MESAJ PANOSU
Mesaj Defterine Yazın 
Yönetici yorumu:
Sn.Mesut MAVITUNA
Bu yazınızı arkadaslarımız hatırlıyacaklardır,Elinize yureğinize sağlık.Saygılarımızla
Yönetici yorumu:
Herkez TSK.yi suçluyor oysa hainler içimizde kahpe tuzaklarla can alıyorlar destekçileri mecliste bile olan teröre dünyada kim bu kadar müsamaha eder? SEHITLERIMIZE ALLAH RAHMET EYLESIN MEKANLARI CENNET OLSUN
6302
Mesaj Defteri yazıları
Doğan Karaöz
05 Mayıs 2010 09:39
Saygıdeğer büyüğüm İsmail TURAN ağabey'e ve kızgınlığım olsa da Selçuk İÇER ağabey'e başarılar dilerim.
Mahmut ADEM
05 Mayıs 2010 08:58
Saygıdeğer meslektaşım, değerli büyüğüm İsmail TURAN'a teşekkür ederim.
Dava günü orada olamayacağım ama kendilerini ve orada bulunacak arkadaşları gönülden destekliyorum.
Dava günü orada olamayacağım ama kendilerini ve orada bulunacak arkadaşları gönülden destekliyorum.
Ramazan TEKELİ
05 Mayıs 2010 08:55
Değerli Arkadaşlarım,
Tek başına hukuk mücadelesi vererek gönüllerimizde ayrı bir yeri olan Sn. İsmail Turan ağabeyimizi Ankara Platformundaki arkadaşlarımızla akşam yemeğinde birlikte olarak bir toplantı gerçekleştirdik. Dava konusu olan maddeleri bizzat kendisinden dinleme fırsatını bulduk. Konulara bu kadar hakim olduğunu görmek ve dinlemek bizleri gerçekten ümitlendirmiştir.
Siteyi takip eden arkadaşlarımızın hatırlayacağı gibi, farklı mahkemelerde devam eden üç ayrı davada neler yapabileceğimizi ve 06.05.2010 tarihinde saat 09.15'de 13'üncü İş Mahkemesi'ndeki duruşmada her türlü desteği vermek üzere yanında olacağımızı ifade ettik.
Tek hâkimli kamuoyuna açık yapılan bu tür duruşmalarda hâkimin biz dinleyicilerden rahatsız olmaması için gerekli hassasiyeti göstereceğimizi değerli ağabeyimizle paylaştık. Davanın bizler lehine çıkması dileğiyle, bu davayı yakından ve uzaktan takip eden başta emekliassubaylar.org site yöneticileri olmak üzere, tüm meslektaşlarımıza sevgi ve saygılarımızı iletiyoruz.
Tek başına hukuk mücadelesi vererek gönüllerimizde ayrı bir yeri olan Sn. İsmail Turan ağabeyimizi Ankara Platformundaki arkadaşlarımızla akşam yemeğinde birlikte olarak bir toplantı gerçekleştirdik. Dava konusu olan maddeleri bizzat kendisinden dinleme fırsatını bulduk. Konulara bu kadar hakim olduğunu görmek ve dinlemek bizleri gerçekten ümitlendirmiştir.
Siteyi takip eden arkadaşlarımızın hatırlayacağı gibi, farklı mahkemelerde devam eden üç ayrı davada neler yapabileceğimizi ve 06.05.2010 tarihinde saat 09.15'de 13'üncü İş Mahkemesi'ndeki duruşmada her türlü desteği vermek üzere yanında olacağımızı ifade ettik.
Tek hâkimli kamuoyuna açık yapılan bu tür duruşmalarda hâkimin biz dinleyicilerden rahatsız olmaması için gerekli hassasiyeti göstereceğimizi değerli ağabeyimizle paylaştık. Davanın bizler lehine çıkması dileğiyle, bu davayı yakından ve uzaktan takip eden başta emekliassubaylar.org site yöneticileri olmak üzere, tüm meslektaşlarımıza sevgi ve saygılarımızı iletiyoruz.
NECDET TÖRE
04 Mayıs 2010 23:59
Saygıdeğer Büyüğümüz İsmail TURAN ağabeyimizin adalet arayarak hukuk üzerine verdiği mücadelede başarılar diliyorum ve minnet duyuyorum .Mahkeme günü yanında olamayacağım ama gönlüm sizinle .
Saygılarımla
Saygılarımla
Fedai YAVAŞ
04 Mayıs 2010 23:41
Değerli,Meslektaşlarım;
Tabiki İsmail TURAN abimize başarılar, üstün başarılar, sonsuz başarılar dilemek çok güzel birşey.
Asıl olan duruşma günü ADLİYE BİNASI'nda yanında olmak gerek... Bu bizim gücümüzü, ilgimizi, alakamızı, varlığımızı... ONUR MÜCADALESİNDE gayretimizi gösterir. Selam olsun bu davaya baş koyanlara!...
Tabiki İsmail TURAN abimize başarılar, üstün başarılar, sonsuz başarılar dilemek çok güzel birşey.
Asıl olan duruşma günü ADLİYE BİNASI'nda yanında olmak gerek... Bu bizim gücümüzü, ilgimizi, alakamızı, varlığımızı... ONUR MÜCADALESİNDE gayretimizi gösterir. Selam olsun bu davaya baş koyanlara!...
Turhan KALIN
04 Mayıs 2010 20:22
Gen. Kur. ve Meclis tarafından duyarsız kalınan,
Haksızlıklara karşı dik duran,
Yasal haklarımızın verilmediğine inanan,
Haklarımızı savunmak için yargıya baş vuran,
Mağdurun sesi,
İçimizden bir Assubay emeklisi,
İnsan onuruna saygıya inanan,
Cesur yürekli, değerli büyüğüm, Sayın İsmail TURAN,
06 MAYIS 2010 tarihindeki duruşmada başarılı olmanızı tüm kalbi dileklerimle temenni ediyor ve saygılarımı sunuyorum.
Haksızlıklara karşı dik duran,
Yasal haklarımızın verilmediğine inanan,
Haklarımızı savunmak için yargıya baş vuran,
Mağdurun sesi,
İçimizden bir Assubay emeklisi,
İnsan onuruna saygıya inanan,
Cesur yürekli, değerli büyüğüm, Sayın İsmail TURAN,
06 MAYIS 2010 tarihindeki duruşmada başarılı olmanızı tüm kalbi dileklerimle temenni ediyor ve saygılarımı sunuyorum.
ali nas
04 Mayıs 2010 19:21
Çok değerli Büyüğüm Sn. İsmail TURAN'ın fiili hizmet zammıyla ilgili açmış olduğu davanın 6 Mayıs'ta ilk duruşması yapılacağından kendisine üstün başarılar dilerim.
Yok sayılan bu konunun varlığını ortaya çıkarıp neredeyse yoktan var ederek,kazanılması halinde tüm muvazzaf ve emekli Sb.Asb.Uzm.J.ları etkileyecek boyuttaki bu konuyu buraya taşımak her babayiğidin haddi değildir.
Özellikle emekli iken bile gizlenen bazı büyüklerimin varlığı da elbette bizleri üzmekte iken.
İyiki varsın değerli ve onurlu komutanım İsmail TURAN.
Takipteyim.
Yok sayılan bu konunun varlığını ortaya çıkarıp neredeyse yoktan var ederek,kazanılması halinde tüm muvazzaf ve emekli Sb.Asb.Uzm.J.ları etkileyecek boyuttaki bu konuyu buraya taşımak her babayiğidin haddi değildir.
Özellikle emekli iken bile gizlenen bazı büyüklerimin varlığı da elbette bizleri üzmekte iken.
İyiki varsın değerli ve onurlu komutanım İsmail TURAN.
Takipteyim.
Engin Uysal
04 Mayıs 2010 18:17
Başbakan AKP Grup toplantısında konuşma yaparken ağlayanlar varmış ben pek anlayamadım niçin ağladıklarına ama tahminim ŞEHİT CENAZELERİ AKILLARINA GELMİŞTİR veya Emeklinin dul ve yetimlerinin nasıl açlık sefalet ve yokluk içerisinde yaşadıklarına ağladıklarını tahmin ediyorum ACABA YANILIYORMUYUM Rekor üstüne rekor dünyanın enpahalı akaryakıtından sonra şimdide dünyanın en pahalı etini yiyerek bu alanda bir rekor daha kırdık Tabiiki et alıp yiyebilirsek ne mutlu bizlere bizleri düşünüp ağlayan vekillerimiz sizleri asla unutmayacağız. saygılarımla
Emekli Hv. Asb.
Emekli Hv. Asb.
SİTE YÖNETİMİ
04 Mayıs 2010 12:51
Değerli Meslekdaşlarımız,
"Umut kalacağına emek kalsın" diyen atasözümüzü hatırlarsınız;
Bizler yıllarca önyargılarla haksızlıklara uğradık,sosyal ve ekonomik haklarımız için birlikte mücaadele ediyoruz.
Yasadan doğan hakkı talep etmek kolaydır, Biz yasalardaki eşitsizliğin giderilmesini istemek zorundayız işimiz elbette zor ama imkansız değildir.
Bizim yasal temsilcimiz TEMAD haklarımınızın hukukta aranması için verdiğimiz hertürlü desteği ret ederek suskun kalmayı tercih etti.
Hukukçu olmamasına rağmen haklarımız konusunda maddi manevi büyük özveri gösteren değerli bir meslekdaşımız Sn.İsmail TURAN'ın karşılıkları kuruma yatan, emekli olurken ikramiyemize ve maaş bağlanma oranlarına direkt etkisi olan fiili hizmet zamlarımızın derece ve kademelerimizde dikkate alınması talebi ile açtıkları davanın ilk duruşması 6 Mayıs 2010 tarihinde Ankara 13.İş Mahkemesinde görülecektir.
Bu davanın kazanılmasını umuyoruz,dava kaybedilebilir de ama HAKSIZLIKLAR KARŞISINDA SUSMAMA KARARLILIĞIMIZIN BELİRTİLMESİ AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM VE DEĞERE SAHİPTİR
Sitemiz üyesi Ankaradaki arkadaşlarımız Sn.Turan ile koordine ederek kendisinin talebi doğrultusunda mahkemede bulunacaklardır.
Sn.Turan'a en içten dileklerimizle başarılar diler bu özverisi için tüm assubaylar adına şükran ve teşekkürlerimizi sunarız. Saygılarımızla
"Umut kalacağına emek kalsın" diyen atasözümüzü hatırlarsınız;
Bizler yıllarca önyargılarla haksızlıklara uğradık,sosyal ve ekonomik haklarımız için birlikte mücaadele ediyoruz.
Yasadan doğan hakkı talep etmek kolaydır, Biz yasalardaki eşitsizliğin giderilmesini istemek zorundayız işimiz elbette zor ama imkansız değildir.
Bizim yasal temsilcimiz TEMAD haklarımınızın hukukta aranması için verdiğimiz hertürlü desteği ret ederek suskun kalmayı tercih etti.
Hukukçu olmamasına rağmen haklarımız konusunda maddi manevi büyük özveri gösteren değerli bir meslekdaşımız Sn.İsmail TURAN'ın karşılıkları kuruma yatan, emekli olurken ikramiyemize ve maaş bağlanma oranlarına direkt etkisi olan fiili hizmet zamlarımızın derece ve kademelerimizde dikkate alınması talebi ile açtıkları davanın ilk duruşması 6 Mayıs 2010 tarihinde Ankara 13.İş Mahkemesinde görülecektir.
Bu davanın kazanılmasını umuyoruz,dava kaybedilebilir de ama HAKSIZLIKLAR KARŞISINDA SUSMAMA KARARLILIĞIMIZIN BELİRTİLMESİ AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM VE DEĞERE SAHİPTİR
Sitemiz üyesi Ankaradaki arkadaşlarımız Sn.Turan ile koordine ederek kendisinin talebi doğrultusunda mahkemede bulunacaklardır.
Sn.Turan'a en içten dileklerimizle başarılar diler bu özverisi için tüm assubaylar adına şükran ve teşekkürlerimizi sunarız. Saygılarımızla
Kubilay AKBULUT
04 Mayıs 2010 12:25
Değerli Büyüğüm Sn. İsmail TURAN'ın 6 Mayıs'ta fiili hizmet zamıyla ilgili açmış olduğu dava görüleceğinden kendisine üstün başarılar dilerim.Bu dava Assubay'ların kara talihinde yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır ve davalar henüz yeni başlamıştır.Statükocu zihniyetlerin bizi suçlu duruma düşürme gayret ve çabaları hukuk yolunu izlediğimizden sonuçsuz kalacaktır.Bütün duyarlı ve onurlu arkadaşlarımı yasal yollardan haklarını aramaya davet ediyorum.Saygılarımla...
Kubilay AKBULUT
Kubilay AKBULUT

Mahmut Metin
03 Mayıs 2010 23:03
Yakın geçmişte bu siteye üye oldum.Meslekte iken tanıdığım ve birlikte görev yaptığım bazı arkadaşları burada görmekten son derece mutlu oldum. Hatta kendileri ile haberleştim. Ancak çoğu üye kendilerini gizlemişler.Belki de tanıyoruz kendilerini.
Meslekte iken bazılarının uygulamaları yüzünden hep kenarda köşede kaldık.Neden hala gizliyoruz kendimizi bir anlam veremedim. Tabi bu herkesin kendi bileceği iş, ama daha iyi olmaz mı? Sağlık ve esenlik dileklerimle saygılar sunarım.
Meslekte iken bazılarının uygulamaları yüzünden hep kenarda köşede kaldık.Neden hala gizliyoruz kendimizi bir anlam veremedim. Tabi bu herkesin kendi bileceği iş, ama daha iyi olmaz mı? Sağlık ve esenlik dileklerimle saygılar sunarım.
Fedai YAVAŞ
03 Mayıs 2010 13:38
Sayın Meslektaşlarım;
İsmail TURAN Abimizin ANKARA 13'NCÜ İŞ MAHKEMESİ'nde açtığı FİİLİ HİZMET ZAMMI DAVASI duruşması 06 Mayıs 2010 Tarihinde Saat:09:00 da ANKARA - Sıhhıye'deki ADLİYE'DE yapılacaktır. ANKARA içinden ve yurdun her tarafından Meslektaşlarımız davetlidir.
ANILAN DAVAYA KATILMANIZI diler,selam ve saygılarımı yollarım..... ONUR SAVAŞÇILARINA !.
İsmail TURAN Abimizin ANKARA 13'NCÜ İŞ MAHKEMESİ'nde açtığı FİİLİ HİZMET ZAMMI DAVASI duruşması 06 Mayıs 2010 Tarihinde Saat:09:00 da ANKARA - Sıhhıye'deki ADLİYE'DE yapılacaktır. ANKARA içinden ve yurdun her tarafından Meslektaşlarımız davetlidir.
ANILAN DAVAYA KATILMANIZI diler,selam ve saygılarımı yollarım..... ONUR SAVAŞÇILARINA !.
Tayyar YILDIRIM
03 Mayıs 2010 11:38
Öfkem Var Size
"Tek vatan tek millet sanki dildedir.
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Suçlu hangimizdir, özür kimdedir?
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Size vekilliği emanet verdik,
Ayakaltınıza halılar serdik.
Bu cumhuriyeti birlikte kurduk,
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Seçmedik sizleri kavganız için.
Yetti gayrı haydi tez ömür biçin.
Sabit oldu artık tescilli suçun,
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Ak olana kara denmez gardaşım,
Her kuşun eti de yenmez gardaşım,
Bu değirmen böyle dönmez gardaşım,
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Siz akıllı bizler divane olduk.
İhtişamlı idik virane olduk.
Biz böyle değildik efsane olduk,
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Biriniz yaparken biriniz bozar.
Nasıl bir inat bu değmesin nazar.
Elbette bu millet kızdıkça kızar,
Böyle gitmez bilin öfkem var size
Hep sen mi doğruyu bilirsin söyle?
Amacın nedir ki yıllardır böyle?
Geçip de karşıma bağırma öyle!
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Meclisi çiftlik mi sandın vekilim?
Liderin ne derse kandın vekilim.
Yakında seçim var yandın vekilim.
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Her söze bir kılıf hazır bulursun,
Her dönem kendine vezir bulursun,
Anlamadım nasıl huzur bulursun,
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Ne dersem diyeyim boştur sözlerim.
Birlik beraberlik, görmez gözlerim
Daha yıllar boyu onu özlerim
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
04/2010/Konya
Tayyar YILDIRIM
"Tek vatan tek millet sanki dildedir.
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Suçlu hangimizdir, özür kimdedir?
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Size vekilliği emanet verdik,
Ayakaltınıza halılar serdik.
Bu cumhuriyeti birlikte kurduk,
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Seçmedik sizleri kavganız için.
Yetti gayrı haydi tez ömür biçin.
Sabit oldu artık tescilli suçun,
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Ak olana kara denmez gardaşım,
Her kuşun eti de yenmez gardaşım,
Bu değirmen böyle dönmez gardaşım,
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Siz akıllı bizler divane olduk.
İhtişamlı idik virane olduk.
Biz böyle değildik efsane olduk,
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Biriniz yaparken biriniz bozar.
Nasıl bir inat bu değmesin nazar.
Elbette bu millet kızdıkça kızar,
Böyle gitmez bilin öfkem var size
Hep sen mi doğruyu bilirsin söyle?
Amacın nedir ki yıllardır böyle?
Geçip de karşıma bağırma öyle!
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Meclisi çiftlik mi sandın vekilim?
Liderin ne derse kandın vekilim.
Yakında seçim var yandın vekilim.
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Her söze bir kılıf hazır bulursun,
Her dönem kendine vezir bulursun,
Anlamadım nasıl huzur bulursun,
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
Ne dersem diyeyim boştur sözlerim.
Birlik beraberlik, görmez gözlerim
Daha yıllar boyu onu özlerim
Böyle gitmez bilin öfkem var size!
04/2010/Konya
Tayyar YILDIRIM
veysel çetiner
03 Mayıs 2010 03:01
'Cep'te, 'ucuza uzun görüş'ün acısı 'sabit ücret'ten çıkıyor
GSM operatörü kuruluşların, faturalı hat abonelerine uyguladığı tarifelerde bazı değişiklikler yapılıyor. Buna göre, cep telefonu abonelerinin görüşme süreleri uzatılıp, konuşma bedellerinde yüzde 18-37 indirime gidiliyor. Sabit ücret bedelleri ise yüzde 154'e varan oranlarda artırılıyor. Sabit ücret bedellerine yapılan zam ise 6 lirayı buluyor.
http://www.gun24saat.com/index.asp?gorev=hab erdetay&id=1877
GSM operatörü kuruluşların, faturalı hat abonelerine uyguladığı tarifelerde bazı değişiklikler yapılıyor. Buna göre, cep telefonu abonelerinin görüşme süreleri uzatılıp, konuşma bedellerinde yüzde 18-37 indirime gidiliyor. Sabit ücret bedelleri ise yüzde 154'e varan oranlarda artırılıyor. Sabit ücret bedellerine yapılan zam ise 6 lirayı buluyor.
http://www.gun24saat.com/index.asp?gorev=hab erdetay&id=1877
İlhan ARIK
03 Mayıs 2010 01:51
http://www.odatv.com/n.php?n=askerlerde-mit-mustesari-sikint
isi-2604101200
linkindeki "ASKERLERDE MİT MÜSTEŞARI SIKINTISI" yazıya yorumumdur.
*-Başbakana bağlı dışişleri bakanı gün geliyor, Cumhurbaşkanı oluyor.(Zamanında askerlik döneminde Genelkurmay başkanının astı durumunda)
*-Bölgesindeki jandarma komutanı dâhil mülkü amiri olan kaymakam, askerliğini yedek subay veya kısa dönem asker olarak yaparken amiri olduğu komutanın bu sefer astı/mahiyeti oluyor. Askerliği bitince tekrar eski konumuna dönüyor.
*-Bir üstteğmen ilk hakkında kurmaylığı kazanıyor, yüksek lisans, üstün başarı vb. gibi gayretleri ile 5-6 sene erken terfi alarak, kendinden önce mezun olmuş komutanlarının da önüne geçiyor onların amiri/komutanı olabiliyor.
Bu gibi örnekleri çoğaltabiliriz.
Liyakat, göreve haizlik yeterliliği olduğunda; kabul gören bu görev değişikliklerini; Amaçları memlekete hizmet olan profesyonellerin komplekslerini bir kenara bırakıp Dr. Hakan FİDAN'ın MİT müsteşarı olmasında da engel olmayacaklarını düşünüyorum.
Ayrıca Astsubaydan mit müsteşarı olmaz yorumlarına ben de katılıyorum. Fakat Dr. Hakan FİDAN Astsubay değil ki. Dr. Hakan FİDAN akademik kariyerini daha ilerilere götürmek için kendinde bu kapasiteyi görmüş ve 15 yıllık mecburi hizmetini tamamladıktan sonra kendi isteği ile TSK'den istifa etmiş, layık görüldüğü görevleri başarı ile yürütmüş, yine son ataması MİT müsteşar yardımcılığı görevine de, Başbakanlık müsteşar yardımcılığından olmuştur. TSK'de 15 yıl Astsubay olarak görev yapmış olması kara bir leke midir ki MİT müsteşarı olamasın?..
Türk Milleti bu gibi olumsuzlukları aşamazsa, yeni FİDAN'ların yetişmesi zorlaşır.
linkindeki "ASKERLERDE MİT MÜSTEŞARI SIKINTISI" yazıya yorumumdur.
*-Başbakana bağlı dışişleri bakanı gün geliyor, Cumhurbaşkanı oluyor.(Zamanında askerlik döneminde Genelkurmay başkanının astı durumunda)
*-Bölgesindeki jandarma komutanı dâhil mülkü amiri olan kaymakam, askerliğini yedek subay veya kısa dönem asker olarak yaparken amiri olduğu komutanın bu sefer astı/mahiyeti oluyor. Askerliği bitince tekrar eski konumuna dönüyor.
*-Bir üstteğmen ilk hakkında kurmaylığı kazanıyor, yüksek lisans, üstün başarı vb. gibi gayretleri ile 5-6 sene erken terfi alarak, kendinden önce mezun olmuş komutanlarının da önüne geçiyor onların amiri/komutanı olabiliyor.
Bu gibi örnekleri çoğaltabiliriz.
Liyakat, göreve haizlik yeterliliği olduğunda; kabul gören bu görev değişikliklerini; Amaçları memlekete hizmet olan profesyonellerin komplekslerini bir kenara bırakıp Dr. Hakan FİDAN'ın MİT müsteşarı olmasında da engel olmayacaklarını düşünüyorum.
Ayrıca Astsubaydan mit müsteşarı olmaz yorumlarına ben de katılıyorum. Fakat Dr. Hakan FİDAN Astsubay değil ki. Dr. Hakan FİDAN akademik kariyerini daha ilerilere götürmek için kendinde bu kapasiteyi görmüş ve 15 yıllık mecburi hizmetini tamamladıktan sonra kendi isteği ile TSK'den istifa etmiş, layık görüldüğü görevleri başarı ile yürütmüş, yine son ataması MİT müsteşar yardımcılığı görevine de, Başbakanlık müsteşar yardımcılığından olmuştur. TSK'de 15 yıl Astsubay olarak görev yapmış olması kara bir leke midir ki MİT müsteşarı olamasın?..
Türk Milleti bu gibi olumsuzlukları aşamazsa, yeni FİDAN'ların yetişmesi zorlaşır.
TURGUT KARAKOYUN
02 Mayıs 2010 22:51
SAYGIDEĞER MESLEKTAŞLARIM!
SON GÜNLERDE BÖLÜCÜ VE HAİN TERÖR ALÇAKCA SALDIRILARINA DEVAM EDİYOR VE ALTI VATAN EVLADI ŞEHİT OLUYOR,YEDİ VATAN EVLADI DA YARALI.ŞEHİTLERİMİZE ALLAHTAN RAHMET,SEVENLERİNE BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM. YARALILARIMIZA DA ACİL ŞİFALAR DİLİYORUM.HER ZAMANKİ GİBİ YİNE VATAN VAR OLSUN,TÜRK MİLLETİ SAĞOLSUN.
SON GÜNLERDE BÖLÜCÜ VE HAİN TERÖR ALÇAKCA SALDIRILARINA DEVAM EDİYOR VE ALTI VATAN EVLADI ŞEHİT OLUYOR,YEDİ VATAN EVLADI DA YARALI.ŞEHİTLERİMİZE ALLAHTAN RAHMET,SEVENLERİNE BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM. YARALILARIMIZA DA ACİL ŞİFALAR DİLİYORUM.HER ZAMANKİ GİBİ YİNE VATAN VAR OLSUN,TÜRK MİLLETİ SAĞOLSUN.
İsmail DAMAR
02 Mayıs 2010 21:13
http://www.memurlar.net/haber/166146/
BASINDAN.....
BASINDAN.....
seher
02 Mayıs 2010 18:29
askeriyeyle sıkıntılı bir sorunum var asker annesiyim bilgi almak istiyorum bana yardımcı olurmusunz.
Mesut MAVİTUNA
02 Mayıs 2010 16:25
Değerli Kardeşim Ahmet ÇAM
yazmış olduğunuz
ASSUBAYLAR HÜKÜMETİ VE GENELKURMAYI "ATATÜRK'E" ŞİKAYET ETTİ.
yazınıza 3 sene evvel ATAMIZA yazdığım yazıyı yorumumum olarak eklemek istedim. Ancak mesajımın uzunlu nedeniyle sığmadığından bunu mesaj panosuna göndermeyi uygun gördüm. Değişen hiç birşey yok. Hani bir laf vardır imam bildiğini okur diye, işte o durum aynen devam ediyor. Bizlerin hakkını hukukunu arıyacak ne doğru dürüst temsilcimiz var nede bunu sağlıyacak kişiler. Sağduyu sahibi bir avuç insanın gayret ve çabası, diğer yanda da hazır lopçu bekliyen bir topluluk.
Assubay sevdalısı dostlarıma Saygılarımla
ÖLÜMSÜZ YÜCE ATATÜRK'ÜM
Yazar Mesut MAVİTUNA
Perşembe, 22 Şubat 2007
Sizi her zaman olduğu gibi sonsuz sevgi, saygı ve minnetle anıyorum.
Yoktan var ederek yarattığınız, Türkiye Cumhuriyetinin Silahlı Kuvvetleri, bugün iftihar
ettiğimiz, Dünyanın en güçlü orduları arasında gösterilen, Şanlı Türk Ordusudur.
Sizin şu sözleriniz her zaman kulaklarımızda çınlar ve hafızamızda yer etmiştir.
YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Türkiye Cumhuriyetinin en esaslı prensiplerinden biri olan yurtta barış, dünyada barış gayesi İnsanlığın ve medeniyetin, refah ve ilerlemesinde en esaslı etken olması gerekir.
Buna elinizden geldiği kadar hizmet etmiş ve etmekte bulunmuş olmak bizim için iftihar nedenidir. (Yıl 1933).
Yüce atam; biz, sizin gösterdiğiniz yoldan giderek, ideolojin ve ilkelerinle yetiştik.
Vatanımıza, Bayrağımıza, Milletimize bir halel getirmemek için var gücümüzle sahip çıktık
ve çalıştık, çocuklarımızı da öyle yetiştirdik, ölünceye kadar da yetiştirmeye devam edeceğiz.
Her zaman gurur ve şeref duyduğumuz kahraman Türk Ordusunda, ekmek yemiş ve yemeye de devam eden emekli bir assubay olarak, bazı sıkıntılar ve haksızlıklar ile karşılaştığım için,
önce bir evladınız ve sonrada bir askeriniz olarak son çare de manen içimi size dökmek
istiyorum yüce Atatürküm.
Biz assubaylar, emekli olduktan sonra bugün ki şartlar altında maddi ve manevi olarak birçok zorluklarla karşılaşıyoruz. Bu zorluklara çözüm bulabilmek için, isteklerimizi;
Temad derneğimiz ve günün teknolojisi İnternet. Faks, mektup ile demokratik platforma
taşıyarak yetkili ve etkili büyüklerimize ulaştırmaya çalışıyoruz. Ama onlar bize ulaşmayın diye, fakslarını ya kapatıyorlar ya da fişlerini çekiyorlar, maillerimize ve mektuplarımıza bile
cevap verme zahmetinde bulunmuyorlar. Bizleri yalnız seçim zamanı hatırlıyorlar o zaman
hepsi çok güleç yüzlü anaç, babacan tavırlar içinde olup, bizi kandırarak oylarımızı almaya
çalışıyorlar. Önümüzde 3 ay sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi var, hemen arkasından da
muhtemel bir erken seçim, şimdi kendi aralarında iktidar muhalefet birbirlerini yiyiyorlar,
ondan sonra bizlerin huzuruna gelecekler, tabi bin bir vaad ile benim cevabım hepsine hazır, siz bana ne verdiniz ki, ben size ne vereyim yolunuz açık yalanınız bol olsun diyeceğim.
Yüce atam, bizim isteklerimiz öyle çok büyük şeyler değil, kısaca özetlemem gerekirse;
- Assubaylar; son yıllarda TSK'ne Yüksek okul, Üniversite mezunu olarak katılıyor.
Halen görev yapanların içinde engelleme olsada master ve doktora yapanlarda mevcut.
Emeklilerimizin de % 40'ın dan fazlası Yüksek okul ve Üniversite bitirmiş
olmalarına rağmen, derece ve kademe ilerlemelerinde büyük sıkıntıları var.
Emsalleri bulunan meslek grupları olmasına rağmen, intibakları yapılmıyor.
- 631 sayılı Kanun hükmündeki kararname ile Kamu görevlileri ve emeklilerine verilmesi gereken, Görev tazminatı 2002 / 3546 sayılı bakanlar kurulu kararı ile askeri personelden Yarbay rütbesine kadar verildi.
Daha önce Yarbay veya Kd.Binbaşı seviyesinde maaş alan Astsubay Kd.Bş.Çvş
ve 2.Kad.Kd.Baş.Çvş'ların maaşları sistematik bir şekilde geri de bıraktırılarak, bugün ki Kd.Üstğm seviyesine çekildi. Bu durumun yaratılmasındaki manayı anlamamak biraz safdillik olur. Rütbe başka bir şeydir, hizmetteki özlük hakkı başkadır.
7 senelik görevli subayla, 30 senelik görevli bir asssubay'ın özlük hakları
arasında sene olarak tabi ki bir fark olacak, bu assubayın her şeyden önce aile yapısına bakacaksın, bu insanların çocukları üniversitede okur, Allaha çok şükür ki %85 imizin
çocukları üniversite okumuş ve okumaya da devam ediyor, buna göre sosyal
güvencesinin sağlanması gerekmez mi, emeklimiz bugün açlık sınırı olan 900 ytl yi bile alamıyor, son verilere göre fakirlik sınır 2002 ytl olarak açıklandı.
- 657 sayılı devlet memurların da; Ön lisans ve Lisans eğitimi yapan personel 1 / 4
derecesine getirilirken, 926 sayılı askeri personel yasasına tabi assubaylar Ön lisans ve Lisans eğitimi yapmalarına rağmen 9/2 den göreve baslamayıp 1/3 derecesinden yukarı çıkamıyorlar.
Halbuki Ecevit Hükümeti döneminde bütün çalışanlara bir derece verilmesi nedeniyle 1/4 dereceye gelen ve maaş alan assubaylar mevcut olmasına rağmen, bugün bu 1/4'üne
bizler getirilemiyoruz, aldığımız diplomalarımızı süs olarak kullanıyoruz.
- Önüne gelen meslek grupları, astsubay'ın aldığı maaşı örnek gösterip, kendi
mağduriyetlerini öne sürerler. Atam, bunların büyük çoğunluğu 09.00-17.00 mesaisi ile çalışırlar, ayrıca danışmanlık yaparlar, döner sermayeden pay alırlar, mesai parası,
görev yolluğu alırlar, dışarıda şirketlere ortaktırlar, mesaiden sonra çalışma imkanları vardır. Cumartesi, Pazar, Bayramları tatildir. Nöbet tutarlar nöbet parası alırlar.
Sırf kendi menfaat ve çıkarları için başka meslek gruplarını ezmeğe çalışırlar.
Kendilerine denk düşen masterlı, doktoralı meslek gruplarını örnek gösteremezler
kendi çıkarlarını elde ettikten sonra sesleri çıkmaz.
Halbu ki; TSK personeli 24 saat Karada, Denizde, Havada, Sınırda görevini yerine getirir. Niçin; Her vatandaşım rahat uyusun ve kalkınca da huzur içinde işine gitsin, Vatanına ve memleketine yararlı olsun, yukarıdaki grupların buluşlarını ve ülkeyi
yüceltici ve tanıtıcı faaliyetlerini yapsın diye.
Gece olan vukuatlardan, çarpışmalardan, şehit haberlerinden ancak kalkınca haberleri
olur. Madem şikayet ediyorsunuz niçin asker oldunuz diyenler de var.
Bende diyorum ki olanların ve olacakların suçu ne?
Evet askerlik zor ve meşakkatlı bir meslektir. Bu mesleğe başlarken Ülkemiz, Milletimiz ve Bayrağımız için en sevdiğimiz canımızı, kanımızı vermek için yemin
ettik ve gerektiğinde de verdik / veririz, bundan hiç kimsenin şüphesi ve kaygısı olmasın, biz emekli de olsak yeminimize ölünceye kadar sadığız.
- Diğer Kamu personeline yapılan 100 yt'lik iyileştirmenin, astsubay'lara da verilmesi
için, muhalefet partisi tarafından teklif verildiğinde, iktidarın grup sözcüsü çıkıp biz
bunu kabul etmiyoruz, zaten personel rejimi kanunun da gerekli düzenlemeler
yapılacak deyip geçiştirmek istemiş ve muhalefet ile münakaşa edilerek açık oylama ile red etmişlerdir.
Bu konu ile ilgili olarak yeni habere göre de, yukarıda arz ettiklerimde zorluklar var, ama bu iyileştirmenin verilmesi bizim için daha kolay diyorlar yani bizi 100 ytl
vererek kandıracaklar.
- Astsubay orduevleri yetersiz ve bakımsız, hastaneler de, kamplar da adaletsizlik var
Bu vatan için; Çanakkale de, Kurtuluş savaşında, Kıbrıs da ve Güneydoğu da ki terör mücadelesin de zor günler geçirerek şehitler, gaziler verdik.
Bu isteklerimiz üç beş kuruşun, yani sadece parasal sorunun değil, onurun, haksızlığın, sosyal
içeriklerin, saygı duyulmanın ve gerçeklerin görülebilmesinin ve yasalarla belirlenen hakların
bize de verilmesi isteğidir.
Yüce atam; Bize özgürlüğü, demokrasiyi, egemenliği siz öğrettiniz. Ben yüce meclisten ve ilgililerden bağış istemiyorum. Sizlerin hazırlayıp bıraktığınız Anayasa da, Cumhuriyetin niteliklerini içeren MADDE-2'deki haklarımı istiyorum.
MADDE-2 TÜRKİYE CUMHURİYETİ, TOPLUMUN HUZURU, MİLLİ DAYANIŞMA
VE ADALET ANLAYIŞI İÇİNDE İNSAN HAKLARINA SAYGILI, ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE BAĞLI, BAŞLANGIÇTA BELİRTİLEN TEMEL İLKELERE
DAYANAN, DEMOKRATİK, LAİK VE SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİDİR.
Diğer konularla bir bağlantı kurmamız gerekirse; Batı medeniyetleri ile işbirliğine girmek için, kapı kapı dolaştığımız dostumuz olmasını istediğimiz bir de AB'miz var.
Biz onlara dost olalım dedikçe, onlar zamanında sizlere kabul ettiremedikleri sevr'i , sözde görüşme konuları içerisinde madde madde yeni şeylerle yapılandırılarak bize empoze etmeye
çalışıyorlar. Zamanın da düşman olarak gördükleri Demirperde ülkelerini bile AB içine dahil ettiler.
50 senedir savunmalarını üstlendiğimiz, NATO ülkesi olan bize, siz daha hazır değilsiniz, biz assubaylara yapılan gibi, biraz daha büyüyün, gelişin öyle diyorlar, arada birde bize yaptıkları gibi sırtımızı da sıvazlıyorlar nasıl dostlarsa.
Birde müttefikimiz olan ABD sudan bahane ile komşumuz IRAK'ı işgal etti.
( Büyük Ortadoğu projeleri çerçevesinde, Enerji kaynaklarını ele geçirmek için), şimdi sınır
komşumuz oldu, yaptığı ilk işlerden biri, yasal olarak bulunduğumuz komşumuz Irak'taki evimize sinsice dost gibi gelip,uzattığımız dost elimiz yerine başımıza dost çuvalını geçirdiler.
Oradaki 15 vatan sever kahramanlarımız, onların dost olmadıklarını bilselerdi onlara çuval değil kefen giydirirlerdi.
Biz Türk'lerin tarih boyunca en büyük hatası, karşımızdakilere elimizi daima mertçe, erkekce uzatıyoruz, fakat karşımızdakilerin ne kadar sinsi ve namert olabileceğini hiç hesaba
katmıyoruz ve bu tarz hareket edenlere aynı şekilde cevap vermemiz gerektiğinin zamanının
gelip geçtiğini hala anlıyamıyoruz.
Bu memlekette hortumcular, hayali ihracatçılar, sözde aydın geçinen sahtekar ve hainler, yalancılar, dolandırıcılar, hırsızlar varken; Hortumlamaya 50 milyar dolarlar, Terörle
mücadeleye 300 milyar dolarlar harcatılmaya mecbur bırakılan bir ülke; fakirini, fukarasını,
assubayının sorunlarını nasıl halletsin. Ama bu millet ve ülke yinede bunlara rağmen dimdik
ayakta duruyor. Bir zamanlar Nato tatbikatı için gelen bir yabancı subayın dediği laf aklıma
geldi. Bizler sizi dışarıdan yiyiyoruz, siz içeriden yiyiyorsunuz ve buna rağmen nasıl ayakta
durabiliyorsunuz bravo size diyebilmiştir. Bizim başarılı olabilmemiz, sizin dediğiniz gibi sağlam kafanın, sağlam vucut ta olmasını gerektirir.
Yüce atam; sizin o altın sarısı saçlarınızdan, kararlı ve yol gösterici hep bir şeyleri ifade
eden, engin denizler mavisi gözlerinizden rahatsızlık duyan, söz de Avrupalı ve içimizden çıkan hainlerimiz var.
Zamanında İngiliz Chırcilin söylediği söz aklıma geldi, yüzyılda bir deha çıkar o da TÜRK'lere nasıp oldu, ATATÜRK demesidir. Kıskanç İngiliz in kendisi olamadı.
Bu da biz TÜRK ler için nasıl bir övünç kaynağı olduğumuzu gösterir tabiî ki anlayabilenlere.
Yüce atam, içtende çıksa, dıştan da gelse bunu bize millet olarak siz öğrettiniz, bu vatanın
bir milimetresini bile ne veririz, nede muhtaç ederiz.
İnanıyorum ki bu vatan için; canını, kanını vermiş bütün aziz şehitlerimiz her zaman olduğu gibi sizinle beraber bizleri izliyorsunuz ve benim gösterdiğim yoldan devam edin diyorsunuz.
Hiç merak etme yüce atam. Bizler resminizin arkasına gizlenip, resim Atatürkçülüğü
yapanlardan değiliz. Sizin kişiliğinizi kalbimize, Kemalist fikir ve düşüncelerinizi beynimize
kazımış milyonlarız. Biz zamanı geldiğinde sizin cephede zorluklar için de yiyebildiğiniz günün menüsü olan; hoşafı da, yavan ekmeği de gerekirse daha azını da yeriz.
Ölümsüz yüce ATATÜRKÜM şimdilik sizinle dertleşmek istediklerimin bir kısmı bunlar, kusurum varsa beni affedin. Size ve tüm şehitlerimize huzurunuz da saygılarımı arz ederim.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
yazmış olduğunuz
ASSUBAYLAR HÜKÜMETİ VE GENELKURMAYI "ATATÜRK'E" ŞİKAYET ETTİ.
yazınıza 3 sene evvel ATAMIZA yazdığım yazıyı yorumumum olarak eklemek istedim. Ancak mesajımın uzunlu nedeniyle sığmadığından bunu mesaj panosuna göndermeyi uygun gördüm. Değişen hiç birşey yok. Hani bir laf vardır imam bildiğini okur diye, işte o durum aynen devam ediyor. Bizlerin hakkını hukukunu arıyacak ne doğru dürüst temsilcimiz var nede bunu sağlıyacak kişiler. Sağduyu sahibi bir avuç insanın gayret ve çabası, diğer yanda da hazır lopçu bekliyen bir topluluk.
Assubay sevdalısı dostlarıma Saygılarımla
ÖLÜMSÜZ YÜCE ATATÜRK'ÜM
Yazar Mesut MAVİTUNA
Perşembe, 22 Şubat 2007
Sizi her zaman olduğu gibi sonsuz sevgi, saygı ve minnetle anıyorum.
Yoktan var ederek yarattığınız, Türkiye Cumhuriyetinin Silahlı Kuvvetleri, bugün iftihar
ettiğimiz, Dünyanın en güçlü orduları arasında gösterilen, Şanlı Türk Ordusudur.
Sizin şu sözleriniz her zaman kulaklarımızda çınlar ve hafızamızda yer etmiştir.
YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Türkiye Cumhuriyetinin en esaslı prensiplerinden biri olan yurtta barış, dünyada barış gayesi İnsanlığın ve medeniyetin, refah ve ilerlemesinde en esaslı etken olması gerekir.
Buna elinizden geldiği kadar hizmet etmiş ve etmekte bulunmuş olmak bizim için iftihar nedenidir. (Yıl 1933).
Yüce atam; biz, sizin gösterdiğiniz yoldan giderek, ideolojin ve ilkelerinle yetiştik.
Vatanımıza, Bayrağımıza, Milletimize bir halel getirmemek için var gücümüzle sahip çıktık
ve çalıştık, çocuklarımızı da öyle yetiştirdik, ölünceye kadar da yetiştirmeye devam edeceğiz.
Her zaman gurur ve şeref duyduğumuz kahraman Türk Ordusunda, ekmek yemiş ve yemeye de devam eden emekli bir assubay olarak, bazı sıkıntılar ve haksızlıklar ile karşılaştığım için,
önce bir evladınız ve sonrada bir askeriniz olarak son çare de manen içimi size dökmek
istiyorum yüce Atatürküm.
Biz assubaylar, emekli olduktan sonra bugün ki şartlar altında maddi ve manevi olarak birçok zorluklarla karşılaşıyoruz. Bu zorluklara çözüm bulabilmek için, isteklerimizi;
Temad derneğimiz ve günün teknolojisi İnternet. Faks, mektup ile demokratik platforma
taşıyarak yetkili ve etkili büyüklerimize ulaştırmaya çalışıyoruz. Ama onlar bize ulaşmayın diye, fakslarını ya kapatıyorlar ya da fişlerini çekiyorlar, maillerimize ve mektuplarımıza bile
cevap verme zahmetinde bulunmuyorlar. Bizleri yalnız seçim zamanı hatırlıyorlar o zaman
hepsi çok güleç yüzlü anaç, babacan tavırlar içinde olup, bizi kandırarak oylarımızı almaya
çalışıyorlar. Önümüzde 3 ay sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi var, hemen arkasından da
muhtemel bir erken seçim, şimdi kendi aralarında iktidar muhalefet birbirlerini yiyiyorlar,
ondan sonra bizlerin huzuruna gelecekler, tabi bin bir vaad ile benim cevabım hepsine hazır, siz bana ne verdiniz ki, ben size ne vereyim yolunuz açık yalanınız bol olsun diyeceğim.
Yüce atam, bizim isteklerimiz öyle çok büyük şeyler değil, kısaca özetlemem gerekirse;
- Assubaylar; son yıllarda TSK'ne Yüksek okul, Üniversite mezunu olarak katılıyor.
Halen görev yapanların içinde engelleme olsada master ve doktora yapanlarda mevcut.
Emeklilerimizin de % 40'ın dan fazlası Yüksek okul ve Üniversite bitirmiş
olmalarına rağmen, derece ve kademe ilerlemelerinde büyük sıkıntıları var.
Emsalleri bulunan meslek grupları olmasına rağmen, intibakları yapılmıyor.
- 631 sayılı Kanun hükmündeki kararname ile Kamu görevlileri ve emeklilerine verilmesi gereken, Görev tazminatı 2002 / 3546 sayılı bakanlar kurulu kararı ile askeri personelden Yarbay rütbesine kadar verildi.
Daha önce Yarbay veya Kd.Binbaşı seviyesinde maaş alan Astsubay Kd.Bş.Çvş
ve 2.Kad.Kd.Baş.Çvş'ların maaşları sistematik bir şekilde geri de bıraktırılarak, bugün ki Kd.Üstğm seviyesine çekildi. Bu durumun yaratılmasındaki manayı anlamamak biraz safdillik olur. Rütbe başka bir şeydir, hizmetteki özlük hakkı başkadır.
7 senelik görevli subayla, 30 senelik görevli bir asssubay'ın özlük hakları
arasında sene olarak tabi ki bir fark olacak, bu assubayın her şeyden önce aile yapısına bakacaksın, bu insanların çocukları üniversitede okur, Allaha çok şükür ki %85 imizin
çocukları üniversite okumuş ve okumaya da devam ediyor, buna göre sosyal
güvencesinin sağlanması gerekmez mi, emeklimiz bugün açlık sınırı olan 900 ytl yi bile alamıyor, son verilere göre fakirlik sınır 2002 ytl olarak açıklandı.
- 657 sayılı devlet memurların da; Ön lisans ve Lisans eğitimi yapan personel 1 / 4
derecesine getirilirken, 926 sayılı askeri personel yasasına tabi assubaylar Ön lisans ve Lisans eğitimi yapmalarına rağmen 9/2 den göreve baslamayıp 1/3 derecesinden yukarı çıkamıyorlar.
Halbuki Ecevit Hükümeti döneminde bütün çalışanlara bir derece verilmesi nedeniyle 1/4 dereceye gelen ve maaş alan assubaylar mevcut olmasına rağmen, bugün bu 1/4'üne
bizler getirilemiyoruz, aldığımız diplomalarımızı süs olarak kullanıyoruz.
- Önüne gelen meslek grupları, astsubay'ın aldığı maaşı örnek gösterip, kendi
mağduriyetlerini öne sürerler. Atam, bunların büyük çoğunluğu 09.00-17.00 mesaisi ile çalışırlar, ayrıca danışmanlık yaparlar, döner sermayeden pay alırlar, mesai parası,
görev yolluğu alırlar, dışarıda şirketlere ortaktırlar, mesaiden sonra çalışma imkanları vardır. Cumartesi, Pazar, Bayramları tatildir. Nöbet tutarlar nöbet parası alırlar.
Sırf kendi menfaat ve çıkarları için başka meslek gruplarını ezmeğe çalışırlar.
Kendilerine denk düşen masterlı, doktoralı meslek gruplarını örnek gösteremezler
kendi çıkarlarını elde ettikten sonra sesleri çıkmaz.
Halbu ki; TSK personeli 24 saat Karada, Denizde, Havada, Sınırda görevini yerine getirir. Niçin; Her vatandaşım rahat uyusun ve kalkınca da huzur içinde işine gitsin, Vatanına ve memleketine yararlı olsun, yukarıdaki grupların buluşlarını ve ülkeyi
yüceltici ve tanıtıcı faaliyetlerini yapsın diye.
Gece olan vukuatlardan, çarpışmalardan, şehit haberlerinden ancak kalkınca haberleri
olur. Madem şikayet ediyorsunuz niçin asker oldunuz diyenler de var.
Bende diyorum ki olanların ve olacakların suçu ne?
Evet askerlik zor ve meşakkatlı bir meslektir. Bu mesleğe başlarken Ülkemiz, Milletimiz ve Bayrağımız için en sevdiğimiz canımızı, kanımızı vermek için yemin
ettik ve gerektiğinde de verdik / veririz, bundan hiç kimsenin şüphesi ve kaygısı olmasın, biz emekli de olsak yeminimize ölünceye kadar sadığız.
- Diğer Kamu personeline yapılan 100 yt'lik iyileştirmenin, astsubay'lara da verilmesi
için, muhalefet partisi tarafından teklif verildiğinde, iktidarın grup sözcüsü çıkıp biz
bunu kabul etmiyoruz, zaten personel rejimi kanunun da gerekli düzenlemeler
yapılacak deyip geçiştirmek istemiş ve muhalefet ile münakaşa edilerek açık oylama ile red etmişlerdir.
Bu konu ile ilgili olarak yeni habere göre de, yukarıda arz ettiklerimde zorluklar var, ama bu iyileştirmenin verilmesi bizim için daha kolay diyorlar yani bizi 100 ytl
vererek kandıracaklar.
- Astsubay orduevleri yetersiz ve bakımsız, hastaneler de, kamplar da adaletsizlik var
Bu vatan için; Çanakkale de, Kurtuluş savaşında, Kıbrıs da ve Güneydoğu da ki terör mücadelesin de zor günler geçirerek şehitler, gaziler verdik.
Bu isteklerimiz üç beş kuruşun, yani sadece parasal sorunun değil, onurun, haksızlığın, sosyal
içeriklerin, saygı duyulmanın ve gerçeklerin görülebilmesinin ve yasalarla belirlenen hakların
bize de verilmesi isteğidir.
Yüce atam; Bize özgürlüğü, demokrasiyi, egemenliği siz öğrettiniz. Ben yüce meclisten ve ilgililerden bağış istemiyorum. Sizlerin hazırlayıp bıraktığınız Anayasa da, Cumhuriyetin niteliklerini içeren MADDE-2'deki haklarımı istiyorum.
MADDE-2 TÜRKİYE CUMHURİYETİ, TOPLUMUN HUZURU, MİLLİ DAYANIŞMA
VE ADALET ANLAYIŞI İÇİNDE İNSAN HAKLARINA SAYGILI, ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE BAĞLI, BAŞLANGIÇTA BELİRTİLEN TEMEL İLKELERE
DAYANAN, DEMOKRATİK, LAİK VE SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİDİR.
Diğer konularla bir bağlantı kurmamız gerekirse; Batı medeniyetleri ile işbirliğine girmek için, kapı kapı dolaştığımız dostumuz olmasını istediğimiz bir de AB'miz var.
Biz onlara dost olalım dedikçe, onlar zamanında sizlere kabul ettiremedikleri sevr'i , sözde görüşme konuları içerisinde madde madde yeni şeylerle yapılandırılarak bize empoze etmeye
çalışıyorlar. Zamanın da düşman olarak gördükleri Demirperde ülkelerini bile AB içine dahil ettiler.
50 senedir savunmalarını üstlendiğimiz, NATO ülkesi olan bize, siz daha hazır değilsiniz, biz assubaylara yapılan gibi, biraz daha büyüyün, gelişin öyle diyorlar, arada birde bize yaptıkları gibi sırtımızı da sıvazlıyorlar nasıl dostlarsa.
Birde müttefikimiz olan ABD sudan bahane ile komşumuz IRAK'ı işgal etti.
( Büyük Ortadoğu projeleri çerçevesinde, Enerji kaynaklarını ele geçirmek için), şimdi sınır
komşumuz oldu, yaptığı ilk işlerden biri, yasal olarak bulunduğumuz komşumuz Irak'taki evimize sinsice dost gibi gelip,uzattığımız dost elimiz yerine başımıza dost çuvalını geçirdiler.
Oradaki 15 vatan sever kahramanlarımız, onların dost olmadıklarını bilselerdi onlara çuval değil kefen giydirirlerdi.
Biz Türk'lerin tarih boyunca en büyük hatası, karşımızdakilere elimizi daima mertçe, erkekce uzatıyoruz, fakat karşımızdakilerin ne kadar sinsi ve namert olabileceğini hiç hesaba
katmıyoruz ve bu tarz hareket edenlere aynı şekilde cevap vermemiz gerektiğinin zamanının
gelip geçtiğini hala anlıyamıyoruz.
Bu memlekette hortumcular, hayali ihracatçılar, sözde aydın geçinen sahtekar ve hainler, yalancılar, dolandırıcılar, hırsızlar varken; Hortumlamaya 50 milyar dolarlar, Terörle
mücadeleye 300 milyar dolarlar harcatılmaya mecbur bırakılan bir ülke; fakirini, fukarasını,
assubayının sorunlarını nasıl halletsin. Ama bu millet ve ülke yinede bunlara rağmen dimdik
ayakta duruyor. Bir zamanlar Nato tatbikatı için gelen bir yabancı subayın dediği laf aklıma
geldi. Bizler sizi dışarıdan yiyiyoruz, siz içeriden yiyiyorsunuz ve buna rağmen nasıl ayakta
durabiliyorsunuz bravo size diyebilmiştir. Bizim başarılı olabilmemiz, sizin dediğiniz gibi sağlam kafanın, sağlam vucut ta olmasını gerektirir.
Yüce atam; sizin o altın sarısı saçlarınızdan, kararlı ve yol gösterici hep bir şeyleri ifade
eden, engin denizler mavisi gözlerinizden rahatsızlık duyan, söz de Avrupalı ve içimizden çıkan hainlerimiz var.
Zamanında İngiliz Chırcilin söylediği söz aklıma geldi, yüzyılda bir deha çıkar o da TÜRK'lere nasıp oldu, ATATÜRK demesidir. Kıskanç İngiliz in kendisi olamadı.
Bu da biz TÜRK ler için nasıl bir övünç kaynağı olduğumuzu gösterir tabiî ki anlayabilenlere.
Yüce atam, içtende çıksa, dıştan da gelse bunu bize millet olarak siz öğrettiniz, bu vatanın
bir milimetresini bile ne veririz, nede muhtaç ederiz.
İnanıyorum ki bu vatan için; canını, kanını vermiş bütün aziz şehitlerimiz her zaman olduğu gibi sizinle beraber bizleri izliyorsunuz ve benim gösterdiğim yoldan devam edin diyorsunuz.
Hiç merak etme yüce atam. Bizler resminizin arkasına gizlenip, resim Atatürkçülüğü
yapanlardan değiliz. Sizin kişiliğinizi kalbimize, Kemalist fikir ve düşüncelerinizi beynimize
kazımış milyonlarız. Biz zamanı geldiğinde sizin cephede zorluklar için de yiyebildiğiniz günün menüsü olan; hoşafı da, yavan ekmeği de gerekirse daha azını da yeriz.
Ölümsüz yüce ATATÜRKÜM şimdilik sizinle dertleşmek istediklerimin bir kısmı bunlar, kusurum varsa beni affedin. Size ve tüm şehitlerimize huzurunuz da saygılarımı arz ederim.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
Sn.Mesut MAVITUNA
Bu yazınızı arkadaslarımız hatırlıyacaklardır,Elinize yureğinize sağlık.Saygılarımızla
Mesut MAVİTUNA
02 Mayıs 2010 15:52
Tunceli de kalleşlerin menfur bir saldırısında Vatanının, Milletinin Şeref ve Namusunu korumak için hiç düşünmeden canını vererek şehit olan bu 5 değerli evladımıza Allahtan rahmet, ailelerine, sevenlerine ve milletimize sabırlar diliyorum başımız sağolsun.
Vatan sevdalısı yiğitlerin mekanı herzaman CENNET'tir.
Kırmızı halılarla vatan hainlerini karşılıyanlara duyurulur.
Vatan sevdalısı yiğitlerin mekanı herzaman CENNET'tir.
Kırmızı halılarla vatan hainlerini karşılıyanlara duyurulur.
Herkez TSK.yi suçluyor oysa hainler içimizde kahpe tuzaklarla can alıyorlar destekçileri mecliste bile olan teröre dünyada kim bu kadar müsamaha eder? SEHITLERIMIZE ALLAH RAHMET EYLESIN MEKANLARI CENNET OLSUN
hulusı
02 Mayıs 2010 13:30
Tuncelide şehit olan kardeşlerimize Tanrıdan rahmet,kederli ailelerine ve camiamıza baş sağlığı diliyorum.
HABURDAKİ REZALETTEN SONRA TOPLUMUN KARŞISINA ÇIKIP,BEKLEYİN ÇOK GÜZEL ŞEYLER OLACAK DİYENLERE VE BU AYMAZLIĞA ALKIŞ TUTANLARADA TÜM ŞEHİTLERİMİZ ADINA SAYGILARIMI SUNUYORUM...!
HABURDAKİ REZALETTEN SONRA TOPLUMUN KARŞISINA ÇIKIP,BEKLEYİN ÇOK GÜZEL ŞEYLER OLACAK DİYENLERE VE BU AYMAZLIĞA ALKIŞ TUTANLARADA TÜM ŞEHİTLERİMİZ ADINA SAYGILARIMI SUNUYORUM...!
Adilhan Şanlı
02 Mayıs 2010 11:41
Elimizle tuttuğumuz gözümüzle gördüğümüz ve yaşamımızı kolaylaştıran,kendimize zaman kazandıran(ve patronuna para) bütün metayı üreten ama hala sendikasız,güvencesiz,ekonomik bir krizde ilk kapının önüne koyulan,iş kazaları ve grizularla onar onbeşer hayatını kaybeden ANDERSENDEN MASALLARLA karalanmaya çalışan işçi kardeşlerim "İŞÇİ VE EMEK BAYRAMIN"kutlu olsun.
Bizlerde emeği ile geçinen ordu mensuplarıyız.Bizimde sendikamız ve iş güvencemiz yok.Özgürlüğümüz bir kişinin iki dudağı arasından çıkacak söze bağlı.Bizlerde ONUR MÜCADELESİ veriyoruz insanca yaşamak için.Daha bir çok nedenden dolayı dayanışma içinde olmalıyız.
Bir kez daha belirtmek isterimki emeği ile geçinen insanların "EKONOMİK,İDEOLOJİK ve POLİTİK MÜCADELELELERİ"bir bütündür.(İdeoloji:Siyasi veya toplumsal bir öğreti oluşturan,bir hükümetin,bir partinin davranışlarına yön veren politik,hukuki,bilimsel,felsefi,dini,moral ve estetik düşünceler bütünü)
EKONOMİK ÇIKARLARIMIZ İÇİN DOĞRU İDEOLOJİLER ÜZERİNDEN POLİTİKA YAPARAK KAZANABİLİRİZ.Bir veye iki arkadaşımızı İzmir'den Milletvekili(Partisi ne olursa olsun) seçip TBMM'ye gönderme çalışmalarının amacı bu değil midir?
Bu nedenle İzmir'de oy kullanan Assb.lar eşleri çocukları geiln ve damatları anneleri,babaları kayın valideleri ve kayın babaları herkes ama herkes şimdiden çalışmaya başlamalıdır.Öncülük görevide TEMAD Gen.Mrk.ve TEMAD İzmir Şblerinindir.
Lütfen politkadan uzak durmayalım.Güzel bir pazar dileğiyle.Adilhan Şanlı-Anamur
Bizlerde emeği ile geçinen ordu mensuplarıyız.Bizimde sendikamız ve iş güvencemiz yok.Özgürlüğümüz bir kişinin iki dudağı arasından çıkacak söze bağlı.Bizlerde ONUR MÜCADELESİ veriyoruz insanca yaşamak için.Daha bir çok nedenden dolayı dayanışma içinde olmalıyız.
Bir kez daha belirtmek isterimki emeği ile geçinen insanların "EKONOMİK,İDEOLOJİK ve POLİTİK MÜCADELELELERİ"bir bütündür.(İdeoloji:Siyasi veya toplumsal bir öğreti oluşturan,bir hükümetin,bir partinin davranışlarına yön veren politik,hukuki,bilimsel,felsefi,dini,moral ve estetik düşünceler bütünü)
EKONOMİK ÇIKARLARIMIZ İÇİN DOĞRU İDEOLOJİLER ÜZERİNDEN POLİTİKA YAPARAK KAZANABİLİRİZ.Bir veye iki arkadaşımızı İzmir'den Milletvekili(Partisi ne olursa olsun) seçip TBMM'ye gönderme çalışmalarının amacı bu değil midir?
Bu nedenle İzmir'de oy kullanan Assb.lar eşleri çocukları geiln ve damatları anneleri,babaları kayın valideleri ve kayın babaları herkes ama herkes şimdiden çalışmaya başlamalıdır.Öncülük görevide TEMAD Gen.Mrk.ve TEMAD İzmir Şblerinindir.
Lütfen politkadan uzak durmayalım.Güzel bir pazar dileğiyle.Adilhan Şanlı-Anamur
ERHAN KOLAĞASI
02 Mayıs 2010 10:37
Tayyar, arkadaşa güzel cevap vermişsin.Agzına saglık demekki aldığı maaş ve ikramilerden aç yaşamış biraz da kaymak yemek istemiş sende üzerine bal sürseydin .
ERHAN KOLAĞASI
ERHAN KOLAĞASI
Hüseyin ÇETİN
02 Mayıs 2010 00:04
HERŞEYE RAĞMEN VATAN SAĞ OLSUN
30 Nisan 2010 gecesi Tunceli'nin Nazımiye ilçesi Sarıyayla Jandarma Karakolu yakınlarında PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada Sarıyayla Jandarma Karakolu Komutanı J.Kd. Başçavuş Hasan ÖZÜBERK ile 3 erimiz şehit olmuştur. Hakkari'de ise mayın patlaması sonucunda da Halil ERTAŞ adlı erimiz şehit olmuştur, hepimizin başı sağ olsun. Ne desek boş ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKIYOR, onların yürekleri bir başka yanıyor. Bir babanın yüreği, annenin yüreği, dul kalan eşin ve yetim kalan çocukların yüreklerinden bahsediyorum, onların acılarını dindirecek bir güç varmı ?, yok elbette. Ateş düştüğü yeri yakmasaydı ülkemiz insanı duyarlı olsaydı bu gün 01 Mayıs kutlamaları yapılmazdı, memleket her gün şehit haberleri ile gündeme gelirken kutlamalar yapılmayabilirdi, bu nedenle ateş düştüğü yeri yakar diyorum, gerisi boş. Babamla birlikte bu gün akşam haberlerini izliyorduk şehitlerimizin haberi verilirken boğazımda bir şeyler düğümlendi, gözlerim doldu, göz yaşımı içime akıttım. Benim gibi emekli astsubay olan babamdan gözlerimi kaçırırken çaktırmadan babamı izledim onunda gözleri dolmuştu. İnanın ben şehit haberi duyunca empati yapıyorum, şehidin babası ben olsaydım ne yapardım diye, 7 yıl önce eşini kaybeden yıpranmış ihtiyar kalbim ikinci bir acıyı kaldıramazdı diye düşünüyorum, Allah yaşatmasın.
Soruyorum şehidimizin ailesinin yüreğinin yandığı gibi yıllardır bizlerin haklarını gasp eden, bizleri ikinci sınıf insan olarak gören, yargısız infaz yapan, görevdeyken bizleri bir hiç olarak gören ama şehit olunca adam yerine koyan KOMUTANLARIMIZIN YÜREKLERİ SIZLIYORMU ? Genelkurmayın ağzıyla haklarımızı vermeyen HÜKÜMET YETKİLİLERİNİN YÜREKLERİ SIZLIYORMU ? Evladını, eşini bu vatana şehit veren insanlar her şeye rağmen VATAN SAĞ OLSUN DİYORLAR, bu sözleri dinlerken bizler astsubaylarımızın haklarını yıllardır gasp ediyoruz diye YÜREKLERİNİZ SIZLIYORMU ?
30 Nisan 2010 gecesi Tunceli'nin Nazımiye ilçesi Sarıyayla Jandarma Karakolu yakınlarında PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada Sarıyayla Jandarma Karakolu Komutanı J.Kd. Başçavuş Hasan ÖZÜBERK ile 3 erimiz şehit olmuştur. Hakkari'de ise mayın patlaması sonucunda da Halil ERTAŞ adlı erimiz şehit olmuştur, hepimizin başı sağ olsun. Ne desek boş ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKIYOR, onların yürekleri bir başka yanıyor. Bir babanın yüreği, annenin yüreği, dul kalan eşin ve yetim kalan çocukların yüreklerinden bahsediyorum, onların acılarını dindirecek bir güç varmı ?, yok elbette. Ateş düştüğü yeri yakmasaydı ülkemiz insanı duyarlı olsaydı bu gün 01 Mayıs kutlamaları yapılmazdı, memleket her gün şehit haberleri ile gündeme gelirken kutlamalar yapılmayabilirdi, bu nedenle ateş düştüğü yeri yakar diyorum, gerisi boş. Babamla birlikte bu gün akşam haberlerini izliyorduk şehitlerimizin haberi verilirken boğazımda bir şeyler düğümlendi, gözlerim doldu, göz yaşımı içime akıttım. Benim gibi emekli astsubay olan babamdan gözlerimi kaçırırken çaktırmadan babamı izledim onunda gözleri dolmuştu. İnanın ben şehit haberi duyunca empati yapıyorum, şehidin babası ben olsaydım ne yapardım diye, 7 yıl önce eşini kaybeden yıpranmış ihtiyar kalbim ikinci bir acıyı kaldıramazdı diye düşünüyorum, Allah yaşatmasın.
Soruyorum şehidimizin ailesinin yüreğinin yandığı gibi yıllardır bizlerin haklarını gasp eden, bizleri ikinci sınıf insan olarak gören, yargısız infaz yapan, görevdeyken bizleri bir hiç olarak gören ama şehit olunca adam yerine koyan KOMUTANLARIMIZIN YÜREKLERİ SIZLIYORMU ? Genelkurmayın ağzıyla haklarımızı vermeyen HÜKÜMET YETKİLİLERİNİN YÜREKLERİ SIZLIYORMU ? Evladını, eşini bu vatana şehit veren insanlar her şeye rağmen VATAN SAĞ OLSUN DİYORLAR, bu sözleri dinlerken bizler astsubaylarımızın haklarını yıllardır gasp ediyoruz diye YÜREKLERİNİZ SIZLIYORMU ?
hdk
01 Mayıs 2010 19:59
Yine ateş düştü içimize. Yine ciğerimiz yandı. Kimdi O ŞEHİTLERİMİZ; sorunları meclis tarafından görülmeyen,9/2 den baslatılmayan, 1/4 verilmeyen, temsil hakkı olmayan, orduevlerine giremeyen, lojmanlarda meslek hayatı boyunca 5-6 yıldan fazla oturamayan veya bodrum katlarda oturan, askeri kamplara meslek hayat boyunca bir veya iki kere gidebilen, çalışırken ne olacak Bçvş. nasıl olsa uzman Çvş.değilmi? diyerek hor görülen; Ama kahramanca vatanını savunan bu vatan ugruna canını esirgemeyen şehit olunca adam yerine konan şehitlerimiz kardeşlerimize allahtan rahmet, kalanlarına sabırlar diliyorum. Başımız sağolsun...
6302
Mesaj Defteri yazıları
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 »


Seher hanım sorununuzu bilgi@emekliassubaylar.org adresine yazabilirsiniz.