şeyin farkında olmayabiliyor. Şu tespitlerimin eksiği veya yanlışı varsa bu konularda daha birikimli meslektaşlarım beni düzeltsinler.
TEMAD, tıpkı Ordu Yardımlaşma Kurumu'nun olduğu gibi özel yasayla kurulmuş, asker emeklilerinin ve yakınlarının gönüllü üye olabileceği bir dernektir. Bu yönüyle, örneğin Kanatlı Kümes Hayvanlarını Sevenler Derneğinden farklılık gösterir. Mevcut yasa gereği, bu alanda, yani asker emeklileri arasında, başka alanlarda olduğu gibi, yedi kişi bir araya gelip bir dernek ve tüzük oluşturup, bu tüzük işinize gelirse ve isterseniz bu derneğe üye olabilirsiniz diye bir dernek kuramazlar. TEMAD istekli yedi kişinin bir araya gelerek ismini kendilerinin koyup kurdukları bir dernek değildir. Bunun karşılığı olarak da, bu sahada Tekel olan derneklerden biri olan TEMAD'a her yıl Milli Savunma Bakanlığı bütçesinden ödenek ayrılır.
Son Sn.Hüseyin Savcı meslektaşımızın ve Antalya TEMAD'da yaşananlar bize göstermiştir ki, sorun bence sadece demokrasi ağacını, telgraf direğinden ayıramayacak vasıfta, derneğin adını taşıyan sigorta şirket yönetimine kendini on yıllığına başkan ilan eden yönetici sorunu değildir. TEMAD tüzüğü bu hakkı yöneticilere vermektedir. Ancak bir sahada TEKEL olan ve gönüllü olarak üye olunan bir derneğin tüzüğü devletin diğer yasalarına, demokrasiye, hakkaniyete uygun olmalı, yöneticilerin keyfi davranarak böyle sorgusuz sualsiz gönüllü üyeyi üyelikten kolayca atmasına çanak tutmamalıdır, uygun olmamalıdır.
Faraza, oldu ya TEMAD'ı beğenmedik, yerine başka dernek kuralım dediğimizde; sanırım devletin mevcut yasaları nedeniyle aynı Oyak'ta olduğu gibi bu iş yasa gereğidir, bu konuda yeni dernek kurulabilmesi yeni yasa gerektirir denilerek karşımıza mevzuat sorunu çıkabilir. Yeni yasa için de diğer konularda TBMM'ye yıllardır sesimizi ne kadar duyurabildiğimiz ortada. Geriye kalıyor mevcut derneğin tüzüğünün baştan aşağı yenilenip adam gibi demokratik bir tüzük hazırlanması. Bilindiği gibi bu konuda teşebbüsler var ama, TEMAD genel merkez yönetiminin bu konuda ayak sürüyücü tutumu ortada.
Yazımın başında yazdığım gibi, hiçbir hakim ve yargı kurumu, kendisine şikayet gelmedikçe; sizin derneğinizin tüzüğü ucube bir düzenleme, ne medeni kanunumuza uyan tarafı var ne anayasamıza ne de evrensel hukuk normlarına. Böyle bir düzenlemenin örneği El Beşir'in yönettiği Sudan'da bile yok, bu tüzüğü iptal ediyorum diyemez. Yakın örnek, Antalya TEMAD'da olanlar ve yazarımız Sayın Hüseyin Savcı'ya reva görülen vesile olsun, hukuka baş vuralım derim.
Sevgili İsmail Turan Ağabey ve bu konularda birikimi olan değerli meslektaşlarım. Ülkemizde kurumların tüzüklerini Danıştay Mahkemesi'nin denetlediğini biliyorum. Bu konu Danıştay'ın önüne nasıl götürülür? Sayın Hüseyin Savcı gibi antidemokratik tüzük nedeniyle mağdur olan birinin mi başvuru hakkı vardır? Önce konu mahkemeye götürülüp, oradan durum Danıştay'a mahkeme kanalıyla mı götürülmek gerekir?
Yıllardır haklarımız, sorunlarımız üzerine sesimizi TBMM'ye duyurmakta başarılı olamadık. Şayet TEMAD tüzüğü iptal ettirilirse, çoğu şeyin değişmekte olduğu günümüzde, zorunlu olarak, bir sivil toplum kuruluşuna yakışan, Türk Emekli Assubayların derneğine yakışan, yeni TEMAD tüzüğü hazırlanırsa, belki çoğu şeyin başlangıcı olabilir diyorum.
Bu konuda ne yapabiliriz, fikri olan var mı?
Değerli Meslektaşlarım;
Geride bıraktığım yıllarda edindiğim deneyimlerden biri şudur. "Yasalar, kurallar daha çok lazım olduklarında vardır."
Bir evin içinde karı koca kavga eder, koca karısını döver, gözünü morartır. Ertesi sabah kadın için iki yol vardır. Toplumumuzda sık karşılaştığımız üzere, ya "kocamdır, döver de sever de" deyip, çocuklarının hatırı için, ekonomik bağımsızlığı olmadığı için, soranlara başımı kapıya çarptım der geçer, dayak yediğinden kimsenin haberi olmaz. Veya gider adalete baş vurur. Bu olay karı koca hakları açısından ayrılmalarına yasal dayanak teşkil edebilir. Eğer kadın şikayetçi olmadığı takdirde hiçbir zaman bir mahkeme yargıcının, bir kimsenin evine gelip "Bu evde dayak olayı varmış, dayak olayı ayrılma nedenidir, bu nedenle sizi ayıracağım" dediği görülmemiştir.
İnsanlar yaşamayınca, gerek duymayınca, her şey yolunda gittiği sürece çoğu şeyin farkında olmayabiliyor. Şu tespitlerimin eksiği veya yanlışı varsa bu konularda daha birikimli meslektaşlarım beni düzeltsinler.
TEMAD, tıpkı Ordu Yardımlaşma Kurumu'nun olduğu gibi özel yasayla kurulmuş, asker emeklilerinin ve yakınlarının gönüllü üye olabileceği bir dernektir. Bu yönüyle, örneğin Kanatlı Kümes Hayvanlarını Sevenler Derneğinden farklılık gösterir. Mevcut yasa gereği, bu alanda, yani asker emeklileri arasında, başka alanlarda olduğu gibi, yedi kişi bir araya gelip bir dernek ve tüzük oluşturup, bu tüzük işinize gelirse ve isterseniz bu derneğe üye olabilirsiniz diye bir dernek kuramazlar. TEMAD istekli yedi kişinin bir araya gelerek ismini kendilerinin koyup kurdukları bir dernek değildir. Bunun karşılığı olarak da, bu sahada Tekel olan derneklerden biri olan TEMAD'a her yıl Milli Savunma Bakanlığı bütçesinden ödenek ayrılır.
Son Sn.Hüseyin Savcı meslektaşımızın ve Antalya TEMAD'da yaşananlar bize göstermiştir ki, sorun bence sadece demokrasi ağacını, telgraf direğinden ayıramayacak vasıfta, derneğin adını taşıyan sigorta şirket yönetimine kendini on yıllığına başkan ilan eden yönetici sorunu değildir. TEMAD tüzüğü bu hakkı yöneticilere vermektedir. Ancak bir sahada TEKEL olan ve gönüllü olarak üye olunan bir derneğin tüzüğü devletin diğer yasalarına, demokrasiye, hakkaniyete uygun olmalı, yöneticilerin keyfi davranarak böyle sorgusuz sualsiz gönüllü üyeyi üyelikten kolayca atmasına çanak tutmamalıdır, uygun olmamalıdır.
Faraza, oldu ya TEMAD'ı beğenmedik, yerine başka dernek kuralım dediğimizde; sanırım devletin mevcut yasaları nedeniyle aynı Oyak'ta olduğu gibi bu iş yasa gereğidir, bu konuda yeni dernek kurulabilmesi yeni yasa gerektirir denilerek karşımıza mevzuat sorunu çıkabilir. Yeni yasa için de diğer konularda TBMM'ye yıllardır sesimizi ne kadar duyurabildiğimiz ortada. Geriye kalıyor mevcut derneğin tüzüğünün baştan aşağı yenilenip adam gibi demokratik bir tüzük hazırlanması. Bilindiği gibi bu konuda teşebbüsler var ama, TEMAD genel merkez yönetiminin bu konuda ayak sürüyücü tutumu ortada.
Yazımın başında yazdığım gibi, hiçbir hakim ve yargı kurumu, kendisine şikayet gelmedikçe; sizin derneğinizin tüzüğü ucube bir düzenleme, ne medeni kanunumuza uyan tarafı var ne anayasamıza ne de evrensel hukuk normlarına. Böyle bir düzenlemenin örneği El Beşir'in yönettiği Sudan'da bile yok, bu tüzüğü iptal ediyorum diyemez. Yakın örnek, Antalya TEMAD'da olanlar ve yazarımız Sayın Hüseyin Savcı'ya reva görülen vesile olsun, hukuka baş vuralım derim.
Sevgili İsmail Turan Ağabey ve bu konularda birikimi olan değerli meslektaşlarım. Ülkemizde kurumların tüzüklerini Danıştay Mahkemesi'nin denetlediğini biliyorum. Bu konu Danıştay'ın önüne nasıl götürülür? Sayın Hüseyin Savcı gibi antidemokratik tüzük nedeniyle mağdur olan birinin mi başvuru hakkı vardır? Önce konu mahkemeye götürülüp, oradan durum Danıştay'a mahkeme kanalıyla mı götürülmek gerekir?
Yıllardır haklarımız, sorunlarımız üzerine sesimizi TBMM'ye duyurmakta başarılı olamadık. Şayet TEMAD tüzüğü iptal ettirilirse, çoğu şeyin değişmekte olduğu günümüzde, zorunlu olarak, bir sivil toplum kuruluşuna yakışan, Türk Emekli Assubayların derneğine yakışan, yeni TEMAD tüzüğü hazırlanırsa, belki çoğu şeyin başlangıcı olabilir diyorum.
Bu konuda ne yapabiliriz, fikri olan var mı?
Saygıdeğer Üyelerimiz,
Konu forum'un ilgili bölümüne taşınmıştır, yanıt vermek isteyen arkadaşlarımızın forum bölümüne yazmaları rica olunur.Saygılarımızla.
mehmet burkay
08 Nisan 2010 14:31
BİLGİLENDİRME ;
TEMAD Antalya Şubesinin Olağanüstü Genel Kurula gitmesi yönündeki TEMAD Genel Başkanlığınca alınan kararın derneğimize ulaştığını Dernek Başkanımız Sayın Kemal KARA'dan öğrenmiş bulunmaktayız. Meslektaşlarımıza saygı ile duyurulur.
Mehmet BURKAY
TEMAD Antalya Şubesinin Olağanüstü Genel Kurula gitmesi yönündeki TEMAD Genel Başkanlığınca alınan kararın derneğimize ulaştığını Dernek Başkanımız Sayın Kemal KARA'dan öğrenmiş bulunmaktayız. Meslektaşlarımıza saygı ile duyurulur.
Mehmet BURKAY
veysel çetiner
08 Nisan 2010 13:35
Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'ün faks yoluyla ölümle tehdit eden kişinin emri bir astsubaydan aldığı ortaya çıktı. Zaman
Sözde basın ilkelerine bağlı tarafsız doğru habercilik yaptığını zanneden bu gazeteyi kınıyorum. Tamamen uydurma, iftira dolu gerçekleri yansıtmayan haberlerle astsubayları yıpratmak için her fırsatı kollayan bu gazeteye yapmış olduğu bu haberden dolayı bir yaptırım yapmamız gerektiği inancındayım. İftira at izi kalsın olmaz böyle şey yalan haberciliğinin bir bedeli olmalı&
Yukarda ki eklediğim haberin girişinde emri bir astsubaydan aldığı ortaya çıktı. Kesin olarak doğru olduğunu belirtiyor.
Fakat haberin sonunda
Özkan Kurt ifadesinde Zekeriya Öz'e faks çekerek ölümle tehdit etmek için emri bir astsubaydan aldığını, faksın içeriğini kendisinin yazmadığını ve zorla çektirildiğini söylediği iddia edildi.
İddia edildi deniliyor..
Biz bu kadar sahipsiz mi kaldık,
DAĞDAKİ PKK BARIŞ ELÇİSİ, ASTSUBAYIM VATAN HAİNİ
YAZIKLAR OLSUN BİZİ BU HALE DÜŞÜRENE BİN KERE YAZIKLAR OLSUN LANET OLSUN..
Sözde basın ilkelerine bağlı tarafsız doğru habercilik yaptığını zanneden bu gazeteyi kınıyorum. Tamamen uydurma, iftira dolu gerçekleri yansıtmayan haberlerle astsubayları yıpratmak için her fırsatı kollayan bu gazeteye yapmış olduğu bu haberden dolayı bir yaptırım yapmamız gerektiği inancındayım. İftira at izi kalsın olmaz böyle şey yalan haberciliğinin bir bedeli olmalı&
Yukarda ki eklediğim haberin girişinde emri bir astsubaydan aldığı ortaya çıktı. Kesin olarak doğru olduğunu belirtiyor.
Fakat haberin sonunda
Özkan Kurt ifadesinde Zekeriya Öz'e faks çekerek ölümle tehdit etmek için emri bir astsubaydan aldığını, faksın içeriğini kendisinin yazmadığını ve zorla çektirildiğini söylediği iddia edildi.
İddia edildi deniliyor..
Biz bu kadar sahipsiz mi kaldık,
DAĞDAKİ PKK BARIŞ ELÇİSİ, ASTSUBAYIM VATAN HAİNİ
YAZIKLAR OLSUN BİZİ BU HALE DÜŞÜRENE BİN KERE YAZIKLAR OLSUN LANET OLSUN..
Bu gazete daha öncede Dağlıca baskınını planlayan Epe Hüseyin kod adlı hainin askerliğini asteğmen olarak yapmasına rağmen assubay olarak yazmış tepkilerimizi bildirmiştik bu tür haberlere sadece bizler tepki gösteriyoruz TEMAD hukuk komisyonu TEKZİP ve yargı yolunu bilmiyormu?
metin ayan
08 Nisan 2010 13:27
Oyak'ın bu yılki em.maaşı sistemi ödemelerini sormuştum gelen cevaptır, ilgilenenlere duyurulur.
-------------
Sayın üyemiz, 2009 yılı tahmini nemasının % 14, 2010 yılı tahmini nemasının % 10 olması durumunda Kesin Maaş Uygulaması'ndaki üyelerimizin maaşlarında yaklaşık % 39 oranında, Peşin Maaş Uygulaması'ndaki üyelerimizin maaşlarında ise % 17 civarında düşüş olacağı tahmin edilmektedir. Üyelerimizin 2010 yılı için özel aile bütçelerini planlarken Emekli Maaşı Sistemi'nden alacakları 2010 yılı ödemelerinde oluşacak bu azalmayı dikkate almalarını önemle hatırlatırız. Genel Kurul sonrası hesaplamar yapılacaktır------------bu bana tahmini verilen cevaptır ve %1-2 sapmayla bu şekilde gerçekleşecektir,,benim anlamadığım peşin maaş sisteminde olanlar 1yıl beklemeden maaş almaya başladıkları halde 1 yıl bekleyip kesin maaşa tabi olanlardan daha avantajlı konumdalar bu ne perhiz bu ne lahana turşusumu denir ne denir anlayan beri gelsin bu sorum aynı zamanda takip ediyorlarsa OYAK yönetminedir ,birde oyak OYAKBANKI satıp oluşacak büyük bir zarardan kurtulduğunu açıklamıştı gn md sn ulusoy fakat her ne hikmetse dünya bile krizle boğuşurken bankalar yüksek karlar açıklıyor bunuda çözebilmiş değilim,arkadaşlarda açıklamış zaten ,galiba aynı şeyler demir çelik fabrikasınında başına gelecek sayın yetkili büyüklerimize ve oyak yönetiminde olanlara hayırlı uğurlu olsun.
-------------
Sayın üyemiz, 2009 yılı tahmini nemasının % 14, 2010 yılı tahmini nemasının % 10 olması durumunda Kesin Maaş Uygulaması'ndaki üyelerimizin maaşlarında yaklaşık % 39 oranında, Peşin Maaş Uygulaması'ndaki üyelerimizin maaşlarında ise % 17 civarında düşüş olacağı tahmin edilmektedir. Üyelerimizin 2010 yılı için özel aile bütçelerini planlarken Emekli Maaşı Sistemi'nden alacakları 2010 yılı ödemelerinde oluşacak bu azalmayı dikkate almalarını önemle hatırlatırız. Genel Kurul sonrası hesaplamar yapılacaktır------------bu bana tahmini verilen cevaptır ve %1-2 sapmayla bu şekilde gerçekleşecektir,,benim anlamadığım peşin maaş sisteminde olanlar 1yıl beklemeden maaş almaya başladıkları halde 1 yıl bekleyip kesin maaşa tabi olanlardan daha avantajlı konumdalar bu ne perhiz bu ne lahana turşusumu denir ne denir anlayan beri gelsin bu sorum aynı zamanda takip ediyorlarsa OYAK yönetminedir ,birde oyak OYAKBANKI satıp oluşacak büyük bir zarardan kurtulduğunu açıklamıştı gn md sn ulusoy fakat her ne hikmetse dünya bile krizle boğuşurken bankalar yüksek karlar açıklıyor bunuda çözebilmiş değilim,arkadaşlarda açıklamış zaten ,galiba aynı şeyler demir çelik fabrikasınında başına gelecek sayın yetkili büyüklerimize ve oyak yönetiminde olanlara hayırlı uğurlu olsun.
metin ayan
08 Nisan 2010 13:09
Değerli arkadaşlarım,
Genkur. sessizce medyaya yansıtmadan Subaylara ileriye dönük menfaatler sağlamaya devam etmekte, bizim temsilcimiz ses getiren bir eyleme imza atmadığı(atmayacağını da tüm camiamız biliyor )takdirde bizler yerimizde saymaya devam edeceğiz,daha 3-4 gün önce Başbakanlığa ve Genkur.'a kargo yoluyla dilekçe gönderdim, Asb. hakları ile ilgili bir çalışma var mıdır, temsilcimiz TEMAD'la yapılan görüşmeler ve alındığı söylenen dosyalarla ilgili bir çalışma var mıdır, MSB'nın seçimden önce,Genkur. Başkanı sn Başbuğ'un da MYO'da yaptıkları konuşmalar ve verilen sözlerle ilgili ne gelişmeler vardır şeklinde sordum, dilekçemin sonunda da iktidarlar ve üst düzeyde makam işgal eden kişiler yaptıklarından olduğu kadar, yapmadıklarından da sorumludurlar diye ekledim ,dilekçemin altına yapılan konuşmalar ve verilen sözlerle ilgili birkaç yazı küpür ,üstüne de üstyazı yazdım ve dağıtım bölümüne EK'ler; 1 ad dilekçe ve belgeler DAĞITIM GEREĞİ ;Başbakanlık,Genkur. Başkanlığı BİLGİ ;en yüce makam dedim, arkadaşlar sadece maille değil üç beş kuruş verip yazılı dilekçe de gönderebileceğimizi haklarımızın takipçisi olduğumuzu ilgililere gösterelim, değerli yöneticilerimiz takdir ederlerse,mail değil mektup kampanyası başlatalım yakında seçim gözüküyor, Genkur. Başkanı emekli olmadan bu iktidar seçime gitmeden bir eylem yapılması şart olmuştur, eylem fikri artık yüksek sesle düşünülmeye başlanmalı kanaatindeyim, saygılarımla.
Genkur. sessizce medyaya yansıtmadan Subaylara ileriye dönük menfaatler sağlamaya devam etmekte, bizim temsilcimiz ses getiren bir eyleme imza atmadığı(atmayacağını da tüm camiamız biliyor )takdirde bizler yerimizde saymaya devam edeceğiz,daha 3-4 gün önce Başbakanlığa ve Genkur.'a kargo yoluyla dilekçe gönderdim, Asb. hakları ile ilgili bir çalışma var mıdır, temsilcimiz TEMAD'la yapılan görüşmeler ve alındığı söylenen dosyalarla ilgili bir çalışma var mıdır, MSB'nın seçimden önce,Genkur. Başkanı sn Başbuğ'un da MYO'da yaptıkları konuşmalar ve verilen sözlerle ilgili ne gelişmeler vardır şeklinde sordum, dilekçemin sonunda da iktidarlar ve üst düzeyde makam işgal eden kişiler yaptıklarından olduğu kadar, yapmadıklarından da sorumludurlar diye ekledim ,dilekçemin altına yapılan konuşmalar ve verilen sözlerle ilgili birkaç yazı küpür ,üstüne de üstyazı yazdım ve dağıtım bölümüne EK'ler; 1 ad dilekçe ve belgeler DAĞITIM GEREĞİ ;Başbakanlık,Genkur. Başkanlığı BİLGİ ;en yüce makam dedim, arkadaşlar sadece maille değil üç beş kuruş verip yazılı dilekçe de gönderebileceğimizi haklarımızın takipçisi olduğumuzu ilgililere gösterelim, değerli yöneticilerimiz takdir ederlerse,mail değil mektup kampanyası başlatalım yakında seçim gözüküyor, Genkur. Başkanı emekli olmadan bu iktidar seçime gitmeden bir eylem yapılması şart olmuştur, eylem fikri artık yüksek sesle düşünülmeye başlanmalı kanaatindeyim, saygılarımla.
Sn.Ayan arkadaşlarımızla katıldığımız son TBMM dilekçe komisyonuna bizzat posta ile gönderdiğimiz dilekçelerle haklarımızı talep ettik; Her platformda sorunlarımızı dile getiriyoruz Sitemizin basınla ilgili bölümü E.ASSUBAYLAR GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU gerekli bilgilendirmeleri yapıyor elbette arkadaşlarımızın kişisel müracaatları önemli bunun posta ile yapılması veya kurumların bilgi edindirme bölümlerini kullanması sesimizin duyurulmasında önemli faktördür.
İsmet Aydınlıoğlu
08 Nisan 2010 11:26
EMEKLİ ASSUBAYLAR SİTESİ SAYIN YÖNETİCİSİ,
BU SİTE TEMAD'I SAVUNMAK İÇİN Mİ,YOKSA ASSUBAYLARIN İLETİŞİM KURMA,DAYANIŞMA
İÇİNDE OLMALARINI SAĞLAMAK İÇİN Mİ KURDUNUZ,ÇOK MERAK ETTİM DOĞRUSU, KENDİ CAMİASINA 1 KURUŞLUK FAYDA SAĞLAYAMAYAN,CAMİAYA SAYGINLIK KAZANDIRAMAYAN BU
KURULUŞ SAVUNMANIN NE KADAR DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNMENİZİ İSTİYORUM.
BU SİTE TEMAD'I SAVUNMAK İÇİN Mİ,YOKSA ASSUBAYLARIN İLETİŞİM KURMA,DAYANIŞMA
İÇİNDE OLMALARINI SAĞLAMAK İÇİN Mİ KURDUNUZ,ÇOK MERAK ETTİM DOĞRUSU, KENDİ CAMİASINA 1 KURUŞLUK FAYDA SAĞLAYAMAYAN,CAMİAYA SAYGINLIK KAZANDIRAMAYAN BU
KURULUŞ SAVUNMANIN NE KADAR DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNMENİZİ İSTİYORUM.
Sn.Aydınlıoğlu,
Bu site arkadaşlarımız arasında dayanışmayı sağlamak, düşüncelerini özgürce ifade etmek, TEMAD'a ve mücadelemize destek olmak amacındadır. Bu misyonununu bugüne kadar yerine getirdiğine inanıyoruz. TEMAD bizim yasal temsilcimizdir, eleştirilerimiz tüzel kişiliğe değil yöneticilerinin icraatlarınadır.Eleştiri kadar iyi ve başarılı olan icraatları olduğunda desteklemek, alkışlamak fazilettir. Özgür düşünceye saygı gereği yayın ilkelerimize uygun yayınlanan yazı ve yorumlarda katılmadığınız hususları eleştirmekte sizlerin hakkınızdır.İyi günler dilerim.
Turhan KALIN
08 Nisan 2010 11:20
1978 mezunu devre arkadaşlarımızı aşağıdaki facebook 1978 DEVRESİ ASSUBAYLAR Grubunda buluşmaya davet ediyorum.Saygılarımla.
http://www.facebook.com/group.php?gid=111238 305571135
http://www.facebook.com/group.php?gid=111238 305571135
AHMET ÖZTAŞ
08 Nisan 2010 10:10
DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM ;
1. HV.K.K.LIĞINA SİVİL MEMUR ALIMI 5-19 NİSAN 2010 MÜRACAAT TARİHİ
2. SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞINA SİVİL MEMUR ALIMI MÜRACAATI(19-22 NİSAN 2010)
HER ZAMAN GÜNCEL FAYDALİ BİLGİ İÇİN SİTEMİZE TIKLAYINIZ
null
1. HV.K.K.LIĞINA SİVİL MEMUR ALIMI 5-19 NİSAN 2010 MÜRACAAT TARİHİ
2. SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞINA SİVİL MEMUR ALIMI MÜRACAATI(19-22 NİSAN 2010)
HER ZAMAN GÜNCEL FAYDALİ BİLGİ İÇİN SİTEMİZE TIKLAYINIZ
null
Naci Karakelle
08 Nisan 2010 01:34
Emekli olurken OYAK'tan emekli ikramiyemizin nasıl hesaplanarak ödendiğini arkadaşlar bir güzel izah etmişler, bizlerin maaşlarından kesilen aidatlarla hanlar hamamlar(taşınmazlar,işletmeler,fabrikalar) satın alınmış emekli olduğumuzda ise bu han ve hamamların değerleri hesaplanıp payımıza düşen ikramiyemize yansıtılmamıştır.Yapılan bu haksızlığın,her türlü hukuksuzluğa müdahale eden hükümet tarafından görülerek konunun incelenmesini talep ediyorum.
Havacı
07 Nisan 2010 22:36
Bugüne kadar hiçbir yaraya merhem olmayan TEMAD üyelerini arttırma gayreti yerine üyelerini ihraç edip tam bir şark kurnazı gibi tartışma yaratıp başarısızlığını gizleme gayreti içinde bu kurnazlığınızı haklarımız için kullanın lakin yayındaki yazının arkasında bile durma cesareti olmayanlar bunu başaramazlar çünki yaptıkları yapacaklarının teminatıdır. Temad alıyorsun mazlumların ahını çıkacak aheste aheste Saygılarımla .
hdk
07 Nisan 2010 21:02
Harp Okulunun 4 yıl GATA'da okuyanların 6 yıl okuduğunu fark ederek GATA'da okuyanların 4'üncü yılından sonra yaklaşık olarak teğmen maaşı verilmesi konusundaki teklif jeet hızıyla meclise ulaştırılmıştır. Yaşanan bir haksızlığı görerek hemen düzeltmeye giden o çok değerli insanların, bizim yıllarca uğradığımız haksızlıklarda neden bu kadar duyarlı değiller. Nerdeyse iki yılını dolduracak bir çok sözün icraatı neden bu kadar hızlı olmaz.Konu Assubay olunca ve onların özlük hakları olunca ya bütçe elvermez yada imkanlar müsaati değildir. Yıllarını bu kuruma vermiş bunca insanımıza yapılan bu haksızlığa ne demeli.... uygulaması
Bu tür haksızlıkların yasal temsilcimiz TEMAD'ın ilgililere yüksek sesle cesurca dile getirmesini diliyoruz
İbrahim
07 Nisan 2010 20:37
Konu ile ilgili haberler önemli..Hepimizi aslında yakinen ilgilendirmekte!Ancak çoğumuz güncelle ilgilendiğimiz için ayrıntıyı kaçırmaktayız!..
Başlıkta sunulduğu gibi;yakın gerçek geçmiş ile, geleğin kurgulanması sonucu,bu bir komplo teorisidir!
Konu ERDEMİR!..Bildiğimiz;çok iyi tandığımız,en olması gereken elde,2005 yılında OYAK'ta özelleşen dünyanın sayılı demir-çelik üreticisi olan şu EREĞLİ'deki ERDEMİR!
Oyak,yönetimini kurup işletmeye başladıktan sonra"tarihinde ilk kez zarar açıklayan"borsa lokomatifi ERDEMİR!
Hintli demir-çelik devi ARCHOLOR MİTTAL in ağzını sulandıran,ihaleden bir şekilde çekilip,sonra borsadan topladığı hisseler %25 e ulaşan meşhur ARCHOLOR!
Yakın geçmişte bu şirket Erdemir'e olan ilgisinin hiç bitmeyeceğini açıkladı!
Oyak Genel Müdürü ULUSOY,25 Haziran 2007 de basın beyanatında ERDEMİR ile ilgili geniş beyanatlarda bulundu(bknz.Oyak web sayfası)ve mütemadiyen "kendisinin yönetiminde olduğu müddetçe"asla ERDEMİR'in satılmasının/devrinin söz konusu olmadığını belirtti!Sn.Yıldırım TÜRKER de Mart 2010 tarihli üyeler ile sohbet dergisinde bu söylemi bir kez daha teyit etti..
Gelelim bugüne;komplo bu ya;şu dev ERDEMİR bugünlerde "her ne hikmet ise"alacak ve iflas davaları ile karşılaşmakta!Hem de kasasında 3 milyar$ nakit olduğunu beyan eden Oyak'ın(ATAER) sahip olduğu ERDEMİR!
Ve eğer bu dava Enerjia tarafından kazanılır(ki kuvvetli ihtimal),EREĞLİ iflas kararı ile satılırsa;yok pahasına kime gider sizce!BİNGO!
Komplo bu ya;ARCHOLOR MİTTAL!..
Ve biz de ne olduğunu anlamaya çalışıp,uzun yıllar üzerine yazıp çizeriz!
Dediğim gibi;bu bir "komplo teorisi".Bekleyip izleyelim bakalım,biz Oyak üyeleri olarak sanırım "en azından"izleme hakkımız var!
Selam ve saygılar...
Başlıkta sunulduğu gibi;yakın gerçek geçmiş ile, geleğin kurgulanması sonucu,bu bir komplo teorisidir!
Konu ERDEMİR!..Bildiğimiz;çok iyi tandığımız,en olması gereken elde,2005 yılında OYAK'ta özelleşen dünyanın sayılı demir-çelik üreticisi olan şu EREĞLİ'deki ERDEMİR!
Oyak,yönetimini kurup işletmeye başladıktan sonra"tarihinde ilk kez zarar açıklayan"borsa lokomatifi ERDEMİR!
Hintli demir-çelik devi ARCHOLOR MİTTAL in ağzını sulandıran,ihaleden bir şekilde çekilip,sonra borsadan topladığı hisseler %25 e ulaşan meşhur ARCHOLOR!
Yakın geçmişte bu şirket Erdemir'e olan ilgisinin hiç bitmeyeceğini açıkladı!
Oyak Genel Müdürü ULUSOY,25 Haziran 2007 de basın beyanatında ERDEMİR ile ilgili geniş beyanatlarda bulundu(bknz.Oyak web sayfası)ve mütemadiyen "kendisinin yönetiminde olduğu müddetçe"asla ERDEMİR'in satılmasının/devrinin söz konusu olmadığını belirtti!Sn.Yıldırım TÜRKER de Mart 2010 tarihli üyeler ile sohbet dergisinde bu söylemi bir kez daha teyit etti..
Gelelim bugüne;komplo bu ya;şu dev ERDEMİR bugünlerde "her ne hikmet ise"alacak ve iflas davaları ile karşılaşmakta!Hem de kasasında 3 milyar$ nakit olduğunu beyan eden Oyak'ın(ATAER) sahip olduğu ERDEMİR!
Ve eğer bu dava Enerjia tarafından kazanılır(ki kuvvetli ihtimal),EREĞLİ iflas kararı ile satılırsa;yok pahasına kime gider sizce!BİNGO!
Komplo bu ya;ARCHOLOR MİTTAL!..
Ve biz de ne olduğunu anlamaya çalışıp,uzun yıllar üzerine yazıp çizeriz!
Dediğim gibi;bu bir "komplo teorisi".Bekleyip izleyelim bakalım,biz Oyak üyeleri olarak sanırım "en azından"izleme hakkımız var!
Selam ve saygılar...
İSMAİL TURAN
07 Nisan 2010 18:28
2000 YILINDA KADROSUZLUK TAZMİNATLARININ ARTTIRILMASI İÇİN VERİLEN KANUN TASARISI (Bilgi için mesaj panosuna gönderilmiştir)
Dönem : 21 Yasama Yılı : 3
T.B.M.M. (S. Sayısı : 572)
Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve Millî Savunma, İçişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları
(1/759)
T.C.
Başbakanlık 5.10.2000
Kanunlar ve Kararlar
Genel Müdürlüğü
Sayı : B.02.0.KKG.0.10/101-1/491/4647
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname bugünkü Resmî Gazete'de yayımlanmış ve Anayasanın 91 inci maddesi uyarınca bir sureti ekli olarak gönderilmiştir.
Gereğini arz ederim.
Bülent Ecevit
Başbakan
GENEL GEREKÇE
926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, kadrosuzluk nedeniyle yaş haddinden önce emekliye sevk edilen subaylara, orgeneral brüt aylığının belli oranlarında kadrosuzluk tazminatı ödenmektedir.
Bu tazminatlar, orgeneral brüt aylığının (Ek gösterge dahil); yüzbaşılara % 9'u, binbaşılara % 10'u, yarbaylara % 11'i, albaylara % 12'si, tuğgeneral ve tuğamirallere % 15'i, tümgeneral ve tümamirallere % 20'si, korgeneral ve koramirallere % 25'i ile orgeneral ve oramirallere % 30'u ve-rilecek şekilde düzenlenmiş olup, 65 yaşına kadar ödenmektedir.
Türk Silâhlı Kuvvetlerinde bekleme süresini tamamlamış ve 31 yıl hizmet etmiş olan albaylar, 49 ilâ 52 yaşında kadrosuzluktan emekli edilmektedirler. Hiçbir kamu kurum ve kuruluşlarında kadrosuzluktan emeklilik işleminin emsali bulunmamaktadır.
Bu sistem, Türk Silâhlı Kuvvetlerinin dinamik yapısını muhafaza etmek, kadro teşkilât yapısı ile hizmet ihtiyacı uyumunu sağlayarak her rütbede yeteri kadar personeli bünyesinde bulundurmak maksadıyla kurulmuştur. Diğer yandan, Türk Silâhlı Kuvvetleri personel politikasının temelini Halinden memnun, geleceğinden emin personel ilkesi oluşturmaktadır.
Yukarıda belirtilen zorunluluk nedeniyle genç yaşta emekliye sevk edilen personel, askerlik hayatında elde ettiği bilgi ve becerileri emeklilik döneminde kullanmadığından bir iş imkânı da bulunmamaktadır.
Ayrıca, emekli olmuş bir kıdemli albayın, çalışan kıdemli albaya maaş oranı % 70 civarındadır. Emekliye ayrılan diğer personelin emekli maaşları da benzer oranlarda seyretmektedir. Bunu kısmen de olsa önlemek için ihdas edilmiş bulunan kadrosuzluk tazminatı halen albaylara 17 966 000 TL., orgeneral ve oramirallere 44 916 000 TL. olarak ödenmektedir.
Emekliye sevk edilen personelden orgeneral ve oramiral rütbesinde olanların bulundukları yaş itibarıyla bu tazminatı almaları teorik olarak mümkün olmakla birlikte pratikte nadiren gerçekleşmektedir. Diğer general ve amiral rütbesindeki personelin de bu tazminattan yararlanma süreleri oldukça kısa bir periyodu kapsamaktadır. Önerilen şekilde kadrosuzluk tazminatının aylık malî yükümlülüğü 207 milyar TL. olacağı değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak, günümüzün ekonomik koşullarına uygun düşmeyen kadrosuzluk tazminatının artırılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Jandarma Genel Komutanlığının görevi yurt içinde belediye hudutları dışında kalan bütün bölgelerde (belediye hudutları dahilindeki bölgeler polis bölgesidir) emniyet ve asayişi sağlamakla sorumlu olup, bu yerleşim birimleri Türkiye genelinin yaklaşık % 92'sine tekabül etmektedir.
Jandarma personeli yurt içinde emniyet ve asayişi temin etmek amacıyla günün 24 saatinde görevi başında bulunmakta, hafta tatili, dinî ve millî bayram günlerinde kesintisiz görevini sürdürmektedir.
Bu denli yoğun göreve karşılık jandarma ve emniyet personeline 1978'den 1993 yılına kadar her yıl Bütçe Kanunları ile belirlenen miktarda emniyet ve asayiş hizmetleri muhtelif hizmet ödemesi adı altında cüzi miktarda ek tazminat ödenmiştir.
Ancak; 2 Haziran 1998 tarihinden itibaren 4362 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanununun Ek-21 inci maddesinde değişiklik yapılarak emniyet personeline fazla çalışma ücreti adı altında en yüksek devlet memuru aylığının % 5 ile % 17 arasında ödenmekte olan tazminat oranları % 13 ile % 35'e yükseltilmiş, 25 Eylül 2000 tarihinden itibaren ise 611 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile tekrar yarısı kadar artırmaya İçişleri Bakanı yetkili kılınmıştır. Yapılan bu düzenleme ile bekçiler dahi Türkiye'nin en ücra sınır karakolunda gece ve gündüz mefhumu gözetmeksizin 24 saat görev yapan jandarma personelinden daha fazla tazminat alır hale gelmiştir.
Polise nazaran jandarmanın görev sahasının ekonomik ve sosyal yönden daha büyük olumsuzluklar taşıdığı bilinen bir gerçek olmakla beraber bazı emniyet mensuplarının meslek yaşamında iki-üç yıl gibi bir süre Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da görev yaptığı halde, buna karşılık jandarma personeli meslek hayatı boyunca 5-6 defa ikinci coğrafî bölge atamasına tâbi tutulup, 12-13 yıl gibi uzun bir süre bu bölgede görev yapmaktadır.
Jandarma personeli ülkenin kırsal kesiminde ve büyük çoğunluğu ekonomik ve sosyal yönden kısıtlı imkânları olan en ücra köşelerinde Türk Bayrağının dalgalandığı karakollarda gece ve gündüz demeden hizmete tâbi tutulmakta ve meslek hayatının yarısını Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin mahrumiyet yerlerinde geçirmektedir. Ayrıca, 1984 yılından bugüne kadar terör olaylarında 2661 şehit, 5651 yaralı vermiştir.
KHK ile, yukarıda açıklanan faktörler ışığında sınırlı sayıda personelle her türlü güçlüğe göğüs gererek hizmet veren jandarma personeline bu fazla çalışma karşılığı olarak ödenmekte olan asayiş tazminatı oranının emniyet personeline artırılan oranda artırılmakla bir ölçüde günün koşullarına uygun tazminat verilmesi amaçlanmaktadır.
Dönem : 21 Yasama Yılı : 3
T.B.M.M. (S. Sayısı : 572)
Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve Millî Savunma, İçişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları
(1/759)
T.C.
Başbakanlık 5.10.2000
Kanunlar ve Kararlar
Genel Müdürlüğü
Sayı : B.02.0.KKG.0.10/101-1/491/4647
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname bugünkü Resmî Gazete'de yayımlanmış ve Anayasanın 91 inci maddesi uyarınca bir sureti ekli olarak gönderilmiştir.
Gereğini arz ederim.
Bülent Ecevit
Başbakan
GENEL GEREKÇE
926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, kadrosuzluk nedeniyle yaş haddinden önce emekliye sevk edilen subaylara, orgeneral brüt aylığının belli oranlarında kadrosuzluk tazminatı ödenmektedir.
Bu tazminatlar, orgeneral brüt aylığının (Ek gösterge dahil); yüzbaşılara % 9'u, binbaşılara % 10'u, yarbaylara % 11'i, albaylara % 12'si, tuğgeneral ve tuğamirallere % 15'i, tümgeneral ve tümamirallere % 20'si, korgeneral ve koramirallere % 25'i ile orgeneral ve oramirallere % 30'u ve-rilecek şekilde düzenlenmiş olup, 65 yaşına kadar ödenmektedir.
Türk Silâhlı Kuvvetlerinde bekleme süresini tamamlamış ve 31 yıl hizmet etmiş olan albaylar, 49 ilâ 52 yaşında kadrosuzluktan emekli edilmektedirler. Hiçbir kamu kurum ve kuruluşlarında kadrosuzluktan emeklilik işleminin emsali bulunmamaktadır.
Bu sistem, Türk Silâhlı Kuvvetlerinin dinamik yapısını muhafaza etmek, kadro teşkilât yapısı ile hizmet ihtiyacı uyumunu sağlayarak her rütbede yeteri kadar personeli bünyesinde bulundurmak maksadıyla kurulmuştur. Diğer yandan, Türk Silâhlı Kuvvetleri personel politikasının temelini Halinden memnun, geleceğinden emin personel ilkesi oluşturmaktadır.
Yukarıda belirtilen zorunluluk nedeniyle genç yaşta emekliye sevk edilen personel, askerlik hayatında elde ettiği bilgi ve becerileri emeklilik döneminde kullanmadığından bir iş imkânı da bulunmamaktadır.
Ayrıca, emekli olmuş bir kıdemli albayın, çalışan kıdemli albaya maaş oranı % 70 civarındadır. Emekliye ayrılan diğer personelin emekli maaşları da benzer oranlarda seyretmektedir. Bunu kısmen de olsa önlemek için ihdas edilmiş bulunan kadrosuzluk tazminatı halen albaylara 17 966 000 TL., orgeneral ve oramirallere 44 916 000 TL. olarak ödenmektedir.
Emekliye sevk edilen personelden orgeneral ve oramiral rütbesinde olanların bulundukları yaş itibarıyla bu tazminatı almaları teorik olarak mümkün olmakla birlikte pratikte nadiren gerçekleşmektedir. Diğer general ve amiral rütbesindeki personelin de bu tazminattan yararlanma süreleri oldukça kısa bir periyodu kapsamaktadır. Önerilen şekilde kadrosuzluk tazminatının aylık malî yükümlülüğü 207 milyar TL. olacağı değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak, günümüzün ekonomik koşullarına uygun düşmeyen kadrosuzluk tazminatının artırılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Jandarma Genel Komutanlığının görevi yurt içinde belediye hudutları dışında kalan bütün bölgelerde (belediye hudutları dahilindeki bölgeler polis bölgesidir) emniyet ve asayişi sağlamakla sorumlu olup, bu yerleşim birimleri Türkiye genelinin yaklaşık % 92'sine tekabül etmektedir.
Jandarma personeli yurt içinde emniyet ve asayişi temin etmek amacıyla günün 24 saatinde görevi başında bulunmakta, hafta tatili, dinî ve millî bayram günlerinde kesintisiz görevini sürdürmektedir.
Bu denli yoğun göreve karşılık jandarma ve emniyet personeline 1978'den 1993 yılına kadar her yıl Bütçe Kanunları ile belirlenen miktarda emniyet ve asayiş hizmetleri muhtelif hizmet ödemesi adı altında cüzi miktarda ek tazminat ödenmiştir.
Ancak; 2 Haziran 1998 tarihinden itibaren 4362 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanununun Ek-21 inci maddesinde değişiklik yapılarak emniyet personeline fazla çalışma ücreti adı altında en yüksek devlet memuru aylığının % 5 ile % 17 arasında ödenmekte olan tazminat oranları % 13 ile % 35'e yükseltilmiş, 25 Eylül 2000 tarihinden itibaren ise 611 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile tekrar yarısı kadar artırmaya İçişleri Bakanı yetkili kılınmıştır. Yapılan bu düzenleme ile bekçiler dahi Türkiye'nin en ücra sınır karakolunda gece ve gündüz mefhumu gözetmeksizin 24 saat görev yapan jandarma personelinden daha fazla tazminat alır hale gelmiştir.
Polise nazaran jandarmanın görev sahasının ekonomik ve sosyal yönden daha büyük olumsuzluklar taşıdığı bilinen bir gerçek olmakla beraber bazı emniyet mensuplarının meslek yaşamında iki-üç yıl gibi bir süre Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da görev yaptığı halde, buna karşılık jandarma personeli meslek hayatı boyunca 5-6 defa ikinci coğrafî bölge atamasına tâbi tutulup, 12-13 yıl gibi uzun bir süre bu bölgede görev yapmaktadır.
Jandarma personeli ülkenin kırsal kesiminde ve büyük çoğunluğu ekonomik ve sosyal yönden kısıtlı imkânları olan en ücra köşelerinde Türk Bayrağının dalgalandığı karakollarda gece ve gündüz demeden hizmete tâbi tutulmakta ve meslek hayatının yarısını Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin mahrumiyet yerlerinde geçirmektedir. Ayrıca, 1984 yılından bugüne kadar terör olaylarında 2661 şehit, 5651 yaralı vermiştir.
KHK ile, yukarıda açıklanan faktörler ışığında sınırlı sayıda personelle her türlü güçlüğe göğüs gererek hizmet veren jandarma personeline bu fazla çalışma karşılığı olarak ödenmekte olan asayiş tazminatı oranının emniyet personeline artırılan oranda artırılmakla bir ölçüde günün koşullarına uygun tazminat verilmesi amaçlanmaktadır.
Cevat GÜREL
07 Nisan 2010 14:07
Saygıdeğer idareciler Assubay haklarını takipte olmak yetmiyor biraz sıkıştıralım, bu örnek dilekçeyi kendimiz mi meclise göndereceğiz? Diğer bir konu da başka şehirde aidat ödemişim aynı ayları yeni geldiğim yerde de (BALIKESİR)ödemem isteniyor nasıl oluyor bu,bir de oyak dergisi adresime neden gelmiyor,saygılar sunuyorum.
Sn.Gürel sorularınızın muhatabı TEMAD yönetimi olmasına rağmen kısaca yanıtlıyalım;Bir başka yerden naklinizi yaptığınız zaman ayni yılın aidatını tekrar ödemezsiniz dergiyi ücretini ödediğiniz derneğinizden alabilirsiniz. TBMM dilekçeyi kast ediyorsanız kendiniz göndereceksiniz bazı şubeler toplu gönderiyorlar. İyi günler
6302
Mesaj Defteri yazıları
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 »


Merhum meslekdaşımıza site yönetimi ve üyelerimiz adına Allah'tan rahmet sevenlerine sabırlar dileriz.