EMEKLİ ASSUBAYLAR

EMEKLİ ASSUBAYLAR

TEK HEDEF ...

Şubat 19, 2018

Assubay yetiştiren tüm Askeri yüksek okulların 4 yıllık fakülte seviyesine (lisans) çıkarılarak kaynak tedarikinin KANUNLA Askeri akademi mezunu standardına getirilmesi,

En az bir yabancı dili öğrenecek şekilde Askeri öğrenimine hazırlık sınıfı ilave edilmesini,  bilişim alanında ve  bilgisayar kullanımında ileri derecede beceriye  kavuşturulması,

Göreve başlangıç derecelerinin de kesintisiz, 8/1 den başlatılması ana hedefimiz olmalıdır.

TMk. larda Assubaylara Subay yardımcılığı tanımının  içi açılarak  yeni idari, lojistik, teknik, komutanlık makam ve sorumluluk yetki  tanımları getirilmelidir.

Bu yeni görev tanımları ile  tazminatlar meselesi de kökten çözülecek, MAKAM, KOMUTANLIK VE GÖREV Tazminatları direkt olarak almaya hak kazanılacağı gibi tüm emeklilerinde otomatik olarak 1. Dereceye çıkmalarının ve aynı tazminatları almalarının da önü açılacaktır.

 EN BÜYÜK ÇABAMIZ  4 +1 YILLIK AKADEMİK LİSANS MEZUNİYETİ BELGESİNİ  MSB. LIĞINDAN ALMAK OLMALIDIR.HAZIRLIK SINIFINI DA EKLETEREK.

 

TEMAD IN   ANA ALGI VE   TEK HEDEFİ DE BU OLMALIDIR.

 

Bu gün gecikilmişte olunsa,  Assubaylara “ profesyonel ordu yapılanması” içinde  BİLİŞİM, ELEKTRONİK,TEKNİK, LOJİSTİK VE İDARİ KOMUTANLIK “ alanlarında direkt  emir komuta görevleri ve kadroları  acilen tahsis  edilmelidir.

Bu bağlamda 4752 sayılı kanun yeniden düzenlenerek  926 sayılı TSK. PERSONEL kanununda  çağdaş, modern, ileri seviyede yapısal değişime gidilmelidir.

Fiili hizmet süresinin 22. Yılında;  Kıdemli Başçavuşluğunun 1. Yılında  bir Assubay 1. Dereceye çıkabilmelidir.

Başlangıç derecesinde olsun, tazminatlarda olsun, Subaylarla olan ücret  makasında olsun, 1. Derece ile 2. Derece arasındaki inanılmaz uçurumda olsun, sosyal tesislerden tutunda, orduevleri farklılığına kadar olsun ,her alanda tek bir konuya dikkatimizi verip çözebilirsek tek kalemde elde edilecektir.

 

 İLLAKİ   4+1   TEK TİP M.S AKADEMİSİ  KANUNU SİSTEMİ İLE.

 

4 yılın sonunda not başarısı ortalaması subay olma barajını geçenlerin subay;  geçemeyenlerin de ileride hizmet başarısına göre subaylığa geçebileceği ,ama göreve  başlangıcını  asubay olarak başlatacağı bir liyakat sistemi.

veya

Yok   “  benim Subayım hep benim;     Assubay ise hep senin “ dar kafalılığı benimsenmeye devam edilecek ise,

Assubay sınıfını da bu haliyle devam ettirip sadece askeri öğrenim ve eğitim statüsü  2+1 den çıkarılıp 4+1 asker akademisi statüsüne dahil edilip en azından özlük adaletinin tesisi sağlanmalıdır.

HER İKİ DURUMDA DA  ASLOLAN AMAÇ;    ASSUBAYIN EMEKLİSİNİ YAŞADIĞI  BU UTANILASI PİS BATAKLIKTAN KURTARMAKTIR.

bunu yapmamaksa  vatana ihanetle eş değerli sayılmak kadar alçaklıktır.


BU ANLAMDA  BAKANLIK ÇOK GENİŞ BİR ÇALIŞMA BAŞLATARAK İLERİDE ASLA SINIFSAL ÇATIŞMA VE TAHAKKÜM İLE ,VESAYETÇİ YENİ YAPILANMALARIN OLAMAYACAĞI ADALET –LİYAKAT SİSTEMLİ YENİ TİP PROFESYONEL ORDU YAPISININ VE ÇAĞDAŞ BİR ASKERİ PERSONEL  KANUNU  ÇIKARILMASI GEREKLİDİR.

SAYGIMLA.

Adnan Fuat ÖZDEMİR 


Drama Doksat'tan gelmiş Mübadil bir ailenin en küçük çocuğu olarak İZMİR/ÖDEMİŞ'te 1948 yılında dünyaya geldi;

Ödemiş meslek lisesinden sonra Hava assubay sınıf okulundan mezun olarak 1969 yılında memuriyet görevine başladı,

1992 yılında mesleğinden emekli olan ŞENGÜN evli ve ikisi doktor diğeri gıda mühendisi üç çocuk babası olarak

İzmir'de yaşamaktadır

Şair ve yazar olarak KOCA BİR ÖMÜR adlı şiir kitabı ile Osmanlı'nın yengilgisinden sonra büyük ızdıraplar,ayrılıkların

yaşandığı Mübadele günlerini anlatan  İZDIRAP GÜNLERİ adlı romanı yayınlanmıştır  yayınlanma çalışmaları devam eden

3 kitabı daha mevcuttur 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

 

 

 

 

 

SEVGİLİLER GÜNÜ

 

Antik yunanda tanrı ZEUS ile tanrıça HERA nın evlilik günü idi 14 Şubat.

 

O gün geldiğinde kızlar ve genç erkekler Atina meydanında toplanır , kura çekilerek topluca evlendirilirlerdi.

Roma dönemine gelindiğinde İmparator 2. Cladius ta rastlıyoruz 14 Şubata….

Romanın sınırları içindeki erkekler eşleri ve sevgililerinden ayrı kalmaktan dolayı askerlikten bıkarlar ve orduya katılmak istemezler.

Nerede ise hiçbir lejyonda  askere yazılacak erkek bulunamaz.

İmparator cladius çözümü tüm nişan ve evlilikleri süresiz olarak yasaklamakta bulur.  Romada evlilikler kaldırılır.

Kiliseden bir genç rahip olan Aziz Valentin bu uygulamaya karşı çıkar. Gizlice gençleri evlendirir.

Biz süre sonra bir ihbarla yakalanır ve imparatorun emri ile  14 Şubat günü sopa ile dövülerek öldürülür.

İşte sevgililer gününe Aziz Valentine günü adı verilmesinin de öyküsü budur.

 

17. yüzyılda ise Fransızlar ve İngilizler 14 Temmuzu kuşların çiftleşme bayramı olarak ilan ederler, hala bazı bölgelerde günümüzde bu tarih kuşların sevgili bayramı olarak kutlanır.

18. yüzyılda aziz Valentin olduğunu iddia eden 3 tane din adamı ortaya çıkar.

Kilise bir türlü hangisinin gerçek olduğuna karar veremez.

 Bu gün ise dünyada milyonlarca insan aziz Valentin olarak bu günü kutluyor.

 

Çünkü bu gün sevgililerin günü.


Hala sevebilenlerin, hala aşkı yaşayabilenlerin, hala aşka inananların günü bu gün.

Bu gün meleklerin gökyüzünden aşk oklarını herkese fırlattığı tek müstesna gün.

Bu gün aşklarını, evlilikle buluşturmak isteyenlerin en özel günü de…

Aylarca bu günü bekleyen genç erkeklerin,eşlerini seçtikleri ve evlilik teklifi yaptıkları gün bu gün.

 

 “   BENİMLE BİR ÖMÜR BOYU BERABERLİĞE VARMISIN “

    diyecekleri yılın tek günü belki de.

 

 Bu gün 14 ŞUBAT Sevgililer günü.

 Bu gün ne savaşın, ne ölümün ne de yıkımın, ne de nefretin günü değil.

 SEVEBİLMENİN, AŞKIN GÜNÜ

 Aşların, sevdaların, sevdalıların günü .

 “14 ŞUBAT HEPİNİZE KUTLU OLSUN.”

 Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 

 

 

UMUTLARIMIZ TEMAD

Şubat 13, 2018

 

Yıllarca ASSUBAY ekmek adaleti ve insan onuru için mücadele ve çalışma yapan bir insanım.

Temad benim vazgeçilmezim.

Ona sayfalarda ULU ÇINAR adını ben verdim.

Onu her gün suladım. Her yeni günde,  o uzun dallarının, gökyüzüne yeni uzanan yeşil yapraklı filizlerinin, o ulu heybetli gövdesinin hayali ile beraber oldum.


TEMAD DEMEK MAZLUM ASSUBAY DEMEK TİR.

TEMAD KÖSTEBEK ÇUKURUNDAN ASSUBAYLARI VE AİLELERİNİ IŞIĞA ÇIKARACAK TEK PUSULAMIZDIR.

ÇÜNKÜ TEK KUTUP YILDIZIMIZ  TEMAD DIR.

 

Assubay davasının ilk adresi olan Temay 1964 te kurulmuştu. Temad ise 1984 te.

Nereden bakarsanız 54 yıllık bir macera, çile,

Kah kodeslerde, kah yollarda, kaldırımlarda, kah devletin koridorlarında inadına bir kavga.

Ankaradaki TEMAD genel merkez binasını ilk kez görmek  08 Ocak 2018 günü nasip oldu.

Kavgaya mücadeleye başlamamdan tam 8 yıl sonra.

Farklı ,daha değişik bir binayı, yuvayı göreceğimi ummuştum.

Görünce ürperdim. Başımdan kaynar sular döküldü.

Burası Temad a falan benzemiyordu.

Hele ki 54 yıllık bir kavganın verildiği yere hiç benzemiyordu.

 

Asla da ulu çınarla falan  ilgisi yoktu.

 

Kasvetli, soğuk, yalnız,

Bir köşede sıkışıp kalmış.

Sanki bir binanın arka tarafındaki merdiven altı saklı gizli imalat yapan bir tekstil atölyesine girer gibi girdik bir kapıdan asansörüne.

Ha bozuldu, ha kaldık, ha kalacağız.

Karanlık, izbe odalar, eski masa ve sandalyeler,

Çağdaş bir ofis ve büro adına zerrece en ufak bir yatırım yapılmamış.

96 şubenin üssü, merkezi, karargahı metruk bir yapı,

İçindeki onca insana çay verecek, tuvaleti yeri süpürecek gariban bir çaycı.

Her an içindekini çöp zannedip dışarı püskürtmeye hazır bir çöp konteyneri gibi bir fiziki ortam.

Omuzlarım birden düşüverdi.


Bu muydu benim ulu çınarım…..?


Çok ama çok üzüldüm.

 İnanasım gelmedi.

 Bir odası hariç diğer tüm odaları 1800 lü yılların  gotik tarz mobilyaları ile doldurulmuş, bu güzide derneğin ne acı ki içine 21. Yüzyıldan yana hiçbir çağdaşlık ve demirbaş konmamış.

6 Yıllık Keser dönemi kasasına nakit koyduğu yaklaşık 2.5 milyon liradan buraya adam gibi bir yatırım yapmamış.

O bir odanın dışında.

Genel başkan odası.

Onca parayı iç eden bu kafa ve ego zihniyeti, çalışma arkadaşlarını dahi düşünmemiş. Kendisine yatırımdan başka.


Bu bina. Odaları, demirbaşları, camı, kapısı, helası ile asla bu topluma layık değil.

Adeta utanılası.

Güvenlik sıfır. 2 terörist gelse kimsenin can emniyeti yok. Kesseler duyulmaz. Araç koyacak kadar bile kapı önü yok.

Ahmet Kesere hala övgü yağdıran,o şürekalara buradan soruyorum…?

Hani yaptırıldığı söylenen, hani gidip gördük çok güzel bir genel merkez binası olacak diye yalan düzmece ile bu toplumu utanmadan düzdükleri o hayali genel merkez binanız nerede….?

Hiç mi utanmadınız….?

Artı 2 milyondan  sonra eksi 500 binlerle teslim edilen bomboş kasayı bırakırken de mi utanmadınız.?

Mehmetçiğe, Afrine, Türk ordusuna, Kilisten  bir araba dolusu suyu  gönderen şu kahraman ve cefakar yeni yönetime bir 5 bin lira olsun su parası da mı bırakamazdınız…?

 

TUH size. TUH  haysiyetinize, yöneticiliğinize, ,TUH sizi biatla savunan yüzsüzlere.

Ne yaptınız onca emeği, cefayı, vefayı, alın terini,

Ne yaptınız…..?

Bunları mı bıraktınız….?

Yazık size, anlayışınıza, insanlığınıza.

Cebinize giren maaşlara, yolluklara, otel ,yemek paralarına,

Suit odalarınıza.

Yazık.

 

Sayın Hamza DÜRGEN Milli Savunma Bakanlığından yep yeni bir Temad binası sözünü almıştır.

Bu müjde yakında gerçekleşecek Temad onurlu bir yuvaya sonunda çok yakında kavuşacaktır.

Sistemin düzenin, iktidarların, tiranların, erklerin, firavunların bize bıraktıkları onca enkaza bir o kadar da keser ve yönetimi bırakmıştır.

Yönetim kurulumuz bu enkazı bırakanların dönemini didik didik araştırmaya devam etmektedir. Her kuruş haramın, varsa çalıntının, yolsuzluğun hesabı mutlaka sorulacaktır.

 

Biliyoruz. İnanıyor ve güveniyoruz.

 

Bu mazlum sofrasına kırıntı toplamaya gelmek için sinsi niyetle hareket edecek olan her kim olursa olsun, bundan sonra bu emelleri  ulu çınarda yaşatılmayacak şekilde bir adaletli ASSUBAY düzeni bu yönetimce kurulacaktır.

İhraçlar da kaldırılacak, adaletsizce kapatılan İstanbul şubemizde açılacaktır.

Takvim de ne yazılıyor ise, hepsi de zamanı gelince hayata geçecektir.

Ortalığı bulandırtmayalım yeter.

Özlemlerimiz, gerçekleşecek, kardeşliğimiz ve birliğimiz yeniden kurulacak.

Bağışta, gelecek, yardımda.

Allah mazlumun mekanından gölgesini esirgemeyecektir.

TEMAD,    yani uyutulan , uyuyan o dev yeniden uyandırılacaktır.

 

Bu hepimizin sözü ve ahdı dır.


Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 

 


 

 

 

 

 

İSTANBUL...

Şubat 12, 2018

 

İSTANBUL

Nüfusu tam 18 milyon.

Bir ucundan öbürüne tam 85 kilometre .

Her bir ilçesinin nüfusu bile milyonu aşkın.

30 ırk ve milletten insan yaşıyor.

Günde 5 milyon ekmek tüketiliyor.

Ülkedeki 22 milyon aracın da tam 5 milyonu burada.

İnsan nefesi ve araç egzosu ile hava 4 derece ısınabiliyor.

Günde 2000 bebek doğuyor. 1000 e yakın insan ölüyor.

Aynı anda tam 6 milyon insan cep telefonu ile görüşüyor.

3 milyon kişi her gün internete girip çıkıyor.

Bu şehre giren çıkamıyor. Kayboluyor.

İşsiz sayısı 3 milyondan fazla.

Tüm marmaranın ,batı karadenizin, trakyanın su kaynaklarını bu kent kullanıyor. Yetmiyor.

Tüm sendikalar, işveren konfederasyonları, ünlü kulüpler, Tüsiad, müsiad,sanat, ticaret, sosyete, uluslar arası sempozyumlar, toplantılar, innovasyonlar, fuarlar, şirketler, vakıflar bu kentte.

 

Ülke ekonomisinin 1/3 ü yine bu kentte.

Ülkedeki paranın da, sermayenin de tam yarısı yine bu metropolde

Bu devasa mega kentte TEMAD ne halde derseniz.

Faal durumda 6 tanecik şubesi var.

Tanecik diyorum onun da yarısı ya var ya da yok. Çoğu insanda varlığını bilmiyor.

Anadolu yakasında bir şubeye üye olmak istiyorsanız en az 2 araçla tam 40 km.

Avrupa yakasında iseniz de yine en az 2 araçla en az 30 km yol katetmek zorundasınız.

Günde şubeye sadece gidiş dönüş yol paranız tam 12 lira. Simit hariç.

Haftada 2 kez giderseniz ayda yol ücretiniz ise tam 96  lira.

Yani bedeli ağır.

Her babayiğidin harcı değil.

 

Ne olmalı.

Hiçbir şey olmadan önce bu şehirde asla şube kapatılmamalı,

Bu vatana ihanet kadar ağır bir sorumsuzluk.

Hele ki bu 17 milyonu temsileden bir il başkanlığı statülü veya algılı en eski  bir şube ise.

Kapatınca ne olduğu sonucunu gördük yaşadık.

Bayramlarda  derneği temsil edemedik, çelenk koyamadık.

Zevatı, protokolü tamamlayamadık.

İstanbulda gazetelerde, Tv.lerde nahoş ifadeler çıktı.

Bir protesto, bir basın açıklaması, bir lokal tepki dahi olsun veremedik.

 

Bırakın dışarıyı,

Kilise kahraman ordumuza destek için genel merkezimize katkı için

bir araba dahi çıkaramadık. 10 adam olsun götüremedik.

Kapatılmadan önce en güçlü sesi veren şube, olan İl başkanlığı

bunları tam ve mükemmelen yapıyordu.

Şu hale bakınız ki şimdi şubelerden bırakın fiziki, katılımsal desteği, mali desteği;

sayfalarından olsun, Kilisteki basın açıklaması destek eylemine dahi bir haber,

bir yorum, bir açıklama olsun en küçük    katkı bile çıkamıyor.

 

İŞTE BU YÜZDEN İSTANBULDA ŞUBE KAPATMAMAK O KADAR ÖNEMLİ.

 

Şube açmak, hele ki, kapatılana aynı tüzel hakkını ve temsil yetkisini geri vermek ise çok daha önemli.

Hata o kadar vahim,

Hatayı hemen telafi etmemek te yine o kadar vahim.

Şu anda il başkanlığı temsilindeki TEMAD İSTANBUL isimli şube

eski Genel merkez yönetim kurulunun aldığı bir kararla kapalı.

 “isteyen üyesi en yakın şubeye gidip üye olabilir “  mankafa açıklaması ile.

Yerinde kim var …..?

1400 yaşayan şube üyesini sokağa atmamak,

32 yıllık bir çınarın dallarını kurutmamak adına resmi anlamda kurulu bulunan İSTEMAD.

 

İstemad ne durumda derseniz…?

 

Eski Yönetim kurulu yani Keser yönetimi bu derneğin Medeni kanunun 29. Maddesinin

6. bendi uyarınca bu isimle yasal olarak kurulamayacağına dair İstemad aleyhine bir dava açtı.

Dernek direndi.

30 Kasımdaki Temad olağan genel kurulunda   Ahmet Keser yönetimi düşer ve

yeni gelecek yönetim yeniden af yetkisini işleterek derneği eski tüzel haline

kavuşturur umudu ile duruşmalara gidilmedi.

 

Dava uzatıldıkça uzatıldı.

Ne var ki mahkeme sonunda bir karara vardı.

İstemadı hukuksuz buldu.

Genel merkezin başvurusunu haklı gördü. Derneğin aleyhinde karar verdi.

Sonra…..

İstemad yönetim kurulu  zaman kazanmak adına  karara itiraz etti.

İtiraz haklı görülüp dava yeniden işleme alındı.

20 Şubat günü son karar açıklanacak.

İstemad yönetim kurulu, 30 kasımda  adil ve adaletli bir yönetimin seçilmesi ile rahat bir nefes aldı.

 

Bir de karar aldı.

20 Şubattaki duruşmada artık itiraz etmeyecek, direnmeyecek, İstemadın aleyhine

çıkan ilk karara uyacağını mahkemede beyanla karara saygı duyacak.

20 Şubatta mahkemenin kararı alınır alınmaz

İstemad yönetim kurulu nüshayı Ankaraya gönderecek.

Hızlı biçimde fesih için genel kurulunu toplayıp son adımını atacak.

 İstemadı  kapatarak tüm mal varlığını, kasasını, demirbaşları ile fiziki şube binasını

olduğu gibi Temad a son kapanış  kurul kararı ile bağışla devredecek

Genel merkez yönetim kurulumuzda verdiği sözde duracak, eski il başkanlığı şubesini yeniden açacak.

İstanbulun hikayesi bu.


Gelelim temsil yetkisine,

Zaten 2014 yılında tüzük değişikliği ile İl başkanlığı veya temsil yetkili şube sıfatı kaldırıldı.

Büyük illerde hiçbir  şubenin  İl başkanlığı yetkisi de artık yok.

Olması mı gerekirdi.

Kesinlikle evet. Bu maddeyi iptal ettirenler resmen dava düşmanıdırlar. O kadar açık söylüyorum.

İstanbulda sıkıntı bitecek mi…

Asla….

Bu dev kentte 6 şubeyi teleskopla dahi zaten göremezsiniz.

 yedincisi olsa ne olmasa ne.

 İl başkanlığı temsil yetkisi ve tüzük maddesi olmadıktan sonra.

 İçi güçlü, dolu, donanımlı olmadıktan sonra.

 Dedim ya burası İstanbul.

 Dünyada tam 80 ülkeden daha büyük.

 Her şubeye gün aşırı olsun gidiş dönüş maaşın 4 te biri.

 Her babayiğidin harcı değil, bu metropolde dernek işletmek.

 Üye toplamak.

 Kasasına para koymak.

 İstanbul derya, Temad bir damla.

 Bir kez kapatırsanız, bir daha asla açamazsınız.

 

 Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR 


Davul zurna çaldı, dediler ki cenk var

Vatan için, Allah için haydin ihtiyatlar

Gelince kutlu çağrı, Hasan Hüseyin eve koşar

Her zerresini yüreğinin cihat ateşi sarar

Tek evladını, can Münire'sini Hüdâ'ya emanet eder

Kalbinde iman, göğsünde Vatan ve Kur'an

Varır çöllerine Yemen'in çok ta geçmeden

O Yemen elleri ki açlık, yokluk bir yandan

Kalleşçe vurmuş arap Yahya, Osmanlı'yı arkadan

Hoca denen Yahya'nın tek derdi kuracağı hanedan

Yokluk kıtlık içinde,

Yemen'in Çöllerinde Destan yazar

Mehmet'im tüm gönüllerde

İngiliz'den uman medet, yüz karası Yahya bedevîsi de

Kurar tuzaklarını, düşer pusulara

Yiğitler de Hakk'ın, mazlumun savaşçısı, düşer hapislere de

Yiğit Hasan Hüseyin sevmez esareti asla

Cuma vakti okurlar, Yâsin-i Şerif'i kumlara

Resulullah gibi atarlar düşmanın kafasına

Tekbirlerle kırarlar demir parmaklıkları vura vura

Üzerine âyet savrulan düşmanlar göremez onları asla

Yürürler geceler boyunca, karanlıklarında çölün

Azıkları tevekkül, katıkları, böcek, yılan

Hain Yahya'nın itleri, tutmuşlar dört bir yan

İhanetin kucağında yanıyor, anlı, şanlı Yemen

Dört bir yana kafa tutan Yiğitlerin hakkını, yemen

Ulaşırlar Anadolu'ya meşakkatli, zor yolla

Memlekette verirler, kısacık bir mola

Koşarlar, dolu dizgin, Çanakkale Boğazı'na

On yedi yıl askerlik, dile kolay bu cennet Vatana

Ben razıyım hepsinden, razı olsun Hûda'da

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Yemen Çanakkale gazisi Büyük dedem H.Hüseyin CEYLAN


Ömer KESKİN 11.02.2018

Duysun dost, düşman ve dahi tüm dünya

Titresin artık, soysuz, hâyâsız, eşkiyâ

Duyduğun ses şimşeklerin arasında Türk'ün gür sesidir,

hamd olsun Hüdâ'ya Kırarak zincirlerini işte kalktı ayağa

Canını verir ama esir olmaz asla

Kudreti gizlidir

O'nun asil kanında

Eder kahr-u perişân tüm düşmanlarını da

Girmez yüreklerine asla zerresi korkunun

Yürür Hakk'ın yolunda, emrindedir

Kur'an'ın Söke söke alır, hıncını mazlumların

Muzaffer olsun her daim Rabbim Orduların

Dar gelen gömleği giymek yakışmaz sana

Var derin bir mânâ attığın her adımda

Saçar koç Yiğitlerin korkuyu meydanlara

Yeter, anılınca adın onları dağıtmaya

Kalkınca Türk ayağa dünyayı aldı telâş

Sunmuştuk güvercini, dediler illâ savaş

Bitirir zulmünüzü Türk yavaş yavaş

İtlâf olmalı itleri ki bitsin artık bu savaş


Ömer KESKİN 26 OCAK 2018

 

YARIN...

Şubat 08, 2018

Bir dakika öncesi yaşanmamış bir gelecekti…… bilmiyorduk.

Dün bu saatlerde tam da şu andı,düne göre de bugün yarındı .

Öbür gün içinde dün yarın dı…

Ölmemişti ölecek olanlar…

Yarını bekliyordu.

 

Umut ve hayal üretiyordu.

Bir yıl önce bir yıl sonrası da yeni yıl dı.

Yeni umutlar 

Sağlık ve mutluluk dilekleri idi.

 

 

Bu gün olmayan herkes dün var dı.

Kimse şehit te değildi, mefta da,

Rahmetli de. cennet mekanlık ta.

Sadece dünün adı bu gündü.

Bu günün de yarın.

 

Yani umut, yani gelecek, yani hayat.

Yarınlar elbet olacak, yarın;yarın kadar sonra dün olcak 

Bir sabah hiç birimizin yarını da olmayacak, bu günü de…

Sadece yorgun ve sararmış dünü.

Varsa bir parça resimleri, yazıları, tebessümü.

Belki duvarda bir resmi,

 

Çünkü herkesin o yarını bitiverecek.

Bir daha da yarın falan olmayacak.

Bir yarın daha olunca da sen olmayacak, o olmayacak,

biz olmayacak. İsimler, kimlikler, unutulup gidecek…..

 

Zaman kısa

 

Son asude..

 

Hele ki bu ülkede.

Gence de, yaşlıya da,

Yarın çok kısa.

O yüzden acele edin.

Zamanı hoyratça kullanmayın

Bizden, ekmekten, adaletten, zaman çalmayın.

Ne yapacaksanız elinizi çabuk tutun.

Yarınlara takıntılı kalmayın.

 

Her şey şu anlıktır.

Umutta, mutlu olmak ta,

 

Yarın getirmez mutluluğu,

Tam şu an gelir adalet gelecekse…

Kimsenin umudunu yarına bırakmayın.

Ne yapıyorsanız tam şimdi, şu an yapın.

Zamanla oynamayın,

 

 

Saygımla.

Adnan Fuat ÖZDEMİR 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 

 


YENİ TEMAD

Şubat 07, 2018

 

Toplum ve tabanla her şey ayrıntılı paylaşılmalı.

Enformasyon denilen ağ kurulmalı.

TEMAD DANIŞMA KURULUMUZ OLMALI.

Akli insanlarımızdan danışmanlarımız.

Meselelerimiz acil-kısa- orta vade olarak doğru tesbit edilmeli.

ASSUBAY 4 YILLIK FAKÜLTE KANUNUNUN derhal üzerine gidilmeli.


Ahmet Keser döneminde ne yapıldı ise tam tersi yapılmalı.


Genel merkez yönetimi en kısa zamanda tüm il ve ilçe teşkilatları ile

davaya gönül vermiş dava insanlarını  Ankara da toplayıp bir araya gelmeli,

ilk büyük çalıştayını yapmalı. Davayı masaya yatırmalı. Stratejilerini tabanı ile tespit etmeli.


YOL HARİTASINI TEŞKİLATLARI İLE BERABER HAYATA GEÇİRMELİ.


Tüzük kurultayı öncesi bir çalışma gurubu ve komisyonu oluşturulmalı, 

o komisyona tüm assubaylardan, sivil uzmanlardan, hukukçulardan,

akademisyenlerden teklif ve görüş alınmalı. Tüzük katılımcılığı tabana yayılmalı.

Pes gurubu sayfası aynı Civan arkadaşla derhal yeniden açılmalı.

Tüm emeklilerin sosyal sayfalara katkısı için şubelerde bilgisayar kullanımı ve dili öğretilmeli.

Gerekirse kurs verilmeli. Sosyal medyaya ilgi çoğaltılmalı.


Assubayların ailelerinin ve emeklilerinin Temad  şubelerine,

üyeliği ve katılımı için bir hedef proje başlatılmalı.

Tüm Assubaylara ,emeklilere, ailelere ulaşılmalı.

E-üyelik sistemine dönülmeli.

İllerde, ilçelerde Çalıştaylar, toplantılar, seminerler  tertiplenmeli.

Temad kadınları projesi çok büyük bir güç ve katılımla yaşama geçirilmeli.


Türkiye genelinde Assubay toplumunun  en az 5 bin kadın gücüne

en geç 3 yıl içinde ulaşılması hedeflenmeli.

Şubelerde ekmek ve insan adaletsizliğimiz adına adam gibi

dava toplantıları, bildirileri, kamuoyu  duyuruları yapılmalı.

Temad mali fukaralıktan kurtarılmalı.

Tarihindeki en büyük adalet bağışı kampanyası başlatılmalı.

 

50 şube yokluktan kapanma noktasında iken, yaşlıya  huzur evi

üniversiteli gence burs, emekliye gezi tur seyahati ile üç kuruş gelir elde etme 

 projesi  gibi  hükümet ve belediye hedefli kaynaklarımızı dava yerine

lokal hizmetlere kaydıran büyük israflı ve zorlu  projelerden vazgeçilmeli.

 

EN GEÇ 6 AY İÇİNDE ANKARA DA EN AZ 10 BİN ASSUBAYIN ve

AİLESİNİN BULUŞACAĞI “BÜYÜK ASSUBAY BULUŞMASI “YAPILMALI.


Buradan hükümete ve saraya bir mesaj verilmeli.

Cesaretle eylem ayağı da çalışmalı, sadece aynı bildik git gel protokoller değil.

Sorunlarımızın çözümü için hükümete ve idarenin muhatabına süre verilip süre istenmeli.


Her meselemizin konu başlıklarına göre  aciliyeti için eldeki ekip çalışma

gurupları şeklinde masalara, ofislere dönüştürülmeli.


Şartın, ortamın , müsait olup olamayacağı  beklememeli, her makama en kısa zamanda

ulaşabilmek adına tüm  kapılar  zorlanmalı. Hiç bir makamın müsaitliği düşünülmemeli.

Her gün 3-5 tanemizin bu dünyadan mahzun ve küskün ayrıldığı unutulmamalı.

Muhataplarla görüşürken zaten bu İktidarın 16 yıldır aynı iktidar olduğu bu davanın ve

sorunların ilk kez önlerine getirilmediği önemle hatırlatılmalı.


Temad demokratik ve insani eylem ayağını da B planı olarak  sıcakta tutmalı.

Tabanla, akli fikirsel insanlarla bir diyalog merkezi mutlaka  kurulmalı.


İHRAÇ DENİLEN KÖROLASICA VEBA  BU DERNEKTE ARTIK KONUŞULMAMALI.

İHRACI İŞLETENLER DERHAL GÖREVDEN ALINMALI.


Seçimle gelen ama ne hikmetse görevden alınan tüm yöneticiler görevine iade edilmeli, 

Seçimle gelen her yöneticimiz  seçimle gitmeli.

Temad da demokrasi en üst seviyede olmalı.

Kapatılan şubelerin ne zaman açılacağı ilan edilmeli.

Bunlar çözüme giden yolda derhal yapmamız gerekenler.


Eleştiriye, akli önermelere saygılı, olgun ve sıcak samimi davranılmalı.


Genel merkez Yönetim , Denetim, Disiplin kurullarında mümkünse

şube başkanları olmamalı.


TEMAD ACİLEN M.S REKTÖRÜNE, JANDARMA VE SAHİL GÜVENLİK AKADEMİSİNE,

KOMUTANLIĞINA, İÇİŞLERİNE, SAVUNMA BAKANINA GİTMELİ.


4 YILLIK FAKÜLTE ŞART VE DİRENİŞİNE BAŞLANMALI.


Bu yazılanların yeni yönetim kurulumuza destek ve gayret ile

bağlılık olduğu da herkesçe iyi bilinmeli.

Bu önermelerin muhaliflik gibi, yeni yönetim kurulumuza itaatsizlik gibi

saçma salak niyet ve girişim olduğunu da aklı başında hiç kimse düşünmemeli.

Tam aksine en büyük destek olduğu iyi bilinmeli.

Bu toplum konuşmalı, tartışmalı, dinlemeli, eleştirmeli.

Assubay toplumu artık akademik çalışmalı.

Fikirsel olarak bir şeyleri hem üretmeli, hem başarmalı.

Yeni yönetim kurulumuz fikirle, önerme ile,

çözüm ile, yol ve yordam ile desteklenmeli.


“ Akıl akıldan üstündür “

“ Bir elin nesi var, iki elin sesi var “

“ Birlikten kuvvet doğar “

ata sözleri bu toplumda şiar kabul edilmeli

 

Saygımla

Adnan Fuat ÖZDEMİR.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yakın çekim

 

BEN ASSUBAY'IM

Şubat 06, 2018

BEN ASSUBAY'IM 

ilk görülmem tarihte, Çanakkale Harbi'nde
On dört yaşında coşardım mevzi ilerisinde
Ali Reşat Çavuş'tu adım, üstüme yok yiğitlikte
Küçük zabıt adı layık görüldü böylece


Kuvva-yı Milliye'de ve dahi Kurtuluş Cengi'nde
Düşmanın yedi düveline kök söktürdüm cephede
"Küçük Zabitim" diye sevdi Gazi Mustafa Kemal'de
Er, küçük zabit, zabit emir komuta zincirinde


Yasaktı evlenmek, bizlere emekli olmadan
Çıkamazdım birlik dışına izin almadan
Zabit'e Subay ismi verildi de sonradan
Adım Assubay oldu, hiç fikrim sorulmadan


Yetmiş dörtte esti adaletsizlik rüzgarı
Bu nasıl vicdandır ki aldı tüm haklarımı
Yetmişbeşte haykırdım adil arzularımı
Gösterdiler adaletsizce demir parmaklıkları


Bir sağdan, bir soldan asan paşa geldi
Olamadı adil, üstüne tuzu biberi o ekti
Aldı eline tırpanı, haklarımı kuşa çevirdi
Bezirgân saltanatıyla, yoksulluğa indirdi


Güzel yıllarını yurdun, hain fırtına kesti
Oynatılan kuklalar, Vatan'ı bölecekti
O gece çeviren kaderi, Ömer Halisdemir'di
Sıktığı mermilerle hainler devrildi


Çanakkale, Kurtuluş Savaşı, Kore, Kıbrıs, El-bab, Afrin'de
Döktüğüm al kanım, verdiğim âzâlarla
İspatladım her zaman sadakatimi Vatan'a
Sahip çık Ey Vatan, sen mazlum evlatlarına

 

Ömer KESKİN 02.02.2018

 

 

Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ