İSMAİL TURAN

İSMAİL TURAN


Türkiye Cumhuriyetinin azametini anlayan düşmanlarımız kuduruyorlar ve sürekli kan emiyorlar.

Tek dişi kalmış o kudurmuş canavarlar bir gün emdikleri asil kanımızla boğulacaklardır.




Kalkınmada öncelikli yörelerde görevli memurlara verilen kademe hakkı, milletimizin huzur ve güvenliğini sağlamak için en zor ve en ağır şartlarda ve hatta savaşarak görev yapan astsubaylara verilmemektedir. 

Bu kademe hakkı kazanılmıştır. 

Her kişinin kendi şahsına münhasır olarak farklılık ve değişkenlik olduğundan haklardan yararlanma konusunda da farklılık olabilir.

Maddi ve manevi mağduriyete uğramamak için hukukçu olmayanların dışında hiç kimsenin görüş, yorum ve önerilerine itibar edilmemelidir. İsteyenler ikamet ettikleri il ve ilçelerdeki avukatlara veya varsa oğlu, kızı, torunu veya yakın akrabası olan avukatlara müracaat edebilirler.


İsmail TURAN
05056576412



TEMAD Genel Başkanlığı sitesinde yayınlanan habere göre, Milli Savunma Üniversitesinin Akademik Birimleri; Harp Okulları, Astsubay Meslek Yüksek Okulları ve Enstitülerden teşekkül etmektedir.

Emekli bir Astsubay ve bir vatandaş olarak bu konudaki düşüncelerimi Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Başbakanımıza, Sayın Milli Savunma Bakanımıza ve Sayın Genel Kurmay Başkanımıza sunmak istiyorum.

Diğer Üniversitelerdeki yapılanmaya parelel olarak ve statü kazandırmak amacıyla Harp Okullarının adı Harp Fakültesi olmalıdır. Bu duruma göre Milli Savunma Üniversitesinin Akademik Birimleri; Harp Fakülteleri ve Yüksek Harp Enstitülerinden oluşmalıdır.

Türk Silahlı kuvvetlerinde statü sadece Subay ve Er olmalıdır. Şanlı tarihimize ve halkımızın söyleyişine uygun olarak Subay rütbeleri Onbaşı, Yüzbaşı, Kıdemli Yüzbaşı, Kademeli Kıdemli Yüzbaşı, Binbaşı, Kıdemli Binbaşı, Kademeli Kıdemli Binbaşı, Yarbay, Albay, Tuğgeneral, Tümgeneral, Korgeneral, Orgeneral ve Mareşal olmalıdır. Genel Kurmay Başkanlığına atanan Orgeneraller aynı zamanda Mareşal rütbesine yükselmelidir. 

Halen Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapanlardan; Subaylar müktesep hakları saklı tutularak bu rütbelere intibak ettirilmeli, Yüksek öğrenim görmeyen Astsubaylarla Uzman çavuşlar hizmet sürelerine göre en fazla Yüzbaşı rütbesine, dört ve daha uzun süreli yüksek öğrenim gören Astsubay ve Uzman çavuşlar hizmet sürelerine göre bu rütbelere intibak ettirilmelidir. Astsubaylıktan ve uzman çavuşluktan intibakları yapılan ve yüksek öğrenim görmeyenlerden emeklilik hizmet süresini dolduranlar kadrosuzluk tazminatı ve emeklilik maaşıyla emekliye sevk edilmelidir. Astsubaylık ve uzman çavuş rütbesi üzerinden emekli aylığı, dul ve yetim aylığı alanların önceden kazandıkları müktesep hakları da saklı tutularak buna göre intibakları yapılmalıdır. 

4+4+4 eğitim sistemimize göre her vatandaş en az Lise öğrenimi görmek zorundadır. Türk askerinin görevi muharebeye ve harbe iştirak ederek Türkiye Cumhuriyetini düşmandan korumak olduğuna göre, her asker harp sanatını Harp Fakültesinde öğrenmelidir 

Bugünkü Er Eğitim Merkezleri, halkımız tarafından acemi askerlerin eğitim gördüğü merkezler olarak kabul edilmektedir. Lise ve Üniversite öğrenimi gören, evlenen, çoluk çocuk sahibi olan, gerek kamu kurumlarında gerek özel sektörde yetkili müdür, genel müdür gibi makamlara yükselen vatandaşları acemi olarak nitelendirmek doğru değildir. 

Er Eğitim Merkezleri, Harp Fakültelerinin hazırlık sınıfı olarak teşkilatlandırılmalı, Harp Fakültesi sınavını kazananlar, Er statüsünde hazırlık sınıfında bir yıl süreyle temel askerlik, strateji ve tatbikat öğrenimi gördükten sonra Harp Fakültesi birinci sınıfına başlamalıdır. Askerlik hizmetini yapmak üzere çağrılan Türk gençleri ise Er statüsüyle Harp Fakültesi hazırlık sınıfında tespit edilecek süre kadar temel askerlik eğitimi gördükten sonra göreve başlamalıdır. 

Harp Fakültesi öğrenimini tamamlayanlar “Onbaşı” rütbesiyle göreve başlamalıdır. Onbaşı, rütbesindeki her subay ayrıca komando eğitimi görmeli, Onbaşı ve Yüzbaşı rütbesindeki askerler verilecek görevlerde görevlendirilmelidir. Süresi gelen ve yeterli sicil alan Onbaşılar Yüzbaşı rütbesine ve sırasıyla diğer rütbelere yükselmelidir.

Yüksek Harp Enstitüsü sınavını kazanan Kıdemli Yüzbaşılar Yüksek Harp Enstitüsünde eğitim ve öğrenime başlamalı ve mezuniyetlerinde öğrenim süresi kadar kıdem kazanmalıdır..

Askeri Şuranın belirleyeceği Albaylar General rütbesine yükselmelidir.



Sayın Başkanım, Emekli Asubaylar sitesine giriş yapamıyorum. Polemiğe girmeden ve seviyeyi yüksek tutarak Emekli Asubaylar sitesinde yayınlanan makalenizin benimle ilgili olan kısımları hakkında açıklama yapmak istiyorum. 

1) KAMPANYANIZA KATILMADIĞIM HUSUSU

BİRİNCİSİ: Kampanyanıza duyarsız kalarak ve ihmal ederek katılamadım. PTT havalesi ile kampanyanıza katılacağım. Astsubaylığa hizmette kırgınlığın yeri olmayacağı bilincinde olduğunuzu bildiğimden havalemi kabul edeceğinize inanıyorum.

İKİNCİSİ: Hiçbir istekte bulunmadığım halde Muğla TEMAD İl Başkanımız emekli Astsubay Sayın Halil ERGENLİ ile Sayın emekli Astsubay Ersen GÜRPINAR ve arkadaşlarının yönettiği emekli assubaylar org sitesinin katkıda bulunma teklifini kabul ettim. 

Sayın Başkanım, beş yıl önce TEMAD Konya İl Başkanlığından Sayın İsmail SEZER adına 100 TL gönderilmiştir. Buna sizin de katkıda bulunduğunuz yazınızdan anlaşılmaktadır. Size teşekkür ediyorum. 

2) DAVA HAKKINDA HİÇ BİR AÇIKLAMA YAPMADIĞIM İDDİASI

Sayın Başkanım, 1971 yılında kanuna aykırı olarak tüm astsubayların rütbelerinin düşürüldüğü, fiili hizmet zamlarının intibaklarda değerlendirilmesi gerektiği, 18 yaş altında sınıf okulunda geçen sürelerin fiili hizmetten sayılması gerektiği, beş yıl süreli sanat okulu mezunu subaylarla iki yıl süreli Harpokulu mezunu subayların 8. dereceden göreve başladıkları konularını ilk defa ben gündeme getirdim. 

Mücadelem hakkında 2011 yılından önceki TEMAD yönetimlerine yazılı ve sözlü bilgi sunarak mücadelemin dernek tüzel kişiliğiyle yapılmasını istedim. Kabul edilmediği gibi “kırıkçı ve çıkıkçı” olarak tanıtıldım. 

TEMAD Genel Başkanımız Sayın Ahmet KESER, açtığım davaların duruşmasına birçok arkadaşımla katılarak destek verdi. Genel Başkan seçildikten sonra da hem mesleki hem de şahsımla ilgili olan kefalet davası hakkında ayrıntılı bilgi sundum. Bu bilgiler Emekli assubaylar org sitesinde de yayınlanmıştır. 

Emekli Astsubaylara birçok davalar kazandırdığınızı yazıyorsunuz.

Sayın Başkanım, ben polemiğe girmeden kendimi savunuyorum. 18 yaş altında okulda geçen sürelerin fiili hizmetten sayılmasıyla ilgili emsal kararı assubaylar org sitesinde ilk ben yayınladım. Bu emsal kararın yayınlandığı tarihten önce açtığınız dava varsa lütfen açıklayın. 

Kazandırdığınızı yazdığınız davaların çoğu, yayınladığım kararı emsal göstererek açtığınız davalardır. Demek ki ben açıklama yapmışım. Meslektaşlarımıza kazandırdığınız davalar için tabii ki ben de mutluluk duyuyorum. 

3) TELEFONDA SÖYLEDİĞİMİ İDDİA ETTİĞİNİZ SÖZLER HUSUSU

Makalenizde “böyyük böyyük makamlarda bulunanların yaptıklarını yaptınız ve randevu ile görüşme çizelgesi dayattınız, kazandık diye dokuz sütuna manşet yapılan konulara dahi telefon edip konuyla ilgili olarak bilgi almak istediğimizde, yok ya, çalışsaydınız, kazansaydınız, yok öyle üç kuruşa beş köfte, biz çalıştık kazandık siz de öyle yapın diye cevap verdiler. Yaptığımız yardımların yüzü suyu hürmetine de olsa rahatlıkla aradığımızda bizleri telefonda azarladılar, bizleri sanki gizlilik dereceli konularmış da bu yüzden vermiyorlarmış muamelesi yaptılar” diyorsunuz. 

Sayın Başkanım, sizinle böyle bir telefon görüşmemiz asla olmadı. Şayet benimle konuştuğunuzu iddia ediyorsanız, Konya TEMAD İl Başkanımız olan size yalan söylüyorsunuz demeye dilim varmıyor ama ifade ettiğiniz üslup, benim üslubum değildir. İkili ilişkilerde, yazışmalarda ve telefon görüşmelerimde, kim olursa olsun karşımdaki kişinin kişiliğine saygısızlık yapmam ve kırıcı olmam. O tarihte ben size bunları söylemiş olsaydım, hemen ertesi gün bu yazınızdan kat ve kat fazla ve ağır sözlerle eleştirerek ortalığı ayağa kaldırırdınız.

Hiç hak etmediğim bu ağır ithamınızı şiddetle ret ediyorum!

Saat 14.00'dan itibaren bilgi vereceğimi belirtmemin sebebi, eşimin ciddi bir ameliyat geçirecek olmasıydı. Ameliyatın gerçekleştiği resmi kayıtlarla ispatlıdır.

Günlerce süren yoğun bir telefon trafiği yaşadım. Bıkmadan usanmadan arayanlara Emekli assubaylar org sitesinde yayınlanan bilgiler ışığında cevap verdim. Meslektaşlarıma yanlış yönlendirmemek için çok gayret gösterdim. Nitekim yayınlanan mesajımda, isteyenlerin ikamet ettikleri çevrelerindeki avukatlardan hukuki yardım alabilecekleri yazılıdır. 

Binlerce iltifata mazhar oldum, ısınmadan dolayı telefonum arızalandığı için telefonumu açamadığımdan sataşanlar oldu. Bunların hepsini metanetle ve sabırla göğüslemeye çalıştım. 

4) TEMAD’ IN KAPATILMAK İSTENMESİ HUSUSU

Tüzükle ilgili imza kampanyası başlatılmasıyla ilgili ve dilekçe gönderenin araştırılmasıyla ilgili mesajlarımı tekrar dikkatle okumanızı istiyorum.

TEMAD kapatılmayacaktır. 

Çıtanız yüksek, TEMAD Genel Başkanı olarak büyük hizmetlerde bulunacaksınız. 

TEMAD Genel Başkanı olmanızı isteyen bir meslektaşınız olarak, beni daha iyi tanımanızı ve yazınızda sözünü ettiğiniz öfke ve tepkilerinizi kontrol altında tutmanızı istiyorum. 

SONUÇ

Asla size dargın değilim. Bu konuyu aile fertleri arasındaki küçük bir yazışma olarak değerlendiriyorum. Saygılarımla.

TEMAD’IN KAPATILMASINI ASIL İSTEYENLER ORTAYA ÇIKARILMALIDIR

 

Bazı sitelerde fotokopisi yayınlanan ve kim tarafından gönderildiği belli olmayan dilekçeyle, İstanbul Emekli Astsubaylar Derneğinin kapatılması için Milli Savunma Bakanlığına müracaat edildiği anlaşılmaktadır.

 

Dilekçe gönderen kişinin asıl amacı, konunun yargıya taşınmasını sağlayarak, İstanbul Emekli Astsubaylar Derneğinin kapatılması görüntüsü altında dolaylı yollardan TEMAD’ ı kapattırmak olabilir.

 

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği, tüzel kişiliğe sahip emekli astsubayların derneğidir. TEMAD Genel Başkanı Sayın Ahmet KESER gerekli araştırmayı yaparak, dilekçeyi kimin gönderdiğini ve dolaylı yollardan TEMAD’ ın kapatılmasını kimin istediğini ortaya çıkarmalı ve yayınlamalıdır.


    


Bayramlar ve yıl dönümleri kişiler ve toplumlar için çok önemli günler olduğundan bu günlerde küsler barıştırılır, yanlışlar, kabahatler ve hâttâ suçlar affedilir.

Cumhuriyetimizin 50'nci kuruluş yıl dönümünde, vergi borçluları, asker kaçakları ve teröristler dahil olmak üzere hapisteki tüm suçlular affedilmiştir. Ak partinin kuruluşunun onuncu yılı olan 2011 yılında, Cumhuriyet tarihimizin en büyük vergi affı çıkarılmıştır. Şah Rıza PEHLEVİ İran imparatorluğunun 2500'üncü kuruluş yılını, 1970 yılında mahkûmları affederek ve Dünya liderlerinin katıldığı büyük bir şölenle kutlamıştır.

Sayın Genel Başkanım, malumunuz olduğu gibi disiplin kurulu kararına dayanılarak yönetim kurulu kararıyla birçok emekli astsubay meslektaşımızın TEMAD ile ilişiği kesilmiştir. TEMAD ile ilişiği kesilen meslektaşlarımız TEMAD’ a üye olma arzusundadır. Sayın TEMAD Şube Başkanlarımız başta olmak üzere yönetim kurulu üyeleriyle diğer üyelerin de arzularının bu doğrultuda olduğuna inanıyorum. 

İçinde bulunduğumuz hayırlı ve mübarek bu Ramazan bayramında TEMAD ile ilişiği kesilen meslektaşlarımızın gönül kırıklığının giderilerek derneğe geri dönmelerinin sağlanmasını istirham ediyorum.

Sayın Genel Başkanım, böyle bir karar alınarak gönül kırgınlıkları giderildiği takdirde güçlü TEMAD daha da güçlenecek, meslektaşlarımızın mevzuatla ilgili beklentileri kesin olarak daha çabuk gerçekleşecek ve kuruluş yıl dönümü olan 17 Ekim büyük şölenlerle kutlanacaktır.

Yaşı ilerlemiş bir emekli astsubay olarak sorumluluk duygusuyla böyle bir talepte bulunuyorum ve talebimin değerlendirilerek konunun hayırlı bir sonuca ulaştırılacağına inanıyorum. Bu vesileyle başta Sayın Genel Başkanım olmak üzere tüm meslektaşlarımın mübarek ramazan bayramını tebrik ediyor ve saygılarımı sunuyorum. 

NOT: Bu mesaj, teknik nedenlerle TEMAD sitesindeki iletişim adresinden ve mail adresinden TEMAD Genel Başkanlığına gönderilememiştir.


SEVİNEMİYORUM...

Haziran 24, 2016


1 Ocak 2016 tarihinde yürürlüğe giren kanunla, sınıf okulu mezunu astsubaylara bir derece yükselme hakkı verilmesiyle ben de 2'nci dereceden 1'inci dereceye yükseldiğim için emekli aylığım 468 TL arttı, bu artış Temmuz ayındaki enflasyon farkıyla 500 TL olacaktır.

Meslek hayatımızın en ağır şartlarında yıllarca dirsek çürüterek üniversite öğrenimini tamamlayan ve 2'nci derecenin 1'inci kademesinden emekli aylığı alan emekli astsubay meslektaşlarıma ise iki kademe verilmesiyle 1'inci dereceye yükselemedikleri için aylıklarında sadece 8- 10 TL artış olduğundan kendimin maaş artışına sevinemedim. Çünkü Temmuz 2016 tarihi itibariyle üniversite mezunu meslektaşlarımın mağduriyeti 500 TL olacak ve her ay artarak devam edecektir. 

Bir gün bile memurluk yapmayan ve terhis olduğunda memur olup olamayacağı bile belli olmayan bir vatandaşımız, yedek subay olarak 9'uncu derecenin 1'inci kademesinden hizmete başlıyor. Hayırlısıyla bir an önce askerliğini tamamlayıp iş- güç ve ev- bark sahibi olmaktan başka düşüncesi olmayan ve 8'inci dereceye yükselme talebi de olmayan bu vatandaşımıza devletimiz 6 ay hizmetinden sonra 8'inci derecenin 1'inci kademesine yükseltiyor. Bu sayın vatandaşımız, terhis olduktan sonra memur olursa ilk aylığını da 8'inci derecenin 1'inci kademesinden almaya hak kazanıyor. Askerlik gibi kutsal bir vatan hizmetinde bulunanlara Devletimizin bu şekildeki takdirine saygı duyuyorum.

Sayın Milletvekilleriyle görüşmekle, fotoğraf çekilmekle, yemek yemekle, mektup yazmakla, Ankara caddelerinde yürüyüş yapmakla veya ölüm orucu tutuyormuş gibi yapmakla bu güne kadar astsubayların hiçbir hakkı alınamamıştır. Bir hakkı alabilmek için doğru zamanda ve doğru makamdan talepte bulunmak gerekir, BÜTÜN MESELE O DOĞRU ZAMANI VE DOĞRU MAKAMI DOĞRU TESPİT EDEBİLMEKTİR. Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıptır.


1) Teknisyen Astsubayların doğrudan Üstçavuş rütbesiyle hizmete başladıklarını, daha sonra bu haklarının alındığını.

2) 1970 yılından önce Astsubaylar Başçavuş rütbesinden Kıdemli Başçavuş rütbesine yükselirken, Subaylar Üsteğmen rütbesinden Kıdemli Üsteğmen rütbesine yükselirken 35 asli maaşı atlayarak 40 asli maaşa (fazladan bir derece) yükseldiklerini, bu hakkın 1970 yılında alındığını, subayların bu mağduriyetlerinin tazminat verilerek dolaylı olarak giderildiğini. 

3) 27 Mayıs 1960 ihtilalinde sadece Subaylara bir yıl kıdem verildiğini, 1966 ve daha eski nasıplı Astsubaylarla birlikte 1967 yılında Subaylara da bir yıl kıdem verildiğini, 

4) Sanat Enstitüsü mezunu Astsubayların Teğmen rütbesiyle emekli olduklarını, Teğmen rütbesiyle emekli olan Astsubayların tekrar emekli Astsubay statüsüne geçirildiklerini.

BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kanunî dayanağı olan istisnalar hariç Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli personelin terfisi için rütbe bekleme süreleri 3 yıldır.

Asteğmenlik bekleme süresinin 6 ay olmasının, Subay rütbesinin başlangıcı Asteğmen olmasına rağmen Harp Okulu mezunlarının Asteğmen rütbesinde bir gün bile görev yapmadan doğrudan Teğmen rütbesiyle göreve başlamalarının ve Binbaşıların bir yıl eksik görev yaparak Yarbay rütbesine yükselmelerinin esbabı mucibesi yoktur.

Astsubaylar da Türk Silahlı Kuvvetleri ailesinin bir ferdi olduğundan, Asteğmen bekleme süresinde olduğu gibi Astsubay Çavuş rütbesinde de bekleme süresinin 6 ay olması, Binbaşılarda olduğu gibi Başçavuş rütbesinde de bekleme süresinin bir yıl eksik olması veya Harp Okulu mezunlarının Asteğmen rütbesinde görev yapmadan doğrudan Teğmen rütbesiyle hizmete başladıkları gibi, Astsubay Meslek Yüksek okulu mezunlarınında da Astsubay Çavuş rütbesinde görev yapmadan doğrudan Astsubay Kıdemli Çavuş rütbesiyle hizmete başlamaları gerekmektedir.

Aksi takdirde Subaylara göre Astsubaylar dört yıl, başka bir ifadeyle bir derece ve bir kademe hak kaybına uğramaktadırlar.

Sayın Genel Kurmay Başkanımızdan, Sayın Başbakanımızdan ve Sayın Cumhurbaşkanımızdan Astsubayların bu mağduriyetinin giderilmesini diliyorum.





BİRİNCİ BÖLÜM

SUBAY RÜTBELERİ: Asteğmen, Teğmen, Üsteğmen, Yüzbaşı, Binbaşı, Yarbay, Albay, General 

SUBAY AYLIK GÖSTEGE TABLOSU; 9nu dereceden başlar 1nci derecenin 4ncü kademesinde son bulur.

Normal olarak rütbe bekleme süreleri 3 yıldır. Yedek Subay Asteğmenler 9ncu dereceden hizmete başlayıp 6 ay sonra Teğmenliğe ve 8nci dereceye yükselirler. 

Yedek Subaylık veya Yedek Astsubaylık, muvazzaflık hizmetinden ayrılanların askerlik çağı sonuna kadar geçirdikleri süredir. Aynı anda hem muvazzaf hem yedek olunmaz.

Harp okulundan mezun olan subaylar, subay rütbesinin ilki olan Asteğmen rütbesiyle 9ncu derecenin 1nci kademesinden hizmete başlayıp üç yıl sonra Teğmenliğe yükselip 8nci dereceden aylık almaları gerekirken, subaylığın ilk rütbesi olan Asteğmenliği atlayarak doğrudan Teğmen rütbesiyle hizmete başlayıp 8nci dereceden aylık almaktadırlar. 

Buna göre, Astsubay Meslek Yüksek Okulundan Astsubay Çavuş rütbesiyle mezun olan Astsubaylar da 9ncu derecenin 1nci kademesinden hizmete başlayıp, 6 ay sonra Astsubay Kıdemli Çavuş rütbesine yükselip 8nci dereceden aylık almaları veya subaylarda olduğu gibi Astsubay Kıdemli Çavuş rütbesiyle hizmete başlayıp 8nci dereceden aylık almaları gerekir.

Astsubaylarla ilgili olan son kısım kanun konusudur.

İKİNCİ BÖLÜM

Ortaokuldan sonra girilen sınıf okulları Lise seviyesinde meslek okulu olarak kabul edilmiştir. Liseden sonra girilen sınıf okullarının da yüksek öğrenim seviyesinde meslek yüksek okulu ayılması konusunda sona yaklaşılmıştır. Bu durumda sınıf okulu mezunu olup ayrıca iki yıl süreli yüksek öğrenimi bitirenler üç yıl süreli yüksek öğrenimi bitirmiş sayılacaklardır.


Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ