Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

E-posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Kendilerininde varlığını kabul ettikleri, ancak   öncesinden vaz geçtik 1951 den beri asla  bile - isteye çözüme kavuşturmadıkları kangrenleşmiş sorunları sosyal medyada  ibretlik  belgeleri   cümlemizin gözünün için soka soka yazan, bu belgelerin çözüm için müspet değerlendirilmesi gerekirken , bu sorunları YOK sayarak kafalarını her geçen gün biraz daha kuma gömen , BİZ değil sadece BEN diyen , her darbeden sonra kendilerine imtiyazlar kotaran , her ahvalde  gelmiş geçmiş bütün hükümetlere SADECE kendileri için teklifler veren ve hepsini'de hayata geçiren , ölüsünün varisine dahi  kılıç  vermek için kanun çıkarttıran , Konu Assubay oluncada  "sizin muhatabınız biz değiliz" diyen , sonrada koro halinde hep bir ağızdan  "TSK; Subay - Assubay bir bütündür, biz bir aileyiz" diyerek  eylemleri ile söylemleri  çelişen ve bu aymazlıkları su yüzüne çıkartan meslektaşımız,

 Assubay  Şükrü Irbık ;
 
 
Yazdığı her yazıda  geçmişten günümüze silahlı kuvvetlerdeki BENCİLLİĞİNİZİ , NALINCI KESERİ zihniyetinizi , KARINCANIN BELİNİ İNCİTMEYEN becerinizi  , 1951 den beri söylediğiniz birbirinden güzel  ninnilerle bu toplumu nasıl uyuttuğunuzu  Belgeleri  ile gözünüzün içine  içine sokan , hiç birisine'de  " bu belgeler gerçek dışı" diyemediğiniz  için çaresizliğinizden topunuzun birlikte  şahsınıza hakaretten mahkemeye verdiği  ve  neticede kazandığınız 250 tl  tazminatı ağız tadı ile yiyebilecekmisiniz  hukuksuz orduevi yasaklarından dolayı vicdanınız rahatmı acaba  ? 
 
 
Assubay Şükrü Irbık'a  babanızın malıymış gibi ,  sadece siz çok yıldızlıların şahsi malıymış gibi "Ömür boyu sosyal tesisleri yasaklamak " çaresizliğinizin dışa vurumu değilde nedir ?,
 
 
Anlamak istediğimiz ,
Daha düne kadar  "geleceğin cumhurbaşkanı adayı"  zihniyeti ile yetiştirildiğiniz mektepten mezun olurken diploma beraberinde Ordu evlerinin - Askeri kampların - Gazinoların ve diğer sosyal tesislerin  TAPULARI'DA  sizlere verildi'de biz'mi bilmiyoruz ? ,
 
 
Şahsınıza hakaretten tazminat davası açtığınız Assubay Şükrü Irbık'a   makalesinde   sizlere sunduğu belgelerin  keşke GERÇEK OLMADIĞINI söyleyebilseydiniz ve bunu ispatlayabilseydiniz , ( Tabiki  o bilgi ve donanıma sahip iseniz ) ,   bu yolu seçmek yerine "HAKARETTEN" tazminat davası açmanız  , o makalede yazılanlardan TEK KELİME edememeniz  TSK'nın varlığından beri VAR olan adaletsizliklerin kabulü anlamına gelmektedir,
 
 
 
KEŞKE ;
 
Assubay Şükrü Irbık'ı   vede  gazeteci Umur Talu'yu   hakaretten mahkemeye  vereceğinize ,
 
Sadece son üç yılda 53 Assubay neden intihar etmiş ? onu araştırsaydınız ,
 
Keşke , bu tür yazılar neden yazılıyor ? ,  onu araştırsaydınız ,
 
 
Şükrü  Assubayı mahkemeye vereceğinize "Aileyiz- biriz - bütünüz " dediğiniz kurumda , 15 Ağustos 2016 da Kıbrıs'ta Assubayına sözlü - fiziki şiddet uygulayan albay Mustafa Serdar Sevgili'yi mahkemeye verseydiniz , ama siz bırakın bu şahsı mahkemeye vermeyi, ilk şurada generalliğe terfi ettirdiniz .  
Ve , o Assubayın dava açmaması için sus payı çikolata ikram eden generalinizi mahkemeye verseydiniz ,
 
 
Afyon cephanelik patlamasında oğlu şehit olan annenin  "Ben oğlumu  askere 70 kilo gönderdim, 750 gram et parçası verdiler" diyen anneye  izah edemediğiniz , şehit yakınlarının vicdanlarını asla rahatlatamadığınız  , yasak olmasına rağmen gece yarısı kamyon farı ışığında cephaneliğe görev emri verenleri mahkemeye verseydiniz ,
 
 
Görevden geç dönüp yemek kalmadığı için dört yumurta kırıp yiyen assubay'a 6 ay hapis ödülünde (!)  gösterdiğiniz hassasiyeti , helikopter ile pikniğe gidenler için gösterebilseydiniz ,
 
Suriye sınırında kaçakçılara karşı görev yaparken alıkonulan astsubay için  ( İhraç) ile gösterdiğiniz hassasiyeti (!),  15 temmuzda düğünde yerlerde derdest edilenlerde gösterseydiniz , malum söz konusu  Ülkenin - TSK'nın itibarı ,
 
 
14 Temmuz 2011 Silvan saldırısı; (13 Askerin şehit edilmesi) bilirkişi raporunda "Emir - komuta edenlerin tamamı suçlu" denmesine rağmen,4 subayın  7. kolordu askeri mahkemesinin ihmalleri olmadığı gerekçesi ile beraat ettirilmesinde aynı hassasiyeti gösterseydiniz ,
 
 
Keşke ; "Askerin görevi ölmek,bunun için maaş alıyorlar,bana ekstra bir iyilik yapmıyorlar" diyen eski vekil Muhsin Kızılkaya'yı bırıkan mahkemeye vermeyi,iki çif sözle cevap verebilseydiniz,  
 
Gazisine  "Çakma gazi " diyebilen sözüm ona gazetecileri mahkemeye verme cesareti göstererek  personelinize - başında  bulunduğunuz kurumunuza sahip çıkabilseydiniz ,
 
 
Sizler , TSK'da var olan kangrenleşmiş sorunları gücünüz olmasına rağmen çözme iradesi göstermeyip / gösteremeyip  bu insanları mahkemeye vermekle sadece kafanızı biraz daha kuma gömmüş oldunuz , 
 
 
"Şah -Fırat operasyonunun ilk şehidi Assubay Halit Avcı nasıl şehit olmuş onu araştırsaydınız'da  peş peşe basına farklı açıklamalar yapmasaydınız , Cebinden çıkan 5.75 tl'nin ayıbını yüreğinizde yaşayan komutan olabilseydiniz ,
 
 
"TSK'da  Daha düne kadar  cenazelerini dahi HACIBAYRAM - KOCATEPE diye ayırmanın ayıbını yüreğimde yaşıyorum" diyebilme erdemini gösterebilseydiniz ,
 
Hastanelerde daha düne kadar odaların ;  subay - asubay - erbaş,er  diye ayrıştırıldığının ayıbını  itiraf edebilseydiniz ,
 
Neden emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlıyoruz , bunun cevabını verebilseydiniz , 
 
Assubayların LİSANS eğitimi almasını neden istemediğinizi  itiraf edebilecek yüreğe sahip olabilseydiniz ,
 
Keşke 1970 - 1975 in nedenlerini araştırsaydınız'da bu günleri görmeseydiniz ,
 
 
Keşke K.K.K'lığından 1 Ağustos 1992  saat ; 16.48 de dönemin K.K.K'nının ve eşinin Adana 6. kolordu Komutanlığına yapacağı ziyaretle ilgili çekilen Faks'ta talep edilen iki sayfalık istekler içinde bir kelam edebilseydiniz ,  (Gazeteci sormuş ; "Başka bir emriniz varmı paşam ?" ) diye , belliki bu soru  26 yıldır cevapsız kalmış ,
 
 
Gücünüz olmasına rağmen bunları yapmadınız  ne siz nede sizden öncekiler , kolay yolu seçtiniz tıpkı diğerleri gibi , kazandığınız 250 tl tazminatı afiyetle yiyin ,
 
 
Sizlere  tavsiyem ,   mahkemeye verdiğiniz  Şükrü Irbık Assubayın  "Assubay tefrikası"  yazı dizisini noktasına, virgülüne kadar hatim edin , sadece siz değil  Milli savunma üniversitesinde yetiştireceğiniz her subay adayının "El kitabı" olsun ,   malum eğitim şart ,
 
* * *
 
 
Ve biz , bu zihniyetten hala çözüm bekliyoruz , hala verdikleri sözlerin arkasında durmalarını bekliyoruz , Peygamber sabrı varmış meğer bu toplumda ,
 
Assubay Şükrü Irbık'a ,
 
Sadece doğruları belgeleri ile yazdığı için ömür boyu  sosyal tesisleri yasaklamak yetmez, mahalle bakkalına söyleyin  EKMEK'de vermesin ,
 
Ah be Şükrü  Assubayım,
 
Senin neyine ,  yüz yıldır halının altına süpürülen pislikleri  gün  yüzüne çıkartmak , senin neyine arı kovanına çomak sokmak ,
 
OH OLSUN  SANA  . . .
MSB. Sayın Akar, TBMM. genel kurulunda CHP gurup başkan vekili Sayın Özgür Özel'e hitaben  " tsk' ya 49 yıl hizmet ettiğini " söylüyor, 
 
* * *
Ne demeli bu söze ? 
 
Neyleyim TSK'da "Hz. Ömer" adaletini sağlamadığınız 49 yılı ?
 
Neyleyim 49 Yıl " Dibini aydılatmayan mumu " ?
 
Neyleyim  "Biz" değilde , "sadece " BEN" diyerek geçen 49 yılı ?
 
Neyleyim TSK'nın % 70 inin yarasına merhem olmadan geçen 49 yılı ?
 
Neyleyim Verdiği sözü dahi yerine getiremeden geçen 49 yılı ?
 
Neyleyim sadece kendine Müslüman olan kafa yapısını ?
 
Bulunduğunuz makamda, Ast'ın hakkını - hukukunu kollayıp korumak görevinizken, bunu yerine getiremediğiniz 49 yılı neyleyim ?
 
Bilesiniz'ki ;
 
Sizinde adınız , sizden öncekiler gibi anılacak.
 
Nedenmi ?
 
Verdiği sözü yerine getirme iradesi gösteremeyenlerin , TSK'nın sadece kendilerinden ibaret olmadığını anlamak istemeyenlerin ,  
Her kademede komuta ettiği kurumda  " Adaletin " sağlanmasına zerre kadar katkısı olmayanların , 
Beyinlerindeki " Nalıncı keseri " dürtüsünü  67 yıldır yenemeyenlerin değil 49 yıl , 149 yıl hizmeti olsa ne yazar. 

Ha, 
" Tanırım iyi çocuklardır" diyipte Şemdinni kitapevi baskını olayında Assubayını yanlız bırakan Y. Büyükanıt , 
 
Ha, 
" Kasaptaki ete soğan doğramayan" , Askerimizin kafasına çuval geçirildiğinde sesi çıkmayan  H. Özkök , 
 
Ha, 
Basın toplantısında elindeki silah için " Boş boru" diyen İ. Başbuğ,
 
Ha, 
Afyon cephanelik patlamasında onlarca Şehit verildiği bir ortamda Afyon valisinden "Sucuk - Kilim " hediye alan, sonrada fötörü giyince  " Hepimizin özür dilemesi gerek" diyen N. Özel , 
 
Ha,
"Başbakan TAK diye emreder, ben ŞAK diye yaparım"  diyen  D.Güreş ,
 
Ha, 
" Bir Başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz" diyerek Sap'la Saman'ı birbirine karıştıran Netekim K. Evren , 
 
Yok aslında birbirinizden farkınız ,
Hepinizin ortak noktası ; Sadece kendinize Müslüman olmanız,
 
TSK'yı sadece kendinizden ibaret sanmanız , 
 
Hiç şüpheniz olmasın'ki, 

Sizinde adınız , sizden öncekiler gibi anılacak , 
 
Belli'ki ;
TSK'da Adaletin - İnsanca yaşamın tesisinin hayata geçirilmesi sizinde üstesinden gelebileceğiniz bir görev değilmiş , 
 
Bu sorunu " çözme gururu " ne yazıkki sizden öncekiler gibi sizinde hanenize yazılamadı ,
 
* * * 
 
"Sizinde başınıza silah dayansaydı ne yapardınız?" diyen sayın bakana , 
 
Terörist kovalarken sehven sınırı geçip teröristlere esir düşen, bilahare  opererasyon ile kurtarılıp yurda getirilen , zamanın başbakanı tarafından meydanlarda gururla müjdelenen , zatialinizin gen. kur. bşk'lığında " Tsk' nın ve ülkenin itibarını düşürmekten Tsk'dan ilişiği kesilen, ailesine bakabilmek için üç paraya çaycılık yapmak zorunda bırakılan Asb Özgür Örs'ü hatırlatmak isterim, 
 
Ne fark var sizin yaşadığınız esaretle  Asb. Özgür Örs'ün yaşadığı esaret arasında sayın bakan ?
 
Madem İkinizinde kafasına silah dayanmış, ikinizde esir düşmüşsünüz , ikinizde sonra kurtarılmışsınız , 
 
Siz ; Görevinizin başında kalıp kahraman ilan edildiniz, üstüne birde "Bakan" oldunuz, 
 
" İtibar "  dediğiniz sadece Assubaylar içinmi geçerli ?
 
Asb. Özgür Örs " İtibar" hazretlerinden ordudan atıldı,NEDEN ? ,
Neden bu çifte standart NEDEN? ,
 
Ya,  kafasına çuval geçirilenler ?
 
Fetö'cü teröristlece karargahın ortasında boğazınıza kemer -ip, her ne ise geçirilip Mürtede götürülüp alıkonulmak ile , Işid'ci teröristlerce kaçırılıp alıkonulmak arasında ne fark var bi deyin hele ?,
 
Ben söyleyeyim ;
Biriniz  Subay, biriniz Assubay. 
Tek fark bu , sadece bu , 
 
Bu konuda dahi ayrımcılık yapılan zihniyette,
 
Milletvekili M. Ali Çelebi'nin günler önce Assubaylar ile ilgili yazılı soru önergesine bu güne kadar cevap vermemenizin / verememenizin (!) sebebi hikmetinide iyi biliyoruz, 
 
Kalıplaşmış yuvarlak laflarla geçiştireceğinizide çok iyi biliyoruz , 
 
Yıllar önce Etiler  orduevinde verdiğiniz "Asker"(!)  sözünü bu güne kadar yerine getiremediyseniz, 
 
" TSK'da  49 yıl hizmet ettim " sözünüzün , bizim için kıymeti harbiyesi yoktur , 
 
Ne, sizin adınız Ömer ,
Nede  soyadınız Halisdemir , 
42 Yıla sığdırılan kısacık bir ömür , 
Ardında tarihe kaydedilen bir kahramanlık , 
Bu güne kadar kabrine  yaklaşık iki  milyon ziyaretçi , 
 
Demem o'ki ;
 
Değil 49 yıl , 
149 yıl hizmetiniz olsa ne yazar,  
 
Ömer sonsuza kadar yaşayacak ,  Ya , Siz ? ,
 
Sizde unutulacaksınız ,
Tıpkı sizden önce unutulanlar gibi ,
Tıpkı  Sap'la samanı birbirine karıştıran, TSK'da onarılmaz yaralar açan " Netekim "  gibi ,
Böyle biline  sayın Akar ,
 
Hiç şüpheniz olmasın ,
 
Sizde unutulacaksınız ,
Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar, takım elbise ve açık hava

Assubayın var oluş tarihinde öncesinden vaz geçtim,  1951 yılında yasa ile adına Assubay denilen , TSK'nın emek gücü, Beyin gücü , Teknik bilgi donanımı üst düzey  "Ordu" denilen yapının omurgası ,  Bir emirle ölüme gidebilen  ,  olmazsa olmazı Assubayları tanıyalım. 

 Bu kez bir fener tutalım üzerlerine , onları tanımayan büyük kitlelerin beyinlerinde bir şimşek  çaktıralım  , bir an olsun düşünmelerini sağlayalım , kimdir ,ne yer ne içer , nasıl yaşar , nasıl çalışır , daha açıkçası ne iş yaparlar ? diye .
 
Şimdi hep beraber bakalım fenerin ucundaki Assubaylara ,
 
 
Sahi , kimdir bu Assubaylar ?
 
Kanun önünde subayın yardımcısı denilmiş,  Oysa bir Assubay  "Maymuncuk gibidir , Joker "gibidir,  iş bilenin elinde  İngiliz anahtarı'dır  . anlamadığı iş, yapamayacağı görev yoktur , Hava kuvvetlerinin en teknik sınıfıdır , Muharip- eğitim-ulaştırma uçaklarının bakım arızalarını üst seviyede gerçekleştiren teknikerlerdir,  Bir üniforması kefeni , diğer üniforması yağlı tulumdur ,
 
Pilotun bir saatlik uçuşu için onlarca saat mesai harcayan , arızalı uçağı faal etmeden evine gitmeyen , gerektiğinde ertesi günü istirahat kullanmadan mesaiye devam eden biyonik adamdır ,
 
Yeri gelir nöbetçi Assubayı, yeri gelir nöbetçi subayı görevini ifa eder ayda en az 4 - 5 defa,
 
Denizde ; Bir avuç yerde subay ile müşterek çalışan iş ortağıdır, olmazsa olmazıdır,
Kara'da ;  Tankın- topun - zırhlı araçların kademede bakım - arızasını gideren o'dur ,   himayesindeki binlerce askerin karnının doyurulmasını sağlayan yine o'dur , hanımefendinin evinin çarşı pazar, banka işleri vs. ile ilgilenen yine o'dur, ağanın evine maydanoz gidecekse yine o görevdedir ,
 
 
 
Uçaklardan , pist'lere ,  hangarlara , gemilerden tanklara, mühimmata , daha açık yazayım  "it kulübesine" varıncaya kadar zimmet yüklenen , tayin olduğunda'da o zimmeti devretmek için meyil izninin yarısını sayım yapıp devretmekle geçirmek zorunda kalan yine o'dur,
 
Bu kadar zimmetin - sorumluluğun paralelinde  hiç yetkisi olmayan o'dur,  subayın gitmediği kuş uçmaz kervan geçmez dağ başında bir karakola komutan diye atanan yine o'dur,
 
1984 den beri terör belasına en çok şehit verenler yine Assubaylardır,  buna rağmen  daha düne kadar cenazeleri dahi  "Hacı bayram - Kocatepe " diye ayrılanlardır,  
 
 
Subayın omuzuna bir yıldız daha koyabilmesi için denetlemelere bir yıl öncesinden (!) hazırlanan yine o'dur,  Gecenin kör karanlığında kamyon farı eşliğinde emirle cephaneliğe sokulan, sonrada parçalanmış cesetleri askeri mahkemede suçlu bulunan yine O'dur, 
 
Tek kurşun atılmayan Şah-Fırat operasyonunda basına bilgisi dahi doğru verilmeyen yine o şehit Assubaydır,
 
 
Meslek hayatı boyunca ancak bir-iki defa lojmanda oturabilen , lojmanda olmadığı için evinin önünde kahpe bir kurşunla şehit edilen yine o'dur,  düne kadar Askeri Hastanelerde farklı polikiliniklerde muayene olan , boş yer olmasına rağmen subay odalarında yatmasına dahi izin verilmeyen ,  Şehit sayısından fazla İntihar eden yine o'dur,
 
Daha düne kadar kampları tel örgülerle ayrılan yine o'dur ,
 
 
Görevde sıranın en önünde olan, özlük haklarında sıranın en sonunda yer bulan ,
 
Mekteplerinde dahi yediği yemeğin ,  zabit mekteplerinde çıkandan çok daha farklı olduğu , zabit kursağının çok daha kıymetli olduğu , ayrımcılığın daha mekteplerinin yemekhanesinde  Mide'de başladığı bir ademoğludur Assubaylar ,
 
 
Başına çuval geçirilenlerin görevleri başında olduğu kurumda, terörist kovalarken sınırı geçti diye Türkiye'nin - Tsk'nın itibarını düşürmekten ordudan atılan biçare yine o Assubaydır ,
Devletin askeri helikopteri ile ailece pikniğe gidenlerin var olduğu kurumda, 4 yumurta için 6 ay hapis cezası alan yine o'dur,
 
Sosyal medyada general yerine sehven "keneral" yazdığı için ordudan atılan yine o'dur ,
 
 
"TSK: subay-assubay bir bütündür, biz bir aileyiz" deyip , bunun gereğini asla yerine getirmeyenlerin, ısrarla getirmek istemeyenlerin , verdikleri sözlerin dahi arkasında durma iradesi gösteremeyenlerin var olduğu kurumda , sadece kendilerine müslüman olanların , 
 
Subayın 6 çeşit tazminat aldığı , muvazzaf maaşının % 85 i ile emekli olduğu , 
Assubayın sıfır tazminat ve muvazzaf maaşının % 50 si ile emekli olduğu bir kurumda ne kadar aileden ne kadar bütünlükten bahsedilebilir ve ne kadar inandırıcı olur ?
 
Birinin emeklisinin her yıl  yaz - kış kampının planlarını yaptığı  kurumda , diğeri kaçarcasına emekli olup ikinci iş aramak zorunda kalan yine o'dur ,  
 
Hangi mantık Assubayın emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlamasını açıklayabilir ?
2002 den beri bu hatadan dönme iradesi gösteremeyenler subayların tamamını ne acıdır ki eğitim seviyesine bakılmaksızın bir gecede 8 / 1 inde eşitlenmişlerdir ,

Gizli saklı  okudukları  üniversitede sınava girmemeleri için  özellikle sınav günleri tatbikat - görev planlananlar yine onlardır,  suriyeli mültecinin dahi sınavsız girebildiği üniversite eğitimi kendisinden esirgenen o Assubaydır , 
 
Peygamber ocağı denilen kurumda Ömer adaleti ile tanışmayan yine o'dur,  Bu güne kadar alınan hiç bir savunması baştan yeterli görülmeyen mahkum yine o'dur ,  
Eğitimde anayasanın fırsat eşitliği sağlanmayan , kendisinden lisans eğitimi ısrarla esirgenen yine o'dur ,   mektebinde nasıl bir eğitim veriliyor'ki, babasının Assubay olduğunu söylemeye çekinen subaylar yetişiyor,

Assubay olduğu için evladından özür dilediği mektubu, T.B.M.M Kürsüsünden okunan baba yine bir Assubaydır, en verimli en profesyonel zamanında kaçarcasına emekli olmak zorunda bırakılan yine o'dur,

 Davulcunun-zurnacının-mahallenin taksicisinin- muhtarların-  şarkıcının - türkücünün - artistin - suriyelilerin defalarca kabul gördüğü saraya bu güne kadar sesini duyuramayan  tsk'nın gerçek emekçisi o'dur,  "Aileyiz" masalının anlatıldığı kurumda  Lojmanından tabldot'una , servis aracından asansörüne , helasına varıncaya kadar ayrıştırılan yine o'dur ,

 Bayramlarda torunlarına harçlık verememenin ezikliğini yüreğinde yaşayan ,  Birinin tatil planları yaptığı kurumda, diğerinin ucuz ekmek almak için Halk ekmek büfesi önünde kuyruğa giren yine o'dur, 

 Devlet memurlarının  , Hırsızın, namussuzun,  vergi yüzsüzlerinin , uyuşturucu baronlarının af edildiği memlekette sicil affı uygulanmayan  Yine o Assubaydır ,

 Dirisine hiç değer vermeyip, ölüsüne değer verilir gibi yapılan , sağlığında devlet erkanının adını dahi bilmediği , ancak musallada  asker - sivil  tamamının dirsek teması saf tutup  olmayan haklarını  riyakarca helal ettikleri riyakarlık mağduru o'dur.

 İşleri düşünce ;

 Başçavuşum , Şefim , Hocam , Ağabey  dedikleri yine o  Assubaydır ,

 Ülkenin Başbakanından ,  savunma bakanlarına , gen.kur.bşk'nına  kadar çeşitli platformlarda verilen sözlerin yerine getirilmediği yine o'dur,  subayın 6  çeşit tazminatı aldığı kurumda sıra assubaya gelince; "size verirsek başkalarıda ister" diye uyutulan yine o'dur ,

 Kendilerine her istediklerini alıp, assubaya gelince "biz istedik hükümet vermedi" masalı anlatılan yine o'dur, 

Bütçe görüşmelerinde MSB'nın arkasına cümbür cemaat  konuşlanan, kendilerine her türlü imtiyazı hangi hükümet olursa olsun sorunsuz alan ancak assubaya sıra gelince ; "siz bizden çıktınız,sizin muhatabınız biz değiliz hükümet"  denilen  yine o  Assubaydır ,

 Adaletsizlik sadece özlük haklarında değil'ki ;

 Eğitim süreleri eşit olmamasına rağmen mecburi hizmetin eşit olmasını hangi akıl, hangi mantık izah eder ?

 Oyak'ta üye çoğunluğu olmalarına rağmen yönetimde zerre kadar adil temsil edilmeyen o Assubaydır ,
 
2013 Ortalarında Deniz kuvvetlerindeki bir konferansta komutanın : "Şu Assubaylarında üç kuruş için gezmedikleri televizyon, gitmedikleri gazeteci kalmadı, bu meslek para ile değil, sevgi ile yapılır"  demelerini unutmuş değiliz,  
 
Açıkçası amirale şunu sormak isterim,  
6 Çeşit tazminatı almasanız göreve devam edermisiniz bay amiral ?
 
Assubaylar  adalet için tv. kanallarına - gazetecilere gitmeye mecbur bırakılıyorlarsa  bu ayıp kimindir ? "subay - assubay biriz bütünüz"  lafının içinin ne kadar boş olduğununda belgesi değilmidir ?
 
Adaletin rütbeye - makama göre dağıtıldığı kurumda ,  eski K.K.K.nı  yeni GEN.KUR.BŞK'nı  Org.Yaşar Güler'in "kamuda en eşitlikçi yer tsk'dır"  sözüne inanmak için ,sistemini bire bir örnek aldığınız ABD. ordusunu inceleyip karar vermek lazım her halde.
 
Assubaydan lisans eğitiminin esirgendiği, lisans mezunu assubayların subay yapılmamak için bin dereden su getirildiği  bir kuruma,  İç işleri bakanının  "korucudan albayda olacak, generalde olacak" sözüne diyecek bir şey bulamıyorum,  korucudan general olacaksa ,
 
O halde ne gerek vardıda  kapattığınız askeri okulların yerine  Milli savunma üniversitesi açtınız ?
 
Çok daha acısıda ,  bu sözelere   iki kelam edecek kimsenin olmaması, 

 
Şimdi bir süre gözlerinizi kapatın ve düşünün okuduklarınızı ,  varmı  bu yazılanların tamamı külliyen yalan  diyebilecek ?
 
İşte  TSK'nın ötekilerinden bir kesit  ,
 
Kırılan kol yen içinde kalmıyor 1970 den beri ,
 
Kendini "AĞA" , kendinden gayrısını "MARABA" gören zihniyette ,
 
Ne demişti paşa ? ,  "Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır " .
 
BELLİ'Kİ PAŞANIN KAST ETTİĞİ ,  SADECE ZABİTLERMİŞ . . .
 HAYIRLISI İLE BİRDE "AĞIZ TADI İLE GAZOZ İÇEMEYENLERİN " SORUNUNU HALLETTİLERMİ ,  
DEĞMEYİN KEYİFLERİNE . . .
 
 
SARAYIN KONUKLARI : 
 
"Nur Yerlitaş , kimdir bu hatun ? "  -  Bağlama işini bağlayan  bağlamacı  "Yavuz Bingöl",   -  Emel Sayın , 
 
Bu devirde sultan'da sensin padişahta "Sibel Can "  -   Haydi abbas , "Mustafa Keser"  ,
 
Ne iş yapar "Esra Erol ? " - Kaç koca eskitti  "Seda Sayan" ? -  "Orhan Gencebay"  -  Necidir Sevim Emre ? ,   
 
Aykut Kocaman  -  Ümit Besen , -  Ne demeli , kimdir  "Wilma Elles ? "  -  Megri megri İbrahim Tatlıses, 
 
12 yaşında bir çocuk "Emir berke Zincidi   -  Ufuk Sarıca  - Tanju Çolak - " Eser Yenenler  ne iş yapar ? " ,
Klarnetçi Serkan Çağrı    -  Murat Dalkılıç - Berdan Mardini -  Kah açılıp kah kapanan  hatun Niran Ünsal  ,
 
İbrahim  Sadri -  Osman Sınav - Kenan İmirzalıoğlu - Tolga Zengin -  Harun Erdenay -  Turgay Demirel ,
Muazzez Ersoy  -  Muazzez Abacı  -  Ne demeli "Bülent Ersoy!a  ?   -   İşini bilen hatun "Hülya Avşar   -  Özdemir Erdoğan , 
 
Hasan Kaçan  -   Bilen varmı necidir "Ece Erken  ? "  -  Mustafa Sandal  -  "Cem Belevi ? "  -  "Sinan Akçıl ? "  -  Bülent Uygun ,  
 
İşini bilen şeytan  "Rıdvan Dilmen"  - Şoray Uzun  -   Bülent İnal  -   Kadir Çöpdemir  -   Safiye Soyman  -  Necidir "Faik Öztürk  ? " , 
 
Işın Karaca  -  Coşkun Sabah  -  Tamer Yiğit  -  Ajda Pekkan  - Perihan Savaş  -  Ahmet Özhan , 
 
Yonca Evcimik  -  Kutsi - "Alişan ? "  -  "Necati Şaşmaz ? "  -  Nereden nereye "Gamze Özçelik "  -  Burcu Çetinkaya ,
 
Cengiz Kurtoğlu  - Murat Yıldırım  -  Fas'lı hatun "İmane Elbani "  -  Magazin yorumcusu  Hakan Ural , 
 
Hakan Peker  -  Hande Yener ,  - Dombıra  dedi yetmezmi  "Uğur Işılak "  -  Nurettin Sönmez  -  Cemal Hünal   , 
 
Serdar Gökhan  - Linet  -  Sinan Özen -  Tolgahan Sayışman  -  Seçkin Piriler  -  "Şafak Sezer , buna ne demeli ? ",  
 
Sanırsın katillerin korkulu rüyası "Müge Anlı "  -  Basketbol tayfası  -  Damadının aldığı konyaaltı plaj ihalesi ile Hülya Koçyiğit ,
 
23 Nisan'da kabul edilen çocuklar - Galatasaray futbol takımı ,  Gizemli zengin tv.  sahibi ,  boşanması  şehit haberinden çok ses getiren Acun Ilıcalı ,
Yargı mensupları -  Akademisyenler  -  Taksiciler -  "Ramazan davulcusu ? "  - "Güzellik uzmanları ? " ,
 
Değişmeyen konuk : Muhtarlar  -  "Mülteciler ? ? ?  "  -   vede " FESLİ'LER ? ? ? " ,
Ve , sayamadığımız daha kimler  kimler  kimler  ?,
 
Adı ;  Magazin dünyası , spor dünyası , sanat dünyası , sahne dünyası , sinema dünyası , Televizyon dünyası , moda dünyası  denilen süslü , süslü olduğu kadar Çok büyük çoğunluğunun ülke gerçeklerinden bi haber ,  çoğunun bedelli   askerlik yaptığı veya raporla askerlikten yırttığı  bu yığınların kabul gördüğü Saray'a  sadece bir toplumun ulaşamamasının  sebebi hikmeti nedir acaba ?
 
En acısıda  ; Banka dekontu ile askerlik yapanların , veya ÇÜRÜK raporu ile hiç yapmayanların el üstünde tutulduğu saraya , onlar için can verenlerin kabul görmemesi . 
Ömer'e övgüler dizip ,  yukarıdaki  şahıslar kadar değerli olmadıklarını hissettirmenizdeki  çelişki  nedendir ?
 

Sayın Cumhurbaşkanı ,

 
Size oy veren vermeyen toplumun tüm kesimlerinin Cumhurbaşkanı değilmisiniz ? ,
 
Ara ara taksi durağına , esnaf dükkanına , vatandaş evine ziyaretler yapıyorsunuz ,  sorunlarını dinleyip  bir emirle anında çözümler buluyorsunuz,
 
Sarayda kabul edip sorunlarını dinlemediğiniz sivil toplum örgütü neredeyse  "yok "  gibi ,
VE,
Sayamadığım daha çok çeşitli meslek mensuplarının , sorunsuz ulaştığı   saraya  Asla ulaşamayan ,  hiç şüphem yokki  ulaşılması engellenen bir toplumun ferdi olarak  , Türkiye Cumhuriyetinin bir vatandaşı olarak ,

bir kere daha sormak istiyorum ,
 
Siz, sayın Cumhurbaşkanı,
 
Biz ,  size neden ulaşamıyoruz ?,  neden sesimizi duyuramıyoruz ?
HANİ ; "DİCLE'NİN KENARINDA KURDUN KAPTIĞI BİR KOYUN BİLE BENİM MESULİYETİM ALTINDADIR "  Demiştiniz'ya ,
 
İster istemez düşünüyorum, 
 
Demeki bu toplum sizin mesuliyetinizin altında değil ,   Öylemi ? ,
 
NEDEN SADECE BİZ  ULAŞAMIYORUZ  ZATİ ALİNİZE ?
 
SEKSEN BİR MİLYON VATANDAŞIN TAMAMININ CUMHURBAŞKANI DEĞİLMİSİNİZ ?
 

Hanginiz'den başlayayım söze ,  bi deyin hele hanginiz'den ? ,

 
El birliği ile yok ettiniz ömrümüzün bir yılını daha ,  adaleti göremeden bu dünyadan göçüp giden her bir Assubayın vebali şüpheniz olmasın'ki üzerinizde olacak ,  Yaşam  mücadelesi vermeye  çalışanlardan aldığınız  hayır duaları (!)  kulaklarınızda her daim çınlayacak ,
 
Önce Siyasi iktidardan'mı başlayayım , yoksa  Masalcılardan'mı ? ,
 
Yıllardır sadece Assubay zümresine üç maymunu oynayan İktidaramı , Yoksa  365 gün 7/24 damarlarımıza "Aile" masalı  zerk  edenleremi diyeyim ,
 
Öncelik Masalcılara olsun :
 
Silivri'ye - Sincan'a - Hasdal'a düşünce akıllarına  ADALET gelen masalcılar ,
 
Kendileri dam'a düşünce maaş katsayısını anında 1/3 den ,2/3 e çıkarttıran masalcılar ,
 
Kendi deyimleri ile "Mesleğinde temayüz etmemiş"  albaylara  bir kaç yıl erken fötörü giydirmek için ekstra 60.000 tl'ye varan ikramiye verdiren  masalcılar ,
 
Dört yumurtaya gösterdikleri hassasiyeti , Kafaya çuval, ele ters kelepçe takılınca göstermeyen masalcılar ,
 
"Haini general yapmışız, kahramanı Assubay" diyen masalcılar ,
 
TSK' da Assubayın'da  var olduğunu sadece görevde ve musalla'da hatırlayan masalcılar ,
 
Ast'ın hakkına - hukukuna  şehla  bakan masalcılar ,
 
Bu güne kadar kendi taleplerinizi gelmiş geçmiş tüm hükümetlerden  "tereyağından kıl çeker gibi - karıncanın beline bir zarar vermeden - Mikro cerrahi uzmanlığını kıskandıracak hassasiyette " sessiz ve derinden hanelerine yazdıranlar , 2019 dada aynı türküyü koro halinde söylemeye devam edecekler şüphesiz : AİLEYİZ  diye.
 
Biz , dinleyicilerden'de bu çok sesli koroya iştirak etmemizi isteyecekler , ele - güne karşı , maksat birlik - bütünlük mesajı vermek,  YERSEN  ,
 
Sonra Plak yine başa dönecek;
"Vallahide , billahide çalışmalar devam ediyor , biz teklif ettik konu hükümetin önünde " ,
 
İyi'de  ağalar , beyler, efendiler  ve dahi paşalar ,
 
Sizin yıllar önce "Davulla toplananlarınız " dahil , lise mezunlarınız  , iki yıllık  - üç yıllık harp okulu okuyanlarınız tamamı  4 yıllık harp okulu  mezunu sayılmadınızmı ,  tamamınız bir gecede 8/1 de eşitlenmedinizmi ?,
 
Gırtlağınızdan  geçen 6 çeşit tazminatı ( havyarı)  hükümetler sizin talebiniz olmadanmı sizlere layık gördü ?,
 
Sadece kendiniz için bütün bunlar sizlerin talepleri doğrultusunda gerçekleştiğine göre ,   Olur olmaz "AİLEYİZ" diyorsunuz'ya , o halde şunu bir kere daha soralım,
 
NEDEN SADECE KENDİNİZE ?,
 
Göreve - Ölüme giderken Sizden önde olanlar , bir emirle gözünü kırpmadan ölüme gidenler , sizlerin  "dağ başı" diye gitmediğiniz yerlere "komutan" diye gidenleri  neden kendinize isterken hatırlamadınız  efendiler , NEDEN ?,
 
"Söz namustur"  ve ağızdan çıkar ,  Böyle belledik biz , Verdiğiniz sözün kaçıncı sene-i  devriyesi bay Akar ? ,
 
"Assubayları anlamaya çalışıyoruz"  diyen bay Güler ,  yarım asırdır dirsek teması  mesafesinde  bulunduğunuz , kredi kartlarınıza varıncaya kadar eslim  ettiğiniz bu toplumu  temsil ettiğiniz o makamda dahi  hala anlayamadınızmı ? ,
 
Bu toplumu anlamakta zorlandığınızı bildiğimiz için , sizin bizleri anlamanıza  yardımcı olması adına ,  belki  yararlanırsınız düşüncesi ile  25.06.2016 'da bir kılavuz yayınlamışım , bir göz atın derim ,
 
2018 De bitti ,  adaletin sağlanmadığı bir yılı daha çaldınız ömrümüzden,
 
Hak'tan adaletten , insanca yaşamdan yine eser yok, yeni yılda yeni masallarda buluşmak dileğiyle, 
 
Bizler Ölmeye , sizler 6 çeşit havyarı genişlemiş  kursaklarınızdan aşağı  kepçe ile indirmeye devam edin ,   sonrada gelin Ordu evine  demli çaylar eşliğinde gözümüzün içine baka baka masala kaldığınız yerden devam edin ;  " BU SORUNU HALLEDECEĞİM "  Diye ,
 
Belli'ki  2019 bereketi ile gelecek Yıldızlılara ,
Ve , Assubaylardan yıllardır esirgenen, saklanan tablo tamda budur ,
 
Biz , 2019 da yeni masallar dinlerken , kimlerin  hangi kaymağı  yeni yılda ne olacak,  buyurun .
 
1 Ocak 2019 - 30 Haziran 2019 Tazminat  miktarları : 
------------------------------------------------------------------------
 
Yarbay            : 1149.70 tl. 
Albay              : 1494.70 tl. 
Kd.Alb            : 1839.60 tl.   
Tuğg / Tuğa    : 2759.40 tl.
Tümg / Tüma : 2989.40 tl.  
Korg / Kora    : 3334.30 tl.  
Org / Ora        : 4024.20 tl.  
Kuvvet K.       : 4599.00 tl. 
Genkur.bşk.   : 6898.60 tl. 
 
 01 Temmuz 2019 -31 Aralık 2019 Tazminat  miktarları : 
----------------------------------------------------------------------------
Yarbay            :  1207.20 tl.
Albay              :  1569.40 tl.
Kd.Alb            :  1931.60 tl. 
Tuğg / Tuğa    :  2897.40 tl. 
Tümg / Tüma :  3138.90 tl. 
Korg / Kora    :  3501.00 tl.
Org / Ora        :  4225.40 tl. 
Kuvvet K.       :  4829.00 tl. 
Genkur.bşk.   :  7243.50 tl. 
 
İşte  " TSK; Subay - Assubay bir bütündür, biz bir aileyiz "  masalını yıllarca bizlere anlatanların 67 yıldır " Cambaza bak " demelerinin sebebi-hikmeti  tablodaki  rakamlarda gizli,  Emekli Assubayın maaşının iki katına varan  "TAZMİNAT ! " alıyor  Aileyiz diyenler, 
 
Ağa - Maraba zihniyetinizden vaz geçemediğiniz bir yılımızı daha çaldınız ,
 
86 Yaşına gelmiş meslek büyüğümüzün  bu yaşına kadarki "ADALET" haykırışlarına üç maymunu oynadığınız bir yılımızı daha çaldınız ,
 
TSK'da  en başından beri var olan ADALETSİZLİKLERİ  BELGELERİ ile yazan Assubay meslektaşımızı " Ömür boyu sosyal tesisleri yasaklamak" gibi  keyfi , absürt bir uygulama yaşattığınız bir yılımızı daha çaldınız ,
 
Assubay sorunlarını  defalarca köşesinde dile getiren gazeteciyi mahkemeye vermek gibi çaresizliği yaşadığınız bir yılımızı daha çaldınız ,
 
"Biz istedik,hükümet vermedi"  diyen masalcılar , Şehit Assubayın cenazesinde en önde saf tutanlar , bir yılımızı daha çaldınız ,
 
Ömer'i bir emirle toprağın altına gönderenlerin   2019 Ocak'ta  Sadece alacağı tazminat Ömer'in  maaşı kadar olacak , Ya Ömer'in geride kalanları ?
 
2018 yılında Askerin donarak Şehit oluyor'sa ; sen istediğin kadar dağlara taşlara "Güçlü ordu,Güçlü Türkiye"  yaz,  nasıl olsa can verenler sizin evladınız değil , 
 
Türküsü yakılmış bu sistemin ; "Zenginimiz bedel verir, Askerimiz fakirdendir" diye , 
 
Gazeteci hatun Balçiçek İlter sormuştu size bu soruyu;
 
"Antalya'da 31 Albay varken , Hakkaride neden 1 Albay var " ? diye,
 
" Ankara'da müzisyen yetiştiren mızıka okulunda 40 tane albay var. Nöbet ve hizmet amacıyla orda bulunan muhafız ve hizmet bölüğünde 36 tane asker var. Hakkari'de profesyonelleşmeyen TSK mızıka okulunda 40 tane albayı istihdam ederek ( miktarı erbaş ve erlerden fazla ) profesyonelleşmiş.  Neden?
TSK'nın vakıflarının (TSK dayanışma, el ele, mehmetçik, kartal vb ) yönetim kurullarında toplam kaç general subay ve astsubay vardır" ?  ,
 
"Aileyiz" dediğiniz buysa Olmaz olsun , 
 
"En eşitlikçi kurum TSK'dır " dediğiniz buysa,  batsın eşitlik anlayışınız . . .
 
Yukarıdaki bu tabloya rağmen ,
 
Diliniz dönerse   şimdi bir daha söyleyin "AİLEYİZ"  diye . . .
 
*****  ***** ***** *****
 
SİZ , SİYASİLER :
 
En tepeden  en alttakine .
 
Sayın Cumhurbaşkanı , 8 Haziran 2018 tarihi bir şey hatırlatıyormu size ?
 
04.12.2017 de size hitaben yazılan mektup, bilmem okurmusunuz ? bu toplumun derdinin, sorunlarının küçük bir özeti,
 
Sayın Davutoğlu , Başbakanlığınız dönemindeki  birçok ilde yaptığınız mitinglerden ikisini yazayım; Malatya - Konya, size bir şeyler çağrıştırdı'mı acaba ? sözünüzde durma iradesi gösteremediğiniz bir yılımızı daha çaldınız ;
 
Ve,  
 
Milli savunma bakanları ,
 
Sizlere sözüm yok ,  belliki o gün  meydanlardan konuşulanlar , şehit Assubayın evinde konuşulanlar  sadece günü kurtarmak içinmiş ? ,  söz vermek  sözünde durmamak siyasetin gereği imiş desenize,
 
Adaletten, insanca yaşamdan , haktan uzak bir yılımızı daha çaldınız  el birliği ile , 
 
Bir yandan "Biz; Ötekileştirilenlerin, Ezilenlerin, Yok sayılanların, Mazlumların, Garip-Gureba'nın, Alttakilerin, Fakir fukaranın, ZENCİLERİN iktidarıyız"  deyip , öten yanda TSK'da adaletin sağlanmadığı bir yılımızı daha çaldınız ,
 
 Üniversite okuyan kendi çocuklarımıza hitaben ; "BURS ALMAYIN,KREDİ ALIN (!) BEDAVACILIĞA ALIŞMAYIN"" BURS ALMAYIN KREDİ ALIN , BEDAVACILIĞA (!) ALIŞMAYIN "" BURS ALMAYIN KREDİ ALIN , BEDAVACILIĞA (!) ALIŞMAYIN "" BURS ALMAYIN KREDİ ALIN , BEDAVACILIĞA (!) ALIŞMAYIN "" BURS ALMAYIN KREDİ Derken öte yandan ülkemize okumak için gelen Irak'lı -  Malezya'lı  -  Suriyeli -  Afgan'lı öğrencilere Kişi başı 700 tl harçlık + ücretsiz yurt + üç öğün yemek + ücretsiz sağlık hizmeti + ücretsiz şehir içi ulaşımı  verdiğiniz bir yılımızı daha çaldınız ,
 
 
16 Yıllık iktidarınızda  ülkemi  sadece mültecilere "cennet vatan" yaptığınız bir yılımızı daha çaldınız ,
 
Asgari ücretin 1603 tl olduğu , on iki milyon yurttaşın sosyal yardımlarla geçindiği , bir kilo kırmızı etin 70-80 tl olduğu ülkede  , Kırmızı etteki pahalılığı  "halkın refah seviyesinin yükselmesine - ete olan talebin artmasına"  bağladığınız bir yılımızı daha çaldınız ,
 
Halkla beraber çarşı pazar dolaşıp , gerçek enflasyon değerleri ile yüzleşme cesareti gösteremediğiniz bir yılımızı daha çaldınız ,
 
1914 Sarıkamış'da donarak   Şehit olan 60.000 askerimizden tam 104 yıl sonra , 2018 in ekim ayında  2 Askerimiz DONARAK Şehit olabiliyorsa , Askerliğin  "yan gelip yatma yeri "  değil,  "yan yana can verme"  yeri olduğu gerçeğini anlayamadığınız bir yılımızı daha çaldınız , 
 
24 Saat esasına göre görev yapıp  bir emirle  ölüme gidenlerin  , Kışın kıçını kalorifere yaslayıp , yazın klima karşısında bi taraflarını serinlete serinlete günde sekiz saat çalışanlar kadar değerli olmadığı , adaletin sağlanmadığı bir yılımızı daha Çaldınız ,
 
Ülkede yan gelip yatanların sahillerde ense yapan, nargile tüttüren ,  kendi küçük esnafımız bin bir çeşit vergilerden kepenk kapatırken , suriyelilerin mantar gibi çoğalan  "vergisiz"  iş yeri açmasına göz yumduğunuz , 783.562 Km. kare güzel ülkemi  KULUÇKA MAKİNA'sı  olarak kullanan günde  395 çoğalan , doğal yoldan  üreyemeyenlere   ücretsiz tüp bebek tedavisi veren , 10 yıl sonra  ülke nüfusunun  % 20 sini teşkil edeceklerin  Suriyeliler olduğu gerçeğini göremediğiniz  ( belliki görmek istemediğiniz ) , Yakın gelecekte ülkenin başına bela olacakları gerçeğini göremediğiniz bir yılımızı daha çaldınız ,
 
Gözümüzün içine baka baka "Üç maymunu" oynadığınız bir yılımızı daha çaldınız ,
 
Siyaset dediğiniz   bu olsa gerek  ,  "Dün dündür, bugün bugün" demiş  bugün  Isparta'da  yatan  sizin eskiniz ,
 
Hadi bunu anlarımda ,
 
YA , SÖZ VEREN ASKERSE ?
 
Şimdi bir daha sorayım ;
 
BU GÜN 10 KASIM , HANGİNİZİ ŞİKAYET EDEYİM ÜLKEMİN KURTARICISINA , HANGİNİZİ ?
 
 
(Not.  Rakamlar için Sn: Fahrettin Bağrı'ya teşekkür ederim ).

Siz ; Sayın Cumhurbaşkanı,


* 8 Haziran 2018 de Kayseri komando tugayında Milletin gözü önünde Assubaylara verdiğiniz sözü bu güne kadar yerine getirmediğiniz için ,
* Emekli olup ikinci işte çalışmak zoruna bırakılanlar arasında bulunan ( Assubaylar'da dahil ) , çalışan emekliye hitaben " Yok öyle çift dikiş" diyebildiğiniz için.
 
* Hangi emekli istemez Avrupalı emsal emekliler gibi yaşamayı, onlar gibi ülke ülke dünyayı dolaşmayı ? ,  emekli ikinci işte çalışmak zorunda kalıyorsa bu ayıp kimin  ?
 
"Asker havyar dahi istese verilecek" deyip , 6 çeşit Havyarı sizden önceki hükümetler ve sizin zamanınızda (!) sadece rütbeleri omuzunda olanlara layık gördüğünüz için .
 
Madem rütbesiz asker (Er)'den , Mareşal'e kadar herkes Askerse neden havyar  TÜM TSK  PERSONELİNE ADİL paylaşılmıyor'da sadece TSK'nın bir kesimine  layık görülüyor ?
 
Üç çeşit Havyarın var olduğu dünyada  ( Beluga , Kaluga , Sevruga ) ,
 
Buyurun  "Aileyiz " dedikleri TSK'da sadece Subayın  kursağından geçen  havyar çeşitlerine : 
 
1)  Makam havyarı,
2)  Komutanlık havyarı ,
3)  Görev havyarı ,
4) Temsil havyarı ,
5) Kadrosuzluk havyarı ,
6) Komkarsu havyarı ,
 
* Yaklaşık 55.000 Muhtarı kafileler halinde İspanya'ya tatile gönderirken , bu topluma Kör - sağır - dilsiz kaldığınız için .
 
* Davulcunun - zurnacının , Şarkıcının - türkücünün , Oyuncunun - MÜLTECİNİN  , Taksicinin - muhtarın ve çeşitli meslek mensuplarının defalarca ağırlandığı  saraya,  sadece bu toplumun temsilcilerinin davet edilmediği için .
 
Siz ; Sayın Ahmet Davutoğlu ;
 
* Başbakanlığınız  döneminde Malatya - Konya mitinglerinde meydanlarda  göğsünüzü gere gere , gözümüzün   içine baka baka Assubaylara verdiğiniz sözü yerine getirme iradesi gösteremediğiniz için, o günden bu güne bu sözleriniz hakkında ağzınızdan  müspet - menfi tek bir kelime duyamadığımız için .
 
Siz; Sayın Binali Yıldırım ;
 
* " Bize yeni Ömer Halisdemir'ler lazım , onun gibi yürekli , aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var"  deyip, ama o  aslan gibi delikanlılar için Başbakanlığınız döneminde kılınızı kıpırdatmadığınız için .
 
Siz ; Sayın Fikri Işık ;
 
* Şehit Assubayın evinden, " Maliye ile aramızda az bir tıkanıklık kaldı, bu tıkanıklığı aşınca müjdeyi bizzat size ben vereceğim " demenize rağmen asla o müjdeyi gerçekleştirme iradesi gösteremediğiniz için.
 
Siz ; Sayın İsmet Yılmaz ;
 
* Milli savunma bakanlığınız döneminde,  meydanlardan   "mesaj alındı "  demenize rağmen alınan o mesajın gereğini bu güne kadar yerine getirmediğiniz için .
 
* "Aileleri kendilerinden sonra maaş alsınlar diye intihar ediyorlar" deme gafletinde bulunduğunuz için .
 
Siz ; Sayın Naci Ağbal 
 
* " Asubayların yaptığı görev çok önemli , intibaklarının yapıldığı gibi tazminatları ve başlangıç dereceleri konusunda mutlaka çalışma yapacağız" demenize rağmen bu güne kadar  somut bir adım atmadığınız için .
 
Siz ; Sayın Nabi Avcı  ;
 
* "Assubaylar için bu defa iş tamam"  demenize rağmen , bir türlü bu işi beceremediğiniz için .
 
Siz ; Sayın Recep Akdağ ;
 
* "  Mademki Ülkede ekonomik kurtuluş savaşı veriliyorsa , On iki milyon kendi insanımızın sosyal yardımlarla geçindiği ülkede,   göğsünüzü gere gere "Suriyelilere 31 milyar Avro harcadık" diyebilme rahatlığınız  nedir ? , o zaman sormazlarmı adama ; "Doktor bu ne ? " .
 
Siz ; AKP vekili  Sayın Muhsin Kızılkaya ;
 
* " Askerin görevi ölmek , bunun için maaş alıyorlar , bana ekstra bir iyilik yapmıyorlar" deme hafifliğinde bulunduğunuz için .
 
Siz ; 16 Yıllık AKP İktidarının vekilleri ;
 
* Assubayların emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlatılma YANLIŞINDAN bu güne kadar dönmediğiniz için .
 
*Takı tasarımı eğitiminin  dahi  "Lisans" düzeyinde olduğu ülkede Assubayların eğitimini "Lisans" seviyesine çıkartmadığınız için .
 
* " Size verirsek başkalarıda ister " deyip , toplumun her kesimine  bol kepçe sorunsuz dağıtan , Sıra Assubaya  gelince "Dut yemiş bülbül" olduğunuz için .
 
* Bu , fedakar - cefakar toplumu yoksulluk sınırının çok altında (!) yaşamasına sebep olduğunuz için .
 
* Bu ülke için gözünü kırpmadan seve seve canını veren fedakar topluma kendi ülkesinde kendisini "suriyeli mülteci " kadar değerli olmadığını hissettirdiğiniz için  .
 
* "Assubay intiharlarını araştırma önergesini "  oylarınızla RED  ettiğiniz için .
 
* "Mülteciye can feda" deyip, Assubayına karanlıkta göz kırptığınız için .
 
* 16 Yıllık iktidarınız  döneminde gelir dağılımındaki adaletsizlik çok daha fazla artış gösterdiği için .
 
* Geçtiğimiz 16 yılda "Adalet mülkün temelidir" sözüne olan inancımızı el birliği ile yok ettiğiniz için .
 
* * *
 
VE , SİZ ;  "AİLEYİZ  - BİRİZ  - BÜTÜNÜZ "   MASALI SÖYLEYENLER ;
 
Siz ; Darbeci general Kenan Evren ;
 
* Sap'la samanı birbirine karıştırıp , "Bir Başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz netekim (!) " deyip,  TSK'da  onarılmaz yaralar açtığınız için .
 
Siz ; Sayın Yaşar Güler ;
 
* Yeri gelince "silah arkadaşıyız" dediğiniz TSK'nın bel kemiği Assubaylara  "çaycı" yakıştırması yaptığınız için .
* Kendiniz için her türlü  imtiyazı gelmiş geçmiş bütün hükümetlerden sorunsuz kotarırken , Sıra Assubaya gelince "siz bizden çıktınız, artık sizin muhatabınız biz değiliz hükümettir " diyerek bizleri TSK'dan soyutladığınız için .
 
* " Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır " diyerek kendinizin dahi inanmadığı  asla gerçeği yansıtmayan söz söylediğiniz için .
 
Siz ; Sayın Zamanın DZ.K.K'nı ; 
 
" Şu Assubaylarda üç kuruş para için çıkmadıkları TV, gitmedikleri gazeteci kalmadı, bu iş para için değil sevgi ile yapılır" deyip ,  öte yandan kendilerine kotardıkları  6  çeşit havyar (!)  tazminatının  sebebi-hikmetini  asla  açıklayamadığınız için .
 
Bu Cefakar - fedakar toplumu  "paragöz" olarak lanse etmeye çalışırken,
 
* Fotörü giyince tekmili birden hepiniz ve yedi sülaleniz başta Oyak olmak üzere TAİ - TEİ - HAVELSAN - ASELSEN - ROKETSAN - ASPİLSAN - THK ve diğer askeri kurumlara BALLI maaşlarla yerleştiğiniz için .
 
Siz ; Sayın Hulisi Akar ;
 
* Yıllar önce Etiler ordu evinde Assubay'lara hitaben " bu sorunu halledeceğim " diye  gözümüzün içine baka baka söz vermenize rağmen  bu güne kadar bu sözünüzü yerine getirme iradesi gösteremediğiniz için ,  ne yazıkki o günden sonra bir daha sizden haber alınamadığı için .
 
Siz ;  Sayın Tahsin Şahinkaya ;
 
* 1979 yılında Erhaç / Malatya'da sadece Anayasal bir hak olan emekliliğini isteyen TSK'nın çilekeşleri Assubaylara hitaben gözümüzün içine baka baka  " Sizler vatan hainisiniz"  deme cür'etini  gösterdiğiniz için .
 
Siz ; Sayın Muhsin Batur ;
 
* TSK'da   " İmtiyaz değil sadece Adalet, insanca yaşam " istedikleri için bu Emekçi toplumu "Mao'nun askerlerine" benzetme gafletinde bulunduğunuz için .
 
Siz ; Sayın Tabip Albay Nahit Özmenler ;
 
"Assubay intiharları bulaşıcıdır" deyip ,  subay - assubay birlikte çalışmalarına rağmen  bu hastalığın neden bir türlü subayada bulaşmadığını izah edemediğiniz  için.
 
Siz  ; Sayın  GATA'nın Doktorları ;
 
* TSK'ya "KAPI gibi SAĞLAM raporu ile girmesine rağmen , yıllar içinde  görev nedeni ile çeşitli sakatlanmalara maruz kalınması nedeni ile tam iş göremez durumda olan Assubaya "Hamallık yapamaz, çaycılık yapar"  diye absürt bir rapor verdiğiniz için ,  emsal  bir raporu  aynı durumda olan subaya veremediğiniz için .
 
 
VE ; SİZ  Sayın TSK'nın Dört yıldızlıları ;
 
* Bu güne kadar Assubayları asla gerçek manada silah arkadaşı görmediğiniz için , Assubay cenaze törenlerinde -  taziye çadırlarında Timsah gözyaşı döktüğünüz için .
 
* Asla gerçek olmayan  "Aileyiz " masalını yıllarca damarlarımıza zerk ettiğiniz için .
 
* Sizin sabah sporu yaptığınız saatte, biz "Halk ekmek" büfesi önünde ekmek kuyruğunda beklemek zorunda bırakıldığımız için .
 
* Sizin "Tatil" planları yaptığınız günlerde , bizler ikinci iş peşinde koşturmak zorunda olduğumuz  için .
 
* Bu güne kadar aynı birlikte görev yapan Assubay babasını tanımamazlıktan gelen , babasının Assubay olduğunu söylemeye çekinen subay yetiştirdiğiniz için .
 
* Tam 67 yıldır Sadece "Kendinize Müslüman" olduğunuz için .
 
* Kendinizin rütbe bekleme süresini  kısaltırken, Assubayların rütbe bekleme süresini uzattığınız için .
 
* Mecburi hizmette eğitim yılına göre eşitliği sağlamadığınız için .
 
* OYAK'ta üye sayısına göre ADİL temsil edilmemizi  sağlamadığınız için .
 
* Helikopter ile ailece pikniğe gidenlere ses çıkartamayıp , Assubaya 4 yumurta için  6 ay hapis verdirdiğiniz için .
 
GÖTÜRECEĞİNİZ  BEŞ METRE KAPUT , O'DA KISMET OLURSA ,
 
HİÇ BİRİNİZ  ASLA HELALLİK ALAMAYACAKSINIZ ,
 
HEPİNİZİN ASSUBAY TOPLUMUNA  ÖZÜR BORCU  VAR,
 
BİLİN İSTEDİM . . .
 

Kanun Numarası             : 5143

Kabul Tarihi                    : 21/4/2004

Yayımlandığı R.Gazete  : Tarih : 28/4/2004 Sayı :25446

Geçici Madde 5- (Ek: 5/2/2009-5837/36 md.) 

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce emekliye ayrılmış ve 4608 sayılı Kanundan istifade etmiş subaylardan, çeşitli nedenlerle kılıç istihkakından yararlanmamış olanlara, kendilerinin veya yasal mirasçılarının bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl içinde müracaat etmeleri halinde kılıç istihkakları verilir. 

 
* * * 
De haydi bir kere daha buyurun ;
 
Bir masaldır dillerinde çok uzun zamandır sürer gider,  bu öyle bir masal'ki, dinleyen canından bıkmıştır aynı masalı dinlemekten,  Ama anlatan hiç usanmamıştır aynı masalı binlerce kez tekrarlamaktan,
 
Hani sabah akşam kulağımızın dibinde bağırırcasına söylüyorlar'ya : " Subay - Assubay bir bütündür, biz bir aileyiz" diye,  masalın doğru olmadığını en az bizim kadar  bilmelerine rağmen. 
 
Personel arasında ayrım yapmada hiç bir meslek mensubunun ellerine su dökemeyeceğinde farkındalar, 
 
Lojmanından - kampına , Tabldot'undan - asansörüne , Servis aracından - berberine , bir zamanlar şehitler için camilerine kadar ayıranlar , yıllarca askeri  hastanelerde  odalarını - polikliniklerini  ayıranlar  , sadece kendilerine her türlü imtiyazı HAK görenler ,  altı çeşit  tam yağlı tazminatı kursaklarından geçirmeyi  salt kendilerine yakıştıranlar ,  Kaymaklı emekliliğinde yurt içi - yurt dışı turların değişmez müdavimleri ,  Emekliliğinde zaruriyetten ikinci iş peşinde koşanlara  koro halinde sesleniyorlar  ;  "Biz aileyiz",
 
Asla  hiç var olmamış sözüm ona "Aile'nin"  fertleri arasında  buyurun  bir başka ayrımcılık  daha , 
 
Yıllar önce "Beylik tabancası"  diyerek Assubaylara verdirdiğiniz "ÇAKARALMAZ" tabancaların ne durumda olduğunu söyleyip durduk, bu silahlardan  ne köy ne kasaba olur dedik, nihayetinde cılız bir sesle duyma gereği zaruri  olacakki, bu işe yaramaz silahları ateş gücü yüksek silahlarla değiştirme gereği duyulmuş,
 
Lakin bu iştede bir  " Hinlik" Düşünülmüş ,  
 
O kadar iyi tanımışız'ki sizleri, bunun aksi olsaydı şaşırırdık emin olun ,
 
Değiştirme işinin personelin birlik bütünlüğü açısından Muvazzaf - Emekli  istisnasız tüm personeli kapsaması gerekirken bunda bile ayrımcılığa  gidilmesinde bir sakınca görülmemiş ,  Amaç üzüm yemek olmayınca 
 
Bu uygulamanız dahi Assubaya bakış açınızı gözler önüne seriyor ,
 
Sizin  "Aile " sözünüz  Sunay Akın'nın "Küçüklere masallar"a benziyor,  gerçek tamda budur ,
 
Siz anlatmaya devam edin , lakin biz dinlemekten bıktık - usandık ,
 
Masallar karın doyursaydı emin olun bütün Assubaylar şimdilerde "Obezite" tedavisi görüyor olurlardı ,
 
Sizinkisi  tamda "Yalancı çoban" hikayesi ,
 
Bir gün sürüye kurt  gerçekten dalarsa, yazık olur hem size hem bize hemde Memlekete ,
Asssubaylara "Beylik tabancası"  diye verilen işe yaramaz  ÇAKARALMAZ  tabancaları " Ateş gücü yüksek" silahlarla değiştirirken dahi ayrımcılık yapıp  ,  Assubayların  tamamını değilde sadece bir bölümünü kapsayacak şekilde bu değişikliğe gidenler ,  kendilerine mezuniyetlerinde verilen  "Kılıç"  için ölülerini'de  kapsayacak şekilde yasa çıkarttırmışlar .     Ölmüş  subayların ailelerine -  varislerine  kılıç verdirmişler .  ( 

Kanun Numarası  : 5143 )

Pardon  aileyizmi  demiştiniz ?
 
Biz "Aile" falan değiliz , biz "Bütün" falan hiç değiliz, çünkü bunu önce SİZ istemediniz.
 
S....tığınız  helayı dahi ayırdınız ,  bu nasıl bir "Aile"dir  acep ? ,
 
Kafaya çuval geçirilsede ,  
 
Boyuna kemer takılsada , 
 
Düğünlerde yerlere yatırılıp Derdest edilsede ,
 
Sizin derdiniz  tel örgüler ardındaki Çiftliğin AĞA'sı olmaya devam etmek,
 
SİZİN DERDİNİZ ÜZÜM YEMEK HİÇ  DEĞİL ,
SİZİN DERDİNİZ BAĞCIYLA  ,
 
SİZİN DERDİNİZ "MARABA" OLARAK GÖRDÜKLERİNİZLE . . .
 

Dillerinde kalıplaşmış bir söz : "Size verirsek başkaları da ister"  

 
Bu sözü diyenler sıra biz  Assubaylara gelince  yorgunu yokuşa sürenler, Kulaklarını tıkayıp gözlerini kapatanlar , kılı kırk yaranlar   bu güne kadar kimler için Tekeden süt çıkartmışlar bir kere daha görelim.

Görelim de , gözünü kırpmadan bir emirle ölüme gidenlerin kimler kadar değeri olmadığını iyi anlayalım.
 
Anlayalım ki :
 
Bu sözlerin ne kadar gerçek ne kadar değil  bir kere daha görelim.
 
Temsilcim olduğunu söyleyen Genelkurmay bu güne kadar sadece kendilerine Müslüman oldukları için, kendilerinden  bu toplumu anlamalarını beklemiyoruz artık .
 
Şehit Assubay Ömer Halisdemir'in adının dahi "Şehit Halisdemir"  diyerek  adının ve rütbesinin zikredilmeden anılmasındaki maksatı  sanılmasın ki anlamayacağız. 
 
Çok şükür bu saf ve temiz toplum kimlerin karnında kırk tilki dolaştığını, kırkının da kuyruğunun bir birine değmediğini çok iyi biliyor, o yüzdendir ki  ne siyasisi ne askeri hiç birinize evet hiç birinize zerre kadar güvenimiz kalmadı.
 
Dün söz verenlerin bu gün unuttuğu , sözlerin buza yazıldığı  bir zamanda yaşamak  şanssızlığa denk geldik ne yazık ki.
 
İmtiyaz değil  sadece "Adalet" istediğimizi her fırsatta söylememize rağmen her kademede bu sorunları çözme iradesi göstermeyenler / gösteremeyenler , bilmeliler ki bizlerin de samimiyet testinden geçmektedirler.
 
"Size verirsek başkaları da ister" diyen  16  yıllık iktidar , ne yazık ki sn.Cumhurbaşkanının  "Biz ezilenlerin, garip gurebanın, ötekileştirilenlerin, Zencilerin  iktidarıyız "  sözünü  başta kendileri çoktan unutmuşa benziyor , en azından biz Assubaylar için bu böyle .
 
TSK'yı sadece subaylardan ibaret sanan Hükümetler  bu güne kadar sadece onlara güzellikler yapmış,  belli ki Hiç bir siyasinin aklına da  sormak gelmemiş ,"TSK sadece sizden ibaret mi ? " diye. Onlar da bu güne kadar bu durumu fazlası ile değerlendirmişler "Rab bana - hep bana " diyerek.
 
Assubaya gelince  "Kılı kırk yaran" , bütçe imkanlarından dem vuran etkili  yetkililer son 16 yılda  bakın kimlere ne güzellikler yapmışlar,
 
Assubaylar hariç   o "başkalarına" hangi kaymağı sorunsuz dağıtmışlar? Kimler için o meşhur bütçe imkanları hiç sorun olmamış buyurun bir kere daha görelim.
 
Assubayları kast ederek, "Onlar için şimdi bu yükün altına giremeyiz" diyen 16 yıllık iktidar , bu zaman zarfında  kimler için hangi yüklerin altına girmekten hiç kaçınmamışlar, buyurun görün .
 
8 Haziran 2018 günü Kayseri'deki konuşmasında  Assubaylara  bazı müjdeler veren Cumhurbaşkanının , 31 Ağustos 2018'de Balıkesir'de Assubay mezuniyet törenindeki konuşmasında hiç bahsetmemesi ve bu güne kadar bir adım atılmaması da  bir o kadar manidardır .
 
* * *

* Altı çeşit tazminat alanlara  ( Kendi deyimleri ile mesleğinde temayüz etmemiş ) albaylara "kadro fazlası" diyerek 60.000 tl'ye varan ilave ikramiye vermişler bir çırpıda sadece fötörü erken giyme karşılığı . 
 
* Sonra 375 sayılı KHK. ek 22 madde ile gen.kur.bşk'nı - Kuvvet komutanları - Jandarma genel komutanı - sahil güvenlik komutanı - Orgeneral ve oramiral rütbesinde olanlar ve bunların emeklileri - bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık giderleri TBMM. bütçesinden karşılanmaya başlamış.
 
* 17 Ağustos 2016 , 671 sayılı kararname 13. madde ile pilotlara 3000 tl - 4000 tl  zam.  yapmışlar. ( Belli ki HV.K.K.'lığı sadece pilotlardan ibaret! ).
 
* Ülkenin en şanslı toplumundan bir kesim : Muhtarlar; önce 295 tl'lik bir iyileştirme yapıldı , sonra 695 tl'lik  SGK primleri devlet tarafından ödenmeye başlandı, bu ödüller sonra "Dünya turu" ile taçlandırıldı .
 
* 2016'da yargı mensuplarına 1155 tl'lik bir iyileştirme , ardından Ocak 2017'de 2700 tl'lik bir iyileştirme daha yapıldı,
 
* Akademisyenlere 1000 tl'lik bir iyileştirme yapıldı aynı dönemde ,
 
* Sağlık çalışanlarına 800 tl - 1200 tl iyileştirme yapıldı yine aynı dönemde ,
 
* Emniyet mensuplarına 151 tl - 452 tl + %25 zam yapıldı sessizce ,
 
* Köy korucularına yapıldı bu dönemde 250 tl. iyileştirme ,
 
* Çalışan annelerin çocukları için bakıcı parası verildi tamı tamına  1600 tl ,
 
* Evde torun bakan Babaanne-Anneanne parası verildi 400 tl ,
 
* Evinde hastasına bakana bakım parası verildi 960 tl. ,
 
* Yeni işe giren üniversite mezununun maaşının yarısını devlet karşıladı bir dönem ,
 
* Kendi işini kurmak isteyene 50.000 tl hibe verdi devlet  karşılıksız ,
 
Ülkemize okumak için gelen Iraklı - Suriyeli - Malezyalı - Afganlı öğrencilere kişi başı 700 tl. harçlık + ücretsiz yurt imkanı + üç öğün yemek + ücretsiz sağlık hizmeti + Ücretsiz şehir içi ulaşımı verildi ,
 
Görevleri sadece Yılda 150 -200 bin çoğalmak olan  Suriyelilere ücretsiz tüp bebek tedavisi veriliyor yıllardır ,
 
* Türkiye Cumhuriyeti devletinin  aylık 800 tl. (!) maaş verdiği , adına ÖSO denilen muhalif suriyeliler Türk lirasının değer kaybetmesinden dolayı artık maaşlarını  " amerikan doları " olarak almak istediklerini buyurmuşlar   ve bu haber ülke basınında anında yer bulurken , TSK'da yıllardır  "Adalet ,  sadece Adalet " arayan Assubayların  seslerinin duymazdan gelinmesine Diyecek söz bulamıyorum.
 
Veee   ; Turpun büyüğü heybede,
 
Bakan Recep Akdağ'ın sözü : " Suriyelilere 31 Milyar Avro harcadık " . .
 
 
Hani diyorlar ya : "Size verirsek başkaları da ister"  diye ,
 
Soru şu ;
 
Diğer meslek guruplarından vaz geçtik ,  Mülteci mi olalım  sayın Bakan ? ,
 
Tam duyamadık , bir daha tekrarlayın lütfen ,
 
"SİZE VERİRSEK BAŞKALARI DA İSTER ( Mİ ) DEMİŞTİNİZ ? . . .
 
Asubaylara karşı  16  yıllık sessizliğiniz, tıpkı Suudi Arabistan'ın PKK'nın Suriye uzantısına yaptığı yüz milyon dolar yardım(!)a karşı kaldığınız sessizliğe benziyor ,
NE TESADÜF . . .
 
Biriniz  TSK'nın bir numarası oldunuz , diğeriniz o makamdan MSB'lığına geçtiniz,  
Evet  sizlerden bahsediyorum sayın Güler , sayın Akar ,
Bu vesile ile biz Assubaylara bir tarihte Etiler Ordu evinde verdiğiniz sözleri  ve  gazeteci Balçiçek İlter aracılığıyla söylediğiniz sözleri bir kere daha hatırlatmak istedim,
 
Biriniz , tazminatlar konusunda haklı olduğumuzu, ancak muhatabının hükümet olduğunu söylemiştiniz, bir nevi pası iktidara atmıştınız tam beş yıl önce .
Oysa bu güne kadar kendiniz için ne aldıysanız sizlerin talebi doğrultusunda hükümetler tarafından verildiğini bilmemize rağmen , sıra Assubaylara gelince anında "muhatap biz değiliz" diyebildiniz sayın Güler .  Bu gün TSK'nın bir numarasısınız , selefiniz ise bağlı olduğunuz bakanlığın başında.
 
Ve siz sayın Akar,
 
İcra makamı olmamanıza rağmen genel kurmay başkanı olduğunuz dönemde Etiler Ordu evinde sözler verdiniz  "Bu sorunu halledeceğim" diyerek,
 
İşte size fırsat , İktidarın en önemli bakanlıklarından birinin başındasınız , demem o'ki ne sizin  nede sayın Güler'in  elini bağlayacak bir durum yok,
 
Birinizin talebini (tabi varsa) , diğeriniz icraata dökecek, hepsi bu . TSK'da Assubayların sorunlarını en iyi bilen birinin MSB. olması elbetteki sorunun çözümünü'de hızlandırır,  tabi  çözmek isteyene .
 
Verdiğiniz sözleri yerine getirmekteki  samimiyetinizi hayata geçirip geçirmeyeceğinizi sabırla bekliyoruz o makama geldiğiniz günden beri,
 
Sanmayın unuturuz , sanmayın bir daha hatırlatmayız ,
 
Hiç kimsenin bu toplumdan fedakarlık beklemeye hakkı yoktur , biz o fedakarlığı tam 67 yıldır yapıyoruz zaten , hemde canımızla kanımızla .
 
TSK bir aile ise , tüm aile fertlerinin insan onuruna yakışır bir hayat yaşaması değilmidir as olan ? ,
 
Bulunduğunuz makam  biz Assubaylara olan samimiyetinizin  test edileceği makamdır, bilin istedim .
Aksi takdirde  sizden önceki  söz veren ve sözünü tutamayan  müjdeci savunma bakanlarından bir farkınız kalmayacak .
 

Siz verdiniz Etiler Ordu evinde o sözleri gözümüzün içine baka baka , 

 
Vakit , verilen sözleri yerine getirme vakti değilmi artık  hem Halef , hem Selef için ,
 
Hiç olmazsa arkanızdan  "iyi bilirdik" denilmesini  becerin ,
 
O halde icraat sizi bekler , 
 
DE HAYDİ .
 
 
 
24 Haziran seçimlerine  az bir  zaman kaldı , 
Biz Assubaylara  bu güne kadar  verilen sözlerin ne kadarının tutulup tutulmadığını seçim öncesi bir kere daha hatırlayalım istedim . . .
 
* * * 
  " Bizim sözümüz senettir, Assubaylarımızın sorunlarını hallediyoruz"  Diye Malatya - Konya mitinglerinde söz veren , ama bu güne kadar sözünü yerine getirme iradesi gösteremeyen ve bir daha kendisinden haber alınamayan Müstafi Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu oylayacağız ,
 
*   Mesaj alındı "   Diyerek aldığı mesajın gereğini bu güne kadar yerine getirmeyen ve bir daha bu konuda  sesi çıkmayan eski savunma bakanı  İsmet Yılmaz'ı oylayacağız ,
 
*  Şehit Assubayın evinde Bu işin takipçisi olacağım, maliye ile aramızda az bi tıkanıklık kaldı "  Diyen  ama o tıkanıklığa asla aşma iradesi gösteremeyen ve bir daha sesi soluğu çıkmayan  eski savunma bakanı Fikri Işık'ı oylayacağız ,
 
 "Onlara verirsek başkaları da ister"  diyen, sıra Assubaya gelince ipe un seren  bu günkü 16 yıllık AKP iktidarını oylayacağız ,
 
*  Toplumun her kesimine bol kepçe dağıtıp , sıra Assubaya gelince Bütçe imkanları kısıtlı " diyen AKP'nin  16 yıllık iktidarını oylayacağız ,
  " Asker havyar dahi istese verilecek "  deyip , TSK'nın  2/3 ünü  bu güne kadar görmezden gelen , CHP  Cumhur başkanı adayının meydanlarda defalarce bu konuyu zikretmesi üzerine kerhen  "Assubay"   adını ilk defa telafuz eden  Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan'nı oylayacağız ,
 
  "Assubaylar için çalışmalar devam ediyor" demelerine rağmen 16 yıldır ne hikmetse bu çalışmaları bir türlü sonuçlandırma becerisi gösteremeyen  16 yıllık AKP iktidarını  oylayacağız ,
 
  "Assubayların yaptığı görev çok önemli, intibakların yapıldığı gibi tazminatların ve başlangıç dereceleri konusunda mutlaka çalışma yapacağız". diyen ama o çalışmalardan bir netice çıkartamayan , o gün bu gündür kulağının üstüne yatan maliye bakanı Naci Ağbal'ı  oylayacağız ,
 
  "Assubaylar için bu defa iş tamam" demesine rağmen bir türlü bu lafın arkasında duramayan eski bakan Nabi Avcı'yı oylayacağız ,
 
  "Bize Ömer Halisdemir'ler lazım, onun gibi yürekli aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var".  deyip Onların özlük hakları konusunda gereğini bu güne kadar yapamayan Başbakan Binali Yıldırım'ı oylayacağız ,
 
* " Assubay intiharlarının araştırılmasına gerek yok"  Diyerek bu sorunun aydınlığa kavuşmasına engel olan bu günkü iktidarı oylayacağız ,
 
* " PKK Birkaç Mehmedi şehit etti diye meclisi toplayamayız " diyen 16 Yıllık AKP iktidarını oylayacağız ,
 
* 16 Yıldır sesimize kulaklarını tıkayan, duymazdan gelen ama suriyelilere gözünü kırpmadan 40 milyar dolar harcayan mevcut hükümeti  oylayacağız ,
 
* Tam 16 yıl önce MYO.  Seviyesine çıkartılan Assubay okullarının göreve başlangıç derecelerini emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlaması hatasını 16 yıldır düzeltmeyen  AKP  iktidarını  oylayacağız ,
 
* Birçok ildeki kışlalarda yaşanan Asker zehirlenmelerini araştırma önergelerini RED eden bu günkü iktidarı oylayacağız ,
 
* Tam 88 Yıl önce (1930) Türkiye'ye gelen buzdolabı ile evlerimizdeki refah(!) seviyesini kıyaslayan zihniyetin, Assubaylara hangi gözle baktığı gerçeğini  oylayacağız ,
 
Ben, bir Assubay olarak  24 Haziranda sandığa giderken bunları düşüneceğim ,
 
Ya siz ?