Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

Sayın Cumhurbaşkanı ,

 

Ülkede  uzun yıllar süren koalisyon dönemlerinden sonra  2002  genel seçimlerinde tek başına iktidar oldunuz  ve o yıllarda her ortamda sık sık dilinizden düşürmediğiniz söylem  şu idi ;

 

" Biz, Ezilenlerin , yok sayılanların , ötekileştirilenlerin , garip gurebanın  , fakir fukaranın  , zencilerin iktidarıyız " . 

 

Biz bu sözlerinizi unutmuş değiliz , ama siz çoktan unutmuşa benziyorsunuz  .

 

* * *

 

Belli'ki saraydaki  astronomik maaşlı onlarca danışman ülke gerçeklerinden zati-alinizi haberdar etmiyor  yada edemiyor (!) , demem o'ki , 17 -18 yıl önce söylediklerinizi sizde unutmuşsunuz ,

 

Siz inanmasanızda  ; İşte Yaklaşık on sekiz yıllık iktidarınızın ülkeyi getirdiği nokta ,

 

* * * 

 

İstanbul Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümü üçüncü sınıf öğrencisi
Sibel Ünli  ;  "' Gidecek yerim yok , yaşamaya değer hayatım da "'  notunu bırakarak intihar etmiş.....
Bıraktığı notta :
Yemekhane kartımda  sadece 1 liram kalmış, yemek alacak param yok ".

 

* * *

 

Yemek kartında sadece bir lira kaldığı için , gidecek yeri , çalışacak iş bulamadığı için canına kıyan üniversite öğrencisinin var olduğu ülkemde ,  " beş  milyon üç yüz bin  suriyeliyi ülkemde , üç milyon suriyeliyi ülkesinde  8 yıldır besliyoruz "  diyen  sarayın sözcüsü  İbrahim Kalın  acaba bu haberden haberdarmıdır , haberi varsa acaba hiç utanmışmıdır ? "

 

* * *

 

Din kardeşlerimiz dediğiniz , ülkemi sadece Devlet üretme çiftliği olarak  , kuluçka makinası olarak kullanan ,  , çıkarttıkları yasa dışı olaylar özellikle basından gizlenenlere  (!)  kendi vatandaşlarına asla sahip çıkmadığı kadar bunlara sahip  çıkan en tepeden en aşağıya tüm sorumlular  bilesiniz'ki  çaresizlikten canına kıyan "Sibel "ünli" nin vebali asla yakanızı bırakmayacaktır .

 

İnandığımız dinin peygamberi  demiş “ Komşusu açken, tok yatan bizden değildir”  diye ,  Bu sözleri düstur edinmediyseniz  ne demeye ülke yönetimine talip oldunuz ?

O halde Devlet niye var , kimin  için var?

 

Bir ülke düşünün'ki ;  Vatandaşları kendini suriyeli kadar değerli olmadığına inansın ,

 

Bir ülke düşünün'ki ; Çaresizlikten insanlar canına kıysın ,

 

Bir ülke düşünün'ki ; İnsanları  "yarın ne olacak"  kaygısı ile  yatağa  girsin ,

 

Bir ülke düşünün'ki ; Yurttaşları  bazı  TV. kanallarını  izleyince kendini İsviçre'de - Kanada'da - İsveç'te , bir başka TV.kanalını izleyince kendini Telabyatta - Resulayn'da  -  Haseke'de - Rakka'da yaşadığını sansın . 

 

Yazılı - görsel medyamız bile bu kadar ayrıştırıldı ,  Neden ?

* * * 

 

Ülkesi için askerlik yapmış , yıllarca vergisini ödemiş  şimdilerde işsizlikten Prim borcunu ve genel sağlık sigortasını ödeyemeyen beş milyon vatandaşımızın 1 ocak 2020 den itibaren sağlık hizmeti alamadığı  ülkemde , gerçek sayılarını  sizin dahi bilmediğiniz  suriyeliler  bu  hizmetten sekiz yıldır  bedava yararlanıyor'sa  ,  Sayıları meçhul Afganlılar  bütün ülkeye yayılmışsa ,  Afrikadan başkentin göbeğine binlerce aile gelmişse / getirilmişse (!) ,  

Daha açık gerçeği ,  Sınırlarımız yol geçen hanına dönmüşse ,

 

* * *

 

Yetmezmiş gibi doğuramayanlara'da ücretsiz tüp bebek tedavisi veriliyorsa  , 17 Yıllık iktidarınızda 16 milyon 832 bin yurttaşımız sosyal yardımlarla geçinmeye çalışıyorsa   " Biz ensar'ız " sözünüz   kendi vatandaşınıza değil , sadece suriyeliler için geçerlidir  sayın Cumhurbaşkanı .

 

Eminim'ki çok yakında Libyadan da yeni din kardeşleri getirmeye başlarsınız ,

 

* * *

 

Bir yanda açlıktan işsizlikten canına kıyan öğrenci - öte yanda  prim borcu yüzünden sağlık  hizmeti  alamayan  beş milyon bu ülkenin vatandaşı ,  diğer yanda yeni doğmuş cücüğüne tek taş yüzük takacak kadar şatafat düşkünü süslümanlar yaratıldı bu ülkede .

 

18 Yılda gelir dağılımındaki adaletsizlik  , 2002 de sarfettiğiniz sözleri çürütüyor ,

* * *

Ülke gerçeklerini  size ulaştırmayan / ulaştıramayan  danışmanlarınızı gözden geçirmenizi bir vatandaş olarak şiddetle öneririm ,

 

Ve , bu işe ;

 

" Mehdi gelecek , bizde bunun hazırlığını yapıyoruz "  diyen askeri  baş danışmanınız Adnan Tanrıverdi'den başlamanızı öneririm .

 

Sayın Cumhurbaşkanı , İnanın bana . . .

 

Ülke gerçekleri saraydan göründüğü gibi değil ,  dürbünün ters tarafından bakıyorsunuz  ülkeye  tam 18  yıldır .

 

18 Yılda Ülkemin geleceği  olan gençleri canına kıyacak kadar karamsar  yaptınız , 

 

Yapmayın  . . .

Ne demişti   Albert Camus : 

 

"  Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın ! " Daha ne desin . . .

 

2019'un bitmesine saatler kaldı , 31 Aralık saatler 24.00'ü  gösterdiğinde  efendilerin  , sahiplerin  hanesine yeni  cukkalar yazılacak  ve sonra sadece tazminatı  benim maaşımın iki katından fazla olan bu ağalar   2020'de de  bizlere "aile  türküsü" söylemeye devam edecek cümbür cemaat, sonra  yeni yılda  bir gurup Assubaya yemek ısmarlamak  , ardından da  gaz almak  için bir kez daha teşrif edecekler Etiler ordu evine ,
Aslında  o masada söylemek istedikleri, vermek istedikleri  mesaj  " Bakın , kıymetinizi bilin  sizinle aynı masaya  dahi  oturuyoruz  daha ne istiyorsunuz , size ne kadar değer veriyoruz görmüyor musunuz ?  sesinizi fazla çıkartmayın  ,  ! ! !  "   mesaj tam da bu .
 
Ya biz ?  
Biz  bir yıl daha uyutulduk , bir yıl daha kandırıldık , bir yıl daha aldatıldık , bir yıl daha yok sayıldık ,
 
2020 Yılı  bereketi ile geldi ,  kırk bir kere meaşallah meaşallah ,  hani yetmişinden sonra sarayda iş bulan biri demişti ya "Rabbim verdikçe veriyor"  diye , işte sizinki tam da bu .
  
Kime ?
 
Elbette ;  Bir ömürdür adalet arayan , kandırılan , her defasında  "Aileyiz" gazı  verilen ,  sen aslansın sen kaplansın diyerek sırtı sıvazlanan ,  özlük haklarında adı hiç olmayan ,  nimete gelince sen kimsin ? , külfete gelince göreve - ölmeye sıra gelince önden buyur edilen ,  öte yandan mıçtığı helasına varıncaya kadar ayrılıp cüzzamlı muamelesi yapılan  Assubaylara değil .
 
Ya kime ?,
 
Etiler ordu evinde  bu topluma gaz vermek için , sanki bu toplumun sorunlarını hiç bilmiyormuş gibi , sanki yıllarca bu toplumun en tepesindeki isim değilmiş gibi ,  sanki Mars'tan dünyaya yeni gelmiş gibi  28 ay ara ile iki kere toplantı yapıp sözüm ona dinliyormuş gibi davranıp , el elin eşeğini türkü söyleyerek ararmış  havasında dinleyerek  sonra da ,  "bizim siyasetle işimiz olmaz, bu sorunu halledeceğim"  aşısını Assubayların damarlarına itina ile zerk edenlere .
 
Öyle değilse, neyin nesi bu toplantılar ,  Amerika yeniden  keşfediliyor da biz mi bilmiyoruz ? ,  " Biliyorum " dediğiniz sorunlar  yüzlerce sayfa değil , hepi topu bir A4'e  sığacak kadar ,   
 
 
2020'nin bereketi üstlerine olsun , olsun ki  ağalar bu topluma yeni yeni aileyiz masalları anlatabilsinler ,
 
Malum, Etiler ordu evine ikinci toplantıya Maile teşrif etmişler idi , öyle ya inandırıcı olmak lazım ,  öncelikle bu toplumun  kendilerinin ciddiye alındığına inanması lazım , bu konuda son derece yetenekliler , 
 
Şüphesiz ki ;
Muhtemel üçüncü toplantıya çok daha hazırlıklı çok daha ikna kabiliyetleri gelişmiş ,  2020'nin ilk yarısında heybelerine doldurdukları tazminat adı altında cukkaların verdiği yüksek moral motivasyonu ile teşrif edecekler ,
 
Önceki gen.kur.bşk'nı ,  şimdiki savunma bakanı sayın Akar'ın  1 Ocak 2020'de heybesine doldurduğu 8639.90 tl makam+temsil tazminatının verdiği  keyif  ile , üstüne bir de  65 yaşına kadar  alacağı / aldığı   1368 tl kadrosuzluk tazminatı ekmek kadayıfının üstünün kaymağını tamamlamış oluyor,
 
Beraberinde teşrif eden kuvvet komutanlarının  2020  bir Ocak'a heybelerine atacakları cukka da azımsanmayacak kadar çok ,  meaşallah meaşallah ,  5759.90 tl makam+temsil tazminatı , üstüne  65 yaşına kadar alacağı / aldığı 1368 tl  kadrosuzluk tazminatı  kadayıfın kaymağını oluşturuyor ,  diğerlerini yazmıyorum ,
 
Şunu biliyorum ki ;
1 Ocak 2020'de Bir tuğgeneralin sadece aldığı   Makam+Temsil + Kadrosuzluk tazminatının toplamı , bugün birinci dereceden emekli olmuş bir Assubayın maaşından  fazla ,  işte gırtlakları yırtılırcasına "Aileyiz-biriz-bütünüz" masalını ısrarla söylemelerinin  altında yatan gerçekler tam da bu , taktik yıllardır  hiç değişmedi .   Assubayım Cambaza bak ! , boncuk şimdi kıçındaki lambayı yakacak . 
 
Bu toplum  1951'den beri cambaza baktırılıyor , biz cambaza bakarken ağalar malı çiğnemeden yutuyor ,
 
* * *
 
Bir de 2020'nin ikinci yarısı var ,
 
Hele hele Bir de bunun  2021 Yılı var ki sorma gitsin ,
 
Gen.kur.bşk'nının  2021   bir Ocak'ta alacağı sadece makam+temsil tazminatının  miktarı 9255 tl.  
Sadece bu  bile ; ikinci, üçüncü dereceden  emekli olan üç Assubayın maaşına denk neredeyse.
Belki de bu farkı düşündüklerinden olsa gerek kendini genel müdüre , Assubayı çaycıya benzetme  içgüdüsü ,
 
Oysa ;
TSK'da  1951'den beri adaleti tesis etmeyen sizden öncekiler ve sırası ile sizler  sessiz kalmaya devam ederek sadece günü kurtarır ,  iyileşecek yarayı kangren edersiniz .
 
Sayın Akar ,
 
Eğer samimi iseniz  bulunduğunuz makam ,  Sn.Cumhurbaşkanının  8 Haziran 2018 Kayseri komando tugayındaki verdiği sözü kendilerine hatırlatacak makamdır , bundan gayrısı  Sunay Akın'dan  çocuklara masaldan öteye gitmeyecektir ve   biz o yaşı çoktan geçtik .
 
  " Subay - Assubay et ve tırnak gibidir , ayrım yapılması imkansızdır " , buyuruyorsunuz gözümüzün içine baka baka , madem  öyle ise hiç bir sorun yok demektir , o halde ne demeye ordu evine gelip bu sorunu halledeceğim diyorsunuz ? kendi sözünüzle çelişmiyorsunuz ?
 
* * * 
 
Unuttunuz mu yoksa ;
 
 
15 Temmuz'da Çaycıya benzettikleriniz  özel kuvvetler komutanlığında ülkenin tarihini değiştirdiği saatlerde  ,
 
Genel müdüre benzettiklerinizin  bir kısmı İstanbul'da düğünde ters kelepçe ile , bir kısmı da  makamlarında paketlenmekle meşguldüler . . .
 
Gırtlağınızdan geçebiliyorsa gönül rahatlığı ile bu rakamlar ,    içiniz rahatsa , 
Ve de ,
Böyle bir tablodan sizin değil de bizim yüzümüz kızarıyorsa zaten işin çılkı çıkmıştır,koyverin gitsin
 
 
Bir yandan ; " Yukarı değil aşağı bakmalısınız  , Örneğin orta, lise arkadaşlarınızın hangi meslekleri yaptığını, ne kadar maaş aldığını araştırın "  diye buyuran  Komutan'la  ,  öte yandan  Assubayların lisans eğitimini engelleyen komutan  ne yazık ki aynı adamdır .
 
 
Önce  Assubaydan lisans eğitimini engelleyeceksin ,  sonra    MYO  emsal eğitimli diğer vatandaşların kazancı ile  kıyaslayacaksın ,  bu nasıl bir mantıktır ?  O zaman sormazlar mı adama  Ömer Halisdemir de Assubay MYO. mezunu idi ,  niye o  öldü de  başka bir iş yapan emsal eğitimli  sivil birisi ölmedi ? Bu nasıl bir düşüncedir ?  Sen  emsal eğitimli hangi sivile sonunda  ölüm olan bir emri verebilirsin ?  Ucunda ölüm olan bir mesleği hangi mantıkla emsal eğitimli ile bir tutarsınız ? ,  kaldı ki  örnek verdiğiniz emsal eğitimliden  yıllardır bir kademe geriden  göreve başlatırken ,  
 
İnsan ister istemez sorma gereği duyuyor ;
 
Bu kadar absürt düşünmenizin sebebi   Mürtedde boğazınıza takılan kemerin  bir müddet beyne oksijen gitmesine mani olmuş olmasından mıdır  acaba ?   Öyle'ya ,  7/24 görev yapan , bile bile ölüme giden  Assubayla  orta - lise arkadaşımızın ne kadar maaş aldığını kıyasladığınıza göre .
Aynı  kıyaslamayı biz de sizin  emsal arkadaşlarınızla   yaparsak üzülen taraf siz olursunuz ,
 
Mesela biz de  size şöyle sorsak ;
 
" Orta okulda birlikte çelik çomak oynadığınız ayni tahsile tabi sivil arkadaşlarınızdan bu gün hangisi  ALTI  çeşit tazminat alıyor sayın Akar ? " , 
 
Böyle bir örnek verdiğinize göre  49 Yıl hizmet ettiğinizi söylediğiniz TSK'da kimler ne iş yapar,  belli ki hiç ama hiç tanımamışsınız ,  Yazık o  49  yıla , hem de çok yazık .
 
Bilmem haberiniz var mı ?,
Assubaydan lisans eğitimini engellediğiniz ülkede ; 
Takı tasarımı - kuyumculuk - Su ürünleri , Ebelik , Bitki koruma , Moda tasarımı , Yiyecek-içecek işletmeciliği , Çizgi film tasarımı , Dijital oyun ,  Kanatlı hayvan yetiştiriciliği ,  Tarla bitkileri , Mücevher tasarımı  ve onlarca bölüm lisans eğitimi veriyor ,   Bu durumdan hiç mi rahatsız olmuyorsunuz ? Yoksa  korkunuz eğitimli Assubay mı  ?
 
Peki ,  Assubayın   lisans eğitimini engelleyen   sizler,
İki yıl -  Üç yıl okuduğunuz Harp okulundan  nasıl oldu da bir gecede  lisans mezunu sayıldınız ?
 
İşte sizin aile dediğiniz kurumun hali ; 
 
* Ayrıcalıklı yaşam size - yoksulluk  bize ,
* 6 Çeşit tazminat size - gazoz kapağı  bize ,
* Yetki size - sorumluluk bize ,
* Saltanat size - ırgatlık bize ,
* Şehzadelik size - kapı kulluğu bize ,
* Hayat size - şehitlik bize ,
* Masal anlatmak size - dinlemek bize ,
* Ağalık size - marabalık bize ,
* Ballı kaymak size - kuru ekmek bize ,
* Maaşın %85 i size - % 50 si bize ,
* Helikopter ile piknik size -  4 yumurtaya 6 ay hapis bize ,
* Beyaz adamlık size - kunta kintelik bize ,
 
Hadi şimdi afiyet olsun  altı çeşit tazminat ,  ailenin (!)  beyazlarına .
 
* * *
(Not. Rakamlar için sn ; Fahrettin Bağrı'ya teşekkür ederim .)

Hani , sabah akşam  "TSK; Subay - Assubay bir bütündür, biz bir aileyiz "  gazı pompalıyorlar'ya ,  

Hani , bizi ninnilerle uyutuyorlar'ya ,

Hani , bizi et'le - tırnağa benzetiyorlar'ya ,
Hani , damarlarımıza uyuşturucu zerk eder gibi " birlik - bütünlük "  narkozu zerk ediyorlar'ya ,
Hani , gaz almak için cenazelerimize görev icabı geliyorlar'ya ,
Hani , şehit Assubayın arkasından " kahraman silah arkadaşımız " diyorlar'ya ,
Hani , dirisine vermedikleri değeri , ölüsüne veriyorlarmış gibi yapıyorlar'ya ,
Hani , elimizdeki ekonomik imkanlar sınırlı diyorlar'ya ,
Hani , size verirsek başkalarıda ister  diyorlar'ya ,
Hani , çalışmalar devam ediyor,  az kaldı  diyorlar'ya ,
Hani ,  "biz istedik, hükümet vermedi" diyorlar'ya ,
Hani , herkes Assubaylarımızın  öneminin ve değerinin farkında diyorlar'ya ,
Hani , Assubaylar için " teknik , idari ,komuta konusundaki rolleri yadsınamaz , hiç bir şekilde gözardı edilemez " diyorlar'ya ,
Hani , Subayı , Assubayı , uzman erbaşı ve kuvvet komutanlıklarıyla bir bütün   diyorlar'ya ,
Hani , bütünün bir parçası Assubaylar  olmazsa olmaz  diyorlar'ya ,
Hani , işleri düşünce " şefim- hocam- ağabey " diyorlar'ya ,
Hani , kahramanı Assubay yapmışız , haini general  diyorlar'ya ,
Hani , "artık sizin muhatabınız biz değiliz, hükümettir "  diyorlar'ya ,
Hani , Pilot açığını kapatmak için "F-16 ları assubaylara verin " diyorlar'ya ,
Hani , "Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır "  diyorlar'ya ,
Hani , işleri düşünce kendilerinin yerine Ömerleri ölüme gönderiyorlar, sonrada kahraman ilan ediyorlar'ya ,
Hani , tazminatlar konusunda haklılar onunda muhatabı biz değiliz siyasi iktidar  diyorlar'ya ,
Hani , ordu evlerine gelip  " bizim siyasetle işimiz olmaz, bu sorunu halledeceğim "   diyorlar'ya ,
Hani ,TSK ;  "subay - assubay bir bütündür, biz bir aileyiz"  diyorlar'ya ,
Han , kendilerinin gitmediği dağ başına assubayı   "komutan "  diye gönderiyorlar'ya ,
Hani , mevzu Assubay olunca TSK'nın itibarından bahsediyorlar'ya ,
Hani , " tüm assubaylarımızı emsallerinin seviyesine çıkarıyoruz , MYO mezunu assubaylar 9/2 , lisans mezunu assubaylar 8/1 den göreve başlatılacak"  diyorlar'ya ,
Hani , Başbakan sıfatı ile Malatya - Konya mitinglerinde  assubaylara hitaben  "bizim sözümüz senettir"  diyorlar'ya ,
Hani , Şehit assubayın evinden  "müjdeyi bizzat ben vereceğim " diyorlar'ya ,
Hani , " Assubayların  yaptığı görev çok önemli , tazminatlar ve göreve başlangıç dereceleri konusunda mutlaka çalışma yapacağız" diyorlar'ya ,
Hani , Tee  serhat Kars'dan  " mesaj alındı " diyorlar'ya ,
Hani , "assubaylar için bu defa iş tamam "  diyorlar'ya ,
Hani " assubay intiharları bulaşıcı "  diyorlar'ya ,
* * *
Hani , hani ;
44 yıl sonra 2019 da dahi savunma komisyonunda  gözümüzün içine baka baka  "cek - cak"lı cümleler kuruyorlar'ya ,
Vallahide, billahide, tillahide  doğruyu söylemiyorlar  ,
 
Niyemi ?
 
Efendiler ,
1976 yılında 21 yaşında gencecik bir Assubaydım  siz ,  masalcılardan ilk masalı dinlemeye başladığımda , 
 
Bu gün  65 yaşımdayım  , 17 yaşında bir torunum var ve  siz  masalcılar hala aynı masalı anlatıyorsanız  ,
 
Devam ediyor dediğiniz  çalışmalar  44  yıldır neticelenmemişse  , 
 
Kendinize istediğinizde  teke'den süt sağabiliyor , güneş batıdan doğuyor , dereler tersine akabiliyorsa ,
 
Bu zaman içinde kendinize  hangi tazminatları  kotardığınız   kabak gibi ortadaysa ,
  
" Çalışmalar devam ediyor "  sözünü ilk duyduğum yıl doğan çocuklar bu gün  44  yaşına geldiyse  ve bu güne kadar bir arpa boyu yol  kat edilmediyse ,
 
Bunun tek bir açıklaması vardır.
 
Efendiler , bu topluma   " doğruyu söylemiyorsunuz "  diyorum .
 
Evet  evet  ,
 
Doğruyu  söylemiyorsunuz . 
Artık biz söylemekten utanıyoruz ,
 
Et kokarsa tuzlanır , Ya tuz kokarsa ?
 
Ve , siz tuzu kokuttunuz ,
Yalan söylüyorsunuz desem suç olur   . . .

Genkur. bşk' lığında devam eden çalışmalar (!)  MSB' lığındada devam ediyor(muş) , peki ne zaman sonuçlanacak , balık kavağa çıkıncamı ?

* * *
Vaz geçin hacı abi ,

Assubay toplumuna asla dürüst olmayıp dürüst gibi davranmaktan vazgeçin ,
Aileyiz masalını dilinizden düşürmeyip , Tsk'nın % 70 ini ötekileştirip yok saymaktan , cüzzamlı muamelesi yapmaktan vaz geçin ,

Tsk'yı züğürt ağanın  " Haraptar " köyünü yönetir  gibi yönetmekten vaz geçin , ne siz Şener Şen'siniz ,  nede biz Erdal Özyağcılar'ız , nede TSK sizin köyünüzdür ,
MS komisyonunda gözümüzün içine baka baka " çalışmalar devam ediyor " masalından vaz geçin ,

Aile'yiz gazeli okuyup , öte yandan çaycı yakıştırması yapmaktan vazgeçin ,

Bir yanda Mürtet'de boğazınıza takılan kemerin izlerini gösteren fotoğraflar kabak gibi ortada iken ,  öte yandan kapatılan askeri mahkemeler yerine tel örgüler ardında  sudan sebeplerle  yüksek disiplin kurulu vasıtası ile insanların ekmeği ile oynamaktan vazgeçin,

Bizleri silah arkadaşı değilde rakip görmekten vazgeçin ,
Nimette - külfette adil olmamaktan vaz geçin ,
Başınız sıkışınca, işiniz düşünce Assubayın sırtını sıvazlamaktan , gazını almaktan vaz geçin ,
Tsk'da hiyerarşi bozulur korkusu ile bizleri maddiyatla terbiye etme düşüncenizden vaz geçin ,
Günümüz Bilgi - teknoloji çağında  kabağın dahi 6 ayda yetişmediği ortamda  6 ayda assubay yetiştirme ısrarınızdan vaz geçin ,
Assubayların lisans eğitimini engelleyen karnınızdaki birinin kuyruğu diğerine değmeyen  kırk tilkiden vaz geçin ,
Zabitin dirisinin ölüsünün  çeşit çeşit tazminat aldığı ortamda bize bütçe imkanları, memleketin içinde bulunduğu durum, size verirsek başkalarıda ister gazelinden vaz geçin ,

Verdiğiniz kıçı kırık tabancaların değişiminde dahi ayrım yapmaktan vazgeçin ,
İçinizde  halen yaşayan  "netekim kenanın"  zihniyetini beslemekten vaz geçin ,
Verilen sözlerin yerine getirilmemesi  iradesizliğinden vaz geçin ,
En önemlisi de  vakit geldiğinde kul hakkı ile musallaya yatma arzunuzdan vaz geçin ,
El birliğiyle yok ettiğiniz aidiyet duygusunun ruhuna el fatiha demekten vazgeçin ,
"Bu iş para için yapılmaz" deyip öte yandan altı çeşit tazminatı cukkalamaktan vaz geçin ,
Dağlara taşlara " güçlü ordu güçlü  Türkiye " yazınca  sözle bunun  gerçekleşmeyeceğini anlamama ısrarından vaz geçin ,
1951 den beri  adı kanunda siz zatiallleriniz yardımcısı denilen bu topluma üç maymunu oynamaktan vazgeçin ,
Şehit assubay cenazelerinde en ön safta yer alıp timsah gözyaşı döküp  zerre olmayan hakkınızı helal etmek riyakarlığınızdan vaz geçin ,

Evinde karısından bir bardak su isteyemeyenlerin , Birliklerde kendini padişah sanıp  mobing den canına kıyan onlarca assubayın  vebali  altında kalmaktan vaz geçin ,

"Her olayda suçlu mutlaka bir assubay " dır önyargınızdan  vaz geçin ,
Oyak'a azınlığın çoğunluğa tahakkümünden vaz geçin ,
68 yıldır nalıncı keseri olmaktan vaz geçin ,
Söylem ve eyleminizdeki tutarsızlığınızdan  vaz geçin ,
Bu topluma karnınızdan konuşmaktan  vaz geçin ,
Kendi imkanları ile gizli saklı lisans eğitimi alan Assubaylar sınava girmesin diye özellikle sınav günlerine  tatbikat planlamaktan vaz geçin ,
"Siz ve biz  et'le - tırnak gibiyiz"  diyerek kendinizinde inanmadığı sözler söylemekten  vaz geçin ,
Lafla peynir gemisinin yürümediği  1951 den beri aşikar, bu ısrarınızdan vaz geçin ,
" kamuda en eşitlikçi yer tsk'dır" gazeli okumaktan  vaz geçin ,
Bütün bunların üzerine  milli savunma komisyonunda insanların gözünün içine baka baka ninni söylemekten , sonu  cek - cak  ile biten cümleler  kurmaktan  vaz geçin ,
Seyircisi Assubaylar olan ,  1951 den beri kapalı gişe oynayan  orta oyunundan vaz geçin ,
* * *
Vaz geçin hacı abi , 
Ayrıştırıcı - ötekileştirici değil birleştirici olun , Peygamber ocağına bu kötülüğü yapmaktan vaz geçin ,
Makam, yıldız  egosunun adaletin önüne geçmesinden vaz geçin ,
Tüm  kurumun  değilde, sadece şahsi çıkarlarınızı gözetmekten vaz geçin ,
Umut tacirliğinden , ilizyon'dan , abraka-dabra'dan vaz geçin , 
Herşeyden önce umreye gittiğiniz kutsal toprakların  yüzü suyu hürmetine  bu topluma 68 yıldır doğru söylememekten vaz geçin ,
Yüz sürdüğünüz Kabede   kul hakkı yediğinizi idrak edip ,  Peygamber ocağında Hz. Ali  adaletini sağlayamadığınızı , verdiğiniz sözü yerine getirememenin ezikliğini yaşayarak  hiç olmazsa  çalışmalar devam ediyor gazelinden vaz geçin ,
Bu kafayla sadece kul hakkıyla gidersiniz ,  bilesiniz'ki  sadece onun affı yoktur ,
Biz sizi biliriz , siz bizi ,
TSK. Tarihinde bize karşı  asla dürüst olamadınız , hiç olmazsa kendinize karşı  olun , 
Balığın kavağa çıkma ihtimali hiç yok , çalışmalar devam ediyor diye zorlamayın kendinizi ,
3 Aralık 2019 da Eskişehir'de bir gurup emekli Assubay arkadaşımızın  bu toplum adına yaptığı basın açıklamasından kendinize pay çıkarmadıysanız , yüzünüz kızarmadıysa vede bu topluma şehla bakmaya devam edecekseniz  hepten vaz geçin ,
Tuzu kokuttunuz tuzu , vaz  geçin ,
Mesele birlik - bütünlükse ,
Sırf  bu topluma karşı olmak için şeytanla aynı çuvala girmekten vaz geçin , 
Vaz geçin hacı abi  . . . 
 

* 81 Yılda bir ilk ; Seksen iki milyon vatandaşın ortak değeri olması gereken  ,  bu ülkenin kurucu lideri Atatürk'ün  10 kasımda anıt kabirde anma törenlerini provoke  ederek'mi ? ,

 * Atatürk'e , İnönü'ye  " iki ayyaş " deyip , "Keşke yunan galip gelseydi " diyeni hastanede ziyaret ederek'mi ? ,
 
* Çamlıcaya 110 milyon dolara camii yaptırıp , 50 Milyon dolar için Tank palet fabrikasını katar'lılara satarak'mı ?  ,
 
* 2006 Yılında yerli tohumu yasaklayıp , çiftçi yi hibrit tohuma mecbur ederek ,  yerli tohum satan çiftçiye 20.000 tl ceza vererek'mi ? ,
 
* Ülkedeki şeker fabrikalarını satıp yerlerine yeni cezaevleri yaparak'mı ? ,
 
* Atanan bakanların  ve yedi sülalesi ücretsiz sağlık hizmeti alacakken  , ben bir aspirin yazdırmak için üç çeşit katkı payı vererek'mi ? ,
 
* Dört milyon suriyeliyi ülkemde üç milyon suriyeliyi ülkesinde besleyip , memleketin çeşitli illerinde  açlıktan yokluktan canına kıyan  vatandaşları  görmezden gelerek'mi ? ,
 
* Türk vatandaşları yoksulluktan intihar ederken yüzbinlerce ton gıdayı  suriyelilere hibe ederek'mi ?  ,
 
* İçimize yerleştirdikleri sayıları belli olmayan " suriyelileri ülkelerine geri göndermeyeceğiz " diyerek'mi ? ,
 
* Ülkemde yaşayan suriyeli sayısını 12 Avrupa ülkesinin nüfusundan fazla yaparak'mı ? ,
 
* Kendi vatandaşına suriyeli kadar değeri olmadığına inandırarak'mı ? ,
 
* Ülkemde Faturalarımı ödeyemiyorum diyerek kendini yakan ,  çocuklarını ısıtamadığı için kendini asan anne varken , devletin parası ile muhtarları ispanyaya tatile , umre ziyaretine  göndererek'mi?  ,
 
* Türkiyede ticaret yapan suriyelilerin yıllık kazancını  3.6 milyar dolara (!)  çıkartarak'mı ? ,
 
* Kendini "Milliyetçi muhafazakar parti olarak tanımlayan partinin (MHP)  suriyelilere vatandaşlık verilmesine destek olarak'mı ? ,
 
* Kayseri müftülüğü aracılığı ile  20 tır gıda vs. yardımı  kendi yoksul , yardıma muhtaç vatandaşları dururken suriyeye göndererek'mi ? ,
 
* Kendi tarihi binasında oturan iller bankası genel müdürlüğünü yıkıp yerine camii yapıp , bankayı  kiraya çıkartarak'mı ? ,
 
* Geçme garantili köprüler  -  yollar , uçma garantili hava alanı , hasta (müşteri !)  garantili hastaneler  yaparak'mı ? ,
 
* 8 Milyon 623 bin vatandaşını yeşil kart sahibi olacak kadar dar gelirli yaparak'mı ? ,
 
* Battı denilen iskandinav ülkelerinin emeklisi emekli maaşı ile dünyayı gezerken , memleketimin emeklisi  üç kuruş ucuz olsun diye sabahın köründe  halk ekmek bayisi önünde sıraya girerek'mi ? ,
 
* 8 Milyondan fazla kişinin  antideprasan kullanmasına sebep olarak'mı ? ,
 
* 2002 de 130 milyar dolar olan dış borcu 2019 da 453 milyar dolara çıkartarak'mı ? ,
 
* Bu güne kadar 21 milyon vatandaşı icraya düşürerek'mi ? ,
 
* Ülkede 17 yılda  yaklaşık 17 Milyon yardıma muhtaç insan yaratarak'mı ?  ,
 
* Son 17 yılda  21 milyon işsiz yaratarak'mı ? ,
 
* Kamu kurumlarından T.C yi kaldırarak'mı ? ,
 
* Okullarda andımızın okunmasını  yasaklayarak'mı ? ,
 
* Cumhuriyetin ilanından bu güne kadar yapılan ne varsa tamamını satarak'mı ? ,
 
* Bir zamanlar  kendi kendine yeten ülkeyi , saman dahil her şeyi ile dışa bağımlı yaparak'mı ? ,
 
* Ülkemi dünya sağlık sıralamasında  53. sıraya gerileterek'mi ? ,
 
* Üniversite mezunu işsizlerin sayısı 15 yılda 10 kat artırarak'mı ?  ,
 
* Ülkeyi işsizlikte dünya üçüncüsü yaparak'mı ? ,
 
* % 27.4 ile  Cumhuriyet tarihinin genç işsiz rekorunu kırarak'mı ? ,
 
* Son iki yılda doğalgaz fiyatını % 62 artırarak'mı ? ,
 
* Kişi başı sağlık harcamalarını  2030 tl'ye çıkartarak'mı ? ,
 
* OECD'nin daha iyi yaşam endeksinde ülkemi sondan üçüncü yaparak'mı ? ,
 
* Ülkem emeklisinin %48 ini çalışmak zorunda bırakarak'mı ? ,
 
* EYT  İçin  " asla yokum deyip , suriyeliler için 40 milyar dolar harcadık , yine harcarız "  diyerek'mi ? ,
 
* Tüpçüye Ziraat bankasından bir kalemde 700 milyon dolar krediye "olur" verip, Tank-palet fabrikası modernizasyonu için gerekli 50 milyon doları sorun ederek'mi ? ,
 * Kaz dağlarında altın arama adı altında ülkenin en büyük çevre katliamına göz yumarak'mı ? ,
 
* Son sekiz yılda ülkemi mülteci cennetine çevirerek'mi ? ,
 
* Binbir çeşit vergiler yüzünden her gün yüzlerce küçük esnaf kepenk kapatırken ,iş yeri açan suriyelilerden vergi almayarak'mı ? ,
 
* 17 Yıllık iktidarları  boyunca ibreti alem için tek bir fabrika açmayarak'mı ? ,
 
* Dünya mutluluk sıralamasında 156 ülke arasında ülkemi 79. sıraya gerileterek'mi ? ,
 
* "Türklük şuuru lazım ,  milletimiz ölüyor suriyelileri Türklerin sırtından indirin artık vatanlarına dönsünler , hiç birine vatandaşlık verilmesin " diyerek   son günlerdeki intiharlara tepki gösteren eski akp'li vekili  partiden  ihraç ederek'mi ? ,
 
* 17 Yıl önce müslüman değilde sanki ineğe tapıyormuşuz gibi    Kahramanmaraş Belediye Başkanı Hayret Güngör’ün Trabzon ile ilgili söylediği, “Trabzon’u biz Müslüman Yaptık” diyerek'mi ? ,
 
* Gümüşhane'deki   12 bin yıllık doğa harikası dipsiz gölü Roma lejyonunun definesini aramak adına  yok ederek'mi ? , 
                                        
* Açlık sınırının  2150 lira olduğu ülkemde , "bin liranın altında emekli maaşı yok" diyerek'mi ? ,
 
* " Emekli maaşları insani düzeyde hayat sürebilecek seviyeye çıkarttık "  deyip aklımızla dalga geçerek'mi ? ,
 
* Cumhur başkanı maaşı ile (81.250 tl ) asgari ücret (2020 tl ) arasındaki farkı   40  kat yaparak'mı ? ,
 
 *  11 Tane uçak + 21 tane makam aracı için ülkenin itibarı deyip , yoksulluktan canına kıyanları görmezden gelerek'mi ? ,
 
En önemliside ;
 
17 Yıllık tek başına iktidarın 2019 sonunda ülkenin halinin bu günkü özetini yapmış sayın Cumhurbaşkanı  ,  
 
Tarih ; 2002  RTE ;  " Benim vatandaşım çöpten rızık topluyorsa , pazarlardan atık topluyorsa , meydanlar  ' açız' diye bağırıyorsa ,ev kirasını elektiriği  suyu ödeyemiyorsa , %25 i  açlık sınırının  , % 50 si yoksulluk sınırının altındaysa ülkeyi bu hale mevcut hükümet getirmiştir" .
 
( Sayın Cumhurbaşkanı  farkında olmadan aslında 17 yıllık tek başına iktidarının özetini yapmış ) ,
 
Akp iktidarının  2002 den 2019 a  kadar son 17 yılda  50.378 kişi hayatına son vermiş , her sene ortalama  2963 vatandaş canına kıymış , 
 
 Bir  lokma bir hırka felsefesinden yola çıkarak yeni doğmuş cücüğüne  tek taş yüzük takacak kadar evrimleşen görgüsüz süslümanlar  yaratıp , öte yandan   bir lira hela parası vermemek için çarşıda pazarda beleş hela arayan emekliler  yaratarak'mı ? ? ? , 
 
Ve ;
 
RTE ; " Akp'in kitabında Türklük yok" diyerek'mi  ,   A.Gül  ; "Türklük şart değil " diyerek'mi  ,  A. Davutoğlu ; " Türklük anayasadan çıkartılacak"  diyerek'mi  ,   Y. Aktay ; "Türk diye bir ırk yok " diyerek'mi ,   A.  Babuşçu ; " AKP  ile  Türk olmaktan kurtulduk " diyerek'mi  ,   M. Metiner ; " Kahrolsun Türkçülük " diyerek'mi ,   M. Şimşek ; "Arap kökümüze dönmeliyiz "  diyerek'mi ? ?  ?
 
İyiki yerli ve milliyiz ,
 
Ya , bide olmasaydık ?

Kendi maaşını   2020 de  % 9 zamla  81.250 tl yapacak olan sayın Cumhurbaşkanı  sığınmacılara  bu güne kadar harcadıkları  kırk milyar dolar yetmezmiş gibi şimdide güvenli bölge de 100- 150 m2 bahçesi olan 250-300 m2 lik evler yapmayı planlıyor ,  böylesi devasa bir proje için avrupadan - dünyadan  umduğunu bulamayan sayın cumhurbaşkanı bu işide Türkiyenin tek başına yapacağının alt yapısını hazırlıyor ,

Sebep ?,

" İşte Türk milleti budur, görün"  demek içinmiş ,  öyle görünüyorki, Batının sadece sırtımızı sıvazlaması karşılığında bir kırk milyar dolar daha cebimizden çıkacak ,  bu uğurda seslendirmeye başladıkları yeni vergi paketi yolda,

Sorum şu ;

Herhangi bir Avrupa ülkesine mülteci olarak giden bir Türk'e , geri dönmesi için gittiği ülke Türkiyede   250-300m2 lik ev verirmi ?

 

Türkiyede her üç haneden biri  kiracı iken , önceliğin  kendi vatandaşını ev sahibi yapmak olmalı iken  bu nasıl bir suriyeli aşkıdır'ki kendi vatandaşınız onlar kadar değerli olmadığına inansın ,   en iyisi oldu olacak güvenli bölgeye (!) yapmayı düşündüğünüz 250-300m2 lik evlere  biz gidelim onlar ülkede kalsın ,

 

Sözcü İbrahim Kalın beyan ediyor ;

 "4 milyona yakın Suriyeliye ev sahipliği yaparken, 3 milyon Suriyeliye de kendi ülkelerinde yardım ediyoruz" .

  

Yedi milyon  suriyeliye 8 yıldır harcanan paranın bütçeye getirdiği yükü açıklayamayanlar ,  emeklinin üç kuruş maaşının,  verdikleri  üç kuruş bayram ikramiyesinin bütçeye yük olduğunu yüksek sesle dillendirebilmektedirler,  yazıklar olsun .

Türkiye'de yaşadığından şüphe duyduğum Türkiye istatistik kurumu yetkililerinin sokaktaki gerçek enflasyondan bi haber olarak açıkladığı rakamlarla memuruna emeklisine % 4+4 ü  , işçisine  % 3+3 ü layık görenlerin belliki çarşı - pazara yolları hiç düşmemiş,

Belliki üç kuruş daha ucuza alma düşüncesi ile  pazara gitmek için havanın kararmasını bekleyen vatandaşlarla hiç karşılaşmamış ,

 

Bu şartlarda maliye bakanının ; " Akp sayesinde Türkiyede her hanenin geliri tam 3 kat arttı " demesi aklımızla dalga geçmenin bir başka yolu olsa gerek ,  belliki bakan aslında kendi hanesini kast ediyor ,

 

Türkiyeye gelen suriyeliler  savaştan kaçan değil , emperyalistlerin planı dahilinde Türkiyeye getirilenlerdir , uzun vadede Türkiyenin demografik yapısının değiştirilmesinin yapı taşlarıdır , bunun en büyük kanıtı  yedi yılda yarım milyondan fazla yeni doğan suriyelilerdir ve bu rakam Türkiyenin bir çok ilinin nüfusundan fazladır ,

 

Din kardeşiyiz  edebiyatından vazgeçin , mesele çok daha vahimdir,  

Arap ülkesi Lübnan'ın Ürdün'ün  dahi entegre olamazlar diye ülkelerine geri gönderdikleri suriyelileri geri göndermeme sevdasının anlaşılması mümkün değildir ,

Çin'den 3,5 milyar dolar borç alan ülkenin bu şartlarda suriyelilerin tamamını  geri göndermeme ısrarını  anlamak mümkün değildir , 

Güvenlik sorunu kalmamışki , dini bayramlarda ülkesine tatile gidebilen suriyelilerin geri alınmasını anlamak mümkün değildir ,

Merkez bankasındaki "kara gün akçesi"nin dahi kullanıldığı ortamda güvenli bölgeye tek başımıza suriyelilere  250 -300 m2 evler yapma isteğini anlamamız hiç ama hiç  mümkün değildir .

 

Rusya  yıllardır hayali olan sıcak denizlere inip Suriyede en büyük üssünü kurdu ,

Amerika suriyedeki petrol bölgelerini ele geçirdi ,

Çin'in Suriyeye balistik füzeler dahil sattığı silahlar ortada , asla bölgeyi boş bırakmayacak ,

 

Ya biz ?,

Bizde kırk milyar dolarımızdan olduk , birde o kadar daha harcamaya gönüllü olacağız,  bumu  barış pınarı harekatının bize getirisi , ya verdiğimiz o kadar şehit ?

 

Ve biz  bu ortamda ;

Ocak 2020 de 81.250 tl maaş alacak olan sayın cumhurbaşkanından  8 haziran 2018 de kayseri komando tugayında bu topluma vermiş olduğu sözü yerine getirmesini bekliyoruz .

 

Bu güne kadar suriyeliye harcadığınız  ve  dahada  harcamayı düşündüğünüz paranın birçok proje  ve  Assubayların taleplerinin kaç katı olduğunun hesabınıda siz yapın sayın Cumhurbaşkanı ,

 

Dünya mutsuz ülkeler sıralamasında  ülkemin  79. sıraya gerilemesinde 17 yıllık iktidarınızın emekleri (!) asla yadsınamaz ,

Emeklilik üzerine yürütülen araştırmada, Türkiye 37 ülke arasında sondan üçüncü sırada yer alıyorsa 17 yıllık emekleriniz (!) asla inkar edilemez ,

 

Ve bu şartlarda hala önceliğiniz suriyeliler olduğuna göre ,

Çok yakındır ;

Suriyelilere kaynak bulmak adına soluduğumuz havadan vergi alınması , 

Az kaldı , Ha gayret . . .

 

 

 

 
Fotoğraf açıklaması yok.
Bir komutan yakın geçmişte birliğin birine ziyarette bulunur , 
 
Ve , derki ;   
 
Subay subaydır, astsubay astsubaydır.  İkisinin de ayrı bir mesleği ve ayrı bir görevi vardır.  Bunlar karıştırılmasın! Elimizdeki ekonomik imkanlar sınırlıdır , Şu andaki durumunuzu ön kabul olarak kabullenmelisiniz ,  Herkes vazifesi neyse onu yapacak ve ona göre de rahatlayacak , Hepimiz memuruz.  "  .
*  *  *
Sonrada ,
 

Neredeyse gırtlakları yırtılırcasına ;


"TSK: Subay - Assubay bütündür, biz bir aileyiz" derken .   az daha zorlasalar eminimki  kendileride inanacak bu söze , 
Oysa dürüst olup ;  beyinlerinin içindeki gerçek düşüncelerini yüksek sesle dillendirseler  söylemek istedikleri tamda şu . 
 
" TSK ; Subaylar ve diğerlerinden ibarettir , bizler TSK'nın Beyazlarıyız, sizler siyahlarsınız ,  kara derililersizin ."  
Beyniniz ,  zihniyetiniz , kafa yapınız 1700 lü yılların ABD'sinde Beyaz adam iken ,  sizden gayrısına "Kunta-Kinte" olarak bakarken ,  karnınızdaki kırk tilkinin kuyruğu birbirine değmezken   öte yandan ,
Karizmayı düzeltmek adına dağlara taşlara "Güçlü ordu - güçlü Türkiye"  yazınca  sorunu çözmüş oluyorsunuz öylemi ?, memlekette kum kalmadı kafanızı gömecek , 
Elinizdeki ekonomik imkanlar kimler için sınırlı  bay komutan ? ,  " Biz ne verirsek o,  başka sesinizi çıkartmayın'mı  "  demek istiyorsunuz ?,
 
Hepimiz memuruz , Hangi hepimiz , Hangi Memur ?  657 mi - 926 mı ? , Kim 657 , Kim 926 ?
 
O halde şu soruları   sormamız gerekiyor,
 
1 ) Madem "Elinizdeki ekonomik imkanlar sınırlı , neden Etiler Ordu Evinde  bu sorunu halledeceğinizi söylediniz ?, maksat o an günü kurtarmakmıydı ? , O konuşma haklılığımızın kabulü değilmi  Paşam ? ,
 
2 ) Sizin tabiriniz ile, madem "Aileyiz ", vede elinizdeki ekonomik imkanlar sınırlı, o halde  " Aile (!) " olmamıza rağmen neden sadece sadece siz altı çeşit tazminatı cukkalıyor ? ,
 
 Sınırlı dediğiniz Elinizdeki ekonomik imkanlar,  sadece Assubaya gelince'mi ortaya çıkıyor  Komutan ?,  Bak o zaman , Hükümet kimlere ne zaman hangi güzellikleri sorunsuz yapmış ,
Pilotlara - Koruculara - Yargı mensuplarına - Akademisyenlere -  Sağlık çalışanlarına - Emniyet mensuplarına - Eğitimcilere - Muhtarlara - Evinde hasta bakanlara - Çalışan annelere - Torun bakan babaanne, anneannelere -  Küçük esnafa , İspanya'ya tatile - Arabistana Umreye giden muhtarlara ( Daha bu listede, birkaç yıl erken fötörü giymek için 60.000 tl'ye varan paralar ödenen temayüz etmemiş albaylar yok . ),  
Demekki mesele " Elinizdeki ekonomik imkan meselesi değilmiş "  değilmi sayın Bakan ? ,
3 ) Madem ülkenin ekonomik imkanları sınırlı, neden sadece siz maaşının % 85 i ile fötörü giyiyor ? ,
  
4 ) AYİM'in  1981 de buyurduğu gibi  , Zatiailinizin   buyurduğu gibi , Necdet Özel'in buyurduğu gibi  Madem hepimiz Memuruz, o halde şunu sormak hakkımız değilmi sayın Akar ? ,
 
Assubay Ömer Halisdemir'de memurmuydu ?, Memur'sa ,
 
Elindeki- belindeki silahla işi neydi ? ,  Ne diye emirle ölüme gönderildi  henüz kırk ikisinde ? ,
 
GEN.KUR.Sitesinden kahramanlıklarını bizzat duyurduğunuz Volkan Assubay'da Memur'muydu ? , eğer memur'sa , onun gibi dağ başında teröristlerle savaşan bildiğiniz, tanıdığınız kaç memur daha var ? ,
 
5 ) Sırtında 30 kg. teçhizatla günlerce dağlarda terörist kovalayan , postalını günlerce ayağından çıkartamayan , günlerce evine gidemeyen tanıdığınız bildiğiniz kaç tane  "memur"  var  Hulisi bey ?,
 
6 ) Hava kuvvetlerindeki Uçak - Helikopter - Silah - Araç ve gereçlerin Bakım,arıza,onarım işlerini yapanlar , uçakları uçuşa hazırlayıp gönderenler, her türlü ikmalini yapanlar ,  o uçaklara her türlü silah - mühimmat yüklemesi yapanlar ,  kademede araç gereç bakımlarını yapanlar , uçağın hidroliğini - yağları kendine "parfüm" edinen bildiğiniz tanıdığınız kaç tane memur var Hulisi bey ? ,
 
7 ) Tank'ın - Top'un - Zırhlı araçların bakım arıza işletmesini hangi memurlar yapıyor ? Deniz kuvvetlerinde her türlü teknik işleri  657 ye tabi  , 9.00 -17.00  çalışan memurlarmı yapıyor Hulisi bey ? ,
 
8 )  Assubaylar buyurduğunuz gibi Memur'sa,  neden 09.00 - 17.00 arası çalışmazlar ,  Neden "Makosen " değilde Postal giyerler , neden Askerin mesaisi 24  saattir buyurursunuz ? ,  
 
Assubay  Memurmudur - Askermidir ,  bi deyin  hele Hulisi bey , Necdet bey ?
 
9 ) Hangi memur  24 saat esasına göre ayda 3 - 4 nöbet tutar ? ,
 
10 )  Assubaylar Memur ise ne işleri vardı gecenin kör karanlığında Afyon cephaneliğinde ? ,
 
VE ;
 
O Komutan konuşmasına devam ediyor ;
 
Yukarı değil aşağı bakmalısınız  , Örneğin orta, lise arkadaşlarınızın hangi meslekleri yaptığını, ne kadar maaş aldığını araştırın "  diye buyuran  Komutan ,
 
Biz aşağı bakmasına bakıyoruz'da , ya siz ?, sizin gözünüz hep yukarıda .  değilmi  yoksa ?
 
Sizin dışınızda, (orta-lise- iki yıllık - üç yıllık- dört yıllık harp okulu emsal eğitimli olup'ta  , bir gecede 8/1 de eşitlenen , bir gecede tamamı Lisans mezunu sayılan  6 çeşit tazminat alan başka   memur (!)  varmıdır ? ,  Kamuda sizin emsaliniz  başka kimse varmı maaşının %85 i ile emekli olan ? ,

11 ) 1984 Den beri  terörle mücadele eden , yüzlerce şehit veren  tanıdığınız bildiğiniz kaç tane Memur var sayın Akar ? ,
 
12 ) Assubaylar memur'sa neden takım elbise değilde, üniforma giyiyorlar ? ,
 
13 ) Kamuda hangi memur  müdür olmadan  müdür tazminatı alıyor ?  , hangi doktor  başhekim olmadan  başhekim maaşı alıyor ,    Madem subaylarda memur   General olmadan general tazminatı alıyorsunuz  , bu ne iş sayın Akar ?,                         
14 )  "Mühendislik"  seviyesinde bu kadar teknik işleri yapanlara "Tekniker "  ünvanını dahi uygun görmemenize ne demeli   ? ,
15 )  "Er"den - Mareşal'e kadar hepsinin ortak adı  "ASKER" ise ,  Assubaylar nasıl oluyor'da Memur olabiliyor ?,
 
16 ) Assubaylar Memur ise ,  yeri geldiğinde zaman zaman ne demeye "Silah arkadaşıyız " diyorsunuz , öyle ya , Memurda silahın ne işi var,  değilmi ?
 
17 ) Assubaylar Memur ise , ne demeye mektebinden mezun olurken otomatik olarak zorunlu  Oyak üyesi yapılıyorlar ? ,
 
18 ) Ailelerinden TSK'ya emanet yüz binlerce  Mehmedin karnının doyurulma işini  hangi memurlar yapıyor ? ,
 
Günde  sadece iki saat çalışan , her camide lojmanı garanti olan imama 3600 ek gösterge verecek olan  hükümete  bi sorun hele , 24 saat esasına göre çalışan , hayatı dağlarda geçen , günlerce evinin yolunu unutan , üniforma giyen ama adı / Ünvanı  "Memur" olan başka biri varmı ? diye ,
 
"Hepimiz memuruz"  sözüne kendinizde dahilseniz , sormazlarmı adama bu nasıl memurluktur'ki  Ülkede başka emsali olmayan şekilde sadece siz Altı (6) çeşit tazminat alırsınız  ?,
                                              
Sıkmayın , zorlamayın kendinizi bizleri inandırmak için , vaz geçin "Aileyiz " masalından ,
 
Eylemlerinizle - söylemlerinizle bir kez olsun dürüst olun  önce kendinize  sonra  bize karşı ,
 
TSK :  " Subay - Assubay bütün " değildir , hiç bir zamanda "Aile" olmadık, Oldurmadınız .
 
Siz ve sizden öncekilerin üstün gayretleri ile ,
 
Anlamadığınız  , anlamak istemediğiniz  derdimiz Hiyerarşi  ile değil  Paşam ,
 
Mesele ne biliyormusunuz ? ,
 
Mesele ; Sadece kendinize Müslüman olmanız , Nalıncı keseri olmanız , gözümüzün içine baka baka doğruları konuşmamanız ,  diğer bakanlıkların personeline sahip çıktığı kadar kendi  personelinize sahip çıkmamanız ,
 
Mesele ; Hakkımızda konuştuklarınıza kendinizin dahi inanmaması ,
 
Mesele ; Dilinizin söylediğine  Beyninizin inanmaması  meselesi ,
 
Mesele ; Karnınızdaki kırk tilkiden kurtulma isteğine sahip olmama meselesi ,
 
Mesele ; Siz ve sizden önce o koltukta oturanların  verdikleri sözü bu güne kadar yerine getirme iradesi gösterememeleri ,
 
Mesele ;  1951 den beri adım adım yok ettiğiniz  Aidiyet  duygusu ,   Devam edin kafanızı kuma gömmeye ,  devam edin ,
 
Yine söylüyoruz , Derdimiz zinhar  " Hiyerarşi "  değil ,
 
Derdimiz , karşısındakini " Kunta - Kinte " gören zihniyetle,
 
Derdimiz , 1700 lü yılların ABD'sindeki  "Beyaz adam" kafası ile 2019 Türkiyesinde yaşayanlarla ,
 
Olmaz olsun o zihniyet ,  Olmaz olsun . yerin dibine batsın  riyakarlığınız ,
 
Sahi ;
 
Assubayım sen Askermisin , Memurmu ?,
 
NESİN SEN ? ? ?

Ülkenin  kamu kurumlarında yüz binlerce çalışan var ,  bunların birçoğunun kendilerine ait mekanları mevcut , Öğretmen evi , Polis evi , Hakim evi,PTT, Tedaş , Orman genel müdürlüğü , Dsi , Sendikaların misafirhaneleri  Vb.     bir çok kurumun kendi personeli için bu tesisler .

Bu kurumların tesislerinin hiç birinde personel arasında TSK'da olan ayrım kadar ayrım yoktur ,

Örneğin;

Polis evinden  sadece polis müdürleri değil her rütbede tüm emniyet personeli sorunsuz faydalanır ,

Öğretmen evlerinden sadece Müdürler değil,müstahdem'inden memuruna,her derecedeki öğretmenine kadar  tüm milli eğitim bakanlığı personeli ayrımsız faydalanır ,

Bu durum diğer kamu tesisleri içinde geçerlidir ,

* * *

Peki ; Bu durum TSK'da nasıldır ?

TSK ; Subaylar  ve diğerleri diye ayrılmıştır ,  tıpkı  siyahla beyaz gibi  , her şeyin iyisi - büyüğü - yenisi onların kullanımındadır ,her alanda öncelik onlardadır ,  

Nasılmı ?

Ordu evi ayrılmıştır , Kamp ayrılmıştır , lojman ayrılmıştır , hastane polikliniği ayrılmıştır , tabldot ayrılmıştır , berber ayrılmıştır , asansör ayrılmıştır,

üniforma kırmızı - siyah şeritlerle ayrılmıştır, servis araçları ayrılmıştır , cenazede camiler ayrılmıştır , Helanız dahi ayrılmıştır ,

* * *

Bu kadar ayrıştırma  ile yetinmeyenler ,  5143 sayılı kanun ile ölülerinin varislerine dahi Kılıç verdirmek için yasa çıkarttıranlar ,  şimdilerde başka bir ayrıştırmaya imza atıyorlar,

Beylik tabancası adı altında Assubaya verdikleri işe yaramaz çakaralmaz tabancaları atış gücü yüksek tabancalarla değiştirmek için yasa çıkarttırdılar , ancak bir ayrıştırmada  burada çıktı ortaya , öyle  ya   nede olsa aileyiz, ağam öyle diyo ,

Kendilerinin mezardaki ölülerinin dahi hakkını gözetenler , konu kendileri olunca tekeden süt sağanlar , Assubaya sıra gelince  Yasayı tüm  Muvazzaf - Emekli personeli kapsayacak  şekilde değilde , 16 Şubat 2013 den sonrasını kapsayacak şekilde çıkarttırıyorlar,  bu kadarına pes , gerçekten PES  . . .

Neden , neden bu kadar ayrım ? , 

Konu Assubay olunca karnınızda kırk tilki dolaşıyor, birinin kuyruğu diğerine değmiyor, nasıl bir yetenektir bu ?

Aslında bunada şaşırmamak lazım ,  dervişin fikri ne ise zikride odur ,

Hiç olmazsa bir kere bizi şaşırtın uygulamanızla,  bir kere ,  bir kere diyelim'ki  şu konudada  adil davrandılar,  ama ne mümkün ,  Kalbiniz katran karası olmuş, gözünüze inen bencillik perdesi  geminin su aldığını görmenize engel oluyor ,  biz sizin rakibiniz değil ,   sizin söyleminizle  silah arkadaşıyız ,  

Basit bir silahta dahi ayrım yapıyorsanız ,  yerin dibine batsın sizin silah arkadaşlığınız ,

Siz'ki ,  Gaziler günü töreninde  yağmurlu havada sadece gazi'den  şemsiyeyi esirgeyen zihniyetsiniz , 

Siz'ki , TSK'yı  Türk Subay Kuvvetleri haline getirenlersiniz ,

Siz'ki , Eğitimli Assubaydan hiç haz etmeyenlersiniz ,

Siz'ki , TSK'da ayrımcılığın kitabını yazıp,  "Aileyiz" hikayesi ile bu güne kadar çok güzel kamufle edenlersiniz ,

Siz'ki , dört yumurtanın hesabını soracak kadar  sözüm ona yetim hakkını savunup , öte yandan  skorsky  ile pikniğe gidenlere dut yemiş bülbül olacak kadar riyakarsınız  ,

Siz'ki , Bu toplumu emekliliğinden sonra mecburiyetten  ikinci işte çalışmak zorunda kalıp , namerde muhtaç edenlersiniz ,

Aileyiz  sözünüzün gerçekte masal olduğuna sizde inandığınız için'mi ? ,

Yoksa ,

16 Şubat 2013 den önce emekli olan Assubayların  TSK'ya değilde  Uganda ordusuna hizmet ettiklerine inandığınızdan'mı   bu ayrım ?

Hangisi ?


 
 
 
 
 
Rivayet'e göre  ;

Albayın biri  rahmetli olmuş, hoca cenaze namazını kıldıracak, cemaat saf tutmuş ve başlamış cenaze namazına,

Hoca ; "Er kişi niyetine"  der demez,  cemaatin arkalarından merhum albayın eşi seslenmiş hocaya,
"Hocam hocam benim kocam 'Er  değil Albaydı ! "
 
* * *
 
Aileyiz dedikleri TSK'da Durumumuz işte tam da bu, dirisi de albay ölüsü de, öyle olmasa  "makam + görev tazminatı  meftanın eşine verilmeye devam edilir miydi ?  Hakkın rahmetine kavuşmuş birisinin hangi görevi, hangi makamı varki yakını bu tazminatı almaya devam ediyor ? 
 
Bize hak'tan , hukuktan , adaletten dem vuranlar , gözümüzün içine baka baka ilizyon yapıp uyutan  maharetli beyler , 
Masalcı amcalar ,  
 
"Aileyiz-biriz-bütünüz deyip sonra da  Sizin muhatabınız artık biz değiliz siyasi iktidar " diyenler ,  ölülerinin varislerine dahi kılıç verdirmek için yasa çıkarttıranlar ,  
Personelinden asla helallik alamayacağını  bildiğinden olsa gerek , cami yaptırarak öte dünyayı sözüm ona garantiye almak isteyenler , 
 
Verdikleri sözü  yerine getirme iradesi gösteremeyenler , Kendilerinden gayrısını  açlık sınırının dibinde yaşamasına göz yumanlar ,  
 
"Haini general yapmışız - kahramanı Assubay"  diyenler , 
Bu işin sonunda şehadet var diyerek Ömeri ölüme gönderip kendileri terfi edenler ,  
 
Hayatımı Assubay kurtardı diyenler,
Babasının Assubay olduğunu söylemeye çekinenler , 
Kelepçeyi Assubay takmasın diyen hainler ,  
 
Oyak'ta mevcuda göre adil temsiliyeti sağlamayan üniformalı patronlar  , 
Kendilerini genel müdür sananlar ,  lisans eğitimini Assubaydan esirgeyenler ,
 
"  Misafir "   adı altında zabit ordu evlerinde - kamplarda  fink atan  sivil şahısların var olduğu memlekette, çeşitli askeri kampları  keyfi olarak Assubaya yasaklayıp sonra da birlik bütünlükten bahsedenler , 
 
Assubayı Mao'nun askerine benzetme gafletinde bulunan zavallılar  , 
Sakatlanan Assubaya  hamallık yapamaz - çaycılık yapar  diye rapor veren beyin özürlüler ,   
 
Adaleti rütbeye göre dağıtıp , sonra da  ülkede  en eşitlikçi kurum TSK'dır  diyenler , 
Afyon cephanelik patlamasında suçu emir verene değilde emri uygulayana yıkanlar , 
Afyon valisinden sucuk - kilim hediye  paketleyenler  , 
Fötörü giyince hepimizin özür dilemesi gerek diyenler ,  
 
Kendisi fötörü giyince muvazzaf maaşının %85'ini cebe indirenler ,  Her yıl  yazlık - kışlık kampların değişmez müdavimi olanlar  , 
 
TSK'ya 49 yıl hizmet ettim deyip  kendinden başkasına hayrı dokunmayanlar  ,  Nalıncı keserleri ,
 
Silivriye - sincana - hasdala düşünce akıllarına "adalet" gelenler ,
 
Biz eğitim dedikçe , sözleşmeli er alımı için eğitim seviyesini ilk okul'a  kadar düşürenler ,
 
Canı yanınca anayasa mahkemesi önünde sözüm ona "vardiya bizde" nöbeti tutup ,  68 yıldır adalet arayan bu topluma üç maymunu oynayanlar, 
 
Daha düne kadar rütbeyi cübbe ile örtenler ,
 
Ülkenin gerçek bekası kozmik odanın kapısını ardına kadar  açanlar  ,
 
Lafonten'e pabucunu ters giydirecek kadar maharetli masalcılar ,
 
Alçak dağları ben yarattım diyenler ,
 
Kıbrıs'ta ast'ını darp edip  askeri şurada terfi ettirilen ,  sonra da alçak fetöden içeri  girenler ,  
 
Sap'la samanı birbirine karıştırıp " bir başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz"  diyen netekim kenan'lar ,
 
Kendilerini şehzade , kendinden gayrısını kapı kulu  görenler , 
Fötörü giyince askeri kurumlara ballı maaşla  çöreklenenler ,
 
Anayasal hak olan emeklilik talebinde bulunanları "vatan hainliği" ile suçlayan   darbeci zavallılar ,
 
Ağa - maraba  zihniyetinden asla vazgeçmeyenler , 
 
Kendilerinin rütbe bekleme sürelerini bir çırpıda kısaltanlar ,   
 
Her darbeden kendilerine nema elde edenler , 
Üç yıl erken fötör için  ilave altmış bin tl. hanelerine yazdıranlar ,
 
Aynı birlikte çalıştığı Assubay babası ile yan yana gelmemeye  özellikle özen gösteren , çıktığı kabuğu beğenmeyenler ,
 
Pabucumun doktoru olduğundan Assubay intiharları bulaşıcıdır diyen , bu bulaşıcılığın  neden subaya da bulaşmadığını bir türlü izah edemeyenler ,  
 
Şehit cenazelerinde  en ön safta timsah gözyaşı dökenler , olmayan haklarını sözüm ona  helal edenler ,
 
Kibirden burnu düşse eğilip almayanlar , Kasılmaktan ceket düğmeleri isyan edenler ,
 
Peygamber ocağında  Hz.Ömer  adaletinden bihaber olanlar  ,
Ömeri ölüme gönderip altı çeşit tazminatı heybelerine dolduranlar ,
 
Ben Komutanım deyip ,  altı çeşit  kemiksiz tazminatı cebe indirip , 35 Yıldır terörle mücadelede hiç önde olmayanlar ,
 
Kafasına çuval geçirilince hiç üzerine alınmayan, dut yemiş bülbül gibi suskun kalanlar  , 
 
27 Ayda 33 Asssubayın intiharına tek kelime edemeyen dili lal olanlar ,
 
Assubay haklarının iptali için anayasa mahkemesini yanıltarak dava açanlar , 
 
Ast'larının etinden sütünden son damlasına kadar nemalananlar ,
 
Eğitim seviyesine bakılmaksızın  bir gecede tamamı lisans mezunu sayılanlar , 
  
Devletin helikopteri ile ailece pikniğe gidenler ,  
 
Kendileri dam'a düşünce maaş katsayısını anında 3/1 den 3/2 ye çıkartmak için yasa çıkarttıranlar , 
 
Düğünlerde ters kelepçe ile yerlerde paketlenenler , Mürted ovasında boğazına kemer takılanlar ,
 
Fetö haininin TSK'nın kılcal damarlarına  kadar girmesinden  bihaber olanlar ,  
 
Bu iş para için değil sevgi ile yapılır diyen aklı evveller ,  Kendilerinin  ve yedi sülalesinin sağlık giderlerini meclis bütçesinden karşılatanlar ,  
 
TSK'daki adaletsizlikleri , sadece adaletsizlikleri  yazdığı için gazeteciyi  mahkemeye verenler ,
 
Helasına kadar ayırıp sonra da gözümüzün içine baka baka "aileyiz" gazeli okuyanlar ,
 
TSK'da Aidiyet duygusunun ruhuna el fatiha dedirtenler , 
 
Emin olun sizlerin de götüreceği beş metre kaput , o da kısmet olursa ,
 
* * * 
 
1951 den beri Sadece kendinize Müslüman olduğunuza göre ,
 
Sizinkisi tam da  bu .  " Ar "  dünyası değil ,  " kâr "  dünyası  ,
 
Ne demişti hoca ?
 
Er kişi niyetine  . . .
 
Siz bakmayın fıkradaki nükteye ,
 
Emin olun o soğuk musallanın üzerinde herkes Er , ne  Ağa  ne de  Paşa . . .
 
İşte o zaman geride kalan istediği kadar seslensin ,
 
Hocam  Benim kocam Er  değil ,  albay albay . . . 
 
Efendiler  bilesiniz ki ;  
 
Gerçekte o  musallada yatan ne albaydır ne de paşa ,
 
O mefta,
 
1951 den beri sistematik bir şekilde yok ettiğiniz  "adalet"  ve beraberinde gün be gün mum gibi eriyen  "aidiyet"  duygusunun ta kendisidir . . .
Anladınız mı ? 
 
Şimdi buyurun cenaze namazına. 
 
ER KİŞİ NİYETİNE  ! ! !

İçişleri bakanı Sn.Süleyman Soylu söylemiş bu sözü,

" 15 Temmuzdan suriyeliler sayesinde kurtulduk " . . .

https://www.msn.com/tr-tr/video/unluler/i%C3%A7i%C5%9Fleri-bakan%C4%B1-soylu-15-temmuzdan-suriyelilerin-sayesinde-kurtulduk/vi-AACIhzs  

* * *

Kimler için söylemiş ?,
15 Temmuzda bizim ülkemizi kurtardığını iddia ettiği suriyeliler için.


Kendi ülkesine zerre hayrı olmayan, Bu güne kadar yaklaşık yarım milyon çoğalan , ülkesinde kalıp inandığı taraf adına savaşmak yerine kolayı seçip ülkesini  terk eden ,
geldiği ülkemde 8 yıldır sadece üremekten başka hiç bir halta yaramayan,


"Türklerin kafasını kesmek istiyorum" diyecek kadar alçaklaşan , yediği kaba pisliyen nankörler, Açtıkları iş yerlerinde vergiden muaf ticaret yapanlar,  Ülkemin kendi vatandaşının çeşit çeşit katkı payı verdiği sağlık hizmetini bedava alanlar , yetmezmiş gibi isteyene bedava tüp bebek tedavisi alanlar, 
Maaş günleri Atm sırasında en önde yer alanlar, sınavsız istediği üniversiteye girebilenler ,

Reyhanlıda patlayıcı yüklü araba ile zamanlama hatası yüzünden havaya uçan suriyelilermi kurtardı 15 temmuzda bu ülkeyi ?

Yoksa İstanbul'un göbeğinde satırla Türk vatandaşlarına saldıranlar mı ? 

Denizin ortasında nargile keyfi yapanlar , sahillerde vatandaşlarımıza sarkıntılık edenler ,
Yıllık doğum sayıları ile Türklerin doğum sayılarını geride bırakanlar ,
Kendi radyolarını kuran, kendi gazetelerini basanlar ,
"Gariban suriyeli istemiyoruz" diyerek kendi vatandaşını aşağılayan sosyetik suriyeliler ,
Açtığı kuyumcu dükkanında bir soru üzerine : Türkleri kast ederek "yabancı işçi çalıştırmıyoruz" diyen Suriyeliler mi ?

Yurtdışından vergisiz getirdikleri ve misafir plakası taktıkları araçları ile Başkentin göbeğinde Ankara - Kırıkkale arası ve şehir içi korsan taksicilik yapan Suriyeliler mi kurtardı ?

Dini bayramlarda ülkesine elini kolunu sallaya sallaya tatile gidenler ,
İzmirde kağıt havlu ticareti yapan, Aydında incir ticareti yapan , samsunda  ekmek fabrikası kuran , İstanbulda restoran zinciri kuran ,
Hatayda açtığı fırında "Tayyib" markasıyla ekmek satan ,

Mudanya sahillerine çadır kurup hayvancılık yapan, At sırtında, Deve sırtında sahillerde gezen Suriyeliler mi ?

Çok uzun zamandır ülkemde adı dahi unutulan Sıtma - Şark çıbanı - Çocuk felci - Tüberküloz - Kızamık - Tifo - Burusella  hastalıklarını yeniden hortlatan Suriyeliler mi ?


18-22 yaş arası  sayıları bir milyonu bulan , hiç bir işe yaramayıp ülkemde yan gelip yatan suriyeliler

kurtarmış bu ülkeyi meğerse ,

Kaç tane suriyeli 15 Temmuzda can verdi'ki bu kadar sahiplendiniz bu asalakları ?,
Kendi vatanına hayrı dokunmayanlardan 15 temmuzda yaralı parmağa işemelerini beklemek en azından saflıktır, kelin ilacı olsa kendi başına çalardı,
kendi ülkesinde demokrasi için mücadeleden bi haber olanların 15 temmuzda benim ülkemde demokrasi mücadelesi verdiğini iddia etmek aklımızla dalga geçmektir,
 

"Suriyelilerin - Afganlıların  ekonomimize katkısı var" diyen bakan Süleyman Soylu'ya sormak lazım,  Bunların ekonomiye katkıları varsa, bahsettiğiniz kırk milyar doları kime harcadınız ?

Asgari ücretin  açlık sınırının altında kaldığı ülkemde ,  suriyelilere harcadığınız her kuruşun vebali üzerinize olsun ,

Önceliğiniz suriyeliler olduğundandır'ki , kendi insanınıza kırmızı etin tadını unutturdunuz , süt ve süt ürünlerine , meyve sebzeye hasret bir nesil yarattınız ,

Önceliğiniz suriyeliler olduğundandır'ki ,   " Valilikler aracılığı ile  suriyelileri yedirmeye içirmeye giydirmeye devam edeceğiz" diyebiliyorsunuz  Ülkede açlık - yoksulluk sınırından bi haber olarak ,

Mesele bunları kayıtlı oldukları illere göndermek değil , ait oldukları ülkelerine göndermek elzemdir ,  zira  yaklaşan tehlikenin boyutları çok daha vahimdir .  ( http://www.oncekultur.com/?Syf=22&Mkl=986584  )

Bütün bunlar ve basına yansımayan olaylar alt alta konulduğunda görülen odur'ki mesele suriyeli sığınmacılara yardım meselesi değildir ,  mesele çok daha boyutludur , Başta ABD ve batının emperyal planlarının adım adım uygulamaya konulmasıdır , 

Mesele Türkiye Cumhuriyetinin demoğrafik  yapısının adım adım değiştirilme meselesidir ,

Aksi olsaydı Zamanın dış işleri bakanı Ahmet Davutoğlunun "Psikolojik sınırımız yüz bin kişidir, daha fazlasını alamayız" sözünden sonra ne olduda bu rakam elli katına kadar çıkartıldı ?, bunların haricinde İran sınırından hiç sorun yaşamadan gelen Afganlılar ve diğerleri cabası ,

Amaç ;

Türk - Kürt ,  Alevi - Sünni ,  Sağ - Sol ile  ulaşamadıkları emellerine  sığınmacı adı altında içimize soktukları , gelenlerin arasında hangi aşırı uçların  olduğunun  dahi bilinmediği , hiç şüphem yokki gelenlerin gerçek sayılarını kendilerinin dahi bilmediği suriyeliler ile tekrar denemek istiyorlar ,  Stratejik ortak dediğiniz ABD'nin  ve yarım asırdır kapısında bekletildiğimiz AB'nin yegane amacı Türkiye Cumhuriyeti ile  ve  bir türlü hazmedemedikleri Atatürk ile hesaplaşmaktır .

* * *
Öyle ya ;
Çanakkale'de  yatan binlerce onbeşliklerde kim oluyor ? , Seyit onbaşı da kim oluyor  ? desenize ,
Ali çavuş da kim ? ,  Fransız işgal kuvvetlerine erzak taşıyan yüz elli arabalık konvoyu bozguna uğratarak Antep'in kurtuluş mücadelesi başlatmış ve "Düşman cesedimi çiğnemeden Antep'e giremez" diyen Asıl adı Mehmet Sait olan Şahin bey ,

Gördesli Makbule ,  Sütçü İmam , Satı Çırpan , Halime Çavuş , Çete Emir Ayşe , Tayyar Rahmiye , Fevzi Çakmak , Nezahat onbaşı , Yörük Ali ,Şerife bacı , Kara Fatma, Halide onbaşı (Edip Adıvar) , Ziya Gökalp ,

Desenize bunlar da kim oluyor ?

* * *

Yere göğe sığdıramadığınız , sabah akşam şükranla adlarını andığınız suriyelileri andığınız kadar bir kere olsun Ömerin adını andınız mı acaba?

15 Temmuzda suriyeliler sayesinde kurtulduysak ne demeye Ömeri emirle ölüme gönderdiniz ?,

Günümüzde Vatan sevgisini öğreneceğiniz yer suriyeli çocuğun gözleri değil , kabrini milyonların ziyaret ettiği bu gün Çukur kuyu'da yatan yiğittir ,

Sık sık meydanlardan teröre harcanan mermilerin fiyatını hatırlatan sn. Cumhurbaşkanına sormak lazım ,

Ömrünün baharında Çukurkuyu'da yatan yiğitin canının  bedelinden haberdarmısınız  ?

Siz , bir merminin fiyatını hatırlatın bize ,

Biz , 8 Haziran 2018 Kayseri komando tugayındaki konuşmanızı...

Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ