Fahrettin Bağrı

Fahrettin Bağrı

E-posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.
TÜM TALEPLERİMİZİN HAKLI GEREKÇELERİ MEVCUT

TSK'nın en büyük meselesi #astsubaylar meselesidir, hallolmadıkça sıkıntı ve azaplar bitmeyecektir. <<İmtiyaz değil adalet istiyoruz>>
"Haklı Taleplerimiz" ve "Gaspedilen Haklarımız" dediklerimizi anlatırken, ilgili makamlara iletirken daima kendi kurumumuzdan yani; Türk Silahlı Kuvvetleripersonelinden örnekler vermeye ve kıyaslamalar yapmaya gayret gösterdik.
 
Aynı kurum içinde kanunlarla subaylar için gerçekleştirilen düzenleme ve değişikliklerin astsubaylar için de yapılması gerektiğini yasal dayanakları ile birlikte ortaya koyduk ve ilgili makamlara taleplerimizi ilettik, iletmeye de devam edeceğiz.
 
İşte bu önemli konulardan biri de "Lise mezunu menşeli yarbayların albaylığa terfii ettirilmeleri konusunda devletin tüm organlarının ne denli yüksek gayretler gösterdiğine tanık olacaksınız. Umarım bu çarpıcı gerçekleri öğrendikten sonra astsubayların kendi aralarında <<Eğitim-Öğretim seviyesi>> ile alakalı yaşadıkları "POLEMİKLER" de son bulur...


ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
 
Resmi Gazete tarih/sayı:18.6.1977/15970
Esas Sayısı : 1977/4
Karar Sayısı : 1977/74
Karar Günü : 12/5/1977
 
İtiraz yoluna başvuran: Askerî Yüksek îdare Mahkemesi 1. Dairesi.
İtirazın konusu: 27/7/1967 günlü, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa 31/7/1970 günlü, 1323 sayılı Kanunla Eklenen Ek 1. maddenin, Albaylığa yükselmeye ilişkin hükmü yönünden iptali istemidir.
 
1. OLAY:
Davacı, lise mezunu olarak yedeksubaylık görevini tamamladıktan sonra 16/6/1927 günlü, 1076 sayılı Yedek subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanununun 29. maddesi uyarınca muvazzaf sınıfa geçmeyi istemiş, ilgili kursları tamamlayıp "muamele memuru" olarak orduya katılmıştır.
 
926 sayılı Kanunun Ek-1 inci maddesine istinaden 31/8/1971 tarihinden sonra Kara ve Deniz Kuvvetleriyle Jandarma Genel Komutanlığı kadrolarındaki lise mezunu menşeli yarbaylardan albaylığa hiç bir personel terfi ettirilmediği halde; Hava Kuvvetleri Komutanlığı kadrosunda bulunan aynı menşeli bir kısım subayın, normal tahsil süresi iki yıl olan Hava Harp Okulunda 6801 sayılı Kanunun uygulanması sırasında bu kanun hükümlerini yerine getirmek için 6 - 7 ay süreli ikmali tahsile tabi tutulup, Harp Okulu diploması verilenlerin bilâhare sınıfları ile ilgili değişik süreli temel tekamül kursuna tabi tutulduklarından bahisle, yarbaylıkta 3 yılını doldurmaları ve diğer terfi şartlarını da haiz olmaları halinde albay rütbesine yükseltildikleri ve yine sırası gelenlerin yükseltilmeye devam olunduğunu ve böylelikle aynı kuvvette aynı kaynaktan aynı tarihte alınıp Piyade, istihkâm, muhabere, ulaştırma, levazım sınıflarından olmaları ve sınıflarının mevcut temel kurslarına gönderildiklerinden Hava Harp Okuluna gönderilmemeleri sebebiyle sınıf okullarındaki öğrenimleri kurs kabul edilen 40 subayın, albay rütbesine yükseltilmediği ve aynı Kuvvet içerisinde ikili uygulama yapıldığı da ara kararına verilen Hava Kuvvetleri Komutanlığı yazılarından anlaşılmıştır.
 
16/7/1956 tarihinde yürürlüğe giren 6801 sayılı Kanununun 5 inci maddesi "Askerî memurlardan bu kanunla subaylığa geçirilenler (Yüksek tahsilliler hariç) yarbaylığa (dahil) kadar yükselebilirler." hükmünü amir idi. Bu kanun 10 Ağustos 1967 tarihinde yürürlüğe giren 926 sayılı Kanunun 208/n madesiyle yürürlükten kaldırılmış ve 6801 sayılı Kanun hükümlerine tabî subaylar terfi bakımından 926 sayılı Kanunun terfi ile ilgili hükümlerine tabi kılınmıştır. Ancak, 1323 sayılı Kanunla getirilen Ek-1 nci madde ve Ek geçici 4 üncü maddeyle menşe ve süre itibariyle albaylığa terfileri yeniden kısıtlanmıştır.
 
Bu nedenlerle, davacının, 926 sayılı Kanuna 1323 sayılı Kanunla eklenen Ek-1 inci maddesi hükmünün lise ve dengi okul mezunu subayların albay rütbesine yükseltilmemeleri yönünden Anayasa'ya ve eşitlik ilkesine aykırılığı iddiası ciddî görülerek, T.C. Anayasa'sının 151/1, 44 sayılı Kanunun 27 nci maddeleri mucibince Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar Davanın geri bırakılmasına, konu ile ilgili görüleri dosya muhtevasının tasdikli suretlerinin Anayasa Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine 11 Ocak 1977 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
 
V. ESASIN İNCELENMESİ:
2- Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler bittikten sonra şu önerge verilmiştir : "Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu dolayısiyle değiştirge önergesi verilen maddeler üzerinde müzakere açılmasını, değiştirge önergesi verilmeyen maddelerin okunarak oylanmasını arz ve teklif ederim." Bu önerge oylanmış ve kabul edilmiştir. Tasarının görüşülmesine, bu önergenin kabulüyle İçtüzükte yer almayan bir yöntem uygulanarak başlanmış ve görüşme böylece sürdürülmüştür. Görüşme sırası itiraz konusu maddeye gelince; aynı yönteme dayanılarak ve bir değiştirge önergesi de bulunmadığından sözedilerek madde sadece okunmuş ve oylanarak kabul edilmiştir. (Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi, Cilt : 61, Birleşim 104 ve 105, Sayfa : 460 ve 475). Oysa Anayasa'nın 92. maddesi tasarı ve tekliflerin Yasama Meclislerinde görüşülmesini buyurmaktadır. Görüşülmeden kabul edilen bir metnin Yasama Meclislerinin serbestçe oluşan iradelerinin bir ürünü olarak benimsenmesine olanak yoktur. Bu ilke Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında açıklanmış ve aykırı tutumun iptal nedenini oluşturduğu kabul edilmiştir. (Örneğin, 6/5/1975 günlü 35/126 sayılı karar Resmî Gazete 11/10/1975 sayı : 15380; 19/10/1976 günlü 42/48 sayılı karar, Resmî Gazete 10/5/1977 - sayı : 15933; 15/2/1977 günlü, 50/13 sayılı karar).
 
Tasarının görüşülmesinde izlenen tutum; Cumhuriyet Senatosunun iradesini serbestçe belirlemesini engellediğinden Ek Madde-1'de yer alan ve davada uygulanacak olan (...... ve Albay ..'.....) hükmünün iptali gerekmektedir.
 
 
Albaylığa ve daha üst rütbelere yükselebilme:
Ek Madde 1 – (Ek: 31/7/1970 - 1323/13 md.)
General - Amiral (ve Albay) rütbelerine yükselebilmek için; Harbokulu, fakülte veya yüksek okul mezunu olmak şarttır. (1)
 
(1) Anayasa Mahkemesinin 12/5/1977 tarih ve E. 1977/4, K.1977/74 sayılı kararıyla maddede yer alan (...ve
Albay...) hükmü iptal edilmiştir.
 
Ek 1 inci maddedeki şartları haiz olmayan albaylara özlük hakları:
Ek Geçici Madde 4 – (Ek: 31/7/1970 - 1323/17 md.)
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun rütbe terfii hakkındaki hükümleri yürürlüğe girinceye kadar, albaylığa yükselebilmek için bu kanunun ek 1 inci maddesindeki
şartlar aranmaz.
Ek 1 inci maddedeki şartları haiz olmayanlardan albay olanlarla 1 inci fıkrada belirtilen süre içinde albay olacakların rütbeleri ve rütbelerine ait özlük hakları saklıdır.
 
13/7/1956 TARİHLİ VE 6801 SAYILI ASKERİ MEMURLARIN SUBAYLIĞA NAKİLLERİ HAKKINDA KANUNA GÖRE MUVAZZAF SUBAYLIĞA GEÇİRİLEN BAZI EMEKLİ YARBAYLARIN TERFİLERİNİN VE AYLIKLARININ DÜZELTİLMESİNE DAİR KANUN
Kanun Numarası: 3680
Kabul Tarihi: 22.11.1990
Yayımlandığı R.Gazete: Tarih : 29.11.1990 Sayı : 20710
 
Madde 1–13 Temmuz 1956 tarihli ve 6801 sayılı Kanuna göre Muvazzaf subaylığa geçirilen ve 31.7.1970 tarihinde Silahlı Kuvvetlerde subay olarak görevli bulunanlardan; yarbay rütbesinde bekleme süresini tamamlamış ve terfi şartlarını haiz olarak emekliye ayrılmış olanlar, yarbay rütbesinde bekleme süresini tamamladıkları tarihten geçerli olarak albaylığa yükseltilirler. Emekli aylıkları, emekliye ayrıldıkları tarihte
bulunanları gereken rütbe hizmet süresine göre belirlenir. Ancak, bu terfiden dolayı kendilerine yeni rütbenin maaş ve ikramiye farkları ile diğer özlük hakları verilmez.
Bunlardan ölenlerin dul ve yetimleri hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır.
Bu Kanuna göre emekli aylıkları düzeltilenlerden emekli keseneği ve kurum karşılığı farkı alınmaz.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte emekliye tabi görevlerde çalışanlara, emekli oldukları tarihte bu Kanun hükümleri uygulanır.
Madde 2–Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 3–Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
 
GEREKÇE
Silahlı kuvvetlerin subay personel gereksinmesi çeşitli kaynaklardan sağlanmaktadır. Bu kaynaklardan biri de, 1076 sayılı Yasanın 29 uncu maddesine göre Yedek Subaylardan muvazzaf subaylığa geçirilmedir. 1951 yılından sonra bu kaynak işletilerek önce muamele ve hesap memuru, 6801 sayılı Yasa ile de çeşitli sınıflara geçirilen ve daha sonra hizmet içi eğitim ve tekamül kuralarıyla yetiştirilen ve 926 sayılı yasa ile de, Harp Okulu mezunları ile birlikte terfi olanağı sağlanarak albaylığa kadar yükselme hakkını kazanan bu personelin, 926 sayılı Yasaya 14.8.1970 tarih ve 1323 sayılı yasayla eklenen Ek-1 inci madde hükmü ile albaylığa yükselmeleri önlenmiş idi. Bu personelin hizmet için eğitim ve kurslarda yetiştirildikleri, kurslarda ve hizmet sırasında Harp Okulu mezunu emsalleriyle birlikte işlem gördükleri ve özellikle kadro hizmetinde başarı ve başarısızlıklarının aynı ölçü ile saptandığı bilinmektedir.
 
Yani değişik kaynaklardan gelen subaylar hizmet için eğitimde ve kadro hizmetinde değişik işlem görmemekte olduğu gibi, değerlendirilmeleri de farklı olmamaktadır, özellikle yeni sicil sisteminde, her yıl aldıkları sicillere göre terfi sıralamasına girerken de ayırıma tabiî tutulmamaktadırlar. Ayrıca 657 sayılı Kanun ve daha sonra bu yasaya eklenen hükümlerde Devlet memurlarının 1 inci dereceye kadar yükselmelerine olanak sağlanmış iken, bu koşullar altında albaylığa yükselme hakkına sahip olmaları gereken bu personelin, yarbay rütbesinde terfilerinin dondurulması eşitsizlik ve huzursuzluk yaratmış ve açılan davalar sonucu, konuyu inceleyen yargı organları bu personelin albaylığa yükselmesini önleyen kanunu ve işlemi iptal etmiştir. Ancak, konunun bu personelin yarbaylıkta rütbelerini donduran yasa hükmünün iptali için, Anayasa Mahkemesine götürülmesi nedeniyle, Anayasa kararından önce ordudan ayrılanlar ve ayrılmayanlar arasında uygulama farkı yaratmış, Anayasa Mahkemesi kararından önce ordudan ayrılanlar terfi ettirilmeyerek, eşitsizlik yaratılmıştır.
 
Bu yasa önerisi ile bu eşitsizliğin giderilmesi ve aynı statüden aynı hizmeti yapan personel arasındaki farklı uygulamalar sonucu doğan ve Hukuk Devleti", "Hukukun Üstünlüğü" ilkelerine aykırı olan uygulamaların önlenmesi, eşitsizliğin giderilmesi sağlanmak istenilmiştir. Kanunların uygulama aşamalarını açıklayıcı bir inceleme ile ve ayrıntılarıyla, Askerî Yüksek idare Mahkemesinin konuyu Anayasa Mahkemesine götüren kararından alarak, şöyle inceleyebiliriz. "Askerî Memurluktan 6801 sayılı Kanuna istinadan subaylığa naklonunanlar:
1. Askerî liselerden mezun olduktan sonra olgunluk sınavlarında başarılı olamayanlarla, Silahlı Kuvvetler hesabına muhtelif fakülte ve yüksekokullarda öğrenimlerini bitiremeyenlerden askerî memur olanlardan.
2. 1076 sayılı Kanunun 29 uncu maddesine istinaden orduya alınıp askerî memur nasbedilenlerden oluşmaktadır. Her iki kaynaktan olanların, lise ve dengi okulu mezunu olup Silahlı Kuvvetlerde göreve başladıktan sonra muhtelif rütbe ve tarihlerde 17 ile 23 ay arasında değişen meslek içi eğitimden geçirildikleri, 6801 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre yarbay rütbesine kadar yükselme olanağına sahip iken, 926 sayılı Kanunun 1967 senesinde bu tahdidi kaldırıp, 1323 sayılı Kanuna 13.8.1971 tarihinden itibaren yeniden tahdidin konulmasına kadar, terfi şartlarını ihraz edenlerin albaylığa yükseltildikleri tereddütsüzdür. Bunlardan 926 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte EK-1 inci madde hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar, Kara Kuvvetlerinde 201, Deniz Kuvvetlerinde 59, Hava Kuvvetlerinde 48, Jandarma Genel Komutanlığında 38 yarbayın bekleme süresini tamamlayarak toplam 346 yarbayın albay rütbesine yükseltildikleri ara kararı cevaplarından anlaşılmaktadır. 926 sayılı Kanunun EK-1 inci maddesine istinaden 31.8.1971 tarihinden sonra Kara ve Deniz Kuvvetleriyle, Jandarma Genel Komutanlığı kadrolarındaki lise mezunu menşeli yarbaylardan albaylığa hiçbir personel terfi ettirilmediği halde; Hava Kuvvetleri kadrosunda bulunan aynı menşeli bir kısım subayın, normal tahsil süresi iki yıl olan Hava Harp Okulunda 6801 sayılı Kanunun uygulaması sırasında bu Kanun hükümlerini yerine getirmek için 6-7 ay süreli ikmali tahsile tabi tutulup, Harp Okulu diploması verilenlerin (ki, bunlar Hava Harp okulunda da kurs görmüşlerdir./öneri sahiplerinin notu) bilahara sınıfları ile ilgili değişik süreli temel ve tekamül kursuna tabi tutulduklarından bahisle, yarbaylıkta 3 yılını doldurmaları ve diğer terfi şartlarını da haiz olmaları halinde albay rütbesine yükseltildikleri ve yine sırası gelenlerin yükseltilmeye devam olunduğu ve böylelikle aynı kuvvetle aynı kaynaktan aynı tarihte alınıp piyade, istihkâm, muhabere, ulaştırma, levazım sınıflarından olmaları ve sınıflarının mevcut temel kurslarına gönderildiklerinden Hava Harp Okuluna gönderilmemeleri sebebiyle sınıf okullarındaki öğrenimleri kurs kabul edilen 40 subayın albay rütbesine yükseltilmediği ve aynı kuvvet içerisinde ikili uygulama yapıldığı da ara kararına verilen Hava Kuvvetleri Komutanlığı yazılarından anlaşılmıştır. Ek-1 inci madde sebebiyle halen albay rütbesine yükseltilmesi mümkün olmayanlardan; Kara Kuvvetlerinde 687, Deniz Kuvvetlerinde 2, Hava Kuvvetlerinde 40, Jandarma Genel Komutanlığında 2 olmak üzere toplam 731 subay mevcut olup, albaylığa yükseltilmeyenlerden Kara Kuvvetlerinden 576 (576 emekli yarbaydan terfi şartlarını haiz olanlar 200 kişinin altında bulunmaktadır./ öneri sahiplerinin notu). Jandarma Genel Komutanlığından 5 subayın emekliye ayrıldığı bildirilmiş, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlığından bu yolda bilgi verilmemiştir.
 
Dava ile ilgili kanun hükümleri 16.7.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6801 sayılı Kanunun 5 inci maddesi "Askerî memurlardan bu Kanunla subaylığa geçirilenler (Yüksel tahsilliler hariç) yarbaylığa (dahil) yükselebilirler." hükmünü amir idi. Bu Kanun 10 Ağustos 1967 tarihinde yürürlüğe giren 926 sayılı Kanunun 208/n maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve 6801 sayılı Kanun hükümlerine tabi subaylar terfi bakımından 926 sayılı Kanunun terfi ile ilgili hükümlerine tabi kılınmıştır. Ancak, 1323 sayılı Kanunla getirilen Ek-1 inci madde ve ek Geçici 4 üncü maddeyle menşe ve süre itibariyle albaylığa terfileri yeniden kısıtlanmıştır. Ek-1 inci maddenin gerekçesinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkındaki tasarıyla paralelliği sağlamak maksadıyla bu hükmün getirildiği, Harp Okulu, fakülte veya yüksekokul mezunu olmayan subayların muayyen bir rütbeye kadar gelebilmeleri personel reformunun icabı olduğu ve gösterge tablosunun 1 inci derecesine yükselebilmek için yüksek tahsilin şart olduğu bildirilmektedir.
 
Bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra, 657 sayılı Kanunda birçok değişiklik yapılıp 12 sayılı Kanun hükmündeki kararnamenin kabulü hakkındaki 1897 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin ortak hükümler başlığını taşıyan (B) fıkrası 1 inci bendindeki "Lise ve dengi meslekî ve teknik öğretim görenlerden öğrenim eksikliğini giderecek hizmet içi eğitimden geçerek Devlet Personel Dairesi tarafından hazırlanacak yönetmelikte belirlenecek esaslara göre yapılacak özel yükselme sınavlarında başarı gösterenler 1 inci derecenin, son kademesine kadar yükselebilirler. "Hükmüne istinaden, lise ve dengi öğrenim görenlerin 1 inci derecenin son kademesi olan 1.000 maaş göstergesine kadar yükselme imkânı sağlanmıştır. Yine 1897 sayılı Kanunun Ek Geçici 2 nci maddesi (i) fıkrası "A" bendi uyarınca başlangıç olarak alınacak derece ve kademe üzerine yukarıdaki bentler esas alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği, tespit olunacak sürelerin bir yılı için bir kademe ve her üç yıl için bir derece verilmek suretiyle bulunacak derecenin ilgili kademesine intibak ettirilir hükmüne istinaden, sivil personelin tahsil durumuna bakılmaksızın 1.3.1975tarihine kadar geçen hizmet yıllarının değerlendirilerek intibakı yapılır, lise ve dengi okul mezunlarının birinci derece son kademesine yükselmesine imkân verilip, lise mezunu olmayanlara da bir defaya mahsus olmak üzere 1 inci derece son kademesine yükselmesine imkân verilip, lise mezunu olmayanlara da bir defaya mahsus olmak üzere 1 inci derece son kademesine yükselme imkânı tanındığı halde, 657 sayılı Kanunla paralelliği sağlama maksadıyla getirildiği gerekçesinde belirtilen ve 1323 sayılı Kanunla 926 sayılı Kanuna eklenen Ek-1 inci madde, hiçbir değişikliğe uğramamıştır.
 
Subayların gösterge tablolarını tespit eden ve 1923 sayılı Kanunla değiştirilen 926 sayılı Kanunun 137 nci maddesi ile buna EkVI sayılı cetvelde yarbaylığın 1 inci derecede gösterilip azamî 1.150 gösterge rakamına çıkarıldığı düşünülebilirse de personel siyaseti ve 926 sayılı Kanunun 657 sayılı Kanunla paralelliğinden bahis edilemez. Aksine davacı yönünden 657 sayılı Kanunun gerisinde kalındığı söylenebilir. Mevzuat ve idarenin uygulama karşısında durumu 6801 sayılı Kanuna tabi subaylardan 926 sayılı Kanunun 10 Ağustos 1967'de yürürlüğe girmesinden 1323 sayılı Kanunla eklenen Ek-1 inci maddesinin uygulanmasına başlandığı 31 Ağustos 1971 tarihine kadar yükselme şartlarını haiz olanların albaylığa yükseltilip bu tarihlerden sonra Kara ve Deniz Kuvvetleri kadrolarıyla Jandarma Genel Komutanlığı kadrolarında bulunanların Harp Okulu, fakülte veya yüksekokul mezunu olmayanların itibariyle Ek-1 inci madde hükmüne istinaden albaylığa yükseltilmeleri yapılmazken; Hava Kuvvetlerinde görevli bir grup subayın 6801 sayılı Kanunun uygulanması sırasında sınıflarının temel intibak kurs yeri olmamasından, 1 sayılı Kanunun subay statüsüne geçirilmede öngördüğü "Sınıflarının temel intibak kursunu başarı ile bitirmeleri" hükmüne dayanılarak bu kursu Hava Harp Okulunda görenlerin Hava Harp Okulu ikmâli tahsili kabul edilmek suretiyle albay rütbesine yükselmelerine devam edelimesi ve aynı kuvvette aynı süreli öğrenim gören bir grup subay ile, Kara Kuvvetleriyle Deniz Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığında en az bunlar kadar ve daha fazla öğrenim yapanların ayrı ayrı işlemlere tabi tutulmaları, eşit uygulama yapılmadığını ve keza 926 sayılı Kanunun 657 sayılı Kanunla paralelliğini sağlama amacıyla getirilen Ek-1 inci maddenin kabulünden sonra, 657 sayılı Kanunun bu maddenin paralelliğindeki hükümlerinde sivil personel lehine lise ve dengi okul mezunlarının birinci derecenin son kademesi 1.000 maaş göstergesine kadar yükselme imkânı sağlanması hatta liseden az tahsilli olanların bir defaya mahsus olmak üzere 1 inci derecenin son kademesi olan 1000 maaş göstergesine intibaklarının yapılmasına olanak verecek hükümler getirilmesine rağmen, 926 sayılı Kanunun Ek-1 inci maddesi ve subayların maaş göstergeleriyle ilgili 137 madde ile buna bağlı Ek VI sayılı cetvelde davacı lehine bir değişiklik yapılmayıp, en son ulaşabileceği maaş göstergesinin 1150'de bırakılması, suretiyle, aynı ve hatta daha az tahsilli devlet memurundan maaş yönünden daha geride kalmasına sebebiyet verildiği ve bu suretle de eşitlik ilkesine aykırı hüküm getirildiği kanısına varılmış olmakla bu yoldaki itiraz ciddî görülmüştür."
 
Bu gerekçeden Askeri Yüksek idare Mahkemesinin ilke olarak bu personelin albaylığa yükselme hakkına sahip olduğunu kabul ettiği anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi 12.5.1977 günlü aşağıdaki kararla, albaylığa yükselmeyi önleyen hükmü iptal etmiştir. "önceden kabul edilen bir önergeye dayanılarak, itiraz konusu maddenin, görüşme açılmadan, yalnız okunarak oya sunulması suretiyle kabul edilmiş olması içtüzüğe ve Anayasaya aykırı bulunduğuna ve bu nedenle itiraz konusu Ek-1 inci maddede yer alan (.ve Albay..) hükmünün iptaline Halit Zebun, Abdullah Üner ve Nihat O. Akçakayalıoğlu'nun karşı oylarıyla ve oyçokluğu ile." (2) Bu Kanunun iptalinden sonra uygulama Genelkurmay Başkanlığının 11 Temmuz 1977 gün ve Per: 4008/150-77/Per. Yont. 2, Ks. sayılı emri ile, kararın yayınlandığı 18 Haziran 1977'den önce ordudan ayrılanların bu hükümden yararlandırılmamaları suretiyle yapılmış ve Anayasaya aykırı bir yasa hükmünün iptalinden sonra da eşitsizlik sürdürülmüştür. Rütbelerinin yarbaylıkta dondurulmuş olmaları nedeniyle ya da başka nedenlerle Silahlı Kuvvetlerden ayrılma durumunda kalan ve sayıları 170-200 arasında bulunan bu emekli subayların emekli albay rütbesine yükselerek emekli aylığı almakta iken, kendilerinin yarbay rütbesinden emekli aylığı almaları tam bir eşitsizlik yaratmıştır. Bu öneri, bu eşitsizliği giderecek ve zedelenen Hukuk Devleti ilkesini onaracaktır.
 
1323 sayılı Kanunun MADDE GEREKÇELERİ bölümünden;
 
Madde 13— 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun bâzı hükümlerini değiştiren kanun tasarısının getirmiş bulunduğu hükümler göz önünde bulundurularak bu tasarıyla paralelliği temin etmek için bu ek madde getirilmiştir. Gerçekten 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun subay kaynakları ile ilgili maddesinde subay kaynaklarının Harbokulları ve fakülte ve yüksek okullar olduğu belirtilmiştir. 926 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce muhtelif tarihlerde muvazzaf subaylığa nakledilen ve bu şartlara haiz olmayan personelin 926 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden evvel olduğu gibi muayyen bir rütbeye kadar gelebilmeleri personel reformunun da bir icabı olmakta ve bu suretle gösterge tablosunun birinci derecesine yükselebilmek için yüksek tahsil şartı aranmış olmaktadır.
 
Madde 17. — 926 sayılı Kanunun kademe terfi ile ilgili maddeleri ertelenmiş bulunduğundan bu erteleme süresi zarfında kademe terfilerinin nasıl yapılacağını (göstermek için 926 sayılı Kanunun kademe terfi hakkındaki prensiplerinle uygun olarak bu madde tanzim edilmiştir. Kademe terfi hialkknıdalki esas hükümler yürürlüğe girinceye kadar kademe terfileri bu Ek Geçici madde hükümlerinin sarahatine göre yapılacaktır.

S O N U Ç: Okumadan, öğrenmeden ve ayrıntıları bilmeden önemli olan konularda fikir yürütülmez. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
DURUMA BİR KEZ DAHA BAKALIM
 
Astsubay sınıfı TSK'nın ihtiyaçları doğrultusunda teşkil edildi. Bu sınıfın kurulması için esaslı GEREKÇELER vardı.
5802 sayılı Kanun'un GEREKÇELER ve MADDE GEREKÇELERİ bölümlerinden bazı örnekler verelim;
 
1. Modern harp silâh ve araçları ile teçhiz edilen silâhlı kuvvetlerimizde, bu modern harp silâh ve araçlarını kullanacak ve erlere öğretecek muharip ve yardımcı sınıf astsubay ve takım komutanına olan ihtiyaç çok fazladır.
 
2. Evvelce küçük zabit denilen ve daha sonra gedikli erbaş olarak adlandırılan bu sınıfın statüsünde zaman zaman değişiklikler yapılmak ve hukuki du­rumlarının çeşitli kanunlarla tespiti suretiyle bu sınıfa rağbet teminine çalışılmışsa da tatbikat­ta edinilen tecrübeler bütün bunların bilhassa muharip sınıflara rağbeti sağlamak için kâfi ol­madığını göstermiştir.
 
3. Muharip astsubay ve takım komutanı ihtiyacını sağlayarak ordu hizmetlerinin mükemmelleştirilmesi ve bu elemanların durumlarının normal bir hale getirilerek çalışma azim ve şevklerinin artırılması düşüncesi ile mevcut kanun üzerinde yeniden çalışmalar yapılmasına mecburiyet du­yulmuş ve bu Kanun Tasarısı hazırlanmıştır.
 
4. Bu Kanun tasarısında (Gedikli erbaş) tâbiri kaldırılmış ve bunları subaylığa da yüksele­cekleri göz önünde tutularak (Astsubay) denilmesi uygun görülmüştür. Keza Başçavuştan sonraki (Başgedikli) rütbesi de (Kıdemli Başçavuş) olarak değiştirilmiştir.
 
5. Gedikli erbaşların evvelâ mecburi hizmetleri 12 yıl idi. 5619 sayılı Kanunla bu süre subaylar gibi 15 yıla çıkarılmışsa da astsubayların başçavuş rütbesi dâhil olduğu halde bütün rütbelerdeki bekleme sürelerini 9 yılda tamamlamış bulundukları ve bu tarihten sonra subaylığa yükselme­leri ve subaylığa yükselmeyerek kıdemli başçavuş durumunda kalanların arzu ettikleri takdirde çekilmelerini temin ve Orduda bedbin bir zümre yaratmaktan ziyade istekli kimselerin çalışmaları hedef tutulduğundan yeni kanun tasarısında mecburi hizmet süersinin de 9 yılı aşmaması yerinde görülmüştür.
 
MADDE GEREKÇELERİ
Bu Kanun ile Astsubay'ın tanımı şu şekilde yapılmış;
MADDE 1— Türkiye Cumhuriyeti Ordusu­nun Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleriyle Jandar­ma Gümrük Koruma birlikleri kadrolarının ast komuta kademelerinde eğitim, sevk ve idare ile diğer idari işlerde subaya yardımcı olarak görev­lendirilen askerî şahıslara (Astsubay) adı verilir.
 
Astsubayların rütbe ve aylıkları:
MADDE 8— Astsubayların rütbeleri ve ay­lık asıllariyle tutarları aşağıda gösterilmiştir:
 
Aylığa bağlı diğer hususlar:
MADDE 9— Astsubayların aylıkları ile buna bağlı sair özlük hakları, yollukları, açığa çıkarılmaları, açığın kaldırlması subay ve as­kerî memurlar hakkındaki hükümlere tâbidir.
=============================================
 
Buraya kadar güzel değil mi? Bu halisane düşüncelere 1967 yılında kabul edilen (27.7.1967) TSK Personel Kanunu'ndan kısa bir müddet sonra 1424 sayılı Kanunla astsubay Okulları Eğitim-Öğretim yılı 3 yıla çıkarılırken de yer verilmişti.
 
1424 sayılı Kanun'un MADDE GEREKÇELERİ bölümünden;
Madde 23— Bu madde ile, 926 sayılı Kanunun astsubayların yetiştirilmesi ile ilgili 68 inci maddesinin (a) bendi astsubayların öğremim düzeylerini yükseltmek ve lise, ticaret lisesi, kolej, sanat enstitüsü ve sağlık koleji mezunlarından istekli olanların astsubay yetiştirilmelerini sağla­mak amacı ile değiştirilmektedir.
 
Bugün lise öğrenimi görmüş olan kişiler muvazzaflık hizmetlerini er olarak yapmaktadırlar. Bunları eğitecek astsubayların da daha az bir genel kültüre sahibolmaları düşünülemez. Ayrıca, bugün, komplike bir durum gösteren silâh, araç ve gereçlerin kullanılmasının öğretilmesi astsubaylara düşen görevlerdendir. Bu nedenle astsubay hazırlama okulları Lise öğrenimine denk bir öğrenim vermek üzere 3 yıla çıkarılmaktadır.
 
Ancak aradan 4 yıl geçtikten sonra gelecekte nelerin olacağının sinyalleri iyiden iyiye güçlenmeye başlıyor...!!!
 
TSK Personel Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin üzerinden sadece 8 yıl geçmiş olmasına rağmen "Aksaklıklar ve noksanlıklar var" gerekçesi ile 926 üzerindeki düzenleme ve değişikliklere devam edildi. 1923 sayılı Kanun'un GEREKÇE bölümündeki aşağıdaki paragraf bu durumu bize NET olarak ifade ediyor zaten...
 
GENEL GEREKÇE
1967 yılında kanunlaşarak yürürlüğe giren 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 8 yıl­lık uygulaması esnasında saptanan aksaklık ve noksanlıklar muhtelif tarihlerde çıkarılan 1301,1323,1424,1800 numaralı Kanunlarla giderilmeye çalışılmıştır. Ancak, çeşitli hizmetlerin zaman içindeki akışı esnasında duyulan ihtiyaçlar personel rejimlerinde zorla­yıcı sık sık değişikliklere neden olmakta, Asker Personel Rejimi de haliyle bu değişikliklerden etkilenmek­tedir.
 
S O N U Ç: Şüphesiz ki; 68 yıl içinde çok fazla değişiklikler oldu. Özellikle TSK Personel Kanunu'nun kabulunden hemen sonra yapılan düzenleme ve değişiklikler subaylara avantajlar getirirken astsubaylarda ise mağduriyetlere neden oldu.
 
Bu mağduriyetlerin neler olduğunu yıllardan beri "Haklı Taleplerimiz" ve "Gaspedilen Taleplerimiz" vurgusu ile anlatmaya çalıştım. Anlatmaya da devam edeceğim İnşallah. Meselenin "Maddi" yani; "ÖZLÜK HAKLARI" ile ilgili olanları hakkında yazıyorum ve bilgilendirmeler yapıyorum. Çünkü en az bilinen ve sık sık güncellenmesi gereken konu bu.
 
İMTİYAZ DEĞİL ADALET İSTİYORUZ...
Herkesin ekmeğinin peşinde olduğu ve hiyerarşiye saygı duyarak çalıştığı bir ortamın olması en büyük arzumuzdur. Böyle olması için de gayret ve çabalarımızı esirgemeyeceğiz. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı

YÜZ DEFA YAZDIM BİR KEZ DAHA YAZIYORUM

Kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelere atanan memurlara KADEME verilmesi ile ilgili bir ''Kanun Teklifi'' de (2/1391) MHP İstanbul Milletvekili, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkan Yardımcısı Sn.İsmail Faruk Aksu'dan geldi.

Çeşitli tarihlerde paylaştığım ''AKLINIZDA BULUNSUN, MEVCUT DURUMDA MÜMKÜN DEĞİL'' başlıklı makalemde bu konunun tüm ayrıntılarını yazmış olmama rağmen başta TEMAD eski Genel başkanı Sn.A.Keser ve şimdi de mevcut Genel Başkan Sn.Hamza Dürgen olmak üzere pekçok arkadaşımız ''Belirtilen illere ataması yapılan tüm sivil memurlar alıyor da biz neden almıyoruz'' şeklinde yorumlar yaptılar. Bu konu ile ilgili son olarak da TEMAD'ın Antalya toplantısında aynı yanlışlar ifade edilerek konuşuldu...!!! 

Sn. Milletvekilinin verdiği Kanun Teklifini olduğu gibi yazıyorum, okuyunca durum NET olarak anlaşılacaktır.

GENEL GEREKÇE'den; kalkınmada birinci öncelikli yerlerde aynı koşullarda görev yapmalarına rağmen, bu yerlerde geçirilen her iki yıl karşılığında ilave bir kademe verilmesi uygulamasının sadece bazı memurlar (Özel yönetmelikleri gereği zorunlu yer değiştirmeye tabi memurlar) hakkında uygulanıyor olması, eşitliğe uygun düşmediği gibi bu imkandan yararlandırılamayan memurların motivasyonunu da olumsuz etkileyebilmektedir.

Devlet memurlarının kalkınmada birinci öncelikli yörelerde geçirdikleri sürelerin her iki yılı karşılığında ilave bir kademe ilerlemesi olması halinin, sadece o yerlere zorunlu olarak atananlar için değil, o yerlere sürekli görevle atanan bütün memurlar için geçerli olması hakkaniyete uygun düşecektir.

Bu itibarla Kanun Teklifi ile K.B.D.Ö.Y. sürekli görevle atanmış olan Devlet memurları arasında eşitliğe aykırı uygulama yaratan bir düzenlemenin kaldırılması suretiyle, bu yörelere sürekli görevle atanan memurların tamamı için her iki yıl hizmet süresi karşılığında ilave bir kademe verilmesi sağlanmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 64 üncü maddesinin üçüncü fıkrası yeniden yeniden düzenlenmek suretiyle , K.B.D.Ö.Y. görev yapan bütün memurlara, bu yörelerde fiilien çalışmak suretiyle geçirecekleri her iki yıl için bir kademe verilmesi sağlanmaktadır.
MADDE 2- Yürürlük Maddesidir.
MADDE 3- Yürütme Maddesidir.
--------------------------------------------------------------

S O N U Ç: Kanun Teklifi muhalefet partisine mensup bir M/V tarafından verilmiştir. Büyük bir ihtimalle Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeyecek ve Genel Kurula gelmeyecektir. Ancak benim amacım, yanlış bilgi ve bilgilendirmelerin önüne geçmek ve spekülasyonlara neden olan bu konuyu tekrar gündeme getirerek DOĞRU bilgileri paylaşmaktır. Sağlıklar dilerim...

Fahrettin BAĞRI
E. Maliye Astsubayı

YÜZ DEFA YAZDIM BİR KEZ DAHA YAZIYORUM

Kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelere atanan memurlara KADEME verilmesi ile ilgili bir ''Kanun Teklifi'' de (2/1391) MHP İstanbul Milletvekili, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkan Yardımcısı Sn.İsmail Faruk Aksu'dan geldi.

Çeşitli tarihlerde paylaştığım ''AKLINIZDA BULUNSUN, MEVCUT DURUMDA MÜMKÜN DEĞİL'' başlıklı makalemde bu konunun tüm ayrıntılarını yazmış olmama rağmen başta TEMAD eski Genel başkanı Sn.A.Keser ve şimdi de mevcut Genel Başkan Sn.Hamza Dürgen olmak üzere pekçok arkadaşımız ''Belirtilen illere ataması yapılan tüm sivil memurlar alıyor da biz neden almıyoruz'' şeklinde yorumlar yaptılar. Bu konu ile ilgili son olarak da TEMAD'ın Antalya toplantısında aynı yanlışlar ifade edilerek konuşuldu...!!! 

Sn. Milletvekilinin verdiği Kanun Teklifini olduğu gibi yazıyorum, okuyunca durum NET olarak anlaşılacaktır.

GENEL GEREKÇE'den; kalkınmada birinci öncelikli yerlerde aynı koşullarda görev yapmalarına rağmen, bu yerlerde geçirilen her iki yıl karşılığında ilave bir kademe verilmesi uygulamasının sadece bazı memurlar (Özel yönetmelikleri gereği zorunlu yer değiştirmeye tabi memurlar) hakkında uygulanıyor olması, eşitliğe uygun düşmediği gibi bu imkandan yararlandırılamayan memurların motivasyonunu da olumsuz etkileyebilmektedir.

Devlet memurlarının kalkınmada birinci öncelikli yörelerde geçirdikleri sürelerin her iki yılı karşılığında ilave bir kademe ilerlemesi olması halinin, sadece o yerlere zorunlu olarak atananlar için değil, o yerlere sürekli görevle atanan bütün memurlar için geçerli olması hakkaniyete uygun düşecektir.

Bu itibarla Kanun Teklifi ile K.B.D.Ö.Y. sürekli görevle atanmış olan Devlet memurları arasında eşitliğe aykırı uygulama yaratan bir düzenlemenin kaldırılması suretiyle, bu yörelere sürekli görevle atanan memurların tamamı için her iki yıl hizmet süresi karşılığında ilave bir kademe verilmesi sağlanmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 64 üncü maddesinin üçüncü fıkrası yeniden yeniden düzenlenmek suretiyle , K.B.D.Ö.Y. görev yapan bütün memurlara, bu yörelerde fiilien çalışmak suretiyle geçirecekleri her iki yıl için bir kademe verilmesi sağlanmaktadır.
MADDE 2- Yürürlük Maddesidir.
MADDE 3- Yürütme Maddesidir.
--------------------------------------------------------------

S O N U Ç: Kanun Teklifi muhalefet partisine mensup bir M/V tarafından verilmiştir. Büyük bir ihtimalle Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeyecek ve Genel Kurula gelmeyecektir. Ancak benim amacım, yanlış bilgi ve bilgilendirmelerin önüne geçmek ve spekülasyonlara neden olan bu konuyu tekrar gündeme getirerek DOĞRU bilgileri paylaşmaktır. Sağlıklar dilerim...

Fahrettin BAĞRI
E. Maliye Astsubayı

İLAVE TAZMİNAT" HAKKINDA NELER SÖYLEYEBİLİRİZ ?
 
Öncelikle TSK Personel Kanunu'nun en teknik, anlaşılması en zor olan bölümlerinin "Astsubaylar için Aylık Gösterge Cetvelleri ve Normal Rütbe Bekleme Süreleri" olduğunu ifade etmek istiyorum. Anlaşılması zor olan bu konulara bir de "Tazminatlar-İntibaklar-Göreve Başlama Derecesi (9/2-8/1) v.b." girince konu daha da karmaşık bir hal alıyor ve spekülasyonlara neden oluyor.
 
Şimdi, elimizde ismi "İLAVE TAZMİNAT" olarak tespit edilen taslak bir çalışmaya ait ÜÇ adet belge mevcut. Bu üç adet belgenin birbirinin ALTERNATİFİ değil, birbirini tamamlayan bölümler olduğunu söyleyelim. (1-3 // 2/3 // 3/3)
 
Bu belgelerin "Teklif" olduğunu ve "Taslak" bir çalışma olduğunun altını bir kez daha çizerek açıklamalarımıza geçelim ve neler amaçlanmış görelim; bu arada bir kez daha hatırlamakta fayda var. "Özlük Haklarına" ait bu tür konuların emeklilere de yansıması için öncelikle muvazzaf personel için gerçekleştirilmesi şarttır...
 
926 SAYILI TSK PERSONEL KANUNU'NDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEKLİF (1-3)
a) Bu sayfadaki (1-3) taslak çalışma "Muvazzaf Personel" için yapılmış ve GEREKÇE bölümünde de "Muvazzaf kıdemli binbaşılar ile 24 üncü hizmet yılını tamamlamış Muvazzaf astsubayların aylıklarını artırarak tecrübeli personelin meslekte kalmalarının sağlanması hedeflenmektedir" denmiş.
b) Astsubayların "Normal Rütbe Bekleme Süreleri" farklı olduğu için doğal olarak bu durum göz önüne alınarak ayrı ayrı puanlandırma yapılmış.
c) Muvazzaf TSK Personeline "İLAVE TAZMİNAT" olarak belirlenen Gösterge rakamları, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu ortaya çıkan tutar ilave tazminat olarak aylıkları ile birlikte tahakkuk ettirilecek.
 
(01.01.2019 - 30.06.2019 arası tutarlar)
Kıdemli Binbaşı: 4.000 Puan = 522,00 TL.
II Kad.Kd.Bçvş.: 3.500 Puan = 457,00 TL.
Kad.Kd.Bçvş.: 3.500 Puan = 457,00 TL.
Kd.Bçvş.: 3.500 Puan = 457,00 TL.
 
NOT: 01.07.2019 - 31.12.2019 arası tutarlar yılın ikinci yarısı için belirlenecek Aylık Katsayısı üzerinden belirlenecektir.
 
 
EMEKLİ TSK PERSONELİNİ İLGİLENDİREN SAYFADAKİ (2-3) TEKLİFİ İNCELEYELİM.
a) Normal Rütbe Bekleme Sürelerinin yanısıra rütbelerin de zikredilidiği bu bölümde ayrıca astsubaylıktan subaylığa geçen ve emekli olan subaylar için de hizmet yıllarına göre belirlenmiş gösterge rakamları mevcut.
b) Emekli TSK Personeline "İLAVE TAZMİNAT" olarak belirlenen Gösterge rakamları, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu ortaya çıkan tutar ilave tazminat olarak aylıkları ile birlikte tahakkuk ettirilecek.
 
(01.01.2019 - 30.06.2019 arası tutarlar)
Kıdemli Binbaşı: 4.000 Puan = 522,00 TL.
Binbaşı: 3.750 Puan = 490,00 TL.
(Üçvş.-Kd.Üçvş.'lukta Bekleme Süresi ÜÇ yıl olanlar)
II Kad.Kd.Bçvş. : 3.500 Puan = 457,00 TL.
Kad.Kd.Bçvş. : 3.250 Puan = 425,00 TL.
Kd.Bçvş. : = 3.000 Puan = 391,00 TL.
 
(Üçvş.-Kd.Üçvş.'lukta Bekleme Süresi ÜÇ yıl olanlar)
II Kad.Kd.Bçvş. : 3.500 Puan = 457,00 TL.
Kad.Kd.Bçvş. : 3.500 Puan = 457,00 TL.
Kd.Bçvş. : = 3.500 Puan = 457,00 TL.
Kad.Bçvş. : 3.250 Puan = 425,00 TL.
Bçvş. : 3.000 Puan = 391,00 TL.
 
Astsubaylıktan subaylığa geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olan subaylara hizmet yıllarına göre aylıklarıyla birlikte İLAVE TAZMİNAT ödenecek.
 
a) 24 (Dahil) yıl üzeri: 3.500 Puan = 457,00 TL.
b) 21 (Dahil) - 24 yıl: 3.250 Puan = 425,00 TL.
c) 18 (Dahil) - 21 yıl: 3.000 Puan = 391,00 TL.
 
ÖNEMLİ NOT: Makam Tazminatı alamayan personel için tahakkuk ettirilen 100 TL.'ler kesilmeyecektir. Çünkü 100 tl. "Makam Tazminatı Almayanlar" için tahakkuk ettirilen bir ödemedir. Dolayısıyla, taslaktaki tazminatın adı "Makam veya Görev Tazminatı" değil "İLAVE TAZMİNAT"olarak belirlenmiştir.
 
SON SAYFA (3-3)'DEKİ ÖNEMLİ BÖLÜME DE BAKALIM;
Söz konusu muvazzaf ve emekli subay ve astsubaylara ödenecek bu tazminat damga vergis hariç herhangi bir vergiye tabi turulamaz. Bu maddenin yürürlüğe girdiği (Ek Madde-XX) tarihten önceki dönem için geçmişe dönük herhangi bir ödeme yapılmaz.
 
Bu tazminat, ölen emeklilerin 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda belirtilen aylığa müstahak dul ve yetimlerine ilgili Kanun'da belirtilen oranlar üzerinden ödenir.
 
S O N U Ç: "Tazminatlar Konusunda" teklif edilecek TASLAK çalışmanın ayrıntıları bu şekildedir. TBMM'nin Nisan'da açılması ile birlikte gündeme gelmesi ve bir an önce yürürlüğe girmesini umut ediyoruz. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
 
Fotoğraf açıklaması yok.
Fotoğraf açıklaması yok.
Fotoğraf açıklaması yok.
 
Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu
Kanun No : 926
Kabul tarihi : 27/7/1967
 
İKİNCİ KISIM
Subaylar
BİRİNCİ BÖLÜM

Kaynak ve yetiştirme
I - KAYNAK
Madde 11— Muvazzaf subay kaynaklan :
a) Harb okulları,
b) Fakülte ve yüksek okullardır.

 
BEKLEME SÜRELERİ
a) Barış zamanına ait normal bekleme süreleri
Madde 30 — Subayların normal bekleme süreleri aşağıda gösteril­miştir:
Normal bekleme süresi:
-----------------------------------------------------
Rütbeler
-------------------
Asteğmen = 1 yıl
Teğmen = 3 yıl
Üsteğmen = 6 yıl
Yüzbaşı = 6 yıl
Binbaşı = 6 yıl
Yarbay = 4 yıl
Albay = 4 yıl
Tuğgeneral/Tuğamiral = 3 yıl
Tümgeneral/ Tümamiral = 3 yıl
Korgeneral/Koramiral = 3 yıl
Orgeneral/Oramiral = 3 yıl
 
Kanun No: 1424
Resmi Gazete Tarihi ve No : 14.07.1971 No: 13895
 
Madde 30. — Subayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir.
Rütbeler Normal Bekleme süreleri
----------- ------------------------
Asteğmen 1 yıl
Teğmen 3 yıl
Üsteğmen 6 yıl
Yüzbaşı 6 yıl
Binbaşı 6 yıl
Yarbay 3 yıl
Albay 4 yıl
Tuğgeneral - Tuğamiral 4 yıl
Tümgeneral - Tümamiral 4 yıl
Korgeneral - Koramiral 4 yıl
Orgeneral - Oramiral 4 yıl
 
 
ALTINCI KISIM
Astsubaylar
BİRİNCİ BÖLÜM

Kaynak ve yetiştirme
 
I - KAYNAK
Madde 67— Silâhlı Kuvvetler için muvazzaf astsubay kaynakları astsubay okullarıdır.
 
III - BEKLEME SÜRELERİ
a) Barış zamanına ait normal bekleme süreleri
Madde 78 — Assubaylann normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir :
Rütbeler Normal bekleme süreleri
--------------------- ---------------------------------------
Astsubay çavuş 3 yıl
» Kıdemli çavuş 3 yıl
» Üstçavuş 3 yıl
» Kıdemli üstçavuş 3 yıl
» Başçavuş 6 yıl
» Kıdemli başçavuş 6 yıl
 
GÖSTERGE TABLOLARI
Madde 137— Silâhlı Kuvvetlerdeki subay, astsubay, uzman çavuş ve uzman jandarma çavuşlarının aylıkları, rütbe ve rütbedeki kademe esasına göre tespit edilir. En düşük gösterge rakamı 100 ve en yükseği 1.000 dir. Üç yılını bitirmiş albaya 1.000 gösterge rakamı uygulanır.
 
General ve amirallere 1.000 gösterge rakamının uygulanmasından başka her yıl bütçe kanunu ile tespit olunacak miktarlar tazminat olarak verilir. Yukarıdaki tavan ve taban rakamları arasında subay,assubay, uzman çavuş ve uzman jandarma çavuşlarının rütbe ve kıdemlerine ait gösterge rakamları özel kanunla tespit edilir.
 
NOT: Hemen 926 TSK Personel Kanunu'ndaki "KAYNAKLAR" (Subay-Astsubay)ile ilgili madde hükümlerine bakalım izninizle;
Madde 11 – Muvazzaf subay kaynakları:
a) Harp okulları,
b) Fakülte ve yüksek okullardır.
 
Madde 67 – (Değişik: 28/5/2003-4861/1 md.)
Türk Silâhlı Kuvvetleri için muvazzaf astsubay kaynakları;
a) Astsubay meslek yüksek okulları,
b) (Değişik: 2/1/2017-KHK-681/23 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7073/23 md.) Fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okulları,
c) (Ek: 2/1/2017-KHK-681/23 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7073/23 md.) Milli Savunma Bakanlığı nam ve hesabına Bakanlıkça belirlenen fakülte, yüksek okul ve meslek yüksek okullarıdır.
 
Y O R U M: Yıllar sonra nihayet bu seviyeye kadar geldik. Hedefimiz 4 yıllık fakülte, "LİSANS" mezunu olmak.
==========================================
 
15 Aralık 1989 CUMA (Resmi Gazete) Sayı: 20373
 
MADDE 5 — 926 sayılı Kanunun 2642 sayılı Kanunla değişik 30 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 30— Subayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir.
RÜTBELER NORMAL BEKLEME SÜRELERİ
------------------ --------------------------------------------
Asteğmen 1 Yıl
Teğmen 3 "
Üsteğmen 6 "
Yüzbaşı 6 "
Binbaşı 5 "
Yarbay 3 "
Albay 5 "
Tuğgeneral - Tuğamiral 3 "
Tümgeneral - Tümamiral 3 "
Korgeneral - Koramiral 3 "
Orgeneral - Oramiral 3 "
=========================================
 
6/5/1993 tarih ve 3909 sayılı Kanun ile general/amiral bekleme süreleri tekrar 4 yıla çıkarıldı...
 
II – Bekleme süreleri:
a) Barış zamanına ait normal bekleme süreleri:
Madde 30 – (Değişik: 6/5/1993 - 3909/1 md.)
Subayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir.
 
Rütbeler Normal Bekleme Süreleri
------------------ -------------------------------------
Asteğmen 8 Ay
Teğmen 3 Yıl
Üsteğmen 6 Yıl
Yüzbaşı 6 Yıl
Binbaşı 5 Yıl
Yarbay 3 Yıl
Albay 5 Yıl
Tuğgeneral - Tuğamiral 4 Yıl
Tümgeneral - Tümamiral 4 Yıl
Korgeneral - Koramiral 4 Yıl
Orgeneral - Oramiral 4 Yıl
 
(Ek fıkra: 11/2/2014-6519/32 md.) Rütbe bekleme süresini tamamlamaya bir yıl kalanlar da Yüksek Askerî Şûra değerlendirmesine alınırlar. Bunlardan terfi ettirilenler ile kadrosuzluktan emekli edilenler rütbe bekleme sürelerini tamamlamış sayılır.
(Ek cümle: 25/7/2016-KHK-668/4 md.; Aynen kabul: 8/112016-6755/4 md.) Ancak, Yüksek Askerî Şûra Başkanı tarafından bir üst rütbede hizmetine ihtiyaç duyulanlar da rütbe bekleme süresine bakılmaksızın ve 47 nci maddenin birinci fıkrasındaki sicil şartı aranmaksızın Yüksek Askerî Şûra
değerlendirmesine alınırlar.
 
ASKERLİK KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR KANUN
Kanun No: 5837 Kabul Tarihi: 5/2/2009
 
MADDE 19 – 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 78 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
 
MADDE 78– Astsubayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir:
Rütbeler Normal bekleme süreleri
--------------- --------------------------------------
Astsubay Çavuş 3 yıl
" Kıdemli Çavuş 3 yıl
" Üstçavuş 6 yıl
" Kıdemli Üstçavuş 6 yıl
" Başçavuş 6 yıl
" Kıdemli Başçavuş 6 yıl”
-------------------------------------------------------------------------------
 
Millet Meclisi
Bütçe Plan Komisyonu
Esas No.1/179
Karar No. : 43
Millet Meclisi Başkanlığına
13.3.1975
Komisyonumuza havale buyurulan «926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi, bazı maddelerinin yürürlükten kaldırılması ve bu kanuna bir ek geçici madde eklenmesi hakkında kanun tasarısı» Millî Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı temsilcilerinin de hazır bulunduğu oturumda incelendi ve görüşüldü.
10 Ağustos 1967 tarihinde yürürlüğe giren 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu beraberinde önemli yenilikler getirmekle beraber, tatbikatı ilerledikçe bazı noksanlık ve sakıncalı yönlerinin bulunduğu ayrıca tespit edilmiştir. Şöyle ki;
1. Silâhlı Kuvvetler personelinden meslekte yetersizliği tespit edilenler 926 sayılı Kanun uyarınca emekli edilmeleri mümkün iken, üstün başarı gösterenlerin tatmini hususunda bir hüküm mevcut değildir.
2. Harp Akademilerini bitiren kurmay subaylar ile tıp’ta, veterinerlikte ve eczacılıkta uzmanlık belgesi
alanlarla, lisansüstü öğrenim ve doktora yapanlara, doçent olanlara 926 sayılı Kanun bir kıdem tanımamıştır.
3. 926 sayılı Kanun ile ortadan kaldırılan kıdem müessesesi nedeniyle, kanunun yürürlüğe giriş tarihinden önce ve sonra harp okullarını bitiren kurmay subaylar arasında eşitsizlik meydana gelmiştir. Bu durum doktor ve yüksek mühendisler için de aynı neticeyi vermiştir. Netice olarak bu ve buna benzer nedenlerle 926 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra, gerek harp akademilerinde ve gerekse Silâhlı Kuvvetler hesabına tıp fakültelerinde okuyan öğrenci miktarlarında hissedilir derecede azalmalar görülmüştür. Bu durum, kanunda teşvik unsurunun olmayışı ve seçkin personelin himaye edilmemiş bulunmasından ileri gelmektedir. Kanunun tatbikatında görülen aksaklıkları düzeltme gayesiyle düzenlenerek Komisyonumuza intikal etmiş olan tasarı,Komisyonumuzca da olumlu mütalâa edilerek maddelerin müzakeresine geçilmiştir
 
5 — Lise ve Sanat Okulu mezunlarından Yd. Sb. olanlar 1951 yılından sonra Silâhlı Kuvvetlerde kalmışlar, bunlar sonradan 6801 sayılı Kanunla muvazzaf subayların statüsünü kazanmışlardır. Bunlardan Albaylığa yükselenler olmuştur. Bugün bu zümre Yarbaylığa kadar yükselmektedir.
Astsubaylıktan Subay olanlar da lise eşidi bir imtihanla bu statüyü kazanmakta, yıllarca Başçavuşluğa kadar Silâhlı Kuvvetlerde üstün başarı göstermektedirler.
 
 
Bütçe Plan Komisyonu raporu
Millet Meclisi Bütçe Plan Komisyonu
Esas No. : 1/291, 2/267, 2/347 27.6.1975
Karar No. : 71
Millet Meclisi Başkanlığına
 
Bilindiği gibi, 1967 yılında yürürlüğe giren 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, yürürlüğe girdiği tarihten bugüne kadar geçen 8 yıl içinde zaman zaman bazı kanunlarla tadil edilmişse de, çağımızın hızlı gelişme seyri içerisinde gene de çeşitli hususlarda yetersiz kalan ve ihtiyaca cevap veremeyen hususla­rın bulunduğu tespit edilmiştir.
 
Gerek 8 yıl gibi bir sürede tatbikattan doğan aksamalar ve gerekse ortaya çıkan yeni durumların sözü edilen Kanuna ilâvesi yönünden uzun çalışmalar yapılmış, bu çalışmaların neticesinde meydana gelen tadil tasarısı Bakanlar Kurulunca Yüce Meclislere sevkedilmiş ve tasarı önhavalesi uyarınca Millî Savunma Komisyonuna havale edilmiştir.
 
S O N U Ç: Yıllar içinde 926 TSK Personel Kanunu'nun özlük maddeleri üzerinde subayların lehine, astsubayların aleyhine olacak şekilde o kadar çok oynamalar yaptınız ki; 926 adeta "ARAPSAÇI" na döndü. Şimdi de düzeltmeye çalışıyorlar. İnşallah başarırlar. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı

3795 SAYILI KANUN TSK PERSONELİNE NEDEN UYGULANMADI

BAZI LİSE, OKUL VE FAKÜLTE MEZUNLARINA UNVAN VERİLMESİ HAKKINDA KANUN

Kanun Numarası: 3795
Kabul Tarihi: 29/4/1992

Amaç:
Madde 1– Bu Kanunun amacı, mühendis ve mimarlar dışında kalan teknik personelin; eğitim seviyelerine göre unvan, yetki ve sorumluluklarını belirlemektir.

Kapsam:
Madde 2– (Değişik: 2/12/2016–6764/49 md.)
Bu Kanun, endüstriyel mesleki teknik öğretim veren yükseköğretim kurumları mezunları ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı mesleki ve teknik öğretim veren ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar,denkliği Millî Eğitim Bakanlığınca kabuledilen diğer mesleki ve teknik öğretim veren ortaöğretim urumlarından mezun olanlar ve bu okullara denk mülga okul mezunlarının unvan, yetki ve sorumlulukları ile ilgili esasları kapsar.

Unvanlar:
Madde 3–Gördükleri mesleki teknik öğretim alanlarına göre;

a) (Değişik: 2/12/2016–6764/50 md.)
Mesleki ve teknik öğretim veren ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar ile denkliği Millî Eğitim Bakanlığınca kabul edilen diğer mesleki ve teknik öğretim veren ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar ve bu okullara denk mülga okullardan mezun olanlara “teknisyen”,

b) Lise üstü iki yıl süreli yüksek teknik öğretim görenlere, “tekniker”,

c) Lise üstü üç yıl süreli yüksek teknik öğretim görenlere, “yüksek tekniker”,

Yetki ve Sorumluluk:
Madde 6-
 Mühendislik unvanını alanlar, kendi meslek alanlarında denk öğrenim görmüş diğer meslek mensuplarının yetki ve sorumluluklarına sahip olurlar.(Değişik:2/122016–6764/51 md.)
Bu Kanun kapsamında unvana sahip personelin yetki ve sorumlulukları, ulusal ve uluslararası meslek standartları ve yeterlilikler çerçevesinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı,Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı,Devlet Personel Başkanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Mesleki Yeterlilik Kurumunca hazırlanan yönetmelikle belirlenir.

Geçici Madde 1–Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 3üncü maddede belirtilen kurumlardan mezun olanlara da, aynı maddede öngörülen unvanlar verilir.
Madde 7–Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 8– Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

GEREKÇE

Bilindiği gibi Meslekî Teknik Eğitim yurdumuzda asırlardan beri mevcut olmasına rağ­men eğitim disiplini içerisinde meslek okullarının açılışı 19ncu asrın sonlarına rastlar. Bu okullardan mezun olanlar ard arda geçirdiğimiz savaşlarda Teknik eleman olarak büyük hiz­metler görmüşler, Cumhuriyetin kuruluşundan sonra açılan okullarında ilk meslek öğreticileri olduğu gibi, yurdun onarılmasında da büyük görevler ifa etmişlerdir.

Yurdun kalkınmasında Meslek okullarının önemini dikkate alan Cumhuriyet hükümetle­ri Sanat Enstitüleri, Endüstri Meslek Liseleri ile diğer Teknik Okul ve Üniversiteler açmışlar­dır. Ancak pahalı bir eğitim sistemi olan bu okullar büyük arzuya rağmen bütün vatan sathına doyurucu bir şekilde yayılamamıştır. Başlangıçtan beri orta öğretim ve yüksek okul seviyesinde açılan bu okulların unvanları da sık sık değişmiş, dolayısıyla mezunlarına istikrarlı bir unvan verilememiştir. Böylesi bir du­rum unvan, yetki kargaşasına ve mezunların mağduriyetine sebep olmuştur, kanaatimizce istikrar kesbetmiş bu okulların yüksekokul ve fakültelerin mezunlarına verilecek unvan, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde, Ulaştırma Bakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı ve diğer bakanlıklarla özel sektörde çalışan mezunların görevlerini rahatça ve liyakatla yapmalarına, haklarının belirlenmesine ve gelişen sanayimizdeki katkıları­nın artmasına sebep olacaktır.

Teknisyen Unvanı: Sanat Enstitüsü, Endüstri Meslek Lisesi ve Teknik Lise mezunlarına verilecek bir unvandır. Teknik Lise ve Teknisyen Okulu, Sanat Enstitüsü ve Teknik Lise me­zunlarına verilecek en güzel unvan Teknisyenlik unvanıdır. Mevcut Kanunlara ve uygulamalara da açıklık getirecektir.

Tekniker ve Yüksek Unvanı: Mülga Tekniker ve Yüksek Tekniker okullarının yerine açılan üniversitelere bağlı Meslek Yüksek Okullarının Teknik dallarından mezun olanlara verilecek bir unvandır. Teknisyen üstü ve mühendis öncesi bir unvan olan teknikerlik, kamu kurum ve kuruluşlarında, serbest piyasada sanayide geçerli ve anlaşılır bir unvandır. Piyasada kullanılan bu isim kanuni olarak da tescil edilmiştir.

 

9 Temmuz 2018'de; 

=============
Karar Sayısı: KHK-703 (9 Temmuz 2018) Başbakan Binali YILDIRIM imzalı… 
MADDE 127- 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun; 
e) 33 üncü maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. 
Y O R U M: 926'daki Madde-33'ün (1. fıkrasına) bakalım; 
IV — Terfi zamanı:
Madde 33 — Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır.
 — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — —--------------------------------
10 Temmuz 2018'de; 
===============
3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi 10 Temmuz 2018 (30474 nolu Resmi Gazete) 
İKİNCİ BÖLÜM 
Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli Terfi zamanı 
MADDE 8- (1) Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir.
 — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — -------------------------------------------
926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun 81 inci maddesi;
 “V — Terfi zamanı: 
Madde 81 — Astsubayların terfi zamanı hakkında 33 üncü madde hükmü uygulanır.” 
926 sayılı Kanun’un 33 üncü madde hükmüne atıf yapılmış olan bu madde, 9 Temmuz 2018'de 703 sayılı KHK ile 33 üncü madde yürürlükten kaldırıldığına göre hükümsüz kalmıştır. Her ne kadar 10 Temmuz 2018'de (1 gün sonra) 3 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Karanamesi ile “Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir.” dense de; 81 inci madde yine de hükümsüzdür. Çünkü; 3 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Karanamesinin 8 inci maddesinde sadece “Muvazzaf subaylar” ifadesi yer almıştır.
 
Madde 81'in tekrar uygulanabilir hale gelebilmesi için; 
a) 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun 81 inci maddesi; 
“V — Terfi zamanı: 
Madde 81 — Astsubayların terfi zamanı hakkında 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Terfi Zamanı” ile ilgili 8 inci madde hükmü uygulanır.” ,

b) 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 8 inci maddesi; 
“Terfi zamanı MADDE 8- (1) Muvazzaf subay ve astsubayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir.” ,

c) 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 8 inci maddesi; 
“Terfi zamanı MADDE 8- (1) 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na tabi personelin terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir.” 
ifadelerinden birinin (a, b, c) olması gerekirdi. Ancak böyle bir madde hükmü olmadığına göre; mahkeme kararıyla hükümleşmiş cezadan dolayı hükmün yerine getirilmesinden sonra, 926 sayılı Kanun’un 36 ıncı madde hükümlerine göre “Nasıp Düzeltmesi” hangi tarihe götürülmüşse o tarihte Derece/Kademe ilerlemesinin yapılması gerekir.
 
NOT: Kanunların durumunu ve “Nasıp Düzeltmesi” konusunu bu şekilde inceledik. Yönetmelik hükümlerinde daha farklı hükümler varsa durum ne olur? Sağlıklar dilerim…

Fahrettin BAĞRI 
(E) Maliye Astsubayı

 

SİCİL AFFI KONUSUNDAKİ YASA TEKLİFİ 

Sicil Affı konusunda hazırlayıp Sn.Murat BAKAN’a gönderdiğim Kanun Teklifi şu anda 2/1127 Esas Numarası ile Milli Savunma Komisyonu’ndadır…


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifım gerekçesi ile birlikte ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederim. Saygılarımla,
Murat BAKAN
İzmir Milletvekili

GENEL GEREKÇE
Cumhuriyet tarihi boyunca çeşitli zamanlarda suçlara ait af kanunu çıkarıldığı halde TSK personeli ve 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununa tabi personel sicil affından hariç tutulmuş olup, bu zamana kadar Devlet hizmetinde olmanın gururu içerisinde bulunan personelin çalışmasının teşviki için bu Kanun Teklifi hazırlanmıştır.

Bilindiği üzere, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin disiplin cezalarının affedilmesine yönelik olarak 25.12.1985 tarihli ve 3249 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun, 18.6.1992 tarihli ve 3817 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun ve son olarak da 28.8.1999 tarihli ve 4455 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun yürürlüğe konulmuştur.

1. 25.12.1985 tarihli ve 3249 sayılı,
2. 18.6.1992 tarihli ve 3 817 sayılı,
3. 28.8.1999 tarihli ve 4455 sayılı,
4. 22.6.2006 tarihli ve 5525 sayılı 
Kanun olmak üzere periyodik olarak her yedi yılda bir “AF” Kanunu çıkarılmıştır. Yürürlüğe giren bu kanunlar TSK personeli ve 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununa tabi personele uygulanmamıştır. Gelinen durum itibariyle TSK’nın yapısında çok önemli değişiklikler olurken daha da önemlisi Askeri Mahkemeler, Askeri Savcılıklar, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) v.b. kaldırılmıştır.

Askeri Mahkemelerce hükümleşmiş ceza alanlar,bu cezalardan dolayı nasıpları aleyhte düzeltildi ve yıllarca nasıplarının götürüldüğü tarihte değil de daima bir sonraki 30 Ağustos’ta “Derece Yükselmesi” veya “Kademe İlerlemesi” yapıldı. Dolayısıyla bu durumda olan TSK Personeli bu cezayı ömrü boyunca çektiler ve hatta öldükten sonra geriye bıraktıkları da bu cezayı çektiler, çekmeye de devam ediyorlar. Ayrıca bu Kanun Teklifi ile bu konuda mağduriyet yaşayan emekli TSK personelinin de faydalanması amaçlanmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1-
 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda aşağıdaki geçici madde eklenmek suretiyle;

GEÇİCİ MADDE 46: “Çeşitli suçlardan dolayı Askeri Mahkemelerce hükümleşmiş ceza alanlar hükmün veya kararın kesinleşmesini, şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalar bakımından, cezanın tamamen infazını müteakip aleyhde nasıp düzeltesi yapılanların nasıpları hangi tarihe götürülmüşse, o tarihte derece yükselmesi veya kademe ilerlemesi yaparlar. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu görevleri üzerinden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı ile dul ve yetim aylığı alanlar için de uygulanır.”

Devlet hizmetinde olmanın gururu yanında çalışmalarının teşviki suretiyle verimliliğin artırılması, personele kendisine istihdam eden Devlete olan güven duygusunun aşılaması ve hükümleşmiş cezalarının belli süreler sonunda sicilden silinmesine ilişkin uygulamalardaki farklılıkların ortadan kaldırılması öngörülmekte ve bu Kanundan yararlananların disiplin cezalarının silinmesinde ilgililerin müracaat şartının aranmayacağı hükme bağlanmaktadır.

Kanuna göre emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanların da faydalanması amaçlanmıştır.

MADDE 2- Yürürlük maddesidir.
MADDE 3- Yürütme maddesidir.

926 SAYILI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 46: “Çeşitli suçlardan dolayı Askeri Mahkemelerce hükümleşmiş ceza alanlar hükmün veya kararın kesinleşmesini, şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalar bakımından, cezanın tamamen infazını müteakip aleyhde nasıp düzeltesi yapılanların nasıpları hangi tarihe götürülmüşse, 0 tarihte derece yükselmesi veya kademe ilerlemesiyaparlar. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu görevleri üzerinden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı ile dul ve yetim aylığı alanlar için de uygulanır. ”

MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

 

B İ L G İ L E N D İ R M E
 
Konunun iyi anlaşılması çok önemli çünkü; spekülasyona açık bir konu olduğu için en anlaşılır bir şekilde anlatmaya çalışacağım izninizle;
 
1. Astsubayların Göreve Başlama Derecesi ile kanunlaşması beklenen konu sadece 9/2 değil, 9/2 ve 8/1'dir.
 
2. Bugün, Yılmaz Özçelik tarafından sosyal medya sayfalarında "GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECELERIMİZ konusunun MSB'lığınca Sn C.Başkanı Makamına gönderildiği" şeklindeki ifadesi hızla yayılarak çeşitli yorumlara neden oldu. Arkadaşımız, bu bilginin TEMAD Genel Başkanı tarafından kendisine iletildiğini belirtmiştir.
 
Öncelikle bunun SOMUT bir bilgi olmadığını belirtmek isterim. Şayet bu konu/konular hakkında somut bilgi edinilirse "Kanunlaşma Süreci" nasıl yürür? Görelim izninizle;
 
a) Sadece TSK Personelini ilgilendiren bir taslak metin hazırlanmış ve bunun da "Kanun Teklifi" olarak işlem görmesine karar verilmişse; Kanun Teklifi haline getirilen metin 1 (BİR) veya daha fazla Milletvekilinin imzasıyla TBMM'de Esas Komisyon olarak neresi gösterilmişse o komisyona gider, gündeme alınır ve görüşülür. Görüşülen bu Kanun Teklifi Genel Kurula gelir ve buradaki görüşmelerde kabul edilerek C.Başkanı'nın onayından sonra Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer...
 
b) Şayet, hazırlanan bu taslak metin "Cumhurbaşkanlığı Karanamesi" ile kanunlaşacaksa; taslak metin doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamına gider ve gerekli işlemlerden sonra "Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" olarak Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer...
 
NOT: Bu konuda C.Başkanı'nın Karaname çıkarma yetkisi var.
 
""Anayasa değişiklikleriyle ayrıca Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işlerinin düzenlenmesi ile Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri de doğrudan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenecek.""
 
***ve diğer özlük işlerinin düzenlenmesi*** YETKİSİ...
 
S O N U Ç: Şüphesiz ki; Sn.Cumhurbaşkanının bu konuda 8 Haziran 2018 günü NET açıklama yaparak sözlerini "Hayırlı Olsun" diyerek tamamladığını biliyoruz. Kanunlaşması adeta "Eli Kulağında" diyor olsak da MALİ konulardaki paylaşımlar ihtimaller üzerinden yapılmamalı.
 
TEMAD Genel Başkanı Sn.Hamza Dürgen'in SOMUT bilgi edinmedikçe bu konularda bilgilendirme yapmadığını biliyoruz. Bu konuyu paylaşım yapan arkadaşımıza ne şekilde aktardı bilmiyorum ama, yapılacak en güzel şey; Sn.Hamza Dürgen'in en kısa zamanda bu konu hakkında SOMUT bilgiler edinerek TEMAD resmi sayfasından duyuru yapması olacaktır.
Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
 
"ADİ MALUL" YERİNE <<ORDİNAR MALUL>>
 
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanun tasarısı ve Geçici Komisyon raporu (1/462)
 
Büyük Millet Meclisi Yüksek Başkanlığına
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı hakkında Maliye Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Ku­rulunca 20.12.1948 tarihinde Yüksek Meclise sunulması kararlaştırılan kanun tasarısının gerek­çesiyle birlikte ilişik olarak sunulduğunu saygılarımla arzederim.
 
Başbakan
Hasan Saka
 
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu tasarısının gerekçesi
Teklifin gayesi;
 
1— Genel Bütçeden aylık alan memur, subay ve askerî memurlarla gediklilerin emekliye ayrılmalarında, âdi ve görev sakatlıklarında, kendilerine ve ölümlerinde dul ve yetimlerine bütçeden aylık bağlanmasını ve muayyen hizmet süresini
doldurmaksızın bu durumlara girenlerle bunların dul ve yetimlerine de görev aylıkları üzerinden toptan ödeme yapılmasını kabul etmiş bulunan 1683 sayılı Kanun, 1.VI.1930 tarihinde yürürlüğe girmiş ve o tarihten sonra geçinme şartlarında vukuagelen değişmeler sebebiyle hayat pahalılaştıkça bu aylıklara çeşitli kanunlarla ve muhtelif ad ve şekillerle zamlar yapılagelmiştir.
 
Bütün enerjisini görevinde iken harcamış ve ömrünün büyük kısmını Devlet hizmetinde geçir­miş bir kimsenin emekliye ayrıldıktan sonra çalışarak değil, iktisap ettiği görev aylığı tutarı üze­rinden ve hizmet süresine göre alacağı mâkul ve uygun bir emekli aylığı ile rahatça yaşayabilmesi kadar tabiî ve haklı bir şey olamaz iken, bu aylıkların bütçeden ödenmesi ve bütçenin ise daha faz­lasını vermeye müsait olmaması hasabiyle bu gayenin tahakkukuna, maalesef şimdiye kadar, imkân bulunamamıştır.
 
Y O R U M: O yıllarda da emekliye 'Kaynak yok" palavrası atılıyormuş şimdi de atılmaya devam ediliyor...!!!
 
 
ASIL ÖNEMLİ KONU İLE DEVAM EDELİM İZNİNİZLE;
 
6— Âdi ve görev sakatlığı aylıkları:
Tasarının 44 - 63 ncü maddelerinde âdi ve görev sakatlıkları ve bu sakatlıklardan dolayı bağ­lanacak aylıklarla ilgili hükümler yer almıştır.
 
Görevini yapamayacak derecede âdi sakatlığa uğrayanlar hariç olmak üzere hastalıkları ne kadar sürenler hakkında âdi sakat işlemi yapılacağı, yürürlükte bulunan hükümler tevhit olunmak ve bu arada Devlet Ekonomi Kurumları hizmetlerinin aksamasına mahal bırakılmamak, aynı za­manda da bu yüzden Sandığa yüklenecek külfet nazara alınmak suretiyle, teklif edilmiştir.
 
Gerek 1683 sayılı Kanunda, gerek emekli sandıkları kanunlarında âdi sakat durumuna giren­lerin hizmet süreleri 20 yılı doldurmuşsa kendilerine emekli aylığı bağlanmakta, aksi takdirde her hizmet yılı için son aylık veya ücret tutarının,3656 sayılı Kanundaki tutarları üzerinden bir aylık tazminat verilmekte ve emekli sandıklarında ayrıca kesenekler de iade olunmakta iken, tasarıda 15 yılı dolduranlara da âdi sakatlık aylığı bağlanması, doldurmayanlara da toptan ödeme yapılması teklif olunmuştur.
 
Y O R U M: "Adi ve Vazife Malullüğü" ifadesi 1949'da Emekli Sandığı Kanunu kabul edildiğinde "Âdi ve görev sakatlığı" olarak ifade edilmiş...
 
Sakatlık
MADDE 44— Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hâsıl olan arızalar veya du­çar oldukları tedavisi imkânsız hastalıklar yü­zünden görevlerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (Sakat) denir. Ve haklarında bu kanunun sakatlığa ilişkin hükümleri uygulanır.
 
MADDE 45— 44 ncü maddede yazılı sakatlık;
a) iştirakçilerin görevlerini yaptıkları sıra­da görevlerinden doğmuş olursa;
b) Görevleri dışında kurumların verdiği yine kuruma ait başka işler yaparken, bu işlerden doğmuş olursa;
c) Kurumların menfaatini korumak maksadiyle bir iş yaparken, o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şarrtiyle);
ç) Fabrika, atelye ve benzeri iş yerlerinde, işe başlamadan evvel, iş sırasında veya işi bitir­dikten sonra; o iş yerinde husule gelen ve yine o iş yerinin mahiyetinden ve çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa;
Buna (Görev sakatlığı) ve bunlara uğrayan iştirakçilere de <Görev sakatı> denir.
 
MADDE 46— 44 ncü maddede yazılı sakat­lık 45'nci maddede gösterilenler dışında kalan sebep ve hallerden doğmuş olursa (âdi sakatlık) ve bunlara uğrayan iştirakçilere de <âdi sakat> denir.
 
S O N U Ç: Günümüzden 69 yıl önce MALULİYETLER konusu bu ifadelerle tanınmış. Aradan geçen bunca zaman içinde bu ifadeler de değişmiş ama gel gelelim <<ADİ>> kelimesinin yerine uygun Türkçe bir kelime bulunamamış. Türkkçemizde uygun bir kelime bulamadanız ama aklınıza hiç mi yabancı kelime gelmedi? Örneğin <<ORDİNAR MALUL>>
Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
 

TEMAD GENEL MERKEZİ HUKUK KOMİSYONU'NUN DİKKATİNE..!!

3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
10 Temmuz 2018 (30474 nolu Resmi Gazete)

İKİNCİ BÖLÜM
Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli

Terfi zamanı
MADDE 8- (1) Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir.
-------------------------------------------------------------------------------------------

Karar Sayısı: KHK-703 (9 Temmuz 2018) Başbakan Binali YILDIRIM imzalı...

MADDE 127- 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun;
e) 33 üncü maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

Y O R U M: 926'daki Madde-33'ün (1. fıkrasına) bakalım;
IV – Terfi zamanı:
Madde 33 – Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır.
=================================================

Naim Kürt arkadaşımızın "Aleyhde Nasıp Düzeltme" ile ilgili olarak K.K.K.'lığına yazdığı dilekçesine verilen cevap;

2. 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 81 inci maddesinin atıfta bulunduğu 33 üncü maddesi 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak; ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin terfi zamanı düzenlenmiş ve 30 Ağustos günü esas alınmıştır.

HEMEN BU MADDEDEKİ ÇELİŞKİLERİ YORUMLAYALIM;
a) Bir gün ara ile çıkarılan Bakanlar Kurulu KHK'si ile yürürlükten kaldırılan madde hükmü, Cumhurbaşkanlığı 3 Nolu Kararnamesi ile daha önce "Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır." şeklinde olan cümleye; "Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir." cümlesini eklemek amacıyla mı yürürlükten kaldırıldı?

b) ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesi şöyle;
"Terfi zamanı
MADDE 8- (1) Muvazzaf subayların terfileri her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı günü yapılır. Bu tarih Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir tarih olarak belirlenebilir."

Y O R U M: K.K.K.'lığınadan gelen cevabi yazıda "Ancak; ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin terfi zamanı düzenlenmiş ve 30 Ağustos günü esas alınmıştır."

Görüldüğü üzere K.K.K.'lığının cevabi yazısında "Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin terfi zamanı" ifadesi yer almış ama, ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci maddesindeki madde hükmünde ""Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli" diye bir ifade yok. "Muvazzaf subayların terfileri" ifadesi var.
Astsubaylarla ilgili bir ifade yok. Daha önce astsubaylarla ilgili olan 81 inci maddesinin hükmü 33 üncü maddeye atıfta bulunuyordu ancak; 33 üncü madde KHK 703 ile yürürlükten kaldırıldı.

S O N U Ç: Astsubayların da "ilgi (b) kararname İkinci Bölüm 8 inci madde" hükümlerine tabi olması için; 926 sayılı TSK Personel Kanununda
"V – Terfi zamanı:
V – Terfi zamanı:
Madde 81 – Astsubayların terfi zamanı hakkında 33 üncü madde hükmü uygulanır.
şeklinde olan madde hükmünün;
"V – Terfi zamanı:
Madde 81 – Astsubayların terfi zamanı hakkında Cumhurbaşkanlığı 3 Numaralı Kararnamesinin İkinci Bölüm 8 inci maddesi hükmü uygulanır." şeklinde değiştirilmesi gerekmez mi? Sağlıklar dilerim...

Fahrettin BAĞRI 
(E) Maliye Astsubayı