Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

E-posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Vermeyi düşündükleri (!) tazminatın adını dahi son üç yılda koyamayanların samimiyetine ne kadar inanılır? En gencimiz ikinci baharında , masal dinleme yaşını çoktan geçtik  efendiler . . .

Assubay da kim ?

Öyle ya ,  daha  sırada  Tesud  başkanının dediği gibi   " ağız tadı ile gazoz içemeyen binbaşılar var "  , bi durun hele sabırsız olmayın . 

* * * 

Kaç yıldır uyutuluyoruz ? 

Hepsinin tek ortak noktası aynı dili çok güzel kullanmaları , çok güzel masallar anlatmaları , haklarını inkar etmeyelim çok da inandırıcı oluyorlar , öyle olmasa "Aileyiz " masalı yarım asırdır  "En çok dinlenenler" kategorisinde  bir numara olur muydu ? 

Yeri geldi Ana üslerin uçuş hat binalarında dinledik bu masalları  kuvvet komutanının emir ve talimatları ile gelen heyetten  yıl 1977 ... 

Yeri geldi  Asb. tabldot'unda dinledik bu emsalsiz "Aile"  masalını en yetkili ağızdan , ballandıra ballandıra hem de bol  " hakaretli " cinsinden  Tahsin Şahinkaya'nın ta kendisinden  Yıl 1978... 

Yeri geldi Karargahların orta yerinde dinledik bol inandırıcılı cinsinden masalın kralını , çok yıldızlı bir generalden Yıl 2001... 

Yeri geldi  29 Ekim 2015'de  Etiler ordu evinde dinledik bu masalı en yetkili ağızdan , bir numaradan  "Bu sorunu halledeceğim " diyerek... 

Eee , Masal güzel olunca , bir de anlatan en etkili en yetkili olunca aynı mekanda ikinci  masal seansı  düzenledim. Bu kez daha inandırıcı olması  adına olsa gerek cümbür cemaat geldiler masal anlatmaya , 2019'un 22 Ocağında dumanı üstünde... 

Hem 2015'de hem de 2019'da konuşulanlara , verilip de  tutulmayan sözlere  sadece bu toplum değil  Etiler Ordu Evinin duvarları şahittir eyy Assubay toplumu... 

Üç yıl önce  "Bu sorunu çözeceğim " diyen en yetkili ,  Üç yıl sonra geldiğimiz noktada "Tazminatın adına " karar veremediklerinden bahsedebiliyorsa , ne kadar "Aile ?" olduğumuzun da itirafı gibidir  bu sözler ,  bu sorunu ne kadar " ciddiye "  aldıklarının da  itirafıdır. 

 Önce de yazmıştım ,

Amaç ,  Assubayları suya sabuna  dokundurtmadan  dernekleri "Tesud"un genel başkanının da söylediği gibi araya  "Ağız tadı ile gazoz içemeyen binbaşıları sıkıştırmak" diye ,

Mesele,  asla 1970'den beri uyutulan Assubay toplumu değil , mesele  asla ve kat'a  bütçe meselesi  hiç değil , mesele  sap'la samanı birbirine karıştırarak   " Kendileri ile sidik yarıştırdıklarımızı "  düşünen beyinlerin  "At gözlüklerinden "  kurtulamama meselesidir , mesele kendilerinden başkasını YOK sayma meselesidir ... 

Mesele ,  Vazgeçemedikleri beyinlerindeki  Ağa - Maraba  zihniyetidir. 

Mesele ,  Korktukları gibi  " Hiyerarşi "  meselesi hiç değildir. 

Hanginizi yazalım , kaç kere daha yazalım ? 

Yıllar önce "Mesaj alındı " diyen ama o mesajı bu güne kadar  bir türlü alamayan , öte yandan 31 Mart yerel seçimleri  için vatandaşa  hitaben " adayımıza verdiğiniz oy, kıyamet günü beraat belgeniz olacak " diyerek  oy karşılığı cennet vadeden bu yüzden insanı dinden - imandan soğutan  eski bakan İsmet Yılmaz mı diyelim  

Bu işin takipçisi olacağım, maliye ile aramızda az bi tıkanıklık kaldı " diyen eski bakan Fikri Işık mı diyelim? 

"Assubaylar için bu defa iş tamam" diler bakan Nabi Avcı mı diyelim? 

"Bizim sözümüz senettir,Assubaylarımızın sorunlarını hallediyoruz" diyen verdiği senet karşılıksız çıkan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Ahmet Davutoğlu mu diyelim? 

VE ;

" Başkomutan benim " diyen Cumhurbaşkanının milyonlara hitap eden televizyon ve   8 Haziran Kayseri Komando tugayında assubayların gözlerinin içine bakarak verdiği sözlerin üzerinden geçen sekiz aydan mı bahsedelim , Hangisinden  ?

 Sayın Bakan,

"Onlara verirsek başkaları da ister " diyenlere verilecek iki çift cevabınız  yoksa , diliniz  dönerse  tek kelime edin , onlara sadece "Halisdemir " deyin  yeter ,  diyebilir misiniz ?

2002'den bu güne iktidar kimlere ne güzellikleri  sorunsuz yapmış  geriye bi bakın hele... 

* * *  

Verilecek tazminatın adının dahi  son üç yılda konulamaması, ciddiyetin boyutunu da göstermektedir . . .

Sizin derdiniz ; Assubaylar değil,  sizin derdiniz  Assubayları yeni bir masalla uyutup , ağız tadı ile gazoz içemeyen binbaşılara gazoz parasını kotarmaktır. 

 

Size bir öneri ;

Üç yıldır adını koyamadığınız  tazminatın adı ,  "GAZOZ TAZMİNATI " olsun , hiç olmazsa ağız tadı ile gazoz içemeyenlerin de sorununu çözmüş olursunuz , kaynak kalırsa araya  yüzbaşılar'ı -  üsteğmenler'i - teğmenler'i  sıkıştırırsınız ,

Zaten bu toplumun acelesi yok ,  1951'den beri  bekliyor , bir 68 yıl daha bekler ,    hele önce bunların da Gazoz paralarını halledin , sonrası Allah kerim ,  biz gazoz içmesek de  olur...

Ne demişti  "Netekim evren "

" Bir Başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz "  ,  seksenden beri onun  çizgisinden  sapmadığınıza göre ,

Uçanın Şehzade - uçuranın Maraba olarak ayrıştırıldığı TSK'da ,  

Geri dönmeleri için uçana tek kalemde  üç bin - dört bin tl  zam yapıp , uçurana gazoz kapağı  denildiği  TSK'da ,

Ölen'in zenci - ölüm emri verenin Beyaz olarak kabul gördüğü TSK'da  ,   

İtibar  hazretlerinin  rütbeye göre ayrıştırıldığı  TSK'da ,

Birinin dört yumurta  için altı ay kodese gittiği - diğerinin  Skorsky  ile maile pikniğe gittiği TSK'da  , 

Son üç yılda 53 Assubayın intihar ettiği  ,  zati-alinizin kılını kıpırdatmadığı TSK'da ,

Kendinize altı çeşit tazminatta hiç İSİM  (!)  sorunu yaşamayıp , sıra Assubaya gelince  1951'den beri  dili LAL olan  TSK'da ,

Bir merminin fiyatına gösterilen hassasiyetin , O mermiyi atanlara gösterilmediği TSK'da ,

550 Çeşit yemeğin gırtlaklarından geçtiği sözüm ona benim temsilcilerimin olduğu söyleyenlerin var olduğu ülkemde ,

Mıçtığınız helayı dahi ayırdığınız  TSK'da  "Aileyiz"  sözü sadece Etiler ordu evinin duvarlarında yankılanır , O kadar.

 

Samimiyet testinde hepiniz dibe vurdunuz ,  istisnasız HEPİNİZ . . .

EFENDİLER ;

TSK'da  AİDİYET DUYGUSUNU  YOK ETTİNİZ , 

1951'DEN BERİ  BÖYLE DÜŞÜNMEMİZİN SORUMLUSUNU UZAKLARDA ARAMAYIN , AYNAYA BAKIN  GÖRÜRSÜNÜZ . . .

 

 

Ağalık'ta,  Marabalık'ta  keşke 33 yıl öncesinin Efsane Züğürt Ağa  filminde kalsaymış,  Hasadın , (cukkanın)   " altı "  payınıda kendilerine ayıran  , 
Ağanın  pohunun  üstüne  poh  olmasın diye   s...tığı  helayı  dahi ayıran ,  
Kendisinden gayrısını  "İnsan " yerine koymayan ,  "cüzzamlı"  muamelesi yapan , 
70 Yıldır "İnsan hakları"nın kutlandığı dünyada ,  69,5 yıl önce altına imza koyan ülkemde bu hakkı kendinden başkasına layık görmeyen ,
Görev yaptığı kurumu  babasının mülkü gibi görüp , keyfi uygulamalara imza atan  ,
"İnsanca yaşam"  isteyen marabaya (!)   "Bilerek - isteyerek maraba oldunuz"   diyen  ,
"Maraba " olarak gördüklerinin  " eğitimli "  olmasından  hiç haz etmeyen  günümüz Ağalarına  ,
VE ,  BÜTÜN BUNLARA RAĞMEN  ;
Ağası yaşasın diye Canlarını  seve seve veren , ama Ağanın gözünde  Marabalıktan  öteye gidemeyenlere ithaf olunur . . .   
* * *
Kim demiş " ülkede Ağalık  yok "  diye ?
 
AHANDA  AĞA . . .
Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi
 
 
 
O,  AĞADIR;
 
Tel örgülerle çevrili çiftliğin, hatta memleketin sahibidir, Yediği , içtiği ,  s..... tığı ayrıdır .Her yıl hasattan aslan payını alır. Yukarısı ile ilişkileri sıcak tutar orada kim olursa olsun, yeterki kendi çıkarlarına halel gelmesin ,
 
Binlerce çalışanı vardır emrinde adına  "Maraba"  dedikleri, 
 
Yıllardır  hasat taksim edilir,  Ağa'ya  göre son derece adil ! ,
 
Ağa'nın pay taksimindeki adalet anlayışı  budur ;  6 pay ağaya - sıfır pay marabaya ,
 
Önceden  altı pay vardı Ortada, Hepsini de kendine alıyordu Ağa,  kolay değil ağa'da kursak geniş , mide sanırsın dört gözlü ,
 
Varsın  Marabalar perişan olsun,  varsın maraba doymasın, Ağanın umurunda mı? ,
 
Marabasından dört yumurtayı esirgeyen günümüz  ağası , kendi kursağından "Deveyi hamuduyla yutmak"ta hiç sakınca görmemiş ,
 
Nede olsa nalıncı keseri her daim elinde  , elbette ağa'dan yana yontacak ,
 
Ağa mide fesadına uğrarken  ,marabasının  mide gurultusunun sesini duyacak değilya ,
 
Ağayı kızdırmaya gelmez,
Satıverir tüm köyü Marabası ile birlikte , olmadı koyuverir kapının önüne marabasını  tek sözü ile ,
 
Ağa'dır o , aynı zamanda  Hekim , aynı zamanda Kadı , 
 
Lakin,
 
Zamanla O'da yetmez oldu  ağaya,
 
Ağada gırtlak geniş, lenger gibi  değil altı pay, on altı pay olsa  Rab bana-hep bana diyecek,
 
Baktı ki olmuyor,
 
Sonra yakın geçmişte bir pay daha icat etti Ağa,   yukarısı ile tutulan sıcak ilişkilerin sonucu,  
 
Adı; "Yedinci pay",
 
Onuda taksim ettiler geleceğin Ağaları arasında ileride kavga çıkmasın diye "Adilce" !
 
Şöyle ki;
 
Senin  fotörü  giymene  " bir yıl var "  Al bir pay,
 
Senin iki yıl var,  "Al iki pay" ,
 
 
Senin üç yıl var,  "Al üç pay "  şeklinde,
 
Alan memnun - veren memnun,
 
Maksat; İleride  Ağalar yığılması olmasın, Karıncanın belini incitmeme misali, sessiz ve derinden,
 
Hasat taksiminde kendi aralarında hiç bir sorun yaşamayan Ağaların tek sorunu kaldı;  Genç ağalar,
 
Öyle demişti  büyük ağanın biri , "Benim küçük ağam ağız tadı ile bir gazoz dahi içemiyor"  diye ,
 
Ahanda işte Ağız tadı ile  Genç Ağaların  gazoz işinide  hallettilermi  iş tamamdır , Yeterki  marabasının bu işten haberi olmasın , Sessiz ve derinden .
 
Kim demiş ülkede marabalık yok diye ?
 
AHANDA  MARABA:
Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, şapka
 
 
O, MARABA'DIR.
 
Ağanın gözünde sadece sayıdan ibarettir, hiç bir değeri yoktur,  20 yaşındakide 50 yaşındakide aynı işi yapar ağanın emri ile ,
 
Sadece Çalışırken adı vardır,
 
Hele birde Çalışırken can verirsen  Tarlada  Tapanda, İşte o zaman Ağanın gözüne girmen içten bile değildir,
 
Musallada en önde Ağa vardır, herkesten önce hakkını helal eder Marabasına , timsah gözyaşı ile .
 
Ara ara marabasının mekanlarını ziyaret eder ağa , maksat marabanın "Gazını almaktır"  , maksat  Masal dolu enjektörü bir seferde  marabasının damarına isabet ettirmektir , zaten bu konuda hiç sorun yaşamamaktadır , zira  serde 68 yıllık tecrübe var ,
 
Sağlığında Karın tokluğuna çalışırsın, Ağa için gece gündüz,
 
" Öl "   derse gözün kapalı gidersin ölmeye , esas olan ağa'nın sağ olmasıdır ,
 
Ağanın mutlu olmasıdır her şeyden önce gelen ,
 
Zira:
 
Kızdırmaya gelmez Ağayı,
 
İster döver, İstek küfreder, İster Hakaret , çünkü  "Kadı'da  bir başka ağa'dır nede olsa , kadı'yı kime şikayet edeceksin değilmi ey maraba ,
 
Ağaya serbest,
 
Adı üstünde;  Ağa...  Kim ne diyebilir?
 
İki dudağından çıkan  zaten Kanun değil mi?
 
Böyle davranınca birde ödüllendirilir üstüne üstlük,
 
Eskiden 
 
Ağustos sıcağında  Ağaların Ağası olurdu,
 
Şimdilerde, 365 gün her an Ağaların ağası olma hakkıda mevcut ,
 
Ağa'dır o,
 
Görevi;
 
Marabasını,  Açlıkla - Yoksullukla  Terbiye etmek,
 
Maksat; Ne oldurmak, ne öldürmektir,
 
Ne doyacaksın, ne açlıktan öleceksin,
 
Öyle öğretilmiştir kendinden önceki ağalar tarafından, 
 
İçlerinde yokmu iyisi ?  dersen,
 
Elbet vardır, lakin bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az,  zaten öylelerini'de  pek barındırmazlar aralarında ,
 
Dolayısıyla Onlarda düzene uymak zorunda,
 
Yoksa; Ne ağalık kalır, ne   P....... lık ?
 
* * *
 
Ne;  Ağa Şener Şen'dir, Nede Erdal Özyağcılar  Maraba ,
 
" Züğürt Ağa filminden  çıktık yola , derdimiz günümüzün ağalarına bir mesaj vermekti ,  
 
Lakin  68 Yıldır  Günümüzün ,
 
AĞASI DA  BELLİ,   MARABASI'DA .
 
Ne demişti  en büyük ağa ? ,
 
ÜLKEDE  EN EŞİTLİKÇİ YER : AĞA'NIN ÇİFTLİĞİDİR . . .
 
ÖYLE DEĞİLMİ  LO  BİLO ?
 
 
 
Ne istiyoruz ? , Neden yazıyoruz ?, Neden yazmak zorunda bırakılıyoruz ?, Neden sadece bir kesim  rahatsız ?,
 
BİZ ; Hak - Hukuk - Adalet - İnsanca yaşam - TSK'da Aidiyet duygusu yıllardır örseleniyor ,  vaz geçin gözünüzü kapatmaktan, kulağınızı tıkamaktan, dedikçe,
"Aile " olmanın gereğini yerine getirin , lafonten'den masalları bırakın ,  masal dinleme yaşını çoktan  geçtik "  dedikçe  , Masallar karın doyurmuyor,  vakit icraat  vakti " dedikçe ,  sizler kafanızı biraz daha kuma gömdünüz , sandınız'ki; böyle yaparsak sorunlardan kurtuluruz,  1951 den beri kış uykusundasınız , uyanın artık,
 
Oysa,  çözüm iradesi elinizde,  lafı  hiç eğip bükmeyin "Biz istedik,hükümet vermedi"  diye,  böyle deyip hiç olmazsa kargaları güldürmeyin , 
 
Hepimiz bir elin parmakları kadarız , biz sizi - siz bizi iyi bilirsiniz ,  bu topluma yaklaşımınız 1951 den beri karnınızdaki kırk tilkinin birinin kuyruğunun diğerine değmediğinden belli değilmi ?
 
TSK Mademki  buyurduğunuz  gibi " Subay - Assubay  Birdir - Bütündür " , Sabah akşam buyurduğunuz gibi  "Biz bir aileyiz", 
 
O halde bunlara ne demeli ? ,
 
Tam 49 yıl öncesi,  neden yaşandı 1970 ?  gereken ders çıkartılmadı  neden ?  o gün bize hak verenler çözüm üretmediler  neden  ?  ardından 1975  geldi çattı,
 
1970 de gereken ders çıkartılmadı'ki  1975  meydana geldi ,  demek'ki tarih tekerrür ediyor,  eğer ders alınsaydı hiç  tekerrür edermiydi ? ,
 
Yine kafanızı kumdan çıkartmamakta ısrar ettiniz , Ve tarih ;  14. 03. 2014 
 
2014  Yılı 14  Martında  ülkenin başkentinin orta yerinde on binlerin katıldığı bir eylem oluyor , üç adım ötede etkili yetkililer yine suspus , yine kafalar kumda , yine dut yemiş bülbül ,
 
Hiçmi rahatsız olmadınız o görüntülerden, hiçmi suçluluk duymadınız, hiçmi  şapkanızı önünüze alıp bir kere olsun düşünmediniz ?
 
TSK'daki adaletsizliklere sessiz kalamayıp bu sorunları yıllarca köşesine  taşıdığı için Çaresizliğinizden  gazeteciyi mahkemeye veriyorsunuz , Neden ?,
 
"Aile" isek,  neden sadece bu toplum sesini duyurmak zorunda bırakılıyor ?,
 
Yıllardır sosyal medyada bir ses- bir nefes olmaya  mecbur bırakılıyoruz ,  Neden ? ,
 
Madem "Alileyiz", madem TSK'da herşey güllük gülistanlık Ülkenin ana muhalefet partisi  bu toplumunun "GASP" edilen özlük haklarını ,  engellediğiniz "EĞİTİM" hakkını  seçim beyannamesine  yazıyor , Bu ayıp kimin ?
 
Madem   buyurduğunuz gibi bir "Aileyiz" ,  TSK'da hiç bir sorun yok , o halde ülkenin Cumhurbaşkanı Kayseri'de ki konuşmasında  Özlük hakları ve eğitim sorununu dile getiriyor,  Neden ? ,
 
"Bütünüz" diye buyurduğunuz TSK'da Allaha şükür hiç bir sorun yoksa, zamanın Başbakanı Malatya - Konya mitinglerinde üstüne basa basa bu sorunu halledeceğini söylüyor ,  Neden ?,
 
Bu toplum "Adalet" derken,  sizlerin sesinin çıkmamasının sebebi  6 çeşit tazminat olabilirmi ? ,
Yoksa;
Muvazzaf maaşının % 85 i ile emekli olduğunuzdanmı ? , yoksa her ikisimi, ne dersiniz ? ,
 
Size göre herkesin mutlu- mesut (!) yaşadığı,  huzur içinde çalıştığı  TSK'da  madem hiç bir sorun yoksa , bu toplumun sorunların çözeceğini müjdeleyen müjdeci  savunma bakanları geldi geçti  boy boy , Neden ? ,  bu sizce çelişki değilmi  ? ,
 
Bu toplum  aklını "Peynir ekmekle'mi yedi'ki  her şey güllük gülistanlık'sa yıllardır her platformlarda "Hak" arama mücadelesi veriyor ? , Neden ? ,
 
Acaba,  bu güne kadar sadece kendinize Müslüman  olduğunuz için olabilirmi ? ,
 
Acaba, "TSK ; Subay - Assubay bir bütündür, biz bir aileyiz"  sözünüzün ne kadar içi "BOŞ"  olduğu gerçeğinden olabilirmi ? ,
 
Son bir not ;
Ülkede her yıl  bir çok meslek mensuplarından kamu çalışanlarının ve emeklilerinin  ocak - temmuz  maaş artışları  yazılı ve görsel basında yayımlanır,  bi göz atın listeye ,
 
Bu listede Sadece bir  meslek mensuplarının adı yoktur ,
 
Bildiniz ,  kimdir o  ayrıcalıklılar   ?,
 
İşte o yüzden bunca sese  dut yemiş bülbül gibi suskunlar ,
 
Olmaz olsun zihniyetiniz , olmaz olsun doymak bilmeyen  gırtlağınız , olmaz olsun "rab bana hep bana" zihniyetiniz ,
 
Zerre kadar şüpheniz olmasın'ki , 
 
Hiç birinizin yatacak yeri yok ,  Hiçbirinizin . . .
 
Hepinizin derdi aynı , zamana oynamak , sırası gelenin oturduğu o koltukta  "Aileyiz"  masalını  ballandıra ballandıra anlatmak , etimizden sütümüzden olabildiğince faydalanmak,
 

Sizden öncede birileri  "Assubay devriminden"  bahsetmişti ,  

Sonuç ; Gele gele şapka sakındırağına gelen sarı şerit oldu ,  pantolon kenarındaki siyah şerit yok oldu,  hepsi bu , 
Öyle ya , Adı üstünde : "Assubay devrimi " ,  sonrada günah çıkartmıştı  ağam ,  " Vatan hainini general yapmışız , kahramanı Assubay " diyerek ,
 

1951 Den beri "DAĞ" gibi biriken sorunları hala çözme iradesi gösteremeden , ortaya  "Yedek Assubaylık"  diye bir konu atmak, "Cambaza bak " demenin bir başka yoludur , 49 yıl hizmet ettiğinizi söylediğiniz TSK'da , "ben bu sorunu çözebilecek iradeyi gösteremiyorum " deyip havlu  atmaktır ,   sizin derdiniz "ÜZÜM YEMEK "  hiç değil ,sizin derdiniz "BAĞCIYI DÖVMEK" ,  Sizin derdiniz suya sabuna dokunmadan sıvışıp gidenlerin kervanına katılmak ,

 

Başka kuvvetleri bilemem ancak  Hv.Kuvvetleri demek Uçak demektir, Uçak demek  Pilot + Makinist demektir ,  biri olmadan diğeri olmaz demektir ,Hv.Tek.OK.K'lığıdaki hangarın duvarında daha düne kadar  yazılı olan , sonra ince bir kıvraklıkla değiştirdiğiniz  "BİR HAVA KUVVETİNİN TEMELİ BİR UÇAK VE ONUN MAKİNİSTİDİR"   yazısına ihanettir bu düşünceniz , Uçak bakım Assubayının aldığı eğitimin , gördüğü kursların toplamı lisans seviyesinin çok üstündedir ,  bilirmisiniz ? 

Bunu  EN İYİ   bu düşünceye belliki tek kelime etmemiş olan Hv.K.K  bilir , Bir zamanlar adı  OJT olan ,  sonra GBE  (Görev Başı Eğitimi ) denilen , 3 - 5 - 7 ehliyet seviyesi ile İhtisasının en tepesine çıkan , Bu seviyeye gelebilmek için ömrünün  minimum  ON yılını veren Assubaya altarnatifmi arıyorsunuz bu düşünceyle ?, 

 

Efendiler ;

" Yedek Assubay "  yetiştirmeyi düşündüğünüz sürede memlekette KABAK yetişmiyor bilesiniz ,

 

Yarın uçaklar patır patır dökülmeye başlarsa sakın sorumlu aramayın ,  gidin iki saat tanzim satış kuyruğunda bekleyip Kabak alın ,  zira elinizdeki kabak yetiştirmeyi düşündüğünüz  " Yedek Assubay"dan  daha uzun sürede yetişiyor ,

 

Assubayın   sorunlarını çözdünüz , sıra "YEDEK ASSUBAYA"mı geldi ?

YÖNETİCİ NOTU:

MSB. TARAFINDAN AÇIKLANAN ASKERLİK SİSTEMİ ŞEMASI 

Fotoğraf açıklaması yok.

 

O günün Jandarma  Genel Komutanı, bu günün Genelkurmay Başkanı ,

 
TARİH : 08.09.2016  / Jandarma Genel Komutanı  Orgeneral Yaşar Güler : "Çukurca'da ölüm kalım savaşı veriliyor". 
 
VE ;
 
Yaklaşık  28 ay sonra :   TARİH : 30.12.2018
 
MSB. Hulisi Akar :  " Ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışı içerisinde göğüs göğüse mücadele ediliyor "  
 
 
Tam  28 ay önce sormuştuk ,  belki unutmuşsunuzdur  diye bu kez ikinize birden  soralım;
 
Çukurca'da "Ölüm kalım savaşı" verenler kimler sayın Güler? 
 
 " Ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışı içerisinde göğüs göğüse mücadele edenler" kimler sayın Akar?
 
Zati alinizin tabiri ile; " Genel müdüre benzettikleriniz mi, yoksa  "Çaycı" yakıştırması yaptıklarınız mı? 
Yoksa, 6 çeşit tazminatı tereyağından kıl çeker gibi kotaran, sıra Astının hakkını hukukunu korumaya gelince topu Hükümete atan, ardından da "Dut yemiş bülbül " gibi susan, ömrübillah kafasını kuma gömenler mi ? Hangisi ?.. 
 
Yoksa,  Antalya'da   31 tane , Hakkari'de 1  tane olan Albaylar mı veriyor ölüm kalım savaşını, Hangisi? 
 
"Bu işin sonunda şehadet var" diyerek öleceğini bile bile emirle ölüme gönderilen Ömer'in meslektaşları mı , yoksa Ömer'e  "Ölme" emrini verip, kendisi bir üst rütbeye terfi edenler mi, Hangisi ? 
 
"Beylik tabancası" diye işe yaramaz çakaralmazları verdikleriniz mi , yoksa ölüsüne dahi silah verdirebilmek için yasa çıkarttırdıklarınız mı, Hangisi ? 
 
"Hainleri general yapmışız, kahramanları Assubay" diyenler mi , yoksa  Eğitimli olmasından korkulanlar mı, Hangisi ? 
 
15 Temmuz'da " Kelepçeyi Assubaya taktırmayın" diyen zavallı mı , yoksa ona o kelepçeyi takan Assubay mı ,  Hangisi ? 
 
* * * 
Halef - Selef TSK'nın bir numarası olanlar  28 Ay ara ile benzer sözler ediyor, Ne tesadüf! 
 
 
" Ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışı içerisinde göğüs göğüse mücadele ediliyor "  Diyen  MSB'  sayın Akar ,
 
Sayın bakan,  Kimdir o  " Ölürsem şehit kalırsam gazi anlayışı içerisinde göğüs göğüse mücadele edenler" ? Bi diyin hele? Bi diyin de biz de - Millet de öğrensin  kimdir bu kahramanlar ? 
 
Kafasına silah dayanıp , Mürtede götürülenler mi , yoksa Naaşı bu gün Çukurkuyu'da yatanlar mı ? 
 
Başka türlü sorayım,
 
" Sizin de kafanıza silah dayansaydı ne yapardınız ? " diyen zati aliniz mi, yoksa   Afrin'de  Telsizle " Komutanım jetlerimiz tepenin yamacını vursun, biz zaten emniyetimizi aldık , gerekirse biz burada şehit olalım , bu hainler de burada gebersin"  diyen Assubay Abdullah Taha Koç mu,  Hangisi?
 
Bir kaç yıl erken fötörü giymesi için  ekstra balllı  tazminat verilenler mi, yoksa ,  Başkentin ortasında Assubay ordu evinde gözlerinin içine baka baka SÖZ verilip  bu güne kadar o SÖZ  yerine  getirilmeyenler mi, Hangisi? 
 
Kahramanlığı bizzat  Gen.Kur. resmi sayfasından  duyurulan "Volkan  Assubay" mı , yoksa  karargahın orta yerinde kafasına "Torba" geçirilenler mi, Hangisi ? 
 
15  temmuz gecesi düğünde yerlere yatırılıp  "derdest"  edilenler mi "  veya 15 Temmuz'da hayatımı Assubay kurtardı " diyen mi  ,  Yoksa  o generali kurtaran , Hadımköy kışlasında görevli Assubay Ümit Koyuncu mu, Hangisi?
 
* * *
Şimdi ;
 
Kimler   "Çukurca'da ölüm kalım savaşı "  veriyor ,
 
Kimler   " Ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışı içerisinde göğüs göğüse mücadele ediyor",  
 
Bi  deyin  hele . 
 
Külfette en önde olanlar kim , Nimette en önde olanlar kim? Olmaz olsun çarpık zihniyetiniz ,
 
Tee  1951'den beri  gözünüzde at gözlükleri ,  15 Temmuz'un yaşanma sebebi de   gözünüzdeki o gözlüklerdir  ,  burnunun ucunu görmeyenlerden  ufku görmelerini elbet bekleyemeyiz ,
 
Reisi Cumhur söylemişti ;  "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir "  diye ,
 
Bu söz  elbette  biz  Assubaylar için geçerli değil ,  amma  SİZİ BİLEMEM .
 
 
Çukurca'da ölüm kalım savaşı verenler kimler  sayın Güler ? 
 
Ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışı içerisinde göğüs göğüse mücadele edenler kimler sayın Akar ? 
 
Elbette kışın kıçını kalorifere yaslayarak , yazın bi tarafını klima ile soğutarak  günde 8 saat çalışan , 9 / 2'den göreve başlayanlar değil ,
 
Ben söyleyeyim kimler ,
 
Ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışı içerisinde göğüs göğüse mücadele edenler , "Subay - Assubay  bir bütündür , biz bir aileyiz" masalı anlattıklarınızın ta kendileridir  , 
 
2019'da  yeni  " aileyiz "  masalları  bekliyoruz ,
 
Özletmeyin kendinizi . . . 
 

Kendilerininde varlığını kabul ettikleri, ancak   öncesinden vaz geçtik 1951 den beri asla  bile - isteye çözüme kavuşturmadıkları kangrenleşmiş sorunları sosyal medyada  ibretlik  belgeleri   cümlemizin gözünün için soka soka yazan, bu belgelerin çözüm için müspet değerlendirilmesi gerekirken , bu sorunları YOK sayarak kafalarını her geçen gün biraz daha kuma gömen , BİZ değil sadece BEN diyen , her darbeden sonra kendilerine imtiyazlar kotaran , her ahvalde  gelmiş geçmiş bütün hükümetlere SADECE kendileri için teklifler veren ve hepsini'de hayata geçiren , ölüsünün varisine dahi  kılıç  vermek için kanun çıkarttıran , Konu Assubay oluncada  "sizin muhatabınız biz değiliz" diyen , sonrada koro halinde hep bir ağızdan  "TSK; Subay - Assubay bir bütündür, biz bir aileyiz" diyerek  eylemleri ile söylemleri  çelişen ve bu aymazlıkları su yüzüne çıkartan meslektaşımız,

 Assubay  Şükrü Irbık ;
 
 
Yazdığı her yazıda  geçmişten günümüze silahlı kuvvetlerdeki BENCİLLİĞİNİZİ , NALINCI KESERİ zihniyetinizi , KARINCANIN BELİNİ İNCİTMEYEN becerinizi  , 1951 den beri söylediğiniz birbirinden güzel  ninnilerle bu toplumu nasıl uyuttuğunuzu  Belgeleri  ile gözünüzün içine  içine sokan , hiç birisine'de  " bu belgeler gerçek dışı" diyemediğiniz  için çaresizliğinizden topunuzun birlikte  şahsınıza hakaretten mahkemeye verdiği  ve  neticede kazandığınız 250 tl  tazminatı ağız tadı ile yiyebilecekmisiniz  hukuksuz orduevi yasaklarından dolayı vicdanınız rahatmı acaba  ? 
 
 
Assubay Şükrü Irbık'a  babanızın malıymış gibi ,  sadece siz çok yıldızlıların şahsi malıymış gibi "Ömür boyu sosyal tesisleri yasaklamak " çaresizliğinizin dışa vurumu değilde nedir ?,
 
 
Anlamak istediğimiz ,
Daha düne kadar  "geleceğin cumhurbaşkanı adayı"  zihniyeti ile yetiştirildiğiniz mektepten mezun olurken diploma beraberinde Ordu evlerinin - Askeri kampların - Gazinoların ve diğer sosyal tesislerin  TAPULARI'DA  sizlere verildi'de biz'mi bilmiyoruz ? ,
 
 
Şahsınıza hakaretten tazminat davası açtığınız Assubay Şükrü Irbık'a   makalesinde   sizlere sunduğu belgelerin  keşke GERÇEK OLMADIĞINI söyleyebilseydiniz ve bunu ispatlayabilseydiniz , ( Tabiki  o bilgi ve donanıma sahip iseniz ) ,   bu yolu seçmek yerine "HAKARETTEN" tazminat davası açmanız  , o makalede yazılanlardan TEK KELİME edememeniz  TSK'nın varlığından beri VAR olan adaletsizliklerin kabulü anlamına gelmektedir,
 
 
 
KEŞKE ;
 
Assubay Şükrü Irbık'ı   vede  gazeteci Umur Talu'yu   hakaretten mahkemeye  vereceğinize ,
 
Sadece son üç yılda 53 Assubay neden intihar etmiş ? onu araştırsaydınız ,
 
Keşke , bu tür yazılar neden yazılıyor ? ,  onu araştırsaydınız ,
 
 
Şükrü  Assubayı mahkemeye vereceğinize "Aileyiz- biriz - bütünüz " dediğiniz kurumda , 15 Ağustos 2016 da Kıbrıs'ta Assubayına sözlü - fiziki şiddet uygulayan albay Mustafa Serdar Sevgili'yi mahkemeye verseydiniz , ama siz bırakın bu şahsı mahkemeye vermeyi, ilk şurada generalliğe terfi ettirdiniz .  
Ve , o Assubayın dava açmaması için sus payı çikolata ikram eden generalinizi mahkemeye verseydiniz ,
 
 
Afyon cephanelik patlamasında oğlu şehit olan annenin  "Ben oğlumu  askere 70 kilo gönderdim, 750 gram et parçası verdiler" diyen anneye  izah edemediğiniz , şehit yakınlarının vicdanlarını asla rahatlatamadığınız  , yasak olmasına rağmen gece yarısı kamyon farı ışığında cephaneliğe görev emri verenleri mahkemeye verseydiniz ,
 
 
Görevden geç dönüp yemek kalmadığı için dört yumurta kırıp yiyen assubay'a 6 ay hapis ödülünde (!)  gösterdiğiniz hassasiyeti , helikopter ile pikniğe gidenler için gösterebilseydiniz ,
 
Suriye sınırında kaçakçılara karşı görev yaparken alıkonulan astsubay için  ( İhraç) ile gösterdiğiniz hassasiyeti (!),  15 temmuzda düğünde yerlerde derdest edilenlerde gösterseydiniz , malum söz konusu  Ülkenin - TSK'nın itibarı ,
 
 
14 Temmuz 2011 Silvan saldırısı; (13 Askerin şehit edilmesi) bilirkişi raporunda "Emir - komuta edenlerin tamamı suçlu" denmesine rağmen,4 subayın  7. kolordu askeri mahkemesinin ihmalleri olmadığı gerekçesi ile beraat ettirilmesinde aynı hassasiyeti gösterseydiniz ,
 
 
Keşke ; "Askerin görevi ölmek,bunun için maaş alıyorlar,bana ekstra bir iyilik yapmıyorlar" diyen eski vekil Muhsin Kızılkaya'yı bırıkan mahkemeye vermeyi,iki çif sözle cevap verebilseydiniz,  
 
Gazisine  "Çakma gazi " diyebilen sözüm ona gazetecileri mahkemeye verme cesareti göstererek  personelinize - başında  bulunduğunuz kurumunuza sahip çıkabilseydiniz ,
 
 
Sizler , TSK'da var olan kangrenleşmiş sorunları gücünüz olmasına rağmen çözme iradesi göstermeyip / gösteremeyip  bu insanları mahkemeye vermekle sadece kafanızı biraz daha kuma gömmüş oldunuz , 
 
 
"Şah -Fırat operasyonunun ilk şehidi Assubay Halit Avcı nasıl şehit olmuş onu araştırsaydınız'da  peş peşe basına farklı açıklamalar yapmasaydınız , Cebinden çıkan 5.75 tl'nin ayıbını yüreğinizde yaşayan komutan olabilseydiniz ,
 
 
"TSK'da  Daha düne kadar  cenazelerini dahi HACIBAYRAM - KOCATEPE diye ayırmanın ayıbını yüreğimde yaşıyorum" diyebilme erdemini gösterebilseydiniz ,
 
Hastanelerde daha düne kadar odaların ;  subay - asubay - erbaş,er  diye ayrıştırıldığının ayıbını  itiraf edebilseydiniz ,
 
Neden emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlıyoruz , bunun cevabını verebilseydiniz , 
 
Assubayların LİSANS eğitimi almasını neden istemediğinizi  itiraf edebilecek yüreğe sahip olabilseydiniz ,
 
Keşke 1970 - 1975 in nedenlerini araştırsaydınız'da bu günleri görmeseydiniz ,
 
 
Keşke K.K.K'lığından 1 Ağustos 1992  saat ; 16.48 de dönemin K.K.K'nının ve eşinin Adana 6. kolordu Komutanlığına yapacağı ziyaretle ilgili çekilen Faks'ta talep edilen iki sayfalık istekler içinde bir kelam edebilseydiniz ,  (Gazeteci sormuş ; "Başka bir emriniz varmı paşam ?" ) diye , belliki bu soru  26 yıldır cevapsız kalmış ,
 
 
Gücünüz olmasına rağmen bunları yapmadınız  ne siz nede sizden öncekiler , kolay yolu seçtiniz tıpkı diğerleri gibi , kazandığınız 250 tl tazminatı afiyetle yiyin ,
 
 
Sizlere  tavsiyem ,   mahkemeye verdiğiniz  Şükrü Irbık Assubayın  "Assubay tefrikası"  yazı dizisini noktasına, virgülüne kadar hatim edin , sadece siz değil  Milli savunma üniversitesinde yetiştireceğiniz her subay adayının "El kitabı" olsun ,   malum eğitim şart ,
 
* * *
 
 
Ve biz , bu zihniyetten hala çözüm bekliyoruz , hala verdikleri sözlerin arkasında durmalarını bekliyoruz , Peygamber sabrı varmış meğer bu toplumda ,
 
Assubay Şükrü Irbık'a ,
 
Sadece doğruları belgeleri ile yazdığı için ömür boyu  sosyal tesisleri yasaklamak yetmez, mahalle bakkalına söyleyin  EKMEK'de vermesin ,
 
Ah be Şükrü  Assubayım,
 
Senin neyine ,  yüz yıldır halının altına süpürülen pislikleri  gün  yüzüne çıkartmak , senin neyine arı kovanına çomak sokmak ,
 
OH OLSUN  SANA  . . .
MSB. Sayın Akar, TBMM. genel kurulunda CHP gurup başkan vekili Sayın Özgür Özel'e hitaben  " tsk' ya 49 yıl hizmet ettiğini " söylüyor, 
 
* * *
Ne demeli bu söze ? 
 
Neyleyim TSK'da "Hz. Ömer" adaletini sağlamadığınız 49 yılı ?
 
Neyleyim 49 Yıl " Dibini aydılatmayan mumu " ?
 
Neyleyim  "Biz" değilde , "sadece " BEN" diyerek geçen 49 yılı ?
 
Neyleyim TSK'nın % 70 inin yarasına merhem olmadan geçen 49 yılı ?
 
Neyleyim Verdiği sözü dahi yerine getiremeden geçen 49 yılı ?
 
Neyleyim sadece kendine Müslüman olan kafa yapısını ?
 
Bulunduğunuz makamda, Ast'ın hakkını - hukukunu kollayıp korumak görevinizken, bunu yerine getiremediğiniz 49 yılı neyleyim ?
 
Bilesiniz'ki ;
 
Sizinde adınız , sizden öncekiler gibi anılacak.
 
Nedenmi ?
 
Verdiği sözü yerine getirme iradesi gösteremeyenlerin , TSK'nın sadece kendilerinden ibaret olmadığını anlamak istemeyenlerin ,  
Her kademede komuta ettiği kurumda  " Adaletin " sağlanmasına zerre kadar katkısı olmayanların , 
Beyinlerindeki " Nalıncı keseri " dürtüsünü  67 yıldır yenemeyenlerin değil 49 yıl , 149 yıl hizmeti olsa ne yazar. 

Ha, 
" Tanırım iyi çocuklardır" diyipte Şemdinni kitapevi baskını olayında Assubayını yanlız bırakan Y. Büyükanıt , 
 
Ha, 
" Kasaptaki ete soğan doğramayan" , Askerimizin kafasına çuval geçirildiğinde sesi çıkmayan  H. Özkök , 
 
Ha, 
Basın toplantısında elindeki silah için " Boş boru" diyen İ. Başbuğ,
 
Ha, 
Afyon cephanelik patlamasında onlarca Şehit verildiği bir ortamda Afyon valisinden "Sucuk - Kilim " hediye alan, sonrada fötörü giyince  " Hepimizin özür dilemesi gerek" diyen N. Özel , 
 
Ha,
"Başbakan TAK diye emreder, ben ŞAK diye yaparım"  diyen  D.Güreş ,
 
Ha, 
" Bir Başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz" diyerek Sap'la Saman'ı birbirine karıştıran Netekim K. Evren , 
 
Yok aslında birbirinizden farkınız ,
Hepinizin ortak noktası ; Sadece kendinize Müslüman olmanız,
 
TSK'yı sadece kendinizden ibaret sanmanız , 
 
Hiç şüpheniz olmasın'ki, 

Sizinde adınız , sizden öncekiler gibi anılacak , 
 
Belli'ki ;
TSK'da Adaletin - İnsanca yaşamın tesisinin hayata geçirilmesi sizinde üstesinden gelebileceğiniz bir görev değilmiş , 
 
Bu sorunu " çözme gururu " ne yazıkki sizden öncekiler gibi sizinde hanenize yazılamadı ,
 
* * * 
 
"Sizinde başınıza silah dayansaydı ne yapardınız?" diyen sayın bakana , 
 
Terörist kovalarken sehven sınırı geçip teröristlere esir düşen, bilahare  opererasyon ile kurtarılıp yurda getirilen , zamanın başbakanı tarafından meydanlarda gururla müjdelenen , zatialinizin gen. kur. bşk'lığında " Tsk' nın ve ülkenin itibarını düşürmekten Tsk'dan ilişiği kesilen, ailesine bakabilmek için üç paraya çaycılık yapmak zorunda bırakılan Asb Özgür Örs'ü hatırlatmak isterim, 
 
Ne fark var sizin yaşadığınız esaretle  Asb. Özgür Örs'ün yaşadığı esaret arasında sayın bakan ?
 
Madem İkinizinde kafasına silah dayanmış, ikinizde esir düşmüşsünüz , ikinizde sonra kurtarılmışsınız , 
 
Siz ; Görevinizin başında kalıp kahraman ilan edildiniz, üstüne birde "Bakan" oldunuz, 
 
" İtibar "  dediğiniz sadece Assubaylar içinmi geçerli ?
 
Asb. Özgür Örs " İtibar" hazretlerinden ordudan atıldı,NEDEN ? ,
Neden bu çifte standart NEDEN? ,
 
Ya,  kafasına çuval geçirilenler ?
 
Fetö'cü teröristlece karargahın ortasında boğazınıza kemer -ip, her ne ise geçirilip Mürtede götürülüp alıkonulmak ile , Işid'ci teröristlerce kaçırılıp alıkonulmak arasında ne fark var bi deyin hele ?,
 
Ben söyleyeyim ;
Biriniz  Subay, biriniz Assubay. 
Tek fark bu , sadece bu , 
 
Bu konuda dahi ayrımcılık yapılan zihniyette,
 
Milletvekili M. Ali Çelebi'nin günler önce Assubaylar ile ilgili yazılı soru önergesine bu güne kadar cevap vermemenizin / verememenizin (!) sebebi hikmetinide iyi biliyoruz, 
 
Kalıplaşmış yuvarlak laflarla geçiştireceğinizide çok iyi biliyoruz , 
 
Yıllar önce Etiler  orduevinde verdiğiniz "Asker"(!)  sözünü bu güne kadar yerine getiremediyseniz, 
 
" TSK'da  49 yıl hizmet ettim " sözünüzün , bizim için kıymeti harbiyesi yoktur , 
 
Ne, sizin adınız Ömer ,
Nede  soyadınız Halisdemir , 
42 Yıla sığdırılan kısacık bir ömür , 
Ardında tarihe kaydedilen bir kahramanlık , 
Bu güne kadar kabrine  yaklaşık iki  milyon ziyaretçi , 
 
Demem o'ki ;
 
Değil 49 yıl , 
149 yıl hizmetiniz olsa ne yazar,  
 
Ömer sonsuza kadar yaşayacak ,  Ya , Siz ? ,
 
Sizde unutulacaksınız ,
Tıpkı sizden önce unutulanlar gibi ,
Tıpkı  Sap'la samanı birbirine karıştıran, TSK'da onarılmaz yaralar açan " Netekim "  gibi ,
Böyle biline  sayın Akar ,
 
Hiç şüpheniz olmasın ,
 
Sizde unutulacaksınız ,
Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar, takım elbise ve açık hava

Assubayın var oluş tarihinde öncesinden vaz geçtim,  1951 yılında yasa ile adına Assubay denilen , TSK'nın emek gücü, Beyin gücü , Teknik bilgi donanımı üst düzey  "Ordu" denilen yapının omurgası ,  Bir emirle ölüme gidebilen  ,  olmazsa olmazı Assubayları tanıyalım. 

 Bu kez bir fener tutalım üzerlerine , onları tanımayan büyük kitlelerin beyinlerinde bir şimşek  çaktıralım  , bir an olsun düşünmelerini sağlayalım , kimdir ,ne yer ne içer , nasıl yaşar , nasıl çalışır , daha açıkçası ne iş yaparlar ? diye .
 
Şimdi hep beraber bakalım fenerin ucundaki Assubaylara ,
 
 
Sahi , kimdir bu Assubaylar ?
 
Kanun önünde subayın yardımcısı denilmiş,  Oysa bir Assubay  "Maymuncuk gibidir , Joker "gibidir,  iş bilenin elinde  İngiliz anahtarı'dır  . anlamadığı iş, yapamayacağı görev yoktur , Hava kuvvetlerinin en teknik sınıfıdır , Muharip- eğitim-ulaştırma uçaklarının bakım arızalarını üst seviyede gerçekleştiren teknikerlerdir,  Bir üniforması kefeni , diğer üniforması yağlı tulumdur ,
 
Pilotun bir saatlik uçuşu için onlarca saat mesai harcayan , arızalı uçağı faal etmeden evine gitmeyen , gerektiğinde ertesi günü istirahat kullanmadan mesaiye devam eden biyonik adamdır ,
 
Yeri gelir nöbetçi Assubayı, yeri gelir nöbetçi subayı görevini ifa eder ayda en az 4 - 5 defa,
 
Denizde ; Bir avuç yerde subay ile müşterek çalışan iş ortağıdır, olmazsa olmazıdır,
Kara'da ;  Tankın- topun - zırhlı araçların kademede bakım - arızasını gideren o'dur ,   himayesindeki binlerce askerin karnının doyurulmasını sağlayan yine o'dur , hanımefendinin evinin çarşı pazar, banka işleri vs. ile ilgilenen yine o'dur, ağanın evine maydanoz gidecekse yine o görevdedir ,
 
 
 
Uçaklardan , pist'lere ,  hangarlara , gemilerden tanklara, mühimmata , daha açık yazayım  "it kulübesine" varıncaya kadar zimmet yüklenen , tayin olduğunda'da o zimmeti devretmek için meyil izninin yarısını sayım yapıp devretmekle geçirmek zorunda kalan yine o'dur,
 
Bu kadar zimmetin - sorumluluğun paralelinde  hiç yetkisi olmayan o'dur,  subayın gitmediği kuş uçmaz kervan geçmez dağ başında bir karakola komutan diye atanan yine o'dur,
 
1984 den beri terör belasına en çok şehit verenler yine Assubaylardır,  buna rağmen  daha düne kadar cenazeleri dahi  "Hacı bayram - Kocatepe " diye ayrılanlardır,  
 
 
Subayın omuzuna bir yıldız daha koyabilmesi için denetlemelere bir yıl öncesinden (!) hazırlanan yine o'dur,  Gecenin kör karanlığında kamyon farı eşliğinde emirle cephaneliğe sokulan, sonrada parçalanmış cesetleri askeri mahkemede suçlu bulunan yine O'dur, 
 
Tek kurşun atılmayan Şah-Fırat operasyonunda basına bilgisi dahi doğru verilmeyen yine o şehit Assubaydır,
 
 
Meslek hayatı boyunca ancak bir-iki defa lojmanda oturabilen , lojmanda olmadığı için evinin önünde kahpe bir kurşunla şehit edilen yine o'dur,  düne kadar Askeri Hastanelerde farklı polikiliniklerde muayene olan , boş yer olmasına rağmen subay odalarında yatmasına dahi izin verilmeyen ,  Şehit sayısından fazla İntihar eden yine o'dur,
 
Daha düne kadar kampları tel örgülerle ayrılan yine o'dur ,
 
 
Görevde sıranın en önünde olan, özlük haklarında sıranın en sonunda yer bulan ,
 
Mekteplerinde dahi yediği yemeğin ,  zabit mekteplerinde çıkandan çok daha farklı olduğu , zabit kursağının çok daha kıymetli olduğu , ayrımcılığın daha mekteplerinin yemekhanesinde  Mide'de başladığı bir ademoğludur Assubaylar ,
 
 
Başına çuval geçirilenlerin görevleri başında olduğu kurumda, terörist kovalarken sınırı geçti diye Türkiye'nin - Tsk'nın itibarını düşürmekten ordudan atılan biçare yine o Assubaydır ,
Devletin askeri helikopteri ile ailece pikniğe gidenlerin var olduğu kurumda, 4 yumurta için 6 ay hapis cezası alan yine o'dur,
 
Sosyal medyada general yerine sehven "keneral" yazdığı için ordudan atılan yine o'dur ,
 
 
"TSK: subay-assubay bir bütündür, biz bir aileyiz" deyip , bunun gereğini asla yerine getirmeyenlerin, ısrarla getirmek istemeyenlerin , verdikleri sözlerin dahi arkasında durma iradesi gösteremeyenlerin var olduğu kurumda , sadece kendilerine müslüman olanların , 
 
Subayın 6 çeşit tazminat aldığı , muvazzaf maaşının % 85 i ile emekli olduğu , 
Assubayın sıfır tazminat ve muvazzaf maaşının % 50 si ile emekli olduğu bir kurumda ne kadar aileden ne kadar bütünlükten bahsedilebilir ve ne kadar inandırıcı olur ?
 
Birinin emeklisinin her yıl  yaz - kış kampının planlarını yaptığı  kurumda , diğeri kaçarcasına emekli olup ikinci iş aramak zorunda kalan yine o'dur ,  
 
Hangi mantık Assubayın emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlamasını açıklayabilir ?
2002 den beri bu hatadan dönme iradesi gösteremeyenler subayların tamamını ne acıdır ki eğitim seviyesine bakılmaksızın bir gecede 8 / 1 inde eşitlenmişlerdir ,

Gizli saklı  okudukları  üniversitede sınava girmemeleri için  özellikle sınav günleri tatbikat - görev planlananlar yine onlardır,  suriyeli mültecinin dahi sınavsız girebildiği üniversite eğitimi kendisinden esirgenen o Assubaydır , 
 
Peygamber ocağı denilen kurumda Ömer adaleti ile tanışmayan yine o'dur,  Bu güne kadar alınan hiç bir savunması baştan yeterli görülmeyen mahkum yine o'dur ,  
Eğitimde anayasanın fırsat eşitliği sağlanmayan , kendisinden lisans eğitimi ısrarla esirgenen yine o'dur ,   mektebinde nasıl bir eğitim veriliyor'ki, babasının Assubay olduğunu söylemeye çekinen subaylar yetişiyor,

Assubay olduğu için evladından özür dilediği mektubu, T.B.M.M Kürsüsünden okunan baba yine bir Assubaydır, en verimli en profesyonel zamanında kaçarcasına emekli olmak zorunda bırakılan yine o'dur,

 Davulcunun-zurnacının-mahallenin taksicisinin- muhtarların-  şarkıcının - türkücünün - artistin - suriyelilerin defalarca kabul gördüğü saraya bu güne kadar sesini duyuramayan  tsk'nın gerçek emekçisi o'dur,  "Aileyiz" masalının anlatıldığı kurumda  Lojmanından tabldot'una , servis aracından asansörüne , helasına varıncaya kadar ayrıştırılan yine o'dur ,

 Bayramlarda torunlarına harçlık verememenin ezikliğini yüreğinde yaşayan ,  Birinin tatil planları yaptığı kurumda, diğerinin ucuz ekmek almak için Halk ekmek büfesi önünde kuyruğa giren yine o'dur, 

 Devlet memurlarının  , Hırsızın, namussuzun,  vergi yüzsüzlerinin , uyuşturucu baronlarının af edildiği memlekette sicil affı uygulanmayan  Yine o Assubaydır ,

 Dirisine hiç değer vermeyip, ölüsüne değer verilir gibi yapılan , sağlığında devlet erkanının adını dahi bilmediği , ancak musallada  asker - sivil  tamamının dirsek teması saf tutup  olmayan haklarını  riyakarca helal ettikleri riyakarlık mağduru o'dur.

 İşleri düşünce ;

 Başçavuşum , Şefim , Hocam , Ağabey  dedikleri yine o  Assubaydır ,

 Ülkenin Başbakanından ,  savunma bakanlarına , gen.kur.bşk'nına  kadar çeşitli platformlarda verilen sözlerin yerine getirilmediği yine o'dur,  subayın 6  çeşit tazminatı aldığı kurumda sıra assubaya gelince; "size verirsek başkalarıda ister" diye uyutulan yine o'dur ,

 Kendilerine her istediklerini alıp, assubaya gelince "biz istedik hükümet vermedi" masalı anlatılan yine o'dur, 

Bütçe görüşmelerinde MSB'nın arkasına cümbür cemaat  konuşlanan, kendilerine her türlü imtiyazı hangi hükümet olursa olsun sorunsuz alan ancak assubaya sıra gelince ; "siz bizden çıktınız,sizin muhatabınız biz değiliz hükümet"  denilen  yine o  Assubaydır ,

 Adaletsizlik sadece özlük haklarında değil'ki ;

 Eğitim süreleri eşit olmamasına rağmen mecburi hizmetin eşit olmasını hangi akıl, hangi mantık izah eder ?

 Oyak'ta üye çoğunluğu olmalarına rağmen yönetimde zerre kadar adil temsil edilmeyen o Assubaydır ,
 
2013 Ortalarında Deniz kuvvetlerindeki bir konferansta komutanın : "Şu Assubaylarında üç kuruş için gezmedikleri televizyon, gitmedikleri gazeteci kalmadı, bu meslek para ile değil, sevgi ile yapılır"  demelerini unutmuş değiliz,  
 
Açıkçası amirale şunu sormak isterim,  
6 Çeşit tazminatı almasanız göreve devam edermisiniz bay amiral ?
 
Assubaylar  adalet için tv. kanallarına - gazetecilere gitmeye mecbur bırakılıyorlarsa  bu ayıp kimindir ? "subay - assubay biriz bütünüz"  lafının içinin ne kadar boş olduğununda belgesi değilmidir ?
 
Adaletin rütbeye - makama göre dağıtıldığı kurumda ,  eski K.K.K.nı  yeni GEN.KUR.BŞK'nı  Org.Yaşar Güler'in "kamuda en eşitlikçi yer tsk'dır"  sözüne inanmak için ,sistemini bire bir örnek aldığınız ABD. ordusunu inceleyip karar vermek lazım her halde.
 
Assubaydan lisans eğitiminin esirgendiği, lisans mezunu assubayların subay yapılmamak için bin dereden su getirildiği  bir kuruma,  İç işleri bakanının  "korucudan albayda olacak, generalde olacak" sözüne diyecek bir şey bulamıyorum,  korucudan general olacaksa ,
 
O halde ne gerek vardıda  kapattığınız askeri okulların yerine  Milli savunma üniversitesi açtınız ?
 
Çok daha acısıda ,  bu sözelere   iki kelam edecek kimsenin olmaması, 

 
Şimdi bir süre gözlerinizi kapatın ve düşünün okuduklarınızı ,  varmı  bu yazılanların tamamı külliyen yalan  diyebilecek ?
 
İşte  TSK'nın ötekilerinden bir kesit  ,
 
Kırılan kol yen içinde kalmıyor 1970 den beri ,
 
Kendini "AĞA" , kendinden gayrısını "MARABA" gören zihniyette ,
 
Ne demişti paşa ? ,  "Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır " .
 
BELLİ'Kİ PAŞANIN KAST ETTİĞİ ,  SADECE ZABİTLERMİŞ . . .
 HAYIRLISI İLE BİRDE "AĞIZ TADI İLE GAZOZ İÇEMEYENLERİN " SORUNUNU HALLETTİLERMİ ,  
DEĞMEYİN KEYİFLERİNE . . .
 
 
SARAYIN KONUKLARI : 
 
"Nur Yerlitaş , kimdir bu hatun ? "  -  Bağlama işini bağlayan  bağlamacı  "Yavuz Bingöl",   -  Emel Sayın , 
 
Bu devirde sultan'da sensin padişahta "Sibel Can "  -   Haydi abbas , "Mustafa Keser"  ,
 
Ne iş yapar "Esra Erol ? " - Kaç koca eskitti  "Seda Sayan" ? -  "Orhan Gencebay"  -  Necidir Sevim Emre ? ,   
 
Aykut Kocaman  -  Ümit Besen , -  Ne demeli , kimdir  "Wilma Elles ? "  -  Megri megri İbrahim Tatlıses, 
 
12 yaşında bir çocuk "Emir berke Zincidi   -  Ufuk Sarıca  - Tanju Çolak - " Eser Yenenler  ne iş yapar ? " ,
Klarnetçi Serkan Çağrı    -  Murat Dalkılıç - Berdan Mardini -  Kah açılıp kah kapanan  hatun Niran Ünsal  ,
 
İbrahim  Sadri -  Osman Sınav - Kenan İmirzalıoğlu - Tolga Zengin -  Harun Erdenay -  Turgay Demirel ,
Muazzez Ersoy  -  Muazzez Abacı  -  Ne demeli "Bülent Ersoy!a  ?   -   İşini bilen hatun "Hülya Avşar   -  Özdemir Erdoğan , 
 
Hasan Kaçan  -   Bilen varmı necidir "Ece Erken  ? "  -  Mustafa Sandal  -  "Cem Belevi ? "  -  "Sinan Akçıl ? "  -  Bülent Uygun ,  
 
İşini bilen şeytan  "Rıdvan Dilmen"  - Şoray Uzun  -   Bülent İnal  -   Kadir Çöpdemir  -   Safiye Soyman  -  Necidir "Faik Öztürk  ? " , 
 
Işın Karaca  -  Coşkun Sabah  -  Tamer Yiğit  -  Ajda Pekkan  - Perihan Savaş  -  Ahmet Özhan , 
 
Yonca Evcimik  -  Kutsi - "Alişan ? "  -  "Necati Şaşmaz ? "  -  Nereden nereye "Gamze Özçelik "  -  Burcu Çetinkaya ,
 
Cengiz Kurtoğlu  - Murat Yıldırım  -  Fas'lı hatun "İmane Elbani "  -  Magazin yorumcusu  Hakan Ural , 
 
Hakan Peker  -  Hande Yener ,  - Dombıra  dedi yetmezmi  "Uğur Işılak "  -  Nurettin Sönmez  -  Cemal Hünal   , 
 
Serdar Gökhan  - Linet  -  Sinan Özen -  Tolgahan Sayışman  -  Seçkin Piriler  -  "Şafak Sezer , buna ne demeli ? ",  
 
Sanırsın katillerin korkulu rüyası "Müge Anlı "  -  Basketbol tayfası  -  Damadının aldığı konyaaltı plaj ihalesi ile Hülya Koçyiğit ,
 
23 Nisan'da kabul edilen çocuklar - Galatasaray futbol takımı ,  Gizemli zengin tv.  sahibi ,  boşanması  şehit haberinden çok ses getiren Acun Ilıcalı ,
Yargı mensupları -  Akademisyenler  -  Taksiciler -  "Ramazan davulcusu ? "  - "Güzellik uzmanları ? " ,
 
Değişmeyen konuk : Muhtarlar  -  "Mülteciler ? ? ?  "  -   vede " FESLİ'LER ? ? ? " ,
Ve , sayamadığımız daha kimler  kimler  kimler  ?,
 
Adı ;  Magazin dünyası , spor dünyası , sanat dünyası , sahne dünyası , sinema dünyası , Televizyon dünyası , moda dünyası  denilen süslü , süslü olduğu kadar Çok büyük çoğunluğunun ülke gerçeklerinden bi haber ,  çoğunun bedelli   askerlik yaptığı veya raporla askerlikten yırttığı  bu yığınların kabul gördüğü Saray'a  sadece bir toplumun ulaşamamasının  sebebi hikmeti nedir acaba ?
 
En acısıda  ; Banka dekontu ile askerlik yapanların , veya ÇÜRÜK raporu ile hiç yapmayanların el üstünde tutulduğu saraya , onlar için can verenlerin kabul görmemesi . 
Ömer'e övgüler dizip ,  yukarıdaki  şahıslar kadar değerli olmadıklarını hissettirmenizdeki  çelişki  nedendir ?
 

Sayın Cumhurbaşkanı ,

 
Size oy veren vermeyen toplumun tüm kesimlerinin Cumhurbaşkanı değilmisiniz ? ,
 
Ara ara taksi durağına , esnaf dükkanına , vatandaş evine ziyaretler yapıyorsunuz ,  sorunlarını dinleyip  bir emirle anında çözümler buluyorsunuz,
 
Sarayda kabul edip sorunlarını dinlemediğiniz sivil toplum örgütü neredeyse  "yok "  gibi ,
VE,
Sayamadığım daha çok çeşitli meslek mensuplarının , sorunsuz ulaştığı   saraya  Asla ulaşamayan ,  hiç şüphem yokki  ulaşılması engellenen bir toplumun ferdi olarak  , Türkiye Cumhuriyetinin bir vatandaşı olarak ,

bir kere daha sormak istiyorum ,
 
Siz, sayın Cumhurbaşkanı,
 
Biz ,  size neden ulaşamıyoruz ?,  neden sesimizi duyuramıyoruz ?
HANİ ; "DİCLE'NİN KENARINDA KURDUN KAPTIĞI BİR KOYUN BİLE BENİM MESULİYETİM ALTINDADIR "  Demiştiniz'ya ,
 
İster istemez düşünüyorum, 
 
Demeki bu toplum sizin mesuliyetinizin altında değil ,   Öylemi ? ,
 
NEDEN SADECE BİZ  ULAŞAMIYORUZ  ZATİ ALİNİZE ?
 
SEKSEN BİR MİLYON VATANDAŞIN TAMAMININ CUMHURBAŞKANI DEĞİLMİSİNİZ ?
 

Hanginiz'den başlayayım söze ,  bi deyin hele hanginiz'den ? ,

 
El birliği ile yok ettiniz ömrümüzün bir yılını daha ,  adaleti göremeden bu dünyadan göçüp giden her bir Assubayın vebali şüpheniz olmasın'ki üzerinizde olacak ,  Yaşam  mücadelesi vermeye  çalışanlardan aldığınız  hayır duaları (!)  kulaklarınızda her daim çınlayacak ,
 
Önce Siyasi iktidardan'mı başlayayım , yoksa  Masalcılardan'mı ? ,
 
Yıllardır sadece Assubay zümresine üç maymunu oynayan İktidaramı , Yoksa  365 gün 7/24 damarlarımıza "Aile" masalı  zerk  edenleremi diyeyim ,
 
Öncelik Masalcılara olsun :
 
Silivri'ye - Sincan'a - Hasdal'a düşünce akıllarına  ADALET gelen masalcılar ,
 
Kendileri dam'a düşünce maaş katsayısını anında 1/3 den ,2/3 e çıkarttıran masalcılar ,
 
Kendi deyimleri ile "Mesleğinde temayüz etmemiş"  albaylara  bir kaç yıl erken fötörü giydirmek için ekstra 60.000 tl'ye varan ikramiye verdiren  masalcılar ,
 
Dört yumurtaya gösterdikleri hassasiyeti , Kafaya çuval, ele ters kelepçe takılınca göstermeyen masalcılar ,
 
"Haini general yapmışız, kahramanı Assubay" diyen masalcılar ,
 
TSK' da Assubayın'da  var olduğunu sadece görevde ve musalla'da hatırlayan masalcılar ,
 
Ast'ın hakkına - hukukuna  şehla  bakan masalcılar ,
 
Bu güne kadar kendi taleplerinizi gelmiş geçmiş tüm hükümetlerden  "tereyağından kıl çeker gibi - karıncanın beline bir zarar vermeden - Mikro cerrahi uzmanlığını kıskandıracak hassasiyette " sessiz ve derinden hanelerine yazdıranlar , 2019 dada aynı türküyü koro halinde söylemeye devam edecekler şüphesiz : AİLEYİZ  diye.
 
Biz , dinleyicilerden'de bu çok sesli koroya iştirak etmemizi isteyecekler , ele - güne karşı , maksat birlik - bütünlük mesajı vermek,  YERSEN  ,
 
Sonra Plak yine başa dönecek;
"Vallahide , billahide çalışmalar devam ediyor , biz teklif ettik konu hükümetin önünde " ,
 
İyi'de  ağalar , beyler, efendiler  ve dahi paşalar ,
 
Sizin yıllar önce "Davulla toplananlarınız " dahil , lise mezunlarınız  , iki yıllık  - üç yıllık harp okulu okuyanlarınız tamamı  4 yıllık harp okulu  mezunu sayılmadınızmı ,  tamamınız bir gecede 8/1 de eşitlenmedinizmi ?,
 
Gırtlağınızdan  geçen 6 çeşit tazminatı ( havyarı)  hükümetler sizin talebiniz olmadanmı sizlere layık gördü ?,
 
Sadece kendiniz için bütün bunlar sizlerin talepleri doğrultusunda gerçekleştiğine göre ,   Olur olmaz "AİLEYİZ" diyorsunuz'ya , o halde şunu bir kere daha soralım,
 
NEDEN SADECE KENDİNİZE ?,
 
Göreve - Ölüme giderken Sizden önde olanlar , bir emirle gözünü kırpmadan ölüme gidenler , sizlerin  "dağ başı" diye gitmediğiniz yerlere "komutan" diye gidenleri  neden kendinize isterken hatırlamadınız  efendiler , NEDEN ?,
 
"Söz namustur"  ve ağızdan çıkar ,  Böyle belledik biz , Verdiğiniz sözün kaçıncı sene-i  devriyesi bay Akar ? ,
 
"Assubayları anlamaya çalışıyoruz"  diyen bay Güler ,  yarım asırdır dirsek teması  mesafesinde  bulunduğunuz , kredi kartlarınıza varıncaya kadar eslim  ettiğiniz bu toplumu  temsil ettiğiniz o makamda dahi  hala anlayamadınızmı ? ,
 
Bu toplumu anlamakta zorlandığınızı bildiğimiz için , sizin bizleri anlamanıza  yardımcı olması adına ,  belki  yararlanırsınız düşüncesi ile  25.06.2016 'da bir kılavuz yayınlamışım , bir göz atın derim ,
 
2018 De bitti ,  adaletin sağlanmadığı bir yılı daha çaldınız ömrümüzden,
 
Hak'tan adaletten , insanca yaşamdan yine eser yok, yeni yılda yeni masallarda buluşmak dileğiyle, 
 
Bizler Ölmeye , sizler 6 çeşit havyarı genişlemiş  kursaklarınızdan aşağı  kepçe ile indirmeye devam edin ,   sonrada gelin Ordu evine  demli çaylar eşliğinde gözümüzün içine baka baka masala kaldığınız yerden devam edin ;  " BU SORUNU HALLEDECEĞİM "  Diye ,
 
Belli'ki  2019 bereketi ile gelecek Yıldızlılara ,
Ve , Assubaylardan yıllardır esirgenen, saklanan tablo tamda budur ,
 
Biz , 2019 da yeni masallar dinlerken , kimlerin  hangi kaymağı  yeni yılda ne olacak,  buyurun .
 
1 Ocak 2019 - 30 Haziran 2019 Tazminat  miktarları : 
------------------------------------------------------------------------
 
Yarbay            : 1149.70 tl. 
Albay              : 1494.70 tl. 
Kd.Alb            : 1839.60 tl.   
Tuğg / Tuğa    : 2759.40 tl.
Tümg / Tüma : 2989.40 tl.  
Korg / Kora    : 3334.30 tl.  
Org / Ora        : 4024.20 tl.  
Kuvvet K.       : 4599.00 tl. 
Genkur.bşk.   : 6898.60 tl. 
 
 01 Temmuz 2019 -31 Aralık 2019 Tazminat  miktarları : 
----------------------------------------------------------------------------
Yarbay            :  1207.20 tl.
Albay              :  1569.40 tl.
Kd.Alb            :  1931.60 tl. 
Tuğg / Tuğa    :  2897.40 tl. 
Tümg / Tüma :  3138.90 tl. 
Korg / Kora    :  3501.00 tl.
Org / Ora        :  4225.40 tl. 
Kuvvet K.       :  4829.00 tl. 
Genkur.bşk.   :  7243.50 tl. 
 
İşte  " TSK; Subay - Assubay bir bütündür, biz bir aileyiz "  masalını yıllarca bizlere anlatanların 67 yıldır " Cambaza bak " demelerinin sebebi-hikmeti  tablodaki  rakamlarda gizli,  Emekli Assubayın maaşının iki katına varan  "TAZMİNAT ! " alıyor  Aileyiz diyenler, 
 
Ağa - Maraba zihniyetinizden vaz geçemediğiniz bir yılımızı daha çaldınız ,
 
86 Yaşına gelmiş meslek büyüğümüzün  bu yaşına kadarki "ADALET" haykırışlarına üç maymunu oynadığınız bir yılımızı daha çaldınız ,
 
TSK'da  en başından beri var olan ADALETSİZLİKLERİ  BELGELERİ ile yazan Assubay meslektaşımızı " Ömür boyu sosyal tesisleri yasaklamak" gibi  keyfi , absürt bir uygulama yaşattığınız bir yılımızı daha çaldınız ,
 
Assubay sorunlarını  defalarca köşesinde dile getiren gazeteciyi mahkemeye vermek gibi çaresizliği yaşadığınız bir yılımızı daha çaldınız ,
 
"Biz istedik,hükümet vermedi"  diyen masalcılar , Şehit Assubayın cenazesinde en önde saf tutanlar , bir yılımızı daha çaldınız ,
 
Ömer'i bir emirle toprağın altına gönderenlerin   2019 Ocak'ta  Sadece alacağı tazminat Ömer'in  maaşı kadar olacak , Ya Ömer'in geride kalanları ?
 
2018 yılında Askerin donarak Şehit oluyor'sa ; sen istediğin kadar dağlara taşlara "Güçlü ordu,Güçlü Türkiye"  yaz,  nasıl olsa can verenler sizin evladınız değil , 
 
Türküsü yakılmış bu sistemin ; "Zenginimiz bedel verir, Askerimiz fakirdendir" diye , 
 
Gazeteci hatun Balçiçek İlter sormuştu size bu soruyu;
 
"Antalya'da 31 Albay varken , Hakkaride neden 1 Albay var " ? diye,
 
" Ankara'da müzisyen yetiştiren mızıka okulunda 40 tane albay var. Nöbet ve hizmet amacıyla orda bulunan muhafız ve hizmet bölüğünde 36 tane asker var. Hakkari'de profesyonelleşmeyen TSK mızıka okulunda 40 tane albayı istihdam ederek ( miktarı erbaş ve erlerden fazla ) profesyonelleşmiş.  Neden?
TSK'nın vakıflarının (TSK dayanışma, el ele, mehmetçik, kartal vb ) yönetim kurullarında toplam kaç general subay ve astsubay vardır" ?  ,
 
"Aileyiz" dediğiniz buysa Olmaz olsun , 
 
"En eşitlikçi kurum TSK'dır " dediğiniz buysa,  batsın eşitlik anlayışınız . . .
 
Yukarıdaki bu tabloya rağmen ,
 
Diliniz dönerse   şimdi bir daha söyleyin "AİLEYİZ"  diye . . .
 
*****  ***** ***** *****
 
SİZ , SİYASİLER :
 
En tepeden  en alttakine .
 
Sayın Cumhurbaşkanı , 8 Haziran 2018 tarihi bir şey hatırlatıyormu size ?
 
04.12.2017 de size hitaben yazılan mektup, bilmem okurmusunuz ? bu toplumun derdinin, sorunlarının küçük bir özeti,
 
Sayın Davutoğlu , Başbakanlığınız dönemindeki  birçok ilde yaptığınız mitinglerden ikisini yazayım; Malatya - Konya, size bir şeyler çağrıştırdı'mı acaba ? sözünüzde durma iradesi gösteremediğiniz bir yılımızı daha çaldınız ;
 
Ve,  
 
Milli savunma bakanları ,
 
Sizlere sözüm yok ,  belliki o gün  meydanlardan konuşulanlar , şehit Assubayın evinde konuşulanlar  sadece günü kurtarmak içinmiş ? ,  söz vermek  sözünde durmamak siyasetin gereği imiş desenize,
 
Adaletten, insanca yaşamdan , haktan uzak bir yılımızı daha çaldınız  el birliği ile , 
 
Bir yandan "Biz; Ötekileştirilenlerin, Ezilenlerin, Yok sayılanların, Mazlumların, Garip-Gureba'nın, Alttakilerin, Fakir fukaranın, ZENCİLERİN iktidarıyız"  deyip , öten yanda TSK'da adaletin sağlanmadığı bir yılımızı daha çaldınız ,
 
 Üniversite okuyan kendi çocuklarımıza hitaben ; "BURS ALMAYIN,KREDİ ALIN (!) BEDAVACILIĞA ALIŞMAYIN"" BURS ALMAYIN KREDİ ALIN , BEDAVACILIĞA (!) ALIŞMAYIN "" BURS ALMAYIN KREDİ ALIN , BEDAVACILIĞA (!) ALIŞMAYIN "" BURS ALMAYIN KREDİ ALIN , BEDAVACILIĞA (!) ALIŞMAYIN "" BURS ALMAYIN KREDİ Derken öte yandan ülkemize okumak için gelen Irak'lı -  Malezya'lı  -  Suriyeli -  Afgan'lı öğrencilere Kişi başı 700 tl harçlık + ücretsiz yurt + üç öğün yemek + ücretsiz sağlık hizmeti + ücretsiz şehir içi ulaşımı  verdiğiniz bir yılımızı daha çaldınız ,
 
 
16 Yıllık iktidarınızda  ülkemi  sadece mültecilere "cennet vatan" yaptığınız bir yılımızı daha çaldınız ,
 
Asgari ücretin 1603 tl olduğu , on iki milyon yurttaşın sosyal yardımlarla geçindiği , bir kilo kırmızı etin 70-80 tl olduğu ülkede  , Kırmızı etteki pahalılığı  "halkın refah seviyesinin yükselmesine - ete olan talebin artmasına"  bağladığınız bir yılımızı daha çaldınız ,
 
Halkla beraber çarşı pazar dolaşıp , gerçek enflasyon değerleri ile yüzleşme cesareti gösteremediğiniz bir yılımızı daha çaldınız ,
 
1914 Sarıkamış'da donarak   Şehit olan 60.000 askerimizden tam 104 yıl sonra , 2018 in ekim ayında  2 Askerimiz DONARAK Şehit olabiliyorsa , Askerliğin  "yan gelip yatma yeri "  değil,  "yan yana can verme"  yeri olduğu gerçeğini anlayamadığınız bir yılımızı daha çaldınız , 
 
24 Saat esasına göre görev yapıp  bir emirle  ölüme gidenlerin  , Kışın kıçını kalorifere yaslayıp , yazın klima karşısında bi taraflarını serinlete serinlete günde sekiz saat çalışanlar kadar değerli olmadığı , adaletin sağlanmadığı bir yılımızı daha Çaldınız ,
 
Ülkede yan gelip yatanların sahillerde ense yapan, nargile tüttüren ,  kendi küçük esnafımız bin bir çeşit vergilerden kepenk kapatırken , suriyelilerin mantar gibi çoğalan  "vergisiz"  iş yeri açmasına göz yumduğunuz , 783.562 Km. kare güzel ülkemi  KULUÇKA MAKİNA'sı  olarak kullanan günde  395 çoğalan , doğal yoldan  üreyemeyenlere   ücretsiz tüp bebek tedavisi veren , 10 yıl sonra  ülke nüfusunun  % 20 sini teşkil edeceklerin  Suriyeliler olduğu gerçeğini göremediğiniz  ( belliki görmek istemediğiniz ) , Yakın gelecekte ülkenin başına bela olacakları gerçeğini göremediğiniz bir yılımızı daha çaldınız ,
 
Gözümüzün içine baka baka "Üç maymunu" oynadığınız bir yılımızı daha çaldınız ,
 
Siyaset dediğiniz   bu olsa gerek  ,  "Dün dündür, bugün bugün" demiş  bugün  Isparta'da  yatan  sizin eskiniz ,
 
Hadi bunu anlarımda ,
 
YA , SÖZ VEREN ASKERSE ?
 
Şimdi bir daha sorayım ;
 
BU GÜN 10 KASIM , HANGİNİZİ ŞİKAYET EDEYİM ÜLKEMİN KURTARICISINA , HANGİNİZİ ?
 
 
(Not.  Rakamlar için Sn: Fahrettin Bağrı'ya teşekkür ederim ).