Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

E-posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.
( 50 Muhtarlık ilk kafile 9.4.2018 günü yola çıkıyor )
 
*** *** ***
 
Sen, ülken için bir emirle ölüme gidersin , adın bir  "alt yazı" olarak geçer ,
 
Gazetelerin en alt köşesinde küçücük bir haber olursun , çoğunda oda olmaz ,
 
Postalın ayağından günlerce çıkmamış , ne gam ,
 
Sen , sekiz saat mesaiyi asla bilmezsin , askerin mesaisi 24 saat derler ,
 
Haftalarca evinin yolunu unutmuşsun , bu işi bilerek girdin derler ,
 
Hiçbir çocuğun aynı ilde okul bitiremez , bu işin fıtratında var derler ,
 
30 Yılda 10 -15 defa tayin olursun , her tayin ayrı bir göçük ,
 
Bütün bunların hiç bir önemi yoktur ne Yıldızlıların, nede hükümetin ,
 
Oysa İstediğin sadece adalettir , Adalet .
 
Sadece senden esirgenen adalet ,
 
4 Yumurtanın adaletini kılı kırk yararak düşünen  ve  6 ay hapiste karar kılan ,  lakin Ağanın piknik helikopterine karanlıkta göz kırpan adalet , 
 
1975 den beri sana sicil affı uygulamayıp , kendisi dama düşünce maaş katsayısını 1/3 den  -  2/3 e çıkarttıran adalet ,
 
Senin hastana  ambülans çıkartırmayıp , kendi hastasına helikopter kaldıran adalet ,
 
Senin cenazene isteğe bağlı katılım sağlatıp , kendi cenazesine "emirle" katılım sağlatan adalet ,
 
Bu güne kadar hiç bir savunman yeterli görülmeyen adalet ,
 
İşte bu yüzdendir'ki ,
 
Personelinizin tamamına sahip çıkmadığınız içindir'ki ;
 
Aklı evvelin biride çıkar," askerler ölmek için para alıyorlar" der, densizlik para ile değil ,
 
Ne, bu söze cevap verebildiniz , nede adaleti sağladınız,
 
Temsilcim olduğunu söyleyenler Çok güzel beceriyor paslaşmayı,
 
"Artık bizden çıktınız, sizin muhatabınız biz değiliz , hükümet'tir ,
 
Sonra başka perdeden bir ses;
 
"Bizi istedik hükümet vermedi" , (Yersen) ,
 
Sonra makam yine değişiyor;
 
" Biz teklif ettik, çalışmalar devam ediyor ,
 
6 Çeşit tazminatı bir solukta cebe indirenler ,  tek lokmada çiğnemeden yutanlar ,kaşla göz arasında  "sağlık harcamalarını" vekillerin arasına  dirsek teması sıkıştıranlar ,
 
Ömür boyu sadece kendilerine yonttukları için olsa gerek, 
 
Kendileri için isterken şakıyan dilleri, Assubaya gelince "lal" olabiliyor ,
 
Lisans mezunununda , davulla toplananında bir gecede 8 /1 inde eşitlenenler ,
 
Tazminat denizinde ense yapanlar ,
 
Bizi emirle ölüme göndermesini bilenler,  " biz aileyiz - biriz "  güzellemesi dizinler ,
 
Bu görevin sonunda şehadet var diyenler ,
 
Çıkıpta soramıyor hükümet yetkililerine,
 
Madem mesele bütçe meselesi ise ,
 
Madem Assubaya verirsek başkararıda ister meselesi ise , 
 
Nereden buldunuz kaynağı'da yargı mensuplarına 2016 da 1155 tl , 2017 de 2700 tl verdiniz ?  diye ,
 
Nereden buldunuz kaynağı'da Akademisyenlere 1000 tl  verdiniz ?  diye ,
 
Kaynak yoksa, hangi kaynaktan verdiniz sağlık çalışanlarına  800 -1200 tl iyileştirmeyi ?  diye ,
 
Nereden buldunuz kaynağı'da emniyet mensuplarına 151 -452 tl +%25 zammı ? diye ,
 
Mesele kaynak meselesi ise, Köy korucularına 250 tl'yi hangi kaynaktan verdiniz ? diye ,
 
Durun daha ,Turpun büyüğü heybede ;
 
Madem mesele kaynak meselesi,
 
Neden soramadınız , çalışan annelere çocukları için bakıcı parası 1600 tl'yi nereden buldunuz diye ? ,
 
400 tl  evde torun bakan babaanne , anneanne parası ne iştir ? diye ,
 
Evde hastasına bakana verdiğiniz 960 tl'ye kaynak nereden buldunuz ? diye
 
Yeni işe giren üniversite mezununun maaşının yarısı devletten,  nerede bu değirmenin suyu ? diye ,
 

Bu arada  görevleri ülkede sadece her şartta  yılda  iki yüz bin Üremek - çoğalmak olan  mültecilere harcanan 30  milyar küsür dolar cabası  tabii ,

Bunları hükümete sormayıp , soramayıp , sadece kendinize yontarsanız  bunun adı "aile" olmaz efendiler ,

Her bakanlık  kendi personelinin özlük hakları konusunda  bir çalışma yapıp bunu hayata geçirirken , bize "aileyiz" masalı anlatan sizler sadece kendinize yeni haklar kazanmanın peşindesiniz .


Ve; Muhtarlar ,

 
 
Önce 295 tl'lik mini bir güzellik  yapıldı, sonra  bunu  613 tl'lik SGK prim güzelliği  takip etti  ettimi 908 tl. 
Eee , kadayıf kaymaksız olmaz elbette , 
Sonra gelsin İspanya turu ... 
Kimemi ? , Tabiki Muhtarlara . 
Sen,  Suriye'ye - Irak'a  Şehit olmaya , muhtarlar İspanya'ya  tatile ,
 
Sen;
 
Ne Muhtarsın , nede  taksici ,
Ne davulcusun , nede  zurnacı ,
 
Ne şarkıcısın, nede  türkücü ,
 
Ne mültecisin , nede   futbolcu ,
 
Ne artistsin , nede  popçu ,
 
Ne öğretmensin , nede madenci ,
 
Ne roman'sın , nede şopar ,
 
İşte bu yüzden saraya sesini duyuramazsın ,
 
Sen;
Sadece  gözünü kırpmadan emirle ölüme giden bir  cansın ,
 
 
Ama olsun: 
 
Seninde taziye çadırında helvanı yeyip,  olmayan haklarını  helal ediyorlarya ,
 
Kocatepeden kalkan cenazene Maile  iştirak ediyorlarya ,
Tabutuna yaslanıp hak helal ediyorlarya ,
 
 
DAHA NE YAPSINLAR ?
 
 
( Türkiyede  yaklaşık 55.000  muhtar var , her kafile 50 kişiden oluşuyormuş, bu  1100   kafile  demektir ve bu masrafı sponsorlar karşılayacakmış !!! , devletten beş kuruş para çıkmayacakmış !!! ) İsteyen inanır . . .
 


KOMUTANLARA SAĞLIK ( 375 sayılı KHK  22 Ek madde  30 Mart 2018 )

Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetleri Komutanı, Hava Kuvvetleri Komutanı, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanı olarak atanmış olanlar ile Orgeneral/Oramiral rütbelerinde bulunanlardan aylıklarını 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa göre almakta olanlar ve bunların emeklileri ile bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık giderleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin tabi olduğu hükümler ve esaslar çerçevesinde ilgili kurum bütçelerinden ödenir " .

** ** ** ** **

Ne zihniyetiniz değişti , nede uygulamalarınız,
 
Nasıl bir kafa yapınız var , nasıl bir düşünceye sahipsiniz , bu muazzam  nalıncı keseri zihniyeti ile TSK'nın birliğinden - bütünlüğünden  nasıl bahsedebiliyorsunuz ?,
 
1978 den beri tam 40 yıldır verdiğiniz sözler "Mıh" gibi ortada dururken, Siyasiniz ayrı Askeriniz ayrı masallarla bu güne kadar ninni söylerken,  nasıl beceriyorsunuz "Karıncanın belini incitmemeyi ?"
 
Nasıl çekiyorsunuz tereyağındaki kılı bu kadar hassas ? bu ne ustalık , bu ne maharet ?
 
Siz değilmiydiniz, "biz istedik, hükümet 'onlara verirsek başkalarıda ister' diyor" diyenler,
 
Siz değilmiydiniz, "Biz teklif ettik konu hükümetin konusu" diyenler ,
 
Hangi ara sıkıştırdınız  vekillere yapılan bu  teklifin arasına kendinizi , bu ne beceri ?
 
Ne oldu Etiler ordu evindeki sözler, daha kaç mevsim geçmesi gerek ? ,
 
Öncede yazdık bay  Akar ,
 
Sizden öncede askeri ayrı , siyasisi ayrı sözler verdi , diye,
 
40 Yıl önce T.Şahinkaya'nın temsilcileri geldiler Eskişehire ağızlarında bir çuval dolusu söz ,
 
Baktılarki olmuyor, bu kez T.Şahinkayanın kendisi teşrif ettiler Malatyaya,  sorunların düzeleceği ile ilgili konuşmaya , Vaatler havalarda uçuştu o gün,
 
Sonra siz çıktınız sahneye, Mekan : Etiler ordu evi,  hatırlıyormusunuz o gün konuştuğunuz sözleri,  O gün doğan bebeler bu gün 29 Aylık olmuş , bu size bir şey ifade ediyormu ?
 
Herhalde;
 
Belliki ; Arazide, dağda bayırda, sınır ötesinde , Kuzey Irakta , Suriyede sizler varsınız'ki, Hükümet sizlere bir güzellik yapmış,  moral motivasyonunuz  için ,  Değilmi ?
 
Sadece Afrin harekatında bu güne kadar 52 şehidimiz var, bunların içinde kaçı General ?,hadi generalden vaz geçtim  kaçı Albay ? , kaçı yarbay ?
 
Daha açık sorayım ;  Kaçı Zabit ?
 
1984 den beri teröre hangi rütbeden kaç şehit verilmiş iyi bilirsiniz, mesele Askerin moral - motivasyonu ise,  önce kendinize değil, alt rütbedeki Assubaya - uzmana hakkını vereceksiniz,
 
Bulunduğunuz mevkiye omuzlarına basa basa çıktığınız o insanlara hakkını vereceksiniz , Verdirteceksiniz .
 
Komutan olmak, Astın hakkını- hukukunu korumayı gerektirir , 
 
Komutan ; Askerin moral motivasyonunu kendinden önce tutar, Özde silah arkadaşı olur, sözde değil.
 
Önce Askerinin karnını doyurur , sonra kendinin .
 
Lider olmak ,  önce mahiyetini düşünmeyle başlar ,
 
Sizin teklif edipte hükümetten alamayacağınız yok yok , bunu çok iyi biliyoruz, tıpkı 30 martta kendinize yeni hakları sessiz sedasız aldığınız gibi,
 
Başbakanın , Ömer Halisdemir'in şahsında Assubaylara övgüler düzerken , her zamanki gibi Kaymak yine sizin tabağınıza düştü ,
 
El insaf , El vicdan ,
 
Bay Akar, tek soru ;
 
Sağlık hizmeti kaymağınıda cebe indirirken acaba şu an bulunduğunuz makamı borçlu olduğunuz kahraman Ömer Halisdemir  ve silah arkadaşları hiç aklınıza geldimi ? ,
 
Uçaklara ,  "Bombayı üzerimize atın, gerekirse bizde şehit olalım" diyen Asb. Abdullah Taha Koç hiç aklınıza geldimi ?
 
Kahramanlıklarını Gen.Kur. sayfasından  bizzat duyurduğunuz Volkan Asb. hiç aklınıza geldimi ?
 
Şehid Assubayın taziye çadırında olmayan hakkınızı helal etmekle helallik alınmıyor ,
 
Varsa cesaretiniz,  sorun bakalım şehide, o  size hakkını helal ediyormu ?
 
Aynaya baktığınızda  sadece kendi yüzünüzü değil , bu Şehitleride görebiliyormusunuz ?
 
İpin ucunun kimde olduğunu çok iyi biliyoruz , siz istemezseniz, iktidar kendi kendine asla bir şey yapmaz, tıpkı 30 Mart günü istediğinizi  aldığınız gibi ,
 
1951 den beri Sadece kendinize müslümansınız ,
 
(E) Koramiral Atilla Kıyat dahi  bu ballı imtiyazdan rahatsızlığını dile getirebiliyorsa , Alt rütbeli askerlerin ne düşündüğünü varın siz hesap edin  ,
( Amiralin isyanın altında yatan gerçekten adalet duygusumu, yoksa yasanın Kor.gen. - Kor.amiralleri kapsamadığındanmı ?) bu ayrı bir soru ,
 
Yakında bu kaymağın kapsamı Kademe kademe albaylara kadar genişletilirse hiç şaşırmamak lazım ,
 
Et kokarsa tuzlanır ,  ya tuz kokarsa ? ,
 
30 Mart günü çıkan  " 375 sayılı KHK, ek 22 madde"   Tuzunda koktuğunun resmidir .
 
Sizi vicdanınızla dahi baş başa bırakmıyorum,  Sözünüzü  yerineGETİRMEMENİN verdiği (varsa)sorumluluk yüreğinizde hep kalsın,
 
Ölene kadar o makamda kalmayacaksınız , 
 
Keşke etrafınızda  biraz İNSAN biriktirebilseydiniz,  zira Fotörü giyince çok lazım olacak ,
 
Bir gün herkes yatacak iki eli yanında o musalla taşında,  hoca helallik isteyecek mefta için ,
 
İşte o an  işiniz  çok zor olacak bay Akar , sizin ve sizden önceki o makamdakilerinde ,
 
Söylenecek'mi sanıyorsunuz arkanızdan "iyi bilirdik"  sözünü ,
 
Bilin'ki o kadar kolay olmayacak helallik , 
 
Ne sizinle , nede sizden öncekilerle asla olmayacak beklediğiniz helallik ,
 
Adınız ; Muktedir olmanıza rağmen TSK'da adaleti sağlamadan gidenlerle birlikte anılacak , hiç şüpheniz olmasın .
 
Sözü , Bay Yaşar Gülerin sözleri ile bitireyim,
 
"Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır"  buyurmuştu ,
 
Bırakın'da masalı Eflatun Cem Güney  anlatsın ,
 
Veya Güncelde  Sunay Akın . . .
 
Bizimkisi  işte tamda bu. Yaşar ne yaşar, ne yaşamaz,
 
Tamda böyle bir mesleğin mensuplarıyız ; Hem varız, Hem yokuz,  Ne varlığımızı ispat edebiliyoruz,  nede bize "siz yoksunuz" diyebiliyorlar,
 
En basit Anayasal bir hak olan eğitim diyoruz, kulaklarını tıkıyorlar,  "Emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlıyoruz" diyoruz,  sanırsın karşımızdaki  Duvar,
 
Takı tasarımcısının , kanatlı hayvan üreticisinin eğitimi dahi dört yıllık lisans seviyesi diyoruz,  karşımızda dut yemiş bülbül ,  Bu kadar sorumluluğu veriyorsunuz, paralelinde Yetkide olsun diyoruz,  "Haşa, sümme haşa"   diyorlar ,
 
Uçak pistinden Hangarına ,  Takım çantasından  İt kulübesine kadar her şeyin zimmeti verilirken adımızı zikrediyorlar ,  Askerin mesaisi yirmi dört saattir deyip sabaha kadar çalışırsın ağanın iki dudağı arasından çıkan sözle,  İsterse vardiya istirahatide vermez zira o  ağadır , O zaman adını zikrederler .
 
Sınav günlerine !  denk getirirler tatbikatları özellikle ,  amaç senin okumamandır, istemezler eğitimli Assubayı, oysa Cehalettir ülkenin belası, bir anlasalar,  aslında bal gibi bilirler bilmek işlerine gelmez,  Araştıran, soran, öğrenen insan istemezler.
Sanırlar'ki bunlar olursa Hiyerarşi bozulacak,
İşte bu düşünce yüzünden bir ömürdür Sap'la  samanı karıştırırlar.
 
Oysa eğitimdeki tatlı rekabet tsk'nın  dolayısı ile ülkenin çıkarına değilmidir ? İnsanların önünü açmamanın , onların daha iyi bir bilgi beceri donanımına sahip olmasının engellenmesinin  nasıl bir izahı olabilir ?
 
Nöbet tutulacaksa Assubay var , eğitim varsa en öndesin ,  tatbikatlar zaten senin için , Cephede önde sensin, Ölünecekse önce sen öleceksin ,
Musallada senin adını zikrediyorlar , "bu işin sonunda şehadet var"  diyorlar,  gözünü kırpmadan gidiyorsun, 
 
Peygamber ocağı denmiş bu kuruma,  lakin Hz.Ömer adaletini gören duyan bilen varmı ? bilinen tek şey var,  oda Nalıncı keseri yontun kendinize yontabildiğiniz kadar,
Aksırıncaya kadar, tıksırıncaya kadar yontun .
 
Sonra çıkıp seslenin yedi düvele;  "biz bir aileyiz"  diye.   Aile olduğumuz içinmi Assubayı çaycıya, kendinizi genel müdüre benzettiniz ? , Aile olduğumuz içinmi Assubayı Mao'nun askerlerine benzettiniz ? 
Bununlada yetinmeyin yazın dağlara taşlara; "Güçlü ordu güçlü Türkiye" diye . Adaletin tesis edilmediği ordu artık nasıl güçlü olacaksa ?
 
Sezarın hakkını sezara verecek olanı arıyoruz  61  yıldır,  Lafla peynir gemisi yürümüyor, Boş vaatler hiç karın doyurmuyor.
 
Huzurlu, Güçlü TSK'yı  kimler istemez ?
 
Hadi önceden Fetö denen sümüklü vaizin kanatları altında olan komuta kademesi vardı, bunlar istemiyordu diyelim,
 
Peki  Ya şimdi ?
 
Bu günü izah edecek bir mazeretiniz varmı  bay  Akar ?
 
Gün gelecek gerçeklerle yüzleşeceksiniz, 
 
Assubaylar Varmıdır ,  Yokmudur ?
 
Varsada gereğini , yoksada gereğini  yapmadığınız / yapamadığınız için ...
 
Bu soru hep  sorulacak , 
 
Sizede , 
 
Sizden öncekilere'de, 
 
Sizden sonrakilere'de . . . 

ASSUBAYLAR VARMIDIR , YOKMUDUR ?
 
 
 
 
 
 

Gün geçmiyorki  yazılı , görsel basında  kadın cinayeti haberi duymayalım , Gazetelerin üçüncü sayfalarında kadın cinayeti haberi okumayalım, 

 
Kadınlar ;
 
Ya cinayete kurban gider , ya küçük yaşta evlendirilir(ki) ,  oysa oda başka bir cinayettir  , ya  çeşitli Yurtlarda tecavüze uğrar , ya yoksulluktan ailesi tarafından cemaat yurtlarına verilir evden bir boğaz eksilsin diye , oralardada  yakılarak öldürülür bir şekilde ,
 
Adam gibi haberi dahi yapılmaz bazı  yazılı - görsel basında ,  Oysa tetiği çeken / çektiren el farklı olsada  bu dünyadan zamansız, çok erken göçüp gitmeleri  tek ortak noktaları ,
 
Tıpkı Biz Assubaylar gibi ;
 
Son dört yılda 49 , evet  tam kırk dokuz Assubay Ama çeşitli baskılardan, ama hakaretlerden, ama fiziki şiddetten adına ne derseniz deyin çanından vazgeçmiş ,  Bu durum ne  görsel basında haber olmuş nede yazılı basında  ses getirmiş ,
 
Zihniyetiniz hep aynı; "Kol kırılır, yen içinde kalır" ,
 
"Assubay intiharlarını araştırma önergesinin iktidar vekilleri marifeti ile RED edildiği" bir ülkede, bu kadar genç insanın göçüp gitmesi Niye  ses getirsin'ki ?
 
"Assubay intiharları bulaşıcıdır"  diyen  zihniyetin olduğu bir ülkede bu kadar ölüm niye ses getirsin'ki ?
 
"Aileleri kendilerinden sonra maaş alsınlar diye intihar ediyorlar" diyen zihniyetin olduğu bir ülkede niye ses getirsin'ki ?
 
Başkentin orta yerinde yüzbinlerin sesini duyuramadığı , etkili , yetkililerin Kör - Sağır - Dilsiz olduğu Bir ülkede niye ses getirsin'ki ?
 
O , Assubayların ,
 
Muvazzafken omuzlarına basa basa apoletlerine bir yıldız daha koymanın ince hesabını yapanlar , emekli olduklarında ,
 
"Artık bizden çıktınız, sizin muhatabınız biz değiliz, hükümettir"  diyerek bu sorumluluktan kaçanların olduğu bir ülkede bu kadar yitip giden  can  ,  bu kadar adaletsizlik niye ses getirsin'ki ? ,
 
Şunu sormak lazım ;
 
Emekli olduktan sonra çeşitli davalardan içeri giren paşalar ve diğer subaylar için maaş katsayısı değişiklik isteğini / talebini  hükümete kim verdi ? ( 1/3  den  2/3 e  çıkartılması  ), 
 
Onlarda bizim gibi emekli olduğuna göre, sizden çıkmış olmuyorlarmı ? , yoksa hükümet kendi kendinemi onlara bir güzellik yaptı ?
 
Öncesinden vaz geçtik ,
 
1951 den beri Assubaylar için hangi hakların verilmesine vesile oldunuz ?  sadece oyaladınız , sadece ötelediniz ,  bizi asla bir silah arkadaşı olarak görmediniz ,
 
İdealleriniz için sadece bir araç olduk size ,
 
Sadece etimizden - sütümüzden faydalandınız , tek bir amacınız vardı, apoletinize bir yıldız daha koyabilmek,
 
Bu uğurda her şey mübah  saydınız ,
 
Sırf bunun için bizlere;
 
Yeri geldi ; "Assubayım" dediniz ,
 
Yeri geldi; "Başçavuşum" diye hitap ettiniz ,
 
Yeri geldi ; "Hocam "  dediniz ,
 
Yeri geldi ; "Ağabey"  dediniz ,
 
Yeri geldi "Kolumuza girip yapay yol arkadaşı oldunuz" ,
 
Yeri geldi ; " Hat binalarına tepsi tepsi baklava taşıdınız" ,
 
Tek bir amacınız vardı,  Köprüyü geçmek ,
 
Bu uğurda köprüyü geçene kadar ne gerekiyorsa yaptınız ,
 
"Bu görevin sonunda şehadet var" deyip Ömeri ölüme gönderdiniz, siz bir üst rütbeye terfi ettiniz ,
 
İşte sizin silah  arkadaşlığınız ,
 
İşte sizin  Aile anlayışınız ,
 
İşte sizin birlik, bütünlük anlayışınız ,
 
Verilen sözleri  buzun üzerine yazanlar  ?
 
Mızrak çuvala sığmıyor artık ,
 
Ağalar , Beyler , Paşalar . . . !
 
İntiharları Üçüncü sayfada dahi yer bulamayan  Assubayların bulunduğu ülkede , 
 
BİR KADININ ADI YOK , BİRDE  ASSUBAYIN . . . 
 
YARATTIĞINIZ ESERLE  NE KADAR ÖVÜNSENİZ AZDIR  . . .
 
NEDEN YAZIYORUZ ?

* * *

Hani hep diyorsunuz ya ;

"Biz bir aileyiz, subay - assubay bir bütündür " diye,

Bilin ki , zerre kadar inandırıcılığınız yok ,

Zaten kendiniz de inanmıyorsunuz bu söylediğinize,

Sizin "Aile" anlayışınız,  sadece "Ağa - Maraba" ilişkisi , tam da budur beyninizin gerisinde yatan ,

Eğer gerçekten Aile  isek ,

Neden Assubay camiasının  başka hiç mi işi kalmadı da yıllardır bu köşelerden sorunlarını duyurmaya çalışıyorlar ?

Neden bunca yazılanlara bir ses vermiyorlar ? 

Neden bu yazılanlar "yalandır" diyemiyorlar ?

Gerçekten bir sorun yoksa , gerçekten sizin dediğiniz gibi biz aile isek ,

Ne demeye Assubay ordu evine gelip;

"Size yapılan ayrım ve haksızlıkları biliyoruz , bu sorunu çözeceğim" diyorsunuz ?

Demek ki  ortada bir sorun var,  değil mi ?

Sorun yoksa ,

Ne demeye "Onların haklı oldukları tek alan Tazminatlar konusu, onun da muhatabı biz değiliz"  diyorsunuz ?

Bu güne kadar gelmiş geçmiş tüm hükümetlerden kendiniz için özlük hakları konusunda  talepte bulunduğunuzda  , bu tekliflerin içinde neden bir kez olsun Assubay yok. Bu mu sizin aile anlayışınız ?  

Sistemini bire bir örnek aldığınız amerikan ordusundaki generaller de  assubaylarına "çaycı" yakıştırması yapıyor mu? 

İşte sizinle, sistemini örnek aldığınız ABD  ordusu arasındaki fark ...

Assubayın okumaması için  özellikle sınav tarihlerinde; görev, mesai, nöbet ,tatbikat planlıyorsunuz , Neden ?

Komutanlık - Üst'lük - Amirlik başka bir şey , buna asla itirazımız yok, olamazda,

Ama ;

Siz , kendinizi  Assubayın işvereni - patronu yerine koyuyorsunuz ,  hangi hakla , Neden ? 

Neden bu güne kadar askeri mahkemelerde yargılanan  hiçbir Assubay haklı çıkmadı ? 

Askeri ceza kanunu, iç hizmet kanunu Demoklesin kılıcı gibi sadece bizim başımızın üstünde , neden ? 

Askeri hastanelerde daha düne kadar subay odası boş olmasına rağmen bizlerin de  o odalarda yatmasına  neden izin vermediniz ? 

Yakın zamana kadar cenazelerimizi dahi, "Hacıbayram - Kocatepe"  diye neden ayırdınız ? 

Assubay cenazesine isteğe bağlı , subay cenazesine emirle  katılım sağladınız,  Pes ...

Kampları tel örgülerle ayırdığınız günler çok uzak değil ,

Lojman - Kamp - Orduevi Sosyal tesislerin mevcuda göre  paylaşımı neden  adil değil ? 

A polikiliniği , B polikiliniği  aile olduğumuzdan dolayı mı  vardı ? 

Bırakın emsal eğitimliden bir kademe ileriden göreve başlamayı,  emsal eğitimli ile aynı dereceden dahi göreve başlamamıza engel oluyorsunuz ,  neden ? 

Dün Fırat kalkanında, bugün Afrinde,84'den beri terörle mücadele edenler  büro memuru ayarında dahi değil , Neden ? 

Madem aileyiz - bütünüz - biriz,

Neden aklınıza gelen her şeyin sorumluluğu bizde , neden her şey bize zimmetli ? 

Neden  Assubayın da lisans eğitimli olmasını istemiyorsunuz ? 

Eğitimli Assubaydan neden korkuyorsunuz ? 

Siz emekli olmamak için direnirken, biz günü dolunca en verimli çağımızda  kaçarcasına gidiyoruz , neden ? 

Neden siz maaşınızın %85'i ile emekli olurken , biz %50'si ile emekli oluyoruz , yoksa sizin kanınız daha mı kırmızı ? 

Neden Oyak'ta üye mevcuduna göre adil temsil edilmiyoruz? Oyak sizin arpalığınız mı? Yoksa mahdumlarınızın çiftliği mi ?

Neden sadece kendinize altı çeşit tazminat ihdas ettiniz ? 

Neden kendinizin rütbe bekleme süresini kısaltırken, Assubayın rütbe bekleme süresini uzattınız ? 

Silivri'ye - Sincan'a - Hasdal'a düşünce aklınıza gelen Adalet , yıllardır neden Assubaylar için de gelmedi ? 

Madem sorunlar , haksızlıklar olduğunu biliyor- söylüyorsunuz, o halde neden  dalga geçer gibi "Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır" diyorsunuz ? Bu ifade ile kendinizle de çelişmiş olmuyor musunuz ? 

Neden eğitim süremiz farklı olmasına rağmen mecburi hizmetimiz aynı ? 

Neden yoksulluk sınırının çok altında yaşamamızı  reva görüyorsunuz ? 

Daha yeni bir haber gazetelerde,

Afrin'deki bir kahramanın ,  Şehit Assubay Abdullah Taha Koç'un  öyküsünü dahi gerçek dışı bir haberle kendinize mâl ediyorsunuz ya ,  El insaf , El vicdan , yok başka söylenecek söz . 
Pes ! Gerçekten bu kadarına  pes ! ! !
Gencecik bir Assubayın kahramanlığından dahi nemalanmaya kalkıyorsunuz ya  bir kere daha PES .!!!
( 3 Mart 2018'de köşesindeki "Afrinka fatihi" başlıklı yazısında bu olayı yazan Y.Özdil olayı anlatırken bahse konu kahramanın "gencecik bir Teğmen" olduğunu anlatıyor, Ona bu  yanlış - yalan !  sufleyi verenler artık her kimse !  ve malesef bu gazeteci henüz hatasını düzeltip, özür dileme erdemini dahi gösteremedi , ne gariptir ki 5 gün sonra yine aynı gazete gerçek kahramanın kim olduğunun haberini Manşetten veriyor, bu şahıs hiç mi rahatsız olmadı acaba ? Hele hele ona yanlış haberi uçuranlar hiç mi rahatsız olmadılar , hiç mi yüzleri kızarmadı  ? ? ? ,  ).

O kadar çok neden var ki , hangi birini yazalım ? 

Kaç nesil daha masallarınızı dinleye dinlene bu dünyadan göçüp gidecek ? 

Masallarınız karın doyurmuyor ,

Sizce , lafla peynir gemisinin yürüme devri çoktan geçmedi mi ? 

Bu  ve daha fazlası sorular karşılığını bulmadığı müddetçe yazmaya devam edeceğiz .
Yıllardır yaptığınız riyakarlıklarınız için ,

Eylem ve söylemlerinizin tutarsızlığı için ,

Basına gerçek dışı haberler yaptırdığınız için ,

Binlerce sebep için ,
İşte bütün bunlar için yazıyoruz , 
Yazmaya da devam edeceğiz ....

Bu gün biz , yarın bizden sonrakiler ,

Yazılanlardan  rahatsız oluyorsanız eğer gereğini yapın ,  

Yok ettiğiniz inandırıcılığınızı yeniden tesis etmek sizin elinizde ,

O zaman İnanalım Aile olduğumuza ,
Zorlamayın kendinizi biz aile falan değiliz , zaten hiç olmadık ki , oldurmadınız ,

Hep farklı gördünüz kendinizi ,  sanki ayrı bir ırk , üstün bir zümresiniz , 

Dokunulmaz , erişilmezsiniz , 

Yıldızlılar  dünyası kurmuşsunuz kendi aranızda,

O yüzden fotörü giyince çıkamıyorsunuz insan içine, karışamıyorsunuz topluma ,

Uyum sorunu baş gösteriyor bünyede sonra , son çare bir çomar alıyorsunuz eve ,

Sabah, akşam onu gezdirmekle ömür tüketiyorsunuz ,

1700 lü yılların ABD'sindeki beyaz adamsınız sanki ,

Oysa çokta iyi bilirsiniz aldığınız nefesteki Assubayın katkısını hem de her ortamda ,

Şu an  bulunduğunuz yeri dahi onlara borçlu olduğunuzu bilirsiniz , ama söyleyemezsiniz ,

Siz yaşayın diye onlar ölür, ama kadir kıymetlerini asla bilmezsiniz ,

Anladınız mı  yıllardır neden yazdığımızı ?..

Yok, eğer rahatsız değilseniz  yazdıklarımızdan ,

En azından  bu güne kadar yaptığınızı yapmaya devam edin , 

Kapatın gözlerinizi , tıkayın kulaklarınızı , bantlayın ağzınızı ,

Bırakın Aile masalını,
Susmaya devam edin , 

1951'den beri sustuğunuz gibi . . .
Şimdi bir daha soralım : 

EFENDİLER , SİZİN KANINIZ DAHA MI KIRMIZI  ? ? ?

 


Cumhurbaşkanı : "Sefer görev emri olanlar hazır olsun" .

* * * 

Bu topluma,


Ülkenin Başbakanı verdiği sözün arkasında durmazsa ,

Ülkenin savunma bakanları verdikleri sözlerin arkasında durmazsa ,

Ülkenin genel kurmay başkanı verdiği sözün arkasında durmazsa ,

Ülkenin Cumhurbaşkanına bu toplum sesini duyuramıyorsa ,

Sözünüzde duramadıklarınız için,

Yani;

Emekli Assubaylar için sefer görev emrine gerek yok,  sayın Cumhurbaşkanı ,

Biz , ilk gün verdiğimiz sözümüzün arkasındayız ,
Biz   ölene kadar Askeriz  ,

Siz söylemesenizde , biz  zaten göreve hazırız , 

Bizler , Üniforması kefeni olan askerleriz ,

Bizler, bir emirle gözünü kırpmadan ölüme giden insanlarız ,
Bunun son örneğine  15 Temmuzda Başta siz , tüm ülke şahit oldu ,

Bizden yana sorun yok , olamazda ,

Sorun, 

Toplumun örnek alacağı  siz siyasilerde ,

Sorun,

Bu topluma örnek olması gerekirken , sözünü tutamayan Siz, komutanlarda  ,

İnancımızı sarstınız ,

Güvenimizi yok ettiniz ,

Artık Bu topluma örnek olun ,

Sözünüzde durun Yeter ,

Sadece sözünüzde ,

Zerre kadar inandırıcılığınız kalmadı gözümüzde ,

Bu ayıp bizim değil ,

Sefer görev emri dediğiniz bir  A4  pusula ,

Biz o pusulayı son nefese kadar saklarız ,

Biz sözümüzü bu üniformayı giydiğimiz gün verdik , "ölene kadar Askeriz "  diye ,

Ya,  sizin verdiğiniz sözler ?


Sahi, kimdir bu Assubaylar  ?


* * * 

Adına ister üniforma diyin ister aynı zamanda onun kefeni  diyin , bir kıyafeti vardır sivil vatandaştan ayrılan ,  2 Temmuz 1951 de çıkartılan bir kanunla  subayın yardımcısı denilmiş ,

Subay'la  Er arasında bir köprü ,  İzin - ödül - taltif vs. iyi haberlerin dışında  kalan  ceza - çarşı yasağı  vs. bütün olumsuz haberleri subayın yerine Er'ata veren kişi  olmuş , dolayısı ile  düşünmeyen, sorgulamayan Er'atın gözündeki kötü adamdır ,

Ayda  4-5 nöbet tutan , duruma göre nöbet istirahati kullanmayan / kullanamayan / kullandırtılmayan (!) bir Ademdir ,

Sekiz saat mesaiyi hiç bilmeyen  bir taşeron marabasıdır ,

Uçağın uçuş saatinden saatler önce uçak başı yapan bakım- arıza-yükleme- ikmal vs. yapan kocaman bir ekibin neferidir ,

Uçak hangarlarında ,Kademede yağlı tulumun içinde uzaktan bakınca sanayideki tamirci ustasına benzetilendir ,

Her türlü silah , araç, gereç bakım - arızasını yapan işinin ehli bir uzmandır ,

Memleketin Kuş uçmaz, kervan geçmez dağ başında bir karakola  3-5 askerin başına Komutan diye atanandır ,

Avuç içi kadar denizaltıda subayla omuz omuza çalışıp,  birlikte tüketilen oksijenin ortağıdır ,

Aynı görevlerde yanındaki subay kadar özlük haklarından eşit  yararlandırılmayan ayrıştırılandır ,

TSK'daki her şeyden sorumlu olan tek canlıdır ,

Peygamber ocağında adaletten nasibini alamayan tek ademoğludur  ,

Ayakkabısı - postalı boyasız diye ceza verilen ,  kendini ifade etmesine izin verilmeyen baştan suçu sabit görülen ülkenin  tek mahkumudur ,

Eğitimde anayasanın fırsat eşitliği ilkesi tanınmayan tek  T.C  vatandaşıdır ,

Lisans eğitimi isteyince önüne Çin seddi çekilen yurdum insanıdır ,

Okumaması için sınav tarihlerinde; görev, mesai, nöbet ,tatbikat planlanan tek öğrencidir ,

Eğitimli olmasından korkulan tek Öcüdür ,

Hiç bir savunmasından asla haklı çıkamayan hep suçlu olandır ,

Etrafı tel örgülerle çevrili çiftliğin tek marabasıdır ,

Subay olan oğlu tarafından baba mesleği gururla söylenemeyen bu sistemin bir utanılanıdır ,

67 Yıldır anlatılan masallara inanan / inandırılan iyi niyetli , temiz kalpli bir saftır ,

Baskılardan, aşağılanmalardan, hakaretlerden kafasına sıkacak kadar gururlu bir çaresizdir ,

Musallası dahi, Hacıbayram - Kocatepe diye ayrılan bir meftadır ,

Suçlu görülmesi için, gözünün üstünde kaşının olması yeterli görülen mahkumdur ,

Subay gelince, kış ortasıda olsa lojmandan çıkacağı tahaahhüt ettirilendir  bir gariptir ,

Paşanın- hanımefendinin her türlü özel işlerini yaptırdıkları bir emir kuludur ,

Assubay olduğu için evladından özür dilediği mektubu, T.B.M.M Kürsüsünden okunan babadır ,

Teskereye gün  sayar gibi emekli olacağı günü iple çeken / çektirilen bir kader mahkumudur ,

O güne kadar yaşayıp emekli olabilirse ikinci iş aramaya başlayan, rızk peşinde koşmak zorunda bırakılan üvey evlattır ,

Ömrübillah yoksullukla terbiye edilmek istenilen bir aslandır ,

Kimse görmesede  o , bu ülkenin  siyah derilisidir ,

Subaya hastalık bulaştırmaması için helası ayrılan, bulaşıcı mikrop taşıyan bir hastadır ,

Mültecinin kabul edildiği saraya sesini duyuramayan  toplumun tek Emekçisidir ,

Askeri hastanelerde farklı odalarda yatırılan cüzzamlılardır ,

67 Yıldır damarlarına  uyuşturucu gibi masal enjekte edildiğinden sürekli uyku halinde yarı uyanık, yarı baygın  gezen gezgindir ,

Yeri gelir hamala , yeri gelir çaycıya,yeri gelir Mao'nun askerlerine  benzetilen bir meslek mensuplarıdır ,

Her zaman "önce vatan" diyen kadirşinaslardır ,

Cephede - görevde hep en önde olan vatanseverlerdir ,

Emirle gözünü kırpmadan ölüme giden toplumun tek  vatan aşıklarıdır ,

Himayesindeki kendisine emanet Mehmetlerin karnının doyurulmasını sağlayan babadır ,

Bayramlarda torunlarına harçlık verememenin ezikliğini yüreğinde yaşayan dededir ,

Ucuz ekmek almak için Halk ekmek büfesi önünde kuyruğa giren biçare emeklidir ,

Devlet memurlarının defalarca , Hırsızın, namussuzun,  vergi yüzsüzlerinin , uyuşturucu baronlarının af edildiği memlekette sicil affı uygulanmayan  tek kader mahkumlarıdır ,

1951 den bu güne kandırılan ülkenin en saf vatandaşlarıdır ,

Üniversiteye adı verilen, adı bir daha zikredilmeyen unutulan çıplak bir adem oğludur ,

Tek amacı subayın omuzuna bir yıldız daha koymak olan, üstün hizmet ödülü almak olan bir yıl önceden planlı (!) tatbikat için gece gündüz  7/24 çalışan robottur ,
Evi, ailesi, çocukları hep ikinci planda kalmak zorunda olan, sayelerinde kötü aile reisidir ,

1984 den beri terör belasına en fazla şehit veren sahipsizlerdir ,

Dirisine hiç değer vermeyip, ölüsüne değer verilir gibi yapılan riyakarlık mağdurlarıdır ,

Dediklerine göre, bünyesinde "intihar" gibi bulaşıcı (!)  bir virüs taşıyan tsk'nın hasta adamıdır ,

Terörist kovalarken sınırı geçince ordudan atılan, bu sayede tsk'nın itibarını kurtaran(!) tek gönüllüsüdür ,

Hiçbir gerekçe göstermeksizin emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlatılan sebepsizlerdir ,

Subay terfi etsin diye omuzlarını basamak olarak kullandırmak zorunda(!) bırakılan bir garip merdivendir ,

Cepheye - göreve giderken sırtı sıvazlanan , gaz verilen bir İnanandır ,

Yeri gelir birilerinin Ağabeyi - hocası olan Bilgedir ,

Size sesini bir türlü duyuramayan dilsiz ahrazdır ,

Ölümünün ardından doğan altmış üç bin çocuğa adı verilen ülke kahramanıdır ,

Evindekinden  bir bardak su isteme cesareti olmayanların , kışlada kendini onun üzerinde tatmin ettiği bir şamar oğlanıdır ,

Başbakan tarafından övgü dolu sözlerle karnı doyurulan, öte yandan karnının gurultusu duyulmayan bir  Adem oğludur ,

Kısaca : Aslanın ,  kediye boğdurulduğu bir çarkın kadir kıymet bilinmez en önemli dişlisidir ,

DİCLENİN KENARINDA BİR KURDUN AŞIRDIĞI KUZUNUN SORUMLULUĞUNU ÜSLENEN  , 
ÜLKEDE YAPRAK KIPIRDASA HABERİ OLAN CUMHUR BAŞKANININ   ,  
HABERDAR OLMADIĞI (!), SAHİPLENMEDİĞİ TEK MESLEKTİR :  ASSUBAYLAR . . . 


ŞEHİDİM...

Önünde on binler saf tutsada ,  
Olmayan haklarını musallada  sana helal etsede , 
Senin kahramanlığını bilsese , 
Hiç birinin senin  TSK içinde ötekileştirildiğinden ,
yok sayıldığından , çaycıya benzetildiğinden  , 
olur olmaz hakarete uğradığından , haklarının gasp edildiğinden 
haberi yok. 
 
Ya sen  Şehit Assubayım ?
Sen , 
Başta senin haklarını gasp edenlere , seni yok sayan, 
Seni ; sırtını kalorifere yaslayıp çalışan Büro memuru kadar değerli görmeyen,  
Taziye çadırlarına gelip   olmayan haklarını helal edenlere ,  
Ordu evlerinde Verdikleri sözü dahi yerine getiremeyenlere ,
 
Ve,
Yıllardır  ha bugün- ha yarın  diye yıllardır oyalayanlara , 
Malatya - Konya mitinglerinde sözler verip yerine getirmeyenlere ,
"Mesaj alındı " diyen savunma bakanlarına ,
Müjdeci savunma bakanlarına ,
Senin başkalarına benzemediğini anlayamayan,
"Onlara verirsek başkalarıda ister" diyen hükümet yetkililerine ,
 
Ve:
Sadece senin sesini duymamakta ısrar eden Başkomutana
 
Sen hakkını helal ediyormusun ?