Mehmet ÖZTÜRK

Mehmet ÖZTÜRK

E-posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.
 
Bu gün 8 Haziran 2019
Nedir bu günün önemi ?
Devletin en tepesindeki gücün, devletin bir numarasının , sn: Cumhurbaşkanının  Kayseri komando tugayında Biz Assubaylara gözümüzün içine baka baka verdiği ve 365 gündür yerine getirilmeyen  "SÖZ"ün  yıl dönümü . Onlarca meslek mensubunun sorunlarını bir emirle çözen , ramazan davulcusunan  mülteciye  varıncaya kadar  çeşitli  temsilcileri sarayda ağırlayan ,  bizzat Cumhurbaşkanı tarafından 365 gün önce  bu topluma verdiği "SÖZ"ün   yerine getirilmeyişinin  yıl dönümü , 
Siz siyasiler ;
Sizlere zerre kadar inanmıyoruz , neden acaba ? ,  Siyaset dediğiniz  verdiğiniz sözleri yerine getirmemekmidir ? , dün "Ak" dediğinize bu gün "Kara" demekmidir ?,  "Dün dündür, bu gün bu gün"  diyenlerin devamımısınız ? , yoksa siyaseti vatandaşların sorunlarını çözmek için değil'de , günü kurtarmak içinmi yapıyorsunuz , Hangisi ? ,  sizlere inanmamız için tek bir sebep söyleyin söyleyebilirseniz .
 
Tarih 8 Haziran 2018 ,  yer ; Kayseri komando tugayı , Tam 12 ay öncesi ,

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Tüm Astsubaylarımızı Emsallerinin Seviyesine Çıkarıyoruz,MYO mezunu assubaylar 9/2 lisans mezunları 8/1 den göreve başlatılacak",  ( Bu sözleri bir kere daha hatırlatmayı görev biliyoruz ,  Buyurun  bir kere daha izleyinhttps://www.youtube.com/watch?v=Gki8HIIFeds

Tam 12 ay geçti bu konuşmanın üzerinden , netice ne ? yapılan bir icraat varmı ? hanginize  neden inanalım  bi  deyin hele ?
 , "Askerlik yan gelip yatma yeri değil"  derken , yaslandığınız tabutun içinde yatanın şehit Assubay olduğundan  haberdarmısınız  ? ,  
Bu gün 8 Haziran 2019 ,  Sayın cumhurbaşkanı  verdiğiniz sözlerin üzerinden tam  12 Ay geçti , sözünüzün yerine getirilmesi için  daha kaç ay geçmesi lazım ? , 
Bilmek istediğimiz  , bu ülkede size rağmen talimatlarınızı yerine getirmeyen bir güçmü var ? ,
İşte ; En tepeden , sırası ile aşağıya doğru bu topluma verdiği sözleri bu güne kadar yerine " GETİREMEYEN / ÖZELLİKLE GETİRMEK İSTEMEYEN "  siyasiler,
Cumhurbaşkanı ; Af isteyen vatandaşa hitaben, "Değerli kardeşlerim , konuyu bilmeden , konunun teferruatına hakim olmadan sizlere ayak üstü vereceğim cevap aldatıcı olur , BEN SİZLERİ ALDATAMAM ! "  demiş ,
Sn. Cumhurbaşkanına  ben sorayım o zaman ;
Kayseri komando tugayında Assubaylarla ilgili verdiğiniz sözleri KONUYU BİLMEDEN, KONUNUN TEFERRUATINA HAKİM OLMADANMI  VERDİNİZ ?,
Açıkçası ; günü kurtarmak içinmi ,  dahada açık sorayım,  Amiyane tabirle  o gün "GAZ" almak içinmi  söz verdiniz ?
Sadece siz değil, aşağıda  tek tek isimleri yazılı şahsiyetlerin tamamı hep birlikte bu toplumu aldattınız , en kısa zaman dilimi   sizin sözünüzün üzerinden geçmiş 365 gün,  birde diğerlerinin verdiği sözlerin üzerinden geçen zamana bakarsanız bu toplumun ne kadar zamandır ALDATILDIĞINI çok daha iyi anlarsınız ,
* * *
Müstafi başbakan Ahmet Davutoğlu .
Malatya - Konya mitinglerinde meydanlarda gözümüzün içine baka baka verdiği sözlerin üzerinden 49 ay geçmiş,  dile kolay tam 49 ay , bu gün sorsak o ateşli konuşmayı hatırlarmı'ki acaba  ? , verdiği o sözlerin kendisine ait olduğunu kabul edermiki ? ,  neden sözünü yerine getiremediğini itiraf edebilirmi ?, dile kolay çok kallavi söz etmişti o gün , "Bizim sözümüz senettir" diyen , lakin senedi  karşılıksız çıkan Ahmet Davutoğlu  tam 1480 gün önce etmiş bu sözleri  sormak lazım Davutoğluna , bu sözlerin altında kaldığının farkında'mı acaba ?
* * *
Eski Başbakan  Binali Yıldırım ,

Tam 34 Ay önce  ; "Bize Ömer Halisdemir'ler lazım, onun gibi yürekli aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var" buyurmuştu ,

Kendileri için gözünü kırpmadan ölüme gidecek insanlar ararken , Assubay camiasına bu gazı verdikten sonra bir daha kendisinden haber alınamayan , ağzına Assubayla ilgili tek söz almayan şimdilerde İstanbulda attan inip eşeğe binmeye çalışan Binali Yıldırım buyurmuştu bu sözleri tam  1040 gün önce .

* * *

Eski Savunma Bakanı  Fikri Işık ,

Balıkesir'de Şehit Astsubay ailesini'ni ziyareti sırasında şehit  Ailesinin

9-2 ve tazminatlar sorusuna, 

" Biz Okey Diyoruz, 
Maliye Bakanlığına gönderdik, 
Orada ufak bir Tıkanıklık var, 
Tıkanıklığı Aşmaya çalışıyoruz, 
En kısa zamanda çözüp bizzat sizi arayarak müjdeyi bizzat ben vereceğim size "  (Basın),
3 Mart 2017 de buyurmuş bu sözleri bakan Fikri ışık ,  tamı tamına 27 ay önce , 
Eminimki söylediği bu sözleri çoktan unutmuştur eski savunma bakanı , sorsak hatırlarmıki acaba ? , yoksa o'da "o gün öyle söylemeye mecburdum, maksat sizlerin o anki gazınızı almaktı,  der herhalde ,
* * *
Maliye Bakanı  Naci Ağbal,  
"Yapılan görevin çok önemli olduğunu intibakların yapıldığı gibi tazminatların ve Başlangıç dereceleri
konusunda mutlaka çalışma yapacağız " buyurdu ,
 
Bu İki haber arasında  kırk gün var , Tam  kırk gün ,
 
Bizleri ilgilendiren iki bakanın kırk gün ara ile yaptıkları konuşma işte bu ,
 
Hani şu  Tavuk diye bize yedirilen kanatlı canlıların yumurtadan çıkması ile sofralarımıza gelmesi  
arasındaki zaman dilimi ,
Kırk gün ,
Savunma bakanı diyor'ki  Hemde şehidin ailesinin gözünün içine baka baka,
 
"Biz, kendi adımıza üzerimize düşeni yaptık, çalışmalarımızı bitirdik, teklifimizi hazırlayıp Maliye bakanlığına gönderdik , sonucunu bekliyoruz " ,
 
Yıl ; 1951  Assubay yasası çıkmış ,  Yıl  2019 Çalışmalar devam ediyor , dile kolay tam  68  yıl ,
 
Bu zaman içinde kimler bir gecede dört yıllık  harp okulu mezunu sayılmış ,  Kimler 18-19 yaşında Asteğmen nasbedilmiş , kimlere altı çeşit tazminat Hak  görülmüş , Kimlerin ölüsüne dahi kılıç vermek için yasa çıkartılmış , 
Kimler içeri girince maaş katsayısı 1/3  den 2/3 e çıkartılmış  ? hepsi malum ,
 
 
* * *
 
Eski savunma bakanı , yeni savunma komisyonu başkanı  İsmet yılmaz ;
O'da Taa  Serhat Kars'tan ses vermişti , "Eylemi  sonlandırın, mesaj alındı" diyerek . Bu bakanında sözünün üzerinden tam 63 ay geçmiş , dile kolay tam 63 ay . ( Mart 2014 ) ,
 
Oy karşılığı Cennete beraat belgesi dağıtmaktan Assubayların sorunlarını çözmeye fırsat  bulamayan   İsmet Yılmaz .   Neticede Sayın bakan suya sabuna dokunmadan, bir ömürlük sorunu çözmeden, Çözmek istemeden  ,  "Aldım"  dediği mesajın gereğini yerine getirmeden tedbili mekanda ferahlık vardır deyip Eğitim bakanlığına transfer oluvermişti ,   En son kendisini savunma komisyonu başkanı olarak gördüğümüz İsmet Yılmaz'ın  buradaki son konuşmalarını duyunca acaba   bu konuşan  Kars'tan mesaj veren eski savunma bakanı  İsmet Yılmaz'mı diye sormadan edemiyoruz , sahi hangisi sizsiniz ? ,
 
Tazminat için  "Statü" argümanını öne süren eski bakana sormak lazım , 35 yıldır terörle mücadelede  "statüsü" gereği altı çeşit tazminat alanlardan  kaç şehit verilmiş ? , o "statü" için kimler bir gecede dört yıllık harp okulu mezunu yapılmış ?  Hiç birinizin yatacak yeri yok ,  inanın hiç birinizin .
 
* * *
VE ;
Savunma bakanı Hulisi Akar ,
"Sorunlarımızı bildiğini, bu sorunu halledeceğini  üç yıl ara ile hem gen.kur.bşk olarak   sonrada siyasete girip savunma bakanı olarak  ziyaret ettiği Etiler ordu evinde dile getiren , bu işi halledeceğim bizim seçimle işimiz olmaz diyen ,ama bugüne kadar bir arpa boyu yol alamayan , sözüm ona tsk'daki sorunları en iyi bilen / bilmesi gereken (!)  asker kökenli bakan Hulisi Akar ,
Zaruriyetten ikinci iş peşinde koşan emekli için "Yok öyle çift dikiş"  denilen ülkede , 75 Yaşını geride bırakmış  siyasetçi eskilerinin kamu bankalarının yönetim kurulu üyeliklerine ballı maaşlarla atanmalarına onay verilen ülkenin adıdır Türkiye . . .
Hal böyle iken Kadı'yı kime şikayet edeceğiz bi deyin hele .
Bu topluma defalarca söz veripte bu güne kadar sözünde durmayanları , bu toplumu " ALDATANLARI "  asla unutmayacağız  , unutturmayacağız . . .
Verilipte yerine getirilmeyen SÖZLERİN nice yıldönümlerine . . .
Yazıklar olsun . . .

Hanginizden başlamalı bilemedim , hanginizden ?  

O kadar fazlasınız'ki , o kadar muktedirsiniz'ki , o kadar yaldızlı - yıldızlısınız'ki , hepinizin elinde sihirli değnek dokunduğunuz yerleri ihya ediyorsunuz maşallah ,
Bir dokunuyorsunuz Yargı mensupları ihya oluyor , bir dokunuyorsunuz Akademisyenler mutlu ,
Eee,  eldeki değnek sihirli olunca dokunmadan duramıyorsunuz artık , nasıl olsa dağıtılan cepten değil .
Dokunmak alışkanlık olunca devam ediyorsunuz, 
Bir dokunuyorsunuz  bu kez değneğin ucundaki şanslılar Emniyet mensupları ,
Sihirli değneğin gücü inanılmaz,
Nasibini alanlar kervanına Sağlık çalışanları giriyor sonra, oldukça iyi bir dokunuş'ta onlara. muktedir keyifli , sağlıkçı keyifli .
Malum sihirli değnek çok uzun, icabında  ülkenin taa bir ucuna kadar uzanıyor, dokunuveriyor oralara Köy korucuları anında mutlu oluyor ,
Sonra değneğin ucundaki  bir başka şanslılar çıkıyor ortaya, ballı maaşla sivil hava yollarına giden pilotlara geri dönmeleri için okkalı bir dokunuş yapılıyor , dokunan memnun dokunulan haydi haydi memnun ,
Muktedir almışken hızını, devam ediyor keyifle dokunmaya,
Torun bakan Babaanne - Anneanne değneğin ucunda , o'da kısmetini alıyor .  Öyle ya, kolaymı evde torun bakmak değilmi ?
Sonra evinde hastasına bakan çıkıyor ortaya, " benim başım kelmi, banada dokun" diyerek , elbet onada dokunuluyor hemde okkalı  kısmından ,
Sonra sırada sarayın değişmez kahramanları çıkıyor sahneye : Muhtarlar ,
Adamlara hizmette sınır yok,
Değnek bir dokunuyor  sigorta primleri ödeniyor ,  sonra bu yetme bize diyorlar  "bize'de silah verin ! " , bu istekte belliki emir kabul edilmiş anında  " Atış gücü yüksek tabanca " veriliyor görev bitimi bir daha geri almamak üzere ,
Muhtarlar  çok önemli elbet,
Kadayıf kaymaksız olmaz diyorlar   ver elini İspanya tatiline , Endülüs'ü görmek lazım elbet ,  neticede kültür alış verişi , sarayda kep giyen muhtarın tabiki her şey hakkı ,
Buda yetmez muhtarıma,  olmuşken haydi birde umre ziyareti olsun derler,  o'da kabul görür elinde sihirli değneği tutan muktedir tarafından ,
Sen, Beylik tabancası diye verilen çakaralmazların değiştirilmesini istersin,  yaldızlı - yıldızlı muktedir bunu bile ayrım yaparak yerine getirir yarım yamalak,
Şu tarihten önce emekli olanlar - şu tarihten sonra emekli olanlar diye ayırır, tüm personeli kapsamaz , Ağa'da maksat üzüm yemek olmayınca,
Belli'ki ;
Meğer 1984 den beri terörle mücadelede muhtarlar en öndeymiş'te haberimiz yokmuş ,  Diyarbakır'da pazar yerinde hamile eşinin yanında arkadan vurulmanın ne önemi var ? ,  Şah Fırat şehidi Asb.Halit Avcı'nın cebinden çıkan beş liranın ne önemi var , Muhtarlara istediği silahı verdik'ya daha ne istiyorsun ? ,
Ülke sadece bir kesime güzel,
Bir yanda  Meydanlarda , Kayseri komando tugayında sözünü yerine getirmeyen , verdiği senet karşılıksız  çıkan sivil muktedirler , 
Öte yanda Ordu evlerinde verdiği sözü yerine getiremeyen   yaldızlı - yıldızlı muktedirler , 
El birliği ile bu toplumu aldattınız ,  verdiğiniz sözlerinizi yerine getirmemek aldatmak değilde nedir ?
" Ezilenlerin , Fakir fukaranın ,Garip gurebanın, ötekileştirilenlerin , zencilerin iktidarıyız" deyip , öte yandan  şatafatlı  sofralarda  iftar açtınız , sanırmısınız'ki  kabul olur ?
Bu toplumun umudunu hayallerini en önemliside Aidiyet duygusunu yok ettiniz ,
İşsiz vatandaşın kendini yaktığı  , iki üniversite mezunu kadının iş için çığlık attığı ülkede  mülteci dediğiniz suriyeliler kaçtığı ülkelerine  topukları kıçlarına değercesine koşarak  bayram tatili için gidebiliyorlar'sa  belli'ki, sihirli değnekten aslan payını onlar almış ,  
Gülmeyi unutturdunuz bu topluma , 
Sivil muktedirler , Yaldızlı - yıldızlı muktedirler ,
Hikmetinden sual olunmayan muktedirler ,
Bu toplumu hep birlikte ,
Aldattınız . . .  
Cumhurbaşkanı  Sn: Recep Tayyip Erdoğan ;

 Biz onların  (Suriyeli sığınmacılara yardım etmeyeceğini açıklayan Bolu Belediyesini kastediyor)  eline  bırakmadan  valiliklerimiz  yoluyla  aynen yedirmeye , içirmeye , giydirmeye  devam  edeceğiz. " (Basın).

* * * 
Sekiz  yıldır bu ülkenin 40 milyar dolarını  ( 230 katrilyor  tl. ) harcadığınız ,  birden fazla kanaldan yardım adı altında para verdiğiniz , yetmezmiş gibi  sadece Türkiye'de kalsınlar, Avrupa'ya gitmesinler diye kısacası Avrupa ülkeleri rahatsız olmasınlar diye  üç beş kuruş paraya Avrupa birliği için bekçilik yapan ve bu bekçiliğin bedeli olarak  gelen  cüzzi  yardım paralarınıda bunlara verdiğiniz  suriyeliler ,
 
Sayın Cumhurbaşkanı,
Aylar önce Kayseri komanda tugayında yaptığınız konuşma aklımızda iken , TSK'nın fedakar, cefakar, mazlum ,  bir emirle gözünü kırpmadan ölüme giden  bu topluma verdiğiniz sözünüzün üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen şüphesiz'ki  her zamanki gibi  sadece bu toplum için kaynak sorununu bahane ederek  ötelediğiniz belki'de 31 Mart öncesi  yerel seçim yatırımı olarak konuştuğunuz ve ne hikmetse sadece bu topluma her seviyede  (Siyasetçisi - Askeri ) her kademede söz verenlerin  bu güne kadar yerine getirmemek için  adeta ayak direttiğiniz  bu toplum şüpheniz olmasın'ki  hiç birinizi unutmayacak ,
 
Sizin sözünüzle; " Yedirmeye - içirmeye - giydirmeye devam edeceğiniz " suriyeliler yedi yirmi dört  tam gaz üremeye - çoğalmaya devam edip, bizlerin maddiyatsızlıktan  gidemediği sahillerimizde nargile keyfi yapmaya devam edecekler ,
 
 Öte yandan  bu güne kadar verilen şehitlerin ve  Irak sınırında son veriler şehitlerimizin baba ocaklarına bir bakın ,  ne demek istediğimiz belki daha iyi anlaşılır ,  2011  yılından beri  suriyelilerin ülkelerine gönderilmesi hakkında kaç defa ne konuşmuşsunuz bir bakın ,
 
2011 den bu güne 230 Katrilyon parayı  sorunsuzca üreme şampiyonlarına harcayıp ,  öte yandan bu topluma "bütçe meselesi" , "size verirsek başkalarıda ister"  sözünüze sadece siz inanırsınız ,
 
Bu ülkede öncelik kim ?
 
Gözünü kırpmadan ölüme gidenler'mi  ,  yoksa mülteciler'mi ?
 
Siz ; Suriyelileri  yedirmeye - içirmeye - giydirmeye devam edin ,  
Sonrada gelin bize Bütçe meselesini anlatın ,
 
Siz ;  " Size verirsek başkalarıda ister " sözünü anlatın ,
Biz  ;  "Kayseri komando tugayındaki konuşmanızı " anlatalım ,
 
Siz ; " Etiler ordu evinde bu sorunu halledeceğim " masalını anlatın,
Biz ;   " Altı çeşit tazminatı " anlatalım ,
 
Siz ; "Aileyiz " masalını anlatın ,
Biz ;  " Cüzzam'ı , ötekileştirmeyi  anlatalım" ,
 
Siz ;  " Oğulları Askerlik yapmayan  bakanları - vekilleri - bürokratları anlatın ,
Biz ;  " Kadın Assubayın , zengin olan asker'de olmaz, şehit te " sözünü anlatalım ,
 
Siz ;  " Bilerek isteyerek  girdiniz argümanını anlatın " ,
Biz ;  " nasıl bir şehzade olduğunuzu anlatalım " ,
 
Siz ;  " biriz - bütünüz " lafını anlatın ,
Biz ;  " masal anlatma konusundaki üstün dehanızı anlatalım " ,
 
Siz ; " sahillerde nargile içen suriyelileri anlatın " ,
Biz ; " Bir emirle nasıl ölüme gidilir " onu anlatalım,
 
Siz ;  "sınavsız üniversiteye giren suriyelileri anlatın ,
Biz ;  " boğazımızdan keserek çocuklarımızı dershaneye nasıl gönderdiğimizi anlatalım ,
 
Siz ; " Adayımıza verdiğiniz oy kıyamet günü beraat belgeniz olacak " diyen savunma bakanınızı anlatın ,
Biz ; " Askerliğin yan gelip yatma yeri olmadığını anlatalım" ,
 
Siz ; " Askerler benim için bir ekstra bir iyilik yapmıyor , ölmek için para alıyorlar diyen Muhsin Kızılkaya'yı anlatın " ,
Biz ; " Biz , size bizi anlatalım bizi , heykeli dikilecek bu cefakar fedakar bu toplumu anlatalım " ,
 
Siz ; "referandum yapmadan suriyelilere vatandaşlık vermeyi anlatın ",
Biz ; "Manisada yediği yemekten defalarca zehirlenen askerlerimizi anlatalım" ,
 
Siz ;  " Halkbank ATM'leri önünde maaş çekmek için kuyruk oluşturan suriyelileri anlatın ",
Biz ;  " İki gün içinde veriler altı şehidi  anlatalım ,
 
Siz ; "Vatan sevgisini suriyeli çocuğun gözlerinden öğreneceksiniz" sözünüzü anlatın ,
Biz ; " Ya istiklal ya ölüm diyen Mustafa Kemal'i , Çanakkalede yatan   onbeşlikleri anlatalım" ,
 
Siz ; " Avrupalılar rahat etsin diye suriyelileri neden ülkemizde tuttuğunuzu anlatın ",
Biz ;  " Önce can - sonra canan  atasözünün anlamını   anlatalım" ,
 
Siz ;  " hastanelerde bedava tedavi olan suriyelileri anlatın ,
Biz ;  " sağlıkta kaç çeşit katkı payı ödediğimizi anlatalım ,
 
Siz ;  " Ailece helikopterle nasıl pikniğe gittiğinizi anlatın ",
Biz ;  " Şah-fırat şehidi Asb.Halit Avcı'nın cebinden neden  beş lira çıktığını anlatalım ,
 
Siz ;  " 3-5 Mehmet şehit oldu diye meclisi açamayız " diyen bakanınızı anlatın ,
Biz ;  " askerlik yapmamak için çürük raporu alanları anlatalım" ,
 
Siz ;  " Aileleri kendilerinden sonra maaş alsınlar diye intihar ediyorlar " diyen savunma bakanını anlatın ,
Biz ; " TSK'da, hiyerarşi adı altındaki keyfiyeti anlatalım " , 
 
Siz ;  " Bizim seçimle işimiz olmaz " diyen , sözünde duramayan savunma bakanını anlatın ,
Biz ;  " Kamyon kasasında baba ocağına gönderilen şehit tabutlarını anlatalım " ,
 
Siz ;  " Assubay intiharlarını araştırma önergesini neden red ettiğinizi anlatın ,
Biz ;  " Bu insanlar neden canına kıyıyor onu anlatalım ,
 
Siz ; " Sarayda ağırladığınız ramazan davulcularını anlatın ",
Biz , " Cumhur "  şemsiyesi altında neden sadece bu toplum yok ?  onu anlatalım " ,
 
Siz ; " Günde iki saat mesai yapan imamlara 3600 ü  nasıl vereceğinizi anlatın " ,
Biz ; " Dağlarda günlerce ayağımızdan çıkmayan postallarımızın hikayesini  anlatalım " ,
 
Siz ;  " suriyelilere harcanan parayı anlatın ,
Biz ;  " şehidin derme çatma  barakadan bozma baba ocağının  içler acısı halini anlatalım ,
 
Siz ; "  Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" sözünüzü  anlatın ,
Biz ;  "  Sahillerde mangal yapan suriyelileri anlatalım " ,
 
Siz ; " Saraya kabul ettiğiniz yetmiş iki buçuk milleti anlatın,
Biz ;  " Saraya  bu toplumun neden kabul edilmediğimizi anlatalım ,
 
Siz ;  " size verirsek başkalarıda ister " meselesini anlatın ,
Biz ;  " suriyelilere harcadığınız 40 milyar doları anlatalım" ,
 
Siz ;  " Kevgire dönen sınırlarımızdan sorunsuzca giren  Suriyelileri - Afganlıları - Somalileri -Iraklıları anlatın ,
Biz ;   " Bunların ileride ülkenin başına nasıl bir bela olacaklarını anlatalım ,
 
Siz  ; " 17 yılın sonunda tanzim satış kuyrukların nasıl  varlık kuyruğu olduğunu anlatın ",
Biz ; " O kuyruklarda neden tek bir varlıklı kişi olmadığını anlatalım" ,
 
Siz ; " suriyelileri yedirmeye -  içirmeye  - giydirmeye devam etmeyi  " anlatın ,
Biz ;  "Ömer Halisdemir'i  anlatalım ,
 
Siz ;  " şehidin tabutuna yaslanarak cenneti anlatın " ,
Biz ;  " Açlık - yoksulluk sınırını" anlatalım , 
 
Siz ; " Halka sormadan nimeti suriyelilerle paylaşmanızı anlatın " ,
Biz ; " Bu ülke için külfeti nasıl çektiğimizi anlatalım " ,
 
İşte  tamda bu yüzden altı çeşit tazminatı cebe indirip , sonrada bize  aileyiz masalı anlatanlara helallik yok ,
 
İşte  tamda bu yüzden  harcadığınız  kırk milyar dolardan bir vatandaş ,  bir birey olarak benim payıma düşen tek bir kuruşu helal etmiyorum , tek bir kuruşu 
Bilesiniz . . .
 
Ve , siz  bu şartlarda  hala ;
Suriyelileri yedirmeye -  içirmeye  - giydirmeye devam edin . . .
 
Sekiz yıldır ülkemizin her karış toprağında yaşayan , mantar gibi çoğalan suriyeliler  ve  kevgire dönen sınırlarımızdan her gün ülkemize dağılan afganlıların , ıraklıların , somalililerin   varlığına bir son verilmemesi ,  İşte   Ülke için gerçek  "Beka" meselesi tamda budur . . .
 
Sayın Cumhurbaşkanı ;
Suriyeliler  din kardeşiniz ise , bu ülke için can verenler neyiniz oluyor . ?
 
Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar, yazı ve açık hava
 
 
MSB.  Sn.  Hulusi  Akar ;

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, 

1) Subayı, astsubayı, uzman erbaşı ve kuvvet komutanlıklarıyla bir bütün  ,

2 ) “Subay ve astsubay et ve tırnak gibidir, ayrım yapılması imkansızdır. Gece gündüz, kıtada, operasyonlarda tüm görevlerde beraberler.”diye konuştu.

3 ) Bütünün bir parçası astsubayları “olmazsa olmaz” olarak nitelendiren Akar, “Astsubaylarımızın bir eli karargahta bir eli erbaş ve erlerdedir.  

4 ) Astsubaylarımızın teknik, idari, komuta konusundaki rolleri yadsınamaz, hiçbir şekilde göz ardı edilemez.    

5 )  Herkes astsubaylarımızın öneminin ve değerinin farkında, bundan kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı.

6 ) Subay - Assubay - Uzman erbaşların milletimizin bekası için omuz omuza vatan savunmasında görev yaptığını bu birlikteliğin emeklilikte de devam etmesinin önemli olduğunu da vurgulamıştır. 

* * *

Bu kısa metni cümle cümle açalım,  açalım bakalım içinden ne çıkacak , sayın Akar aslında ne demek istiyor ? 

1 )  Türk Silahlı Kuvvetlerinin subayı, astsubayı, uzman erbaşı ve kuvvet komutanlıklarıyla bir bütün ;

Demek istiyor ki ;  Siz bakmayın bu sözlerime , asla bütün  mütün değiliz ,  Bütün olsak  Lojmanımızı - servis aracımızı - kampımızı - tabldotumuzu - asansörümüzü  - berberimizi - mıçtığımız  helaya kadar ayırır mıydık?Bütün olsak OYAK'ta mevcuda göre - üye sayısına göre ADİL temsil edilirdik. Bütün olsak,  fötörü giyince Tai -Tei - Aselsan - Aspilsan - Roketsan -Havelsan - THK dahil bu kurumlara  ballı maaşla sadece biz değil, birlikte yerleşirdik,  değil mi ? Bütün olsak musalla taşımızı ayırmazdık Hacı bayram - Kocatepe diye.

2 )  “Subay ve astsubay et ve tırnak gibidir, ayrım yapılması imkansızdır. Gece gündüz, kıtada, operasyonlarda tüm görevlerde beraberler.”

Demek istiyor ki ;  Mecburum bu şekilde gaz almaya , asla inanmasam da bulunduğum makam böyle konuşmamı gerektiriyor ne yapayım  , Subay - Assubay  et ve tırnak gibi  dedimse  tabii ki  ET  olan biziz  hem de  LÖP ET  ,  TIRNAK sizsiniz ,  öyle ya yeri geldiğinde kes at o tırnağı  değil mi ? Gece gündüz operasyonlarda beraberler  dedimse de  tabii ki EN ÖNDE sizler varsınız , zaten onun için değil mi ki  en çok ŞEHİT sizden oluyor. 

3 )  Bütünün bir parçası astsubayları “olmazsa olmaz” olarak nitelendiren Akar, “Astsubaylarımızın bir eli karargahta bir eli erbaş ve erlerdedir. 

Demek istiyor ki ;  "Bütünün bir  parçasıdır Assubaylar"  dediğime bakmayın ,  Sadece KÜÇÜK bir parçasısınız  o kadar , "elimiz-ayağımızsınız eyvallah  ,  karargah - kıta arasında yapmadığınız hiç bir  görev yoktur  hem de layıkı ile , olmazsa olmaz personelimizsiniz  ,  karargah hizmetinden, er'lerin karnının doyurulmasına kadar her işte siz varsınız, hatta bizlerin kredi kartlarımıza kadar , banka şifrelerimize kadar size emanet ederiz , Evimizin alışverişini dahi siz yaparsınız MAYDANOZ'una varıncaya kadar ,  bununla da yetinmeyiz çocuklarımızın okula götürülmesini dahi üslenirsiniz ve dahi  hanımefendilerimizi çarşı - pazar - kuaför siz Assubaylar götürürsünüz ,  ANCAKKK ; yine de  size karşı ADİL olmayız , bu  TSK'nın varlığından beri kurduğumuz sistemin ruhuna  aykırıdır , Aslında bizimkisi  " Silah arkadaşlığı " değil ,  "Ağa - Maraba " ilişkisidir .

4 )  Astsubaylarımızın teknik, idari, komuta konusundaki rolleri yadsınamaz, hiçbir şekilde göz ardı edilemez.

Demek istiyor ki ;  Biliyoruz ki ;  Siz Assubaylar  olmadan Hv.K.leri  Muharip - Eğitim - Ulaştırma  tek bir  uçak kaldıramaz , tek bir Helikopter uçuramaz, her türlü su üstü - denizaltı gemiler seyre çıkamaz -  Hiçbir Tank - zırhlı araç - top vs. faal olamaz , daha ötesi Mehmetçik karnını doyuramaz  ama yine de biz yıldızlılar , Aslanlar  gibi hakkınızı GASP ederek  sizlerin göreve başlangıç derecesini adaletsizce 9/1 den başlatırız, MÜHENDİS'lik seviyesinde teknik işler yapmanıza rağmen sizlerden TEKNİKER ünvanını dahi esirgeriz ,   İşimiz düşünce sizlere ; "Başçavuşum - Assubayım - Şefim - Hocam - Ağabey deriz,  Gençliğimizde kıtada sizden öğrendiğimizi yine size bir başka Assubaya satarız ,bu bizim taktiğimizdir , Biz ;  Assubay olan babamızın Assubay olduğunu dahi söylemek istemeyiz. 

5 )  Herkes astsubaylarımızın öneminin ve değerinin farkında, bundan kimsenin şüphesi olmasın .

Demek istiyor ki ;  " Komuta kademesi olarak biz her şeyin farkındayız , TSK'da kimin ne iş yaptığını çok iyi biliyoruz , ANCAK ;  asla pastanın adil paylaşmasına yanaşmayız ,  her darbeden kendimize çeşit çeşit tazminatlar kotardık , bunları sizinle paylaşacak değiliz elbette, değil mi ? Herkes haddini bilsin , biz TSK'nın beyaz adamıyız  sizler malum ,  bizim verdiklerimizle yetineceksiniz , biz ara ara  aileyiz - biriz - bütünüz deriz ,  bu sadece ara ara sizlerin gazını almak içindir, bu konuda son derece başarılıyız da ,  öyle olmasa  1951'den beri sizleri bu kadar kolay uyutabilir miydik ?    

6 )  Subay - Assubay - Uzman erbaşların milletimizin bekası için omuz omuza vatan savunmasında görev yaptığını bu birlikteliğin emeklilikte de devam etmesinin önemli olduğunu  vurgulamıştır. 

Demek istiyor ki ; TSK ; Ülkenin bekası için vardır  tamam ,  omuz omuza derken  cephede sizler  önde bizler geride olacağız , biz emir veren siz uygulayansınız ,  aslında emeklilikte de birlikte olmamız mümkün değil , zira  bu güne kadar hangi emeklimizin derdini sormuşum , bi çay içimi birlikte olmuşum? Bu ; bizim zihniyetimize düşüncemize  "hiyerarşi bozulur" korkumuza ters ,  bizler emeklilikte  yaz - kış  kamplarında ikişer üçer dönem keyif yaparken , sizler ikinci iş peşinde koşmak zorunda kalıyorsunuz ,  bu durumda  nasıl olacak da  emeklilikte de birlikte olacağız, değil mi ? Bunun da sorumlusu 1951'den beri biziz , ancak kurduğumuz düzen bunun dışına çıkmamıza engel oluyor , daha açıkçası işimize böyle geliyor .  Bu sadece sözün gelişi söylenmiş bir laf ,  Biz  " Genel müdürüz  siz çaycı "  ,zihnimizdeki gerçek düşünce bu. Bu konuşma sizin 2020'ye kadar gazınızı alır  , De haydi  üçüncü Etiler Ordu Evi toplantısında buluşmak üzere , bu sefer yemekler benden haa ,   Aile olduğumuzu   sakın unutmayın  he mi  ? 

( İşte sayın Akar'ın konuşmasının biz Assubaylar tarafından anlaşılması gereken Türkçe meali tam da budur .)

* * *

Sayın Akar , 

Gerçek düşünceniz  bu açıklamalar gibi değil de  yukarıdaki metinde  sizin söylediğiniz gibi ise  ve bu sözleri gerçekten inanarak söylediyseniz  ;  o zaman  1951'den beri bu ADALETSİZLİK  niye ? TSK'da Her şey güllük gülistanlık ise ,  Madem  "Kamuda en eşitlikçi yer TSK " ise  " Bu sorunu Çözeceğim " dediğiniz sorun ne ?  Ordu evi toplantıları  Assubayları çok sevdiğiniz için mi  ? 

İŞTE SAYIN BAKANIN DİLİNİN ALTINDAKİ SÖYLEYEMEDİĞİ GERÇEKLER  TAM DA BUDUR  .

AKSİNİ İDDİA EDEN  TSK'YI    1951'DEN GÜNÜMÜZE  KADARINI  İNCELESİN,  

BELGE Mİ ? 

ALIN SİZE BELGE ;   "Sn.Şükrü IRBIK'ın belgeleri ile sitemizde yayınlanan  ASSUBAY TEFRİKASI  "  YAZI DİZİSİ .

 

Bir ömürdür dilinizde bir türküdür gidiyor , "Biz aileyiz, bütünüz" diye ,  biz dinleyenlere'de  saf saf inanmak kalıyor ,  
Öyle ya ;
Belliki bizide kendiniz gibi bellediniz , oysa biz sizin gibi değiliz ,  sizden HİÇ değiliz ,  birlik olmamızı   BİR olmamızı istemeyen sizlersiniz , kendinizden gayrısına CÜZZAMLI muamelesi yapan sizlersiniz ,  aynı ortamdaki  oksijeni  dahi tenefüs etmek istemeyen  sizlersiniz ,  kemiksiz altı çeşit tazminatı  çiğnemeden yutup , şimdilerde   ince kıvrak hareketlerle araya binbaşıları sıkıştırma derdinde olan yine sizlersiniz ,
 
Niyemi ?
"Gak deyince ekmek - Guk diyince su "  sadece siz zatialleriniz için geçerli'de ondan , yediğiniz önünüzde yemediğiniz arkanızda'da ondan ,  hayat size güzel be paşam ,
 
Ben, uçuş var diye tabldota yemeğe gidemezken,  pilot günlük alması gereken kalori miktarına göre yiyeceği yemek ayağına geliyordu'da ondan ,
 
Ben , ellerimin yağını    talaşlı arap sabunu  ile hangar kenarında biriken yağmur suyu ile temizlemeye   çalışırken , elli  metre ötemde uçuştan gelen pilotun sıcak su ile aldığı duşu biliyordum'da ondan ,
 
Çarşıya - pazara - kuaföre - bakkala - kasaba - manava - hanımın gününe - alışverişe - maydanoz almaya giden  makam araçlarına  ses etmeyip , dört yumurta için   "Kul hakkı"  diyebildiniz'de  ondan ,
 
15 Temmuzda düğünlerde yerlere yatırılıp paketlenenlerin ,   mürtedde boğazına kemer takılanların  el üstünde tutulduğu ülkemde , Asb. Özgür Örs'ü  itibar hazretlerinden kapı önüne koydunuz'da ondan ,
 
Türk Silahlı Kuvvetlerini , Türk Subay Kuvvetleri haline getirdiniz'de ondan ,
 
İnanın ;
Şehit Assubay cenazelerinde boy göstermek , olmayan hakkını helal etmek , şehit taziye çadırında timsah göz yaşı ile helva yemek , musallada en önde saf tutmak hiç inandırıcı değil ,
Sizin şehide değil ,  şehidin size hakkını helal etmesi lazım,  sorun bakalım   ediyormu ?,  dinleyin geride kalanlarını yüreğiniz yetiyorsa ,  kıçı kırık  aile servislerinde dahi  nasıl ayrıştırıldığını dinleyin ,   adeta kocasının üniforması ile aile servislerine binip üst'lük - komutanlık taslayanları bi görün ,
Emekli dönemleri birleştirilen kamplarda  subay masalarında konuşulanlara kulak misafiri olun bakın neler konuşuluyor ? ,
 
Hakkını yıllardır yediğiniz , yok saydığınız , ötekileştirdiğiniz  yüz binlerden aldığınız  " AH'ı " , Üç milyon tl ye yaptırdığınız caminin ( varsa )  hayrı  dahi karşılamaz ,   sizde kul hakkı ile gideceksiniz  vakti zamanı geldiğinde , asla helallik alamayacaksınız yüz binlerden ,
Bizim gözümüzde  sizden önce o koltukta oturan ve  oy karşılığı halka  beraat belgesi dağıtan  verdiği sözleri yerine getirme iradesi gösteremeyen  İsmet Yılmaz'dan hiç bir farkınız yok , 
 
Bu toplumdan yana  kul hakkı yiyenlere , size hakkımız helal değil , öncekilerede ,
Musallada hocanın "Nasıl bilirdiniz ?" sorusuna şimdiden cevabımız  bilesiniz'ki ; "İyi bilirdik"  olmayacak,
 
Tıpkı TSK'da onarılmaz yaralar açan Netekim Evren'e olmadığı gibi . . .
 
KEŞKE ;
Ülkede yoksulluk sınırının yedi bin liraya dayandığı günümüzde   ve bu rakamın  üstünde bir  parayı sadece  "TAZMİNAT" adı altında cebe indirenlerin ,
Bu paranın yarısı ile yaşam savaşı verenlerin gözünün içine baka baka  masal anlatması olsa olsa sadece soğuk bir espriden öteye gidemez ,  vaz geçseniz artık , zira   bu masala ne anlatanlar  inanıyor  nede dinleyenler ,  hiç olmazsa  bırakın'da espriyi   Cem Yılmaz  yapsın.
 
Sizi bilmem ama ,  1951 den beri   "Aileyiz "  masalını dinlerken artık bizim yüzümüz kızarıyor ,
 
Sayın Akar,
Camiyi  Kayseri mezarlığına değil ,   önce personelinizin gönlüne yapabilseydiniz keşke ,
 
Ama ;
Sizde haklısınız, 
Maksat üzüm yemek olmayınca  , kolayı seçmek Farz oluyor  değilmi ?
 
 

Gözümüzün içine baka baka yalan söylemenizden  biz bıktık usandık  siz usanmadınız , pes artık gerçekten pes ,

Her darbeyi  hanenize " NEMA "  olarak yazdığınızdan olsa gerek , devletin - kamunun TSK'ya tahsis ettiği ne kadar taşınmaz varsa kendi  tapulu  mülkünüz gibi kullanmaktan hiç vaz geçmediniz , Yedi sülalenizi yararlandınız bu yerlerden ,  bununlada yetinmediniz ne kadar sivil eş dost varsa faydalandırdınız cümbür cemaat ,
Sadece bir zümreyi ayrıştırdınız,  
Öyle ya köy sizin , marabası ile birlikte satarsınız köyü olur biter değilmi ağam ?
 
Lojmanları ayırdınız ;
Mevcut personel sayısına göre değil , kendi kafanızdan icat ettiğiniz bir yüzde hesabına göre , bununlada yetinmediniz  " cephesi İyi-güzel - bakımlı " lojman  olsun  diye,
Bununlada yetinmediniz,
3+1 bizim olsun dediniz , 
Doymadınız  "5 yıl  oturmak bize yetmez, girdi-çıktı "yapalım dediniz , ikinci 5 yılda bitti , buda doyurmadı sizi o birlikten tayin olana kadar  lojmanda kalalım dediniz onada  cevaz  verdi   , yetmedi fotörü giyene kadar oturalım lojmanda dediniz hazırladığınız yönetmelikler  onada  "HE"  dedi ,
 
Öyle'ya ;
Kadı'da aynı bünyede vücut bulunca , kimi kime şikayet edeceksin değilmi ağam ?,
 
Kampları ayırdınız ;
Subay - Assubay  diye , araya  duvarlar koydunuz üzeri dikenli tel örgülerle kaplı ,  aradaki kapıya nöbetçi asker  diktiniz , belkide utanma belası o dikenli tellere elektrik vermediniz kim bilir ?,
Bununlada yetinmediniz ;
Denizi ayırdınız denizi , araya mantarlı halatlar çektiniz,  zabit tarafına yüzerekte olsa geçmesin köleler diye ,
Bununlada yetinmediniz ;
Cankurtaran botunu sadece kendi tarafınıza koydunuz , öyle'ya , sizin canının elbette Assubayınkinden çok daha kıymetli ,
 
Kamp motellerindeki mefruşatı ayırdınız mefruşatı ,  Zabit tarafındaki  eskiyip değişen mobilya - buzdolabı - perde - yatak vs'nin tamamını Assubay tarafına gönderdiniz ,
 
Servis araçlarını ayırdınız ;
" Subay - Assubay servisi " diye , aynı birliğe gitmesine rağmen , aynı ortamda yan yana çalışmasına rağmen , o servislerde dahi  "eski - yeni modelleri ayırdınız ,
Aile servislerinde eşleriniz çekti askerliğin  kralını Assubay eşlerine ,  "Ben subay karısıyım"  diyerek ,
 
Çocukları ayırdınız çocukları ;  
Subay - Assubay çocuğu diye ,  aklı selim çocuklar hariç Subay çocuğu subay çocuğu ile -  Assubay çocuğu assubay çocuğu ile arkadaş oldu , gencecik dimağlara bunuda yaptınız ,
 
Askeri Hastanelerde ;
Polikilinik'leri ayırdınız , Hocalar - uzmanlar sizlere hizmet verdi , asistanlar Assubaylara ,
Hasta kayıt sırasını ayırdınız,
Subay - Assubay - sivil memur - uzman diye ,   hastane odalarını  ayırdınız  "General-Amiral - subay - assubay  - er " diye ,  boş yatak olmasına rağmen  yatan hasta Assubay diye  odanıza almadınız odanıza ,
 
Tabldot'ları ayırdınız ;
Zati-allerinizin  kursağının  farklılığından olsa gerek tabldotları ayırdınız  General- Amiral - subay - assubay diye ,  bununlada yetinmediniz tabldot'ta çıkan yemekler dahi farkı idi,  bunun şahidi benim ,
Masa - sandalyeleri ayırdınız her üç tabldotta , daha ne diyeyim ,
 
Asansörü ayırdınız asansörü ;
General - Amiral - üst subay   ve  Assubay - sivil memur olarak , 
 
Berberi ayırdınız berberi ;
Traş  olduğunuz berberi ayırdınız ,  bilmemki sizin saç  teliniz çok dahamı kaliteli ? saç tellerinizi dahi ayırdınız ağam  saç tellerini ,
 
Camileri ayırdınız ;
Şehit cenazeleri için camileri ayırdınız  , Hacı bayram - Kocatepe diye , Yaşlılıktan ölen emekli albay cenazesine emirle ,  şehit Assubay cenazesine isteğe bağlı katılım emri verdiniz yıllarca , Musalla taşını ayırdınız varmı ötesi , siz nasıl can vereceksiniz ? ,
 
Üniformayı ayırdınız ;
Beyninizi kemiren   "ayrıştırma"  Subayı - Assubayı nasıl daha fazla ayıralım düşüncesi ile üniformayı ayırdınız , Pantolonlara kırmızı - siyah şeritler koydurdunuz ,
 
Mahkumları ayırdınız ;
Birliklere Suç işleyen - hapis cezası alan subay - assubay cezaevlerinde mahkum koğuşlarını ayırdınız ,
 
Mıçtığınız helayı ayırdınız  mıçtığınız helayı ;
El insaf , el insaf ,  1700 lü yılların abd'sindeki beyaz adam kafasından ,  hitler almanyasının üstün ırk alman zihniyetinden ne farkı var bu zihniyetin ? ,  Ağanın pohunun üstüne poh olmasın diye helanızı ayırdınız ,
Sıhhiye ordu evinin karşısındaki eski asteğmen misafirhanesini  lütfedip Assubaylara tahsis ettiniz,   gidip bi görün orayı avuç içi kadar yer bir çok insan dirsek teması oturmaya çalışıyor,  havasız bir ortam ,  caddenin karşısında  sıhhiye subay ordu evi , elli adım  sadece  elli  adım , gidip bi yemek yemek istesen,
Kapı sana duvar,  giremezsin hemşerim , sana yassah ! ! !,
Niye ?
Çünkü sen Assubaysın , çünkü sen kölesin ,  çünkü sen  siyah derilisin ,
 
Pekiii,
Sadece  Assubay olduğun için senin kapısından çevrildiğin o kapıdan kimler sorunsuz girebiliyor ? , sana  "Yassah " olan kamplardan kimlerin kimleri sezon boyunca yararlanıyor ?
 
"Hamili kart yakınımdır" zihniyeti tamda burada devreye giriyor ağam ,
Subaysan eğer,  kayınvaliden - kayınpederin - kayın biraderin - baldızın , eşinin amcası , dayısı halası , yengesi , teyzesi , onların yeğenleri, kuzenleri , say sayabildiğin kadar ,  bunlarda yetmez  ,  sivil komşun -  sivil arkadaşın  hatta sokaktan rast gele çevireceğin  sivil bir vatandaş  dahi  girebilir subay ordu evine  "misafir"  adı altında  ,
 
" A sınıfı ordu evlerine Assubaylar giremez " dediğiniz yönetmelik , zihniyetinizin kağıda yazılmış halinden başka bir şey değildir ,
 
Sadece sen , 
Evet  Assubayım sadece sen giremezsin ,   senin dışında herkesin girebildiği bu yere  sadece sen giremezsin ,
 
Bu yasakçı zihniyet seni ne zaman hatırlar ,  seni ne zaman önden buyur eder bilirmisin ?
 
Ucunda ölüm varsa önden buyur edilirsin hiç şüphen olmasın,  görev varsa yine sen öndesin ,
15 Temmuzda yerlerde  ters kelepçe ile paketlenenlerin tek derdi  ,  "şartlar ne olursa olsun yeterki ayrıcalıklarına halel gelmesin" den başka bir şey değildi ,vatana ihanetten tutuklanırken bile "Bizi assubaylar tutuklamasın" diyebildiler; 
 
180 Derece Ters kutup yaratan zihniyetiniz   ile "Aileyiz - biriz - bütünüz" lafı aklımızla dalga geçmekten başka bir şey değildir ,
Siz bakmayın "Aileyiz " masalına ,
 
Şimdi bir daha sorayım , Bu beş yıldızlı oteller - mekanlar  gerçekten  bütün "Ordunun evimi , yoksa  sadece sizlerin kutsal mabedimi ?
 
Ahanda buraya yazıyorum ;
 
Suriyeli - Afganlı - Somalili mülteci girer  "misafir"  olarak bir zabit eşliğinde  o mekanlara , ama  sen  giremezsin  ,
 
Sen ,  onun için  kabire girebilirsin , ama ordu evine giremezsin ,
 
Giremezsin  Assubayım  , sana  Yassah ! ! !
 
Mehmet ÖZTÜRK
E.Hv.Assubay
 
Bu ülkenin BEKA'sı için  canını ortaya koymuş bir mesleğin mensubu ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak özgür iradem ve kişisel düşüncemdir : 
 
*  "Bu millet  icabında bir kuru soğana bile talim eder" diyen Tarım bakanı Bekir Pakdemirli için ,
 
*  Amasya / Taşova mitinginde  yaptığı konuşmada muhaliflere hitaben "Bu adilere sandıkta gerekli cevabı verecekmisiniz ?"  deme cüretini              gösteren tarım bakanı Bekir Pakdemirli için ,
 
*  Kendi vatandaşına hitaben, "Şeyin trene baktığı gibi bakıyorlar" diyen akp'nin sözüm ona  millet vekili için ,
 
*  " Gazi Antepte Fetö borsası kuruldu " diyen Akp millet vekili Şamil Tayyar'ın sözünü ihbar kabul edip hiç bir işlem yapmadığınız için ,
 
*  Size oy vermeyen vatandaşları pkk'lı terörist -  hain diye lanse ettiğiniz için ,
 
*  17 Yıllık iktidarınızın sonunda geldiğimiz noktada kendimizi tanzim satış kuyruklarında bulduğumuz için ,
 
*  Aklımızla dalga geçerek , tanzim satış kuyrukları için "O, varlık kuyruğudur" diyebildiğiniz için ,
 
*  Cumhuriyetin ilanından bu güne kadar yapılan ne varsa tamamını sattığınız için ,
 
*  Aylık gideri 69 Milyon tl'den fazla olan sarayda  yaşayıp , yatırım için  sadece 50 milyon dolar gereken  Sakarya tank-palet fabrikasını Katar'lılara     sattığınız için ,
 
*  Bunca itirazlara rağmen Şeker fabrikalarını sattığınız için ,
 
*  Kendi kendine yeten ülkemi 17 yılın sonunda tamamen dışa bağımlı ettiğiniz için ,
 
* 64 Yıllık ömrümde ilk defa bir yerel seçimde seviye bu kadar düştüğü için ,
 
*  Her gün gelen şehitleri görmeyip ,  "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir " diyebildiğiniz için ,
 
*  31 Mart Yerel seçimler arifesinde meydanlarda rakiplerinize hakaret ettiğiniz için ,
 
*  Kahramanmaraş'da direkteki Türk bayrağını indirip yerine akp  afişi asılacak kadar kendinizden geçtiğiniz için ,
 
*  İstanbul chp belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu'na hitaben ; " Kenar köşe bir ilçeden gösterdikleri aday "   diyerek küçük görmeye                   çalıştığınız için ,
 
* Tek bir tane fabrika açmadığınız ülkemde , önümüzdeki beş yılda 193 yeni cezaevi yapmayı planladığınız için ,           
 
*  Her seçim öncesi "Petrol bulduk - Doğal gaz bulduk " diyen  bakanlarınız için , ama ne hikmetse bir türlü bu güne kadar göremediğimiz için ,
 
*  " Bu can bu bedende olduğu sürece papazı bizden kimse alamaz, ver papazı al papazı "  diyip , sonrada papazı tıpış tıpış  ülkesine                              gönderdiğiniz  için ,
 
*  Terör örgütü suçlaması ile ceza evinde yatan Türk asıllı gazeteci Deniz Yücel'in Almanya başbakanı Merkel'in telefonundan sonra serbest bırakılıp Almanya'ya gönderildiği için ,
 
*  Belediyedeki zabıta memurlarına hitaben "Merhaba asker "diye selamlayan ,  sonrada " Allahı size emanet ediyorum"  diyerek "gaf" üstüne "gaf"  yapan, eski başbakan Tansu Çiller'den 31 Mart yerel seçimlerinde medet umar hale geldiğiniz için ,
 
*  Susurluk mahkumu Mehmet Ağar'dan yerel seçimlerde medet umduğunuz için ,
 
*  Tüpçü'ye Ziraat bankasından bir kalemde 700 milyon dolar krediye "olur" verirken , tank-palet fabrikası için 50 milyon dolar sorun olduğu için ,
 
*  Halkı alenen tehdit eden mafya bozuntusu  için hiç sesinizi çıkartmadığınız için ,
 
*  17 Yılın sonunda geldiğimiz noktada  " Kılıçtaroğlu idam edilsin" deme cüretini gösterebilen gazeteci bozuntuları türediği için ,
 
*  Milli geliri 47.000 Dolar olan Finlandiya Cumhurbaşkanı Türkiye'ye tarifeli uçakla gelirken , Milli geliri 9.000 dolar olan Türkiye'nin iki bakanı Yeni     Zellanda'ya  devletin  devasa özel uçağı ile gittiği için ,
 
*  Resmi hiç bir sıfatı olmamasına rağmen, oğlunuz Bilal Erdoğan'ın  Adıyaman'da devlet erkanı tarafından karşılandığı için ,
 
*  31 Mart yerel seçimleri öncesi YSK üyelerinin görev süresini bir yıl uzattığınız için ,
 
*  Daha önce geçersiz olan mühürsüz oy pusulası ve zarflar , şimdi geçerli sayıldığı için ,
 
 Benim maaşıma % 10 zam yaparken kendi maaşınız % 26 zam yaptığınız için ,
 
*  Camilerin  içinde siyaset  yapılmasına   ses çıkartmadığınız için ,
 
*  Marmaris'te yapılan devasa yazlık saray için, binlerce ağacın kesilmesine göz yumduğunuz için ,
 
*  Hiç bir geregi yokken 550 olan Vekil sayısını 600 e çıkarttığınız için ,
 
*  Halkı geçim derdinde olan bir ülkenin meclis lokantasında  550 çeşit çıkan yemekten ben utandığım için ,
 
*  Ankara belediye başkan adayınız Mehmet Özhaseki'nin  Özel kuvvetleri ziyaretinde sarf ettiği  " İnşallah sizlerde şehit olursunuz" deme gafletinde bulunduğu için ,
 
*  Evlerimizin gerçek ekonomisti Kadınlar olmasına rağmen , Damadınız Berat Albayrak'ın " 8 Mart dünya kadınlar gününde " Kadınların         ekonomiden anlamasına şaşırdım"  diyebildiği için ,
 
*  Bir kilo kuru soğanı 7 liraya , bir kilo patetesi 6 liraya almak zorunda kaldığım için ,
 
*  Askerin - Polisin yıllık mermi istihkakı 200 iken, sivile bu sayıyı yıllık 1000 mermiye çıkarttığınız için ,
 
*  "Cumhurbaşkanımız aya dört şeritli yol yapacak "  dese buna inanacak seçmenimiz var bizim diyen Damat Berat Albayrak için ,
 
*  Her seçim öncesi yaptırdığınız anketlere güvenip bunu basınla paylaşırken, 31 Mart yerel seçimlerinde durum iç açıcı olmadığı için "Anketlere     güvenmiyorum" dediğiniz için ,
 
*  17 Yılın sonunda Türkiye , Dünya demokrasi endeksinde  110. sıraya gerilediği için ,  
 
*  Oy karşılığı Cennete beraat belgesi dağıtan bakan İsmet Yılmaz için , 
 
* Camileri  akp'nin seçim bürosu haline getirmelerine göz yumduğunuz için , 
 
*  Kayseride hastane açılışında  " Hastane çok güzel bir giren çıkmak istemiyor müşterisi çok olur inşallah"  diyebildiğiniz için ,
 
*  Miting meydanlarında rakiplerinize  " Adi - illet - zillet - pislik " diye hakaret ettiğiniz ,  onların "televizyonda milyonların önünde tartışalım"  sözüne karşılık veremediğiniz için ,
 
*  25 Yıldır  yönettiğiniz İstanbul'a "Biz İstanbul'a ihanet ettik"  diyebildiğiniz için ,
 
*  Ankara belediye başkan adayı Mansur Yavaş'a hitaben ; "Seçilse dahi görev yaptırmayız " diyen Süleyman Soylu  için ,
 
*  Hiçbir sebep göstermeden seçimle gelen kendi belediye başkanlarınızı  görevden aldığınız için ,
 
*  Kuran-ı kerimin Türkçe mealini yayınlayan internet siteleri kapatıldığı için ,
 
*  "Okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor" diyen profesörü YÖK'e atadığınız için ,
 
*  Sanki İstanbulu 25 Yıldır CHP yönetiyormuş gibi ,  25  yıldır yönettiğiniz İstanbulda okullardaki 70 kişilik sınıflardan şikayet eden belediye başkan adayınız Binali Yıldırım için ,
 
*  "Sadece İstanbulda  700.000 suriyeli var , 100.000 de diğer ülkelerden "  diyen  adayınız Binali Yıldırım için , bu şekilde bütün ülkeyi mülteci cennetine çevirdiğiniz için , 
 
*  17 Yılda ülkemi mülteci cennetine çeviren iktidarınız için ,
 
*  Kendiniz ittifak yapınca sorun yok , rakipleriniz ittifak yapınca "Zillet - Bukalemun " diye hakaret ettiğiniz için ,
 
*  Devletin bütün olanaklarını kullanarak il il mitingler yapıp , rakiplerinizle adil yarışmadığınız için ,
 
*  İstanbul üniversitesi öğretim üyesi Mehmet Hakan  Sağlam denen şahsın  " Kuranda İnönü ile ilgili ayet var " demesine ses çıkarmadığınız için ,
 
*  Başında bulunduğu Diyaneti Atatürk'ün kurmasına rağmen , Çanakkale şehitlerini anma hutbesinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün adından bahsetmeyen diyanet  için ,
 
Bir emirle ölüme gönderdiğiniz Assubayların haksızlıklarına hukuksuzluklarına çözüm getirmediğiniz ve Kayseri komando tugayında verdiğiniz sözü bu güne kadar gerçekleştirmediğiniz  için ,
 
*  Kendimi suriyeli mülteci kadar değerli hissetmememin sebebi olduğunuz için ,
 
*  Yoksulluk sınırının 7.000 tl sınırına dayandığı günümüzde , 40 milyar doları suriyelilere harcayabildiğiniz için ,
 
*  2002 Yılında Avrupa birliğine girme sözü  ile işe başlayıp , 2019 da  gire gire soğan - patates kuyruğuna girmemizin  tek sorumlusu olduğunuz için ,
 
*  Ülkede ne kadar kötü giden şey varsa hepsini dış güçlere bağlayıp, bu dış güçlerin kimler olduğunu  bir türlü açıklayamadığınız için ,
 
*  Seksen iki milyonun tamamının değil, sadece size oy verenlerin Cumhurbaşkanı olduğunuza bizi inandırdığınız  için ,
 
VE DİYORUM'Kİ ;
 
Siz , size oy vermeyenleri  hiç sevmediniz ,  bende size oy vermeyen bir vatandaş olarak  İnanın  sizi hiç sevmedim , hemde hiç . . .
 
Hulusi Akar:  "Suriyeliler için 40 milyar dolar civarında para harcadık" 
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Suriyeli sığınmacılar için harcanan parayı açıklayarak  “40 milyar dolar civarında bir parayı bu Suriyeli kardeşlerimiz için harcamış bulunuyoruz"  dedi.  
*  *  *
De haydi bir kere daha buyurun.
 
Suriyeli sığınmacılara  çeşitli platformlarda harcanan parayı büyük bir gururla söyleyenler kervanına Cumhurbaşkanı -  Başbakan -  Bakanlar  Recep Akdağ - Mevlüt Çavuşoğlu - Süleyman Soylu'dan sonra  eski Gen.Kur.Başkanı yeni savunma bakanı Hulisi Akar'da katıldı ve buyurdu :  “40 milyar dolar civarında bir parayı bu Suriyeli kardeşlerimiz için harcamış bulunuyoruz" 
 
Sırası ile oturduğu  her iki koltukta  TSK'daki sorunları  bu güne kadar çözme iradesi  gösterememesine rağmen ,  bütün konuşmaları  sadece  lafta  kalmasına rağmen , bu güne kadar pozitif hiçbir icraatını görmememize rağmen , 
 
Assubayın yıllardır  "DAĞ" gibi biriken sorunlarına " El elin eşeğini türkü söyleyerek ararmış" zihniyeti ile yaklaşan , geldiğimiz noktada "benden bu kadar" demek üzere olan,  ama öte yandan  kardeşlerimiz dediği suriyelilere harcanan parayı bir çırpıda söyleyebilen savunma bakanı ,  yani  biz Assubay'ların bakanı  sayın Akar,
 
17 Yıldır  Assubaya kaynak sorununu "çin seddi" gibi önlerine koyan hükümetin savunma bakanı ,
 
Assubay intiharlarını  araştırma önergesini cümbür cemaat oy birliği ile  red eden  17 yıllık iktidarın  bu gün'ki  savunma bakanı ,
 
Bir Ocak 2019 da cüzdanına koyduğu  sadece tazminatın miktarı : Kemiksiz  6.898.6 tl. olan , sonrada Assubaya  " Biriz- bütünüz"  diyebilen savunma bakanı  ,
 
Bir Temmuz 2019 da   kemiksiz  löp  7.243,5 tl 'yi kendisine layık gören ,  sonrada gözümüzün içine baka baka bu topluma  "Aileyiz"  masalı anlatan sayın Akar söylüyor suriyelilere harcanan parayı ,
 
Binlerce emekli Assubayın maaşının iki katından fazlasını  sadece "Tazminat" olarak alan sayın Akar ,
 
Tünelin ucu bu yılda görünmedi , belliki 2020 de'de görünmeyecek , Malum  kaynak (!) meselesi ,
 
Hani şu  meşhuurrr  ;
Yargı mensuplarına , Sağlık çalışanlarına , Emniyet mensuplarına , Koruculara , Muhtarlara , yedi düvele sorun olmayan Kaynak meselesi ,
 
* * * 
Hele hele ; 
 
Kimler için harcanmış ülkemin bu kadar parası ? 
 
Misafirlerimiz  dedikleri ,  Kardeşlerimiz dedikleri ,
 
Kimmiş o kardeşleri ?
Ayda 400 doğum yapan suriyeliler ,
 
Bu nasıl misafirliktir'ki ; 2011 den beri  sekiz yıldır ülkemizde yaşayan, sabah - akşam adeta üremek için ülkemi kuluçka makinesi  gibi kullanan  sığınmacılara ,
 
Yazık'ki ;
Kendimizi  mülteci kadar değerli hissettirmediğiniz ülkemde ,  suriyeliler  olsa olsa sadece sizin kardeşinizdir , bizim değil ,

 * * * 

Sayın Akar'a sadece şunu sormak isterim,

“40 milyar dolar civarında bir parayı bu Suriyeli kardeşlerimiz için harcamış bulunuyoruz"      derken  iki kez Etiler ordu evinde gözlerinin içine baka baka söz verdiğiniz insanlar  hiç aklınıza geldimi  ?

Gelmediyse   sorun yok ,  bizi bir kere olsun şaşırtmadığınız için içiniz rahat olsun ,

Ama geldiyse eğer ve  hala iyi niyetli iseniz  ,

O zaman  durum çok daha vahim ,   bilin'ki   çaresizsiniz ,   

Helallik alamayacaksınız ,

Tıpkı sizden öncekiler gibi ,

" Tazminat "  adı altında Assubay maaşının iki katından fazlasını  kemiksiz alan birinin , emrindekilere söyleyeceği tek bir söz gerçektir,  

O'da;  "Biz beyazız , siz zenci" ,

Gerisi Laf-ı güzaf'tır . . .

 

Vermeyi düşündükleri (!) tazminatın adını dahi son üç yılda koyamayanların samimiyetine ne kadar inanılır? En gencimiz ikinci baharında , masal dinleme yaşını çoktan geçtik  efendiler . . .

Assubay da kim ?

Öyle ya ,  daha  sırada  Tesud  başkanının dediği gibi   " ağız tadı ile gazoz içemeyen binbaşılar var "  , bi durun hele sabırsız olmayın . 

* * * 

Kaç yıldır uyutuluyoruz ? 

Hepsinin tek ortak noktası aynı dili çok güzel kullanmaları , çok güzel masallar anlatmaları , haklarını inkar etmeyelim çok da inandırıcı oluyorlar , öyle olmasa "Aileyiz " masalı yarım asırdır  "En çok dinlenenler" kategorisinde  bir numara olur muydu ? 

Yeri geldi Ana üslerin uçuş hat binalarında dinledik bu masalları  kuvvet komutanının emir ve talimatları ile gelen heyetten  yıl 1977 ... 

Yeri geldi  Asb. tabldot'unda dinledik bu emsalsiz "Aile"  masalını en yetkili ağızdan , ballandıra ballandıra hem de bol  " hakaretli " cinsinden  Tahsin Şahinkaya'nın ta kendisinden  Yıl 1978... 

Yeri geldi Karargahların orta yerinde dinledik bol inandırıcılı cinsinden masalın kralını , çok yıldızlı bir generalden Yıl 2001... 

Yeri geldi  29 Ekim 2015'de  Etiler ordu evinde dinledik bu masalı en yetkili ağızdan , bir numaradan  "Bu sorunu halledeceğim " diyerek... 

Eee , Masal güzel olunca , bir de anlatan en etkili en yetkili olunca aynı mekanda ikinci  masal seansı  düzenledim. Bu kez daha inandırıcı olması  adına olsa gerek cümbür cemaat geldiler masal anlatmaya , 2019'un 22 Ocağında dumanı üstünde... 

Hem 2015'de hem de 2019'da konuşulanlara , verilip de  tutulmayan sözlere  sadece bu toplum değil  Etiler Ordu Evinin duvarları şahittir eyy Assubay toplumu... 

Üç yıl önce  "Bu sorunu çözeceğim " diyen en yetkili ,  Üç yıl sonra geldiğimiz noktada "Tazminatın adına " karar veremediklerinden bahsedebiliyorsa , ne kadar "Aile ?" olduğumuzun da itirafı gibidir  bu sözler ,  bu sorunu ne kadar " ciddiye "  aldıklarının da  itirafıdır. 

 Önce de yazmıştım ,

Amaç ,  Assubayları suya sabuna  dokundurtmadan  dernekleri "Tesud"un genel başkanının da söylediği gibi araya  "Ağız tadı ile gazoz içemeyen binbaşıları sıkıştırmak" diye ,

Mesele,  asla 1970'den beri uyutulan Assubay toplumu değil , mesele  asla ve kat'a  bütçe meselesi  hiç değil , mesele  sap'la samanı birbirine karıştırarak   " Kendileri ile sidik yarıştırdıklarımızı "  düşünen beyinlerin  "At gözlüklerinden "  kurtulamama meselesidir , mesele kendilerinden başkasını YOK sayma meselesidir ... 

Mesele ,  Vazgeçemedikleri beyinlerindeki  Ağa - Maraba  zihniyetidir. 

Mesele ,  Korktukları gibi  " Hiyerarşi "  meselesi hiç değildir. 

Hanginizi yazalım , kaç kere daha yazalım ? 

Yıllar önce "Mesaj alındı " diyen ama o mesajı bu güne kadar  bir türlü alamayan , öte yandan 31 Mart yerel seçimleri  için vatandaşa  hitaben " adayımıza verdiğiniz oy, kıyamet günü beraat belgeniz olacak " diyerek  oy karşılığı cennet vadeden bu yüzden insanı dinden - imandan soğutan  eski bakan İsmet Yılmaz mı diyelim  

Bu işin takipçisi olacağım, maliye ile aramızda az bi tıkanıklık kaldı " diyen eski bakan Fikri Işık mı diyelim? 

"Assubaylar için bu defa iş tamam" diler bakan Nabi Avcı mı diyelim? 

"Bizim sözümüz senettir,Assubaylarımızın sorunlarını hallediyoruz" diyen verdiği senet karşılıksız çıkan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Ahmet Davutoğlu mu diyelim? 

VE ;

" Başkomutan benim " diyen Cumhurbaşkanının milyonlara hitap eden televizyon ve   8 Haziran Kayseri Komando tugayında assubayların gözlerinin içine bakarak verdiği sözlerin üzerinden geçen sekiz aydan mı bahsedelim , Hangisinden  ?

 Sayın Bakan,

"Onlara verirsek başkaları da ister " diyenlere verilecek iki çift cevabınız  yoksa , diliniz  dönerse  tek kelime edin , onlara sadece "Halisdemir " deyin  yeter ,  diyebilir misiniz ?

2002'den bu güne iktidar kimlere ne güzellikleri  sorunsuz yapmış  geriye bi bakın hele... 

* * *  

Verilecek tazminatın adının dahi  son üç yılda konulamaması, ciddiyetin boyutunu da göstermektedir . . .

Sizin derdiniz ; Assubaylar değil,  sizin derdiniz  Assubayları yeni bir masalla uyutup , ağız tadı ile gazoz içemeyen binbaşılara gazoz parasını kotarmaktır. 

 

Size bir öneri ;

Üç yıldır adını koyamadığınız  tazminatın adı ,  "GAZOZ TAZMİNATI " olsun , hiç olmazsa ağız tadı ile gazoz içemeyenlerin de sorununu çözmüş olursunuz , kaynak kalırsa araya  yüzbaşılar'ı -  üsteğmenler'i - teğmenler'i  sıkıştırırsınız ,

Zaten bu toplumun acelesi yok ,  1951'den beri  bekliyor , bir 68 yıl daha bekler ,    hele önce bunların da Gazoz paralarını halledin , sonrası Allah kerim ,  biz gazoz içmesek de  olur...

Ne demişti  "Netekim evren "

" Bir Başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz "  ,  seksenden beri onun  çizgisinden  sapmadığınıza göre ,

Uçanın Şehzade - uçuranın Maraba olarak ayrıştırıldığı TSK'da ,  

Geri dönmeleri için uçana tek kalemde  üç bin - dört bin tl  zam yapıp , uçurana gazoz kapağı  denildiği  TSK'da ,

Ölen'in zenci - ölüm emri verenin Beyaz olarak kabul gördüğü TSK'da  ,   

İtibar  hazretlerinin  rütbeye göre ayrıştırıldığı  TSK'da ,

Birinin dört yumurta  için altı ay kodese gittiği - diğerinin  Skorsky  ile maile pikniğe gittiği TSK'da  , 

Son üç yılda 53 Assubayın intihar ettiği  ,  zati-alinizin kılını kıpırdatmadığı TSK'da ,

Kendinize altı çeşit tazminatta hiç İSİM  (!)  sorunu yaşamayıp , sıra Assubaya gelince  1951'den beri  dili LAL olan  TSK'da ,

Bir merminin fiyatına gösterilen hassasiyetin , O mermiyi atanlara gösterilmediği TSK'da ,

550 Çeşit yemeğin gırtlaklarından geçtiği sözüm ona benim temsilcilerimin olduğu söyleyenlerin var olduğu ülkemde ,

Mıçtığınız helayı dahi ayırdığınız  TSK'da  "Aileyiz"  sözü sadece Etiler ordu evinin duvarlarında yankılanır , O kadar.

 

Samimiyet testinde hepiniz dibe vurdunuz ,  istisnasız HEPİNİZ . . .

EFENDİLER ;

TSK'da  AİDİYET DUYGUSUNU  YOK ETTİNİZ , 

1951'DEN BERİ  BÖYLE DÜŞÜNMEMİZİN SORUMLUSUNU UZAKLARDA ARAMAYIN , AYNAYA BAKIN  GÖRÜRSÜNÜZ . . .

 

 

Ağalık'ta,  Marabalık'ta  keşke 33 yıl öncesinin Efsane Züğürt Ağa  filminde kalsaymış,  Hasadın , (cukkanın)   " altı "  payınıda kendilerine ayıran  , 
Ağanın  pohunun  üstüne  poh  olmasın diye   s...tığı  helayı  dahi ayıran ,  
Kendisinden gayrısını  "İnsan " yerine koymayan ,  "cüzzamlı"  muamelesi yapan , 
70 Yıldır "İnsan hakları"nın kutlandığı dünyada ,  69,5 yıl önce altına imza koyan ülkemde bu hakkı kendinden başkasına layık görmeyen ,
Görev yaptığı kurumu  babasının mülkü gibi görüp , keyfi uygulamalara imza atan  ,
"İnsanca yaşam"  isteyen marabaya (!)   "Bilerek - isteyerek maraba oldunuz"   diyen  ,
"Maraba " olarak gördüklerinin  " eğitimli "  olmasından  hiç haz etmeyen  günümüz Ağalarına  ,
VE ,  BÜTÜN BUNLARA RAĞMEN  ;
Ağası yaşasın diye Canlarını  seve seve veren , ama Ağanın gözünde  Marabalıktan  öteye gidemeyenlere ithaf olunur . . .   
* * *
Kim demiş " ülkede Ağalık  yok "  diye ?
 
AHANDA  AĞA . . .
Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi
 
 
 
O,  AĞADIR;
 
Tel örgülerle çevrili çiftliğin, hatta memleketin sahibidir, Yediği , içtiği ,  s..... tığı ayrıdır .Her yıl hasattan aslan payını alır. Yukarısı ile ilişkileri sıcak tutar orada kim olursa olsun, yeterki kendi çıkarlarına halel gelmesin ,
 
Binlerce çalışanı vardır emrinde adına  "Maraba"  dedikleri, 
 
Yıllardır  hasat taksim edilir,  Ağa'ya  göre son derece adil ! ,
 
Ağa'nın pay taksimindeki adalet anlayışı  budur ;  6 pay ağaya - sıfır pay marabaya ,
 
Önceden  altı pay vardı Ortada, Hepsini de kendine alıyordu Ağa,  kolay değil ağa'da kursak geniş , mide sanırsın dört gözlü ,
 
Varsın  Marabalar perişan olsun,  varsın maraba doymasın, Ağanın umurunda mı? ,
 
Marabasından dört yumurtayı esirgeyen günümüz  ağası , kendi kursağından "Deveyi hamuduyla yutmak"ta hiç sakınca görmemiş ,
 
Nede olsa nalıncı keseri her daim elinde  , elbette ağa'dan yana yontacak ,
 
Ağa mide fesadına uğrarken  ,marabasının  mide gurultusunun sesini duyacak değilya ,
 
Ağayı kızdırmaya gelmez,
Satıverir tüm köyü Marabası ile birlikte , olmadı koyuverir kapının önüne marabasını  tek sözü ile ,
 
Ağa'dır o , aynı zamanda  Hekim , aynı zamanda Kadı , 
 
Lakin,
 
Zamanla O'da yetmez oldu  ağaya,
 
Ağada gırtlak geniş, lenger gibi  değil altı pay, on altı pay olsa  Rab bana-hep bana diyecek,
 
Baktı ki olmuyor,
 
Sonra yakın geçmişte bir pay daha icat etti Ağa,   yukarısı ile tutulan sıcak ilişkilerin sonucu,  
 
Adı; "Yedinci pay",
 
Onuda taksim ettiler geleceğin Ağaları arasında ileride kavga çıkmasın diye "Adilce" !
 
Şöyle ki;
 
Senin  fotörü  giymene  " bir yıl var "  Al bir pay,
 
Senin iki yıl var,  "Al iki pay" ,
 
 
Senin üç yıl var,  "Al üç pay "  şeklinde,
 
Alan memnun - veren memnun,
 
Maksat; İleride  Ağalar yığılması olmasın, Karıncanın belini incitmeme misali, sessiz ve derinden,
 
Hasat taksiminde kendi aralarında hiç bir sorun yaşamayan Ağaların tek sorunu kaldı;  Genç ağalar,
 
Öyle demişti  büyük ağanın biri , "Benim küçük ağam ağız tadı ile bir gazoz dahi içemiyor"  diye ,
 
Ahanda işte Ağız tadı ile  Genç Ağaların  gazoz işinide  hallettilermi  iş tamamdır , Yeterki  marabasının bu işten haberi olmasın , Sessiz ve derinden .
 
Kim demiş ülkede marabalık yok diye ?
 
AHANDA  MARABA:
Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, şapka
 
 
O, MARABA'DIR.
 
Ağanın gözünde sadece sayıdan ibarettir, hiç bir değeri yoktur,  20 yaşındakide 50 yaşındakide aynı işi yapar ağanın emri ile ,
 
Sadece Çalışırken adı vardır,
 
Hele birde Çalışırken can verirsen  Tarlada  Tapanda, İşte o zaman Ağanın gözüne girmen içten bile değildir,
 
Musallada en önde Ağa vardır, herkesten önce hakkını helal eder Marabasına , timsah gözyaşı ile .
 
Ara ara marabasının mekanlarını ziyaret eder ağa , maksat marabanın "Gazını almaktır"  , maksat  Masal dolu enjektörü bir seferde  marabasının damarına isabet ettirmektir , zaten bu konuda hiç sorun yaşamamaktadır , zira  serde 68 yıllık tecrübe var ,
 
Sağlığında Karın tokluğuna çalışırsın, Ağa için gece gündüz,
 
" Öl "   derse gözün kapalı gidersin ölmeye , esas olan ağa'nın sağ olmasıdır ,
 
Ağanın mutlu olmasıdır her şeyden önce gelen ,
 
Zira:
 
Kızdırmaya gelmez Ağayı,
 
İster döver, İstek küfreder, İster Hakaret , çünkü  "Kadı'da  bir başka ağa'dır nede olsa , kadı'yı kime şikayet edeceksin değilmi ey maraba ,
 
Ağaya serbest,
 
Adı üstünde;  Ağa...  Kim ne diyebilir?
 
İki dudağından çıkan  zaten Kanun değil mi?
 
Böyle davranınca birde ödüllendirilir üstüne üstlük,
 
Eskiden 
 
Ağustos sıcağında  Ağaların Ağası olurdu,
 
Şimdilerde, 365 gün her an Ağaların ağası olma hakkıda mevcut ,
 
Ağa'dır o,
 
Görevi;
 
Marabasını,  Açlıkla - Yoksullukla  Terbiye etmek,
 
Maksat; Ne oldurmak, ne öldürmektir,
 
Ne doyacaksın, ne açlıktan öleceksin,
 
Öyle öğretilmiştir kendinden önceki ağalar tarafından, 
 
İçlerinde yokmu iyisi ?  dersen,
 
Elbet vardır, lakin bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az,  zaten öylelerini'de  pek barındırmazlar aralarında ,
 
Dolayısıyla Onlarda düzene uymak zorunda,
 
Yoksa; Ne ağalık kalır, ne   P....... lık ?
 
* * *
 
Ne;  Ağa Şener Şen'dir, Nede Erdal Özyağcılar  Maraba ,
 
" Züğürt Ağa filminden  çıktık yola , derdimiz günümüzün ağalarına bir mesaj vermekti ,  
 
Lakin  68 Yıldır  Günümüzün ,
 
AĞASI DA  BELLİ,   MARABASI'DA .
 
Ne demişti  en büyük ağa ? ,
 
ÜLKEDE  EN EŞİTLİKÇİ YER : AĞA'NIN ÇİFTLİĞİDİR . . .
 
ÖYLE DEĞİLMİ  LO  BİLO ?