Fahrettin Bağrı

Fahrettin Bağrı

E-posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

3795 SAYILI KANUN TSK PERSONELİNE NEDEN UYGULANMADI

BAZI LİSE, OKUL VE FAKÜLTE MEZUNLARINA UNVAN VERİLMESİ HAKKINDA KANUN

Kanun Numarası: 3795
Kabul Tarihi: 29/4/1992

Amaç:
Madde 1– Bu Kanunun amacı, mühendis ve mimarlar dışında kalan teknik personelin; eğitim seviyelerine göre unvan, yetki ve sorumluluklarını belirlemektir.

Kapsam:
Madde 2– (Değişik: 2/12/2016–6764/49 md.)
Bu Kanun, endüstriyel mesleki teknik öğretim veren yükseköğretim kurumları mezunları ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı mesleki ve teknik öğretim veren ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar,denkliği Millî Eğitim Bakanlığınca kabuledilen diğer mesleki ve teknik öğretim veren ortaöğretim urumlarından mezun olanlar ve bu okullara denk mülga okul mezunlarının unvan, yetki ve sorumlulukları ile ilgili esasları kapsar.

Unvanlar:
Madde 3–Gördükleri mesleki teknik öğretim alanlarına göre;

a) (Değişik: 2/12/2016–6764/50 md.)
Mesleki ve teknik öğretim veren ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar ile denkliği Millî Eğitim Bakanlığınca kabul edilen diğer mesleki ve teknik öğretim veren ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar ve bu okullara denk mülga okullardan mezun olanlara “teknisyen”,

b) Lise üstü iki yıl süreli yüksek teknik öğretim görenlere, “tekniker”,

c) Lise üstü üç yıl süreli yüksek teknik öğretim görenlere, “yüksek tekniker”,

Yetki ve Sorumluluk:
Madde 6-
 Mühendislik unvanını alanlar, kendi meslek alanlarında denk öğrenim görmüş diğer meslek mensuplarının yetki ve sorumluluklarına sahip olurlar.(Değişik:2/122016–6764/51 md.)
Bu Kanun kapsamında unvana sahip personelin yetki ve sorumlulukları, ulusal ve uluslararası meslek standartları ve yeterlilikler çerçevesinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı,Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı,Devlet Personel Başkanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Mesleki Yeterlilik Kurumunca hazırlanan yönetmelikle belirlenir.

Geçici Madde 1–Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 3üncü maddede belirtilen kurumlardan mezun olanlara da, aynı maddede öngörülen unvanlar verilir.
Madde 7–Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 8– Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

GEREKÇE

Bilindiği gibi Meslekî Teknik Eğitim yurdumuzda asırlardan beri mevcut olmasına rağ­men eğitim disiplini içerisinde meslek okullarının açılışı 19ncu asrın sonlarına rastlar. Bu okullardan mezun olanlar ard arda geçirdiğimiz savaşlarda Teknik eleman olarak büyük hiz­metler görmüşler, Cumhuriyetin kuruluşundan sonra açılan okullarında ilk meslek öğreticileri olduğu gibi, yurdun onarılmasında da büyük görevler ifa etmişlerdir.

Yurdun kalkınmasında Meslek okullarının önemini dikkate alan Cumhuriyet hükümetle­ri Sanat Enstitüleri, Endüstri Meslek Liseleri ile diğer Teknik Okul ve Üniversiteler açmışlar­dır. Ancak pahalı bir eğitim sistemi olan bu okullar büyük arzuya rağmen bütün vatan sathına doyurucu bir şekilde yayılamamıştır. Başlangıçtan beri orta öğretim ve yüksek okul seviyesinde açılan bu okulların unvanları da sık sık değişmiş, dolayısıyla mezunlarına istikrarlı bir unvan verilememiştir. Böylesi bir du­rum unvan, yetki kargaşasına ve mezunların mağduriyetine sebep olmuştur, kanaatimizce istikrar kesbetmiş bu okulların yüksekokul ve fakültelerin mezunlarına verilecek unvan, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde, Ulaştırma Bakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı ve diğer bakanlıklarla özel sektörde çalışan mezunların görevlerini rahatça ve liyakatla yapmalarına, haklarının belirlenmesine ve gelişen sanayimizdeki katkıları­nın artmasına sebep olacaktır.

Teknisyen Unvanı: Sanat Enstitüsü, Endüstri Meslek Lisesi ve Teknik Lise mezunlarına verilecek bir unvandır. Teknik Lise ve Teknisyen Okulu, Sanat Enstitüsü ve Teknik Lise me­zunlarına verilecek en güzel unvan Teknisyenlik unvanıdır. Mevcut Kanunlara ve uygulamalara da açıklık getirecektir.

Tekniker ve Yüksek Unvanı: Mülga Tekniker ve Yüksek Tekniker okullarının yerine açılan üniversitelere bağlı Meslek Yüksek Okullarının Teknik dallarından mezun olanlara verilecek bir unvandır. Teknisyen üstü ve mühendis öncesi bir unvan olan teknikerlik, kamu kurum ve kuruluşlarında, serbest piyasada sanayide geçerli ve anlaşılır bir unvandır. Piyasada kullanılan bu isim kanuni olarak da tescil edilmiştir.

 

9 Temmuz 2018'de; 

=============
Karar Sayısı: KHK-703 (9 Temmuz 2018) Başbakan Binali YILDIRIM imzalı… 
MADDE 127- 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun; 
e) 33 üncü maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. 
Y O R U M: 926'daki Madde-33'ün (1. fıkrasına) bakalım; 
IV — Terfi zamanı:
Madde 33 — Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır.
 — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — —--------------------------------
10 Temmuz 2018'de; 
===============
3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi 10 Temmuz 2018 (30474 nolu Resmi Gazete) 
İKİNCİ BÖLÜM 
Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli Terfi zamanı 
MADDE 8- (1) Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir.
 — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — -------------------------------------------
926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun 81 inci maddesi;
 “V — Terfi zamanı: 
Madde 81 — Astsubayların terfi zamanı hakkında 33 üncü madde hükmü uygulanır.” 
926 sayılı Kanun’un 33 üncü madde hükmüne atıf yapılmış olan bu madde, 9 Temmuz 2018'de 703 sayılı KHK ile 33 üncü madde yürürlükten kaldırıldığına göre hükümsüz kalmıştır. Her ne kadar 10 Temmuz 2018'de (1 gün sonra) 3 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Karanamesi ile “Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir.” dense de; 81 inci madde yine de hükümsüzdür. Çünkü; 3 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Karanamesinin 8 inci maddesinde sadece “Muvazzaf subaylar” ifadesi yer almıştır.
 
Madde 81'in tekrar uygulanabilir hale gelebilmesi için; 
a) 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun 81 inci maddesi; 
“V — Terfi zamanı: 
Madde 81 — Astsubayların terfi zamanı hakkında 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Terfi Zamanı” ile ilgili 8 inci madde hükmü uygulanır.” ,

b) 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 8 inci maddesi; 
“Terfi zamanı MADDE 8- (1) Muvazzaf subay ve astsubayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir.” ,

c) 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 8 inci maddesi; 
“Terfi zamanı MADDE 8- (1) 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na tabi personelin terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir.” 
ifadelerinden birinin (a, b, c) olması gerekirdi. Ancak böyle bir madde hükmü olmadığına göre; mahkeme kararıyla hükümleşmiş cezadan dolayı hükmün yerine getirilmesinden sonra, 926 sayılı Kanun’un 36 ıncı madde hükümlerine göre “Nasıp Düzeltmesi” hangi tarihe götürülmüşse o tarihte Derece/Kademe ilerlemesinin yapılması gerekir.
 
NOT: Kanunların durumunu ve “Nasıp Düzeltmesi” konusunu bu şekilde inceledik. Yönetmelik hükümlerinde daha farklı hükümler varsa durum ne olur? Sağlıklar dilerim…

Fahrettin BAĞRI 
(E) Maliye Astsubayı

 

SİCİL AFFI KONUSUNDAKİ YASA TEKLİFİ 

Sicil Affı konusunda hazırlayıp Sn.Murat BAKAN’a gönderdiğim Kanun Teklifi şu anda 2/1127 Esas Numarası ile Milli Savunma Komisyonu’ndadır…


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifım gerekçesi ile birlikte ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederim. Saygılarımla,
Murat BAKAN
İzmir Milletvekili

GENEL GEREKÇE
Cumhuriyet tarihi boyunca çeşitli zamanlarda suçlara ait af kanunu çıkarıldığı halde TSK personeli ve 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununa tabi personel sicil affından hariç tutulmuş olup, bu zamana kadar Devlet hizmetinde olmanın gururu içerisinde bulunan personelin çalışmasının teşviki için bu Kanun Teklifi hazırlanmıştır.

Bilindiği üzere, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin disiplin cezalarının affedilmesine yönelik olarak 25.12.1985 tarihli ve 3249 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun, 18.6.1992 tarihli ve 3817 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun ve son olarak da 28.8.1999 tarihli ve 4455 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun yürürlüğe konulmuştur.

1. 25.12.1985 tarihli ve 3249 sayılı,
2. 18.6.1992 tarihli ve 3 817 sayılı,
3. 28.8.1999 tarihli ve 4455 sayılı,
4. 22.6.2006 tarihli ve 5525 sayılı 
Kanun olmak üzere periyodik olarak her yedi yılda bir “AF” Kanunu çıkarılmıştır. Yürürlüğe giren bu kanunlar TSK personeli ve 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununa tabi personele uygulanmamıştır. Gelinen durum itibariyle TSK’nın yapısında çok önemli değişiklikler olurken daha da önemlisi Askeri Mahkemeler, Askeri Savcılıklar, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) v.b. kaldırılmıştır.

Askeri Mahkemelerce hükümleşmiş ceza alanlar,bu cezalardan dolayı nasıpları aleyhte düzeltildi ve yıllarca nasıplarının götürüldüğü tarihte değil de daima bir sonraki 30 Ağustos’ta “Derece Yükselmesi” veya “Kademe İlerlemesi” yapıldı. Dolayısıyla bu durumda olan TSK Personeli bu cezayı ömrü boyunca çektiler ve hatta öldükten sonra geriye bıraktıkları da bu cezayı çektiler, çekmeye de devam ediyorlar. Ayrıca bu Kanun Teklifi ile bu konuda mağduriyet yaşayan emekli TSK personelinin de faydalanması amaçlanmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1-
 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda aşağıdaki geçici madde eklenmek suretiyle;

GEÇİCİ MADDE 46: “Çeşitli suçlardan dolayı Askeri Mahkemelerce hükümleşmiş ceza alanlar hükmün veya kararın kesinleşmesini, şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalar bakımından, cezanın tamamen infazını müteakip aleyhde nasıp düzeltesi yapılanların nasıpları hangi tarihe götürülmüşse, o tarihte derece yükselmesi veya kademe ilerlemesi yaparlar. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu görevleri üzerinden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı ile dul ve yetim aylığı alanlar için de uygulanır.”

Devlet hizmetinde olmanın gururu yanında çalışmalarının teşviki suretiyle verimliliğin artırılması, personele kendisine istihdam eden Devlete olan güven duygusunun aşılaması ve hükümleşmiş cezalarının belli süreler sonunda sicilden silinmesine ilişkin uygulamalardaki farklılıkların ortadan kaldırılması öngörülmekte ve bu Kanundan yararlananların disiplin cezalarının silinmesinde ilgililerin müracaat şartının aranmayacağı hükme bağlanmaktadır.

Kanuna göre emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanların da faydalanması amaçlanmıştır.

MADDE 2- Yürürlük maddesidir.
MADDE 3- Yürütme maddesidir.

926 SAYILI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 46: “Çeşitli suçlardan dolayı Askeri Mahkemelerce hükümleşmiş ceza alanlar hükmün veya kararın kesinleşmesini, şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalar bakımından, cezanın tamamen infazını müteakip aleyhde nasıp düzeltesi yapılanların nasıpları hangi tarihe götürülmüşse, 0 tarihte derece yükselmesi veya kademe ilerlemesiyaparlar. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu görevleri üzerinden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı ile dul ve yetim aylığı alanlar için de uygulanır. ”

MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

 

B İ L G İ L E N D İ R M E
 
Konunun iyi anlaşılması çok önemli çünkü; spekülasyona açık bir konu olduğu için en anlaşılır bir şekilde anlatmaya çalışacağım izninizle;
 
1. Astsubayların Göreve Başlama Derecesi ile kanunlaşması beklenen konu sadece 9/2 değil, 9/2 ve 8/1'dir.
 
2. Bugün, Yılmaz Özçelik tarafından sosyal medya sayfalarında "GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECELERIMİZ konusunun MSB'lığınca Sn C.Başkanı Makamına gönderildiği" şeklindeki ifadesi hızla yayılarak çeşitli yorumlara neden oldu. Arkadaşımız, bu bilginin TEMAD Genel Başkanı tarafından kendisine iletildiğini belirtmiştir.
 
Öncelikle bunun SOMUT bir bilgi olmadığını belirtmek isterim. Şayet bu konu/konular hakkında somut bilgi edinilirse "Kanunlaşma Süreci" nasıl yürür? Görelim izninizle;
 
a) Sadece TSK Personelini ilgilendiren bir taslak metin hazırlanmış ve bunun da "Kanun Teklifi" olarak işlem görmesine karar verilmişse; Kanun Teklifi haline getirilen metin 1 (BİR) veya daha fazla Milletvekilinin imzasıyla TBMM'de Esas Komisyon olarak neresi gösterilmişse o komisyona gider, gündeme alınır ve görüşülür. Görüşülen bu Kanun Teklifi Genel Kurula gelir ve buradaki görüşmelerde kabul edilerek C.Başkanı'nın onayından sonra Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer...
 
b) Şayet, hazırlanan bu taslak metin "Cumhurbaşkanlığı Karanamesi" ile kanunlaşacaksa; taslak metin doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamına gider ve gerekli işlemlerden sonra "Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" olarak Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer...
 
NOT: Bu konuda C.Başkanı'nın Karaname çıkarma yetkisi var.
 
""Anayasa değişiklikleriyle ayrıca Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işlerinin düzenlenmesi ile Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri de doğrudan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenecek.""
 
***ve diğer özlük işlerinin düzenlenmesi*** YETKİSİ...
 
S O N U Ç: Şüphesiz ki; Sn.Cumhurbaşkanının bu konuda 8 Haziran 2018 günü NET açıklama yaparak sözlerini "Hayırlı Olsun" diyerek tamamladığını biliyoruz. Kanunlaşması adeta "Eli Kulağında" diyor olsak da MALİ konulardaki paylaşımlar ihtimaller üzerinden yapılmamalı.
 
TEMAD Genel Başkanı Sn.Hamza Dürgen'in SOMUT bilgi edinmedikçe bu konularda bilgilendirme yapmadığını biliyoruz. Bu konuyu paylaşım yapan arkadaşımıza ne şekilde aktardı bilmiyorum ama, yapılacak en güzel şey; Sn.Hamza Dürgen'in en kısa zamanda bu konu hakkında SOMUT bilgiler edinerek TEMAD resmi sayfasından duyuru yapması olacaktır.
Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
 
"ADİ MALUL" YERİNE <<ORDİNAR MALUL>>
 
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanun tasarısı ve Geçici Komisyon raporu (1/462)
 
Büyük Millet Meclisi Yüksek Başkanlığına
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı hakkında Maliye Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Ku­rulunca 20.12.1948 tarihinde Yüksek Meclise sunulması kararlaştırılan kanun tasarısının gerek­çesiyle birlikte ilişik olarak sunulduğunu saygılarımla arzederim.
 
Başbakan
Hasan Saka
 
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu tasarısının gerekçesi
Teklifin gayesi;
 
1— Genel Bütçeden aylık alan memur, subay ve askerî memurlarla gediklilerin emekliye ayrılmalarında, âdi ve görev sakatlıklarında, kendilerine ve ölümlerinde dul ve yetimlerine bütçeden aylık bağlanmasını ve muayyen hizmet süresini
doldurmaksızın bu durumlara girenlerle bunların dul ve yetimlerine de görev aylıkları üzerinden toptan ödeme yapılmasını kabul etmiş bulunan 1683 sayılı Kanun, 1.VI.1930 tarihinde yürürlüğe girmiş ve o tarihten sonra geçinme şartlarında vukuagelen değişmeler sebebiyle hayat pahalılaştıkça bu aylıklara çeşitli kanunlarla ve muhtelif ad ve şekillerle zamlar yapılagelmiştir.
 
Bütün enerjisini görevinde iken harcamış ve ömrünün büyük kısmını Devlet hizmetinde geçir­miş bir kimsenin emekliye ayrıldıktan sonra çalışarak değil, iktisap ettiği görev aylığı tutarı üze­rinden ve hizmet süresine göre alacağı mâkul ve uygun bir emekli aylığı ile rahatça yaşayabilmesi kadar tabiî ve haklı bir şey olamaz iken, bu aylıkların bütçeden ödenmesi ve bütçenin ise daha faz­lasını vermeye müsait olmaması hasabiyle bu gayenin tahakkukuna, maalesef şimdiye kadar, imkân bulunamamıştır.
 
Y O R U M: O yıllarda da emekliye 'Kaynak yok" palavrası atılıyormuş şimdi de atılmaya devam ediliyor...!!!
 
 
ASIL ÖNEMLİ KONU İLE DEVAM EDELİM İZNİNİZLE;
 
6— Âdi ve görev sakatlığı aylıkları:
Tasarının 44 - 63 ncü maddelerinde âdi ve görev sakatlıkları ve bu sakatlıklardan dolayı bağ­lanacak aylıklarla ilgili hükümler yer almıştır.
 
Görevini yapamayacak derecede âdi sakatlığa uğrayanlar hariç olmak üzere hastalıkları ne kadar sürenler hakkında âdi sakat işlemi yapılacağı, yürürlükte bulunan hükümler tevhit olunmak ve bu arada Devlet Ekonomi Kurumları hizmetlerinin aksamasına mahal bırakılmamak, aynı za­manda da bu yüzden Sandığa yüklenecek külfet nazara alınmak suretiyle, teklif edilmiştir.
 
Gerek 1683 sayılı Kanunda, gerek emekli sandıkları kanunlarında âdi sakat durumuna giren­lerin hizmet süreleri 20 yılı doldurmuşsa kendilerine emekli aylığı bağlanmakta, aksi takdirde her hizmet yılı için son aylık veya ücret tutarının,3656 sayılı Kanundaki tutarları üzerinden bir aylık tazminat verilmekte ve emekli sandıklarında ayrıca kesenekler de iade olunmakta iken, tasarıda 15 yılı dolduranlara da âdi sakatlık aylığı bağlanması, doldurmayanlara da toptan ödeme yapılması teklif olunmuştur.
 
Y O R U M: "Adi ve Vazife Malullüğü" ifadesi 1949'da Emekli Sandığı Kanunu kabul edildiğinde "Âdi ve görev sakatlığı" olarak ifade edilmiş...
 
Sakatlık
MADDE 44— Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hâsıl olan arızalar veya du­çar oldukları tedavisi imkânsız hastalıklar yü­zünden görevlerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (Sakat) denir. Ve haklarında bu kanunun sakatlığa ilişkin hükümleri uygulanır.
 
MADDE 45— 44 ncü maddede yazılı sakatlık;
a) iştirakçilerin görevlerini yaptıkları sıra­da görevlerinden doğmuş olursa;
b) Görevleri dışında kurumların verdiği yine kuruma ait başka işler yaparken, bu işlerden doğmuş olursa;
c) Kurumların menfaatini korumak maksadiyle bir iş yaparken, o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şarrtiyle);
ç) Fabrika, atelye ve benzeri iş yerlerinde, işe başlamadan evvel, iş sırasında veya işi bitir­dikten sonra; o iş yerinde husule gelen ve yine o iş yerinin mahiyetinden ve çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa;
Buna (Görev sakatlığı) ve bunlara uğrayan iştirakçilere de <Görev sakatı> denir.
 
MADDE 46— 44 ncü maddede yazılı sakat­lık 45'nci maddede gösterilenler dışında kalan sebep ve hallerden doğmuş olursa (âdi sakatlık) ve bunlara uğrayan iştirakçilere de <âdi sakat> denir.
 
S O N U Ç: Günümüzden 69 yıl önce MALULİYETLER konusu bu ifadelerle tanınmış. Aradan geçen bunca zaman içinde bu ifadeler de değişmiş ama gel gelelim <<ADİ>> kelimesinin yerine uygun Türkçe bir kelime bulunamamış. Türkkçemizde uygun bir kelime bulamadanız ama aklınıza hiç mi yabancı kelime gelmedi? Örneğin <<ORDİNAR MALUL>>
Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
 

TEMAD GENEL MERKEZİ HUKUK KOMİSYONU'NUN DİKKATİNE..!!

3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
10 Temmuz 2018 (30474 nolu Resmi Gazete)

İKİNCİ BÖLÜM
Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli

Terfi zamanı
MADDE 8- (1) Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir.
-------------------------------------------------------------------------------------------

Karar Sayısı: KHK-703 (9 Temmuz 2018) Başbakan Binali YILDIRIM imzalı...

MADDE 127- 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun;
e) 33 üncü maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

Y O R U M: 926'daki Madde-33'ün (1. fıkrasına) bakalım;
IV – Terfi zamanı:
Madde 33 – Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır.
=================================================

Naim Kürt arkadaşımızın "Aleyhde Nasıp Düzeltme" ile ilgili olarak K.K.K.'lığına yazdığı dilekçesine verilen cevap;

2. 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 81 inci maddesinin atıfta bulunduğu 33 üncü maddesi 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak; ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin terfi zamanı düzenlenmiş ve 30 Ağustos günü esas alınmıştır.

HEMEN BU MADDEDEKİ ÇELİŞKİLERİ YORUMLAYALIM;
a) Bir gün ara ile çıkarılan Bakanlar Kurulu KHK'si ile yürürlükten kaldırılan madde hükmü, Cumhurbaşkanlığı 3 Nolu Kararnamesi ile daha önce "Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır." şeklinde olan cümleye; "Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir." cümlesini eklemek amacıyla mı yürürlükten kaldırıldı?

b) ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesi şöyle;
"Terfi zamanı
MADDE 8- (1) Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir."

Y O R U M: K.K.K.'lığınadan gelen cevabi yazıda "Ancak; ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin terfi zamanı düzenlenmiş ve 30 Ağustos günü esas alınmıştır."

Görüldüğü üzere K.K.K.'lığının cevabi yazısında "Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin terfi zamanı" ifadesi yer almış ama, ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesindeki madde hükmünde ""Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli" diye bir ifade yok. "Muvazzaf subayların terfileri" ifadesi var.
Astsubaylarla ilgili bir ifade yok. Daha önce astsubaylarla ilgili olan 81 inci maddesinin hükmü 33 üncü maddeye atıfta bulunuyordu ancak; 33 üncü madde KHK 703 ile yürürlükten kaldırıldı.

S O N U Ç: Astsubayların da "ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci madde" hükümlerine tabi olması için; 926 sayılı TSK Personel Kanununda
"V – Terfi zamanı:
V – Terfi zamanı:
Madde 81 – Astsubayların terfi zamanı hakkında 33 üncü madde hükmü uygulanır.
şeklinde olan madde hükmünün;
"V – Terfi zamanı:
Madde 81 – Astsubayların terfi zamanı hakkında Cumhurbaşkanlığı 3 Numaralı Kararnamesinin İkinci Bölüm 8 inci maddesi hükmü uygulanır." şeklinde değiştirilmesi gerekmez mi? Sağlıklar dilerim...

Fahrettin BAĞRI 
(E) Maliye Astsubayı

MEVCUT SİSTEMLE OLMAYACAĞI BELLİ OLDU

(Kişisel Görüşlerimdir)
Her savaşın farklı bir stratejisi vardır. Savaş, bir güç oyunu ve mücadelesi olduğu kadar aslında daha çok bir akıl ve zekâ mücadelesidir. İşte bu akıl yönünü taktik ve strateji temsil etmektedir. Savaş; kazanma güdüsüyle bilginin, teknolojinin ve üstünlük için gerekli her türlü konunun finansmanını gerektirir. Toplumların önceliklerinde gerekli düzenlemeleri yapmak stratejik bir tercihtir. 

Yetişmiş insan gücü en büyük savaş kozudur. Bilinçlenme, entelektüel birikim sahibi olma, özgürlüğü sistemleştirme, kendine yeten ve güvenilir bir toplum olma, yardımlaşma ve işbirliği bağlarını her şartta uygulayabilme kabiliyetine erişme, her şeyden önemli olmuştur. Özgüveni tam olan bir toplumun hem içi, hem de arkası boş olamaz; bilakis içi ve arkası kaya gibi sağlamdır.

Yıllardan beri "TSK'nın en büyük meselesi #astsubaylar meselesidir, hallolmadıkça sıkıntı ve azaplar bitmeyecektir. İMTİYAZ DEĞİL ADALET İSTİYORUZ" diyerek mücadelemizi kurumsai kimliğimizle yani TEMAD'la sürdürmeye çalışıyoruz. Pekala, TEMAD bu mücadeleyi/savaşı verirken hedefine ulaşabiliyor mu? Hayır, ulaşamıyor. Bu sistemle de asla ulaşamaz...!!!

TEMAD Olağan Büyük Genel Kurul kararı alındığında veya Genel Kurul tarihi yaklaştığında, tüm şubeler tüzükte belirtilen hükümler gereğince Olağan Genel Kurullarını yapıyorlar. 2-3 şubenin dışında hiç bir yarışma, tartışma v.b olmadan "RUTİN" bir şekilde genel kurullar tamamlanıyor.

Şimdi asıl konumuza gelelim izninizle; TEMAD Olağan Büyük Genel Kurul tarihinin çok öncesinden itibaren bir "Genel Başkanlık" yarışı başlıyor. Genel Başkan adayları ekibiyle birlikte Türkiyem'in dört bir yanını dolaşmaya başlıyor. Kilometrelerce yol katediyor, ulaşım, barınma, yemek, tanıtım giderleri v.b. için büyük paralar harcıyorlar. Sonuçta bir ekip bu yarışı kazanıyor ve Genel Merkez karagahına konuşlanıp "Haydi Bismillah" diyerek işe başlıyor.

Başlamasına başlıyor da, her ne hikmetse..!! Bir müddet sonra yokuşu tırmanan LPG'li otomobiller gibi teklemeye ve PAR PAR PAR ötmeye başlıyor. İşin en ilginç tarafı da; hangi ekip olursa olsun daima aynı şeyler yaşanıyor.

S O N U Ç:

Israr etmenin bir anlamı yok. Bu sistemle 
OL-MU-YOR...!!! "Biz yönetime adayız" diyerek bu denli masrafın altına girmeye gerek yok. 

Ç Ö Z Ü M:

Öncelikle doğru bir terminoloji ile en etkili olabilecek STRATEJİ tespit edilecek. Bu tespit için profesyonel destek alınacak. Tüm TEMAD şubeleri varını yoğunu ortaya koyacak ve çok güçlü bir MALİ tablo oluşturulacak. Mücadele/savaş ağırlıklı olarak MALİ GÜÇ ile sürdürülecek. Mücadele "TOPYEKÜN" yani; bütün TEMAD şubelerinin iştiraki ile yapılacak.

Lider-Başkan v.b. aramaya gerek yok. Siyasi ve askeri otorite ile diyaloğu sürdürebilecek, yazılı ve görsel basına mücadeleyi en etkili anlatabilecek biri "Genel Başkan" olarak koltuğa oturacak. Yapılacak her faaliyet konusunun uzmanı olabilecek arkadaşlarımız var bu TEMAD camiasında. Tespit edilen faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için seçilen bu arkadaşlarımız farklı şubelerden, farklı İl/İlçelerden gelecek ve Yönetim Kurulunu oluşturacak. En önemlisi de Genel Başkan dahil TEMAD Genel Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin illaki Ankara'da ikamet ediyor olması gerekmeyecek.

Şehirlerde yapılacak faaliyetler, yazılı ve görsel basındaki etkinlikler, siyasi ve askeri otorite ile olan görüşmelerin hepsi bir TAKVİME bağlı olarak icra edilecek. Başarabilir miyiz? Bunu bilmiyorum.! Başarırsak sıkıntı ve azaplar son bulur veya en az düzeye iner. Başaramazsak dükkanı kapatıp gideriz...!!!
En başta da ifade ettiğim gibi; tüm bu söylediklerim "Kişisel Görüşlerimdir". Aradan geçen bunca yıldan sonra çözümün ancak bu şekilde olabileceğini düşünüyorum. Sağlıklar dilerim...

Fahrettin BAĞRI 
(E) Maliye Astsubayı

 

YASAL DAYANAĞI OLMAYAN TALEBİMİZ YOK Kİ
 
"Haklı Taleplerimizin" tamamının YASAL dayanakları mevcut olup, dile getirdiğimiz konuları işte bu yasal dayanakları ile birlikte ortaya koymaktayız. "Sicil Affı" olarak da telaffuz edilen talebimizin yasal dayanaklarını aşağıda göreceksiniz.
 
Hiç kimse karanlıkta göz kırpmasın.! Bu konulardan sürekli olarak kaçmaya çalışılıyor. Ancak siz kaçtıkça biz kovalayacağız, hem de daha hızlı koşarak...
 
TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU
Kanun Numarası: 926
Kabul Tarihi: 27/7/1967
 
IV – Terfi zamanı:
Madde 81 – Astsubayların terfi zamanı hakkında 33 üncü madde hükmü uygulanır.
 
IV – Terfi zamanı:
Madde 33 – Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır.

(NOT: Terfii - Terfii etmek: Derece-Makam bakımından yükselmek,
Bir görevde derecesi yükselmek demektir.)
VIII – Kademe ilerlemesi şartları:
Madde 45 – (Değişik: 7/7/1971 - 1424/15 md.)
Subaylar aşağıda yazılı esaslara göre her yıl kademe ilerlemesi yaparlar.
a) Kademe ilerleme şartları şunlardır:
1. Bulunduğu kademede bir terfi yılını doldurmuş olmak,
2. Bulunduğu rütbede ilerliyebileceği bir ileri kademe bulunmak,
3. Sicil notu, sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısı olmak,
Yukarıdaki şartları haiz olan subaylar, her yıl kademe ilerlemesi yaparlar.
 
IX – Kademe terfii esas ve şartları:
Madde 93 – (Değişik: 7/7/1971 - 1424/32 md.)
Astsubaylar aşağıda yazılı esaslara göre her yıl kademe ilerlemesi yaparlar.
a) Kademe ilerleme şartları şunlardır:
1. Bulunduğu kademede bir terfi yılını doldurmuş olmak,
2. Bulunduğu rütbede ilerliyebileceği bir ileri kademe bulunmak,
3. Sicil notu, sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısı olmak.
Yukarıdaki şartları haiz olan astsubaylar, her yıl kademe ilerlemesi yaparlar.
==========================================
 
1424 SAYILI KANUN'UN KOMİSYON RAPORUNA BAKALIM VE İLGİLİ MADDELER HAKKINDA NELER SÖYLENMİŞ GÖRELİM İZNİNİZLE;
 
Kabul Tarihi : 07/07/1971
Resmi Gazete Tarihi ve No : 14.07.1971 No: 13895
MM 364 no'lu Komisyon Raporu
 
MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 364
27. 7.1967 tarih ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel
Kanununun bâzı maddelerinin değiştirilmesi ve bu Kanuna bâzı maddeler eklenmesi hakkında kanun tasarısı ile, Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun bâzı maddelerinin değiştirilmesi ile bâzı mad­delerine fıkralar eklenmesi hakkında kanun teklifleri ve Millî Savunma, İçişleri ve Plân komisyonlarından seçilen 5'er üyeden kurulu 46 numaralı Geçici Komisyon raporu.
 
27.7.1967 tarih ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun bâzı maddeleri­nin değiştirilmesi ve bu kanuna bâzı maddeler eklenmesi hakkında kanun tasarısı (1/479)
Madde 13— Bu madde ile; «Kademe terfii şartları» madde başlığını taşıyan 45'nci madde değiştirilmektedir.
 
45'nci madde ile, kademe terfii deyimi yerine, rüitbe terfii ile benzeşim hâsıl edeceği düşünülerek, 657 sayılı Devlet memurları Kanununun, «Kademe ilerlemesi» deyimi alınmakta ve kademe ilerlemesi şartları yeniden düzenlenmektedir.
(a) bendi, kademe ilerleme şartlarını saymaktadır.
 
Madde 30— Bu madde ile, astsubayların kademe ilerlemesi esas ve şartları ile ilgili 93'ncü madde, subayların kademe ilerlemesi esas ve şartlarını düzenliyen 45'nci maddeye paralel olarak değiştirilmektedir.
 
S O N U Ç: Tüm bu uyarılara ve DİKKAT çekmelere rağmen yine de büyük bir HATA yaptınız (bilerek yaptınız tabi) ve subaylarla ilgili olan Madde 45'e "VIII – Kademe ilerlemesi şartları:" dediniz, assubaylarla ilgili olan Madde 93'e ise;
" IX – Kademe terfii esas ve şartları: " dediniz.
İşte..!! Burada TERFİİ kelimesi geçtiği için de "Aleyhde Nasıp Düzeltme" "Kademe İlerlemesinin Durdurulması" konusunda bize hep Madde 33 ve Madde 81'i işaret ediyorsunuz...!!!
 
Arkadaş.! "Aleyhde Nasıp Düzeltme" "Kademe İlerlemesinin Durdurulması" gerçekleştiğinde bulunduğum derecenin son kademesinde değildim ve dolayısıyla bir üst dereceye yükselerek TERFİİ etme durumunda da değilim. Örneğin; sadece 7/2'den 7/3'e ilerleyeceğim, TERFİİ etmeyeceğim...
Tam da burada "TERFİ ve TERFİ ETMEK" ne demektir bir kez daha açıklayalım;
Terfii - Terfii etmek: Derece-Makam bakımından yükselmek,
Bir görevde derecesi yükselmek demektir.
 
Tüm bunları anlayıp sıkıntı ve azapları ortadan kaldırmak için bir şeyler yaparsınız İnşallah. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Assubayı
 
 
 
 
Milli Savunma Üniversitesi Meslek Yüksekokullarına öğrenci temin faaliyeti kapsamında başvuran adayların başvuruları ve tercihleri değerlendirilmiştir.
 
Harp Okulları sınavları henüz tamamlanmadığından HO ve MYO’ya ortak başvurusu olan adaylara da çağrı yapılmıştır.
Harp Okulu sınav sonuçları MYO sınavlarının değerlendirilmesinde de geçerli olacaktır.
 
H.O sınavlarına katılan adaylardan birinci tercihi Bando MYO olan ve kontenjana giren adaylar sadece Müzik Yeteneği Sınavına çağırılacaktır.
 
 
 
Y O R U M: Çok sıklıkla dile getirdiğimiz, adeta ''Haykırdığımız'' mağduriyetlerimizden biri, MSÜ'nin resmi açıklamasında da tüm çıplaklığı ile gözler önüne serilivermiş!!!
 
Şimdi sırasıyla ''Gaspedilen Haklar''a tekrar bakalım izninizle;
a) Hem Harp Okulu hem de Asb. MYO sınavlarına girme hakkı olan bir genç yapılan yazılı-sözlü sınav ve mülakattan sonra H.O'nu bitirip subay olduğunda göreve 8/1'den başlayacak. Aynı genç Asb.MYO'nu bitirip astsubay olursa, arada 2 yıllık eğitim-öğretim farkı olmasına rağmen göreve üç kademe geriden yani; 9/1'den başlayacak.
 
b) Aynı fakülteden aynı tarihte mezun olan (lisans) iki gençten biri, temel askerlik eğitiminden sonra Sb. olurken göreve 8/1'den başlarken, yine temel askerlik eğitiminden sonra Asb. olan genç ise 9/3'den göreve başlayacak.
(NOT: Bu şekilde de Sb. - Asb. kaynağı olduğu için böyle bir örnek verdim)
 
c) Asb.MYO mezunu olursa göreve 9/1'den başlayacak olan genç, Polis MYO'nu tercih ederse, mezun olduğunda göreve 9/2'den başlayacak. Fakülte (lisans) mezunu olarak temel eğitime alınıp polis A. olursa göreve 8/1'den başlar.
(NOT: İçişleri B.'lığı bünyesinde bir Akademi varken OHAL KHK'si ile ikinci bir Akademi; Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi kuruldu. Dolayısıyla bu iki Akademiden mezun olacaklarla ilgili de bir örnek verdim)
 
d) Görüldüğü üzere subay olunduğunda Göreve Başlama Derecesi ile ilgili hiç bir mağduriyet söz konusu olmuyor ama astsubay olunduğunda?!!!
 
 
S O N U Ç: TSK'nın en büyük meselesi #astsubaylar meselesidir, hallolmadıkça sıkıntı ve azaplar bitmeyecektir. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Assubayı
 

"KAYNAK YOK PALAVRASI" BURADA GEÇERLİ DEĞİLDİR

TSK'da albay rütbesinde zaman zaman yığılmalar olmuş ve siyasi iktidarlar da bu yığılmayı önlemek için albaylar lehine BALLI-KAYMAKLI Kanunlar çıkararak sorunu gidermeye çalışmışlardır.
Bu tür işlemlerin en sonuncusu da 14/1/2016 tarih ve 6661 sayılı Kanun'un GEÇİCİ MADDE-39'da yer aldı. Üç farklı nasıpta olan albaylara 5,5 - 11 ve 16 kat ekstra emekli ikramiyesinin ödenmesi kararlaştırıldı. Ancak 668 sayılı KHK'nin 4 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırıldı.

Bu kanunun TBMM Genel Kurula inmeden, Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerde getireceği MALİ yük hakkında neler konuşulmuş kısaca bakalım izninizle;

ERHAN USTA (Samsun)-Bunun mali boyutu nedir? Bunlara ilişkin bir kapsamlı bilgi verilsin.
MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas)–926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda bir değişiklik yapmak istiyoruz. Bu değişiklikle,kadrosuzluktan emekliliğe hak kazanmış albaylara istekleri hâlinde, talep etmesi hâlinde, bir defaya mahsus olmak üzere ek emekli ikramiyesi ödenmek kaydıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılma imkânı tanınacaktır.

Bu kapsamda, 30 Ağustos 2016 tarihi itibarıyla, subaylıkta, 30uncu fiilî hizmet süresini tamamlayacak olanlara, normalde 2017 yılında emekli olacaklar ve bunlar 1986 neşetli albaylar, emekliliğe esas aylık tutarının 5,5 katı, yani 19 bin TL; 29uncu fiilî hizmet süresini tamamlayacak olanlara, normalde 2018 yılında emekli olacaklardı bunlar, bunlar 1987 neşetli albaylar, emekliliğe esas aylık tutarının 11 katı, 38 bin TL, 28inci fiilî hizmet süresini tamamlayacak olanlar, ki bunlar normalde 2019 yılında emekli olacaklardı,1988 neşetli albaylar, emekliye aylık esas tutarının 16 katı, yani 57 bin TL ikramiye olarak ödenecek ve bu personeller 30 Ağustos 2016 tarihi itibarıyla kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerdir.

Düzenlemeden dolayı da, tümünün emekliliği talep etmesi hâlinde bütçeye getireceği yük 50 milyon TL olarak hesaplanmıştır. Maliye Bakanlığıyla zaten mutabakata varıldığından bu Plan ve Bütçe Komisyonuna getirilmiştir, özü budur.

ERHAN USTA (Samsun)– Onlara tabii gerektiği gibi iş verilemiyor, onların da pozisyonlarına uygun bir şey verilemediği için orada yığılma olmuş, ondan sonra “Bunları emekli edelim,erken emekli edelim.Erken emekliliğe teşvik etmek için de üstüne biraz para verelim.” gibi bir noktaya geliyoruz.

MUSA ÇAM (İzmir)–Sayın Başkan.Yine parayla ilgili teşvik ve özendirici bir madde. Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan albaylarımızdan yaklaşık olarak 1.075 albayın sayısal olarak fazla olması nedeniyle YAŞ'ta değil de özendirilerek, bir prim esası getirilerek, gönüllü temelinde rızayla emekliye sevk etme.
Yani çok böyle ekonomiyle, parayla ilgili böyle bir düzenleme sanki Türk Silahlı Kuvvetlerimizde önemli görev yapan bu komutanlarımıza belki çok cazip de gelebilir. Ekonomik koşullar nedeniyle cazip gelip hakikaten 1.075 albayın 1.075'i de hemen emeklilik dilekçesini yarın sıraya girip verebilirler de yani bunu bilemiyoruz.

NOT: Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülüp kabul edildikten sonra TBMM Genel Kurulda da görüşülüp kabul edilen bu 6661 sayılı Kanun'un GEÇİCİ MADDE-39'u 668 sayılı KHK'nin 4 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırıldı.

S O N U Ç: Astsubayların özlük hakları sözkonusu olduğunda ''Kaynak yok, Maliye Bakanlığından görüş almamız ve mutabakata varmamız gerekir'' palavrasını ortaya sürenler, sözkonusu subaylar olduğunda ''Maliye Bakanlığıyla zaten mutabakata varıldı'' deyiveriyor. Ayrıca ne iktidar ne de muhalefet milletvekillerinden MALİYET ile ilgili hiç bir itiraz ve olumsuz görüş gelmiyor.
Ancak bunu sonsuza dek sürdüremeyecekler. Eninde sonuda ''Haklı Taleplerimizi''kabul edecekler. Onlar vermeyecek, biz alacağız...
**İMTİYAZ DEĞİL ADALET İSTİYORUZ**

Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı

 

TAZMİNATLAR MESELESİ 
 
Haziran 2017'nin de yarısına geldik. Bugün ''TSK'da TAZMİNATLAR MESELESİ''ni bir kez daha gündeme getirelim izninizle.
Makam-Görev-Temsil Tazminatları sadece TSK personelini ilgilendirmiyor. Başta 657 sayılı D.M.K. olmak üzere tüm personel Kanunları'nı ilgilendiriyor. Ancak biz konunun TSK'yı ilgilendiren kısmına bakacağız.
 
Adı geçen tazminatları halen TSK'da alan (muvaazaf/emekli) en küçük rütbeli personel yarbay'dır. Dolayısıyla incelememizi yarbay-albay-Kd.Albay rütbeleri üzerinden yapalım. General/Amirallere ödenen tazminatlar ile ''Kadrosuzluk-Komutanlık v.b. tazminatlara da ayrı bir başlık ve makalemizde inceleriz İnşallah.
 
TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU
Kanun Numarası: 926
Kabul Tarihi: 27/7/1967
 
Madde 30 – (Değişik: 6/5/1993 - 3909/1 md.)
Subayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir. Rütbeler Normal Bekleme Süreleri
----------------------- ------------------------------------
Teğmen 3 Yıl
Üsteğmen 6 Yıl
Yüzbaşı 6 Yıl
Binbaşı 5 Yıl
Yarbay 3 Yıl
Albay 5 Yıl
 
Burada ''Üstüne Basa Basa'' ifade ederek başlamamız gereken bir durum var. Subaylar yarbay rütbesine **NORMAL BEKLEME SÜRELERİ** sonunda yükseliyorlar. Yani; 20 inci hizmet yılının bitimi, 21 inci hizmet yılının başlangıcından itibaren HOOOP gelsin Makam+Görev Tazminatı.
 
Erken Terfi - Akademi Kıdemi v.b. bekleme sürelerini azaltan durumlar sonucunda 18-19-20 inci yılın bitiminde de yarbay rütbesine yükselip Makam-Görev Tazminatlarını alan pekçok subayın olduğunu biliyoruz.
 
Tazminatların parasal ayrıntısını görelim;
Rütbelere göre belirlenen puanların, dönem için belirlenen ''Aylık Katsayısı'' ile çarpılması sonucunda alınacak miktar belirleniyor.
 
01.07.2017 - 31.12.2017 Aylık Katsayısı: 0,099057'dir.
------------------------------------------------------------------------
Yarbay = 10.000 X 0,099057 = 990.00 TL.
Albay = 13.000 X 0,099057 = 1.287.00 TL.
Kd.Albay = 16.000 X 0,099057 = 1.585.00 TL.
 
İşte bu ''BALLI BALLI'' paraları emekli olduklarında da almaya devam ediyorlar. Bunu da hassaten belirtmekte fayda var.
 
Haydi bakalım! Gelin şimdi de TSK'da astsubayların bu konudaki durumu neymiş ona bakalım izninizle...
 
Madde 78 – (Değişik: 5/2/2009-5837/19 md.)
Astsubayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir:
Rütbeler Normal bekleme süreleri
----------------------------------- -------------------------------------
Astsubay Çavuş 3 yıl
" Kıdemli Çavuş 3 yıl
" Üstçavuş 6 yıl
" Kıdemli Üstçavuş 6 yıl
" Başçavuş 6 yıl
" Kıdemli Başçavuş 6 yıl (Yaş Haddi)
 
Astsubaylar için Makam - Görev (Vazife) Tazminatının esamesi dahi okunmadığına göre yukarıdaki şu acayip, acayip olduğu kadar da ADALETSİZ olan ''Normal Rütbe Bekleme Süreleri''nden bahsedelim.
 
Dile kolay, 23-24 yıl geçmesine rağmen astsubaylar halen daha Kıdemli Başçavuş rütbesine yükselememiş durumda oluyorlar. ''Efendim! Süreleri uzun tuttuk ki; Kıdemli Başçavuş rütbesine yükselmek erken yaşta olmasın ve daha da önemlisi bu rütbede yığılma olmasın'' sözleri tam bir PALAVRA'dır. Bu rütbeye çok sayıda astsubayın daha erken yaşta ulaşmasının bu söylenen gerekçeyle hiç bir alakası yok.
 
Kıdemli Başçavuş olanlara tazminat yok, kadrosuzluktan emeklilik diye birşey yok, KARİYER-KADRO-UZMANLIK yok, daha üst rütbelere yükselebilmek yok. Ee!! Bu rütbede yığılma olsa ne anlamı varki...!!!
Ama subaylarda öyle mi? TSK'da general/amiralliğin ne denli ayrıcalıklı rütbe olduğunu biliyoruz. Albaylık rütbesi de TSK'da önemli bir rütbe olmasına rağmen rütbe bekleme sürelerinin az olması nedeniyle erken yaşta bu rütbeye yükselmeler olmakta ve bu durum da yığılmalara neden olmaktadır.
 
Dolayısıyla TSK'da albay rütbesinde zaman zaman yığılmalar olmuş ve siyasi iktidarlar da bu yığılmayı önlemek için albaylar lehine BALLI-KAYMAKLI Kanunlar çıkararak sorunu gidermeye çalışmışlardır.
Bu tür işlemlerin en sonuncusu da 14/1/2016 tarih ve 6661 sayılı Kanun'un GEÇİCİ MADDE-39'da yer aldı. Üç farklı nasıpta olan albaylara 5,5 - 11 ve 16 kat ekstra emekli ikramiyesinin ödenmesi kararlaştırıldı. Ancak 668 sayılı KHK'nin 4 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırıldı.
 
Karar Sayısı : KHK/668
MADDE 4- (3) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş, aynı Kanunun GEÇİCİ-39 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
 
İşte durum bu saygıdeğer arkadaşlarım. Astsubayın derdi bir tane değil ki; bin derdimiz var. Ancak, usanmadan, yorulmadan hepsini takip edecek ve gerekeni yapacağız.
BİLGİLENME + BİLGİLENDİRME + AKSİYONERLİK varsa STRATEJİ de vardır..!! Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI 
(E) Maliye Assubayı