MESAJ PANOSU
Mesaj Defterine Yazın 
Yönetici yorumu:
Gazeteci KÜTAHYALI'nın dışarıdan gözlemlediği bu ayrımcılık bizlere yapılan haksızlıklardan sadece biridir; Cumhuriyetçi ordu kendi personeli arasında ayrımcılık ve adaletsizliği mutlaka sona erdirmelidir.
Yönetici yorumu:
TEMAD bu mesajı yayınlıyarak sorumluluk almıştır,Hakaretle hiçbir yere varılamıyacağı fikirlerimizi kabul ettiremiyeceğimiz konusunda tüm arkadaşlarımız hemfikirdir.
Yayınlanan mesajlardan arkadaşımızın üslubu tasvip edilmese de insani duygularla meslekdaşımız olarak destek olunacağı anlaşılmıştır.
Bu olayda tek endişemiz Sn.TALU'nun güveninin zedelenmesidir.
Konunun dava sonuna kadar dondurulmasını tensiplerinize sunarım. Saygılarımla
Yönetici yorumu:
Vefat eden meslektaşımız M.Nazmi ULUTAŞ'a Tanrı'dan rahmet,ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz.Mekanı cennet olsun.
6302
Mesaj Defteri yazıları
hdk
06 Haziran 2010 12:05
Bu hafta TBMM'de; Dinayet İşleri ile Emniyet Teşkilatının özlük hakları dahil birçok konuda iyileştirmeleri görüşülecek ve büyük olasılıkla kabul edilecektir. Özlük hakları konusunda bizim kadar mağdur olmayan ve bir dernek olarak mücadele bile veremeyen bu teşkilatların birçok konuda bizlerden daha iyi duruma gelmişlerdir. Bunun en büyük nedeninin bu kurumlara birilerin sahip çıkmaksıdır. Bizlerin sosyal ve özlük haklarımız konusunda ise herkezin bilmesi dile getirmesine rağmen en ufak bir iyileştirme yapılmamış ve kısa dönem içinde de yapılmayacağı görülmektedir. Kısacası bize bizde başkasının bir faydası yok. En azından Uz. Çvş.ların emeklilik mücadelesinden ders almalıyız.
webexplorer
05 Haziran 2010 18:04
ilginç bulduğum içim paylaşmak istedim...
Daha evvel de yazmıştım. Ailemin yazlığı büyük bir askerî dinlenme tesisinin hemen yanında. Dolayısıyla komşularımızın ciddi bir kısmı emekli generaller ve albaylardan oluşuyor. İlkokul zamanlarımda tanımadığımız yazlık sakinleri içinde de sivil olanları hemen anlardık. Yazlık çevremizde asker olan ile olmayan amcaları ayırt edebileceğimiz çok net bir kriter vardı çünkü. Şortunun altına muhakkak çorap ve makosen ayakkabı giyerdi subay amcalar. Şortun altında çorap varsa, tamam derdik&
Benim babam da Kıbrıs gazisi olduğu için küçüklüğümde çok sık bu askerî tesislere giderdik& Bu askerî tatil kampı her sene daha güzel bir hale gelirdi. Her sene yeni tesisler yapılırdı. Üstelik o kadar enflasyonist ortama rağmen fiyatlar neredeyse hiç artmazdı. Babam ve annem sürekli sivillerin böyle organizasyon yapamayacaklarını söylerlerdi, diğer devlet kamplarındaki işgüzarlıklardan bahsederlerdi. Ne yense, ne içilse çok az bir para ödenerek çıkılırdı o tesislerden, her gün bir sinema filmi hem de ücretsiz oynardı. Orada kendimi çok zengin hissederdim, hiç param bitmezdi& O sebeple asker amcaları ve askerî kamp ortamını çok severdim. Ordumuz tek düzgün şey bu ülkede der dururdum&
Yaşım büyüdükçe bu kampa gidiş gelişlerimde bir şey aklıma takılır olmuştu, Çok bariz biçimde generaller, subaylar ve astsubaylar birbirinden ayrı dünyaların insanları gibi bölünüyordu. Astsubayların plajına samandan şemsiyeler konmuştu, astsubay lokantalarında sandalyeler plastikti. Astsubay bölgesinde top oynanacak sahalar bile daha kalitesizdi& Komşumuz olan bir generale bunu ilk ifade edip, sorguladığımda değişik bir cevap almıştım. Bana kendisinin de bu bariz sınıf ayrımından rahatsız olduğunu söylemişti. Fakat subay/astsubay herkese aynı koşullar sunulduğunda da subaylar rahatsız oluyordu. En iyisi astsubay tatil kamplarının ayrı olması falan demişti bana. O zaman bu aşağılamayı hissetmezler, kendi aralarında daha mutlu olurlar demişti& TSK sistemini ilk sorgulamam böyle başlamıştı&
Yaz ayları birçok muvazzaf asker için her açıdan sıcak geçerdi. Bizim komşuların çoğu emekliydi ama muvazzaf olanlar da vardı. Dahası muvazzaflarla sürekli bağlantıdaydı birçok paşa. Askerî terfi sürecini aralarında epey espriye de dönüştürürlerdi. Terfi bekleyen bir tuğgeneral ya tüm ya güm olurdu ağustos sonunda. Apoletine ikinci yıldızı takıp tümgeneral olanlar ise terfi zamanı geldiğinde ya kor ya mor olmak üzere tetikte beklerdi& Güm olup ya da mor olup emekliye ayrılmanın tüm askerlerde bir boşluk hissi yarattığını aralarında konuşurlardı& O sebeple yaz aylarında özellikle de ağustos aylarında askerler arası sürekli heyecanla bu terfi merfi işleri konuşulurdu.
Lisenin son yıllarına girerken ben artık isim isim kimi generalleri sormaya başlamıştım komşu emekli paşalara. Tam 28 Şubat süreci zamanlarıydı. Bir yandan askerin sistem içindeki nüfuzunun çok arttığı zamanlardı. O nüfuz ve güç artışıyla birlikte terfiler meselelerinin daha vahşileştiği bir zamandı. Personelci komutanlar mı, özel harpçiler mi yükselecek, harekâtçılar mı, lojistikçiler mi hâkim olacak, kim kimi tutacak, ne ayak oyunları dönecek hep konuşulurdu& Personel birimlerini yöneterek yükselen generaller çok konuşulurdu o dönem. Doğan Güreş, İ. Hakkı Karadayı, Hurşit Tolon, Aytaç Yalman ve Hilmi Özkök böyle generallerdi mesela& Gerçi son yıllarda özel harpçi generaller ağırlık kazanmaya başladı& Kemal Yamak, Aydın İlter, Fevzi Türkeri ve 6-7 Eylül felaketini Muhteşem Örgütlenme olarak öven Sabri Yirmibeşoğlu öyle askerlerden& Başbuğ sonrası Genelkurmay Başkanı olması beklenen Işık Koşaner'in de özel harpçi olduğunu hatırlatalım& Tipik özel harpçi karakterinin Her meseleyi çivi gibi görüp, çekiç gibi çakma modelinde olduğu ise hemen her subayın dilinde olan bir olgudur&
Şu zamanlar TSK'nın konumunun çok sorgulandığı günlerdeyiz& Askerlerin de sivil yargı sürecinden geçeceğine dair çok önemli bir yasa çıktı. Genelkurmayın kesinkes bir sivil hükümetim emrinde, hesap veren, denetlenen bir kurum olması idealine en çok yaklaştığımız günlerdeyiz& Bu elbette bir yönüyle TSK içinde bir travma yaratıyor& Fakat bir yandan da şu ana kadar konuştuğum tüm üst düzey subaylar ordunun kendi personeline karşı da şeffaflaşması gerektiğini ısrarla söylediler. Çünkü TSK kendi içinde de şeffaf değil, hangi saiklarla YAŞ kararlarında terfi kararları çıkıyor belli değil& YAŞ kararları şeffaf alınmayınca, ister istemez askerlik mesleğinin dışında nepotik bağlarla terfi alma alışkanlığı orduda kurumlaşıyor& Parlak askerî kariyer değil, şu grubun, bu ekibin adamı olma kriteri baskın çıkıyor& Geçen yazılarda değindiğimiz TSKnın kurumsal zekâsını gerileten şeylerin başında da bu şeffaf olmama durumu geliyor zaten&
Bu ülkede çok ciddi TSK reformu gerekiyor. Bir tepeden tırnağa yenilenme gerekiyor& Bu reform en başta yeni kuşak subaylar için çok yararlı olacak& Ve bu reform en nihayet olacak bu ülkede&
Şeffaf, denetlenebilir ve hesap verebilir bir TSK isteyenler, TSKnın dünya çapında bir ordu olmasını isteyenlerdir aynı zamanda& Buna direnenlerse TSK'yı adım adım Patagonya ordusu seviyesine indirmek isteyenlerdir& TSK'nın başı olan Başbuğ bu ikinci grupta yer almamalı.
alıntıdır http://www.derindusunce.org/2009/07/02/orduyu-zayiflatmanin- faydalari/
Daha evvel de yazmıştım. Ailemin yazlığı büyük bir askerî dinlenme tesisinin hemen yanında. Dolayısıyla komşularımızın ciddi bir kısmı emekli generaller ve albaylardan oluşuyor. İlkokul zamanlarımda tanımadığımız yazlık sakinleri içinde de sivil olanları hemen anlardık. Yazlık çevremizde asker olan ile olmayan amcaları ayırt edebileceğimiz çok net bir kriter vardı çünkü. Şortunun altına muhakkak çorap ve makosen ayakkabı giyerdi subay amcalar. Şortun altında çorap varsa, tamam derdik&
Benim babam da Kıbrıs gazisi olduğu için küçüklüğümde çok sık bu askerî tesislere giderdik& Bu askerî tatil kampı her sene daha güzel bir hale gelirdi. Her sene yeni tesisler yapılırdı. Üstelik o kadar enflasyonist ortama rağmen fiyatlar neredeyse hiç artmazdı. Babam ve annem sürekli sivillerin böyle organizasyon yapamayacaklarını söylerlerdi, diğer devlet kamplarındaki işgüzarlıklardan bahsederlerdi. Ne yense, ne içilse çok az bir para ödenerek çıkılırdı o tesislerden, her gün bir sinema filmi hem de ücretsiz oynardı. Orada kendimi çok zengin hissederdim, hiç param bitmezdi& O sebeple asker amcaları ve askerî kamp ortamını çok severdim. Ordumuz tek düzgün şey bu ülkede der dururdum&
Yaşım büyüdükçe bu kampa gidiş gelişlerimde bir şey aklıma takılır olmuştu, Çok bariz biçimde generaller, subaylar ve astsubaylar birbirinden ayrı dünyaların insanları gibi bölünüyordu. Astsubayların plajına samandan şemsiyeler konmuştu, astsubay lokantalarında sandalyeler plastikti. Astsubay bölgesinde top oynanacak sahalar bile daha kalitesizdi& Komşumuz olan bir generale bunu ilk ifade edip, sorguladığımda değişik bir cevap almıştım. Bana kendisinin de bu bariz sınıf ayrımından rahatsız olduğunu söylemişti. Fakat subay/astsubay herkese aynı koşullar sunulduğunda da subaylar rahatsız oluyordu. En iyisi astsubay tatil kamplarının ayrı olması falan demişti bana. O zaman bu aşağılamayı hissetmezler, kendi aralarında daha mutlu olurlar demişti& TSK sistemini ilk sorgulamam böyle başlamıştı&
Yaz ayları birçok muvazzaf asker için her açıdan sıcak geçerdi. Bizim komşuların çoğu emekliydi ama muvazzaf olanlar da vardı. Dahası muvazzaflarla sürekli bağlantıdaydı birçok paşa. Askerî terfi sürecini aralarında epey espriye de dönüştürürlerdi. Terfi bekleyen bir tuğgeneral ya tüm ya güm olurdu ağustos sonunda. Apoletine ikinci yıldızı takıp tümgeneral olanlar ise terfi zamanı geldiğinde ya kor ya mor olmak üzere tetikte beklerdi& Güm olup ya da mor olup emekliye ayrılmanın tüm askerlerde bir boşluk hissi yarattığını aralarında konuşurlardı& O sebeple yaz aylarında özellikle de ağustos aylarında askerler arası sürekli heyecanla bu terfi merfi işleri konuşulurdu.
Lisenin son yıllarına girerken ben artık isim isim kimi generalleri sormaya başlamıştım komşu emekli paşalara. Tam 28 Şubat süreci zamanlarıydı. Bir yandan askerin sistem içindeki nüfuzunun çok arttığı zamanlardı. O nüfuz ve güç artışıyla birlikte terfiler meselelerinin daha vahşileştiği bir zamandı. Personelci komutanlar mı, özel harpçiler mi yükselecek, harekâtçılar mı, lojistikçiler mi hâkim olacak, kim kimi tutacak, ne ayak oyunları dönecek hep konuşulurdu& Personel birimlerini yöneterek yükselen generaller çok konuşulurdu o dönem. Doğan Güreş, İ. Hakkı Karadayı, Hurşit Tolon, Aytaç Yalman ve Hilmi Özkök böyle generallerdi mesela& Gerçi son yıllarda özel harpçi generaller ağırlık kazanmaya başladı& Kemal Yamak, Aydın İlter, Fevzi Türkeri ve 6-7 Eylül felaketini Muhteşem Örgütlenme olarak öven Sabri Yirmibeşoğlu öyle askerlerden& Başbuğ sonrası Genelkurmay Başkanı olması beklenen Işık Koşaner'in de özel harpçi olduğunu hatırlatalım& Tipik özel harpçi karakterinin Her meseleyi çivi gibi görüp, çekiç gibi çakma modelinde olduğu ise hemen her subayın dilinde olan bir olgudur&
Şu zamanlar TSK'nın konumunun çok sorgulandığı günlerdeyiz& Askerlerin de sivil yargı sürecinden geçeceğine dair çok önemli bir yasa çıktı. Genelkurmayın kesinkes bir sivil hükümetim emrinde, hesap veren, denetlenen bir kurum olması idealine en çok yaklaştığımız günlerdeyiz& Bu elbette bir yönüyle TSK içinde bir travma yaratıyor& Fakat bir yandan da şu ana kadar konuştuğum tüm üst düzey subaylar ordunun kendi personeline karşı da şeffaflaşması gerektiğini ısrarla söylediler. Çünkü TSK kendi içinde de şeffaf değil, hangi saiklarla YAŞ kararlarında terfi kararları çıkıyor belli değil& YAŞ kararları şeffaf alınmayınca, ister istemez askerlik mesleğinin dışında nepotik bağlarla terfi alma alışkanlığı orduda kurumlaşıyor& Parlak askerî kariyer değil, şu grubun, bu ekibin adamı olma kriteri baskın çıkıyor& Geçen yazılarda değindiğimiz TSKnın kurumsal zekâsını gerileten şeylerin başında da bu şeffaf olmama durumu geliyor zaten&
Bu ülkede çok ciddi TSK reformu gerekiyor. Bir tepeden tırnağa yenilenme gerekiyor& Bu reform en başta yeni kuşak subaylar için çok yararlı olacak& Ve bu reform en nihayet olacak bu ülkede&
Şeffaf, denetlenebilir ve hesap verebilir bir TSK isteyenler, TSKnın dünya çapında bir ordu olmasını isteyenlerdir aynı zamanda& Buna direnenlerse TSK'yı adım adım Patagonya ordusu seviyesine indirmek isteyenlerdir& TSK'nın başı olan Başbuğ bu ikinci grupta yer almamalı.
alıntıdır http://www.derindusunce.org/2009/07/02/orduyu-zayiflatmanin- faydalari/
Gazeteci KÜTAHYALI'nın dışarıdan gözlemlediği bu ayrımcılık bizlere yapılan haksızlıklardan sadece biridir; Cumhuriyetçi ordu kendi personeli arasında ayrımcılık ve adaletsizliği mutlaka sona erdirmelidir.
atilla abaylı
04 Haziran 2010 15:47
KARŞIYAKA'DA LİSTELER UÇUŞURKEN...
DAHA DÜN GİBİ SAYIN BAŞKAN BEN OLAĞANÜSTÜ SEÇİME GİDECEĞİM ARKADAŞLARLA HAZIRLANIYORUZ, SİZ ARTIK YORULDUNUZ DİYE MEDENİ BİR ŞEKİLDE MASASINDA AÇIKLADIĞIMIZ O GÜNDEN BU GÜNE DEĞİŞENLERE BAKIN.
BİR KAÇ GÜN SONRA BAŞKAN TEMAD'DA BİR TOPLANTI DÜZENLEYEREK "BENDEN MEMNUN OLMAYAN ÜÇ*BEŞ KİŞİ EL KALDIRSIN İSTİFA EDERİM" DEMİŞTİ. NE OLDU DA ŞİMDİ BEŞ GİBİ GRUP LİSTELER SAVAŞI YAPIYOR,DAHA ÖNCELERİ NERELERDE İDİNİZ DEMEZLER Mİ ? O GÜN PARMAKLARINIZI EVDE Mİ UNUTMUŞTUNUZ ?
İŞTE HAYAT BU... BİR RAHATSIZLIK VE DE İSTİFA. BUNLAR SON DERECE DOĞAL ŞEYLERDİR. SAYIN AYKUT BEY'E İLK ÖNCE SAĞLIK ,AFİYET DİLEYELİM.
AH O KOLTUK AH, SADECE O KOLTUKTA OTURMAK SON DÖNEMLERİMDE BAK BENDE BİR ŞEYİN BAŞI OLDUM MANTIĞI MI YOKSA GERÇEKTEN BİLGİ BİRİKİMİNİ BU YILLARDIR BÜYÜK UMUTLARLA SİYASİ VE GENELKURMAY'IN VERECEĞİ O KOLTUKTA DİĞERLERİ GİBİ Mİ BEKLEYECEKSİNİZ ?
BU İŞ EKİP İŞİDİR
BU İŞ BİLGİ İŞİDİR
BU İŞ ÖNCEDEN HAZIRLANMA
BU İŞ TÜM KONULARA VAKIF OLMA İŞİDİR
BU İŞ GÖNÜL İŞİDİR.
LAF OLSUN DİYE ADAY OLMAK,DOLDURMA LİSTELERLE HAZIRLANANLAR UNUTMAYIN Kİ BİZLERE YİNE YILLAR KAYBETTİRECEK BU GERÇEKTİR.
DÜNE DEK BOYNUMA SARILAN ŞİMDİ BİRİLERİNİN LİSTESİNE GİRMİŞ SELAM VERMEKTEN İPTİNA EDENLER, ÇOK KOMİKSİNİZ,GÜLÜNÇ DURUMA DÜŞÜYORSUNUZ.
LİSTELERİN ÇOKLUĞU DEMOKRASİ İŞARETİDİR.
03.OCAK. 2010 GÜNÜ YİNE BU SATIRLARA YAZDIĞIM BİR YAZIYI TEKRARLIYORUM,ÖZÜR DİLEYEREK..
SAYGILAR OLSUN.
-
atilla abaylı 03 Ocak 2010 18:10
BİR LİDER ARANIYOR ?
SON DÖNEMLERDE BİZ ASSUBAYLARA YAPILMAK İSTENENLERİ BİZLERE ANLATACAK BİR LİDER ARANIYOR.
NE OLUYOR DA KOSKOCA BİR YIL ÇALMADIK KAPI BIRAKMADIĞIMIZ TÜM SİYASİ VE ASKERİ NOKTALARDA BİR KAZANIM ELDE EDEMEDİĞİMİZİN NEDENİNİ TÜM AÇIKLIĞI İLE ANLATACAK BİR LİDER ARANIYOR .
DAĞILMIŞ BİZLERİ TOPLAYACAK, TEK YAPACAK, YAPIŞTIRACAK,İNANDIRACAK BİR LİDER ARANIYOR.
ÜNİFORMASI İLE,RÜTBE ÜSTÜNLÜĞÜNE KENDİNİ ÜSTÜN İNSAN,BAŞTA ASTLARI,HERKESİ AŞAĞIDA GÖREN GÜÇLERE SAVAŞIMIZDA BİZLERE ÖNDERLİK EDECEK BİR LİDER ARANIYOR.
ALACAKLARINIZ, BENİM ÖNGÖRDÜĞÜM ÖLÇÜDEDİR BAKIŞ AÇISINI TÜMDEN YOK EDECEK, BİZİ ARKASINDAN KOŞTURACAK BİR LİDER ARANIYOR.
EZİLMİŞLİĞİMİZDEN,BAŞI ÖNE EĞİLMİŞ BU DURUMDAN, ÇARESİZLİKTEN BİZLERİ KURTARACAK PEŞİNDEN KOŞTURACAK BİR LİDER ARANIYOR.
HAK ETMEDİĞİ KOLTUKLARI İŞGAL EDEREK MASALARDA OKEY OYNAYARAK BU TOPLUMA HİÇ BİR ŞEY VERMEYEN VE OTURMAYA DEVAM EDEN BAŞKANLARI TEMİZLEYECEK BİR LİDER ARANIYOR.
LİDER ARANIYOR ?
HER KONUDA,
HER YERDE,
HER ZAMAN
2010 YILIMIZIN DA BOŞ GEÇMEMESİ ADINA BÜTÜNLEŞME,BİRLİK OLMA,KIRGINLIKLARIN ,ŞAHSİ ÇIKARLARI BİR YANA ATARAK,SORUNLARIMIZIN BİR MASAYA YATIRILARAK ÇÖZÜLMESİ ADINA BİR LİDER ARANIYOR.
NE DERSİNİZ ?
SAYGILAR OLSUN HEPİNİZE.
DAHA DÜN GİBİ SAYIN BAŞKAN BEN OLAĞANÜSTÜ SEÇİME GİDECEĞİM ARKADAŞLARLA HAZIRLANIYORUZ, SİZ ARTIK YORULDUNUZ DİYE MEDENİ BİR ŞEKİLDE MASASINDA AÇIKLADIĞIMIZ O GÜNDEN BU GÜNE DEĞİŞENLERE BAKIN.
BİR KAÇ GÜN SONRA BAŞKAN TEMAD'DA BİR TOPLANTI DÜZENLEYEREK "BENDEN MEMNUN OLMAYAN ÜÇ*BEŞ KİŞİ EL KALDIRSIN İSTİFA EDERİM" DEMİŞTİ. NE OLDU DA ŞİMDİ BEŞ GİBİ GRUP LİSTELER SAVAŞI YAPIYOR,DAHA ÖNCELERİ NERELERDE İDİNİZ DEMEZLER Mİ ? O GÜN PARMAKLARINIZI EVDE Mİ UNUTMUŞTUNUZ ?
İŞTE HAYAT BU... BİR RAHATSIZLIK VE DE İSTİFA. BUNLAR SON DERECE DOĞAL ŞEYLERDİR. SAYIN AYKUT BEY'E İLK ÖNCE SAĞLIK ,AFİYET DİLEYELİM.
AH O KOLTUK AH, SADECE O KOLTUKTA OTURMAK SON DÖNEMLERİMDE BAK BENDE BİR ŞEYİN BAŞI OLDUM MANTIĞI MI YOKSA GERÇEKTEN BİLGİ BİRİKİMİNİ BU YILLARDIR BÜYÜK UMUTLARLA SİYASİ VE GENELKURMAY'IN VERECEĞİ O KOLTUKTA DİĞERLERİ GİBİ Mİ BEKLEYECEKSİNİZ ?
BU İŞ EKİP İŞİDİR
BU İŞ BİLGİ İŞİDİR
BU İŞ ÖNCEDEN HAZIRLANMA
BU İŞ TÜM KONULARA VAKIF OLMA İŞİDİR
BU İŞ GÖNÜL İŞİDİR.
LAF OLSUN DİYE ADAY OLMAK,DOLDURMA LİSTELERLE HAZIRLANANLAR UNUTMAYIN Kİ BİZLERE YİNE YILLAR KAYBETTİRECEK BU GERÇEKTİR.
DÜNE DEK BOYNUMA SARILAN ŞİMDİ BİRİLERİNİN LİSTESİNE GİRMİŞ SELAM VERMEKTEN İPTİNA EDENLER, ÇOK KOMİKSİNİZ,GÜLÜNÇ DURUMA DÜŞÜYORSUNUZ.
LİSTELERİN ÇOKLUĞU DEMOKRASİ İŞARETİDİR.
03.OCAK. 2010 GÜNÜ YİNE BU SATIRLARA YAZDIĞIM BİR YAZIYI TEKRARLIYORUM,ÖZÜR DİLEYEREK..
SAYGILAR OLSUN.
-
atilla abaylı 03 Ocak 2010 18:10
BİR LİDER ARANIYOR ?
SON DÖNEMLERDE BİZ ASSUBAYLARA YAPILMAK İSTENENLERİ BİZLERE ANLATACAK BİR LİDER ARANIYOR.
NE OLUYOR DA KOSKOCA BİR YIL ÇALMADIK KAPI BIRAKMADIĞIMIZ TÜM SİYASİ VE ASKERİ NOKTALARDA BİR KAZANIM ELDE EDEMEDİĞİMİZİN NEDENİNİ TÜM AÇIKLIĞI İLE ANLATACAK BİR LİDER ARANIYOR .
DAĞILMIŞ BİZLERİ TOPLAYACAK, TEK YAPACAK, YAPIŞTIRACAK,İNANDIRACAK BİR LİDER ARANIYOR.
ÜNİFORMASI İLE,RÜTBE ÜSTÜNLÜĞÜNE KENDİNİ ÜSTÜN İNSAN,BAŞTA ASTLARI,HERKESİ AŞAĞIDA GÖREN GÜÇLERE SAVAŞIMIZDA BİZLERE ÖNDERLİK EDECEK BİR LİDER ARANIYOR.
ALACAKLARINIZ, BENİM ÖNGÖRDÜĞÜM ÖLÇÜDEDİR BAKIŞ AÇISINI TÜMDEN YOK EDECEK, BİZİ ARKASINDAN KOŞTURACAK BİR LİDER ARANIYOR.
EZİLMİŞLİĞİMİZDEN,BAŞI ÖNE EĞİLMİŞ BU DURUMDAN, ÇARESİZLİKTEN BİZLERİ KURTARACAK PEŞİNDEN KOŞTURACAK BİR LİDER ARANIYOR.
HAK ETMEDİĞİ KOLTUKLARI İŞGAL EDEREK MASALARDA OKEY OYNAYARAK BU TOPLUMA HİÇ BİR ŞEY VERMEYEN VE OTURMAYA DEVAM EDEN BAŞKANLARI TEMİZLEYECEK BİR LİDER ARANIYOR.
LİDER ARANIYOR ?
HER KONUDA,
HER YERDE,
HER ZAMAN
2010 YILIMIZIN DA BOŞ GEÇMEMESİ ADINA BÜTÜNLEŞME,BİRLİK OLMA,KIRGINLIKLARIN ,ŞAHSİ ÇIKARLARI BİR YANA ATARAK,SORUNLARIMIZIN BİR MASAYA YATIRILARAK ÇÖZÜLMESİ ADINA BİR LİDER ARANIYOR.
NE DERSİNİZ ?
SAYGILAR OLSUN HEPİNİZE.
Halil KUR
03 Haziran 2010 13:31
TÜRKİYE EMEKLİ ASTSUBAYLAR DERNEĞİ MERSİN İL BAŞKANLIĞININ TERÖRÜ TELİN MESAJI
İSKENDERUN DENİZ İKMAL DESTEK KOMUTANLIĞINDA ASKERLERİMİZİN
NÖBET DEĞİŞİMİ SIRASINDA MEHMETÇİĞİMİZE DÜZENLENEN HAİN, KALLEŞÇE SALDIRIYI NEFRETLE KINIYOR GEREK TERÖR ÖRGÜTÜ GEREKSE TERÖR ÖRGÜTÜNÜ BİR MAŞA OLARAK KULLANAN MİHRAKLARIN BU ÇABALARININ ASLA SONUÇ VERMEYECEĞİNİ, BU TOPRAKLARDA GÖZÜ OLANLARA BU MİLLET KURTULUŞ SAVAŞINDA DÜNYADA EŞİNE RASTLANMAYACAK BİR DERS VERDİĞİNİ HİÇ BİR GÜCÜN VE HİÇBİR OYUNUN MİLLETİMİZİN BİRLİK, BERABERLİK, KARDEŞLİK VE HUZUR ORTAMINI ASLA BOZAMAYACAĞININ BİLİNMESİNİ İSTERİZ.
İSRAİL ASKERLERİNCE GAZZE'YE İNSANİ YARDIM GÖTÜREN GEMİLERE AKDENİZ'İN ULUSLARARASI SULARINDA YAPILAN SALDIRI BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ŞARTININ 51'NCİ MADDESİ İLE DİĞER BİRÇOK ULUSLARASI SÖZLEŞME, BELGE VE ANTLAŞMAYA AYKIRI OLDUĞU VE ULUSLARASI SUÇ TEŞKİL ETTİĞİNİ, İSRAİL'İN BU EYLEMİ İLE ULUSLARASI SÖZLEŞMELERE BAĞLI OLMADIĞINI AÇIKÇA ORTAYA KOYMUŞTUR.
31 MAYIS 2010 TARİHİNDE DEVLETLER HUKUKUNA AYKIRI OLARAK İSRAİL TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN KANLI BASKIN VE EŞ ZAMANLI BİR ŞEKİLDE İSKENDERUN DENİZ İKMAL DESTEK KOMUTANLIĞINA YAPILAN TERÖRİST HAİN SALDIRI ÜLKEMİZDE VE DÜNYA KAMUOYUNDA DERİN BİR TEESSÜR VE İNFİALE YOL AÇMIŞTIR.
HİÇBİR TOPLUM KUŞATMALARLA AMBARGOLARLA ÖLÜME TERK EDİLEMEZ, İNSANLIK DIŞI UYGULAMALARIN VE AKAN KANIN SORUMLULUĞU SADECE İSRAİL'E DEĞİL BUNA SEYİRCİ KALAN VE DESTEK OLANLARA DA AİTTİR.
TERÖRİZMİ VE SİYASİ ŞİDDETİ BİR YÖNTEM OLARAK BENİMSEYENLERE KARŞI ULUSLARARASI TOPLUMU DAYANIŞMA İÇERİSİNE ÇAĞIRIYORUZ.
TÜRKİYE EMEKLİ ASTSUBAYLAR DERNEĞİ MERSİN İL BAŞKANLIĞI OLARAK BU KANLI BASKINI VE İSKENDERUN'DA KALLEŞÇE YAPILAN HAİN SALDIRIYI ŞİDDET VE NEFRETLE KINIYORUZ.
BU DUYGU VE DÜŞÜNCELERLE İSKENDERUN'DA ŞEHİT DÜŞEN ASKERLERİMİZ BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ MENSUPLARIMIZA, İNSANİ YARDIM GEMİLERİNDE HAYATLARINI KAYBEDEN KARDEŞLERİMİZE ALLAH'TAN RAHMET VE AZİZ MİLLETİMİZE VE YAKINLARINA BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUZ.
TEMAD MERSİN İL BAŞKANLIĞI YÖNETİM KURULU ADINA&.
Halil KUR
E.Dz.Kd.Bçvş.
TEMAD Mersin İl 2.Bşk.
İSKENDERUN DENİZ İKMAL DESTEK KOMUTANLIĞINDA ASKERLERİMİZİN
NÖBET DEĞİŞİMİ SIRASINDA MEHMETÇİĞİMİZE DÜZENLENEN HAİN, KALLEŞÇE SALDIRIYI NEFRETLE KINIYOR GEREK TERÖR ÖRGÜTÜ GEREKSE TERÖR ÖRGÜTÜNÜ BİR MAŞA OLARAK KULLANAN MİHRAKLARIN BU ÇABALARININ ASLA SONUÇ VERMEYECEĞİNİ, BU TOPRAKLARDA GÖZÜ OLANLARA BU MİLLET KURTULUŞ SAVAŞINDA DÜNYADA EŞİNE RASTLANMAYACAK BİR DERS VERDİĞİNİ HİÇ BİR GÜCÜN VE HİÇBİR OYUNUN MİLLETİMİZİN BİRLİK, BERABERLİK, KARDEŞLİK VE HUZUR ORTAMINI ASLA BOZAMAYACAĞININ BİLİNMESİNİ İSTERİZ.
İSRAİL ASKERLERİNCE GAZZE'YE İNSANİ YARDIM GÖTÜREN GEMİLERE AKDENİZ'İN ULUSLARARASI SULARINDA YAPILAN SALDIRI BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ŞARTININ 51'NCİ MADDESİ İLE DİĞER BİRÇOK ULUSLARASI SÖZLEŞME, BELGE VE ANTLAŞMAYA AYKIRI OLDUĞU VE ULUSLARASI SUÇ TEŞKİL ETTİĞİNİ, İSRAİL'İN BU EYLEMİ İLE ULUSLARASI SÖZLEŞMELERE BAĞLI OLMADIĞINI AÇIKÇA ORTAYA KOYMUŞTUR.
31 MAYIS 2010 TARİHİNDE DEVLETLER HUKUKUNA AYKIRI OLARAK İSRAİL TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN KANLI BASKIN VE EŞ ZAMANLI BİR ŞEKİLDE İSKENDERUN DENİZ İKMAL DESTEK KOMUTANLIĞINA YAPILAN TERÖRİST HAİN SALDIRI ÜLKEMİZDE VE DÜNYA KAMUOYUNDA DERİN BİR TEESSÜR VE İNFİALE YOL AÇMIŞTIR.
HİÇBİR TOPLUM KUŞATMALARLA AMBARGOLARLA ÖLÜME TERK EDİLEMEZ, İNSANLIK DIŞI UYGULAMALARIN VE AKAN KANIN SORUMLULUĞU SADECE İSRAİL'E DEĞİL BUNA SEYİRCİ KALAN VE DESTEK OLANLARA DA AİTTİR.
TERÖRİZMİ VE SİYASİ ŞİDDETİ BİR YÖNTEM OLARAK BENİMSEYENLERE KARŞI ULUSLARARASI TOPLUMU DAYANIŞMA İÇERİSİNE ÇAĞIRIYORUZ.
TÜRKİYE EMEKLİ ASTSUBAYLAR DERNEĞİ MERSİN İL BAŞKANLIĞI OLARAK BU KANLI BASKINI VE İSKENDERUN'DA KALLEŞÇE YAPILAN HAİN SALDIRIYI ŞİDDET VE NEFRETLE KINIYORUZ.
BU DUYGU VE DÜŞÜNCELERLE İSKENDERUN'DA ŞEHİT DÜŞEN ASKERLERİMİZ BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ MENSUPLARIMIZA, İNSANİ YARDIM GEMİLERİNDE HAYATLARINI KAYBEDEN KARDEŞLERİMİZE ALLAH'TAN RAHMET VE AZİZ MİLLETİMİZE VE YAKINLARINA BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUZ.
TEMAD MERSİN İL BAŞKANLIĞI YÖNETİM KURULU ADINA&.
Halil KUR
E.Dz.Kd.Bçvş.
TEMAD Mersin İl 2.Bşk.
Hüseyin ÇETİN
03 Haziran 2010 01:22
Sayın Ersen GÜRPINAR 02 Haziran 2010 tarihli TEMAD ve Sanal Mahmut ERDEM konulu yazdıklarınızda baştan sona haklısınız. Ben Mahmut ERDEM'i VAN GÖLÜ CANAVARINA benzetiyorum. Aslında VAN gölü canavarı filan yok ama yöre insanı kendi kendine bir masal kahramanı yarattı. Mahmut ERDEM de TEMAD Genel Başkanlığınca yaratılan sanal bir VAN GÖLÜ CANAVARI.
TEMAD Genel Başkanlığı Sayın Selçuk İÇER'in yazısını kasıtlı olarak yayımlayıp OYAK ile danışıklı bir iş yapmış olabilir, yani onu yem olarak kullanmış olabilir.
Sevgili meslektaşlarım, ağabeylerim biz TEMAD Genel Başkanlığına ne desek boş, 7 yıldır bir icraatları yok, eleştirilere rağmen de duyarsız ve kayıtsız davranmaktadırlar. Kendi iradeleriyle istifa ettiğini açıklayan Japonya Başbakanı Yukio Hatoyama gibi olmalarını bekliyorum.
TEMAD Genel Başkanlığı Sayın Selçuk İÇER'in yazısını kasıtlı olarak yayımlayıp OYAK ile danışıklı bir iş yapmış olabilir, yani onu yem olarak kullanmış olabilir.
Sevgili meslektaşlarım, ağabeylerim biz TEMAD Genel Başkanlığına ne desek boş, 7 yıldır bir icraatları yok, eleştirilere rağmen de duyarsız ve kayıtsız davranmaktadırlar. Kendi iradeleriyle istifa ettiğini açıklayan Japonya Başbakanı Yukio Hatoyama gibi olmalarını bekliyorum.
Ersen Gürpınar
02 Haziran 2010 22:16
Saygıdeğer Arkadaşlarım
Beni lütfen hoşgörün "eşeğe gem vurursan kendini at sanırmış" biz bu Mahmut'u muhatap aldıkça kendini TEMAD Gn.Mrk. Sözcüsü sanarak yazıyor ve tüm tepkilere rağmen ne yazık ki TEMAD yönetimi bu mesajlardan medet umarak yayınlıyor !
Ben bu nedenle esas TEMAD yönetimine üzüntülerimi sunuyorum.
Ne diyor bay Mahmut :
"TEMAD'ın hakaret davasında taraf olması gibi bir lüksü yokmuş,bu durum malum sitelerde yazanlara örnek olmalıymış,birilerine saldırarak hakaret ederek bir yere varılamazmış, hakaretle haklı durumda nasıl haksız durumda düşüleceği bu davada görülecekmiş,Umur Talu'nun Gn.Başkanla görüşmeden işin aslını öğrenmeden köşesinde yazması üzüntü verici durummuş"...
ŞECAAT ARZ EDERKEN MERD-İ KIPTİ SİRKATİN SÖYLER (Yani Çingenenin merdi kendini överken hırsızlığını söylermiş!)
Değerli arkadaşlarım bunu sanal Mahmut bilmiyor peki mesajı yayınlayan TEMAD yetkilisi bilmiyor mu?
Sn.Selçuk İçer TEMAD İzmir Şube yönetimlerine hakaret eden mesajı yayınlanmayınca bunu bahane edip bu siteden ayrıldı,özel mesajlarıyla ve farklı yerlerde tavır değişikliği ile tasvip edilmeyen üslupla yazmaya başladı ama o mesaj ve OYAK yönetimine hakaretler eden mesaj TEMAD sitesinde yayınlandı,yani dolaylı suçludur!
OYAK, bizi karşısına almamak için TEMAD'ı dava etmediğini düşünüyorum.
Ayrıca Sn.Umur TALU'nun Gn.Bşk. görüşmeden yazı yayınlaması kadar abes mantıksız bir düşünce olabilir mi bunu yazmak bile başlı başına saygısızlık ve ahlaksızlıktır.
TEMAD Yönetimine buradan sesleniyorum; TEMAD sözcüsü gibi her konuda ahkam kesen bu sanalın mesajlarını yayınlayarak saygınlığınızı kaybetmeyin toplumu germeyin,bu mesajlarla bizlerin mücadele azmini zedeleyeceğinizi, eleştirilerin sona ereceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
Biz misyonumuz gereği mücadeleye destek vermeye,sorunlarımızın çözümlerini önermeye, gerektiğinde eleştirmeye, başarınız olursa takdir etmeye devam edeceğiz. Saygılarımla.
Beni lütfen hoşgörün "eşeğe gem vurursan kendini at sanırmış" biz bu Mahmut'u muhatap aldıkça kendini TEMAD Gn.Mrk. Sözcüsü sanarak yazıyor ve tüm tepkilere rağmen ne yazık ki TEMAD yönetimi bu mesajlardan medet umarak yayınlıyor !
Ben bu nedenle esas TEMAD yönetimine üzüntülerimi sunuyorum.
Ne diyor bay Mahmut :
"TEMAD'ın hakaret davasında taraf olması gibi bir lüksü yokmuş,bu durum malum sitelerde yazanlara örnek olmalıymış,birilerine saldırarak hakaret ederek bir yere varılamazmış, hakaretle haklı durumda nasıl haksız durumda düşüleceği bu davada görülecekmiş,Umur Talu'nun Gn.Başkanla görüşmeden işin aslını öğrenmeden köşesinde yazması üzüntü verici durummuş"...
ŞECAAT ARZ EDERKEN MERD-İ KIPTİ SİRKATİN SÖYLER (Yani Çingenenin merdi kendini överken hırsızlığını söylermiş!)
Değerli arkadaşlarım bunu sanal Mahmut bilmiyor peki mesajı yayınlayan TEMAD yetkilisi bilmiyor mu?
Sn.Selçuk İçer TEMAD İzmir Şube yönetimlerine hakaret eden mesajı yayınlanmayınca bunu bahane edip bu siteden ayrıldı,özel mesajlarıyla ve farklı yerlerde tavır değişikliği ile tasvip edilmeyen üslupla yazmaya başladı ama o mesaj ve OYAK yönetimine hakaretler eden mesaj TEMAD sitesinde yayınlandı,yani dolaylı suçludur!
OYAK, bizi karşısına almamak için TEMAD'ı dava etmediğini düşünüyorum.
Ayrıca Sn.Umur TALU'nun Gn.Bşk. görüşmeden yazı yayınlaması kadar abes mantıksız bir düşünce olabilir mi bunu yazmak bile başlı başına saygısızlık ve ahlaksızlıktır.
TEMAD Yönetimine buradan sesleniyorum; TEMAD sözcüsü gibi her konuda ahkam kesen bu sanalın mesajlarını yayınlayarak saygınlığınızı kaybetmeyin toplumu germeyin,bu mesajlarla bizlerin mücadele azmini zedeleyeceğinizi, eleştirilerin sona ereceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
Biz misyonumuz gereği mücadeleye destek vermeye,sorunlarımızın çözümlerini önermeye, gerektiğinde eleştirmeye, başarınız olursa takdir etmeye devam edeceğiz. Saygılarımla.
Levent
02 Haziran 2010 21:23
Sayın Arkadaşlar
Polemikler mücadeleye zarar verir boş laflara kimse değer vermiyor diyerek kişisel konu yazmayı sevmiyordum lakin mecbur kaldım bazılarının bu ego tatmin isteğini hiçbir zaman anlıyamadım bu mücadeleye destek verenlere hepimiz saygı duyuyoruz ancak laf ebeliğinden başka birşey yapmayan bu kişilerin başkalarını suçlaması karşısında sessiz kalmam imkansız olduğundan izninizle hoşgörünüze sığınıp bir hususu dikkatinize sunuyorum.
Selçuk İçer beyin sivri dilini hepimiz biliyoruz, OYAK kendisini eleştirdiğinden değil hakaretinden mahkemeye vermiş buna rağmen arkadaşlarımız meslektaş olarak insani amaçla yardımcı olacaklarını bildirdi ayrıca Umur beye karşı da güven kaybettik bu arkadaşımız bu tür yazıları ile kendini farklı bir noktaya taşımak istediği anlaşılıyor; çünkü bir önceki yazısı bir sonrası ile çelişki taşıyor, aşağıdaki yazıyı bir sitede yazmış bilginize sunuyorum.
-
"Sn TURAN çözüm bellidir davasına inanan e.Assubaylar bir araya gelmeli hukuki ve diğer mücadeleleri yapmalıdır. Eylemse eylem protestoysa protesto. LAF EBELİĞİ YAPAN SİTELERDE ATIP TUTANLARI AYIKLAYARAK BU İŞE BAŞLANMALIDIR. KURU GÜRÜLTÜ 1000 KİŞİ OLACAĞINA GÖZÜPEK 30 ADAM YETER..ONLAR DA İCRAATLARINDAN TANINIYORLAR ZATEN..GERİSİNİ TANIYORUZ 30 YÜREKLİ CESUR ADAM BU DAVAYA ÇOK BİLE..DAVAYI DA 7 ASTSUBAY AÇMADIK MI? DESTEK VEREN DE 20 E.ASSUBAY...GERİSİNE NE GEREK VAR?
-
Bizler laf ebeliği yapıyorsak kendisi ne yapmış Selçuk bey 27 kişiyi tespit etmiş 3 kişi daha bulsun bizlerin yapamadığını kendisi yapsın, ayıptır emeğe bu kadar saygısızlık yapılır mı ?..
Polemikler mücadeleye zarar verir boş laflara kimse değer vermiyor diyerek kişisel konu yazmayı sevmiyordum lakin mecbur kaldım bazılarının bu ego tatmin isteğini hiçbir zaman anlıyamadım bu mücadeleye destek verenlere hepimiz saygı duyuyoruz ancak laf ebeliğinden başka birşey yapmayan bu kişilerin başkalarını suçlaması karşısında sessiz kalmam imkansız olduğundan izninizle hoşgörünüze sığınıp bir hususu dikkatinize sunuyorum.
Selçuk İçer beyin sivri dilini hepimiz biliyoruz, OYAK kendisini eleştirdiğinden değil hakaretinden mahkemeye vermiş buna rağmen arkadaşlarımız meslektaş olarak insani amaçla yardımcı olacaklarını bildirdi ayrıca Umur beye karşı da güven kaybettik bu arkadaşımız bu tür yazıları ile kendini farklı bir noktaya taşımak istediği anlaşılıyor; çünkü bir önceki yazısı bir sonrası ile çelişki taşıyor, aşağıdaki yazıyı bir sitede yazmış bilginize sunuyorum.
-
"Sn TURAN çözüm bellidir davasına inanan e.Assubaylar bir araya gelmeli hukuki ve diğer mücadeleleri yapmalıdır. Eylemse eylem protestoysa protesto. LAF EBELİĞİ YAPAN SİTELERDE ATIP TUTANLARI AYIKLAYARAK BU İŞE BAŞLANMALIDIR. KURU GÜRÜLTÜ 1000 KİŞİ OLACAĞINA GÖZÜPEK 30 ADAM YETER..ONLAR DA İCRAATLARINDAN TANINIYORLAR ZATEN..GERİSİNİ TANIYORUZ 30 YÜREKLİ CESUR ADAM BU DAVAYA ÇOK BİLE..DAVAYI DA 7 ASTSUBAY AÇMADIK MI? DESTEK VEREN DE 20 E.ASSUBAY...GERİSİNE NE GEREK VAR?
-
Bizler laf ebeliği yapıyorsak kendisi ne yapmış Selçuk bey 27 kişiyi tespit etmiş 3 kişi daha bulsun bizlerin yapamadığını kendisi yapsın, ayıptır emeğe bu kadar saygısızlık yapılır mı ?..
MEHMET ALİ KILINÇ
02 Haziran 2010 21:14
TEMAD Genel Merkezinde İnternet Sitesi Mesaj Panosundan Sorumlu Genelbaşkan Yardımcılığı diye bir görev var mı?
Bu makamın görevi Genel Merkez yöneticilerin eksik veya yanlış anlaşılabilecek mesajlarını düzeltme görevi olabilir mi? Bu görevi Mahmut Erdem çakma isimli biri mi yerine getiriyor?
Selçuk İçer isimli meslektaşımız OYAK'ın tutumunu eleştiren ve OYAK tarafından bir davaya konu edilen mesajını kamuoyuna arkadaşlarıyla gittiği hamam aleminde yüksek sesle türkü söylerken günümüzün modası rap şeklinde türkülerin arasına sıkıştırarak mı kamuoyuna duyurmuştur, yoksa bu mesaj kendisine sahip çıkmayan TEMAD Genel Merkezi Mesaj Panosu aracılığıyla mı kamoyuna duyurulmuştur?
Bu makamın görevi Genel Merkez yöneticilerin eksik veya yanlış anlaşılabilecek mesajlarını düzeltme görevi olabilir mi? Bu görevi Mahmut Erdem çakma isimli biri mi yerine getiriyor?
Selçuk İçer isimli meslektaşımız OYAK'ın tutumunu eleştiren ve OYAK tarafından bir davaya konu edilen mesajını kamuoyuna arkadaşlarıyla gittiği hamam aleminde yüksek sesle türkü söylerken günümüzün modası rap şeklinde türkülerin arasına sıkıştırarak mı kamuoyuna duyurmuştur, yoksa bu mesaj kendisine sahip çıkmayan TEMAD Genel Merkezi Mesaj Panosu aracılığıyla mı kamoyuna duyurulmuştur?
Orhan ORHUN
02 Haziran 2010 20:54
DEV İLE KÜÇÜK ASKER!
Sayın Umur TALU'nun da belirttiği gibi OYAK gerçek bir dev.
AMA&.
OYAK'ı kimler DEV haline getirdi ?
OYAK'a fon sağlayan niceliksel çoğunluğu kimler oluşturuyor ?
OYAK, bugüne kadar kimlere istihdam sağladı ?
OYAK genel kurulunda Assubaylara neden yer verilmiyor ?
OYAK, %65 üye çoğunluğuna rağmen şu kadar sayıda Assubay emeklisini istihdam ettim diyebilir mi ?
OYAK, %65 üye çoğunluğuna rağmen şu kadar sayıda Assubay evladını istihdam ettim diyebilir mi ?
OYAK, dev bir kuruluş olmasına rağmen üyeleri tarafından seviliyor mu ?
OYAK, üyesi Selçuk İÇER'e dava açmakla haklı mı ?
OYAK, üyelerine iki yıldan beri eksi nema vermekle ne yapmak istiyor ?
OYAK ile ilgili soruların yüzlercesini sıralayabiliriz&.
Çünkü: OYAK yıllardır VİCDANLARI RAHATSIZ ETMEKTEDİR.
OYAK üyesi muvazzaf ve emekli hiçbir Assubayın OYAK'tan memnun olduğunu duymadım. OYAK ile ilgili bu rahatsızlıklar hat safhadadır, Oyak memnuniyetsizliği Assubaylarda huzursuzluk haline gelmiştir. Assubayların VİCDANI KANAMAKTADIR.
Askeri personelin OYAK keseneklerini bana verin, her personele bir ev, bir araba vereyim şeklinde ifade edilen Vehbi KOÇ'un sözünü her Assubay bilmektedir.
OYAK'a fon sağlayan biz ASSUBAYLAR :
OYAK'tan para çektik, kendi paramıza FAİZ ödedik&.
Konut aldık TAKSİT ödedik&.
Araç aldık yine TAKSİT ödedik&.
Bir farklılığımız olmadı &..
İfa üslubunda : "Ne söylendiğinden ziyade, nasıl söylendiğinin önemli olduğu" bir gerçektir.
Selçuk İÇER dili sivri, kalemi keskin bir arkadaşımız.
Selçuk İÇER üslubu tasvip edilmeyebilir.
Her şeye rağmen&.
Selçuk İÇER : Haksız OYAK uygulamaları karşısında mağdur olmuş, huzursuz ve gayri memnun %65 Assubay çoğunluğun sesi olmuştur.
Selçuk İÇER mağdur edilmiş, KANAYAN VİCDANLARIN ÇIĞLIĞI olmuştur.
Uslubunu tasvip etmesekte Selçuk İÇER&&
Sayın Umur TALU'nun "DEV İLE KÜÇÜK ASKER" makale başlığı ile gönlümüzde devleşmiştir.
Selçuk İÇER aslında bir deve karşı, sessiz çoğunluğun çığlığı olarak tarihe geçmiştir.
OYAK; üyesine dava açarak aslında kendini küçültmüştür.
OYAK; Selçuk İÇER'e dava açarak onun şahsında tüm Assubayları karşısına almıştır.
OYAK açtığı bu dava ile aslında Assubaylar üzerinde psikolojik harekat uygulamıştır.
Selçuk İÇER'e açılan bu davada yazıyı yayımlayan TEMAD yönetimi de çok suçludur.
Sivri dili, keskin kalemine rağmen Selçuk İÇER tüm Assubayları savunmuştur.
Selçuk İÇER bizim değerimiz&.
Selçuk İÇER bizim meslektaşımız&.
ONA SAHİP OLALIM.
Sayın Umur TALU'nun da belirttiği gibi OYAK gerçek bir dev.
AMA&.
OYAK'ı kimler DEV haline getirdi ?
OYAK'a fon sağlayan niceliksel çoğunluğu kimler oluşturuyor ?
OYAK, bugüne kadar kimlere istihdam sağladı ?
OYAK genel kurulunda Assubaylara neden yer verilmiyor ?
OYAK, %65 üye çoğunluğuna rağmen şu kadar sayıda Assubay emeklisini istihdam ettim diyebilir mi ?
OYAK, %65 üye çoğunluğuna rağmen şu kadar sayıda Assubay evladını istihdam ettim diyebilir mi ?
OYAK, dev bir kuruluş olmasına rağmen üyeleri tarafından seviliyor mu ?
OYAK, üyesi Selçuk İÇER'e dava açmakla haklı mı ?
OYAK, üyelerine iki yıldan beri eksi nema vermekle ne yapmak istiyor ?
OYAK ile ilgili soruların yüzlercesini sıralayabiliriz&.
Çünkü: OYAK yıllardır VİCDANLARI RAHATSIZ ETMEKTEDİR.
OYAK üyesi muvazzaf ve emekli hiçbir Assubayın OYAK'tan memnun olduğunu duymadım. OYAK ile ilgili bu rahatsızlıklar hat safhadadır, Oyak memnuniyetsizliği Assubaylarda huzursuzluk haline gelmiştir. Assubayların VİCDANI KANAMAKTADIR.
Askeri personelin OYAK keseneklerini bana verin, her personele bir ev, bir araba vereyim şeklinde ifade edilen Vehbi KOÇ'un sözünü her Assubay bilmektedir.
OYAK'a fon sağlayan biz ASSUBAYLAR :
OYAK'tan para çektik, kendi paramıza FAİZ ödedik&.
Konut aldık TAKSİT ödedik&.
Araç aldık yine TAKSİT ödedik&.
Bir farklılığımız olmadı &..
İfa üslubunda : "Ne söylendiğinden ziyade, nasıl söylendiğinin önemli olduğu" bir gerçektir.
Selçuk İÇER dili sivri, kalemi keskin bir arkadaşımız.
Selçuk İÇER üslubu tasvip edilmeyebilir.
Her şeye rağmen&.
Selçuk İÇER : Haksız OYAK uygulamaları karşısında mağdur olmuş, huzursuz ve gayri memnun %65 Assubay çoğunluğun sesi olmuştur.
Selçuk İÇER mağdur edilmiş, KANAYAN VİCDANLARIN ÇIĞLIĞI olmuştur.
Uslubunu tasvip etmesekte Selçuk İÇER&&
Sayın Umur TALU'nun "DEV İLE KÜÇÜK ASKER" makale başlığı ile gönlümüzde devleşmiştir.
Selçuk İÇER aslında bir deve karşı, sessiz çoğunluğun çığlığı olarak tarihe geçmiştir.
OYAK; üyesine dava açarak aslında kendini küçültmüştür.
OYAK; Selçuk İÇER'e dava açarak onun şahsında tüm Assubayları karşısına almıştır.
OYAK açtığı bu dava ile aslında Assubaylar üzerinde psikolojik harekat uygulamıştır.
Selçuk İÇER'e açılan bu davada yazıyı yayımlayan TEMAD yönetimi de çok suçludur.
Sivri dili, keskin kalemine rağmen Selçuk İÇER tüm Assubayları savunmuştur.
Selçuk İÇER bizim değerimiz&.
Selçuk İÇER bizim meslektaşımız&.
ONA SAHİP OLALIM.
TEMAD bu mesajı yayınlıyarak sorumluluk almıştır,Hakaretle hiçbir yere varılamıyacağı fikirlerimizi kabul ettiremiyeceğimiz konusunda tüm arkadaşlarımız hemfikirdir.
Yayınlanan mesajlardan arkadaşımızın üslubu tasvip edilmese de insani duygularla meslekdaşımız olarak destek olunacağı anlaşılmıştır.
Bu olayda tek endişemiz Sn.TALU'nun güveninin zedelenmesidir.
Konunun dava sonuna kadar dondurulmasını tensiplerinize sunarım. Saygılarımla
Oktay Kaya
02 Haziran 2010 19:34
Uzman Erbaşlar Ankara'da Kurtuluş Parkı'nda çadır kurdular, Meclis önünde açıklamalar yaptılar, Anıtkabir'e gidip şikayette bulundular ve haklarını almaları için yasa teklifi geliyor.Bizim TEMAD Genel merkezimiz uyumaya devam etsin! Eylemin iyisi kötüsü olmaz, Uzman Erbaşlar eylem sayesinde haklarını alıyorlar, bu kardeşlerimizi tebrik ediyorum onlar için çıkacak olan yasa kendilerine hayırlı uğurlu olsun. Konuyla ,ilgili haber linki aşağıdadır.
Saygılarımla.
http://www.internethaber.com/uzman-erbaslara -mujdeli-haber-257549h.htm
Saygılarımla.
http://www.internethaber.com/uzman-erbaslara -mujdeli-haber-257549h.htm
D.Çınar
02 Haziran 2010 14:38
Sevgili Enişteciğim, Teyzemin biricik eşi, iyilik, güzellik timsali, Çorlu Ceylan Kırtasiye'de 40 yıldır yalnız defter-kitap değil bulunmaz dostluğunu da paylaşan Emekli Kara Ulaştırma Kıdemli Başçavuş (1953)M.Nazmi ULUTAŞ 30 MAYIS 2010 tarihinde vefat etti. Tanıyanların, dostlarının ve silah arkadaşlarının başı sağ olsun.
Vefat eden meslektaşımız M.Nazmi ULUTAŞ'a Tanrı'dan rahmet,ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz.Mekanı cennet olsun.
Hüseyin ÇETİN
02 Haziran 2010 00:14
Şirinyer'de aynı ilçeden göçerek İZMİR'e yerleşen yakından insanlar dernek kurdular. Yeni kurulan bir dernek olduğu için ortada fazla para ve malzeme yok. Derneğin kurulması için önderlik edenlerden biri dernek için faaliyetlerin yürütülmesi için bir mekân kiralar ve içinin tüm masraflarını cebinden karşılar. Bu şahıs daha sonra başkan seçilir. Dernek üye kaydı yaptıkça ve bağışlarla borcunu söz konusu vatandaşa ödemekteydi.
Dernek başkanı yönetimindeki üyeleri beğenmiyor her şeyde BEN diyordu. Her şeyin iyisini o bilir, o yapardı ve dili o kadar keskindi ki kiminle konuşsa kendinden uzaklaştırıyordu. Dernek başkanı kendi işletmesinde oturuyor, dernek faaliyetlerini yönetimdeki üyeleri ve gönüllüleri yürütüyordu. Kibirli başkan işine gelmeyenleri SEVİYESİZLİKLE suçluyordu, ancak EMPATİ yapmıyordu. Hasbelkader parası var diye başkan seçilen bu şahıs her konuda kendini temayüz etmiş görüyordu ve ben buyum beni böyle kabul edeceksiniz diyordu.
Yönetimdeki olumsuz gelişmeler nedeniyle başkan dilekçe yazarak istifa ettiğini bildirmişti, yaşça bizlerden büyük olan dernek üyelerinden biri ben maddi olarak sizi destekleyeceğim demesine rağmen olaydan bir iki gün sonra yönetim toplanarak istifa eden başkana gitmişler, neler konuşulduysa başkan istifa dilekçesini geri almış, tekrar başkanlığa devam! Birine altın gibi değer verirseniz o kişi kendini gerçekten altın gibi görmeye başlar, dilekçenin geri aldırılmasını da bundan sonra bana göre koz olarak kullanacaktır, çevresini daha çok kıracaktır, hatta üye kaybına bile neden olacaktır diye düşünüyorum.
Bir kişi ile dernek kurulmaz, faaliyetler yürümez BEN DENİLMEMELİ, BİZ DEMEYİ ÖĞRENMELİYİZ.
Sevgili ağabeylerim, meslektaşlarım inşallah TEMAD şubelerinde benzeri olaylar yaşamayız.
Dernek başkanı yönetimindeki üyeleri beğenmiyor her şeyde BEN diyordu. Her şeyin iyisini o bilir, o yapardı ve dili o kadar keskindi ki kiminle konuşsa kendinden uzaklaştırıyordu. Dernek başkanı kendi işletmesinde oturuyor, dernek faaliyetlerini yönetimdeki üyeleri ve gönüllüleri yürütüyordu. Kibirli başkan işine gelmeyenleri SEVİYESİZLİKLE suçluyordu, ancak EMPATİ yapmıyordu. Hasbelkader parası var diye başkan seçilen bu şahıs her konuda kendini temayüz etmiş görüyordu ve ben buyum beni böyle kabul edeceksiniz diyordu.
Yönetimdeki olumsuz gelişmeler nedeniyle başkan dilekçe yazarak istifa ettiğini bildirmişti, yaşça bizlerden büyük olan dernek üyelerinden biri ben maddi olarak sizi destekleyeceğim demesine rağmen olaydan bir iki gün sonra yönetim toplanarak istifa eden başkana gitmişler, neler konuşulduysa başkan istifa dilekçesini geri almış, tekrar başkanlığa devam! Birine altın gibi değer verirseniz o kişi kendini gerçekten altın gibi görmeye başlar, dilekçenin geri aldırılmasını da bundan sonra bana göre koz olarak kullanacaktır, çevresini daha çok kıracaktır, hatta üye kaybına bile neden olacaktır diye düşünüyorum.
Bir kişi ile dernek kurulmaz, faaliyetler yürümez BEN DENİLMEMELİ, BİZ DEMEYİ ÖĞRENMELİYİZ.
Sevgili ağabeylerim, meslektaşlarım inşallah TEMAD şubelerinde benzeri olaylar yaşamayız.
Ramazan TEKELİ
02 Haziran 2010 00:07
Değerli Arkadaşlarım,
Bildiğiniz gibi, Sn. Selçuk İçer'in OYAK ile ilgili yazısı yargıya intikal etmiştir. Yargıya intikal eden bir konu hakkında, bundan sonra arkadaşlarımızın görüş bildirmesinin hukuka olan saygımız gereği uygun olmadığını düşünüyorum. Arkadaşımız, TEMAD'IN yardımcı olmadığını ve TEMAD Hukuk Komisyonunun da davayı üstlenmediğini belirten yazılı açıklaması, Sn. Hüseyin Savcı köşesinde aynen yayınlamıştır. Konu anlaşıldığından bundan sonra gündemde fazla tutmanın bir yararı olmadığını düşünüyorum.
Sn. Selçuk İçer'in OYAK'la ilgili davayı üstlenecek çok değerli iki avukat tespit edilmiş ve gerekli vekâletler verilmiştir. Selçuk İçer arkadaşımızın geçmişte istenmeden de olsa, bazı arkadaşlarımızla olumsuzluklar yaşanmış olsa bile, onur mücadelesine sahip çıkan hiçbir arkadaşımızın manevi destek vermeyeceği düşünülemez.
10 HAZİRAN 2010 saat 10.00 da ANKARA 6.Sulh Hukuk mahkemesinde arkadaşımızla birlikte olacağız. ANKARA'DA ikamet eden ve zamanı müsait olan arkadaşlarımızı manevi destek vermek için duruşmaya bekliyoruz.
Sevgi ve saygılarımla.
Bildiğiniz gibi, Sn. Selçuk İçer'in OYAK ile ilgili yazısı yargıya intikal etmiştir. Yargıya intikal eden bir konu hakkında, bundan sonra arkadaşlarımızın görüş bildirmesinin hukuka olan saygımız gereği uygun olmadığını düşünüyorum. Arkadaşımız, TEMAD'IN yardımcı olmadığını ve TEMAD Hukuk Komisyonunun da davayı üstlenmediğini belirten yazılı açıklaması, Sn. Hüseyin Savcı köşesinde aynen yayınlamıştır. Konu anlaşıldığından bundan sonra gündemde fazla tutmanın bir yararı olmadığını düşünüyorum.
Sn. Selçuk İçer'in OYAK'la ilgili davayı üstlenecek çok değerli iki avukat tespit edilmiş ve gerekli vekâletler verilmiştir. Selçuk İçer arkadaşımızın geçmişte istenmeden de olsa, bazı arkadaşlarımızla olumsuzluklar yaşanmış olsa bile, onur mücadelesine sahip çıkan hiçbir arkadaşımızın manevi destek vermeyeceği düşünülemez.
10 HAZİRAN 2010 saat 10.00 da ANKARA 6.Sulh Hukuk mahkemesinde arkadaşımızla birlikte olacağız. ANKARA'DA ikamet eden ve zamanı müsait olan arkadaşlarımızı manevi destek vermek için duruşmaya bekliyoruz.
Sevgi ve saygılarımla.
kötüadam
01 Haziran 2010 19:02
Emekli Deniz Assubayı meslektaşım M. Haluk Tıravoğlu'nun Gazze'ye giden insani amaçlı yardım konvoyunda ve öncü rolde yer alması bana tam anlamıyla gurur vermiştir.
Emekli olurken biraz dargın ayrılmıştık ama bu herşeye bedel.
İlgili Link
www.sabah.com.tr/Dunya/2010/06/01/26_saat_ye mek_vermediler
Emekli olurken biraz dargın ayrılmıştık ama bu herşeye bedel.
İlgili Link
www.sabah.com.tr/Dunya/2010/06/01/26_saat_ye mek_vermediler
Besim Özel
01 Haziran 2010 11:34
Sayın Selçuk İçer kardeşimizin,10 Haziran 2010 tarihinde Ankara Adliyesi'nde ilk duruşması yapılacaktır.
Bu kardeşimize maddi manevi her türlü destek sağlanmalıdır.Selamlar,sevgiler.
Bu kardeşimize maddi manevi her türlü destek sağlanmalıdır.Selamlar,sevgiler.
Tayyar YILDIRIM
31 Mayıs 2010 21:03
İÇİMİZDEKİ YANGIN DA GAZZE'DEKİ YANGIN DA, ÇEÇENİSTAN, AFGANİSTAN VE KARABAĞ'DAKİ YANGIN DA MÜSLÜMAN TÜRK MİLLETİ'Nİ İNCİTEN VE BİR AN ÖNCE SÖNDÜRÜLMESİ GEREKEN YANGINLARDIR. BU YANGINLARIN ASIL NEDENİ MÜSLÜMAN TÜRK'E OLAN KİNDİR. PKK'YI İSRAİL'SİZ, ERMENİSTAN'SIZ DÜŞÜNMEK SAFDİLLİKTİR.
***
GELİN HEP BİRLİKTE UTANALIM EY İNSANLIK!
http://www.haber7.com/haber/20090106/Gelin-h ep-birlikte-utanalim-ey-insanlik.php
Tayyar YILDIRIM
tyildirim62@hotmail.com
***
GELİN HEP BİRLİKTE UTANALIM EY İNSANLIK!
http://www.haber7.com/haber/20090106/Gelin-h ep-birlikte-utanalim-ey-insanlik.php
Tayyar YILDIRIM
tyildirim62@hotmail.com
AYHAN ÖZENÇ
31 Mayıs 2010 20:46
Saygıdeğer Meslektaşlarım;
Sayın İsmail TURAN Abimizin yazdıklarına aynen katılıyor ve destekliyorum. OYAK tarafından, Sayın Selçuk İÇER'in Şahsına açılan dava sadece onu değil, TÜM ASSUBAY'ları ilgilendirmektedir. Çünkü Sayın Selçuk İÇER, OYAK Üyesi olmadığı halde ASSUBAY ZÜMRESİNE yapılan HAKSIZLIKLARA karşı tepkisini göstermiştir.
Mahkeme günü ANKARA'daki Meslektaşlarımın kendisini Mutlaka DESTEKLEMELERİNİ istiyorum.Saygılarımla...
Sayın İsmail TURAN Abimizin yazdıklarına aynen katılıyor ve destekliyorum. OYAK tarafından, Sayın Selçuk İÇER'in Şahsına açılan dava sadece onu değil, TÜM ASSUBAY'ları ilgilendirmektedir. Çünkü Sayın Selçuk İÇER, OYAK Üyesi olmadığı halde ASSUBAY ZÜMRESİNE yapılan HAKSIZLIKLARA karşı tepkisini göstermiştir.
Mahkeme günü ANKARA'daki Meslektaşlarımın kendisini Mutlaka DESTEKLEMELERİNİ istiyorum.Saygılarımla...
İbrahim Özberber
31 Mayıs 2010 18:16
Bu güzelim ülkeyi kahpece arkadan hançerleyenler, ülkenin gazetesiyle Hasbelkader kaptığı köşede ülkenin insanının beynini yıkayan kanı bozuklar,aydın geçinip vatanının milletinin ruhunu karartan ne üdüğü belirsiz zihniyetler,vatana verilen her kuruş verginin kutsal olmadığına kendi kutsal değerlerine göre değerlendirip ülkesinin yoluna okuluna bir tuğla koymayan hatta günah deyen beyni ruhu karanlık bi çareler,ulusal, mahalli TV'lere çıkıp vatandaşının sabır gücünü ölçen onurunu gururunu parayla satmış nüfusunda T.C.vatandaşı taşıyan vatansız,şerefsiz şerefsizler vatanı doğusuyla batısıyla Türk'üyle, kürt'üyle, giysizi ile,sizin cenap bizim cenap deyen parçalayan ruhsuzlar gözünüz aydın. BU ÇOCUKLARIN KATİLİ PKK DEĞİL SİZLERSİNİZ! ÇÜNKÜ PKK'YI YARATAN SİZLERSİNİZ.BELA OKUNMAZ DİNİMİZDE BELKİ AMA SİZLER HER ORTAMDA VATANI SATAN SÖZDE AYDIN OLDUĞUNUZ İÇİN O EVLATLARIN ANALARININ BEDDUASI İNŞALLAH SİZLERİ TUTAR DİYORUM. TÜM VATANSEVER ÜLKEMİN GÜZEL SAF İNSANLARININ BAŞI SAĞ OLSUN.O CİVAN GİBİ EVLATLAR BİZİM EVLATLARIMIZ, HER GECENİN BİR GÜNDÜZÜ MUTLAK OLACAKTIR.
TEKİN
31 Mayıs 2010 16:47
Değerli arkadaşlarım merhabalar;Dr. Hakan FİDAN arkadaşımıza yeni görevinde başarılar dilerim.Camia olarak hep beraber sevindik.Birde öz eleştiri yapalım diyorum bu arkadaşımız daha öncede Başbakanlık müsteşar yardımcılığı görevideydi ve basından anladığımız kadarıylada başbakan yakın bir isim acaba haklarımızı almamız için bugüne kadar bir girişimi oldumu veya bundan sonra olacakmı?Bu mevkideki kişilerin ne kadar büyük roller oynadığını biliyoruz.Meselenin başka bir yüzüde arkadaşımızın aklına assubay camiası nekadar geliyor sorunlarımız onu nekadar ilgilendiriyor.Tabiiki yinede bir heyet oluşturup kendisini tebrik edip istişare de fayda var.Bunuda temaddan beklemek çok fazla iyimserlik olur.Saygılarımla
Tekin GÜLMEZ
E.Ulş.Asb
ESKİŞEHİR
Tekin GÜLMEZ
E.Ulş.Asb
ESKİŞEHİR
İbrahim Çakır
31 Mayıs 2010 16:10
Açılım-saçılım safsatalarıyla üç-beş oy uğruna vatan hainleri ile beraber el ele vererek, analar ağlamasın kandırmacasıyla sadece şehit analarının ağlamasına göz yuman, kendi çocuklarının anaları zevk sefa içinde yaşayan,şehit cenazelerinde tepki gösterenlere her türlü zorbalığı ve sert müdahaleyi uygulayan, terör yandaşlarına, vatan hainlerine gelince elleri kolları kıpırdamayan ve müsamaha gösteren acziyet içinde ülkeyi yönetenlerin vicdanları verilen şehitler karşısında ve onların yürekleri dağlanan anaları karşısında rahat mı acaba?Onlar tüm bu olanların hesabını bir gün vermeyeceklerini mi sanıyorlar? Elbet bu millet bunların hesabını mutlaka soracak. Bu asil milletin evine, ocağına ateş düşürenlerin ve sebep olanların evlerine de ateş düşsün dilerim, onların da ciğerpareleri kor olup yansın, kül olsun.
Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır, yaralı kardeşlerimize şifalar dilerim.
Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır, yaralı kardeşlerimize şifalar dilerim.
SİTE YÖNETİMİ
31 Mayıs 2010 14:25
Bu ülkenin nimetlerinden hiçbir ayırıma tabi tutulmadan sınırsız yararlanmalarına rağmen emperyalistlere ruhlarını satan şerefsiz bebek katilleri yine kahpe tuzaklarla 6 evladımızı şehit edip 12'sini yaralamışlardır.
Dünyanın hiçbir ülkesinde terör destekçilerine bu kadar müsamaha gösterilemez.
Mecliste,basında,sokakta alenen teröristleri destekleyenlere dış baskılarla ya da üç oy uğruna tolerans tanıyanları affetmeyeceğiz.
Hiç kimse bu ülkede iş,eş,aş,okul,ikamet gibi temel haklarını kullanırken ayrımcılık gördüğünü iddia edemez, buna rağmen ihanet devam ediyor!
En sert tedbirlerin alınmasını bir kez daha talep ederken, hayatını kaybeden evlatlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, sevenlerine ve Türk milletine sabırlar diliyoruz.Saygılarımızla.
Dünyanın hiçbir ülkesinde terör destekçilerine bu kadar müsamaha gösterilemez.
Mecliste,basında,sokakta alenen teröristleri destekleyenlere dış baskılarla ya da üç oy uğruna tolerans tanıyanları affetmeyeceğiz.
Hiç kimse bu ülkede iş,eş,aş,okul,ikamet gibi temel haklarını kullanırken ayrımcılık gördüğünü iddia edemez, buna rağmen ihanet devam ediyor!
En sert tedbirlerin alınmasını bir kez daha talep ederken, hayatını kaybeden evlatlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, sevenlerine ve Türk milletine sabırlar diliyoruz.Saygılarımızla.
İSMAİL TURAN
31 Mayıs 2010 14:24
SELÇUK İÇER KARDEŞİMİZİN OYAK DAVASI
Gözünü budaktan sakınmayan sayın Selçuk İÇER, haklarımızın alınması için en içten ve en fedakar şekilde çalışan kardeşlerimizdendir. Toplum için hak mücadelesine girişenlerin birçoğu gibi Sayın Selçuk İÇER de 10 Haziran 2010 tarihinde Ankara adliyesinde tazminat talebiyle yargılanacaktır. Bu dava Sayın Selçuk İÇER in şahsi davası olmayıp tüm meslektaşlarımızın davasıdır.
10 Haziran günü özellikle Ankarada ikamet eden arkadaşlarımızın manevi destek vermek için yanında bulunmalarını arzu ediyorum. Ben Ankaraya gitmeden pozitif enerjimle manevi olarak yanında olacağım. Davayı kaybetme ihtimaline karşı muhtemel tazminata katkı olması için yol masraflarımı şimdiden ayırıyorum.
Tüm arkadaşlarımın maddi ve manevi destek vermelerini bekliyorum.
Gözünü budaktan sakınmayan sayın Selçuk İÇER, haklarımızın alınması için en içten ve en fedakar şekilde çalışan kardeşlerimizdendir. Toplum için hak mücadelesine girişenlerin birçoğu gibi Sayın Selçuk İÇER de 10 Haziran 2010 tarihinde Ankara adliyesinde tazminat talebiyle yargılanacaktır. Bu dava Sayın Selçuk İÇER in şahsi davası olmayıp tüm meslektaşlarımızın davasıdır.
10 Haziran günü özellikle Ankarada ikamet eden arkadaşlarımızın manevi destek vermek için yanında bulunmalarını arzu ediyorum. Ben Ankaraya gitmeden pozitif enerjimle manevi olarak yanında olacağım. Davayı kaybetme ihtimaline karşı muhtemel tazminata katkı olması için yol masraflarımı şimdiden ayırıyorum.
Tüm arkadaşlarımın maddi ve manevi destek vermelerini bekliyorum.
Hüseyin ÇETİN
31 Mayıs 2010 11:24
Şehitlerimizin ruhları şad olsun. PKK temsilciliğini kabul eden vatan hainlerini oy uğruna meclise sokanlar utansınlar, koynumuzda yılan besliyoruz ve bu yılan her geçen gün bizden nemalanarak büyümektedir.
MEHMET ALİ KILINÇ
31 Mayıs 2010 10:59
"Ülkeye yüksek standartlı demokrasi getiriyoruz" yalan senaryoları ile hainlerle mücadele eden askerlerimizi tutuklayan,bir yandan mücadele devam ederken aynı sahada, dağ yamaçlarında askerleri suçlamak için dozerlerle hain kemiği arayarak moralleri bozup mücadele gücünü kırmaya çalışanları kınıyor, İskenderun'da can veren yiğitlerimizin yakınlarına baş sağlığı diliyorum. İlk önce söndürülmesi gereken yangının Gazze'de değil ülkemizde olduğunu hatırlatmak istiyorum..
veysel çetiner
31 Mayıs 2010 05:43
EY ŞEHİTLERİM, UYKUNUZA DALMIŞ SEVGİLİNİ, ANNENİ, BABANI DÜŞÜNÜRKEN KUDURMUŞ KÖPEKER KAHPECE UYKUNUZDA İKEN SİZİ ŞEHİT ETTİLER, KARŞINIZA ÇIKACAK CESARETLERİ YOKTU.
ÇEŞİTLİ ULUSAL KANALLARDA SÖZDE AYDIN DİYE GEÇİNEN PKK'YI MEŞRU GÖSTERMEYE ÇALIŞIP CESARETLENDİREN, TSK'YI ZAN ALTINDA BIRAKAN VATAN HAİNLERİ KAHRAMAN MEHMETCİKLERİMİZE KOĞUŞLARINDA UYURKEN YAPILAN BU ŞEREFSİZCA SALDIRIDAN SONRA NE DÜŞÜNDÜKLERİNİ MERAK EDİYORUM.
Deniz komutanlığına hain saldiri: 6 asker Şehit, 3 Ağır 9 asker yaralı
http://www.gun24saat.com/index.asp?gorev=hab erdetay&id=2301
ÇEŞİTLİ ULUSAL KANALLARDA SÖZDE AYDIN DİYE GEÇİNEN PKK'YI MEŞRU GÖSTERMEYE ÇALIŞIP CESARETLENDİREN, TSK'YI ZAN ALTINDA BIRAKAN VATAN HAİNLERİ KAHRAMAN MEHMETCİKLERİMİZE KOĞUŞLARINDA UYURKEN YAPILAN BU ŞEREFSİZCA SALDIRIDAN SONRA NE DÜŞÜNDÜKLERİNİ MERAK EDİYORUM.
Deniz komutanlığına hain saldiri: 6 asker Şehit, 3 Ağır 9 asker yaralı
http://www.gun24saat.com/index.asp?gorev=hab erdetay&id=2301
6302
Mesaj Defteri yazıları
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 »


Haksızlıklar karşısında sorunlarımızı kendilerine dert edinin üyelerinin desteğini kullanabilen yönetilcilerin iş başına gelmesi çözüm yolumuzu kısaltacaktır.
TEMAD'I DAHA AKTİF OLMASI VE GEREKTİĞİNDE EYLEMLERİ HAYATA GEÇİRMESİ İÇİN BİR KEZ DAHA GÖREVE DAVET EDİYORUZ