MESAJ PANOSU
Mesaj Defterine Yazın 
Yönetici yorumu:
ÇANAKKALE TEMAD yönetimine seçilen arkadaşlarımızı kutlar,başarılı çalışmalarının devamını dileriz.
Arkadaşlarımız şube yönetimlerine TEMAD'ın görevini yapması ve bizi temsil etmesi konusunda gerekli baskıyı yapmalarını sağlamalıdırlar.
Meslekdaşlarımız artık klişe nutuklara vaatlere inanmamaktadır TEMAD yönetimini birkez daha uyarıyoruz.
Yönetici yorumu:
Değerli Meslekdaşımız Sn.Mustafa ARABACIOĞLU'nun merhum babasına Allahtan rahmet sevenlerine sabır ve başsağlığı dileriz.
Yönetici yorumu:
Vefat eden yavrumuza Tanrı'dan rahmet acılı ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz.Mekanı cennet olsun.
Yönetici yorumu:
Sayın Mustafa Arabacıoğlu'nun vefat eden değerli babasına Tanrı'dan rahmet,Sn.Mustafa Arabacıoğlu ve ailesine başsağlığı ve sabır dileriz.Mekanı cennet olsun.
Yönetici yorumu:
Vefat eden Kamil Turan'a Tanrı'dan rahmet,ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz.Mekanı cennet olsun.
6302
Mesaj Defteri yazıları
SİTE YÖNETİMİ
19 Mayıs 2010 09:57
ULU ÖNDER ATATÜRK'ÜN TAM BAĞIMSIZLIK HAREKETİNİ BAŞLATTIĞI 19 MAYIS 1919'un 91nci yıldönümünü kutluyoruz.
Bu bağımsızlık hareketinin sonunda kurulan CUMHURİYET'in kazanımlarını kendi kazanımları olarak görenler Cumhuriyet'e kast edenlerin varlığı ne yazık ki mevcuttur.
Daha büyük bir azimle Cumhuriyetin tüm kurum ve kuralları ile hayata geçmesine katkı sağlıyacağız;
Bunun sonucu olarak bizler gibi tüm haksızlıklara uğrayanların onur mücadeleleri başarıya ulaşacaktır.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
NE MUTLU 19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA,GENÇLİK VE SPOR BAYRAMINI ÇOŞKU İLE KUTLAYANLARA
HEPİMİZE KUTLU OLSUN
Bu bağımsızlık hareketinin sonunda kurulan CUMHURİYET'in kazanımlarını kendi kazanımları olarak görenler Cumhuriyet'e kast edenlerin varlığı ne yazık ki mevcuttur.
Daha büyük bir azimle Cumhuriyetin tüm kurum ve kuralları ile hayata geçmesine katkı sağlıyacağız;
Bunun sonucu olarak bizler gibi tüm haksızlıklara uğrayanların onur mücadeleleri başarıya ulaşacaktır.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
NE MUTLU 19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA,GENÇLİK VE SPOR BAYRAMINI ÇOŞKU İLE KUTLAYANLARA
HEPİMİZE KUTLU OLSUN
Adilhan Şanlı
19 Mayıs 2010 09:43
SEVGİLİ ATATÜRK'ÜM
Sana karşı olanların alayının inadına;
"BİR DAHA GEL,GEL SAMSUN'DAN"
diye sesleniyorum.Ancak o gün ayak bastığın liman bile(Söylemeye dilim varmıyor ama) yabancılara satıldı.
Sana bu gün daha çok ihtiyacımız var.
19.Mayıs.Atatürk'ü anma, gençlik ve spor bayramı hepimize kutlu olsun.Saygılarımla.
Sana karşı olanların alayının inadına;
"BİR DAHA GEL,GEL SAMSUN'DAN"
diye sesleniyorum.Ancak o gün ayak bastığın liman bile(Söylemeye dilim varmıyor ama) yabancılara satıldı.
Sana bu gün daha çok ihtiyacımız var.
19.Mayıs.Atatürk'ü anma, gençlik ve spor bayramı hepimize kutlu olsun.Saygılarımla.
Adilhan Şanlı
18 Mayıs 2010 21:36
HİÇ GÜNDEME GELMEMİŞ BİR SORUNUMUZ
30 Yıl önce Keşan'da bir mutfak nöbetimde bir Bl.K.nının özel köpeğine Erlerin istihkakı olan eti vermeyip tamamını kazana koydurduğum için şidetli olarak tartıştık.Mahkeme kararı ile sadece on gün hapis cezası aldım.ve altı buçuk gün hapis yattım.Bu hapis cezasıyla birlikte sürgün tayin,eksik maaş,eksik rütbe,eksik sicil ve eksik emekli ikramiyesi ve Oyak neması cezaları aldım.Şimdi de ölünceye kadar eksik emekli maaşı almaya devam edeceğim.
Bu güne kadar çeşitli hükümetler sicil afları çıkararak sivil memurların hemen hemen bütün sicillerini temizlediler.Sadece TSK.kendi personelinin sicilini temizlemiyor.Sanıyorum biz Assb.ların dosyaları ağılıkta olduğu için buna yanaşılmıyor.Suçumuz 15 yaşında hiç birşey bilmeden asker olmak mı?Bir suçun cezasının ömür boyu çekildiği bir başka ülke var mıdır bilemiyorum.
Arz edilecek dilekçelerin bir maddesininde bu konuya ayrılıp ayrılamayacağını sevgili Ağabeyim İsmail TURAN'ın görüşüne arz ediyorum.Bu durumda sanıyorum yüzlerce arkadaşımız var.Ancak yasal prosüdürünü bilmiyoruz.TEMAD hukuk bürosundanda umudumuz yok.İş yine size düşecek görünüyor sevgili büyüğüm.Saygılarımla.Adilhan Şanlı-Anamur.
30 Yıl önce Keşan'da bir mutfak nöbetimde bir Bl.K.nının özel köpeğine Erlerin istihkakı olan eti vermeyip tamamını kazana koydurduğum için şidetli olarak tartıştık.Mahkeme kararı ile sadece on gün hapis cezası aldım.ve altı buçuk gün hapis yattım.Bu hapis cezasıyla birlikte sürgün tayin,eksik maaş,eksik rütbe,eksik sicil ve eksik emekli ikramiyesi ve Oyak neması cezaları aldım.Şimdi de ölünceye kadar eksik emekli maaşı almaya devam edeceğim.
Bu güne kadar çeşitli hükümetler sicil afları çıkararak sivil memurların hemen hemen bütün sicillerini temizlediler.Sadece TSK.kendi personelinin sicilini temizlemiyor.Sanıyorum biz Assb.ların dosyaları ağılıkta olduğu için buna yanaşılmıyor.Suçumuz 15 yaşında hiç birşey bilmeden asker olmak mı?Bir suçun cezasının ömür boyu çekildiği bir başka ülke var mıdır bilemiyorum.
Arz edilecek dilekçelerin bir maddesininde bu konuya ayrılıp ayrılamayacağını sevgili Ağabeyim İsmail TURAN'ın görüşüne arz ediyorum.Bu durumda sanıyorum yüzlerce arkadaşımız var.Ancak yasal prosüdürünü bilmiyoruz.TEMAD hukuk bürosundanda umudumuz yok.İş yine size düşecek görünüyor sevgili büyüğüm.Saygılarımla.Adilhan Şanlı-Anamur.
AYHAN ÖZENÇ
18 Mayıs 2010 00:58
Sevgili Devrem Nejat AKDENİZ'in elim bir trafik kazası sonucu vefat eden sevgili oğluna Yüce Allah' dan rahmet diler ,Acılarını en içten duygularla paylaşı yor ve sabırlar diliyorum
Evladımızın mekanı Cennet, ruhu şadolsun.
Evladımızın mekanı Cennet, ruhu şadolsun.
Üye
17 Mayıs 2010 23:43
Değerli meslektaşlarım,
8 Mayıs 2010 günü çoğunluk sağlanamadığı için yapılamayan, Çanakkale Şubesi Olağan Genel Kurul Toplantısı 15 Mayıs 2010 günü yapılmıştır. Genel Merkezin Çok düzeyli, demokratik ve bizlere yakışır bir genel kurul oldu buyurdukları genel kurulu ben de sizlere anlatmak isterim.
Genel Kurulda Sayın Genel Başkan, artık dinleye, dinleye ezberlediğimiz, aynı şeyleri uzun, uzun tekrar etti. Sonunda, haklarımızın hiçbir kesim tarafından verilmediğini, Sayın Hakan FİDANın MİT Müsteşarı olmasından sonra, bizlerle daha yakından ilgileneceğini ve haklarımızı bundan sonra almanın daha kolay olacağını söyleyerek, içimize su serpti.! Bazı üyeler, Genel Başkanın bu konuşmalarına tepki göstererek, yapılanların yetersiz olduğunu, ne zaman eyleme geçileceğini sormaları üzerine, tam ikna edici cevaplar veremedi.
Genel Kurula gelince; Yönetim kurulunun teklifi ile seçilen divan başkanı, tüzükte yazmasına rağmen, görüşülen konular hakkında üyelerin söz isteyip istemediklerini sormadı, seçime geçildiğinde ise Başkan Adayı Seyit MENDİnin kendini tanıtıcı ve adaylığını açıklayıcı konuşma isteği olmasına rağmen söz hakkı vermeden (belki seçimin heyecanından) seçime geçildiğini söyledi. Ancak, itirazlar sonucu başkan adayına söz vermek zorunda kaldı. Başkan adayı konuşmak için kürsüye geldiğinde, Sayın Genel Başkan, ayakta bazı üyelerle konuşmakta olduğundan, başkan adayı konuşmasına başlayamadı, Sayın Genel Başkan yapılan ikaz sonucu, yerine oturduktan sonra konuşmasını yapabildi. Daha sonra, seçime geçildi, ancak, demokratik denen seçimde divan başkanı, sayım ve tasnif heyeti için verilen önergelerden sadece yönetimin önergesini okudu ve oylattıktan sonra kabul edilmiştir, diyerek ikinci önergeyi okumadı, yapılan itiraz sonucu ikinci önergeyi de okumak ve oylatmak zorunda kaldı, zaten önergeleri de tam ve doğru okuyamadı, üyeler neyi oyladıklarını sormak zorunda kaldılar, bunun üzerine divan başkanı, sayım ve tasnif heyeti için önergeleri oylattığını açıklamak zorunda kaldı. Bu eksiklik ve aksaklıklardan sonra seçime geçildi ve Sayın İsmail ERDEMin listesi seçimi kazandı.
Evet, seçime iki liste ile gidildi ve seçim sonucunda başkan adayları birbirlerine sarılarak, tebrik etti. Sanırım, seçimin tek düzeyli, demokratik ve bizlere yakışır sahnesi bu idi.
Saygılar.
8 Mayıs 2010 günü çoğunluk sağlanamadığı için yapılamayan, Çanakkale Şubesi Olağan Genel Kurul Toplantısı 15 Mayıs 2010 günü yapılmıştır. Genel Merkezin Çok düzeyli, demokratik ve bizlere yakışır bir genel kurul oldu buyurdukları genel kurulu ben de sizlere anlatmak isterim.
Genel Kurulda Sayın Genel Başkan, artık dinleye, dinleye ezberlediğimiz, aynı şeyleri uzun, uzun tekrar etti. Sonunda, haklarımızın hiçbir kesim tarafından verilmediğini, Sayın Hakan FİDANın MİT Müsteşarı olmasından sonra, bizlerle daha yakından ilgileneceğini ve haklarımızı bundan sonra almanın daha kolay olacağını söyleyerek, içimize su serpti.! Bazı üyeler, Genel Başkanın bu konuşmalarına tepki göstererek, yapılanların yetersiz olduğunu, ne zaman eyleme geçileceğini sormaları üzerine, tam ikna edici cevaplar veremedi.
Genel Kurula gelince; Yönetim kurulunun teklifi ile seçilen divan başkanı, tüzükte yazmasına rağmen, görüşülen konular hakkında üyelerin söz isteyip istemediklerini sormadı, seçime geçildiğinde ise Başkan Adayı Seyit MENDİnin kendini tanıtıcı ve adaylığını açıklayıcı konuşma isteği olmasına rağmen söz hakkı vermeden (belki seçimin heyecanından) seçime geçildiğini söyledi. Ancak, itirazlar sonucu başkan adayına söz vermek zorunda kaldı. Başkan adayı konuşmak için kürsüye geldiğinde, Sayın Genel Başkan, ayakta bazı üyelerle konuşmakta olduğundan, başkan adayı konuşmasına başlayamadı, Sayın Genel Başkan yapılan ikaz sonucu, yerine oturduktan sonra konuşmasını yapabildi. Daha sonra, seçime geçildi, ancak, demokratik denen seçimde divan başkanı, sayım ve tasnif heyeti için verilen önergelerden sadece yönetimin önergesini okudu ve oylattıktan sonra kabul edilmiştir, diyerek ikinci önergeyi okumadı, yapılan itiraz sonucu ikinci önergeyi de okumak ve oylatmak zorunda kaldı, zaten önergeleri de tam ve doğru okuyamadı, üyeler neyi oyladıklarını sormak zorunda kaldılar, bunun üzerine divan başkanı, sayım ve tasnif heyeti için önergeleri oylattığını açıklamak zorunda kaldı. Bu eksiklik ve aksaklıklardan sonra seçime geçildi ve Sayın İsmail ERDEMin listesi seçimi kazandı.
Evet, seçime iki liste ile gidildi ve seçim sonucunda başkan adayları birbirlerine sarılarak, tebrik etti. Sanırım, seçimin tek düzeyli, demokratik ve bizlere yakışır sahnesi bu idi.
Saygılar.
ÇANAKKALE TEMAD yönetimine seçilen arkadaşlarımızı kutlar,başarılı çalışmalarının devamını dileriz.
Arkadaşlarımız şube yönetimlerine TEMAD'ın görevini yapması ve bizi temsil etmesi konusunda gerekli baskıyı yapmalarını sağlamalıdırlar.
Meslekdaşlarımız artık klişe nutuklara vaatlere inanmamaktadır TEMAD yönetimini birkez daha uyarıyoruz.
Halil KUR
17 Mayıs 2010 23:16
TÜRKİYE EMEKLİ ASTSUBAYLAR DERNEĞİ MERSİN İL BAŞKANLIĞININ
19 MAYIS ATATÜRKÜ ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMININ 91 YILI KUTLAMA MESAJI
ULU ÖNDERİMİZ ATATÜRKÜN DOĞUM GÜNÜ KABUL ETTİĞİ 19 MAYIS LAİK DEMOKRATİK ÇAĞDAŞ TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULMASINA UZANAN SÜRECİN İLK ADIMIDIR.
BUGÜN BÜTÜN UMUTLARIN TÜKENMEYE BAŞLADIĞI BİR DÖNEMDE MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÜN TÜRK MİLLETİ İÇİN BAĞIMLI YAŞAMAKTANSA ÖLMEK DAHA İYİDİR DİYEREK
SAMSUNA ÇIKTIĞI BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELEMİZİNDE BAŞLANGIÇ GÜNÜDÜR.
19 MAYIS, MİLLETİMİZİN KENDİSİNE VURULMAK İSTENEN ESARET ZİNCİRLERİNİ PARÇALADIĞI, TÜRK MİLLETİ OLARAK MAKUS TARİHİMİZİ TERSİNE DÖNDÜRMEYE BAŞLADIĞI ESARET ALTINDA OLAMIYACAĞIMIZI TÜM DÜNYAYA HAYKIRDIĞIMIZ GÜNDÜR. YÜCE ATATÜRKÜN DOĞUM GÜNÜ OLARAK KABUL ETTİĞİ ŞANLI TARİHİMİZİN ÖNEMLİ DÖNÜM NOKTASI OLAN 19 MAYIS MİLLETİMİZİN BAĞRINDAN TEMİZ BİR NESİL YETİŞİYOR BU ESERİ ONLARA BIRAKACAĞIM VE GÖZÜM ARKADA KALMAYACAK SÖZLERİYLE YARINLARIMIZ OLAN GENÇLİĞİMİZE ARMAĞAN ETTİĞİ GÜNDÜR.
BU DEĞERLİ EMANETİ YAŞATMAK, SONSUZA KADAR KORUMAK VE GELECEK KUŞAKLARIMIZA AKTARMAK HEPİMİZİN SORUMLULUĞU OLMALIDIR; SEVGİ, SAYGI, HOŞ GÖRÜ VE UZLAŞMA ORTAMI İÇERİSİNDE OLDUĞUMUZ SÜRECE ÜSTESİNDEN GELEMEYCEĞİMİZ HİÇ BİR SORUN YOKTUR. BİNLERCE ŞEHİT VEREREK HERTÜRLÜ SIKINTI VE YOKLUKLAR İÇİNDE BÜYÜK ÖZVERİYLE KURULAN TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ EMANET ETTİĞİ TÜRK GENÇLİĞİ OLARAK YAŞATMAK VE SONSUZA KADAR KORUMAK EN BÜYÜK GÖREVİMİZ OLMALIDIR.
BU DUYGU VE DÜŞÜNCELERLE TÜK ULUSUNUN BAĞIMSIZ VE ÖZGÜR YAŞAMA KARARLILIĞININ BİR GÖSTERGESİ OLAN ATATÜRKÜ ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMINI KUTLUYOR DOĞUMUNUN 129 YILINDA YÜCE ATATÜRKÜ, KURTULUŞ SAVAŞININ TÜM KAHRAMANLARINI, ŞEHİTLERİMİZİ, GAZİLERİMİZİ SAYGI VE GÖNÜL BORCUYLA ANIYOR, TÜM YURTTAŞLARIMIZA SEVGİ VE SAYGILARIMIZI SUNUYORUZ.
TEMAD MERSİN İL BAŞKANLIĞI ADINA;
Halil KUR
E.Dz.Kd.Bçvş.
TEMAD Mersin İl 2. Bşk.
19 MAYIS ATATÜRKÜ ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMININ 91 YILI KUTLAMA MESAJI
ULU ÖNDERİMİZ ATATÜRKÜN DOĞUM GÜNÜ KABUL ETTİĞİ 19 MAYIS LAİK DEMOKRATİK ÇAĞDAŞ TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULMASINA UZANAN SÜRECİN İLK ADIMIDIR.
BUGÜN BÜTÜN UMUTLARIN TÜKENMEYE BAŞLADIĞI BİR DÖNEMDE MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÜN TÜRK MİLLETİ İÇİN BAĞIMLI YAŞAMAKTANSA ÖLMEK DAHA İYİDİR DİYEREK
SAMSUNA ÇIKTIĞI BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELEMİZİNDE BAŞLANGIÇ GÜNÜDÜR.
19 MAYIS, MİLLETİMİZİN KENDİSİNE VURULMAK İSTENEN ESARET ZİNCİRLERİNİ PARÇALADIĞI, TÜRK MİLLETİ OLARAK MAKUS TARİHİMİZİ TERSİNE DÖNDÜRMEYE BAŞLADIĞI ESARET ALTINDA OLAMIYACAĞIMIZI TÜM DÜNYAYA HAYKIRDIĞIMIZ GÜNDÜR. YÜCE ATATÜRKÜN DOĞUM GÜNÜ OLARAK KABUL ETTİĞİ ŞANLI TARİHİMİZİN ÖNEMLİ DÖNÜM NOKTASI OLAN 19 MAYIS MİLLETİMİZİN BAĞRINDAN TEMİZ BİR NESİL YETİŞİYOR BU ESERİ ONLARA BIRAKACAĞIM VE GÖZÜM ARKADA KALMAYACAK SÖZLERİYLE YARINLARIMIZ OLAN GENÇLİĞİMİZE ARMAĞAN ETTİĞİ GÜNDÜR.
BU DEĞERLİ EMANETİ YAŞATMAK, SONSUZA KADAR KORUMAK VE GELECEK KUŞAKLARIMIZA AKTARMAK HEPİMİZİN SORUMLULUĞU OLMALIDIR; SEVGİ, SAYGI, HOŞ GÖRÜ VE UZLAŞMA ORTAMI İÇERİSİNDE OLDUĞUMUZ SÜRECE ÜSTESİNDEN GELEMEYCEĞİMİZ HİÇ BİR SORUN YOKTUR. BİNLERCE ŞEHİT VEREREK HERTÜRLÜ SIKINTI VE YOKLUKLAR İÇİNDE BÜYÜK ÖZVERİYLE KURULAN TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ EMANET ETTİĞİ TÜRK GENÇLİĞİ OLARAK YAŞATMAK VE SONSUZA KADAR KORUMAK EN BÜYÜK GÖREVİMİZ OLMALIDIR.
BU DUYGU VE DÜŞÜNCELERLE TÜK ULUSUNUN BAĞIMSIZ VE ÖZGÜR YAŞAMA KARARLILIĞININ BİR GÖSTERGESİ OLAN ATATÜRKÜ ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMINI KUTLUYOR DOĞUMUNUN 129 YILINDA YÜCE ATATÜRKÜ, KURTULUŞ SAVAŞININ TÜM KAHRAMANLARINI, ŞEHİTLERİMİZİ, GAZİLERİMİZİ SAYGI VE GÖNÜL BORCUYLA ANIYOR, TÜM YURTTAŞLARIMIZA SEVGİ VE SAYGILARIMIZI SUNUYORUZ.
TEMAD MERSİN İL BAŞKANLIĞI ADINA;
Halil KUR
E.Dz.Kd.Bçvş.
TEMAD Mersin İl 2. Bşk.
İBRAHİM ÖZTUTAN
17 Mayıs 2010 18:45
Değerli meslektaşımız Nejat AKDENİZin elim bir trafik kazası sonucu yaşamının baharında vefat eden sevgili ogluna Yüce Tanrımızdan rahmet diler , evlat acısı gibi en zor acıya garkolan tüm aile fertlerine ve sevenlerine başsağlığı dileyerek sabırlar temenni ederim.
Evladımızın cennet mekanı , ruhu şadolsun.
Evladımızın cennet mekanı , ruhu şadolsun.
Ramazan TEKELİ
17 Mayıs 2010 17:53
Sn. Mustafa Arabacıoğlunun babasının tedavi görmekte olduğu hastanede vefatını üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım. Merhuma Allahtan rahmet Arabacıoğlu ailesine başsağlığı diler, acılarını paylaşırım.
Değerli Meslekdaşımız Sn.Mustafa ARABACIOĞLU'nun merhum babasına Allahtan rahmet sevenlerine sabır ve başsağlığı dileriz.
HARUN KURUOĞLU
17 Mayıs 2010 17:25
HAYAT,SAVAŞ VE ASKERLER
Timesdaki makalesinde, Britanyanın Afganistandaki askerî birliklerinin eski komutanı Albay Richard Kemp, savaşın sıcaklığı içinde bir komutanın, insan haklarını düşünmesinin mümkün olmadığını; bunun, savaşı imkânsız hale getireceğini söylemiş. Kemp, Avukatların savaş meydanında yeri yok başlıklı yazısında savunma bakanlığının, askerleri savaş meydanında da insan haklarına uymaya zorlayacak girişimlerine karşı çıkmış. Albay Kemp, komutanların, askerlerin hayatlarını riske atmamak için tüm önlemleri almakla yükümlü tutulmasının, savaş kültürünün doğasına aykırı olduğu görüşündeymiş. İnsan Hakları yasaları savaş meydanında uygulanırsa, komutanların riskli operasyon kararı almaları zorlaşırmış.
İlkin bilmeliyiz ki, şöyle ağız tadıyla bir savaş yapamıyor olmaktan yakınan her kim ise, savaşta ölme olasılığı en düşük olan da odur. Şiddet yöneticilerinin savaşta riskli kararlar alabilmelerinin en önemli saiklarından biri, kararlarının sonuçları bakımından kendilerinin muhtemelen ölmeyecek olmalarıdır. Harp Tarihinin kanlı sayfaları, istatistiksel olarak, savaştan sonra yazılacak o satırları sağ kalıp okuyabilme olanağı elde etmiş büyük askerlerin tarihidir de, aynı zamanda. Bile bile ölüme gitme destansı öykülerinin çoğu, sonradan çekip çevirilen ve mitleştirilen malzemelerden başka şeyler değildirler.
Çünkü insan, her ne olursa olsun, ölmek istemez. Bu, doğasına aykırıdır. Savaşta ölenlerin hiçbiri isteyerek ölmezler. O yüzden savaş normal olarak- ölme olasılığı yüksek olanların istemeyeceği bir şeydir.
Savaşı daima, o koşullarda ölme olasılığı en zayıf olanlar düzenlerler. Bu nedenle de savaşı, o savaşı çıkaranlar değil, tam tersine o savaşın çıkarılmasında hiçbir rolleri olmayanlar yaparlar ve onlar ölürler. Sağ kalanlarsa daha sonra o ölenlerin ölümlerine şiirsel anlamlar yükleyerek ve süsleyerek, hem vicdanlarındaki yüklerden kurtulurlar, hem de bir sonraki savaşta ölecek olan yeni adaylara savaş kültürü kodlarının altyapısını önceden hazırlamış olurlar. Mesela Yahya Kemalin bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik diye başlayan heyecan yüklü dizelerini Ayazpaşadaki müdavimi olduğu Park Otelin barında yazmışlığı büyük olasılıktır.
Herkes için için bilir ki, savaş kötü bir şeydir. Ölümün ve korkunun alanıdır. Canlının can kaygısına düştüğü yerdir.
Savaşta herkes korkar. Başka türlü yapamadığı ve yapamayacağı için savaşır. Savaş insanın zorla yaptığı, zorlanarak yaptığı bir eylemdir.
Bu yüzden de en cengâver olunan dönemler daha çok barış dönemleridir. Barıştayken, tarihin, kültürün ve politikanın da köpürtmeleriyle, ipin ucu kaçırılarak savaşkan kesilir, birbirimizi bileriz. Savaşa düzdüğümüz güzellemeleri avaz avaz çığırırken, savaşacak olanın bir biçimde kendimiz olmayabileceğini de aklımızın bir köşesinde saklı ve güvende tutarız. O savaşın içinde ölüp gitmeyi kendimize kondurmaz, kendimize yakıştırmayız. Savaş olduğunda ölünecekliği biliriz, ama aralarında bir yokuzdur. Hiçbirimiz hele bir savaş çıksa da ölsek demeyiz. Ölecekler vardır, bunu biliriz, ama onlardan biri değilizdir biz. Başkalarının öleceği, sonunda gönenenin kendimiz olacağı kurgusudur, bu bizimkisi.
İyi de, hiç mi değerler uğruna ölüme gidenler yoktur? Olmaz olur mu? Ancak böylesi özel durumların seyrekliği, yanlışlamaz bu anlattıklarımı.
Zira, savaş örgütlü bir kavgadır. Kahramanlık ve cesaret üzerine değil, iyi planlanmış bir organizasyona dayanır, sonuçta. Mesela Amerikan ordusu, piyadenin bir tepeyi zayiatsız ele geçirebilmesi için, önce o tepenin rakımını birkaç metre düşürüp, börtü-böceğe varıncaya kadar tek bir canlı kalmayasıya döver, topçusuyla. Bu da yiğitliği değil, 155lik obüs bataryaları için bol miktarda tahrip danesi ikmalini gerektirir, olsa olsa.
Ne ki, artık böyle savaşlara izin vermiyor, vermek istemiyor hayat. Küreselleşmenin de ivmesiyle giderek daha demokratikleşen, daha liberalleşen yeryüzü, savaşı hukukun çerçevesi içine girmeye zorluyor, her geçen gün.
Artık eski anlayışlarla muharebe edilemiyor. Kazansanız bile, savaştan sonra uluslararası sorunlar çıkıyor. Soykırım suçlamaları demoklesin kılıcı gibi tepenizde sallanıyor.
Artık, patates yetiştirirken nasıl dünyasal normları gözetecek iseniz, satabilmek için... Nasıl tüm dünyayı ancak kucaklayarak şarkı söyleyebilecekseniz, kendinizi herkese dinletebilmek için... işte savaşırken de şimdi, insana dair tüm evrensel yasaları ve dünyanın tüm yargı yerlerini de ölçü alacaksınız artık. Düşmanınızla mücadele ederken, dünyanın herhangi bir mahkemesinde hesap vereceğinizi de bileceksiniz.
Savaş bir gerçeklik kuşkusuz. İnsanoğlunun telafi edemediği arızi durumlarından biri, henüz. Hasımdan elde edilmek istenen hedeflerin, zor araçlarıyla sürdürülmesi siyasetinin devreye sokulması süreci... evet, ama bu artık bir yanılsama olarak görülüyor, görülmeye başlanıyor. Ve kınanıyor. Dahası, savaş suçlarının kapsamı giderek genişletiliyor.
Hatta yetmezmiş gibi, eskiden yapılanlar dahi geriye dönüp sorgulanabiliyor. Yeni dünya düzeni bundan böyle düşmanınızı imha etmenize izin vermediği gibi, kendi askerlerinizin hayatını da riske etmenize göz yummuyor.
Demokrasinin beşiği İngilterede bile bir asker, dünyanın insanî gelişimindeki liberal değerlerin nerelerden gelip nerelere gittiğini kavrayamayarak böyle düşünebiliyorsa, demek ki sadece biz değil, dünyanın tüm toplumları da, kendi askerlerinin hayat ve savaş algılarını yeniden mercek altına almalıdırlar.
Ve tüm toplumların sivil siyasal yapıları, savaşın askerlere bırakılmayacak kadar ciddi bir iş olduğunu, bir kere daha hatırlamalıdırlar.
BİR MAKALEDEN ALINTIDIR
Timesdaki makalesinde, Britanyanın Afganistandaki askerî birliklerinin eski komutanı Albay Richard Kemp, savaşın sıcaklığı içinde bir komutanın, insan haklarını düşünmesinin mümkün olmadığını; bunun, savaşı imkânsız hale getireceğini söylemiş. Kemp, Avukatların savaş meydanında yeri yok başlıklı yazısında savunma bakanlığının, askerleri savaş meydanında da insan haklarına uymaya zorlayacak girişimlerine karşı çıkmış. Albay Kemp, komutanların, askerlerin hayatlarını riske atmamak için tüm önlemleri almakla yükümlü tutulmasının, savaş kültürünün doğasına aykırı olduğu görüşündeymiş. İnsan Hakları yasaları savaş meydanında uygulanırsa, komutanların riskli operasyon kararı almaları zorlaşırmış.
İlkin bilmeliyiz ki, şöyle ağız tadıyla bir savaş yapamıyor olmaktan yakınan her kim ise, savaşta ölme olasılığı en düşük olan da odur. Şiddet yöneticilerinin savaşta riskli kararlar alabilmelerinin en önemli saiklarından biri, kararlarının sonuçları bakımından kendilerinin muhtemelen ölmeyecek olmalarıdır. Harp Tarihinin kanlı sayfaları, istatistiksel olarak, savaştan sonra yazılacak o satırları sağ kalıp okuyabilme olanağı elde etmiş büyük askerlerin tarihidir de, aynı zamanda. Bile bile ölüme gitme destansı öykülerinin çoğu, sonradan çekip çevirilen ve mitleştirilen malzemelerden başka şeyler değildirler.
Çünkü insan, her ne olursa olsun, ölmek istemez. Bu, doğasına aykırıdır. Savaşta ölenlerin hiçbiri isteyerek ölmezler. O yüzden savaş normal olarak- ölme olasılığı yüksek olanların istemeyeceği bir şeydir.
Savaşı daima, o koşullarda ölme olasılığı en zayıf olanlar düzenlerler. Bu nedenle de savaşı, o savaşı çıkaranlar değil, tam tersine o savaşın çıkarılmasında hiçbir rolleri olmayanlar yaparlar ve onlar ölürler. Sağ kalanlarsa daha sonra o ölenlerin ölümlerine şiirsel anlamlar yükleyerek ve süsleyerek, hem vicdanlarındaki yüklerden kurtulurlar, hem de bir sonraki savaşta ölecek olan yeni adaylara savaş kültürü kodlarının altyapısını önceden hazırlamış olurlar. Mesela Yahya Kemalin bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik diye başlayan heyecan yüklü dizelerini Ayazpaşadaki müdavimi olduğu Park Otelin barında yazmışlığı büyük olasılıktır.
Herkes için için bilir ki, savaş kötü bir şeydir. Ölümün ve korkunun alanıdır. Canlının can kaygısına düştüğü yerdir.
Savaşta herkes korkar. Başka türlü yapamadığı ve yapamayacağı için savaşır. Savaş insanın zorla yaptığı, zorlanarak yaptığı bir eylemdir.
Bu yüzden de en cengâver olunan dönemler daha çok barış dönemleridir. Barıştayken, tarihin, kültürün ve politikanın da köpürtmeleriyle, ipin ucu kaçırılarak savaşkan kesilir, birbirimizi bileriz. Savaşa düzdüğümüz güzellemeleri avaz avaz çığırırken, savaşacak olanın bir biçimde kendimiz olmayabileceğini de aklımızın bir köşesinde saklı ve güvende tutarız. O savaşın içinde ölüp gitmeyi kendimize kondurmaz, kendimize yakıştırmayız. Savaş olduğunda ölünecekliği biliriz, ama aralarında bir yokuzdur. Hiçbirimiz hele bir savaş çıksa da ölsek demeyiz. Ölecekler vardır, bunu biliriz, ama onlardan biri değilizdir biz. Başkalarının öleceği, sonunda gönenenin kendimiz olacağı kurgusudur, bu bizimkisi.
İyi de, hiç mi değerler uğruna ölüme gidenler yoktur? Olmaz olur mu? Ancak böylesi özel durumların seyrekliği, yanlışlamaz bu anlattıklarımı.
Zira, savaş örgütlü bir kavgadır. Kahramanlık ve cesaret üzerine değil, iyi planlanmış bir organizasyona dayanır, sonuçta. Mesela Amerikan ordusu, piyadenin bir tepeyi zayiatsız ele geçirebilmesi için, önce o tepenin rakımını birkaç metre düşürüp, börtü-böceğe varıncaya kadar tek bir canlı kalmayasıya döver, topçusuyla. Bu da yiğitliği değil, 155lik obüs bataryaları için bol miktarda tahrip danesi ikmalini gerektirir, olsa olsa.
Ne ki, artık böyle savaşlara izin vermiyor, vermek istemiyor hayat. Küreselleşmenin de ivmesiyle giderek daha demokratikleşen, daha liberalleşen yeryüzü, savaşı hukukun çerçevesi içine girmeye zorluyor, her geçen gün.
Artık eski anlayışlarla muharebe edilemiyor. Kazansanız bile, savaştan sonra uluslararası sorunlar çıkıyor. Soykırım suçlamaları demoklesin kılıcı gibi tepenizde sallanıyor.
Artık, patates yetiştirirken nasıl dünyasal normları gözetecek iseniz, satabilmek için... Nasıl tüm dünyayı ancak kucaklayarak şarkı söyleyebilecekseniz, kendinizi herkese dinletebilmek için... işte savaşırken de şimdi, insana dair tüm evrensel yasaları ve dünyanın tüm yargı yerlerini de ölçü alacaksınız artık. Düşmanınızla mücadele ederken, dünyanın herhangi bir mahkemesinde hesap vereceğinizi de bileceksiniz.
Savaş bir gerçeklik kuşkusuz. İnsanoğlunun telafi edemediği arızi durumlarından biri, henüz. Hasımdan elde edilmek istenen hedeflerin, zor araçlarıyla sürdürülmesi siyasetinin devreye sokulması süreci... evet, ama bu artık bir yanılsama olarak görülüyor, görülmeye başlanıyor. Ve kınanıyor. Dahası, savaş suçlarının kapsamı giderek genişletiliyor.
Hatta yetmezmiş gibi, eskiden yapılanlar dahi geriye dönüp sorgulanabiliyor. Yeni dünya düzeni bundan böyle düşmanınızı imha etmenize izin vermediği gibi, kendi askerlerinizin hayatını da riske etmenize göz yummuyor.
Demokrasinin beşiği İngilterede bile bir asker, dünyanın insanî gelişimindeki liberal değerlerin nerelerden gelip nerelere gittiğini kavrayamayarak böyle düşünebiliyorsa, demek ki sadece biz değil, dünyanın tüm toplumları da, kendi askerlerinin hayat ve savaş algılarını yeniden mercek altına almalıdırlar.
Ve tüm toplumların sivil siyasal yapıları, savaşın askerlere bırakılmayacak kadar ciddi bir iş olduğunu, bir kere daha hatırlamalıdırlar.
BİR MAKALEDEN ALINTIDIR
Mehmet Emin Atılgan
17 Mayıs 2010 16:01
Sevgili devremiz ve can aile dostum Sn.Nejat Akdeniz çok sevgili oğlu Caner Akdeniz'i elim bir trafik kazasında kaybetmiştir. Cenazesi 18 Mayıs günü Balıkesir ili Bahçelievler mahallesindeki İmam Bilgili camisinde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazından sonra şehir mezarlığındaki aile kabristanında toprağa verilecektir.Sevgili yavrumuza Tanrı'dan rahmet,acılı ailesine başsağlığı ve sabır dilerim.Mekanı cennet olsun.
Not:Taziye için telefon
Nejat Akdeniz :0536-4912728
http://www.haberciniz.biz/haber/antalyada-ka za-2-olu,-yarali-antalya--828693.html
Not:Taziye için telefon
Nejat Akdeniz :0536-4912728
http://www.haberciniz.biz/haber/antalyada-ka za-2-olu,-yarali-antalya--828693.html
Vefat eden yavrumuza Tanrı'dan rahmet acılı ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz.Mekanı cennet olsun.
Erhan Mert
17 Mayıs 2010 09:05
Değerli Meslekdaşlarımız,
Sitemiz üyelerinden Sayın Mustafa Arabacıoğlu sevgili babasını tedavi görmekte olduğu hastahanede 16 Mayıs 2010 Pazar günü kaybetmiştir. Cenazesi bugün memleketi olan Edremit'te toprağa verilecektir.
Merhuma Allah'tan rahmet, Sayın Arabacıoğlu'na ve kederli ailesine sabırlar diliyorum.
Sitemiz üyelerinden Sayın Mustafa Arabacıoğlu sevgili babasını tedavi görmekte olduğu hastahanede 16 Mayıs 2010 Pazar günü kaybetmiştir. Cenazesi bugün memleketi olan Edremit'te toprağa verilecektir.
Merhuma Allah'tan rahmet, Sayın Arabacıoğlu'na ve kederli ailesine sabırlar diliyorum.
Sayın Mustafa Arabacıoğlu'nun vefat eden değerli babasına Tanrı'dan rahmet,Sn.Mustafa Arabacıoğlu ve ailesine başsağlığı ve sabır dileriz.Mekanı cennet olsun.
şaban
16 Mayıs 2010 20:19
Birinci sınıf insanlar birinci sınıf insanları yanlarına alırlar,ikinci sınıf insanlar üçüncü sınıf insanları yanlarına alırlar
ANDRE WEİL Ünlü matemetikçi
ANDRE WEİL Ünlü matemetikçi
şaban
16 Mayıs 2010 20:10
Bütün Assubaylara hürmetler.
HAMDİ ÖYKE
16 Mayıs 2010 17:22
Sayın Süleyman HARMANCI'nın fikrine katılıyorum.
metin ayan
16 Mayıs 2010 13:45
EMEKLİ MAAŞI ALAN ÜYELERİN DİKKATİNE Son iki yıldır küresel finansal piyasalarda yaşanan, tüm dünyayı hem mali hem de sosyoekonomik açıdan ağır şekilde etkileyen, küresel ekonomide likidite koşullarının sıkılaşmasına neden olan krize rağmen, OYAK, 2009 yılını planladığı şekilde tamamlamıştır. OYAK 2009 yılında 1 milyar 187 milyon TL. aktüeryal kar elde etmiş, nema oranı da % 14,2 olmuştur. Bu oran enflasyonun (TÜFE'ye göre) 2,2 misli kadardır.
Üyelerin OYAK gelirlerinden ve sosyal hizmetlerinden emekli olduktan sonra da yararlanmalarına imkan sağlayan Emekli Maaşı Sistemi (EMS) 205 sayılı OYAK Yasasında değişiklik yapan 26 Haziran 1996 gün ve 4148 sayılı Yasa ile yürürlüğe girmiş olup; emekliye ayrılan üyeler ile ölümleri halinde üye eşlerine emekli maaşı bağlanarak Kurum üyeliklerinin devamı sağlanmıştır.
205 sayılı Yasa hükümlerine göre, emeklilik yardımı almaya hak kazanarak OYAK daimi üyeliği sona erecek üyeler veya üyenin vefatı halinde üye eşleri, ayrılış tarihinde hak edilen emeklilik yardımlarının 1/4'ünü, 2/4'ünü, 3/4'ünü veya tamamını OYAK'ta bırakarak EMS'ye katılabilmektedirler.
205 sayılı Yasanın 24'üncü maddesinde Emeklilik Maaşı, üyenin Kurumda bıraktığı emekli yardımına göre hesaplanan yıllık %5 faizden ibarettir denilmektedir.
Yine aynı Yasanın 29'uncu maddesinde 21, 24, 25 ve 26'ncı maddelerde yazılı yardımlar 11'nci maddenin (e) fıkrası gereğince hazırlanacak teknik bilançoya göre, Kurumun mali durumu müsait görüldüğü takdirde, Yönetim Kurulunca tespit edilecek esaslara göre artırılabilir. Ancak Yönetim Kurulunun artırma yapılması hakkındaki kararları Genel Kurulun tasdiki ile tekemmül eder. Emekli Maaşı Sistemine giren üyeye, Genel Kurulun tasdikinden sonra sağlanan artırımın yarısı maaşına, yarısı rezervine eklenir. Ancak üyenin talebi halinde maaşa eklenecek miktar kısmen veya tamamen üyenin rezervine eklenebilir denilmektedir.
Emekli Maaşı Sistemi'nde Yasa gereğince gerçekleşen toplam nema oranının öncelikle %5'i ödenecek maaş olarak ayrılmaktadır (Madde 24). Toplam nema oranının % 5 dışında kalan kısmının yarısı da maaş olarak ayrılan kısma, kalan kısım ise rezerve eklenmektedir (Madde 29).
Nemadan maaş olarak ödenmek üzere öncelikle ayrılan %5'lik kısım, nemanın % 5'in çok üzerinde gerçekleştiği yıllarda toplam nema içerisinde yüzdesel olarak düşük kalmaktadır. Böyle yıllarda, elde edilen gelirin yaklaşık %50'sinin maaş olarak ödenmesi ve kalan kısmının rezerve eklenmesi şeklinde Sistem'in çalışmasını kısaca anlatan formül, Sistem'in yönetmelik gereği kesilen masraf ve riziko prim hesaplarını da içeren detaylı teknik hesaplama yöntemi ile yaklaşık aynı sonucu vermektedir. 2009 yılı nemasının %5'lik kısmının ödenecek maaşlara eklenmesi, %14,2 olan nemanın içinde oransal olarak önemli bir yer tutmuş ve rezerve aktarılacak miktarın nispeten daha düşük, dağıtılacak maaşların nispeten daha yüksek gerçekleşmesine neden olmuştur. Bir kez daha altını çizmek gerekirse, Sistem'de bulunan tüm üyelerin 2009 yılı hesaplamalarında nema oranı olarak %14,2 kullanılmış, ödenecek maaşlar ve rezerv bu oranın sağladığı getiriye göre hesaplanmıştır.
Yasaya paralel olarak yapılan uygulama sonucunda 2009 yılı nema oranı, 2008 yılına göre %46 azalmasına rağmen, 2010 yılında ödenen (Ocak, Nisan) ve ödenecek (Temmuz, Ekim) maaşların toplamında 2009 yılında ödenen maaşların toplamına göre yaklaşık %33'lük bir azalma meydana gelmiştir. Diğer bir ifadeyle, yıl içinde elde edilen toplam gelirin %50'den fazlası yasal %5 gelirle birlikte maaş olarak ödenmiş, rezerve eklenen kısım ise %50'den daha az olmuştur.
Üyelerimizin Emekli Maaşı Sistemi'nde elde ettikleri getirileri hesaplarken rezervlerinin üzerine Sistem'den almış oldukları maaş tutarlarını da ekleyerek değerlendirme yapmaları önem arz etmektedir. Ayrıca, üyelerimizin ihtiyaçları olmayan dönemlerde maaş almamaları ve maaşlarını rezervlerine eklemeleri böylece sistemdeki rezervlerini artırmaları tavsiye edilmektedir.
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,anlatılan bunlar anlayan anlatsın anlayalım.
Üyelerin OYAK gelirlerinden ve sosyal hizmetlerinden emekli olduktan sonra da yararlanmalarına imkan sağlayan Emekli Maaşı Sistemi (EMS) 205 sayılı OYAK Yasasında değişiklik yapan 26 Haziran 1996 gün ve 4148 sayılı Yasa ile yürürlüğe girmiş olup; emekliye ayrılan üyeler ile ölümleri halinde üye eşlerine emekli maaşı bağlanarak Kurum üyeliklerinin devamı sağlanmıştır.
205 sayılı Yasa hükümlerine göre, emeklilik yardımı almaya hak kazanarak OYAK daimi üyeliği sona erecek üyeler veya üyenin vefatı halinde üye eşleri, ayrılış tarihinde hak edilen emeklilik yardımlarının 1/4'ünü, 2/4'ünü, 3/4'ünü veya tamamını OYAK'ta bırakarak EMS'ye katılabilmektedirler.
205 sayılı Yasanın 24'üncü maddesinde Emeklilik Maaşı, üyenin Kurumda bıraktığı emekli yardımına göre hesaplanan yıllık %5 faizden ibarettir denilmektedir.
Yine aynı Yasanın 29'uncu maddesinde 21, 24, 25 ve 26'ncı maddelerde yazılı yardımlar 11'nci maddenin (e) fıkrası gereğince hazırlanacak teknik bilançoya göre, Kurumun mali durumu müsait görüldüğü takdirde, Yönetim Kurulunca tespit edilecek esaslara göre artırılabilir. Ancak Yönetim Kurulunun artırma yapılması hakkındaki kararları Genel Kurulun tasdiki ile tekemmül eder. Emekli Maaşı Sistemine giren üyeye, Genel Kurulun tasdikinden sonra sağlanan artırımın yarısı maaşına, yarısı rezervine eklenir. Ancak üyenin talebi halinde maaşa eklenecek miktar kısmen veya tamamen üyenin rezervine eklenebilir denilmektedir.
Emekli Maaşı Sistemi'nde Yasa gereğince gerçekleşen toplam nema oranının öncelikle %5'i ödenecek maaş olarak ayrılmaktadır (Madde 24). Toplam nema oranının % 5 dışında kalan kısmının yarısı da maaş olarak ayrılan kısma, kalan kısım ise rezerve eklenmektedir (Madde 29).
Nemadan maaş olarak ödenmek üzere öncelikle ayrılan %5'lik kısım, nemanın % 5'in çok üzerinde gerçekleştiği yıllarda toplam nema içerisinde yüzdesel olarak düşük kalmaktadır. Böyle yıllarda, elde edilen gelirin yaklaşık %50'sinin maaş olarak ödenmesi ve kalan kısmının rezerve eklenmesi şeklinde Sistem'in çalışmasını kısaca anlatan formül, Sistem'in yönetmelik gereği kesilen masraf ve riziko prim hesaplarını da içeren detaylı teknik hesaplama yöntemi ile yaklaşık aynı sonucu vermektedir. 2009 yılı nemasının %5'lik kısmının ödenecek maaşlara eklenmesi, %14,2 olan nemanın içinde oransal olarak önemli bir yer tutmuş ve rezerve aktarılacak miktarın nispeten daha düşük, dağıtılacak maaşların nispeten daha yüksek gerçekleşmesine neden olmuştur. Bir kez daha altını çizmek gerekirse, Sistem'de bulunan tüm üyelerin 2009 yılı hesaplamalarında nema oranı olarak %14,2 kullanılmış, ödenecek maaşlar ve rezerv bu oranın sağladığı getiriye göre hesaplanmıştır.
Yasaya paralel olarak yapılan uygulama sonucunda 2009 yılı nema oranı, 2008 yılına göre %46 azalmasına rağmen, 2010 yılında ödenen (Ocak, Nisan) ve ödenecek (Temmuz, Ekim) maaşların toplamında 2009 yılında ödenen maaşların toplamına göre yaklaşık %33'lük bir azalma meydana gelmiştir. Diğer bir ifadeyle, yıl içinde elde edilen toplam gelirin %50'den fazlası yasal %5 gelirle birlikte maaş olarak ödenmiş, rezerve eklenen kısım ise %50'den daha az olmuştur.
Üyelerimizin Emekli Maaşı Sistemi'nde elde ettikleri getirileri hesaplarken rezervlerinin üzerine Sistem'den almış oldukları maaş tutarlarını da ekleyerek değerlendirme yapmaları önem arz etmektedir. Ayrıca, üyelerimizin ihtiyaçları olmayan dönemlerde maaş almamaları ve maaşlarını rezervlerine eklemeleri böylece sistemdeki rezervlerini artırmaları tavsiye edilmektedir.
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,anlatılan bunlar anlayan anlatsın anlayalım.
metin ayan
16 Mayıs 2010 13:40
Sayın Harmancı şu hesaplamayı daha basit bir şekilde yapar mısınız, oyak sitesinde bu konuda bir hesap yayınlanmış haberler kısmında EMS üyelerine dikkatine diye %5 oraya %5 buraya o onun üstüne bu bunun üstüne karmaşık bir durum, desenize EMS de mahkemelik olacak, size de önerim aldatıldım diyerek mahkemeye gitmeniz geridekilerin önünü açan bir karar çıkabilir, saygılarımla.
İsmail DAMAR
16 Mayıs 2010 09:19
http://www.haber7.com/haber/20100516/MITte-H
akan-Fidana-itiraz-iddiasi.php
UMARIM YALAN ÇIKAR..KORKULARLA BİR YERE VARAMAYIZ...
UMARIM YALAN ÇIKAR..KORKULARLA BİR YERE VARAMAYIZ...
HARUN KURUOĞLU
15 Mayıs 2010 23:10
BANA GÖRE!!!
1.Mevcut TEMAD Genel Başkanlığının Emekli Assubayların sorunlarını çözmek için ürettiği bir proje yok,asla da olmayacak,çünkü onların böyle bir derdi yok,geride bıraktığımız yedi yıl bunun şahidi.
2.Yaptıkları tüm hesaplar ve uygulamaları mevcut statülerini nasıl muhafaza edebilecekleri yönündedir.
3.Üye miktarının çoğalması ile ilgili sözde yaptıkları çağrılara asla itibar etmiyorum,bunların gerçekte ve samimi olarak böyle bir beklentileri ve istekleri de yok.Ne kadar çok üye o kadar çok sorun felsefesinden hareket etmekte olan Başkanlığımız bu durumdan çok memnun.
4.Yaptıkları tek hesap, ne yapıp yapıp mevcut durumlarını sürdürebildikleri kadar sürdürmek yönündedir, meslektaşlarımız arasında birlik ve beraberliğin sağlanmamasını temin etmek için mümkünse onları bölebildikleri kadar bölmektir.Güçlü ve dayanışma içinde olan meslektaşlarımızın kendilerine ayak bağı olacağını bilirler. Meslektaş dayanışması; yaptıkları hesaplara ve uyguladıkları politikalara ,daha doğrusu kişisel çıkarlarına zarar vereceğinden kendi akıllarınca mevcut düzene kafasını kaldıranları en kısa sürede dernekten uzaklaştırma yönündedir ve uzaklaştırıyorlarda; bu konudaki başarılarını da asla inkar edemeyiz!
5.Tüzük dediğiniz yazılı metin değil,Genel Başkanın ve ekibinin kafasından geçen kavramlardır,yani kısaca Başkan diyor ki "TÜZÜK, YASA VE KANUN BENİM" gerisi hikaye,var mı bana yan bakan,elinizden geleni ardınıza koymayın,bu konuda da kısmen başarı elde etmiş sayılırlar.
6.Seçim zamanı yaklaşınca ayarlarlar bir iki Tv kanalı,kendileri mutlu olma adına anlatırlar hayat hikayelerini,uyuturlar bu insanları,gelirler yine yönetime."Tabi ki bu sefer hesapları Bağdat'tan dönmez ise." Peki suç kimin,bu olumsuzlukların müsebbibi kim? Bizlerden başkası olabilir mi? Ama bu sefer işler bu kadar basit olmamalı,mevcut yönetimin ve bizim en büyük handikap'ımız bana göre bu yönetime karşı mücadele edebilecek nitelikli, toplumda güven sağlayabilen ,meslektaşlarımızı arkasından sürükleyebilecek yetenekli bir "YEDEĞİN OLMAMASI". Bu gerçeğimizi sezinlemiş olan ve bilen mevcut yönetim bu zafiyetimizden sonuna kadar faydalanıyor, kendilerini taktir ediyorum. Bugün itibarı ile bundan başka ne diyebilirim ki,zaman ne gösterecek bakalım. Saygılarımla.
1.Mevcut TEMAD Genel Başkanlığının Emekli Assubayların sorunlarını çözmek için ürettiği bir proje yok,asla da olmayacak,çünkü onların böyle bir derdi yok,geride bıraktığımız yedi yıl bunun şahidi.
2.Yaptıkları tüm hesaplar ve uygulamaları mevcut statülerini nasıl muhafaza edebilecekleri yönündedir.
3.Üye miktarının çoğalması ile ilgili sözde yaptıkları çağrılara asla itibar etmiyorum,bunların gerçekte ve samimi olarak böyle bir beklentileri ve istekleri de yok.Ne kadar çok üye o kadar çok sorun felsefesinden hareket etmekte olan Başkanlığımız bu durumdan çok memnun.
4.Yaptıkları tek hesap, ne yapıp yapıp mevcut durumlarını sürdürebildikleri kadar sürdürmek yönündedir, meslektaşlarımız arasında birlik ve beraberliğin sağlanmamasını temin etmek için mümkünse onları bölebildikleri kadar bölmektir.Güçlü ve dayanışma içinde olan meslektaşlarımızın kendilerine ayak bağı olacağını bilirler. Meslektaş dayanışması; yaptıkları hesaplara ve uyguladıkları politikalara ,daha doğrusu kişisel çıkarlarına zarar vereceğinden kendi akıllarınca mevcut düzene kafasını kaldıranları en kısa sürede dernekten uzaklaştırma yönündedir ve uzaklaştırıyorlarda; bu konudaki başarılarını da asla inkar edemeyiz!
5.Tüzük dediğiniz yazılı metin değil,Genel Başkanın ve ekibinin kafasından geçen kavramlardır,yani kısaca Başkan diyor ki "TÜZÜK, YASA VE KANUN BENİM" gerisi hikaye,var mı bana yan bakan,elinizden geleni ardınıza koymayın,bu konuda da kısmen başarı elde etmiş sayılırlar.
6.Seçim zamanı yaklaşınca ayarlarlar bir iki Tv kanalı,kendileri mutlu olma adına anlatırlar hayat hikayelerini,uyuturlar bu insanları,gelirler yine yönetime."Tabi ki bu sefer hesapları Bağdat'tan dönmez ise." Peki suç kimin,bu olumsuzlukların müsebbibi kim? Bizlerden başkası olabilir mi? Ama bu sefer işler bu kadar basit olmamalı,mevcut yönetimin ve bizim en büyük handikap'ımız bana göre bu yönetime karşı mücadele edebilecek nitelikli, toplumda güven sağlayabilen ,meslektaşlarımızı arkasından sürükleyebilecek yetenekli bir "YEDEĞİN OLMAMASI". Bu gerçeğimizi sezinlemiş olan ve bilen mevcut yönetim bu zafiyetimizden sonuna kadar faydalanıyor, kendilerini taktir ediyorum. Bugün itibarı ile bundan başka ne diyebilirim ki,zaman ne gösterecek bakalım. Saygılarımla.
Mehmet ÖZGÜR
15 Mayıs 2010 20:41
TÜRKİYE EMEKLİ, MALUL ASTSUBAY İLE EŞ VE ÇOCUKLARI DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMA GURUBU
(TEMAV)
Gurubun amacı, Türk silahlı kuvvetlerinde yıllarca görev yapmış cefa çekmiş Astsubayların ve bu cefaya katlanmış eş ve çocuklarının yaşamına ilişkin sorunları ve önerileri için etkin bir iletişim ve işbirliği ortamı yaratmak, ortak yaşam kalitesini iyileştirmeye katkıda bulunmak, birlik ve dayanışma kültürünün yerleştirilmesi,yerel ve evrensel kültür değerlerimizin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlar. Katılımlarınızı bekliyoruz.
http://www.facebook.com/?ref=home#!/group.php ?gid=122092494468432&ref=ts
(TEMAV)
Gurubun amacı, Türk silahlı kuvvetlerinde yıllarca görev yapmış cefa çekmiş Astsubayların ve bu cefaya katlanmış eş ve çocuklarının yaşamına ilişkin sorunları ve önerileri için etkin bir iletişim ve işbirliği ortamı yaratmak, ortak yaşam kalitesini iyileştirmeye katkıda bulunmak, birlik ve dayanışma kültürünün yerleştirilmesi,yerel ve evrensel kültür değerlerimizin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlar. Katılımlarınızı bekliyoruz.
http://www.facebook.com/?ref=home#!/group.php ?gid=122092494468432&ref=ts
İsmail DAMAR
15 Mayıs 2010 20:37
http://www.memurlar.net/haber/167154/
ÇOCUKLARIMIZI BU ZEHİRDEN KURTARALIM...
ÇOCUKLARIMIZI BU ZEHİRDEN KURTARALIM...
MAHMUT NEDİM
15 Mayıs 2010 20:31
EMS ÜYESİ ARKADAŞLARIN DİKKATİNE...ARKADAŞLAR BEN DE MAİL ATTIM.GELEN CEVAP AŞAĞIDADIR..OYAK EMEKLİ MAAŞ SİSTEMİ KESİNTİLERİ...
2009 YILI KESİN EMS DEVİR
MAHMUT NEDİM BİNGÖL
Maaş Uygulaması : Kesin
Maaş Alma Durumu : Rezerve İlave
EMS'ye Giriş Tarihi 14.11.2005
14.1.2009 itibariyle REZERV (Maaşlar Hariç) 35.263
14.1.2009 itibariyle REZERV (Maaşlar Dahil) 35.263,00
2009 Karpayı (+) 5.007,34
Ocak 2009 Maaşı (-) 0,00
Nisan 2009 Maaşı (-) 0,00
Temmuz 2009 Maaşı (-) 0,00
Ekim 2009 Maaşı (-) 0,00
Riziko Primi (-) 1.415,77
Masraf Primi (-) 131,02
14.1.2010 itibariyle REZERV 38.723,55
YANİ BENİM REZERVİME ORTALAMA NET GÖRÜNÜMLE %10 KAR PAYI İLAVE EDİLMİŞTİR.%4.2 KESİNTİDİR.
2009 YILI KESİN EMS DEVİR
MAHMUT NEDİM BİNGÖL
Maaş Uygulaması : Kesin
Maaş Alma Durumu : Rezerve İlave
EMS'ye Giriş Tarihi 14.11.2005
14.1.2009 itibariyle REZERV (Maaşlar Hariç) 35.263
14.1.2009 itibariyle REZERV (Maaşlar Dahil) 35.263,00
2009 Karpayı (+) 5.007,34
Ocak 2009 Maaşı (-) 0,00
Nisan 2009 Maaşı (-) 0,00
Temmuz 2009 Maaşı (-) 0,00
Ekim 2009 Maaşı (-) 0,00
Riziko Primi (-) 1.415,77
Masraf Primi (-) 131,02
14.1.2010 itibariyle REZERV 38.723,55
YANİ BENİM REZERVİME ORTALAMA NET GÖRÜNÜMLE %10 KAR PAYI İLAVE EDİLMİŞTİR.%4.2 KESİNTİDİR.
Orhan ORHUN
15 Mayıs 2010 17:05
ALINTI YORUMLAR :
1- TEMAD genel merkezinde TIK yok.
2- TEMAD benim için hiçbir şeydir. EmekliAssubaylar.Org sitesi herşeydir.
3- TEMAD uykuda, maksatları TEMAD'ı bitirmek.
4- TEMAD genel merkezi sana nasıl ve ne zaman güveneceğim ?
5- TEMAD niçin var ? Lokal işletmek için mi var ?
6- TEMAD başkanına atfen "Bizim için yerinde oturan iyi bir insan değil, iyi bir lider olun".
7- TEMAD'ın gündemimizi belirlemesinden geçtik, gündemi takip etmelerini ister hale geldik.
8- TEMAD'ın duruşları ve icraatsızlıkları on binlerce meslektaşımızı yaralamakta, incitmektedir.
9- TEMAD yönetimini istifaya davet ediyorum. Çünkü haklarımızı KERHEN arıyorlar. TEMAD tahakküm altına sokulmuştur. Bu duruma sokan da bu yönetimdir. Derhal çekilmelidir.
10- TEMAD yönetiminin üstüne ÖLÜ TOPRAĞI serpilmişçesine sessiz ve tepkisiz kalmasını aklım almıyor, vicdanım kabul etmiyor. Bir yönetim bu kadar mı vurdum duymaz, tepkisiz, kişiliksiz olur. Kendilerinin yapması gereken mücadeleyi bir başkasının yapması karşısında hiç mi utanç duymaz ?
11- TEMAD sitesinde "BASINDA TEMAD" başlığıyla verilen haber incelendiğinde bakıyorsunuz beyanatı veren sanki TEMAD başkanı değil Genelkurmay Başkanı.
12- Haberlerin sitelerde NANOSANİYELİK zaman diliminde yenilendiği TEKNOLOJİ ÇAĞINDA,bizim TEMAD sitemiz maalesef TAŞRA BAKKALI zihniyetinde hizmet veriyor.
13- TEMAD genel sekreterleri Oyak yönetim kuruluna atanmış başkanımız milletvekiliği düşünüyor sakın diğer yöneticileri unutmayın çok yoruldular bu başarıları mutlaka ödüllendirilmeli.
- Alıntı yorumlar; 16 Nisan - 15 Mayıs 2010 tarihlerinde yapılmıştır.
1- TEMAD genel merkezinde TIK yok.
2- TEMAD benim için hiçbir şeydir. EmekliAssubaylar.Org sitesi herşeydir.
3- TEMAD uykuda, maksatları TEMAD'ı bitirmek.
4- TEMAD genel merkezi sana nasıl ve ne zaman güveneceğim ?
5- TEMAD niçin var ? Lokal işletmek için mi var ?
6- TEMAD başkanına atfen "Bizim için yerinde oturan iyi bir insan değil, iyi bir lider olun".
7- TEMAD'ın gündemimizi belirlemesinden geçtik, gündemi takip etmelerini ister hale geldik.
8- TEMAD'ın duruşları ve icraatsızlıkları on binlerce meslektaşımızı yaralamakta, incitmektedir.
9- TEMAD yönetimini istifaya davet ediyorum. Çünkü haklarımızı KERHEN arıyorlar. TEMAD tahakküm altına sokulmuştur. Bu duruma sokan da bu yönetimdir. Derhal çekilmelidir.
10- TEMAD yönetiminin üstüne ÖLÜ TOPRAĞI serpilmişçesine sessiz ve tepkisiz kalmasını aklım almıyor, vicdanım kabul etmiyor. Bir yönetim bu kadar mı vurdum duymaz, tepkisiz, kişiliksiz olur. Kendilerinin yapması gereken mücadeleyi bir başkasının yapması karşısında hiç mi utanç duymaz ?
11- TEMAD sitesinde "BASINDA TEMAD" başlığıyla verilen haber incelendiğinde bakıyorsunuz beyanatı veren sanki TEMAD başkanı değil Genelkurmay Başkanı.
12- Haberlerin sitelerde NANOSANİYELİK zaman diliminde yenilendiği TEKNOLOJİ ÇAĞINDA,bizim TEMAD sitemiz maalesef TAŞRA BAKKALI zihniyetinde hizmet veriyor.
13- TEMAD genel sekreterleri Oyak yönetim kuruluna atanmış başkanımız milletvekiliği düşünüyor sakın diğer yöneticileri unutmayın çok yoruldular bu başarıları mutlaka ödüllendirilmeli.
- Alıntı yorumlar; 16 Nisan - 15 Mayıs 2010 tarihlerinde yapılmıştır.
Mesut MAVİTUNA
15 Mayıs 2010 12:41
KIYMETLİ ARKADAŞLAR,
DEĞERLİ KARDEŞİMİZ KAMİL TURAN (Laz Kamil)14.05.2010 CUMA GÜNÜ VEFAT ETMİŞTİR.
İÇTENLİKLE TAZİYELERİMİZİ SUNAR KEDERLİ AİLESİ VE ARKADAŞLARINA BAŞ SAĞLIĞI DİLERİZ.
CENAZESİ 15.05.2010 CUMARTESİ GÜNÜ ÖĞLE NAMAZINI MUTEAKİP KÜÇÜK YALI SÜMER CAMİSİNDEN KALDIRILARAK,PENDİK ŞIHLI MEZARLIGINA DEFNEDİLECEKTİR
DEĞERLİ KARDEŞİMİZ KAMİL TURAN (Laz Kamil)14.05.2010 CUMA GÜNÜ VEFAT ETMİŞTİR.
İÇTENLİKLE TAZİYELERİMİZİ SUNAR KEDERLİ AİLESİ VE ARKADAŞLARINA BAŞ SAĞLIĞI DİLERİZ.
CENAZESİ 15.05.2010 CUMARTESİ GÜNÜ ÖĞLE NAMAZINI MUTEAKİP KÜÇÜK YALI SÜMER CAMİSİNDEN KALDIRILARAK,PENDİK ŞIHLI MEZARLIGINA DEFNEDİLECEKTİR
Vefat eden Kamil Turan'a Tanrı'dan rahmet,ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz.Mekanı cennet olsun.
Bekir Ünal
15 Mayıs 2010 12:31
Dikkat ettiniz mi,bilmem TEMAD web sayfasında salı 15.33'den beri yayına verilen hiç bir yazı olmadı bugün tam dört gün oldu,ya yönetim toptan işi bıraktı ya da yönetimde müthiş bir kavga var ,acaba hangisi bilen var mı? Zaten sessizleri oynayan TEMAD hiç bir şey yapamamanın verdiği boşvermişlik içinde mi?
SÜLEYMAN HARMANCI
15 Mayıs 2010 00:34
Emekli olup OYAK'ta EMS üyeliğine devam edip maaş alan arkadaşlar dikkat
Sistem anlatılan gibi yıllık gelirin % 50'si maaş, % 50'si de ana paraya ilave olmuyor. Hesaplama çok garip, ben anlayamadım.
2005 yılı nisan ayında emekli oldum. Maaş almasaydım 30 bin tl param olacaktı. Ancak 2007 Temmuz'dan itibaren maaş aldım. Bu yıl sistemden çıktım 18585 tl para aldım.
14.01.2007 kesin rezervim 18040 tl idi (maaşlar hariç)
%14,2 getirisi ile 20,600 tl olmasına rağmen aldığım para bu kadar. Maaş almak doğru değil bilgilerinize.
Sistem anlatılan gibi yıllık gelirin % 50'si maaş, % 50'si de ana paraya ilave olmuyor. Hesaplama çok garip, ben anlayamadım.
2005 yılı nisan ayında emekli oldum. Maaş almasaydım 30 bin tl param olacaktı. Ancak 2007 Temmuz'dan itibaren maaş aldım. Bu yıl sistemden çıktım 18585 tl para aldım.
14.01.2007 kesin rezervim 18040 tl idi (maaşlar hariç)
%14,2 getirisi ile 20,600 tl olmasına rağmen aldığım para bu kadar. Maaş almak doğru değil bilgilerinize.
6302
Mesaj Defteri yazıları
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 »


Bazı amirlerin şahsi kaprisleri ile birçok arkadaşımız mağdur edilmiştir.Devlet memurlarına uygulanan sicil afları ANAYASANIN EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI OLARAK askeri personele uygulanmamıştır çünki burada da önyargı hakimdir disiplin cezalerına muhatap olanlar genelde bizleriz. Bu hususu uygun ortamda dile getirmemizin gerekliliğine inanıyorum.