MESAJ PANOSU
Mesaj Defterine Yazın 
Yönetici yorumu:
Polemiklerin kimseye faydasi yok biz kendimize saygı gereği mücadelemize gereken desteğe devam edelim,esenlikler dilerim.
Yönetici yorumu:
ALLAH RAHMET EYLESIN MEKANLARI CENNET OLSUN
Yönetici yorumu:
Sn.Meslekdaşım,Siz kişisel düşünce ve tespitlerinizi yazmışsınız tüm sosyal tesislerde bu sığ ve basit düşüncenin hakim olmadığını düşünüyorum.
211 sayılı İç Hizmet Kanununda Tuğay dahil daha ast birliklerin bulundukları yerlerde askeri gazino diğer büyük garnizonlarda ise subay ve astsubaylar için ayrı,ayrı ordu evi kuralacağı belirtilmiştir. Kanun koyucu burada ayırımı değil hizmetin sağlıklı yürütülmesini amaçlamamış ancak bazı artniyetlilerin uygulaması ile kışla gazinolarında bile ayırımcılık yapılmıştır. Bizler subaylarla ayni orduevlerini paylaşmayı lütuf olarak görmüyoruz bu ülke için akıtığımız ter ve kanın karşılığı haklarımız ile sosyal tesislerin sayımızla orantı ve hizmet kalitesinin ayni olmasını istiyoruz bugüne kadar sessiz kalmamız konunun istismarına neden olduysa sesimizi artık yükselteceğiz. Bu ordu'da önyargılıların yanı sıra sağdulu reform yanlısı komutanların adalet ve eşitlik ilkelerine göre davranacaklarını umuyor ve talep ediyoruz.
Yönetici yorumu:
Sn.Yersel, Nezaket kuralları ve bize yakışan ifadeleri kullanmak zorundayız.Başkasının seviyesiz olması bizimde ayni seviyeye düşmemizi gerektirmediğini sizde takdir ediyorsunuzdur.İyi günler diliyorum
Haber Türk yazarı beyefendinin,yazdıkları anlattıkları anlatılacakların binde biridir.Bu bile fırtanalar koparmaya yetti;Demekki şu ceza kanunlarından bahsedilse AİHM yasakladığı halde daha okuldan yeni mezun bir teğmenin isterse savcı,isterse hakim olabildiği ve emeklisi gelmiş bir kd.asb.ı cezalandırabileceği bile adaletsizliğin ve imtiyazın kanıtıdır.Daha bir çok haksız,hukuksuz konunun olduğunu herkez biliyor .15 yıl oldu emekli oldum assb.lık hakkında hiç bir şey değişmiyor.Amerika'da domokrasi galip geldi zenciler başkan oldu bizde olmaz değerli ARKADAŞLARIM.
Yönetici yorumu:
Sn.Kılıç,
Her toplumda savunma içgüdüsü ile saçmalayan,akıl,mantık ve hukuk süzgecinden geçirmeden konuşan ve uygulayanlar vardır. Bunlar gerçekleri değiştirmez, bizlerle ilgili yazan binbaşı da bunlardan biridir.Güneşin balçıkla sıvanmadığını, adaletin kurumları güçlendireceğini sağduyu sahipleri birgün anlayacaktır. Sn.Talu ve arkadaşlarımız gerekli mesajı ulaştırdıklarından muhatap almaya değmeyeceğini düşünüyorum.İyi günler dilerim.
Yönetici yorumu:
Değerli Meslektaşım;
Biz özveri ile mesai mefhumu gözetmeden orduda görev yapıyoruz,Asb.lar eğitim proğramlarını kendileri tespit etmiyor,eksiklik varsa tespit edenlerin sorunudur. Operasyonların bilginin yanı sıra cesareti de gerektirdiğini ve Assubayların kahramanlıklarını herkes biliyor.
6302
Mesaj Defteri yazıları
Tayyar YILDIRIM
01 Mayıs 2010 18:51
ORDUNUN KAYMAĞI
Bir işçi vatandaşımız ile bir berber dükkânında karşılaştım. Daha önceden de bir kaç kez görüşmüşlüğümüz vardı. Bu karşılaşmamız belki de üçüncü karşılaşmamız olabilirdi.
Vatandaş biraz agresif bir yapıya sahipti. Ayrıca çok da politize olmuştu. Havadan sudan bahsetsen, konuyu hemen politikaya getiriyordu. "Selam!" desen politika ile cevap veriyordu. Ağzımdan çıkan her lafın arkasında bir mana bir art niyet arıyordu. Asker emeklisi olmamdan kaynaklanan bir tepki duyuyordu belli ki. Önyargılarla dolu bir beyni vardı.
Dediğim gibi kendisi bir işçi idi. Memleketin bütün yükünü üzerinde taşıdığını sanıyordu. Ülke kaynaklarının askerler tarafından tüketildiğine inanıyordu. Ne yapsam, ne söylesem cümlemi bitirttirmiyordu. Maşallah kaya kekliği gibi ötüyordu. Buna ilaveten can sıkıcı şeyler de söylüyordu. Bir ara "memleketin kaymağını sizler yiyorsunuz" deyiverdi, benim bir astsubay emeklisi olduğumu bile bile& Evet, biz askerlerin dışarıda bıraktığı intibaın bir yönü de buydu. Bizleri "bir eli yağda, bir eli balda" kişiler olarak görüyordu birçok kimse gibi o da.
"Evet, kardeşim sen bir işçisin, emeğinle alın terinle kazanıyorsun. Ama şunu unutma ki biz astsubaylar da ordunun işçileriyiz. Bizler, ordunun emektarlarıyız. Ordumuzun her türlü araç ve gereçlerinin arızaları bizler tarafından giderilir. Elektrik panoları, trafoları arızalanınca bizler onarırız. Askerlerin yediği bütün levazımat araç gereçlerini, gıda maddelerini, giyim kuşam malzemelerini bizler temin eder, temizliğini, bakımını bizler yaparız. Düşman kuvvetleriyle "it dalaşı"na giren gururumuz olan o jetlerimizin uçmasını bizler sağlarız. Deniz Tatbikatları diye bir olay biliyorsan , Somalili korsanlardan haberdar isen eğer, okyanuslar ötesinde verilen görevi layıkı veçhile bütün dünyaya örnek olacak bir disiplin ve dürüstlükle başarabilmek amacıyla, hamile eşini geride bırakarak oralara giden ve aylarca denizin ortasında o gemilerin faaliyetini sağlamakla görevli olan yine bizleriz.
Bizler bir elimizde tornavida, diğer elimizde Tecnical Order, Teknik Emir Dokümanları bulunan bilgi ve becerisi en üst seviyede olan emektarlarız kardeşim.
Biz astsubaylar; anasından, babasından, sevgilisinden yerine göre çocuklarından ayrılıp gelen Kınalı Kuzulara analık yapan, babalık yapan, zaman zaman onlara sırdaşlık eden, dert ortaklığı yapan psikolojik danışmanlarız kardeşim. Bizler üzerinde tulumlarla, iş elbiseleriyle, iş eldivenleriyle, başlarında kaskları, gözlerinde kaynakçı gözlükleriyle inşaat ustalarıyız, motor teknisyenleriyiz. Bizler; çıraklık, kalfalık, ustalık eğitimlerinden geçen, yarı, ehil, ehil, tam ehil ihtisaslarıyla hizmet içi eğitimler alan bunu uygulayan ortalama 25 yıllık görev sürelerimiz boyunca defalarca üniversiteler bitiren bilgili, becerili insanlarız.
Bunlarla da yetinmeyerek, dışarıdan üniversiteler, yüksek okullar bitirerek hem ordumuza hem de kendimize olan katkılarımızın hem bilgi ve hem de beceri yönlerini artırma gayretinde olan, gecesi gündüzü dolu dolu, kalite ve seviyenin adlarıyız.
Bizler yata yata mı ordumuzu dünya orduları içinde en üst seviyelere çıkarıyoruz? Bizlerin her biri internet kullanımını en üst seviyede bilen, bu teknolojiden azami ölçüde faydalanan, sürekli olarak gelişen teknolojiyi en yakınından takip eden, bir birine saygılı, sevgili, çalışkan, dürüst; Ulu Önder Atatürkün işaret ettiği muasır medeniyetler hedefine ulaşmak için her türlü fedakârlığı gösteren, kendi özeline ayırdığı zamanın kat be kat fazlasını hiçbir mesai ücreti talep etmeden, hiçbir menfaat gözetmeden çalışan bir toplumuz. Sen ne kaymağından bahsediyorsun kardeşim? Diyerek gerçek halimizi izah etmeye çalıştım.
Tabi bu kadar sözü söylemek çok kolay olmadı. Onlarca kez sözümün arasına girerek politika sokuşturmaya çalışan vatandaş, sözlerimin sonunda ise sanki anlattıklarımdan ikna olmuşa benziyordu. Bunu nereden mi anladım? Anlatayım.
Bir gün bana bir düğün davetiyesi geldi. Davetiyenin üzerinde o vatandaşımızın ismi yazıyordu. Değerli vatandaşımız biricik sevgili kızını; genç, filinta gibi bir astsubaya vermişti. Onun düğün davetiyesiydi bu davetiye.
Şimdi asıl sözü söylememin zamanının geldiğini düşünmüştüm. Vatandaşımızla ilk karşılamamızda; değerli kardeşim! Sanırım sen de kaymağın tadını aldın ve kızını bir astsubayla evlendirdin deyiverdim. Ne demek istediğimi hemen anlamıştı. Çok gülmüştük ağlanacak halimize. Birbirimizle şakalaşarak ayrıldık olay mahallinden.
Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı. Herkese kutlu olsun.
Tayyar YILDIRIM
Bir işçi vatandaşımız ile bir berber dükkânında karşılaştım. Daha önceden de bir kaç kez görüşmüşlüğümüz vardı. Bu karşılaşmamız belki de üçüncü karşılaşmamız olabilirdi.
Vatandaş biraz agresif bir yapıya sahipti. Ayrıca çok da politize olmuştu. Havadan sudan bahsetsen, konuyu hemen politikaya getiriyordu. "Selam!" desen politika ile cevap veriyordu. Ağzımdan çıkan her lafın arkasında bir mana bir art niyet arıyordu. Asker emeklisi olmamdan kaynaklanan bir tepki duyuyordu belli ki. Önyargılarla dolu bir beyni vardı.
Dediğim gibi kendisi bir işçi idi. Memleketin bütün yükünü üzerinde taşıdığını sanıyordu. Ülke kaynaklarının askerler tarafından tüketildiğine inanıyordu. Ne yapsam, ne söylesem cümlemi bitirttirmiyordu. Maşallah kaya kekliği gibi ötüyordu. Buna ilaveten can sıkıcı şeyler de söylüyordu. Bir ara "memleketin kaymağını sizler yiyorsunuz" deyiverdi, benim bir astsubay emeklisi olduğumu bile bile& Evet, biz askerlerin dışarıda bıraktığı intibaın bir yönü de buydu. Bizleri "bir eli yağda, bir eli balda" kişiler olarak görüyordu birçok kimse gibi o da.
"Evet, kardeşim sen bir işçisin, emeğinle alın terinle kazanıyorsun. Ama şunu unutma ki biz astsubaylar da ordunun işçileriyiz. Bizler, ordunun emektarlarıyız. Ordumuzun her türlü araç ve gereçlerinin arızaları bizler tarafından giderilir. Elektrik panoları, trafoları arızalanınca bizler onarırız. Askerlerin yediği bütün levazımat araç gereçlerini, gıda maddelerini, giyim kuşam malzemelerini bizler temin eder, temizliğini, bakımını bizler yaparız. Düşman kuvvetleriyle "it dalaşı"na giren gururumuz olan o jetlerimizin uçmasını bizler sağlarız. Deniz Tatbikatları diye bir olay biliyorsan , Somalili korsanlardan haberdar isen eğer, okyanuslar ötesinde verilen görevi layıkı veçhile bütün dünyaya örnek olacak bir disiplin ve dürüstlükle başarabilmek amacıyla, hamile eşini geride bırakarak oralara giden ve aylarca denizin ortasında o gemilerin faaliyetini sağlamakla görevli olan yine bizleriz.
Bizler bir elimizde tornavida, diğer elimizde Tecnical Order, Teknik Emir Dokümanları bulunan bilgi ve becerisi en üst seviyede olan emektarlarız kardeşim.
Biz astsubaylar; anasından, babasından, sevgilisinden yerine göre çocuklarından ayrılıp gelen Kınalı Kuzulara analık yapan, babalık yapan, zaman zaman onlara sırdaşlık eden, dert ortaklığı yapan psikolojik danışmanlarız kardeşim. Bizler üzerinde tulumlarla, iş elbiseleriyle, iş eldivenleriyle, başlarında kaskları, gözlerinde kaynakçı gözlükleriyle inşaat ustalarıyız, motor teknisyenleriyiz. Bizler; çıraklık, kalfalık, ustalık eğitimlerinden geçen, yarı, ehil, ehil, tam ehil ihtisaslarıyla hizmet içi eğitimler alan bunu uygulayan ortalama 25 yıllık görev sürelerimiz boyunca defalarca üniversiteler bitiren bilgili, becerili insanlarız.
Bunlarla da yetinmeyerek, dışarıdan üniversiteler, yüksek okullar bitirerek hem ordumuza hem de kendimize olan katkılarımızın hem bilgi ve hem de beceri yönlerini artırma gayretinde olan, gecesi gündüzü dolu dolu, kalite ve seviyenin adlarıyız.
Bizler yata yata mı ordumuzu dünya orduları içinde en üst seviyelere çıkarıyoruz? Bizlerin her biri internet kullanımını en üst seviyede bilen, bu teknolojiden azami ölçüde faydalanan, sürekli olarak gelişen teknolojiyi en yakınından takip eden, bir birine saygılı, sevgili, çalışkan, dürüst; Ulu Önder Atatürkün işaret ettiği muasır medeniyetler hedefine ulaşmak için her türlü fedakârlığı gösteren, kendi özeline ayırdığı zamanın kat be kat fazlasını hiçbir mesai ücreti talep etmeden, hiçbir menfaat gözetmeden çalışan bir toplumuz. Sen ne kaymağından bahsediyorsun kardeşim? Diyerek gerçek halimizi izah etmeye çalıştım.
Tabi bu kadar sözü söylemek çok kolay olmadı. Onlarca kez sözümün arasına girerek politika sokuşturmaya çalışan vatandaş, sözlerimin sonunda ise sanki anlattıklarımdan ikna olmuşa benziyordu. Bunu nereden mi anladım? Anlatayım.
Bir gün bana bir düğün davetiyesi geldi. Davetiyenin üzerinde o vatandaşımızın ismi yazıyordu. Değerli vatandaşımız biricik sevgili kızını; genç, filinta gibi bir astsubaya vermişti. Onun düğün davetiyesiydi bu davetiye.
Şimdi asıl sözü söylememin zamanının geldiğini düşünmüştüm. Vatandaşımızla ilk karşılamamızda; değerli kardeşim! Sanırım sen de kaymağın tadını aldın ve kızını bir astsubayla evlendirdin deyiverdim. Ne demek istediğimi hemen anlamıştı. Çok gülmüştük ağlanacak halimize. Birbirimizle şakalaşarak ayrıldık olay mahallinden.
Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı. Herkese kutlu olsun.
Tayyar YILDIRIM
ibrahim
01 Mayıs 2010 18:15
Şehitlerimizi ALLAH'tan rahmet, kederli ailelerine sabırlar dilerim.Ruhlar şad olsun
Erhan ARSLAN
01 Mayıs 2010 18:00
Saygıdeğer Meslektaşlarım..
Bugün sitemize yazan bir çok arkadaşımızın da ifade ettiği gibi,yine hepimizin yüreğine terör ateşi düştü.
Tunceli'nin Nazimiye ilçesi Sarıyayla Jandarma Karakolu'na teröristlerce düzenlenen saldırıda aralarında Karakol Komutanı meslektaşımızın da bulunduğu 4 askerimiz şehit oldu.İkisi ağır,7 askerimiz de yaralandı.
Bu içimizi yakan acı habere basına yansıyan görüntülere ve açıklamalara bakarak,en önemlisi tecrübelerimize dayanarak çok ciddi yaklaşımlar(özeleştiri nitelikli)getirebiliriz.Karakolun konumu,Karakolun yapısı ve sağlamlığı,Karakolun personel durumu özeleştiri yaptığımız da ilk aklımıza gelen sorular olacaktır.Şüphesiz ki T.S.K bu konuyu gerekli açıklığa kavuşturacaktır.(Mesela TOKİ kritik yerlerde ki karakolların yeniden yapılmasına el attı deniliyor du,bu iş sekteye mi uğradı ? Ben şahsen merak ediyorum.. )
Son zamanlar da,AÇILIM gibi DEMOKRATİKLEŞME gibi,KARDEŞLİK PROJESİ gibi süslü fakat içi boş proje ve söylemler havada uçmakta,bunun acı faturasını ödemek ise meslektaşlarımıza ve silah arkadaşlarımıza düşmektedir.
Teröristlerin sınırlarımızda zılgıt ve halaylarla karşılandığı,terör destekçisi zihniyetin TBMM çatısı altında siyasi bir kimlik kazanarak her türlü zehirli fikir ve ideolojisini KUSTUĞU ülkemizde bu yaşananlar acı ve utanç vericidir.Bunlar yaşanırken her platform da dile getirmeye çalıştığımız sorunlarımıza gösterilen yaklaşım(?)ise maalesef içler acısıdır.
Bu duygularla şehit olan kardeşlerimize tanrıdan rahmet dilerim.Mekanları cennet olsun,nur içinde yatsınlar..Yaralı silah arkadaşlarımıza da acil şifalar dilerim..
Ülkemiz bu acı haberle çalkalanırken,TEMAD sitemizde bununla ilgili bir satır dahi yazılmamış olması çok manidar.TEMAD'ın artık GÜNDEMİMİZİ BELİRLEMESİNDEN geçtik,artık GÜNDEMİ TAKİP etmelerini ister hale geldik.Duruşları ve İCRAATSIZLIKLARI onbinlerce meslektaşımızı yaralamakta,incitmektedir..
TEMAD WEB sitesine iyi niyetle yazmaya çalıştığım yazılarıma ve düşüncelerime yapılan SANSÜRLERİ ve son yorumu (özellikle 26 Nisan 2010 tarihli yazıma yapılan)ise kınıyorum.Özellikle M.ERDEM(kendisini tanımamakla beraber,üyemi dir,değilmi dir bilmiyorum)isimli meslektaşımızın yazıma yaptığı ilginç yoruma ise çok üzüldüm.Yazılarımı dikkatli okurlarsa TEMAD konusunda ki düşüncelerimin ve duruşumun hep aynı olduğunu çok iyi göreceklerdir.
Tüm meslektaşlarıma sağlıklı bir hafta sonu dilerim...SAYGILARIMLA...
Bugün sitemize yazan bir çok arkadaşımızın da ifade ettiği gibi,yine hepimizin yüreğine terör ateşi düştü.
Tunceli'nin Nazimiye ilçesi Sarıyayla Jandarma Karakolu'na teröristlerce düzenlenen saldırıda aralarında Karakol Komutanı meslektaşımızın da bulunduğu 4 askerimiz şehit oldu.İkisi ağır,7 askerimiz de yaralandı.
Bu içimizi yakan acı habere basına yansıyan görüntülere ve açıklamalara bakarak,en önemlisi tecrübelerimize dayanarak çok ciddi yaklaşımlar(özeleştiri nitelikli)getirebiliriz.Karakolun konumu,Karakolun yapısı ve sağlamlığı,Karakolun personel durumu özeleştiri yaptığımız da ilk aklımıza gelen sorular olacaktır.Şüphesiz ki T.S.K bu konuyu gerekli açıklığa kavuşturacaktır.(Mesela TOKİ kritik yerlerde ki karakolların yeniden yapılmasına el attı deniliyor du,bu iş sekteye mi uğradı ? Ben şahsen merak ediyorum.. )
Son zamanlar da,AÇILIM gibi DEMOKRATİKLEŞME gibi,KARDEŞLİK PROJESİ gibi süslü fakat içi boş proje ve söylemler havada uçmakta,bunun acı faturasını ödemek ise meslektaşlarımıza ve silah arkadaşlarımıza düşmektedir.
Teröristlerin sınırlarımızda zılgıt ve halaylarla karşılandığı,terör destekçisi zihniyetin TBMM çatısı altında siyasi bir kimlik kazanarak her türlü zehirli fikir ve ideolojisini KUSTUĞU ülkemizde bu yaşananlar acı ve utanç vericidir.Bunlar yaşanırken her platform da dile getirmeye çalıştığımız sorunlarımıza gösterilen yaklaşım(?)ise maalesef içler acısıdır.
Bu duygularla şehit olan kardeşlerimize tanrıdan rahmet dilerim.Mekanları cennet olsun,nur içinde yatsınlar..Yaralı silah arkadaşlarımıza da acil şifalar dilerim..
Ülkemiz bu acı haberle çalkalanırken,TEMAD sitemizde bununla ilgili bir satır dahi yazılmamış olması çok manidar.TEMAD'ın artık GÜNDEMİMİZİ BELİRLEMESİNDEN geçtik,artık GÜNDEMİ TAKİP etmelerini ister hale geldik.Duruşları ve İCRAATSIZLIKLARI onbinlerce meslektaşımızı yaralamakta,incitmektedir..
TEMAD WEB sitesine iyi niyetle yazmaya çalıştığım yazılarıma ve düşüncelerime yapılan SANSÜRLERİ ve son yorumu (özellikle 26 Nisan 2010 tarihli yazıma yapılan)ise kınıyorum.Özellikle M.ERDEM(kendisini tanımamakla beraber,üyemi dir,değilmi dir bilmiyorum)isimli meslektaşımızın yazıma yaptığı ilginç yoruma ise çok üzüldüm.Yazılarımı dikkatli okurlarsa TEMAD konusunda ki düşüncelerimin ve duruşumun hep aynı olduğunu çok iyi göreceklerdir.
Tüm meslektaşlarıma sağlıklı bir hafta sonu dilerim...SAYGILARIMLA...
A.ÇUBUK
01 Mayıs 2010 14:52
Yine 4 ocaga ateş düştü ve düştüğü yeri yaktı. Buğün şehit olan meslektaşımız Kıdemli Başçavuşumuza, uzman çavuşumuza ve erlerimize Allah tan rahmet kederli ailelerine baş sağlıgı diliyorum.Allah sabır versin. Bizi hakir gören kurmay binbaşı da eline kına yaksın.
ALTINDAG
01 Mayıs 2010 13:01
Arkadaslarim bu site disinda uc site var TEMAD sitesini anlatmaya gerek varmi bilmem diger iki siteyi ulke disindan da takip ediyorum mucadele adina yapilan hicbir calismaya katkilari yok hele bir sitede gundemde olan sayin UMUR TALU beyefendinin yazilarina tek kelime destek vermemisler ama arkadas DIPSIZ KUYU yu sahiplenmis hele altina yorum yazan kisi eski yazdiklarini unutmus bu meslek icin ne katki sagladiysa sikilmadan birilerini suclayici abuk sabuk yorum yazmis ayiptir birakin kisisel hesabi destek olun toplum kimin ne oldugunu iyi biliyor.iyi gunler diliyorum
Polemiklerin kimseye faydasi yok biz kendimize saygı gereği mücadelemize gereken desteğe devam edelim,esenlikler dilerim.
erdoğan erşahince
01 Mayıs 2010 11:37
01 mayıs 1977 günü ben henüz asb. okulundan mezun olmak üzereydim.Emek nedir?kimler sömürür? neden sömürür?Emekçiler kendilerini bu günde neden öne çıkarmaya çalışırlar ve buna neden ihtiyaç duyarlar?
Örgütlü olmanın faydaları nedir?neden örgütlenemezler yada örgütlenmeleri engellenir?bütün bu ve v.b. sorulara cevap aramaya başladığım yıllardı.
şimdi örgütlü olamadan emekli olalı 13 yıl oldu.İnsan ömrü emek mücedelesinde ne kadar kısa değilmi?.Herkesin Emek ve mücadele gününü kutluyorum.
Örgütlü olmanın faydaları nedir?neden örgütlenemezler yada örgütlenmeleri engellenir?bütün bu ve v.b. sorulara cevap aramaya başladığım yıllardı.
şimdi örgütlü olamadan emekli olalı 13 yıl oldu.İnsan ömrü emek mücedelesinde ne kadar kısa değilmi?.Herkesin Emek ve mücadele gününü kutluyorum.
Arif ASLAN
01 Mayıs 2010 11:13
Bir başçavuşumuz,1 uzman çavuşumuz ve 2 erimiz şehit oldu.Allah rahmet eylesin ,Allah ailelerine sabırlar versin.Mekanları cennet olsun.
ALLAH RAHMET EYLESIN MEKANLARI CENNET OLSUN
Hüseyin ÇETİN
01 Mayıs 2010 00:34
GÜNÜN HİKAYESİ
30 Nisan 2010 günü TEMAD Şubesinde benden yaşça büyük iki ağabeyimle birlikte sohbet ediyorduk, derken yoldan geçen birini ağabeylerimizden biri zorlada olsa içeri çay içmek üzere davet etti. Kendisinin emekli astsubay olduğunu öğrendim, niçin Temada üye olmadığı sorulduğunda ise bir sürü kaçamak cevaplar verdi. Kendisini ürkek bir ceylana benzettim konuşurken sesi titriyordu, üç kişi kendisini Temada üye olmaya ikna edemedik, bu arkadaşımızı başka bir emekli astsubay arkadaşı üye olmaktan caydırmış. Benden yaşça biraz büyük olan arkadaşımız Kendisi 3ncü dereceden emekli olmuş, 1nci dereceden emekli olan arkadaşlarıyla bir araya gelince maddi konular görüşülüyormuş, kendisi de bundan rahatsız oluyormuş. Temadda da bu tür sohbetlerin olacağı düşüncesiyle üye olmuyormuş vb. mazeretler.
Çok değerli emekli meslektaşlarım ağabeylerim görüldüğü TAVŞAN DAĞA KÜSMÜŞ DAĞIN HABERİ YOK. Toplumda böyle kabuğuna çekilmiş binlerce meslektaşlarımız var, sivil hayatta TEMAD bizler için bir aile ocağı gibidir, bu ocakda birleşirsek güç oluruz, gasp edilen haklarımızın takipçisi oluruz, yaptırımlarımız olur. Bir kişi ile güç olunmaz, sesimizi bir yere duyuramayız. Üye olmamak için maddi imkânsızlıkların ve başka mazeretlerin arkasına saklanmayalım lütfen. ONUR MÜCADELEMİZ İÇİN TEMADA ÜYE OLALIM, BÜYÜK BİR GÜÇ OLALIM. Saygılarımla.
30 Nisan 2010 günü TEMAD Şubesinde benden yaşça büyük iki ağabeyimle birlikte sohbet ediyorduk, derken yoldan geçen birini ağabeylerimizden biri zorlada olsa içeri çay içmek üzere davet etti. Kendisinin emekli astsubay olduğunu öğrendim, niçin Temada üye olmadığı sorulduğunda ise bir sürü kaçamak cevaplar verdi. Kendisini ürkek bir ceylana benzettim konuşurken sesi titriyordu, üç kişi kendisini Temada üye olmaya ikna edemedik, bu arkadaşımızı başka bir emekli astsubay arkadaşı üye olmaktan caydırmış. Benden yaşça biraz büyük olan arkadaşımız Kendisi 3ncü dereceden emekli olmuş, 1nci dereceden emekli olan arkadaşlarıyla bir araya gelince maddi konular görüşülüyormuş, kendisi de bundan rahatsız oluyormuş. Temadda da bu tür sohbetlerin olacağı düşüncesiyle üye olmuyormuş vb. mazeretler.
Çok değerli emekli meslektaşlarım ağabeylerim görüldüğü TAVŞAN DAĞA KÜSMÜŞ DAĞIN HABERİ YOK. Toplumda böyle kabuğuna çekilmiş binlerce meslektaşlarımız var, sivil hayatta TEMAD bizler için bir aile ocağı gibidir, bu ocakda birleşirsek güç oluruz, gasp edilen haklarımızın takipçisi oluruz, yaptırımlarımız olur. Bir kişi ile güç olunmaz, sesimizi bir yere duyuramayız. Üye olmamak için maddi imkânsızlıkların ve başka mazeretlerin arkasına saklanmayalım lütfen. ONUR MÜCADELEMİZ İÇİN TEMADA ÜYE OLALIM, BÜYÜK BİR GÜÇ OLALIM. Saygılarımla.
İlhan
30 Nisan 2010 23:56
DEMOKRATİKLEŞME
Gündeme gelen açılım politikalarıyla birlikte bugüne kadar hak ve özgürlük adına yapılan isteklere bakıldığında ülkemizde demokratikleşmenin tam olmadığının yanında bilerek uygulanmadığı gerçeği vardır.
Assubay zümreside yıllardır haksızlıklara uğradığı halde kendisinin yasal savunma mekanizması olmadığı gibi ailesinin ve kendi geleceğinin sürekli olarak birilerinin iki dudağının arasında olması sindirilmişliğinin kanıtıdır.
Alt kademelerden gelerek general olunabileceğini söyleyenler ve yazanlar subayın sicil numarasına baktıklarında Assubaylıktan subay olup olmadığını kolaylıkla anlayabilir,hatta vakitleri olupta izleyebilirlerse nereden geldiğini anlamakta kesinlikle güçlük çekmeyeceklerdir.
Kendi namına binbir zorluklarla okuyup statü ve görev için müracat eden meslektaşlarımıza verilen cevaplar ortadadır.Çünkü Assubay olduktan sonra bir yerlere gelmek mevcut düzende imkansızdır.
Son günlerde MİT müsteşarlığı için adı geçen sayın dr.Hakan Fidan ın Assubay mesleğinde mecburi hizmetini tamamlayıp Silahlı Kuvvetlerden ayrılıp kendisine yeni bir yol çizmiş olması vede başarılı olması özlemlerimizin gerçekleşmesi adına bir umut ışığıdır.Sınıfa,rütbeye nereden geldiye değil;çalışmaya ve başarıya pirim tanıyan bir anlayışın demokratikleşmenin temel taşlarından biri olarak zümremizin geleceğinin aydınlanması için dönüm noktası olarak görüyorum.
Demokratikleşmeye Temad ında ihtiyacı vardır.Eleştiye tahammülsüzlükten dolayı, üyelikten ihraç çözüm değildir.Kalan sağlarla yola devam ederiz felsefesiyle bir yere varılamaz.Kazanımın ilke edileceği bir afla camiayı ayrıştırma yerine kaynaştırma genel merkezin görevidir. saygılarımla.
Gündeme gelen açılım politikalarıyla birlikte bugüne kadar hak ve özgürlük adına yapılan isteklere bakıldığında ülkemizde demokratikleşmenin tam olmadığının yanında bilerek uygulanmadığı gerçeği vardır.
Assubay zümreside yıllardır haksızlıklara uğradığı halde kendisinin yasal savunma mekanizması olmadığı gibi ailesinin ve kendi geleceğinin sürekli olarak birilerinin iki dudağının arasında olması sindirilmişliğinin kanıtıdır.
Alt kademelerden gelerek general olunabileceğini söyleyenler ve yazanlar subayın sicil numarasına baktıklarında Assubaylıktan subay olup olmadığını kolaylıkla anlayabilir,hatta vakitleri olupta izleyebilirlerse nereden geldiğini anlamakta kesinlikle güçlük çekmeyeceklerdir.
Kendi namına binbir zorluklarla okuyup statü ve görev için müracat eden meslektaşlarımıza verilen cevaplar ortadadır.Çünkü Assubay olduktan sonra bir yerlere gelmek mevcut düzende imkansızdır.
Son günlerde MİT müsteşarlığı için adı geçen sayın dr.Hakan Fidan ın Assubay mesleğinde mecburi hizmetini tamamlayıp Silahlı Kuvvetlerden ayrılıp kendisine yeni bir yol çizmiş olması vede başarılı olması özlemlerimizin gerçekleşmesi adına bir umut ışığıdır.Sınıfa,rütbeye nereden geldiye değil;çalışmaya ve başarıya pirim tanıyan bir anlayışın demokratikleşmenin temel taşlarından biri olarak zümremizin geleceğinin aydınlanması için dönüm noktası olarak görüyorum.
Demokratikleşmeye Temad ında ihtiyacı vardır.Eleştiye tahammülsüzlükten dolayı, üyelikten ihraç çözüm değildir.Kalan sağlarla yola devam ederiz felsefesiyle bir yere varılamaz.Kazanımın ilke edileceği bir afla camiayı ayrıştırma yerine kaynaştırma genel merkezin görevidir. saygılarımla.
veysel çetiner
30 Nisan 2010 22:43
ASKERLERDE MİT MÜSTEŞARI SIKINTISI
http://www.odatv.com/n.php?n=askerlerde-mit- mustesari-sikintisi-2604101200
Odatv.com yöneticileri, Sayın Cumhurbaşkanımız er; Başbakanımız da askerliğini Asteğmen olarak yaptıklarından dolayı askerlerde bir sıkıtı olmadığına göre; şimdide olmayacaktır.
http://www.odatv.com/n.php?n=askerlerde-mit- mustesari-sikintisi-2604101200
Odatv.com yöneticileri, Sayın Cumhurbaşkanımız er; Başbakanımız da askerliğini Asteğmen olarak yaptıklarından dolayı askerlerde bir sıkıtı olmadığına göre; şimdide olmayacaktır.
şaban
30 Nisan 2010 22:22
merhaba dostlarım.Bu meslekte olmaktan ve sizlerle arkadaş olmaktan gurur duyuyorum.
Mehmet
30 Nisan 2010 12:01
Sayın Meslektaşlarım;
Kur.Bnb.rütbesi taşıyan birinin Sn.Umur Talu'ya bir şeyler karalayıp göndermesine hepimizin öfkelenmesini hem çok anlamlı hem de anlamsız buluyorum!Onun için Mevlana'nın söylediği gibi''Her lafa verilecek bir cevabım vardır,lakin bir lafa bakarım laf mı diye bir de söyleyene bakarım adam mı diye''.Benim sözlerim sadece ona değil onun gibi düşünenlere daha doğrusu o zihniyete.Şimdi;büyük yerlerdeki Orduevlerinde Assubay bölümlerine şöyle bir göz atalım.Kullanılan sofra malzemelerinden,masa örtüsünden,tabak,çanak,bardak vs.vs.tutun da odalarda kullanılan mefruşat ve Tv.benzeri elektroniğe kadar tüm malzemelerin neredeyse tamamı Subay bölümlerinin çıkmasıdır.Yeni alınanlar da ucuz Uzakdoğu mallarıdır.Neden?İşte bu davranışlar o lafı söyleyen zihniyetin ürünüdür de ondan.Hani bir çoğumuzun çocukluğunda abilerimizin küçülmüşleri bize verilir bizde sevinerek giyerdik.Yoksulluk vardı.Bir de''çocuğun yediği helal ama giydiği haramdır''anlayışı.Ama artık sevinmiyoruz.Biz de büyüdük çünkü.Subay orduevlerinin tüm çıkmalarının Assubay bölümlerine gönderilmesinin bir gerekçesi de ''bunlara çok bile,onlar bunu kullansın yeter.Biz her şeyin en yenisine ve iyisine layığız,onlar da haddini bilsin.Bunları kullansın bulduğuna da şükretsin.''Halbuki benim meslektaşımdan kesilen aidatların toplamı onlardan kesilenden daha çok ama farkında değilmiş gibi yapıyor.Kurnaz ya!Kısacası benim paramla saltanat sürüyor.Kampta da,Orduevinde de ve OYAK da da.Ama artık çağ değişti.Sus,otur oturduğun yerde devri bitti.Maymun gözünü açtı.İşte bütün hazımsızlık da,hırçınlık da bundan zaten.Yani kısacası bana haddini bil diyenler; sen de haddini bileceksin kardeşim...
Kur.Bnb.rütbesi taşıyan birinin Sn.Umur Talu'ya bir şeyler karalayıp göndermesine hepimizin öfkelenmesini hem çok anlamlı hem de anlamsız buluyorum!Onun için Mevlana'nın söylediği gibi''Her lafa verilecek bir cevabım vardır,lakin bir lafa bakarım laf mı diye bir de söyleyene bakarım adam mı diye''.Benim sözlerim sadece ona değil onun gibi düşünenlere daha doğrusu o zihniyete.Şimdi;büyük yerlerdeki Orduevlerinde Assubay bölümlerine şöyle bir göz atalım.Kullanılan sofra malzemelerinden,masa örtüsünden,tabak,çanak,bardak vs.vs.tutun da odalarda kullanılan mefruşat ve Tv.benzeri elektroniğe kadar tüm malzemelerin neredeyse tamamı Subay bölümlerinin çıkmasıdır.Yeni alınanlar da ucuz Uzakdoğu mallarıdır.Neden?İşte bu davranışlar o lafı söyleyen zihniyetin ürünüdür de ondan.Hani bir çoğumuzun çocukluğunda abilerimizin küçülmüşleri bize verilir bizde sevinerek giyerdik.Yoksulluk vardı.Bir de''çocuğun yediği helal ama giydiği haramdır''anlayışı.Ama artık sevinmiyoruz.Biz de büyüdük çünkü.Subay orduevlerinin tüm çıkmalarının Assubay bölümlerine gönderilmesinin bir gerekçesi de ''bunlara çok bile,onlar bunu kullansın yeter.Biz her şeyin en yenisine ve iyisine layığız,onlar da haddini bilsin.Bunları kullansın bulduğuna da şükretsin.''Halbuki benim meslektaşımdan kesilen aidatların toplamı onlardan kesilenden daha çok ama farkında değilmiş gibi yapıyor.Kurnaz ya!Kısacası benim paramla saltanat sürüyor.Kampta da,Orduevinde de ve OYAK da da.Ama artık çağ değişti.Sus,otur oturduğun yerde devri bitti.Maymun gözünü açtı.İşte bütün hazımsızlık da,hırçınlık da bundan zaten.Yani kısacası bana haddini bil diyenler; sen de haddini bileceksin kardeşim...
Sn.Meslekdaşım,Siz kişisel düşünce ve tespitlerinizi yazmışsınız tüm sosyal tesislerde bu sığ ve basit düşüncenin hakim olmadığını düşünüyorum.
211 sayılı İç Hizmet Kanununda Tuğay dahil daha ast birliklerin bulundukları yerlerde askeri gazino diğer büyük garnizonlarda ise subay ve astsubaylar için ayrı,ayrı ordu evi kuralacağı belirtilmiştir. Kanun koyucu burada ayırımı değil hizmetin sağlıklı yürütülmesini amaçlamamış ancak bazı artniyetlilerin uygulaması ile kışla gazinolarında bile ayırımcılık yapılmıştır. Bizler subaylarla ayni orduevlerini paylaşmayı lütuf olarak görmüyoruz bu ülke için akıtığımız ter ve kanın karşılığı haklarımız ile sosyal tesislerin sayımızla orantı ve hizmet kalitesinin ayni olmasını istiyoruz bugüne kadar sessiz kalmamız konunun istismarına neden olduysa sesimizi artık yükselteceğiz. Bu ordu'da önyargılıların yanı sıra sağdulu reform yanlısı komutanların adalet ve eşitlik ilkelerine göre davranacaklarını umuyor ve talep ediyoruz.
Hüseyin ÇETİN
30 Nisan 2010 10:59
ASKERLERDE MİT MÜSTEŞARI SIKINTISI
http://www.odatv.com/n.php?n=askerlerde-mit- mustesari-sikintisi-2604101200
Makale hakkındaki yorumumdur.
Dr.hakan FİDAN'ı tebrik ederim. Kendisi azmetmiş üniversiteyi bitirmiş, mastırını yapmış, Silahlı Kuvvetlerde yükselip bir yere varamayacağını bildiği için istifa etmiş ve ayrılmış. Çeşitli kademelerde görevini en iyi şekilde ifa ettiği için Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan kendisini bu göreve layık görmüşler. Çekemeyenler çatlasın. MİT bünyesinde yıllardır çalışan subaylarımızdan bir verim elde edilememiş ki bu göreve layık görülmemişler. Askerliğini yanımızda er olarak yapanlar bir baktık ki teğmen rütbesiyle geri döndüler biz astsubaylarda bu durumdan mı gocunalım. Silahlı Kuvvetlerde astsubay isterse ağzınla kuş tutsun, iki üniversite bitirsin, lisansını tamamlasın akademik kariyerinden faydalanılmaz. Geçmişte ilk pilotlarımızda astsubaydı, astsubay pilotlar bir çok pilot subay yetiştirdiler ve pilotluk hakları da ellerinden alındı. Silahlı Kuvvetlerin ikinci sınıf insan muamelesi yaptığı, maddi ve manevi baskı altında tuttuğu astsubayların değerini hükümet tarafı daha iyi biliyor demek ki. Silahlı Kuvvetlerin ağırlarına gidiyorsa MİT bünyesindeki subaylarını çeksinler.
http://www.odatv.com/n.php?n=askerlerde-mit- mustesari-sikintisi-2604101200
Makale hakkındaki yorumumdur.
Dr.hakan FİDAN'ı tebrik ederim. Kendisi azmetmiş üniversiteyi bitirmiş, mastırını yapmış, Silahlı Kuvvetlerde yükselip bir yere varamayacağını bildiği için istifa etmiş ve ayrılmış. Çeşitli kademelerde görevini en iyi şekilde ifa ettiği için Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan kendisini bu göreve layık görmüşler. Çekemeyenler çatlasın. MİT bünyesinde yıllardır çalışan subaylarımızdan bir verim elde edilememiş ki bu göreve layık görülmemişler. Askerliğini yanımızda er olarak yapanlar bir baktık ki teğmen rütbesiyle geri döndüler biz astsubaylarda bu durumdan mı gocunalım. Silahlı Kuvvetlerde astsubay isterse ağzınla kuş tutsun, iki üniversite bitirsin, lisansını tamamlasın akademik kariyerinden faydalanılmaz. Geçmişte ilk pilotlarımızda astsubaydı, astsubay pilotlar bir çok pilot subay yetiştirdiler ve pilotluk hakları da ellerinden alındı. Silahlı Kuvvetlerin ikinci sınıf insan muamelesi yaptığı, maddi ve manevi baskı altında tuttuğu astsubayların değerini hükümet tarafı daha iyi biliyor demek ki. Silahlı Kuvvetlerin ağırlarına gidiyorsa MİT bünyesindeki subaylarını çeksinler.
Hayrettin Süle
30 Nisan 2010 09:48
veysel çetiner
30 Nisan 2010 01:23
"Habur'da Türk bayrağı indirildi"
Kandil dağı ve Mahmur'dan gelen PKK'lılar için Habur'da kurulan geçici mahkeme salonundaki Türk bayrağı ve Atatürk portresinin indirildiği öne sürüldü. Adalet Bakanı Ergin, "Muhakkik görevlendirdik, konuyu araştırıyoruz" dedi.
http://www.gun24saat.com/index.asp?gorev=hab erdetay&id=1847
Kandil dağı ve Mahmur'dan gelen PKK'lılar için Habur'da kurulan geçici mahkeme salonundaki Türk bayrağı ve Atatürk portresinin indirildiği öne sürüldü. Adalet Bakanı Ergin, "Muhakkik görevlendirdik, konuyu araştırıyoruz" dedi.
http://www.gun24saat.com/index.asp?gorev=hab erdetay&id=1847
Hüseyin ÇETİN
30 Nisan 2010 01:08
Saygıdeğer kalemimiz ve sesimiz UMUR TALU'ya mektup yazan kurmay binbaşı at gözlüğü ile kendi penceresinden olayları abartı ve saptırarak anlatmış.
Yolsuzlukları nedeniyle Er rütbesine indirilen eski Dz.K.K. yargılanma neticesinde 1 yıl cezaevinde yattı, sizlere tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemek mi öğretiliyor?
Son günlerde basında her gün gündeme gelen emekli tümamiralin eşinin ifadeleri ortada&
"Askerlikte en fazla disiplin soruşturması geçirenler astsubay ve uzman erbaşlar desem inanır mısınız?"
Askerde Er'in en korktuğu kişiler bizlermişiz! Askeri mahkemelerde yargı taraflı olursa siz Subaylara bir şey olmaz, sizlerin bütün suçları örtbas edilir mahkemelere bile gönderilmez. Sizler disiplin soruşturması geçirirseniz akademi imtihanına giremezsiniz!
26 yıl Silahlı Kuvvetlerde görev yaptım Kurmay Binbaşım, siz ezbere ve boş konuşuyorsunuz.
Lütfen biz Astsubayları bu kadar küçük görmeyin.
Saygılarımla.
Yolsuzlukları nedeniyle Er rütbesine indirilen eski Dz.K.K. yargılanma neticesinde 1 yıl cezaevinde yattı, sizlere tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemek mi öğretiliyor?
Son günlerde basında her gün gündeme gelen emekli tümamiralin eşinin ifadeleri ortada&
"Askerlikte en fazla disiplin soruşturması geçirenler astsubay ve uzman erbaşlar desem inanır mısınız?"
Askerde Er'in en korktuğu kişiler bizlermişiz! Askeri mahkemelerde yargı taraflı olursa siz Subaylara bir şey olmaz, sizlerin bütün suçları örtbas edilir mahkemelere bile gönderilmez. Sizler disiplin soruşturması geçirirseniz akademi imtihanına giremezsiniz!
26 yıl Silahlı Kuvvetlerde görev yaptım Kurmay Binbaşım, siz ezbere ve boş konuşuyorsunuz.
Lütfen biz Astsubayları bu kadar küçük görmeyin.
Saygılarımla.
Erdal Günşer
29 Nisan 2010 23:15
TEMAD yönetimini istifaya davet ediyorum. Lütfen istifa etmelerini sağlayalım. Çünkü haklarımızı kerhen arıyorlar. Sayın Umur TALU'nun ve İki emekli generalin katıldığı 5n1k programı hakkında yönetimin hiç bir katkısı ve görüşü açıklanmıyor. Çünkü Sayın TALU'yu alenen desteklemek ve söyledikleri için teşekkür etmek maalesef mevcut yönetim için hayal. Peki engelleyen sebep nedir. Belli. TEMAD tahakküm altına sokulmuştur. Bu duruma sokan da bu yönetimdir. Derhal çekilmelidirler. Saygılarımla...
Olgun Oktay Demircan
29 Nisan 2010 19:20
Değerli arkadaşlarım ben bir şeyi çok merak ediyorum.Bu oyak emekliliğe gireli 3 yılı geçti, ilk dönem 1/4 olan girişime göre maaş mitarı 612 tl iken ikinci toplantıda 580 tl'ye düştü, şimdiki toplantıda da 380 tl'ye inmiş 3 aylık maaşlar. Para kazanacağına nedendir kaybediyor. Sebebini bileniniz var mı? Zaten emeklinin, hele benim gibi malulün durumu belli.Saygılarımla.
baki yersel
29 Nisan 2010 17:58
Değerliarkadaşlarım,Büyüklerim.
Düzenli olarak siteyi takip ediyorum,bugünkü yazılarda "Binbaşımız,Sayın binbaşımız" gibi ifadeler gördüm ve üzüldüm.Acaba bu şahıs bizlerden bahsederken aynı ifadeleri kullanıyormu?
Düzenli olarak siteyi takip ediyorum,bugünkü yazılarda "Binbaşımız,Sayın binbaşımız" gibi ifadeler gördüm ve üzüldüm.Acaba bu şahıs bizlerden bahsederken aynı ifadeleri kullanıyormu?
Sn.Yersel, Nezaket kuralları ve bize yakışan ifadeleri kullanmak zorundayız.Başkasının seviyesiz olması bizimde ayni seviyeye düşmemizi gerektirmediğini sizde takdir ediyorsunuzdur.İyi günler diliyorum
SÜLEYMAN KARAHAN
29 Nisan 2010 16:57
Sayın UMUR TALU ya mektup yazan kur bnb herhalde paşalıgını bu tür yazılarla assubayların üstünden garantilemeye çalışıyor.Kesin emin oldugum bir şeyse bu beyfendinin at gözlügü ile olayları değerlendirdiğidir.Beyfendi gözlüğünüzü çıkarıp etrafınıza bir bakın.ASSUBAY ORDUEVLERİNE GİDİN nasıl bir yokluk ve ilgisizlik içinde olduğunu görün.Tahmin ederim hiç gitmemişsinizdir.Merak etmeyin sizi bu çıkışınızdan sonra kesin paşa yaparlar.İşte TSK'nın neden ileri gidemediği ve gidemiyeceği sizin gibi gerçekleri görmeyen bir zihniyetin yüzünden olduğu gerçeğini ispatlamış oldunuz.Size bize destek verdiğiniz gerçekleri açıkladığınız için teşekkür ederiz.Sayın UMUR TALU bu gibi neyin ne olduğunu değerlendiremiyen insanların yazıları size bizim ne kadar haklı oldugumuzu ispatlamaktadır.
Bize verdiginiz destekten ONUR ve GURUR duyuyoruz.YOLUNUZ AÇIK KALEMİNİZ KESKİN OLSUN.SAYGILARIMLA.
Bize verdiginiz destekten ONUR ve GURUR duyuyoruz.YOLUNUZ AÇIK KALEMİNİZ KESKİN OLSUN.SAYGILARIMLA.

engin
29 Nisan 2010 15:28
İSTFAYA DAVET Dün saygıdeğer sessizlerin sesi kimsesizlerin kimsesi olan UMUR TALU,ya mektup yazarak bazı açıklamalarda bulunan kurmay binbaşı efendi askerlik görevinden derhal istifa edip sayım memuru olmalıdır Omuzunda taşıdığı apoletler ona ağır gelmektedir Böyle ön yargılı subaylar özellikle kurmay olmamalı bakın bu gün binbaşının aşağıladığı bir hemşerim olan uzmançavuş Erkan AYAZ KARDEŞİMİZİ TOPRAĞA VERDİK Kendisi malatyada görevli iken geçici görevle sınıra gönderilmiş ve burda kahpe tuzakla şehit olmuştur yattığı mekan cennet olsun TSK ve ülke için heran ölüme hazır olan insanlardan daha ne bekliyorsunuz kölelikmi?
BİNBAŞI BU UZMAN KARDEŞLERİMİZİN BİR GAZİNOSU OLMADIĞINI BİLMİYORMU ONLARIN HİZMETİNİN VE İNSAN OLMASININ ÖNEMİ YOKMU?,BU şehit kardeşim hangi ordunun askeri acaba bay İSTATİKÇİ KURMAYIM SEVSİNLER SENİN ZİHNİYETİNİ VEDE SİSTEMİNİ Sana tavsiyem haksızlığı savunacağına, önyargılardan sıyrıl adil ol Sonunu hesap edemediğin hesapların içine girme HELE DİPSİZ KUYUYA HİÇ GİRME ÇÜNKÜ ORDA DEMİR YÜREK UMUR TALU VE BİNLERCE İSİMSİZ KAHRAMAN ARKADAŞLARI OLAN Emekli ve çalışan TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN ASTSUBAYLARI UZMANLARI VAR SAYGILARIMLA
Engin UYSAL EMEKLİ HAVA ASTSB
BİNBAŞI BU UZMAN KARDEŞLERİMİZİN BİR GAZİNOSU OLMADIĞINI BİLMİYORMU ONLARIN HİZMETİNİN VE İNSAN OLMASININ ÖNEMİ YOKMU?,BU şehit kardeşim hangi ordunun askeri acaba bay İSTATİKÇİ KURMAYIM SEVSİNLER SENİN ZİHNİYETİNİ VEDE SİSTEMİNİ Sana tavsiyem haksızlığı savunacağına, önyargılardan sıyrıl adil ol Sonunu hesap edemediğin hesapların içine girme HELE DİPSİZ KUYUYA HİÇ GİRME ÇÜNKÜ ORDA DEMİR YÜREK UMUR TALU VE BİNLERCE İSİMSİZ KAHRAMAN ARKADAŞLARI OLAN Emekli ve çalışan TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN ASTSUBAYLARI UZMANLARI VAR SAYGILARIMLA
Engin UYSAL EMEKLİ HAVA ASTSB
GÜNGÖR YALDIZ
29 Nisan 2010 14:33
Haber Türk yazarı beyefendinin,yazdıkları anlattıkları anlatılacakların binde biridir.Bu bile fırtanalar koparmaya yetti;Demekki şu ceza kanunlarından bahsedilse AİHM yasakladığı halde daha okuldan yeni mezun bir teğmenin isterse savcı,isterse hakim olabildiği ve emeklisi gelmiş bir kd.asb.ı cezalandırabileceği bile adaletsizliğin ve imtiyazın kanıtıdır.Daha bir çok haksız,hukuksuz konunun olduğunu herkez biliyor .15 yıl oldu emekli oldum assb.lık hakkında hiç bir şey değişmiyor.Amerika'da domokrasi galip geldi zenciler başkan oldu bizde olmaz değerli ARKADAŞLARIM.
Musa KILIÇ
29 Nisan 2010 10:50
Sn.Umur Talu'ya mektup yazan kurmay binbaşı bataklıktaki bir sivrisinektir,esas sorun bataklıktır,bataklığın ıslah edilmesi gerekir,yoksa bu bataklık daha çok sivrisinek üretir.
Sn.Kılıç,
Her toplumda savunma içgüdüsü ile saçmalayan,akıl,mantık ve hukuk süzgecinden geçirmeden konuşan ve uygulayanlar vardır. Bunlar gerçekleri değiştirmez, bizlerle ilgili yazan binbaşı da bunlardan biridir.Güneşin balçıkla sıvanmadığını, adaletin kurumları güçlendireceğini sağduyu sahipleri birgün anlayacaktır. Sn.Talu ve arkadaşlarımız gerekli mesajı ulaştırdıklarından muhatap almaya değmeyeceğini düşünüyorum.İyi günler dilerim.
mercanoğlu
29 Nisan 2010 08:14
Merhaba Sevgili Arkadaşlar,
Bu binbaşımızın bakış açısı bana bundan 15 sene önce ordunun en kritik kurumlarının birisinde bir kurmay albayın yanındaki 2 subayla operasyonlar hakkında konuşurken sarfettiği cümleleri hatırlattı nedense: "Jandarma Assubaya 40 adamla operasyon yetkisi vermişler. Assubayın bilgisi, görgüsü, kültürü nedir ki 40 adamın hayatını teslim ediyorsun?".....
Bu 2 subayımız insaflıydı. Birisi 80 mezunu topçu, diğeri 83 mezunu muhabereci. Ben bunu duyduğumu ve bu zihniyetin dönüp bir de" Assubaylar çalış, çalış olacağın başçavuş zihniyetinde" diye sağda solda konuşarak çelişkiye düştüklerini söyledim. O zaman yüzbaşı olan 2 subayın cevabı da en az sarfedilen sözler kadar trajikomikti. "Albayım senin burada olduğunu farkemedi.
Biz subaylarımıza düşman değiliz. Onlar bizden daha çok maaş da alsınlar, imkanları da fazla olsun. Ama el-insaf diye arapça tabir var. Onu anlatamadık galiba. Türkçeleri kıt da değil ama arapça söyleyelim. EL İNSAF...
Bu binbaşımızın bakış açısı bana bundan 15 sene önce ordunun en kritik kurumlarının birisinde bir kurmay albayın yanındaki 2 subayla operasyonlar hakkında konuşurken sarfettiği cümleleri hatırlattı nedense: "Jandarma Assubaya 40 adamla operasyon yetkisi vermişler. Assubayın bilgisi, görgüsü, kültürü nedir ki 40 adamın hayatını teslim ediyorsun?".....
Bu 2 subayımız insaflıydı. Birisi 80 mezunu topçu, diğeri 83 mezunu muhabereci. Ben bunu duyduğumu ve bu zihniyetin dönüp bir de" Assubaylar çalış, çalış olacağın başçavuş zihniyetinde" diye sağda solda konuşarak çelişkiye düştüklerini söyledim. O zaman yüzbaşı olan 2 subayın cevabı da en az sarfedilen sözler kadar trajikomikti. "Albayım senin burada olduğunu farkemedi.
Biz subaylarımıza düşman değiliz. Onlar bizden daha çok maaş da alsınlar, imkanları da fazla olsun. Ama el-insaf diye arapça tabir var. Onu anlatamadık galiba. Türkçeleri kıt da değil ama arapça söyleyelim. EL İNSAF...
Değerli Meslektaşım;
Biz özveri ile mesai mefhumu gözetmeden orduda görev yapıyoruz,Asb.lar eğitim proğramlarını kendileri tespit etmiyor,eksiklik varsa tespit edenlerin sorunudur. Operasyonların bilginin yanı sıra cesareti de gerektirdiğini ve Assubayların kahramanlıklarını herkes biliyor.
Abdurrahim BARIN
28 Nisan 2010 22:03
Siyaset Akademi Hocam
Prof.Dr.Önder AYTAÇ'ın belirttiği gibi, Ergenekon olayı çözülmez ise,felaket.
Susurluk bir şanstı kaçtı.
Ergenekon son şans.
Mutlaka çözülmeli.
Neden:Dünyanın en güzel
en zengin ülkesinde, İnsanımız,en yoksul,en onursuz şekilde yaşatılıyor.
Bunu ,Bir takım; ASKER-İŞADAMI-BÜROKRAT-AKADEMİSYEN-YARGI- mensupları ile kanun dışı yöntemlerle organize olarak
sürdürdüler bugüne kadar.
Bunun yansımalarından biri de-Oyak'taki haksızlıkların-Adaletsizliklerin-Çözdürülmemesi şeklinde olduğu basında yer almaktadır.
Ne deve ne kuş oldu Oyak.
-Ne Şirkete benziyor
-Ne Emekli sandığına.
-Atanmış yöneticiler
-Hesap vermeme
-Şirketler kanununa uymama
-Üyeleri yönetime almama.
Liste uzun...
-Dava eden-Kitap Yazan
-Em.Ask.-Av.Sn.Durmuş TÜREMEN'i,yıldırmaya çalışma,
-Savunan basını susturma
-vb..
Soruyu anlamak,konunun yarısını çözmektir.
Konu;Ülke kaynaklarını ,
yurtdışındaki odaklara,
*Dışı yerli-İçi yabancı*
çobanların; elindekilerini, kaptırıp,kaptırmama-mevzileri savunma meselesidir. Konu bu kadar net.
O nedenle,Ağaçları görmeyi bırakalım,ormanı görelim.
Ergenekonun çözülmesi,
tüm kesimleri olduğu gibi,
Asker camiasındaki,halı altına süpürülenleri de temizleyecektir.
Yeter ki,birlik olalım.
Mağdurlar olarak,iyi organize olalım,
safları sıkı tutalım.
Ülke için dertlenenler için,Özel web sitemde bolca malzeme var.
Sağlık Başarı dileklerimle.
Saygılar.
Abdurrahim BARIN
Gn.Bşk.
Ulaş İş Sendikası
www.hiziracil.tr.gg
Prof.Dr.Önder AYTAÇ'ın belirttiği gibi, Ergenekon olayı çözülmez ise,felaket.
Susurluk bir şanstı kaçtı.
Ergenekon son şans.
Mutlaka çözülmeli.
Neden:Dünyanın en güzel
en zengin ülkesinde, İnsanımız,en yoksul,en onursuz şekilde yaşatılıyor.
Bunu ,Bir takım; ASKER-İŞADAMI-BÜROKRAT-AKADEMİSYEN-YARGI- mensupları ile kanun dışı yöntemlerle organize olarak
sürdürdüler bugüne kadar.
Bunun yansımalarından biri de-Oyak'taki haksızlıkların-Adaletsizliklerin-Çözdürülmemesi şeklinde olduğu basında yer almaktadır.
Ne deve ne kuş oldu Oyak.
-Ne Şirkete benziyor
-Ne Emekli sandığına.
-Atanmış yöneticiler
-Hesap vermeme
-Şirketler kanununa uymama
-Üyeleri yönetime almama.
Liste uzun...
-Dava eden-Kitap Yazan
-Em.Ask.-Av.Sn.Durmuş TÜREMEN'i,yıldırmaya çalışma,
-Savunan basını susturma
-vb..
Soruyu anlamak,konunun yarısını çözmektir.
Konu;Ülke kaynaklarını ,
yurtdışındaki odaklara,
*Dışı yerli-İçi yabancı*
çobanların; elindekilerini, kaptırıp,kaptırmama-mevzileri savunma meselesidir. Konu bu kadar net.
O nedenle,Ağaçları görmeyi bırakalım,ormanı görelim.
Ergenekonun çözülmesi,
tüm kesimleri olduğu gibi,
Asker camiasındaki,halı altına süpürülenleri de temizleyecektir.
Yeter ki,birlik olalım.
Mağdurlar olarak,iyi organize olalım,
safları sıkı tutalım.
Ülke için dertlenenler için,Özel web sitemde bolca malzeme var.
Sağlık Başarı dileklerimle.
Saygılar.
Abdurrahim BARIN
Gn.Bşk.
Ulaş İş Sendikası
www.hiziracil.tr.gg
6302
Mesaj Defteri yazıları
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 »


Sn.YILDIRIM o işci kardeşimize aldığı maaşı sorup emekli assubayın aldığı maaşı söyleseydiniz yeterli olurdu ama verdiğiniz dersi herhalde unutmaz.