EMEKLİ ASSUBAYLAR

EMEKLİ ASSUBAYLAR

ÖNEMLİ DUYURU

Ağustos 09, 2020

ASSUBAYLARIN ÖZGÜR SESİ OLAN EMEKLİ ASSUBAYLAR SİTESİ,

SEÇİM DÖNEMİNE GİRDİĞİMİZ GÜNLERDE ASSUBAY TOPLUMUNUN MÜCADELE GÖNÜLLÜLERİ  İLE RÖPORTAJLAR YAPACAKTIR.

 

İLK RÖPORTAJIMIZ SAYIN LEVENT ULUCAN İLE OLACAKTIR.

 

ZAMAN ZAMAN AŞIRI HIRÇIN,

ZAMAN ZAMAN AŞIRI DUYGUSAL,

YAZILARI ÇOK OKUNAN, ELEŞTİRİLEN, SEVİLEN, SEVİLMEYEN…

HER OLAYIN TAM GÖBEĞİNDE…

TEMAD’TAN İHRAÇLI LEVENT ULUCAN KİMDİR?

NE DÜŞÜNÜR?

DÜNE, BU GÜNE YARINA NASIL BAKAR?

YAKINDA ORG SAYFALARINDA…

 

AYRICA BAŞKAN ADAYLARINA ÇAĞRIMIZI YİNELİYORUZ…

 

SİZ KENDİNİZİ ANLATIN…

TOPLUM DA SİZİ ANLASIN…

HAKLI MÜCADELEMİZDE BİR ADIM DAHA ATALIM ...

 

Saygıdeğer Meslekdaşlarımız,

Yıllardır yaşadığımız sosyal,ekonomik haksızlıklar konusunda "Assubaylar imtiyaz değil adalet istiyor" diyen sesimizi sağır sultan duydu da önyargılı zihniyet duymadı duymak istemedi; Biz temsil etmekle görevli olup vaatlerle TEMAD yönetimlerine gelenlerde istisnalar dışında kişisel hesaplarını ön plana aldıkları için  ne sesimiz ne de çaremiz oldular 

Seçilenler kadar onları seçen bizlerde hatalıyız bizi hak edenleri seçmek onlara destek olmak zorundayız aksi halde önümüze örülen duvarı aşmamız çok zor olacaktır.

Bu yıl TEMAD şubeleri ve Genel merkez seçimleri var gerçekten bu toplumu hak edecek iyi niyetli adaylar vardır olmalıdır; 

Medeni cesaret gösterip TEMAD Genel Başkanlığına aday olacak tüm meslekdaşlarımızı tebrik ediyor başarılar diliyoruz.

Arzu eden tüm BAŞKAN ADAYLARI'nı assubay kamuoyuna tanıtmak için kendileri ile tam bir tarafsızlık içinde röportaj yapmak istiyoruz; Açıklamalarını imla hatalarına bile dokunmadan aynen yayınlıyacağız

Başkan adaylarına sorusu olan meslekdaşlarımızın da sorularını bize iletmesini bekliyoruz 

Katılmak isteyen başkan adayları özgeçmişleri ve projelerini içeren bir yazıyı bize gönderdiklerinde bunun yanı sıra  kendilerine meslekdaşlarımızın sorularını da dikkate alarak soru cevapları da yayınlıyacağız. 

Bizlere This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. mail adresinden ulaşabilirsiniz. Sevgi ve saygılarımızla  

YENİ BERE ESKİ KAFA

''Türk Silahlı Kuvvetlerinde yeni bir dönem başladı. Milli Savunma Bakanlığınca bir süredir yürütülen çalışmanın tamamlanmasının ardından Türk Silahlı Kuvvetlerinde yeni bir uygulama hayata geçti.

Diğer ordular ve yurt dışındaki örnekleri dikkate alınarak detaylıca yapılan çalışma sonrasında "karacılar", harici kıyafet olarak adlandırılan resmi üniforma ile şapka yerine bere kullanmaya başladı...'' Anadolu Ajansı Haber böyle ; Dikkatli ve uzun , detaylı çalışmalar sonucu TSK 'da yeni bir uygulama başladı , harici kıyafetlerde şapka gitti , bere geldi ..!

Bu devrim gibi yeniliğin de ilk öncüsü Genel Kurmay Başkanı oldu , bir törende yeni uygulamanın sonucu olan beresini giydi ABD 'li bir misafirini yenilikçi kıyafeti ile karşıladı .,

Sözü geçen Genkur başkanı zamanında Assubayları haklar ve statü tartışmalarında çayçıya benzetmişti , o zaman kafasında şapka vardı , Aradan yıllar geçti şimdi kafasında bere var ama kafasının içi aynı bir milim bile değişmedi , onun gözünde hala biz birer çaycıyız , Çünkü hala anamızım ak sütü gibi bize hak olan hiç bir hakkımız verilmedi , o tarihten beri statümüz aynı , Buradan geriye bakınca yani o çaycı benzetmesini yaptığından bu yenilikçi bereyi takana kadar kaç Assubay bu vatanın bir karış toprağı için canını feda etti , kaç şehit oldu sayısını bile bilmiyoruz çünkü o kadar çok ki , Kaç Assubay yurdun dağında , bayırında ,sınırında , sınır ötesinde kolunu bacağını gözlerini bıraktı ismlerini bile hatırlamıyoruz , o kadar çoklar ki .,

Tam elli yıldır neler değişmedi TSK 'da renkler değişti , kumaşlar değişti , desenler değişti ve kafalardaki şapkalar değişti ama kafa bir türlü değişmedi , Felsefe , zihniyet aynı , bencillik aynı , herşey bize hak anlayışı aynı sahte aile kavramı aynı , beynin içindeki tek yönlü tüm dolaşım sitemi aynı ,

Sayın Genel Kurmay Başkanı belli ki çayı çok seviyor ,aklına gelen ilk örneği çaycıdan verdi çünkü , merak ediyorum sıcacık çayı yudumladığında aklına Assubay Ömer Halisdemir geliyormu acaba ? Çünkü O koltuğa bugün terfi etti ise Ömer 'in aldığı ve verdiği canın kahramanlık destanındandır , Yada onu unuttu diyelim Assubay Esma Çevik hani o kahpe ellerin kurduğu kahpe bomba düzeneğini imha etmek için bedeni param parça bu millete armağan eden o çaycıya eş değer gördüğün o yiğitler yiğidi kızımızı da mı unuttunuz sayın komutan , Evet unuttunuz , Hepsini , herşeyi unuttunuz ,verdiğiniz sözleri unuttunuz kendinize hak sayıp aldığınız assubaylara bir tanesini bile çok gördünüz haklarımızı unuttunuz ,bir tek periyodik aralıklarla kıyafet değiştirmeyi unutmadınız , Neyse bere size çok yakışmış , güle güle kullanın ...

/Levent Ulucan/

Başta bu ülke için hiçbir değerin geri getiremiyeceği canlarını feda eden şehitlerimizin aileleri, gazilerimiz, TSK. görevdeki ve emekli olan kahraman mensuplarının yeni yılını kutlar, Aileleri ile birlikte sağlık,mutluluk ve huzur dolu nice yıllar geçirmelerini dileriz. Sevgi ve saygılarımızla 

SİTE VE ASB.GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ 

ERMENİ ÇETESİ ?

Aralık 28, 2019

25 ARALIK 2019 tarihinde Ankara’da TEMAD Temsilciler Meclisi yıllık değerlendirme toplantısı yapılmış, bu toplantıya bizzat iştirak eden bir meslektaşımız SOSYAL MEDYADA ve Site'mizde yayınlanan yazısında;Birçok şehirde emekli assubaylarca yapılan basın açıklaması ile ilgili olarak, açıklama yapanların bazı şube başkanlarınca katılanların tehlikeli ve bölücü kişiler olduğunu cezalandırılmaları gerektiğini  belirttikleri, Sn.TEMAD Genel Başkanının da  “TEMAD’tan ihraç edilen muhalifler olduğunu, bunları ermeni çetelerine benzettiğini” İDDİA etmiştir.

Eğer bu iddia doğruysa çok vahim, çok çirkin, astsubay toplumunun asla hak etmediği ve asla kabul EDEMEYECEĞİ bir benzetmedir.

Eğer doğru değilse, bir iftira söz konusuysa, her ne olursa olsun emekli astsubayların seçilmiş yasal temsilcisine yapılmış çirkin, asla kabul edilemeyecek bir iftiradır.

Bu husus taraflarca, iddia sahibi ve TEMAD Genel Başkanı tarafından hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Önce basın açıklaması yapan meslektaşlarımızın gerek İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ ve gerekse TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI’ndan doğan haklarına bakalım;

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi

Madde 19:

Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın, bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılar.

Madde 20:

1. Herkesin silahsız ve saldırısız toplanma, dernek kurma ve derneğe katılma özgürlüğü vardır.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir. 6 Nisan 1949 tarih ve 9119 Sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile onanmış,"İnsan hakları Evrensel Bildirgesi 27 Mayıs 1949 tarih ve 7217 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. Kaynak (TBMM İnsan Hakları Komisyonu)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Madde 26 – Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına

Veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.

Görüldüğü üzere hiç kimsenin basın açıklaması yapan arkadaşların bu haklarını engellemeye hakkı da yetkisi de yoktur.

Anayasal ve evrensel hukuk ilkelerine rağmen genelde askerlik mesleği özelde astsubaylık mesleği muvazzaf personelin hak arama kriterlerine oldukça kısıtlama getirmiştir. İki kişinin aynı konuda birlikte dilekçe vermesi isyan sayılır.

Bu nedenledir ki; TEMAD diğer derneklerden farklı olarak eli-dili bağlı muvazzafların sözcüsü, umudu durumdadır. Aynı zamanda emeklilerinin aidatları ile var olan, onların hak ve menfaatlerini korumak gibi bir görevi olan özel ve farklı bir SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ’dür.

EĞER İDDİALARDA GERÇEK PAYI VARSA, TEMAD YÖNETİM KURULU GEREĞİNİ YAPMALIDIR. İDDİALAR DOĞRU DEĞİLSE YİNE VE TEMAD YÖNETİMİ GEREĞİNİ YAPMALIDIR.

Kişisel ve kurumsal onurunuzun gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz

 

Saygıdeğer Meslektaşlarımız,

5802 sayılı kuruluş yasası aleyhte ön yargılarla  kuşa çevrilen,

Ülkeye sadakatlerini teri,kanı ve canı ile kanıtlayan,

Yıllardır süregelen,

Kangren olmuş,

Gittikçe artan,

Ağırlaşan,

Yeni kazanımlar elde etmeye çalışırken yeni kayıplar yaşayan,

İstisnasız tüm meslek gurupları günün koşullarına uygun olumlu kazanımlar elde ederken sürekli kaybeden bir meslek oldu assubaylık.

Tüm bunları bilir, görürken her gün yeni bölünmeler yaşıyoruz.

Büyük vaatlerle iki yıl önce iş başına gelen, büyük beklenti ve umutlarla seçilen TEMAD Yönetimi beklentileri karşılamak bir yana, tek belirgin faaliyeti üye ve şube başkanı ihracı olunca YÖNETİMDEN umudunu kesen toplum, refleks olarak taban hareketi başlatmıştır.

Taban hareketi ile başlayan eylemler küçümsenmemelidir.

TEMAD yönetimince organize edilen ve şubelerce desteklenen 17 Ekim kutlamasına takriben 700-800 kişi katılmışken, Ankara’da yapılan basın açıklamasına son anda yerinin Valilikçe değiştirilmesine, soğuğa,içimizdeki duyarsızlara, TEMAD yönetimlerinin olumsuz algı yaratmasına rağmen polis kaynaklarına göre 460 kişi iştirak etmiştir.

Şimdi herkesin assubay ortak paydasında buluşma zamanıdır.

Assubay toplumunun görmek istediği budur.

Toplumumuza yakışacak olan da budur.

Şimdi tüm meslektaşlarımıza özellikle TEMAD Yönetimine çağrı yapıyoruz.

Kişisel kırgınlıkları, benlik kavgalarını bir yana bırakma zamanıdır.

Hiç kimsenin olayı şahsileştirme lüksü yoktur, çünkü olay şahsi bir olay değildir

TEMAD Yönetimi muhataplarına katılmadıkları halde yapılan eylemleri,toplumun sabrının aidiyet duygusunun kaybolduğunu kesin bir dille anlatıp haklarımız konusundaki takvimi öğrenmeli olumsuz gelişme hissetmeleri halinde tüzel kişiliği ile eylemleri, sahiplenmeli liderlik etmelidir.

Bu mazlum toplum her türlü desteğe hazır olup, yanlışı asla affetmeyecektir.

Özellikle de umut bağlayıp seçtiklerini... 

 

EYLEM VE ÖTESİ

Aralık 15, 2019

Saygıdeğer Meslektaşlarımız,

Yıllardır yaptığımız mücadelede doğal olarak hep ekonomik haksızlıklarımızı ön plana çıkardık; ancak bizim mesleğimizin geleceği sosyal ve insanî haksızlıklarda gizli. Eylemlerde ön plana çıkardığımız konular dışında lütfen başta TEMAD yönetimi olmak üzere her meslektaşımız emek harcamalıdır.

DAĞINIĞIZ

Kimse kusura bakmasın, yazıyoruz, çiziyoruz ama asıl sorunumuzu bilmiyoruz. Başka bir deyişle düğümün hangi ilmikten çekince çözüleceğinin farkında değiliz.

Statü!

Üniversite bitirsin, yüksek lisans-doktora yapsın, devlet kapısına gidince deniyor ki “aferin, çok iyi yapmışsın, okumuş çocuksun ama sana bir şey veremem, sen assubaysın, eğitimin uygun olsa bile statün uygun değil.”

Türkiye’de iki kanun değişmez;

Biri OYAK Kanunu... 

Diğeri assubayın kahrolası statüsünü belirleyen kanun... 

Her ikisi de subayın çıkarına hizmet eder.

İki yıldır görevde olan TEMAD Yönetimi şöyle oturup, etraflıca önce kendi içimizde konuyu bilenlerle, kendi hukuk adamlarımızla “bizi ve sorunlarımızı” sonra da bilim adamları ile bir panelde, bir seminerde incelemeyi aklına getirdi mi?

DAĞINIĞIZ

Yasak savma kabilinden hazırladıkları bir kanun teklifi var TEMAD’ın, sıradan “kanun teklifi hazırlama tekniği” konusunda bilgisi olmayan birinin bile onlarca yanlış bulacağı bir teklif. Bir hukukçuya danışmak bu kadar mı zor?

DAĞINIĞIZ

Sürekli birbirimizi hedefe koyuyoruz, üye TEMAD’ı, TEMAD muhalif üyeyi, azıcık konu ile ilgisi olan, eli kalem tutanlar birbirlerini. Oysa bizler, hepimiz yaşadıklarımızın sebebi değil, mağdurlarıyız.

Söylenene değil, söyleyene bakıyoruz;

“O dediyse yanlıştır”

DAĞINIĞIZ

Ortak bir hedefte buluşamamışız, kimimiz tazminat, kimimiz derece diyor. Kimimiz başka şey, bir karmaşadır gidiyor. Ortak bir söylemimiz yok!

Sürekli maddi talepte bulunan arkadaşlar; Misal dilenciye beş lira yerine beş yüz lira verince dilenci dilencilikten kurtulur mu? O halde maddi talep yerine statümüzün değişmesi tek hedefimiz olmalıdır. Statümüz değişince maddi konular kendiliğinden çözülür.

DAĞINIĞIZ

TEMAD’a başkanlar seçtik ama “LİDER” seçemedik. Seçtiklerimiz ne yazık ki güç zehirlenmesi yaşayarak toplumu unuttu. Siyasi düşüncesi doğrultusunda kendi kariyerlerine odaklandılar.

Lider olamadılar.

SONUÇ :

SUBAY-ASSUBAYIN AYNI FAKÜLTEDEN MEZUN OLMASI, BAŞARI ORANINA GÖRE SUBAY VE ASSUBAY OLUNMASI, SUBAY OLACAKLARA AYRICA İLAVE EĞİTİM VERİLMESİ.

BİZİ HALEN ERBAŞ SINIFINDA GÖREN ZİHNİYETİN, İÇ HİZMET VE ASKERİ CEZANIN DEĞİŞTİRİLMESİ.

SUBAY AÇIĞININ SİVİL KAYNAK YERİNE ASSUBAY SINIFINDAN SAĞLANMASI,

SUBAYA TANINAN TÜM ÖZLÜK HAKLARININ BELLİ BİR ORANININ ASSUBAYA DA OTOMATİK OLARAK VERİLMESİ.

SOSYAL TESİSLERDE GENERAL SINIFI HARİÇ AYRIMIN KALDIRILMASI,!

Yukarıda da belirttiğimiz gibi konunun uzmanları ile görüşülüp, taleplerimiz kanun hazırlama tekniğine uygun geliştirilip, olgunlaştırılabilir.

Birbirimize laf sokmak yerine hazırlanacak ortak metin, siyasetçiden gazeteciye, milletvekilinden bakanlara, CUMHURBAŞKANLIĞINA bıkıp usanmadan gönderilmelidir.

BU ÜÇ KURUŞ FAZLA MAAŞ MÜCADELESİ DEĞİL, MESLEKİ ONUR, MESLEĞE YENİ BAŞLAMIŞ ASSUBAYIN HAKKINI KORUMA MÜCADELESİDİR.

Sorun bizim, çözüm biziz!

                                                   SİTE VE ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ

 

Ne zor bir meslektir Assubaylık. Vatan sevgisi ve asker olma hevesi ile girdiğimiz mesleğin ön yargılarla sevgisizlik sarmaşığı ile adaletsizliklerle kuşatıldığını anladığımı da iş işten geçmiştir.

Zaten SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUAT diyerek tüm haksızlıkları hukuksuzlukları adalet beklentisi ile bir kenara koyarak kuş uçmaz kervan geçmez dağlarda azgın denizlerde ölümle burun buruna görev yaparken bizzat kendi kendi kurumunda yaşatılan sosyal,ekonomik ve insanî haksızlıkları istesen de anlayamazsın.

Aynı sıvasız evlerin terzi Ahmet, marangoz Rıza, İşçi Hüseyin,memur Atilla’nın çocukları aynı kurumda biri diğerinden 1-2 yıl fazla tahsil yaptı diye, hattâ aynı tahsilde olsalar dahi kendini gökten zenbille inmiş zannedenlerin kibiri ile  birlikte çalıştığı, çatışmada kendisine bir yudum suyu veren sırtında taşıyan assubayı rakip ve düşman görür tüm haksızlıkların temelinde bu yatar. 

Orduya sızan TSK düşmanları bu ayrımcılığı körüklerler, nitekim 15 TEMMUZ hain darbe girişiminde tutuklanan komuta kademesindeki hainlerin assubaylara bilinçli haksızlık hukuksuzluk yaparak onların moral ,hizmet verimliliğini,adiyet duygusunu yok etmeye çalıştıkları ve böylece TSK'yı yıpratmayı amaçladıkları anlaşılmasına rağmen halâ bu zihniyetin kalıntıları nedeniyle verilen sözler vaatler taahütler yerine getirilmiyor. 

Ne istiyor assubaylar; biz tek kuruş fazla mesai almadan ayda 5-6 gün 24 saat esasına göre kışladayız, bir üniformamız kefen orduyu sırtımızda taşıyoruz Astsubay olmadan bırakın ordunun savaşmasını asker karnını doyuramaz o halde bize başkalarına altın tepside sunulduğu gibi ayrıcalık ve imtiyaz verin mi diyorlar? Elbette hayır, Assubayların tek talebi adalet. 

Her kurum kendi personelini koruyup kollarken bir emirle ölüme gönderilen assubayların klimalı ofislerde görevli memurlardan değersiz görülüp alt kademeden göreve başlatılması, subayın aldığı 6 tazminatın bir tekinin bile assubaydan esirgenmesi,fırsat eşitliğinin olmaması,  onlarca sosyal ekonomik ve insanî haksızlar yapılmasını hangi vicdan ve adalet duygusu haklı görebilir ?

Biz kurumumuza karşı değiliz haksızlıklara karşıyız, bu nedenle tek yasal temsilcimiz olarak kabul ettiğimiz TEMAD şemsiyesi altında yasal mücadelemiz için toplandık maddi ve manevi destekler sunduk ama ne yazık ki sadece kendini siyasi geleceğini ve kişisel çıkarını düşünen yönetimler yüzünden başarılı olamadık birliğimiz dağıldı umutlarımız yok oldu... 

Darbecilerin TEMAY’ı kapatmasından sonra 1984 yılında kurulan TEMAD’ı  20 yıl işlevsiz ve bölgemizde kahvehane kültürü ile faaliyet gösteren dernek olarak bildik, İletişim çağı ile birlikte TEMAD’ı en coşkulu dönemini  KESER döneminde  tanıdık, Bu durum uzun sürmedi kibir abidesi yönetimin kişisel hesapları yönetim yalakalarının gündem değiştirme gayreti ile eleştiren,öneren assubay sevdalılarına hakaretleri ile umut yerini hüsrana bıraktı; 

Normal gelirleri dışında milyonlarca lira  yardım gönderdiğimiz derneğinSn.Hamza Dürgen'e borçla ve sırtımızdaki hançerle devredilmesinden sonra  mevcut yönetimin iddialı vaatleri MSB. Tüm kuvvet komutanları ile birlikte yaptığı toplantılarda verilen sözler üzerine tekrar umutlanırken Yönetimin önceleri haklarımız için bir mücadele statejisi olarak kabul edilebilecek iktidar yanlısı açıklamaları(!)  verilen sözleri kararlılıkla takip etmemeleri, sözlerin taahhütlerin yüksek sesle hatırlatılmamasına  övündüğümüz 100 şubemizin sessizliği de eklenince umutlarımız yine harman oldu. 

Özverili mücadele gönüllüsü arkadaşlarımız çalışmalarına yeni bir halka ekliyerek haksızlıklarımız kader olmamalı sloganı ile mail kampanyası ardından basın açıklamaları ile adalet isteğimizi haykırmaya başladılar. 

İlk eylem 3 Aralık 2019 tarihinde ESKİŞEHİR'DE yapıldı, 18 Aralık'ta İSTANBUL'da ANKARA'da  yapılacak ve  bunu yenileri takip edecek, bu yürekli arkadaşlarımızı kutluyoruz. 

Kendisine ve mesleğine saygısı gereği bu protesto eylemlerini destekleyen arkadaşlarımızla sesimizi duyurmaya çalışacağız.

Zaruretten doğan bu yasal eylemleri SİTE VE EMEKLİ ASSUBAYLAR GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU olarak destekliyoruz. Basın açıklaması metninin anlaşılır ve kısa olması ve eylemlerin çok iyi koordine edilmesi çünki katılımcı sayısının kararlılığımızın göstergesi olacağının unutulmaması dileğimizdir. 

TERİMİZİN, KANIMIZIN, CANIMIZIN KARŞILIĞI HİÇBİR ŞEKİLDE ÖDENEMEZ, BİZLER İMTİYAZ DEĞİL ADALET İSTİYORUZ.  Saygılarımızla. 

*               *                        *

ARKADAŞLARIMIZIN BASIN AÇIKLAMA METNİDİR    

Saygıdeğer Basın Mensupları;
Türk Silahlı Kuvvetlerinin ana muharebe, taktik idari gücü olan ve vatan savunması yapan Astsubayların meselesi Türk Silahlı Kuvvetlerinin ana, Ülkenin Milli meselesidir, hallolmadıkça sıkıntı ve azaplar artarak sürecektir. Zaman mefhumu gözetmeden çok zor ve ağır şartlarda görev yapan bizler onyıllardır imiyaz talep etmedik tek talebimiz adalettir.

"Haklı Taleplerimizi" ve "Gaspedilen Haklarımızı" dört başlık altında değerlendireceğiz;
1. Göreve Başlama Derecesinin 9/2-8/1 olması
2. Tazminatlar Meselesi
3. Türk Silahlı Kuvvetlerine astsubay yetiştiren okulların LİSANS düzeyine çıkarılması
4. Sicil Affı

1. Sayın Cumhurbaşkanımızın 18 Ay önce "Bir de müjde vermek isterim" diyerek başladığı sözlerinde astsubayların Göreve Başlama Dereceleri konusunu net biçimde açıklamış ve sözlerini "Hayırlı Olsun" ile tamamlamıştı. Sn.Cumhurbaşkanımızın "Müjde" ile başlayıp "Hayırlı Olsun" ile bitirdiği Göreve Başlama Derecelerinin, Önlisans mezunları için dokuzuncu derecenin ikinci kademesi, lisans mezunları için sekizinci derecenin birinci kademesi olması konusunda bugüne kadar en ufak bir gelişme kaydedilmemiştir.

2. 1982 yılından başlayarak 1996 yılına kadar kademeli olarak Türk Silahlı Kuvvetlerindeki bütün General, Amiral,Kıdemli albay, albay ve yarbaylara farklı isim altında 6 adet tazminat tahakkuk ettirilmektedir. Bu tazminatlardan Makam-Görev ve Temsil Tazminatları adı geçen personele emekli olduklarında vefatları halinde de yasal mirasçılarına ödenmektedir.

Astsubaylar adı geçen altı tazminattan hiç birini alamamaktadır. Bu adaletsizliği düzeltmek için AK Parti 2015 seçimlerinde söz vermiş, ayrıca hükümet programına da almış, önceki ve mevcut Genelkurmay Başkanları ve yine eski ve yeni Milli Savunma Bakanları tarafından da Makam ve Görev Tazminatı sözü verilmesine, haklılığımız dile getirilmesine rağmen bu söz halen gerçekleşmemiştir.

3. Teknolojideki sürekli gelişme, harp silah ve araçlarının değişmesi ile birlikte savaş tekniğinin de gelişmesi göz önüne alındığında, eğitim sistemleri ve kurumlarını da teknoloji ve bilim çağına uydurmak ve yeni ihtiyaçlara göre geliştirmek gerekliliğine inanılmıştır. İçinde bulunduğumuz çağın bilgi çağı olması, gerek bilim ve teknolojide ve gerekse savunma sanayi alanında meydana gelen gelişmeler karşısında günümüzün gelişen ve değişen askerlik anlayışı ve bu alanda yapılmak istenen uygulamalar, bilimsel ve teknik alanda yetişmiş personele olan ihtiyacı ortaya çıkarmaktadır.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin profesyonel insan gücünün önemli bir kısmını oluşturan astsubayların çağın gereklerine, bilim ve teknoloji alanındaki süratli değişime ayak uydurabilecek astsubay yetiştirilmesi ve istihdamı bir zorunluluk olarak kendini göstermektedir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına uygun alanlarda LİSANS düzeyinde eğitim-öğretim yapmış astsubay yetiştirmek için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

4. Sicil Affı'nın bir defaya mahsus "yüz kızartıcı" suçlar hariç Türk Silahlı Kuvvetleri Mensupları için de uygulanması büyük bir adaletsizliği ortadan kaldıracaktır.

5. Yıllarca sürekli olarak "Çalışmalar devam ediyor" algı, söylem ve ifadeleri yerine, Sn.Cumhurbaşkanının ülke huzurunda astsubaylara vermiş olduğu sözünün derhal yerine getirilmesini talep ediyoruz. <<İMTİYAZ DEĞİL ADALET İSTİYORUZ>> Saygılarımızla.

 

 

Refazettin Çığır;

1950 Yılında Ordu-Mesudiye Erik köyünde dünyaya geldi. İlkokul eğitimini 4 sınıfa kadar bu köyde, 4 ve 5 sınıfları Samsun-Terme'nin İnesül köyünde tamamladı.

1963 yılında Deniz Astsubay Hazırlama Ortaokuluna girerek 1969 yılında mezun oldu. Deniz Kuvvetlerinin çeşitli Yüzer - uçar ve Kara birliklerinde ve Sahil Güvenlik Komutanlı-ğında görevler yaptı. 1983 Yılında subay naspedildi ve 2005 yılında emekli oldu.

Çeşitli mesleki eğitim ve kurslar yanında birçok Seminer, panel ve konferanslara katıldı. Orta – kademe ve üstü yöneticilik eğitimleri aldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Tarihçe ça-lışmalarında da görev aldı.

Tarih araştırma ve incelemelerine olan merakı ile Mesudiye yöresinin tarihi geçmişi, ar-keolojik buluntuları, şifalı bitkileri, folklorunu da kapsayan MELET ve biyografik bir çalışma olan MAVİ YILLAR isimli yayınlanmış iki kitabına ilaveten, ANEKDOTLARLA ATATÜRK -BAŞ MİMAR ATATÜRK VE CUMHURİYET-BEDEL ÖDENMİŞ ADA KIBRIS  kitaplarının yazarıdır.

Ülkü hanımla 1973 yılından beri evli ve hayata beraber yürüyor. Aslı ve Arzu adında iki kız evlat sahibi, Metin Boray, Adil Aslan adında iki erkek ve Duru adında da bir de kız torunu vardır.

Halen Kocaeli Değirmendere’de, yaz aylarında ise Çanakkale Küçükkuyu’da yaşamını sürdürmektedir. BAŞARILI MESLEKDAŞLARIMIZ GURURUMUZDUR 

Assubaylar TSK'nın beyaz kölesi değil; TSK'yı omuzlarında taşıyan en önemli  unsurdur. 
Bu kadar önemli ve zor şartlarda görev üstlenen assubaylara ön yargılarla tahakküme varan sosyal, ekonomik ve insani haksızlıklar yapılması üzerine adalet taleplerimizin yerine getirilmesi için  1971 Assubay eşleri yürüyüşleri ile başlayan haksızlığa isyanımızı 1976 yılında zamanın antidemokratik ortamına rağmen geleceğini, mesleğini tehlikeye atan  yürekli kararlı onurlu meslektaşlarımız, ağabeylerimizin işi yavaşlatma bırakma eylemleri ile kamuoyu ve yetkililere duyurmak adına onur mücadelemiz başladı, bu örgütlenmeyi sağlayan zamanın emekli assubaylar derneği  TEMAY eylemlere karşılık oluşturulan baskı ile unutuldu gitti 1980 ihtilalinde kapatıldı bilahare de 1984 yılında TEMAD adı ile yeniden kuruldu. 
 
İletişim çağında internetle tanışmadan önce sesi soluğu çıkmayan TEMAD'ı çoğumuz bilmiyordu, bilenlerimiz ise mahalle kahvelerinden farksız lokalleri ile STK olduğuna inanmadığımız bir dernek olarak düşünüyordu... 
 
İnsan onurunun parasal değeri olamaz her kurumda hiyerarşi olduğu gibi TSK'da da hiyerarşi olmazsa olmazdır, bizler hiçbir zaman hiyerarşiye karşı olmadık, kuş uçmaz kervan geçmez dağlarda azgın denizlerde ölümle burun buruna yaptığımız görevin karşılığı imtiyaz ve ayrıcalık değil sadece adalet istedik. Bu isteğimizi ya yeteri kadar etkili bir şekilde duyuramadık ya da sağır sultan bile duydu dediğimiz zamanlarda muhataplarımız duymadı, duymak istemedi, o halde  asla ve asla yürürlükteki kanunları çiğnemeden, ama, o kanunların evrensel demokrasi, evrensel hukuk kurallarına uygun hale getirilmesi için mücadele etmeli birlik ve beraberlik içinde olmalıydık. 
 
Yasal bir derneğimiz vardı.. Bu derneği koşulsuz, kayıtsız şartsız desteklemeli şemsiyesi altında toplanmalıydık 
Derneğimiz yönetimleri de  üyelerini özveri ile temsil etmeli, gerek yönetimler gerekse ona destek veren bizler mücadeleyi ve umutlarımızı yok edecek kişisel hesaplar peşinde olmamalıydı. 
 
Assubayların özgür sesi olarak kurulan bu sitede amaçlarımızı gerçekleştirmek için her geçen gün artan bir ilgi ile bir araya gelmeye başladık. TEMAD ve mücadeleye destek misyonumuz oldu, ancak ne yazık ki tüm iyi niyetimize gayretlerimize rağmen zamanın  Mustafa Erol yönetimi mücadele stratejisi olmadan haklarımızın yasal gerekçelerini ortaya koymaktan uzak göstermelik birkaç görüşme ve eylemle bizlerin desteğini yanına almadı o kadar ki yazılarımızdan şikayet den korgenerale "Onlar bizden değil komutanım" diyebildi ve bunu bizzat kendileri itiraf etti. Yaptığı tek olumlu şey bu sitenin organizasyonu ile  gönüllü meslektaşlarımızdan topladığımız paralarla  metnini yazdığımız gazete ilanını TEMAD imzası ile yayınlanmasını sağlamaktan ibaret kaldı. 
 
Mustafa Erol yönetimini değiştirmek için oluşturulan güzel birliktelik yine kişisel hesaplar yüzünden gerçekleșmedi, mevcut adaylar içerisinde Ahmet KESER ekibi genç,dinamik ve topluma umut veren mesaj ve vaatlerde bulunduğu için  seçildi toplumda umut oldu, o kadar ki mücadele tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğini aldı ama bu rüzgarla haklarımıza yelken açan TEMAD gemisi  acemi kaptanın yönetiminde karaya oturdu. Kibir ve kişisel hesaplarla umutlar yerini umutsuzluğa bıraktı; Yönetimin yanlışlarını, hatalarını eleştirenler, doğruyu göstermeye çalışanlar, eleştirilere tahammülsüz donanımsız yönetimin desteklediği görevden tanıdığımız kişisel çıkar peşinde koşan bir avuç müfterinin  mesnetsiz ahlaksız iftira ve hakaretlerine uğradı. Yönetim sorunlarımıza çözüm üretmek yerine muhatapları ile diyaloğu sonlandırdı, OYAK ve TORKU'yu geçecek ticari faaliyetlerimizle tazminatlara bile gerek duymayacak maddi imkanlar sağlayacağız vaatleri ile toplumu istismara yöneldi.  Mücadelede kanaat önderi sayılacak kişiler bu kavga ortamı içinde olmamak için mücadeleden ayrıldılar ve bu dönemi hayal kırıklığı ile kapattık. 
 
İnsan umutla yaşarmış, bu yönetimin sırtımızdaki hançerinin yarasını iyileştirmek haklarımızı almak üzere vaatlerle yönetime seçilen Hamza Dürgen kendinden o kadar emindi ki bir yıl içinde adaletsiz başlangıç derecelerini ve tazminatları kazanmadığı takdirde istifa edeceği sözünü vermesine rağmen eylemi komutanlarla resim çektirmek vaatleri yeniden sıralamak ve mevcut iktidarı destekleyen mesajlar vermekten eski yönetimler gibi muhalefet edenleri ihraç etmekten  ileriye gidemedi. 
 
Assubaylara hiçbir makam haksızsınız diyemedi. Genelkurmay iktidara, iktidar genelkurmaya topu atarak haksızlığa uğratıldığımız hususları düzeltmek yerine oyalama taktiğine devam ettiler.  Assubay ulu çınarından hergün adaleti görmeden yapraklar dökülüyor daha ne kadar bize sabretmemizi önerecekler?  
Aynı genelkurmay aynı MSB  bakanlığı varken uzman kardeşlerimiz inandılar toplumun önünde yürüyen kararlı özverili yöneticileri ile meclisin koridorlarından,bakanlıklarda nöbet tutarak kamuoyunu haklılıklarına inandırarak hepimize örnek olacak başarıları ile  hayal ettiklerinin dışındaki haklarını bile aldılar. 
Bizim derneğimiz Milli Savunma Bakanının Gnkur.Bşk. Kuvvet komutanlarında  bulunduğu toplantıda  Cumhurbaşkanının ise milyonların gözüne bakarak televizyonlarda ve Kayseri Komando Tugayında meslektaşlarımıza müjde diye verdiği sözlerinin bile hayata geçmesini temin edemedi. 
TEMAD'ın tek gururu MSB. ve komutanlarla yaptıkları toplantı, tek başarısı ise MSB.Gnkur.Bşk. ve muhtelif komutanlıklarla resim çektirmek oldu, Önerenler eleştirenler tıpkı diğer yönetimlerde olduğu gibi susturulmaya çalışılarak ihraç edildi böyle bir dernek başarılı olabilir mi?
 
Subaylar 6 tazminatı alırken, klimalı ofislerde görevli memurlar  ayni öğrenimi gören assubaylardan daha üst kademeden göreve başlatılırken, mrimizde çalışan İşçiler bizden fazla emekli maaşı alırken emekli assubaylar geçim sıkıntısı ile güvenlik görevlisi, gece bekçiliği, kuryelik, şoförlük, gibi yaşları ve sosyal durumları ile ilgisi olmayan  eşi vefat edince daha da ekonomik sıkıntıya düşen eşlerinin ise bulaşık,temizlik,çocuk bakımı işlerinde çalışmak zorunda kalmaktadırlar Bu adaletsizlikleri muhataplarımız kadar sorunlarımızı çözmek için göreve gelip vaatlerde bulunan dernek yöneticileri unutmamalıdır.
100 şubesi ile övünülen TEMAD'ın büyük bölümünü tanımadığımız sesi soluğu çıkmayan  il ve ilçe teşkilatlarının başkan ve yöneticileri  acaba beni de görevimden alırlar, lokalden,gezilerden cebimdeki yönetici kartvizitimden mahrum kalır mıyım endişesi taşımadan artık lütfen  seslerini yükseltip insiyatif almalı;Bu çözümsüzlüğe çare olacak öneri ve katkıları ile  genel merkez yönetimine taşıdığınız vebali hatırlatarak  ortak bir mücadele statejisi oluşturarak çözüme katkı sağlamalısınız. 

Sn.Dürgen her yiğidin gönlünde bir aslan yatar gönlünüzdekini gerçekleştirmenin yolu bu mazlum zümrenin haklı taleplerinin hayata geçmesi ile mümkündür, muhataplarımıza kararlılıkla ve yüksek sesle adaletin gerçekleşmesi konusunda verilen sözleri hatırlatmanız gerekiyor, aksi halde ne aidiyet duygumuz ne de TEMAD diye bir dernek kalacaktır. Saygılarımızla.          

E.ASSUBAYLAR SİTE VE GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ

 

Page 1 of 57
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ