MESAJ PANOSU
Mesaj Defterine Yazın 
Yönetici yorumu:
Şehidimize Allahtan rahmet sevenlerine sabır diliyoruz. Bu ülkenin nimetlerinden sınırsız yararlanmasına rağmen emperyalistlerin uşağı olan terörist ve destekçilerine hak ettikleri gibi davranılması gerekiyor; Dünyanın hiçbir ülkesinde terör destekçilerine bu kadar müsamaha gösterilmemektedir.
Yönetici yorumu:
Sesimizin duyurulması için bu bölümü kullanan birçok arkadaşımız var konuyu tekrar hatırlattığınız için teşekkürler
Yönetici yorumu:
İntihar eden meslektaşımıza Tanrı'dan rahmet;ailesine,sınıfımıza ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz. Mekanı cennet olsun.
Ölümden başka her şeyin çaresinin olduğu yaşamda intiharın sorunların çözüm yolu olmadığı bilincine ulaşmamız dileklerimizle...
Yönetici yorumu:
Meslektaşımıza başsağlığı ve sabır, saldırı sonucu hayatını kaybeden kızına da Tanrı'dan rahmet dileriz.Mekanı cennet olsun.
Yönetici yorumu:
Üyelerimizin ve Ulus'umuzun Regaip kandilini kutlar,ülkemiz başta olmak üzere tüm insanlığa hayırlar getirmesini dileriz.
Yönetici yorumu:
Sayın Aykar,
Sitemize bu gün yeni üye olarak yıllardır üyelerimizle yaptığımız onur mücadelesini, geldiğimiz noktayı görmezden gelmenizi yadırgadığımızı belirtmeliyim. Bu site ve üyelerinin karşı karşıya bırakıldığımız adaletsizlikleri sorgulamaları neticesinde bir çok taş yerinden oynamıştır. İsteklerimiz asla imtiyaz değildir.Bu haklı taleplerimizi kazanıncaya kadar da onur mücadelemiz sürecektir.
Sitemizin uğradığımız adaletsizliklerin giderilmesi doğrultusunda görev yapacak TEMAD'a destek için kurulduğunu sürekli yineliyoruz. Yazar ve üyelerimizle birlikte sorunlarımızın çözümü için fikirlerimizi, yapıcı eleştiri ve çözüm önerilerimizi de yine sürekli belirtiyoruz, ancak haklı taleplerimizin kazanımı için gerek hukuksal olarak ,gerekse yetkililerle görüşmelerdeki tek yetkili icra makamı ise TEMAD'dır. Saygılarımızla.
6302
Mesaj Defteri yazıları
Cengizç
19 Haziran 2010 20:53
Uzman arkadaşları tebrik ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun. büyük bir sorunları çözüldü. artık emekli olan sivil memur kadrolarında çalışabilecekler. somut bir gelişme. Temad gibi bir dernekleri de yok. Umarım bazıları mesajı alır.
ibrahim
19 Haziran 2010 19:33
Hain saldırı sonucu şehit olan Mehmetçiklerimize tanrıdan rahmet,kederli ailelerine başsağlığı dilerim.Değerli arkadaşlarım ,eskiden olduğu gibi yine yetkililerimiz TV.ekranlarına çıkıp terör örgütünün taşeronluğundan dem vurmakta,terörün kökünün kazınacağından bahsetmekteler.insana sorarlar kimin taşeronları bunlar ,bu teröristler elini kolunu sallayarak nasıl birliğe ulaşıp 11 mehmedimizi şehit ediyorlar,zafiyet nerede,birileri hesap vermeli.saygılarımla
İbrahim Çakır
19 Haziran 2010 17:32
Yine yürekler yandı, ocaklar söndü, yarın arkalarından ''kanı yerde kalmayacak'' teraneleriyle tabi utanmaz da katılırlarsa cenaze törenlerinde siyah lacilerini ve güneş gözlüklerini takarak timsah gözyaşı dökecekler. ''Analar ağlamasın'' aldatmacalarıyla teröre ve teröriste kucak açan, siyaseten hiçbir önlem almayan, çözüm üretmeyen her şeyi silahlı kuvvetlerin üzerine yıkan siyasi iradenin başındakiler bir de utanmadan TSK dan baskınların, terör eylemlerinin hesabını sormaya kalkıyorlar. O anaların yüreklerini yakanların, ocakları söndürenlerin ve sebebiyet verenlerin de yürekleri can evinden yansın.Tüm bunların hesabını bu dünyada olmasa bile mahşerde elbette Allah'a vereceklerdir.Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabırlar diliyorum.
ömer faruk demirkol
19 Haziran 2010 16:58
saygılar selamlar bu gün ve daha sonraki günlerde lys sınavına girecek evlatlarımıza başarılar diler ALLAH zihin açıklığı versin . tüm meslektaşlarıma en derin saygılarımla .
Turhan KALIN
19 Haziran 2010 14:22
TSK'da önemli değişiklikler
Buna göre Askeri Mahkemelerden subay üyeler çıkartılıyor. Uzman erbaşlara emeklilik sonrası memur olarak çalışma imkanı sağlanıyor. Askeri okullardan ilişi kesilen öğrencilerden personel ve amortisman giderleri alınması işlemine son veriliyor.
http://www.internethaber.com/tskda-onemli-degisiklik ler-262658h.htm
Buna göre Askeri Mahkemelerden subay üyeler çıkartılıyor. Uzman erbaşlara emeklilik sonrası memur olarak çalışma imkanı sağlanıyor. Askeri okullardan ilişi kesilen öğrencilerden personel ve amortisman giderleri alınması işlemine son veriliyor.
http://www.internethaber.com/tskda-onemli-degisiklik ler-262658h.htm
f.sduranoglu
19 Haziran 2010 14:02
ŞEMDİNLİDE ŞEHİT OLAN ASKERLERİMİZE ALLAHTAN RAHMET AİLELERİNE SABIR DİLİYORUM..MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞ OLSUN..
Şehidimize Allahtan rahmet sevenlerine sabır diliyoruz. Bu ülkenin nimetlerinden sınırsız yararlanmasına rağmen emperyalistlerin uşağı olan terörist ve destekçilerine hak ettikleri gibi davranılması gerekiyor; Dünyanın hiçbir ülkesinde terör destekçilerine bu kadar müsamaha gösterilmemektedir.
Cengizç
19 Haziran 2010 13:34
AKP'nin resmi sitesinde AKİM diye bir bölüm var. Orada her konu ile ilgili destek, eleştiri, talep ve şikayetlerinizi iletebiliyorsunuz. Bir de bu yol denenebilir. Bence üyeler bu konuda yönlendirilebilir diye düşünüyorum.
Sesimizin duyurulması için bu bölümü kullanan birçok arkadaşımız var konuyu tekrar hatırlattığınız için teşekkürler
Cengizç
19 Haziran 2010 13:19
TEMAD'ı kim yönetiyor. Paşalara gidip dosya bırakıp fotoğraf çektirdiklerin de kendilerini başarılı görüyorlar. Sonuç sıfır. Zaten yanyana fotoğraf çektirdiğini generaller sana haklarını vermek istemiyor. Ne geziyorsun oralarda, bir şeyler yap ta onlar seni davet edip konuşma gereğini duysunlar. Temad"ın emekli astsubayları bir arada disiplin altında tutmak sosyal patlamayı engellemek için kurulduğunu sanıyorum
Temad'ın Habertürk'te çıkan yazıdan bihaber olduğunu düşünüyorum. Ya da görüp görmemezlikten geliyorlar. Temad neyi takip eder anlamadım. Hazır bir köşede yazı çıkmış, gündemi ısındırsanıza, bu Temad kimlerin sosyal kuruluşu acaba..
Temad'ın Habertürk'te çıkan yazıdan bihaber olduğunu düşünüyorum. Ya da görüp görmemezlikten geliyorlar. Temad neyi takip eder anlamadım. Hazır bir köşede yazı çıkmış, gündemi ısındırsanıza, bu Temad kimlerin sosyal kuruluşu acaba..
SİTE YÖNETİMİ
19 Haziran 2010 13:11
MEŞAKKATLİ GÖREV YILLARIMIZDA EVLATLARIMIZI DOYASIYA SEVEMEDEN BİRÇOK KEZ SADECE UYURKEN SAÇLARINI OKŞAYAN AMA HAYATINI ONLARA FEDA EDİP ÇOK MÜKEMMEL EVLATLAR YETİŞTİREN BAŞTA CEFAKAR ASSUBAY BABALAR OLMAK ÜZERE TÜM BABALARIN BU MUTLU GÜNÜNÜ KUTLAR SAĞLIK-BAŞARI VE MUTLULUK DOLU NİCE YILLAR DİLERİZ
Tayyar YILDIRIM
19 Haziran 2010 12:39
Babam nerdesin?
Güzel bir bahar sabahıydı. Yüksek dağlardan gelen tertemiz rüzgârların, annelerinin sabah erkenden açtığı pencereden içeri girerek ciğerlerini harekete geçirmesi onların da güne çok güzel bir başlangıç yapacaklarının işaretini veriyor gibiydi sanki. Masum ve tertemiz yüzlerden alınan mesaj bundan başka ...ne olabilirdi ki?
Babalarının askerlik mesleği dolayısıyla baba memleketinden ve onun doğduğu topraklardan binlerce kilometre uzakta doğmuşlardı. Serkan. İlkokula Manisa Gördeste başlamış, üçüncü sınıfa gelmeden babasının tayini dolayısıyla çok sevdiği arkadaşları ve öğretmenini de geride bırakarak Siirtin Pervari İlçesine tayin olmuşlardı. Orada da; konuşmalarında farklılık da olsa, henüz hayatın kirliliklerinin bulaşmadığı yüreklere sahip olan tertemiz kalpli yeni arkadaşlar edinmişti.
Onlarla oynuyor, onlarla gülüyor, yere düşüp dizleri acıyınca onlarla birlikte ağlıyordu. Onlar da kendisi gibi ana sevgisine, baba şefkatine muhtaçtılar. Ana ve babası tarafından alaka gösterilmediğinde şu acımasız hayata tutunmaları, kendi geleceklerine yön vermeleri zor hatta imkânsız bir şeydi. Televizyonlarda her gün seyrettikleri ve bir türlü anlam veremedikleri terör olaylarının neden meydana geldiğinin, insanların niçin öldürüldüklerinin bir türlü manasını veremiyorlardı. Öldürülen o insanların, kendileri gibi çocukları, kardeşleri, anneleri, babaları, ablaları, dedeleri, arkadaşları yok muydu acaba? Acaba acımasızca adam öldüren bu insanlar da, zamanında öğretmenlerine sevgi ile bakan onlara olan hayranlıklarını resimlerle, şiirlerle dile getiren birer çocuk değil miydiler?
Serkanın babası her sabah görevine gitmek üzere erkenden kalkar henüz o ve bir buçuk yaşındaki kardeşi Şeyda uyurken tıraşını olur, üniformasını giyer, evden çıkmadan önce geri döner onların yanaklarına birer öpücük kondurur sonra da hanımına döner; hanım hakkını helal et, gidip de dönmemek, dönüp de görmemek var. Bunlar yine azıttılar. Her gün taciz ateşlerine, yol kesmelere muhatap oluyoruz. Bana bir şey olursa Serkanım ve Şeydam sana emanet diyerek çıkardı evden. Hanımı da gerçekleri bildiği halde, bir gün kendilerine de sıranın gelebileceği endişesini sürekli olarak yaşamakla birlikte, hadi canım sende, ağzından yel alsın. Vatanımızın ve çocuklarımızın bize sağken ihtiyaçları var. Bunları büyütüp uçurmadan hiç bir yere gidemezsin, gidemeyiz diye kocasının sözlerine sitemle karşılık verirdi.
Bazen Serkan uyumadığı halde uyur numarası yapar babasının giderken verdiği öpücüğünü beklerdi gizliden gizliye. Arada bir babasının kendisini öpmeden kapıya doğru yöneldiği olurdu. Bu defa yorganı kafasından sıyırır; baba hani vazifeni yapmadın. Beni öpmeden nereye böyle? diye çıkışırdı.
Bir gece saat 00.03 te telefonu çaldı. Görevli olduğu karakol baskına uğramıştı. Telefona cevap verirken gayet yavaş konuşuyor, Çocuklarının; baskın, çatışma, ölüm, terörist, gibi tabirlerden uzak kalmasını sağlamaya çalışıyordu. Eşi de telefona doğru eğilip, karşıdan gelen sesin neler söylediğini merakla dinlemeye uğraşıyordu.
Telefonu kapattı. Süratli bir şekilde üniformasını ve postallarını giyip bağacıklarını dahi bağlamadan, çocuklarının ve eşinin yüzüne bir öpücük bile konduramadan aceleyle çıktı dışarıya. Kendisini bekleyen araca atladığı gibi görev yerine ulaşmak üzere yola koyuldu. Araçta bulunan diğer personel de dâhil olmak üzere kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Gecenin bu vaktinde nereye gittiklerini, nelerle karşılaşabileceklerini düşünerek güvenlik merkezinin önüne vardılar. Karakolun yakın bir yerde olması silah seslerinin, bulundukları yere kadar ulaşmasını sağlıyordu. Gecenin sessizliğini yaran, kulakları sağır edercesine gelen bu sesler karakolda nelerin yaşanıyor olduğunun ipuçlarını veriyordu.
Gecenin karanlığı yavaş yavaş yerini aydınlığa bırakırken, yoğun bir şekilde devam eden silah sesleri de son buluyor, yerini tamamen sessizliğe terk ediyordu.
Ahmet Başçavuş ve yanındakiler de güvenlik merkezinin önünden olay mahalline gitmişler ve baskını gerçekleştiren teröristlerin peşine düşmüşlerdi.
Sabahın serin rüzgârlarının, annesinin açtığı pencereden girerek Serkanın ve Şeydanın yüzünü yalayıp geçtiği bir sırada, kaçan teröristlerin arkasında iz süren Ahmet Başçavuş, teröristler tarafından bir çalılığın dibine yerleştirilmiş olan mayının patlamasıyla; her sabah yüzlerine bir öpücük kondurarak ayrıldığı evlatlarından ve eşinden bu defa ebediyen ayrıldığını nereden bilebilirdi?
Bu anlamsız terör Serkanın ve Şeydanın yüzüne kondurulan birer öpücüğü bile onlara çok görüyordu. Yüksek dağlardan gelen tertemiz rüzgârların; sevgi, barış ve kardeşlik duygularını getirdiğini düşünüyorlardı hâlbuki. Bu rüzgârların dağlardan; barut seslerini, kan kokularını, iğrençlikleri, kin ve nefret duygularını getirebileceğini hiç düşünmüyorlardı oysa&
Bundan sonra sevgiyle, şefkatle, güzelliklerle uyanmayacaklardı, acıyla, öfkeyle, hayatın meşakkatlerinden kaynaklanan ızdırapla uyanacaklardı. Beklide uyanmayı sağlayacak ve ona bu yaşlarda en fazla lazım olacak uykuyla bile arası açılacak, bahar güneşlerini, yüksek dağların tertemiz esintilerini yüreğinden gelen güzelliklerle buluşturamayacak, bu acı içinde, her sabah babasından aldığı öpücüklü anılarla, anasının hayata gönderdiği boş bakışların gölgesinde büyüyecekti.
Babalar gününde, babası olan çocukların yüzlerine kondurdukları öpücüklerin değerini bilerek devam edecekti bundan sonraki hayatına.
Elveda Pervari, elveda yüksek dağlar.
Tayyar YILDIRIMtyildirim62@hotmail.co m
Güzel bir bahar sabahıydı. Yüksek dağlardan gelen tertemiz rüzgârların, annelerinin sabah erkenden açtığı pencereden içeri girerek ciğerlerini harekete geçirmesi onların da güne çok güzel bir başlangıç yapacaklarının işaretini veriyor gibiydi sanki. Masum ve tertemiz yüzlerden alınan mesaj bundan başka ...ne olabilirdi ki?
Babalarının askerlik mesleği dolayısıyla baba memleketinden ve onun doğduğu topraklardan binlerce kilometre uzakta doğmuşlardı. Serkan. İlkokula Manisa Gördeste başlamış, üçüncü sınıfa gelmeden babasının tayini dolayısıyla çok sevdiği arkadaşları ve öğretmenini de geride bırakarak Siirtin Pervari İlçesine tayin olmuşlardı. Orada da; konuşmalarında farklılık da olsa, henüz hayatın kirliliklerinin bulaşmadığı yüreklere sahip olan tertemiz kalpli yeni arkadaşlar edinmişti.
Onlarla oynuyor, onlarla gülüyor, yere düşüp dizleri acıyınca onlarla birlikte ağlıyordu. Onlar da kendisi gibi ana sevgisine, baba şefkatine muhtaçtılar. Ana ve babası tarafından alaka gösterilmediğinde şu acımasız hayata tutunmaları, kendi geleceklerine yön vermeleri zor hatta imkânsız bir şeydi. Televizyonlarda her gün seyrettikleri ve bir türlü anlam veremedikleri terör olaylarının neden meydana geldiğinin, insanların niçin öldürüldüklerinin bir türlü manasını veremiyorlardı. Öldürülen o insanların, kendileri gibi çocukları, kardeşleri, anneleri, babaları, ablaları, dedeleri, arkadaşları yok muydu acaba? Acaba acımasızca adam öldüren bu insanlar da, zamanında öğretmenlerine sevgi ile bakan onlara olan hayranlıklarını resimlerle, şiirlerle dile getiren birer çocuk değil miydiler?
Serkanın babası her sabah görevine gitmek üzere erkenden kalkar henüz o ve bir buçuk yaşındaki kardeşi Şeyda uyurken tıraşını olur, üniformasını giyer, evden çıkmadan önce geri döner onların yanaklarına birer öpücük kondurur sonra da hanımına döner; hanım hakkını helal et, gidip de dönmemek, dönüp de görmemek var. Bunlar yine azıttılar. Her gün taciz ateşlerine, yol kesmelere muhatap oluyoruz. Bana bir şey olursa Serkanım ve Şeydam sana emanet diyerek çıkardı evden. Hanımı da gerçekleri bildiği halde, bir gün kendilerine de sıranın gelebileceği endişesini sürekli olarak yaşamakla birlikte, hadi canım sende, ağzından yel alsın. Vatanımızın ve çocuklarımızın bize sağken ihtiyaçları var. Bunları büyütüp uçurmadan hiç bir yere gidemezsin, gidemeyiz diye kocasının sözlerine sitemle karşılık verirdi.
Bazen Serkan uyumadığı halde uyur numarası yapar babasının giderken verdiği öpücüğünü beklerdi gizliden gizliye. Arada bir babasının kendisini öpmeden kapıya doğru yöneldiği olurdu. Bu defa yorganı kafasından sıyırır; baba hani vazifeni yapmadın. Beni öpmeden nereye böyle? diye çıkışırdı.
Bir gece saat 00.03 te telefonu çaldı. Görevli olduğu karakol baskına uğramıştı. Telefona cevap verirken gayet yavaş konuşuyor, Çocuklarının; baskın, çatışma, ölüm, terörist, gibi tabirlerden uzak kalmasını sağlamaya çalışıyordu. Eşi de telefona doğru eğilip, karşıdan gelen sesin neler söylediğini merakla dinlemeye uğraşıyordu.
Telefonu kapattı. Süratli bir şekilde üniformasını ve postallarını giyip bağacıklarını dahi bağlamadan, çocuklarının ve eşinin yüzüne bir öpücük bile konduramadan aceleyle çıktı dışarıya. Kendisini bekleyen araca atladığı gibi görev yerine ulaşmak üzere yola koyuldu. Araçta bulunan diğer personel de dâhil olmak üzere kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Gecenin bu vaktinde nereye gittiklerini, nelerle karşılaşabileceklerini düşünerek güvenlik merkezinin önüne vardılar. Karakolun yakın bir yerde olması silah seslerinin, bulundukları yere kadar ulaşmasını sağlıyordu. Gecenin sessizliğini yaran, kulakları sağır edercesine gelen bu sesler karakolda nelerin yaşanıyor olduğunun ipuçlarını veriyordu.
Gecenin karanlığı yavaş yavaş yerini aydınlığa bırakırken, yoğun bir şekilde devam eden silah sesleri de son buluyor, yerini tamamen sessizliğe terk ediyordu.
Ahmet Başçavuş ve yanındakiler de güvenlik merkezinin önünden olay mahalline gitmişler ve baskını gerçekleştiren teröristlerin peşine düşmüşlerdi.
Sabahın serin rüzgârlarının, annesinin açtığı pencereden girerek Serkanın ve Şeydanın yüzünü yalayıp geçtiği bir sırada, kaçan teröristlerin arkasında iz süren Ahmet Başçavuş, teröristler tarafından bir çalılığın dibine yerleştirilmiş olan mayının patlamasıyla; her sabah yüzlerine bir öpücük kondurarak ayrıldığı evlatlarından ve eşinden bu defa ebediyen ayrıldığını nereden bilebilirdi?
Bu anlamsız terör Serkanın ve Şeydanın yüzüne kondurulan birer öpücüğü bile onlara çok görüyordu. Yüksek dağlardan gelen tertemiz rüzgârların; sevgi, barış ve kardeşlik duygularını getirdiğini düşünüyorlardı hâlbuki. Bu rüzgârların dağlardan; barut seslerini, kan kokularını, iğrençlikleri, kin ve nefret duygularını getirebileceğini hiç düşünmüyorlardı oysa&
Bundan sonra sevgiyle, şefkatle, güzelliklerle uyanmayacaklardı, acıyla, öfkeyle, hayatın meşakkatlerinden kaynaklanan ızdırapla uyanacaklardı. Beklide uyanmayı sağlayacak ve ona bu yaşlarda en fazla lazım olacak uykuyla bile arası açılacak, bahar güneşlerini, yüksek dağların tertemiz esintilerini yüreğinden gelen güzelliklerle buluşturamayacak, bu acı içinde, her sabah babasından aldığı öpücüklü anılarla, anasının hayata gönderdiği boş bakışların gölgesinde büyüyecekti.
Babalar gününde, babası olan çocukların yüzlerine kondurdukları öpücüklerin değerini bilerek devam edecekti bundan sonraki hayatına.
Elveda Pervari, elveda yüksek dağlar.
Tayyar YILDIRIMtyildirim62@hotmail.co m
f.sduranoglu
19 Haziran 2010 11:30
AKP.."şapkaları düşmüş kel görünmüştür."
7 yıldır emekli asb'ın durumlarının düzelteceğini,haklarının mutlakağa verileceğini beyan etmiştir.
bu 7 yıl içinde bu durum hatırlatıldığında ya yeterli ödenek yokluğunu ya da maliyenin kısıtlı bütcesini
gösterip şu an bunun mümkün olamıyacağını ifade etmiştir.."maliyenin yeterli, bütçesi yok veya kaynağımız yok"
gibi söylemlerin akabinde mutlaka bir kurumun maaşlarını arttırıldığını görmekteyiz.özellikle"İMAMALARIN,MÜEZZİNLERİN"
daha çok İMAMA HATİP mezunu kişilerin daha üst mertebeye yerleştirilmelerine tanık oluyoruz.ama acı olan "SAYIN GENEL KURMAY BAŞKANIMIZIN SÖZ VERDİĞİ
AMA ARTIK DİLLENDİRİLMİYEN" asb devrimi.."BİR ÜNÜFORMASIDA KEFEN OLAN"asb lar unutulmuş,kandırılmış
"AÇLIK SINIRINDA"yaşamaya mahkum edilmiştir..AKP hükümetine inancımız,güvenimiz kalmamıştır..
"SADECE KENDİ YANDAŞLARININ, YAŞAMLARINA YAŞAM KATAN"bizleri ÖTEKİLER olarak kabul eden
bu zihniyeti kınıyorum..bizleri bir partinin ARKA BAHÇESİ olarak tanımlamaları,NEDEN BİZLERİN DURUMUNU
DÜZELTMEK istemediklerinin BEYANIDIR.."BİR HÜKÜMET HÜKMETTİĞİ TÜM YURTTAŞLARINI EŞİT OLARAK DAVRANMAK
AYRIMCILIK YAPMAMAK"zorundadır.."BİR YANDAN ANAYASA YAPMAK İSTİYECEKSİN,HER YURTAŞ EŞİT DİYECEKSİN,
AMA EMEKLİ ASKERLER BİR PARTİNİN ARKA BAHÇESİ DİYEREK İTHAM EDECEKSİN"
maalesef durum bu..AKP 'nın şapkası düşmüş GERÇEK TÜM ÇIPLAKLIĞI İLE ORTAYA ÇIKMIŞTIR..
artık bu hükümeten beklentimiz olamaz.."SAYIN GENEL KURMAY BAŞKANIMIZ SANCAK ALTINDA BİR SÖZ VERDİ"
görev süresi dolmasına az bir zaman kaldı,YERİNE GETİRİLMESİNİ BEKLİYORUZ..saygılarımla..
7 yıldır emekli asb'ın durumlarının düzelteceğini,haklarının mutlakağa verileceğini beyan etmiştir.
bu 7 yıl içinde bu durum hatırlatıldığında ya yeterli ödenek yokluğunu ya da maliyenin kısıtlı bütcesini
gösterip şu an bunun mümkün olamıyacağını ifade etmiştir.."maliyenin yeterli, bütçesi yok veya kaynağımız yok"
gibi söylemlerin akabinde mutlaka bir kurumun maaşlarını arttırıldığını görmekteyiz.özellikle"İMAMALARIN,MÜEZZİNLERİN"
daha çok İMAMA HATİP mezunu kişilerin daha üst mertebeye yerleştirilmelerine tanık oluyoruz.ama acı olan "SAYIN GENEL KURMAY BAŞKANIMIZIN SÖZ VERDİĞİ
AMA ARTIK DİLLENDİRİLMİYEN" asb devrimi.."BİR ÜNÜFORMASIDA KEFEN OLAN"asb lar unutulmuş,kandırılmış
"AÇLIK SINIRINDA"yaşamaya mahkum edilmiştir..AKP hükümetine inancımız,güvenimiz kalmamıştır..
"SADECE KENDİ YANDAŞLARININ, YAŞAMLARINA YAŞAM KATAN"bizleri ÖTEKİLER olarak kabul eden
bu zihniyeti kınıyorum..bizleri bir partinin ARKA BAHÇESİ olarak tanımlamaları,NEDEN BİZLERİN DURUMUNU
DÜZELTMEK istemediklerinin BEYANIDIR.."BİR HÜKÜMET HÜKMETTİĞİ TÜM YURTTAŞLARINI EŞİT OLARAK DAVRANMAK
AYRIMCILIK YAPMAMAK"zorundadır.."BİR YANDAN ANAYASA YAPMAK İSTİYECEKSİN,HER YURTAŞ EŞİT DİYECEKSİN,
AMA EMEKLİ ASKERLER BİR PARTİNİN ARKA BAHÇESİ DİYEREK İTHAM EDECEKSİN"
maalesef durum bu..AKP 'nın şapkası düşmüş GERÇEK TÜM ÇIPLAKLIĞI İLE ORTAYA ÇIKMIŞTIR..
artık bu hükümeten beklentimiz olamaz.."SAYIN GENEL KURMAY BAŞKANIMIZ SANCAK ALTINDA BİR SÖZ VERDİ"
görev süresi dolmasına az bir zaman kaldı,YERİNE GETİRİLMESİNİ BEKLİYORUZ..saygılarımla..
İsmail DAMAR
19 Haziran 2010 08:31
http://www.haberturk.com/gundem/haber/524854
-askeri-mahkemeler-kanununda-degisiklik
UZMAN ERBAŞ KARDEŞLERİMİZ HAKLARININ BİR KISMINI ONUR MÜCADELESİNDEN SONRA YÜCE MECLİSTEN ALDILAR..GÖNÜLDEN TEBRİKLER...
HAK VERİLMEZ ALINIR...
UZMAN ERBAŞ KARDEŞLERİMİZ HAKLARININ BİR KISMINI ONUR MÜCADELESİNDEN SONRA YÜCE MECLİSTEN ALDILAR..GÖNÜLDEN TEBRİKLER...
HAK VERİLMEZ ALINIR...
Adilhan Şanlı
19 Haziran 2010 06:34
EYLEM EYLEM EYLEM
Ankara'da oturup "Malum sitede"sanal zevzeklere bel bağlayıp dedi-kodu yapan türkçe özürlü yöneticilere duyurulur.Uzman arkadaşlar bir iki küçük eylemle TBMM'den istedikleri yasalardan bir kısmını çıkarttırmayı başardılar.Sizlerde, mevcut iktidarın dümensuyunda onlara hoş görünmek için(Bildiğiniz daha ağır kelimeyi yazamıyorum)bu sınıfın önünü tıkayın,pasifleştirin.Başbakanlığa gönderilecek dilekçeleri verdiğim her meslektaşım inanın "Bu işleri Org sitesi ve Ersen Gürpınar takip ediyorsa TEMAD ne iş yapıyor"sorusunu soruyor.Yanıtım:İktidarı hoş tutarak bir yerlere gelmeye çalışıyorlar.Bir yandanda Genel Merkezi yeni sahiplerine hazırlıyorlar diyorum bir arkadaşımızın dediği gibi.Saygılarımla.
Ankara'da oturup "Malum sitede"sanal zevzeklere bel bağlayıp dedi-kodu yapan türkçe özürlü yöneticilere duyurulur.Uzman arkadaşlar bir iki küçük eylemle TBMM'den istedikleri yasalardan bir kısmını çıkarttırmayı başardılar.Sizlerde, mevcut iktidarın dümensuyunda onlara hoş görünmek için(Bildiğiniz daha ağır kelimeyi yazamıyorum)bu sınıfın önünü tıkayın,pasifleştirin.Başbakanlığa gönderilecek dilekçeleri verdiğim her meslektaşım inanın "Bu işleri Org sitesi ve Ersen Gürpınar takip ediyorsa TEMAD ne iş yapıyor"sorusunu soruyor.Yanıtım:İktidarı hoş tutarak bir yerlere gelmeye çalışıyorlar.Bir yandanda Genel Merkezi yeni sahiplerine hazırlıyorlar diyorum bir arkadaşımızın dediği gibi.Saygılarımla.
ahmet ÇAM
18 Haziran 2010 22:14
Ülke elden gidiyor, ilgilenen,ilgileneceklerde ORTALARDA yok gibi.
Ülkede GÜNDEM öyle çok değişiyor,değiştiriliyorki,ESAS ilgilenilmesi gereken konulardan uzaklaşıyor,bir zamanlar ÜLKE insanı için HASSAS ve DUYARLI olan konulara EĞİLEMİYORUZ. Gündem değiştirmekte ve oluşturmakta gerçekten çok BAŞARILILLAR.
Bunun yanında yıllardır kendilerini ÇOK ÖNEMLİ olarak topluma LANSE eden CUMHURİYETİ VE ÜLKEYİ KORUMAK VE KOLLAMAKLA GÖREVLİ olanlardanda,GÜNDEM MADDELERİYLE İLGİLİ TIK YOK.
Herkes KENDİ DERDİNE DÜŞMÜŞ,NE UZMANLIKLARI,NEDE KURMAYLIKLARI kalmış.Herkes SUS PUS OLUP kenara çekilmiş İZLİYOR,İZLEMEDE kalıyor.Hareket için ya bir yerlerden İŞARET veya HAREKET bekliyorlar,yada artık eskisi gibi ORTAYA ÇIKIP BİR ŞEYLER ÜRETİP KORUMA VE KOLLAMA GÖREVİNİ üstlenemiyorlar.Yada ESKİDEN yapılanların YANLIŞ olduğunu GERÇEKTEN kabul etmiş,aynı yanlışlara düşmemek istiyorlar.Ama bu YANLIŞLARI düşünürken TSK da BİRLİK VE BERABERLİĞİ devam ettirebilmek için ASSUBAYLARA HAKLARINI VERMEMEKTE ISRARCI OLAN YANLIŞLARINDAN DÖNMEYİ DÜŞÜNMÜYOR,DÜŞÜNEMİYORLAR.BİR GÜN BU KONUDA ÇOK BÜYÜK YANLIŞ YAPTIKLARINI ANLAYACAKLAR AMA,İNŞALLAH ÜLKEMİZ İÇİN GEÇ OLMAZ.
Ülkede GÜNDEM öyle çok değişiyor,değiştiriliyorki,ESAS ilgilenilmesi gereken konulardan uzaklaşıyor,bir zamanlar ÜLKE insanı için HASSAS ve DUYARLI olan konulara EĞİLEMİYORUZ. Gündem değiştirmekte ve oluşturmakta gerçekten çok BAŞARILILLAR.
Bunun yanında yıllardır kendilerini ÇOK ÖNEMLİ olarak topluma LANSE eden CUMHURİYETİ VE ÜLKEYİ KORUMAK VE KOLLAMAKLA GÖREVLİ olanlardanda,GÜNDEM MADDELERİYLE İLGİLİ TIK YOK.
Herkes KENDİ DERDİNE DÜŞMÜŞ,NE UZMANLIKLARI,NEDE KURMAYLIKLARI kalmış.Herkes SUS PUS OLUP kenara çekilmiş İZLİYOR,İZLEMEDE kalıyor.Hareket için ya bir yerlerden İŞARET veya HAREKET bekliyorlar,yada artık eskisi gibi ORTAYA ÇIKIP BİR ŞEYLER ÜRETİP KORUMA VE KOLLAMA GÖREVİNİ üstlenemiyorlar.Yada ESKİDEN yapılanların YANLIŞ olduğunu GERÇEKTEN kabul etmiş,aynı yanlışlara düşmemek istiyorlar.Ama bu YANLIŞLARI düşünürken TSK da BİRLİK VE BERABERLİĞİ devam ettirebilmek için ASSUBAYLARA HAKLARINI VERMEMEKTE ISRARCI OLAN YANLIŞLARINDAN DÖNMEYİ DÜŞÜNMÜYOR,DÜŞÜNEMİYORLAR.BİR GÜN BU KONUDA ÇOK BÜYÜK YANLIŞ YAPTIKLARINI ANLAYACAKLAR AMA,İNŞALLAH ÜLKEMİZ İÇİN GEÇ OLMAZ.

Hayati ERGÜRBÜZ
18 Haziran 2010 11:19
Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda görevli Astsubay Kıdemli Başçavuş Özcan Esen, Selçuklu İlçesi Kılıçarslan Mahallesindeki evinde başına tek el ateş ederek intihar etti.
http://www.haberturk.com/yasam/haber/524570-hav aci-astsubay-intihar-etti
http://www.haberturk.com/yasam/haber/524570-hav aci-astsubay-intihar-etti
İntihar eden meslektaşımıza Tanrı'dan rahmet;ailesine,sınıfımıza ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz. Mekanı cennet olsun.
Ölümden başka her şeyin çaresinin olduğu yaşamda intiharın sorunların çözüm yolu olmadığı bilincine ulaşmamız dileklerimizle...
MEHMET ALİ KILINÇ
18 Haziran 2010 10:19
Değerli Meslektaş Ağabeyim Emekli Deniz Seyir Astsubayı, Uzak Yol Kaptanı Necdet Yolcubal'ın kızı Hülya Yolcubal'ın Bodrum'da menfur bir saldırı sonucu hayatını kaybettiğini öğrendim. Değerli meslektaş ağabeyime, ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Allah rahmet eylesin...
http://www.bodrumbha.com/?sayfa=haberler&bol um=detay&haberID=5947
http://www.bodrumbha.com/?sayfa=haberler&bol um=detay&haberID=5947
Meslektaşımıza başsağlığı ve sabır, saldırı sonucu hayatını kaybeden kızına da Tanrı'dan rahmet dileriz.Mekanı cennet olsun.
veysel çetiner
18 Haziran 2010 03:26
TEMAD mesaj panosunda yayınlanan sanal zattın mesajını yayına veren TEMAD yönetiminin akli selim düşünen yöneticileri derhal yönetimden istifa etmeleri gerektiğini düşünmekteyim. Bir sanala gücü yetmeyenler, her yazdığı yazıyı yayınlayıp, sanal insanlardan medet uman yöneticiler, binlerce emekli Astsubayın haklarını arayacak kapasiteyi kaybetmişlerdir. Bu siteye yazdığım her mesajın aynısını TEMAD mesaj panosunda yazıyorum, ama yayınlanmıyor. Korkakça sadece bu siteye yazmıyorum bu da biline.
TEMAD SİTESİNDE YAYINLANMIŞ OLAN SN. ÇETİN'İN ALINTI OLARAK VERDİĞİ BU MESAJI OKUDUĞUNUZDA BİZİ YÖNETEN YÖNETİCİLERİN İÇİNE DÜŞMÜŞ OLDUKLARI ACİZLİĞİ GÖRECEKSİNİZ. HALLERİNE SADECE ÜZÜLÜYORUM&
TEMAD SİTESİNDE YAYINLANMIŞ OLAN SN. ÇETİN'İN ALINTI OLARAK VERDİĞİ BU MESAJI OKUDUĞUNUZDA BİZİ YÖNETEN YÖNETİCİLERİN İÇİNE DÜŞMÜŞ OLDUKLARI ACİZLİĞİ GÖRECEKSİNİZ. HALLERİNE SADECE ÜZÜLÜYORUM&
Hüseyin ÇETİN
18 Haziran 2010 01:10
TEMAD'ın kahraman Mehmetçiği sanalı 16 Haziran 2010 tarihinde TEMAD sitesine bir destanla atıfta bulunmuş.
-
[QUOTE=Mahmut ERDEM]KIYMETLİ ARKADAŞLARIM ;
GÜNLERCE MALUM SİTELER ORG-NET-BİZ' İ TAKİP EDİYORUM. ÖZELLİKLE ORG. SİTESİNDE SAYIN TEMAD GENEL BAŞKANIMIZA YAPILAN HAKARET VE SALDIRILARI TAKİP EDİYORUM. ÖNCELİKLE TEMADDAN İHRAÇ EDİLMİŞ ŞAHISLARA ŞUNU DEMEK İSTERİM SİZLERİN TEMAD İLE İLGİLİ SÖZ SÖYLEMEYE, YAZI YAZMAYA HAKKINIZ OLMADIĞI GİBİ DİKKATE ALINACAK BİRİLERİ OLSAYDINIZ ZATEN İHRAÇ EDİLMEZDİNİZ. ONUN İÇİN SİZLERE SUSMANIZI TAVSİYE EDERİM.
GELELİM DİĞER ŞAHISLARA BU KADAR HAKARET ETTİĞİNİZ DERNEKTEN DAHA BİRŞEY BEKLİYORSANIZ HELE HELE O DERNEĞİN BİRDE ÜYESİ İKEN BUNU YAPIYORSANIZ BENCE MUCADELESİNİ VERDİĞİNİZİ BELİRTTİĞİNİZ ONUR KELİMESİNİN ANLAMINI SİZLER YA YANLIŞ BİLİYORSUNUZ YADA YANLIŞ YORUMLUYORSUNUZ.
ŞUNU BİLİNKİ BİR TOPLUMDA BİR DERNEĞİN GENEL BAŞKANI BİRŞEYLER SÖYLÜYORSA, BİRŞEYLER İDDİA EDİYORSA, YAZIYORSA BU HERKESCE DİKKATE ALINIR KİMSE DOĞRUYDU YANLIŞTI ŞÖYLEYDİ BÖYLEYDİ DİYE YORUM YAPAMAZ YAPMAYADA HAKKI YOKTUR. ÜST ÜSTE DEFALARCA SEÇİLMİŞ BİR GENEL BAŞKAN KENDİNİ HER YÖNÜYLE İSPAT ETMİŞ BİR KİŞİDİR VE KENDİNİ İSPAT ETMEYE İHTİYACI YOKTUR.
ÜSTÜN NİTELİKLERE SAHİP GENEL BAŞKANIMIZIN KARŞISINA İPİN ALTINDADA ÜSTÜNDEDE OYNAYAN, ELEŞTİRİYORUM DEDİĞİ İŞ YAPMIYORLAR DEDİĞİ DERNEĞİN YÖNETİMİNDE BULUNMAYI TOPLANTILARINA KATILMAYI NORMAL GÖREN, İÇERİSİNE SİNDİREN FİKİR OLARAK YETEMEDİĞİ YERLERDE HAKARETİ MEZİYET OLARAK GÖREN BİR KİŞİYİ ÇIKARMANIZ KADAR KOMİK BİR ŞEY OLAMAZ.
SİZLERE BAKIŞ AÇISI ŞU;
FARE DAĞA KÜSMÜŞ DE DAĞIN HABERİ OLMAMIŞ
SON OLARAK ŞUNU BELİRTEYİM;
BENCE, GURURLU VE ONURLU İNSANLAR ELEŞTİRDİĞİ, HAKARET ETTİĞİ, AŞAĞILADIĞI BİR DERNEKTE ÜYE OLARAK DURMAMALIDIR VE O DERNEKTEN BİR ŞEY BEKLEMEMELİDİR.
[/QUOTE]
-
Ben bu sitede TEMAD Genel Başkanı Sayın Mustafa EROL'a hakaret edildiğini görmedim, kimliği belirsiz bu sanal kişi eleştirileri sanırım hakaret olarak algılıyor. TEMAD Genel Merkezi öncelikle bu sanalın kim olduğunu açıklasın ve daha fazla bozgunculuk yaratılmasın.
TEMAD'a üye olunca insanların eleştiri hakları olmayacak mı? Burası askeri kışla mı? Görevdeyken çoğumuz susturulduk veya duruma göre bazı şeyler sineye çekildi, hala aynısı mı olsun isteniyor? Bir dernek başkanını eleştirmek onursuzluk değildir bana göre, bizler beklentilerimize cevap alamadığımız için eleştiriyoruz bu güne kadar. Seçilmişlik konusuna gelince, TEMAD'daki seçimler adil bir seçim değildir, genel başkan kaç kişinin oyu ile seçiliyor? TEMAD Tüzüğünü değiştirin bakalım önümüzdeki yıllarda seçilme işlemi yenilenebilecek mi? Bizlerin genel Başkanlık koltuğuna oturan meslektaşımıza saygımız sonsuzdur, kimse eleştirileri saygısızlık olarak algılamasın, sanırım algılama özürlü olan da sanal...
Sen kimsin "BENCE, GURURLU VE ONURLU İNSANLAR ELEŞTİRDİĞİ, HAKARET ETTİĞİ, AŞAĞILADIĞI BİR DERNEKTE ÜYE OLARAK DURMAMALIDIR VE O DERNEKTEN BİR ŞEY BEKLEMEMELİDİR." diyorsun. Sende biraz gurur ve onur olsa TEMAD çatısını söndürmeye çalışmazsın.
-
[QUOTE=Mahmut ERDEM]KIYMETLİ ARKADAŞLARIM ;
GÜNLERCE MALUM SİTELER ORG-NET-BİZ' İ TAKİP EDİYORUM. ÖZELLİKLE ORG. SİTESİNDE SAYIN TEMAD GENEL BAŞKANIMIZA YAPILAN HAKARET VE SALDIRILARI TAKİP EDİYORUM. ÖNCELİKLE TEMADDAN İHRAÇ EDİLMİŞ ŞAHISLARA ŞUNU DEMEK İSTERİM SİZLERİN TEMAD İLE İLGİLİ SÖZ SÖYLEMEYE, YAZI YAZMAYA HAKKINIZ OLMADIĞI GİBİ DİKKATE ALINACAK BİRİLERİ OLSAYDINIZ ZATEN İHRAÇ EDİLMEZDİNİZ. ONUN İÇİN SİZLERE SUSMANIZI TAVSİYE EDERİM.
GELELİM DİĞER ŞAHISLARA BU KADAR HAKARET ETTİĞİNİZ DERNEKTEN DAHA BİRŞEY BEKLİYORSANIZ HELE HELE O DERNEĞİN BİRDE ÜYESİ İKEN BUNU YAPIYORSANIZ BENCE MUCADELESİNİ VERDİĞİNİZİ BELİRTTİĞİNİZ ONUR KELİMESİNİN ANLAMINI SİZLER YA YANLIŞ BİLİYORSUNUZ YADA YANLIŞ YORUMLUYORSUNUZ.
ŞUNU BİLİNKİ BİR TOPLUMDA BİR DERNEĞİN GENEL BAŞKANI BİRŞEYLER SÖYLÜYORSA, BİRŞEYLER İDDİA EDİYORSA, YAZIYORSA BU HERKESCE DİKKATE ALINIR KİMSE DOĞRUYDU YANLIŞTI ŞÖYLEYDİ BÖYLEYDİ DİYE YORUM YAPAMAZ YAPMAYADA HAKKI YOKTUR. ÜST ÜSTE DEFALARCA SEÇİLMİŞ BİR GENEL BAŞKAN KENDİNİ HER YÖNÜYLE İSPAT ETMİŞ BİR KİŞİDİR VE KENDİNİ İSPAT ETMEYE İHTİYACI YOKTUR.
ÜSTÜN NİTELİKLERE SAHİP GENEL BAŞKANIMIZIN KARŞISINA İPİN ALTINDADA ÜSTÜNDEDE OYNAYAN, ELEŞTİRİYORUM DEDİĞİ İŞ YAPMIYORLAR DEDİĞİ DERNEĞİN YÖNETİMİNDE BULUNMAYI TOPLANTILARINA KATILMAYI NORMAL GÖREN, İÇERİSİNE SİNDİREN FİKİR OLARAK YETEMEDİĞİ YERLERDE HAKARETİ MEZİYET OLARAK GÖREN BİR KİŞİYİ ÇIKARMANIZ KADAR KOMİK BİR ŞEY OLAMAZ.
SİZLERE BAKIŞ AÇISI ŞU;
FARE DAĞA KÜSMÜŞ DE DAĞIN HABERİ OLMAMIŞ
SON OLARAK ŞUNU BELİRTEYİM;
BENCE, GURURLU VE ONURLU İNSANLAR ELEŞTİRDİĞİ, HAKARET ETTİĞİ, AŞAĞILADIĞI BİR DERNEKTE ÜYE OLARAK DURMAMALIDIR VE O DERNEKTEN BİR ŞEY BEKLEMEMELİDİR.
[/QUOTE]
-
Ben bu sitede TEMAD Genel Başkanı Sayın Mustafa EROL'a hakaret edildiğini görmedim, kimliği belirsiz bu sanal kişi eleştirileri sanırım hakaret olarak algılıyor. TEMAD Genel Merkezi öncelikle bu sanalın kim olduğunu açıklasın ve daha fazla bozgunculuk yaratılmasın.
TEMAD'a üye olunca insanların eleştiri hakları olmayacak mı? Burası askeri kışla mı? Görevdeyken çoğumuz susturulduk veya duruma göre bazı şeyler sineye çekildi, hala aynısı mı olsun isteniyor? Bir dernek başkanını eleştirmek onursuzluk değildir bana göre, bizler beklentilerimize cevap alamadığımız için eleştiriyoruz bu güne kadar. Seçilmişlik konusuna gelince, TEMAD'daki seçimler adil bir seçim değildir, genel başkan kaç kişinin oyu ile seçiliyor? TEMAD Tüzüğünü değiştirin bakalım önümüzdeki yıllarda seçilme işlemi yenilenebilecek mi? Bizlerin genel Başkanlık koltuğuna oturan meslektaşımıza saygımız sonsuzdur, kimse eleştirileri saygısızlık olarak algılamasın, sanırım algılama özürlü olan da sanal...
Sen kimsin "BENCE, GURURLU VE ONURLU İNSANLAR ELEŞTİRDİĞİ, HAKARET ETTİĞİ, AŞAĞILADIĞI BİR DERNEKTE ÜYE OLARAK DURMAMALIDIR VE O DERNEKTEN BİR ŞEY BEKLEMEMELİDİR." diyorsun. Sende biraz gurur ve onur olsa TEMAD çatısını söndürmeye çalışmazsın.
Osman Ada
18 Haziran 2010 00:22
TEMAD Başkanı Sn.Mustafa Erol
Siz böyle bir mektubu kaleme alma cesaretini gösterebilir miydiniz?
Siz ve kişisel ikbal peşinde koşan bazıları hiç bir çalışmaya destek vermediniz. İşte size önerim, Gn.Kur.ve MSB önüne önyargılarından dolayı siyah çelenk koyabiliyor musunuz? Bunu yapın teşekkür ne kelime Ankara'ya gelip elinizi öpmezsem namertim.
Siz böyle bir mektubu kaleme alma cesaretini gösterebilir miydiniz?
Siz ve kişisel ikbal peşinde koşan bazıları hiç bir çalışmaya destek vermediniz. İşte size önerim, Gn.Kur.ve MSB önüne önyargılarından dolayı siyah çelenk koyabiliyor musunuz? Bunu yapın teşekkür ne kelime Ankara'ya gelip elinizi öpmezsem namertim.
olgun oktay demircan
17 Haziran 2010 20:31
GECENIN GUZEL YUZU DOKUNSUN, KABUSLAR SENDEN UZAKTA, MELEKLER BASUCUNDA OLSUN, GUNES OYLE BIR GECEDE DOGSUNKI DUALARIN KABUL, KANDILIN MUBAREK OLSUN.
Üyelerimizin ve Ulus'umuzun Regaip kandilini kutlar,ülkemiz başta olmak üzere tüm insanlığa hayırlar getirmesini dileriz.
Mustafa Coşkun
17 Haziran 2010 18:27
Sn.TEMAD Başkanı
İşte mesnetsiz karalamalarda bulunduğunuz bu sitenin ve Sn.Ersen beyin farkı, siz tüm imkanlarınızla bu güne kadar somut hiçbir başarınız olmadan oturuyorsunuz bu arkadaşlarımız çabalıyorlar. Kendine güveni olan bir lider olsaydınız bu arkadaşlarımızı takdir ederdiniz.
Sayın Ersen bey ve arkadaşlarına ayrıca bu sitede yayınlanan Genelkurmay Başkanı'na yazılan mektubu yayınlayan yürekli gazeteci Sayın Umur Talu bey'e en içten duygularla teşekkürlerler.
İşte mesnetsiz karalamalarda bulunduğunuz bu sitenin ve Sn.Ersen beyin farkı, siz tüm imkanlarınızla bu güne kadar somut hiçbir başarınız olmadan oturuyorsunuz bu arkadaşlarımız çabalıyorlar. Kendine güveni olan bir lider olsaydınız bu arkadaşlarımızı takdir ederdiniz.
Sayın Ersen bey ve arkadaşlarına ayrıca bu sitede yayınlanan Genelkurmay Başkanı'na yazılan mektubu yayınlayan yürekli gazeteci Sayın Umur Talu bey'e en içten duygularla teşekkürlerler.
İbrahim Üstünkaya
17 Haziran 2010 18:05
Gen.Kur.a açık mektubun yayınlanmasına vesile olan basta Sayın Ersen GÜRPINAR'a ve bizlere derneğimizden fazla hizmeti geçen değerli basın mensubu Sayın Umur TALU beyefendiye saygılarımı sunarım.
Hüseyin SAVCI
17 Haziran 2010 14:39
Arkadaşlar,
Genelkurmay Başkanlığı'na gönderdiğimiz açık mektup, HABERTÜRK gazetesinde, alıntı olarak da VATAN Gazetesinde yayınlandı.
Bu mektubun oralara ulaşmasını sağlayan Ersen Ağabey'in çabaları her türlü takdirin üzerindedir. Mektup yerini bulmuş, adresine ve amacına ulaşmıştır.
Ersen Ağabey'e kendi kaleminden ve resmi web sitesinde çamur atan Sayın Başkan'ı toplum vicdanına havale ediyoruz.
Hüseyin SAVCI
http://haber.gazetevatan.com/astsubaylar-bas buga-kirgin/311715/1/Gundem
Genelkurmay Başkanlığı'na gönderdiğimiz açık mektup, HABERTÜRK gazetesinde, alıntı olarak da VATAN Gazetesinde yayınlandı.
Bu mektubun oralara ulaşmasını sağlayan Ersen Ağabey'in çabaları her türlü takdirin üzerindedir. Mektup yerini bulmuş, adresine ve amacına ulaşmıştır.
Ersen Ağabey'e kendi kaleminden ve resmi web sitesinde çamur atan Sayın Başkan'ı toplum vicdanına havale ediyoruz.
Hüseyin SAVCI
http://haber.gazetevatan.com/astsubaylar-bas buga-kirgin/311715/1/Gundem
SİTE YÖNETİMİ
17 Haziran 2010 12:47
Saygıdeğer Arkadaşlarımız
Sosyal ve ekonomik olarak uğratıldığımız haksızlıklarımızın duyurulmasında çok büyük katkısı olan cesuryürek gazeteci Sn.Umur TALU sitemizde yayınlanan Genelkurmay Başkanı Sn.İlker Başbuğ'a hitaben yazdığımız mektubu köşesinde yüzbinlerle paylaştığından dolayı kendilerine bir kez daha minnettarlığımızla teşekkürlerimizi sunuyoruz. Saygılarımızla.
utalu@htgazete.com.tr
-
Umur Talu
Bir borcum var
17 Haziran 2010 Perşembe, 11:01:06
Aslında Genelkurmay Başkanı'nın borcu; çünkü göreve gelmeden hemen önce "o askerler" önünde söz vermişti.
Sonra bir, iki küçük adım, birkaç büyük de söz attı. Medya "Astsubay devrimi" diye manşet attı.
Ama hem "Cumhuriyet" Genelkurmay'ı, hem "Adalet" hükümeti, hem "Milli Hakimiyet" Meclis'i "devrim"in üstüne yattı.
"Devrim"in kaderi bu değil mi? Önce kendi çocuklarını yer, denir ya, esasta en önce kendi adını yer. Belki de asıl devrim önce insanın kendisinin değişmesidir!
3 MEKTUP
Borcum aşağıdaki "açık mektup"u yayınlamak.
Önceki ilk mektup bana. İkinci, 100 bine yakın muvazzaf, kim bilir kaç katı emekli, "camia"ya. Sonuncu, "emekli assubaylar"dan Genelkurmay Başkanı'na.
BİR
Devamı...
http://www.haberturk.com/yazarlar/524372-bir -borcum-var
Sosyal ve ekonomik olarak uğratıldığımız haksızlıklarımızın duyurulmasında çok büyük katkısı olan cesuryürek gazeteci Sn.Umur TALU sitemizde yayınlanan Genelkurmay Başkanı Sn.İlker Başbuğ'a hitaben yazdığımız mektubu köşesinde yüzbinlerle paylaştığından dolayı kendilerine bir kez daha minnettarlığımızla teşekkürlerimizi sunuyoruz. Saygılarımızla.
utalu@htgazete.com.tr
-
Umur Talu
Bir borcum var
17 Haziran 2010 Perşembe, 11:01:06
Aslında Genelkurmay Başkanı'nın borcu; çünkü göreve gelmeden hemen önce "o askerler" önünde söz vermişti.
Sonra bir, iki küçük adım, birkaç büyük de söz attı. Medya "Astsubay devrimi" diye manşet attı.
Ama hem "Cumhuriyet" Genelkurmay'ı, hem "Adalet" hükümeti, hem "Milli Hakimiyet" Meclis'i "devrim"in üstüne yattı.
"Devrim"in kaderi bu değil mi? Önce kendi çocuklarını yer, denir ya, esasta en önce kendi adını yer. Belki de asıl devrim önce insanın kendisinin değişmesidir!
3 MEKTUP
Borcum aşağıdaki "açık mektup"u yayınlamak.
Önceki ilk mektup bana. İkinci, 100 bine yakın muvazzaf, kim bilir kaç katı emekli, "camia"ya. Sonuncu, "emekli assubaylar"dan Genelkurmay Başkanı'na.
BİR
Devamı...
http://www.haberturk.com/yazarlar/524372-bir -borcum-var
necdet aykar
17 Haziran 2010 10:59
Yazıları okuyorum da mücadele, hak, TEMAD herkes konuşuyor.Ben bu konuşmaları Hükümet'in İsrail konuşmalarına benzetiyorum,laf çok ama icraat yok.
Sayın Aykar,
Sitemize bu gün yeni üye olarak yıllardır üyelerimizle yaptığımız onur mücadelesini, geldiğimiz noktayı görmezden gelmenizi yadırgadığımızı belirtmeliyim. Bu site ve üyelerinin karşı karşıya bırakıldığımız adaletsizlikleri sorgulamaları neticesinde bir çok taş yerinden oynamıştır. İsteklerimiz asla imtiyaz değildir.Bu haklı taleplerimizi kazanıncaya kadar da onur mücadelemiz sürecektir.
Sitemizin uğradığımız adaletsizliklerin giderilmesi doğrultusunda görev yapacak TEMAD'a destek için kurulduğunu sürekli yineliyoruz. Yazar ve üyelerimizle birlikte sorunlarımızın çözümü için fikirlerimizi, yapıcı eleştiri ve çözüm önerilerimizi de yine sürekli belirtiyoruz, ancak haklı taleplerimizin kazanımı için gerek hukuksal olarak ,gerekse yetkililerle görüşmelerdeki tek yetkili icra makamı ise TEMAD'dır. Saygılarımızla.
6302
Mesaj Defteri yazıları
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 »


Bu konunun gündemde tutulması için büyük gayret gösteren cesur yürek Sn.Umur TALU'ya birkez daha minnettarız