videotalu.jpg

Kimler Sitede?

Misafir: 6
Üye: 2

Ziyaretçilerimiz

Bugün97
Dün1672
Tüm Zamanlar697282

MESAJ PANOSU

Mesaj Defterine Yazın


MEHMET ALİ KILINÇ    14 Mayıs 2010 20:20
ELEKTRİK...
Mesleğe başladığımda öğretmenlerimiz olan meslektaş ağabeylerimiz elektrik enerjisini bize şöyle kavratmışlardı. Elektrik el ile tutulmayan, göz ile görülmeyen varlığı yaptıklarıyla belli olan bir enerji çeşididir. Elektrik bilindiği gibi el ile tutulmaz, göz ile görülmez ama yeri gelir suyu buz yapar, yeri gelir suyu kaynatır buhara dönüştürür, yeri gelir matkapla duvarı deler, yeri gelir hızlı treni saatte 600 km hıza ulaştırır.

Sayın Umur Talu Assubayların uğradıkları haksızlıkla ilgili günlerce üst üste yazı yazdı. Sayın Behiç Kılıç üç gün köşesini Assubayların sorunlarına ayırdı. İçimizden biri olan Sayın İsmail Turan Ağabey'in Assubayların uğradığı bir haksızlıktan hareketle açtığı, ülkemizin tüm çalışanlarını ilgilendiren bir davanın duruşması yapıldı, emekli Assubayların yasal çatısı olan TEMAD Genel Merkezinden tık yok! Hatta bu yazarların yazdıklarını ve yapılanları eleştirmek için artık çakma şahsiyet, birlik beraberliğimizin yegane sağlayıcısı(!) Mahmut Erdem'den bile iki satırlık bir ses çıkmıyor. Bu insanların arasında hiç mi aklı başında insan yok?..

Tıpkı elektrik enerjisinin varlığının anlaşılması gibi bunların varlığını anlamak için, hep sadece ve sadece kendi ekibindeki arkadaşlarından elle tutalabilenleri ve üyeleri dernekten atma faaliyetleri mi bunların varlığının kanıtı olacak?
Bunların yaşıyor olduklarının farkına ancak hep böyle mi varacağız?

Tayyar YILDIRIM    14 Mayıs 2010 20:02
VEFAT

Sevgili devre arkadaşım (E) Hv.İkm Astsb. Ufuk FIRAT'ın vefatını üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım. Allahtan rahmet diler, ailesine sabırlar dilerim.
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Vefat eden meslektaşımıza Tanrı'dan rahmet;ailesine ve sınıfımıza başsağlığı ve sabır dileriz.Mekanı cennet olsun.

Ömer CANBULUT    14 Mayıs 2010 18:26
http://www.adanatemad.org
Dün vefat eden Tevfik YANIK emekli ağabeyimiz (KKK İs.Kd.Bçvş. 1962-41) bu gün 14 Mayıs 2010 günü ADANA'nın Kadirli ilçesinde toprağa verilmiştir. Taziye için telefon: 0 322 2334877

Bu vesile ile emekli ağabeyimiz Haydar AĞCAER (KKK. P.Kd.Bçvş.)'in vefat ettiğini geç de olsa camiamıza üzülerek duyururuz. Ev Telefonu: 0 322 2567213

Her iki mevtaya Tanrı'dan rahmet, ailesine, sevenlerine ve camiamıza başsağlığı dilerim.

Ömer CANBULUT
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Vefat eden meslektaşlarımıza Tanrı'dan rahmet;ailelerine ve sınıfımıza başsağlığı ve sabır dileriz.Mekanları cennet olsun.

Tayyar YILDIRIM    14 Mayıs 2010 14:38
"SAĞDAN SAY 10 KİŞİ, SOLDAN SAY 10 KİŞİ"

Doğan KARAÖZ meslektaşım "sanıldığı gibi sağdan say 10 kişi, soldan say 10 kişi değiliz" demiş aşağıdaki mesajında.

Bu cümleyi yazılarımda hem de birden fazla kez ben kullandım. Bu nedenle de açıklama yapma mecburiyeti hissettim.

Halen ORG sitemizde de yayında olan ve Sayın Behiç KILIÇ'ın 09 Mayıs 2010 tarihinde yazmış olduğu "Astsubaylar Ne İstiyor?" başlıklı yazısından yola çıkarak yazmış olduğum "Astsubaylar Ne İstiyor? Ya da Ne İstemiyor?" başlıklı yazım okunduğunda "Sağdan Say 10 Kişi, Soldan Say 10 Kişi" demenin ne manaya geldiği açıkça anlaşılacaktır. Hatta daha farklı bir şekilde "bu sitelerde dolaşan az sayıda cengaver" tanımlamasını da kullanmıştım.

Bu tanımlamalar burada hak arayanları, elini taşın altına koyanları, emekli Astsubayların haklarını arayan insanları anlatmaktadır. Yoksa rakamsal anlamda 10 kişiyi değil.

Ben bu "sağdan say 10 kişi, soldan say 10 kişi" tanımlamasını sembolik anlamda 10 kişiden bahsediyor ve bu insanları övme anlamında kullanıyorum. Yoksa onları küçümseme, onların dolaştıkları siteleri hor görme anlamında değil.

100 bin emeklisi olan bir camiada bin kişinin, 10 bin kişinin "sağdan say 10 kişi, soldan say 10 kişi" anlamına geldiğini, uzaktan seyredenlerin de konuya yaklaşmalarını talep etmekteyim.

Selam, sevgi ve saygı sunuyorum.

Tayyar YILDIRIM

Doğan Karaöz    14 Mayıs 2010 13:15
TEMAD benim için hiçbir şeydir. Org sitesi herşeydir. Sanıldığı gibi sağdan say 10 kişi, soldan say 10 kişi, toplam 20 kişi de değildir.Öyle olsa bile çıkardığı ses yüz binlere değerdir.

Hüseyin ÇETİN    14 Mayıs 2010 12:38
Sayın Adilhan ŞANLI güzel bir konuya temas etmişsiniz. TEMAD uykuda! Maksatları da bana göre TEMAD'ı bitirmek, bu kadar kayıtsızlık olmaz değil mi?..

Adilhan Şanlı    14 Mayıs 2010 06:26
TEMAD VE SİTESİ UYKUDA MI?

Sınıfımızın yasal hakları ile ilgili bu denli hukuksal mücadele verilirken,sorunlarımız yasal platformlarda mahkeme tutanaklarına geçerken yasal temsilcimiz(!) TEMAD uyuyor mu acaba?
Bir başka, bir türlü içime sindiremediğim konu ise Sn.Selçuk İÇER'in OYAK tarafından mahkemeye verilmesi konusudur. Suçlu olup olmadığına adaletine inandığımız ,inanmak istediğimiz mahkemeler karar verecek.Ancak bu davanın sorgulanacak yanı,arkadaşımız OYAK'a 25 yıl aidat ödeyip OYAK'I OYAK yapacak,sonra yazdıklarında yüzde yüz haklı olmasına karşın birkaç aşırı kelime yüzünden mahkemeye verilecek,kendi şirketinin avukatları ceza almasını isteyecek,arkadaşımız TEMAD'a da üye TEMAD'a da aidat ödeyecek TEMAD'ın da hukuk bürosu var(!)HAKARET İÇERİYORSA YAZIYI TEMAD SİTESİ YAYINLAYACAK (Çünkü yazıyı okumadan,süzmeden uyurken yayınlamıştır) sonra arkadaşımız ortalığa düşüp Avukat arayacak. Herhalde Selçuk,ödediği aidatların birgün kendisine mahkeme masrafları ve Avukatlık ücreti olarak geri döneceğini düşünmemiştir. Ve bu öykünün mutlulukla biten çözüm bölümü;Em.Assb.lar ORG'dan (Ersen Ağabey'den) kendilerine yakışan yanıt,(Bazı yazılarına katılmasakta) ARKADAŞIMIZIN ARKASINDAYIZ.
SEVGİLİ ÜST ÖRGÜTÜM TEMAD GENEL MERKEZİ; SANA NASIL VE NE ZAMAN GÜVENECEĞİM...!
BAŞIM SIKIŞINCA ÜYESİ OLDUĞUM SANA MI YOKSA GÖNÜL BAĞIM OLAN EMEKLİ ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMUNA MI SIĞINACAĞIM? Saygılarımla.
Adilhan Şanlı-Anamur

ahmet ÇAM    13 Mayıs 2010 18:49
İRADE-KARAKTER-İSTEK.
Assubaylara yapılan haksızlıkların son bulması, verilmeyen haklarının alınabilmesi için yapılan uğraş ve mücadeleler daha uzun süreceğe benzemektedir.
Haklarımızın verileceğini BEYAN ve İFADE eden kişilerin TUTARLI-TUTARSIZ hareketleri,vaadlerini yerine getirebilme YETENEK ve KABİLİYETLERİ MAKAM ve MEVKİİLERİ ne olursa olsun belki de bizlerin bilmediği SEBEPLERDEN dolayı bu kişilerin BOYUNU AŞMAKTA bunu yapmaya,yaptırmaya GÜÇLERİ yetmemektedir. Ortada UYGULANMAKTA olan bir PLAN varsa,bunu bozmaya GÜÇLERİ YETMEYEBİLİR.Belki de onlar SADECE bir FİGÜRAN olarak ROLÜNÜ oynamakta, ellerine tutturulanı okuyup,uygulamaktadırlar.
Değerli arkadaşlarım.Hemen hemen tüm yazılarımda bu konuya değinmekteyim.Bence bu konuda başkalarından medet umup,onların yaptıklarına değil,bizlerin yapmadıklarımıza,yapamadıklarımıza bakmalıyız.Bu yolu SEÇERSEK DOĞRU VE GERÇEKÇİ KARARLARI ALIR,HEDEFE DAHA KISA SÜREDE VARABİLİRİZ. Saygılarımla.

İSMAİL TURAN    13 Mayıs 2010 16:20
DİLEKÇE KAMPANYASI İÇİN AÇIKLAMA

Sayın arkadaşlarım,

Özlük haklarımızı alabilmek için bu güne kadar yaptığımız çalışmalar ve yetkili makamlarla görüşmelerde hep çıkarılacak yeni kanunla mağduriyetlerimizin giderilmesini talep ettik. Bu talep karşısında gerekçe olarak bütçenin yeterli olmadığı söylendi.

Sayın arkadaşlarım meslek olarak bizim mağduriyetlerimizin büyük ağırlığı mevcut kanunların ya uygulanmamasından ya da aleyhimize olarak yanlış uygulanmasından doğmuştur.

Biz öncelikle bu günkü mevcut kanunlardan doğan haklarımızı iyi dile getirirsek kolaylıkla alabiliriz. Ayrıca konunun mahkemeye de intikal ettirildiği bu ortamda yetkili makamların konuyu daha ciddi olarak değerlendirecekleri bir gerçektir.

Meslek olarak bizim sorunlarımız bu kadar değil, haklı olup da yeni bir karaname veya kanunla giderilecek mağduriyetlerimiz de vardır.

Tartışmaya açtığım dilekçe örneği bir taslaktır. HİÇ KİMSE BU DİLEKÇELERİ HİÇ BİR MAKAMA GÖNDERMESİN. DİLEKÇELER ELDEN TOPLU OLARAK BİR HEYETLE GÖTÜRÜLECEKTİR.

Arkadaşlarım tenkit veya soru yerine dilekçeye ilave edilmesini istedikleri hususları belirtir bana veya sayın Ersen Gürpınar'a özel mail olarak bildirirlerse mutlaka değerlendirmeye alırız.

Saygılarımla.
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Sayın Ramazan TEKELİ'nin tam da Saygıdeğer Ağabeyim ismail TURAN'ın belirttiği çerçevede bir önerisi var. Dikkate alınacağı umut ve dileğiyle


Hüseyin SAVCI

Sn. İsmail Turan ağabeyimizin dilekçe verelim düşüncesine birazcık katkım olması için uzun zamandır takip ettiğim konuları birleştirerek, aşağıdaki dilekçeyi yazdım. Bu konuda katkıda bulunacak arkadaşların fikirlerine de site yönetimince yer verileceğini ümit ediyorum. Dilekçe belitilen makamlara ayrı ayrı gönderilebilir.Mücadelemize her seviyede destek veren tüm meslektaşlarımıza sevgi ve saygılarımı sunarım.



Ramazan Tekeli,





(BAŞBAKANLIĞA,GENKUR. BAŞKANLIĞINA, MSB BAKANLĞINA VE MALİYE BAKANLIĞINA )



1.05.01 2010 tarihinden geçerli olmak üzere kamuda 657 sayılı devlet memurları kapsamında görev yapan makam tazminatından yaralananlar hariç, Müdür ve Müdür yardımcılarının maaşlarına Aralık 2009 ayında yapılan 287 TL ek ödeme oranları % 100 artırılarak, maaşlara 541 TL yansıtılmıştır. Bu artıştan ve Mart 2006 yılında MİT ve emniyet hizmetleri sınıfı ile çarşı ve mahalle bekçilerinden, makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış olanlara verilen 100 TL ek ödemeden, 926 TSK personel kanuna tabi Astsubaylar yararlandırılmamıştır. 6 yıldır yargı mensuplarının maaşlarına yapılan artışları da dikkate aldığında TSK mensuplarının diğer kamu mensuplarına oranla maaşları düşük seviyede kaldığı açıktır. Yargı, emniyet ve diğer kamu mensupları ile TSK mensupları için 2000 yılı temel alındığında maaş dengesinin TSK mensupları, özellikle Astsubaylar aleyhine bozulduğu hesap uzmanlarımızın yapacağı hesaplarda da görülecektir. Örnek vermek gerekirse; Daha önceki yıllarda Astsubay Çavuştan düşük maaş alan yeni mezun polis memuru bugün itibariyle 1980 TL, yeni mezun Astsubay Çavuş 1618 TL ücret almaktadır.



2. 57. Hükümet döneminde çıkarılan 631 sayılı KHK ile verilen görev tazminatı TSK içine Yarbay ile küçük rütbeli subay ve Astsubaylar aleyhine maaş farklığı bozulmuş, ancak 9 yıla yakın bir süre geçmesine karşılık hala bu fark kapatılamamıştır. Görev tazminatı almayan Yarbay rütbesinden küçük Kıdemli Binbaşı, II Kademeli Kıdemli Başçavuş ve Kıdemli Başçavuş ve emeklilerine verilmesi için, Sn.Gnkur. Bşk.ımızın II Bşk Olduğu dönemde Başbakanlığa yazmış olduğu yazıda da hatırlanacağı üzere bir sonuç alınmamış ve bu açık genel olarak TSK mensuplarında olduğu kadar daha çok Yarbay rütbesinden küçük subay ve astsubaylar aleyhinde daha da derinleşmiştir.



3.Yukarıda bahsedilen maaş artışlarının yapılmaması kamuda çalışan doktorlarla, TSK de çalışan doktorlarla aleyhine ücret dengesinin bozulduğunu biliyoruz. Bunun dışında başarılı öğrenciler maaş getirisi yüksek meslek guruplarını tercih ettiklerinden, TSK da Gata, Harp Okulu ve Astsubay Meslek yüksek okulları kontenjanlarını düşük puanlı öğrencilerle tamamlamak durumunda kalındığı açıktır.



TALEBİM;

57.Hükümet döneminde 10.01.2002 gün ve 2002/3546 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılan 631 sayılı kanun KHK den yaralanmayan, 926 sayılı TSK personel Kanuna tabi Yarbay rütbesinden küçük Kıdemli Binbaşı, II Kademeli Kıdemli Başçavuş ve Kıdemli Başçavuş ve emeklilerine, 05 Ocak 2010 tarihinde kamuda Müdür ve Müdür yardımcılarına verilen ek ödemeler ile Mart 2006 yılında MİT ve emniyet hizmetleri sınıfı ile çarşı ve mahalle bekçilerinden, makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış olanlara verilen 100 TL tutarın, Astsubay ve emeklilerine de yansıtılacak şekilde verilmesini arz ve talep ederim. 13.05.2010



Ramazan Tekeli

( E ) Ord. Kd.Bçvş.(76)

Dağıtım :

Başbakanlık Makamına,

Genel Kurmay Başkanlığına,

Milli Savunma bakanlığına,Maliye bakanlığına,

Abdullah ZENGİN    13 Mayıs 2010 12:31
Sayın İsmail TURAN'a vereceğimiz destek dilekçesine esas teşkil edecek önemli bir konu var. 23 Temmuz 2008 tarihinde Genel Başkanımız Sn. Mustafa EROL ve beraberindeki 12 kişilik heyet Başbakanımız sayın R.Tayyip ERDOĞAN'ı ziyaret etmiş,Asb.ların özlük haklarını içeren bir liste verilmiş(Bu listedeki istekler Sayın M.EROL tarafından Temad mesaj panosunda yayınlanmıştır.)
Konu 1.derecenin 4.kademesine geldiği zaman Başbakan "Böyle şey olur mu?mahkemeye dava açın kazanırsınız,MSB.nı Vecdi Gönül'e dönerek,bu konu için araştırma yapılsın gerekirse yasa değiştirelim demiştir"
Alıntı:Faruk Özeren,Erdoğan
ÖZTÜRK

Şimdi;
1-Sayın Turan'ı destekleme dilekçesinde bu konudan bahsedilecek mi?
2-MSB.nı sayın Vecdi GÖNÜL'ün Yerel seçimlerde Balçova Temad'ta verdiği söz hatırlatılacak mı?
3-Cumhuriyet tarihinde memur ve işçilere yapılan bütün iyileştirmeler tüm emeklileri kapsarken, son zamlarda (100 Tl'lik iyileştirme) bu temaüllerin dışına çıkıldığı,bunun hesabının sorulamadığı. Acaba sayın Başbakan'a bu konudan haberdar mısınız? diye sorsak Kasımpaşalı gibi mi cevap verir (delikanlı gibi haberim yok mu der) yoksa, siyasetin gereği karizmayı çizdirmemek için benden habersiz sinek uçamaz imajı için haberim var mı diyecek.
3-Zaten Genel Subay Başkanlarımızın badanalarına alıştık,onları yazmıyorum bile.
4-Bu sorunlarımızın 1980 yılından beri devam ettiğini önemle hatırlatmak,konunun A partisiyle veya B partisiyle ilintili olmadığını belirtmek.
Naçizane önerilerim...
Saygılarımla.

Abdullah ZENGİN
Balçova Temad
İZMİR

Hüseyin ÇETİN    13 Mayıs 2010 12:23
Sayın Ersen GÜRPINAR sizin sayenizde Yeniçağ gazetesinde üç gün Sayın Behiç KILIÇ beyefendi bizim sorunlarımızı bizim ağzımızdan dile getirmiştir, teşekkürü borç bilirim. Sizin cesaretiniz, bilginiz, cesur yüreğiniz Temad yönetimine de örnek olsun. Elerinizden öperim.

Hüseyin ÇETİN    13 Mayıs 2010 12:16
Sayın İsmail TURAN ağabeyimizin özlük haklarındaki mağduriyeti ile ilgili hazırlamış olduğu dilekçeyi inceledim, kendisini tebrik ediyorum. Keşke aynı mağduriyete haiz tüm meslektaşlarımız aynı hassasiyeti gösterip dava açsalar. BİR ELİN NESİ VAR, İKİ ELİN SESİ VAR misali maksat çoğunluğun sesini yukarıya duyurabilmektir. Gasp edilen haklarımıza rağmen elimize geçenle bunada şükür demek bize yakışmıyor.

İSMAİL TURAN    13 Mayıs 2010 08:47
Bu dilekçe,aşağıda dağıtım planındaki makamlara gönderilmiştir.


İLGİ a) M:S.B. lığının 24 Mart 2010 tarih ve PER:4173 sayılı emri.
b). K.K.K.lığının 2 Nisan 2010 tarih ve PER:1040-190-10/PER.işl.D. E. Ve arş.Ş. Arş.ks.107400 sayılı emri.
c)3 Mart 2010 tarihli dilekçem.


1. 1 Eylül 1971 tarihinden sonraki rütbemin ne olduğunu öğrenmek için Milli Savunma Bakanlığı ile Kara Kuvvetleri Komutanlığına ilgi (c) deki 3 Mart 2010 tarihli dilekçe ile müracaat ettim. İlgi (b) K.K.K. lığının emri ekindeki hizmet belgesine göre, 07.10.1961 tarihinde okuldan mezun olup astsubay Çavuş rütbesiyle ve 20 asli maaşla göreve başladığımı;

a. 30.08.1964 tarihinde Üstçavuş rütbesine ve 25 asli maaşa,
b.30.08. 1966 tarihinde Başçavuşluğa ve 30 asli maaşa,
c.30.08.1969 tarihinde Kıdemli Başçavuşluğa ve 40 asli maaşa,
d.30.11.1970 tarihinde Kd. Bşçvş.rütbesiyle 8nci derecenin 2nci kademesine,
e.30.08.1972 tarihinde 1 kademeli Kıdemli Başçavuşluğa ve 7nci derecenin 1nci kademesine,
f.01.03.1975 tarihinde 1 kademeli Kıdemli Başçavuşluğa ve 6ncı derecenin 3ncü kademesine,
g.30.08.1975 tarihinde 2 kademeli Kıdemli Başçavuşluğa ve 5nci derecenin 1nci kademesine,
h.30.08.1978 tarihinde 3 kademeli Kıdemli Başçavuşluğa ve 4ncü derecenin 1nci kademesine,
ı.30.08.1981 tarihinde 4 Kademeli Kıdemli Başçavuşluğa ve 2nci derecenin 1nci kademesine terfi ederek 4 kademeli Kıdemli Başçavuş rütbesiyle 2 Aralık 1981 tarihinde de 2nci derecenin 1nci kademesinden emekliye ayrıldığımı HAYRETLER İÇİNDE KALARAK ÖĞRENDİM.

2.Hizmet belgesindeki 30 Ağustos 1971 tarihine kadar olan rütbelerim doğrudur. 31 Ağustos 1971 tarihinden emekli olduğum 2 Aralık 1981 tarihine kadar birliklerde fiilen taşıdığım rütbelerimle, hizmet belgesindeki rütbelerim arasında uzaktan ve yakından hiçbir ilgi ve bağ olmadığı gibi bu rütbelerimden de hiç haberim yoktur.

5802 sayılı astsubay kanunundaki rütbeler 926 sayılı kanunun geçici 16ncı maddesi gereğince yürürlükten kaldırılmış, 77nci maddesindeki astsubay rütbelerinin uygulanmasına geçilmiştir. Bu geçiş sırasında 30 Ağustos 1969 tarihinde yükseldiğim Kıdemli Baş çavuşluktan,

a.31 Ağustos 1971 tarihinde Kıdemli üst çavuşluğa ve 8nci derecenin 3ncü kademesine,
b.30.08.1972 tarihinde Başçavuşluğa ve 7nci derecenin 1nci kademesine,
c.1 Mart 1975 tarihinde Başçavuşluğa ve 6ncı derecenin 1nci kademesine,
d.30.08.1975 tarihinde Kademeli Başçavuşluğa ve 5nci derecenin 1nci kademesine,
e.30.08.1978 tarihinde kıdemli Başçavuşluğa ve 4ncü derecenin 1nci kademesine,
f.1.mart 1979 tarihinde Kıdemli Başçavuş rütbesiyle 3ncü derecenin 1nci kademesine,
h.30.08 1981 tarihinde Kademeli Kıdemli Başçavuşluğa ve 2nci derecenin1nci kademesine yükseldim,
2 Aralık 1981 tarihinde kendi isteğimle Kademeli kıdemli Başçavuş rütbesiyle 2nci derecenin 1nci kademesinden emekli oldum.

Bu rütbeleri taşıdığımı isbatlayan belgelerden, 1972 yılında İstihkam er eğitim Tugay Komutanlığınca Kıdemli Üst çavuş rütbesine havi fotoğraflı giriş hüviyet kartımın sureti EK-1 de, 23 Haziran 1972 tarihli mal sorumluluğu devir tesliminden sonra mal saymanlığınca Kıdemli Üstçavuş rütbesi ile verilen ilişik kesme belgesi EK-2 de, 8 Haziran 1977 tarihinde mal sorumluluğu devir tesliminden sonra İzmir Askerlik Daire Başkanlığınca Kademeli Başçavuş rütbesi ile verilen ilişik kesme belgesi EK-3 dedir. Emekli olurken verilen terhis belgemde de rütbem Kademeli Kıdemli Başçavuştur.

3.Hizmet belgesindeki rütbe, derece ve kademe intibakları ile birliklerde fiilen taşıdığım rütbe, derece ve kademeler kanunlara aykırı ve yanlıştır.
5802 sayılı kanundaki rütbelere uygun olarak haiz olduğum kıdemli Başçavuş rütbesiyle, 30 Kasım 1970 tarihinde geçici astsubay gösterge tablosundaki derece ve kademeye intibak ettirildim. Hem eski rütbeler hem de geçici astsubay gösterge tablosu 31 ağustos 1971 tarihinde yürürlükten kaldırılarak 77nci maddedeki rütbelerle EK-V111 Astsubay aylık gösterge tablosu yürürlüğe girmiştir.

Mevzuata aykırı olarak K.K.K. lığındaki kayıtlarda yürürlükten kaldırılan rütbelerle astsubay geçici gösterge tablosunun uygulanmasına devam edilmiştir. Hem geçici tabloda en yüksek derece 4 dür. 2260 sayılı kanunla herkese bir üst derece verildiğinden 3ncü dereceye yükseltilmiş olsam bile 30 Ağustos 1981 tarihinde, tabloda olmayan 2nci dereceye nasıl yükseltildiğimin cevabını bulmak da mümkün değildir. Kanunlara aykırı olarak yapılan rütbe ve derece intibaklarıyla maddi ve manevi olarak büyük mağduriyete uğradığımdan intibaklarımın yeniden yapılması gerekir.

a.Bütün problem 31 Ağustos 1971 tarihindeki yanlış intibaklardan doğmuştur.

-926 sayılı kanunun 3ncü maddesinde RÜTBE; kanunlara göre kazanılmış askeri ünvandır ve
mahkeme kararından başka hiçbir şekilde düşürülemez.

-137nci maddeye göre subay ve astsubayların aylıkları rütbelerine göre ve rütbelerindeki kademelerine göre ödenir. Unvan rütbesi ayrı aylık rütbesi ayrı olamaz.

-Geçici 15nci madde, rütbe ile aylık derece ve kademe intibaklarının 137nci maddeye uygun olarak yapılmasına amirdir. Tüm astsubaylara eski rütbelerin uygulaması yapıldığına göre bu maddenin uygulanarak intibakı yapılan hiçbir astsubayın da olmaması gerekir. Bu durumda bu madde kime uygulanmıştır.

-Geçici 16ncı madde, haiz olunan rütbenin muhafaza edilerek intibakların yapılmasına amirdir.

4.31 Ağustos 1971 tarihinde kanuna aykırı olarak tüm astsubayların haiz oldukları rütbeler yok sayılarak, hizmet yıllarına göre her 3 yıl hizmete göre bir rütbe verilerek yeni rütbelerden hangi rütbeye denk geliyorsa o rütbeler astsubaylara yeni rütbe olarak
verilmiştir.


Olağanüstü bir dönem olan o tarihte; kıyafet kararnamesinde değişiklik yapılarak astsubay rütbelerinin rütbe işaretleri değiştirilerek Üstçavuş rütbe işareti kıdemli Çavuş rütbe işaretine, Başçavuş rütbe işareti Üstçavuş rütbe işaretine, Kıdemli Başçavuş rütbe işareti kıdemli Üstçavuş rütbe işaretine dönüştürülmüş, Başçavuşluk rütbe işareti tek çizgi ile Kıdemli Başçavuş rütbe işareti de çift çizgi ile belirlenmiştir. Kanunla belirlenen rütbeler yerine kıyafet kararnamesiyle belirlenen rütbe işaretlerinin değişmemesiyle rütbelerinin düşürülmediği astsubaylara ikna edilmeye çalışılmış ve sözlü kesin emirlerle de buna uyulması istenmiştir.

Ayrıca bu yükselme ve intibakların hiç birisi tarafıma tebliğ edilmemiştir.

5.Rütbe, derece ve kademe intibaklarının kanunlara uygun olarak şöyle yapılması gerekirdi.

-Astsubay çavuşlar, astsubay çavuşluğa ve EK-V111 gösterge tablosunun derece ve kademesine intibak ettirilip, üç yıl sonra üst çavuşluğa değil astsubay kıdemli çavuşluğa yükseltilmeliydi,

-Üst çavuşlar, Üst çavuşluğa ve EK-V111 gösterge tablosunun derece ve kademesine intibak ettirilip, 3 yıl sonra Baş çavuşluğa değil Kıdemli üstçavuşluğa yükseltilmeliydi,

- Baş çavuşlar, Başçavuşluğa ve EK-V111 gösterge tablosundaki derece ve kademelere intibak ettirilip, üç yıl sonra kıdemli Başçavuşluğa değil 6 yıl sonra kıdemli Başçavuşluğa yükseltilmeliydi,

- Kıdemli Baş çavuşlar, Kıdemli Baş çavuşluğa ve EK-V111 gösterge tablosunun ilgili derece ve kademelerine intibak ettirilmeliydi.

6.Subayların üsteğmenlik ve yüzbaşılık bekleme süreleri zaman zaman değiştirilmektedir. Örnek olarak, yüzbaşılık bekleme süresi 9 yıla çıkarıldığında hiçbir binbaşı ön yüzbaşılığa, hiçbir Yarbay Kıdemli Binbaşılığa, Hiçbir Albay Yarbaylığa, hiçbir Tuğgeneral de albaylığa düşürülmemiştir.
5837 sayılı kanunla Üstçavuşluk bekleme süresi 12 yıla çıkarılınca hiçbir Baş çavuş ve hiçbir kıdemli Baş çavuşun rütbeleri düşürülmemiştir.

7.Bir astsubay 55 yaşında, 35 yıl hizmeti ve 6 yıllık üniversite mezunu da olsa, oğlu ve torunu yaşındaki amiri de olmayan bir Asteğmenle Teğmene yolda, çarşıda pazarda hatta evde bile olsa tam olarak itaat etmek zorundadır. Örf, adet, gelenek ve yorumlamalarla bu itaatten vaz geçilemez se, kanunun da açıkça astsubaylara verdiği bir hak örf, adet, gelenek ve yorumlarla ellerinden alınamaz. Çünkü; Astsubaylar taşıdıkları kanuni sorumluluğu tam olarak yerine getiriyorlar ve aksi halde en ağır şekilde cezalandırılıyorlarsa, sorumluluklarının karşılığı olan kanuni haklarını da tam olarak alabilmelidirler.

SONUÇ VE TALEP:

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 1nci dairesinin 15.10.1991 tarihinde 91/857 - 2286 E. Sayılı kararına göre de yanlış yapılan intibaklar her zaman düzeltilebilir.

Mevzuata aykırı uygulamalar ve intibaklar sonucunda her emekli aylığı alışımla maddi ve manevi mağduriyetim tekrarlanarak devam etmektedir. Mağduriyetimin önlenmesi için;

-31 Ağustos 1971 tarihine göre, Kıdemli Başçavuşluğun 3ncü yılı olan EK-V111 astsubay gösterge tablosundaki 5nci derecenin 3ncü kademesine,

-30 Ağustos 1972 tarihine göre Kıdemli Başçavuşluğun 4ncü yılı olan 4ncü derecenin 1nci kademesine,

-1 Mart 1975 tarihine göre Kademeli kıdemli Başçavuşluğun 3ncü yılı olan 3ncü derecenin 3ncü kademesine,

-30.08.1975 tarihine göre 2 Kademeli Kıdemli Başçavuşluğun 1nci yılı olan 2nci derecenin 1nci kademesine,
-30.08.1978 tarihine göre 2nci derecenin 4ncü kademesine,

-2260 sayılı kanuna göre de 1nci derecenin son kademesi olan 1200 gösterge rakamına ve daha sonraki yıllarda yürürlüğe giren kanunlara göre de 1500 gösterge rakamına intibakımın yapılmasına,

Eksik ödenen aylık farklarımın yasal faizleri ile birlikte tarafıma ödenmesine arz ve talep ediyorum. En derin saygılarımla. 12 MAYIS 2010



İsmail TURAN
Emekli Ord. Astsubay
(961/6)
Değirmen önü Mah.1541.Sok. No:3 Sarıca Apt. Kat.1 D.6-DENİZLİ


DAĞITIM------------------------------ ------------------------:

Cumhurbaşkanlığı yüce makamına bilgi olarak arz edilmiştir.
Başbakanlık yüce makamına bilgi olarak arz edilmiştir.
Genel Kurmay Başkanlığına gereği için arz edilmiştir.
Milli Savunma Bakanlığına gereği için arz edilmiştir.
Kara Kuvvetleri komutanlığına gereği için arz edilmiştir.(EK belgeler konmuştur)

-

Osman ADA    13 Mayıs 2010 01:25
Sayın Meslektaşlarım

TEMAD niçin var? Lokal işletmek için mi var? Yakından tanıdığım çok değerli TEMAD şubelerinin başkan ve yöneticileri var, ama onların elleri kollarını bu ucube tüzük bağlamış durumda. Genel merkez ısrarımıza ve görevi olmasına rağmen bu konuyu gündeme almıyor!
Seçimler kazanıldıya gerisi önemli değil, yeni seçimde söylediklerinin arkasında durmayan birkaç milletvekili daha getirip reklam yapar cefakar arkadaşlarımızın basındaki başarılarını sahiplenir olur biter, yalaklar alkışmaya devam etsinler.

Yeniçağ gazetesinde üç gün sayın Behiç KILIÇ beyefendi bizim sorunlarımızı bizim ağzımızdan dile getirdi, tabi bunu sağlayan sitemizin yönetimi ve Ersen Gürpınar kardeşime teşekkürü borç bilirim. Duyarsız arkadaşlarımız TEMAD gibi kendiliğinden birşeyler olmasını bekliyor sonra birileri sahip çıkar diğerleri sevinir! Yeniçağ gazetesinde yazılarımızın okunma sayısının azlığı beni üzmüştür, nedenini biliyorsunuz tekrara gerek yok tek kelime ile bazılarına mesajım yazıklar olsun. Bu mücadeleye gönül verenlere saygılarımı sunuyorum.

ahmet ÇAM    12 Mayıs 2010 12:45
ÇAĞA AYAK UYDURAMAYANLAR.
Dünyada değişmeyen ve önlenemeyen tek şey GELİŞİMDİR.Gelişim ve yeniliklere ayak uyduramayan YETKİLİLER GELECEĞİ göremez,doğru olarak DEĞERLENDİREMEZ, tarihin DERİNLİK ve KARANLIK LABİRENTLERİNDE kalırlar.GELİŞİME açık olmayan DAR ve SIĞ görüşlü yöneticiler KURUMLARINDA BİRLİK VE BERABERLİĞİ SAĞLAYAMAZ,BÖLÜNMÜŞLÜK VE AYRIŞMAYI GÖRÜP, ANLAYAMAZLAR.
GÜNÜN ve ÇAĞIN gerisinde olduklarından PERSONELİ BASKI altında tutup,onlara devamlı ÖNYARGILI olarak yaklaşırlar.HASTALIKLI düşüncelerinden dolayı kurumunda HAKSIZLIKLAR-EŞİTSİZLİKLER her geçen gün ARTARAK devam eder.
Kendilerini YENİLEYEMEYİP gündemin dışında kaldıklarından FİKİRLERİ de ÖRÜMCEKLEŞMİŞ olup,bundan dolayı DOĞRU ve İSABETLİ KARAR veremezler. Mahiyetlerindeki kişilerin KUKLASI haline gelip, YÖNETMEKTEN ziyade kendileri YÖNETİLİRLER. Böyle yöneticilerin KURUMLARINDA bir grup PASTADAN ASLAN PAYINI ALIP,BÖLÜŞÜRKEN,DİĞER GRUP İZOLE EDİLEREK DEVAMLI BASKI VE HAKSIZLIĞA UĞRAR. BÖYLE YÖNETİMLERDE ADİL PAYLAŞIM GERÇEKLEŞTİRİLEMEZ. BUNLARA SON VERİLMESİ ANCAK GÜNÜN ŞARTLARINA AYAK UYDURAN, ADİL OLMAYI BİLEN YETKİLİLERLE GERÇEKLEŞİR. 8)

kadir kumru    12 Mayıs 2010 11:11
ÇANKIRI ASTSB. HZL.OKULU 1979 yılı mezunu 2. KISIMDAN 1085 YAKA NUMARALI ARKADAŞIMIZ CAFER YAKAR'IN KIZI 1982 DOĞUMLU CANAN YAKAR; 06 MAYIS 2010 GÜNÜ ANKARA'DA ŞAŞMAZ KAVŞAĞINDA GEÇİRDİĞİ TRAFİK KAZASI SONUCU HALEN GAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE YAŞAM MÜCADELESİ VERMEKTEDİR.

KAZA SONRASI GÖRÜNTÜLERİ AŞAĞIDAKİ ADRESTEN İZLEYEBİLİRSİNİZ.

BEN, KADİR KUMRU VE İBRAHİM TÜRKEŞKOCA, KAZAYI DUYDUĞUMUZ ANDA HASTANEYE GİDEREK ARKADAŞIMIZIN ACISINI PAYLAŞMAYA ÇALIŞTIK. HABER DUYULDUĞU ANDAN İTİBAREN, ANKARA'DA VEYA ANKARA DIŞINDA OTURAN BİR ÇOK ARKADAŞIMIZ DA TELEFONLA ARAYARAK DESTEK OLMAYA ÇALIŞTILAR VE YAPABİLECEKLERİ BİR ŞEY OLUP OLMADIĞINI SORDULAR..

CAFER ARKADAŞIMIZIN ACISINA BİR NEBZE MERHEM OLMASI İÇİN BEN, KADİR KUMRU VE İBRAHİM TÜRKEŞKOCA; BİR HESAP AÇARAK YARDIM TOPLAMAMIZIN UYGUN OLCAĞINI DÜŞÜNDÜK VE BUNU SİZLERLE PAYLAŞMAYA KARAR VERDİK.

BU AMAÇLA; İNGBANK ANKARA ERYAMAN ŞUBESİNDE 406 - 7485930 - MT - 2 NUMARALI HESABI AÇTIK.

BU HESAPTA TOPLANACAK YARDIMLARI, BEN, KADİR KUMRU VE İBRAHİM TÜRKEŞKOCA, TUTACAĞIMIZ BİR TUTANAK İLE ARKADAŞIMIZA TESLİM EDECEĞİZ VE BU TUTANAĞI SİZLERLE PAYLAŞACAĞIZ.

İRTİBAT İÇİN:
İBRAHİM SAÇIKARA : 0536 673 00 74
KADİR KUMRU : 0532 793 00 23
CAFER YAKAR : 0536 388 97 29
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Saygıdeğer Üyelerimiz
Sn.Cafer Yakar'ın olduğu bildirilen telefon site yönetimimizce aranmış olup Sn.Cafer Yakar ile görüşülmüştür. Kazada ağır yaralanan kızlarının halen yoğun bakım ünitesinde olduğunu, düzelmesini umut ettiklerini kendileri ifade etmişlerdir. Kızımıza ve ailesine geçmiş olsun dileklerimizle beraber acil şifalar diliyoruz.

SİTE YÖNETİMİ    11 Mayıs 2010 19:32
Saygıdeğer Üyelerimiz,
Site yönetimine Acar Yorulmaz adı ile gelen aşağıdaki iletiyi sizlerle paylaşmak istedik. Vefat eden dernek üyemiz Ahmet Orhan Yorulmaz'a Tanrı'dan rahmet;ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz, mekanı cennet olsun.
--

Sn. İlgililer Dikkatine;

Dernek üyelerinizden babamız Ahmet Orhan Yorulmaz 11.05.2010 tarihinde vefat etmiştir.
Cenazesi 12.05.2010 tarihinde öğle namazını mütteakip Söğütlüçeşme Camiinden kaldırılacaktır.
Bilginize....

Acar Yorulmaz
acar@hijyenurunleri.com

Orhan ORHUN    11 Mayıs 2010 19:16
ASSUBAY SÖZ KONUSU OLUNCA&&

Bu güne kadar görsel ve yazılı medyada Assubaylar hakkında iyi haberler ve görüntüler göremedik.
Medyada ve Meclis komisyonlarında görünmez bir el, etkili ve görevlendirilmiş bir ses, Assubaylar lehindeki tüm kararlara inatla karşı çıktı. Kendilerini ilahlaştırmak isteyenler ; Assubayları karalayarak, haklarını vermeyerek, kontrolda tutmak ve asimile etmek istediler bizleri belki de !
Toplum mühendislerinin, toplumu şekillendirmek üzere medyayı silah olarak kullandığı evrende; Assubaylar taciz edilerek sürekli saldırıya uğradılar yıllarca&.
520'ye yaklaşan şehit Assubaya rağmen, tacizler durmuyor, haksızlıklar artarak devam ediyor.
Ne kadar HAZİN ki.......
Assubay söz konusu olunca:
Gözler ama,
Kulaklar sağır,
Ağızlar prangalı,
Vicdanlar duyarsız kalır Assubaya.
Assubay söz konusu olunca;
Hayret edilir; Assubay nasıl hak arar diye.
Hukuk ortadan kalkar, adaletsizlik hükmeder Assubaya,
Assubay söz konusu olunca;
Allah korkusu uzaklaşır yüreklerden,
İlahi adalet tecellisi silinir gönüllerden.
Assubay söz konusu olunca;
Tepkisiz kalır TEMAD başkanı, kıpırdatmaz ellerini.
Assubay söz konusu olunca;
Klavyeler direnir, (T) harfini sığdırmak için araya. (As(T)subay)
Assubay söz konusu olunca;
Ödenekler biter,
Ülke batar korkusu hakim olur akıllara,
Yıllarca raflarda bekleyen dosyalar esir edilir tozlara.
Assubay söz konusu olunca;
Yalandan kim ölmüş ki ? denir,
DEVRİM ninnileri söylenir.
Assubay söz konusu olunca;
Ölüm akla gelmez,
Musalla taşını unutur,
Kraldan çok kralcı geçinir,ZAVALLILAR.
Haksızlık yapan kulların bizleri mağdur etti ,
Ne VİCDAN kaldı ne de CÜZDAN,
Son dem de hali durumumuz artık oldu MAHVU PERİŞAN,
Varsa hatam, amacım değildir zat'ına isyan,
Yazdıklarım nedeniyle, beni affet ULUYARADAN.

Bu satırları yazmamızda bizlere vesile olan;
Sayın Ersen GÜRPINAR ve şahsında emeği geçen arkadaşlarına teşekkür etmeyi borç bilirim.
Sayın Umur TALU ile başlayan ve Sayın Behiç KILIÇ ile devam eden Assubay sorunlarının dile getirilişi, mazlum toplumumuzu motive etmiştir.
Hukuksuzluktan kaynaklanan; adaletsizlik ve vicdansızlığın hakim olduğu dünyamızda bu iki insana ne kadar teşekkür etsek azdır.
Allah Assubayları, ETKİN, DUYARLI ve MUVAFFAK etsin. Saygılarımla.

Mesut MAVİTUNA    10 Mayıs 2010 22:38
KEY mağdurlarını sevindirecek mahkeme kararı hk.

Listede olmayan KEY mağdurlarına müjde

05 Mayıs 2010
milliyet.com.tr

http://www.milliyet.com.tr/listede-olmayan-k ey-magdurlarina-mujde/ekonomi/sondakika/06.05.2010/1233987/d efault.htm

DALKILIÇ    10 Mayıs 2010 22:33
Değerli Arkadaşlarım
Biz bu mücadeleyi mutlaka kazanacağız; çünkü haklıyız,çünkü davasına inanmış arkadaşlarımız var.
Kişisel hesapları bir tarafa bıraksak TEMAD yönetimi bu site kadar gayret gösterse birçok sorunumuzu daha kolay çözeceğiz!
Basındaki bizlerle ilgili yazıların yazılmasını sağlayan değerli gazetecilere haklılığımızı anlatıp inandıran sitemizin basın ve halkla ilişkiler birimi olan E.ASSUBAYLAR GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU yöneticilerine ve YENİÇAĞ gazetesi yazarı Sn.Behiç KILIÇ beyefendiye sonsuz teşekkürler sunuyorum.

behic@yenicaggazetesi.com.tr

AHMET ÖZTAŞ    10 Mayıs 2010 21:45
http://www.antalyaeastsubaylar.org
ANTALYA Temad'da dönen çirkin oyunlar;
1. ANTALYA Temad eski il başkanı Sn.Yusuf ÖZKARA'nın başkanlıktan istifa edip, yeniden yönetimde kalması etik midir?
Aynı yönetimde iki dönemdir bulunan Sayın Kemal KARA göreve seçildiği gün Temad Genel merkezince ANTALYA'nın olağanüstü toplantıya gitmesi için karar alınması tesadüf müdür?
2. Genel Merkezin ANTALYA Temad yönetimini görevden aldığını duyunca Sayın Kemal KARA Temad üyelerine kendilerinin seçimle göreve geldiklerini ve Genel Merkezin zorla yönetimi görevden alınmasına itiraz edeceğini açıklamıştır.
3. Olaylar nasıl gelişti ise ANTALYA Temad yönetimi tüm gençlerin çalıştığı 07 MAYIS 2010 Cuma iş günü için seçim kararı almıştır. Çoğunluk toplanmadığı takdirde TEMAD tarihinde görülmeyen ikinci seçimin İKİ ay sonra 03 TEMMUZ 2010 olarak üyelere ilan edilmiştir.
4. Bu art niyetlerden sonra ANTALYA Temad'ı içinde bulunduğu kaosdan kurtarmak için 20'ye yakın üye dernekte toplanmış. Yönetim tarafından hiç suçları yokken çok iyi idare ettikleri ANTALYA Temad yönetimini Genel merkezin görevden aldığı açıklanmıştır.
5. İki seçim arasında 2 ay olması oradaki tüm üyelerin tepkisini çekmiş, ikinci seçimin TEMMUZ ayı yerine, mutlaka MAYIS ayında yapılması talep edilmesi üzerine yönetimde görevli Galip DİRİCAN tarafından itiraz edilmiş,alınacak kararın kendisi tarafından imzalanmayacağı bildirilmişdir.
6. Mevcut yönetim tarafından seçime katılmak isteyen gruba hazırun listesi art niyetli olarak verilmediği gibi 07 MAYIS 2010 seçim günü yönetim; güncel hazırun listesini tüzüğe aykırı olarak hazırlamadan eski bir hazırun liste ile çıkmışlardır. Parasını yatıran üye hazırun listesinde olamadığı, üye aidatı yatırmayan üyenin hazırunlistesinde olduğu görülmüştür. Hazırun listesinin seçimden 15 gün önce İl Dernekler Müdürlüğüne gönderilmediğini tahmin ediyorum.
7. ANTALYA Temad yöneticilerinin seçildiği günden beri tüzüğe aykırı 1/5 toplanan imzaya, dernekte fahri üyenin yönetime getirilmesine, genel merkezden habersiz siyasi parti ile basın açıklaması yapılmasına, yönetimin hazırun listesi hazırlamadan seçime başlamasına,Temad tarihinde görülmedik ikinci seçimin 60 güne atılmasına seyirci kalan ANKARA Temad Genel Başkanı Sayın Mustafa EROL ve yönetimi de bu tüzüğe aykırı uygulamalardan sorumludur.
8. Temad Genel Başkanı Sayın Mustafa EROL siz ANTALYA'da Muratpaşa veya başka şubenin açılması yolunu göstereceğinize ANKARA'da Temad şubesi açmaya teşebbüs eden meslektaşlarımıza müsaade ediniz! Koltuğunuzda rahat oturuyor musunuz? Sizin de Genel Başkan yardımcınız istifa etti veya ettirildi bence; onu da dernekten ihraç edecek misiniz? En kısa zamanda açıklamalarınız bekliyoruz. Saygılarımla.

Mesut MAVİTUNA    10 Mayıs 2010 15:22
Değerli kardeşim Şerafettin TURGAY'ın Annesinin vefatını öğrenmekten büyük üzüntü duydum. Merhumeye Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine baş sağlığı dilerim. Mekanı cennet olsun.

Kubilay AKBULUT    10 Mayıs 2010 13:37
Son üç gündür Yeniçağ Gazetesindeki köşesinde Assubay'ların kronik hale gelmiş ve getirilmiş hak taleplerini "EMEKLİ ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU"nun verdiği bilgiler ışığında dile getiren ve yayınlayan yazar Sn.Behiç KILIÇ'a sonsuz teşekkürler.Şimdiye kadar basının büyük çoğunluğunun ilgisizliği nedeniyle hep gözardı edilen Assubay sorunları duyarlı ve vicdan sahibi yazarlar sayesinde gün yüzüne çıkmaya başlamıştır.Bu insani ve hukuki sorunları çözüp hepimiz bu ülke için neler yapabiliriz diye düşünmeye ve çalışmaya başlasak daha iyi olmaz mı acaba ey yöneticiler?Adalet birgün mutlaka yerini bulacaktır.Saygılarımla..
Kubilay AKBULUT 8)

yusuf karakoyun    10 Mayıs 2010 13:12
Sayın meslektaşlarım,
Yeniçağ gazetesinde,değerli gazeteci Behiç Bey'in sorunlarımızı köşesine taşıyarak haklı mücadelemize destek vermesi takdiri şayan bir davranıştır,kendisine teşekkür ederiz. Önce sayın Umur TALU,Cüneyt ÖZDEMİR ve de Behiç KILIÇ. Sorunlarımız doğru anlatıldığında,vicdan sahibi medya mensuplarından da destek bulmaya devam etmektedir. Bütün bunlar doğru yolda olduğumuzu göstermektedir.Selamlar.

Fedai YAVAŞ    10 Mayıs 2010 12:10
Kahraman Assubayların; verilmeyerek, mağdur edilen Haklarını üç günden beri köşesinde E.Assubaylar Güçbirliği Platformunu konuk eden YENİÇAĞ GAZETESİ Yazarı Sn. Behiç KILIÇ'a ve bu yazıyı yazan E.Assubaylar Güçbirliği Platformu yöneticilerine, teşekkür ederim. Selam olsun ONUR Mücadelesi yapan Assubaylara!....


6302
Mesaj Defteri yazıları
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 »