İSMAİL TURAN

İSMAİL TURAN

yardim-eli

Değerli Meslektaşlarımın ve Sn.TEMAD Gn.Mrk.Yönetimi'nin dikkatine:

Malumunuz olduğu gibi OYAK konusundaki haklı taleplerimizi içeren davamız iç hukuk yolları tükendiği için AİHM taşınmıştır. Fiili hizmet zamları ve intibaklar konusundaki davamız temyiz safhasındadır.

KAZANDIĞIM TAKDİRDE;
  • 1 milyondan fazla sivil memur  emeklileriyle ve  emekli Astsubaylarla hak sahiplerinin fiili hizmet süreleri aylık bağlanma göstergelerine yansıtılıp bunu sonucu olarak  aylıkları  her ay 75 ile 500 lira arasında artacaktır.
  • Bu hak sahipleri dava başlangıcından itibaren geçmiş 5 yıllık birikmiş haklarını da ayrıca alacaklardır.
TEMAD Genel Başkanlığı'nın kazancı;
  • TEMAD Genel Başkanlığı tarihinde ilk defa büyük bir başarı ile ekonomik sorunlarımızından  önemli bir konunun halledilmesinin onurunu ve  assubayların güvenleri ile  saygınlıklarını  kazanacaktır
  • 1 milyondan fazla sivil ve emekli astsubaydan en az 50 bin kişinin, TEMAD ın devam ettireceği hukuki sürece katılma ihtimali yüksektir. TEMAD üyesi olmayan, üye olup aidatlarını muntazam ödemeyen emekli Astsubayların aidatlarını ödemesi sivil emeklilerin de ortalama 50 lira bağış yapması yada fahri üye olmasıyla TEMAD en az 2.5 tirilyon liralık maddi kazanca sahip olacaktır.
  • TEMAD yeni aktif üyeleriyle ve büyük mali gücü sayesinde çok güçlü bir Sivil Toplum Kuruluşu olacaktır.
DAVAYI KAYBETTİĞİM TAKDİRDE;

2011 yılı resmi tarifesine göre, Birinci safhada;

  • İş mahkemesindeki ret edilen dava nedeniyle  karşı tarafa ödenecek avukatlık bedeli 550 lira,
  • Yargıtay Hukuk Dairesinde kaybedildiği takdirde, karşı tarafa ödenecek avukatlık bedeli 2200 lira+ duruşma bedeli 825 lira olmak üzere 3025 lira,

İkinci safhada;

  • Tekrar İş Mahkemesinde görülecek davada, mahkeme kararında direnerek kaybettiğim takdirde karşı tarafın avukatlık bedeli 550 lira,
  • Benim lehime bozması halinde kaştı taraf temyiz edeceğinden ikinci defa Yargıtay da kaybedersem ayrıca ödeyeceğim 2200+ 825= 3025 lira,

Üçüncü safhada;

  • Yargıtay Genel Kurulunda yapılacak temyiz davası için 3025 lira,
  • Her biri için dava açma ve temyiz etme harcı olarak en az 1000 lira,
  • Olmak üzere en az 11.000 lira (11 Milyar) masrafımız  doğacaktır.

Sayın arkadaşlarım, bundan sonraki iş mahkemesinde bir sefer dava görülecek olsa bile resmi vezne alındısı ve avukat ücreti olarak masraflar 8.000 liradan (8 milyar) aşağı düşmeyecektir.

Dava dilekçesini hazırlama, Ankara gidiş dönüş masrafları ile fiziki yorgunluk ve ruhi stresten hiç çekinmiyorum ve severek katlanmaya hazırım.

TEKLİFİM
Davanın kazanılmasıyla TEMAD yukarıda arz ettiğim maddi ve manevi kazancı sağlayacaktır. Kazancın sağlanabilmesi için elin taşın altına sokularak risk alınması şarttır. Her safhanın başında, kaybedilmesi halinde TEMAD yönetimi bu miktarı karşılama taahhüdünde bulunmalıdır.

Önceki TEMAD yönetimi destek olmadığı için hiç bir katılım payı da talep etmedim. OYAK davasının sürecindeki maddi ve manevi harcamaları kişisel olarak karşıladım dava ve karar düzeltme talepleri ile ilgili tazminat ve avukat ücretini talep etmememe rağmen  www.emekliassubaylar.org sitesi üyelerinin desteği ile karşılanmıştır.

İş Mahkemesi tarafından ret edilen Fiili Hizmet Zamları ve İntibaklarla ilgili davanın temyiz sürecinde TEMAD yönetiminin destek sözü vermeleri üzerine bu talebimi kendilerine iletiyorum.

İş Mahkemesindeki davada bilirkişi raporuna itirazımdaki taleplerim değerlendirilmediği için dava ret edilmiştir. Temyiz sürecinde davanın lehimize olacağı inancındayım. Ancak hiçbir dava sonucu kesin belirlenemeyeceğinden kaybetmemiz halinde mahkemelere ödenecek dava ve karşı taraf avukat giderlerini TEMAD Gn.Mrk.Yönetimi karşılamayı taahhüt edeceğini 14 ARALIK 2011 Çarşamba mesai bitimine kadar bildirmesi halinde temyiz dilekçemi sunacağım. Aksi halde takdir edersiniz ki bu gideri kişisel olarak karşılamam mümkün değildir.

Konuyu takdirlerinize sunuyorum.Sevgi ve saygılarımla.

NOT: Temyiz süresi 16 Aralık 2011 tarihinde sona erecektir

Saygıdeğer Meslektaşlarımız;

Haksızlıklar karşısında sessiz kalmak haksızlık kadar suçtur! Sn.İsmail TURAN haklarımızın hukukta aranması konusunda büyük bir özveri göstermektedir. Size daha önce yapılan bilgilendirme ile davanın gerekçeleri ve ret edilme sebepleri belirtilmiştir.

TEMYİZ sürecinde TEMAD yönetimi gerekli maddi desteği sağlayacağını taahhüt edebilmesi halinde biz derneğimize katkı için davadan önce bir kampanya ile maddi destek sağlayabiliriz. Davanın kazanılması halinde ise bu destek başka bir mücadelemizde kullanılabilir. Site yönetimi ve üyeleri olarak haklarımızın ve onurumuzun korunmasında kararlıyız ve her türlü desteğe hazırız.

Saygılarımızla.

SİTE YÖNETİMİ

temyiz
Dava konusuyla ilgili mevzuat

5434 SAYILI KANUN:

Madde 32: Ağır, yıpratıcı, zehirleyici ve öldürücü işlerde çalışanlara, FİİLİ HİZMET ZAMMI verilerek fiili hizmetlerine eklenir. (Bu süre Astsubaylara ¼ oranındadır).

GEREKÇESİ: Emekli Sandığı kanunuyla tanınan haklara daha kısa sürede kavuşmalarını sağlamaktır.

MADDENİN YORUMU: Ağır, yıpratıcı, zehirleyici ve öldürücü işlerde çalışanların, emekliye ayrılabilme, derece ve kademe, ikramiye ve aylık yüzdelik oranı gibi haklara daha kısa sürede kazanmaları gerekir.

Madde 33: Fiili hizmet zamları, emekli muamelelerinde aynı fiili hizmet gibi hesaplanır.

MADDENİN YORUMU: Emekli Sandığına emekli keseneği (prim) ödeme, Emekli Sandığınca emekliye ayrılma hakkının olup olmadığının belirlenmesi, emekliye ayrılma hakkını kazanmışsa hangi dereceden emekli aylığının bağlanacağı, ne kadar emekli ikramiyesi ödeneceği, aylık bağlama oranının ne olacağının belirlenmesi gibi muamelelerdir.

Ek Madde 16: Aylıklarını personel kanunlarına göre alanların emekli keseneklerine; personel kanunlarına göre kazanılan RÜTBE, KIDEM, DERECE VE KADEMELERİNE ait göstergelerinin kat sayı ile çarpılması sonucunda bulunacak rakamlar esas alınır.

EK Madde 30: Emekli sandığı iştirakçilerinin aylık derece ve kademelerinin mevzuata uygunluğunu sürekli olarak inceler, eksik emekli keseneği ödeyenler varsa eksiklerini alır, fazla ödenenleri iade eder.

5802 SAYILI KANUN:

Madde 8: Astsubay Rütbeleri

Astsubay Çavuş, Üstçavuş, Başçavuş, Kıdemli Başçavuş, 1 Kademeli Kıdemli Başçavuş, 2 kademeli Kıdemli Başçavuş, 3 Kademeli Kıdemli Başçavuş, 4 Kademeli Kıdemli Başçavuş.

926 SAYILI KANUN:

Madde 77: Astsubay Rütbeleri.

  • Astsubay Çavuş
  • Kıdemli Çavuş
  • Üstçavuş
  • Kıdemli Üstçavuş
  • Başçavuş
  • Kıdemli Başçavuş

1.3.1975 tarihinde yürürlüğe giren 1923 sayılı kanunla yapılan değişiklikten sonraki 77. maddedeki rütbeler

  • Astsubay Çavuş
  • Kıdemli Çavuş
  • Üstçavuş
  • Kıdemli Üstçavuş
  • Başçavuş
  • Kademeli Başçavuş
  • Kıdemli Başçavuş
  • Kademeli Kıdemli Başçavuş
  • 2 kademeli Kıdemli Başçavuş
ÖNEMLİ NOT: 2009 yılında yürürlüğe giren 5237 sayılı kanunla getirilen rütbeler dava konusuyla ilgili olmadığından buraya yazılmamıştır.

Gösterge Tabloları

Madde 137: Subay ve Astsubay ve uzman çavuş ve uzman Jandarma çavuşlar aylıklarını rütbelerine göre alırlar.

30 Kasım 1970 ile 30 Ağustos1971 tarihleri arasında yürürlükte olan Geçici Astsubay Gösterge Tablosu

EK GEÇİCİ MADDE 5: Astsubayların 5802 sayılı Kanunla tespit edilmiş rütbe ve kademelerine göre gösterge tablosu ek geçici cetvelde gösterilmiştir.926 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi esaslarına göre rütbe intibakları yapılıncaya kadar haklarında bu gösterge tablosu uygulanır.

Derece
Rütbeler
Göstergeler
4 IV. Kad. Kd. Bşçvş. 550 565 580 595 610 630 650
5 III. Kad. Kd. Bşçvş. 475 490 505 520 535 550 S65 580 595
6 II. Kad. Kd. Bşçvş. 400 415 430 445 460 475 490 505 520
7 I. Kad. Kd. Bşçvş. 350 360 370 380 390 400 410 420 430
8 Kd. Bşçvş. 300 310 320 330 340 350 360 370 380
9 Bşçvş. 250 260 270 280 290 300 310 320 330
10 Üçvş. 225 230 235 240 245 250 268 260 265
11 Çvş. 200 205 210 215 220 225 230 235 240
1323 sayılı kanun gereğince 31 Ağustos 1971 tarihinden 1 Mart 1975 tarihine kadar yürürlükte olan EK-V111 Astsubay aylık gösterge tablosu
Derece
Rütbeler
Gösterge
4-5 Kıdemli Baş çavuş 550 565 580 595 610 630
6-7 Başçavuş 475 490 505 550 565 580
8 Kıdemli Üstçavuş 350 360 370 400 415 430
9 Üstçavuş 300 310 320 330 340 350
10 Kıdemli Çavuş 250 260 270 280 290 300
11 Astsubay Çavuş 225 230 235 240 245 250
1923 sayılı kanun gereğince 1 Mart 1975 tarihinden sonra yürürlükte olan EK-V111 aylık gösterge tablos
Derece
Rütbeler
Gösterge
2 Astsb. II. Kad. Kıdemli Başçavuş 760 795 830 865 800 935
3 Astsb. Kad. Kıdemli Başçavuş 660 680 700 720 740 760 780 800
4 Astsb. Kıdemli Başçavuş 580 600 620 640 660 680 700 720
5 Astsb. Kad. Başçavuş 510 525 540 555 570 585 600 615 630
6 Astsb. Başçavuş 440 455 470 485 500 515 530 545 560
7 Astsb. Kıdemli Üstçavuş 390 400 410 420 430 440 450 460 470
8 Astsb. Üsçavuş 345 355 366 375 385 395 405 415 425
9 Astsb. Kıdemli Çavuş 300 310 320 330 340 350 360 370 380
10 Astsb. Çavuş 275 280 285 290 295 300 305 310 315
ÖNEMLİ NOT: HAZİRAN 2003 tarihinden sonra yürürlüğe giren astsubay aylık gösterge tabloları dava konusuyla ilgili olmadıkları için alınmamıştır.

Geçici Madde 15: Müktesep haklar

Subayların ve Astsubayların intibakları 137. maddesi esasları da dikkate alınarak yapılır.

Geçici madde:16 İntibaklar

Halen Silâhlı Kuvvetlerde görevli astsubayların rütbe intibakları, kanunun malî hükümlerinin yürürlüğe girdiği yılı takip eden yılın 31 Ağustos tarihinden itibaren aşağıdaki esaslara göre yapılır.

Ancak, astsubaylar haiz oldukları rütbe unvanlarına göre yapılacak intibakta, daha ast bir rütbenin unvanını alacak duruma düşerlerse, bunlar, haiz oldukları eski rütbe unvanlarını muhafaza ederler.

Bu gibi Astsubayların aylık intibakları ile rütbe yükselmeleri ve kademe ilerlemeleri intibak ettirildikleri yeni rütbelerine göre yapılır.

AÇILAN DAVA İKİ HUSUSTAN İBARETTİR

  • Fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde de sayılması
  • 5802 Sayılı kanundaki astsubay rütbelerinden 926 sayılı kanundaki astsubay rütbelerine geçiş ile ilgili intibaklar.
FİİLİ HİZMET ZAMLARIYLA İLGİLİ İDDİAM:

Ben emekli olduğumda, Emekli Sandığı yönetim kurulu şu muameleleri yaparak 73754 sayılı kararı almıştır.

  1. 25 yıl 8 ay fiili hizmetim ve 1 yıl da Kıbrıs görevimden dolayı itibari hizmetimle birlikte toplam olarak 26 yıl 8 ay hizmetimin olduğundan emekliye ayrılabilme hakkımın olduğunu kabul etmiştir.
  2. 2 nci derecenin 1 nci kademesinden % 76 oranında emekli aylığımın bağlanmasıyla 25 maaş emekli ikramiyemin ödenmesine karar vermiştir.

26 yıl 8 ay hizmetimin kabul edilmesi ve 25 yıl üzerinden emekli ikramiyemin ödenmesiyle % 76 oranında aylık bağlanması yukarıda madde metninde yazılan emekli sandığı kanununun 32 ve 33. maddelerine uygundur.

İştirakçilerin derece ve kademelerinin mevzuata uygunluğunu belirlemede asıl yetkili makam Ek- 30. madde gereğince Emekli Sandığıdır. 73754 sayılı emekli sandığı kararının incelenmesinde; 2. derecenin 1. kademesinden aylık derecemin belirlenmesi konusunda hiçbir görüşme ve müzakere yapılmadan K.K.K. lığından kendilerine gönderilen Hizmet Belgesindeki 2. derecenin 1. kademesinin doğru kabul edilerek karar alındığı anlaşılmaktadır. Bu kabul, Emekli Sandığının iştirakçilerinin derece ve kademelerinin mevzuata uygunluğunu incelemesine amir Emekli Sandığı kanununun EK-30. maddesine aykırıdır.

Fiili hizmet zam hakkı olanla olmayan ve aynı dereceden göreve başlayan iki memuru örnek olarak ele alalım. Emekliye ayrılabilme hakkı kazandıkları 25 yıl sonra zam hakkı olmayan 25 defa terfi edip zam hakkı olan da 20 defa terfi ettiği için zam hakkı olan 5 kademe eksik derecede kalmaktadır.

Zamların derece ve kademelerde sayılmaması, zehirleyici ve öldürücü işlerde çalışanların emekli sandığı kanunuyla tanınan tüm haklara daha kısa sürede kavuşmaları amacıyla fiili hizmet zammı verilmesine amir 32 ve 33 maddelere aykırıdır. Bu şekildeki uygulama, avantaj olarak kanunla verilen bir hakkın dezavantaja dönüştürülerek hak sahiplerinin aleyhine olarak yapılan haksız bir uygulamadır.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNUN SAVUNMA CEVABI

657 Sayılı devlet memurları kanunuyla 5434 sayılı Emekli Sandığı kanununda, fiili hizmet zamlarının derece ve kademe intibaklarında sayılmasına dair bir madde yoktur.

FİİLİ HİZMET ZAMLARI KONUSUNDA BİLİRKİŞİ RAPORU

Dava dosyasının incelenmesinde;

Fiili hizmet zammı fiil hizmetine eklenerek aylığı ödenmektedir.

Davacı, fiili hizmet zamlarının derece ve kademe intibakında da sayılması konusunda Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu davacının kurumu olan K.K.K. lığına sormuş alınan cevapta, derece ve kademede mevzuata aykırı bir durumun olmadığı bildirilmiştir.

657 ve 5434 sayılı kanunlarda fiili hizmet zamlarının derecelerde sayılmasına dair bir mevzuat yoktur. Davacının aylığı kanunlara uygun olarak ödenmeye devam edilmektedir.

BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZIM
  1. Sayın Bilirkişi hem, fiili hizmet zammı fiili hizmete eklenerek emekli aylığının ödendiğini, hem de fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde sayılması konusunda mevzuat olamadığını ileri sürülerek kendi içinde çelişkili rapor vermiştir.
  2. Fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde sayılmasına amir mevzuat, emekli sandığı kanununun 33. maddesinde vardır. Bu madde gereğince, fiili hizmet zam süresi kadar önce emekliye ayrılabilme ve emekli ikramiyesine hak edilmesine rağmen zam süresinin sayılmadan derece ve kademe belirlenmesi maddenin ruhuna aykırıdır.
5802 SAYILI KANUNDAKİ RÜTBELERDEN 926 SAYILI KANUNDAKİ RÜTBELERE GEÇİŞLE İLGİLİ İNTİBAK HAKKINDAKİ İDDİAM
  1. 5802 sayılı kanunla belirlenen astsubay rütbeleri 30 Kasım 1970 tarihine kadar ASLİ MAAŞ sistemine göre, 30 Kasım 1970 tarihinden 30 Ağustos 1971 tarihine kadar da GEÇİCİ ASTSUBAY AYLIK GÖSTERGE TABLOSUNDAKİ derece ve kademelere göre uygulanmıştır.
  2. 926 sayılı kanunun EK geçici 5. ve geçici 16. maddeleri gereğince 5802 sayılı kanundaki Astsubay rütbeleri ile geçici Astsubay aylık gösterge tablosu 31 Ağustos 1971 tarihinde yürürlükten kaldırılarak 926 sayılı kanundaki Astsubay rütbeleri ile EK- V111 Astsubay aylık gösterge tablosu yürürlüğe girmiştir.
  3. Geçici 15. madde gereğince müktesep haklara uyularak 137. madde esaslarına uyularak, geçici 16 madde gereğince de haiz olunan rütbe ünvanlarının muhafaza edilerek EK- V111 gösterge tablosundaki derecelere 31 Ağustos 1971 tarihinde intibakların yapılması gerekirdi.
  4. 31 Ağustos 1971 tarihinden sonraki tarihlerde birlik komutanlıklarım tarafından verilen elimde mevcut 3 adet belgede rütbemin düşürüldüğü ve düşürülen rütbemin derece ve kademesinden aylık aldığımı ileri sürerek Geçici 16 maddesinin anayasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştüm.

Dava açtıktan sonra müracaatım üzerine K.K.K. lığı tarafından 1 Nisan 2010 onay tarihli hizmet belgem tarafıma gönderilmiştir. Hizmet belgemi incelediğimde;

  • a. 30 Ağustos 1971 tarihine kadar gerek rütbemin gerek aylıklarımın kanunlara uygun olduğunu,
  • b. 31 Ağustos 1971 tarihi ile 30 Ağustos 1971 tarihleri arasında Kıdemli Başçavuş olan rütbemin 926 sayılı kanundaki rütbelere uygun derecemin ise EK-V111 gösterge tablosuna aykırı olduğunu,
  • c. 30 Ağustos 1972 tarihi ile emekli olduğum tarihe kadar olan sürede ise hem rütbemin hem de derecemin 926 sayılı kanundaki rütbelere hem EK- V111 gösterge tablosuna aykırı olduğunu gördüm.
  • d. Kanunlara aykırı olarak görev yaptığım komutanlıklarla K.K.K. lığınca birbirinden farklı iki kayıt tutulmuştur.
  • e. 31 Ağustos 1971 tarihinde 137, geçici 15 ve geçici 16. maddeler gereğince Kıdemli başçavuş rütbesine ve aynı tarihte yürürlüğe giren EK-V111 gösterge tablosundaki 5. derecenin 3. kademesine intibakımın yapılması gerekirdi.
  • f. Yürürlükten kalkan mevzuata göre, 31 Ağustos 1971 tarihinden emekli olduğum tarihe kadar 5802 sayılı kanundaki rütbelere ve 31 ağustos 1971 tarihinde yürürlükten kalkan geçici astsubay aylık gösterge tablosuna göre rütbe ve derece intibak işleminin yapılması kanunlara aykırıdır.
  • g. Kanunlara aykırı olan bu durumu ayrıca mahkemeye sundum.
RÜTBE VE DERECE İNTİBAKIMIN KANUNLARA UYGUN OLARAK;

Kanunun 137, geçici 15 ve geçici 16. maddeleri gereğince;

  • 31. 8. 1971 tarihinde rütbemin Kıdemli Başçavuşluğa, derecemin EK- V111 gösterge tablosuna uygun olarak 5. derecenin 3. kademesine,
  • 30. 8. 1972 tarihinde 4. derecenin 1. kademesine,
  • 30. 8. 1973 tarihinde 4. derecenin 2. kademesine,
  • 30. 8. 1974 tarihinde 4. derecenin 3. kademesine,

1923 sayılı kanunla 1. 3. 1975 tarihinden geçerli olarak Astsubay rütbelerine Kademeli Başçavuş, Kademeli Kıdemli Başçavuş ve 2. Kademeli Kıdemli Başçavuş rütbeleri, EK- V111 Aylık gösterge tablosuna da 3 ve 2. dereceler eklenmiştir. Buna göre 1. 3. 1975 tarihinde 5 yıllık Kıdemli Başçavuş olduğumdan,

  • 1. 3. 1975 tarihinde Kademeli Kıdemli Başçavuşluğa ve 3. derecenin 3. kademesine,
  • 30. 8. 1975 tarihinde 2. Kademeli Kıdemli Baş çavuşluğa ve 2. derecenin 1. kademesine,
  • 30. 8. 1976 tarihinde 2. derecenin 2. kademesine,
  • 30. 8. 1977 tarihinde 2. derecenin 3. kademesine,
  • 30. 8. 1978 tarihinde 2. derecenin 4. kademesine,

1. 3. 1979 tarihinden geçerli olarak 2260 sayılı kanun gereğince tüm devlet memurlarına 1 derece verilmiştir. 2. derecenin 4. kademesi ve daha fazlasında bulunan Astsubaylar 1. derecenin 4. kademesi hakkı kazandıklarından;

  • 1. 3. 1979 tarihinde de 1. derecenin 4. kademesine yükselip,
  • Bu derece ve kademeden emekli olmam gerekirdi.

Emekli Sandığı, düşük derece ve kademeye intibakın askeri personel kanununa ve emekli sandığı kanununun EK- 16. maddesine aykırı olduğu için emekli sandığı keseneklerinin (Primlerin) eksik ödendiğini EK- 30 madde gereğince düzelttirmesi gerekirdi.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNUN CEVABI

Hukuka aykırı bir durum yoktur.

BİLİRKİŞİNİN RAPORU

Askeri personelin aylıkları 926 sayılı kanun, bu kanunun değişiklikleri ve yönetmeliklerle belirlenir. Aylık artışları kanunla yapılır. Davacı 2009 yılında yürürlüğe giren 5237 sayılı er ve erbaş kanunu ile 2010 yılında yürürlüğe giren YAŞ kararları ile ilişiği kesilen subay ve astsubayların affına dair kanunda da davacının böyle bir hakkı yoktur. Ayrıca Anayasa'ya ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu gereğince o tarihte komutanlıklarına dava açması gerekirdi.

BİLİRKİŞİ RAPORUNA CEVABIM VE İTİRAZIM

Askeri Hizmet: Sosyal Güvenlik Kurumu ile hiçbir ilgisi olmayan ve İç Hizmet kanunuyla diğer Askeri kanunlarla belirlenen görev, disiplin, sicil, atış, tatbikat ve atama gibi görevlerden doğan hizmetlerdir. Askeri iş yerlerinde Komutanların emrinde geçen hizmetlerden doğduğu için ilk bakışta askeri hizmet gibi görünen fiili hizmet zamları ve emekli aylıkları Sosyal Güvenlik kapsamında olduğundan bu konudaki uyuşmazlıkların çözüm makamı 5510 sayılı kanunun 101. maddesi gereğince İş mahkemeleridir. Nitekim Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin Hakkımda verdiği karar dava dosyasında mevcuttur. Yaş kararları ile ilişiği kesilenlerin affı ve askerlik kanunlarının dava konusuyla hiçbir ilgisi yoktur.

Kanunlara aykırı olarak yapılan intibakımla hem ben eksik aylık alıyorum hem de emekli sandığı eksik prim almıştır. BİLİRKİŞİ RAPORUNUN RET EDİLEREK, KONULARINDA UZMAN 3 KİŞİLİK YENİ BİR BİLİRKİŞİ RAPORUNUN ALINMASINI talep ettim.

MAHKEMENİN 7 TEMMUZ 2011 TARİHLİ ARA KARARI

Davacının 3 kişilik yeni bilirkişi talebinin reddine ve davacının itirazlarının dikkate alınarak aynı bilirkişiden EK RAPOR alınması.

BİLİRKİŞİNİN EK RAPORU

FİİLİ HİZMET ZAMMI KONUSUNDA

5434 sayılı kanunun 32. maddesi kimlere fiili hizmet zammı verileceğini, 33 ve 34 maddeleri de fiili hizmet zammının nasıl hesaplanacağı ve kurumların bu husustaki görevlerini belirlemiştir. Fiili Hizmet zamlarının derece ve kademelerde sayılacağına dair mevzuat yoktur.

RÜTBE VE DERECE İNTİBAKI KONUSUNDA

Askeri Yüksek idare Mahkemesinde dava açılması gerekir.

BİLİRKİŞİNİN SONUÇ OLARAK GÖRÜŞÜ

Görüş ve kanaatimde bir değişiklik yoktur.

EK BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZIM

FİİLİ HİZMET ZAMMI HAKKINDAKİ:

Fiili Hizmet Zamlarının derece ve kademelerde sayılmasına dair mevzuat, emekli sandığı kanununun 33. maddesinin 2. paragrafıdır. Sayın bilirkişi, 2. paragrafı dikkate almadan ve yok sayarak, dava konusuyla ilgisi olmayan 1. paragrafa göre rapor yazmıştır.

RÜTBE VE DERECE İNTİBAKI HAKKINDAKİ

Dava doğru mahkemede açılmıştır ve zaman aşımı yoktur. Eksik dereceye intibak aylıklarla ilgili olduğundan askeri hizmetle ilgisi yoktur, intibakın yapılışı kanunlara aykırı olarak yapılmasıyla hem ben eksik aylık alıyorum hem de emekli sandığı kanununun Ek- 16. maddesine aykırı olarak emekli sandığı eksik pirim almıştır.

SONUÇ olarak Sayın bilirkişi raporu kanunlara aykırı olduğundan itiraz ediyorum ve raporun yok sayılmasını talep ediyorum.

8. 12. 2011 TARİHİNDEKİ MAHKEME KARARI
Davanın reddine,
8 gün içinde Yargıtay da temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
Temyiz hakkının kullanılabileceği son tarih 16 Aralık 2011 tarihinde mesai bitimine kadardır.

Mümkün olduğu kadar kısa yazmaya çalıştım ama daha da kısa yazarsam konuyu tam olarak anlatamamış olurdum.

Sayın arkadaşlarım, temyiz hakkımı kullanacağım. Bilgilerinize ve yorumlarınıza sunuyorum. Teşekkürlerimle ve saygılarımla.

hukuk

Sayın arkadaşlarım, haklarımızı almak için yetkili kurumlara yaptığımız başvurulara hep oyalayıcı cevaplar verildi ve bugüne kadar hiçbir hakkımızı alamadık.

Var olan kanunlara göre de verilmeyen haklarımızın bir kısmı için başlattığım hukuki süreçte sona yaklaştığımızı daha önce bu sitede yayınladığım makalede duyurmuştum.

İlk raporunda olumsuz görüş bildirerek aleyhimde rapor veren bilirkişiden, rapora yaptığım itirazlarımın dikkate alınarak aynı bilirkişi tarafından yeniden rapor alınması ve duruşmanın 8 Aralık 2011 tarihine ertelenmesine 7 Temmuz 2011 tarihindeki duruşmada karar verilmişti.

Sayın arkadaşlarım, aynı bilirkişi maalesef ilk rapora yaptığım itirazlarımda ileri sürdüğüm kanuni delillerimi hiç dikkate almadan ve davamla ilgisi olmayan yorumlarda bulunarak ikinci raporunda da olumsuz rapor vermiştir. Bu ikinci rapora da gerekçeleri ile birlikte itirazda bulundum. Her iki raporun olumsuz olmasına rağmen yürürlükte olan kanunlara göre haklı olduğumdan davayı kazanacağıma olan inancım daha da artmıştır.

Binlerce arkadaşımın helal olan rızklarını arttırmak amacıyla davayı kazanmak için, çok yüksek puan almak amacıyla üniversite sınavlarına hazırlanan öğrenci gibi, Dünya şampiyonluğu finaline hazırlanan milli futbol takımı gibi, zafer kazanmak için savaşa hazırlanan bir ordu gibi tüm hususları dikkate alarak 8 Aralık tarihindeki duruşmaya hazırlanıyorum.

Pozitif enerjileriyle ve dualarıyla yanımda olduklarına inandığım arkadaşlarımdan dualarının devamını diliyorum.

Allah ve hakimler, doğrunun ve haklının yardımcısıdır.

dava

Değerli arkadaşlarım

Bilirkişinin raporunu mahkemeye sunmasıyla dava 7 Temmuz 2011 tarihinde 13. İş Mahkemesinde görüldü. Dava dilekçeme ek dilekçe ile sunduğum ve 1971 yılında tüm Astsubaylar gibi benim de rütbemin Kıdemli Baş Çavuşluktan Kıdemli üst çavuşluğa usulsüz olarak düşürüldüğünü, bu mağduriyetimin de dikkate alınarak ve fiili hizmet zam hakkımın da hesaba katılmasıyla yapılacak yeni intibakım sonucunda 1. derecenin 4. kademesine yükseltilmemi talep etmiştim. Bu rütbe düşürme iddiamı kazandığım takdirde 1970 ve daha eski nasıplı tüm Astsubaylar yıllarına göre ayrıca derece ve kademe yükselmesinden istifade edecekler.

Bilirkişi verdiği raporda; "fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde sayılacağına dair bir hüküm olmadığından sayılamayacağını, rütbe düşürme işleminin de o zaman bağlı komutanlığa dava açılması gerektiği" gerekçesiyle rapor yazmıştır.

İş Mahkemesi idari bir mahkeme değil bir hukuk mahkemesidir, zaman aşımı konusu idari davalar gibi 60 gün ile sınırlı değildir. Süre ne olursa olsun hak iddia edilebilir kazanılırsa ancak 5 yıldan önceki birikmiş para alacakları zaman aşımına uğrar 5 yıldan bugüne kadar olan para alacakları alınabilir. Ayrıca kanunlara aykırı olarak rütbe düşürme işlemi aylık ödemesiyle ve pirim ödemesiyle ilgili olduğundan Emekli sandığı kanununun EK- 30. maddesine göre alışılmış ve ezberletilmişin aksine olarak komutanlıklarla değil doğrudan emekli sandığı ile ilgilidir.

Ben bilirkişi raporunun aksine olarak, fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde de sayılması yönünde kanunun olduğunu, emekli sandığı kanununun 33. maddesinin gayet açık ve anlaşılır olduğunu belirttim. Bilirkişinin görüşü yönünde düşünsek bile;

  • Normal olarak 20 yılda emekli olunamayacağını,
  • Sağlık ve diğer mazeretleri sebebiyle 20 yılda emekli olanların aylıklarının % 70 oranında olduğunu,
  • Emekli ikramiyelerinin 20 maaş katı olduğunu
belirttim.
  • İşte tüm bunların emekli sandığı kanununun 33. maddesi gereğince fiili hizmet zamlarının emekli muamelelerinde fiili hizmet gibi sayılacağı hükmüne göre, ¼ oranında fiili hizmet zammı hakkı olan bir memurun 20 yıl hizmeti sonunda 20 + 5= 25 yıl hizmet yapmış oluğundan normal olarak emekli olabildiğini,
  • % 75 oranında emekli aylığı, 25 maaş katı emekli ikramiyesi aldığını, fiili hizmet zam hakkı olmayan memurun 25 yılda kazandığı derece ve kademe hakkıyla da eşitlenmesi için aylık derece ve kademelerin belirlenmesinde fiili hizmet zamlarının da hesaba katılması gerektiğini,

Yazılı olarak ileri sürerek itiraz ettim ve raporun yok sayılarak, konularında uzman üç kişilik başka bir bilirkişi tarafından rapor hazırlanmasını, bilirkişi heyeti lüzum görürse benimle görüşebilmesi, soruları olursa açıklama yapmama izin verilmesini veya müphem kalmış hususları açıklaması için en az bir bilirkişinin gelecek duruşmada hazır bulundurulmalarını teklif ettim. Artık mahkemedeki haklarımızı, mahkeme kabul eder, ret eder düşüncesine kapılmadan suç olmayan her şeyi söylememiz gerekmektedir.

Hâkim benim son teklifimi ret etti. Ancak itirazlarım konusunda açıklayıcı bir rapor için aynı bilirkişinin yeniden Ek Rapor hazırlaması kararıyla duruşmayı 8 Aralık 2011 tarihine bıraktı.

Sayın arkadaşlarım, hâkimin aynı bilirkişinin EK rapor vermesi kararının bizim için çok iyi olduğunu düşünüyorum. Çünkü Bilirkişi ek raporunda, benim itiraz ettiğim hususları ikna edici bir şekilde açıklama yapması gerekmektedir. İkna edici ve kanunlara uygun bir açıklamaya girmeden ilk raporunda olduğu gibi, fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde sayılacağı konusunda bir kanun yok dediği takdirde, bu rapor 33. maddeye aykırı olacak hem beni hem de mahkemeyi ikna edemeyecektir.

Duruşmadan sonra aynı gün yeni bilirkişi ücretini mahkeme veznesine yatırdım.

Mahkemenin 8 Aralık 2011 tarihinde sona erip lehimize bir karar verileceği yönündeki beklentim devam etmektedir. Aksi halde yolumuz Yargıtay ve AİHM kadar devam edecektir.

Saygılarımla.

NOT: Sayın arkadaşlarım avukat konusunda duyarlı ve iyi niyetli arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Dava sırasında avukatın yapabileceği hukuki işlemleri tam olarak yaptığıma inanıyorum ve avukat ihtiyacı duymuyorum.
1_4
1. DERECE 4. KADEMENİN ÖLÇÜSÜ

Yunanca bir terim olan HİYERARŞİ sözlük anlamına göre; bir toplulukta, bir kuruluşta yer alan kişileri alt-üst ilişkileri, görev ve yetkilerine göre sınıflandıran sistemdir. Bu sistemde ölçü bilgi ve tahsildir.

  • Bilgisizler, bilgililere göre küçük sayılır.
  • Genel kabule göre diploma bilginin ispatıdır.
  • Hiç okumamış cahiller az okumuşlara göre küçük, az okumuşlar da çok okumuşlara göre küçük sayılır.

DEVLET GÖREVİNDE;

  • Memur, Şefin küçüğüdür.
  • Şef, Müdürün küçüğüdür.
  • Er, Onbaşının küçüğüdür.
  • Onbaşı, Çavuşun küçüğüdür.
  • Kıdemli Başçavuş, Albayın küçüğüdür.
  • Albay, Tuğgeneralin küçüğüdür.
  • Korgeneral, Orgeneralin küçüğüdür.

Buna göre;

Üniversite mezunu bir uzman çavuşla yine üniversite mezunu bir Kıdemli Başçavuş, lise mezunu albaydan da, Tuğgeneralden de, Tümgeneralden de hem daha kıdemli ve tecrübelidir ve hem de daha bilgilidir.

BU GENEL TANIMLAMAYA GÖRE, herkese verilirken ASTSUBAYLARA 1. DERECENİN 4. KADEMESİ VERİLMEMESİNİN MANTIKİ, HUKUKİ, SİYASİ, İÇTİMAİ VE DİNİ AÇIKLAMASINI tüm araştırmalarıma rağmen bulamadım!

Bunun sebebi kanunlarımızın hukuka aykırı ve çağımıza uygun olmamasından olabilir mi acaba?

aihm

Sayın arkadaşlarım,

Hepimizin bildiği muvazzaf ve emekli astsubayların ortak birçok sorunundan bazısı olan aylık gösterge tablosuyla ilgili intibaklarımız, fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde sayılması ve OYAK konusunu mahkemeye taşımıştım. İntibaklarla ilgili dava Ankara 4. idare mahkemesinde, fiili hizmet zamlarının derece ve kademe yükselmelerinde de sayılması davası Ankara 13. İş Mahkemesinde devam etmektedir.

OYAK davası Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde sonuçlanmış ve beklediğimiz gibi hem asıl dava hem de karar düzeltme talebim ret edilmiştir. Bugün AİHM dava dilekçesini Denizli PTT'sinden STRASBOURG'a gönderdim.

Ben de bir vatandaş olarak kanundan doğan hakkımı alabilmek için tazminat talebiyle davayı açtım. Davanın hepimize hayırlı olmasını diliyorum.

DAVANIN GEREKÇESİ

  1. Üyelerin genel kurulda üye olamadıkları
  2. Yıllık faizlerin %100, %150 ve % 200 olduğu zamanlarda bile yatırılan aidatların kanun gereği % 5 teknik faizle değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu.
  3. Özellikle emeklilikte ve emekli maaşı sisteminden ayrılanların paylarının yazılı değere göre değil gerçek değere göre hesaplanması.
  4. Üye varlıklarının gittikçe reel değerini kaybetmesine rağmen kurumun büyüyerek zenginleşmesi. 
  5. 250.000 Euro tazminat talebi.
assubaylar-meclise

Hemen hemen hepimiz kötü bir rüya gördüğümüzde içimizden haykırmak gelir de haykıramayız ya, TBMM'de bizimle ilgili oylama yapılıp ret edildikten sonra orada olup bağırmak, nara atmak, haykırmak isteriz de genel kurul salonunda olmadığımız için büyük bir stres içinde susup otururuz ya.

Bizim içimizden geçirip de yapamadığımızı İKİ Astsubay ortaya çıkarak cesur yüreğin gazetedeki köşesinde yazdığı gibi “Bundan sonra durmak yok, Astsubaylar, uzman çavuşlar, sivil memurlar olarak ezilen kesimin sesi olacağız. Onur mücadelemizde astsubayların haykırışı her yerden duyulacak.” diyorlar.

Bırakın kardeşlerimiz sayın Hamza DÜRGEN ve sayın Yüksel BİNİCİ HAYKIRSINLAR.

OY VERİN HAYKIRSINLAR!!!........

oyak-aihm

OYAK rezervlerimizin gerçek değerler üzerinden hesaplanması için Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nde açtığım dava ret edilmişti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde dava açabilmek için “karar düzeltme” talebinde bulunmam ve bu talebimin de ret edilmesi gerekiyordu.

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi “Karar Düzeltme” talebimi de ret ederek beklediğim kararı verdi ve 6 ay içinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde dava açabilme yolumuz açıldı.

Dava dilekçem aşağıdaki ana başlıklardan oluşacaktır. Ana hatlarıyla dava dilekçemi hazırladım. AİHM'ne göndereceğim dilekçemi arkadaşlarımın görüşlerini de aldıktan sonra kesinleştirerek en kısa sürede davayı açacağım.

Arkadaşlarımın bilgisine sunuyorum. Saygılarımla.

  1. Katılımları oranında tüm üyelerin genel kurul üyesi olamadığı,
  2. Rezervlerin gerçek değerler üzerinden hesaplanmadığı,
  3. Anayasamız, Türk Medeni Kanunu ve AİHS mülkiyetin korunmasının (bu sözleşmede mülkiyet tabiri maddi ve manevi, taşınır ve taşınmaz malları kapsamaktadır) ihlal edilerek maddi varlığımın korunmadığı,
  4. Beraberce belirleyeceğimiz tazminat talebim.
oyum-chpye

“Saçı bitmedik yetim hakkı”, “Vatan, Millet, Sakarya” nutuklarıyla halkın kandırılması demode olmuştur. Bu sözler vatandaşlarımız tarafından yorumlanıp, ölçülüp tartıldıktan sonra söyleyenler hakkında kanaat sahibi olunuyor. Ben de bu sözleri söyleyenlerin bu memleket için benden az mı yoksa çok mu fedakârlık yapıp yapmadıklarına bakarak kanaat sahibi oluyorum.

Siyasi partilerin seçim beyannamesi olarak açıkladıkları “CEK-CAKLAR” beni hiç ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren devlet büyüklerimizin büyüklüklerine yakışır şekilde sözlerini tutup tutmadıklarıdır. Kendimi bildim bileli az-çok siyaseti takip ediyorum, bu devirdeki kadar verilen sözlerin tutulmadığını hiç görmedim. Türkiye Büyük Millet Meclisi genel kurulunda görüşülen kanun teklifi ile tasarıları oylanıp kabul veya ret edildikten sonra gündemden düşer ve bir daha gündeme gelmez.

Sayın devlet büyüklerimizin defalarca söz vermelerine rağmen son 6- 7 yıldan beri Assubayların mağduriyetlerini biraz olsun sonlandırmak amacıyla verilen tekliflerin biri TBMM genel kurulunda kabul edilmiş ertesi gün tekrar görüşülerek RET edilmiş, diğerleri de sürekli ret edildiğinden gündemdeki yerini muhafaza etmektedir. Beklenti ve umutlarıyla bu kadar çok rencide edilen hiçbir meslek yoktur.
  • Emekli Assubay olarak duyduğum büyük tepki sonucu bu sefer oyum CHP ye.
maddi_destek

Sayın arkadaşlarım, milletimizin özelliklerinden biri de dar zamanlarda bir araya gelerek birbirimize maddi ve manevi destek olmaktır. Emekli ve muvazzaf Asssubay arkadaşlarımda da bu duygu ve haslet çok yüksek seviyededir.

Açtığım davaların masrafına katılmak için tüm Türkiye'den birçok arkadaşım banka hesap numaramla İBAN numaramı istemektedir. Tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Havale için hiç bir arkadaşıma banka hesap numaramı ve İBAN numaramı vermedim ve bundan sonra da vermeyeceğim.

Benden başka yanlış hatırlamıyorsam İstanbul'da beş arkadaşımız da muvazzaf ve emekli Assubayların derece ve kademe intibaklarıyla ilgili olarak dava açmışlardır. Arkadaşlarımın davaları ile bu konuda benim Ankara 4.İdare Mahkemesinde açtığım dava ve fiili hizmet zammı davası da Ankara 13. İş Mahkemesinde devam etmektedir.

Benim teklifim şudur.
  • Başta ben olmak üzere hiçbir arkadaşımıza elden veya havale yoluyla doğrudan hiç para verilmesin. Kurulacak bir komisyon tarafından kişileri ilgilendiren kişisel davalar hariç olmak üzere aynı konuda daha önce hiçbir dava açılmamış olmak kaydıyla kaybedilen davaların avukatlık ücreti, dava açan arkadaşımız adına ilgili kuruma gönderilsin. Yapılan ödemeler, kaç lira ile katılırsa katılsın tüm katılan arkadaşlarımıza resmi belge, tarih ve numaraları ile birlikte bilgi verilsin.
  • Bu usul başarılı olduğu takdirde, yasal alt yapısı hazırlanmak kaydıyla özellikle muvazzaf assubayların görevleriyle ilgili askeri mahkemelerde aleyhlerine açılan dava masrafları ile gerektiğinde açıkta ve tutukluluk süresinde makul bir paranın ailesine verilmesi amacıyla gönüllülük esasına göre bir vakıf kurulsun.
  • Yolsuzlukları önleyici, her kuruşun kayda geçmesi ve amacına uygun şeffaf bir vakıf kurulabilmesi için bir çalışma başlatılmasını ve bu konuda "emekliassubaylar.org" sitesinde bir “BEYİN FIRTINASI” çalışması yapılmasını teklif ediyorum.
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ