EMEKLİ ASSUBAYLAR

EMEKLİ ASSUBAYLAR

ASSUBAYLAR KAPI KULU ASKERİ Mİ ?

 

15 Temmuz kalkışmasından sonra ülkede olağan üstü hal ilan edildi.  18 ay geçti OHAL hala devam ediyor.

 

Diyeceksiniz ki en yukarıdaki başlıkla ne alakası .

 

Bir bakalım.

 

Assubay toplumu tam 16 yıldır AKP iktidarından ne bekliyor.

 

“ Özellikle ve ilk öncelikle emeklisinin gerçekten vahim durumdaki yoksulluğunun ortadan kaldırılmasını.”

 

Diğerleri ikincil aciliyetler.

Bu elzem, en hayati, adeta sözün bittiği yer.

Bittik, tükendik.

 

Emsalimiz kim.?

Bizimle aynı hizmet süresinden emekli olan Subaylar.

Bizden tam % 45 daha fazla emekli aylığı alıyorlar.

En düşük rütbedeki yarbayla kısaslıyoruz ha……

 

Çözüm ne.?

 

Çalışan Assubaya da bir tazminat kalemi bulup emeklileri de kanunla bu düzenlemenin içine almak.

Tazminatın adının bir önemi yok. Yeter ki tüm emeklilerimizi kapsasın.

 

Biz Burada işte tam bu konumdayız.

Resim bu… yırtık mı yırtık.

 

Acil talebimiz de bu.

Kaç yıldır bu hükümetle ve  genel kurmay ile boğuşuyoruz….?

Tam 16 yıldır.

 

Topu topu kaç adama.

En fazla 150 bin kişiye.

Ne vereceksiniz…?

600-750 TL. arası bir sosyal denge tazminatı.

 

 

Gelelim devlet kısmına

Hükümet ne yapacak..?

 

Milli Savunma Bakanlığı yetkin müsteşarları ve danışmanlarına 4 satırlık bir kanun teklifi

veya elinde imkanı var iken kanun hükmünde kararname teklif metni hazırlatacak.

Dört satırlık.

Bir saatlik iş.

 

Teklif meclise gidecekse ilgili Komisyona  gelecek ve iki zırzır bir mırmırla kabul edilip doğru meclise…

Velev ki komisyon marifeti ile gitmeyecekse KHK ile çıkacaksa komisyondan bakanlar

kuruluna oradan da  doğru saraya onaya.

Hepsi bu.

 

Bakalım şimdi….

 

“sizi anlıyoruz,elimizden geleni yapacağız “

 

 diye bizi yıllarca avanak apti veya şaban oğlu şaban yerine koyan hükümet bakın son

18 ayda OHAL İLE ÇIKARDIĞI KHK . LARLA neleri yapmış…..

 

-Önce yüksek Askeri şuranın yapısını sil baştan değiştirmiş.

 

-harp akademileri, askeri liseler ve assubay hazırlama okullarını komple kapatmış.

 

-Üç günde Milli Savunma üniversitesi kurmuş.

 

-Kurmaylar içinde içine özel enistitü oturtmuş.

 

-genel adı GATA olan tüm askeri hastaneleri 6 saatte sağlık bakanlığına devredivermiş.

 

-Üç saatte Askeri yargıtayı kaldırmış Hepsini adalet bakanına devretmiş.

 

-Tüm Kuvvet komutanlıklarını 12 saatte Gen.kur dan alıp MSB. na bağlamış.

 

-Sb. Asb. Atanma yetkisini MSb na bağlamış.

 

-TSK. ya personel teminini de MSB. ye bağlamış.

 

-Jandarma ve sahil güvenlik komutanlığını 7 saatte hooppp genelkurmay'dan alıp hemen

İçişleri bakanlığına devretmiş.

 

-Hemen de Akademisini kurmuş.

 

Kahraman albaylarımıza bir an önce emekli olsunlar da  karargahlarda iş arama derdi bitsin

diye kıyak emeklilik tazminatı bağlanmış…

 

Tam 20 dakikalık teklifle…

 

 

Şimdi Bakanlığımız diyecek ki….

Kardeş atıp tutma… para vardı da biz mi vermedik…

 

Devam edelim o halde .

 

Mesela daha 2 gün önce yine KHK.

 

Gemlik ilçesinin başka yere taşınması kararı verilmiş. Maliyet milyarlarca..

 

700 bin işçi taşeronluktan kurtarılıp kamuda kadrolu olmuş, maliyet milyarlarca

 

Hükümet tam 130 bin memur alımına karar vermiş.

Maliyet milyarlarca..

 

Tam 3 bin mahkum da yine ceza evlerinde yer kalmadı diye tahliye edilmiş.

10 bini de açık cezaevlerine alınmış.

 

Mahkumlar bile unutulmamış.

 

Bakın KHK larla neler yapılmış.

 

Kimlere de ne yapılamamış….

 

ASSUBAYLARA BİR TAZMİNAT KALEMİ BULUNUP TA EMEKLİ SUBAYIN YAKININDA

İNSANCA ,ADİL BİR GEÇİM VE YAŞAM SÜREBİLMESİNE İMKAN BULUNAMAMIŞ.

 

BÜTÇEMİZ YETMEMİŞ.

 

TAZMİNATA İSİM DE BULUNAMAMIŞ.

 

İSİM BABASI DA.

 

Halimiz bu.

Hükümetimiz de bu.

KHK. da bu.

Aslında mesele şu….

MSB lığı Assubaya sıra gelince dürbünü ters çevirip  bakıyor olmasın.

Ne yazık ki galiba gerçek bu….

 

Saygımla.

Adnan Fuat Özdemir


Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 

 

BİZ BUYUZ

Aralık 25, 2017

Yıllarca anlattım;

 

Sosyal medyada, sayfalarda, paylaşımlarda aşırıya kaçacak şekilde yeme, içme,

eğlenme,gezi tozu, paylaşımları yapmayalım

Buralar bizim görüntümüz, resmimiz.

 

Merak ederler bakarlar, yoksul Assubay emeklilerinin kavgasını birileri.

Ohooooo…… derler sonra.

Emekli subayın yarısı  emekli maaşı alıyoruz,

doğru.

Yoksulluk altında hak etmediğimiz bir emekli hayatı yaşıyoruz,

doğru.

Utanılası işlerde çalışıyoruz....

doğru.

“ artık yeter. torunlarımıza karne hediyesini emekli albay gibi biz de almak istiyoruz "  

diye haykırıyoruz.

Doğru.

 

 

Doğru da…..

 

Davanın kavgasını vermek adına kurduğumuz sosyal sayfa ve platformlarda ;

Vur çatlasın çal oynasın dedirten seyahat,gezi, tozu, yemek,içmek, mekan, restoran

görüntüleri vermekle acaba neyimizi tatmin ediyoruz ki…..

Devletten alamadığımız ekmeğimizin,ücret ve alın terimizin yarattığı;

 

“Benim vallahi ihtiyacım yok. çok şükür ailecek,yağlı ballıyız . Assubaylar adına ne

yapıyorsam şerefsizim ki yokluk içindeki arkadaşlarıma acıdığımdan yapıyorum

“ kompleksi " mi ……

Yoksa...

 

“ Ben yokluğu yoksulluğu assubay emeklisine yakıştırmıyorum. allaha şükür durumumuz gayet

iyi,taksilerde şoförlük yapıyorsan senin kabahatin be kardeşim, küpünü dolduramamış bir

salaksan ben ne yapayım  “  mağruriyeti ve aşağılaması mı……

 

Ben de diyorum ki……

 

Bakınız, emekli Assubaylar çalışan tüm assubayların bir boyut ilerisindeki yeni yaşamlarıdır….

Hani ölünce nasıl bir yere gideceğiz acaba diye malum cennet merakımız var ya….

İşte çalışanın emekli cenneti de ,görüp görecekleri de bizleriz.

Yalana, resime, fotoya, geziye, tozuya, gerek yok….

Bizler yoksulluk altı açlık sınıfı kenarı bir sosyal toplumuz.

 

İnsanca yaşayamıyoruz. subayın emekli hayatının yarısını dahi tadamıyoruz;

Gerçek bu…..

Kıvırtmaya, cozutmaya gerek yok.

Ay ortasını getiremiyoruz. Tatil yapamıyoruz. Et,balık alıp yiyemiyoruz; Sinemaya tiyatroya gidemiyoruz;

Çoğumuzun arabası yok çünkü vergisini dahi ödeyemiyoruz.

 

Türkiyenin sosyo ekonomik kuşağında fakir kategorisinde bir toplumuz.

 

Bu gerçeği de utanmadan saklamadan hükümete göstermeliyiz.

Kral değil, asıl biz çıplağız.

Bundan da asla ve asla utanmamalıyız.

 

Çünkü bizler onurlu insanlarız. Kanıtımızda yetiştirdiğimiz evlatlarımız.

 

Paylaştığımız sayfalara da bu adaletsizliğin,utanması gerekenlerine karşı tüm  tepkilerini, isyanını yazıp çoğaltmalıyız.

O  hani fazla cakalı, havalı, manzaralı resimleri de mümkünse koymamalıyız.

Bırakalım özelimizde kalsınlar.

 

Ancak;    başarılarımızı, çocuklarımızı, onların başarısı ve mutluluğunu inadına çoğaltmalıyız.

Çünkü onlar kaderimiz değil, başarımız.

Davamıza sosyal anlamda sahip çıkmalıyız.

Yokluk ve yoksulluğun mücadelesinde adam gibi bilinçli bir STK olabilmeliyiz.

Emek toplumları  ve örgütleri ile yan yana durmalıyız.Çünkü ortak noktamız ekmek adaleti.

 

Resim mi paylaşıp çoğaltacağız.?

Subay emeklisine pasta, Assubay emeklisine ekmek amblemli resimleri paylaşmalıyız.

Çünkü biz mağdur ve aldatılmış bir sınıfız.

 1/3 ü Karun,  2/3 ü kasıtla yokluğa mahkum edilmiş bir adaletsiz TSK da bizler birer başkaldırıyız.

 

İnsanlık ve ekmek adaletimizin durduğu yeri asla   unutmamalıyız.

 

 

Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 


BİR DAMLA UMUT BİRİKTİRDİK

 

Önümüze konanlara kader dememek için bir araya geldik,

Kendi ipimizi kesmek adına.

Ulufe değil, insan adaleti adına.

Neye göre;

B.M. insan hakları evrensel beyannamesine göre

Anayasaya göre,

Adaletin terazisindeki kitaba göre.

 

İçimizden kardeşlik ve sadakat duygusu ile inandığımız

arkadaşlarımızı seçtik ve onlara görevlerini fısıldadık.

Kimimiz davaya bilendi, kimimiz de çıkara, nüfusa, ranta.

Bu gün bu yüzden ki bu haldeyiz.

 

Yeni yönetime çok iş düşüyor. hızlı ve güçlü olacaklar.

Oldular da..

Daha bir ay dolmadan da MSB. müsteşarına misafir oldular.

Doğru olan çözümü anlattılar.

 

Top şimdi hükümette.

 

Bunun devamındaki ilişki ve samimiyet ile karşılıklı temaslar inanıyoruz ki sürecek.

Asla taviz verilmeden, oyalamalara gelmeden.

Hükümet sıkıştırılacak.

Yeni yönetimin güçlü iradesinin olduğunu ve aynen dik durulacağını da biliyor, umuyoruz.

 

Kamuoyuna güçlü, birleşik, Türkiyede kitlesel  kalabalığa sahip  bir STK. görüntüsünü

kuvvetle vermeliyiz.

 

Sayfaları,  siteleri, sosyal medyadaki blogları çoğaltmalı,paylaşım ve destek te bulunmalıyız.

 

Hedefimiz ve gündemimiz hep mali haklarımız ile 4 yıllık lisans öğrenim statüsü ve

yeni komutanlık tanımını içeren A-subaylığa yönelik olmalı.

Kamu oyu olmalıyız.

Yönetime de en can suyu desteğimiz böyle  olmalı.

 

Sadece her şeyimizi toplumla paylaşalım,

doğrucu olalım yeter.

Tabandan kopmayalım.

Saygımızı sevgimizi çoğaltalım.

 

Bunu yaparsak, cebimize hakkımız olan ama utanmazca

gasp edilen ücretleri ve maaşları da mutlaka koyarız.

 

Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 

 

 

 

Kulağıma gelen duyumlara göre Sayın Dürgen başkanlığındaki çiçeği burnunda

yeni TEMAD yönetim kurulumuz bir çalıştay buluşması organizesi hazırlığı içinde.

Muhtemelen de bu buluşma  Yılbaşı sonrası.

Davanın temsil tavanı olan yönetim kurulu ile tabanı  olan il ve ilçe başkanlıkları  bünyesindeki üyeler içinden temsile yetkili görülen  akli,donanımlı, kişiler ile  geniş konsensüslü   bir buluşma gerçekleştirilecek.


Bu buluşmaya üye olan olmayan, ihraçlı, küskün  eski –yeni yönetime destek,

muhalif olmuş, olmamış birilerince de  muhalif ve hain ilan edilmiş 

her karşıt ve kavgalı yetkin insan  çağırılacak.

 

Davet;  davanın selameti adına,

birleştirici, uzlaşıcı, barış ve kardeşlik havasını sağlayıcı bir ortak kimlikle

yapılması planlanan bu ilk çalıştay bu güne kadar ki en büyük ve birlik

görüntülü o özlenen  resimle ortaya konulacak.

 

“  Hepimiz aynı geminin içindeyiz.

Artık bundan sonra ayrılık gayrılık, hasımlık, öfke kavga olmasın “

Mesajı  güçlü biçimde verilecek.

Umuyorum, bu anlamda ciddi, öngörüleri, fikir ve önermeleri güçlü,davaya katkı

ve birikimi ile çözüm yollarında yordam sunacak kaliteli,sağduyulu, meselelerde

dışa tavana ,çatıya dönük arkadaşlarımız bu davete çağırılacak.

Böyle olacağını da umuyor ve bekliyorum.

 

Çalışan 96 bin;   emekli 140 bin;   toplamda yaklaşık çeyrek milyonluk bir dava

toplumunun tek yasal ve hukuki temsilcisi olan bu dava derneği, artık güçlü ve

sorumlu adımlar atmak zorundadır.

 Öfkeden, kavgadan, içsel kinden, çıkardan, bel altından beslenmemelidir.

 

Yapılması planlanan bu çalıştaya kimlerin katılması gerektiği konusunu sanıyorum bu anlamda, bu yeni algıda Sayın Genel Başkan ve ekibi ince eleyerek sık dokuyarak tespit edeceklerdir.

Buna da hiç şüphemiz yok

 

Benim, bu noktada;

yapılması planlanan çalıştayın,  uyumuna, üretimine, başarısına, dair tek talebim de şu olacaktır.

Ahmet Keser ve yönetimi ile bazı kendini bilmez arkadaşlarımız;

6 yıl boyunca bu mazlum toplumunun içinde çok günahlar işlemişlerdir.

Kendilerinden önceki yönetimin Başkanı olan Sayın  Mustafa EROL dan başlayarak,

kendi  yönetim kurulu arkadaşlarından devamla,

En başta;

Yıllarını, yaşamını, kimsenin ortada olmadığı o yokluk ve sıkıntılı dönemlerde ortaya koyarak bu günkü adalet toplumunu kuran, buluşturan, çoğaltan duayenimiz,Sayın Ersen GÜRPINAR a,

Bu toplumun en akli ve eğitimli dava ağabeyi olan Sayın Mehmet KAYALI ya;

Assubay toplumunun en değerli büyüklerinden, yılmaz dava savunucularından olan rahmetli abimiz

Adilhan ŞANLI ya ,

Olmazsa olmazımız Sayın Orhan SELIŞIK abimize ,

İstanbulun tek mücadele derneği ve o mümtaz 30 yıllık derneğin bir avuç kahramanlarına,

başındaki Sayın KOLDAMCA ya;

ve ismini saymakla bitiremeyeceğimiz sadece adaletimiz için yüreklerini ortaya koyanlara ;

büyük ahlaksızlık, iftira, ve itham ile aile şereflerine saldıran aşağılamalarda bulunmuşlardır.

Bu toplum Subayın nazarında ve karşısında aynı cumhuriyetin anayasası ve hukuku ile insan

haklarınca tam 70 yıldır ezilen,sömürülen, onur ve haysiyeti ile milyarlarca lira alın teri

utanmazca çalınan bir mübarek mazlum toplumudur.

Yukarıdaki insanlarda bu toplumun,yunusları, kaygusuzları, nazımları, denizleri ve  spartaküsleri dir.

Velev ki bu yanlışı ve saygısızlığı yapan arkadaşlarımız bu önemli buluşmaya gelecekler ise,

En azından,

bu değerli büyüklerimize Sövüp sayanlara, ahlaksızca saldıranlara, eş ve evlatlarını dahi  

aşağılayanlara, bu mümtaz değerlilerimizi  general yalakası, TEMAD düşmanı,  vatan haini, fetöcü, pkk lı ilan edip halkın önüne kurban olarak yem yapanlara…

Bu toplantıdan önce kişilerde hatalarını anlamışlar ve samimi iseler  mazeretsiz özür diletilmeli, bu büyüklerimizin  elleri bu yanlışı yapanlara öptürülmelidir.

Küçük büyüğünden af dilemelidir.

Bu dava en önce yüreklerimizdeki kırgınlığın, öfkenin, dışarı atılması ile ancak yeniden başlatılabilir.

Yürekten gelen saf özürle…..

Assubayın saygı ve görgüsü de bunu gerektirir.

Bunu reddedenin de ne o çalıştay da ne de o buluşmada yeri olmamalıdır.

 

Büyüklerimizin ellerini öpüp özür dilemekten daha değerli olan bir onur varmıdır ki..

var ise hangi onurumuzdur ki….

Sayın Dürgen bunu yapmalıdır.

 

Ya sonrası derseniz…..

İnanın çorap söküğü gibi gelecektir.

Yeter ki sımsıkı kenetlenelim.

Hala,İnadına ASSUBAY olduğumuzu kurda kuşa, ite çakala gösterelim.

Ülkemizin şu zor günlerinde birlik ve dayanışma mesajını verelim.

Eşimizi, evladımızı onurlandıralım.

Bu sınıfı artık yeter….

Gururlandıralım.

 

Saygımla

Adnan Fuat ÖZDEMİR 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim






 

 


1951 de son şeklini alan bir meslekler  üstü emanet bedenler,

ölü canlar  toplumuyuz.

Tam 66 yıl oldu.  Bir gün olsun mutlu olmadık.

Hiç müjdeli bir sabaha uyanmadık.

Hiç adam yerine konmadık.

Tam 66 kere bu ülkede hem yasalar, hem de medeniyet değişti.

Teknoloji gelişti. Kafalar ,fikirler, yasalar, kanunlar yenilendi.

Her şeye herkese dokunuldu.

Toplasan bir mahallelik nüfusa sahip romanlara  bile; 

Mecliste sabahlara kadar ne kavgalar verildi. 

Vatan terk eden Suriyelilere  bile evliya muamelesi reva görüldü.

Bir tek ASSUBAY lar görülmedi, duyulmadı, 

Karınca kadar bile canlı yerine konulmadı.

 

Ne var ki uykusundan uyanış canlının mayasıdır.

İsyanı da atardamarı….

Bu gün artık bu toplum kendini yeniden buldu, keşfetti.

Asıl cevherin kendisi  olduğunu anladı.

Bu gün artık saf, salak ve mülayim değiliz.

İç hizmette tarif edilen  keloğlan, keleş oğlan da değiliz.

Sus pus, garip,gureba, aklı ermez, fikri bilmez de değiliz.

Hele ki mazlum hiç değiliz.

Sadaka bekler gibi saygı ile hak ve adalet hiç beklemiyoruz.

İnsan adaletimize, utanç ücretlerimize “baş üstüne “ hiç demiyoruz.

Biz çağın, medeniyetin, yeni dünyanın ve düzenin yeni ASSUBAYLARI yız.

Davamıza set ve engel olanlara “emre itaatsizlikte “ısrarlıyız.

Neye nasıl ne kadar layık olduğumuzu artık çok iyi biliyoruz.

Artık sadakat, mutlak itaat  yok.   Bilinç ve akıl var.

Artık biz de bu vatanın ve milletin  nezdinde

Zeki müren gibi gönüllerde  birer  “ paşayız.”

Tam 66 yıldır çalınan haysiyet ve onurun bu gün

inatla,dim dik  savunucusuyuz..

Artık kendimizi   beğenmiyoruz.  Ulufe niyetine, aşağılanarak verilenleri 

artık kendimize yakıştırmıyoruz.

 

Mesela adımızı.

Çok eskiden gedikli idik.  Sonra başefendi, sonra başçavuş daha sonra 

astsubay olduk. artık   a-subay olmak istiyoruz.

 

Önce çalınan,soyulan cüzdanımızın adaletini  istiyoruz.

Emeğin karşılığını, Onurlu makamları, komutanlıkları,

sorumlulukları,  biz de istiyoruz.

Çok eskiden yan ödememiz yoktu. iş riskimizde,

adam gibi katsayımızda, derecemiz de…

 

Şimdi artık komutanlık tazminatı da istiyoruz,

makam  tazminatı da. Eşit başlangıç derecesi de,

Adam gibi  Avrupa standardında, statüsünde

Yeni bir personel kanunu,

Subayına verdiğini Assubayından esirgemeyecek

İnsana yakışan maaş ve ücret istiyoruz.

 

Bu gün insanlık marsvan projesi ile güneş sisteminin dışına taşınırken,

Afrikada orman korucuları üniversiteden mezun olur iken

Biz ASSUBAYLAR  artık askeri fakülte mezunu olmak istiyoruz.

Bizler eskiden Generallere koruma ve emir Assubayı idik.

Şimdi o Generalin kendisi olmak istiyoruz.

Eskiden kol ve gövdemizle, işe koşulurduk,

Beyin kısmımıza kilit vurulurdu.

Şimdi beyin takımı olmak,  

Komuta ve karar gurubunun içinde olmak  istiyoruz.

Eskiden ekmekten ,aştan, subaya layık görülen maaştan  mahrum edilir,

velev ki verilirse “ bunlar isyan eder,baş edilmez “  denilip  adaletimizle 

tehdit edilir, onurumuzdan mahrum bırakılırdık.

Şimdi  ekmek ve meslek  adaleti ile onurunun tam kalbinde  olmak istiyoruz.

 

Eskiden  Askeri Ceza Kanunu, İç Hizmet Kanunu bize göre,

bize inat, bize  kısas yazılır, çizilir, uygulanırdı.

Bilimum  hakim,savcı, subay, lisansını ,tezini,terfisini, makamını, konforunu,

saadetini, emeklilik hayalini  bizimle uğraşarak, bizleri kodese tıkarak,

nasıp cezası uygulatarak  bir ömür lokmamızı çiğneyerek  tamamlardı..

Mahkemeler savcılar,iddianameler, içtihatlar,  bize dair yazılır, hazırlanırdı.

Şimdi o faşist, teokratik askeri yasaları utanç mezarlarına gömmek,medeniyetin

adalet ve hukuk sistemini yeniden,BİZLER  yazmak, kanunlaştırmak   istiyoruz.

Eskiden hep mazlum askerin başçavuşu idik. her türlü beladan , kazadan, acıdan,

kahırdan  ottan çöpten  boktan, pislikten  baş sorumlu idik.

Kahraman memed ile aristokrat subayın arasında basamak idik.

Artık  bu ordunun karar ve komuta merkezinde  yepyeni bir komuta gurubu,

lider gurubu, insiyatif gurubu, emir komuta gurubu olmak istiyoruz.

TSK nın yeni mühendisleri olmak istiyoruz.

TSK nın  teknik ve lojistik kuvvesi olmak istiyoruz.

TSK nın omurgası, çatısı, kolonu, direği, harcı, betonu olmak istiyoruz.

Çalınan başta maaş ve  ücretlerimiz olmak üzere her yetim hakkımızın

o çalanlardan geri alınmasını istiyoruz.

 

Kendimizi artık tanıyoruz.

Kimliğimizi geri istiyoruz.

Artık A-SUBAY olmak istiyoruz.

 

Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR 

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

 


 

" geniş bir konsensüs, büyük uzlaşma, güçlü,  teknik,  iş bitirici inanmış bir kadro,  hızlı ve planlı girişimler. "

Bir dava oluşumunda ve yapısında bunlar  yoksa davada hiç bir şey yoktur.

Cesur,akil,uzman,bilen,üreten her assubay aşığı davanın içinde olmalıdır.

Olacaktır.


Bu dava;adalet,insanlık adına köhnemiş duvarlarına harç koyan,

tuğla dizen yürekli ve cesur insanların oluşumu ile yürütülmelidir.

Yürütülecektir.


Bu dava bizlerin onur kavgasıdır. Adamlık inadı dır. 

Herkesin az çok  eli yanmalıdır.

Yanacaktır.


Yeni yönetimde irademiz ve aklımız ile  vizyonumuz

"ya hepimiz insan olacağız,ya da hepimiz yine kul olup susacağız"olmalıdır.

Olacaktır.


Bu dava yüksek hedeflerin davasıdır.

 İnatla, çalışarak, boğuşarak, üreterek, koşarak, bıkmayarak……

İsteyerek, inanarak kazanılmalıdır.

Kazanılacaktır.


Bu dava;  davayı içeriye değil,hırsımıza, egomuza, çıkarımıza, taşıyarak değil,

 Binlerce masumun, mazlumun onur ve haysiyetinin geri alınması adına  

yukarıya, en yukarıya bayrak açılarak sürdürülmelidir.

Sürdürülecektir.

 

Tüm  cesur yüreklerle omuz omuza  eş ve evlatlarımıza verdiğimiz sözle ve yeminle billahi  sürdürülecektir.

Bu dava;  TEMAD'ı  ulu çınar görenlerle;

gölgesindeki tüm ASSUBAYLARI ve ezilmişleri   yoksulluğun utancından kurtarmaya ahdetmiş mazlumlarca,

onları  tek yürek,tek vücut, tek irade  yapabilecek zihniyete ve adalet anlayışına sahip yönetimdeki tüm lider kadrosunca verilmelidir.

Verilecektir.


Bu dava temad içinde, temad ın çatısı altında büyüyen birleşen tüm emekçilerle,

Sadece  ekmek ve insan adaleti için,

sonra da hukuksuzluğa karşı evrensel hukuk için,

Atatürk cumhuriyeti ve devrimleri adına, kuvayı vatan için,

Omuz omuza  yan yana sırt sırta ,yıkılmadan, usanmadan

kıç baş eğilmeden oynamadan, kıvırtmadan,adam gibi  verilmelidir.

Verilecektir.

 

Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor


 

Assubaylar ve emeklileri olarak haklarımızı alırken çatışmacı ve ayrıştırıcı söz yazı ve eylemlerle değil

taktiksel hatalaradüşmeden,birleştirici, hukukun üstünlüğüne saygılı, muhataplarla diyalog halinde,

geniş katılımlı, bütünleyici stratejiler ile yapılacağı inancındayım.

Astsubay mesleğini ilke edinmiş olanlar; Mesleki bilgi birikimi ile yüksek donanıma sahip kişilerdir,

Bu insanlar fırsat verildiğinde daha yüksek verim ile çalışmak için kişisel gelişimlerini artırmak için çaba sarf ederler,

Aile ve toplum ilişkilerine önem verirler, iyi bir eş, iyi bir babadır. Bu nedenle toplumda saygın kişilerdir,

Emekli olduktan sonra bile önemli ve kritik işlerde aranan nitelikli insan kaynağını oluştururlar, toplumla daima iç içedirler,

Cumhuriyete, demokrasiye, insan haklarına, Atatürk ilke ve inkılaplarına gönülden bağlı insanlardır,

Ülkesinin bağımsızlığı ve özgürlüğü içincanını esirgemekten asla çekinmezler, gerekirse ölümü bile göze alırlar,

Bilime ve akla uygun çağın gereklerine göre hareket ederler. Koordineli, stratejik, geniş düşünce yeteneğine göre

hareket eden iş anlayışlarına sahiptirler,

Sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin, sendikaların aktif, katılımcı üyeleridir.

Toplumsal çalışmalarda üzerlerine düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirirler,

Türk silahlı Kuvvetleri ve onun manevi şahsiyetine daima saygı duyarlar, görev sürelerince emirleri altında

bulunan astlarına karşı evlatlarına gösterdikleri özen ve sevgi içerisinde hareket ederler,

Yurt dışı görevlerde ve çalışmalarında ülkesini en iyi şekilde temsil etmek ve onurlandırmak için çaba sarf ederler.

Başka ülkelerin vatandaşlarına karşı hoş görülü ve saygılıdırlar,

Bedeni yeterliklerini ve sağlıklarını korumakta göstermiş oldukları özen ile toplum ve halk sağlığında öncü kişilerdir,

Çevreye karşı duyarlı, bulundukları her yeri ağaçlandırmakta özen gösterirler, yeşili severler,

Yaşadıkları kentlerde; sanata, spora, kültüre önem verirler, aktif çalışırlar, profesyonel olanlar ülkemizi yurt içi ve

yurt dışı müsabakalarda en iyi şekilde temsil etmeye çalışırlar,

Çocuklarını sanata, spora ve kültüre karşı eğitirler,

Ekonomide ülkem kazanırsa bende kazanırım anlayışına sahip insanlardır.

Tasarrufa önem verir, üretim için küçük ölçekli yatırımcı, kooperatifçi, esnaf, teşvik edicidir.

Global dünyanın ekonomik anlamda çarklarını bilir ve uygulama yeteneğine sahiptirler,

Teknolojiyi takip eder, yeni icatlar üretir, ürettiğinin yurt kalkınmasına fayda yaratması için uğraşır,

Yetiştirdikleri evlatları, ülkede söz sahibi makam ve mevkilerde görev alırlar, bu evlatlar ki babalarından aldıkları

terbiye ve vatan sevgisi ile ülkesi için en iyi şekilde hizmet ederler,

Özel eğitim merkezlerinde, üniversitelerde hocalık yaparak yeni nesillerin eğitilmesinde katkı sağlarlar,

Assubay mesleğini ilke edinenler; Vatanseverdirler, yüksek karaktere sahip yüce Türk milletinin evlatlarıdırlar.


Hamdi ÖYKE 16 Aralık 2017 Beylikdüzü - İstanbul

 

Hamdi Öyke'nin Profil Fotoğrafı, Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gözlük ve yakın çekim

 

Yeni yönetim kurulumuz ile çiçeği burnunda Genel Başkanın 15 günlük  oryantasyon ve alışma,ısınma

süreci artık bitmiş olmalı.

 Ben ilk günden bu güne hiç dinlenmeden soluksuz olarak çalışmaya başladıklarına da eminim.

Bu toplum samimi olarak elinden gelen tüm desteğive krediyi özveri ile Sayın Genel  Başkana 

biliyorum ki  tereddütsüz  sunacaktır.

 Sayın Dürgen ve Yönetim kurulu eskilerin üzerine bir sünger çekerek, ortam gerginliğini yumuşatarak

itidal içinde yeni bir dönem sayfası açmak istiyorlar.

 

Geçmişle kavga etmek yerine, herkesin kaynaşacağı, küskünlüklerin kucaklaşmaya dönüşeceği

yeni bir Assubay dünyası kurmanın yol ve yordamının alt yapısını oturtmaya çalışıyorlar.

 

Bu onların en doğal  hakkıdır.

 

Bu da olması gereken yeni dönemin bir uyum  haritası.

Çünkü iş çok.  

Enkaz çok. 

Sil baştan sistem kurmak çok zor.

Bu anlamda da Genel Merkezin yeniden yapılandırılması gerekecek.

 

Yeniden kapıların üstüne isimlikler yazılacak. Tozlu masalar temizlenecek.Boş dolaplar doldurulacak.

Ciddi bir görev dağılımı ve sekreteryası ile çalışma ofisleri oluşturulacak.

 TEMAD genel merkez ve şubeler yeniden dizayn edilecek.

Tahmin ediyorum ki bomboş bir kasa teslim alındı. Mali zorluklar yaşanacak. Yeniden yapılanma için

masraf gerekecek.

Yeni yönetim zorlanacak.


Ama demokrasilerde çare tükenmez.

Bu toplum kendi aşısını kendi bulacak. Yapacak. Aşı da illaki tutacak.

Mikroplar temizlenecek. 

Dürüst,samimi, birbirine yaşça saygılı ,sevgili bir dava kulübü bu sefer yalansız çıkarsız, kinsiz kavgasız tesis edilecek.

 

Bu anlamda şubelerin de işi çok zor. Genel merkezi besleyecekler, destekleyecekler. Yanında olacaklar.

Bel altı, ufak hesaplara girmeyecekler.

Keser dönemini toprağa gömecekler.

Asla da körü körüne biatkar olmayacaklar.

Eğriye eğri diyecekler.

İradeli olacaklar.

Bilgi belge ,önerme üretecekler.


Şimdi geliyorum asıl kesime, kısıma.

Tabana.

Taban yani 220 bin çalışan ve emekli Assubay ne bekliyor ne istiyorlar.?

Önce adalet istiyorlar…

Hangi adalet derseniz…

Önce kendi içlerindekini

Çalınan kayıp edilen 6 yılın adaletini…

Bu davanın mukaddesatına inanmış binlerce mazlum emeklinin ,eşinin, evladının kenara

biriktirdiğiüç kuruşlarını Temada bağış yaptığı,helal ettiği tam 2 trilyon liranın  nelere, nerelere

harcandığının akibetinin adaletini…

6 yıllık yönetimin hesaplarını, harcamalarını, belgelerini, karşılığını, bedelini görmek istiyorlar.

 

Eski yönetimin kuruşuna kadar her harcamasının tek tek incelenip bu topluma sonucunun

açıklanmasını istiyorlar.

Ekmek davası adına neler yapılmış, hangi kapılar çalınmış, neler talep edilmiş,

bunların son durumunun açıklanmasını da istiyorlar.

Kooperatif, vakıf, gayrimenkul adına yenilen tüm haltların ve işletilen tezgahların da

açıklanmasını istiyorlar.

En incesine kadar, detayına kadar.

Bay Keserin nerelerden ne amaçla, hangi vasıfla  

kaç lira maaş, ücret,aylık ücret  ve huzur hakkı aldığını da öğrenmek istiyorlar.

Temadın özellikle son 3 yıllık tüm harcamalarını da, kasa da kaç lira olduğunu da,

Yeni yönetimin eskiden ne devir aldığını da..

Şeffaflık, dürüstlük, adalet adına, mazlum hakları adına bilmek istiyorlar.

Yeni yönetimin de aynı adalet duygusu ile çalışmasını ve bu toplumun

artık ne olursa olsun şeffafça  her şeyden bilgilendirmesini istiyorlar.

Bu onların hakkı….

Başka ne bekliyorlar derseniz….?

Bir de 15 gününü dolduran yeni yönetimden bir hamle, bir çıkış, bir eylem bekliyorlar.

İlk adımı….

Sabahın ayaz alacakaranlığında “ vira destur “ deyip kırık, bozuk ,yaşlı takasının ipini çözüp

kıyıdan karanlık sulara  açılan tekne mürettebatı gibi.

Umut közüne bir nefes üflenmesini, ilk ateşi yakmanızı istiyorlar.


Diyorlar ki………

“ Pruvanız rüzgarla dolsun ”

 Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR


 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 


 

Yıllar birbirini takip etti..

Umutların,umutsuzluga dönüştügü  yılları yaşadık birlikte.

Yaşatanlar! Koskoca sınıfı bu noktaya taşıyan kimdi ?

Koltuk uğruna kırk yıllık arkadaşlarını yolda bırakanlar! Son üç dönemde kimler geldi kimler geçti unutulmaz.

SEBEP SİZSİNİZ bay Ahmet.

Baş tacı olabilecekken,idaalllerin topluma hizmet olması gerekirken menfaatler ön plana çıkınca Makam sahibi olacakken adamlık yok oldu gitti.!

 

TEMAD derneğimizi teslimiyetini  kaybetmiş bir dernek (STK) haline getirmedeki başarınız ! tartışılmaz.

Sevginin kardeşlik olduğu bu dönemlerde tam aksine sınıfımızı birbirine düşman,kavgalı, mahkemelik noktasına taşıdınız.

Yükselirken kırdın döktün,genelkurmay dahil tüm birimlerle kavgalı bir yol izledin.

Kimseyi dinlemedin,yönetim kurulundaki karşı görüşteki yol arkadaşlarını yolda bıraktın.Yola çıktığın arkadaşlarını yolda buldukların ile değiştirdin.

Ve yolunu kaybettin hem de arkadaşlarını,dostlarını.

Hani bir söz vardır ! ‘’Ayni fikirde olmamak düşmanlık zannedilmediği zaman ADAM oluruz."

Adam demişken eşeğini bile boyatıp insanlara ZEBRA diye yutturabilirsin AMMA;artık siz hangi kılığa girersen gir adam olduğuna inandırmanız zor !

 

Hiç bir şeyi kaybetmedik dense de tam koca 6 yılı kaybettik. Hiç bir şeyi de kazanamadık.

 

Kişisel egonun egemen olduğu başarısız bir yönetimle  bu güzide derneğimizi de tam 6 yıllık tüm siyasal ve sosyal gelişmelerin gerisine düşürdük. 

 

Çok fazla acil gündemlere müdahil olamadık.

Assubay toplumunu koruyup kollayamadık.

Siyasete ve Hükümete tavır ve tepki gösteremedik.

Ağır dernek olamadık.

Ahmet’in ihtirasları ve köşe dönme hayallerine tam 250 bin kişi kurban edildik.

 

Soyulduk.

Aldatıldık.

Ceza ile dövüldük.

Adamlarınca aşağılandık.

 

 

Koyun yerine,hain destekçisi yerine  konulduk. 

Bu çılgın aklı seyrettik.

Utanmaz yüzüne bir Assubay tokatı  olsun atamadık.

Taa ki 30 Kasım günü kendi tokadı kendi suratında patladığın güne kadar. 

 

Peki ne olacak şimdi?....

Devir teslim denilen al gülüm ver gülüm, al takke ver külah tarzı devir teslim muhabbeti ile  bunca masuma işlenen günahlar denize mi dökülecek?

 

Ya kanatılan yürekler, giden asude ömürler, kırgın ve küs ölüveren o masum yüzler, aldatılan, gönlü ve umudu köreltilenler, küstürülenler!!! 

 

Ya acıtılan onurlar, hakaretler, aşağılamalar, küfürler, ya onca ihraçlar.....

 

Har vurulan savrulan, tüketilen  yetim bağışları onca paralar. 

 

YA KANDIRILAN EMEKLİLER.

 

YA   BİNLERCE İNSANIN UMUDUNDAN TÖRPÜLENEN,NEMALANAN O  ŞAHSİ  TİCARİ KAZANÇLAR, NEMALAR, MAAŞLAR, LÜKS VE İHTİŞAMLI YAŞAMLAR. 

 

Ne olacak şimdi? Gidecek mi elini kolunu sallayarak bu topluma kan kusturan bu ahmet keser!

 

Sorulmayacak mı bir hesap? Vermeyecek mi bir cevap?

 

Bu toplum adaletinin hesabını kendi içindeki çıkarcılara ve nankörlere sormayacak mı?..

 

Ben adaletimi istiyorum. Kısasa kısas yaşamak istiyorum. Sınıfını ve davasını satandan hesap istiyorum.!!

 

Var mı bu sistemde ihanete adalet?..

 

Adalete ihanet…

Ve şimdi yuhalarla gittin, AHLAR peşinden gelecek unutma.

 

En tehlikeli insanlar biliniyor ki kendini bilge sanan yarı cahillerdir.

ÇOK AH ALDIN ÇOK.ÖDE ÖDE BİTİREMEYECEKSİN !

Kalıbının adamı ve konumunun adamı oldun mu ne dersin ?

Çünkü ben seni ALLAH'A havale ettim. Bana değil ona hesap vereceksin.

Bu yazı bu konuda son yazıdır ismini dahi duymak istemiyorum.

Saygı ile.


Atilla ABAYLI


Assubaylar bu ülkeye ve ordusuna sadakatini teri,canı ve kanı ile kanıtlamışlar ANCAK;  Bizlerin teri,kanı şaşal suyu vatan uğruna feda ettiğimiz ve hiçbir değerin geri getiremeyeceği canımız yok sayılmıştır. 

İletişim çağında sitemizin yaktığı mücadele ateşi etrafında yeniden örgütlenen  assubaylar haksızlığa karşı durarak emeklerinin, alın terlerinin, akıttığı kanlarının karşılığında "imtiyaz değil adalet istiyoruz" diyerek verdikleri mücadelede   Ahmet KESER ve ekibini umut olarak görmüşler ve  başkan seçerek mücadele tarihinin en büyük desteğini vermişlerdir. 

Ne yazık ki bu desteği kişisel hesaplarına heba eden Ahmet KESER kendini bulunmaz hint kumaşı bizleri de kurşun asker olarak görmüş TEMAD TÜZÜĞÜ'ndeki görevlerini, verdiği vaatleri unutmuş kelimenin tam anlamı ile TEMAD'ı babasının çifliği olarak görmüş, birlikte yola çıktığı yol arkadaşlarını yolda bulduğu ruh ikizleri ile değiştirmiştir.

Assubay sevdalılarının yapıcı eleştirilerine birilerine yaslanmadan ayakta duramayan görevden tanıdığımız zayıf karakterli biat kültürünü benimseyen nemacı yalakalarla başarısızlığı gizlemek, gündemi değiştirmek amacı ile öneren,eleştiren  mücadele gönüllülerine  hakaret ve iftiralarda bulunarak birliğimizi dinamitlemişlerdir.  Bu yüzden birçok mücadele gönüllüsü küserek,lanet olsun diyerek mücadelesini TEMAD dışında sürdürmek zorunda kalmıştır. 

Dernekler elbette ticari faaliyetler yaparak kendilerini güçlendirir; ancak KESER Assubay ve TEMAD adını kullanarak assubay ve ailelerini  adeta istismar ederek kendisine  kişisel ikbalini sağlamayı amaçlamıştır.

Dağ başındaki tarla hissesinin  çok yüksek fiatlarla gelecek sağlayacak arsa diye satılması,milyonluk daire satışlarına komisyonculuk yapılması, yandaşlara TEMAD imkanlarının sunularak resmi TEMAD sitesinde reklamlarının yayınlanması , AB kadın istihdam fonundan kredi almak için kurulan kooperatifte assubay eş ve kızlarının bırakın tek kuruş kazandırmayı borçlandırılıp umutlarını yok edilmesi,Tazminatlar ve 9/2 basit sorundur TEMAD A.Ş ile TORKU ve OYAK'ı geçeceğiz assubaylar ihya edilecek diyerek ucu açık bir macera olan VAKIF kurulma çalışmaları, genelkurmay ve hükümet tarafından muhatap alınmayacak duruma gelen TEMAD'ın itibar kaybı gibi birçok olumsuzluk ve aymazlıkla assubayların haksızlıklarının katmerlenmesine sebep olmuşlardır.

İstikrar bozulmasın düzelir umuduyla kendisine oy verenleri KOYUN olarak görmesi birçok meslektaşına kabul edilemez hain feto destekçisi yakıştırması bardağı taşıran damla olmuştur.

30 KASIM Olağan büyük genel kurulda yediğin hurmalar bir gün gelir seni tırmalar dedikleri gibi kendi kişiliğini yansıtan hezeyanlar gösteren KESER ne kadar acıdır ki yuhalararak başkanlığa ve saltanatına veda etmiştir. 

Genel kurul büyük bir bilinç ve sağduyu il assubayların kaderini elinde tutmaya onları temsil etmeğe aday olan Sn.Hamza DÜRGEN ve ekibine bu yetkiyi vererek başkan seçmiştir.

TEMAD ve mücadelemizin aldığı yara büyüktür. Sn.Dürgen ve arkadaşlarının işi elbette zordur,toplumun beklentileri fazladır ama sağduyulu,kararlı bilgili ve en önemlisi üyesine saygılı şubeleri ile ortak kararlara imza atan bir yönetimin başarılı olmaması imkansızdır. 

Bizler, Sn.Hamza DÜRGEN ve ekibine eleştiri hakkımızı saklı tutarak her türlü desteği vereceğiz ve kendilerine bu kutsal görevde başarılar kolaylıklar diliyoruz, ALLAH UTANDIRMASIN.

YAŞASIN  ADALET , YAŞASIN TÜRK ORDUSUNUN KAHRAMAN ASSUBAYLARI  VE ONLARIN  HAKLI MÜCADELESİ. 

 

Saygılarımızla 

SİTE VE E.ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU 

 

 

 

Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ