EMEKLİ ASSUBAYLAR

EMEKLİ ASSUBAYLAR

E-posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Saygıdeğer Meslektaşlarımız 

Bizler kuş uçmaz kervan geçmez dağlarda,azgın denizlerde bazıları için macera olsun diye 24 saat tahammül edemeyeceği şartlarda üstelik canımızı ortaya koyarak görev yapıyoruz ama adalet bizden esirgeniyor. 

Hangi kurum bir emirle ölüme gönderdiği assubaylarından  büroda görevli birçok memurun başlangıç derecesini esirger?

Yasalardaki tarif ve uygulamaya göre subayın yardımcısı olan kendi TMK görevlerinin yanı sıra ek görev olarak subay kadrolarında ihtihdam edilen assubaylardan subayın aldığı tazminatların bir tekini dahi çok görür ?

Maalesef kahrolası ön yargı bizi bu haksızlık ve hukuksuzluğa mahkum etmiştir. Haklı mücadelemizde yasal temsilcimiz elbette TEMAD yönetimidir; ancak mücadele kimsenin tekelinde olmadığı için özverili assubay sevdalısı arkadaşlarımız da mücadeleye büyük katkılar sunmaktadır kendilerine müteşekkiriz. Bu arada elbette mücadeleyi kişisel ego ve çıkarlarına alet edenler var bunları ibretle izliyoruz.

Son günlerde bazı arkadaşlarımız iyi niyetle siyasi ve askeri otorite ile görüşmeler yapmış açıklamalarında bazı konular kavram kargaşası yaratmıştır. Özellikle ziyaret edilen MS Komisyonu Başkanı Başlangıç derecelerimiz ve tazminatlar konusunda beklentimizin olmaması gerektiğini bu arkadaşlara ifade etmişler. Bizler  görüşülmekte olan askerlik yasasında özlük haklarımızın olabileceği beklentisinin bu yasada olmadığının ifade edildiğini düşünerek bu konuda TEMAD yönetimin açıklama yapmasını beklediğimizi belirtmiştik. İşte beklenen o açıklamayı bilgilerinize sunuyor ve imtiyaz değil adalet talebimizin gerçekleşmesini bekliyoruz 

 

TEMAD GENEL BAŞKANI SN.HAMZA DÜRGEN'İN AÇIKLAMASI 

Değerli Üyelerimiz,

TEMAD Genel Başkanlık görevini aldığımız 30 KASIM 2017 tarihinden bu güne kadar çalışmalarımızda önceliği, yıllardır beklentimiz olan “Görev Tazminatı ve Mesleğe Başlangıç Derecesi (9/2-8/1)” başta olmak üzere ilgili kurumlar ve yetkililerle en etkin bir şekilde görüşerek yürütüyoruz.

TEMAD olarak çalışmalarımız sonucunda, öncelikle Mesleğe Başlama Derecemiz (9/2-8/1) devlet gündemine alınmış olup Tazminat konusunda ilgili Bakanlığımız (MSB), konuyla ilgili bir çalışma başlatmıştır. Derneğimiz de süreci yakından takip etmektedir.

Bu güne kadar görülmüştür ki bireysel, yetkisiz kişi ve kuruluşlarla görüşülen konularda herhangi bir sonuç alınamamıştır.

Son günlerde kurumsal yapı ve kültürden uzak bazı kişiler Astsubayların sorunlarını yetkisiz ve ilgisiz birim ve kişilerle görüşerek gerçeği yansıtmayan açıklamalar yaparak, haklı taleplerimiz için verilen mücadele ruhuna olumsuzluk yüklemeye çalışmaktadırlar.

TEMAD kurulduğu günden bu güne kadar yaptığı çalışmalarla Emekli Astsubaylar ve meslektaşlarının gerçek temsilcisi olduğunu kamuoyunda göstermiş ve takdirini kazanmıştır.

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği, Türkiye genelinde 96 Şubesi ve on binlerce üyeleri ile birlikte; ilkeli, kararlı, akla ve bilme dayalı politikalarla hak arama mücadelesine devam etmektedir.

Emekli Astsubaylar Kamuoyuna Saygılarımla.

Hamza DÜRGEN  TEMAD Gn.Bşk.

Not. 29 MAYIS 2019 tarihinde sosyal medyada yayınlanmıştır

 

 

Ezenlerle ezilenlerin mücadelesi insanlık tarihi kadar eskidir.

Kimi zaman efendi-köle, kimi zaman ağa-maraba, kimi zaman işçi-işveren, kimi zaman zengin-fakir ayrımı olarak, isim ve şekil değişse de özü asla değişmeyen bir düzendir bu.

Hiç olmaması gereken bir yerde var olan ve açık haksızlık olarak yıllardır süregelen Subay-astsubay özlük hakları ayrımcılığı (hiyerarşiye kimsenin diyeceği bir şey olamaz) bir başka şeklidir.

1971 ve 1975 yıllarında saygıyla andığımız meslektaşlarımız çok ağır ve asla hak etmedikleri bedeller ödeyerek belli kazanımlar elde etmiş olsalar bile, o günden bu yana astsubay toplumu özlük hakları açısından sürekli geriye gitmiş, o gün bedel ödenip elde edilen kazanımlar ne yazık ki yavaş yavaş kaybedilmiştir.

TEMAD Yönetimlerinden tüm meslektaşlarımızın beklentisi TAMAMEN YASAL ZEMİNDE KALARAK GÜNÜMÜZÜN KOŞULLARINDA, KAMU OYU OLUŞTURARAK, SORUNLARIMIZI SİYASİ ZEMİNLERE TAŞIYARAK sorunlarımıza çare bulmalarıdır.

Aşağıda ABD zencilerinin ibret verici mücadele öyküsünü bulacaksınız. Sondaki cümleyi buraya alalım;

Tarih kendiliğinden değişmez, onu değiştirmek için yüreği tutuşmuş insanlar gerekir. Yıldız yürekli kadın Rosa Parks gibi…”

Bir kadın, ufak tefek bir zenci kadın, Amerikadaki zencilerin kaderini değiştirmiştir.

“1 Aralık 1955 Perşembe… ABD’nin Alabama eyaletinin Montgomery şehrinde Rosa Parks adında 42 yaşındaki ufak tefek siyahi bir kadın terzi şehir fuarındaki işinden akşam saat 6’da çıktı. Çok yorgundu ve tek istediği bir an önce evine ulaşmaktı. Belediye otobüsünün ortasındaki “değişken” statülü koltuklardan birine oturdu. Montgomery belediye otobüslerindeki ilk 4 sıra koltuklar beyazlara aitti. Siyahlara en arka koltuklar ayrılmıştı. Ortadaki değişken statülü koltuklarsa beyazların sıraları doluncaya kadar siyahların da oturabilecekleri koltuklardı. Beyazların sıraları dolduğunda siyahlar oturdukları bu koltukları boşaltıp daha arkaya geçmek zorundaydılar. Eğer arkada da yer yoksa ayakta durmaları, eğer ayakta duracakları yer de yoksa otobüsten inmeleri gerekiyordu.

O akşam bazı beyazlar ayakta kalınca şoför arkaya doğru yürüyerek değişken statülü koltuklardaki siyahlara “kalkın” şeklinde bir el işareti yaptı. Değişken statülü koltukların ilk sırasındaki üç siyah erkek kalkıp arkaya yöneldi. Rosa Parks’ın yanında cam kenarında oturan siyah erkek de kalktı. Rosa Parks ise cam kenarındaki koltuğa kaydı ve kayıtsızca şoförün gözlerine bakmaya başladı. Herkes büyük bir şok yaşıyordu. Şoför kızgınlıkla neden kalkmadığını sordu. Rosa Parks yerini bir başkasına vermesi gerektiğine inanmadığı söyledi. Şoför polis çağırdı, Rosa Parks tutuklandı ve 5 Aralık Pazartesi günü mahkemece kamu düzenine itaatsizlikten 14 dolar para cezasına çarptırıldı.

381 gün boyunca Montgomery’de bir tek siyah bile otobüse binmedi. İşlerine, okullarına yürüdüler. Buldukları her özel araçla belediye otobüsü bileti fiyatına siyahları taşımaya başladılar. Bazı beyaz ev kadınları da arabalarıyla destek verdi. Belediye otobüslerini işleten şirket büyük maddi zarar yaşadı. Bazı otobüsleri adeta çürüdü. Şehirde öfke yükseldi. Beyaz çeteler işe yürüyerek giden siyahlara saldırmaya başladı. Bazılarını linç ettiler. Ancak siyahlar boykota devam etti. Eylem sonunda zafere ulaştı ve 21 Aralık 1956’da Yüksek Mahkeme’nin siyahların otobüslerde istedikleri yere oturabilecekleri yönünde karar vermesiyle siyahlar otobüs boykotunu sona erdirdiler. Beyaz ırkçıların tepkisi sert oldu. Otobüslere silahlı saldırılar gerçekleştirdiler. Siyahları dövdüler. Rosa Parks 1957’de ölüm tehditleri ve beyazların ona iş vermemesi nedeniyle önce Virginia’ya, bir yıl sonra da Detroit’e taşındı. Bir yandan çalışmaya bir yandan da sivil haklar hareketinde mücadelesine devam etti. Martin

Luther King’in başını çektiği hareket giderek büyüdü ve 1964’te çıkarılan yasa ile başarıya ulaştı. Direnişin sembolü haline gelen Rosa Parks 24 Ekim 2005 günü 92 yaşında hayatını kaybetti.

Rosa Parks’ın o akşam bindiği otobüs günümüzde Detroit’teki “Henry Ford Müzesi”nde sergileniyor.

Amerikanın bir önceki başkanı bir siyahi idi.

Tarih kendiliğinden değişmez, onu değiştirmek için yüreği tutuşmuş insanlar gerekir. Yıldız yürekli kadın Rosa Parks gibi…”

Tarih ne yazık ki “5 yıldızlı otellerde ” değişmiyor.

 

Yerli yersiz eleştiririz, bu Türk Milletinin özelliğidir, sokaktan geçen sıradan bir vatandaşı çevirip sorun, Fatih Terim’den daha fazla Galatasaraylı, Ersun Yanal’dan daha fazla Fenerbahçeli, Şenol Güneş’ten daha fazla Beşiktaşlıdır ve hepsinden daha iyi taktik-teknik bilgiye sahiptir. Ve ekler; ah o takımı benim elime bir verseler!

Zaman zaman bu sitede de kimi zaman çaresizlikten, kimi zaman bir umutla, kimi zaman yönetimleri motive etmek için, kimi zaman bizce bariz bir yanlışı gördüğümüz için eleştirmişizdir. Kimi zaman da amiyane tabirle boş atıp dolu tutmuşuzdur.

Zaman zaman da çözüm odaklı somut önerilerimiz olmuştur.

Ancak ne yazık ki, yönetimlerimiz de normal vatandaşlarımız gibidir. Seçilene kadar “ortak akıl” derler, “birlikte yönetim” derler, seçildikten sonra birden bire bir sihirli değnek dokunur ve her şeyi kendileri bilmeye başlarlar. Yanlış anlaşılmasın, söz konusu olan sadece bu yönetim değil, hatta TEMAD Yönetimleri de değil, seçilip gelen hemen her kurumda bu anlayış söz konusudur.

Siz partisini bırakıp giden bir parti Genel Başkanı gördünüz mü?

Ya ite kaka koltuktan düşürülecek, ya da rahmete kavuşacak, rahmete kavuşursa da gözü açık gidecek, parti başkalarına kaldığı için.

Asıl konumuza dönelim; bütçe geldi geçti, TEMAD Yönetimi bütçenin son günlerinde bizce TBMM’ de gecelemesi gerekirken, termal otellerde geceledi, onlar seçilmiş yöneticiler, seçildiklerine göre her şeyi herkesten daha iyi biliyor olmalılar.

Termal Sonuç Bildirgesine baktığımızda, termal havuzların çok da fayda sağladığını göremiyoruz.

Bizim somut, uygulanabilir, açık bir önerimiz var:

       1. Sayın TEMAD Yönetiminden dileğimizdir, Lütfen sağduyulu olun ve bu kez önerinin kimden geldiğine değil, önerinin kendisine odaklanın.

       2. Sayın Cumhurbaşkanımızın Astsubaylara kameralar önünde, Kayseri Komando Tugayında verdiği sözler var. Bildiğimiz kadarı ile TEMAD Yönetimi Sayın Cumhurbaşkanımıza sözlerini hatırlatmaya uğraştı, ancak; görüldüğü kadarı ile başarı sağlanamadı.

       3. TEMAD Öncülük etsin, ayrı bir hesap açsın, bu hesaba herkes gücü oranında para yatırsın. Bu para ile ulusal bir gazetede gücümüz oranında yarım ya da tam sayfa ilan verilsin, ilanda Sayın Cumhurbaşkanı’nın resmi ve altında birebir orada söylediği sözler olsun.

Altına;

Sayın Cumhurbaşkanımız, Kd.Bçvş.Ömer Halis Demir’in meslektaşları sözlerinizi hatırlatıyor, takdir sizin” denilsin

Sayın TEMAD Yönetimi, lütfen önerimizi ciddiye alın!

Şu anda yapılacak en güzel ve en etkili şey bu, öncülük edin, doğru çığır açarsanız bu toplum peşinizden gelir.

Bu toplum bunu daha önce başardı, yine başarır.

Önümüzde bıçak sırtı bir seçim var, kredi kartı borçlularından küçük esnafa herkesin gönlü alınmaya çalışılıyor. Biz de küçük bir toplum değiliz.

TEMAD Üyesi bütün meslektaşlarımız, lütfen ama lütfen siz de bu konuda TEMAD Yönetimini destekleyin.

Kamuoyumuzun dikkatine saygıyla sunarız.

                 E. ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU 

YORGAN ALTINDAN GÖZ MÜ KIRPILIYOR?

Önce konuyu özetleyelim, konu hakkındaki görüşlerimizi sona bırakalım.

 “ASSUBAY PLATFORMLARI BİRLİĞİ” adı altında bir grup, TEMAD Genel Başkanı Sayın Hamza DÜRGEN’i hedef alan bir bildirgeyi şubelere gönderiyor, bildirge şöyle;

HAMZANIN VAATLERİNİ BİLİYORSUNUZ BAZILARINI HATIRLATMAK İSTERİM

Görev tazminatı -makam tazminatı alınacak Asb.maaşları subaylar gibi %85 oranında bağlanacak, MSB bütçesinden şubelere pay, Sicil affı, orduevlerinin birleştirilmesi-Emekli assubaylara huzur evi -Öğrenci yurtları -Üye ihracı yapılmıyacak-Alo hukuk ile hukuk desteği-Oyak Asb. temsiliyeti arttırılacak Gn.Mrk. şubelerle birlikte yönetilecek- Ücretsiz gezi ve kültür turları yapılacak-Dijital temad dergisi çıkarılacak-Şubelerle daha fazla iletişim-Temada kimlik kazandırılacak ( Bu madde karşısına Dünya assubaylar günü bulgur pilavı gününe döndü yazmışlar)Genel merkez binası alınacak-Asb.Cocukları kardeşlerine burs verilecek-Üye lehine kurumlarla anlaşma yapılacak-Tüzük değişikliği -Şubelere bina kazandırılması-TEMAD turizm TEMAD nakliyat STK.larla ortak projeler-Temad hatıra ormanı oluşturulacak.ve buna benzer diğer vaatler 

Ucsuz bucaksız vaatlerle yönetime gelen hamza dürgen ve arkadaşları karar verirken yetkiyi aldığı şubelerin gücünü yok saymış Siyasete,Genelkurmay ve Oyak'a teslim olmuştur Şube başkanları şubelerin delegeliri yönetimleri bir tarafa atılmış göstermelik toplantıyla şubeler oyalanmış ama TEMAD'I Narlıdere şube başkanı Necdet Akyüz Güzel bahçe şube başkanı Osman Kaçmaz Buca şube başkanı H.Hüseyin KOÇER Yüksek denetleme kurulu başkanı Süleyman Kalyoncu parmağında oynatmaya başlamıştır

TEMAD kurumsal yapısı yaralanmış, aile ilişkileri kurumun içine girmiştir,TEMAD hiç layık olmadığı noktaya getirilmiş, siyasete alet edilmiş ve itibarı yerle bir edilmiştir

TEMAD şubelerinden bazıları yavaş,yavaş kapanmaya başlamıştır,(Pamukova ve Darıca TEMAD kapanmıştır)

Şubeler sapır sapır dökülmeye başlarken Gn.Bşk. OYAK'ın kendisine tahsis ettiği makam aracı ile anlamsız ziyaretlere gitmeye başlamış ve fotoğraflar çektirip yayınlamaya başlamıştır

Şube kapanma haberi camiadan ve teşkilattan gizlenmiştir

Polis derneği başkanı, uzmanlar derneği başkanı meslekdaşlarının haklarını aramak için televizyon proğramlarına çıkıp açık oturumlara katılmışlar eylemler gerçekleştirmişlerdir, TEMAD ise ölüm sessizliğine gömülmüştür

TEMAD ile ilgili yapılmayan herşeyde başkanlarının,delegelerinin yönetimlerinin hepimizin üyelerimize ve camiaya karşı sorumluluğu ve vebali vardır Genel başkan ve yönetimi söz verdiklerinin hiçbirini yapamamışlardır. Hiç birimizin HEP BERABER ALDATILDIK deme hakkımız olmamıştır

ASSUBAY PLATFORMLARI BİRLİĞİ

Bugüne kadar adını hiç duymadığımız ASSUBAY PLATFORMLARI BİRLİĞİ Kimlerden oluşur?

Bildirgede doğrular-yanlışlar vardır, farz edelim tümü de doğru olabilir, ancak bu yazının konusu bildirgedeki doğru ve yanlışları tartışmak değildir. Gerekirse bir başka yazıda doğru-yanlışlar tartışılır.

Bu bildirgenin arkasında kimler vardır?  “İMZA BİR DOST”

Bir dost iseniz gerçekten, dostlar kendilerini gizlemezler.

Çıkarlar ortaya, mertçe, delikanlıca eleştirilerini yaparlar, dostsanız çalarsınız kapıyı, değilseniz çalıların arkasına gizlenirsiniz. Ya da sloganvari bir çakma ismin.

Sayın DÜRGEN’in hatalarını, örneğin ihraçlar konusundaki uygulamalarını  elbette biz de eleştirdik, ama adımızla, ama mertçe.

Sayın Dürgen’in vaatleri bir anlamda bizim toplum olarak beklentilerimiz, ancak; bunların bir yıl gibi bir sürede gerçekleştirileceğini beklemek ne kadar mantıklı?

Öyleyse amaç başka, amaç suyu bulandırıp bulanık suda balık avlamak olabilir mi?

Koltuğun tadına varıp, tiryakisi olup vazgeçemeyenlerin şubeleri kışkırtıp, ortalığı karıştırıp tekrar o koltuktaki mutlu mesut günlerine dönüş çabası olarak düşünebilir miyiz?

Ne dersin “BİR DOST”

Çık karanlık köşenden, yorgan altından göz kırpma!

Haklı eleştirilerine sahip çıkalım, değilse sen “YOK” hükmündesin.

YOK’sun!

                          E.ASSUBAYLAR SİTE VE GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ 

 

MUTLU SONLA BİTSİN

Yıllardır bu sitede hep aynı şeyi söyledik!

Adeta yalvardık ama hep aynı bildiğimiz sonu gördük. Filimdeki karakterler değişti, ama filmin sonu hep aynı, KÖTÜ bitti.

Şu hususu net anlayalım ve sonra devam edelim, kanun diyor ki;

“Bütçe yasalaştıktan sonra gider arttırıcı kanun teklifi verilemez”

Bunun istisnası var, ancak bir başka bütçe kaleminden kaynak arttırılması teklif edilir ve eğer kabul görürse, ancak o zaman mümkün olur.

Bu mümkün olur mu?

Size bütçe ile kaynak ayırmayan bir hükümet, bütçe sonrası kaynak ayıracak! Bu olacak şey mi?

Peki, ne yapmalı?

Bütçe TBMM’den çıkana kadar TEMAD ve tüm emekli astsubaylar tüm hatları ile yüklenmeli, iktidar,muhalefet, özellikle iktidar milletvekilleri, milli savunma komisyonu üyeleri markaja alınmalı, bu uğurda etkin olabilecek    herkes, her emekli astsubay, her fırsat değerlendirilmeli, gerekirse meclisin kapısında yatılmalı. Daha önceleri olduğu gibi fax/mail kampanyaları düzenlenmeli, AKP Genel Merkezi,  Cumhurbaşkanlığı, Milli savunma Bakanlığı  web sitelerine ısrarlı ve sürekli, organize bir şekilde saygı ve genel ahlak çerçevesinde mailler gönderilmeli.

TEMAD Yönetimi bütçe çıkana kadar TBMM koridorlarında, olmadı kapısında olmalı, kapısında yatmalı, bunun başka yolu yok!

ÇOK DEĞİL, 10 GÜN, TÜM ÖNEMLİ İŞLERİMİZİ BİR KENARA BIRAKALIM, REHAVETİ, ÇEKİŞMEYİ, SEN-BEN KAVGASINI BİR KENARA BIRAKALIM, BİRLİK OLALIM, ASTSUBAY ORTAK PAYDASINDA BULUŞUP TÜM DİĞER FARKLILIKLARIMIZI GÖZ ARDI EDELİM.

ÇALIŞAN MESLEKTAŞLARIMIZIN VE EMEKLİLERİMİZİN ÖZELLİKLE DERNEĞİMİZ TEMAD’A YÜKLEDİĞİ MANEVİ SORUMLULUKLAR VAR, FARKINDA OLALIM.

Yukarıda yazdıklarımız eleştiri değil hatırlatma, bu mazlum ve mağdur toplumun ortak dileğidir.

Yıllardır seyrettiğimiz filimdir bu bütçe görüşmeleri, sonu hep kötü biten bir filimdir.

Bu kez, önümüzde kritik bir seçim varken, TEMAD öncülük etsin, peşinden yürüyelim ve bu filmin sonunu değiştirelim.

Bu toplum bunu çoktan hak ediyor.

BU KEZ FİLM MUTLU SONLA BİTSİN

                                ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU VE SİTE YÖNETİMİ 

SAYIN TEMAD GENEL BAŞKANI HAMZA DÜRGEN’E AÇIK ÇAĞRI

İnsanoğlu yaradılış olarak çok zayıftır.

Ne aslan gibi öldürücü pençeleri vardır, ne bir serçe kadar bile uçabilir. Hatta, küçücük bir sivrisinek bile insanı dakikalarca uğraştırır. Gelip kan emip gitmez, tam kulağınıza yakın bir yerden pike yapıp alçak geçiş yapar, o ince, o rahatsız edici ses beyninizde yankılanır. Tam elinizi kaldırıp vuracakken radarları olmalı ki fark edip uzaklaşır. Siz tam hareketsiz kaldığınızda ve uykuya kaldığınız yerden devam edecekken ikinci bir sorti yapar, yine alçak geçiş ve yine bölünen uyku. Çaresiz kalkıp ışığı açarsınız, o küçük muzır yaratık öyle bir yere saklanır ki, arar bulamazsınız.

Yaz gecelerinin kabusu yaratıktan kurtulmak için sheltox ya da bir başka sinek ilacını iki kere odaya “pıst” dedirtirseniz olay biter.

Yaradan bu zayıf insanoğluna eksikliğini tamamlasın diye olmalı; “akıl” vermiştir. Bir çok insan “aklını” kullanarak doğayı ve zorlukları yenmeyi başarmıştır.

Dereyi geçemeyince köprü, nehri geçemeyince sal, denizi geçemeyince gemi yapmıştır.

Kendisinden öncekilerin başarılarının üstüne yeni başarılar eklemiş, geçmişteki yaşanan hataları tekrar etmeden yoluna devam etmiştir.

Akıl dedik ya, zaman içinde toplumlar genişleyip amaçlar-ihtiyaçlar farklılaşmış, “ortak aklı” harekete geçirecek “SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ” ortaya çıkmış, kişinin tek başına yetemediği konularda fikir birliği ve güç birliği yapıp, bireyin başaramadığını toplum olarak başarma amacına yönelinmiştir.

TEMAD da bir sivil toplum örgütüdür ve emekli astsubayların birey olarak başaramadığını ortak akıl ve güç birliği oluşturarak başarması amacına yönelik çalışmalar yapıyor yapmak  durumundadır.

Geçmişi sorgulamanın,yargılamanın kimseye faydası yok;Mevcut yönetimin de çaba göstermediğini söylemek insafla bağdaşmaz

Ancak;Geçmişte defalarca denenen,sonuç alınmayan şeyleri yeniden denemenin bir anlamı da yok. 

Muhataplarımız sorunlarımızı bizden iyi biliyor,çünkü sorunlarımızın kaynağı bizzat kendileri,
 
Suyu geçmek için ilk atalarımız gibi pantolan paçalarını sıvamak yerine "köprü" yapma zamanı geldi de geçiyor. 

Denenmemiş yolları deneyelim; bu sitenin yıllardır ısrarla vurguladığı “HUKUK” yolu denenmeli artık. Arşivlerimizde var, arzu eden geri dönüp bakabilir.

Yıllar önce hukuk yoluyla çözüm bulmak için meslektaşlarımızdan “taahhüt” topladık, hala hatırladıkça içimiz burkulur,bir meslektaşımız  “param yok, ama tabancamı satın, parasını hukuk mücadelesi için yatırayım” demişti. Dönemin TEMAD Yönetimine, “öncülük edin, liderlik edin, en iyi avukatları tutun, bu toplum her türlü fedakarlığa hazır” demiştik ama dinleyen, ilgilenen olmamıştı. Oysa bu toplum fedakarlığa, desteğe hazır bunu bir önceki yönetime milyonlarca lira bağışta bulunarak kanıtlamıștı.

Sorunlarımızı, bizi bilen Barolar Birliği Başkanı Sayın Metin Feyzioğlu’na, ya da askeri konularda oldukça etkin Sayın Turgut Kazan gibi hukukçulara  yetki verip dava açtırılabilir.

Tazminatlar konusu açık haksızlık, hukuksuzluk!

Başlangıç dereceleri yine aynı, iyi bir avukatla kazanılabilecek davalar.

Devlet memurlarına sağlanan bizlerden esirgenen sicil affı,kalkınmada öncelikle bölgelerde görev yapanlara verilen kademe,

Sayın İsmail TURAN’ın bu konudaki bireysel çabaları sonucu kazanımları dikkate değer, hatırlanmalıdır.

SAYIN TEMAD GENEL BAŞKANI HAMZA DÜRGEN’e açık çağrımızdır.

Son gelişmeleri dikkate alarak,hukuk komisyonumuzun araştırması sonunda uygun görüldüğünde  emekli ve muvazzafların katılacağı kampanyayı biz başlatalım,şubelerimizin de katılımı ile  süreci siz yönetin, bağışlar TEMAD hesabınızda toplansın, TEMAD sitesinde her gün yapılan bağışlar yayınlansın. Bu hesapta toplanan para yalnızca bu amaçla kullanılsın. Avukatlarla siz görüşün, sözleşme imzalayın.

DENENMEMİŞİ DENEYELİM, BU SİZİN TOPLUMA VİCDAN BORCUNUZ  Saygılarımızla 

                                                                   SİTE VE EMEKLİ ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU 

 

Bu site kurulurken çıkış noktamız “Assubayın Özgür Sesi” olmaktı.

Hakaret içermediği sürece her görüşe açık olmak, özgürce herkesin kendisini ifade edebilmesini sağlamak, asla sansür uygulamamak, ancak; kişilerin kendi kendilerine oto sansür uygulamaları için ilkelerimizi ana sayfamızda yayınlamak, istedik ki meslektaşlarımız asgari düzeyde bu ilkeleri gözeterek yazsın, yorum yapsın.

Sizler sadece yayınlanan yazıları gördünüz, Sitenin mutfağını görseniz şaşar kalırsınız! Ölçüsüz, amacını aşan, hakaret dolu, kimi zaman küfürlü, bazen meslektaşları, bazen yetkili mercileri hedef alan ağır yazılar-yorumlar geldi, geliyor. İstisnasız hepsine, nezaket ölçüleri içinde, sabırla, kırmadan yanlışlarını anlatan cevaplar verdik. Küsenler, kırılanlar, bu kez de bize hakaret eden meslektaşlarımız (!) oldu. Sineye çektik, çekiyoruz.

İlkelerimize büyük ölçüde uyduğumuzu, eksiklerimize rağmen büyük ölçüde hedeflerimizi gerçekleştirdiğimizi düşünüyoruz.

Bir yandan assubayların özgürce görüş belirtecekleri bir Site olmayı hedeflerken, bir taraftan da BİZ assubayların sesi olalım istedik. Assubaylar adına soralım, araştıralım, öneriler getirelim, önerileri destekleyelim istedik.

Özellikle TEMAD’ın kurumsal kimliğine sahip çıkalım, yönetimlere yapıcı eleştirilerde bulunalım, ama TEMAD’ın kurumsal kimliğini özenle koruyalım istedik.

Samimi şekilde assubaylar adına yönetimleri eleştirdiğimizde, sorguladığımızda bazı meslektaşlarımız bize kızdı, kızıyor.

Doğruyu alkışlayalım, yanlışı da mı alkışlayalım?

Yanlışa yanlış demeyelim mi?

Hangi kurumda olursa olsun, hangi sivil toplum örgütünde olursa olsun, yönetime talip olanların hedefleri, planları, kilometre taşları vardır, olmalıdır. Bir önceki yönetimden “FARKLARI” olmalıdır, mevcut yönetimin yaptıklarını “aynen” yapacaklarsa, hatalarını bile tekrarlayacaklarsa yönetime gelmenin topluma ne yararı olabilir ki?

Mevcut TEMAD Yönetimi bir yılını doldurmak üzere!

TEMAD Dergisi çoktandır çıkmıyor!

Yönetimden istifalar oluyor, açıklama yok! Ne istifa eden neden istifa ettiğini açıklıyor, ne de TEMAD Kurumsal açıklama yapıyor. TEMAD Dergisinin hazırlanmasından, yani basın yayından sorumlu Sayın Osman AKTAŞ istifa ediyor. Dergi yine bir başka bahara kalıyor anlaşılan!

Lütfen araştırın, TESUD dergisi bir kere bile aksamış mı? Çıkmadığı hiç olmuş mu?

Bir yıllık süreçte yapılanlara bakıyoruz, ziyaretler ve resim çektirmeler!

Başka?

Muhalifleri budamalar!

Hem de hukuksuz bir şekilde!

Hakaret var mı?

Yok!

Sadece eleştiri, hem de çok haklı eleştiri, kişi olarak bir siyasi partiye sempatiniz vardır, buna kimsenin diyeceği olamaz, ama bir Sivil Toplum Örgütünü temsilen hangi parti olursa olsun angaje olamazsınız, çünkü temsil ettiğiniz sivil toplum örgütü içinde her partinin sempatizanı vardır.

Bu eleştirilince eleştireni İHRAÇ!

Şimdi sizin adınıza, assubay toplumu adına, mağrur ve mağdur meslektaşlarımız adına soruyoruz; bu bir yıllık sürede ne yaptınız?

Kalan sürenizde ne yapacaksınız?

Kıdemli başçavuşlara tazminat verilmesi  konusunda muhataplarınızdan kesin bilgi aldınız mı yoksa "çalışmalar devam ediyor" diyerek oyalanıyor muyuz?

Bizler için bir onur meselesi olan "Bir üniforması da kefen olan assubayın klimalı ofisteki memurdan değersiz görülme adaletsizliğini" önlenmesi konusunda bizzat Sn.Cumhurbaşkanının seçim meydanlarında ve Kayseri Komando tugayında verdiği sözün hayata geçmesini ek taleplerle kimler sulandırdırıyor da bugüne kadar neden gerçekleşmedi ? 

TEMAD bu sözün hayata geçmesi için sürekli görüştüğünü gerçekleşeceğini ifade etmesine rağmen çalışma takvimi konusunda somut bilgileri neden paylaşmıyor? 

 Sormayalım mı?

TEMAD ÇANKAYA ŞUBESİ OLAĞANÜSTÜ GENEL KURULU

Sayın Muhterem Taşkale yaklaşık 6,5 yıldır TEMAD ÇANKAYA Şube Başkanlığı görevini yürütüyordu. Ilımlı, uyumlu bir çizgisi vardı ve görev süresince olumsuz bir tepki almadı, lokal işletmesi olmadığı halde borcu olmayan, kendi kendine yeten bir şube oldu.

Olağanüstü genel kurul talebi Çankaya Temad Şube Yönetim Kurulundan geldi ve nedeni tam olarak açıklanmadı, kişisel nedenler öne sürülse de, -bu satırların yazarının bilgi-belgeye dayanmayan düşüncesidir- TEMAD Genel Merkez yönetimi ile uyum sağlanamaması nedeniyle olağanüstü genel kurula gidilmiş olması kuvvetle muhtemeldir. Yine muhtemeldir ki, bardağı taşıran son damla Çankaya TEMAD Üyesi Sayın Levent ULUCAN’ın TEMAD Genel Merkezince dernekten ihracı bardağı taşıran son damla olmuştur. Tekrar belirtmek gerekir ki bu tespit kişisel yorumdur, belge ve bilgiye dayanmamaktadır.

Yaklaşık aidatını ödeyen 550 üyesi olmasına rağmen Olağanüstü Genel Kurula katılım, 84 kişi ile sınırlı kalmıştır. Bu da oranlandığında toplam üyenin %6,5’i demektir. %10’un bile altında bir katılım gerçekten üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir husustur.

TEMAD Genel Başkanları yıllardır “yüzbin” emekli astsubaydan söz etmektedir. Eğer bu rakam yaklaşık olarak bile doğruysa ve TEMAD’ın toplam üyesi 18.000 civarında ise, toplam emekli astsubay sayısına oranlandığında üye oranı %5.5'tir. Bu açıdan bakıldığında TEMAD Çankaya Olağanüstü Kuruluna katılım %6,5'tir ve genel üye oranının üstünde bir orandır, başarıdır.

Sayın Muhterem Taşkale klasik bir veda konuşması yapıp, tekrar göreve talip olmadı. Kendisine hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyoruz.

Seçime tek aday olarak giren Sayın Bayram Ali SERT, (mevcut yönetimde de yönetim kurulundaydı) kullanılan oyların tamamını alarak yeni başkan seçildi. Tekvando sporu ile ilgilenen yeni başkan, konuşma yapması için Divan Başkanlığınca mikrofona davet edildi. 1,5 dakika süren, Genel Kurula katılanlara teşekkür eden bir konuşmanın ardından kürsüden indi.

Hedeflerini anlatmadı,

Yapacaklarını anlatmadı,

Beklentilerini anlatmadı.

Eğer Sayın Başkan “sözlerimle değil, icraatımla görün beni” diyorsa sözümüz yok, bekleyip göreceğiz. Başarılar dileriz.

Ancak; TEMAD ve Şubeleri Kanarya Sevenler Derneği değildir ve yarı sendika mantığı ile hareket etmek zorundadır. Eli-dili bağlı muvazzaf meslektaşların tüm yasal zeminlerde sözcüsü ve temsilcisi olmak gibi bir sorumluluğu vardır. Çalışana verilmeyen bir hakkın emekliye verilmesi zaten beklenemez.

Olağanüstü Genel Kurulda bunlardan başka dikkati çeken ne vardı derseniz, her düğünün kamberi Sn. Süleyman KALYONCUOĞLU yine disiplin kurulu üyesiydi.

Yıllardır, Sn.Mustafa EROL dönemi dahil bir şekilde her düğünün kamberi olmayı başardı. Kutlarız.

Olağanüstü Genel Kurulda ne yoktu derseniz;

Seviyesizlik yoktu,

Suçlama yoktu,

Tartışma yoktu, bunlar zaten olmaması gerekenlerdi,

Ya olması gerekenler?

Hedef yoktu,

Heyecan yoktu,

Amaç yoktu,

Geleceğe dönük plan yoktu,

Proje yoktu,

Oylama dahil yaklaşık 2,5 saatte sona erdi toplantı, sanki onlarca yıldır başta kendi kurumu olmak üzere açık haksızlığa, hukuksuzluğa uğramış ve uğramaya devam eden bir toplumun fertleri değil de, taziye çadırına gelmiş uzak tanıdıklar gibi umutsuzluk duyguları ile sessizce dağıldılar 

Ne diyelim hayırlı olsun Ancak Ahmet KESER'in bu toplumda yarattığı umutsuzluk görevden tanıdığımız yandaşların sırtımızdaki hançerin yarası kolay ,kolay geçmeyecek. 

SİTE VE E.ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ 

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, oturan insanlar, oturma odası ve iç mekan

 

Saygıdeğer Meslektaşlarımız

Dünyada kutlanan birçok özel gün vardır; Örneğin Anneler günü ilk kez 1907 yılında Philadelphia’daki bir kızın annesinin ölüm yıldönümünün ANNELER GÜNÜ olarak kutlanmasını bulunduğu yerin klisesine kabul ettirmiş bu dalga Amerika'ya yayılmış ve 1914 yılında başkan Wilson bu günü resmen tanımıştır. Bugün dünyada MAYIS ayının 2'nci Pazar günü anneler günü olarak kutlanıyor Emeksiz hiçbir şey ben yaptım oldu mantığı ile kabul edilemez, bizim de bu konuda emek vermemiz gerekmektedir. 

Yıllardır bizi manevi olarak onurlandıracak  ASSUBAY GÜNÜ ve ASSUBAY MARŞI’mızın olmasını arzu ederek bu dileğimizi yasal temsilcimiz TEMAD yönetimlerinden ve Genelkurmaydan talep ettik.

TEMAD yönetimi tarafından ilk kez 2012 yılında  17 EKİM  tarihinin  DÜNYA ASSUBAYLAR GÜNÜ olarak  kutlama kararına  Türkiye’de henüz kutlanmayan bir günün  Dünya Assubaylar günü olarak ilan edilmesindeki kişisel düşüncelere rağmen  ilk desteği bu site ve üyeleri vermiştir.

Elbette gerçekleri göz ardı ederek ilan edilen bu günü dünyada hiçbir ülke kutlamamıştır. Oysa 2008 yılının NATO assubaylar günü olarak kutlanarak assubaylara verilen değerin ileriye taşınması için bu günün öncelikle ülkemizde kabul görmesi, ardından Dünya’da assubaylar günü olarak kutlanması hedefimiz olmalıdır. 

Mevcut Hamza Dürgen yönetimi bu gerçeğin farkında olarak bu yıl 17 EKİM ASSUBAYLAR GÜNÜ’nü birçok yetkili ve meslektaşlarımız tarafından coşku ile kutlanmasını sağlamışlardır. Emek verenlere sonsuz teşekkürler .

Yurt dışındaki bir meslektaşımız’ın  (ÖNCEL Filo) verdiği bilgiye göre Almanya’nın Grafenwoehr bölgesinde NATO Hızlı Dağıtım Kolordusunda  ABD generali Josesp Anderson ,XVIII Hava Kuvvetleri Kd.Bşçvş. İsaia Vimeto ve yurt dışında görevli meslekdaşlarımızın katılımı ile ASSUBAYLAR GÜNÜ kutlanmıştır .

Nato orduları içerisinde Türk Assubaylarının saygınlığı büyük tür, dileriz ülkemizde de TSK'yı sırtında taşıyan, bir emirle ölüme gönderilen assubayların hak ettikleri saygınlık gerçekleşir.

Tüm meslektaşlarımızın ASSUBAYLAR GÜNÜ'nü kutluyor  sağlık,huzur,refah ve mutluluk içinde nice yıllar diliyoruz.

Saygılarımızla. 

SİTE VE ASSUBAY GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU 

ASTSUBAYLAR GÜNÜ AFİŞİ

 

Temel prensipte karşı olduğumuz  ihraçlar ve uzaklaştırma cezasına her dönemde karşı çıktık.
 
Son olarak bir meslektaşımızın ihracı üzerine daha önceki ihraçlara, yönetimi eleştirenlere yıldırma amacı ile ahlaksızca yapılan hakaret ve iftiralara sessiz kalıp şimdi yüksek disiplin kurulundaki bir meslektaşımızın bando assubayı olması ve birçok meslektaşımız gibi aktif siyasette yer almak istemesi üzerinden hınç ve linç girişimini amaçlayan yazılarının eleştiri değil hakaret olduğunu bunun da birliğimize mücadelemize büyük zararlar verdiğini ve bunun hiçbir değer yargısı ile kabul edilemiyeceğini  belirtmeliyiz...

Bu kişilere ve onları sorgulamadan destekleyen yandaşlarına hatırlatalım...

Doğudan batıya, semavi dinlerden semavi olan olmayan dinlere tüm öğretiler “AHLAK” temeli üstüne kurulmuştur. Budizm ile Yahudiliğin on emri, İslam dini ile Sümer dini “AHLAK” bağlamında çok yakın benzerlikler gösterir.

Hepsi “çalmayacaksın” der,

“Öldürmeyeceksin” der,

“Alay etmeyeceksin” der.vs.

Tüm inançların ortak zemini ahlaktır. Ahlakı ortadan kaldırdığınızda zemin çöker, inanç ta öğreti de yerle bir olur, üzerine kurgulandığı varlık zemini ortadan kalkar.

İnsanların namusu ile evine ekmek götürdüğü mesleği ile alay edilmez, ekmeği ile alay edilmez. Namusu ile zurna çalıp evine ekmek götüren kişi, hırsızlık yapıp, fakir fukaranın ekmeğine göz diken bürokrattan, bakandan, başbakandan, iş adamından çok daha onurludur.

Kişinin bir eylemini, bir söylemini eleştirmek gayet doğaldır, ama isimsiz ya da sahte isim arkasına gizlenerek eleştirmek korkaklıktır. Yazdığının arkasında duramayacak kadar aciz kişinin sözü, madem konu zurnaya evrildi, davulcu yellenmesinden öteye geçemez.

Evrensel bir hukuk kuralı vardır; bir şey yasak değilse meşrudur. Tüzüğün yasaklamadığı bir faaliyet içinde olan bir meslektaşı, bulunduğu konum ile eleştirmek olsa olsa kıskançlık olur. Kaldı ki, siyasi faaliyet içinde olan başka meslektaşlar da varken tek kişinin hedef alınması ibret vericidir.

İhraç konusundaki yanlışlık, her boyutuyla, ahlak ve yasalar kapsamında, tüzük ve medeni kanun kapsamında, meslektaşlık bağlamında sonuna kadar ve asgari ahlak ölçüleri içinde eleştirilebilir, eleştirilmelidir. Ama kalkıp evine ekmek götürdüğü mesleği ile alay edilirse bu çirkinliktir.

Bu sitede ihraçlar konusu eleştirilmiş, yanlışlığı vurgulanmış, ama kimsenin kişiliği, şahsiyeti hedef alınmamıştır. BU SİTE DOĞRUYA DOĞRU, YANLIŞA DA YANLIŞ DİYEBİLMEYİ, HATA VE YANLIŞLARIMIZA RAĞMEN İLKE EDİNMİŞTİR.

Ahlak ve Vicdan!

Ayrılmaz ikildir, biri varsa diğeri de vardır.

Yazan ve zemin hazırlayan, alet olanlar en hafif deyimiyle önce vicdan, sonra akıl ve ahlak süzgecinden geçirip, bir kere daha durum değerlendirmesi yapmalıdırlar.

Elbette akıl ve vicdan henüz iflas etmemişse!

Tüm meslektaşlarımıza refah ve huzur dolu sağlıklı günler dileriz.     

SİTE VE E.ASSUBAYLAR GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ