MESAJ PANOSU
Mesaj Defterine Yazın 
Yönetici yorumu:
KIBRIS Barış Harekatı haklı olduğumuz ve zaferle çıktığımız bir harekatın sonunda diplomatık hezimet yaşadığımız yavru vatan için hayatlarını kaybeden şehitlerimize ve aramızdan ayrılan gazilerimize Allahtan rahmet,hayattaki gazilerimize saygılar sunuyoruz.
UMARIZ YÜREKLİ VE VATANSEVER YETKİLİLER KANGREN HALİNE GELEN BU SORUNU ÇÖZERLER
6302
Mesaj Defteri yazıları
İBRAHİM ÖZTUTAN
20 Temmuz 2010 12:30
DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM
TÜRK ASKERİNİN TARİHTEKİ SAVAŞ BAŞARISINI BİR KEZ DAHA KANITLAYARAK DÜNYANIN EN ZOR SAVAŞLARINDAN OLAN DENİZ AŞIRI BİR SAVAŞTA DAHİ NE KADAR BAŞARILI OLDUĞUNU KANITLADIĞI KIBRIS BARIŞ HAREKATININ 36.YILINI BUGÜN KUTLUYORUZ.
BU VESİLEYLE,KIBRIS'TAKİ ŞEHİTLİKLERDE YATAN VE DENİZİN MAVİ SULARINDA KAYBOLAN AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ BİRKEZ DAHA SAYGIYLA ANIYOR,HAYATTAKİ GAZİLERİMİZE SAYGILARIMI SUNUYORUM.
TÜRK ASKERİNİN TARİHTEKİ SAVAŞ BAŞARISINI BİR KEZ DAHA KANITLAYARAK DÜNYANIN EN ZOR SAVAŞLARINDAN OLAN DENİZ AŞIRI BİR SAVAŞTA DAHİ NE KADAR BAŞARILI OLDUĞUNU KANITLADIĞI KIBRIS BARIŞ HAREKATININ 36.YILINI BUGÜN KUTLUYORUZ.
BU VESİLEYLE,KIBRIS'TAKİ ŞEHİTLİKLERDE YATAN VE DENİZİN MAVİ SULARINDA KAYBOLAN AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ BİRKEZ DAHA SAYGIYLA ANIYOR,HAYATTAKİ GAZİLERİMİZE SAYGILARIMI SUNUYORUM.
OSMAN KARAÇOBAN EM.T
19 Temmuz 2010 22:11
2010 YILINDA 50 NCİ OYAK GENEL KURULUNUN OYAK DERGİSİ ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
Güleryüzlü meslektaşlarım; Nisan ayı içerisinde 50 nci genel kurulunu yapan OYAK kendi sitesi üzerinden dergisini yayımlamış, bir kısım hissedarına bu dergiyi basılı olarak göndermiştir, incelenen konular yalnızca dergide sunulan bilgilerle sınırlıdır.
Dergide OYAK görevlisi olarak yazılan kişi sanırım genel kurulda toplantı akışını sunmakta olan kişi Milli Savunma Bakanı'na hitaben şu cümleyi söylüyor; Çoğunluğumuz mevcuttur Sayın Bakanım, 32 üyemiz hazırdır,yoklama tutanağını takdim ediyorum. Aktif ve emekli üye sayısının 250.100 belirten kurumda temsilciler kurulu ve genel kurulun seçiminin düşünce ve görüşlerimizin genel kurula yansımasını engelleyen mevcut şekli ile değişmesi gerektiğine inandığım temsilciler kurulu ve genel kurulun demokratikleşmesini engelleyen 205 sayılı kanunun ;madde: 3,4 te bu kurullara seçilecek kişiler kumandan veya amirler ile msb ile genelkurmay başkanı ve mahiyetinin karar vereceğini belirtmektedir, Bugünkü hissedar sayısının beşte biri emeklilik sistemindeki gruptan oluştuğu halde görmezden gelinmeye devam etmektedirler. İletişim gücünün tüm dünyada enleri zorladığı günümüzde OYAK ile ilgili bilgilere ulaşmanın ötesinde genel kurul toplantısının yapıldığı salona dahi hissedarlarını almayan kurumun emir komuta zinciri içerisinde resmi elbiseli 32 kişi ile genel kurul yapması bizim için onur kırıcıdır.
Sayın, OYAK yönetim kurulu başkanı; Yıldırım TÜRKER dergide yazılan konuşma metninin bir bölümünde ; Böyle bir ekonomik varlığın herhangi bir şekilde ortadan kaldırılması ve menfi bir şekilde bu düşünceyi yaymak bence hiç uygun olmayan bir davranıştır. 114 sayılı dergide açıklıkla belirtmemize rağmen bu konunun hala üyeler arasında konuşulmasını uygun karşılamamaktayım. Birtakım iyi niyetli olmayan basın ve yayın organları ile hak etmedikleri kisveye bürünmüş bazı kimselere de bilgisizce konuşma fırsatı veren bu durum aynı zamanda doğru olmayan bilgilerle yapılan değerlendirilmelere yol açmakta daha sonrada adına düşünce özgürlüğü denilmektedir. Bu ve buna benzer durumları ortaya çıkarttığı için uygun karşılamıyorum. Şeklinde görüşünü ifade etmiştir. Doğal olarak bu yıllar boyu tel örgüler içinde görev yapmış, devletin lojmanında ikamet etmiş ,toplumun geneline göre yüksek emekli maaşı alması sosyal olanaklarının daha ayrıcalıklı olması , iç hizmet kanun ve yönetmeliği ile askeri ceza kanunu ve makamına ait yetkileri uzun yıllar kullanmanın vermiş olduğu alışkanlıkla bu ifade yöntemini tercih eden kişilerin konuşma yöntemi izlenimi vermektedir, ayrıca yönetim kurulunun da TSK , Genelkurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakanı tarafından gösterilen adaylardan seçilmesi 250.100 hissedarı olduğu belirtilen kurumun yönetim kurulunun kaç kişinin iradesini temsil ettiği tartışılabilecek konumdadır. Her zaman ifade ettiğim halkla ilişkiler konusunda bugüne kadar kendi üyelerine dahi bilgi akışında bulunmayan kurum, hakkındaki bilgi erişimini dahi önlemeye yönelik çalışmalara devam etmektedir, bilgi edinilmesine olanak sağlanmayan bir yerde yanlış bilgilerin dolaşması kurum tarafından yaratıldığı için kişisel olarak bu yakınmayı uygun karşılamıyorum, şu unutulmamalı bilgi paylaştıkça değerlenir.
OYAK KİŞİSEL OLARAK BUGÜNE KADAR BİLGİ EDİNME KANUNU KAPSAMINDA YAPILAN BAŞVURULARA KURUMUN TABİRİ İLE ÜYELERİNE BİLE KANUN KAPSAMINDA OLMADIĞINI İDDİA EDEREK BİLGİ VERMEMİŞTİR.Kamu İhale Kurumunun kararı şu şekildedir,Devlet İhale Kanunu'nun yerine 1 Ocak 2003'te 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu yürürlüğe girdi. Bu kapsamdaki tüm kuruluşlar kanunu uygulamak zorunda. Yani her türlü mal ve hizmet alımları ile yapım işleri için mevzuata uygun ihale açılması gerekiyor. Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı bir tüzel kişilik olarak kurulan OYAK, eski kanuna göre imtiyazlıydı ve özel şirket gibi davranabiliyordu. Yeni kanunla imtiyazı ortadan kalkan OYAK'ın buna rağmen 7 yıldır hâlâ İhale Kanunu'na tabi değilmiş gibi hareket ettiği belirtildi. Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yapılan bir ihaleye ilişkin şikâyet başvurusu üzerine KİK, OYAK'ın yarıdan fazla hissesine sahip olduğu Bolu Çimento Sanayi AŞ'nin 4734 sayılı kanun kapsamında bulunup bulunmadığını belirlemek için toplandı. Kamu İhale Kurulu'ndan OYAK için şok bir sonuç çıktı. OYAK'ın yazılı olarak yaptığı 'biz özel hukuk hükümlerine tabiyiz' itirazına rağmen, kurul OYAK'ın da İhale Kanunu'na uyması gerektiğine hükmetti. Kararda, "OYAK'ın MSB'ye bağlı ve TSK mensuplarına bu kanunda yazılı sosyal yardımları sağlamak üzere kurulduğu, temsilciler kurulu, genel kurul, yönetim kurulu ve denetleme kuruluna milli savunma bakanı tarafından üye seçildiği, kurumun her çeşit malları ile gelir ve alacaklarının devlet malları hak ve rüçhanlığını haiz olduğu, bunlara karşı suç işleyenlerin devlet mallarına suç işleyenler gibi tatbikata tabi tutulacağı, kanunun 17. maddesinde belirtilen üyelerin maaşlarından zorunlu kesinti yapılacağı tespit edildiğinden, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır." ifadelerine yer verildi, bu karardan da anlaşılacağı gibi OYAK kamu ihale kanunu kapsamında olduğuna göre eğitim alanım hukuk olmamakla birlikte örnek vermek gerekir ise ,belediyelerde İçişleri Bakanlığı'na bağlı tüzel kişilik olarak bilgi edinme kanunu kapsamında bulunuyor aynı devlet yapısının diğer bir kurumu olan MSB'de kamunun bir kurumu ve Kamu İhale Kurumunun da OYAK'ın MSB'ye bağlı bir tüzel kuruluş olarak tescil edildiğinden 09.10.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu kapsamında olmadığı iddia edilemez,bu konuda kurumun hukuk başdanışmanı Prof. Ejder YILMAZ Beyefendi hukukçu olarak kurum yönetim kuruluna bunu açıklamalıdır. Kurum 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun uygulanması hakkındaki yönetmeliğin geçici 5nci maddesine göre internet sayfasında bilgi edinme kanununa göre yapılacak başvurular için düzenleme yapması gerekir iken bütün gücünü iştirakçisi olan bizlere yüksek nema artışı temin etmeye yönelmiş olması, iş ve işlem yoğunluğu sebebi ile bu konuya yeterli zamanı ayıramadığını düşünüyorum ama kurumumun bu hatırlatmadan sonra bu eksikliği gidereceğine inanıyorum. 1961 yılında yasalaşan 205 sayılı özel kanunun yıllar içerisinde değişen genel kanunların üzerinde olamayacağı genel kanun hükümlerine aykırı davranılamayacağı kamu ihale kurumu tarafından tescil edilmiştir.
Sayın, OYAK yönetim kurulu başkanı; yazılı olarak belirttiği görüşünde ; OYAK Temsiliyete göre kurulmamış bir kurumdur.Üyelik hakkını kazanan herkes,sınıf,rütbe,statüsüne bakılmaksızın OYAK nazarında eşit üyedir.Bireysel eşitlik ve kaynakların adil dağılımı,hak ve hizmette eşit kullanılmaktadır.Temsil konusu, kanunun 3ncü maddesinde temsilciler kurulu üye seçiminde kuvvet ve üye sayılarına göre tespit edilmesinde kullanılmıştır, diye yazdığı ifadesinde temsiliyetin olmadığı bir kurumda bireysel eşitliğin ve adil temsiliyetin olduğundan söz edilebilir mi? Bu eşitlik sanırım yazılı ifade de eşitlik, yönetim kurulu başkanı ve genel müdür tek ağızdan OYAK TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN BİR PARÇASI DEĞİLDİR cümlesine vurgu yapıyorlar o zaman şirketlerin yönetim kurulları ile kurumun bazı şirketlerini yöneten yada çalışan emekli subayları kim görevlendiriyor, OYAK'a atılım yaptıracak olanlar emekli subaylarda mı ülkedeki diğer firmaların haberimi yok? 2006 yılında kuruma yaptığım müracaat ta yanıt verecek adres olarak gösterilen genelkurmay personel daire başkanlığında o zaman görev yapan Deniz kuvvetleri komutanlığından Haluk isimli albay şirketlerin yönetim kurullarında görev yapacak kişilerin belirtilen miktarlara göre listeleri kuvvetlerden geldikten sonra genelkurmay tarafından OYAK a gönderilip şirketlere atamaları yapılır diye ifade edilmişti hangi söylenen ifade doğru? Yönetim kurulunun 50nci genel kurulca seçilen üyeleri olarak Sayın Tümgeneral İlhan TALU ile Tümamiral Hasan UŞAKLIOĞLU'nun özgeçmişleri yazıldıktan sonra OYAK yönetim kurulu üyeliğine &&& tarihinde ilk toplanacak genel kurula kadar vazife görmek üzere atanmış ve 50 nci genel kurul tarafından seçilmiştir ifadesi üzerine sayın yönetim kurulu başkanı ve genel müdüre şu soruyu yöneltmek gerekir madem OYAK TSK'nın bir parçası değil ise halen görev yapan kamu personelini OYAK yönetim kuruluna atama gücünüz var mı atamanın büyük bir olasılıkla genelkurmay başkanlığınca yada milli savunma bakanlığınca yapılması gerekiyor o zaman genel kurul atanan bir personeli nasıl seçiyor? Sivil hissedar temsilcileri hariç hepsi muvazzaf subay astsubay uzman erbaş olan personelin atanan personeli seçmeme olanağı var mı? Atanan personelin nasıl seçildiği dünya üzerinde OYAK'a ait anlaşılamayan özel bir sistem olması gerekir. Bu olsa olsa OYAK nu yönetenlerin kendi vicdanlarını rahatlatma yöntemidir.
Sayın genel müdür Ş.Coşkun ULUSOY Beyefendi OYAK ta göreve başladığı 2000 yılından birkaç yıl sonra dergide şöyle bir cümlesi hoşuma gitmişti, ÜYELERİMİZ İLE ARAMIZDAKİ RABITAYI SAĞLAYAMADIK şeklindeki öz eleştiriyi okuyunca bizlere saplantılı olarak bakan insanlardan farklı bir bakış açısı ile sorunlara bakacağı duygusuna kapılmıştım, daha sonrada İstanbul da oturduğu binada köpek beslenmesi ile ilgili hukuki olarak kazandığı başarıyı örnek alarak 2007 yılında İstanbul dan satın aldığım binanın kat malikleri toplantısında apartman yönetim planına ileride dairelerde sorun olabilecek evcil olan yada olmayan hayvanları beslemek isteyen sözde hayvanseverlerden oluşabilecek huzursuzlukları engellemek için konuyu açıklıkla yazarak bu tehlikenin yaşanmaması ile ilgili hukuki önlemi aldık,en son 03-15 haziran 2010 tarihlerinde bulunduğum; İtalya,Fransa ve Slovenya da köpek beslenmesi ile ilgili çılgınlığı görünce sayın genel müdüre bir kez daha hak verdim,bütün kaldırımlar köpeklerin tuvalet alanı Fransa'nın Cannes şehrinde her sokakta temizlik için hayvan sahipleri tarafından kullanılmak üzere belediye tarafından konulan sabit poşetlikler vardı ama kaldırımlar sıcaktan köpek idrarları nedeni ile çok kötü kokuyordu,hayvanlar doğalarına aykırı şekilde işkence ile yaşatmaya mecbur eden, mutsuzluğa gömülmüş Avrupalının terapisti olarak görev yapıyorlar. Sayın genel müdür aradan geçen yıllarda OYAK kurumunu daha şeffaf , hissedarlarına hesap verebilir , tüm dünya da evrensel insan haklarına göre ilkeleri belirlenmiş bir kurum oluşturmasını izlemek isterdim, aradan geçen yıllarda sayın genel müdürün muvazzaf ve emekli generallerin söylemi ile aynı dili konuştuğunu dergideki ifadeleri bende bu düşünceleri uyandırıyor, son yıllarda bilcümle aynı nakarat emeklilik fonuyuz peki ondan önce ne idi OYAK? her emeklilik fonunun özel kanunu mu var ? sayın genel müdürüm kusura bakmayın genel kurul da yaptığınız konuşma ekonomist iktisatçının dışında siyasetçi konuşması ile aynı şablon da siz bizlerden daha deneyimlisiniz , hizmet üretilen yerde daha çok eleştiri olması doğal karşılanmalı, bir kurum yada kişi faaliyet içerisinde değilse eleştirilecek yanı da yoktur. Sizin göreviniz sizi medya üzerinden eleştiren siyasetçiler gibi yandaş medyada yazanlar diye yanıt vermek polemiğin içine girmek şu kadar nema iyidir diye savunmak yada birilerini ayıplamak utanmıyorlar demek olmamalı, neden sürekli gazeteciler şahsınıza kurumda görev yaparken general ve amiraller size etki ediyor mu diye soru sorma ihtiyacı hissediyorlar , neden ülkedeki diğer holdinglerin yöneticilerine bu soruyu sormuyorlar kişisel olarak bunları bile okumak kurum tarafından önemsenmediğimiz halde bizleri sizlerden daha fazla yaralıyor, bu konuları sizin bana göre olmayan halkla ilişkiler biriminizin yapması gerekiyor bunlarla uğraşmaktan kendinizi alıkoymanızı öneririm, sizin göreviniz tüm dünyadaki iktisadi faaliyetleri bir dağın zirvesinden yada gökyüzünden yere bakar gibi görüp kurumu sözde değil özde dünyada saygın konuma getirmek kuruma bölge ve dünya ölçeğinde markalar yaratmaktır.Bunca büyük olduğunu iddia eden kurumun dünya çapında 50 yılda yarattığı bir bilinen markası olmalı idi, beklide var ama bilmiyor olabilirim,Dünya ölçeğinde olduğu iddia edilen bir kurumun dergisinin ilk sayfasında asker üniformalı kişilerin resimlerini Türkçe bilmeyen birisine gösterseniz eminim şu düşünceye kapılacaktır, acaba bu resim rus kızıl ordu korosunun resmi olabilir mi diye size soracaktır. Fortune dergisinin sıralamasında 2009 verilerine göre dünyanın en büyük 500 şirketi sıralamasında Türkiye den yalnızca KOÇ holdingin ismi geçiyorda OYAK nerede? Evrensel hukukun geliştiği ülkelerde firmaların bütün yapılarının sorgulandığını iyi biliyorsunuz, en son örneği basından duyduğumuz manken Naomi CAMPBELL in Liberya eski devlet başkanından hediye olarak aldığı elmas yüzük nedeni ile uluslar arası savaş suçluları mahkemesinde ifade vermeye çağrılması henüz yakın zaman örneği, Çin de bu konuda sık sık eleştirilmekte bugün uyguladığı sistemin totaliter kapitalizm olduğu ifade edilmektedir. Bugün OYAK GENELKURMAY tarafından yönetilen bir kurum olduğu sizlerin tabiri ile üyelerinin çoğunluğunun ruh dünyasındaki görüşüdür, bunu dergiye yazarak düzeltemezsiniz aynı durum askeri vakıflarda da geçerlidir. Yurtdışında bulunduğum 13 gün boyunca dünya kupasının başlangıç maçı hariç televizyon seyretmedim,gazete okumadım,hiçbir ülkeye girerken yada çıkarken kimse durdurmadı kimlik kartımı sormadı, havalimanı hariç hiçbir yerde güvenlikli kapıdan geçmedim,araç kiraladığımda yalnızca pasaport numaramı ve ehliyetimi istediler,telefondaki navigasyon özelliği sayesinde hiç kimseye yol sormadım,şehir haritaları sayesinde tarihi ve turistik alanları dolaştım,ülkemizdeki gibi her yönetim değiştiğinde sokak ve cadde isimlerinin değişmediğini binalara monteli olduğunu gördüm insanların insanca yaşam alanları oluşturduğunu insanların rahatsız olmadan yaşadığını gördüm,dönüp kurumuma baktığımda sanki kayıkçı kavgası genel kurul toplantısına gelen üç kişiyi dahi içeri almayan bu durumu da inatla içeriği ne ise 1961 tarihli çalışma tarzı talimatına atıfta bulunan talimatında bir kişinin iradesi ile imzalandığını değiştirilemez ilahi kural olmadığını bildiğimiz halde kurumun kapalı kast sistemi ile yönetilmeye devam edilmek istenilmesinin gönüllerin kırılmasının hangi ölçüsünü savunalım, OYAK güvenlik firması başbakanın bile eleştirilerine maruz kalarak ülke gündemine geldi ama kamuoyunu rahatlatıcı bir açıklama gelmedi halbuki şeffaf sorunları ve olayları yönetebilen firmaların böyle olmayacağını hepimiz biliyoruz,şimdi özel güvenlik hizmeti satın alacak hiçbir kişi yada firmanın siyaset kurumunu karşısına alacak şekilde bu firmadan hizmet alacağını düşünmüyorum neden şaibesiz aynı hizmeti veren firmalar var iken buradan hizmet alınsın sonuçta seçenek çok bu firmanın hizmet alanı kendi kurumumuz alanında belirli bir süre sınırlı kalacaktır,şimdi kurumun hissedarlarının bu davranış nedeni ile oluşacak iktisadi kaybın sorumluluğunu kim üstlenecek? Bu kurum iktisadi bir kurum mu yoksa güç aktörlerinin aracı mı ?
Sayın J.Tüm. Harun OCAKLI Denetleme kurulu üyesi olarak yaptığı konuşmada ARBİTRAJ gelirinden söz ederken konuşma sırasında soru soran Sayın Orgeneral Bekir KALYONCU bilmediğimiz terimler var ARBİTRAJ filan diyor,yani mutlaka arkadaşlar bunları bilmiyorlardır.Müsaade edersiniz onları bir açıklamak gerekiyor sözü üzerine konuşmacı faiz gelirleri elde etmek amacıyla kısa vadeli kredi kullanıp gelirleri artıracak yatırımların yapılması olarak açıklama yapmıştır.Halbuki ARBİTRAJ T.C Merkez Bankasının sözlüğünde : Herhangi bir menkul kıymetin, dövizin veya malın bir piyasadan alınıp diğer bir piyasada satılarak (kıymetler birbiri ile değiştirilerek) risksiz bir şekilde kar edilmesi işlemidir. Arbitraj işlemleri piyasalar arasındaki fiyat farklılıklarının azalmasına yol açar. Günümüzde iletişim teknolojisinin artması ve bilgiye ulaşma maliyetinin düşmesi ile piyasalar arası fiyat farklılığı son derece düşük olmakta, ortaya çıkan farklılıklar anlık olarak bu tür işlemlerle ortadan kalkmaktadır.
Yani ARBİTRAJ faiz geliri elde etmek değildir, faiz gelirinde borç verilen tarafla vadesi ve faiz oranı yazılı olarak belirlenen bir anlaşma mevcutken arbitraj da böyle bir durum söz konusu değildir. Bu konuda genel kurul yanlış bilgilendirilmiştir.
Sayın J.Mly.Alb.A.Tayyar ERAY yaptığı konuşmanın bir bölümünde; Ancak 2009 yılında genel üye beklentilerinin altında gerçekleşen kurum karlılığının doğal olarak bir irdeleme oluşumuna neden olduğu birçoğu eksik veya yanlış bilgiye dayalı mukayese ve yorumların yapılmasına zemin oluşturduğu görülmektedir, diye düşüncesini ifade etmiştir, kurumun karlılığının azalmasındaki tek suçlu küresel kriz midir?Diğer konuşmacı Sayın J.Lv.Alb. Mustafa ÇIRPICI 2009 Yılı olağan genel kurulunda yıllık nema oranı konusunda ÜFE veya TEFE den yüksek olana 15 puan eklenerek belirlenmesi hedef kriteri olarak değerlendirilmiştir cümlesinden sonra nedenleri konusunda açıklamalarda bulunmuştur, daha önceki yıllarda da OYAK dergisinde yazılı olarak ifade edilen yıllık enflasyonun üzerine 20 puan eklenmesi idi, sonuçta kurum basit değimle para alıp satmıyor gücünün büyük bölümü üretimden kaynaklanıyor, kurumun gücünü hiçbir zaman ÜFE ve TÜFE yada yıllık enflasyonla değerlendirilmeyeceğini kurumu yönetenlerin bizden iyi bileceklerine eminim , krizle birlikte yüzde yirmi büyüyen istihdamı artan ama karlılığı aynı kalan SARAR gibi firmalarda var bunu kim mi söylüyor tabiî ki bu firmanın yönetim kurulu başkanı Bloomberg tv kanalında açıklıyor, OYAK'ın böyle bir şirketi var mı iştirakçileri olarak bizde bilmiyoruz. J.Per.Alb. Zeki YÜKYAPAN yaptığı sunumda OYAK üye anketinde yalnızca muvazzaf personelin katılması 43 bin civarındaki emeklilik sistemindeki personelin ankete katılmaması değerlendirilmeye alınmaması ilginç OYAK tan beklenti anketine katılan çalışan personelin sorulan sorulardan üç sorunun toplam oranı yüzde yirmi ile; adil,şeffaf,eşit daha profesyonel yönetilmesi,OYAK yönetiminde söz sahibi olmak,daha çok bilgilendirmenin yapılması istekleri oluşturmuştur,bu isteklere OYAK'ın yönetim ve denetim yapısı demokratik olmadığı sürece gerçekleşme olanağının düşük olduğunu düşünüyorum, kendi iradesi ile kurumun kuruma göre üyelerince beklenen demokratikleşmeyi kurum kendi iradesi ile yapabilecek mi yoksa ülkemizdeki 2001 ekonomik krizindeki gibi Sayın Kemal DERVİŞ gibi küresel ekonomik aktörler tarafından kendisine verilen reçete ile bir gecede otuzdan fazla yasanın cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak jet hızı ile resmi gazetede yayınlanması sonucu sıcak paranın gelmesi gibi kurum başkalarının iradesinin kendisine hükmetmesini mi bekleyecektir, ama şu anki görünüm genel kurmay başkanlığının bizden daha ileride bulunan ülkelerin silahlı kuvvetlerinin yönetim ve özlük hakları biçimlerine göre kendisini yenileme çalışmalarında bulunduğu izlenimi vermemekte yalnızca hareketsiz beklemekte OYAK da aynı görünüm içerisinde hareketsiz beklemektedir.
Sayın P.Kd.Bçvş. Nihat DOĞAN ile Hv.Slh.Müh..Kd.Bçvş. Güven TAYLAN'ın yaptığı sunumlar benzetmek gerekir ise oldukça iddialı açıklamalar bu açıklamaların kurumda bu ekonomik düşünceleri oluşturanlar tarafından açıklanması daha uygun olur, bu açıklamaları siyasi iktidarlar bile yapmaktan kaçınırlar, bu öngörüler yıllarını ülke ve dünya ekonomisini inceleyen deneyimli kişilerin ifadeleri olması gerekirken 2010 yılında ihracat ve ithalatta önemli artışlar meydana gelmeyeceği öngörülmüş,ama ilk beş ayda geçen yıla göre ihracat yüzde otuz beş artış , büyüme yüzde on beş artış meydana geldiği DİE tarafından açıklanmıştır, ülkemiz dünyadaki gelişmiş yirmi ülke içerisinde Çin'den sonra en hızlı büyüyen ikinci durumdadır.Sanayi ve ticaret bakanı yaptığı açıklamada 2008 yılından sonraki en hızlı ihracat artışı hızının yakalandığını ifade etmiştir,şuan için 2009 öncesine dönülmese de hala piyasalarda belirsizlikler olsa da eğilim yönünü yukarı çevirmiş durumdadır,bir değerlendirme de kişisel olarak yapmak istiyorum, ihracattaki artış , kapasite kullanım oranları ve istihdam bu şekilde artmaya devam ettiği sürece 2010 yılında kurumun en az yüzde otuz ve üzerinde nema artışı sağlayacağını, kurumun 2010 vizyonundaki yüzde on nema artışının şuan ki görünüme uymadığını söyleyebilirim, bunu sağlayamayacak yönetim kurulunun da kendi iradeleri ile OYAK tarihinde ilk kez bu ve üzerindeki nemayı sağlayamadıkları takdirde istifa etmeleri örnek davranış olacaktır,ayrıca kurumun 2009 yılı bilançosunda bile neden karlılıkta bile bu kadar sert düşüş olmadığı halde nemalardaki bu kadar sert düşüş olmasının nedenlerini açıklamalıdır,sağladıkları nema oranlarının brüt olduğunu bunlardan yaptıkları kesintilerden sonra net rakamları hissedarlarına açıklamalıdırlar, bu iddia ettiğim oranın gerçek piyasa oranları olduğu görüşündeyim, bunun en canlı basit görülebilir örneği büyük şehirler de boş alanlara ya da çöp konteynırlarına poşetle bağlanan bayat ekmekler ile hazır gıda sektörünün akşamdan gece yarısına kadar evlere sipariş götüren motorlu sipariş elemanları kriz ile birlikte bu göstergeler bıçak gibi kesilir iken şimdi eskisinden bile daha çok sipariş alıyorlar, bu yalnızca sokak ve caddelerdeki gözlemin farklı bir değerlendirme açısı , bu gözlemi hiçbir zaman firmaların gücü ile kıyaslamak uygun değil bu örnek yalnızca durmuş olan kalbin yeniden kan pompaladığını anlatmak amacı ile verilmiştir, kurum bugüne kadar yalnızca generaller ve emekli subaylar tarafından yönetilmiş halada aynı gruplar tarafından yönetilmeye şirketlerde işe alınanlar emekli subaylardan oluşturularak pozitif ayrıcılık devam etmektedir, kurumun ifadesi ile sekiz emekli astsubay da bu çerçeveye dahil edilmiştir,uzman personel ve sivil memurlar ise hiçbir zaman sanırım kendilerini kuruma ispat yöntemlerini bilemediklerinden değerlendirmeye alınmamışlardır,kurumun geri kalanlar için uyguladığı yönetim şekli Ayağa kalkamayacak kadar köstekle, yere düşmeyecek kadar destekle yöntemi uygulamaya, siz yönetime karışmayın bizi eleştirmeyin ama verdiğimizle de yetinin şekli halen devam etmektedir. 26 Mayıs 2010 tarihinde Bloomberg tv kanalındaki programa konuk olarak katılan Dünya gazetesi yazarı Sayın Rüştü BOZKURT Şirketlerle ilgili bazı önerilerde bulunmuştur, bu önerilerin kurumuma yararı olur düşüncesi ile paylaşmak istiyorum.
KENDİNİ YENİLEMEYEN ŞİRKETLER ÖLÜME TERKEDİLMİŞ DURUMDADIR.
HER FİRMADA KRAL ÇIPLAK DİYE SÖYLEYEN KİŞİLER OLMALI
ŞİRKET YÖNETİMLERİ SIRADAN OLMAMALI
DANIŞMANLAR AYKIRI İNSANLAR OLMALI, YOKSA YALNIZCA DANIŞILAN OLUR.
Günümüzde sorunların virüslerden daha hızlı yayıldığını biliyoruz, kurum edindiği ekonomik güç ile kendisini eleştirenleri kendi üyelerini emrindeki maaşlı hukukçuları ile orantısız güç kullanarak yaşamlarını ilahi yaradan dan önce beklide bilinçsiz olarak sonlandırmak için çaba göstermektedir,emir komuta zincirinden ayrılarak emekli olmuş yalnızca edinebildiği bilgi ölçüsünde kendisini eleştirenleri ,daha önce kuruma sözlü ve yazılı olarak da ifade ettiğim gibi iletişim kurmak yerine bak size sembolik beş bin liralık hakkınızda dava açtık bu parayı öderseniz aklınız başınıza gelir tarzındaki uygulama ile yıllardır hiçbir söz hakkı dahi vermediği kurumun tabiri ile üyelerini ve ailelerini parçalamaya yok etmeye uğraştığının farkında değiller, onların çalışma tarzı talimatlarına göre karşı çıkan eleştiren insanlardan birisinin, bizim tasvip etmediğimiz terbiye yöntemi nedeni ile oluşacak ekonomik ve psikolojik travma nedeni ile dağılacak aile yapısı yada oluşacak intiharlarda vicdanınız rahat olacak ise bu kurumdan hemen ayrılın, o kadar kendinize olan güveniniz var ise kişisel dava açın masrafları da kendi kişisel gelirinizden karşılayın , kişisel olarak size böyle bir yetki vermiyorum, kurumu oluşturan hissedarların çoğunluğunun da size bu yetkiyi vermeyeceğini eminim,siz bu kurumun yöneticileri olarak arslan terbiyecisi değilsiniz, bu gibi düşünceleriniz var ise bizim toplum ve aile yaşantımızda da böyle bir yöntem yok, eğer biz 250 bin kişiyi aşkın büyük bir aile olduğumuzu iddia ediyor isek , biz çocuklarımızı böyle terbiye etmiyoruz, bizden daha gelişmiş ülkelerde yaşasa idiniz ailenize karşı bu davranış sebebi ile devlet ailenizi koruması altına alır sizde yalnız kalırdınız, onlar gibi bir yada iki köpek edinir ekonomik gücünüz de olmazdı,eğer bizler olmasaydık kurum ve onun olanaklarından yararlanan sizler ve nüfuzunuz olamazdı, siz ne olurdunuz diye sorarsanız bizde değişen bir şey olmazdı , merak ediyorsanız size göre kurumdan ilişiğini kopardı dediğiniz kişilerin yaşantılarına bakın ama sizler velinimetlerinizi kaybederseniz bizler olmasak sizler nasıl bizden daha iyi ölçülerde yaşardınız, ümit ederim bu kurumda çalışanlar bize tepeden bakanlar bunun farkındadırlar, şirketlerin yönetim kurullarında yada şirketlerde çalışan emekli subaylara özlük hakları verilmese kaç kişi kurumda çalışmak için gönüllü olur, bu yerleri elden bırakmamak için 205 sayılı özel kanunun arkasına sığınmazlar, herkes için eşitlik ise tüm asker kökenliler ile yapılacak incelemelerden sonra kriterlere uymayan nüfuz ile kuruma yerleştirilen yakınların kurumdan ayrılması , yönetim ve denetim yapısı ile genel kurul yapısının temsiliyete dayalı normal şirket yapısına dönüştürülmesi durumunda sorunların biteceğini düşünüyorum,bu görüşte benim kişisel düşüncem, sürçü lisan ettimse affola,Saygılarımla
OSMAN KARAÇOBAN
Em.Tnk.Kd.Bçvş.
GSM: 0506 7837900
ELKTRONİK POSTA ADRESİM: karacoban1@mynet.com
Güleryüzlü meslektaşlarım; Nisan ayı içerisinde 50 nci genel kurulunu yapan OYAK kendi sitesi üzerinden dergisini yayımlamış, bir kısım hissedarına bu dergiyi basılı olarak göndermiştir, incelenen konular yalnızca dergide sunulan bilgilerle sınırlıdır.
Dergide OYAK görevlisi olarak yazılan kişi sanırım genel kurulda toplantı akışını sunmakta olan kişi Milli Savunma Bakanı'na hitaben şu cümleyi söylüyor; Çoğunluğumuz mevcuttur Sayın Bakanım, 32 üyemiz hazırdır,yoklama tutanağını takdim ediyorum. Aktif ve emekli üye sayısının 250.100 belirten kurumda temsilciler kurulu ve genel kurulun seçiminin düşünce ve görüşlerimizin genel kurula yansımasını engelleyen mevcut şekli ile değişmesi gerektiğine inandığım temsilciler kurulu ve genel kurulun demokratikleşmesini engelleyen 205 sayılı kanunun ;madde: 3,4 te bu kurullara seçilecek kişiler kumandan veya amirler ile msb ile genelkurmay başkanı ve mahiyetinin karar vereceğini belirtmektedir, Bugünkü hissedar sayısının beşte biri emeklilik sistemindeki gruptan oluştuğu halde görmezden gelinmeye devam etmektedirler. İletişim gücünün tüm dünyada enleri zorladığı günümüzde OYAK ile ilgili bilgilere ulaşmanın ötesinde genel kurul toplantısının yapıldığı salona dahi hissedarlarını almayan kurumun emir komuta zinciri içerisinde resmi elbiseli 32 kişi ile genel kurul yapması bizim için onur kırıcıdır.
Sayın, OYAK yönetim kurulu başkanı; Yıldırım TÜRKER dergide yazılan konuşma metninin bir bölümünde ; Böyle bir ekonomik varlığın herhangi bir şekilde ortadan kaldırılması ve menfi bir şekilde bu düşünceyi yaymak bence hiç uygun olmayan bir davranıştır. 114 sayılı dergide açıklıkla belirtmemize rağmen bu konunun hala üyeler arasında konuşulmasını uygun karşılamamaktayım. Birtakım iyi niyetli olmayan basın ve yayın organları ile hak etmedikleri kisveye bürünmüş bazı kimselere de bilgisizce konuşma fırsatı veren bu durum aynı zamanda doğru olmayan bilgilerle yapılan değerlendirilmelere yol açmakta daha sonrada adına düşünce özgürlüğü denilmektedir. Bu ve buna benzer durumları ortaya çıkarttığı için uygun karşılamıyorum. Şeklinde görüşünü ifade etmiştir. Doğal olarak bu yıllar boyu tel örgüler içinde görev yapmış, devletin lojmanında ikamet etmiş ,toplumun geneline göre yüksek emekli maaşı alması sosyal olanaklarının daha ayrıcalıklı olması , iç hizmet kanun ve yönetmeliği ile askeri ceza kanunu ve makamına ait yetkileri uzun yıllar kullanmanın vermiş olduğu alışkanlıkla bu ifade yöntemini tercih eden kişilerin konuşma yöntemi izlenimi vermektedir, ayrıca yönetim kurulunun da TSK , Genelkurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakanı tarafından gösterilen adaylardan seçilmesi 250.100 hissedarı olduğu belirtilen kurumun yönetim kurulunun kaç kişinin iradesini temsil ettiği tartışılabilecek konumdadır. Her zaman ifade ettiğim halkla ilişkiler konusunda bugüne kadar kendi üyelerine dahi bilgi akışında bulunmayan kurum, hakkındaki bilgi erişimini dahi önlemeye yönelik çalışmalara devam etmektedir, bilgi edinilmesine olanak sağlanmayan bir yerde yanlış bilgilerin dolaşması kurum tarafından yaratıldığı için kişisel olarak bu yakınmayı uygun karşılamıyorum, şu unutulmamalı bilgi paylaştıkça değerlenir.
OYAK KİŞİSEL OLARAK BUGÜNE KADAR BİLGİ EDİNME KANUNU KAPSAMINDA YAPILAN BAŞVURULARA KURUMUN TABİRİ İLE ÜYELERİNE BİLE KANUN KAPSAMINDA OLMADIĞINI İDDİA EDEREK BİLGİ VERMEMİŞTİR.Kamu İhale Kurumunun kararı şu şekildedir,Devlet İhale Kanunu'nun yerine 1 Ocak 2003'te 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu yürürlüğe girdi. Bu kapsamdaki tüm kuruluşlar kanunu uygulamak zorunda. Yani her türlü mal ve hizmet alımları ile yapım işleri için mevzuata uygun ihale açılması gerekiyor. Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı bir tüzel kişilik olarak kurulan OYAK, eski kanuna göre imtiyazlıydı ve özel şirket gibi davranabiliyordu. Yeni kanunla imtiyazı ortadan kalkan OYAK'ın buna rağmen 7 yıldır hâlâ İhale Kanunu'na tabi değilmiş gibi hareket ettiği belirtildi. Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yapılan bir ihaleye ilişkin şikâyet başvurusu üzerine KİK, OYAK'ın yarıdan fazla hissesine sahip olduğu Bolu Çimento Sanayi AŞ'nin 4734 sayılı kanun kapsamında bulunup bulunmadığını belirlemek için toplandı. Kamu İhale Kurulu'ndan OYAK için şok bir sonuç çıktı. OYAK'ın yazılı olarak yaptığı 'biz özel hukuk hükümlerine tabiyiz' itirazına rağmen, kurul OYAK'ın da İhale Kanunu'na uyması gerektiğine hükmetti. Kararda, "OYAK'ın MSB'ye bağlı ve TSK mensuplarına bu kanunda yazılı sosyal yardımları sağlamak üzere kurulduğu, temsilciler kurulu, genel kurul, yönetim kurulu ve denetleme kuruluna milli savunma bakanı tarafından üye seçildiği, kurumun her çeşit malları ile gelir ve alacaklarının devlet malları hak ve rüçhanlığını haiz olduğu, bunlara karşı suç işleyenlerin devlet mallarına suç işleyenler gibi tatbikata tabi tutulacağı, kanunun 17. maddesinde belirtilen üyelerin maaşlarından zorunlu kesinti yapılacağı tespit edildiğinden, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır." ifadelerine yer verildi, bu karardan da anlaşılacağı gibi OYAK kamu ihale kanunu kapsamında olduğuna göre eğitim alanım hukuk olmamakla birlikte örnek vermek gerekir ise ,belediyelerde İçişleri Bakanlığı'na bağlı tüzel kişilik olarak bilgi edinme kanunu kapsamında bulunuyor aynı devlet yapısının diğer bir kurumu olan MSB'de kamunun bir kurumu ve Kamu İhale Kurumunun da OYAK'ın MSB'ye bağlı bir tüzel kuruluş olarak tescil edildiğinden 09.10.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu kapsamında olmadığı iddia edilemez,bu konuda kurumun hukuk başdanışmanı Prof. Ejder YILMAZ Beyefendi hukukçu olarak kurum yönetim kuruluna bunu açıklamalıdır. Kurum 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun uygulanması hakkındaki yönetmeliğin geçici 5nci maddesine göre internet sayfasında bilgi edinme kanununa göre yapılacak başvurular için düzenleme yapması gerekir iken bütün gücünü iştirakçisi olan bizlere yüksek nema artışı temin etmeye yönelmiş olması, iş ve işlem yoğunluğu sebebi ile bu konuya yeterli zamanı ayıramadığını düşünüyorum ama kurumumun bu hatırlatmadan sonra bu eksikliği gidereceğine inanıyorum. 1961 yılında yasalaşan 205 sayılı özel kanunun yıllar içerisinde değişen genel kanunların üzerinde olamayacağı genel kanun hükümlerine aykırı davranılamayacağı kamu ihale kurumu tarafından tescil edilmiştir.
Sayın, OYAK yönetim kurulu başkanı; yazılı olarak belirttiği görüşünde ; OYAK Temsiliyete göre kurulmamış bir kurumdur.Üyelik hakkını kazanan herkes,sınıf,rütbe,statüsüne bakılmaksızın OYAK nazarında eşit üyedir.Bireysel eşitlik ve kaynakların adil dağılımı,hak ve hizmette eşit kullanılmaktadır.Temsil konusu, kanunun 3ncü maddesinde temsilciler kurulu üye seçiminde kuvvet ve üye sayılarına göre tespit edilmesinde kullanılmıştır, diye yazdığı ifadesinde temsiliyetin olmadığı bir kurumda bireysel eşitliğin ve adil temsiliyetin olduğundan söz edilebilir mi? Bu eşitlik sanırım yazılı ifade de eşitlik, yönetim kurulu başkanı ve genel müdür tek ağızdan OYAK TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN BİR PARÇASI DEĞİLDİR cümlesine vurgu yapıyorlar o zaman şirketlerin yönetim kurulları ile kurumun bazı şirketlerini yöneten yada çalışan emekli subayları kim görevlendiriyor, OYAK'a atılım yaptıracak olanlar emekli subaylarda mı ülkedeki diğer firmaların haberimi yok? 2006 yılında kuruma yaptığım müracaat ta yanıt verecek adres olarak gösterilen genelkurmay personel daire başkanlığında o zaman görev yapan Deniz kuvvetleri komutanlığından Haluk isimli albay şirketlerin yönetim kurullarında görev yapacak kişilerin belirtilen miktarlara göre listeleri kuvvetlerden geldikten sonra genelkurmay tarafından OYAK a gönderilip şirketlere atamaları yapılır diye ifade edilmişti hangi söylenen ifade doğru? Yönetim kurulunun 50nci genel kurulca seçilen üyeleri olarak Sayın Tümgeneral İlhan TALU ile Tümamiral Hasan UŞAKLIOĞLU'nun özgeçmişleri yazıldıktan sonra OYAK yönetim kurulu üyeliğine &&& tarihinde ilk toplanacak genel kurula kadar vazife görmek üzere atanmış ve 50 nci genel kurul tarafından seçilmiştir ifadesi üzerine sayın yönetim kurulu başkanı ve genel müdüre şu soruyu yöneltmek gerekir madem OYAK TSK'nın bir parçası değil ise halen görev yapan kamu personelini OYAK yönetim kuruluna atama gücünüz var mı atamanın büyük bir olasılıkla genelkurmay başkanlığınca yada milli savunma bakanlığınca yapılması gerekiyor o zaman genel kurul atanan bir personeli nasıl seçiyor? Sivil hissedar temsilcileri hariç hepsi muvazzaf subay astsubay uzman erbaş olan personelin atanan personeli seçmeme olanağı var mı? Atanan personelin nasıl seçildiği dünya üzerinde OYAK'a ait anlaşılamayan özel bir sistem olması gerekir. Bu olsa olsa OYAK nu yönetenlerin kendi vicdanlarını rahatlatma yöntemidir.
Sayın genel müdür Ş.Coşkun ULUSOY Beyefendi OYAK ta göreve başladığı 2000 yılından birkaç yıl sonra dergide şöyle bir cümlesi hoşuma gitmişti, ÜYELERİMİZ İLE ARAMIZDAKİ RABITAYI SAĞLAYAMADIK şeklindeki öz eleştiriyi okuyunca bizlere saplantılı olarak bakan insanlardan farklı bir bakış açısı ile sorunlara bakacağı duygusuna kapılmıştım, daha sonrada İstanbul da oturduğu binada köpek beslenmesi ile ilgili hukuki olarak kazandığı başarıyı örnek alarak 2007 yılında İstanbul dan satın aldığım binanın kat malikleri toplantısında apartman yönetim planına ileride dairelerde sorun olabilecek evcil olan yada olmayan hayvanları beslemek isteyen sözde hayvanseverlerden oluşabilecek huzursuzlukları engellemek için konuyu açıklıkla yazarak bu tehlikenin yaşanmaması ile ilgili hukuki önlemi aldık,en son 03-15 haziran 2010 tarihlerinde bulunduğum; İtalya,Fransa ve Slovenya da köpek beslenmesi ile ilgili çılgınlığı görünce sayın genel müdüre bir kez daha hak verdim,bütün kaldırımlar köpeklerin tuvalet alanı Fransa'nın Cannes şehrinde her sokakta temizlik için hayvan sahipleri tarafından kullanılmak üzere belediye tarafından konulan sabit poşetlikler vardı ama kaldırımlar sıcaktan köpek idrarları nedeni ile çok kötü kokuyordu,hayvanlar doğalarına aykırı şekilde işkence ile yaşatmaya mecbur eden, mutsuzluğa gömülmüş Avrupalının terapisti olarak görev yapıyorlar. Sayın genel müdür aradan geçen yıllarda OYAK kurumunu daha şeffaf , hissedarlarına hesap verebilir , tüm dünya da evrensel insan haklarına göre ilkeleri belirlenmiş bir kurum oluşturmasını izlemek isterdim, aradan geçen yıllarda sayın genel müdürün muvazzaf ve emekli generallerin söylemi ile aynı dili konuştuğunu dergideki ifadeleri bende bu düşünceleri uyandırıyor, son yıllarda bilcümle aynı nakarat emeklilik fonuyuz peki ondan önce ne idi OYAK? her emeklilik fonunun özel kanunu mu var ? sayın genel müdürüm kusura bakmayın genel kurul da yaptığınız konuşma ekonomist iktisatçının dışında siyasetçi konuşması ile aynı şablon da siz bizlerden daha deneyimlisiniz , hizmet üretilen yerde daha çok eleştiri olması doğal karşılanmalı, bir kurum yada kişi faaliyet içerisinde değilse eleştirilecek yanı da yoktur. Sizin göreviniz sizi medya üzerinden eleştiren siyasetçiler gibi yandaş medyada yazanlar diye yanıt vermek polemiğin içine girmek şu kadar nema iyidir diye savunmak yada birilerini ayıplamak utanmıyorlar demek olmamalı, neden sürekli gazeteciler şahsınıza kurumda görev yaparken general ve amiraller size etki ediyor mu diye soru sorma ihtiyacı hissediyorlar , neden ülkedeki diğer holdinglerin yöneticilerine bu soruyu sormuyorlar kişisel olarak bunları bile okumak kurum tarafından önemsenmediğimiz halde bizleri sizlerden daha fazla yaralıyor, bu konuları sizin bana göre olmayan halkla ilişkiler biriminizin yapması gerekiyor bunlarla uğraşmaktan kendinizi alıkoymanızı öneririm, sizin göreviniz tüm dünyadaki iktisadi faaliyetleri bir dağın zirvesinden yada gökyüzünden yere bakar gibi görüp kurumu sözde değil özde dünyada saygın konuma getirmek kuruma bölge ve dünya ölçeğinde markalar yaratmaktır.Bunca büyük olduğunu iddia eden kurumun dünya çapında 50 yılda yarattığı bir bilinen markası olmalı idi, beklide var ama bilmiyor olabilirim,Dünya ölçeğinde olduğu iddia edilen bir kurumun dergisinin ilk sayfasında asker üniformalı kişilerin resimlerini Türkçe bilmeyen birisine gösterseniz eminim şu düşünceye kapılacaktır, acaba bu resim rus kızıl ordu korosunun resmi olabilir mi diye size soracaktır. Fortune dergisinin sıralamasında 2009 verilerine göre dünyanın en büyük 500 şirketi sıralamasında Türkiye den yalnızca KOÇ holdingin ismi geçiyorda OYAK nerede? Evrensel hukukun geliştiği ülkelerde firmaların bütün yapılarının sorgulandığını iyi biliyorsunuz, en son örneği basından duyduğumuz manken Naomi CAMPBELL in Liberya eski devlet başkanından hediye olarak aldığı elmas yüzük nedeni ile uluslar arası savaş suçluları mahkemesinde ifade vermeye çağrılması henüz yakın zaman örneği, Çin de bu konuda sık sık eleştirilmekte bugün uyguladığı sistemin totaliter kapitalizm olduğu ifade edilmektedir. Bugün OYAK GENELKURMAY tarafından yönetilen bir kurum olduğu sizlerin tabiri ile üyelerinin çoğunluğunun ruh dünyasındaki görüşüdür, bunu dergiye yazarak düzeltemezsiniz aynı durum askeri vakıflarda da geçerlidir. Yurtdışında bulunduğum 13 gün boyunca dünya kupasının başlangıç maçı hariç televizyon seyretmedim,gazete okumadım,hiçbir ülkeye girerken yada çıkarken kimse durdurmadı kimlik kartımı sormadı, havalimanı hariç hiçbir yerde güvenlikli kapıdan geçmedim,araç kiraladığımda yalnızca pasaport numaramı ve ehliyetimi istediler,telefondaki navigasyon özelliği sayesinde hiç kimseye yol sormadım,şehir haritaları sayesinde tarihi ve turistik alanları dolaştım,ülkemizdeki gibi her yönetim değiştiğinde sokak ve cadde isimlerinin değişmediğini binalara monteli olduğunu gördüm insanların insanca yaşam alanları oluşturduğunu insanların rahatsız olmadan yaşadığını gördüm,dönüp kurumuma baktığımda sanki kayıkçı kavgası genel kurul toplantısına gelen üç kişiyi dahi içeri almayan bu durumu da inatla içeriği ne ise 1961 tarihli çalışma tarzı talimatına atıfta bulunan talimatında bir kişinin iradesi ile imzalandığını değiştirilemez ilahi kural olmadığını bildiğimiz halde kurumun kapalı kast sistemi ile yönetilmeye devam edilmek istenilmesinin gönüllerin kırılmasının hangi ölçüsünü savunalım, OYAK güvenlik firması başbakanın bile eleştirilerine maruz kalarak ülke gündemine geldi ama kamuoyunu rahatlatıcı bir açıklama gelmedi halbuki şeffaf sorunları ve olayları yönetebilen firmaların böyle olmayacağını hepimiz biliyoruz,şimdi özel güvenlik hizmeti satın alacak hiçbir kişi yada firmanın siyaset kurumunu karşısına alacak şekilde bu firmadan hizmet alacağını düşünmüyorum neden şaibesiz aynı hizmeti veren firmalar var iken buradan hizmet alınsın sonuçta seçenek çok bu firmanın hizmet alanı kendi kurumumuz alanında belirli bir süre sınırlı kalacaktır,şimdi kurumun hissedarlarının bu davranış nedeni ile oluşacak iktisadi kaybın sorumluluğunu kim üstlenecek? Bu kurum iktisadi bir kurum mu yoksa güç aktörlerinin aracı mı ?
Sayın J.Tüm. Harun OCAKLI Denetleme kurulu üyesi olarak yaptığı konuşmada ARBİTRAJ gelirinden söz ederken konuşma sırasında soru soran Sayın Orgeneral Bekir KALYONCU bilmediğimiz terimler var ARBİTRAJ filan diyor,yani mutlaka arkadaşlar bunları bilmiyorlardır.Müsaade edersiniz onları bir açıklamak gerekiyor sözü üzerine konuşmacı faiz gelirleri elde etmek amacıyla kısa vadeli kredi kullanıp gelirleri artıracak yatırımların yapılması olarak açıklama yapmıştır.Halbuki ARBİTRAJ T.C Merkez Bankasının sözlüğünde : Herhangi bir menkul kıymetin, dövizin veya malın bir piyasadan alınıp diğer bir piyasada satılarak (kıymetler birbiri ile değiştirilerek) risksiz bir şekilde kar edilmesi işlemidir. Arbitraj işlemleri piyasalar arasındaki fiyat farklılıklarının azalmasına yol açar. Günümüzde iletişim teknolojisinin artması ve bilgiye ulaşma maliyetinin düşmesi ile piyasalar arası fiyat farklılığı son derece düşük olmakta, ortaya çıkan farklılıklar anlık olarak bu tür işlemlerle ortadan kalkmaktadır.
Yani ARBİTRAJ faiz geliri elde etmek değildir, faiz gelirinde borç verilen tarafla vadesi ve faiz oranı yazılı olarak belirlenen bir anlaşma mevcutken arbitraj da böyle bir durum söz konusu değildir. Bu konuda genel kurul yanlış bilgilendirilmiştir.
Sayın J.Mly.Alb.A.Tayyar ERAY yaptığı konuşmanın bir bölümünde; Ancak 2009 yılında genel üye beklentilerinin altında gerçekleşen kurum karlılığının doğal olarak bir irdeleme oluşumuna neden olduğu birçoğu eksik veya yanlış bilgiye dayalı mukayese ve yorumların yapılmasına zemin oluşturduğu görülmektedir, diye düşüncesini ifade etmiştir, kurumun karlılığının azalmasındaki tek suçlu küresel kriz midir?Diğer konuşmacı Sayın J.Lv.Alb. Mustafa ÇIRPICI 2009 Yılı olağan genel kurulunda yıllık nema oranı konusunda ÜFE veya TEFE den yüksek olana 15 puan eklenerek belirlenmesi hedef kriteri olarak değerlendirilmiştir cümlesinden sonra nedenleri konusunda açıklamalarda bulunmuştur, daha önceki yıllarda da OYAK dergisinde yazılı olarak ifade edilen yıllık enflasyonun üzerine 20 puan eklenmesi idi, sonuçta kurum basit değimle para alıp satmıyor gücünün büyük bölümü üretimden kaynaklanıyor, kurumun gücünü hiçbir zaman ÜFE ve TÜFE yada yıllık enflasyonla değerlendirilmeyeceğini kurumu yönetenlerin bizden iyi bileceklerine eminim , krizle birlikte yüzde yirmi büyüyen istihdamı artan ama karlılığı aynı kalan SARAR gibi firmalarda var bunu kim mi söylüyor tabiî ki bu firmanın yönetim kurulu başkanı Bloomberg tv kanalında açıklıyor, OYAK'ın böyle bir şirketi var mı iştirakçileri olarak bizde bilmiyoruz. J.Per.Alb. Zeki YÜKYAPAN yaptığı sunumda OYAK üye anketinde yalnızca muvazzaf personelin katılması 43 bin civarındaki emeklilik sistemindeki personelin ankete katılmaması değerlendirilmeye alınmaması ilginç OYAK tan beklenti anketine katılan çalışan personelin sorulan sorulardan üç sorunun toplam oranı yüzde yirmi ile; adil,şeffaf,eşit daha profesyonel yönetilmesi,OYAK yönetiminde söz sahibi olmak,daha çok bilgilendirmenin yapılması istekleri oluşturmuştur,bu isteklere OYAK'ın yönetim ve denetim yapısı demokratik olmadığı sürece gerçekleşme olanağının düşük olduğunu düşünüyorum, kendi iradesi ile kurumun kuruma göre üyelerince beklenen demokratikleşmeyi kurum kendi iradesi ile yapabilecek mi yoksa ülkemizdeki 2001 ekonomik krizindeki gibi Sayın Kemal DERVİŞ gibi küresel ekonomik aktörler tarafından kendisine verilen reçete ile bir gecede otuzdan fazla yasanın cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak jet hızı ile resmi gazetede yayınlanması sonucu sıcak paranın gelmesi gibi kurum başkalarının iradesinin kendisine hükmetmesini mi bekleyecektir, ama şu anki görünüm genel kurmay başkanlığının bizden daha ileride bulunan ülkelerin silahlı kuvvetlerinin yönetim ve özlük hakları biçimlerine göre kendisini yenileme çalışmalarında bulunduğu izlenimi vermemekte yalnızca hareketsiz beklemekte OYAK da aynı görünüm içerisinde hareketsiz beklemektedir.
Sayın P.Kd.Bçvş. Nihat DOĞAN ile Hv.Slh.Müh..Kd.Bçvş. Güven TAYLAN'ın yaptığı sunumlar benzetmek gerekir ise oldukça iddialı açıklamalar bu açıklamaların kurumda bu ekonomik düşünceleri oluşturanlar tarafından açıklanması daha uygun olur, bu açıklamaları siyasi iktidarlar bile yapmaktan kaçınırlar, bu öngörüler yıllarını ülke ve dünya ekonomisini inceleyen deneyimli kişilerin ifadeleri olması gerekirken 2010 yılında ihracat ve ithalatta önemli artışlar meydana gelmeyeceği öngörülmüş,ama ilk beş ayda geçen yıla göre ihracat yüzde otuz beş artış , büyüme yüzde on beş artış meydana geldiği DİE tarafından açıklanmıştır, ülkemiz dünyadaki gelişmiş yirmi ülke içerisinde Çin'den sonra en hızlı büyüyen ikinci durumdadır.Sanayi ve ticaret bakanı yaptığı açıklamada 2008 yılından sonraki en hızlı ihracat artışı hızının yakalandığını ifade etmiştir,şuan için 2009 öncesine dönülmese de hala piyasalarda belirsizlikler olsa da eğilim yönünü yukarı çevirmiş durumdadır,bir değerlendirme de kişisel olarak yapmak istiyorum, ihracattaki artış , kapasite kullanım oranları ve istihdam bu şekilde artmaya devam ettiği sürece 2010 yılında kurumun en az yüzde otuz ve üzerinde nema artışı sağlayacağını, kurumun 2010 vizyonundaki yüzde on nema artışının şuan ki görünüme uymadığını söyleyebilirim, bunu sağlayamayacak yönetim kurulunun da kendi iradeleri ile OYAK tarihinde ilk kez bu ve üzerindeki nemayı sağlayamadıkları takdirde istifa etmeleri örnek davranış olacaktır,ayrıca kurumun 2009 yılı bilançosunda bile neden karlılıkta bile bu kadar sert düşüş olmadığı halde nemalardaki bu kadar sert düşüş olmasının nedenlerini açıklamalıdır,sağladıkları nema oranlarının brüt olduğunu bunlardan yaptıkları kesintilerden sonra net rakamları hissedarlarına açıklamalıdırlar, bu iddia ettiğim oranın gerçek piyasa oranları olduğu görüşündeyim, bunun en canlı basit görülebilir örneği büyük şehirler de boş alanlara ya da çöp konteynırlarına poşetle bağlanan bayat ekmekler ile hazır gıda sektörünün akşamdan gece yarısına kadar evlere sipariş götüren motorlu sipariş elemanları kriz ile birlikte bu göstergeler bıçak gibi kesilir iken şimdi eskisinden bile daha çok sipariş alıyorlar, bu yalnızca sokak ve caddelerdeki gözlemin farklı bir değerlendirme açısı , bu gözlemi hiçbir zaman firmaların gücü ile kıyaslamak uygun değil bu örnek yalnızca durmuş olan kalbin yeniden kan pompaladığını anlatmak amacı ile verilmiştir, kurum bugüne kadar yalnızca generaller ve emekli subaylar tarafından yönetilmiş halada aynı gruplar tarafından yönetilmeye şirketlerde işe alınanlar emekli subaylardan oluşturularak pozitif ayrıcılık devam etmektedir, kurumun ifadesi ile sekiz emekli astsubay da bu çerçeveye dahil edilmiştir,uzman personel ve sivil memurlar ise hiçbir zaman sanırım kendilerini kuruma ispat yöntemlerini bilemediklerinden değerlendirmeye alınmamışlardır,kurumun geri kalanlar için uyguladığı yönetim şekli Ayağa kalkamayacak kadar köstekle, yere düşmeyecek kadar destekle yöntemi uygulamaya, siz yönetime karışmayın bizi eleştirmeyin ama verdiğimizle de yetinin şekli halen devam etmektedir. 26 Mayıs 2010 tarihinde Bloomberg tv kanalındaki programa konuk olarak katılan Dünya gazetesi yazarı Sayın Rüştü BOZKURT Şirketlerle ilgili bazı önerilerde bulunmuştur, bu önerilerin kurumuma yararı olur düşüncesi ile paylaşmak istiyorum.
KENDİNİ YENİLEMEYEN ŞİRKETLER ÖLÜME TERKEDİLMİŞ DURUMDADIR.
HER FİRMADA KRAL ÇIPLAK DİYE SÖYLEYEN KİŞİLER OLMALI
ŞİRKET YÖNETİMLERİ SIRADAN OLMAMALI
DANIŞMANLAR AYKIRI İNSANLAR OLMALI, YOKSA YALNIZCA DANIŞILAN OLUR.
Günümüzde sorunların virüslerden daha hızlı yayıldığını biliyoruz, kurum edindiği ekonomik güç ile kendisini eleştirenleri kendi üyelerini emrindeki maaşlı hukukçuları ile orantısız güç kullanarak yaşamlarını ilahi yaradan dan önce beklide bilinçsiz olarak sonlandırmak için çaba göstermektedir,emir komuta zincirinden ayrılarak emekli olmuş yalnızca edinebildiği bilgi ölçüsünde kendisini eleştirenleri ,daha önce kuruma sözlü ve yazılı olarak da ifade ettiğim gibi iletişim kurmak yerine bak size sembolik beş bin liralık hakkınızda dava açtık bu parayı öderseniz aklınız başınıza gelir tarzındaki uygulama ile yıllardır hiçbir söz hakkı dahi vermediği kurumun tabiri ile üyelerini ve ailelerini parçalamaya yok etmeye uğraştığının farkında değiller, onların çalışma tarzı talimatlarına göre karşı çıkan eleştiren insanlardan birisinin, bizim tasvip etmediğimiz terbiye yöntemi nedeni ile oluşacak ekonomik ve psikolojik travma nedeni ile dağılacak aile yapısı yada oluşacak intiharlarda vicdanınız rahat olacak ise bu kurumdan hemen ayrılın, o kadar kendinize olan güveniniz var ise kişisel dava açın masrafları da kendi kişisel gelirinizden karşılayın , kişisel olarak size böyle bir yetki vermiyorum, kurumu oluşturan hissedarların çoğunluğunun da size bu yetkiyi vermeyeceğini eminim,siz bu kurumun yöneticileri olarak arslan terbiyecisi değilsiniz, bu gibi düşünceleriniz var ise bizim toplum ve aile yaşantımızda da böyle bir yöntem yok, eğer biz 250 bin kişiyi aşkın büyük bir aile olduğumuzu iddia ediyor isek , biz çocuklarımızı böyle terbiye etmiyoruz, bizden daha gelişmiş ülkelerde yaşasa idiniz ailenize karşı bu davranış sebebi ile devlet ailenizi koruması altına alır sizde yalnız kalırdınız, onlar gibi bir yada iki köpek edinir ekonomik gücünüz de olmazdı,eğer bizler olmasaydık kurum ve onun olanaklarından yararlanan sizler ve nüfuzunuz olamazdı, siz ne olurdunuz diye sorarsanız bizde değişen bir şey olmazdı , merak ediyorsanız size göre kurumdan ilişiğini kopardı dediğiniz kişilerin yaşantılarına bakın ama sizler velinimetlerinizi kaybederseniz bizler olmasak sizler nasıl bizden daha iyi ölçülerde yaşardınız, ümit ederim bu kurumda çalışanlar bize tepeden bakanlar bunun farkındadırlar, şirketlerin yönetim kurullarında yada şirketlerde çalışan emekli subaylara özlük hakları verilmese kaç kişi kurumda çalışmak için gönüllü olur, bu yerleri elden bırakmamak için 205 sayılı özel kanunun arkasına sığınmazlar, herkes için eşitlik ise tüm asker kökenliler ile yapılacak incelemelerden sonra kriterlere uymayan nüfuz ile kuruma yerleştirilen yakınların kurumdan ayrılması , yönetim ve denetim yapısı ile genel kurul yapısının temsiliyete dayalı normal şirket yapısına dönüştürülmesi durumunda sorunların biteceğini düşünüyorum,bu görüşte benim kişisel düşüncem, sürçü lisan ettimse affola,Saygılarımla
OSMAN KARAÇOBAN
Em.Tnk.Kd.Bçvş.
GSM: 0506 7837900
ELKTRONİK POSTA ADRESİM: karacoban1@mynet.com
İbrahim ÜSTÜNKAYA
19 Temmuz 2010 17:26
ANTALYA TEMAD Yönetimine seçilen arkadaşlarımı kutlar başarılar dilerim.Yakınen tanıdığım Aydın KILINÇ ve Fikret HANÇER'in ANTALYA TEMAD'a güç katacağına inanıyorum.Saygılar sunarım
Özgür GENCER
19 Temmuz 2010 16:55
Yıllardır bir emirleri ile ölüme gittiğimiz bazı kişilerin nelerle uğraştıklarını ibretle izliyoruz. Aşağıdaki linkteki ses kaydını ibretle izleyiniz.
http://www.dailymotion.com/video/xe1e7n_balyoz ycu-paya-firti naynyn-syrdayy_news
http://www.dailymotion.com/video/xe1e7n_balyoz ycu-paya-firti naynyn-syrdayy_news
Halil KUR
19 Temmuz 2010 12:37
TÜRKİYE EMEKLİ ASTSUBAYLAR DERNEĞİ MERSİN MERSİN İL BAŞKANLIĞININ KIBRIS BARIŞ HAREKATININ 36 NCI YIL DÖNÜMÜ KUTLAMA MESAJI
BÜYÜK TÜRK ULUSU VE ONUN BİR PARÇASI OLAN KIBRIS TÜRK HALKI RUM ZULMÜNDEN VE KATLİAMLARINDAN KURTULMAK İÇİN KAHRAMAN TÜRK ASKERLERİ VE KIBRIS TÜRK MÜCAHİTLERİ İLE 20 TEMMUZ 1974 TARİHİNDE MUTLU BARIŞ HAREKATINI GERÇEKLEŞTİREREK KIBRIS TÜRK HALKINI ÖZGÜRLÜK VE EGEMENLİĞİNE KAVUŞTURMUŞTUR
M.KEMAL ATATÜRK'ÜN YURTTA SULH CİHANDA SULH İLKESİNİ TAM ANLAMIYLA BENİMSEMİŞ TÜRK ORDUSU VE KIBRIS TÜRK MÜCAHİTLERİ ÜSTÜN EĞİTİM DÜZEYİ, KAHRAMANLIĞI VE CESARETİ İLE TÜM DÜNYANIN TAKDİRİNİ TOPLAMIŞTIR.
RUM ZULMÜNDEN KURTULAN KIBRISLI SOYDAŞLARIMIZ MEHMETCİKLE KUCAKLAŞIP BÜYÜK BİR ÖZLEM VE GÜVENLE ONLARI BAĞRINA BASARAK SEVGİ VE GÖZYAŞLARIYLA TÜRK ASKERLERİNE SARILMIŞTIR.
BU HAREKATTA 498 TÜRK ASKERİ, 70 KIBRISLI MÜCAHİT VE 270 KIBRISLI TÜRK VATANDAŞ ŞEHİT OLMUŞTUR.
AKDENİZİN 3 NCÜ BÜYÜK ADASI OLAN KIBRISIN, BARIŞ HAREKATI İLE YUNANİSTANA İLHAKI ÖNLENMİŞ VE CUNTA HÜKÜMETİNİN DEVRİLMESİYLE YUNANİSTANA DEMOKRASİ YÖNETİMİ GERİ GELMİŞTİR.
MUTLU BARIŞ HAREKATININ MERSİNDEN BAŞLAMASI İLİMİZİN BÖYLE TARİHİ BİR GÜNE TANIKLIK ETMESİ, BARIŞA, HUZURA, GÜVENLİĞE VE CUMHURİYETE ULAŞILAN YOLDA İLK ADIMIN ATILDIĞI YER OLMASI SON DERECE ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR.
BU DUYGU VE DÜŞÜNCELERLE KIBRIS TÜRK HALKININ BU GÜNLERE GELMESİNDE HER ZAMAN YANINDA OLAN DEVLETİMİZE, KAHRAMAN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİMİZE, GAZİLERİMİZE ŞÜKRANLARIMIZI SUNAR, VATANLARI UĞRUNA CANLARINI FEDA EDEN ŞEHİTLERİMİZE ALLAHTAN RAHMET DİLER HERKESİN BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMINI KUTLAR SEVGİ VE SAYGILARIMIZI SUNARIZ.
Halil KUR
E.Dz.Kd.Bçvş.
TEMAD Mersin İl Bşk.Yrd.
BÜYÜK TÜRK ULUSU VE ONUN BİR PARÇASI OLAN KIBRIS TÜRK HALKI RUM ZULMÜNDEN VE KATLİAMLARINDAN KURTULMAK İÇİN KAHRAMAN TÜRK ASKERLERİ VE KIBRIS TÜRK MÜCAHİTLERİ İLE 20 TEMMUZ 1974 TARİHİNDE MUTLU BARIŞ HAREKATINI GERÇEKLEŞTİREREK KIBRIS TÜRK HALKINI ÖZGÜRLÜK VE EGEMENLİĞİNE KAVUŞTURMUŞTUR
M.KEMAL ATATÜRK'ÜN YURTTA SULH CİHANDA SULH İLKESİNİ TAM ANLAMIYLA BENİMSEMİŞ TÜRK ORDUSU VE KIBRIS TÜRK MÜCAHİTLERİ ÜSTÜN EĞİTİM DÜZEYİ, KAHRAMANLIĞI VE CESARETİ İLE TÜM DÜNYANIN TAKDİRİNİ TOPLAMIŞTIR.
RUM ZULMÜNDEN KURTULAN KIBRISLI SOYDAŞLARIMIZ MEHMETCİKLE KUCAKLAŞIP BÜYÜK BİR ÖZLEM VE GÜVENLE ONLARI BAĞRINA BASARAK SEVGİ VE GÖZYAŞLARIYLA TÜRK ASKERLERİNE SARILMIŞTIR.
BU HAREKATTA 498 TÜRK ASKERİ, 70 KIBRISLI MÜCAHİT VE 270 KIBRISLI TÜRK VATANDAŞ ŞEHİT OLMUŞTUR.
AKDENİZİN 3 NCÜ BÜYÜK ADASI OLAN KIBRISIN, BARIŞ HAREKATI İLE YUNANİSTANA İLHAKI ÖNLENMİŞ VE CUNTA HÜKÜMETİNİN DEVRİLMESİYLE YUNANİSTANA DEMOKRASİ YÖNETİMİ GERİ GELMİŞTİR.
MUTLU BARIŞ HAREKATININ MERSİNDEN BAŞLAMASI İLİMİZİN BÖYLE TARİHİ BİR GÜNE TANIKLIK ETMESİ, BARIŞA, HUZURA, GÜVENLİĞE VE CUMHURİYETE ULAŞILAN YOLDA İLK ADIMIN ATILDIĞI YER OLMASI SON DERECE ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR.
BU DUYGU VE DÜŞÜNCELERLE KIBRIS TÜRK HALKININ BU GÜNLERE GELMESİNDE HER ZAMAN YANINDA OLAN DEVLETİMİZE, KAHRAMAN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİMİZE, GAZİLERİMİZE ŞÜKRANLARIMIZI SUNAR, VATANLARI UĞRUNA CANLARINI FEDA EDEN ŞEHİTLERİMİZE ALLAHTAN RAHMET DİLER HERKESİN BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMINI KUTLAR SEVGİ VE SAYGILARIMIZI SUNARIZ.
Halil KUR
E.Dz.Kd.Bçvş.
TEMAD Mersin İl Bşk.Yrd.
KIBRIS Barış Harekatı haklı olduğumuz ve zaferle çıktığımız bir harekatın sonunda diplomatık hezimet yaşadığımız yavru vatan için hayatlarını kaybeden şehitlerimize ve aramızdan ayrılan gazilerimize Allahtan rahmet,hayattaki gazilerimize saygılar sunuyoruz.
UMARIZ YÜREKLİ VE VATANSEVER YETKİLİLER KANGREN HALİNE GELEN BU SORUNU ÇÖZERLER
MEHMET ALİ KILINÇ
19 Temmuz 2010 12:13
Bu ülkede daire başkanı, emekli albay ve müsteşardan başka emekli memur yok sanki. Utançlarından olsa gerek Emekli Astsubay, Emekli Öğretmen ve Emekli Hemşirenin maaşındaki artışı listeye koyamıyorlar.
http://www.gazetevatan.com/haber/iste-yeni-m emur-emekli-maas lari/317792/2/Ekonomi
http://www.gazetevatan.com/haber/iste-yeni-m emur-emekli-maas lari/317792/2/Ekonomi
İbrahim GÜNGÖRMEZ
18 Temmuz 2010 22:37
Sevgili M.E.,
Uzun zamandır yoksun ortalıkta,özlettin be kardeşim..
Tam da bu ortamda,biz değerli meslektaşların için için onca tespit ve çabalarınından sonra,diyorum ki;bunca zaman,nasihattan,sırt sıvazlamaktan,yanak okşamaktan başka bir kazanım elde edemeyen bu camia ve ileri!gelenlerine nispet!...
Çıkıversen ortaya şöyle..
Birkaç siyasi parti lideri ile görüşüp,diğerlerinden rendavu filan alsan..Sorunlarımızı anlatsan..
Hatta "kaç yüz bin kişiyi"temsilen konuştuğundan dem vurup;el pençe;"uygun görürlerse"..oya çevirebileceğini;yeter ki imkan verilmesini,arkanızdaki bu muazzam "gücü"dillendirsen diyorum..
Nasıl olsa meydan boş..Haberi olan,hesap soran neredeyse hiç...
Katakulli,matakulli diyenleri boş ver be meslektaşım..İşin ucunda CEYLAN DERİSİ koltuk da var..Sana da yakışır hani!
Ha M.E......
Yakışır kardeşime;tüm camia arkanda....
Not:Eşini-dostunu da haberdar et şimdiden..
Saygılar!meslektaşıma..
Uzun zamandır yoksun ortalıkta,özlettin be kardeşim..
Tam da bu ortamda,biz değerli meslektaşların için için onca tespit ve çabalarınından sonra,diyorum ki;bunca zaman,nasihattan,sırt sıvazlamaktan,yanak okşamaktan başka bir kazanım elde edemeyen bu camia ve ileri!gelenlerine nispet!...
Çıkıversen ortaya şöyle..
Birkaç siyasi parti lideri ile görüşüp,diğerlerinden rendavu filan alsan..Sorunlarımızı anlatsan..
Hatta "kaç yüz bin kişiyi"temsilen konuştuğundan dem vurup;el pençe;"uygun görürlerse"..oya çevirebileceğini;yeter ki imkan verilmesini,arkanızdaki bu muazzam "gücü"dillendirsen diyorum..
Nasıl olsa meydan boş..Haberi olan,hesap soran neredeyse hiç...
Katakulli,matakulli diyenleri boş ver be meslektaşım..İşin ucunda CEYLAN DERİSİ koltuk da var..Sana da yakışır hani!
Ha M.E......
Yakışır kardeşime;tüm camia arkanda....
Not:Eşini-dostunu da haberdar et şimdiden..
Saygılar!meslektaşıma..
Ahmet ÖZDEN
18 Temmuz 2010 13:29
TEMAD Gn.Başkanının siyasi parti temasları toplumsal ise şapka çıkarılır.
Ama siyasi ikbal içinse bu oyun daha önceki seçimde olduğu gibi bozulur.
Organize bir planla işin üstüne gidilirse M.E.ler değil E.Astsubayların gerçek temsilcileri TBMM'de bu toplumu temsil edebilir.
Endişede haklısınız!
Ama siyasi ikbal içinse bu oyun daha önceki seçimde olduğu gibi bozulur.
Organize bir planla işin üstüne gidilirse M.E.ler değil E.Astsubayların gerçek temsilcileri TBMM'de bu toplumu temsil edebilir.
Endişede haklısınız!
Hasan Aykurtlu
18 Temmuz 2010 13:24
Bizler 3.ve 2.dereceden emekli KARA,HAVA ve DENİZ Assubaylarıyız.Bizleri açlık sınırında yaşamaya mahkum eden, Genelkurmay Başkanı,Başbakan,M.S.B.'ı.Bizleri bin lira civarında emekli maaşı ile geçinmeye zorladıkları için ALLAH onları bildiği yapsın.
Adil KAHRAMAN
18 Temmuz 2010 11:43
TEMAD BAŞKANI PARTİLERİ ZİYARET EDİYOR BUNU DOĞAL VE MEMNUNİYETLE KARŞILADIĞIMIZI BELİRTİRİM. LAKİN ZAMANLAMA VE BU ZİYARETLERDEN ŞUBELERİN HABERDAR OLMADIĞI CHP BAŞKANINI ZİYARETE İSE İKİ MECLİS ÜYESİ TEMAD BAŞKANI DIŞINDA DİĞER BAŞKANLARDAN TEMSİLCİ OLMAMASI HEM İLGİNÇ HEM DÜŞÜNDÜRÜCÜDÜR.
BU ZİYARETİN HAKLARIMIZI ANLATMAKTAN ÇOK SİYASET KOKTUĞU AŞİKARDIR.
TOPLUMUN DÜŞÜNCESİ DİKKATE ALINMADAN KİMSE ASTSUBAYLARI BİR PARTİYE YAMAMAYA VE BİZİM OYLARIMIZI KİŞİSEL HESABA YÖNELTME HESABI YAPMASIN, KASABA POLİTİKALARI ARTIK GEÇERLİ DEĞİLDİR. BU TOPLUM KENDİSİNE AÇIK VE DÜRÜST DAVRANAN YÖNETİCİLERİ İSTİYOR, ÖNCEKİ SEÇİMLERDE BÖYLE DAVRANILDIĞI İÇİN FİYASKO YAŞANDI. YÖNETİCİLER BİZLERİ TEMSİL ETTİĞİNİ UNUTMASIN, ÇÜNKÜ SONU HÜSRANLA BİTER. BİZLER KADAR KENDİLERİ DE KAYBEDER HATIRLATALIM. SAYGILAR SUNUYORUM.
BU ZİYARETİN HAKLARIMIZI ANLATMAKTAN ÇOK SİYASET KOKTUĞU AŞİKARDIR.
TOPLUMUN DÜŞÜNCESİ DİKKATE ALINMADAN KİMSE ASTSUBAYLARI BİR PARTİYE YAMAMAYA VE BİZİM OYLARIMIZI KİŞİSEL HESABA YÖNELTME HESABI YAPMASIN, KASABA POLİTİKALARI ARTIK GEÇERLİ DEĞİLDİR. BU TOPLUM KENDİSİNE AÇIK VE DÜRÜST DAVRANAN YÖNETİCİLERİ İSTİYOR, ÖNCEKİ SEÇİMLERDE BÖYLE DAVRANILDIĞI İÇİN FİYASKO YAŞANDI. YÖNETİCİLER BİZLERİ TEMSİL ETTİĞİNİ UNUTMASIN, ÇÜNKÜ SONU HÜSRANLA BİTER. BİZLER KADAR KENDİLERİ DE KAYBEDER HATIRLATALIM. SAYGILAR SUNUYORUM.
Mesut MAVİTUNA
17 Temmuz 2010 15:30
DEĞERLİ DOSTLARIMIZ, ARKADAŞLARIMIZ O KADAR GÜZEL ŞEYLERDEN BAHSEDİYORLAR Kİ !
ANCAK BUNLARIN HEPSİ
BİRİLERİNİN KULAKLARINA
ULAŞMASINA ULAŞIYORDA.
DUVARDAN SES VAR AMA ORALARDAN SES YOK.
O ZAMAN GÜNÜMÜZE YAKIŞAN BİR SÖZLE BU İŞE NOKTAYI KOYALIM.
MENFAAT SANDALYEYE BENZER
AYAĞININ ALTINA ALIRSAN SENİ YÜCELTİR.
BAŞININ ÜSTÜNE KOYARSAN SENİ ALÇALTIR.
ANCAK BUNLARIN HEPSİ
BİRİLERİNİN KULAKLARINA
ULAŞMASINA ULAŞIYORDA.
DUVARDAN SES VAR AMA ORALARDAN SES YOK.
O ZAMAN GÜNÜMÜZE YAKIŞAN BİR SÖZLE BU İŞE NOKTAYI KOYALIM.
MENFAAT SANDALYEYE BENZER
AYAĞININ ALTINA ALIRSAN SENİ YÜCELTİR.
BAŞININ ÜSTÜNE KOYARSAN SENİ ALÇALTIR.
yusuf karakoyun
17 Temmuz 2010 12:29
Sayın Genelkurmay Başkanımız Uğur DÜNDAR ile yaptığı söyleşide "bir yılımı çaldılar" diyor.
Sayın Genelkurmay Başkanı'mıza sormak istiyorum, sizin bir yılınızı çalanlar,acaba Assubay ve emeklilerinin kaç yılını çaldılar? Bunda sizin de payınız var mı? Tarafınızdan verilipte yerine getirilmeyen sözler de bizim umutlarımızı çalmak olmuyor mu?
Sayın Genelkurmay Başkanı'mıza sormak istiyorum, sizin bir yılınızı çalanlar,acaba Assubay ve emeklilerinin kaç yılını çaldılar? Bunda sizin de payınız var mı? Tarafınızdan verilipte yerine getirilmeyen sözler de bizim umutlarımızı çalmak olmuyor mu?
Mehmet CEYLAN
15 Temmuz 2010 21:19
Merhaba Değerli Meslektaşlarım,
ADANA Şubemize Kolordu Komutanlığınca önerilen Eski Orduevindeki Miralay Köşkü için Milli Emlak onayını beklemekteyiz. Yeni yerin kira ve mefruşat masrafı olarak ihtiyaç duyulan nakit miktarı Genel Merkeze şifahi olarak iletilmiş ve müsait olmadıkları bilgisi alınmıştır. Genel Merkez sitesi de dahil olmak üzere sitelerimizde başta Adanadaki arkadaşlarımız olmak üzere makbuz karşılığı yardım kabul edeceğimiz duyurulmuştur.
Adana Şubesi olarak bu sorunun altından kalkacak güce sahip olduğumuzu ifade etmek isterim.
Bu bağlamda, yardım sözü veren, mesajla desteklerini ileten tüm arkadaşlarımıza saygı, sevgi ve şükranlarımızı sunarız.
Mehmet CEYLAN
ADANA Şube Başkanı
ADANA Şubemize Kolordu Komutanlığınca önerilen Eski Orduevindeki Miralay Köşkü için Milli Emlak onayını beklemekteyiz. Yeni yerin kira ve mefruşat masrafı olarak ihtiyaç duyulan nakit miktarı Genel Merkeze şifahi olarak iletilmiş ve müsait olmadıkları bilgisi alınmıştır. Genel Merkez sitesi de dahil olmak üzere sitelerimizde başta Adanadaki arkadaşlarımız olmak üzere makbuz karşılığı yardım kabul edeceğimiz duyurulmuştur.
Adana Şubesi olarak bu sorunun altından kalkacak güce sahip olduğumuzu ifade etmek isterim.
Bu bağlamda, yardım sözü veren, mesajla desteklerini ileten tüm arkadaşlarımıza saygı, sevgi ve şükranlarımızı sunarız.
Mehmet CEYLAN
ADANA Şube Başkanı
Osman Ada
15 Temmuz 2010 18:35
Değerli Arkadaşlarım,
Hükümet imamları arka bahçesi, polisi ise rejiminin teminatı olarak görüyor. Peki bizleri Genelkurmay ne olarak görüyor? Bence üvey evlat bile değil.
Bizi temsil etmek için gösterdikleri gayreti haklarımız için göstermeyen, ANTALYA'DA "açız" diyen meslektaşımıza, "ne yapalım gidip kapılarında mı yatalım" diyenler hak alamazlar.
Bu iki meslek grubu dışında kalanlar haklarını hukuki gerekçeleri ile anlatıp eylem yaparak alıyorlar, o halde biz de haklarımızı EYLEM yaparak alalım diyen arkadaşlarım;
-BU TEMAD EYLEM MEYLEM YAPAMAZ UMUDUNUZU KESİN.
-İSTİSNA BİRKAÇ ŞUBE BAŞKANI DIŞINDA TEMAD BAŞKANLARI LOKALLERİ İLE HAYATLARINDAN MEMNUN OLDUKLARI BELLİ.
-MÜCADELE EDİYORUZ DİYEREK KİŞİSEL EGO PEŞİNDE KOŞANLARIMIZ DA ÇORBANIN TUZUDUR!
UMARIM VİCDANLARINIZ RAHATTIRRRRR...
Hükümet imamları arka bahçesi, polisi ise rejiminin teminatı olarak görüyor. Peki bizleri Genelkurmay ne olarak görüyor? Bence üvey evlat bile değil.
Bizi temsil etmek için gösterdikleri gayreti haklarımız için göstermeyen, ANTALYA'DA "açız" diyen meslektaşımıza, "ne yapalım gidip kapılarında mı yatalım" diyenler hak alamazlar.
Bu iki meslek grubu dışında kalanlar haklarını hukuki gerekçeleri ile anlatıp eylem yaparak alıyorlar, o halde biz de haklarımızı EYLEM yaparak alalım diyen arkadaşlarım;
-BU TEMAD EYLEM MEYLEM YAPAMAZ UMUDUNUZU KESİN.
-İSTİSNA BİRKAÇ ŞUBE BAŞKANI DIŞINDA TEMAD BAŞKANLARI LOKALLERİ İLE HAYATLARINDAN MEMNUN OLDUKLARI BELLİ.
-MÜCADELE EDİYORUZ DİYEREK KİŞİSEL EGO PEŞİNDE KOŞANLARIMIZ DA ÇORBANIN TUZUDUR!
UMARIM VİCDANLARINIZ RAHATTIRRRRR...
veysel çetiner
15 Temmuz 2010 16:46
EMEKLİ ASTSUBAYLAR VE ÇALIŞANLARINA İYİLEŞTİRME YAPMAMAK İÇİN HER TÜRLÜ OYUNUN İÇİNDE OLAN İKTİDAR PARTİSİ,"BÜTCE OLANAKLARI KISITLI, EKONOMİK KRİZ BAHANELERİ" BUNLARIN HEPSİ YALAN PALAVRA, DOĞRU OLAN BİZ İSTEDİĞİMİZE İSTEDİĞİMİZ ZAMAN İYİLEŞTİRME YAPARIZ,AMA SİZ EMEKLİ VE ÇALIŞAN ASTSUBAYLARA İKTİDARIMIZ SÜRESİNDE ZINIK ALAMAZSINIZ...
BUNUN AÇIKLAMASI AÇIKCA BU, ARTIK BU MESAJI TÜM EMEKLİ VE ÇALIŞAN ASTSUBAYLAR VE AİLELERİ GÖRELİM ANLAYALIM.
FAZLA SÖZE GEREK YOK...
SÖZÜN BİTTİĞİ AN..
Yaklaşık 90 bin Diyanet personelinin maaşlarında önemli iyileştirmeler getiren Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Yasası, önceki gün Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.
http://www.gun24saat.com/index.asp?gorev=hab erdetay&id=2748
BUNUN AÇIKLAMASI AÇIKCA BU, ARTIK BU MESAJI TÜM EMEKLİ VE ÇALIŞAN ASTSUBAYLAR VE AİLELERİ GÖRELİM ANLAYALIM.
FAZLA SÖZE GEREK YOK...
SÖZÜN BİTTİĞİ AN..
Yaklaşık 90 bin Diyanet personelinin maaşlarında önemli iyileştirmeler getiren Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Yasası, önceki gün Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.
http://www.gun24saat.com/index.asp?gorev=hab erdetay&id=2748
atilla abaylı
15 Temmuz 2010 14:15
SİNİRLERİNİZE HAKİM OLUN !
SEKİZ YILDA BU ÜÇÜNCÜ İYİLEŞTİRME!.. GÜLE GÜLE HARCAYIN SEVGİLİ İMAMLAR...
SAYIN TEMAD BAŞKANIM SİZ DE DOSYA DAĞITMAYA DEVAM EDİN. SİZ SAYIN YÜZE YAKIN ŞUBE TEMAD BAŞKANLARIM, GENEL BAŞKANINIZI KARŞIDAN İZLEMEYE DEVAM EDİNİZ ...
ATİLLA ABAYLI*İZMİR
http://haber.gazetevatan.com/din-gorevlileri ne-zam/317038/1/Gundem
SEKİZ YILDA BU ÜÇÜNCÜ İYİLEŞTİRME!.. GÜLE GÜLE HARCAYIN SEVGİLİ İMAMLAR...
SAYIN TEMAD BAŞKANIM SİZ DE DOSYA DAĞITMAYA DEVAM EDİN. SİZ SAYIN YÜZE YAKIN ŞUBE TEMAD BAŞKANLARIM, GENEL BAŞKANINIZI KARŞIDAN İZLEMEYE DEVAM EDİNİZ ...
ATİLLA ABAYLI*İZMİR
http://haber.gazetevatan.com/din-gorevlileri ne-zam/317038/1/Gundem
Turhan KALIN
15 Temmuz 2010 14:12
İmamların maaşları ne kadar arttı?
15 Temmuz 2010 Perşembe 08:06
Yasa ile Diyanet personelinin maaşı, 81 lira-792 lira arasında arttı. Düzenleme ile 1'in 4'ündeki bir imamın maaşı, 113 lira artarak bin 578 liradan bin 691 TL'ye yükselecek. Yeni başlayan bir imamın maaşı ise bin 429 liradan bin 510 liraya çıktı. Yasa ile getirilen baş imam olacak imamların maaşı ortalama 324 lira, uzman imamların maaşı ise 215 TL arttı. Diyanet personeline yapılan zammın, ağustos maaşlarına yansıması bekleniyor.
http://www.internethaber.com/imamlarin-ma aslari-ne-kadar-artti-271648h.htm
15 Temmuz 2010 Perşembe 08:06
Yasa ile Diyanet personelinin maaşı, 81 lira-792 lira arasında arttı. Düzenleme ile 1'in 4'ündeki bir imamın maaşı, 113 lira artarak bin 578 liradan bin 691 TL'ye yükselecek. Yeni başlayan bir imamın maaşı ise bin 429 liradan bin 510 liraya çıktı. Yasa ile getirilen baş imam olacak imamların maaşı ortalama 324 lira, uzman imamların maaşı ise 215 TL arttı. Diyanet personeline yapılan zammın, ağustos maaşlarına yansıması bekleniyor.
http://www.internethaber.com/imamlarin-ma aslari-ne-kadar-artti-271648h.htm
ERHAN KOLAĞASI
15 Temmuz 2010 10:22
SAYGIDEĞER ARKADAŞLAR
12-07-2010 tarihli Akşam gazetesinde Genelkurmay Başkanı ile söyleşi köşesinde "Genelkurmay Başkanı'nın da seçmen kitlesi var" deniyor. SUBAYI,MEMURU,UZMAN ÇAVUŞU,ASKERİ ÖĞRENCİSİ,onların aileleri 5-6 milyonluk bir kitleden bahsediliyor
Genelkurmay Başkanımız Astsubay açılımı yaparken, bizlere bir şeyler kazandıracak derken giderayak ismimizi silmekten başlamış, bu verilen rakamlar içinde ASTSUBAY olduğunu sanmıyorum, olsa idi ASTSUBAY kelimesi de olurdu, muazzaf Astsubaylar ve eşleri ,aileleri bu sayının içine dahil değiller demek.
EMEKLİ ASTSUBAY VE AİLELERİNİN OLMADIĞINI kesin bizleri sildiğini zaten biliyoruz.Hepinize saygılar sunarım.
ERHAN KOLAĞASI
KONYA
http://www.aksam.com.tr/2010/07/12/haber/gun cel/14167/basbug_ofkeli_degil_kirgin.html
12-07-2010 tarihli Akşam gazetesinde Genelkurmay Başkanı ile söyleşi köşesinde "Genelkurmay Başkanı'nın da seçmen kitlesi var" deniyor. SUBAYI,MEMURU,UZMAN ÇAVUŞU,ASKERİ ÖĞRENCİSİ,onların aileleri 5-6 milyonluk bir kitleden bahsediliyor
Genelkurmay Başkanımız Astsubay açılımı yaparken, bizlere bir şeyler kazandıracak derken giderayak ismimizi silmekten başlamış, bu verilen rakamlar içinde ASTSUBAY olduğunu sanmıyorum, olsa idi ASTSUBAY kelimesi de olurdu, muazzaf Astsubaylar ve eşleri ,aileleri bu sayının içine dahil değiller demek.
EMEKLİ ASTSUBAY VE AİLELERİNİN OLMADIĞINI kesin bizleri sildiğini zaten biliyoruz.Hepinize saygılar sunarım.
ERHAN KOLAĞASI
KONYA
http://www.aksam.com.tr/2010/07/12/haber/gun cel/14167/basbug_ofkeli_degil_kirgin.html
veysel çetiner
15 Temmuz 2010 01:29
OYAK'ın 2009 yılında iştirak ettiği Aslan Çimento'da neler oluyor
DÜNYANIN EN HIZLI ERİYEN ŞEKERİ VE ÇİMENTOSU!
http://www.gun24saat.com/index.asp?gorev=hab erdetay&id=2722
DÜNYANIN EN HIZLI ERİYEN ŞEKERİ VE ÇİMENTOSU!
http://www.gun24saat.com/index.asp?gorev=hab erdetay&id=2722
Semih Topkaya
15 Temmuz 2010 01:05
MSB'lığı kadrosunda bize cevap veren kişiler de subaylardır ve eşleştirmeleri çok ama çok güzel yapmışlar. Şube md. dr. vs. kişilerden bile fazla emekli maaşı alıyoruz!
Ey cevap veren, niye sen albayın maaşıyla eşleştirmiyorsun? Onu da geçtim, Bnb. emekli maaşıyla benim Kd.Bşçvş. emekli maaşı arasında bile fark varken neden böyle sivillerle karşılaştırıyorlar? Ben mevzide beklerken emir komuta açısından en güvenli bölgede olan Bl.k./Tb.k. ve diğerleri çok güzel emir komuta ediyorlar. MSB'nın bu cevabı yazanına sormalı, kaç gün hangi mevzide kaldın ki Assubayın emekli maaşını devlet memuru ile karşılaştırma yapma cüretini göstermektesin?
Camiama sesleniyorum, verdiğiniz oylar da size çevrilmiş namlu olmuştur. fikir üretmek yerine hala askerlik anılarıyla yaşarsak biliniz ki yerimizde bayağı sayacağız. İleri marş komutuyla hareket değil, hareket emrini kendi kendinize ve beyninize vereceksiniz. Gnkur.Bşk. da bizim için bir şey yapmaz ve yapamaz. Bu statüye en yakın çalışanımız emir Astsubayı, ne demek istediğimi umarım anlatabilmişimdir.Saygılarımla.
Ey cevap veren, niye sen albayın maaşıyla eşleştirmiyorsun? Onu da geçtim, Bnb. emekli maaşıyla benim Kd.Bşçvş. emekli maaşı arasında bile fark varken neden böyle sivillerle karşılaştırıyorlar? Ben mevzide beklerken emir komuta açısından en güvenli bölgede olan Bl.k./Tb.k. ve diğerleri çok güzel emir komuta ediyorlar. MSB'nın bu cevabı yazanına sormalı, kaç gün hangi mevzide kaldın ki Assubayın emekli maaşını devlet memuru ile karşılaştırma yapma cüretini göstermektesin?
Camiama sesleniyorum, verdiğiniz oylar da size çevrilmiş namlu olmuştur. fikir üretmek yerine hala askerlik anılarıyla yaşarsak biliniz ki yerimizde bayağı sayacağız. İleri marş komutuyla hareket değil, hareket emrini kendi kendinize ve beyninize vereceksiniz. Gnkur.Bşk. da bizim için bir şey yapmaz ve yapamaz. Bu statüye en yakın çalışanımız emir Astsubayı, ne demek istediğimi umarım anlatabilmişimdir.Saygılarımla.
RIDVAN TAYHAN
14 Temmuz 2010 22:45
Değerli Arkadaşlarım 14.07.2010 tarihi itibarıyla yeni sitemiz www.yalovatemad.org yayına başlamıştır.
Diğer sitemizde yayında olup yasal süresi dolduğunda kendiliğinden otamatik olarak kapanacaktır.(www.yalovatemad.com)
İlgilenen arkadaşlarımıza ve dostlarımıza duyurulur.
Diğer sitemizde yayında olup yasal süresi dolduğunda kendiliğinden otamatik olarak kapanacaktır.(www.yalovatemad.com)
İlgilenen arkadaşlarımıza ve dostlarımıza duyurulur.
savaş
14 Temmuz 2010 16:42
Adı Adaletle başlayan ve çoğumuzun verdiği oylarla iktidara taşıdığımız "AKP" 12 Eylül'de referandumda bizlere verdiğinin karşılığını onlara vermeliyiz. Yeter artık, açlık sınırının altında yaşayan bizlere bir kez olsun dönüp bakmayan ve her seferinde haklı olduğumuzu söyleyerek bizleri kandıran ve kaynak yokluğunu bahane eden,ekonomik veriler açıklandığında şöyle büyüdük böyle dünya sıralamasına girdik diyenlere sandıkta HAYIR diyerek gerekli yanıtı vermeliyiz...
İmam okulu mezunlarının ve polisin ihya edildiğini sağır sultan bile duymadı mı?
Bir çift sözüm de TEMAD yetkililerine yani yönetimine; ey yöneticiler, bizim haklarımızı ne zaman savunup almayı düşünüyorsunuz?
Geçen 23 Mayıs'tan bu yana uzun bir zaman geçti, eylemi ötelediniz ve ne zaman yapmayı düşünüyorsunuz? Belli ki birileri sizi itmeli, örnek istiyorsanız emekli Uzmanları alın.
Muhalifleri üyelikten atarak,seslerini kısarak,çakma isimlerle kendinizi avutarak haklı olacağınızı ve yerinizi koruyacağınızı sanıyorsanız yanıldığınız anlayacaksınız. Eğer bu yönetimin faaliyetleri sorgulanıyorsa yeni yönetim yola çıkmış geliyor demektir...
Saygılarımla.
İmam okulu mezunlarının ve polisin ihya edildiğini sağır sultan bile duymadı mı?
Bir çift sözüm de TEMAD yetkililerine yani yönetimine; ey yöneticiler, bizim haklarımızı ne zaman savunup almayı düşünüyorsunuz?
Geçen 23 Mayıs'tan bu yana uzun bir zaman geçti, eylemi ötelediniz ve ne zaman yapmayı düşünüyorsunuz? Belli ki birileri sizi itmeli, örnek istiyorsanız emekli Uzmanları alın.
Muhalifleri üyelikten atarak,seslerini kısarak,çakma isimlerle kendinizi avutarak haklı olacağınızı ve yerinizi koruyacağınızı sanıyorsanız yanıldığınız anlayacaksınız. Eğer bu yönetimin faaliyetleri sorgulanıyorsa yeni yönetim yola çıkmış geliyor demektir...
Saygılarımla.
Mehmet Emin Atılgan
13 Temmuz 2010 17:56
LÜTFEN DİKKAT !..
Değerli Arkadaşlarım,
Son derece önemli bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Özellikle büyük kentlerde oturan arkadaşlarımız, can ve mal güvenliğimiz için bu konuya lütfen her zaman önem verelim. Saygılarımla.
-
Polis 4 bin zili 'çalıp, kaçtı'
http://www.milliyet.com.tr/polis-4-bin-zili- calip-kacti-/turkiye/sondakika/10.03.2010/1209402/default.ht m
Değerli Arkadaşlarım,
Son derece önemli bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Özellikle büyük kentlerde oturan arkadaşlarımız, can ve mal güvenliğimiz için bu konuya lütfen her zaman önem verelim. Saygılarımla.
-
Polis 4 bin zili 'çalıp, kaçtı'
http://www.milliyet.com.tr/polis-4-bin-zili- calip-kacti-/turkiye/sondakika/10.03.2010/1209402/default.ht m
Turhan KALIN
13 Temmuz 2010 15:41
ÖZEL BANKALAR ENDİŞELİ KAMU OLUMLU
Toplantıda özel bankaların, promosyon ödemesine sıcak bakmadıkları ve bunun gerçekleşebilir olmadığını ifade ettikleri öğrenildi. Kamu bankalarının temsilcilerinin ise konunun değerlendirilebileceğini belirttikleri kaydedildi.
Toplantıda promosyon ödemesi konusunda herhangi bir rakam önerisinin olmadığı belirtildi.
Taraflar, promosyon ödemesi konusundaki çalışmaların teknik düzeyde sürdürülmesini kararlaştırdı.
http://emekliliktakibi.blogcu.com/sgk- dan-emekliye-promosyon-atagi-hk/8462776
Toplantıda özel bankaların, promosyon ödemesine sıcak bakmadıkları ve bunun gerçekleşebilir olmadığını ifade ettikleri öğrenildi. Kamu bankalarının temsilcilerinin ise konunun değerlendirilebileceğini belirttikleri kaydedildi.
Toplantıda promosyon ödemesi konusunda herhangi bir rakam önerisinin olmadığı belirtildi.
Taraflar, promosyon ödemesi konusundaki çalışmaların teknik düzeyde sürdürülmesini kararlaştırdı.
http://emekliliktakibi.blogcu.com/sgk- dan-emekliye-promosyon-atagi-hk/8462776
AHMET ÖZTAŞ
13 Temmuz 2010 12:47
TEMAD GENEL BAŞKAN YARDIMCISI SAYIN ERGÜL KUMAŞ'IN İTİRAFLARI;
02 TEMMUZ 2010 ilgisi olmadığı halde TEMAD Genel merkezi Sn.Mustafa EROL 4 kişi ile birlikte güzergah dışı önce ALANYA TEMAD'ı ziyaret etmişler. 03 TEMMUZ 2010 günü ANTALYA'ya yanlarında nerden icap etti bilemediğimiz SAKARYA TEMAD İl Bşk.nı da aralarına katılmıştır. Demek ki kendi aralarında yaşadıkları ANTALYA'da bu toplumu da rahatsız eden bir konuşma yapmaya gelmişler.
TEMAD'dan ihraç ettikleri ve TEMAD'dan ihraçlarını onayladıkları 15 kişiye güle güle demişler gibi; önlerine konulan belge hoşlarına gitmemiş olacak ki, bize hoş geldin demek yok mu dediler.
Ellerine geçen resme bakıp; kendilerine söylenen, BİR SİYASİ PARTİYE SİYAH ÇELENK KOYANLARI İHRAÇ ETTİNİZ, ELİNİZDEKİ SİYASİ PARTİ İLE DERNEĞİ SİZİN ONAYINIZ OLMADAN ALET EDENLER NE ZAMAN İHRAÇ OLACAK denince, Sayın Ergün KUMAŞ bak gördünüz mü diyerek itiraf da bulunmuştur. Ellerinde tüm belgeler olmasına rağmen tekrar benden istemiş. Yanımda olanları kendisine verdim, diğerlerini ise en kısa zamanda faks'la ileceğim.
TESUD Genel başkanı hiçbir şubenin genel kuruluna katılmıyor. Siz bu kadar kişi derneğin parası bolmuş gibi üye paraları ile ve SAKARYA İl Bşk.nı neden buradasınız? Sakarya İl Bşk.nın burada olma ve kendisine yakışmayan konuşma yapması ANTALYA TEMAD üyeleri tarafından kınanmıştır. Buraya gelmek için harcadığınız parayı; ADANA TEMAD il başkanının başlattığı yardım ihtiyacı kampanyasına katılsaydınız daha faydalı olurdu.
Alınan tüm tedbirlere rağmen; ANTALYA TEMAD eski yönetimin seçimlerde ve uygulamalarda yaptıkları, bizlere yakışmayacak tüm hilelere bir yenisini eklemiş, 2010 Olağanüstü seçimlerine 811 kişilik hazırun listesi sunmuş, devir teslimde ise 600 kişilik üye aidatı kesildiği görülmüştür. 200 kişilik fazla hazırun listesinin hesabını herhalde TEMAD Genel Merkezi sorar. 2011 TEMAD GENEL Merkezi seçimlerinde ANTALYA'ya kaç delege gönderecektir. Bir dernek, bilançosunu, icraatlarını, üye aidatı ödeyen ve ödemeyenleri üyesinden saklayarak yanlış hazırun listelerine baş vurmakla bir yere varamaz.
TEMAD Genel Başkan yardımcısı sayın Ergül KUMAŞ'ın; 2011 ANKARA TEMAD Genel Merkez Delege seçimlerinin nasıl yapılacağına ve Sayın Mustafa EROL'un kendi Genel Başkan yardımcısı Ertubay ÖZER'i kimlerin iftiraları ile savunmasının aldığını ve bu iftiraları ispatlayamadığı halde Genel Başkan yardımcılığından aldığının itiraflarını ayrıca onlar açıklamazsa ben anlatacağım. Saygılarımla
AHMET ÖZTAŞ
02 TEMMUZ 2010 ilgisi olmadığı halde TEMAD Genel merkezi Sn.Mustafa EROL 4 kişi ile birlikte güzergah dışı önce ALANYA TEMAD'ı ziyaret etmişler. 03 TEMMUZ 2010 günü ANTALYA'ya yanlarında nerden icap etti bilemediğimiz SAKARYA TEMAD İl Bşk.nı da aralarına katılmıştır. Demek ki kendi aralarında yaşadıkları ANTALYA'da bu toplumu da rahatsız eden bir konuşma yapmaya gelmişler.
TEMAD'dan ihraç ettikleri ve TEMAD'dan ihraçlarını onayladıkları 15 kişiye güle güle demişler gibi; önlerine konulan belge hoşlarına gitmemiş olacak ki, bize hoş geldin demek yok mu dediler.
Ellerine geçen resme bakıp; kendilerine söylenen, BİR SİYASİ PARTİYE SİYAH ÇELENK KOYANLARI İHRAÇ ETTİNİZ, ELİNİZDEKİ SİYASİ PARTİ İLE DERNEĞİ SİZİN ONAYINIZ OLMADAN ALET EDENLER NE ZAMAN İHRAÇ OLACAK denince, Sayın Ergün KUMAŞ bak gördünüz mü diyerek itiraf da bulunmuştur. Ellerinde tüm belgeler olmasına rağmen tekrar benden istemiş. Yanımda olanları kendisine verdim, diğerlerini ise en kısa zamanda faks'la ileceğim.
TESUD Genel başkanı hiçbir şubenin genel kuruluna katılmıyor. Siz bu kadar kişi derneğin parası bolmuş gibi üye paraları ile ve SAKARYA İl Bşk.nı neden buradasınız? Sakarya İl Bşk.nın burada olma ve kendisine yakışmayan konuşma yapması ANTALYA TEMAD üyeleri tarafından kınanmıştır. Buraya gelmek için harcadığınız parayı; ADANA TEMAD il başkanının başlattığı yardım ihtiyacı kampanyasına katılsaydınız daha faydalı olurdu.
Alınan tüm tedbirlere rağmen; ANTALYA TEMAD eski yönetimin seçimlerde ve uygulamalarda yaptıkları, bizlere yakışmayacak tüm hilelere bir yenisini eklemiş, 2010 Olağanüstü seçimlerine 811 kişilik hazırun listesi sunmuş, devir teslimde ise 600 kişilik üye aidatı kesildiği görülmüştür. 200 kişilik fazla hazırun listesinin hesabını herhalde TEMAD Genel Merkezi sorar. 2011 TEMAD GENEL Merkezi seçimlerinde ANTALYA'ya kaç delege gönderecektir. Bir dernek, bilançosunu, icraatlarını, üye aidatı ödeyen ve ödemeyenleri üyesinden saklayarak yanlış hazırun listelerine baş vurmakla bir yere varamaz.
TEMAD Genel Başkan yardımcısı sayın Ergül KUMAŞ'ın; 2011 ANKARA TEMAD Genel Merkez Delege seçimlerinin nasıl yapılacağına ve Sayın Mustafa EROL'un kendi Genel Başkan yardımcısı Ertubay ÖZER'i kimlerin iftiraları ile savunmasının aldığını ve bu iftiraları ispatlayamadığı halde Genel Başkan yardımcılığından aldığının itiraflarını ayrıca onlar açıklamazsa ben anlatacağım. Saygılarımla
AHMET ÖZTAŞ
6302
Mesaj Defteri yazıları
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 »


OYAK'ın varlığını borçlu olduğu üyelerine adaletli davranmadığını hepimiz biliyoruz;
Özellikle kurumla ilişkisi kesilen üyeler sıradan bir banka ve yardım sandıklarının üyelerine sağladığı hizmetleri alamamıştır.Bu kişiler kurumun hiçbir hizmetinden yararlanmamaktadır.
Sistemdeki üyeler için birinci öncelik NEMA'dır ancak bundan daha önemli husus KURUMUN TÜM ÜYELERİNE KATILIMLARI NİSPETİNDE HİSSE SENEDİ VERMESİDİR
Dileyen hisse senedini satar kendi iradesi ile kurumla ilişkisini sonlandırır, dileyen ömür boyu getirisinden yararlanıp evlatlarına miras bırakır, Bunun dışında isteyen birikimlerini ayrıca kurumda değerlendirir.
Bu hususu defalarca dile getirdik TEMAD umursamıyor sistem dışında kalanların % 80 i assubay olduğu için Genelkurmay umursamıyor. BİZLER HAKLARIMIZIN TAKİPÇİSİ OLMALIYIZ Saygılarımla